ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

999 haber · Sayfa 13

Rusya Tahıl Birliği Ağustos 2026'da Kuruldu
Görsel kaynağı: Vedomosti — Agroprom · Özgün haber

Rusya Tahıl Birliği Ağustos 2026'da Kuruldu

Rusya Tahıl Birliği, Ağustos 2026'da kurularak Tahıl İhracatçıları ve Üreticileri Birliği'nin yerini aldı. Yeni yapının işlevi, yalnızca ihracatçı ve üreticileri değil, Rusya'daki tüm tahıl sektörünün çıkarlarını temsil edecek şekilde genişletildi. Vedomosti, birliğin icra direktörü ve Birleşik Tahıl Şirketi AŞ Genel Müdür Yardımcısı Ksenia Bolomatova ile birliğin çalışma düzeni, Rus tahılının ihracatı için yeni altyapının oluşturulması ve devlet müdahale fonuna tahıl alımı hazırlıkları hakkında görüştü.

Brezilya Soya Piyasasında İşlemler Yavaşladı, Fiyatlar Sınırlı Değişti
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya Soya Piyasasında İşlemler Yavaşladı, Fiyatlar Sınırlı Değişti

Brezilya soya piyasasında 21 Çarşamba günü işlemler yavaşladı ve fiziksel piyasa fiyatlarında küçük dalgalanmalar görüldü. Safras & Mercado analisti Rafael Silveira’ya göre alıcı ve satıcıların katılımı sınırlı kaldı; limanlardaki teklif kıtlığı ve üreticilerin satıştan uzak durması piyasa hareketliliğini düşürdü. Sanayilerin alım tarafında daha fazla görünmesine karşın, teklif edilen değerlerin satıcıların beklentilerinin altında kalması yeni işlemleri zorlaştırdı. İhracat primlerinde önemli bir değişiklik görülmezken, fiziksel piyasa başlıca bölgelerin çoğunda yatay kaldı. Rio Grande do Sul eyaletinde Passo Fundo’da fiyat R$ 145,00’tan R$ 144,00’a, Santa Rosa’da R$ 146,00’dan R$ 145,00’a geriledi. Rio Grande’de de fiyat R$ 152,00’tan R$ 151,00’a düştü. Cascavel, Rondonópolis, Dourados, Rio Verde ve Paranaguá’da fiyatlar sırasıyla R$ 140,00, R$ 139,00, R$ 139,00, R$ 138,00 ve R$ 151,00 seviyelerinde değişmedi. Chicago Ticaret Borsası’nda (CBOT) soya vadeli kontratları art arda sekizinci seansta gerileyerek ağustostan bu yana en düşük seviyeye indi. Kaynakta, ABD hasadının ilerlemesi ve elverişli hava tahmininin fiyatlar üzerinde baskı oluşturduğu belirtilirken, ABD’de beklenen yüksek üretimin piyasaya girişi güçlü ihracat satışlarının etkisini aştı. ABD’li ihracatçılar Çin’e 134 bin ton, İspanya’ya 165 bin ton soya satışı bildirdi; Çin devlet şirketi Sinograin ise 27 Ekim’de 512 bin ton ithal soya için ihale planladı. Kasım teslimli soya kontratı %0,24 düşüşle bushel başına 12,45 1/4 dolardan, ocak kontratı ise %0,41 düşüşle 12,58 1/4 dolardan kapandı. Aralık teslimli soya küspesi %0,11 gerileyerek ton başına 348,30 dolara, soya yağı da %1,13 düşüşle libre başına 65,97 sente indi. Ticari dolar seansı %0,17 artışla satışta R$ 5,0265, alışta R$ 5,0245 seviyesinde tamamladı.

Suriye’de Buğday Üreticilerine Yeni Ödeme Düzeni
Görsel kaynağı: Alikhbariah Syria · Özgün haber
Veri haberi

Suriye’de Buğday Üreticilerine Yeni Ödeme Düzeni

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Suriye Tarım Kooperatif Bankası, buğday üreticilerinin mevcut sezona ait alacaklarının ödenmesi için yeni bir genelge yayımladı. 21 Ekim Çarşamba günü yürürlüğe giren ve sezon sonuna kadar uygulanacağı belirtilen düzenleme, önceki ödeme mekanizmasını ve buna ilişkin eski genelgeleri kaldırdı. Humus, Şam, Hama, Tartus, Lazkiye, Dera, Süveyda, İdlib ve Kuneytra’daki üreticilerin alacakları tek seferde ödenecek. Deyrizor’da günlük çekim yaklaşık 200 milyon Suriye lirası ile sınırlandırılırken kalan ödemelerin en fazla 15 iş gününde tamamlanması öngörüldü. Halep’te günlük çekim limiti yaklaşık 300 milyon Suriye lirası, tamamlanma süresi ise en fazla 20 iş günü olarak belirlendi. Her iki limitin artırılabileceği bildirildi. Haseke ve Rakka’da alacağı 5 milyon Suriye lirası veya daha az olan üreticilere tam ödeme yapılacak. Bu tutarı aşan alacaklar ekim ayından itibaren iki taksitte ödenecek. Deyrizor, Halep, Haseke ve Rakka’daki işlemlerde sıra listelerine uyulması istendi. Suriye Tahıl Kurumu, 2026 buğday pazarlama sezonunda yaklaşık 2,75 milyon ton teslim aldı; yerel ihtiyaç yaklaşık 2,55 milyon ton olarak açıklandı.

Narenciye Üreticileri Geçmiş Dönem Ürün Ödemelerini Bekliyor
Görsel kaynağı: Kıbrıs Haberci · Özgün haber

Narenciye Üreticileri Geçmiş Dönem Ürün Ödemelerini Bekliyor

5 yayıncı · 5 haber · Karşılaştır

Kuzey Kıbrıs Narenciye Üreticileri Birliği Derneği, yeni sezon yaklaşırken geçmiş döneme ait ürün ödemelerinin tamamlanmadığını belirterek yetkililere ödeme çağrısı yaptı. Dernek Başkanı Turgut Akçın, Başbakan Ünal Üstel’in ekim ayının ilk haftasında ödeme sözü verdiğini, ancak ödemelerin hâlâ yapılmadığını söyledi. Akçın’a göre bazı bölgelerde ürünün yarısı fırtına ve dolu nedeniyle döküldü; dalında kalan ürün ise yalnızca konsantre tesisine gidebilecek kusurlu nitelikte. Zarar tespitine ilişkin bilgilendirme yapılmadığını ve girdi maliyetlerinin yükseldiğini belirten Akçın, zararlar ile ürün bedelleri ödenmezse birçok üreticinin iflas edebileceği uyarısında bulundu.

Avrupa Patates Üretiminde 2026 İçin Zayıf Sezon Beklentisi
Görsel kaynağı: Magyar Mezőgazdaság · Özgün haber
Veri haberi

Avrupa Patates Üretiminde 2026 İçin Zayıf Sezon Beklentisi

2026'nın Avrupa patates üretimi açısından en zayıf yıllardan biri olabileceği bildirildi. Sıcak ve kurak hava, başta Almanya, Fransa, Belçika, Hollanda ve Birleşik Krallık olmak üzere üretimi geriletirken, bu beş ülkedeki toplam kaybın 3,5 milyon tonu aşacağı hesaplanıyor. Sektör temsilcileri Avrupa patates üretiminin 19,5–20,5 milyon ton civarında kalmasını bekliyor. World Potato Markets, Avrupa Birliği patates üretiminin kayıtların tutulmaya başlamasından bu yana en düşük seviyeye gerileyebileceğini belirtiyor. Berzence'deki Solanum Kft.'nin yöneticisi ifj. Varga György ise işletmelerinin patatesi yalnızca sulamayla üretebildiğini, bu durumun giderek diğer bitkiler için de geçerli hale geldiğini söyledi. Solanum Kft. bu yıl 64 hektarda tohumluk patates yetiştirdi. Bunun 30 hektarı MATE Georgikon fakültesi için ayrılırken, yemeklik patateslerle birlikte toplam alan 94 hektara ulaştı. Varga, tohumluk patates sezonunun yavaş başladığını ancak üreticilerin geç kalmadığını düşündüğünü belirtti. Ekim için gereken büyük boyut oranı %20–25'e ulaştığında kurutma işlemine geçiliyor ve bitkinin su ihtiyacı azalıyor. Sulamanın ek maliyeti, suyun kaç pompayla taşındığına ve center-pivot ya da sulama makarası gibi hangi yöntemle verildiğine göre değişiyor. Fiyatların ilk aşamada geçen yıla göre biraz gerilediği, ancak özellikle depolama giderlerinin ne ölçüde yansıyacağının henüz bilinmediği aktarılıyor. Üretimde sıcaklık ve UV ışınımının yanı sıra şiddetli yağışların sırtları bozması, kabuklu bit zararı, Stolbur fitoplazma enfeksiyonu ve kök boğazı fuzaryumu da etkili oldu.

Slovak Ürünlerinin Özel Markalardaki Payı %31,4 Oldu
Görsel kaynağı: Topky.sk · Özgün haber
Veri haberi

Slovak Ürünlerinin Özel Markalardaki Payı %31,4 Oldu

Slovak menşeli ürünlerin markalı ürünler içindeki payı %43,6 olurken, özel markalı ürünlerde bu oran %31,4’te kaldı. Slovakya Gıda Sanayicileri Odası’nın (PKS) güncel araştırmasına göre özel markalardaki Slovak ürünlerin payı 2026’da yıllık karşılaştırmada %31,5’ten %31,4’e geriledi. PKS Başkanı Daniel Poturnay, özel marka üretiminin Slovak gıda üreticileri için perakende zincirleriyle önemli bir işbirliği alanı olabileceğini belirtti. Ancak üreticilerin bu alana aşırı yatırım yapmasının, zincirle işbirliğinin sona ermesi ve üreticinin pazarda tutunmasını sağlayacak güçlü bir markaya sahip olmaması halinde varoluşsal risk yaratabileceğini söyledi. Poturnay’a göre Slovak gıdalarının hem üretici markaları hem de özel markalı ürünler segmentinde rekabetçi kalması önem taşıyor. Perakende zincirleriyle istikrarlı işbirliğinin, gıda üretimi ve katma değerin mümkün olduğunca büyük bölümünü Slovakya’da tutmanın yollarından biri olabileceğini ifade etti. PKS araştırmayı Go4insight ajansı aracılığıyla, 2013’ten beri kullanılan aynı metodolojiyle gerçekleştirdi. 2026 çalışmasında Slovakya genelindeki 330 perakende mağazasında yaklaşık 13.000 ürün 16 kategoride incelendi; veri toplama 26 Şubat-31 Mart 2026 arasında yapıldı.

Kuzey Kıbrıs’ta Narenciye Üreticileri Ödenmeyen Ürün Bedelleri İçin Çağrı Yaptı
Görsel kaynağı: Kıbrıs Haberci · Özgün haber

Kuzey Kıbrıs’ta Narenciye Üreticileri Ödenmeyen Ürün Bedelleri İçin Çağrı Yaptı

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Kuzey Kıbrıs Narenciye Üreticileri Birliği Derneği, yeni sezon yaklaşırken geçtiğimiz döneme ait ürün bedelleri ile zarar tazminatlarının hâlâ ödenmediğini belirterek yetkililere çağrıda bulundu. Dernek Başkanı Turgut Akçın, Başbakan Ünal Üstel’in ekim ayının ilk haftasında ödeme yapılacağı yönündeki sözünü hatırlattı ve ödemelerin gerçekleştirilmemesini eleştirdi. Akçın, bazı bölgelerde narenciye rekoltesinin yarısının fırtına ve dolu nedeniyle döküldüğünü, dalında kalan ürünün ise yalnızca konsantre tesislerine gönderilebilecek kusurlu nitelikte olduğunu söyledi. Zarar tespitine ilişkin bilgilendirme yapılmadığını ve girdi maliyetlerinin yükseldiğini belirten Akçın, ödemeler yapılmazsa birçok üreticinin iflas noktasına gelebileceği uyarısında bulundu. Ayrıca tarım arazilerinin korunması için önlem alınmasını istedi.

Astana’da Tarım Fuarı 24 ve 25 Ekim’de Düzenlenecek
Fotoğraf: Фото Depositphotos.com · Özgün haber
Veri haberi

Astana’da Tarım Fuarı 24 ve 25 Ekim’de Düzenlenecek

Astana’da tarım fuarı, 24 ve 25 Ekim’de 09.00-18.00 saatleri arasında Karқаралы karayolu üzerindeki Kazanat Hipodromu arazisinde düzenlenecek. Fuarda Karaganda ve Kostanay bölgelerinden tarım üreticileri ürünlerini sunacak. Et ve işlenmiş et ürünleri, süt ürünleri, yumurta, bal, balık, un, makarna, sebze ve patatesin yanı sıra diğer ürünler de satışa sunulacak. Etkinliğe iki bölgeden 140’tan fazla tarım üreticisi ve işletmenin katılması bekleniyor.

İspanya’da Cherry Domates Ekimi Daralıyor, Fas Rekabeti Gündemde
Görsel kaynağı: La Razón · Özgün haber
Veri haberi

İspanya’da Cherry Domates Ekimi Daralıyor, Fas Rekabeti Gündemde

İspanya’da cherry domates ekim alanı daralırken, sektör temsilcileri Fas’tan gelen rekabeti bu gerilemenin nedenlerinden biri olarak gösterdi. Konu, İspanyol heyetinin katıldığı 15 Ekim’deki Avrupa Komisyonu Domates Uzmanlar Grubu toplantısında Brüksel’de gündeme getirildi. FEPEX’in 19 Ekim’de yayımladığı nota göre gerileme özellikle salkımsız cherry domates üretiminde görülüyor. Temsilciler, İspanya ile Fas arasındaki iş gücü maliyetleri ve düzenleyici koşul farklarının rekabeti etkilediğini belirtti. Fas ürününün düşük fiyatlarının İspanyol domatesinin fiyatları üzerinde baskı oluşturduğu, daha yüksek satış fiyatlarının ise üreticilerin kârlılığında eşdeğer bir iyileşme sağlamadığı ifade edildi. Üretim ve hasat taşımacılığında enerji, gübre ve petrol türevleri başta olmak üzere maliyetlerin arttığı bildirildi. Sektör temsilcilerine göre enerji ve taşımacılık maliyetleri normal kabul edilen koşullara kıyasla %16, plastik, ambalaj ve paketleme maliyetleri ise %18 yükseldi. İspanya’nın toplam domates üretiminde 2025/2026 kampanyasında ekim alanı görece istikrarlı kalırken üretim yaklaşık %2 geriledi. Bu düşüşte virüslere dayanıklı ancak daha düşük verimli çeşitler, bitki sağlığı sorunları ve olumsuz hava koşulları da gerekçe olarak sıralandı. Toplantıda sunulan verilere göre AB, 2025’te AB dışı ülkelerden 773 bin ton taze domates ithal etti; bunun 527 bin tonu Fas’tan geldi. Söz konusu veriler tüm taze domatesi kapsıyor, yalnızca cherry domatese ilişkin değil ve AB içindeki ticareti içermiyor. AB’nin üçüncü ülkelere taze domates ihracatı 383 bin tona ulaşırken Birleşik Krallık 279 bin tonla başlıca varış noktası oldu. İspanyol heyeti, bu zorluklara rağmen sektörün ticari taahhütlerini yerine getirdiğini bildirdi.

Slovakya’da 2026 Şeker Pancarı Sezonu Kuraklık ve Sıcaklıkla Ağır Darbe Aldı
Görsel kaynağı: Poľnoinfo · Özgün haber
Veri haberi

Slovakya’da 2026 Şeker Pancarı Sezonu Kuraklık ve Sıcaklıkla Ağır Darbe Aldı

Slovakya’da 2026 şeker pancarı sezonu, kuraklık ve aşırı sıcaklıkların etkisiyle ülkenin en kötü sezonlarından biri olmaya aday. Slovak Tarım ve Gıda Odası (SPPK) sözcüsü Jana Holéciová, pancarın 12 bin hektarın biraz üzerindeki alana ekildiğini, ancak hektar başına beklenen 75 bin bitki yerine yalnızca 45 bin bitki yetiştiğini açıkladı. Bu durumun aşırı kuraklık ve sıcaklığın doğrudan etkisini gösterdiğini belirtti. Ekimden hemen sonra nisanda yaşanan kuraklığın ardından bazı bölgelerde geç donlar görüldü ve kimi tarlalar yeniden sürülerek ekildi. Haziran ortasında sıcaklık yaklaşık 40 dereceye çıktı; sonraki yağışlar zayıf kaldı. Ağustosta ise 40 derecenin üzerindeki tropik sıcaklıklar ile süren kuraklık, Şeker Pancarı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Róbert Kovács’a göre ürünün toparlanmasını engelledi. Sezon öncesinde Trenčianska Teplá’daki şeker fabrikasının pancar işleme faaliyetini durdurması da üreticiler üzerindeki baskıyı artırdı. Galanta ilçesindeki Abrahám Tarım ve Ticaret Kooperatifi, sulama yapılan 150 hektarlık alanda parseller arasında büyük farklar gördü. Başkan Marcel Kollár, bir parselde hektar başına 77 ton, diğerinde 37 ton verim alındığını söyledi. Ancak hasat henüz tamamlanmadı; son 47 hektarın ekim sonu ile kasım başı arasında sökülmesi planlandığı için işletmenin nihai sonucu henüz değerlendirilemiyor. Sulamasız işletmelerde 37 tonun ulaşılabilen en yüksek verim olduğu, bazı tarlalarda ise çürüyen pancar nedeniyle hasat yapılmadığı aktarıldı. Kovács, sulamanın şeker pancarında hektar başına 20-25 tonluk fark yaratabildiğini, geçen yıl sulanan alanda verimin sulanmayan alana göre 10-12 ton daha yüksek olduğunu belirtti. Daha düşük pancar üretimi nedeniyle işleme kampanyasının normalde ocakta sona ererken bu yıl aralıkta bitmesi bekleniyor. SPPK, Fransa, Hindistan ve Brezilya’daki üretim sorunlarının dünya şeker arzını etkileyebileceğini; olası fiyat artışının ise Avrupa pazarına gecikmeli yansıyacağını bildirdi.

Bulgaristan'da Gıda Fiyatları İçin Perakende Zincirlerine Denetim
Görsel kaynağı: BNR — Bulgar Ulusal Radyosu · Özgün haber
Veri haberi

Bulgaristan'da Gıda Fiyatları İçin Perakende Zincirlerine Denetim

Bulgaristan’da yetkililer, gıda fiyatları ve tedarik zincirlerine ilişkin soruşturma kapsamında perakende zincirlerinin merkezi depolarını denetlemeye başladı. Tarım Bakanı Plamen Abrovski, denetimlerin gelecek hafta mağazalara, tedarikçilere, üreticilere ve aracılara genişletileceğini; amaçlarının gıdanın kim tarafından, nasıl ve nereden tedarik edildiğiyle fiyatların nasıl belirlendiğini ortaya çıkarmak olduğunu söyledi. Tüketiciyi Koruma Komisyonu Başkanı Maya Manolova, bazı ürünlerde perakende kâr marjlarının yaklaşık %100 veya daha fazla olduğunu belirtti. Manolova, tereyağında yaklaşık %140, bazı beyaz salamura ve sarı peynirlerde yaklaşık %100 marj tespit edildiğini; Avrupa ülkelerinde bu oranların yaklaşık %25-35'i aşmadığını söyledi. Bulgaristan’daki 13 perakende zincirini temsil eden Modern Trade Association ise iddiayı reddetti.

Bosna-Hersek’te Tarım Birliklerinden Yerli Üretim İçin Acil Önlem Çağrısı
Görsel kaynağı: Agroportal.ba · Özgün haber
Veri haberi

Bosna-Hersek’te Tarım Birliklerinden Yerli Üretim İçin Acil Önlem Çağrısı

Bosna-Hersek’in Federasyon BiH ve Sırp Cumhuriyeti’ndeki tarım birlikleri, Gračanica’da yapılan toplantının ardından yerli üretimin korunması, tarımsal girdiler üzerindeki vergi yükünün azaltılması ve et ihracatının Avrupa Birliği’ne açılması için acil önlem çağrısı yaptı. Toplantıya süt, et ve tarım üreticilerini temsil eden birliklerin yanı sıra kooperatifler ve işleme sanayisi temsilcileri katıldı. Birlikler, ithalat, yerli üretim, fiyatlar ve piyasa koşullarındaki değişime göre koruma önlemlerini otomatik olarak devreye sokacak bir mekanizma kurulmasını istedi. Ayrıca BiH’de üretilen temel tarımsal girdiler için %0 ile 2 arasında, ithal ürünler için ise %8,5’e kadar farklılaştırılmış Katma Değer Vergisi oranı önerildi. Birliklere göre bu düzenleme, özellikle KDV sistemine dahil olmayan küçük işletmelere yardımcı olabilir. Üreticiler, kırmızı et ve canlı hayvan ihracatı için gerekli koşulların oluşturulmasını talep etti. Toplantıda BiH’nin her yıl büyük miktarlarda et ithal ettiği, buna karşılık yerli üreticilerin potansiyel gördükleri dış pazarlara erişemediği belirtildi. Üretici temsilcileri, diplomatik ve konsolosluk ağının yerli ürünlerin tanıtımında daha aktif rol üstlenmesini de istedi. Katılımcılar, entite ve devlet düzeyindeki ilgili kurumlarla ortak toplantı düzenlenmesine ve müzakereleri yürütmek üzere özel bir ekip atanmasına karar verdi. Süt üreticilerinin çıkarlarını savunacak bir koordinasyon ekibi kurulması da kararlaştırılırken, talepler karşılanmazsa daha radikal önlemlere başvurulacağı açıklandı.

Moldova’da Sebze Üreticilerine Ücretsiz Hassas Tarım Desteği
Görsel kaynağı: Agrobiznes Moldova · Özgün haber
Veri haberi

Moldova’da Sebze Üreticilerine Ücretsiz Hassas Tarım Desteği

Moldova’da sera, solaryum ve tünel gibi korumalı alanlarda ticari sebze yetiştiren üreticiler, ücretsiz AgriPlus+ programına 30 Ekim 2026’ya kadar başvurabilecek. Advision Finance tarafından Impact Clusters girişimi kapsamında yürütülen program, Hollanda Girişimcilik Ajansı’nın finansmanıyla Prima Finanțare, Enten ve Planton Solutions ortaklığında uygulanıyor. Program kapsamında üretim alanlarına yerleştirilen sensörlerle bitkilerin gelişim koşullarına ilişkin veriler gerçek zamanlı izlenecek. Toprak besinleri, su kalitesi, sulama verimliliği, hava nemi, mikroiklim ile hastalık ve zararlı riskleri takip edilecek. Romanya ve Hollanda’dan agronomlar, elde edilen verilere dayanarak her ürün için sulama, gübreleme ve bitki koruma önerileri sunacak. Seçilen üreticiler sensör izleme, kişiselleştirilmiş agronomi danışmanlığı, ihtiyaçlara uyarlanmış finansman çözümleri ve hassas tarım eğitimlerinden yararlanacak. Organizatörler, teknolojilerin Romanya’daki uygulamasında verim artışı, pestisit kullanımında azalma ve kök bölgesindeki besin bulunabilirliğinde iyileşme görüldüğünü belirtiyor. Programa katılacak üreticilerin ekipmanları kurması, uzman önerilerini uygulaması ve üretim verilerini paylaşması gerekiyor. Başvurular çevrim içi form üzerinden yaklaşık 10–15 dakikada yapılacak; adaylar incelendikten sonra seçilen üreticiler programa dahil edilecek.

Suriye’de İşletilen Sera Sayısı 175 Bini Aştı
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber
Veri haberi

Suriye’de İşletilen Sera Sayısı 175 Bini Aştı

Suriye’de işletilen örtü altı sera sayısı 175.522’ye ulaştı. Seralar, açık tarlalarda üretimin bulunmadığı dönemlerde sebze arzını destekleyerek yerel pazarın ihtiyaçlarının karşılanmasına ve ürün bulunabilirliğinde görece istikrar sağlanmasına katkı sunuyor. Sera üretiminin ihracat olanaklarını artırması ve ülkeye döviz kazandırması da hedefleniyor. Tartus, 143.763 sera ile Suriye’de ilk sırada yer alıyor ve toplamın yaklaşık %82’sini oluşturuyor. Lazkiye’de 15.719, Humus’ta 13.706 sera bulunurken, kalan seralar diğer illere dağılıyor. Ürün bazında domates 87.121 sera ile başı çekiyor. Çilek 18.765, salatalık 17.701, patlıcan 16.391 ve biber 15.052 serada yetiştiriliyor. Tropikal ürünlere ayrılan sera sayısı ise 7.614 olarak veriliyor. Suriye Tarım Bakanlığı, tarım müdürlükleri ve danışmanlık birimleri aracılığıyla arazi hazırlığından hasada kadar teknik destek sağlıyor. Üretim aşamaları izleniyor, üreticilerin karşılaştığı teknik ve hastalık kaynaklı sorunlara müdahale ediliyor, başlıca zararlılara karşı entegre mücadele programları uygulanıyor. Bakanlık ayrıca sera üretimini düzenliyor; üreticiler, gübre temini ve büyük zararlar oluşması halinde kuraklık ve doğal afetlerin etkilerini azaltma fonunun tazminatlarından yararlanabiliyor. Sektör, sera kurulumunun ve üretim girdilerinin yüksek maliyeti, üretimin yoğunlaştığı dönemlerde fiyatların düşmesi ve dış pazarlama kanallarının zayıflığı nedeniyle baskı altında. Deniz hortumu, fırtına ve şiddetli yağışlar da üreticiler için ek kayıp riski oluşturuyor. Gelecek planları arasında ihracat sözleşmeleri yapılması, ithalatın düzenlenmesi ve teknik personelin sürekli eğitilmesi bulunuyor. Suriye Tarım Bakanlığı, Türkiye ile Tartus, Lazkiye ve İdlib’de modern sera tarımı tekniklerini yaygınlaştırmak için iş birliği yapıyor.

Karadağ’da Tarım ve Gıda Sektörüne Yatırım Çağrısı
Görsel kaynağı: Agrokultura · Özgün haber

Karadağ’da Tarım ve Gıda Sektörüne Yatırım Çağrısı

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Karadağ Tarım, Ormancılık ve Su Yönetimi Bakanı Vladimir Joković, Herceg Novi’de düzenlenen Avrupa Birliği–Karadağ (AIM 2026) Yatırım Konferansı’nda, tarım ve gıda sektörüne yatırım yapmak isteyen yatırımcılara Bakanlığın açık olduğunu söyledi. Joković, “Çiftlikten pazara: Karadağ tarım ve gıda sektörünün geleceğine yatırımlar” panelinde ülkenin yerli üretim kapasitesinin geliştirilmesi ve sektörün rekabet gücünün artırılması gerektiğini anlattı. Joković’e göre Bakanlık, yeni projeler başlatmak, mevcut üretimi genişletmek ve yerel ekonomide katma değer yaratmak isteyen yatırımcılarla işbirliğine hazır. Bakanlığın, düzenleyici çerçeveyi ekonominin ihtiyaçlarına göre geliştirmeyi ve idari prosedürleri daha etkin hale getirerek yatırımcıların projelerini gereksiz engel ve gecikmeler olmadan uygulamasını sağlamayı sürdüreceği belirtildi. Öngörülebilir ve işlevsel bir düzenleyici ortamın sermaye çekmek, yeni üretim kapasiteleri oluşturmak ve uzun vadeli iş planlaması yapmak için önemli olduğu kaydedildi. Joković, gıda üretiminin ekonomik kalkınmanın temellerinden biri olmasının yanı sıra ülkenin uzun vadeli istikrarı ve güvenliği açısından da önem taşıdığını söyledi. Yerli üretimin güçlendirilmesi, tarım üreticilerinin desteklenmesi ve işleme sanayisinin geliştirilmesinin ithalata bağımlılığı azaltarak piyasadaki yerli ürün payını artırabileceğini belirten Joković, daha yüksek kendine yeterlilik için yeni yatırımlar, modern teknoloji, daha güçlü işleme kapasitesi ve kamu-özel sektör ortaklığı gerektiğini ifade etti. Bakan ayrıca tarım üreticilerinin işleme sanayisi ve pazarla bağlantısının güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Bu bağlantının yerli ürünlerin daha istikrarlı pazarlanmasına, tarımsal kaynakların daha iyi değerlendirilmesine ve üreticilerin daha yüksek ekonomik fayda elde etmesine katkı sağlayacağını belirtti. Konferans, iş ve yatırım çevreleriyle Karadağ tarımı ve gıda sektöründeki yatırım olanaklarının ve yeni projeler için atılabilecek adımların görüşülmesine de fırsat sağladı. Bakanlık, sürdürülebilir ve rekabetçi tarım için yatırımları ve ortaklıkları teşvik etmeyi sürdüreceğini açıkladı.

Karadağ’da Tarım ve Gıda Yatırımları İçin Bakanlık Açık
Görsel kaynağı: CDM · Özgün haber

Karadağ’da Tarım ve Gıda Yatırımları İçin Bakanlık Açık

Karadağ Tarım, Orman ve Su Yönetimi Bakanı Vladimir Joković, üretim kapasitesine yatırım yapmaya, modernizasyona ve Karadağ tarımının rekabet gücünü artırmaya hazır yatırımcılara Bakanlığın açık olduğunu söyledi. Joković, bu açıklamayı Herceg Novi’de düzenlenen Avrupa Birliği-Karadağ Yatırım Konferansı’nda, Karadağ tarım ve gıda sektörünün geleceğine yatırımların ele alındığı panelde yaptı. Bakan, ülkenin tarım ve gıda sanayisine yatırım için güvenilir bir merkez olarak görülmesini, yeni projeler başlatılmasını ve mevcut üretimin genişletilmesini hedeflediklerini belirtti. Joković, yatırımcıların projelerini gereksiz engel ve gecikmeler olmadan hayata geçirebilmesi için mevzuat çerçevesinin ekonominin ihtiyaçlarına göre geliştirilmeye ve uyarlanmaya devam edeceğini kaydetti. İdari prosedürlerin daha verimli hale getirilmesinin de amaçlandığını söyleyen Joković’e göre öngörülebilir ve işlevsel bir düzenleyici ortam; sermaye çekmek, yeni üretim kapasiteleri geliştirmek ve işletmelerin uzun vadeli planlama yapabilmesi için önemli bir ön koşul. Bakan, yatırımcılarla yeni projeler ve mevcut üretimin büyütülmesi konusunda işbirliğine hazır olduklarını ifade etti. Gıda üretimini ekonomik kalkınmanın temellerinden biri ve devletin uzun vadeli istikrarı ile güvenliği açısından önemli bir unsur olarak nitelendiren Joković, yerli üretimin güçlendirilmesi, tarım üreticilerinin desteklenmesi ve işleme sanayisinin geliştirilmesinin ithalata bağımlılığı azaltacağını söyledi. Daha yüksek kendine yeterlilik için yeni yatırımların yanı sıra çağdaş teknolojiye, güçlü işleme kapasitesine ve kamu-özel sektör ortaklığına ihtiyaç olduğunu belirtti. Üreticilerin işleme sanayisi ve piyasayla bağlantısının güçlendirilmesinin, yerli ürünlerin daha istikrarlı pazarlanmasına ve üreticilerin daha yüksek ekonomik fayda elde etmesine katkı sağlayacağını aktardı. Sektörel gelişimin yalnızca üretim hacmiyle sınırlı kalmaması; kalite, teknoloji ve çağdaş piyasa taleplerine uygun ürünleri de kapsaması gerektiğini söyledi.

Avustralya-AB Serbest Ticaret Anlaşmasına Sektörlerden Farklı Tepkiler
Görsel kaynağı: Beef Central · Özgün haber
Veri haberi

Avustralya-AB Serbest Ticaret Anlaşmasına Sektörlerden Farklı Tepkiler

Avustralya ile Avrupa Birliği arasındaki serbest ticaret anlaşması, mart ayında Avustralya Ticaret Bakanı Don Farrell ile Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen tarafından imzalanmasına rağmen henüz yürürlüğe girmedi. Anlaşmanın uygulanabilmesi için Avustralya parlamentosu ile Avrupa’daki parlamento süreçlerinin tamamlanması gerekiyor. Avustralya sığır eti sektörü grupları, anlaşmanın Avustralya parlamentosunda reddedilmesi çağrısı yaparken, diğer siyasi ve sektörel gruplar farklı tutumlar sergiliyor. Cattle Australia Üst Yöneticisi Will Evans, anlaşmayı serbest ticaretten çok “tek yönlü” bir düzenleme olarak nitelendiriyor. Sektörün temel itirazı, Avustralya için öngörülen 30.000 tonluk sığır eti kotasının gelecek on yıl içinde aşamalı biçimde uygulanması. Evans, Avustralya’nın son 12 ayda haftada yaklaşık 30.000 ton sığır eti ihraç ettiğini belirterek, on yıl sonunda elde edilen kotanın yaklaşık bir haftalık üretime denk geleceğini söylüyor. BeefEx konferansında da sektörün müzakerelerin dışında bırakıldığı yönünde eleştiriler dile getirildi. Anlaşmanın Avustralya Senatosu’ndan geçmesi için hükümetin Koalisyon veya Yeşiller’in desteğini alması gerekiyor. Ulusal Parti anlaşmayı “gelmiş geçmiş en kötü anlaşma” olarak tanımlıyor; partinin itirazları arasında sığır eti kotasının yetersizliği ve Avrupa’nın Avustralyalı çiftçilere daha fazla çevre mevzuatı getirebilme ihtimali bulunuyor. Liberal Parti’nin mevcut resmi tutumu da anlaşmayı desteklememek yönünde. Bununla birlikte bazı Liberal üyelerin özel olarak anlaşmaya destek vermek istediği, eski Başbakan Malcolm Turnbull ile eski bakan Mathias Cormann’ın ise anlaşmanın kabul edilmesi için daha açık kampanya yürüttüğü aktarılıyor. Avrupa’daki çiftçi lobileri de anlaşmaya karşı çıkıyor ancak gerekçeleri Avustralya’daki sektör gruplarından farklı. Bu gruplar kotayı yetersiz buluyor ve Avustralya’nın Avrupa Birliği’nden daha düşük üretim standartlarına sahip olduğunu öne sürüyor. İrlanda Çiftçiler Birliği, 2023’te 23.000 tonluk sığır eti teklifinin reddedildiğini, revize taslakta ise Avrupa Komisyonu’nun 30.000 ton sığır eti ve 20.000 ton koyun eti önerebileceğinin konuşulduğunu belirtiyor. Bu miktarlar nihai anlaşma olarak sunulmuyor. Avustralya İş Konseyi, deniz ürünleri sektörü ve AUSVEG anlaşmayı destekleyerek Koalisyon’a onay verme çağrısı yapıyor. AUSVEG, anlaşmanın kabulünü Avustralyalı sebze üreticilerinin ağır işletme koşulları nedeniyle önemli görüyor. Kuruma göre, Orta Doğu çatışmasının etkileri ve üretim maliyetlerindeki artışlar başlamadan önce bile sebze üreticilerinin beşte dördü, uygun bir çıkış stratejisi bulmaları halinde sektörden ayrılacağını bildiriyordu.

ABD’li Gıda İthalatçısı Kanada Tarifelerine Karşı Dava Açtı
Görsel kaynağı: CTV News · Özgün haber
Veri haberi

ABD’li Gıda İthalatçısı Kanada Tarifelerine Karşı Dava Açtı

ABD’li gıda ithalatçısı Gellert Global Group, Kanada’ya yönelik tarifelerin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle ABD Uluslararası Ticaret Mahkemesi’nde dava açtı. New York merkezli mahkemeye yapılan başvuru, kâr amacı gütmeyen Liberty Justice Center tarafından Salı günü şirket adına sunuldu. Davada, ABD Başkanı Donald Trump’ın 1930 tarihli Tarife Yasası’nın 338. Bölümü’nü kullanarak kapsamlı tarifeler ve ithalat yasakları uygulamasının başkanlık yetkisini aştığı savunuluyor. Trump, ticaret görüşmelerinin ağustosta kesilmesinin ardından bazı Kanada mallarına %50 gümrük vergisi getirdi. Aynı yasal dayanak, sonraki ay motosikletler ile bazı alkol ve süt ürünlerinin Kanada’dan ithalatını yasaklamak için de kullanıldı. Beyaz Saray, daha önce bu amaçla kullanılmamış olan 338. Bölüm’ün, bir ülkenin ABD ihracatçılarını diğer ülkelerin ihracatçılarına kıyasla dezavantajlı duruma getirmesi halinde başkana tarife uygulama yetkisi verdiğini belirtiyor. ABD’li yetkililer son önlemleri, Kanada’daki eyaletlerin ABD likörüne yönelik yasaklarına, Kanada’nın arz yönetimli süt ürünleri sistemine ve bazı ABD araçlarına uygulanan kotalara yanıt olarak açıklıyor. Ancak dava, Kanada politikalarının kapsamlı tarifeleri haklı çıkarmadığını ileri sürüyor. Başvuruda, otomobil kotaları ile likör yasaklarının Trump yönetiminin kendi tarife önlemlerine yanıt olduğu ve Kanada’nın süt ürünleri arz yönetiminin, Trump’ın ilk başkanlık döneminde müzakere edilen Kanada-ABD-Meksika Anlaşması’na dayandığı belirtiliyor. Gellert Global Group, Kanada’dan ithal ettiği peynir için %50 tarife ödediğini, Kanada’daki biriminin sattığı ABD menşeli peynirlere ise Ottawa’nın misilleme tarifeleri uyguladığını söylüyor. Şirket, Kuzey New York’taki süt üreticilerinden alınan sütün Kanada’da brie peynirine işlendiğini ve ardından ABD’ye gönderildiğini belirterek, tarifelerin bu sınır ötesi tedarik zincirinin her iki tarafındaki Amerikalı çiftçileri ve işletmeleri etkilediğini ifade ediyor. Dava ayrıca 338. Bölüm’ün işlevsiz kaldığını ve Ticaret Yasası’nın 301. Bölümü gibi daha sonraki düzenlemelerle aşıldığını savunuyor. Başvuruda, tarife uygulanmadan önce gereken 30 günlük bekleme süresi gibi koşulların da karşılanmadığı ileri sürülüyor. Trump yönetiminden bir yetkili, başkanın eylemlerinin mahkemede güçlü biçimde savunulacağını ve davanın Amerikalı işçiler, çiftçiler ve şirketler için şartları eşitleme politikasını caydırmayacağını söyledi. Gellert Global Group ise mahkemeden tarifelerin hukuka aykırı ilan edilmesini ve ödenen tutarların iade edilmesini istiyor.

Brezilya’da Soya Piyasasında İşlemler Yavaşladı, Fiyatlar Geriledi
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya’da Soya Piyasasında İşlemler Yavaşladı, Fiyatlar Geriledi

Brezilya soya piyasasında 20 Salı günü işlemler düşük hareketlilik gösterdi; fiyatlar çoğunlukla geriledi ve yalnızca sınırlı miktarda işlem yapıldı. Safras & Mercado analisti Rafael Silveira’ya göre Chicago borsası ile dolardaki düşüşler fiyatları baskılarken, satıcı tekliflerinin yokluğu ticareti neredeyse durma noktasına getirdi. Alıcılar tekliflerini düşürdü, üreticiler ise mevcut fiyat seviyelerinde satış yapmaya yanaşmadı. Spot piyasada primler nominal kaldı ve kesin işlem göstergeleri oluşmadı. Silveira, piyasanın yalnızca küçük partilerin ve kısa vadeli ihtiyaçları karşılayan işlemlerin yapıldığı bir görünüm sergilediğini belirtti. Aynı sırada Brezilya’da yeni soya sezonunun ekimi, daha açık havanın desteğiyle iyi hızda ilerledi. Başlıca merkezlerde fiyatlar ağırlıklı olarak geriledi. Çuval fiyatı Passo Fundo’da 147 realden 145 reale, Santa Rosa’da 148 realden 146 reale, Cascavel’de 142 realden 140 reale ve Rondonópolis’te 140 realden 139 reale indi. Dourados’ta fiyat 138 realden 139 reale yükselirken, Rio Verde’de 138 realde sabit kaldı. Paranaguá ve Rio Grande limanlarında da düşüş kaydedildi. Chicago’da soya vadeli kontratları art arda yedinci seansta geriledi ve fiyatlar iki ayın en düşük seviyelerine indi. ABD’de hasadın ilerlemesi ve hava koşullarının çalışmaları destekleyeceği beklentisi fon satışlarını artırdı. ABD Tarım Bakanlığına göre hasat 18 Ekim itibarıyla alanın %64’üne ulaştı; önceki hafta bu oran %46, son beş yıl ortalaması ise %65’ti. Buna karşın ABD’li özel ihracatçılar Çin’e 2026/27 sezonu teslimatlı 612 bin ton soya satışı bildirdi.

Brezilya'da Kuraklık Nedeniyle 180 Günlük Acil Durum İlan Edildi
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber

Brezilya'da Kuraklık Nedeniyle 180 Günlük Acil Durum İlan Edildi

Brezilya’nın Tocantins eyaletinde hükümet, uzun süren kuraklık nedeniyle eyaletin tamamında 180 gün süreyle acil durum ilan etti. 7.251 sayılı karar salı günü (20) yayımlandı. Kamu kurumlarının hazırlayacağı tespitler, yasal şartların karşılanması halinde zarar gören üreticilerin mali destek, borçlar için ek süre veya borç yeniden yapılandırması talebine dayanak oluşturabilecek. Kararname, tarım ve hayvancılıktaki zararların yanı sıra yangın ve orman yangını risklerini de kapsıyor. Ulusal Su ve Temel Sanitasyon Ajansının (ANA) Kuraklık İzleme verilerine göre ağustosta Tocantins topraklarının yaklaşık %95’i herhangi bir kuraklık derecesiyle karşı karşıyaydı. Orta şiddette kuraklık sınıfındaki alanların payı temmuzdaki %33,57’den ağustosta %57,44’e yükseldi. Yanıtı Sivil Savunma aracılığıyla Askeri İtfaiye koordine edecek; etkilenen belediye ve ailelere acil su temini de dahil yardım ulaştırılacak. Tarım ve Hayvancılık Sekreterliği (Seagro) ile Ruraltins ise tarımsal kayıpları hesaplayıp üreticileri destek araçları konusunda yönlendirecek. Karar, 2026/27 soya ekiminin başlangıcına denk gelirken, ekim bazı bölgelerde yağışlar nedeniyle hâlâ noktasal ilerliyor.

Süt Üreticileri ve İşleyicilerinin Sorunları Moldova Tarım Bakanlığında Görüşüldü
Görsel kaynağı: Moldpres · Özgün haber

Süt Üreticileri ve İşleyicilerinin Sorunları Moldova Tarım Bakanlığında Görüşüldü

Moldova Tarım ve Gıda Sanayisi Bakanlığında yapılan çalışma toplantısında süt sektörünün ekonomik durumu, dökme süt ithalat rejimi ve satın alma fiyatlarının seyri ele alındı. Toplantıya Bakan Eugeniu Osmochescu, Tarım ve Kırsal Kalkınma Müdahale ve Ödeme Ajansı (AIPA) temsilcileri ile süt üreticileri ve işleyicileri katıldı. Görüşmelerde üretim ve işleme maliyetleri, süt ürünlerinin pazarlanma koşulları ve 2026-2030 Tarım Politikası Stratejik Programı kapsamında mali destek olanakları değerlendirildi. Katılımcılar mevcut desteklerin uygunluk şartları ile finansman başvuru dönemlerini inceledi. Osmochescu, üreticiler ve işleyicilerin çıkarlarını gözeten dengeli bir yaklaşım gerektiğini belirtirken, toplantıda sunulan önerilerin ekonomik gerekçeler ve pazarlama koşulları dikkate alınarak inceleneceği bildirildi.

Meksika’da Tarım İçin 079 Hattı Hizmete Açıldı
Görsel kaynağı: 2000Agro · Özgün haber
Veri haberi

Meksika’da Tarım İçin 079 Hattı Hizmete Açıldı

Meksika Tarım ve Kırsal Kalkınma Bakanlığı ile Dijital Dönüşüm ve Telekomünikasyon Ajansı (ATDT), tarım, hayvancılık, balıkçılık ve kırsal sektörlerdeki üretici ve kullanıcılar için 079 numaralı Línea Agricultura hizmetini kullanıma açtı. Ülke genelinde erişilebilen hat, eylül ayından bu yana yılın 365 günü ve günün 24 saati bilgi ile yönlendirme sağlıyor. Línea Agricultura; bakanlığın, bağlı kuruluşlarının ve ilgili kurumların prosedürleri, kamu hizmetleri ve sosyal programları hakkında bilgi veriyor. Hatta 70’ten fazla uzman avukat, işlemler, şikâyetler ve Producción para el Bienestar, Fertilizantes para el Bienestar, Bienpesca ile Leche para el Bienestar programları konusunda kullanıcılara yönlendirme yapıyor. Üreticiler ayrıca tarımsal üretim, hayvancılık, balıkçılık, su ürünleri yetiştiriciliği, tarım-gıda sağlığı ve güvenliği, tohum sertifikasyonu, Registro Nacional Agropecuario ve Alimentación para el Bienestar hizmetleri hakkında bilgi alabiliyor. Hat üzerinden SNICS, INIFAP, Senasica, Leche para el Bienestar ve Conapesca ile ilgili konular da ele alınıyor. Línea Agricultura, ATDT’nin sorumluluğundaki ve 30’dan fazla hizmet hattını içeren Centro de Contacto 079’un bir parçası olarak çalışıyor. Hizmet, üreticilerin sorularını yanıtlamasına, mevcut kamu hizmetlerini öğrenmesine ve sektörel prosedürlerle programlarda karşılaştıkları sorunlarda, ülkenin hangi bölgesinde olduklarına bakılmaksızın destek almasına yardımcı olmayı amaçlıyor.

Güney İtalya’daki Kamyoncu Eylemleri Makarna Üretimini Aksattı
Görsel kaynağı: in.gr · Özgün haber
Veri haberi

Güney İtalya’daki Kamyoncu Eylemleri Makarna Üretimini Aksattı

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Güney İtalya’da kamyon şoförlerinin geçen hafta başlattığı eylemler, Sicilya ve bölgedeki yollar, otoyollar ile limanların bloke edilmesiyle makarna sektörünü doğrudan etkiledi. Ulaşım kesintileri fabrikalara hammadde sevkiyatını aksatırken, Campania merkezli makarna üreticisi Rummo mevcut hammaddeleri tükendiği için üretimini askıya aldığını açıkladı. Rummo Üst Yöneticisi Cosimo Rummo, komşu Apulia bölgesindeki büyük makarna üreticilerinin neredeyse tamamının benzer sorunlarla karşılaştığını söyledi. Rummo’ya göre İtalya’daki makarna üretiminin büyük bölümü durmuş durumda veya durmaya çok yakın. Molise merkezli La Molisana da üretiminin önemli ölçüde azaldığını, çalışmayı sürdürebilmek için buğday ve irmik stoklarını kullandığını bildirdi. İtalyan un sanayisi birliği Italmopa, eylemlerin sürmesi halinde daha fazla fabrikanın faaliyetlerini durdurmak zorunda kalabileceği ve bunun tedarik zincirinde zincirleme etkilere yol açabileceği uyarısında bulundu. Güney İtalya’daki ulaşım sorunları süpermarketlerde ürün eksikliklerine, akaryakıt istasyonlarında ise tedarik sıkıntılarına ve kuyruklara neden oldu. European House-Ambrosetti’nin eylül ayında yayımladığı rapora göre İtalya’nın makarna üretim ve dağıtım zinciri önceki yıl 13,5 milyar avro gelir elde etti. Hükümet, kamyon taşımacılığı sektörünü desteklemek amacıyla 150 milyon avronun üzerinde bir ekonomik yardım paketi hazırlıyor. Başbakan Giorgia Meloni hükümeti ayrıca, hafta sonunda Milano ve kuzey İtalya’daki diğer kentlerde enflasyon karşıtı gösteriler sırasında yaşanan şiddet olaylarının ardından daha sıkı güvenlik önlemleri üzerinde çalışıyor.

Gellert Global Group, Kanada Peynirlerine %50 Gümrük Vergisine Karşı Dava Açtı
Fotoğraf: Brendan SMIALOWSKI / AFP · Özgün haber
Veri haberi

Gellert Global Group, Kanada Peynirlerine %50 Gümrük Vergisine Karşı Dava Açtı

ABD merkezli gıda ithalatçısı Gellert Global Group, Donald Trump yönetiminin bazı Kanada ürünlerine uyguladığı %50 gümrük vergilerine karşı New York’taki Uluslararası Ticaret Mahkemesi’ne başvurdu. New Jersey merkezli aile şirketi, Kanada peynirlerinin ithalatını da yürütüyor. Şirket, vergilerin ABD’deki faaliyetlerini ve tedarikçilerini doğrudan etkilediğini savunuyor. Gellert Global Group, 1,7 milyar doların üzerinde toplam ciroya sahip olduğunu ve 60’tan fazla ülkeden 4.000’den fazla gıda ürünü sunduğunu belirtiyor. Şirket avukatlarına göre tedarikçilerden biri, New York eyaletindeki çiftçilerden aldığı sütü Kanada’da brie peynirine dönüştürüyor ve ürünü ABD’ye yeniden ihraç ediyor. Bu nedenle avukatlar, gümrük vergilerinin yalnızca Kanada’daki işletmeleri değil, ABD’li üreticileri de etkilediğini ve çiftçiler, işletmeler ile tüketicileri destekleyen tedarik zincirini bozduğunu ileri sürüyor. Şikâyette, hükümetin kararının ABD’li şirketler, tedarikçiler ve müşteriler üzerinde acil zarara yol açan bir yetki aşımı olduğu iddia ediliyor. Trump yönetimi, ağustosta yürürlüğe giren ek vergileri 1930 tarihli Smoot-Hawley Tarife Yasası’nın 338. maddesine dayandırdı. Söz konusu madde, ABD’ye karşı ticari ayrımcılık yaptığı ileri sürülen ülkelere %50 ek gümrük vergisi uygulanmasına ve ithalatın yasaklanmasına izin veriyor. Gellert Global Group ise Trump’ın bu maddeyi Kanada’ya karşı kullanmak için gerekli yasal yetkiye sahip olmadığını savunuyor. Beyaz Saray, vergilerin uygulanmasının ardından Kanada’ya yönelik ticaret politikasını sertleştirerek kapsanan ürünlerin listesini genişletti ve bazı Kanada ürünlerinin ithalatını tamamen yasakladı.