DÜNYADAN HABERLER

Gıda Sanayisi

Dış basından gıda sanayisi haberleri ve gelişmeler.

21 kayıt · Güncelleniyor…

Çekya’da Gıda Fiyatlarında Yeni Yılın Başında Artış Bekleniyor
Fotoğraf: Shutterstock · Özgün haber
Veri haberi

Çekya’da Gıda Fiyatlarında Yeni Yılın Başında Artış Bekleniyor

Çekya’da gıda üreticilerinin yeni yılın başı için gönderdiği yeni fiyat listelerinde belirgin artışlar görülüyor. Çek Ticaret ve Turizm Birliği Başkanı Tomáš Prouza, tüketicilerin bazı gıdalar için daha fazla ödeme yapmak zorunda kalacağını söyledi. Girdi maliyetlerindeki artıştan en fazla süt ürünleri ve unlu mamuller sektörlerinin etkilenmesi beklenirken, meyve ve sebzede de zam öngörülüyor. Ülkede bazı gıda ve alkolsüz içecek fiyatları son dönemde geriledi; süt ve tereyağı rekor düşük seviyelere ulaştı. Habere göre bu durum, Avrupa genelindeki süt fazlası, aşırı üretim, Çin ve Asya’ya ihracatın sınırlanması ve Orta Doğu’daki çatışmanın ihracatı zorlaştırmasıyla ilişkilendiriliyor. Marketlerin yıl sonundaki rekabetçi indirimleri de fiyat artışlarını geçici olarak sınırlıyor. Ekim ayında yıllık enflasyonun %2,4 olduğu, eylülde bu oranın %2,5 olarak tahmin edildiği belirtildi. Prouza’ya göre enerji maliyetleri tarımsal ve gıda üretiminin yanı sıra lojistik ve depolamayı pahalılaştırıyor. İş gücü açığı, düşük işsizlik ve ocaktan itibaren asgari ücretin %10 artırılması da üretici ve gıda işletmelerinin maliyetlerini yükseltecek. Gübre fiyatlarındaki artışın etkisinin ise gelecek sezonda ortaya çıkması bekleniyor. Fiyatların ne ölçüde artacağı, mağazaların temel gıdaları alış fiyatının altında satmasını sınırlayacak bir düzenlemenin uygulanıp uygulanmayacağına da bağlı olacak. Çekya Gıda Odası, tartışmanın genel bir indirim yasağı olmadığını ve altı ila sekiz temel ürünü kapsayacağını savunuyor; düzenlemenin yürürlüğe girip girmeyeceği henüz kesin değil.

Karadağ, AB Müzakerelerinde Gıda Güvenliği Faslını Kapattı
Fotoğraf: Vlada CG · Özgün haber

Karadağ, AB Müzakerelerinde Gıda Güvenliği Faslını Kapattı

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Karadağ, Avrupa Birliği müzakereleri kapsamında gıda güvenliği, resmi kontroller, hayvan ve bitki sağlığı ile hayvansal yan ürünlerin yönetimini içeren 12. Faslı kapattı. Tarım Bakanı Vladimir Joković, bu süreçteki yükümlülüklerin önemli bölümünün Tarım Bakanlığı ile bağlı kurumların sorumluluğunda olduğunu belirtti. Fasıl kapsamında ilgili temel yasalar kabul edilirken resmi kontroller sistemi geliştirildi. Çiğ süt kalitesinin artırılması ve gıda üretim ve işleme tesislerinin Avrupa talepleriyle uyumlu hale getirilmesi konusunda ilerleme sağlandı. Küçük üreticiler ile geleneksel üretime, Avrupa standartlarına uyum sağlanırken yerel tarımın özelliklerinin korunması amacıyla özel önem verildi. Faslın kapatılması reformların tamamlandığı anlamına gelmiyor. Karadağ’ın önündeki öncelikler arasında sınır kontrol noktalarının ve hayvansal yan ürün yönetim tesislerinin kurulması, laboratuvar kapasitesinin geliştirilmesi ve uzman kadronun güçlendirilmesi bulunuyor. Bakanlık, Avrupa Birliği üyeliğine kadar Avrupa standartlarının tam uygulanması için çalışmaların sürdürüleceğini bildirdi.

Kazakistan Tarımda Verimlilik ve Teknolojik Bağımsızlığa Odaklanacak
Görsel kaynağı: AgroInfo Kazakhstan · Özgün haber
Veri haberi

Kazakistan Tarımda Verimlilik ve Teknolojik Bağımsızlığa Odaklanacak

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev’in mesajı, tarım politikasında yalnızca üretim hacmini artırmaya değil, verimlilik, gıda sanayisinin geliştirilmesi, teknolojik bağımsızlık ve suyun rasyonel kullanımına yönelmeyi öne çıkardı. Cumhurbaşkanlığı Mesajı’ndaki başlıkları değerlendiren Cumhurbaşkanlığına bağlı Kazakistan Stratejik Araştırmalar Enstitüsü uzmanı Marhat Şaripov, tarım için uzun vadeli finansman, Kazakistan’da modern traktör ve biçerdöver üretimi, yapay zekâ kullanımı, sulama alanlarının genişletilmesi ile ürünlerin depolanması ve pazarlanmasına yönelik sistem kurulmasının öne çıktığını belirtti. Mesajda yer alan verilere göre tarım-gıda sektörünün 2025’te yaklaşık %5,9 büyüdüğü, üretim hacminin 15 trilyon tengeye ulaştığı ve aynı yıl açıklanan imtiyazlı finansmanın 1,5 trilyon tenge olduğu aktarıldı. Şaripov, mevcut kaynakların önemli bölümünün cari ihtiyaçlar ve işletme sermayesi için kullanıldığını, tarım işletmelerinin ise makine, çiftlik, silo, sebze deposu ve işleme tesisi gibi yıllara yayılan yatırımlar için daha uzun vadeli finansmana ihtiyaç duyduğunu söyledi. Tarım makinelerinin yenilenmesi de gıda güvenliği ve üretim verimliliğiyle bağlantılı bir öncelik olarak gösterildi. Şaripov’a göre teknoloji politikasının başarısı yalnızca makine üretimindeki artışla değil, yedek parça, servis, onarım, yazılım, uzman eğitimi ve makinenin hektar başına işletme maliyetiyle değerlendirilmeli. Yapay zekânın ise uydu görüntülerinin analizi, verim tahmini, girdi kullanımının optimizasyonu, arızaların erken tespiti ve lojistik planlamasında kullanılması öngörülüyor. Mesajda büyük su kaynakları yakınındaki sulama alanlarının modern teknolojilerle genişletilmesinin geleneksel ürünlerde verimi potansiyel olarak 2 ila 2,5 kat artırabileceği belirtildi. Ancak uzman, su tasarrufu teknolojileri olmadan sulamanın genişletilmesinin kaynaklar üzerindeki baskıyı artırabileceği uyarısında bulundu. Kanalların modernizasyonu, taşıma kayıplarının azaltılması, damla sulama, su kullanımının dijital takibi ve ekim planlarının su dengesine göre yapılması önerildi.

RV ve Metta, İzlanda’da Dijital Gıda Güvenliği İçin İş Birliği Yaptı
Görsel kaynağı: Veitingageirinn · Özgün haber

RV ve Metta, İzlanda’da Dijital Gıda Güvenliği İçin İş Birliği Yaptı

İzlanda’daki Rekstrarvörur ehf (RV) ile yazılım şirketi Metta, restoran, yemekhane, otel ve diğer gıda işletmelerine yönelik dijital iç denetim çözümleri geliştirmek üzere iş birliği başlattı. Ortaklık kapsamında RV’nin hijyen ve işletme ürünleri, Metta’nın gıda güvenliği süreçlerini dijitalleştiren sistemiyle birleştirilecek. Şirketler, uygulamanın büyük mutfakların günlük işleyişini kolaylaştırmasını ve iç denetim süreçlerini daha düzenli yürütmesini amaçlıyor. Metta’nın sistemi, HACCP ve iyi üretim uygulamaları kapsamındaki iç denetim işlemlerini basılı dosya ve kâğıtlar yerine tek bir dijital ortamda topluyor. Kablosuz sensörler soğutucu ve dondurucuların sıcaklığını izliyor; sıcaklık belirlenen sınırların dışına çıktığında bildirim gönderiyor. Çalışanlar temizlik, açılış ve kapanış işlemleri için tablet veya telefonlardaki dijital kontrol listelerini kullanabiliyor. Hammaddelerde ya da ekipmanlarda ortaya çıkan sapmalar da sistem üzerinden kaydedilip izlenebiliyor. RV’nin hijyen ürünleri Metta’nın kimyasal envanterine entegre edilecek ve bu ürünlere ait güvenlik bilgi formları sisteme otomatik olarak eklenecek. RV Genel Müdürü Sigurlaug Þóra Kristjánsdóttir, iş birliğiyle müşterilere hijyen ve işletme ürünlerinin yanı sıra iç denetimi sağlık denetimi gereklerine uygun biçimde yönetmeye yardımcı olacak bir araç sunmayı hedeflediklerini belirtti. Metta’nın kurucusu Árni Már Valmundarson ise sistemin gıda sektöründeki profesyonellerle geliştirildiğini ve farklı büyüklükteki işletmelere uygun olduğunu söyledi. Ortaklık kapsamında özelleştirilmiş çözümlerin RV müşterilerine kısa süre içinde sunulması bekleniyor.

Dünya Tarımına Kamu Desteği 2025’te 950 Milyar Doları Aştı
Görsel kaynağı: Lantbruksnytt · Özgün haber
Veri haberi

Dünya Tarımına Kamu Desteği 2025’te 950 Milyar Doları Aştı

OECD’nin 56 ülkeyi kapsayan yeni raporuna göre dünya genelinde tarıma yönelik kamu desteği 2025’te 950 milyar doları aşarak rekor seviyeye çıktı. Destekler, 2023-2025 döneminde yaklaşık %15 artarken tarımsal üretim değerinin %19,1’ine ulaştı. İki yıl önce bu oran %17,6 olarak kaydedilmişti. OECD, artışın önemli bölümünü savaşlar, krizler ve gıda üretimiyle tedarikini etkileyen aşırı hava olaylarıyla ilişkilendiriyor. Rapora göre kamu kaynaklarının önemli bir kısmı kısa vadeli kriz önlemleri ve fiyat desteklerine yöneliyor. Buna karşılık araştırma, inovasyon, altyapı ve uzun vadeli dayanıklılık yatırımları aynı hızda artmıyor. Bu ortak hizmetlere yönelik kamu yatırımları 2023-2025 döneminde tarımsal üretim değerinin ortalama %2,4’üne denk geldi; 2000’lerin başında bu oran %4,6’ydı. OECD Genel Sekreteri Mathias Cormann, daha fazla desteğin otomatik olarak daha iyi sonuç vermeyeceğini belirterek inovasyon ve verimlilik yatırımlarının artırılması çağrısında bulundu. OECD ayrıca, destek politikalarının gıda fiyatlarını yüksek tuttuğu ülkelerde tüketicilerin 2023-2025 döneminde yılda 204 milyar dolar eşdeğerinde dolaylı maliyet taşıdığını tahmin ediyor.

Mercosur-AB Anlaşmasının İlk Altı Ayında Brezilya Tarım İhracatı %14,8 Arttı
Görsel kaynağı: Notícias Agrícolas · Özgün haber
Veri haberi

Mercosur-AB Anlaşmasının İlk Altı Ayında Brezilya Tarım İhracatı %14,8 Arttı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Mercosur ile Avrupa Birliği arasındaki ticaret anlaşmasının geçici uygulamasının ilk altı ayında Brezilya tarım ve gıda sektörü ihracatı, Mayıs-Eylül 2026 döneminde yıllık bazda %14,8 artarak 12,21 milyar dolara ulaştı. Anlaşma 1 Mayıs’ta uygulanmaya başladı. İhracat hacmi de %8,1 artışla 17,74 milyon tona çıktı. Artışta et, arıcılık ürünleri, soya, meyveler ve diğer tarımsal ürünler öne çıktı; düzenleme belirli ürünlerde ithalat tarifelerinin kademeli azaltılmasını içeriyor.

BM Verilerine göre Arjantin'in 26 Tarım Ürünü Dünya İhracatında İlk Beşte
Görsel kaynağı: Infocampo · Özgün haber
Veri haberi

BM Verilerine göre Arjantin'in 26 Tarım Ürünü Dünya İhracatında İlk Beşte

Arjantin'in 26 tarım ve gıda ürünü, 2025 yılı dış ticaret verilerine göre dünya ihracatında ilk beş ülke arasına girdi. Tarım, Hayvancılık ve Balıkçılık Sekreterliği'nin, Birleşmiş Milletler COMTRADE veri tabanında yayımlanan yıl sonu verileriyle hazırladığı çalışmada bu sonuç ortaya kondu. Çalışmaya göre 50'den fazla Arjantin ürünü dünyanın başlıca ihracatçıları arasında yer aldı; bazı değer zincirleri küresel liderliğe ulaşırken bazıları ilk sıralardaki konumunu güçlendirdi. Ülkenin tarım ve gıda sektörü, ilk kez 10 milyar ABD dolarını aşan ihracat gerçekleştirdi.

AgriFuture Georgia 2026, Gürcistan Tarımında Küresel İş Birliklerine Odaklandı
Görsel kaynağı: Georgia Today · Özgün haber
Veri haberi

AgriFuture Georgia 2026, Gürcistan Tarımında Küresel İş Birliklerine Odaklandı

Gürcistan’ın başkenti Tiflis’te 30 Ekim’de düzenlenen AgriFuture Georgia 2026, tarım ve gıda sektöründe teknoloji, yatırım ve ticari iş birliğini gündeme taşıdı. NIADAGI Group tarafından Sheraton Grand Tbilisi Metechi Palace’ta düzenlenen uluslararası forum, Gürcü çiftçileri, tarım girişimcilerini, yatırımcıları, kamu temsilcilerini ve uluslararası şirketleri bir araya getirdi. Etkinliğe İtalya, Birleşik Krallık, Hollanda, Yunanistan, Almanya, İsviçre, ABD, Şili ve Moldova’dan temsilciler katıldı. Forum, geleneksel konferans sunumlarının ötesine geçerek doğrudan ticari görüşmelere odaklandı. Programda 110’dan fazla işletmeler arası toplantı planlandı. Yerel üreticilerin, ihtiyaçlarını ürün ve teknik uzmanlık sunan şirketlere doğrudan aktarabilmesi amaçlandı. İki ana oturumda sunumlar ve panel tartışması; sergi stantları ve bireysel iş görüşmeleriyle birlikte yürütüldü. Böylece tarım sektöründeki sorunların potansiyel tedarikçiler, teknik ortaklar ve uluslararası emtia ticareti şirketleriyle somut görüşmelere dönüştürülmesi hedeflendi. Açılış oturumunda NIADAGI Kurucusu Nikoloz Didebashvili, Gürcistan Çevre Koruma ve Tarım Bakan Yardımcısı Lasha Dolidze, Kırsal Kalkınma Ajansını temsilen Giorgi Avaliani ve TBC Bank’tan Mariam Kvilitaia yer aldı. “Tarımda Ana Pazarlar ve Yenilikler” başlıklı panelde RK Growers, Vivent Biosignals, Schrijnwerkers Plants B.V. ve NIADAGI temsilcileri konuştu. Görüşmelerde Gürcistan tarımının yalnızca üretim kapasitesiyle değil, rekabet gücü, teknoloji kullanımı ve uluslararası pazarlarla ticari bağlantılarıyla da geliştirilmesi ele alındı. NIADAGI, uluslararası tedarikçiler ve uzmanlarla ilişkileri üzerinden Gürcü üreticiler ile küresel tarım sektörü arasında aracı rol üstleniyor. Forumda tarımsal değer zincirinin farklı aşamalarına yönelik çözümler tanıtıldı. İsviçre merkezli Vivent Biosignals, sensörler ve yapay zekâ kullanarak bitkilerdeki stres belirtilerini görünür hale gelmeden önce izlemeye yönelik teknolojisini sundu. Almanya’dan exatrek, tarım makineleri için dijital yönetim ve telematik çözümlerini tanıttı. Birleşik Krallık’tan Haygrove tünel tipi sera ve kontrollü üretim sistemleriyle; İtalya’dan Agrintech koruyucu ağ ve filmlerle; Yunanistan’dan Thrace Group ise teknik tarım tekstilleriyle etkinlikte yer aldı. Bu ürün ve sistemler, yetiştirme koşullarının yönetimi, bitki korunması ve tarımsal işletmelerin operasyonlarını izleme başlıklarıyla ilişkilendirildi.

Brezilya’nın AB’ye Et İhracatı Mercosur Anlaşması Sonrası %170 Arttı
Görsel kaynağı: Agriland · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya’nın AB’ye Et İhracatı Mercosur Anlaşması Sonrası %170 Arttı

Brezilya Tarım Bakanlığı, Avrupa Birliği’ne yapılan et ihracat hacminin, AB-Mercosur ticaret anlaşmasının geçici uygulanmaya başlamasından bu yana %170 arttığını açıkladı. Anlaşmanın yürürlüğe girmesinin üzerinden 1 Kasım’da altı ay geçti. Düzenleme, Mercosur ülkelerinden AB’ye 99.000 ton ilave sığır etinin %7,5’lik indirimli tarife kapsamında alınmasına izin veriyor; bu uygulama altı yılda kademeli devreye girecek. Ayrıca 180.000 ton ek kanatlı eti daha düşük tarifeyle AB pazarına girebilecek. Brezilya’nın tarım ve gıda sektörü ihracatı da Mayıs-Eylül 2026’da değer bazında %14,8 arttı.

Rusya’da Tahıl Hasadı ve Buğday İhracatı İçin Yeni Tahminler
Görsel kaynağı: Agroinvestor · Özgün haber
Veri haberi

Rusya’da Tahıl Hasadı ve Buğday İhracatı İçin Yeni Tahminler

Rusya’da tarım gündeminde, tarım ve balıkçılık komplekslerinin 2030’a kadar kalkınma stratejisindeki hedeflerin güncellenmesi ile tahıl üretimi ve buğday ihracatına ilişkin yeni tahminler öne çıktı. Hükümet kararında temel ve muhafazakâr olmak üzere iki senaryo yer aldı. Önceki belgede tarım ve gıda sektörü üretimi 2020 ile karşılaştırılırken yeni metinde 2021 baz alındı; ihracat değerlendirmesi de karşılaştırılabilir fiyatlar yerine nominal fiyatlarla yapılacak. Rusagrotrans analitik merkezinin tahminine göre Rusya’nın buğday hasadı 89,8 milyon ton olacak. Bu miktar 2025’e göre 1,2 milyon ton daha düşük olsa da hasadın ülkenin en iyi beş sonucu arasına girmesi bekleniyor. Arpa üretiminin 19,2 milyon ton, mısır üretiminin 16,9 milyon ton ve baklagil üretiminin 5,3 milyon ton olması öngörülüyor. Toplam tahıl ve baklagil üretimi ise önceki yıla göre 4,5 milyon ton düşüşle 137,4 milyon ton olarak tahmin edildi. Buğdayın iç piyasa fiyatları eylül sonu ile ekim başında yükselmeye başladı. Analist Vladimir Petrichenko, fiyatların güçlü düşüşün ardından toparlandığını ve artışta ihracat piyasasındaki olumlu seyrin etkili olduğunu söyledi. Devlet müdahale fonu için tahıl alımlarının 29 Ekim’de başlaması planlandı; ilk gün toplam 18,9 bin ton buğday alınması öngörülüyor. Üreticiler akaryakıt, gübre, tohum ve makine bakım maliyetlerindeki yükselişin 2027 ekim kampanyası ile hasadını etkileyebileceğini belirtti. Rusya Tarım Bakanlığı, kışlık tahıl ekim giderlerinin bir bölümünü karşılamak üzere hektar başına sübvansiyon seçeneğini değerlendiriyor. FAS USDA da Rusya’nın 2026/27 sezonu buğday ihracatı tahminini 40 milyon tona indirdi. Elma hasadının yaklaşık 2,5 milyon ton olması beklenirken, resmi istatistiklere girmeyen satışlarla gerçek miktarın 3 milyon tona yaklaşabileceği aktarıldı.

Avrupalılar Yenilikçi Gıdaların Faydalarını Kabul Ediyor, ancak Tedirginlik Sürüyor
Görsel kaynağı: Cyprus Mail · Özgün haber
Veri haberi

Avrupalılar Yenilikçi Gıdaların Faydalarını Kabul Ediyor, ancak Tedirginlik Sürüyor

Avrupa Komisyonunun Özel Eurobarometre araştırması, Avrupalıların yenilikçi gıdaların tarım ve gıda üretimindeki olası faydalarını kabul etmesine rağmen bu ürünlere yönelik genel tutumun temkinli kaldığını ortaya koydu. Katılımcıların %51’i yenilikçi gıda ürünleri hakkında olumsuz görüş bildirirken, %39’u olumlu görüş belirtti. Katılımcıların %72’si ise yenilikçi gıdalar, bileşenler ve ürünler konusunda kendini yeterince bilgilendirilmiş hissetmediğini söyledi. Buna karşın katılımcıların %68’i, gıda inovasyonunun çiftçilere ve gıda üreticilerine iklim değişikliği, zararlılar, kaynak kıtlığı ve tedarik kesintileri gibi sorunlarla mücadelede ek araçlar sağlayabileceğini kabul etti. Avrupa Komisyonu, yenilikçi gıdaların ve ürünlerin Avrupa’nın gıda sisteminin dayanıklılığını ve hazırlık kapasitesini güçlendirebileceğini, üretim seçeneklerini artırabileceğini ve gıda güvenliğini destekleyebileceğini belirtti. Komisyon, bu potansiyelin AB’nin yüksek gıda güvenliği standartları korunarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Araştırmada en yüksek kabul düzeyi, kuraklığa, zararlılara veya aşırı hava koşullarına uyarlanmış bitkilerden elde edilen meyve ve sebzelerde görüldü. Katılımcıların %50’si bu ürünleri tüketme konusunda kendini rahat hissedeceğini söyledi. Kabul düzeyi yaş, eğitim, yerleşim yeri ve yenilikçi gıdalara aşinalığa göre de değişti. Bu ürünleri daha önce duyanların %59’u tüketim konusunda rahat olduğunu belirtirken, daha önce bilgi sahibi olmayanlarda oran %32’de kaldı. Yaş ve yerleşim yeri de tutumları etkiledi. 39 yaşın altındaki katılımcılarda yenilikçi gıdaları kabul oranı %50’nin üzerindeyken, 55 yaş ve üzerindekilerde %34 olarak ölçüldü. Büyük kentlerde yaşayanların yarısından fazlası modern tekniklerle geliştirilen gıdaları tüketme konusunda rahat olduğunu söyledi; köylerde ve kırsal bölgelerde bu oran %42 ile %46 arasında kaldı. Eğitim düzeyi yükseldikçe kabulün de arttığı görüldü. Bilgi düzeyi ile olumlu tutum arasında da belirgin bir ilişki saptandı. Kendini iyi bilgilendirilmiş hisseden katılımcıların %72’si yenilikçi gıdalar hakkında olumlu görüş taşırken, yeterince bilgilendirilmediğini düşünenlerde bu oran %27 oldu. Katılımcıların %85’i, ürünlerin açık adlara sahip olması ve nasıl üretildiği, neleri içerdiği ve nereden geldiği konusunda anlaşılır bilgi sunması gerektiğini belirtti. Araştırma, 22 Mayıs-24 Haziran 2026 tarihleri arasında 27 AB üyesinde, 15 yaş ve üzeri 26.456 kişiyle gerçekleştirildi. Bulguların gelecekteki politika, araştırma, inovasyon ve iletişim çalışmalarına katkı sağlaması bekleniyor.

Trump'ın İran'ı Tarım ve Gıda Girdileriyle Kuşatma Düşüncesi Üzerine Analiz
Görsel kaynağı: Mehr — Ekonomi · Özgün haber

Trump'ın İran'ı Tarım ve Gıda Girdileriyle Kuşatma Düşüncesi Üzerine Analiz

Konuk yazar ve tarım kalkınması analisti Hüseyin Şirzad'a göre savaşlar, iklim olayları ve jeopolitik parçalanma aynı anda etkili olarak küresel gıda krizi riskini büyütüyor. Analizde Rusya-Ukrayna savaşının iki ülkenin tarımsal ihracatını aksattığı, İran'a yönelik savaş ve Hürmüz Boğazı'ndaki süregelen kapanmanın gübre taşımacılığını sınırladığı, güçlü bir El Niño olasılığının ise geniş bölgelerde kuraklık ve ürün kaybı yaratabileceği savunuluyor. Bu gelişmelerin gıda fiyatlarından daha geniş bir güvenlik zincirine işaret ettiği belirtiliyor. Yazara göre enerji, kimyasal gübre, deniz taşımacılığı ve gıda üretimi birbirinden ayrı başlıklar değil, ulusal güvenliğin birbirine bağlı unsurlarıdır. Hürmüz Boğazı'nda gemi geçişlerinin aksaması petrol ve gazın yanı sıra gübre ile bu gübrelerin hammaddelerinin ticaretini de etkileyebilir. Doğal gazın üre, yani azotlu gübre üretiminde önemli bir girdi olması nedeniyle enerji fiyatlarındaki artış ve gübre ihracatındaki kısıtlamalar, çiftçileri daha az gübre kullanmaya iterek verimi düşürebilir. Analiz, baskının hayvansal üretime de aktarılabileceğini belirtiyor. Mısır, soya küspesi, enerji ve taşımacılık maliyetleri et ile yumurta üretiminin başlıca giderleri arasında gösteriliyor. Bu nedenle yem ve diğer girdilerdeki sıkışma, kanatlı, yumurta ve diğer hayvansal ürünlerin üretim maliyetini artırabilir. Bununla birlikte etkinin şiddetinin ülkeye, mevcut stoklara ve kullanılabilecek alternatif güzergâhlara göre değişeceği vurgulanıyor. İthalata bağımlı ve düşük gelirli ülkelerin gıda enflasyonu ile tüketimde daralma açısından daha kırılgan olabileceği, güçlü iç tarıma ve yeterli rezervlere sahip ülkelerin ise daha dayanıklı kalabileceği ifade ediliyor. Yazar, Avrupa Birliği'nin artan belirsizlik karşısında tarım sektörüne desteği artırırken daha içe dönük ve kısıtlayıcı bir çizgiye yöneldiğini değerlendiriyor. Bu yaklaşım kısa vadede siyasi istikrar sağlayabilse de gerekli girdilere erişimi ve uzun vadeli ihracat fırsatlarını sınırlayabilir. İran ise analizde iki yönlü bir konumda ele alınıyor: Hürmüz Boğazı'na yakınlığı ülkeye enerji ve ticaret yolları bakımından pazarlık gücü sağlayabilir; ancak yaptırım, ticaret kısıtları ve artan ekonomik maliyet risklerini de yükseltebilir. Orta Asya içinse tahıl, gübre, yem, enerji ve alternatif ticaret yollarının birlikte değerlendirilmesi öneriliyor. Kaynak, 2022'de Birleşmiş Milletler ve Türkiye'nin kolaylaştırdığı anlaşmanın Rusya ile Ukrayna'dan tahıl ve gübre akışını alternatif güzergâhlarla sürdürdüğünü hatırlatıyor.

Jordbruksverket, 2028-2034 Dönemi İçin Yeni Tarım ve Balıkçılık Destekleri Önerdi
Görsel kaynağı: Lantbruksnytt · Özgün haber
Veri haberi

Jordbruksverket, 2028-2034 Dönemi İçin Yeni Tarım ve Balıkçılık Destekleri Önerdi

İsveç’te Jordbruksverket, 2028-2034 döneminde tarım, kırsal alan, balıkçılık ve su ürünleri yetiştiriciliğine verilecek desteklerin nasıl düzenlenebileceğine ilişkin önerilerini hükümete sundu. Öneriler; rekabet gücünün artırılması, gıda üretiminin güçlendirilmesi ve çevre ile iklim hedeflerine katkı sağlanmasının yanı sıra işletmeler ve destek yararlanıcıları için mevzuat ile idari süreçlerin basitleştirilmesini amaçlıyor. Çalışma, Avrupa Komisyonunun her üye ülke için birden fazla politika alanını tek bir ulusal ve bölgesel ortaklık planında birleştirme önerisi doğrultusunda hazırlandı. Böylece mevcut dönemde farklı fon ve programlara ayrılan yapının daha koordineli bir sisteme dönüştürülmesi hedefleniyor. Jordbruksverket’in tarım ve kırsal alan önerileri arasında alan ve hayvan temelli destekler ile proje ve yatırım destekleri bulunuyor. Kurum ayrıca daha fazla çevre ödemesinin bir yıllık uygulanmasını, bazı desteklerde daha az ve daha açık koşul kullanılmasını ve proje ile yatırımlarda basitleştirilmiş maliyet seçeneklerinin yaygınlaştırılmasını öneriyor. Balıkçılık ve su ürünleri yetiştiriciliği için önerilen sistemin, sürdürülebilir su ürünleri üretimini ve İsveç’in uzun vadeli gıda arzını desteklemesi bekleniyor. Düzenlemelerin gereksiz bilgi sunma yükünü azaltması, kuralların anlaşılmasını kolaylaştırması ancak denetim ve hukuki güvenlikten taviz vermemesi öngörülüyor. Jordbruksverket, önerilerin mevcut sektör ihtiyaçları, önceki dönem deneyimleri, Avrupa Komisyonunun taslak mevzuatı ve çevre, iklim ile gıda politikası hedefleri temelinde hazırlandığını belirtiyor. Bununla birlikte metin, uygulanacak desteklere ilişkin nihai karar anlamına gelmiyor. Son planı İsveç hükümeti hazırlayacak; kararlar Avrupa Birliği’nin çok yıllı bütçesi, ulusal eş finansman ve devam eden mevzuat müzakerelerine bağlı olacak. İsveç’in plan önerisini Avrupa Komisyonuna 2027 yazında sunması bekleniyor.

Slovakya Gıda Sanayisinde İstihdam İkinci Çeyrekte %0,9 Arttı
Görsel kaynağı: Teraz.sk — TASR · Özgün haber
Veri haberi

Slovakya Gıda Sanayisinde İstihdam İkinci Çeyrekte %0,9 Arttı

Slovakya gıda sanayisinde 2026'nın ikinci çeyreğinde 34.470 kişi çalıştı. Çalışan sayısı, 2025'in aynı dönemine göre %0,9 arttı. Verileri Slovak Tarım ve Gıda Odası (SPPK) Sözcüsü Jana Holéciová, TASR'a açıkladı. En yüksek artış, doğal maden suyu şişeleme ve alkolsüz içecek üretiminde görüldü; bu alanlarda istihdam %30,7 yükseldi. Kanatlı üretimi ve konservesinde artış %22,9 olurken, bitkisel ve hayvansal yağlarla katı yağ üretiminde çalışan sayısı %61,9, değirmencilik ürünlerinde ise %43,3 azaldı.

Hindistan’ın Biyoekonomisi 2025’te 195.3 Milyar Dolara Ulaştı
Görsel kaynağı: AgroKavkaz · Özgün haber
Veri haberi

Hindistan’ın Biyoekonomisi 2025’te 195.3 Milyar Dolara Ulaştı

Hindistan Bilim ve Teknoloji Bakanlığı ile India Bioeconomy Report gibi resmî raporlara dayandırılan verilere göre, ülkenin biyoekonomisinin hacmi 2025’te 195.3 milyar dolara ulaştı. Sektörün hacmi 2014’teki 10 milyar dolardan 2024’te 165.7 milyar dolara yükselmişti. Biyoekonomide en büyük pay biyosanayi ve biyofarmasötik ürünlere ait. Biyoyakıtları da kapsayan biyosanayi %47, biyofarmasötikler ise %35 payla öne çıkıyor. Hindistan’ın aşı üretimindeki konumunu da güçlendirdiği belirtiliyor. Benzine etanol karıştırma oranı 2025’te %20’ye çıkarıldı; böylece bu hedefe ilişkin takvim beş yıl önce tamamlandı. Oran 2014’te %1.5’ti. Program kapsamında çiftçilerin etanol hammaddesi tedariki için 182.9 milyar ABD doları aldığı aktarılıyor. Biyoekonomi, biyolojik kökenli yenilenebilir hammaddelerin işlenmesiyle gıda, enerji, biyomalzeme ve sanayi ürünleri üretilmesini kapsıyor. Tarım, ormancılık ve gıda sanayisi atıklarının ekonomik değeri bulunan ürünlere dönüştürülmesi de bu yaklaşımın parçası olarak tanımlanıyor. Hindistan, biyoekonomi hacmini 2030’a kadar 300 milyar dolara çıkarmayı planlıyor.

Üsküp’te Tarımda Dijitalleşme ve Yapay Zekânın Zorunluluk Olduğu Vurgulandı
Görsel kaynağı: Republika · Özgün haber
Veri haberi

Üsküp’te Tarımda Dijitalleşme ve Yapay Zekânın Zorunluluk Olduğu Vurgulandı

Kuzey Makedonya’nın Üsküp kentindeki Gazi Baba Belediyesi’nde düzenlenen AB Projeleri Agroexpo 2026 etkinliğinde dijitalleşme, yapay zekâ ve modern teknolojilerin tarımda artık tercih değil zorunluluk olduğu belirtildi. Üreticileri, bilim çevrelerini ve işletmeleri bir araya getiren etkinlikte modern mekanizasyon, dijital çözümler ve Avrupa projeleri Kuzey Makedonyalı üreticilerin incelemesine sunuldu. Organizasyonda 21 proje tanıtıldı ve etkinliğin ertesi gün de sürmesi planlandı. Konuşmacılar, yeniliklerin gerçek değerinin yalnızca teknoloji geliştirilmesiyle değil, bu çözümlerin gıda üreticilerinin erişimine sunulması ve daha kolay, verimli ve rekabetçi üretim yapmalarına katkı sağlamasıyla ortaya çıkacağını söyledi. Tarım sektörünün iklim değişikliği, iş gücü eksikliği, artan üretim maliyetleri ve pazarlardaki rekabet baskısıyla karşı karşıya olduğu ifade edildi. Bu koşullarda bilgiye erişim, kaynakların daha verimli kullanılması ve üretim maliyetlerinin düşürülmesi öne çıkan ihtiyaçlar arasında gösterildi. Kuzey Makedonya Tarım, Orman ve Su İşleri Bakanı Borçe Serafimovski, bilimsel bilgilerin tarım işletmelerine yönelik politikalar ve destek tedbirleriyle sistematik biçimde ilişkilendirilmesi gerektiğini belirtti. İş dünyası temsilcileri ise teknoloji yatırımlarının tek başına yeterli olmayacağını; uygun finansman, hibe programları, eğitim ve bilim ile işletmeler arasında daha güçlü iş birliğine ihtiyaç bulunduğunu savundu. Üniversitelerin teorik araştırmaların yanı sıra elde edilen bilgileri sanayiye aktarması ve uygulamaya hazır mezunlar yetiştirmesi gerektiği vurgulandı. Etkinlikte gençlerin tarıma yönelmesi de gündeme geldi. Tarım fakülteleri ile şirketler arasında daha güçlü bağlar kurulması, öğrencilere burs ve ücretli staj sağlanması ve mezuniyet sonrasında güvenli istihdam olanakları oluşturulması önerildi. Konuşmacılar, modern tarımın yalnızca makine ve teknoloji yatırımlarıyla kurulamayacağını, bu araçları kullanabilecek eğitimli ve yetkin kadrolara da ihtiyaç olduğunu belirtti. Avrupa Birliği destekli projelerin, bilgiyi ve yeni teknolojileri üreticilerin kullanabileceği pratik çözümlere dönüştürme fırsatı sunduğu ifade edildi. Etkinlikte tarımsal drone hizmetleri de tanıtıldı. Drone kullanımının arazilerin taranması, toprak analizlerinin yapılması, besin maddesi eksikliği veya fazlalığı bulunan alanların belirlenmesi, gübreleme ve bitki koruma uygulamalarının hedefli yürütülmesi için kullanılabildiği anlatıldı. Bu yöntemle preparat ve su kullanımında tasarruf sağlanabileceği, uygulama hızının artırılabileceği ve ürünlerin ezilmesinden kaynaklanan kayıpların önlenebileceği belirtildi. Kaynakta, Kuzey Makedonya’da tarımsal drone hizmeti sunan yaklaşık beş firma bulunduğu aktarıldı. Space Park Skopje alanının gelecek yılın şubat ayına kadar tamamen donatılmasının planlandığı bildirildi.

Moldova’da Tarım Araçları İçin Avrupa Güvenliği Standartları Zorunlu Olacak
Görsel kaynağı: AgroTV Moldova · Özgün haber
Veri haberi

Moldova’da Tarım Araçları İçin Avrupa Güvenliği Standartları Zorunlu Olacak

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Moldova Parlamentosu, traktörler, römorklar ve diğer tarım ile orman araçları için tip onayı ve piyasa denetimi kuralları getiren yasa tasarısını ikinci okumada kabul etti. Düzenlemeye göre bu araçlar piyasaya sunulabilmek, tescil edilebilmek veya kullanıma alınabilmek için Avrupa güvenliği standartlarına uymak ve uygunluk sertifikası taşımak zorunda olacak. Tarım ve Gıda Sanayisi Bakanlığı tarafından hazırlanan düzenleme, araçların tasarım, üretim ve montajına ilişkin şartlar belirliyor. Kurallar; işletme güvenliği, çevrenin korunması ve iş yerinde güvenlik koşullarını kapsayacak. Uygunluk sertifikası, aracın yasal gerekliliklere uyduğunu ve kullanıcıların sağlığı ile güvenliği açısından tehlike oluşturmadığını gösterecek. Hükümet, tip onayı ile piyasa gözetiminden sorumlu makamları belirleyecek veya kuracak. Uluslararası düzenlemelere göre verilen tip onaylarının yanı sıra AB’de düzenlenen onaylar da Moldova’da işlemler tekrarlanmadan tanınacak. İkinci el araçlar, paletli traktörler, özel amaçlı traktörler ve bazı römorklar için basitleştirilmiş bir prosedür uygulanacak; bu yolla onaylanan araçlar yalnızca Moldova’da kullanılabilecek. Düzenlemenin uygulanması için yaklaşık 3,46 milyon Moldova leyi maliyet öngörülüyor. Kaynak, tip onayı ve piyasa denetim makamlarının kurulması, teknik hizmetin belirlenmesi ve donatılması ile akreditasyon çalışmaları için kullanılacak. Maliyetlerin devlet bütçesi ve mevcut dış teknik yardımla karşılanması planlanıyor. Yeni hükümler, Resmî Gazete’de yayımlandıktan 48 ay sonra yürürlüğe girecek.

Kanada'da Tarım Dizeli İçin İade Talebi Gündemde
Görsel kaynağı: RealAgriculture · Özgün haber

Kanada'da Tarım Dizeli İçin İade Talebi Gündemde

Uzayan hasat döneminde dizel fiyatlarının rekor seviyelere ulaşması, Kanada'daki bazı üretici gruplarını konuyu hükümetin gündemine taşımaya ve çiftçilere iade ödemesi yapılmasını istemeye yöneltti. RealAgriculture, tarımda ve gıda üretiminde kullanılan dizele iade verilip verilmemesini haftanın anket sorusu olarak sunuyor. Yüksek dizel fiyatlarının arkasındaki etkenler arasında Rusya-Ukrayna ile ABD-İran arasındaki savaşlar gösteriliyor. Bu çatışmaların kısa vadede çözülmesinin beklenmediği, yüksek maliyetlerin muhtemelen ekim dönemine kadar sürebileceği belirtiliyor.

Moldova'da Şeker Pancarı Üreticileri Acil Görüşme ve Sübvansiyon Takvimi İstiyor
Görsel kaynağı: NewsMaker Moldova · Özgün haber
Veri haberi

Moldova'da Şeker Pancarı Üreticileri Acil Görüşme ve Sübvansiyon Takvimi İstiyor

Moldova Şeker Pancarı Üreticileri Birliği, sektörün geleceğini ve vaat edilen sübvansiyonların ödenmesini görüşmek üzere hükümet yetkilileriyle acil toplantı talep etti. Birlik, 29 Ekim’de yaptığı açıklamada toplantının 6 Kasım’a kadar gerçekleştirilmemesi durumunda kamu kurumlarının merkezlerine giderek yanıt isteyeceklerini ve diğer çiftçilerin protestolarına katılacaklarını bildirdi. Üreticilerin başvurusu Başbakan Vasile Tofan’a, Tarım ve Gıda Sanayisi Bakanı Eugeniu Osmochescu’ya ve Parlamento’nun tarım ile ekonomi komisyonlarının başkanlarına gönderildi. Belge ayrıca “Forța Fermierilor” ve Ulusal Yağlı Tohum Üreticileri Birliği’ne iletildi. Birlik, 29 Eylül’de şeker pancarı yetiştiricilerine yönelik mali destek çağrısının başlatılmasını istediğini, 21 Ekim’de tarım kuruluşlarının yaptığı ortak başvurunun da yetkililer tarafından yanıtlanmadığını savundu. Üreticiler, yürürlükteki bir düzenlemenin uygulanmasını istediklerini ve 2025-2026 döneminde şeker pancarı ekerken devletin bu taahhüdüne güvendiklerini belirtti. Birliğe göre talep edilen ödemeler için 30–40 milyon Moldova leyi gerekiyor. Bu tutarın, şeker pancarı sektörünün kamu bütçesine yıllık katkısının onda birinden az olduğu ifade edildi. Birlik ayrıca sektörün, çoğunlukla Moldova’nın kuzeyindeki köylerde yaklaşık 3.500 kişiye istihdam sağladığını ve yaklaşık 130 milyon avroluk yatırımı değerlendirdiğini bildirdi. Üreticiler, toplantıda 2026 yılına ait desteğin ödenmesi ile destek çağrısının başlatılması için bir takvim oluşturulmasını ve ödemenin 31 Aralık’a kadar yapılmasını talep ediyor. İç şeker piyasasının dengelenmesi için ithalatın düzenlenmesi de istekler arasında yer alıyor. Birlik, görüşme yapılmazsa üyelerinin basın eşliğinde hükümet, Tarım ve Gıda Sanayisi Bakanlığı ile Parlamento’ya organize şekilde gideceğini açıkladı. Birlik, vaat edilen ödemelerin yapılmaması halinde Moldova’nın 2027’de yerli üretim şekeri olmadan kalabileceği uyarısında bulundu. NewsMaker’ın haber yayımlandığı sırada hükümetten konuya ilişkin yanıt alınamadı. Tarım ve Gıda Sanayisi Bakanlığı ise 2 Ekim’de, bazı sübvansiyon biçimlerinde kullanılmayan fonların 2025’te yapılan tamamlayıcı ödeme başvurularına aktarılacağını ve kararın 3.700’den fazla çiftçiyi kapsadığını duyurmuştu.

Moldova’da Şeker Pancarı Üreticilerinden Protesto Sinyali
Görsel kaynağı: Realitatea.md · Özgün haber
Veri haberi

Moldova’da Şeker Pancarı Üreticilerinden Protesto Sinyali

Moldova’daki şeker pancarı üreticileri, taleplerine yanıt verilmemesi hâlinde hükümet, Tarım ve Gıda Sanayisi Bakanlığı ile Parlamento önünde taleplerini doğrudan ileteceklerini veya çiftçi protestolarına katılacaklarını açıkladı. Açıklama, Moldova Şeker Pancarı Üreticileri Birliği (APSZM) tarafından yapıldı. APSZM, Başbakan, tarım bakanı ve Parlamento’nun ilgili komisyonlarının katılımıyla acil toplantı yapılmasını istedi. Birlik, toplantının beş gün içinde ve en geç 6 Kasım 2026’ya kadar düzenlenmesini talep ediyor. Görüşmede şeker pancarı sektörünün geleceğine ilişkin açık ve resmî açıklama bekleniyor. Üreticiler, 2026 yılı şeker pancarı için eşleştirilmiş ödemelerin yapılıp yapılmayacağının ve başvuru, onay ile ödeme takviminin açıklanmasını istiyor. Ayrıca pancarda KDV oranının %12’ye çıkarılmasının gerekçesini soran APSZM, diğer bazı tarım ürünlerinde uygulanan %8’lik orana dönülmesini talep ediyor. İç şeker piyasasının dengelenmesi ve ithalatın düzenlenmesi de talepler arasında yer alıyor. Birlik, eylül ayında hükümet, Tarım Bakanlığı ve Parlamento’ya yaptığı başvurulara yanıt alamadığını belirtti.

Moldova’da Çiftçiler Tarım Odalarının Kurulmasına Karşı Çıkıyor
Görsel kaynağı: AgroTV Moldova · Özgün haber
Veri haberi

Moldova’da Çiftçiler Tarım Odalarının Kurulmasına Karşı Çıkıyor

Moldova’da tarım odalarının oluşturulmasına yönelik itirazlar sürerken, yeni sistemin ilk bölgesel yapılarının kurulma süreci devam ediyor. Tarım odalarının organizasyonu ve işleyişine ilişkin yasa 1 Ocak 2026’da yürürlüğe girdi. Moldova Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Sergiu Harea, bölgesel tarım odalarının kurulmasının siyasi bir karar olduğunu söyledi. Harea’ya göre Ticaret ve Sanayi Odası üyesi 280 tarım şirketi, mevcut yapıların yerine yeni tarım odalarının oluşturulmasını istemiyor. Çiftçiler ise ödemek zorunda kalacakları aidatların yüksek olacağını ve bunun işletmeler açısından mali yük yaratacağını belirtiyor. Harea, tarım odalarının üstleneceği bazı görevlerin hâlihazırda sektörel dernekler ile Ticaret ve Sanayi Odası tarafından yürütüldüğünü savundu. Moldova’da benzer hizmetler sunan birden fazla yapı oluşturmak yerine tek bir oda kurumu ya da mevcut kurumlarla birlikte çalışacak bir yapı kurulması gerektiğini belirten Harea, Tarım Bakanlığı ile tarım sektörünü temsil eden iş çevreleri arasında uzlaşma sağlanmasını umduğunu ifade etti. Harea’ya göre böyle bir uzlaşma, tarımsal işletmelerin gelişimini destekleyecek ortak bir kurumsal ilişki kurulmasına imkân sağlayabilir. Tarım odalarının nasıl çalışacağı ve gelirlerinin hangi kaynaklardan karşılanacağı da eleştirilerin başlıca konuları arasında yer alıyor. Harea, tarım alanında deneyimli çalışanları sistemde tutmak için rekabetçi ücretler ödenmesi gerektiğini, sektörde iş gücü ve uzman açığı bulunduğunu söyledi. Genel giderlerin önemli ölçüde arttığını belirten Harea, bu koşulların kurumların çalışan istihdam etmesini ve ekonomik aktörlere hizmet sunmasını zorlaştırdığını dile getirdi. Tarım ve Gıda Sanayisi Parlamento Komisyonu Başkanı Serghei Ivanov da tarım odalarını güvenilir bulmadığını ve bu yapıların ülke bütçesine olumlu katkı sağlayacağını düşünmediğini belirtti. Forța Fermierilor Derneği Başkanı Vadim Ciobanu, tarım odalarının işletilmesi için onlarca milyon ley gerekeceğini ve bu paranın bir bölümünün çiftçiler tarafından karşılanacağını söyledi. Dernek, tarım odalarının faaliyete geçmesine karşı çıkıyor. Ciobanu ayrıca çiftçilerin üye olmaya zorlanacağını, üye olmayanların sübvansiyonlara erişemeyeceğini ve yüksek aidat ödemek zorunda kalacağını öne sürdü. Resmî çerçeveye göre ise devlet, tarım odalarının kurulmasını ve kurumsallaşmasını kolaylaştıracak; odalar faaliyetlerinde özerk olacak. Finansman için ücretli danışmanlık hizmetleri, kırsal kalkınma sübvansiyonları, bağışlar, üyelik aidatları, sponsorluklar ve diğer yasal kaynaklar öngörülüyor. Bakanlık, odaların mevcut sektörel derneklerin veya Ticaret ve Sanayi Odasının yerine geçmeyeceğini, bu yapılarla tamamlayıcı biçimde çalışacağını bildiriyor.