DÜNYADAN HABERLER

İklim ve Çevre

Dış basından iklim ve çevre haberleri ve gelişmeler.

22 kayıt · Güncelleniyor…

Irak’da 10 Bin Ağaç İçin Kamu ve Gönüllü Ağaçlandırma Kampanyası
Görsel kaynağı: Al-Mada · Özgün haber

Irak’da 10 Bin Ağaç İçin Kamu ve Gönüllü Ağaçlandırma Kampanyası

Irak’ın Anbar vilayetinde yeşil alanları artırmak amacıyla 10 bin ağacın dikilmesini içeren bir plan yürütülüyor. Irak Çevre Bakanlığının bu yılki ikinci ağaçlandırma kampanyası kapsamında dikimlerin vilayetin çeşitli ilçeleri, Vefa nahiyesi ve bazı okullarda yapılacağı belirtildi. Bakanlığın meyve ağaçları kampanyasında ise özellikle incir ve zeytin ağaçlarının üniversitelere ve kamu kurumlarına dikilmesi planlanıyor. Çevre Bakanlığı yetkilisi Kays Nacih’in aktardığına göre meyve ağaçları kampanyasının 8 Kasım saat 10.00’da Irak’ın tüm vilayetlerinde başlatılması öngörülüyor. Kampanyaların finansmanı Çevre Koruma ve İyileştirme Fonu tarafından sağlanacak. Ancak çevre uzmanları, ağaç dikiminin tek başına yeterli olmadığını; fidanların sulanması, bakımının yapılması, gübrelenmesi ve yabancı otlarla tarımsal zararlılara karşı korunması için sürekli sorumlu bir yapıya ihtiyaç bulunduğunu belirtiyor. Anbar’daki çöl bölgelerinin iklim ve çevre koşullarının birbirinden farklı olduğu, bu nedenle tür seçiminin bölgeye göre yapılması gerektiği ifade ediliyor. Irak’ın Ürdün ve Suriye sınırlarına uzanan daha ılıman bölgelerinde zeytin, incir ve Antep fıstığı; Suudi Arabistan yönündeki bölgelerde ise hurma ve incir yetiştirilebileceği belirtiliyor. Okaliptüs de düşük maliyeti ve tuzluluk, susuzluk, yüksek sıcaklık, don ve zorlu iklim koşullarına dayanıklılığı nedeniyle uygun türler arasında gösteriliyor. Ramadi merkezli Uluslararası İnsanlık Platformu gönüllü ekibi, yıllar içinde Irak’ın farklı bölgelerinde yaklaşık 7 bin ağaç diktiğini bildiriyor. Tamamen gönüllü çalışan ve sabit devlet finansmanı bulunmayan ekibin, destek sağlanması halinde diğer vilayetlerde orman, bahçe ve kamusal parklar oluşturmayı hedeflediği aktarılıyor. Ekibin girişimleri arasında, yangınlardan zarar gören alanlar için Türkiye’nin Antalya kentinde yürütülen çalışmalar da yer alıyor.

Hollanda’daki Merkez, Yapay Zekâyla Kuraklığa Dayanıklı Bitkileri Belirliyor
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber
Veri haberi

Hollanda’daki Merkez, Yapay Zekâyla Kuraklığa Dayanıklı Bitkileri Belirliyor

Hollanda’daki Bitki Ekofenotipleme Merkezi (NPEC), kuraklık, yüksek sıcaklık, tuzluluk ve hastalık gibi zorlu koşullarda daha iyi gelişen bitkileri belirlemek için yapay zekâ, robotlar, sensörler ve üç boyutlu kameralar kullanıyor. Wageningen ve Utrecht üniversitelerinin ortak işlettiği merkezde binlerce bitkinin gelişimi izlenerek, dayanıklılıkla ilişkili fiziksel ve fizyolojik özelliklerin ortaya çıkarılması amaçlanıyor. Elde edilen sonuçların yeni tarım çeşitlerinin geliştirilmesinde kullanılabilecek bilgiler sağlaması bekleniyor. Merkezin otomatik yetiştirme sistemi, deneylerin gerektirdiği miktarlarda su ve besin sağlayabiliyor. Seralarda marul, patates ve domates gibi türler sürekli izlenirken bitkilerin büyümesi, kök gelişimi, su tüketimi ve farklı çevresel koşullara verdiği tepkiler kaydediliyor. Sıcaklık, ışık, nem, karbondioksit yoğunluğu, toprak özellikleri, mikroorganizmalarla etkileşim, bitkiler arasındaki rekabet ve hastalıklara dayanıklılık da ölçülen göstergeler arasında yer alıyor. Ekofenotipleme yaklaşımı, bitkilerin toprak üstündeki ve kök bölgesindeki özellikleriyle performansını kontrollü ortamlarda veya tarla koşullarında nicel ve otomatik biçimde değerlendirmeye dayanıyor. Araştırmacılar bu ölçümleri bitkilerin genetik bilgileriyle ilişkilendirerek belirli koşullarda daha iyi performans gösteren genotipleri saptayabiliyor. Bu özellikler, ıslah programlarının kuraklık, tuzluluk ve hastalıklara daha uyumlu materyalleri daha erken seçmesine yardımcı olabiliyor. Merkezdeki çalışma, bitkilerin yalnızca nihai verimini değil, gelişim süreci boyunca çevresel strese nasıl tepki verdiğini de izliyor. Bu sayede ıslah programlarında sonraki aşamalarda test edilmesi gereken çeşit sayısının azaltılmasına ve yeni çeşitlerin geliştirilmesi için gereken sürenin kısaltılmasına katkı sağlanması hedefleniyor. Ancak yapay zekâ ve otomasyonla elde edilen sonuçların gerçek tarla koşullarında doğrulanması gerekiyor. NPEC’in altyapısı diğer ülkelerden araştırmacıların kullanımına da açık. Merkez, Brezilya’daki Campinas Eyalet Üniversitesi’ne bağlı Bitkilerin Moleküler Islah Merkezi ile bilimsel iş birlikleri yürütüyor. Bu çalışmalardan biri, otomatik kök fenotipleme sistemiyle bakteriler ve tahıllar arasındaki etkileşimi inceliyor.

Arjantin’in Çekirdek Tarım Bölgesinde Dolu En Az 16.000 Hektarı Etkiledi
Görsel kaynağı: La Nación · Özgün haber
Veri haberi

Arjantin’in Çekirdek Tarım Bölgesinde Dolu En Az 16.000 Hektarı Etkiledi

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Arjantin’in çekirdek tarım bölgesinde son fırtınalar en az 16.000 hektarlık ekili alanı etkiledi. Rosario Ticaret Borsası’nın (BCR) değerlendirmesine göre kasım ayının ilk günlerinde yağışlar daha sık ve şiddetli hale gelirken, özellikle Córdoba’nın güneydoğusu ile Santa Fe’nin bazı kesimlerinde dolu, güçlü rüzgâr ve kısa sürede yoğun yağış görüldü. BCR, bazı bölgelerde yağış miktarının 70 ila 130 milimetre arasında değiştiğini, güneydoğu Córdoba’daki teknik ekiplerin ise 100 milimetrenin üzerinde ölçümler bildirdiğini belirtti. María Teresa’da 103, Godeken’de 82 milimetre yağış kaydedilirken, kurumun en karmaşık olarak nitelediği salı günkü fırtınaya çok şiddetli rüzgârlar ve dolu eşlik etti. Monte Buey ve Corral de Bustos çevresinde rüzgârın yatırdığı buğdaylar, tamamen zarar gören mısır parselleri ve yeniden ekim gerektirip gerektirmediği değerlendirilecek yeni çıkmış soya parselleri bildirildi. Dolu kaynaklı etkiler Córdoba’da Justiniano Posse, Sacanta, Oncativo, Río Tercero ve Embalse çevresinde; Santa Fe’de ise Armstrong, Bustinza, Timbúes, Pueblo Andino, Lucio V. López ve Salto Grande yakınlarında raporlandı. Radar verilerine dayanan ön değerlendirme, 55 dBZ ve üzeri yansıtıcılığa sahip 15.600 hektarlık potansiyel maruziyet alanı belirledi; bunun 2.300 hektarında 60 dBZ ve üzeri daha yoğun fırtına çekirdekleri kaydedildi. BCR, bu rakamların ürünlerdeki doğrudan zararı değil, olaydan potansiyel olarak etkilenmiş alanı gösterdiğini vurguladı. Kuruma göre buğdayda don, fusarium ve dolu verim beklentileri üzerinde belirsizlik yaratırken, bölgede birinci ürün soya ekimi 500.000 hektara ulaştı ve öngörülen alanın %30’unu oluşturdu.

Hindistan’da FSSAI, 3.280 Ton Gıdaya El Koydu
Görsel kaynağı: Business Standard · Özgün haber
Veri haberi

Hindistan’da FSSAI, 3.280 Ton Gıdaya El Koydu

Hindistan Gıda Güvenliği ve Standartları Kurumu (FSSAI), 1 Eylül-5 Kasım arasında eyaletler ve Birlik Toprakları genelinde yürütülen yoğun denetimlerde 3.280 metrik ton gıda ürününe el koydu. Kurum, el konulan ürünlerin değerini 818 milyon Hindistan rupisi olarak açıkladı. Denetimler 56.000’den fazla gıda işletmesini kapsadı. FSSAI, denetimler sırasında 10.047 iyileştirme bildirimi düzenledi, 1.133 gıda lisansını askıya aldı, 52 lisansı iptal etti ve 312 işletmeyi mühürledi. Kurum ayrıca 43.939 numune topladı; bunların 23.648’ini analiz etti ve 2.273’ünü standartlara uygun bulmadı. İncelemeler sonucunda 410 kovuşturma başlatıldı. El konulan ürünler arasında yağlar, süt ve süt ürünleri, fırın ürünleri, çikolata, dondurma, namkeen, hediye sepetleri ve paketli gıdalar yer aldı.

Sırp Cumhuriyeti’nde Meyve Üretimi Verimli, Kuraklık Kaliteyi Düşürdü
Görsel kaynağı: Nezavisne novine · Özgün haber
Veri haberi

Sırp Cumhuriyeti’nde Meyve Üretimi Verimli, Kuraklık Kaliteyi Düşürdü

Bosna-Hersek'teki Sırp Cumhuriyeti'nde bu yıl meyvecilikte son on yılın en verimli sezonlarından biri yaşanırken, uzun süren kuraklık özellikle elma ve armutların kalitesini olumsuz etkiledi. Gradiška'da düzenlenen Sırp Cumhuriyeti Meyveciler Birliği yıllık genel kurulunda, rekoltenin planlanan 40 bin tonun altında kalacağı belirtildi. 13 yerel topluluktan üreticilerin temsilcileri, kuraklığın sulama altyapısına duyulan ihtiyacı yeniden ortaya koyduğunu söyledi. Üreticiler ve ilgili bakanlığın sulama sistemlerinin kurulması için kaynak bulması gerektiği, bu sistemler olmadan Sırp Cumhuriyeti'ndeki tarım sektörünün geleceğinin belirsiz olduğu ifade edildi. Birlik Başkanı Dragoja Dojčinović, gelecek yıl meyvecilik bütçesinin mevcut 5 milyon KM'den 7-8 milyon KM'ye çıkarılmasını ve satılan meyve için sabit tutarlı sübvansiyon uygulanmasını talep edeceklerini açıkladı. Üreticiler ayrıca traktör alımına ilişkin sermaye yatırımı tedbirlerinin gözden geçirilmesini istiyor. İş gücü açığına karşı kendinden hareketli hasat platformları için de sübvansiyon talep edilecek. Dojčinović'e göre bu platformlarla 6-8 işçi günde 20 ton meyve toplayabiliyor; bu miktar mevcut kapasitenin dört-beş katına karşılık geliyor.

Fransa’da Satın Alma Gücü Baskısı Gıda Tüketimini Zorluyor
Fotoğraf: STEPHANE DE SAKUTIN / AFP · Özgün haber
Veri haberi

Fransa’da Satın Alma Gücü Baskısı Gıda Tüketimini Zorluyor

Fransa’da satın alma gücü krizinin tüketici davranışlarını belirgin biçimde değiştirdiğini söyleyen Groupement Mousquetaires Başkanı Thierry Cotillard, hanelerin marketlere daha sık geldiğini ancak her ziyarette ortalama olarak 2025’e kıyasla bir ürün daha az aldığını belirtti. Cotillard, bu eğilimin güçlü toplumsal kırılma ve hayat pahalılığıyla bağlantılı olduğunu savundu. Cotillard’a göre tüketiciler pahalı veya keyif ürünleri yerine temel ihtiyaçlara yönelirken market markalarına ve promosyonlara ilgilerini artırıyor. Promosyonlu satışların bazı mağazalarda cironun %20’sini oluşturabildiğini belirten Cotillard, bu durumun perakendecileri müşterileri rakiplere kaptırmamak için fiyatlarda daha agresif olmaya ittiğini ifade etti. Bazı hanelerin et, balık, meyve ve sebze satın almakta zorlandığını söyleyen Cotillard, bu ürünlerin bazılarında yaz aylarındaki sıcak hava dalgası ve kuraklığın ardından %8’i aşan fiyat artışları görüldüğünü aktardı. Deterjan, hijyen ve temizlik ürünlerinde de iki ila üç yıldır tüketim düşüşü yaşandığını belirten Cotillard, bunu kısmen megapro­mosyonlara getirilen kısıtlamalara bağladı. Cotillard, gıda tüketiminin restoran ve teslimat platformlarının daha az kullanılması sayesinde ayakta kaldığını, ancak kopma noktasına yaklaştığını söyledi. Yüksek enflasyonun tüketim azalması ve ardından resesyon döngüsü yaratabileceği uyarısında bulunan Cotillard, hükümetten büyük sanayicileri fiyatlarda daha makul davranmaya çağırmasını istedi. Büyük perakendecilerin hükümet toplantılarına katılımını ise sanayicilerin üreticilere ödediği fiyatlarda daha fazla şeffaflık ve KOBİlerle çok uluslu şirketler arasındaki müzakerelerin ayrılması koşullarına bağladı.

Paraguay 2025’te Genetiği Değiştirilmiş Ürün Ekimi Alanında Latin Amerika’da Üçüncü Sırada Yer Aldı
Görsel kaynağı: La Nación Paraguay · Özgün haber
Veri haberi

Paraguay 2025’te Genetiği Değiştirilmiş Ürün Ekimi Alanında Latin Amerika’da Üçüncü Sırada Yer Aldı

Paraguay’da biyoteknoloji, tarımsal üretim sistemlerini geliştirmek ve sektörün karşılaştığı zorluklara yanıt vermek amacıyla yaygın biçimde kullanılıyor. Unión de Gremios de la Producción danışmanı Santiago Bertoni, bu teknolojilerin yabancı ot ve zararlılarla mücadele olanaklarını genişlettiğini, kaynakların kullanımını iyileştirdiğini ve üreticiler açısından olumlu ekonomik sonuçlar sağlayabildiğini belirtti. Modern tarımsal biyoteknolojinin Paraguay’daki ticari kullanımı, 2004’te glifosata toleranslı genetiği değiştirilmiş soyanın onaylanmasıyla başladı. Daha sonra mısır ve pamukta da biyoteknolojik teknolojiler kullanılmaya başlandı; 2013’te soyada belirli böceklere direnç sağlayan yeni özellikler eklendi. Kaynağa göre ülkede soya, mısır ve pamuk için 49 transgenik olay onaylanmış durumda ve bu ürünlerin ekili alanlarının yaklaşık %100’ü genetiği değiştirilmiş çeşitlerden oluşuyor. AgbioInvestor GM Monitor verilerine göre Paraguay, 2025’te yaklaşık 4,5 milyon hektarlık genetiği değiştirilmiş ürün ekim alanıyla dünya genelinde yedinci, Latin Amerika’da ise üçüncü sırada yer aldı. Biyoteknolojinin belirli zararlı ve yabancı otların yol açtığı kayıpları azaltabildiği, insektisit ve herbisit uygulamalarını düşürebildiği ve üreticiler için ekonomik fayda sağlayabildiği aktarıldı. Bertoni, bu araçların en yüksek potansiyele uyarlanmış çeşitler, uygun toprak yönetimi, dengeli besleme, iyi tarım uygulamaları ve bilgiye dayalı kararlarla birlikte ulaştığını söyledi. Paraguay’da IPTA ve Inbio işbirliğiyle Sojapar soya çeşitleri geliştirildi. Ayrıca soyanın kuraklığa tepkisini iyileştirme ve hastalıklara dirençli materyaller geliştirme çalışmaları yürütülüyor. Inbiotec Teknoloji Parkı’nın açılmasıyla kamu kurumları, üniversiteler ve şirketler arasındaki araştırma işbirliğinin güçlendirilmesi hedefleniyor.

Fidan, Rota Çeşitliliğinin Küresel Tedarik Zincirleri İçin Önemini Vurguladı
Görsel kaynağı: Kıbrıs Haberci · Özgün haber

Fidan, Rota Çeşitliliğinin Küresel Tedarik Zincirleri İçin Önemini Vurguladı

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İstanbul Kongre Merkezi’nde düzenlenen TRT World Forum 2026 kapsamında deniz yolları, darboğazlar ve koridorlar başlıklı oturumda konuştu. Fidan, küresel ölçekte darboğazların arttığını, enerji ve taşımacılık rotalarının azaldığını ve bunun yapısal bir savunmasızlık oluşturduğunu belirtti. Tek bir darboğazın tedarik zincirlerini bozabileceğini ve binlerce kilometre uzaktaki ekonomileri etkileyebileceğini söyleyen Fidan, ülkelerin temel rotalara, pazarlara ve kaynaklara erişimlerini korumaya çalışacağını ifade etti. Ekonomik güvenlik ile daha büyük bağlantısallık arasında seçim yapılmaması gerektiğini belirten Fidan, mevcut rotaların güçlendirilmesini, koridorların çeşitlendirilmesini ve erişimin artırılmasını savundu. Fidan, Türkiye’nin bu yaklaşım kapsamında coğrafi konumunu yalnızca kıtalar arasındaki bir köprü olarak görmediğini, stratejik bir sorumluluk üstlendiğini söyledi. Güney Kafkaslar’dan Türkiye’ye uzanan Orta Koridor’un önemli bir ticaret ve taşımacılık rotası oluşturduğunu belirten Fidan, Körfez’i Irak ve Türkiye üzerinden Avrupa’ya bağlayacak projeden de söz etti. Bu girişimlerin enerji portföyünü çeşitlendirme çabasının parçası olduğunu aktardı. Altyapının tek başına bağlantısallığı garanti edemeyeceğini vurgulayan Fidan, rotaların korunması ve çatışmaların kısıtlanması gerektiğini dile getirdi. Türkiye’nin Karadeniz’deki girişiminin sürdürülebilir diplomasiyle temel gıda emtialarının sevkiyatlarının korunmasını sağladığını söyleyen Fidan, diplomatik etkileşim ve üst düzey diyalog yoluyla çözüm üretilebileceğini kaydetti.

İspanya, Zeytinyağı Arzını Sınırlamak İçin 188 Bin Tonu Depolayacak
Fotoğraf: ALEX CAMARA/ ANADOLU VIA AFP · Özgün haber
Veri haberi

İspanya, Zeytinyağı Arzını Sınırlamak İçin 188 Bin Tonu Depolayacak

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

İspanya Tarım Bakanlığı, 2026-2027 sezonunda beklenen yüksek zeytinyağı üretiminin piyasada aşırı arz ve fiyat baskısı oluşturmasını önlemek amacıyla üretimin %12’sine karşılık gelen yaklaşık 188.000 tonun geçici olarak piyasaya sürülmemesini öngören bir düzenleme açıkladı. Depolanan ürünün 30 Eylül 2027’den itibaren yeniden satışına izin verilecek ve uygulama için mali tazminat sağlanmayacak. Bakanlık, 2026-2027 sezonu zeytinyağı üretimini önceki sezona göre %23 artışla 1,6 milyon ton olarak tahmin ediyor. Buna 357.040 tonluk başlangıç stoku da eklenince, toplam potansiyel arz düzenleme mekanizmasını devreye sokan yasal eşiğin üzerine çıkıyor. Depolama, yağhanelerin kendi tesislerinde veya üçüncü taraf depolarda yapılacak. İspanya, dünya zeytinyağı üretiminin yaklaşık %40’ını karşılayan en büyük üretici ülke konumunda. Arz kısıtlaması, kuraklık ve aşırı sıcakların 2022-2023 ile 2023-2024 sezonlarında üretimi düşürmesinin ardından yaşanan toparlanma döneminde uygulanıyor. Ilıman sıcaklıklar ve ilkbahardaki yağışların da yüksek rekolte beklentisini desteklediği bildiriliyor. Üretici örgütleri düzenlemeyi olumlu karşılıyor. UPA Endülüs, çoğu işletmenin kârlılığı için kilogram başına yaklaşık 4,50 avroluk fiyat gerektiğini, mevcut fiyatın ise yaklaşık 3 avro olduğunu belirtiyor. Şişeleme ve rafinaj sanayisini temsil eden Anierac ise düzenlemeye karşı çıkıyor, yargıya başvurmayı planlıyor ve arzın kısıtlanmasının tüketici fiyatlarını yükseltebileceğini savunuyor. Bakanlık, uygulamanın üretimin seyrine göre 31 Aralık’tan itibaren değiştirilebileceğini de belirtiyor.

Karadağ'da Lahana ve Domates Fiyatları Yıllık Bazda Sert Arttı
Görsel kaynağı: Adria TV · Özgün haber
Veri haberi

Karadağ'da Lahana ve Domates Fiyatları Yıllık Bazda Sert Arttı

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Karadağ'da Tarım, Orman ve Su Yönetimi Bakanlığının 16-31 Ekim dönemini kapsayan raporuna göre bazı tarım ürünlerinin toptan fiyatlarında geçen yılın aynı dönemine kıyasla belirgin artışlar görüldü. İthal yeşil lahananın kilogramı ortalama 0,62 euroya yükselirken yıllık artış %123,91 oldu. İthal kırmızı lahana 1,02 euroya çıktı ve %27,50 zamlandı. Domates grubunda da yüksek artışlar kaydedildi. İthal Bullovo srce çeşidi domatesin kilogramı ortalama 2,34 euroya ulaşarak Ekim 2025'e göre %105,71 arttı. Diğer domates çeşitlerinin fiyatı %87,95 yükselirken çeri-kokteyl domatesin kilogramı 5 euro oldu ve yıllık artış %52,71 olarak hesaplandı. İthal sarı tatlı kare biberin kilogramı 4,27 euroya çıktı; kırmızı ve beyaz kare biberdeki artışlar ise sırasıyla %64,11 ve %38,97 oldu. Raporda bazı ürünlerde düşüş de yer aldı. Golden Delicious elmasının fiyatı %22,78, Williams armudunun fiyatı %46,84, limonun fiyatı %43,51 geriledi. Yurt içi üretim ve alımda çiğ sütün kilogramı 0,50 euroya, taze yarım yağlı peynirin kilogramı 5,71 euroya yükseldi. M sınıfı yumurtanın adet fiyatı 0,18 euro olurken yıllık artış %33,33 olarak kaydedildi. Veriler, KDV hariç toptan fiyatları kapsıyor. Bakanlık, bilgileri tarım ürünü üreten, satın alan veya ithal eden işletmeler ve girişimcilerden 15 günde bir topluyor.

Amerikan Buğdayı Eylül Başından Bu Yana Yaklaşık %25 Değer Kaybetti
Görsel kaynağı: Lantbruksnytt · Özgün haber
Veri haberi

Amerikan Buğdayı Eylül Başından Bu Yana Yaklaşık %25 Değer Kaybetti

Amerikan buğday vadeli işlemleri, eylül başındaki zirveden bu yana yaklaşık %25 geriledi. Zayıf ihracat talebi de Avrupa tahıl piyasasındaki fiyatları baskılarken, Avrupa buğdayındaki düşüşün ABD buğdayına göre daha sınırlı kaldığı bildirildi. AgroMarkets kıdemli analisti John Yde, Amerikan buğday piyasasının aşırı satım bölgesine geldiğini ve yatırımcı pozisyonlarındaki değişimlerin geçici bir teknik toparlanma yaratabileceğini belirtti. Ancak olası bir yükselişin uzun vadeli düşüş eğiliminin sona erdiği anlamına gelmeyebileceği ifade edildi. Rusya, Avustralya ve Arjantin kaynaklı rekabet, Avrupa ihracatçılarının cazip fiyat elde etmesini zorlaştırıyor. Rusya’dan ihracatın artacağı beklentisi de fiyat baskısını artırıyor. Kış aylarında özellikle Karadeniz çevresinde taşımacılıkta yaşanabilecek aksamalar ise piyasa dengesini değiştirebilir. Rusya’nın Baltık Denizi ve Murmansk üzerinden kullandığı alternatif rotaların daha pahalı ve daha düşük kapasiteli olduğu aktarıldı.

ABD, Çin’den Tarım Alımı ve Mineral Taahhütlerini Uygulamasını İstedi
Görsel kaynağı: The Japan Times · Özgün haber

ABD, Çin’den Tarım Alımı ve Mineral Taahhütlerini Uygulamasını İstedi

ABD yönetimi, Çin’in yaklaşık bir yıl önce varılan ticaret anlaşmasındaki taahhütlerini derhal uygulaması gerektiği uyarısında bulundu. ABD Ticaret Temsilciliğine göre özellikle Çin’in tarımsal alımlar ile nadir toprak elementleri ve diğer kritik minerallerin teslimatına ilişkin yükümlülüklerini yerine getirmesi istendi. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent ve ABD Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer, Çin Başbakan Yardımcısı He Lifeng ile telefon görüşmesi yaptı. ABD kurumları, Ekim 2025’te Güney Kore’nin Busan kentinde varılan anlaşmanın şartlarının uygulanması için Çin’in somut adımlar atmasının kritik olduğunu belirtti.

Yeni Zelanda’da Süt Sektörü İçin 46 Milyon Dolarlık Teknoloji Programı
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber

Yeni Zelanda’da Süt Sektörü İçin 46 Milyon Dolarlık Teknoloji Programı

Yeni Zelanda’da süt sektörünün uzun vadeli dayanıklılığını artırmak amacıyla 46 milyon Yeni Zelanda doları bütçeli ve yedi yıl sürmesi planlanan Responsible Dairy Programme başlatıldı. DairyNZ Başkanı Tracy Brown’ın aktardığına göre program, kanıtlanmış ve yeni teknolojilerin çiftliklerde daha hızlı kullanılmasını hedefliyor. Girişim, hükümetin Land Use Flexibility paketinin parçası olarak DairyNZ, Birincil Sanayiler Bakanlığı ve sektör ortakları tarafından yürütülüyor. Program kapsamında yüksek performanslı çiftlik sistemlerini gösterecek 35 ila 40 ortak çiftlikten oluşan bir ağ kurulacak. Bu çiftliklerin, üreticilerin farklı yeniliklerin nasıl çalıştığını görmesine ve bunları kendi işletmelerine nasıl uyarlayabileceklerini değerlendirmesine yardımcı olması planlanıyor. Brown, bu yaklaşımın süt sektöründe verimlilik ve değer artışı sağlarken çiftlik koşullarına uygun çözümlerin yaygınlaşmasına katkı sunacağını belirtiyor. DairyNZ’nin planlanan yıllık harcamasının yaklaşık 40 milyon Yeni Zelanda doları, yani %67’si araştırma, bilim ve yayım çalışmalarına ayrılıyor. Bu çalışmalar genetik, mera, su kalitesinin iyileştirilmesi ve sera gazı azaltımı gibi alanları kapsıyor. DairyNZ araştırmasına göre iyi yönetim uygulamaları, süt üretimini düşürmeden besin kayıplarını azaltabiliyor; süt çiftliklerinin %97’sinde sektörün çevre planı bulunuyor. OneBW projesi de genetik özellikleri kullanarak çiftliklere ve Yeni Zelanda’nın gelecekteki koşullarına daha uygun ineklerin yetiştirilmesini amaçlıyor. Brown, küresel süt talebinin güçlü kaldığını ancak önemli üretim bölgelerinde üretim kısıtları, maliyet baskıları, alternatif proteinlerle rekabet ve küresel belirsizliklerin bulunduğunu ifade ediyor. Yeni Zelanda’nın mera temelli üretim sisteminin sektörün ayırt edici unsurlarından biri olduğunu belirten Brown, gelecek hükümet için kaynak yönetimi reformu, dayanıklı kırsal altyapı ve güçlü biçimde finanse edilen bir biyogüvenlik sistemi çağrısı yapıyor. Yeni Zelanda’nın ulusal süt üretimi ilk kez 2 milyar kilogram süt katısını aşarken süt ürünleri ihracat geliri 28,6 milyar Yeni Zelanda dolarına ulaştı.

Paraguay’da Üç Üretici 15.000 Kg/Ha Verim Eşiğini Aştı
Görsel kaynağı: La Nación Paraguay · Özgün haber
Veri haberi

Paraguay’da Üç Üretici 15.000 Kg/Ha Verim Eşiğini Aştı

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Paraguay’da Agrotec’in Élite del Rinde girişiminin ilk aşamasında soya ve mısır üretim sonuçlarıyla öne çıkan sekiz üretici tanındı. Yedi üretim bölgesini kapsayan girişimde üç üretici, soya ve mısır hasatlarının birlikte değerlendirildiği hektar başına 15.000 kilogramlık hedefi aştı. Ödül töreni 30 Ekim’de Ciudad del Este’de düzenlendi. Fazenda Almeida, 15.783 kg/ha verimle girişimin ulusal şampiyonu oldu. Agro Campo 15.482,68 kg/ha, IMAPO SRL ise 15.387,10 kg/ha seviyesine ulaştı. Diğer bölgesel ödüller Santa Rita, Nueva Esperanza, Bella Vista, San Alberto, Pedro Juan Caballero, San Pedro ve Campo 9’dan üreticilere verildi. Élite del Rinde’in ilk aşamasındaki ortalama verim 12.740 kg/ha olarak açıklandı. Bu sonuç, kaynakta ulusal referans olarak verilen 10.160 kg/ha seviyesinin %25,4 üzerinde gerçekleşti. Girişim, farklı bölgelerdeki agronomik ve çevresel koşulların verim sonuçlarını etkilediğini belirterek, uygulamaların her bölgenin koşullarına uyarlanmasına vurgu yaptı. Agrotec Genel Müdürü Alex Román, ortalamanın aşılmasını şirketin farklı birimlerinin teknik bilgi, piyasa deneyimi ve özel bilgileri sürdürülebilir bir metodolojiyle uygulamasına bağladı. Román, girişimin ilk aşamasında yatırılan her bir dolar için 3,3 dolarlık getiri elde edildiğini söyledi. Program ayrıca teknik karar alma, planlama, kaynakların verimli kullanımı ve teknolojinin tarımsal rekabetçiliği desteklemedeki rolünü öne çıkarıyor.

Çevre Kuralları Sıkılaşırsa Akıllı Tarımın Ekonomik Alanı %75’e Çıkabilir
Görsel kaynağı: Agrárszektor · Özgün haber
Veri haberi

Çevre Kuralları Sıkılaşırsa Akıllı Tarımın Ekonomik Alanı %75’e Çıkabilir

Bonn Üniversitesi liderliğinde hazırlanan kapsamlı bir araştırmaya göre akıllı tarım çözümleri, yalnızca teknolojik bir yenilik olmaktan çıkarak tarım sektörünün rekabetçiliği açısından önemli bir koşula dönüşüyor. Küresel tarım alanlarının yaklaşık yarısında bu sistemlerin ekonomik olarak uygulanabilir olduğu belirtilirken, çevre koruma düzenlemelerinin sıkılaşması halinde oranın %75’e ulaşabileceği aktarılıyor. Kuralların gevşetilmesi durumunda ise ekonomik olarak sisteme dahil edilebilecek alanların oranının %31’e gerileyebileceği ifade ediliyor. Araştırmada akıllı tarımın temelini hedefli müdahale oluşturuyor. Dronlar zararlıları ve besin eksikliklerini erken tespit ederken, GPS kontrollü makineler yalnızca gerekli bölgelere ve ihtiyaç duyulan miktarda bitki koruma ürünü ya da gübre uyguluyor. Otonom yabancı ot temizleme robotları ile toprak nemini izleyen akıllı sulama sistemleri de girdi ve su kullanımını azaltmaya yönelik kullanılıyor. Bu çözümlerin, kuraklık ve aşırı kimyasal kullanımı gibi çevresel sorunların ağır olduğu bölgelerde daha fazla yarar sağladığı belirtiliyor. Teknolojiden elde edilen ekonomik fayda bölgelere göre değişiyor. Yüksek gelirli, ortalama işletme büyüklüğü fazla ve düzenlemeleri sıkı olan Batı Avrupa, Kuzey Amerika ve Avustralya’da robotlaşma ve hedefli uygulamalar önemli tasarruf sağlayabiliyor. Buna karşılık gelişmekte olan bölgelerde geçiş; yüksek yatırım gereksinimi, yetersiz dijital altyapı ve uzmanlık ihtiyacı nedeniyle zorlaşıyor. Araştırmacılar, küçük işletmelerin de bu araçlardan yararlanabilmesi için tarım politikası destekleri ve teşvik sistemlerine ihtiyaç olduğunu belirtiyor.

Brezilya, Türkiye’deki COP31’de İklim Taahhütlerini Sunacak
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber

Brezilya, Türkiye’deki COP31’de İklim Taahhütlerini Sunacak

Brezilya, Türkiye’de düzenlenecek COP31 İklim Konferansı’nda iklim gündemindeki ilerlemelerini ve taahhütlerini sunmayı planlıyor. Ülke, Belém’de düzenlenen COP30’un ardından emisyon azaltımı ve iklim değişikliğinin etkilerine uyum alanlarında kaydettiği ilerlemeyi ve sonraki adımlarını ortaya koymayı hedefliyor. Brezilya’nın gündeminde sera gazı emisyonlarını azaltacak çözümlerin uygulanması, üretim sektörlerinin aşırı iklim olaylarına hazırlanması ve özellikle tarım sektöründe dayanıklılık oluşturulması için finansman sağlanması bulunuyor. Konferansta, sektörlerin aşırı iklim olayları karşısındaki dayanıklılığını ölçmeye yönelik uyum göstergelerinin oluşturulması da ele alınacak. Hükümet ayrıca düşük emisyonlu tarım programlarını, üretim sistemlerinin iyileştirilmesini ve biyoyakıt deneyimini ekonominin karbonsuzlaştırılması için öne çıkaracak. Brezilya, emisyonları 2035’e kadar azaltma hedefi dahil uluslararası taahhütlerini yerine getirdiğini göstermeyi amaçlıyor. COP31’den yeni finansman taahhütleri ve uyumu güçlendirecek somut önlemler bekleniyor.

Bulgaristan’da Hayvancılar Kuraklık Tazminatı Kriterlerini Protesto Etti
Görsel kaynağı: BNT News · Özgün haber

Bulgaristan’da Hayvancılar Kuraklık Tazminatı Kriterlerini Protesto Etti

2 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Bulgaristan’da hayvancılar, geçen yılki kuraklık nedeniyle verilecek tazminatların dağıtımını protesto ederek Sevlievo yakınlarında Sofya–Varna ana yolundaki trafiği bloke etti. Üreticiler, açıklanan kriterlerin adaletsiz olduğunu ve bazı bölgelerdeki çiftliklerin hiçbir destek alamadığını savundu. Protestocular, hayvancılığın bölgelere veya hayvan türlerine göre ayrılmamasını ve tüm işletmeler için aynı kriterlerin uygulanmasını istedi. Üreticiler, keçi ve mandaların yanı sıra sığır ve koyunlar için de ortak ölçütler belirlenmesini, yardım ödemelerine ilişkin kriterlerin yeniden değerlendirilmesini talep etti. Bir üretici, aynı koşullarda bulunan iki işletmeden birinin destek alırken diğerinin alamamasının haksızlık olduğunu söyledi. Ulusal Koyun ve Keçi Yetiştiricileri Birliği ise koyun ve keçi yetiştiricilerine yönelik diğer kriz önlemlerinin eşitlenmesi konusunda anlaşmaya varıldığını açıkladı. Ancak sığır ve manda yetiştirenler için sorunun nasıl çözüleceği henüz netleşmedi.

Strajşte Sulama Sisteminin Üçüncü Aşaması İçin 25 Milyon Avroluk Yatırım Başladı
Görsel kaynağı: Telegrafi · Özgün haber
Veri haberi

Strajşte Sulama Sisteminin Üçüncü Aşaması İçin 25 Milyon Avroluk Yatırım Başladı

Piravë’de Strajşte sulama sisteminin üçüncü aşamasının uygulanmasına başlandı. Tarım, Ormancılık ve Su Ekonomisi Bakanı Borçe Serafimovski’nin açıklamasına göre 25 milyon avro değerindeki yatırım, Valandova bölgesinde 1.500 hektar tarım arazisini kapsayacak ve yaklaşık 6.000 çiftçinin sulama ihtiyacını karşılayacak. Proje kapsamında damla sulama sisteminin kurulması, suyun daha hassas dozlanması ve daha ekonomik kullanılması planlanıyor. Serafimovski, altyapının çiftçilere ürün yetiştiriciliği üzerinde daha fazla kontrol sağlamasının yanı sıra daha istikrarlı verim ve özellikle yılın kurak dönemlerinde daha yüksek kaliteli üretim için koşul oluşturacağını belirtti. Yatırımda 70 kilometrelik basınçlı boru şebekesi, yaklaşık 500 hidrant ve yeni bir pompa istasyonunun inşası öngörülüyor. Çiftçilere ayrıca sulama sisteminin verimli kullanımı ve sulamanın toprak nemi, hava koşulları ile ürün ihtiyaçlarına göre ayarlanması için danışmanlık ve uygulamalı eğitim desteği verilecek. Bakanın açıklamasına göre proje, tarımsal işletmelerde uzun vadeli yatırımları desteklemeyi; daha istikrarlı üretim yoluyla çiftçi gelirleri ile işleme, depolama ve ticaret faaliyetlerine katkı sağlamayı amaçlıyor. Strajşte sistemi, Vardar Vadisi projesinin ilk iki aşamasının devamı olarak ve Alman kalkınma bankası KfW ile ortaklığın sürdürülmesi kapsamında uygulanıyor.

Arjantin’de Soya ve Mısır Ekimi Hızlandı, Sorgum Ekimi Başladı
Görsel kaynağı: TN · Özgün haber
Veri haberi

Arjantin’de Soya ve Mısır Ekimi Hızlandı, Sorgum Ekimi Başladı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Arjantin’in tarım bölgesinde yağışların ardından oluşan elverişli su koşulları, soya ve mısır ekimini hızlandırırken 2026/27 dane sorgum ekimi de başladı. Buenos Aires Tahıl Borsası’nın raporuna göre soya ekimi, haftalık %2,4 ilerlemeyle ülke genelinde öngörülen 17 milyon hektarın %4,7’sine ulaştı. Bu oran, önceki kampanyanın aynı dönemine göre %2,9, son beş kampanya ortalamasına göre %2,5 ileride bulunuyor. Soya ekiminde Kuzey Çekirdek bölgesi ile La Pampa’nın kuzeyi-Buenos Aires’in batısında yüzey nemi çalışmalara ve bazı tarlalarda çıkışa izin veriyor. Güney Córdoba’da ise bazı tarlalarda zeminin taşıma kapasitesinin yetersiz olması ve düşük toprak sıcaklıkları ilerlemeyi sınırlıyor. Ticari dane mısır ekimi de haftalık %3,2 artışla öngörülen 8,4 milyon hektarın %50,5’ine ulaştı; erken ekimler tarım bölgesinde büyük ölçüde tamamlandı. Ayçiçeği ekimi, haftalık %13,7 ilerlemeyle öngörülen 3,1 milyon hektarın %72,4’ünü kapsıyor ve tarihsel ortalamanın %7,2 üzerinde seyrediyor. Santa Fe’de güvercin zararları nedeniyle yer yer yeniden ekim yapılırken, orta Buenos Aires’te doygun topraklar ve devam eden yağışlar bazı alanlarda su baskını nedeniyle ekim alanı kaybı riski oluşturuyor. Dane sorgum ekimi ulusal olarak öngörülen 750 bin hektarın %10,5’ine ulaştı. Kuzey Çekirdek bölgesinde ilerleme %34, Córdoba’nın merkez-kuzeyinde %20 olarak bildirildi; ulusal alan tahmini önceki kampanyaya göre değişmedi. Buğday hasadı ise haftalık yalnızca %1,8 ilerleyerek uygun alanın %8,5’ine ulaştı; yağışlar, zeminin yetersizliği nedeniyle hasadı geciktirdi.

Coles Genel Kurulunda Avustralya Sığır Sektörünün Arazi Yönetimi Tartışıldı
Görsel kaynağı: Beef Central · Özgün haber
Veri haberi

Coles Genel Kurulunda Avustralya Sığır Sektörünün Arazi Yönetimi Tartışıldı

Avustralya'nın Melbourne kentinde düzenlenen Coles yıllık genel kurulunda, sığır sektörünün arazi yönetimi uygulamalarına yönelik savunma hissedarlar ve konuklardan alkış aldı. Cattle Australia başkan yardımcısı ve Central Queensland sığır üreticisi Adam Coffey, çevre kuruluşlarının Avustralya sığır sektörünün yaygın ormansızlaşmaya yol açtığı yönündeki iddialarına karşı çıktı. Çevre kampanyacıları ise Coles yönetiminden, arazi temizliğiyle bağlantılı sığır etinin tedarik zincirine girmesini önlemek için daha güçlü adımlar atmasını istedi. Coffey, Avustralya'daki sığır üreticilerinin biyoçeşitlilik ve bitki örtüsü yönetimi bakımından eyalet, bölge ve federal düzeyde en az 136 yasaya tabi olduğunu söyledi. Cattle Australia'nın ormansızlaşmayı desteklemediğini belirten Coffey, üreticilerin yürürlükteki eyalet ve federal düzenlemelere uygun rutin tarımsal faaliyetlerini sürdürme hakkını savundu. Bu faaliyetlerin arazinin üretken kapasitesini korumayı ve Avustralya'nın sürdürülebilir sığır eti tedarikçisi konumunu sürdürmesini amaçladığını ifade etti. Coffey ayrıca aktivist kampanyaların Avustralya'nın sığır tedarikçisi olarak itibarına zarar verdiğini, bunun ülkedeki gıda maliyetlerini artırabileceğini ve gıda dayanıklılığını olumsuz etkileyebileceğini öne sürdü. Coles'un sektörle iş birliğini ve kıtanın yarısından fazlasını yöneten 50.000'den fazla sığır üreticisini dikkate almasını takdir etti. Coffey'nin açıklamaları, Avustralya sığır üretiminin ekonomik sürdürülebilirliği ile arazi yönetimi arasındaki ilişkiye ilişkin değerlendirmelerle birlikte sunuldu. Greenpeace Australia Pacific ise genel kurul sırasında güncellenmiş bir puan cetveli yayımladı. Kuruluş, Coles, Woolworths, Aldi, McDonald's, Hungry Jack's, Teys, Metcash/IGA ve JBS olmak üzere sekiz büyük Avustralya sığır alıcısının ormansızlaşmasız ve dönüşümsüz tedarik hedefleri bakımından başarısız not aldığını bildirdi. Greenpeace'e göre Coles ve Woolworths, tedarik zincirlerinden ormansızlaşmayı 2025 sonuna kadar kaldırmayı taahhüt etmişti ancak iki şirket de sığır etlerinin ormansızlaştırılmış arazilerden gelmediğini henüz garanti edemiyordu. Kuruluş, büyük perakendecilerin tedarik zincirlerindeki arazi temizliğinden daha fazla sorumluluk alması gerektiğini savundu.

Pencap’ta Anız Yakılmasını Durdurma Talimatı
Görsel kaynağı: Business Recorder · Özgün haber
Veri haberi

Pencap’ta Anız Yakılmasını Durdurma Talimatı

Pakistan’ın Pencap eyaletinde Başbakan Maryam Nawaz Sharif, ilçe komiser yardımcılarına anız yakılmasını tamamen durdurma talimatı verdi. Sharif, Okara ve diğer ilçelerdeki yetkilileri, anız yakma olaylarını önleyemedikleri gerekçesiyle uyardı. Talimat, ilçe komiser yardımcılarının performansının değerlendirildiği toplantıda verildi. Toplantıda Pencap’taki ilçelere ilişkin temel performans göstergeleri sunulurken, yönetimlerin hizmet sunumunu iyileştirmesi istendi. Sharif ayrıca düşük performans gösteren idareleri uyardı. Toplantıda anız yakma dışında kamu hizmetleri ve ilçe yönetimlerinin uygulamaları da ele alındı. Yönetişim ve yol bakımı için özel ekipler kurulması, bu ekiplerin sahaları denetlemesi ve tespit edilen sorunlar için 12 saat içinde düzeltici önlem alması kararlaştırıldı. Sharif, güzelleştirme projelerinde kalite, sürdürülebilirlik ve zamanında tamamlamanın öncelik olması gerektiğini belirtti. Başbakan, kamu hastanelerindeki koşulların iyileştirilmesi için ilçe komiser yardımcılarına üç gün süre verdi; hastanelerin günlük olarak ziyaret edilmesini ve derinlemesine temizlenmesini istedi. Ayrıca çalışmayan su filtreleme tesislerinin onarılması, yolların yıkanması ve toplu taşıma alanlarının bakımının yapılması talimatını verdi. Anız yakımının durdurulması yönündeki karar, eyalet yönetiminin ilçe performansına ilişkin daha geniş denetim ve uygulama gündemi içinde açıklandı.

Meksika’da Yumurta Çiftliğinde H5N1 Kuş Gribi Vakası Doğrulandı
Görsel kaynağı: Imagen Agropecuaria · Özgün haber
Veri haberi

Meksika’da Yumurta Çiftliğinde H5N1 Kuş Gribi Vakası Doğrulandı

Meksika Tarım ve Kırsal Kalkınma Sekreterliği (Sader), Yucatán eyaletinin Umán kentindeki ticari sofralık yumurta üretim tesisinde yüksek patojenik kuş gribi AH5N1 vakası doğrulandığını açıkladı. Kurum, bildirimin ardından 24 saatten kısa sürede müdahale edildiğini ve hastalığın kontrolü için uluslararası sağlık protokollerinin devreye alındığını bildirdi. Vaka, çiftlikteki olağandışı kanatlı ölümlerinin ardından tespit edildi. Sader’in açıklamasına göre sorumlu veterinerin 862 kanatlının öldüğünü bildirmesi üzerine Ulusal Tarım-Gıda Sağlığı, Güvenliği ve Kalitesi Servisi (Senasica) ekipleri tesise gitti. Biyogüvenlik kuralları altında alınan örnekler Mérida’daki resmi laboratuvarda yüksek patojenik kuş gribinin H5 alt tipi açısından pozitif sonuç verdi; örnekler, virüsün izolasyonu ve dizilenmesine yönelik tamamlayıcı testler için Mexico City’deki daha yüksek güvenlik seviyeli laboratuvara gönderildi. CPA-Senasica uzmanları, tesisin çevresinde 10 kilometrelik risk alanı belirledi. Çiftliğe kesin karantina uygulandı, tesis tamamen boşaltıldı, kanatlılar ile kontamine atık ve malzemeler için sanitasyon işlemleri yürütüldü; ardından temizlik ve dezenfeksiyon yapıldı. Senasica, risk alanındaki ticari etlik, yumurtacı ve damızlık tesislerde örnekleme gerçekleştirerek başka çiftliklerin etkilenip etkilenmediğini araştırıyor. Sader’e göre etkilenen tesisteki 225 bin 860 yumurtacı kanatlı, ulusal kanatlı varlığının %0,09’unu oluşturuyor ve olayın ulusal piyasadaki arzı etkilemesi beklenmiyor. Sanitasyon sürecinin ardından, yeniden üretime izin verilmeden önce virüsün bulunmadığını doğrulamak amacıyla sentinel kanatlılar yerleştirilecek. Yetkililer ayrıca yakındaki su kaynaklarını ve göçmen yabani kuşları inceliyor; komşu çiftliklerde acil aşılama yapılıp yapılmayacağı ise değerlendiriliyor.