ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

570 haber · Sayfa 13

Suriye’nin Buğday Depolama Kapasitesi Hasadın Gerisinde Kaldı
Görsel kaynağı: Enab Baladi · Özgün haber
Veri haberi

Suriye’nin Buğday Depolama Kapasitesi Hasadın Gerisinde Kaldı

Suriye Ekonomi ve Sanayi Bakan Yardımcısı Maher al-Hassan, ülkenin tahıl depolama kapasitesinin 1,2 milyon tonu aşmadığını, ilgili makamların ise geçen sezon yaklaşık 2,7 milyon ton tahıl aldığını açıkladı. Açıklama, 14 Ekim’de Şam’da düzenlenen basın toplantısında yapıldı. Kapasite açığı nedeniyle bir milyon tondan fazla tahıl açıkta depolandı. Al-Hassan, bunun hava koşullarına maruz kalma, depolama ve ilaçlamayla bağlantılı ek maliyet ve riskler doğurduğunu, miktarlar arasındaki farkın hasadın korunmasını zorlaştırdığını söyledi.

Şili’de Süt Sığırcılığında Metan Emisyonlarını Azaltma Stratejileri Tanıtıldı
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber
Veri haberi

Şili’de Süt Sığırcılığında Metan Emisyonlarını Azaltma Stratejileri Tanıtıldı

Şili’nin Osorno kentindeki INIA Remehue’de düzenlenen seminerde, süt sığırcılığında sera gazı emisyonlarını azaltmaya yönelik çalışmalar ele alındı. Ulusal Süt Üreticileri Federasyonu (Fedeleche) ile Tarımsal Araştırmalar Enstitüsü (INIA) tarafından düzenlenen toplantıya üreticiler, danışmanlar, akademisyenler, araştırmacılar ve bölgesel yetkililer katıldı. Etkinlikte, kırmızı ve kahverengi alg temelli bir yem katkısının sonuçları öne çıktı. INIA Remehue araştırmacısı Ignacio Beltrán’ın aktardığı çalışmaya göre, günlük tüketimin %0,5’i oranında kullanılan alg katkısı, süt üretimini değiştirmeden enterik metan emisyonlarını yaklaşık %12 azalttı. Bulgular, Üniversite Santo Tomás’ın liderliğinde yürütülen ve INIA’nın deneylerde ortak ve uygulayıcı olarak yer aldığı bir proje kapsamında elde edildi. Proje, FIA, INIA, Aproleche, Agrollanquihue ve Futurocoop’un desteğiyle yürütüldü. Seminerde ayrıca Şili’nin sera gazı emisyonları değerlendirildi. INIA Remehue araştırmacısı Francisco Salazar’ın verdiği bilgilere göre enerji sektörü ülke emisyonlarının %76,4’ünü, tarım sektörü ise %8,2’sini oluşturdu. Salazar, tarımın toplam içindeki payı daha düşük olsa da emisyonların ölçülmesinin azaltım olanaklarını geliştirmek ve daha sürdürülebilir bir süt üretimi sağlamak açısından gerekli olduğunu belirtti. Toplantının bir bölümünde otlatmaya dayalı süt sığırcılığı sistemlerinde tamamlayıcı yem bitkilerinin üretim, ekonomi ve çevre üzerindeki etkileri de incelendi. Etkinlik, Fedeleche’nin bağışladığı GreenFeed ekipmanının INIA Remehue’de tanıtılmasıyla sona erdi. Canlı hayvanların yaydığı gazları sahada ve gerçek zamanlı ölçebilen ekipmanın, süt üretimindeki emisyonlar konusunda araştırma verisi oluşturmak için kullanılacağı bildirildi.

Şili’de Kırsal Kadın Emeğinin Bir Bölümü İstatistiklerde Görünmüyor
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber
Veri haberi

Şili’de Kırsal Kadın Emeğinin Bir Bölümü İstatistiklerde Görünmüyor

Şili’de kadınlar 2024’te tarım, ormancılık, hayvancılık ve balıkçılık istihdamının %23’ünü oluşturdu. Tarım Çalışmaları ve Politikaları Ofisi (ODEPA) verilerine göre bu oran 126.193 kadına karşılık gelirken aynı istihdam alanında 427.330 erkek çalışıyordu. Ancak kırsal kadınların ekonomiye katkısı ücretli istihdamla sınırlı kalmıyor; gıda üretimi, ev işleri ve bakım faaliyetlerinin bir bölümü istatistiklerde görünmüyor. Kırsal alanda aynı gün içinde tarımsal işler, hayvan bakımı, yemek hazırlama ve aile üyeleriyle ilgilenme yürütülebiliyor. Bu faaliyetlerin bir bölümü gelir yaratırken bazıları aile ekonomileri için gerekli olmasına rağmen ücretli iş olarak kaydedilmiyor. Kadınların katkısı ayrıca öz tüketim için gıda üretimini, tohum saklamayı, ürünleri el işçiliğiyle dönüştürmeyi ve pazarlamayı kapsıyor; bu işler hanelere gıda ve gelir sağlarken üstlenilmesi gereken bazı maliyetleri azaltıyor. Maruja Cortés, ücretsiz emeğin Gayrisafi Yurt İçi Hasıla’ya doğrudan dahil edilmemesinin kadınların üretime ve aile ekonomilerinin sürdürülmesine katkısını olduğundan düşük gösterebileceğini belirtiyor. Emeğin görünmez kalmasının kamu politikalarını, krediye erişimi ve teknik yardımı etkileyebileceği; özellikle desteklerin üretken işlerin önemli bölümünü yapan kişiler yerine işletmelerin kayıtlı sahiplerine yöneldiği durumlarda bunun daha belirgin hale gelebileceği ifade ediliyor. Universidad Católica de Temuco akademisyeni Jorge Constanzo’ya göre tarımsal üretim, ev işleri ve bakım sorumlulukları çoğu zaman art arda değil eşzamanlı yürütülüyor. Bu sorumlulukların fiziksel, psikolojik ve duygusal aşırı yük yaratabileceği, üretim destek programlarının ev ve bakım görevlerini dikkate almadığında kadınlara ek yük getirebileceği belirtiliyor. ODEPA’nın CASEN 2024 verilerine göre kadınların hane reisi olduğu kırsal hanelerde yoksunluk oranı %16,2 iken erkeklerin hane reisi olduğu hanelerde %12,5 oldu. Cortés ve Constanzo, bu emeğin ölçülmesini daha uygun kamu politikaları tasarlamak için gerekli görüyor.

Bulgaristan'da Koyun ve Keçi Çiçeği Salgını Doğrulandı
Görsel kaynağı: BTA — Bulgar Haber Ajansı · Özgün haber
Veri haberi

Bulgaristan'da Koyun ve Keçi Çiçeği Salgını Doğrulandı

Bulgaristan Gıda Güvenliği Ajansı (BFSA), Stara Zagora Belediyesine bağlı Petrovo köyündeki bir çiftlikte koyun ve keçi çiçeği salgınının ilk vakasını doğruladı. Çiftlikte 72 küçükbaş hayvan bulunduğu, sahibinin klinik belirtiler görülmesinin ardından yetkili makamlara haber verdiği ve veteriner yetkililerle işbirliği yaptığı bildirildi. Salgın çevresinde Stara Zagora Bölgesi'ndeki köyleri kapsayan 5 kilometrelik koruma bölgesi oluşturuldu. Stara Zagora ve Haskovo bölgelerindeki yerleşimleri kapsayan gözetim bölgesinin yarıçapı 20 kilometre olarak belirlendi. Avrupa Birliği ve ulusal mevzuata uygun kontrol önlemleri kapsamında iki bölgede koyun ve keçilerin hareketi yasaklandı; belirli koşullarda yalnızca acil kesime gönderilecek hayvanlara istisna tanındı. Hayvanların kapalı tutulması, sayımların yapılması, VetIS Entegre Bilgi Sistemindeki kayıtların güncellenmesi ve resmi veteriner kontrolleri uygulanacak. Etkilenen bölgelerden çiğ sütün taşınması ve işlenmesine de özel kurallar getirildi. BFSA, hastalığın insanlar için risk oluşturmadığını, ancak yayılması halinde önemli ekonomik kayıplara yol açabileceğini açıkladı.

Meyve ve Sebze Hasadında Kârlılık Eşiği Hesabı Öne Çıkıyor
Görsel kaynağı: Večernje novosti · Özgün haber
Veri haberi

Meyve ve Sebze Hasadında Kârlılık Eşiği Hesabı Öne Çıkıyor

Meyve ve sebze üretiminde her ek hasat turu yeni maliyetler getiriyor. Sezon ilerledikçe verimin düşmesi, ürün kalitesinin değişmesi ve piyasa fiyatlarının dalgalanması, üreticilerin hasadı sürdürüp sürdürmeme kararını etkiliyor. Geç hasat aşamalarında işçilik giderleri sabit kalabildiği gibi, işçi başına toplanan ürün miktarının azalması nedeniyle artabiliyor. Hasat gelirleri işçilik, yakıt, taşıma ve ambalajlama giderlerini karşılamıyorsa çalışılan her ek gün doğrudan finansal kayba dönüşüyor. Bu nedenle kârlılık eşiğinin hesaplanması, üreticilerin zarar bölgesine girmeden hasadı zamanında durdurmasına yardımcı oluyor. Bu hesaplamada üretimin başlangıcındaki tohum veya fide, gübre ve bitki koruma ürünlerinin yanı sıra yakıt, makine amortismanı, hasat işçiliği, ambalajlama ve taşıma giderleri dikkate alınıyor. Kârlılık eşiği, toplam maliyetleri karşılamak için satılması gereken birinci sınıf ürün miktarını gösteriyor. Kaynakta verilen örneğe göre, bir hektardaki toplam üretim maliyeti 500.000 dinar ve birinci sınıf ürünün alım fiyatı kilogram başına 100 dinarsa, üreticinin yatırdığı parayı geri kazanmak için en az 5.000 kilogram ürün elde etmesi gerekiyor. Bu miktarın üzerindeki üretim, örneğin koşulları içinde kâr olarak değerlendiriliyor. Ancak ürün kalitesi düşerek daha düşük fiyata veya ikinci sınıf olarak satılırsa kârlılık eşiği önemli ölçüde yükseliyor. Bu durum, hasada devam etmenin ekonomik açıdan yeniden değerlendirilmesini gerektiriyor. Hektar başına maliyetlerin ayrıntılı biçimde kaydedilmesi ve piyasa hareketlerinin izlenmesi, üreticilerin hasadı ne zaman sonlandıracağına ve kaynaklarını sonraki sezon için nasıl koruyacağına daha rasyonel karar vermesine yardımcı oluyor.

Zimbabwe, El Niño Kuraklığına Karşı 500 Milyon Dolarlık Rezerv Planlıyor
Görsel kaynağı: TimesLIVE · Özgün haber
Veri haberi

Zimbabwe, El Niño Kuraklığına Karşı 500 Milyon Dolarlık Rezerv Planlıyor

Zimbabwe hükümeti, beklenen El Niño kaynaklı kuraklığın ulusal gıda güvenliği üzerindeki etkisini sınırlamak amacıyla 500 milyon dolarlık nakit ve tahıl rezervi oluşturmayı planlıyor. Maliye Bakanı Mthuli Ncube, plan kapsamında 2027 ulusal bütçesinde 250 milyon dolar nakit, aynı miktarda da tahıl alımı için kaynak ayrılacağını söyledi. Bütçenin gelecek ay sunulması bekleniyor. Ülke, 2027 mahsul sezonunda 1,6 milyon ton mısır hasadı öngörüyor. Bu miktarın 2026 seviyesinden yaklaşık %30 daha düşük olması beklenirken, düşüşün temel nedeni olarak tahmin edilen kuraklık gösteriliyor. Zimbabwe'nin yıllık mısır ihtiyacı yaklaşık 2,2 milyon ton; bunun yaklaşık 400 bin tonu hayvan yemi olarak kullanılıyor. Ncube, hükümetin stratejik tahıl rezervleri için yerel çiftçilerden yaklaşık 200 bin ton mısır satın aldığını da açıkladı. Zimbabwe, 2024'te El Niño kaynaklı kuraklık milyonlarca kişiyi gıda yardımına muhtaç bıraktıktan sonra ulusal afet ilan etmişti. Hükümet ayrıca 2027 ekonomik büyüme tahminini, El Niño'nun tarım sektörüne etkisini gerekçe göstererek %5'ten %3,5'e düşürdü.

Bulgaristan’da Petrovo’da Koyun ve Keçi Çiçeği Odağı Tespit Edildi
Görsel kaynağı: 24 Chasa · Özgün haber
Veri haberi

Bulgaristan’da Petrovo’da Koyun ve Keçi Çiçeği Odağı Tespit Edildi

3 yayıncı · 4 haber · Karşılaştır

Bulgaristan Gıda Güvenliği Ajansı (BABH), Stara Zagora belediyesine bağlı Petrovo köyündeki bir hayvancılık işletmesinde koyun ve keçi çiçeğine ilişkin birincil salgın odağı tespit etti. İşletmede 72 küçükbaş hayvan bulunduğu, sahibinin klinik belirtileri fark ettikten sonra veterinerlik makamlarına bildirim yaptığı ve müdahalede tam işbirliği gösterdiği bildirildi. Odağın çevresinde 5 kilometrelik koruma bölgesi oluşturuldu. Bu bölge Stara Zagora belediyesindeki Bedeşte, Kaloyanovets, Lovets, Pamukçii ve Petrovo ile Opan belediyesindeki Yastrebovo köyünü kapsıyor. Ayrıca Stara Zagora ve Haskovo illerindeki yerleşimleri içine alan 20 kilometrelik gözetim bölgesi belirlendi. Her iki bölgede koyun ve keçilerin hareketi, belirli koşullarda acil kesime gönderilecek hayvanlar dışında yasaklandı. Hayvanların kapalı barınaklarda tutulması, işletmelerde sayım yapılması, VetİS kayıtlarının güncellenmesi ve resmi veterinerlik denetimi uygulanacak. BABH, hastalığı Avrupa ve ulusal mevzuata uygun önlemlerle kontrol altına alıp ortadan kaldırmayı hedefliyor. Hastalık insanlar için tehlike oluşturmuyor ancak yayılması önemli ekonomik zararlara yol açabiliyor. Etkilenen bölgelerden elde edilen çiğ sütün taşınması ve işlenmesinde de özel şartlar uygulanacak.

Kazakistan Pastörize Deve Sütü İçin Ulusal Standart Onayladı
Görsel kaynağı: Kazinform · Özgün haber

Kazakistan Pastörize Deve Sütü İçin Ulusal Standart Onayladı

Kazakistan, yerli üreticilerin Çin, Orta Doğu ve Avrasya Ekonomik Birliği (AEB) ülkelerine ihracatını genişletmesine yardımcı olmak amacıyla pastörize deve sütü için yeni ulusal standardı onayladı. Kazakistan Standartlaştırma ve Metroloji Enstitüsü Genel Müdür Yardımcısı Alexander Razzarenov, bilgiyi Merkez İletişim Servisi’ndeki toplantıda aktardı. Razzarenov, bu yıl bilimsel araştırmalara dayalı geliştirilen standardın, laboratuvar testlerinde ticaret ortaklarının karşılaştırılabilir ürünlerinden daha iyi kalite sonucu veren Kazak deve sütü ürünleri için daha sıkı koşullar getirdiğini söyledi. Ticaret ve Entegrasyon Bakanlığına göre standart 11 Eylül 2026’da onaylandı ve 1 Kasım’da yürürlüğe girecek. Düzenleme kalite, güvenlik, etiketleme, ambalajlama, taşıma ve depolama koşullarını kapsıyor. Pastörize deve sütü shubat, dondurma, reçel ve “camelccino” dahil kahve bazlı içeceklerde kullanılıyor.

Suriye Tarım Bakanlığı Tarımsal Veri Yönetimini Geliştirmeyi Görüşüyor
Görsel kaynağı: Alikhbariah Syria · Özgün haber

Suriye Tarım Bakanlığı Tarımsal Veri Yönetimini Geliştirmeyi Görüşüyor

Suriye Tarım Bakanlığı, tarımsal verilerin toplanması, belgelenmesi ve ilgili kurumlar arasında paylaşılması için ortak bir yönetim sistemi geliştirme yollarını görüştü. Çalışma, Ulusal Tarım Politikaları Merkezi tarafından düzenlenen bir atölyede ele alındı. Amaç, mevcut bilgilerin güvenilirliğini artırarak tarımsal planlama, politika oluşturma ve karar alma süreçlerinde daha etkin kullanılmasını sağlamak. Ulusal Tarım Politikaları Merkezi Direktörü Hayil Reyhan, verilerin toplanmasından depolanması, paylaşılması ve analizine kadar bütün süreci kapsayan düzenleyici bir çerçeve hazırlanması gerektiğini belirtti. Reyhan ayrıca kurumlar arasındaki çalışmaları koordine edecek ulusal bir veri yönetimi komitesi kurulmasını ve merkezi bir bilgi tabanı oluşturulmasını önerdi. Böylece bakanlığa bağlı merkezler arasındaki tekrarların azaltılması ve sektörün ihtiyaçlarının daha kapsamlı görülmesi hedefleniyor. Atölyede istatistiklerin ve veri toplama yöntemlerinin birleştirilmesi de gündeme geldi. Çalışmaların arazi kullanım haritaları, ekili alanlar, verim ve üretim tahminleri ile yağış verilerini kapsaması planlanıyor. Katılımcılar ayrıca bitkisel ve hayvansal üretim, tarımsal danışmanlık, üretim girdileri ve tarımsal ticarete ilişkin mevcut veri tabanlarını değerlendirdi. Yeni sistemin, tarımsal programların uygulanmasını izlemeye ve ekonomik ve iklimsel zorluklara yanıt vermeye katkı sunması amaçlanıyor.

Deyrizor’da Pamuk Ekimi Maliyet ve Fiyat Baskısıyla Geriledi
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber
Veri haberi

Deyrizor’da Pamuk Ekimi Maliyet ve Fiyat Baskısıyla Geriledi

Suriye’nin Deyrizor ilinde mevcut tarım sezonunda pamuk ekim alanları, yüksek üretim ve akaryakıt maliyetleri ile ürünün alım fiyatının ekim giderlerini karşılamaması nedeniyle geriledi. İlde yaklaşık 10 bin dönüm pamuk ekilirken, planlanan alan 84 bin 636 dönüm olarak açıklanmıştı. Gerçekleşen ekim Deyrizor’da 1900, Meyadin’de 6110 ve Bukemal’de 2000 dönümde kaldı. Deyrizor Çiftçiler Birliği Tarım İşleri Müdürü Fayiz el-Hüseyin, pamuk ekim alanlarının geçen yıla göre %50 ila 60 azaldığını ve kooperatif sektörünün ildeki toplam pamuk alanının yaklaşık %80’ini oluşturduğunu belirtti. Hüseyin, gerilemeyi destek eksikliği ve üretim maliyetlerinin alım fiyatlarıyla uyuşmamasıyla açıkladı; pamuk için kilogram başına henüz resmi alım fiyatı açıklanmadığını söyledi. Marrat beldesinde ekim alanı geçen yılki 550 dönümden mevcut sezonda 20 dönüme düştü. Çiftçi temsilcileri indirimli akaryakıt, tohum ve gübre desteği ile maliyetlerle uyumlu daha yüksek alım fiyatı talep etti. Üreticiler ayrıca sezon boyunca yaklaşık 10 sulama gerektiğini, akaryakıt ve işçilik giderlerinin maliyetleri artırdığını belirtti. Deyrizor’da 2025 sezonunda ise yaklaşık 4.500 ton pamuk, yaklaşık 2.300 hektarlık alanda üretilmişti.

Suriye 2,7 Milyon Ton Buğday Aldı, Alımlar Durduruldu
Görsel kaynağı: Syria TV · Özgün haber
Veri haberi

Suriye 2,7 Milyon Ton Buğday Aldı, Alımlar Durduruldu

Suriye Ekonomi Bakan Yardımcısı, ülkenin 2,7 milyon ton buğday teslim aldığını ve buğday alımını durdurduğunu açıkladı. Yetkili, açıklamasında teslim alınan toplam miktara ilişkin bilgi verdi. Bakan yardımcısına göre, söz konusu teslimatın ardından ülkenin ihtiyacını karşılamaya yetecek stratejik stok güvence altına alındı. Aynı açıklamada, buğday alımlarının sürdürüleceği değil, durdurulduğu belirtildi.

Gürcistan ve IFAD Kırsal Kalkınma Ortaklığını Görüştü
Görsel kaynağı: Commersant · Özgün haber
Veri haberi

Gürcistan ve IFAD Kırsal Kalkınma Ortaklığını Görüştü

Gürcistan Çevre Koruma ve Tarım Bakanı David Songhulashvili, Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu (IFAD) Başkan Yardımcısı Donald Brown ile bir araya geldi. Görüşmede Gürcistan ile IFAD arasındaki uzun süreli işbirliğinin geliştirilmesi ve gelecekteki ortaklığın temel yönleri ele alındı. Toplantıda sürdürülebilir otlak yönetimi, iklim değişikliğine uyum, hayvancılığın geliştirilmesi ve kırsal nüfusun ekonomik imkânlarının güçlendirilmesi başlıkları görüşüldü. Songhulashvili, ortaklığın kırsal ekonomiyi güçlendirdiğini, çiftçiler için yeni fırsatlar oluşturduğunu ve tarımın iklim değişikliğine karşı dayanıklılığını artırdığını söyledi. Bakan, otlakların sürdürülebilir yönetimi alanındaki işbirliğinin sürdürülmesinin önemine dikkat çekti. Gürcistan ile IFAD arasındaki işbirliği 1997'de başladı. IFAD bu dönemden bu yana Gürcistan'da kırsal kalkınma için yaklaşık 70 milyon ABD doları yatırım yaptı. Ortaklık; tarımsal finansmana erişimin iyileştirilmesi, altyapı ve pazarlara ulaşım, değer zincirlerinin güçlendirilmesi, arazi tescili ve iklim duyarlı tarım çalışmalarını kapsıyor.

ABD'li Çiftçilerin %81'i Trump Tarafından İhanete Uğramış Hissediyor
Görsel kaynağı: France 24 · Özgün haber
Veri haberi

ABD'li Çiftçilerin %81'i Trump Tarafından İhanete Uğramış Hissediyor

ABD'de çiftçilerin %81'i, Başkan Donald Trump tarafından ihanete uğramış hissediyor. France24'ün haberine göre çiftçiler, Trump'ın İran'a karşı savaşa dahil olmasını ve bunun ekonomik sonuçlarını eleştiriyor. Ara seçimler yaklaşırken bu memnuniyetsizlik, tarihsel olarak Cumhuriyetçilere bağlı seçmen kitlesinin desteğini zayıflatıyor. Demokratlar kamuoyu yoklamalarında ilerlerken, gelişmelerin Trump ve Cumhuriyetçi Parti açısından oluşturduğu riskler France24 gazetecisi Anne Corpet ile IRIS araştırmacısı Romuald Sciora tarafından değerlendiriliyor.

Kazakistan’da Pastörize Deve Sütüne Ulusal Standart
Görsel kaynağı: ElDala · Özgün haber

Kazakistan’da Pastörize Deve Sütüne Ulusal Standart

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Kazakistan’da pastörize deve sütü için ulusal standart onaylandı. ST RK 4050-2026, ürünün kalite ve güvenlik koşullarının yanı sıra etiketleme, ambalajlama, taşıma ve depolama kurallarını belirliyor. Standart 1 Kasım 2026’da yürürlüğe girecek. Düzenlemenin, üreticilerin iç ve dış pazarlar için ürün çeşitlerini genişletmesine yardımcı olması bekleniyor. İhracat için Avrasya Ekonomik Birliği (EAEU) ülkeleri, Çin ve Orta Doğu değerlendiriliyor. Kazakistan’da deve sütü geleneksel olarak şubat ve kımıran üretiminde kullanılırken, günümüzde dondurma, konfitür ve kahve bazlı içeceklerde de değerlendiriliyor.

Bulgaristan’da Gerekçesiz Gıda Fiyat Artışlarına 10 Bin-50 Bin Avro Yaptırım
Görsel kaynağı: Agrozona · Özgün haber
Veri haberi

Bulgaristan’da Gerekçesiz Gıda Fiyat Artışlarına 10 Bin-50 Bin Avro Yaptırım

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Bulgaristan Tüketiciyi Koruma Komisyonu (KZP), ekonomik gerekçesi kanıtlanamayan gıda fiyat artışları için ürün başına 10 bin ile 50 bin avro arasında yaptırım uygulanacağını açıkladı. KZP Başkanı Maya Manolova, ağustos başına göre yapılan fiyat artışlarının ekonomik olarak gerekçelendirilememesi halinde perakende zincirlerinin cezalandırılacağını söyledi. Denetimler, süt ürünleri ile meyve ve sebzeler başta olmak üzere gıda ürünlerine odaklanıyor. Manolova, perakende zincirlerinden tedarik fiyatlarındaki değişimin nihai satış fiyatındaki artışı haklı çıkardığını gösteren kanıtlar sunmalarının isteneceğini belirtti. KZP verilerine göre bu ürün gruplarında %141’e ulaşan marjlar tespit edildi. Kurumun amacı, temel gıda fiyatlarını düşürmek ve tüketiciler için daha adil bir değer oluşmasını sağlamak olarak açıklandı. Vatandaşlar, düzensizlik bildirimlerini Manolova’nın paylaştığı 0887 130 777 numarasına iletebilecek. BNT News’in aynı denetimlere ilişkin haberine göre ağustos ve ekim fiyatlarının karşılaştırıldığı incelemede, salatalığın tedarik fiyatı %14 düşmesine karşın satış fiyatı %59 arttı. Kampanyalı ürünlerdeki marjlar ise %40’a kadar çıktı. KZP ayrıca yanıltıcı ticari uygulamalara da yaptırım uygulanacağını belirterek, ithal patateslerin Bulgar ürünü olarak sunulmasını örnek gösterdi. Gıda denetimlerinin ardından ilaçlar, banka ücretleri ve mobil hizmetlerin incelenmesi planlanıyor.

Meksika’da Eylül Ayında Gıda Sepeti Değeri Kırsalda %4,9, Kentte %5,5 Arttı
Görsel kaynağı: La Razón México · Özgün haber
Veri haberi

Meksika’da Eylül Ayında Gıda Sepeti Değeri Kırsalda %4,9, Kentte %5,5 Arttı

Meksika’da kişi başına gıda sepetinin değeri eylül ayında kırsal kesimde 1.940,96 peso, kentsel kesimde ise 2.590,61 peso oldu. Yıllık artış kırsal bölgelerde %4,9’a, kentlerde %5,5’e ulaştı. Her iki kesimdeki artış, aynı ayda %3,5 olarak gerçekleşen enflasyonun üzerinde kaldı. Gıda sepetinin bir yıllık parasal artışı kırsal kesimde yaklaşık 90,31 peso, kentsel kesimde 135,87 peso olarak hesaplandı. Instituto Nacional de Estadística y Geografía (Inegi) verilerine göre soğan, ev dışında tüketilen yiyecek ve içecekler ile domates, her iki bölgede de gıda sepetindeki yıllık yükselişe en fazla katkı yapan kalemler oldu. Kırsal kesimde soğan fiyatı %89,8 artarak yıllık değişime %35,7 katkı yaptı. Ev dışında tüketilen yiyecek ve içeceklerin fiyatı %5,8 yükseldi ve değişime %26,3 katkı sağladı. Domates fiyatındaki %26,7’lik artışın katkısı ise %16,1 oldu. Kentsel kesimde katkı sıralaması farklılaştı; ev dışı yiyecek ve içecekler %32,1, soğan %25,2, domates ise %10 katkı yaptı. Casa de Bolsa Valores Mexicanos’un (Valmex) başekonomisti Gerónimo Ugarte Bedwell, temel ihtiyaçların maliyeti yükseldiği için hanelerin satın alma gücünü koruyabilmesi adına gelirlerinin daha fazla artması gerektiğini belirtti. Ugarte Bedwell’e göre soğan ve domatesteki yükselişte hasat döngüleri, hava koşulları, kayıplar ve lojistik kesintilerin ticari arz üzerindeki etkileri rol oynadı. Ekonomist, ürün fiyatlarındaki benzer artışlara rağmen bölgesel katkıların tüketim alışkanlıkları, sepet ağırlıkları, piyasa yapısı ve yaşam maliyetleri nedeniyle farklılaştığını söyledi. Ev dışında tüketilen yiyecek ve içeceklerin fiyatında ise malzeme, ulaşım ve işletme giderlerinin birlikte etkili olduğunu; bazı tarım ürünlerinin ucuzlamasının hizmet fiyatlarını mutlaka düşürmeyebileceğini ifade etti. Gıda ve gıda dışı sepetin toplam değeri de her iki bölgede %4,4 arttı.

MAG, Aile Çiftçiliğini İklim Risklerine Karşı Güçlendirmeyi Hedefliyor
Görsel kaynağı: La Nación Paraguay · Özgün haber

MAG, Aile Çiftçiliğini İklim Risklerine Karşı Güçlendirmeyi Hedefliyor

Paraguay Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı (MAG), teknik destek, ekipman ve inovasyon yoluyla aile çiftçiliğini güçlendirmeyi hedefliyor. Bakanlık, bu yaklaşımın El Niño gibi iklim olayları karşısında küçük üreticilerin kayıplarını azaltmasını ve üretimin sürdürülmesine katkı sağlamasını amaçlıyor. Küçük üreticilerin iklim koşullarına hazırlanması, gıda bulunabilirliği ve kırsal hanelerin gelirlerinin korunması açısından önemli görülüyor. Tarım Bakanı Carlos Giménez, Santiago Peña başkanlığındaki Sosyal Kabine toplantısında, devlet kurumları arasında koordinasyon kurulmasının yerel üretimi ve kırılgan ailelerin gıda güvenliğini güçlendireceğini belirtti. Giménez, aile çiftçiliğinin taze gıda tedarikinde temel rol oynadığını; bu nedenle üreticilere tarlada araç ve teknik destek sağlanması gerektiğini söyledi. Bu desteğin, olumsuz iklim koşullarında ürünlerin sürdürülmesine ve tarımsal ürün arzındaki kesintilerin önlenmesine yardımcı olması bekleniyor. Giménez ayrıca Hambre Cero programının yerel üreticiler için ticari fırsatlar yarattığını ve bölgelerin ekonomisini canlandırdığını ifade etti. Aile üretiminin güçlendirilmesinin, okul beslenmesine yönelik gıda tedarikinin devamına katkı sağlaması, kırsal ailelerin gelirlerini desteklemesi ve çocukların beslenmesine yarar sunması bekleniyor.

Suriye'de Gümrük Tarifesinde Üretim ve Temel Gıda Maliyetlerini Düşürmeye Yönelik Değişiklik
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber

Suriye'de Gümrük Tarifesinde Üretim ve Temel Gıda Maliyetlerini Düşürmeye Yönelik Değişiklik

2 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şara, 188 sayılı kararnameyle 110 sayılı kararnameye dayanan uyumlu gümrük tarifesi cetvelinin bazı kalemlerinde değişiklik yaptı. Düzenleme, tarife kalemlerinin tanımlanması ve kodlanmasının yanı sıra vergi oranları ile uygulama şartlarını kapsıyor. Kararnameyle tıbbi ekipman, yenilenebilir enerji araçları, sanayi makineleri ve üretim girdileriyle bazı temel gıda, metal ve tekstil ürünlerinde maliyetlerin düşürülmesi amaçlanıyor. Genel Gümrük İdaresi Müdürü Halid el-Berad, düzenlemenin ulusal üretimi ve yatırımı desteklemeyi, ithalat ve üretim maliyetlerini azaltmayı ve yerli ürünlerin rekabet gücünü artırmayı hedeflediğini söyledi. Bazı tarife kalemlerinin yeniden sınıflandırılacağı, değiştirileceği, silineceği veya birleştirileceği belirtildi. Arap İhracatçılar ve İthalatçılar Birliği Suriye Bölge Ofisi Başkanı Talal Kalaacı, değişikliklerin vatandaşlar ile üretim ve ticaret sektörlerinin maliyet ve yüklerini azaltacağını ifade etti. Ancak el-Berad, indirimlerin piyasa fiyatlarına zorunlu olarak doğrudan ve hemen yansımayacağı uyarısında bulundu. Düzenlemenin önemli bölümünün üretim girdilerini hedeflemesi nedeniyle sonuçların üretim artışı ve sanayideki iyileşmeler sonrasında ortaya çıkmasının zaman alabileceği belirtildi. Yerli ürünlere gümrük koruması ise uygun miktar ve kalite koşuluna bağlandı.

Suriye, Türk Menşeli Tarımsal ve Veteriner Ürünlerin İthalat ve Dolaşımını Uyumlaştırdı
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber
Veri haberi

Suriye, Türk Menşeli Tarımsal ve Veteriner Ürünlerin İthalat ve Dolaşımını Uyumlaştırdı

Suriye Tarım Bakanlığı, Türk menşeli bazı tarımsal ve veteriner ürünlerinin Suriye piyasalarında ithalatı ve dolaşımını uyumlaştıran bir karar yayımladı. Karar geçici olacak ve karar tarihinden itibaren en fazla üç yıl yürürlükte kalacak. Uygulama, belirli teknik ve denetim kurallarına bağlandı. Bakanlık, düzenlemeyle güvenilir ve güvenli tarımsal üretim girdilerinin temin edilmesini, hayvan sağlığı ve bitki koruma programlarının desteklenmesini amaçlıyor. Kararın diğer hedefleri ithal ürünler üzerindeki denetimi güçlendirmek ve kaçak, kaynağı bilinmeyen ya da denetim dışı ürünlerin dolaşımını sınırlamak. İthalatçı ve ihracatçılar ayrıntılar için yayımlanan bağlantıya yönlendirildi.

Bosna-Hersek’te Tarım Üretimi Kuraklık ve Maliyet Baskısıyla Zorlanıyor
Görsel kaynağı: Oslobođenje · Özgün haber
Veri haberi

Bosna-Hersek’te Tarım Üretimi Kuraklık ve Maliyet Baskısıyla Zorlanıyor

Bosna-Hersek’te çiftçiler, kuraklığın ardından gelen yağışın tarlalara girişi kolaylaştırdığını ancak yüksek yakıt ve gübre fiyatlarıyla ithalat baskısının üretimi zorlaştırmayı sürdürdüğünü belirtiyor. Üreticiler, son tarım sezonunun ağır geçtiğini, özellikle mısır, silajlık mısır ve kuru ot üretiminde ciddi kayıplar yaşandığını aktarıyor. Bazı çiftliklerin kapanması, yerli üretimin sürdürülebilirliğiyle ilgili endişeleri artırıyor. Bosna-Hersek Federasyonu Çiftçiler Birliği Başkanı Nedžad Bićo, artan girdi maliyetlerinin hayvan yemi ve diğer tarımsal ürünlerin fiyatlarını yükselttiğini söyledi. Sırp Cumhuriyeti Tarım Üreticileri Birlikleri Başkanı Stojan Marinković ise Semberiya’daki bazı mısır tarlalarında hasadın biçerdöverle çalışmayı ekonomik olmaktan çıkardığını ifade etti. Marinković’e göre yaklaşan sonbahar ekimi, petrol ve gübre fiyatlarındaki artış nedeniyle önceki sezona kıyasla yaklaşık %20 daha pahalı olabilir. Üreticiler ayrıca ilkbahar ekimi döneminde vaat edilen 2,5 milyon litrelik yakıt desteğinin henüz uygulanmadığını belirtiyor. Çiftçi temsilcileri, dışarıdan gelen daha ucuz ürünlerin yerli üretimi baskıladığını savunarak ithalatın azaltılmasını ve yerli üretimin korunmasını istiyor. Haberde, ülkede yıllık yaklaşık 500.000 ton gıdanın çöpe atıldığı, buna karşın ülkenin yeterli miktarda gıda üretemediği de aktarılıyor. Tarımdaki sorunların gençlerin sektörden veya ülkeden uzaklaşmasına yol açtığı belirtiliyor.

Suriye Tarım Bakanlığı, IFAD ile Kırsal Kalkınma Projelerini Görüştü
Görsel kaynağı: Alikhbariah Syria · Özgün haber

Suriye Tarım Bakanlığı, IFAD ile Kırsal Kalkınma Projelerini Görüştü

Suriye Tarım Bakanlığının Doğu Bölgesi temsilcisi Ahmed Celal el-Ahmed ile Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu (IFAD) heyeti, kırsal kalkınma ve tarımsal danışmanlık alanlarında iş birliğini görüştü. Raoul Castillo başkanlığındaki heyetle yapılan toplantıda, IFAD tarafından önerilen bazı projeler de ele alındı. Görüşmenin gündeminde bakanlığın modern sulama sistemlerine geçiş planı yer aldı. Toplantıda bu sistemlerin su tasarrufu sağlaması, tarımsal üretime olumlu yansıması ve su kaynaklarının sürdürülebilirliğine katkı sunmasıyla ilgili başlıklar değerlendirildi. Nilüferi ve yabani patlıcanın yayılmasını sınırlamaya yönelik çalışmalar da görüşüldü. Ahmed Celal el-Ahmed, bakanlığın diğer kamu kurumlarıyla yürüttüğü ortak projeleri ve yüksek su tüketen ürünlerin ekim alanlarına ilişkin öncelikleri sundu. Bu ürünlerin yetiştirilmesi için gerekli lisans koşulları da toplantıda ele alındı. Kırsal Danışmanlık ve Kalkınma Müdürlüğü Direktörü Hawazen el-Mikdad ise müdürlüğün çalışmalarını ve çiftçilerin gelir artışı ile yaşam koşullarının iyileştirilmesine yönelik ihtiyaçlarını aktardı. Taraflar ayrıca kırsal kadınların ekonomik ve tarımsal faaliyetlere katılımını sınırlayan engelleri değerlendirdi. Görüşmeler, su güvenliği programı, tarımsal geçim kaynaklarının ve pazara erişimin geliştirilmesi ile entegre hayvancılık projesinin takibini içeren bakanlık stratejisi kapsamında yapıldı.

Kenya’da İstilacı Kaktüs Hayvan Yemi ve Biyogaza Dönüştürülüyor
Görsel kaynağı: Kansan Uutiset · Özgün haber
Veri haberi

Kenya’da İstilacı Kaktüs Hayvan Yemi ve Biyogaza Dönüştürülüyor

Kenya’nın Laikipia bölgesinde otlakları işgal eden Opuntia stricta kaktüsünün hayvan yemi, biyogaz ve gübreye dönüştürülmesi için bir proje yürütülüyor. Jomo Kenyatta Üniversitesi ile Florida Üniversitesi işbirliğindeki çalışma 2017’de başladı. Proje lideri Willis Owino’ya göre kaktüs, bölgedeki Maasai otlaklarının yaklaşık %70’ini kaplıyor; su kaynaklarına ve otlaklara erişimi engelleyerek hem hayvancılığı hem de yaban hayatını etkiliyor. Kaktüsün temizlenmesi yüksek iş gücü ve maliyet gerektirirken, daha önce uygulanan biyolojik mücadele de beklenen sonucu vermedi. Araştırmacılar bu nedenle istilacı türü ekonomik bir girdiye dönüştürmeye odaklandı. Owino, Opuntia stricta’dan hazırlanan yemle desteklenen deve beslemesinin süt üretimini iki katına çıkarabileceğini belirtiyor. Kaktüs bazlı yem peletleri de üç aylık bir denemede keçilerin ağırlık artışını önemli ölçüde yükseltti ve uzun kuraklık dönemlerinde hayvan kayıplarını azaltmaya yardımcı oldu. Proje kapsamında kaktüsle çalışan biyogaz reaktörleri 30 hanede kullanıma alındı. Reaktörlerden çıkan besin maddesi, ailelerin sebze bahçelerinde gübre olarak değerlendiriliyor. Araştırmacılara göre yıl boyunca yem bulunması, göçerlerin hayvanlarını başka alanlara taşıma ihtiyacını azaltarak otlak anlaşmazlıklarını hafifletebilir. Ancak kaktüsün doğrudan tüketilmesi hayvanlar için risk taşıyor. Dikenler ve küçük kılçıklar ağız yaralarına ve sindirim sistemi hasarına yol açabiliyor; kaktüs dili olarak adlandırılan durum ölümle sonuçlanabiliyor. Bu nedenle araştırmacılar, toplulukların güvenle yetiştirebileceği dikensiz yem kaktüsü çeşitleri için fidanlıklar kurulmasını planlıyor.

Buzağı İshallerinde Besleme ve Hijyen Öne Çıkıyor
Görsel kaynağı: Agropress · Özgün haber
Veri haberi

Buzağı İshallerinde Besleme ve Hijyen Öne Çıkıyor

Buzağılarda ishal, doğumdan hemen sonra karşılaşılan yaygın sağlık sorunlarından biri olarak yetiştiriciler için önemli bir risk oluşturuyor. İshal tek başına bir hastalık değil, farklı uyaranlara karşı organizmanın özgül olmayan tepkisi olarak tanımlanıyor. Tedavi edilmeyen veya geç fark edilen vakalar susuzluk, büyüme geriliği ve ağır durumlarda ölüme yol açabiliyor; bu nedenle sorun hayvan sağlığının yanı sıra yetiştiriciliğin ekonomisini de etkiliyor. Vakalar, beslenmeye bağlı enfeksiyöz olmayan ve enfeksiyöz ishaller olarak iki ana grupta ele alınıyor. Enfeksiyöz olmayan vakalar çoğunlukla besleme hataları, yanlış süt verme tekniği veya uygun olmayan sıcaklıktaki sütün verilmesiyle ilişkilendiriliyor. Bu durumlar genellikle doğrudan yaşamı tehdit etmese de besin emilimini bozarak buzağıları zayıflatıyor ve enfeksiyonlara duyarlılığı artırıyor. Enfeksiyöz ishaller ise viral, bakteriyel ve paraziter etkenlere göre sınıflandırılıyor; bovin rotavirüsü, koronavirüs, enterotoksijenik Escherichia coli ve Cryptosporidium spp. başlıca etkenler arasında sayılıyor. Kaynakta aktarılan 2024 tarihli lisans çalışması kapsamındaki gözlemde, patojen varlığı açısından 71 ishalli buzağı test edildi. Değerlendirilen çiftlikte üç veya daha fazla patojen bulunan örneklerin tamamında Cryptosporidium parvum saptandı. Tek patojenli vakalarda Cryptosporidium parvum dışındaki tek pozitif etkenin Clostridium perfringens olduğu belirtildi. Kaynak, bu vakanın tek patojenli buzağıların %3’üne karşılık geldiğini aktarıyor. Birden fazla etkenin birlikte bulunmasının hastalığın seyrini ağırlaştırdığı ve tedaviyi zorlaştırdığı kaydediliyor. Viral enfeksiyonlar özellikle altı haftalığa kadar olan buzağılarda görülüyor. Rotavirüs ve koronavirüs bağırsak villuslarını etkileyerek su ve besin emilimini azaltabiliyor; bunun sonucunda hızlı susuzluk, asidoz ve büyüme geriliği gelişebiliyor. Bakteriyel etkenlerden enterotoksijenik Escherichia coli sulu ishale, susuzluğa ve bazı vakalarda sepsise neden olabiliyor. Clostridium perfringens toksinleri ise önceki belirtiler görülmeden ani ölüme yol açabiliyor. Paraziter etkenler arasında yer alan Cryptosporidium spp. bağırsak villuslarını tahrip edebiliyor ve zoonoz niteliği nedeniyle hasta hayvanlarla çalışırken sıkı hijyen ile koruyucu ekipman gerektiriyor. Tanıda klinik muayene temel alınırken, ahır testleri başlıca patojenler hakkında yaklaşık on dakikada ön bilgi sağlayabiliyor. Dışkının laboratuvarda incelenmesi daha güvenilir sonuç veriyor ve tek etkenli enfeksiyonlarla birden fazla etkenin birlikte bulunduğu durumların ayırt edilmesine yardımcı oluyor; ancak daha uzun süre ve daha yüksek maliyet gerektiriyor. Tedavinin temelini rehidrasyon oluşturuyor. Elektrolit çözeltileri sıvı, mineral ve enerji desteği sağlarken ağır susuzlukta damar içi uygulama gerekiyor. Buzağıların süt veya süt ikamelerini almaya devam etmesi, antibiyotiklerin ise yalnızca bakteriyel enfeksiyonlarda kullanılması öneriliyor. Korunmada yüksek antikor içeren kaliteli kolostrumun doğumdan sonra mümkün olduğunca erken, kaynakta özellikle iki saat içinde verilmesi önem taşıyor. Kuru ve temiz bölmeler, düzenli temizlik ve dezenfeksiyon, uygun sıcaklıkta ve temiz kaplarla besleme, sağlık durumu ile dışkının izlenmesi ve hasta buzağıların ayrılması da önerilen uygulamalar arasında bulunuyor.

Kuraklık Belçika’da Şeker Pancarı Hasadını Vurdu
Görsel kaynağı: RTBF · Özgün haber
Veri haberi

Kuraklık Belçika’da Şeker Pancarı Hasadını Vurdu

Belçika’da şeker pancarı hasadında verimler ortalamaların altında kaldı. Gembloux bölgesindeki çiftçi Thomas Feuillein, yaz boyunca etkili olan kuraklığın pancarların yeterli su alamamasına, hacim ve ağırlık kazanamamasına yol açtığını söyledi. Longchamps’taki pancar üreticileri sendikası başkanı Thierry Masson da bu yılki düşük verimi kuraklığa bağladı. Hasadın başında pancarlardaki şeker oranının iyi olduğu belirtildi. Rafineriye teslim için en az 17 şeker oranı gerekiyor ve daha yüksek oran, düşük ağırlığın yol açtığı kaybı kısmen telafi edebiliyor. Buna rağmen Masson, ekonomik kaybın %20’ye ulaştığını ifade etti. Mart-nisan döneminde yapılan erken ekim ise köklerin toprakta daha derine inerek su ve besin araması için daha fazla zaman bulmasını sağladı. Yağışların pancarların büyümesine katkı sunabileceği, ancak hasat döngüsünün sonuna gelindiği için ürünü kurtaramayacağı belirtildi. Thierry Masson’a göre geç yağış, bitkinin yeni yapraklar oluşturmasına ve mevcut şeker oranının düşmesine neden olabilir. Bu nedenle hasadın önceki yıllara göre yaklaşık bir ay daha kısa sürmesi ve tarlalardaki çalışmaların aralık sonu ya da ocak başında tamamlanması bekleniyor. Raffinerie Tirlemontoise’den Kristof Vrancken, hasat süresindeki kısalmayı düşük verimin yanı sıra pancar ekim alanındaki azalmaya bağladı. Alanın küçültülmesinin arzı ve üretilen pancar miktarını azaltarak fiyatları destekleme amacı taşıdığı aktarıldı. Dünya şeker fiyatları yükselirken Avrupa’da aynı eğilimin görülmediği, rafine şeker tüketimindeki düşüşün bu ayrışmada etkili olduğu belirtildi. Çiftçiler, verim ve rafineri fiyatlarının birlikte yetersiz kalması halinde pancar alanlarının daha da daralabileceği ve daha kârlı ürünlere yönelimin artabileceği uyarısında bulundu.