ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

1527 haber · Sayfa 14

AB, Günlük Erkek Civcivlerin Öldürülmesini Yasaklayan Teklifi 2026 Sonuna kadar Sunmayı Vaat Ediyor
Görsel kaynağı: Magyar Mezőgazdaság · Özgün haber
Veri haberi

AB, Günlük Erkek Civcivlerin Öldürülmesini Yasaklayan Teklifi 2026 Sonuna kadar Sunmayı Vaat Ediyor

Avrupa Komisyonu, yumurta üretimi için yetiştirilen hibritlerin erkek civcivlerinin öldürülmesini Avrupa Birliği genelinde yasaklayan bir teklif sunacağını yeniden açıkladı. Komisyon, teklifi 2026 sonuna kadar hazırlayacağına birden çok kez söz verdi. Söz konusu düzenleme, hayvan refahı mevzuatının planlanan modernizasyonunun unsurlarından biri olarak değerlendiriliyor. Yumurta vermeyen ve etleri et üretimi için yetiştirilen hibritlerle rekabet edemeyen erkek civcivler, kuluçkahanelerde genellikle çıktıkları gün gazlama veya mekanik yöntemlerle öldürülüyor. Almanya, Avusturya ve Fransa bu uygulamayı 2022'den beri yasaklıyor. İtalya'da benzer bir düzenlemenin 2026 sonunda yürürlüğe girmesi planlanırken Lüksemburg da yasağı uygulamaya koydu; ancak ülkede kuluçkahane bulunmuyor. Belçika'da süreç bölgelere göre değişiyor. Flandre hükümeti, civcivlerin cinsiyetinin kuluçkanın 12. gününden önce güvenilir biçimde belirlenebildiği tarihte yasağı başlatma kararı aldı; ilgili bakan ise Avrupa Komisyonu'nun teklifini bekliyor. Valonya'da da hayvan refahı kurallarının yeniden düzenlenmesi kapsamında yasak hazırlanıyor. European Institute for Animal Law and Policy uzmanı Gabriela Kubíková, teklifin geleceğinin belirsiz olduğunu, basit bir yasama sürecinin yaklaşık bir yıl, ortalama sürecin ise yaklaşık iki yıl sürebileceğini belirtti. Fransa, Almanya ve İtalya'nın desteğinin ortak düzenlemeyi kolaylaştırabileceği, Doğu Avrupa üyesi ülkelerdeki daha yavaş geçişin ise Konsey'de direnç yaratabileceği ifade edildi.

Japonya'nın Malezya'ya Deniz Ürünleri İhracatı İlk Sekiz Ayda %40 Arttı
Görsel kaynağı: Astro Awani · Özgün haber
Veri haberi

Japonya'nın Malezya'ya Deniz Ürünleri İhracatı İlk Sekiz Ayda %40 Arttı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Japonya'nın Malezya'ya deniz ürünleri ihracatı, 2026'nın ilk sekiz ayında 2025'in aynı dönemine göre yaklaşık %40 artarak yaklaşık 5 milyar yene ulaştı. JETRO Başkan Yardımcısı Kenichi Hirano, artışın yüksek kaliteli ürünlere yönelik talep ve Japon mutfağına duyulan ilginin güçlenmesiyle desteklendiğini açıkladı. Hirano, büyümede Malezya'da tüketici satın alma gücünün yükselmesi, yüksek kaliteli gıdalara ilginin yaygınlaşması ve daha fazla Malezyalının Japon yemek kültürüne aşina hale gelmesinin etkili olduğunu belirtti. Malezya, Japon gıda ihracatı açısından ASEAN'daki en yüksek potansiyele sahip pazarlardan biri olarak değerlendiriliyor. Kuala Lumpur'da düzenlenen Japon Deniz Ürünleri B2B Ticaret Toplantısı, Japon deniz ürünlerinin yerel dağıtıcıları ile yemek hizmeti işletmelerini buluşturdu. JETRO, ihracatın Japon restoranlarının dışına taşınarak daha geniş bir yemek hizmeti işletmesi grubuna ulaşmasını ve Japon küçük ve orta ölçekli işletmelerinin sergi, iş eşleştirme ve ağ oluşturma etkinliklerine katılımını desteklemeyi sürdürecek. Hirano'ya göre kalite, gıda güvenliği, özgünlük, tat ve yemek hazırlamadaki performans satın alma kararlarında temel ölçütler olmaya devam ediyor.

Yeni Güney Galler'de Uçan Tilkiler Muz ve Böğürtlen Ürünlerine Zarar Veriyor
Görsel kaynağı: ABC Australia · Özgün haber
Veri haberi

Yeni Güney Galler'de Uçan Tilkiler Muz ve Böğürtlen Ürünlerine Zarar Veriyor

Avustralya'nın Yeni Güney Galler eyaletindeki Coffs Coast bölgesinde uçan tilkiler, yiyecek ararken muz, ahududu ve böğürtlen üreticilerinin ürünlerine zarar veriyor. Coffs Harbour muz üreticisi Paul Shoker, çiftliğinde yalnızca ekim ayında 10.000'den fazla muzun zarar gördüğünü tahmin etti. Hayvanların muz çiçeklerinin uçlarındaki polen ve nektara ulaşmaya çalışırken meyveleri çizdiği, bu nedenle bazı muzların satışa uygun olmadığı bildirildi. Olayın, çiçek açan ağaçlarda nektar eksikliğinden kaynaklandığı düşünülen şüpheli bir kitlesel açlık dönemiyle bağlantılı olduğu aktarılıyor. Coffs Coast'taki ahududu ve böğürtlen üreticileri de uçan tilkilerin ürünleri koruyan tünellere girmesiyle kayıp yaşıyor. Berries Australia Üst Yöneticisi Rachel Mackenzie, hayvanların meyve ürünlerini tahrip ettiğini ve bazılarının ağlarda öldüğünü söyledi. Mackenzie, uçan tilkilerin zayıf ve hassas durumda olmasının üreticiler açısından ciddi iş sağlığı ve güvenliği sorunları oluşturduğunu belirtti. Üreticilerin hayvanlarla genellikle baş edemediği, bunun nedenleri arasında ölümcül lyssavirus riski bulunduğu ifade edildi. Mackenzie, olağandışı olayla mücadele ve uçan tilkilerin güvenli biçimde uzaklaştırılması için eyalet yönetiminden daha fazla destek istedi. Meyve üreticilerine, uçan tilkilerin tünellere girmesini önlemek için girişlere ağ yerleştirmeleri önerildi; ancak bu uygulamanın ürün kaybı yaşayan çiftçiler için ek maliyet oluşturduğu belirtildi. Bakanlık sözcüsü, dışlayıcı ağların yanı sıra meyve torbaları, ses caydırıcıları ve aydınlatma sistemlerini de seçenekler arasında saydı. Kayıplara rağmen etkilenen meyve ürünlerinin tüketicilere yönelik genel arzının şu anda istikrarlı kaldığı bildirildi.

Avusturya, AB Tarım Desteklerinin Korunmasını İstiyor
Görsel kaynağı: Heute · Özgün haber
Veri haberi

Avusturya, AB Tarım Desteklerinin Korunmasını İstiyor

Lüksemburg’da yapılacak AB tarım bakanları toplantısı öncesinde Avusturya, Ortak Tarım Politikası (OTP) için yeterli finansman sağlanmasını ve çiftçilere verilen mevcut desteklerin korunmasını talep ediyor. Avusturya Tarım Bakanı Norbert Totschnig, tarım fonlarının AB’nin gelecekteki Çok Yıllı Mali Çerçevesi’nde güvenceye alınmasını ve başka politika alanlarına aktarılmamasını istiyor. Talebin arka planında Avrupa Komisyonu’nun Temmuz 2025 tarihli önerisi bulunuyor. Öneriye göre 2028-2034 döneminde OTP kaynakları, diğer politika alanlarına ayrılan fonlarla birlikte ulusal ve bölgesel ortaklık planları üzerinden yönetilecek. Avusturya hükümeti bu yapıya karşı çıkarken, tarım kaynaklarının açıkça tarım için ayrılmasını ve başka alanlara yönlendirilememesini savunuyor. Viyana ayrıca tarım bakanlarının temel tarım politikası kararlarındaki yetkisinin korunmasını, mevcut destek programlarının sürdürülmesini ve geliştirilmesini istiyor. Öncelik verilen uygulamalar arasında çevre ve iklim koruma önlemlerini destekleyen ÖPUL ile dağ çiftçileri ve dezavantajlı bölgelerdeki işletmelere yönelik telafi ödemeleri yer alıyor. Avusturya’ya göre bu destekler, zor koşullarda tarım arazilerinin işletilmesinin yanı sıra biyolojik çeşitliliğin ve kültürel peyzajın korunmasına katkı sağlıyor. Avusturya Tarım Bakanlığı, desteklerin bölgesel istihdam, kırsal alanlardaki ekonomik değer ve turizmle de bağlantılı olduğunu belirtiyor. Hükümet, bazı temel hükümlerin doğrudan OTP düzenlemesinde yer alması için diğer üye ülkelerle birlikte çalıştığını ve böylece merkezi kararların tarım bakanlarının sorumluluğunda kalmasının amaçlandığını bildiriyor. Ancak 2028’den itibaren tarım destekleri için ne kadar kaynak bulunacağı henüz belli değil. Totschnig, Başbakan Christian Stocker’ın mali çerçeve görüşmelerinde Avusturya’ya destek verdiğini söylüyor.

Álvaro Lario: Küresel Tarım Fiyatları Temmuz-Eylül Döneminde %13 Arttı
Görsel kaynağı: taz · Özgün haber
Veri haberi

Álvaro Lario: Küresel Tarım Fiyatları Temmuz-Eylül Döneminde %13 Arttı

Álvaro Lario, Bloomberg Agriculture Spot Index verilerine göre dünya tarım fiyatlarının temmuz-eylül döneminde %13 arttığını söyledi. Lario, gelecek aylarda gıda enflasyonunun daha da yükselmesini beklediğini; mevcut krizin petrol fiyatlarını ve buna bağlı olarak taşıma maliyetlerini artırdığını belirtti. Bu durumun buğday, mısır ve diğer ürünleri pahalılaştırdığını aktaran Lario, düşük gelirli ailelerin artan maliyetlerden en fazla etkilenen kesim olduğunu ifade etti. Lario'nun verdiği bilgilere göre dünya genelinde yaklaşık 650 milyon kişi açlık çekiyor. Bu sayı hafif gerilemiş olsa da hâlâ dünya nüfusunun yaklaşık onda birine denk geliyor. Ayrıca yaklaşık 2,7 milyar insan, yani dünya nüfusunun neredeyse üçte biri, sağlıklı beslenmenin maliyetini karşılayamıyor. Taze sebze, meyve ve fasulye, bezelye ile mercimek gibi bitkisel proteinlerin pahalılaşması, daha fazla kişinin işlenmiş gıdalara yönelmesine neden oluyor. Gıda sistemlerinin küresel şoklara karşı kırılganlığına Afrika'yı örnek gösteren Lario, kıtadaki birçok ülkenin gıdada kendine yeterli olmadığını söyledi. Afrika Birliği'nin verilerine atıfla, kıtanın her yıl yaklaşık 100 milyar ABD doları değerinde gıda ithal ettiğini; gübre ve tohum ithalatının da bu tabloya eklendiğini aktardı. Lario'ya göre dağıtım, depolama, üretim ve gıdanın daha yüksek katma değerli ürünlere işlenmesi alanlarının güçlendirilmesi, ülkelerin kuraklık, sıcak hava dalgaları, seller ve diğer şoklara karşı dayanıklılığını artırabilir. Lario, Benin'de sinek larvalarının biyokömürle birleştirilerek organik gübre üretildiği bir projeden söz etti. Ancak küçük çiftçilerin agroekolojiye geçişinin finansal açıdan kolay olmadığını belirtti. Toprak sağlığını iyileştirmek üç veya dört yıl sürebiliyor ve bu dönemde çiftçinin nakit akışı azalıyor. Lario, geçiş sırasında oluşan kayıpların karşılanması gerektiğini; sonrasında daha verimli ve besin değeri daha yüksek ürünler elde edilebileceğini söyledi. Agroekolojiyi işleyebilecek bir ekonomik model olarak değerlendiren Lario, tarımda tam dönüşümün bir anda gerçekleşmesini beklemediğini, değişimin enerji sektöründe olduğu gibi kademeli yürütülmesi gerektiğini kaydetti. Küçük üreticilerin pazara erişim ve girdileri uygun koşullarda satın alabilmesi için kooperatifler, üretici örgütleri ve kadın birliklerinin desteklenmesini önerdi. Ölçeğin ekonomik sürdürülebilirlik için önemli olduğunu, ancak toprağı verimsizleştirebilecek monokültürlerden kaçınılması gerektiğini de vurguladı.

Uruguay’da İki Koyun Kesim Tesisi Yeniden Açılmaya Hazırlanıyor
Görsel kaynağı: Blasina y Asociados · Özgün haber
Veri haberi

Uruguay’da İki Koyun Kesim Tesisi Yeniden Açılmaya Hazırlanıyor

Uruguay’da koyun kesiminde uzmanlaşmış iki tesisin yeniden faaliyete geçmesi bekleniyor. Paso de los Toros’taki eski Bamidal tesisi ile Salto’daki Daymán Meat’in, yılın toplam faaliyetinin genellikle %40-45’ini oluşturan son çeyrek sezonunda yeniden kesime başlaması gündemde. INAC Başkanı Gastón Scayola, iki tesisin hemen çalışabilecek durumda olduğunu söyledi. Bamidal tesisinin Uniao Comercial SAS’a devri için yürütülen işlem son aşamaya geldi. Ekonomi Bakanı Gabriel Oddone ile Hayvancılık, Tarım ve Balıkçılık Bakanı Alfredo Fratti belgeleri imzaladı; ancak mülkiyet değişikliğinin tamamlanması için MGAP’ın nihai kararı bekleniyor. Şirket kaynakları sürecin yakın zamanda sonuçlanacağını belirtirken, sektörden bir işletmeci tesisin önümüzdeki günlerde kesime başlayabileceğini ve yaklaşık 25 bin baş hayvan satın alındığını ifade etti. Nihai yetkilendirmedeki gecikme, hayvanlarını tesise vermeyi taahhüt eden üreticilerin karantina sürelerine uymak için antiparaziter uygulamalar yapmasını ve bit oluşumunu önlemek amacıyla hayvanları yıkamasını zorlaştırıyor. Salto’da ise Daymán Meat’in yeniden açılışına yatırım yapan Arjantinli iş insanları eski çalışanları çağırdı. Scayola, daha fazla koyun kesim tesisi ve hükümet desteğiyle koyun varlığındaki düşüşün tersine çevrilebileceğini umduğunu söyledi.

Mısır, Arap Su Konseyi Başkanlığını Ürdün’den Devraldı
Görsel kaynağı: Al-Shorouk · Özgün haber

Mısır, Arap Su Konseyi Başkanlığını Ürdün’den Devraldı

Mısır, Arap Su Konseyi’nin başkanlığını Ürdün’den devraldı. Devir, Kahire Su Haftası ile eş zamanlı düzenlenen konseyin 17. oturumunun açılışında gerçekleşti. Mısır Su Kaynakları ve Sulama Bakanı Hani Süveylim, konsey kararlarının ortak vizyon düzeyinde kalmaması ve finanse edilebilir programlarla projelere dönüştürülmesi çağrısı yaptı. Süveylim, su kıtlığı, iklim değişikliği ve kalkınma ihtiyaçlarının Arap ülkeleri arasında uzmanlık ve kapasite iş birliğini gerekli kıldığını belirtti. Mısır, su hakları için ön bildirim, veri paylaşımı ve önemli zarara yol açmama ilkelerini savunurken suyun baskı veya toplu cezalandırma aracı olarak kullanılmaması gerektiğini söyledi. Kahire ayrıca Nil Havzası ülkeleriyle kuyu açma ve kapasite geliştirme projelerini sürdürecek; 2026 Abu Dabi Birleşmiş Milletler Su Konferansı ile 2027 Riyad Dünya Su Forumu öncesinde su diplomasisini güçlendirmeyi hedefliyor.

INIA, Şili’nin Chañaral Bölgesinde Hidroponik Sebze Üretimini Uygulanabilir Buldu
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber
Veri haberi

INIA, Şili’nin Chañaral Bölgesinde Hidroponik Sebze Üretimini Uygulanabilir Buldu

Şili Tarımsal Araştırmalar Enstitüsünün (INIA) Intihuasi merkezi, Atacama Bölgesi’ndeki Chañaral ve Diego de Almagro komünlerinde hidroponik sebze üretiminin teknik ve ticari uygulanabilirliğini değerlendirdi. Çalışma, Atacama Bölgesi aile çiftçiliğinin kârlılığını artırmayı amaçlayan teknoloji transfer programının ticari sera hidroponiği bileşeni kapsamında yürütüldü. Araştırmada su kaynaklarının durumu, bölgenin özellikleri ve yerel halkın hidroponik sebzelere yönelik yaklaşımı incelendi. Sonuçlara göre teknoloji, su yönetimi ve gerekli işletme koşulları sağlandığında bölgede uygulanabilir durumda. Chañaral ili, düşük yağış, bazı su kaynaklarındaki tuzluluk ve toprak özellikleri nedeniyle geleneksel tarımın kısıtlı olduğu bir bölge olarak tanımlandı. Araştırmaya göre bölgede tüketilen sebzelerin neredeyse tamamı başka yerlerden getiriliyor; bu durum ürünlerin maliyetini, tazeliğini ve bulunabilirliğini etkiliyor. INIA araştırmacısı Verónica Arancibia, tarımsal teknoloji transferinin madenciliğe yoğunlaşan yerel ekonomiyi çeşitlendirebileceğini belirtti. Arancibia, amacın madenciliğin yerine başka bir sektör koymak değil, aileler ve topluluklar için tarımı tamamlayıcı üretim olanaklarını güçlendirmek olduğunu söyledi. Değerlendirilen sistemlerden biri, sebze üretimini doğrudan tarım toprağına bağlı olmadan gerçekleştiren Raíz Flotante, yani Yüzen Kök Sistemi oldu. Bu sistemin, geleneksel topraklı sulama yöntemlerine kıyasla su tüketimini %80-90 azaltabildiği aktarıldı. Kapalı devrede su ve besinlerin yeniden dolaştırılması sayesinde geleneksel topraklı sistemlerde kullanılan suyun yaklaşık %10’u ile üretim yapılabildiği belirtildi. Ancak tüm su kaynakları uygun bulunmadı. El Salado Nehri, yüksek tuzluluk seviyesi nedeniyle sistem için elenirken kullanılabilecek kıtasal su kaynaklarında pH ve elektriksel iletkenliğin sürekli izlenmesi, besin çözeltisinin de suyun kimyasal özelliklerine göre ayarlanması gerektiği vurgulandı. INIA’nın Huasco Bajo ve San Pedro’daki önceki deneyimleri, mineral içeriği yüksek sularda dahi besin çözeltisinin dikkatli yönetimiyle üretim yapılabileceğini gösterdi. Bu deneyimlerde ortalama 350 gramlık marullar elde edildi; haberde geleneksel piyasadaki marullar için 200 gramlık ortalama verildi. Çalışmada ayrıca belirli su kaynakları için önleyici dezenfeksiyon önlemlerinin uygulanması gerektiği kaydedildi. Ticari uygulanabilirliği değerlendirmek için Mart ve Nisan 2026’da 37 bölgesel anket yapıldı. Katılımcıların %84’ü bölgede üretilen hidroponik sebzeleri kesinlikle satın almak istediğini bildirdi. %59’u, geleneksel marul için 1.000 Şili pesosu referans alınarak yerel hidroponik marula en az %20 daha fazla ödeme yapmaya hazır olduğunu söyledi. Satış kanalı tercihlerinde %55 doğrudan üreticiden alışverişi, %29 ise açık pazarları öne çıkardı. INIA’ya göre bu sonuçlar, yerel sebze arzını güçlendirmek ve taze ürüne erişimi artırmak için sosyal ve ticari bir fırsata işaret ediyor.

Rusya, Karadeniz Tahıl Anlaşması İçin Türkiye Dahil Ülkelerle Görüşüyor
Görsel kaynağı: Adevărul · Özgün haber

Rusya, Karadeniz Tahıl Anlaşması İçin Türkiye Dahil Ülkelerle Görüşüyor

Rusya, Karadeniz’de tahıl taşımacılığının güvence altına alınmasına yönelik önerileri inceliyor ve Türkiye dahil çeşitli ülkelerle görüşüyor. Ancak Moskova, 2023’te askıya alınan tahıl anlaşmasının yeniden başlatılması için şu anda gerekli koşulların oluştuğunu düşünmüyor. Açıklama, Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Aleksandr Alimov tarafından 26 Ekim Pazartesi günü yapıldı. Alimov, istişarelerin sürdüğünü ancak uluslararası arabuluculukla yaklaşık dört yıl önce oluşturulan mekanizmaya hızlı bir dönüş ihtimali görmediğini söyledi. Karadeniz Tahıl Girişimi; Ukrayna, Rusya, Türkiye ve Birleşmiş Milletler tarafından, Ukrayna limanlarından tahıl, gıda ve gübre ihracatının güvenli biçimde sürdürülmesi amacıyla imzalanmıştı. Rusya, anlaşmadan çekilirken kendisini ilgilendiren koşullara uyulmadığını ve Karadeniz’de Rus gemilerine yönelik Ukrayna saldırılarını gerekçe göstermişti. Savaş, iki ülkenin tarım ürünleri ihracatını da etkiliyor. Ukrayna limanlarına yönelik saldırılar, Kiev’in deniz yoluyla tahıl akışını önemli ölçüde azaltırken, Ukrayna’nın drone saldırıları Rusya’yı kendi ihracatı için alternatif güzergâhlar aramaya yöneltiyor. Ukrayna’nın tahıl ve bitkisel yağ ihracatının %90’dan fazlası Odesa bölgesindeki limanlardan yapılıyor.

İran Tarım Sektörü Yılda 2,7 Milyar Litre Sıvı Yakıta İhtiyaç Duyuyor
Görsel kaynağı: Young Journalists Club · Özgün haber
Veri haberi

İran Tarım Sektörü Yılda 2,7 Milyar Litre Sıvı Yakıta İhtiyaç Duyuyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

İran Tarım Bakanlığı Planlama ve Ekonomi İşlerinden Sorumlu Bakan Yardımcısı Ekber Fethî, tarım sektörünün makine ve üretim faaliyetleri için yılda yaklaşık 2 milyar 700 milyon litre sıvı yakıta ihtiyaç duyduğunu açıkladı. Fethî, tarım makinelerinin yakıt tüketiminin ülkenin toplam yakıt tüketiminin yaklaşık %4,5’ine denk geldiğini belirterek, tahsis sisteminin gerçek ihtiyaçlara göre yeniden düzenlenmesini istedi. Açıklama, İran’da tarım ve doğal kaynaklar sektöründe zorunlu olmayan savunma ve krizlere hazırlık politikalarının ele alındığı ulusal toplantıda yapıldı. Fethî’ye göre tarımsal üretim; yaptırımlar, ticari kısıtlamalar, döviz dalgalanmaları, savaş, kuraklık, ulaşım sorunları ve ithalat-ihracat sınırlamaları gibi baskılarla karşı karşıya kaldı. Buna rağmen stratejik stoklar, iç kapasite ve üreticilerin çabasıyla temel ürünlerin tedarik ve dağıtımının sürdürüldüğü bildirildi. Fethî, yakıtın il ve ilçelere küçük ve yıpratıcı dilimler halinde tahsis edilmesinin yaklaşık 137 milyon tonluk tarımsal üretimi zorlaştırdığını söyledi. Bu nedenle tarım sektörüne ayrılan yakıt kotalarının özel kartlar üzerinden, üretim kapasitesi, faaliyet alanı ve bölgesel ihtiyaçlar dikkate alınarak yönetilmesini; kotaların eyaletlere toplu ve yönetilebilir biçimde aktarılmasını talep etti. Konunun Petrol Bakanlığı ve kaçakçılıkla mücadeleden sorumlu kurumlarla koordinasyon içinde ele alınması istendi. Toplantıda enerji arzının yanı sıra gıda tedarik zincirinin depolama, taşıma, dağıtım ve satış aşamalarındaki dayanıklılığı da gündeme geldi. İthalat güzergâhlarının çeşitlendirilmesi kapsamında kuzey limanlarının temel ürün tedarikindeki payının %15’ten yaklaşık %40’a çıkarıldığı aktarıldı. Bakan yardımcısı, kara yollarının ve alternatif ticaret güzergâhlarının kullanılmasının sınırlı rotalara bağımlılığı azaltabileceğini belirtti. Fethî ayrıca Tarım Bakanlığında zorunlu olmayan savunma ve kriz yönetimi için onaylı bir kurumsal yapının bulunmadığını söyledi. Bakanlık ve bağlı kuruluşlarda uygun bir yapı kurulmasını, kamu kurumlarının gıda güvenliği, altyapı, depolar ve stratejik stoklar konusundaki görevlerini belirleyen bağlayıcı düzenlemeler hazırlanmasını istedi. İhracatın geçici olarak aksadığı dönemlerde ürünleri elinde kalan çiftçilere finansman ve işletme sermayesi desteği sağlanması da talepler arasında yer aldı.

Kosova ve Hollanda Tarım İş Birliğini Genişletmeyi Hedefliyor
Görsel kaynağı: Telegrafi · Özgün haber

Kosova ve Hollanda Tarım İş Birliğini Genişletmeyi Hedefliyor

Kosova ve Hollanda, yenilenebilir enerji, tarım ve savunma alanlarındaki iş birliğini genişletmeyi hedefliyor. Bu gündem, Hollanda’nın Kosova’daki yeni büyükelçisi Astrid de Vries ile yapılan ilk görüşmenin ardından açıklandı. Taraflar ayrıca uluslararası yolcu ve eşya taşımacılığı anlaşmasına ilişkin çalışmaları sürdürüyor. Görüşmede ikili ilişkilerin derinleştirilmesi, stratejik koordinasyon ve Hollanda, Belçika, Lüksemburg ile Kosova arasındaki siyasi istişareler ele alındı. Kosova hükümetinin yeni dönem öncelikleri arasında demiryolu ve baraj projeleri ile kamu yönetimi, eğitim ve adalet reformları yer aldı. Kosova, Hollanda’nın Avrupa Birliği’ne entegrasyon sürecindeki desteğini ve Kosova Güvenlik Gücü personelinin eğitimine katkısını takdir etti. Taşımacılık anlaşması için müzakerelerin tamamlanarak metnin imzalanması ve onaylanması hedefleniyor.

Drenas'ta Çiftçilere 92 Tarım Makinesi Dağıtıldı
Görsel kaynağı: Telegrafi · Özgün haber
Veri haberi

Drenas'ta Çiftçilere 92 Tarım Makinesi Dağıtıldı

Kosova’daki Drenas Belediyesi, yerel çiftçilere 92 tarım makinesi dağıttı. Proje kapsamında 34 buğday ekim makinesi, 16 mısır ekim makinesi ve 42 freze teslim edildi. Dağıtım, belediye ile Islamic Relief arasındaki iş birliği çerçevesinde gerçekleştirildi. Toplam değeri 110 bin 873,40 euro olan yatırımın %55’i Islamic Relief, %45’i ise Drenas Belediyesi tarafından karşılandı. Yararlanıcı çiftçiler de faydalandıkları ekipman bileşeninin değerinin %30’una katkı sağlıyor. Belediye, desteğin çiftçilerin çalışma koşullarını ve yerel tarımsal üretim kapasitesini geliştirmesini amaçlıyor.

Fas'ta Eylül Ayında Et ve Sebze Fiyatları %4,3 Arttı
Görsel kaynağı: Libération Maroc · Özgün haber
Veri haberi

Fas'ta Eylül Ayında Et ve Sebze Fiyatları %4,3 Arttı

Fas'ta tüketici fiyat endeksi (TÜFE), Eylül 2026'da aylık bazda %1,0 arttı. HCP'nin bilgi notuna göre bu artış, Ağustos 2026'da kaydedilen %0,8'lik yükselişin ardından gerçekleşti. Aylık enflasyonda gıda fiyatlarındaki %1,6'lık ve gıda dışı ürünlerdeki %0,4'lük artış etkili oldu. Ağustos-Eylül döneminde gıda grubundaki en yüksek fiyat artışları et ve sebzede görüldü. Bu iki grupta fiyatlar %4,3 yükseldi. Süt, peynir ve yumurta grubunda artış %1,6 olurken su, meşrubat ve meyve-sebze sularında %0,2, meyvelerde ise %0,1 artış kaydedildi. Bazı gıda gruplarında ise fiyatlar geriledi. Balık ve deniz ürünleri fiyatları %0,4, kahve, çay ve kakao fiyatları %0,3 düştü. Gıda dışı ürünlerdeki artışta akaryakıt fiyatlarının %2,0 yükselmesi öne çıktı. Yıllık karşılaştırmada TÜFE, Eylül 2026'da %0,5 arttı. HCP bu sonucu, gıda dışı ürün fiyatlarındaki %2,8'lik yükseliş ile gıda fiyatlarındaki %2,5'lik düşüşe bağladı. Aylık artışlar kentlere göre de farklılaştı; Laâyoune'da %2,8 ve Beni-Mellal'da %2,4 artış görülürken Al-Hoceima'da %0,3 düşüş kaydedildi.

ABD Tarım Borçlarının 2026'da 605 Milyar Dolara Çıkması Bekleniyor
Görsel kaynağı: Lantbruksnytt · Özgün haber
Veri haberi

ABD Tarım Borçlarının 2026'da 605 Milyar Dolara Çıkması Bekleniyor

ABD tarımındaki borçların 2026'da rekor düzey olan 605 milyar dolara yükselmesi bekleniyor. Ancak bu tahmin, ağırlıklı olarak bankalar ve düzenlenmiş kredi kuruluşlarından alınan kredileri kapsıyor. Tedarikçiler, kooperatifler, makine üreticileri ve finans şirketlerinden sağlanan alternatif finansman biçimlerinin tam ölçülememesi nedeniyle gerçek borçluluğun daha yüksek olabileceği belirtiliyor. Donald Trump'ın politikaları, dalgalı piyasalar ve artan maliyetler ABD'li çiftçileri zorlarken daha fazla işletme geleneksel bankaların dışından finansman arıyor. Tarım işletmelerinin iflas başvurularındaki artış bazı bankaların kredi vermeyi azaltmasına yol açtı. Hükümet, hasat dönemindeki dizel maliyetlerinin bir bölümünü karşılamak üzere Harvest Fuel Relief programı kapsamında 8 milyar dolarlık tek seferlik destek açıkladı. Önemli ürünler için ödeme düzeylerinin kasım ayında duyurulması bekleniyor. ABD Tarım Bakanlığına (USDA) göre tarımın enflasyona göre düzeltilmiş borçları 2000'den bu yana iki kattan fazla arttı. Buna rağmen sektörün bütünüyle iflasa yakın olmadığı değerlendiriliyor. Borçlar toplam varlıkların yaklaşık %13,5'ine karşılık gelirken, nakit akışı zayıf ve makine, arazi ya da kısa vadeli finansman ihtiyacı yüksek işletmelerde baskının daha güçlü olduğu aktarılıyor. Varlıkların yaklaşık %83'ünün arazi ve binalardan oluşması, hızlı sermaye yaratma imkânını sınırlıyor.

Bulgaristan'da Yağışlar Sonbaharlık Ekimleri Geciktirecek
Görsel kaynağı: Agrozona · Özgün haber

Bulgaristan'da Yağışlar Sonbaharlık Ekimleri Geciktirecek

Bulgaristan’da önümüzdeki günlerde etkili olması beklenen değişken hava koşulları, özellikle Doğu Bulgaristan’ın bazı kesimlerinde sonbaharlık tahılların ekimini zorlaştırıp geciktirecek. Ulusal Meteoroloji ve Hidroloji Enstitüsünden agrometeorolog Lyubomir Marinov’un açıklamasına göre, ekim ortasına kadar ekilen ürünlerin çimlenme ve çıkış dönemi iklim normları civarında veya üzerinde seyreden günlük ortalama sıcaklıklarda ilerleyecek. Doğu ve güneybatı Bulgaristan’ın bazı bölümleri dışında tarımsal çalışmalar için uygun koşullar bekleniyor. Üreticiler geç sebzelerin bulunduğu alanları boşaltabilecek, mineral ve organik gübre uygulayabilecek. Çok yıllık bitkilerde hastalık ve zararlılara karşı ilaçlama da yapılabilecek. Yaprak dökümünün ardından meyve bahçeleri ve verimli bağlarda derin sürüm ile temel gübreleme öneriliyor; don oluşumu beklenmiyor.

Kazakistan'ın Türkistan Bölgesi'nde Otrar İlçesinde İki Yeni Pamuk İşleme Tesisi Açıldı
Görsel kaynağı: AgroInfo Kazakhstan · Özgün haber
Veri haberi

Kazakistan'ın Türkistan Bölgesi'nde Otrar İlçesinde İki Yeni Pamuk İşleme Tesisi Açıldı

Kazakistan'ın Türkistan Bölgesi'ne bağlı Otrar İlçesinde iki yeni pamuk işleme tesisi işletmeye alındı. Sırderya köyünün Karakonır kırsalında açılan tesisler, ТОО «Түркістан тоқыма» şirketinin işletmedeki pamuk işleme tesisi sayısını dörde çıkardı. Şirketin ilk iki tesisi 2025'te devreye alınırken, diğer iki tesis kaynakta “bu yıl” olarak belirtilen dönemde tamamlandı ve işletmeye açıldı. Türkistan Bölgesi Valisi Nuralhan Kuşerov'un açıklamasına göre dört tesis yılda 320 bin ton çiğ pamuk işleme ve 110 bin ton pamuk lifi üretme kapasitesine sahip. Tesislerde yerel halk için 100'den fazla sürekli iş oluşturulduğu belirtildi. Üretim kompleksi, Turan özel ekonomik bölgesinde 76,2 hektarlık alana kuruluyor; dört tesisin inşası için toplam yatırım tutarı 17,129 milyar tenge olarak veriliyor. Tesislerde modern Çin teknolojileri kullanılıyor. İşleme hattı çiğ pamuğun kabul edilmesi, temizlenmesi ve kurutulmasının ardından lifin tohumdan ayrılması, preslenmesi ve hazır ürünün paketlenmesi aşamalarından oluşuyor. Kuşerov, projelerin pamuk yetiştirme ve hasattan pamuk lifinden iplik ile hazır tekstil ürünü üretimine uzanan bölgesel bir pamuk-tekstil kümesinin oluşumuna katkı sunduğunu belirtti. Kaynağa göre dört tesisin tam kapasiteyle devreye girmesi, bölgede çiğ pamuğun derin işlenmesini ve yüksek katma değerli ürün üretimini artırabilecek.

Mercosur’dan AB’ye Bal İthalatı İlk Üç Ayda Neredeyse İkiye Katlandı
Görsel kaynağı: Agroinformación · Özgün haber
Veri haberi

Mercosur’dan AB’ye Bal İthalatı İlk Üç Ayda Neredeyse İkiye Katlandı

Unión de Uniones, Avrupa Birliği’nin (AB) Mercosur ülkelerinden bal ithalatının, AB-Mercosur ticaret anlaşmasının uygulanmaya başlamasından sonraki ilk üç ayda güçlü biçimde arttığını bildirdi. Resmî dış ticaret verilerine göre AB, Mayıs-Temmuz 2026 döneminde Arjantin, Brezilya, Uruguay ve Paraguay’dan 12.692,51 ton bal aldı. Bu miktar, 2025’in aynı dönemindeki 6.535,59 tona göre %94,2 daha yüksek oldu. Artış özellikle temmuz ayında belirginleşti. AB’ye yalnızca Temmuz 2026’da 6.269,81 ton Mercosur balı girdi; Temmuz 2025’te bu miktar 2.248,10 tondu. Böylece yıllık artış %178,9’a ulaştı. Temmuz ithalatının 5.343,34 tonu Arjantin’den geldi. Arjantin’i 635,35 tonla Uruguay ve 291,12 tonla Brezilya izledi. Örgütün dikkat çektiği bir diğer konu, Mercosur balı için uygulanan 09.0881 numaralı tarife kontenjanı oldu. Anlaşmanın 1 Mayıs 2026’da yürürlüğe girmesi nedeniyle o yıl için etkin yıllık kontenjan 5.000 ton olarak belirlendi. İlk alt dönem olan 1 Mayıs-30 Haziran’da kullanılabilir miktar 1.402,04 tonken, bu kapsamda yapılan ithalat miktarı 152,04 ton aşıldı. Avrupa Komisyonu, aşan miktarı yılın son alt döneminden düşerek bu dönemin kontenjanını 1.722,96 tona indirdi. Unión de Uniones, toplam Mercosur balı ithalatı ile tercihli tarife kontenjanından yararlanan ithalatın aynı kapsam olmadığını belirtti. Örgüte göre kontenjan, sonraki yıllarda kademeli olarak artarak tercihli tarife kapsamındaki yıllık 45.000 tona ulaşacak. Kuruluş, Komisyon’dan ithalat hacimleri, giriş fiyatları, menşe ülkeleri ve kontenjan kullanımına ilişkin güçlendirilmiş izleme istedi. Ciddi piyasa bozulması veya üreticilere kanıtlanmış zarar oluşması halinde korunma araçlarının gecikmeden kullanılmasını da talep etti.

Tayland’da Büyük Perakendecilere Tarım Ürünlerinde 30 Günlük Ödeme Vadesi Taslağı
Görsel kaynağı: Prachachat Turakij · Özgün haber
Veri haberi

Tayland’da Büyük Perakendecilere Tarım Ürünlerinde 30 Günlük Ödeme Vadesi Taslağı

Tayland Ticaret Rekabet Komisyonu, KOBİ'leri desteklemek amacıyla ticari kredi vadelerine ilişkin koşulları değiştiren bir düzenleme taslağını onayladı. Taslağa göre yıllık geliri en az 500 milyon baht olan büyük perakendecilerin tarım ve temel işlenmiş tarım ürünlerinin bedelini 30 gün, genel mal ve hizmetlerin bedelini ise 45 gün içinde ödemesi öngörülüyor. Kaynakta düzenlemenin henüz yürürlüğe girdiği belirtilmiyor. Lamphun'daki KOBİ işletmeleri taslağı desteklerken, Thongpoon Foods yöneticisi düzenlemenin mümkün olan en kısa sürede uygulanmasını istedi. Yönetici, büyük perakendecilerde tarım ürünleri için kredi vadelerinin 45 günden yaklaşık 60 güne kadar uzayabildiğini belirtti. Vadenin 30 güne indirilmesinin, ekonomik koşulların zayıf ve finans kuruluşlarından kredi almanın sıkı olduğu dönemde işletmelerin likiditesini ve işletme sermayesi akışını artırabileceğini söyledi. Yönetici ayrıca, işletmelerin satış bedelini almadan önce Katma Değer Vergisi (KDV) ödemek zorunda kaldığını aktardı. Thongpoon Foods'un açıklamasına göre %7'lik KDV, takip eden ayın 15'ine kadar vergi idaresine yatırılıyor. Şirket geçen ay bu ödeme için 100 bin bahttan fazla yedek sermaye kullandı; gecikme durumunda cezanın 1,5 kata kadar çıkabildiği belirtildi. Thongpoon Foods yöneticisi tarım ürünlerindeki KDV oranının %3'e indirilmesini ve vergi ödeme süresinin kredi vadesiyle uyumlu biçimde 60 güne çıkarılmasını önerdi. Şirket yılda yaklaşık 300 ton kurutulmuş longan üretiyor; üretiminin %70'ten fazlasını ihraç ediyor. Yurt içi satışlarının bir bölümü Makro ve Go Wholesale gibi büyük perakende kanalları üzerinden yapılıyor.

Hindistan’ın Gümrüksüz Pamuk İthalatını Aralık Sonuna kadar Uzatması Bekleniyor
Görsel kaynağı: The Hindu BusinessLine · Özgün haber
Veri haberi

Hindistan’ın Gümrüksüz Pamuk İthalatını Aralık Sonuna kadar Uzatması Bekleniyor

Hindistan’ın, arzın sıkılaştığı dönemde pamuk ithalatına uygulanan gümrük vergisi muafiyetini aralık sonuna kadar iki ay uzatması bekleniyor. Hükümet ve sektör kaynaklarına göre uzatma, tekstil fabrikalarının maliyetlerini düşürebilir, yurt içi fiyatları sınırlayabilir ve ABD, Brezilya ile Avustralya’dan ithalatı artırabilir. Hindistan, mevsimsel arz açığını gidermek amacıyla pamuk ithalatındaki %11’lik gümrük vergisini 1 Haziran-31 Ekim arasında kaldırmıştı. Yeni sezon ürününün ekimde piyasaya gelmeye başlamasına rağmen fiyatların yüksek kalması ve üretim beklentisinin gerilemesi, fabrikaların daha uzun süreli muafiyet talep etmesine yol açtı. Bakanlıklar arası görüşmeler tamamlandıktan sonra hükümetin en az aralık sonuna kadar uzatma kararı yayımlaması bekleniyor; ilgili bakanlıklar yorum taleplerine hemen yanıt vermedi. Yurt içi pamuk fiyatları 100 kilogram başına 9.000 rupinin üzerinde bulunuyor ve yeni sezon için belirlenen 8.717 rupilik taban fiyatı aşıyor. S&P Global analisti Dipanshi Agarwal, düşük üretim, beş yılın en düşük seviyesindeki yaklaşık %31’lik stok-kullanım oranı ve güçlü tekstil talebinin uzatma gerekçesini desteklediğini söyledi. Ticaret tahminlerine göre üretim 2026-27 sezonunda 29 milyon balyanın altına inerken talep 34 milyon balyanın üzerine çıkabilir.

Kıbrıs’ta Perakende Kahve Fiyatları 2025’te Genel Enflasyondan Yaklaşık 12 Kat Hızlı Arttı
Görsel kaynağı: SigmaLive · Özgün haber
Veri haberi

Kıbrıs’ta Perakende Kahve Fiyatları 2025’te Genel Enflasyondan Yaklaşık 12 Kat Hızlı Arttı

Kıbrıs’ta perakende kahvenin ortalama yıllık Uyumlaştırılmış Tüketici Fiyatları Endeksi (HICP), 2025’te bir önceki yıla göre %10,13 arttı. Eurostat verilerine dayanan hesaplamaya göre aynı dönemde genel enflasyon %0,83’te kaldı. Böylece kahve fiyatlarındaki artış, mal ve hizmetlerin genel fiyatlarındaki artış hızının yaklaşık 12 katına ulaştı; iki gösterge arasındaki fark 9,3 yüzde puanı oldu. Kahve fiyatları 2024’te 2023’e göre %1,86 gerilemişti. Endeks, 2025’te yön değiştirerek önceki yılki düşüşü telafi etti. 2023-2025 döneminin tamamında ortalama yıllık kahve fiyat endeksi %8,08 yükselirken, genel tüketici fiyatlarındaki artış %3,11 olarak gerçekleşti. Aylık veriler de yıl boyunca yükseliş eğilimine işaret etti: Kahve fiyat endeksi Ocak 2025’te 126,62 puandan Aralık’ta 143,79 puana çıktı. Ocak-Aralık arasındaki artış %13,56 olurken, Aralık 2025’teki endeks Aralık 2024’ün %14,88 üzerinde gerçekleşti. Kaynakta verilen örnek hesaplamaya göre 2024’te 3 avro olan bir kahve ürünü, %10,13’lük artış sonrasında yaklaşık 3,30 avroya mal olabilirdi; ancak bunun belirli bir ürün için kaydedilmiş fiyat değişimi olmadığı belirtildi. Veriler kafelerde hazırlanan içecekleri değil, perakende kahve ürünlerini kapsıyor. Bu nedenle kafe kahvelerindeki fiyat değişimi; ücret, kira ve diğer işletme maliyetleriyle birlikte ayrıca değerlendiriliyor.

Tayland İhracatında 69 Yılı İçin Rekor İhtimali
Görsel kaynağı: Thai Rath · Özgün haber
Veri haberi

Tayland İhracatında 69 Yılı İçin Rekor İhtimali

Tayland Ticaret Politikası ve Stratejisi Ofisi, 69 yılında ülkenin mal ihracatının %15-16 artarak 391.267,4-394.669,7 milyon ABD dolarına ulaşabileceğini açıkladı. Ofis Direktörü N Nantapong Jiralerdpong, bu aralığın 68 yılına göre rekor ihracat değeri anlamına gelebileceğini belirtti. İhracatın %19 artışla 404.876,7 milyon ABD dolarına, yaklaşık 13,4 trilyon bahta çıkma ihtimali de bulunuyor. Bununla birlikte 69 yılı için yakın zamanda güncellenen resmi hedef %8-11 artış seviyesinde. Tahminin dayanağını yılın ilk dokuz ayındaki güçlü performans oluşturuyor. Bu dönemde Tayland'ın ihracatı 304.588,6 milyon ABD doları veya 9,76 trilyon baht oldu ve 68 yılının aynı dönemine göre %19,6 arttı. Petrol bağlantılı ürünler, altın ve askeri malzemeler hesaptan çıkarıldığında artış %19,8 olarak ölçüldü. Eylül ayında ihracat 38.438,9 milyon ABD dolarına veya 1,25 trilyon bahta yükselerek yıllık %24 arttı ve büyüme art arda 27. ayda sürdü. Söz konusu üç ürün grubu dışarıda bırakıldığında eylül artışı %28,2 oldu. İhracat artışında elektronik ürünlerin yanı sıra tarım ve gıda ürünleri de etkili oldu. Kaynakta kauçuk, taze ve dondurulmuş tavuk, evcil hayvan yemi ile taze durian, mangosten ve longan gibi ürünlerin güçlü performans gösterdiği belirtildi. Eylül ayında tarım ve tarımsal sanayi ürünleri %2,5, sanayi ürünleri ise %25,4 arttı. İhracat pazarlarında da büyüme görüldü: ABD'ye satışlar %50,1, Çin'e %18,4, Japonya'ya %19, Avrupa Birliği'nin 27 ülkesine %35 ve ASEAN'ın beş ülkesine %27 yükseldi. Yetkili, yılın kalanında ihracatın büyümeyi sürdürebileceğini, ancak enerji maliyetleri, enflasyon ve jeopolitik çatışmaların küresel satın alma gücünü baskılayabileceğini söyledi. Yapay zekâyla bağlantılı elektronik ürünlere yönelik talebin, dünya enerji fiyatlarına bağlı olarak yüksek seyreden petrol bağlantılı ürün fiyatlarının ve yıl sonu sezonunun ihracata destek vermesi bekleniyor. 70 yılı için ilk değerlendirme ise elektronik ürünler ve hızlanan dünya ekonomisinin desteğiyle %2-4 ihracat artışına işaret ediyor. Tayland'ın ilk dokuz aydaki ithalatı %37,8 artışla 348.282,5 milyon ABD dolarına çıktı ve dış ticaret açığı 43.693,9 milyon ABD doları oldu. Çin'le dış ticaret açığı 74.458,5 milyon ABD doları olurken, ABD'yle 52.485,5 milyon ABD doları fazla verildi. Jiralerdpong, ithalat ve açığın önemli bölümünün ihracatta kullanılacak hammaddeler, yarı mamuller, sermaye malları ve yakıttan kaynaklandığını; bu nedenle ithalat artışının ihracat üretimiyle bağlantılı olduğunu ifade etti.

Biyobozunur Malç Filmi Alırken Çiftçiler Nelere Dikkat Etmeli?
Görsel kaynağı: Agronews Georgia · Özgün haber

Biyobozunur Malç Filmi Alırken Çiftçiler Nelere Dikkat Etmeli?

Çiftçilerin biyobozunur malç filmi satın alırken ürünün yalnızca fiyatını ve dayanıklılığını değil, hangi malzemeden üretildiğini, uygunluk sertifikası veya standardı bulunup bulunmadığını ve toprakta kullanılıp sonrasında parçalanmak üzere tasarlanıp tasarlanmadığını kontrol etmesi öneriliyor. Filmin hangi koşullarda biyolojik olarak parçalandığı, tahmini parçalanma süresi ve toprakta mikroplastik ya da başka istenmeyen atık bırakıp bırakmadığı da değerlendirmeye alınmalı. Parçalanma süresinin yetiştirilen ürünün vejetasyon döngüsüyle uyumlu olması gerekiyor. “Biyobozunur” ibaresi, filmin her toprakta ve her koşulda hızlı ve tamamen parçalanacağı anlamına gelmiyor. Sıcaklık, nem, mikrobiyal aktivite ve malzemenin kimyasal bileşimi parçalanma sürecini etkiliyor. Bu nedenle üreticinin kullanım koşullarını, parçalanma mekanizmasını, uygunluk standardını, tahmini parçalanma süresini ve gerekli sıcaklık ile nem koşullarını açıkça belirttiği ürünlerin seçilmesi tavsiye ediliyor. Film tarlaya serilirken toprakla uygun temasının sağlanması, erken parçalanma belirtilerinin izlenmesi ve mekanik işlemler ya da sulama sistemi nedeniyle zarar görüp görmediğinin kontrol edilmesi de öneriler arasında yer alıyor. Malç filmi, tarladaki kullanımının yanı sıra kullanım sonrasındaki yaşam döngüsü dikkate alınarak seçilmeli. Toprakta bırakılmak üzere tasarlanmayan ürünler tamamen toplanmalı, tarla yüzeyi plastik kalıntılar açısından kontrol edilmeli ve kullanılan film tarlada yakılmamalı. Atık, ilgili kurallara veya yürürlükteki atık yönetimi gerekliliklerine göre teslim edilmeli ya da yönetilmeli. Malzemenin ne olduğu, hangi koşullarda ve ne kadar sürede parçalandığı veya ne tür atık bıraktığı konusunda açık yanıt alınamıyorsa ürünün geniş alanlarda kullanılmaması gerekiyor. Yeni bir malç filmi ilk kez kullanılacaksa küçük bir deneme alanında denenerek bir vejetasyon sezonu boyunca dayanıklılık, ürün verimi, parçalanma hızı ve toprakta kalan atıklar değerlendirilmelidir.

Moldova'nın Mısır İhracatı İlk Dokuz Ayda 318.300 Tona Ulaştı
Görsel kaynağı: Agrobiznes Moldova · Özgün haber
Veri haberi

Moldova'nın Mısır İhracatı İlk Dokuz Ayda 318.300 Tona Ulaştı

Moldova, Ocak-Eylül 2026 döneminde 318.300 ton mısır ihraç etti. Bu miktar, 2025 yılının tamamında gerçekleştirilen 221.300 tonluk ihracatı aşarken, 2024'teki 305.800 tonluk hacmin de üzerine çıktı. İlk dokuz aydaki ihracatın 2025'in tamamına göre yaklaşık %44 daha yüksek olduğu bildirildi. Ekonomist Iurie Rija, gelişmenin başlıca nedenini 2025'te mısır hasadının geç yapılması ve ihracatın bir bölümünün 2026'ya kayması olarak açıkladı. 2026'nın üçüncü çeyreğinde Moldova mısırı ihracatı 28.200 ton oldu. Bu hacim, geçen yılın aynı dönemine göre %28 artış göstererek son dört yılın temmuz-eylül dönemleri içindeki en yüksek seviyeye ulaştı. Ancak çeyrek boyunca sevkiyatlar belirgin biçimde yavaşladı; aylık ihracat temmuzdaki 21.500 tondan ağustosta 3.400 tona, eylülde ise 3.300 tona geriledi. Kaynak, bu düşüşü önceki hasattan kalan stokların kademeli olarak tükenmesine ve sezon sonunda ihracata sunulan mısırın azalmasına bağlıyor. Temmuz-eylül döneminde mısırın ortalama ihracat fiyatı kilogram başına 4,33 Moldova leyi oldu. 2025'in aynı döneminde bu değer 4 ley seviyesindeydi ve yıllık artış yaklaşık %8 olarak hesaplandı. Daha yüksek fiyatlar ihracatçıların gelirlerini desteklerken, sezon sonundaki sınırlı tahıl arzını ve dış alıcıların artan tedarik maliyetlerini de yansıttı. Üçüncü çeyrekte Lübnan, 12.500 tonla Moldova mısırının başlıca alıcısı oldu. Ukrayna 4.200 tonla ikinci sırada yer aldı; bu sevkiyatlar, mısırın Reni limanına demiryoluyla taşınıp yeniden ihraç edilmesi nedeniyle transit nitelikteydi. Diğer alıcılar arasında Türkiye, Yunanistan ve Kıbrıs bulundu. Ekimdeki uzun süreli yağışların hasadı geciktirdiği, yeni mahsulün ana ihracat hacimlerinin 2027'nin ilk yarısında piyasaya ulaşabileceği belirtildi.

Bulgaristan’ın 5 Milyon Tonluk Tahıl İhracatı Karadeniz’deki Saldırılarla Belirsizleşti
Görsel kaynağı: 24 Chasa · Özgün haber
Veri haberi

Bulgaristan’ın 5 Milyon Tonluk Tahıl İhracatı Karadeniz’deki Saldırılarla Belirsizleşti

Bulgaristan’ın ihraç etmesi gereken yaklaşık 5 milyon ton tahılın ne kadar hızlı ve hangi maliyetle sevk edileceği, Karadeniz’de ticari gemilere yönelik drone saldırıları ve bazı gemicilik şirketlerinin Bulgaristan limanlarına seferleri reddetmesi nedeniyle belirsizleşti. Tarım sektörü, deniz taşımacılığındaki aksamanın uzaması hâlinde tahılın satılamayabileceği, alım fiyatları üzerinde baskı oluşabileceği ve çiftliklere yapılacak ödemelerin gecikebileceği uyarısında bulundu. Hükümet ise Varna ve Burgaz’a hizmet veren toplam gemi trafiğinin düşmediğini savunuyor. Başbakan Rumen Radev, Ulaştırma ve Haberleşme Bakanlığının verilerine göre 1-19 Ekim döneminde 2025’in aynı dönemine kıyasla 30 gemi daha fazla hareket ettiğini, eylüle göre ise değişiklik olmadığını söyledi. Tarım ve Gıda Bakanlığı, gıda üreticileriyle iletişimi sürdürdüğünü ve tarımsal ürün ithalatı ile ihracatına ilişkin gümrük verilerini izlediğini açıkladı. Bakanlık ayrıca Ulaştırma ve Haberleşme Bakanlığı ile deniz taşımacılığında sorun yaşanması ihtimaline karşı alternatif güzergâhları görüşüyor. Ek önlemlere ihtiyaç duyulması hâlinde kararların durum değerlendirmesi ve ilgili kurumlar arasındaki koordinasyonun ardından ulusal düzeyde alınacağı belirtildi. Ancak sektör temsilcileri, yalnızca demir yolu ve kamyonlarla 5 milyon ton tahılın gerekli sürede taşınamayacağını ifade ediyor. Türkiye üzerinden kara güzergâhlarının aktarma için ek maliyet, Yunanistan’daki limanların kullanımının da ilave gider getirdiği aktarılıyor. Bulgaristan Ticaret ve Sanayi Odası bünyesindeki sektör kuruluşları konseyi başkanı Martin Yanev, Karadeniz’de gemi trafiği ve mevcut kapasitenin %20’den fazla gerilediğini söyledi. Yanev’e göre artan risk, Varna ve Burgaz’da yükleme yapması beklenen gemiler için kiralama seferlerinin iptal edilmesine yol açtı. Sigorta primlerinin son saldırılardan önce beş kat arttığını belirten Yanev, taşıma maliyetlerindeki yükselişin tüccarların tahıl için teklif etmeye hazır olduğu tutarı azaltabileceğini kaydetti. Bununla birlikte gemi sahipleri birliği başkanı Aleksandar Kalçev, sigortaların tüm gemiler için pahalanmadığını ve Bulgaristan ile Romanya limanlarına seferlerin daha uzun bir rota üzerinden düzenlenebileceğini söyledi. Ulusal Tahıl Üreticileri Birliği Başkanı İliya Prodanov, altı geminin Bulgaristan limanlarında tahıl yüklemeyi reddettiğini, ancak ihracatın sürdüğünü ve başka gemilerin bulunabileceğini belirtti. Varna Limanı verilerine göre 22 Ekim’de kolza ve buğday yüklü iki geminin hareketine izin verildi; Burgaz Limanı’ndaki son tahıl ihracatı ise 20 Ekim’de gerçekleşti. Prodanov, yeni bir saldırının gemi sahiplerinin kararını saatler içinde değiştirebileceğini ve retlerin kalıcı bir eğilime dönüşüp dönüşmeyeceğinin henüz bilinmediğini söyledi. Radostina Jekova ise 5 milyon ton buğdayın ihraç edilememesi hâlinde yeni hasatla birlikte stokların 12-13 milyon tona çıkabileceği uyarısında bulundu.