ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

16 haber · Sayfa 1

Çin ve Norveç, Avlanmış Deniz Ürünleri İçin Pazar Erişimi Protokolü İmzaladı
Görsel kaynağı: Global Times · Özgün haber
Veri haberi

Çin ve Norveç, Avlanmış Deniz Ürünleri İçin Pazar Erişimi Protokolü İmzaladı

Çin Gümrükler Genel İdaresi ile Norveç Sanayi, Ticaret ve Balıkçılık Bakanlığı, Norveç’in avlanmış deniz ürünlerinin Çin pazarına erişimini genişletmek amacıyla yeni bir protokol imzaladı. Çin’de imzalanan anlaşma, iki ülke arasındaki deniz ürünleri ticaretinde iş birliğini güçlendirmeyi ve Norveçli ihracatçılar için yeni pazar fırsatları oluşturmayı hedefliyor. Protokol, Norveç’in avlanmış deniz ürünlerinin Çin’e ihracatı için bir çerçeve oluşturuyor. Anlaşma kapsamında kayıt, belgelendirme, onay ve düzenleyici uyuma ilişkin ortak gereklilikler ve prosedürler belirlenecek. Açıklamaya göre bu çerçevenin, daha önce Çin’e giriş için onaylanmamış iskorpit balığı, wolffish ve deniz hıyarı gibi ek Norveç deniz ürünlerinin pazara erişimini kolaylaştırması bekleniyor. Protokol, Norveç’in tüm avlanmış deniz ürünlerinin Çin pazarında onaylanmasının önünü açmayı amaçlıyor; ancak bu süreç protokoldeki koşullar ve Çin’in yürürlükteki düzenlemeleri doğrultusunda yürütülecek. Çin, 2026’da Norveç’in ikinci en büyük deniz ürünleri pazarı konumunda bulunuyor. Norveç Deniz Ürünleri Konseyi verilerine göre Norveç’in Çin’e deniz ürünleri ihracatı 2026’nın ilk dokuz ayında 158.230 tona, değer bakımından ise 11,69 milyar Norveç kronuna ulaştı. Bu sonuçlar, bir önceki yılın aynı dönemine göre ihracat hacminde %15, değerinde %26 artış anlamına geliyor. Sektör gözlemcileri, Çinli tüketicilerin farklı deniz ürünlerine yönelik artan talebinin Norveçli ihracatçılar için fırsat oluşturduğunu belirtiyor. Norveç Balıkçılık ve Okyanus Politikası Bakanı Marianne Sivertsen Næss, protokolün Norveç’in avlanmış deniz ürünleri için Çin’de yeni fırsatlar açacağını söyledi. Fudan Üniversitesi Çin-Avrupa İlişkileri Merkezi Direktörü Jian Junbo ise ortak kayıt, onay, denetim ve karantina gerekliliklerinin pazar erişiminde şeffaflığı ve öngörülebilirliği artıracağını belirtti. Protokol, Norveç’in canlı kar yengeci için Aralık 2024’te, canlı kahverengi yengeci için ise Kasım 2025’te elde edilen pazar erişimi adımlarının ardından geldi. Næss’in Çin ziyareti kapsamında Shandong eyaletindeki Qingdao kentinde Norveç-Çin Deniz Ürünleri Zirvesi ve Çin Balıkçılık ve Deniz Ürünleri Fuarı da düzenlendi.

Sırp Arıcılar Çin’e Yaklaşık Üç Ton Bal İhraç Etti
Görsel kaynağı: Večernje novosti · Özgün haber
Veri haberi

Sırp Arıcılar Çin’e Yaklaşık Üç Ton Bal İhraç Etti

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Sırp arıcılar, önceki küçük sevkiyatların ardından Çin’e yaklaşık üç ton bal ihraç etti. Sırbistan Arıcılık Örgütleri Birliği Başkanı Rodoljub Živadinović, Sırp balının Çin pazarında yayılmasıyla sevkiyat miktarlarının artmasını beklediklerini söyledi. İhracat, iki ülkenin veteriner sertifikalarını uyumlaştırması ve “Naš med” tesisinin Çin’de kaydettirilmesinin ardından mümkün oldu. Çin pazarına gönderilen bal, Avrupa ülkelerine yapılan sevkiyatların aksine çoğunlukla varillerde değil, 250 ve 500 gramlık kavanozlarda, daha küçük miktarlarda ise kilogramlık ambalajlarda satılıyor. Živadinović, bu satış biçiminin daha uygun fiyat sağlayabildiğini belirtti. “Naš med” tesisine alınan yeni ekipmanın da daha büyük miktarlarda balın paketlenmesi ve sevkiyata hazırlanmasını önemli ölçüde hızlandırmasının beklendiğini söyledi. Živadinović’e göre daha büyük sevkiyatlar başladığında arıcıların elde ettiği fiyat %30 ila 50 arasında artabilir; ancak bu beklentinin miktara bağlı olduğunu vurguladı. Balın Çin’e deniz yoluyla gönderildiğini ve sevkiyatın alıcıya ulaşmasının bazı durumlarda 75 günü bulabildiğini aktardı. Sırbistan’da akasya balının çoğu özel alıcıdaki mevcut alım fiyatını kilogram başına yaklaşık dört avro olarak açıklayan Živadinović, bu düzeyi kârlılık sınırı olarak değerlendirdi. Bazı alıcıların 4,3 avro, “Naš med” tesisinin ise miktar ve kaliteye göre 4,5 ila 4,8 avro ödediğini söyledi. Živadinović, Sırbistan ve Avrupa Birliği marketlerinde sahte balın yaygın olduğuna ilişkin iddiasının üreticileri ve doğal bala yönelik talebi olumsuz etkilediğini savundu; bu açıklamanın dayandığı analiz yöntemi ve örneklem kaynakta belirtilmedi. 2026 arıcılık sezonunun önceki sezondan daha iyi geçtiğini, ancak verimlerin bölgeler arasında eşit olmadığını belirtti. Güney Sırbistan’da verimlerin diğer bölgelere göre yaklaşık %40 daha düşük kaldığını, ayçiçeği veriminin ortalama olduğunu, kolzanın beklentiyi karşılamadığını ve yüksek sıcaklıkların çayır balı verimini düşürdüğünü aktardı. İklim değişikliğinin kısalan nektar dönemleri, kuraklık ve polen eksikliğiyle kış hazırlığını zorlaştırdığını, uzayan sonbaharın ise varroa parazitinin gelişimini desteklediğini söyledi.

Tayland Kabinesi, Çin Destekli Tarım Ticareti Projesinin Anlaşma Taslağını Onayladı
Görsel kaynağı: Thai Rath · Özgün haber
Veri haberi

Tayland Kabinesi, Çin Destekli Tarım Ticareti Projesinin Anlaşma Taslağını Onayladı

Tayland Bakanlar Kurulu, Ticaret Bakanlığı ile Çin’in Tayland Büyükelçiliği arasında hazırlanmış 2025 Mekong-Lancang Özel Fonu işbirliği anlaşması taslağını onayladı. Kurul ayrıca Ticaret Bakanlığı müsteşarına veya yetkilendireceği kişiye anlaşmayı imzalama yetkisi verdi. Taslak, Taylandlı tarım işletmelerinin Mekong-Lancang alt bölgesindeki yüksek hızlı demiryolu bağlantılarından yararlanarak ihracat fırsatlarını artırmasını amaçlayan proje için Çin desteği öngörüyor. Çin tarafı projeye 166.100 ABD doları veya en fazla 1.229.100 yuan sağlayacak. Üç yıl içinde yürütülmesi planlanan çalışma, Tayland tarım ürünlerinin Tayland-Laos-Çin demiryolu güzergâhı üzerinden taşınması ve bölgesel pazarlara erişimin geliştirilmesi için işletmelerin kapasitesini artırmayı hedefliyor. Tayland hükümeti sözcü yardımcısı Lalida Periswivatthana, girişimin özellikle tarım sektöründeki Taylandlı işletmelerin Çin pazarına ulaşma olanaklarını genişletmeye yönelik olduğunu söyledi. Projenin yürütülmesi Ticaret Bakanlığı tarafından Mekong Enstitüsü’ne (MI) verildi. Kamu kurumları, özel sektör ve tarım işletmeleriyle bağlantılı toplam 150 kuruluş veya temsilcinin eğitim ve kapasite geliştirme faaliyetlerine katılması planlanıyor. Eğitimlerde ticaret, serbest ticaret anlaşmalarından yararlanma ve ülkeler arasındaki ticari bilgi bağlantılarının geliştirilmesi ele alınacak. Katılımcıların edindikleri bilgiler temelinde daha sonra ortak bir eylem planı hazırlanacak. Taslak anlaşmaya göre Çin’in bütçeyi imzadan sonraki 20 iş günü içinde tahsis etmesi, Tayland’ın ise fonu aldığını 10 iş günü içinde resmen teyit etmesi gerekiyor. Anlaşmanın imzalandığı tarih projenin başlangıcı kabul edilecek. Uygulamanın izlenmesi ve değerlendirilmesi, bütçe harcamalarının denetlenmesi ve sonuç raporu hazırlanması da planın koşulları arasında yer alıyor. Kaynakta anlaşmanın henüz imzalandığı belirtilmiyor. Mekong-Lancang Özel Fonu, Çin, Kamboçya, Laos, Myanmar, Vietnam ve Tayland’dan oluşan altı ülke arasındaki işbirliğini destekleyen bir mekanizma olarak tanımlanıyor. Lalida, dış kaynakla yürütülecek projenin Tayland hükümet bütçesine yük oluşturmayacağını ve taslak anlaşmanın uluslararası hukuk bakımından bağlayıcı yükümlülük doğurmadığını belirtti. Uygulamanın ilgili kurumların denetimi altında yürütüleceği aktarıldı.

Myanmar Kahve Sektörü Çin Pazarına Erişimi Genişletmeyi Hedefliyor
Görsel kaynağı: Global Times · Özgün haber
Veri haberi

Myanmar Kahve Sektörü Çin Pazarına Erişimi Genişletmeyi Hedefliyor

Myanmar Kahve Birliği, ülkenin Çin kahve pazarına erişimini genişletmeyi ve iki ülke arasındaki sektör işbirliğini güçlendirmeyi hedefliyor. Birlik Başkanı U Myo Aye, Çin’in Myanmar kahvesi ihracatında en önemli varış noktası olduğunu söyledi. Myanmar’ın komşu pazarlara yıllık toplam kahve ihracatının tahminen 3.000-4.000 ton olduğu belirtildi. Açıklamalar, 18 Ekim 2026’da Yangon’da düzenlenen Myanmar Kahve Festivali ve Myanmar Ulusal Barista Şampiyonası sırasında yapıldı. Çin’in güneybatısındaki Yunnan eyaleti, Myanmar’ın önemli ortaklarından biri olarak gösterildi. Myanmar Kahve Birliği, Yunnan’daki kahve okulları, dernekler ve ticaret odalarıyla mutabakat zabıtları imzalarken sergi ve bilgi paylaşımı etkinliklerine de katıldı. U Myo Aye, Çin’in gelecek on yılda Myanmar için fırsatlar yaratabilecek büyük bir kahve pazarı haline gelebileceğini söyledi. Myanmar’da üretim ağırlıklı olarak Shan Eyaleti ve Mandalay Bölgesi’nde yapılıyor; yüksek kesimlerde Arabica, daha alçak alanlarda Robusta yetiştiriliyor. Birlik, özel üretim kahveler için doğrudan işletmeler arası kanalları genişletmenin yanı sıra Myanmar’da işleme tesisleri, kavurma fabrikaları ve tedarik zinciri lojistiğine Çin yatırımı çekmeyi planlıyor.

Avrupa Sütçülüğünde Öncelik Yatırım ve Açık Piyasalar
Görsel kaynağı: Poľnoinfo · Özgün haber
Veri haberi

Avrupa Sütçülüğünde Öncelik Yatırım ve Açık Piyasalar

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Avrupa sütçülük sektörünün temsilcileri, Slovak Sütçülük Birliği’nin ev sahipliğinde yıllık kongre için perşembeden bu yana Bratislava’da bir araya geliyor. Avrupa Sütçülük Birliği’nin (EDA) yeni başkanı Koert Verkerk, göreve başlarken yatırım koşullarının oluşturulması, katma değer sağlayan yeniliklerin geliştirilmesi ve açık ve adil piyasaların desteklenmesini üç öncelik olarak açıkladı. Verkerk, başkan seçilmesinden yaklaşık bir saat sonra Bratislava’daki toplantıda konuştu. Kongrede süt işleme sektörünün jeopolitik istikrarsızlık, gümrük politikaları, yükselen enerji fiyatları ve küresel ticaret akışlarındaki bozulmalarla karşı karşıya olduğu belirtildi. Sektör ayrıca üretim verimliliğini artırma, sürdürülebilirliği sağlama ve değişen tüketici taleplerine uyum gösterme baskısı taşıyor. Slovak Sütçülük Birliği Başkanı Marián Šolty, Slovakya’nın Avrupa süt üretimindeki payının %0,6 olduğunu, büyük Avrupa mandıralarının günde 7,5 milyon litreye kadar süt işlediğini, Slovak mandıralarında ise günlük hacmin 100 bin ila 300 bin litre arasında bulunduğunu söyledi. Šolty, Slovak sütçülüğündeki yatırım açığının 450 milyon avroya ulaştığını ve bu kaynağın yeni teknolojiler ile dijital yeniliklerde kullanılabileceğini belirtti. Sektörde yüksek protein içeren, laktozsuz ve A2A2 sütünden üretilen ürünlere yönelik çalışmaların yanı sıra genç tüketicilerin taleplerine uyum arayışı öne çıkıyor. Slovakya’da süt ve süt ürünleri tüketiminin son yıllarda kişi başına yılda 40 kilogram arttığı bildirildi. Açık piyasalar başlığında Hindistan ve Endonezya, Avrupa sütçüleri için potansiyel pazarlar olarak değerlendirildi. Çin ise ticaret açısından öngörülemez bir ortak olarak nitelendirildi. Avrupa Komisyonu Ticaret Genel Müdürlüğünden Flavio Coturni, Çin’in 2025 sonunda Avrupa Birliği’nden seçili süt ürünlerine ek gümrük vergileri getirdiğini, daha sonra bu vergileri düşürmesine rağmen önlemlerin Avrupa ihracatçılarının Çin pazarındaki rekabet gücünü zayıflattığını aktardı. Süt fiyatlarındaki düşüşün temel nedeninin artan arz olduğu, küresel piyasalardaki gelişmelerin de etkili bulunduğu belirtildi. Verkerk, sürdürülebilirlik politikalarının çiftliklerin ekonomik olarak yaşayabilir kalmasına, işletmelerin yatırım yapabilmesine ve yeniliklerin pratik sonuç vermesine imkân tanıması gerektiğini söyledi. Slovakya Tarım Bakanı Richard Takáč ise 2028’den itibaren Avrupa Birliği’nin tarım ve gıda sektörüne yönelik önerilen finansmanının mevcut zorlukları karşılamadığını ve ülkesinin mevcut döneme kıyasla daha az kaynak alabileceğini belirtti. Takáč, Slovak sütçülüğünün uzun vadeli sağmal inek sayısındaki düşüş, yüksek üretim maliyetleri ve ithal ürün rekabetiyle karşı karşıya olduğunu kaydetti.

Zespri, Çin’de Yetkisiz SunGold Üretimine Karşı Tedarik Seçeneklerini Değerlendiriyor
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber

Zespri, Çin’de Yetkisiz SunGold Üretimine Karşı Tedarik Seçeneklerini Değerlendiriyor

Yeni Zelanda merkezli kivi pazarlama şirketi Zespri, Çin’de artan yetkisiz G3 (SunGold) kivi üretimine karşı iki stratejik seçeneği değerlendiriyor. Seçeneklerden biri, Çin’de doğrudan ve sıkı biçimde düzenlenmiş bir satın alma ve tedarik modeli kurarak yıl boyunca yüksek kaliteli ürün sağlamak. Zespri Üst Yöneticisi Jason Te Brake, Çin’de yasa dışı yetiştirilen meyvenin özellikle güney yarımküre sezonunun sonuna doğru Yeni Zelanda’dan ithal edilen ürüne karşı rekabet gücünü artırdığını söyledi. Te Brake, şirketin Çin pazarındaki uzun vadeli beklentilerine güvenini koruduğunu, ancak Çin’deki G3 hasatlarının kalitesinin yükselmesi, yerel markaların güçlenmesi ve dağıtım kanallarının gelişmesiyle ticari ortamın zorlaştığını belirtti. Çin üretimi, sezon sonunda kalite değişkenliği artan Yeni Zelanda meyvesiyle doğrudan rekabet ediyor. Zespri’nin diğer seçeneği, rekabeti yalnızca Yeni Zelanda’dan sürdürmek. Bu yaklaşımda sezon sonu meyve kalitesinin artırılması, daha uzun hasat sonrası ömre sahip çeşitlerin geliştirilmesi ve teknoloji yatırımlarının artırılması öngörülüyor. Çin’de üretimi kapsayan herhangi bir modelin Yeni Zelanda üreticileri için ekonomik değer oluşturması ve yerel ortakların markanın teknik ve ticari standartlarına uymasını teşvik etmesi gerekiyor. Zespri henüz resmi karar almadı; böyle bir teklifin uygulanması için üreticilerin resmi oylamayla onayı şart.

Azerbaycan ve Çin, Tarım Yatırımlarında İşbirliğini Görüştü
Görsel kaynağı: Azernews · Özgün haber

Azerbaycan ve Çin, Tarım Yatırımlarında İşbirliğini Görüştü

Azerbaycan ile Çin, tarım alanındaki yatırım işbirliğini genişletme olanaklarını görüştü. Azerbaycan Tarım Bakan Yardımcısı Seymur Safarli başkanlığındaki heyet, Azerbaycan'ı ziyaret eden Çin'in Şücou kentinden iş ve yatırım heyetiyle bir araya geldi. Görüşmede akıllı tarım teknolojileri, modern sera tesisleri ve tarımsal işleme işletmeleri gündeme geldi. Taraflar, Azerbaycan tarım sektöründeki yatırım fırsatlarını, Çinli şirketlerin yerel projelere katılımını ve modern teknolojilerin uygulanmasını değerlendirdi. Safarli, Azerbaycan'ın tarımsal kalkınma öncelikleri, yatırım ortamı, yabancı yatırımcılara yönelik devlet destekleri ve sektörün modernleştirilmesi için yürütülen çalışmalar hakkında bilgi verdi. Hayvancılık ve kümes hayvancılığının geliştirilmesine de özel önem verildi. Görüşmelerde tarım ürünlerinin işlenmesi, soğuk zincir ve lojistik altyapısının iyileştirilmesi ile yeni üretim ve işleme tesislerinin kurulması da ele alındı. Çin'in teknolojik uzmanlığının Azerbaycan tarımında kullanılması ve Azerbaycan tarım ve gıda ürünlerinin Çin pazarına ihracatının artırılması olanakları incelendi. Ayrıca Çinli yatırımcılarla Azerbaycanlı şirketler arasında ortak projeler geliştirilmesi ve gelecekteki işbirliği alanlarının belirlenmesi değerlendirildi.

Çinli Şirketler Azerbaycan Tarım Sektöründeki Yatırım Fırsatlarını İnceliyor
Görsel kaynağı: AZERTAC · Özgün haber

Çinli Şirketler Azerbaycan Tarım Sektöründeki Yatırım Fırsatlarını İnceliyor

Azerbaycan Tarım Bakan Yardımcısı Seymur Safarli başkanlığındaki heyet, Çin’in Xuzhou kentindeki çeşitli sektörlerden şirketleri temsil eden iş ve yatırım heyetiyle Azerbaycan tarım sektöründeki yatırım fırsatlarını görüştü. Toplantıda Çin şirketlerinin yerel yatırım projelerine katılımı, modern tarım teknolojilerinin benimsenmesi ve iki ülke arasındaki işbirliğinin genişletilmesi ele alındı. Safarli, heyete Azerbaycan’ın tarımsal kalkınma öncelikleri, yatırım ortamı, yabancı yatırımcılara yönelik devlet destekleri ve sektörün modernleştirilmesine yönelik çalışmalar hakkında bilgi verdi. Taraflar ayrıca Çin teknolojisi ve uzmanlığının Azerbaycan’da uygulanmasını, Azerbaycan gıda ve tarım ürünlerinin Çin pazarına ihracatının artırılmasını ve yerel işletmelerle ortak yatırım projeleri geliştirilmesini değerlendirdi.

Belaruslu Gıda Üreticilerinin Çin Pazarına Girişine Yardımcı Mekanizma Devreye Alındı
Görsel kaynağı: BelTA · Özgün haber

Belaruslu Gıda Üreticilerinin Çin Pazarına Girişine Yardımcı Mekanizma Devreye Alındı

Belaruslu gıda üreticilerinin Çin pazarına girmesine yardımcı olacak bir mekanizma devreye alındı. Mekanizma, üreticilere Çin İthal Gıda İşletmeleri Kayıt Sistemi’ne (CIFER) kayıt konusunda profesyonel destek sunuyor. CIFER sistemine kayıt, Çin’e yapılacak tüm gıda sevkiyatları için zorunlu koşul olarak belirtiliyor. Kaynakta mekanizmanın kapsamı ve uygulama ayrıntıları hakkında ek bilgi yer almıyor.

Brezilya Mısır İhracatındaki Gerileme İç Fiyatlarda Düşüş Riskini Artırdı
Görsel kaynağı: Agrolink · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya Mısır İhracatındaki Gerileme İç Fiyatlarda Düşüş Riskini Artırdı

Brezilya'da mısır ihracatının yavaşlaması, uluslararası rekabetin artması ve realin değer kazanması, iç piyasadaki fiyatlar üzerinde düşüş yönlü baskı riskini artırıyor. Merkezi Uluslararası Ekonomik Analizler ve Piyasa Araştırmaları Merkezi (CEEMA) verilerine göre ülke eylülde 5,21 milyon ton mısır ihraç etti. Bu miktar, geçen yılın aynı ayına göre %31,1 daha düşük gerçekleşti. Temmuz-eylül dönemindeki ihracat 11,8 milyon tonda kaldı; 2025'in aynı döneminde bu miktar 16,8 milyon tondu. Ocak-eylül döneminde ise sevkiyatlar 19,7 milyon ton olarak kayda geçti ve geçen yılın ilk dokuz ayındaki 23,3 milyon tonun 3,6 milyon ton altında kaldı. Gerilemenin nedenleri arasında özellikle Arjantin'in artan rekabeti ve savaş ortamında İran talebindeki azalma gösteriliyor. İran, Brezilya mısırının başlıca alıcısı olarak belirtiliyor. Bu gelişmelerin ardından piyasanın Brezilya'nın 2026 ihracatına ilişkin beklentisi 43 milyon tondan 38 milyon tona indirildi. CEEMA'nın hesaplamasına göre yeni hedefe ulaşılabilmesi için Brezilya'nın ticari yılın ocak ayında sona ereceği ekim-ocak döneminde yaklaşık 17 milyon ton sevkiyat yapması gerekiyor. Realdeki değerlenmenin de Brezilya mısırının dış pazarlardaki rekabet gücünü azaltabileceği değerlendiriliyor. İhracatın düşük kalması nedeniyle arzın bir bölümünün iç piyasada kalması halinde, yurt içi talep artsa bile fiyatlar düşüş yönlü baskı görebilir. Kaynağa göre fiyat oluşumunda yalnızca toplam talep değil, alıcıların bulunduğu yer ve fiilen satın aldıkları miktar da önem taşıyor. Bu nedenle mevcut arzın bölgesel olarak ne ölçüde emilebildiği, iç fiyatların yönünü etkileyebilecek koşullar arasında bulunuyor. Çin pazarındaki talep görünümü de Brezilya ihracatı açısından sınırlayıcı bir unsur olarak aktarılıyor. Çin'de hayvan yemlerindeki mısır payı ocakta %47 iken ağustosta %29'a geriledi; bu alanın bir bölümünü buğday, arpa ve sorgum aldı. Çin, temmuz ayına kadar 7,2 milyon tonluk mısır ithalat kotasının 1,4 milyon tonunu kullandı. Ancak kotada boşluk bulunması, ülkenin alımlarını kotanın tamamını dolduracak seviyeye çıkaracağı anlamına gelmiyor. Ekim verilerine göre kota kapsamında Çin'e teslim edilen Brezilya mısırının tahmini maliyeti ton başına 332 dolar, Çin iç piyasasındaki mısırın maliyeti ise yaklaşık 360 dolar oldu. Brezilya ürünü, ABD mısırına göre bazı rotalarda da daha ucuz kalırken Arjantin mısırının tahmini teslim maliyeti 313 dolarla Brezilya ürününün altında bulunuyor. Bu nedenle Brezilya'nın fiyat avantajı, Çin'in toplam ithalat talebine ve Arjantin rekabetine bağlı olarak değerlendiriliyor.

Brezilya’nın Sığır Eti İhracatı Eylülde Çin Nedeniyle Düştü
Görsel kaynağı: R7 · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya’nın Sığır Eti İhracatı Eylülde Çin Nedeniyle Düştü

Brezilya’nın sığır eti ihracatı Eylül 2026’da Çin’e yapılan satışlardaki sert düşüşün etkisiyle geriledi. Ülkenin aylık ihracatı geçen yılın aynı ayına göre %35,1 azalarak 229,3 bin tona, ihracat geliri ise %27,6 düşerek 1,38 milyar ABD dolarına indi. Buna karşın Ocak-Eylül döneminde toplam ihracat hacmi 2,43 milyon tonla geçen yılki seviyeye yakın kaldı; gelir %14,1 artarak 14,17 milyar ABD dolarına çıktı. Çin’de yürürlükte bulunan korunma önlemi, Brezilya’nın ihracatındaki daralmanın başlıca nedeni olarak gösterildi. Çin pazarı Eylülde yalnızca 12,9 bin ton Brezilya sığır eti aldı. Bu hacim yıllık bazda %93,2 azalırken, satış geliri de %92,9 düşerek 75,2 milyon ABD dolarında kaldı. Böylece Temmuz, Ağustos ve Eylül ayları Çin’e satışların düşük seyrettiği bir çeyrek oluşturdu. Brezilya Et İhracatçıları Sanayileri Birliği Başkanı Roberto Perosa, diğer pazarların Çin’deki kaybın bir bölümünü telafi ettiğini, ancak bu pazarların Çin talebinin tamamının yerini otomatik olarak alamadığını söyledi. ABD, Eylülde 48,3 bin tonla Brezilya sığır etinin en fazla arttığı başlıca varış noktalarından biri oldu. Bu ülkeye sevkiyat yıllık bazda %389 yükseldi ve gelir 313,8 milyon ABD dolarına ulaştı. Şili 19,4 bin ton, Rusya ise 13,1 bin ton alım yaptı. Endonezya, Suudi Arabistan, Türkiye ve Kanada da Brezilya’dan yapılan sevkiyatların arttığı pazarlar arasında yer aldı. Türkiye’ye Eylülde 5,9 bin ton ürün gönderildi; kaynakta bu artışın Türkiye iç piyasasına etkisine ilişkin bir değerlendirme bulunmuyor. Avrupa Birliği Eylülde 20 bin ton Brezilya sığır eti aldı ve hacim yıllık bazda %29,7 arttı. Ancak bu karşılaştırma, blok için Eylül ayında sevkiyat akışının kesildiği dönemi de içeriyor. Kaynağa göre kesinti, antimikrobiyal kullanımına ilişkin yeni şartların yürürlüğe girmesinin ardından gerçekleşti. Ocak-Eylül toplamında Çin hâlâ 912 bin tonla Brezilya’nın en büyük pazarı oldu, ancak bu pazara sevkiyat geçen yılın aynı dönemine göre %20,9 azaldı. Brezilya’daki sektör, gelecek dönemde Çin kotasına yönelik satış ve sevkiyatları planlıyor. Bazı şirketler, ürünlerin yeni kota dönemine ulaşmasını sağlamak amacıyla Ekim ve Kasım aylarında Çin’e satış programlamaya başladı. Birlik ayrıca 2027 kotasının daha dengeli dağıtılması için hükümetle görüşüyor. Eylül ihracatının %85,1’ini oluşturan taze sığır eti 195,2 bin ton seviyesinde gerçekleşirken, sakatat, işlenmiş ürünler, yağlar, bağırsaklar ve tuzlanmış etler de toplam sevkiyata katkı sağladı.

Brezilya’nın Sığır Eti İhracatı Eylülde Çin Etkisiyle %35 Düştü
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya’nın Sığır Eti İhracatı Eylülde Çin Etkisiyle %35 Düştü

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Brezilya’nın sığır eti ihracatı Eylül 2026’da geçen yılın aynı ayına göre %35,1 azalarak 229,3 bin tona geriledi. İhracat geliri de %27,6 düşüşle 1,38 milyar dolar oldu. Brezilya Et İhracatçıları Sanayileri Birliği (Abiec) verilerine göre, daralmanın başlıca nedeni Çin’e yapılan sevkiyatların bu ülkede yürürlükte olan korunma önlemi nedeniyle sert biçimde azalmasıydı. Veriler, Brezilya Kalkınma, Sanayi, Dış Ticaret ve Hizmetler Bakanlığı (MDIC) bilgilerine dayanıyor. Brezilya’nın Çin’e sığır eti sevkiyatı Eylül’de 12,9 bin tona düştü. Bu miktar, Eylül 2025’e göre %93,2 daha düşük olurken satış geliri %92,9 azalarak 75,2 milyon dolara indi ve 75,2 milyon dolar oldu. Abiec Başkanı Roberto Perosa, temmuz, ağustos ve eylül aylarının Çin’e normal seviyelerde satış yapılamaması nedeniyle zor geçtiğini söyledi. Perosa’ya göre diğer ülkelere yapılan satışlardaki artış daralmanın bir bölümünü dengelese de Çin talebinin yerini henüz alamıyor. Çin’e sevkiyatlar gerilerken bazı diğer pazarların alımları yükseldi. ABD, Eylül ayında Brezilya’dan 48,3 bin ton sığır eti alarak yıllık bazda %389 artış kaydetti; bu satışların geliri 313,8 milyon dolar oldu. Şili 19,4 bin ton, Rusya ise 13,1 bin ton ithal etti. Endonezya’nın alımları 9,4 bin tona, Kanada’nın 4 bin tona, Türkiye’nin 5,9 bin tona ve Suudi Arabistan’ın 7,7 bin tona çıktı. Bu pazarlarda da geçen yılın aynı ayına göre artış görüldü. Avrupa Birliği’nin Eylül verilerinde 20 bin tonluk ithalat ve %29,7’lik artış yer aldı. Ancak Abiec, bu rakamların yeni antimikrobiyal kullanım şartlarının yürürlüğe girmesinin ardından sevkiyat akışının kesilmesinden önceki dönemi yansıttığını belirtti. Bu nedenle Avrupa Birliği verileri, ay içinde başlayan kesintinin etkilerini tam olarak göstermiyor. Ocak-Eylül 2026 döneminde Brezilya’nın sığır eti ihracatı 2,43 milyon ton oldu ve yıllık bazda %0,5 geriledi. Buna karşılık ihracat geliri %14,1 artarak 14,17 milyar dolara ulaştı. Çin, 912 bin tonluk alım ve 5,59 milyar dolarlık gelirle ana pazar olmayı sürdürdü; ancak bu ülkeye yapılan satışlar yıllık bazda hacimde %20,9, gelirde %7,8 azaldı. Çin, dokuz aylık toplam ihracat hacminin %37,5’ini ve sektör gelirinin %39,4’ünü oluşturdu. ABD’nin dokuz aylık alımları %45 artarak 317,4 bin tona, geliri ise %60,8 artışla 2,08 milyar dolara çıktı. Brezilya’daki et işleme şirketleri, yeni Çin kotası döneminde yapılacak satışlar için önümüzdeki aylardaki sözleşmeleri planlıyor. Abiec ise sevkiyatların 2027 boyunca daha dengeli dağıtılması için hükümetle görüşmeler yürüttüğünü açıkladı.

Uruguay’ın Kullanılmayan Çin Kotası Avustralya Sığır Etine İmkân Sağlayabilir
Görsel kaynağı: Beef Central · Özgün haber
Veri haberi

Uruguay’ın Kullanılmayan Çin Kotası Avustralya Sığır Etine İmkân Sağlayabilir

Avustralya, Çin’in Uruguay’a tahsis ettiği ancak yıl içinde kullanılmayan sığır eti kotasının bir bölümünü devralarak ihracatını yılın kalan döneminde gümrüksüz sürdürme ihtimalini görüşüyor. Çin’in yıl başında uygulamaya koyduğu koruma vergisi nedeniyle Avustralya ve Brezilya 2026 kotalarını doldurdu. Avustralya’nın 205.000 tonluk kotası 20 Haziran’da tükendi ve kota dışındaki ihracata yıl sonuna kadar %55 vergi uygulanıyor. Brezilya ayrıca %12 oranında en çok kayrılan ülke vergisi ödüyor. Çin, yerli sığır eti sektörünü korumak amacıyla yeni koruma vergisini uygulamaya aldıktan sonra Avustralya’daki sektör kuruluşları ve federal hükümet, etkinin azaltılması için çeşitli seçenekleri değerlendirdi. Bunlar arasında kemik ve soğutulmuş sığır eti gibi Çin iç pazarındaki ürünlerle rekabet etmediği düşünülen kalemlerin kota hesabı dışında bırakılması, kota yönetimi ve başka ihracatçı ülkelerin kullanılmayan kotalarından yararlanılması yer aldı. Çin, kotayı elinde bulunduran ülkenin iş birliği yapması koşuluyla böyle bir seçeneği değerlendirebileceğini bildirdi. Avustralya, yılın başında Uruguay ve kotasını doldurması beklenmeyen en az bir başka ihracatçı ülkeyle temasa geçti. Uruguay’a 2026 için 324.000 ton kota tahsis edilmişti; bu miktar ülkenin 2025’teki yaklaşık 190.000 tonluk sevkiyatının üzerinde bulunuyor. Uruguay’ın düzenlemeye açık olduğunu belirtmesinin ardından taraflar görüşmelere başladı. Brezilya’nın da Uruguay’la benzer bir düzenlemeyi görüştüğü, ancak Avustralya’nın başvuru zamanlaması açısından önde olduğu aktarıldı. Bununla birlikte olası anlaşmanın ne kadar ton kapsayacağı, ne zaman yürürlüğe gireceği ve devredilen kotanın nasıl uygulanacağı henüz bilinmiyor. Çin’e gönderilmek üzere gümrüklü soğuk depolarda bekleyen veya sevkiyat için yolda olan ürünlerin düzenlemeye dahil edilip edilmeyeceği de belirsiz. Çin pazarına hizmet veren depoların lisanslı olması gerektiği için Avustralya’da bu alandaki kapasite sınırlı. Kotaların 1 Ocak’ta sıfırlanması, anlaşmanın kısa sürede sonuçlandırılmasını zorunlu kılıyor. Kota devrinin bu yıl uygulanması, mevcut ihracat sıkışıklığını hafifletebilir ve gelecek yılın ilk çeyreğindeki baskıyı azaltabilir. Sektör temsilcileri, Avustralya ve Brezilya’nın gelecek yıl kotalarını daha hızlı doldurmasının beklendiğini, bu nedenle düzenlemenin gelecek yıl daha da önemli hale gelebileceğini belirtiyor. Avustralya ayrıca gelecek yılki 209.000 tonluk kotada kemik ve soğutulmuş sığır eti için istisna oluşturulması yönündeki talebini sürdürüyor.

Çin, ABD Soyasına Uygulanan %10 Tarifeyi Sürdürüyor
Görsel kaynağı: Agrolink · Özgün haber
Veri haberi

Çin, ABD Soyasına Uygulanan %10 Tarifeyi Sürdürüyor

Çin, ABD'den ithal edilen soya fasulyesine uyguladığı %10'luk misilleme tarifesini sürdürüyor. ABD ile Çin arasında 28 Eylül'de açıklanan ve 60 milyar dolarlık ürün grubunda karşılıklı tarife indirimleri öngören anlaşmaya soya fasulyesi dahil edilmedi. Buna karşılık soya yağı ve soya küspesi anlaşma kapsamına alındı. Tarifenin sürmesi, Çin'deki özel ithalatçıların ABD soya fasulyesi alımlarını kısıtlarken, ithalatın ağırlıklı olarak devlet şirketlerinde toplanmasına yol açıyor. ABD Soya Birliği, tahılın anlaşma dışında bırakılmasından duyduğu memnuniyetsizliği açıkladı; ancak Çin'in 2026, 2027 ve 2028 yıllarında her yıl en az 25 milyon ton ABD soya fasulyesi alma taahhüdünü olumlu değerlendirdi. Bu durum Brezilya'nın Çin pazarındaki konumunu korumasına katkı sağlıyor. Kaynağa göre Çin, soya fasulyesinin yaklaşık %71'ini Brezilya'dan alıyor; Brezilya'nın avantajında daha düşük varış maliyetleri ve Güney Amerika'daki rekor üretim etkili oluyor. ABD ve Çin ayrıca 10 Ocak 2027'de sona erecek yeni ticari ateşkes öncesinde iki toplantı daha yapma sözü verdi.

Çin Yeni Soya Alımlarını Erteledi, Brezilya-ABD Rekabeti Gündemde
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber
Veri haberi

Çin Yeni Soya Alımlarını Erteledi, Brezilya-ABD Rekabeti Gündemde

1 yayıncı · 3 haber · İncele

Donald Trump ile Xi Jinping arasındaki görüşme, ABD’den yeni soya alımı yapılması veya Amerikan soya ürününün Çin pazarındaki ticari koşullarının değiştirilmesi yönünde bir sonuç vermedi. Böylece Çin’in gelecek aylardaki soya talebi için Brezilya ile ABD arasındaki rekabet sürerken, yeni alımların zamanı ve menşei piyasanın odağında kaldı. Çin şu ana kadar sezonluk tahmini ihtiyacının %39,4’üne karşılık gelen yaklaşık 43,37 milyon ton soya bağlantısı yaptı. Brezilya yaklaşık 28 milyon tonla en büyük tedarikçi olurken, ABD’nin bağlantıları 13,73 milyon ton seviyesinde kaldı. ABD’nin yıllık 25 milyon tonluk taahhüdünün yaklaşık %55’i sözleşmeye bağlandı; bu hedefin tamamlanması için yaklaşık 11,3 milyon tonluk bölüm bekliyor. Çin’in kısa vadeli talep kapsamı yüksek olduğu için yeni alımları erteleyebildiği belirtiliyor. Ekim ayı ihtiyacının neredeyse tamamı karşılanmış durumda; kapsama oranı kasımda %69’a, aralıkta %40’a ve ocakta %17’ye düşüyor. Bu nedenle aralık ve 2027’nin başı, Çin’in yeni alımlarının hızlanabileceği dönem olarak öne çıkıyor. Brezilya’nın yeni sezon ürününün piyasaya girmesi, ABD’nin ek arzı, fiyatlar ve ticari koşullar hangi ülkenin daha fazla talep alacağını belirleyecek. Ayrıca ABD soya fasulyesine Çin’de toplam %13 tarife uygulanırken Brezilya ürününde temel %3 tarife bulunuyor.

Salto’da Küresel Yün Zincirinden Uzmanlar Bir Araya Gelecek
Görsel kaynağı: Blasina y Asociados · Özgün haber
Veri haberi

Salto’da Küresel Yün Zincirinden Uzmanlar Bir Araya Gelecek

Uruguay’ın Salto kentinde yün sektörünün farklı halkalarından uluslararası temsilcilerin katılacağı bir buluşma düzenlenecek. Engraw firmasının 75’inci faaliyet yılını kutlamak ve yerel koyun üreticileriyle bir araya gelmek amacıyla yapılacak etkinlik, 1 Ekim Perşembe günü saat 17.30’da Ayelén Venue’de gerçekleştirilecek. Toplantıda Techwool Trading yöneticisi Aaron Shaw, yün fiyatlarındaki yükselişin nedenlerini, Avustralya’daki koyun varlığı ve arzın gerilemesini ve Çin talebinin görünümünü değerlendirecek. Şirketin yılda 100 milyon kilogram yün hareket ettirdiği ve bunun Avustralya yün sezonunun %25 ila 30’una karşılık geldiği belirtildi. Çinli danışman Lin Lin Guo da tüketimde yün inceliğinin geleceği ile Çin pazarının davranışını ele alacak. İtalyan iplik üreticisi Tollegno’nun yöneticisi Giovanni Germanetti, Avrupa talebi ile sertifikaların piyasa üzerindeki etkisini aktaracak. Norveçli spor giyim yöneticisi Cathrine Stange ise giyim sektörünün yüne yönelmesini ve sürdürülebilirlik beklentilerini tüketici açısından değerlendirecek. Etkinliğe katılım ve sonrasındaki kokteyl ücretsiz olacak; ancak önceden kayıt yapılması gerekiyor.