ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

6 haber · Sayfa 1

Endonezya ve Özbekistan Gıda Ticareti ve Yeşil Ekonomi İş Birliğini Görüştü
Görsel kaynağı: CNN Indonesia · Özgün haber
Veri haberi

Endonezya ve Özbekistan Gıda Ticareti ve Yeşil Ekonomi İş Birliğini Görüştü

Endonezya Gıda İşlerinden Sorumlu Koordinatör Bakanı Zulkifli Hasan, Özbekistan’da gerçekleştirdiği ikili görüşmelerde gıda ticareti, yatırım, yeşil ekonomiye dönüşüm ve sürdürülebilir çevre yönetimi alanlarında iş birliği fırsatlarını ele aldı. Hasan, Özbekistan Yatırım, Sanayi ve Ticaretten Sorumlu Başbakan Yardımcısı Jamshid Khodjaev ile 29 Ekim 2026’da, Cumhurbaşkanlığı Çevre Danışmanı ve Özbekistan Ulusal Ekoloji ve İklim Değişikliği Komitesi Başkanı Aziz Abdukhakimov ile 30 Ekim 2026’da görüştü. Khodjaev ile görüşmesinde Hasan, Endonezya’nın sekiz gıda ürününde kendine yeterliliğe ulaştığını ve 2025’ten bu yana pirinç ithal etmediğini söyledi. Kendi açıklamasına göre ülkede pirinç üretimi %13,54, mısır üretimi ise %9,34 arttı. Hükümetin pirinç rezervinin 4.579.788 tonla tarihinin en yüksek seviyesine ulaştığını belirten Hasan, bu kapasitenin ticaret ve yatırım iş birliğini genişletmek için temel oluşturduğunu ifade etti. Tarım ürünleri ticaretinin yanı sıra Özbekistan’dan Endonezya pazarına kuru meyve tedariki de görüşüldü. Olası tedarikin gıda güvenliği şartlarını karşılaması gerektiği belirtildi. Endonezya-Özbekistan Serbest Ticaret Anlaşması müzakereleri 2 Mart 2026’da başlatılırken, taraflar görüşme sonuçlarını izlemek ve iş birliğini yönlendirmek üzere Hükümetlerarası Ortak Komite kurulması konusunda uzlaştı. Taşkent-Cakarta arasında doğrudan uçuş açılması planı da turizm ve iş bağlantıları açısından değerlendirildi. Abdukhakimov ile görüşmede iklim eylemi, yeşil yatırım ve çevre yönetimi gündeme geldi. Endonezya, Birleşmiş Milletler forumları ile COP31’de iklim çalışmalarının güçlendirilmesini savundu; COP31’in Antalya, Türkiye’de düzenleneceği belirtildi. Özbekistan üç yıl içinde 11, Endonezya ise 2029 sonuna kadar en az 18 atıktan enerji tesisi işletmeyi hedefliyor. Endonezya ayrıca 2015-2025 döneminde yaklaşık 2 milyon hektar kritik araziyi, 90.000 hektar mangrov dahil, rehabilite ettiğini aktardı.

AXA Türkiye Raporu: 2050’de 65 Milyon Kişi Su Stresiyle Karşılaşabilir
Görsel kaynağı: Azernews · Özgün haber
Veri haberi

AXA Türkiye Raporu: 2050’de 65 Milyon Kişi Su Stresiyle Karşılaşabilir

AXA Climate ve AXA Türkiye tarafından hazırlanan AXA Türkiye İklim Raporu 2026, iklim değişikliğinin önümüzdeki 25 yılda Türkiye’nin su kaynakları, tarımı, kentleri ve kritik altyapısı üzerindeki risklerini ortaya koydu. Rapora göre 2050’de yaklaşık 65 milyon kişi yüksek veya çok yüksek su stresiyle karşı karşıya kalabilir. Bu sayı, Türkiye’nin mevcut nüfusunun yaklaşık %74’üne denk geliyor. Aynı dönemde 23 milyon kişinin ısı stresine maruz kalabileceği öngörülüyor. Raporda, artan sıcaklıklar, değişen yağış düzenleri ve büyüyen su talebi nedeniyle Türkiye topraklarının yaklaşık %66’sında önemli su kıtlıkları yaşanabileceği belirtiliyor. Su kaynaklarındaki değişimlerin kentlerin su arzından tarımsal verime, sanayi faaliyetlerinden enerji üretimine kadar birçok alanı doğrudan etkileyebileceği ifade ediliyor. Bu nedenle su yönetiminde bugün atılacak proaktif adımların, gelecekteki iklim risklerine uyum kapasitesinin güçlendirilmesinde belirleyici olacağı kaydediliyor. Rapor, su kıtlığı ve aşırı sıcakların yanı sıra orman yangınları, seller ve heyelanları da gelecek dönemin öne çıkan iklim riskleri arasında sıralıyor. Birbirine bağlı bu riskler karşısında kentlerin, tarımsal üretimin, enerji ve ulaşım altyapısının, tedarik zincirlerinin ve yerel ekonomilerin dayanıklılığının artırılması gerektiği vurgulanıyor. Sigorta Haftası kapsamında Yavuz Ölken ve Yekta Kopan’ın sunumlarıyla tanıtılan rapora ilişkin değerlendirmesinde AXA Türkiye CEO’su Ölken, iklim risklerinin Türkiye’nin farklı bölgelerinde değiştiğini ve günlük yaşamdan geniş ekonomiye uzanan etkiler yaratabildiğini belirtti. Ölken, risklerin daha iyi anlaşılması, veri temelli erken öngörülerin geliştirilmesi ve zararların azaltılmasına katkı sağlayacak yaklaşımların önemine dikkat çekti.

CNA, COP 31 İçin Brezilya Tarım Sektörünün Pozisyonunu Sundu
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber
Veri haberi

CNA, COP 31 İçin Brezilya Tarım Sektörünün Pozisyonunu Sundu

Brezilya Tarım ve Hayvancılık Konfederasyonu (CNA), Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Taraflar Konferansı'nın 31'incisi (COP 31) için Brezilya tarım sektörünün pozisyon belgesini sundu. Antalya'da 9-20 Kasım'da yapılması planlanan konferansa yönelik belge, iklim değişikliği müzakerelerinde tarım sektörünün öneri ve önceliklerini içeriyor. Pozisyon, CNA'nın çevre ve sulama komisyonlarının ortak toplantısında, Brezilya Dışişleri Bakanlığı, Tarım Bakanlığı ve Embrapa temsilcilerinin katılımıyla paylaşıldı. CNA Başkan Yardımcısı Muni Lourenço, Brezilya tarımının değerlerinin savunulması, kırsal üreticilerin koruma faaliyetlerinin görünür kılınması ve tarım sektörünün iklim değişikliğiyle mücadelede çözümün parçası olduğunun vurgulanması gerektiğini söyledi. Konfederasyona göre COP 31, 2025'te 10. yılını dolduran Paris Anlaşması'nın uygulanmasında somut ilerleme sağlamalı. Bu kapsamda iklim gündemi için daha fazla kaynak ayrılması, finansmana erişimin hızlandırılması, proje hazırlama kapasitesinin geliştirilmesi, eğitim ve işbirliğine yatırım yapılması ve düşük karbon ayak izli teknoloji ve ürün ticaretinin teşvik edilmesi isteniyor. Belge, kırsal üreticiler, eyalet tarım ve hayvancılık federasyonları, sendikalar ve sektör kuruluşlarıyla yapılan geniş istişarenin ardından hazırlandı ve CNA'nın pozisyonunu sekiz ana eksende düzenledi. Kuruluş, özel kırsal mülklerde korunan doğal kaynaklara ekonomik değer verilmesini ve koruma faaliyetlerinin üretim potansiyelini azaltmadan finanse edilmesini öneriyor. CNA ayrıca tarım ve gıda güvenliğinin iklim müzakerelerinde özel bir gündem olarak sürmesini, farklı üretim biçimlerinin tanınmasını ve tarım ile gıda güvenliğine ilişkin projeleri bir araya getiren Sharm el-Sheikh Portalı'nın güçlendirilmesini savunuyor. CNA, Paris Anlaşması'nın uygulanmasındaki ilerlemeyi değerlendiren Küresel Durum Değerlendirmesi'nin sağlam bilimsel temellere, tutarlı verilere ve daha kesin ulusal emisyon envanterlerine dayanmasını istiyor. Konfederasyon, tropikal tarım ve hayvancılığın özelliklerinin uluslararası değerlendirmelerde doğru biçimde hesaba katılması gerektiğini belirtiyor. İklim finansmanında ise COP 29'da kabul edilen, gelişmiş ülkelerin 2035'e kadar yıllık en az 300 milyar ABD doları seferber etmesi hedefi ile kamu ve özel aktörlerin toplam katkısını yıllık en az 1,3 trilyon ABD dolarına çıkarma hedefini aktarıyor. CNA, tarıma uygun finansman araçları, daha düşük kredi maliyeti, iklim sigortası ve projelerin finansman kaynaklarıyla buluşturulmasını talep ediyor. Uyum başlığında CNA, COP 30'da kabul edilen 59 uluslararası göstergenin 5'inin tarım ve gıda güvenliğiyle bağlantılı olduğuna dikkat çekiyor ve bu göstergelerin finansman, teknoloji ve eğitimle desteklenmesini istiyor. Kuruluş ayrıca düşük karbonlu ekonomiye geçişin her ülke ve bölgenin ekonomik, sosyal ve üretim koşullarını dikkate alması gerektiğini savunuyor. CNA'ya göre iklim geçişi, özellikle gelişmekte olan ülkelerde maliyetleri artıran veya pazarları kısıtlayan tek taraflı ticari önlemler için gerekçe yapılmamalı. Brezilya Tarım ve Hayvancılık Konfederasyonu (CNA), 15 Perşembe günü Brezilya tarım sektörünün Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Taraflar Konferansı’nın 31’incisi (COP31) için tutumunu açıkladı. COP31, 9-20 Kasım tarihleri arasında Türkiye’nin Antalya kentinde düzenlenecek.

Avustralya’da Gıda İsrafının Maliyeti 36 Milyar Doları Aşıyor
Görsel kaynağı: ABC Australia · Özgün haber
Veri haberi

Avustralya’da Gıda İsrafının Maliyeti 36 Milyar Doları Aşıyor

Avustralya’da her yıl yaklaşık 7,6 milyon ton gıda israf ediliyor ve bu israfın ekonomiye maliyeti 36 milyar doların üzerinde bulunuyor. İsraf edilen gıdanın %70’inin yenilebilir olduğu belirtilirken, gıda israfının düzenli depolama, gıda güvencesi ve iklim üzerinde etkileri olduğu bildirildi. İşletmelerin dörtte birinden azı gıda atıklarını düzenli olarak inceliyor. Sürdürülebilir Restoranlar Birliğine göre Avustralya’nın konaklama sektörü yılda 1,2 milyon ton gıda israf ediyor. Gıda hizmetleri sektöründeki israfın ekonomik etkisi yaklaşık 6,4 milyar dolar olurken, işletme başına yıllık ortalama maliyet yaklaşık 66 bin dolar olarak hesaplanıyor. Gıda israfı uzmanı Belinda Chellingworth, işletmelerin atığın gerçek maliyetini çoğu zaman göremediğini söyledi. Fazla gıda siparişi mutfak için maliyet oluştururken, satılamayan ürün gelir kaybına ve çöpe gönderilen gıda da toplama giderine yol açıyor. Bu maliyetlerin farklı departmanlara ve maliyet merkezlerine dağılması, toplam etkinin işletme içinde görünmez kalmasına neden oluyor. Sydney’deki pub ve bira fabrikasının işletmecisi Karl Riseborough ise her bira partisinden çıkan 50 kilogram kullanılmış tahılı atmak yerine bahçelerinde veya hayvanları için kullanmak isteyen kişilere veriyor. İşletmede haftalık toplanan iki adet 240 litrelik çöp kutusu, iki haftada bir toplanan tek kutuya indirildi. Riseborough, bu değişiklikle yılda yaklaşık 5 bin dolar tasarruf ettiğini söyledi. Chellingworth, Avustralya’nın birçok bölgesinde düzenli depolama kapasitesinin kritik seviyeye ulaştığını belirtti. Perth’teki bazı atık sahalarının iki yıl, Yeni Güney Galler’deki sahaların ise dört yıl içinde kapasiteye ulaşması bekleniyor. Federal hükümet gıda israfını 2030’a kadar yarıya indirmeyi taahhüt ederken, bazı uzmanlar ilerlemenin hızından endişe ediyor. Gıda israfı COP31 konferansında da ele alınacak. Aşırı gıda israfı küresel bir endişe oluşturuyor ve gelecek ay Türkiye’de düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı COP31’in odak noktalarından biri olacak.

Erdoğan: Güvenli Gıdaya Erişim Milli Güvenliğin Temel Unsuru
Görsel kaynağı: Kıbrıs Haberci · Özgün haber
Veri haberi

Erdoğan: Güvenli Gıdaya Erişim Milli Güvenliğin Temel Unsuru

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Dünya Gıda Forumu Açılış Töreni’ne gönderdiği video mesajında Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) başta olmak üzere etkinliğin düzenlenmesinde emeği geçen paydaşlara teşekkür etti. İklim değişikliği, çevrenin korunması ve gıda güvenliğinin gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakma açısından kritik olduğunu belirten Erdoğan, Türkiye’nin güvenli gıdaya erişimi yalnızca arz meselesi değil, milli güvenliğin temel unsuru olarak gördüğünü söyledi. Dünyada milyonlarca kişinin kuru ekmek bulamazken gıda israfının arttığına dikkat çeken Erdoğan, küresel raporlara göre israfın %60’ının evlerde, yani tüketici aşamasında gerçekleştiğini aktardı. Her yıl üretilen yaklaşık 1,5 milyar ton gıdanın kaybedildiğini veya israf edildiğini belirten Erdoğan, Türkiye’nin 2020’de başlattığı “Gıdanı Koru, Sofrana Sahip Çık” girişimine işaret etti. Ekmek israfını önleme kampanyasıyla ekmek israfının %18 azaltıldığını söyledi. Erdoğan, Antalya’da 9-20 Kasım tarihlerinde düzenlenecek COP31 sırasında Türkiye’nin deneyimlerini uygulamalara dönüştürecek adımlar planladığını ve Turkuaz Bağlantı girişimiyle gıda güvenliği ile iklim taahhütlerini ortak zeminde buluşturmayı hedeflediğini ifade etti. Ayrıca Türkiye’nin FAO genel direktörlüğü seçimleri için adaylığını açıkladığını belirterek Mehdi Eker’e destek istedi.

COP31, 9-20 Kasım 2026'da Antalya'da Düzenlenecek
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber

COP31, 9-20 Kasım 2026'da Antalya'da Düzenlenecek

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı COP31, 9-20 Kasım 2026'da Antalya'da düzenlenecek. Konferansta ülkeler, hükümetler, şirketler ve çeşitli sektörlerin temsilcileri, iklim değişikliği karşısındaki taahhütleri ve izlenecek yolları görüşecek. Brezilya, düşük karbonlu tarımı ve sürdürülebilir uygulamalarıyla konferansın tarım gündeminde yer alacak. Brezilya tarım ve gıda sektörünün iklim tartışmalarındaki konumunu ve sürdürülebilirliğe katkılarını ele alacak özel yayın hazırlayan Canal Rural, konferansı üst üste altıncı kez takip edecek. COP31, Kasım 2026'da Türkiye'nin Antalya kentinde düzenlenecek.