Veri haberiArnavutluk’ta süt üretimi 2021’de yaklaşık 1,013 milyon tondan 2025’te 868,3 bin tona geriledi. Yazıda aktarılan verilere göre bu, dört yılda yaklaşık 145 bin tonluk düşüş anlamına geliyor. Aynı dönemde Sırbistan, 2021–2023 yıllarında Arnavutluk pazarının başlıca süt tedarikçilerinden biri oldu ve 2023’te bu ülkeden yaklaşık 7,8 milyon kilogram süt ithal edildi. Sırbistan’dan yapılan ithalat 2024’te gerilerken Macaristan ilk sıraya çıktı; yazı, tartışmanın tek bir ülkeye değil, yerli üretim daralırken dış tedarike artan bağımlılığa odaklandığını belirtiyor.
Yazıda, Sırbistan’ın 2025’te kayıtlı işleyicilere teslim edilen süt için litre başına ödeme sağladığı, ayrıca süt inekleri ve sürünün yenilenmesini desteklediği aktarılıyor. Arnavut çiftçilerin ise pahalı hayvan yemi, yakıt ve veterinerlik hizmetleri, iş gücü eksikliği ve bazı durumlarda maliyeti ancak karşılayan toplama fiyatlarıyla karşı karşıya olduğu belirtiliyor. Alıntılanan uzmana göre bir litre sütün üretim maliyeti yaklaşık 48–50 lek olurken, kalite ve sözleşmeye bağlı toplama fiyatı 55 leke kadar çıkabiliyor.
Yazıya göre bu dar marj, çiftçilerin ekipman almasını, sürüyü büyütmesini veya işletmeye yatırım yapmasını zorlaştırıyor. Hesap tutmadığında bazı üreticiler hayvan sayısını azaltıyor ya da faaliyetini kapatıyor; düzenli hammaddeye ihtiyaç duyan işleyiciler de yurt dışından süt arıyor. Küçük ve dağınık işletmeler için toplama noktaları, soğutma altyapısı, kalite analizleri, işleyicilerle istikrarlı sözleşmeler, mekanizasyon ve yem üretimine destek öneriliyor. Desteğin, kayıtlı biçimde kaliteli süt üreten ve teslim eden çiftçiye ulaşması gerektiği savunuluyor.
Metinde ayrıca çiftçilere yönelik KDV telafi programının %20’den %6’ya indirildiği ve daha sonra kaldırıldığı ifade ediliyor. Teslim edilen her litre süt için benzer bir desteğin bulunmadığı belirtilirken, IPARD fonlarının bloke edilmesinin ahır, ekipman ve teknoloji yatırımlarını geciktirdiği aktarılıyor. IPARD III, Arnavutluk’ta kırsal kalkınmaya yönelik Avrupa Birliği yardım çerçevesinin parçası olarak anılıyor. Yazı, ithalatın yasal olduğunu kabul etmekle birlikte, tüketicilerin satın aldığı süt ürünlerinde sütün menşeinin açıkça belirtilmesini istiyor. Üretim ve ihracatın güçlenmesi için istikrarlı miktar, standartlar, izlenebilirlik ve rekabetçi işleme kapasitesi gerektiği; hükümetin de üretim başına destek, maliyetlerin düşürülmesi ve toplama altyapısına ilişkin ölçülebilir bir plan sunması gerektiği savunuluyor.