ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

2 haber · Sayfa 1

Kopenhag’da Huzurevlerinde Sığır Eti İçin İklim Muafiyeti Önerisi Üçüncü Kez Reddedildi
Görsel kaynağı: Netavisen Pio · Özgün haber
Veri haberi

Kopenhag’da Huzurevlerinde Sığır Eti İçin İklim Muafiyeti Önerisi Üçüncü Kez Reddedildi

Danimarka’nın Kopenhag kentinde, huzurevlerinin belediyenin iklim gerekliliklerinden muaf tutulması ve sakinlerin istedikleri yemekleri daha özgür biçimde seçebilmesi için verilen öneri üçüncü kez reddedildi. Öneri, Sosyal Demokratlar ile sağ partiler tarafından sunulurken, Kopenhag Belediye Meclisi’nde Enhedslisten, SF, Radikale ve Alternativet’in oluşturduğu çoğunluk karşı oy kullandı. Karar, huzurevlerinin menülerinde sığır etinin sınırlı kalmaya devam edeceği anlamına geliyor. Kopenhag Belediyesi’nin 2020-2025 dönemi gıda ve öğün stratejisine ilişkin analizde, iklim gerekliliklerinin huzurevi sakinleri ile evine yemek gönderilen yaşlılara ortalama ayda yalnızca bir veya iki kez sığır eti sunulmasına yol açtığı belirtiliyor. Habere göre belediye kurumlarının gıda alımlarından kaynaklanan iklim ayak izini %25 azaltma hedefi, son yıllarda özellikle sığır eti sunumunun ciddi biçimde azaltılmasına neden oldu. Sığır eti, kaynak metinde iklim üzerindeki baskıyı en fazla artıran et türü olarak tanımlanıyor. Sosyal Demokrat Belediye Başkanı Andreas Keil, yaşlıların özellikle doğum günlerinde istedikleri yemeği seçebilmesi gerektiğini savundu. Keil, bir huzurevi sakininin doğum günü için hamburger köftesi istemesi halinde talebinin yalnızca CO2 yükü gerekçesiyle reddedilmesinin doğru olmadığını söyledi. Buna karşılık mevcut strateji, belediye kurumlarının gıda alımlarının iklim etkisini azaltma hedefi çerçevesinde uygulanıyor. Strateji, nihai kabulden önce kamuoyu görüşüne açılacak ve habere göre ocak ayında kesinleştirilmesi planlanıyor.

Kopenhag’da Yaşlı Yemeklerinin İklim Kurallarından Muaf Tutulması Çağrısı
Görsel kaynağı: Berlingske · Özgün haber
Veri haberi

Kopenhag’da Yaşlı Yemeklerinin İklim Kurallarından Muaf Tutulması Çağrısı

Kopenhag Belediyesi Sağlık ve Bakım Belediye Başkanı Jens-Kristian Lütken, bakım evlerinde yaşlılara sunulan yemeklerin iklim gerekliliklerinden muaf tutulmasını savundu. Lütken, iklim kaygılarının bazı durumlarda yaşlıların istedikleri yemeklerin hazırlanmasını sınırladığını belirterek, yemek tercihlerinin mümkün olduğu ölçüde yaşlıların özgürlüğü, onuru ve kendi kararlarını verebilmesi çerçevesinde ele alınması gerektiğini söyledi. Tartışmanın arka planında, Kopenhag’daki bazı bakım evi sakinlerinin doğum günlerinde biftekten mahrum bırakılmasının tepki çekmesi bulunuyor. Lütken ayrıca belediyenin bakım evlerine yönelik rehberinde ayda en fazla iki dilim rozbif önerildiğini aktardı. Bu uygulamaların, bakım evlerinde yaşayan kişilerin günlük yaşamları üzerindeki karar yetkisinin başkalarına geçmesiyle ilgili daha geniş bir sorunu gösterdiğini savunan Lütken, taşınma sonrasında kişilerin ne yiyeceği, ne zaman kalkacağı ve ne zaman tuvalete gideceği gibi konularda başkalarının karar verebildiğini ifade etti. Lütken, düşünce kuruluşu CONCITO’nun 23 Ekim’de yaşlıların daha fazla sebze istediği yönündeki görüşünü de eleştirdi. Bu tercihin bazı yaşlılar için geçerli olabileceğini kabul eden Lütken, meselenin yalnızca sebze tüketimi olmadığını; yaşam kalitesi, onur ve kendi kararını verebilme hakkıyla ilgili olduğunu söyledi. Ona göre bakım evlerinde, yaşlıların özgürlüğünü ve tercih yapabilme imkanını koruyabildikleri alanlarda daha fazla çaba gösterilmesi gerekiyor. Lütken, hindi etinin biftekle aynı miktarda protein sağlayabileceğini, ayrıca daha sağlıklı ve iklim açısından daha iyi bir seçenek olabileceğini kabul ediyor. Ancak biftek isteyen yaşlılara bu yemeğin sunulması gerektiğini savunuyor. Demanslı kişilerin yemek yemekten keyif alma yetisini kaybettikleri son beceriler arasında gördüğünü belirten Lütken, yaşlıların zaten az yemek yediğini ve bu nedenle yemek tercihlerinin karbon hesabında önemli bir fark yaratmadığını ileri sürüyor. Bu yaklaşımı yaşlılara uygulanmaması gereken sembolik politika olarak nitelendiriyor.