ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

39 haber · Sayfa 1

Sırbistan’da Yeni Protein Kaynakları İçin İki Proje Yürütülüyor
Görsel kaynağı: RTS — Radio-televizija Srbije · Özgün haber
Veri haberi

Sırbistan’da Yeni Protein Kaynakları İçin İki Proje Yürütülüyor

İklim değişikliği ve protein bitkilerinde verim düşüşü, insanlar ile hayvanların beslenmesi için yeni kaynak arayışını hızlandırıyor. Sırbistan’ın Novi Sad kentindeki Gıda Teknolojileri Bilim Enstitüsü uzmanları bu kapsamda iki proje yürütüyor. Soya tanesinin %36-40 protein içerdiği ve hayvan yemlerinde bu bileşenin en bol kaynaklarından biri olduğu belirtiliyor. Ancak kuraklığın son iki yılda soya ekili alanları %70 azalttığı, bunun da protein tedarik stratejisini bozduğu aktarılıyor. Uzmanlar alternatifler arasında böcekler ve böcek ununu gösterirken, Tuna Nehri’ne yerleşen Amerikan kerevitinin değerlendirilmesi için de projeler başlatıldığını bildiriyor. İstilacı türün nehirdeki doğal dengeyi tehdit ettiği, bu nedenle kerevit etinden insanlar ve hayvanlar için marine ürünler ile evcil hayvan sosisleri geliştirilmesinin; kabuğunun ise ambalaj malzemesinde kullanılmasının araştırıldığı belirtiliyor. Gıda güvenliği açısından mikotoksinler, yeni patojenler, zararlılar ve uzun tedarik zincirleri başlıca engeller arasında sayılıyor. Tüketicilerin bitki koruma amaçlı kimyasalları sağlık açısından sorunlu gördüğü, üretici ve uzmanların ise bu maddeleri gerekli bulduğu ifade ediliyor. Enstitü yöneticisi Miloš Pelić, çalışmaların Avrupa düzenlemeleriyle uyumlu olduğunu ve Sırbistan’ın gıda kalitesi ile güvenliğini denetleyen yasalara sahip bulunduğunu söylüyor. Konu, Novi Sad’da düzenlenen Foodtech 2026 kongresinde ele alındı.

Sırbistan’da Fındık Yetiştiriciliği Uzun Vadeli Yatırım Seçeneği Olarak Öne Çıkıyor
Görsel kaynağı: Večernje novosti · Özgün haber
Veri haberi

Sırbistan’da Fındık Yetiştiriciliği Uzun Vadeli Yatırım Seçeneği Olarak Öne Çıkıyor

Sırbistan’da fındık yetiştiriciliği, gıda sanayisinden gelen talep ve ihracat olanağı nedeniyle uzun vadeli yatırım arayan üreticiler için dikkat çeken seçeneklerden biri olarak değerlendiriliyor. Ülkede 2024 yılında yaklaşık 8.700 hektar alanda fındık yetiştirildiği, bu ürüne yönelik ilginin de artmaya devam ettiği belirtiliyor. Fındık, tek yıllık ürünlerden farklı olarak birkaç yıl süren bir yatırım ve üretim planı gerektiriyor. İlk meyveler dikimden birkaç yıl sonra alınabilirken, ciddi verim seviyelerine daha sonraki dönemde ulaşılması bekleniyor. Bu süreçte çeşidin özellikleri ve yetiştirme koşulları sonuçları etkiliyor. Bahçe kurulmadan önce fidan, toprak hazırlığı, sulama ve bakım giderlerinin hesaplanması gerekiyor. Fındığın çikolata, kremalı ürünler ve diğer şekerleme ürünlerinde yaygın kullanılması pazarı desteklese de kârlılık garanti edilmiyor. Ürün kalitesi, verim, üretim maliyetleri ve güvenilir bir alıcı bulma imkânı kazancı doğrudan etkiliyor. Bu nedenle uygun araziye sahip ve uzun vadeli yatırım yapmaya hazır üreticilerin, dikim öncesinde maliyetleri ve pazar koşullarını ayrıntılı biçimde değerlendirmesi öneriliyor.

Sırp Arıcılar Çin’e Yaklaşık Üç Ton Bal İhraç Etti
Görsel kaynağı: Večernje novosti · Özgün haber
Veri haberi

Sırp Arıcılar Çin’e Yaklaşık Üç Ton Bal İhraç Etti

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Sırp arıcılar, önceki küçük sevkiyatların ardından Çin’e yaklaşık üç ton bal ihraç etti. Sırbistan Arıcılık Örgütleri Birliği Başkanı Rodoljub Živadinović, Sırp balının Çin pazarında yayılmasıyla sevkiyat miktarlarının artmasını beklediklerini söyledi. İhracat, iki ülkenin veteriner sertifikalarını uyumlaştırması ve “Naš med” tesisinin Çin’de kaydettirilmesinin ardından mümkün oldu. Çin pazarına gönderilen bal, Avrupa ülkelerine yapılan sevkiyatların aksine çoğunlukla varillerde değil, 250 ve 500 gramlık kavanozlarda, daha küçük miktarlarda ise kilogramlık ambalajlarda satılıyor. Živadinović, bu satış biçiminin daha uygun fiyat sağlayabildiğini belirtti. “Naš med” tesisine alınan yeni ekipmanın da daha büyük miktarlarda balın paketlenmesi ve sevkiyata hazırlanmasını önemli ölçüde hızlandırmasının beklendiğini söyledi. Živadinović’e göre daha büyük sevkiyatlar başladığında arıcıların elde ettiği fiyat %30 ila 50 arasında artabilir; ancak bu beklentinin miktara bağlı olduğunu vurguladı. Balın Çin’e deniz yoluyla gönderildiğini ve sevkiyatın alıcıya ulaşmasının bazı durumlarda 75 günü bulabildiğini aktardı. Sırbistan’da akasya balının çoğu özel alıcıdaki mevcut alım fiyatını kilogram başına yaklaşık dört avro olarak açıklayan Živadinović, bu düzeyi kârlılık sınırı olarak değerlendirdi. Bazı alıcıların 4,3 avro, “Naš med” tesisinin ise miktar ve kaliteye göre 4,5 ila 4,8 avro ödediğini söyledi. Živadinović, Sırbistan ve Avrupa Birliği marketlerinde sahte balın yaygın olduğuna ilişkin iddiasının üreticileri ve doğal bala yönelik talebi olumsuz etkilediğini savundu; bu açıklamanın dayandığı analiz yöntemi ve örneklem kaynakta belirtilmedi. 2026 arıcılık sezonunun önceki sezondan daha iyi geçtiğini, ancak verimlerin bölgeler arasında eşit olmadığını belirtti. Güney Sırbistan’da verimlerin diğer bölgelere göre yaklaşık %40 daha düşük kaldığını, ayçiçeği veriminin ortalama olduğunu, kolzanın beklentiyi karşılamadığını ve yüksek sıcaklıkların çayır balı verimini düşürdüğünü aktardı. İklim değişikliğinin kısalan nektar dönemleri, kuraklık ve polen eksikliğiyle kış hazırlığını zorlaştırdığını, uzayan sonbaharın ise varroa parazitinin gelişimini desteklediğini söyledi.

Sırbistanlı Çiftçiler, Usulsüzlük İddiaları Nedeniyle Destek Programlarının Durdurulmasını İstedi
Görsel kaynağı: AgroSmart · Özgün haber

Sırbistanlı Çiftçiler, Usulsüzlük İddiaları Nedeniyle Destek Programlarının Durdurulmasını İstedi

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Sırbistan Çiftçilerinin Hayatta Kalması Girişimi, mekanizasyon alımı ve diğer yatırımlara yönelik ulusal, bölgesel ve yerel destek programlarının, “ciddi usulsüzlükler” gerekçesiyle durdurulmasını istedi. Girişim ayrıca yeni hükümetten kayıtlı tarım işletmeleri ile hayvanların gerçek sayısını belirlemesini ve sübvansiyonları mevcut düzenlemelere uygun biçimde zamanında ödemesini bekliyor. Çiftçiler; arazi sahipliği kadastrosunun düzenlenmesini, süt, et ve tahıl gibi ürünlerin standardize edilmesini ve denetim kurumlarıyla Rekabetin Korunması Komisyonunun çalışmasını talep ediyor. Kamuya ait tarım arazilerinin kötüye kullanımına yaptırım uygulanması, çiftçi borçlarının çözülmesi, emeklilik ve malullük sigortası mevzuatının değiştirilmesi de talepler arasında. Açıklamada, kamu kaynaklarını kötüye kullanan çiftçiler ile buna izin veren yetkililere, mümkünse geçmiş dönem için de geçerli olacak şekilde yaptırım uygulanması istendi. Küçük işletmelerin desteklerde önceliklendirilmesi de savunuldu.

Kadrijaj, Kosova’da Süt Sektöründeki Çifte Standart İddiasını Gündeme Getirdi
Görsel kaynağı: Paparaci · Özgün haber
Veri haberi

Kadrijaj, Kosova’da Süt Sektöründeki Çifte Standart İddiasını Gündeme Getirdi

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Kosova’daki bir oturumda konuşan Aleans milletvekili Time Kadrijaj, yerli süt üreticilerinin karşı karşıya olduğu koşullarla ithal ürünlere uygulanan kurallar arasında çifte standart bulunduğu yönündeki endişeleri gündeme getirdi. Kadrijaj, yerli üreticilerin süt yan ürünlerinde palm yağı kullanımının sınırlandırıldığını, buna karşın ithal ürünlerde aynı bileşenin bulunduğundan şüphelenildiğini söyledi. Kadrijaj, ithal ürünlerin Kosova pazarında rekabet ettiğini, yerli süt işletmelerinin ise belirsizlik, artan maliyetler ve faaliyetlerini sürdürme riskiyle karşı karşıya kaldığını belirtti. Özel sektörün dile getirdiği endişelere göre yaklaşık 15 yerli süt işletmesinin ciddi risk altında olduğunu aktaran milletvekili, Vita süt işletmesinin istihdamda ağır sonuçlar yaşanabileceği ve yaklaşık 500 çalışanın işini kaybedebileceği uyarısında bulunduğunu söyledi. Milletvekili, süt işletmelerinin kapanması halinde çiftçilerin ürettikleri sütü kime satacağının ve çalışanların geçimini nasıl sürdüreceğinin belirsizleşeceğini ifade etti. Kadrijaj, Meclis’in işletmeler ve istihdam daha fazla risk altına girmeden sorumluluk ve şeffaflık talep etmesi gerektiğini savundu. Ayrıca Sırbistan’dan yoğurt ithalatına izin verilirken yerli işletmelerin ve Vita fabrikasının faaliyetlerinin engellenemeyeceğini belirterek yerli çiftçiler için eşitlik çağrısı yaptı.

Sırbistan 2025'te 1.067.416 Ton Buğday ve 847.227,9 Ton Mısır İhraç Etti
Görsel kaynağı: N1 Srbija · Özgün haber
Veri haberi

Sırbistan 2025'te 1.067.416 Ton Buğday ve 847.227,9 Ton Mısır İhraç Etti

Sırbistan 2025 yılında 1.067.416 ton buğdayı 247,5 milyon dolar, 847.227,9 ton mısırı ise 250 milyon dolar değerle ihraç etti. Ürün bazındaki veriler, ülkenin dış ticaretinde tahıl ihracatının da yer aldığını gösterirken, kaynak bu ürünleri toplam ihracatın en büyük kalemleri olarak sınıflandırmıyor. Sırbistan'ın toplam mal ihracatı 2025'te 33 milyar avro oldu ve 2024'e göre %8,4 arttı. Aynı yıl en yüksek ihracat değerine elektrikli makineler ve cihazlar ulaştı. Bu grubu kara yolu taşıtları, metal cevherleri ve metal atıkları, demir dışı metaller ile kauçuk ürünleri izledi. Bu beş ürün grubunun ihracatı toplam ihracatın %35,1'ini oluşturdu. Ülkenin 2025'teki başlıca ihracat pazarları Almanya, İtalya, Bosna-Hersek, Çin ve Macaristan oldu. İthalatta ise Çin ilk sırada yer alırken Almanya ve İtalya'yı Türkiye ile Macaristan izledi. Kaynak, Türkiye'yi Sırbistan'ın toplam mal ithalatındaki ülkelerden biri olarak gösteriyor; bu veriler Türkiye ile buğday veya mısır ticaretine ilişkin özel bir miktar ya da değer içermiyor. Ayrıca Sırbistan'ın Ocak-Ağustos 2026 dönemindeki mal ihracatı 23,7 milyar avroya çıkarak 2025'in aynı dönemine göre %8,8 arttı.

Avrupa’da Gıda Fiyatları: Türkiye AB Ortalamasının Altında Kaldı
Görsel kaynağı: Telegrafi · Özgün haber
Veri haberi

Avrupa’da Gıda Fiyatları: Türkiye AB Ortalamasının Altında Kaldı

Avrupa ülkelerinde gıda fiyatları arasındaki farklar belirginleşirken, Numbeo’nun 2026 ortası verilerine göre endeks İsviçre’de 189,2’ye, Moldova’da 57,2’ye ulaştı. AB ortalaması 100 kabul edildi. Bu karşılaştırmada Türkiye’nin gıda fiyatları endeksi 82,1 olarak verildi. Türkiye, bazı AB ülkelerinden daha pahalı olmasına rağmen blok ortalamasının altında kaldı; haberde ayrıca ülkenin Avrupa’daki en yüksek gıda enflasyonuna sahip olduğu belirtildi. Euronews Business, Numbeo’nun New York’u 100 kabul eden endeksini AB ortalaması 100 olacak şekilde uyarladı. Bu ölçüme göre İsviçre’de gıda ürünleri AB ortalamasından %89,2 daha pahalı, Moldova’da ise %42,8 daha ucuz. AB içinde Romanya 66,7’lik endeksle en düşük seviyede yer aldı. Kosova’nın endeksi 60,6 olurken Kuzey Makedonya 59,8, Bosna-Hersek 67,9 ve Sırbistan 68,8 olarak kaydedildi. En yüksek fiyatlar arasında İzlanda 183,6 ile ikinci sırada yer aldı; Norveç 154,4, Lüksemburg 134,9 ve Danimarka 128,4 endeks değerine ulaştı. Finlandiya 119,7, İsveç 116,6, Avusturya 124,5, İrlanda 122, Belçika 117,6 ve Hollanda 116,4 ile AB ortalamasının üzerinde kaldı. Avrupa’nın önde gelen ekonomileri arasında Fransa, ortalamanın %27,5 üzerindeki fiyatlarıyla en pahalı ülke oldu. İspanya’nın endeksi 89,7’de kalırken Birleşik Krallık 111,9, Almanya 111,6 ve İtalya 110,2 olarak verildi. Eurostat’a göre gıda ve alkolsüz içecekler AB’de hane harcamalarının %13,6’sını oluşturuyor; konut ve hizmet faturalarının payı %23,6. Haberde, düşük fiyatların her zaman daha yüksek karşılanabilirlik anlamına gelmediği vurgulandı. Ilaria Benedetti, Romanya’da gıda fiyatları düşük olmasına rağmen ailelerin bütçelerinin %23,1’ini gıda ve alkolsüz içeceklere ayırdığını belirtti. Corvinus Üniversitesi’nden Jeremiás Máté Balogh da ücretler ve satın alma gücündeki farklılıkların değerlendirmeye katılması gerektiğini söyledi. Euronews Business’ın Ekim 2026 hesaplamasında, marketlerde satılan 19 kalemden sigara çıkarıldı ve kalan 18 ürünün fiyatları, her biri bir kez ve ağırlıklandırılmadan toplandı. Buna göre AB’de ortalama sepet maliyeti 69,84 euro oldu. Aynı sepet İsviçre’de 137,90 euro, Moldova’da 41,10 euro ve Norveç’te 116,10 euro olarak hesaplandı; Lüksemburg’da 99 euro, Avusturya’da 88,10 euro ve Danimarka’da 87,70 euro seviyesinde kaldı.

Avrupa’da Gıda Fiyatları Ülkeden Ülkeye Büyük Farklılık Gösteriyor
Görsel kaynağı: CNN Greece · Özgün haber
Veri haberi

Avrupa’da Gıda Fiyatları Ülkeden Ülkeye Büyük Farklılık Gösteriyor

Avrupa’da market alışverişinin maliyeti ülkeler arasında belirgin biçimde değişiyor. CNN.gr’nin aktardığı 2026 Numbeo verilerine göre gıda endeksi, AB ortalaması 100 kabul edildiğinde İsviçre’de 189,2’ye çıkarken Moldova’da 57,2’de kalıyor. Bu karşılaştırmaya göre AB ortalamalarında 100 avro tutan bir alışveriş sepeti İsviçre’de 189,20 avroya, Moldova’da ise 57,20 avroya mal oluyor. İsviçreyi 183,6 ile İzlanda, 154,4 ile Norveç, 134,9 ile Lüksemburg ve 128,4 ile Danimarka izliyor. Finlandiya’nın endeksi 119,7, İsveç’in endeksi ise 116,6 olarak veriliyor. Avrupa’nın beş büyük ekonomisi arasında Fransa, AB ortalamasının %27,5 üzerindeki fiyatlarıyla en pahalı ülke konumunda bulunuyor. İspanya 89,7 ile ortalamanın altında kalırken Birleşik Krallık, Almanya ve İtalya sırasıyla 111,9, 111,6 ve 110,2 seviyelerinde yer alıyor. Avusturya, İrlanda, Belçika ve Hollanda da AB ortalamasının üzerinde fiyatlara sahip ülkeler arasında sıralanıyor. Doğu Avrupa ve Balkanlar’da ise market ürünleri genel olarak daha ucuz gösteriliyor; Romanya 66,7 endeks değeriyle listenin en düşük seviyesindeki ülke olurken Kuzey Makedonya 59,8, Bosna-Hersek 67,9 ve Sırbistan 68,8 değerlerinde bulunuyor. Ancak bu endeksler ülkelerdeki kullanılabilir geliri ve ortalama maaşları hesaba katmadığı için tüketicilerin gerçek satın alma gücünü tek başına göstermiyor.

Hırvatistan’da Gıda Fiyatları AB Ortalamasının %14,1 Altında
Görsel kaynağı: Net.hr · Özgün haber
Veri haberi

Hırvatistan’da Gıda Fiyatları AB Ortalamasının %14,1 Altında

Numbeo’nun 2026 yılının ortasındaki verilerine göre hazırlanan karşılaştırmada Hırvatistan’ın gıda fiyatları endeksi 85,9 oldu. Avrupa Birliği (AB) ortalamasının 100 kabul edildiği listede bu sonuç, Hırvatistan’daki gıda fiyatlarının AB ortalamasından %14,1 düşük olduğu anlamına geliyor. Listede gıda fiyatları İsviçre’de 189,2 ile en yüksek, Moldova’da 57,2 ile en düşük seviyede ölçüldü. AB ülkeleri arasında en düşük endeks 66,7 ile Romanya’da görüldü. Kuzey Makedonya’nın endeksi 59,8, Bosna-Hersek’in 67,9 ve Sırbistan’ın 68,8 olarak verildi. Buna karşılık İzlanda 183,6, Norveç 154,4 ve Lüksemburg 134,9 endeks değerine ulaştı. Karşılaştırmada kullanılan ayrı bir sepet hesabında Numbeo kategorisinde 19 ürün bulunmasına rağmen 18 ürünün fiyatları toplandı. Ekim 2026 fiyatlarıyla hesaplanan bu sepette AB ortalaması 69,84 euro olurken, aynı sepetin Hırvatistan’daki fiyatı 62,1 euro olarak aktarıldı. İsviçre’de sepetin toplamı 137,90 euro, Moldova’da ise 41,10 euro oldu. Bu hesaplama ile endeks karşılaştırmasının farklı dönemlere dayandığı görülüyor. Kaynakta, nominal fiyatların satın alma gücüyle birlikte değerlendirilmesi gerektiği belirtildi. Tuscia Üniversitesi’nden Ilaria Benedetti, bazı ülkelerde fiyatlar AB ortalamasının altında olsa da hanelerin gıdaya bütçelerinden daha büyük pay ayırabildiğini söyledi; Romanya’da bu pay %23,1 olarak aktarıldı. Corvinus Üniversitesi’nden Jeremiás Máté Balogh ise düşük fiyatların mutlaka daha yüksek erişilebilirlik anlamına gelmediğini, ücretlerin ve satın alma gücünün de dikkate alınması gerektiğini belirtti. Balogh, iş gücü ile enerji, yakıt ve taşımacılık maliyetlerinin üretim, işleme ve dağıtım giderlerini etkilediğini ifade etti.

Sırbistan’da Mısır, Buğday ve Soya Fiyatları Geriledi
Görsel kaynağı: Blic · Özgün haber
Veri haberi

Sırbistan’da Mısır, Buğday ve Soya Fiyatları Geriledi

Sırbistan’daki Ürün Borsası’nın haftalık raporuna göre mısır, buğday ve soya fiyatları önceki haftaya kıyasla geriledi. Mısır fiyatındaki düşüş %0,45, buğdaydaki %0,37 ve soyadaki %0,32 oldu. Mısır, haftalık toplam borsa işlemlerinin %68’ini oluşturarak en fazla işlem gören ürün olarak öne çıktı. Mısır piyasasında alıcıların ilgisi çoğunlukla aflatoksin analizine tabi olmayan ürüne yöneldi. Teslim koşullarına göre sözleşmeler, katma değer vergisi (KDV) hariç kilogram başına 21,10-21,30 dinar aralığında yapılırken ağırlıklı fiyat 21,24 dinar oldu. Buğday işlemleri kilogram başına 21,80-22,60 dinar aralığında gerçekleşti; ortalama fiyat 22,08 dinar olarak kaydedildi. Buğdaydaki işlem hacmi, kalite talepleri ile alıcı ve satıcıların fiyat beklentileri arasındaki farklılıklar nedeniyle düşük kaldı. Soya piyasasında alıcı ve satıcı faaliyeti azalırken, soya fasulyesi kilogram başına 62,20 dinardan işlem gördü. Yemlik arpada arz artmasına karşın talep zayıfladı ve işlemler kilogram başına 20 dinardan yapıldı. Ürün Borsası’nda ayrıca mineral gübrelerin, aralarında NPK türleri ve ürenin de bulunduğu çeşitli ürünlerin ticareti gerçekleştirildi.

Sırbistan’da Gıda Güvenliği Denetimlerinde Yetki Dağılımı Eleştirildi
Görsel kaynağı: N1 Srbija · Özgün haber
Veri haberi

Sırbistan’da Gıda Güvenliği Denetimlerinde Yetki Dağılımı Eleştirildi

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Sırbistan Yolsuzlukla Mücadele Konseyi, ülkedeki gıda güvenliği sistemine ilişkin raporunda denetimlerin, farklı bakanlıklar ve denetim kurumları arasındaki yetki paylaşımı nedeniyle zayıfladığını bildirdi. Tarım, Orman ve Su Yönetimi Bakanlığına bağlı veteriner, bitki sağlığı ve tarım denetimleri ile Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık denetimleri arasındaki görev sınırlarının örtüşmesi veya yeterince açık tanımlanmaması, sorumluluğun kurumlar arasında aktarılmasına ve üretim-ticaret zincirinin bazı aşamalarının yeterli denetim dışında kalmasına yol açıyor. Konsey, gıda üretimi ve ticaretiyle herhangi bir biçimde ilgilenen 100 binden fazla işletmeye kıyasla kontrol ve denetim sayısını yetersiz buldu. Bu gruba aile çiftlikleri, küçük üreticiler, mağazalar, fırınlar, restoranlar, sanayi tesisleri ve büyük ticaret zincirleri dahil ediliyor. Raporda bazı kurumlarda son iki yılda denetim sayısının arttığı belirtilse de, mevcut kısıtlamalar nedeniyle gıda güvenliğinin yeterince korunamadığı değerlendirmesi yapıldı. Konsey ayrıca kendisine iletilen verileri bağımsız biçimde doğrulayamadığını, Veteriner İdaresinin verilerinin ise genel ve eksik olduğunu aktardı. Batajnica’daki Ulusal Referans Laboratuvarları Müdürlüğünün açılmış olmasına rağmen tam kapasitesiyle ve bağımsız bir gıda güvenliği kurumu olarak öngörülen yasal rolüyle çalışmadığı belirtildi. Analiz süreçlerinde yetkili özel ve resmi laboratuvarlara büyük ölçüde başvuruluyor. Laboratuvarın 2022-2025 dönemindeki çalışmasının personel eksikliği, yavaş dijitalleşme ve karmaşık prosedürlerle sınırlandığı; bu durumun tüketicileri korumak için sonuçlara hızlı biçimde ulaşılmasını güçleştirdiği kaydedildi. Veteriner İdaresinde sistematize edilmiş 97 müfettiş kadrosunun doldurulmadığı da raporda yer aldı. Konsey, sosyal medya üzerinden kayıt dışı gıda satışlarının ve süt ürünleri, yumurta ile et gibi çabuk bozulan ürünlerin düzenlenmiş pazar yerleri dışında satışının denetim açısından sorun yarattığını belirtti. Tüm gıda işletmeleri için zorunlu olan HACCP özdenetim sistemi bakımından küçük üreticilere yeterli esneklik ve açık prosedür sağlanmadığı, bunun da bazı işletmeleri kayıt dışı alana ittiği ifade edildi. Başvuruların zamanaşımına uğradığı ve cezaların çoğu zaman kanuni asgari sınıra yakın kaldığı da rapordaki eleştiriler arasında bulunuyor. Konsey, tüm denetim hizmetlerini birleştirecek merkezi bir kurum kurulmasını, boş kadroların acilen doldurulmasını ve yüksek usulsüzlük riski taşıyan alanlarda personel sayısının artırılmasını önerdi. Batajnica’daki laboratuvarın toksin, pestisit ve ağır metal analizleri için tam kapasiteyle çalışması; denetim sonuçlarının kamuya açık hale getirilmesi ve gıdanın çiftlikten veya tarladan satış noktasına kadar QR kod ya da barkodla izlenebilmesi için ortak bir dijital platform kurulması da tavsiyeler arasında yer aldı.

Bulgar At Irklarının 75 Yılı Sofya’da Kutlandı
Görsel kaynağı: Agrozona · Özgün haber
Veri haberi

Bulgar At Irklarının 75 Yılı Sofya’da Kutlandı

Bulgaristan’ın Doğu Bulgar, Tuna ve Plevne atı ırklarının korunması ve geliştirilmesinin 75. yılı, Sofya’da düzenlenen uluslararası konferansla kutlandı. Bulgaristan, Macaristan, Hırvatistan, Slovakya, Sırbistan ve Romanya’dan uzmanlar ile at yetiştiriciliği sektörü temsilcileri, geleneksel ırkların korunması ve seleksiyonunda deneyimlerini paylaştı. Konferansın açılışında konuşan Tarım ve Gıda Bakan Yardımcısı Yanislav Yançev, at yetiştiriciliğindeki genetik kaynakların korunması ve geliştirilmesinin önemine dikkat çekti. Yançev, üç ırkın 75 yıldır korunmasını Bulgar at yetiştiricileri ile bilim insanlarının kuşaklar boyunca yürüttüğü kapsamlı çalışmaların sonucu olarak nitelendirdi. Bakanlığın Devlet At Harası Kabiyuk’un yanı sıra derneklere ve bu ırkları yetiştiren kişilere destek vermesiyle sektörün ilerlemesini umduğunu belirtti. Yıl dönümü programı, Sofya’daki Güney Parkı’nda düzenlenen açık hava etkinliğiyle devam etti. Ziyaretçilere Bulgar seleksiyonunu ve at yetiştiriciliğindeki başarıları temsil eden 60’tan fazla at gösterildi. Programda çocuklar için midilli gezintileri, fayton turları ve at temalı fotoğraf alanı yer alırken at yemleri, ahır ekipmanları ve binicilik malzemeleri de tanıtıldı. Etkinlik, Ulusal At Yetiştiriciliği Birliği tarafından ilgili bakanlık ve Devlet Tarım Fonu’nun desteği, Sofya Belediyesi’nin iş birliğiyle düzenlendi.

Sırbistan’da Tahıl Borsasında Mısır Geriledi, Arpa Yükseldi
Görsel kaynağı: Večernje novosti · Özgün haber
Veri haberi

Sırbistan’da Tahıl Borsasında Mısır Geriledi, Arpa Yükseldi

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Sırbistan’ın Novi Sad Ürün Borsası’nda 12-16 Ekim döneminde mısır en çok işlem gören ürün oldu ve toplam işlem hacminin %60’ını oluşturdu. Alıcı ilgisinin önceki haftaya göre zayıflaması, mısırın ortalama fiyatında %0,88 düşüşe yol açtı. Aflatoksin analizi yapılmamış mısır, kilogram başına 21,30-21,50 dinar aralığında işlem gördü; ortalama ağırlıklı fiyat 21,34 dinar olarak kaydedildi. Buğday piyasasında talep istikrarlı kaldı. Alıcılar %11-13 protein içeren buğdayla ilgilenirken, arzın ağırlıklı olarak daha yüksek proteinli ve beklenenden pahalı ürünlerden oluşması piyasa hareketliliğini sınırladı. İşlem gören buğdayın ortalama fiyatı kilogram başına 22,16 dinar oldu. Soya piyasasında ise alıcı ve satıcıların fiyat beklentileri uyuşmadığı için işlem yapılmadı. Yemlik arpa, mısırın aksine önceki haftaya göre %0,89 değer kazandı. Talebin arzdan yüksek olmasıyla ilişkilendirilen işlemlerde fiyatlar kilogram başına 20,40-20,50 dinar aralığında gerçekleşti ve ortalama fiyat 20,48 dinar oldu. Mineral gübrelerde NPK ürünleri 59,39-77,70 dinar, Rus üresi ise 57,46-58,87 dinar seviyelerinde işlem gördü; yükselen teklifler nedeniyle üre ticareti haftanın sonunda durdu.

Sırbistan’da Yemek Teslimatı Günlük Alışkanlığa Dönüşürken Maliyet Artıyor
Görsel kaynağı: Blic · Özgün haber
Veri haberi

Sırbistan’da Yemek Teslimatı Günlük Alışkanlığa Dönüşürken Maliyet Artıyor

Sırbistan’da yemek teslimatı, geçmişte uzun mesai, habersiz misafir veya evde yiyecek bulunmaması gibi olağanüstü durumlarda başvurulan bir seçenekken Belgrad’da günlük rutinin parçasına dönüştü. Teslimat uygulamalarından yalnızca yemek değil, tek bir kahve ve yakındaki fırından alınan ürünler de sipariş ediliyor. Bu değişim, tüketicilerin gıda harcamalarında görünmeyen bir maliyet kalemi oluşturuyor. Teslimat ücreti, hizmet bedeli ve kurye bahşişi eklendiğinde 800 dinarlık bir yemek için kasada 1.300-1.500 dinar ödenebiliyor. Kaynakta, bazı kişilerin bu ek ödemeler nedeniyle ayda 50.000 dinara kadar daha fazla harcama yaptığı aktarılıyor. Başka bir hesaplamada ise yemek bedeliyle teslimat dahil toplam tutar arasındaki farkın kişi başına aylık 30.000-50.000 dinarlık bir açığa dönüşebildiği belirtiliyor; bu iki rakamın aynı kullanıcı grubunu veya aynı ölçümü ifade ettiği söylenmiyor. Belgrad’daki Reddit tartışmasında farklı tüketim alışkanlıkları ortaya çıkıyor. Bazı kullanıcılar pazar alışverişi yapıp evde yemek hazırlayarak aylık 200-300 avro harcadığını belirtirken, bazıları kişi başına 600 avrodan başlayıp 1.000 avronun üzerine çıkan harcamalar bildirdi. İkinci gruptaki kullanıcılar, paranın önemli bölümünün yemek teslimatı uygulamalarına gittiğini ve işten sonra yemek hazırlamak istemedikleri için sipariş verdiklerini yazdı. Saurin Parik, teslimat uygulamalarının büyümesini yalnızca zaman yetersizliğiyle değil, insanların küçük fiziksel veya zihinsel çabalardan kaçınmasıyla açıklıyor. Guardian’a dayandırılan aktarımda ise kuryelerin her dakikayı ölçen algoritmik bir tempoda çalıştığı, bazılarının yağmur ve karda günde 10-12 saat araç kullandığı belirtiliyor. Teslimat hizmetlerinin maliyetini azaltma arayışının sahadaki emeği ağırlaştırdığı yönündeki bu değerlendirmelerin yanında, bazı kent sakinleri bütçelerini kontrol etmek için pazar ve market alışverişine dönerek haftalık yemek hazırlamaya başladı.

Sırbistan’da Çiftçilere Dizel Fiyatı 184 Dinar Olarak Korundu
Görsel kaynağı: AgroSmart · Özgün haber
Veri haberi

Sırbistan’da Çiftçilere Dizel Fiyatı 184 Dinar Olarak Korundu

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Sırbistan hükümeti, petrol türevlerinin fiyatlarını sınırlayan düzenlemenin geçerliliğini 31 Aralık 2026’ya kadar uzattı. Kayıtlı tarımsal işletmeler için evrodizelin KDV dahil azami perakende fiyatı litre başına 184 dinar olarak korundu. Düzenleme değişikliği 17 Ekim’de yürürlüğe girdi. 184 dinarlık fiyat, yalnızca ayrıcalıklı satın alma rejiminin koşullarını karşılayan kayıtlı işletmeler için geçerli olacak; tüm akaryakıt istasyonu müşterilerini kapsamayacak. Normal satışta evrodizel ve BMB 95’in azami fiyatı, ortalama toptan fiyata 21 dinar eklenerek belirlenecek. Düzenlemede öngörülmeyen ek ücretler yasaklandı.

Bosna-Hersek’te Yumurta İhracat Değeri Geçen Yılın Aynı Dönemine göre %23 Arttı
Görsel kaynağı: Oslobođenje · Özgün haber
Veri haberi

Bosna-Hersek’te Yumurta İhracat Değeri Geçen Yılın Aynı Dönemine göre %23 Arttı

Bosna-Hersek’in yumurta ihracatından elde ettiği gelir, yılın ilk sekiz ayında geçen yılın aynı dönemine göre %23 artarak 15,16 milyon konvertibl markaya (KM) ulaştı. Aynı dönemde yumurta ithalatı 11 milyon KM olarak gerçekleşti. Böylece ülke, yumurta ticaretinde 4 milyon KM’nin üzerinde dış ticaret fazlası verdi. İhracattaki artış miktardan çok değer bakımından gerçekleşti. Yumurta ihracatının miktarı yaklaşık %8 yükselirken ihracat değerinin %23 artması, üreticilerin dış pazarlarda daha yüksek fiyat elde ettiğine işaret etti. Bosna-Hersek’in başlıca ihracat pazarları İtalya, Sırbistan, Karadağ, Avusturya ve Hırvatistan oldu. Dış Ticaret Odası’na göre sektör, bölge pazarlarında kapasite ve rekabet gücüne sahip. Ancak Avrupa Birliği (AB) pazarına erişim, ürün kategorileri bakımından sınırlı kalıyor. Bosna-Hersek, AB ülkelerine işlenmek üzere B sınıfı yumurta ihraç edebiliyor; A sınıfı tüketim yumurtalarının AB’ye ihracatı için ise henüz gerekli onayı alamadı. Ülkeden bölge pazarlarına taze tüketim yumurtaları, AB pazarına ise daha düşük fiyatlı işleme yumurtaları gönderiliyor. İthalatta tüketim yumurtalarının yanı sıra kuluçkalık döllü yumurtalar da yer alıyor. Üreticiler, tahıl ve soya küspesi gibi yem bileşenleriyle çiftlik ekipmanlarında ithalata bağımlı olduklarını belirtiyor. Bu durum taşıma giderlerini ve küresel fiyat artışlarına maruz kalmayı artırıyor. Sektör, kalite ve sağlık standartlarının Avrupa normlarıyla uyumlu olduğunu savunurken, A sınıfı yumurta ihracatı için süreçlerin hızlandırılmasını ve yem, elektrik ile akaryakıt maliyetlerini dengeleyecek desteklerin artırılmasını istiyor.

Sırbistan’da Meyve Ürünleri İçin Yeni Kalite Kuralları 2028’de Uygulanacak
Görsel kaynağı: Večernje novosti · Özgün haber
Veri haberi

Sırbistan’da Meyve Ürünleri İçin Yeni Kalite Kuralları 2028’de Uygulanacak

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Sırbistan Tarım Bakanı Dragan Glamočić, Dünya Gıda Günü dolayısıyla ülkenin önemli tarım potansiyeline sahip olduğunu, bu potansiyelin iklim değişikliği ve dünya piyasalarındaki istikrarsızlık koşullarında korunup geliştirilmesi gerektiğini söyledi. Glamočić, yerli tarımın korunmasını, üreticilerin desteklenmesini ve vatandaşların güvenli, kaliteli gıdaya erişmesini savundu. Bakan, güvenli gıda üretiminin çiftçilerin emeği, bilgisi ve çalışmasına bağlı olduğunu belirterek tarım işletmelerinin gelişebileceği ve üreticilerin emekleriyle geçinebileceği koşulların oluşturulması gerektiğini ifade etti. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) Dünya Gıda Günü için belirlediği “Bugün inovasyonla yarını besliyoruz” sloganı da bilgi, inovasyon ve çağdaş teknolojilerin önemine işaret ediyor. Bakanlığın açıklamasına göre gıda kalite standartlarını geliştirmek ve tüketicilerin yanıltılmasını önlemek amacıyla yeni düzenlemeler yapıldı. Meyve suları ve benzeri ürünlerde bileşim, üretim ve etiketleme kuralları ayrıntılandırılırken düşük şekerli meyve suyu kategorileri oluşturuldu ve bazı nektarlarda şeker ile bal ilavesine sınırlar getirildi. Reçel, jöle, marmelat ve pekmezde asgari meyve oranları artırıldı. Yeni kurallar 1 Ocak 2028’de uygulanmaya başlayacak.

Sırbistan’da 2026 Su Yönetimi Programı Değiştirildi
Görsel kaynağı: Tanjug · Özgün haber

Sırbistan’da 2026 Su Yönetimi Programı Değiştirildi

Sırbistan hükümeti, 2026 yılı Su Yönetimi Programı'nda değişiklik yapan düzenlemeyi perşembe günü kabul etti. Düzenleme, taşkınlardan korunma, su yataklarının düzenlenmesi ve su altyapısının inşası ile yenilenmesi için ek kaynak kullanılmasına olanak sağlıyor. Tarım, Ormancılık ve Su Yönetimi Bakanlığı, kaynakların su yapılarının inşası, yeniden yapılması ve onarımı ile drenaj tesislerine yönlendirileceğini açıkladı. Amaç, taşkın riski altındaki bölgelerde korumanın kapsamını ve düzeyini artırmak.

Türkiye'de Kişi Başına Gıda İsrafı 163 Kilogram Olarak Verildi
Görsel kaynağı: Mediafax · Özgün haber
Veri haberi

Türkiye'de Kişi Başına Gıda İsrafı 163 Kilogram Olarak Verildi

Al Jazeera tarafından aktarılan Birleşmiş Milletler istatistiklerine göre Türkiye'de kişi başına yıllık gıda israfı 163 kilogram olarak veriliyor. Haberde Romanya'nın 130 kilogramlık düzeyinin üzerinde gösterilen Türkiye, Avrupa karşılaştırmasında Portekiz ve İsviçre'nin ardından yer alıyor. Kaynak, ülkelerin kişi başına verileri için referans yılı belirtmiyor. Dünya genelinde her yıl bir milyar tondan fazla gıdanın israf edildiği ve servis edilen her beş porsiyondan yaklaşık birinin çöpe gittiği belirtiliyor. Üretilen gıdaların yaklaşık %13'ü ise mağazalara ulaşmadan, hasat sonrasındaki depolama, taşıma veya işleme aşamalarında kaybediliyor. En büyük kayıpların meyve ve sebzelerde görüldüğü, mağazalara ulaşmadan kaybedilen gıdaların yıllık değerinin 400 milyar doları aştığı aktarılıyor. Gıda israfının en büyük bölümünden haneler sorumlu tutuluyor. Hanelerin payı %60 olurken restoranlar ve diğer gıda hizmetleri %28, mağazalar ise %12 pay alıyor. Kişi başına küresel ortalama yıllık israf yaklaşık 132 kilogram. Daha sıcak iklimli ülkelerde taze ürün tüketiminin daha yüksek ve soğutmaya erişimin daha sınırlı olması nedeniyle hanelerdeki israfın genellikle arttığı ifade ediliyor. Maldivler'de kişi başına israf yaklaşık 260 kilogramla en yüksek düzeyde; Suriye, Dominik Cumhuriyeti, Seyşeller, Meksika ve Tunus'ta ise 210 kilogramın üzerinde olduğu belirtiliyor. Birleşmiş Milletler, gıda israfının küresel ekonomiye yıllık maliyetini bir trilyon doların üzerinde hesaplıyor. Tüketilmeyen gıdaların üretimi için yaklaşık 1,4 milyar hektar tarım alanı kullanılıyor; bu alanın dünya tarım alanlarının %28'ine denk geldiği ve Kanada'nın yüzölçümünden büyük olduğu aktarılıyor. Gıda kaybı ve israfının, çöplüklerdeki gıdaların ayrışması sırasında açığa çıkan metan da dahil olmak üzere küresel sera gazı emisyonlarının %8 ila 10'unu oluşturduğu belirtiliyor.

Kosova, Sırbistan’dan Gelen 27 Ton Mısırın İthalatını Reddetti
Görsel kaynağı: KosovaPost · Özgün haber
Veri haberi

Kosova, Sırbistan’dan Gelen 27 Ton Mısırın İthalatını Reddetti

Kosova Gıda ve Veterinerlik Ajansı (AUV), Sırbistan’dan gelen 27 ton merkantil mısırın ithalatını, laboratuvar analizlerinde kilogram başına 33 mikrogram aflatoksin tespit edilmesi üzerine reddetti. Bu düzey, izin verilen 20 mikrogramlık sınırı aştı. Sonuç, Avusturya’daki referans laboratuvarında yapılan süperanalizle doğrulandı. AUV, IDEAL GROUP SH.P.K. tarafından ithal edilen yükün tamamının menşe ülkeye geri gönderilmesine karar verdi. Tarım, Ormancılık ve Kırsal Kalkınma Bakanlığı, ithalat kontrollerinin süreceğini ve gıda güvenliği standartlarını karşılamayan ürünlerin Kosova pazarına girişinin önleneceğini açıkladı.

Tahıl Akademisi 2026 Sofya’da Düzenlenecek
Görsel kaynağı: Agrozona · Özgün haber

Tahıl Akademisi 2026 Sofya’da Düzenlenecek

Tahıl Akademisi 2026’nın 10. yıl etkinliği, 22 Ekim’de Bulgaristan’ın başkenti Sofya’da düzenlenecek. Uluslararası forum, ilk kez önceki ev sahibi Varna dışında yapılacak. Etkinlikte tahıl ve yağlı tohum ticareti temsilcileri, tarım üreticileri, işleyiciler, lojistik şirketleri ve piyasa analistleri bir araya gelecek. Forumun gündeminde Karadeniz’de deniz taşımacılığının karşı karşıya olduğu riskler, uluslararası ticaret akışlarındaki değişimler ve tarımsal ürünlerin pazarlanma olanakları bulunuyor. Katılımcılar, 2026/27 sezonunda piyasaların nasıl gelişebileceğini, olası taşıma sorunlarında hangi alternatiflerin kullanılabileceğini ve artan rekabet koşullarında kârlılığın nasıl korunacağını değerlendirecek. Program, uluslararası piyasalar, Balkan ticareti ve Bulgaristan tarım ve gıda sektörünün sorunlarına ayrılan üç panelden oluşuyor. İlk panelde küresel piyasa eğilimleri ve Avrupa’nın görünümü ele alınacak. Sermaye hareketlerinin emtia piyasalarına etkisi ile dünya buğday ve mısır piyasalarına ilişkin tahminler değerlendirilecek; makarnalık buğdayın uluslararası ticareti de gündeme gelecek. İkinci panelde Bulgaristan, Romanya, Yunanistan, Türkiye ve Sırbistan’dan şirket temsilcileri, ulusal piyasalar arasındaki bağlantıları, tedarikçiler arasındaki rekabeti ve bölgesel tahıl ile yağlı tohum hareketlerini tartışacak. Bölgesel ticaret açısından lojistik altyapı, limanlara erişim, taşıma maliyetleri ve şirketlerin uluslararası talepteki değişimlere yanıt verme kapasitesi öne çıkıyor. Üçüncü panel ise Bulgaristan’daki üretici, tüccar, işleyici ve kurumlar arasındaki ilişkilere odaklanacak; tahıl ticaretinin kârlılığı, ayçiçeği çevresindeki anlaşmazlıklar, tahıl üreticilerinin sorunları ve kurumların piyasanın işleyişindeki rolü ele alınacak. 2026/27 sezonu için uluslararası fiyat eğilimleri, ticaret akışları ve bölgesel lojistiğin yanı sıra Bulgaristan’ın ihracat olanakları ile yerel ürünün depolama ve işleme kapasitesi de izlenecek.

Sırbistan’da Tarım ve Balıkçılık Ürünleri Fiyatları Ağustosta Yıllık %8,7 Düştü
Görsel kaynağı: Blic · Özgün haber
Veri haberi

Sırbistan’da Tarım ve Balıkçılık Ürünleri Fiyatları Ağustosta Yıllık %8,7 Düştü

Sırbistan’da tarım ve balıkçılık ürünlerinin fiyatları ağustosta, 2025’in aynı ayına göre %8,7 geriledi. Veriyi Sırbistan Cumhuriyet İstatistik Kurumu yayımladı. Yıllık düşüşte tahıl fiyatları %8,5, hayvan ve kanatlı fiyatları %9,8, meyve fiyatları %23,3 ve hayvansal ürün fiyatları %10,6 azaldı. Ağustosta fiyatlar temmuza göre ortalama %0,2 düştü. Bu aylık gerilemeye sanayi bitkileri fiyatlarındaki %7,3 ve tahıl fiyatlarındaki %0,6 düşüş öncülük etti. İlk sekiz ayda tarım ve balıkçılık ürünleri fiyatları, 2025’in aynı dönemine göre ortalama %5,8 geriledi.

Bosna-Hersekli Çiftçiler Süt İthalatının Azaltılmasını İstiyor
Görsel kaynağı: Agroportal.ba · Özgün haber
Veri haberi

Bosna-Hersekli Çiftçiler Süt İthalatının Azaltılmasını İstiyor

Bosna-Hersek Federasyonu Çiftçiler Birliği, yerli tarımsal üretimin korunması için başta Bakanlar Konseyi olmak üzere yetkili kurumlardan acil önlem alınmasını istedi. Birlik, özellikle süt sektöründe alıcıların çiğ süt alım fiyatını düşürmesi nedeniyle üreticilerin maliyetlerini karşılayamadığını belirtti. Birlik Başkanı Nedžad Bićo, yerli çiğ süt üreticilerinin iç pazarın ihtiyaçlarını karşılayabileceğini ve en etkili koruma önleminin bu ürünün ithalatını azaltmak olduğunu söyledi. Uzun süren kuraklık da sektördeki baskıyı artırdı. Silajlık mısırda %50'yi aşan zarar, hayvan yemi üretimini azalttı ve kış aylarında hayvanların beslenmesini tehdit etti. Bićo, çiftliklerin özellikle yem eksikliği nedeniyle kapanma riskiyle karşı karşıya olduğunu belirtti. Bosna-Hersek'te çiğ sütün litresi için 55 ila 80 fening ödendiğini aktaran Bićo, bu fiyatın aynı miktardaki sütün üretim maliyetini karşılamadığını söyledi. Bićo, çiğ süt üretiminin Sırbistan'ın geçen mayısta Bosna-Hersek'ten süt ithalatını yasaklamasından bu yana arttığını, ancak pazarın yetersiz kaldığını ifade etti. Ona göre yerli üreticiler en iyi koşullarda ülke ihtiyaçlarının yaklaşık %35'ini karşılıyor; kuraklık yıllarında bu oran %20'nin altına iniyor. Uzun vadede peynir ve diğer süt ürünleri için yerli mandıralara yatırım yapılmasını öneren Bićo, ithalat yasağı, ithalat vergileri ve gümrük vergileri konusunda yetkili Bakanlar Konseyi'nin son dört yıldır bu konuyu görüşmediğini söyledi. Önlem alınmaması halinde çiftçilerin süt taşıyan ithalat tankerlerini durdurmak için sınırları bloke edebileceğini de belirtti.

Sırbistan Tarımında Üretici Örgütlenmesi İçin Beş Model Öne Çıkıyor
Görsel kaynağı: Večernje novosti · Özgün haber

Sırbistan Tarımında Üretici Örgütlenmesi İçin Beş Model Öne Çıkıyor

Sırbistan’da üretici örgütlenmesi, tarım sektörünün modernleştirilmesi ve rekabet gücünün artırılması için yeni stratejik yönlerle uyumlu bir araç olarak öne çıkıyor. Kooperatifler; girdilerin ortak alınması, ürünlerin birlikte satılması, daha iyi fiyat elde edilmesi, tarımsal desteklere ve IPARD’a erişim ile soğuk hava deposu, kurutma tesisi ve makine gibi ortak yatırımlara imkân sağlıyor. Tarım stratejisinde organik üretim, arıcılık ve biyo-bölgelerde faaliyet gösteren uzmanlaşmış derneklerin rolünün güçlendirilmesi vurgulanıyor. Dijital bal üretimi takibi yapan arıcı dernekleri ile bakanlıkla politika oluşturma süreçlerinde ortak çalışan organik üretici dernekleri bu kapsamda örnek gösteriliyor. Yerel eylem grupları (LAG) ise yerel yönetimleri, çiftçileri ve sivil toplumu bir araya getiriyor; strateji, LAG’lerin kırsal kalkınmadaki rolünün güçlendirilmesini öngörüyor. Hükümet başbakan yardımcısının açıklamasına göre Sırbistan’daki kamu-özel ortaklığı örnekleri bölgede iyi uygulama olarak tanınıyor. Bu ortaklıklar soğuk zincir, depolama ve işleme kapasitesinin geliştirilmesini kapsıyor. Stratejik belgede ayrıca entegre bitkisel üretim-hayvancılık sistemlerine destek, profesyonel yönetim, ortak pazarlama, ortak altyapı, bilimsel danışmanlık ve gençler ile kadınların örgütlenmeye katılımı öne çıkarılıyor.