ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

3 haber · Sayfa 1

Tayland’da Kok ve Sai Nehirleriyle Sulanan Pirinçte Arsenik ve Kurşun Uyarısı
Görsel kaynağı: Thai Rath · Özgün haber
Veri haberi

Tayland’da Kok ve Sai Nehirleriyle Sulanan Pirinçte Arsenik ve Kurşun Uyarısı

Tayland’ın Çiang May kentinden milletvekili Phattharaphong Leelaphat, Kok ve Sai nehirlerinden su kullanan tarım alanlarında üretilen pirinç ve pirinç kavuzlarında arsenik ile kurşun kirliliği tespit edilen bazı örnekler bulunduğunu açıkladı. Phattharaphong, tüketici güvenliği açısından risk bulunduğunu belirterek hükümetten ürünler piyasaya çıkmadan önce her parselde acil denetim yapılmasını istedi. Açıklama 23 Ekim 2569’da yapıldı. Milletvekilinin aktardığı test sonuçlarına göre Sai Nehri suyunda arsenik güvenlik sınırının 28 katı, kurşun ise 5 katı olarak ölçüldü. Tarım alanlarında incelenen 20 toprak parselinin 11’inde arsenik düzeyi sınırı aştı. Pirinç ve pirinç kavuzu örneklerinin bazılarında da arsenik ve kurşun seviyelerinin standartların üzerinde olduğu bildirildi. Kaynağa göre bu ürünler, mart-mayıs dönemindeki önceki ekim sezonundan elde edildi; test sonuçları ise daha sonra açıklandı. Phattharaphong, sorunu komşu ülkedeki madencilik faaliyetleriyle ilişkilendirdiği sınır aşan kirliliğin uzun süredir devam ettiğini söyledi. Su, tarım toprağı ve pirinç üzerinde yapılan incelemelerin, gıda üretim zinciri boyunca birbiriyle bağlantılı risklere işaret ettiğini belirtti. Ancak bu değerlendirme milletvekilinin açıklamasına dayanıyor. Test sonuçlarının gecikmesini ise kurumlara denetim için yeterli bütçe ayrılmamasına bağladı; bazı kurumların başka projelerin bütçelerini kullanmak zorunda kaldığını ifade etti. Milletvekili, kirli su kullanan tarım alanları için izleme sistemi kurulmasını, ekim öncesinde toprağın iyileştirilmesini ve suyun tarımsal kullanımdan önce kaynağında arıtılmasını önerdi. Ayrıca çiftçilerin bölge koşullarına uygun ürünlere geçişinin desteklenmesini ve etkilenen üreticiler için tazminat önlemleri alınmasını istedi. Hükümetten acil bütçe ayırarak ürünleri parsel bazında denetlemesi ve standartları karşılamayan ürünleri satış zincirinden ayırması talep edildi. Phattharaphong, hasat sonrasında hazırlanmış risk alanı haritalarının değerlendirilerek her bölgeye uygun önlemler belirlenmesini de önerdi. Standartları karşılayan parseller için satışta kullanılabilecek sertifikalar verilmesini, uygunsuz ürün üreten çiftçilerin ise desteklenmesini istedi. Milletvekili, tüm bölgedeki pirincin riskli ilan edilmemesi gerektiğini; parsel bazlı denetimin hem tüketicileri hem de kirliliğin kaynağı olmayan çiftçileri korumayı amaçladığını söyledi.

Pirinçte Islatma ve Yıkama Bazı Kirleticileri Azaltabiliyor
Görsel kaynağı: Asr Iran · Özgün haber
Veri haberi

Pirinçte Islatma ve Yıkama Bazı Kirleticileri Azaltabiliyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Pirinç pişirilmeden önce uygun şekilde ıslatılıp yıkanırsa, üründeki bazı olası kirleticilerin azaltılmasına yardımcı olabilir. İran kaynaklı haberde, ağır metallerle kirlenmiş suların ve endüstriyel atık suların kullanıldığı bazı tarım bölgelerinde pirinçte arsenik, kadmiyum ve cıva bulunmasına ilişkin endişelere dikkat çekiliyor. Bazı çalışmaların sonuçlarına göre pirincin bir gece ya da en az üç-dört saat, bir ölçü pirince altı ölçü su oranıyla ıslatılması; ardından ıslatma suyunun dökülüp pirincin yeniden durulanması, belirli koşullarda arsenik miktarını yaklaşık %80’e kadar azaltabiliyor. Yeterli zamanı olmayanlar için pirincin birkaç kez yıkanması ve yıkama suyunun dökülmesi, yüzeydeki bazı kirleticilerin azalmasına katkı sağlayabilir. Islatma sırasında suyun değiştirilmesi ve taze su kullanılması da bazı suda çözünen bileşiklerin uzaklaştırılmasını artırabilir. Ancak etkinin düzeyi pirincin türüne, kirleticinin miktarına ve kimyasal biçimine ve hazırlama yöntemine göre değişiyor. Bu nedenle ıslatma ve yıkama, ağır metalleri tamamen ortadan kaldıran bir yöntem olarak görülmemeli. Haberde yer verilen İran’da yapılmış bir çalışmaya göre uygun yıkama, pirinç yetiştiriciliğinde kullanılan bazı pestisitlerin kalıntılarını %12 ile 88 arasında azaltmıştı. Azalmanın büyük bölümü, pirinç tanelerinin yüzeyine daha zayıf bağlanan bileşiklerle ilişkilendirildi. Gece boyunca ıslatma veya yaklaşık üç-dört saatlik daha kısa bir uygulama da bazı pestisit kalıntılarında düşüşle ilişkilendirildi; ancak sonuçlar pestisitin türüne göre değişti ve tüm kalıntıların giderilebileceği anlamına gelmiyor. Pirinçte fitik asit ve bazı enzim inhibitörleri gibi antinutrisyonel bileşikler de bulunabiliyor. Bu maddeler besinlerin emilimini veya sindirim sürecini etkileyebilir. Islatma bunların bir bölümünü azaltabilir, ancak sonuç bileşiğin türüne, ıslatma süresine ve işleme koşullarına bağlı. Ayrıca yüzey nişastasının bir kısmının ayrılması, pirincin yapışkanlığını etkileyebilse de toplam kalori veya karbonhidrat miktarında belirgin bir azalma anlamına gelmiyor.

Kedi Mamalarında Ağır Metal ve Kimyasal Kirleticiler Saptandı
Görsel kaynağı: Gazeta Si · Özgün haber
Veri haberi

Kedi Mamalarında Ağır Metal ve Kimyasal Kirleticiler Saptandı

Clean Label Project’in analizinde 62 markaya ait 100 kedi maması ürünü, 122’den fazla kirletici açısından incelendi. Kurşun örneklerin %99’unda, kadmiyum %96’sında ve arsenik %94’ünde bulundu. Araştırmacılar, tek bir kirleticinin saptanmasının belirli bir ürünün kedilerde hastalığa yol açtığını göstermediğini, ancak kedilerin aynı mamayı yıllarca her gün tüketebilmesi nedeniyle tekrarlanan maruziyetin kaygı verici olduğunu belirtti. Kirletici düzeyleri mama türüne ve kullanılan protein kaynağına göre değişti. Balık ve deniz ürünü bazlı ürünlerde cıva ile kadmiyum seviyeleri en yüksek bulunurken, deniz ürünü içeren yaş mamalarda cıva düzeyi başka et türleriyle hazırlanan benzer ürünlerin neredeyse 28 katına çıktı. Kuru mamalarda ölçülen kurşun miktarı da yaş veya havada kurutulmuş ürünlerin yaklaşık üç katıydı. Analizde, tarımda yaygın kullanılan herbisit glifosat ürünlerin %37’sinde saptandı ve bitkisel içeriği daha yüksek mamalarda seviyeler daha yüksekti. Bazı plastik malzemelerde kullanılan DEHP ise ürünlerin yaklaşık yarısında bulundu; en yüksek seviyeler konserve ve poşet ambalajlı mamalarda görüldü. Uzmanlar, sonuçların kedi mamasının genel olarak güvensiz olduğu veya belirli bir ürünün hastalığa neden olduğu anlamına gelmediğini vurguladı. Her ürün yalnızca tek bir örnek grubuyla test edildiği için aynı ürünün partileri arasında farklılık bulunabileceği belirtildi. Üreticileri temsil eden Evcil Hayvan Gıdası Enstitüsü, şirketlerin kalite kontrolü, içerik testi ve tedarikçi doğrulama programları uyguladığını açıkladı. Araştırmacılar ise kedi sahiplerine etiketleri dikkatle okumalarını ve üreticilere düzenli kirletici testi yapılıp yapılmadığını sormalarını önerdi.