
Sığır Yetiştiriciliğinde Boynuzsuz Genetik Yaygınlaşıyor
Sığır yetiştiriciliğinde boynuz köreltmeye alternatif oluşturmak amacıyla boynuzsuzluk geninin damızlık popülasyonlarında yaygınlaştırılması hız kazanıyor. Fransa’daki genetik ıslah çalışmalarında hedef, yetiştiricilere boynuzsuz hayvan seçeneği sunarak genç hayvanlarda uygulanan boynuz köreltme işlemini azaltmak. Kaynakta, bu yaklaşımın tüm hayvanların boynuzsuz olması yönünde zorunlu bir dönüşüm anlamına gelmediği, yetiştiricilerin seçim hakkının korunacağı belirtiliyor. Boynuz köreltme, günümüzde sığır yetiştiriciliğinde neredeyse rutin bir uygulama olarak aktarılıyor. Süt sığırı yetiştiricilerinin %90’ı, et sığırı yetiştiricilerinin ise %60’ı bu işlemi yapıyor. Uygulama, genellikle çok genç hayvanların boynuz tomurcuğuna gerçekleştiriliyor ve sabitleme ile ağrı yönetimi bakımından düzenlemelere tabi tutuluyor. Buna karşın işlem hayvanlar için travmatik olabiliyor; yetiştiriciler, operasyonu izleyen günlerde büyüme eğrisinde gerileme gözlemleyebiliyor. Boynuzsuz genetik, bu zahmetin azaltılması ve hayvan refahının iyileştirilmesi beklentisiyle öne çıkıyor. Genetikçiler, sığırların doğal genetik çeşitliliğinde bulunan ve Polled adı verilen boynuzsuzluk genini Fransız sığır ırklarının damızlık popülasyonlarına, özellikle suni tohumlama boğalarına aktarıyor. Baskın özellik taşıyan bu genin tek kopyasını taşıyan hayvanlarda da boynuzsuzluk ortaya çıkıyor. Prim’Holstein, Fransa’daki süt sığırlarının %65’ini oluşturuyor. Bu ırkın katalogunda yer alan boğaların üçte biri Polled geni bakımından heterozigot, %10’u homozigot durumda. Prim’Holstein France yetkilileri, 2035-2040 döneminde katalogdaki boğaların çoğunun boynuzsuz olmasının beklendiğini belirtiyor. Boynuzsuz genetik çalışmaları yalnızca Prim’Holstein ile sınırlı değil. Kaynağa göre kırmızı alaca ırk, katalogdaki boğaların %90’ının geni taşıması ve üçte birinin homozigot olmasıyla bu alanda en ileri aşamadaki örneklerden biri. Normande ırkında gen 14 yıldır ıslah programına dâhil edilirken, Montbéliarde, Abondance ve Tarentaise için de boynuzsuz boğalar sunuluyor. Limousine, Charolaise, Parthenaise ve Salers gibi etçi ırklarda da çalışmalar yürütülüyor. Bununla birlikte bazı yerel ırkların yetiştiricileri, boynuzların görünüm ve ırk standardının yanı sıra sürü hiyerarşisi, yırtıcılara karşı savunma ve hayvanları kontrol etme bakımından önemli olduğunu söylüyor. Bu nedenle açıklanan hedef, boynuzsuzluk genini ortadan kaldırmak değil, boynuz köreltme ihtiyacını azaltacak bir seçenek oluşturmak.