ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

16 haber · Sayfa 1

Trump'ın İran'ı Tarım ve Gıda Girdileriyle Kuşatma Düşüncesi Üzerine Analiz
Görsel kaynağı: Mehr — Ekonomi · Özgün haber

Trump'ın İran'ı Tarım ve Gıda Girdileriyle Kuşatma Düşüncesi Üzerine Analiz

Konuk yazar ve tarım kalkınması analisti Hüseyin Şirzad'a göre savaşlar, iklim olayları ve jeopolitik parçalanma aynı anda etkili olarak küresel gıda krizi riskini büyütüyor. Analizde Rusya-Ukrayna savaşının iki ülkenin tarımsal ihracatını aksattığı, İran'a yönelik savaş ve Hürmüz Boğazı'ndaki süregelen kapanmanın gübre taşımacılığını sınırladığı, güçlü bir El Niño olasılığının ise geniş bölgelerde kuraklık ve ürün kaybı yaratabileceği savunuluyor. Bu gelişmelerin gıda fiyatlarından daha geniş bir güvenlik zincirine işaret ettiği belirtiliyor. Yazara göre enerji, kimyasal gübre, deniz taşımacılığı ve gıda üretimi birbirinden ayrı başlıklar değil, ulusal güvenliğin birbirine bağlı unsurlarıdır. Hürmüz Boğazı'nda gemi geçişlerinin aksaması petrol ve gazın yanı sıra gübre ile bu gübrelerin hammaddelerinin ticaretini de etkileyebilir. Doğal gazın üre, yani azotlu gübre üretiminde önemli bir girdi olması nedeniyle enerji fiyatlarındaki artış ve gübre ihracatındaki kısıtlamalar, çiftçileri daha az gübre kullanmaya iterek verimi düşürebilir. Analiz, baskının hayvansal üretime de aktarılabileceğini belirtiyor. Mısır, soya küspesi, enerji ve taşımacılık maliyetleri et ile yumurta üretiminin başlıca giderleri arasında gösteriliyor. Bu nedenle yem ve diğer girdilerdeki sıkışma, kanatlı, yumurta ve diğer hayvansal ürünlerin üretim maliyetini artırabilir. Bununla birlikte etkinin şiddetinin ülkeye, mevcut stoklara ve kullanılabilecek alternatif güzergâhlara göre değişeceği vurgulanıyor. İthalata bağımlı ve düşük gelirli ülkelerin gıda enflasyonu ile tüketimde daralma açısından daha kırılgan olabileceği, güçlü iç tarıma ve yeterli rezervlere sahip ülkelerin ise daha dayanıklı kalabileceği ifade ediliyor. Yazar, Avrupa Birliği'nin artan belirsizlik karşısında tarım sektörüne desteği artırırken daha içe dönük ve kısıtlayıcı bir çizgiye yöneldiğini değerlendiriyor. Bu yaklaşım kısa vadede siyasi istikrar sağlayabilse de gerekli girdilere erişimi ve uzun vadeli ihracat fırsatlarını sınırlayabilir. İran ise analizde iki yönlü bir konumda ele alınıyor: Hürmüz Boğazı'na yakınlığı ülkeye enerji ve ticaret yolları bakımından pazarlık gücü sağlayabilir; ancak yaptırım, ticaret kısıtları ve artan ekonomik maliyet risklerini de yükseltebilir. Orta Asya içinse tahıl, gübre, yem, enerji ve alternatif ticaret yollarının birlikte değerlendirilmesi öneriliyor. Kaynak, 2022'de Birleşmiş Milletler ve Türkiye'nin kolaylaştırdığı anlaşmanın Rusya ile Ukrayna'dan tahıl ve gübre akışını alternatif güzergâhlarla sürdürdüğünü hatırlatıyor.

Karadeniz'deki Saldırılar Ukrayna'nın Tahıl ve Gübre İhracatını Tehdit Ediyor
Görsel kaynağı: e15 · Özgün haber
Veri haberi

Karadeniz'deki Saldırılar Ukrayna'nın Tahıl ve Gübre İhracatını Tehdit Ediyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Karadeniz'de Rusya'ya atfedilen insansız hava aracı saldırıları, ticari gemi taşımacılığını ve Ukrayna'nın tahıl, yağ ile gübre ihracatını tehdit ediyor. Ekim ayında Romanya ve Bulgaristan yakınlarında en az beş ticari geminin insansız hava araçları tarafından vurulduğu bildirildi. Ukrayna limanlarından Türk boğazlarına ve oradan Akdeniz'e uzanan güzergâh, ülkenin tarım ürünlerini dünya pazarlarına ulaştıran ana ihracat rotalarından biri olduğu için güvenlik sorunları küresel gıda tedarikini de etkiliyor. Avrupa Birliği'nin paylaştığı açıklamaya göre Ukrayna, ihracat güzergâhlarındaki kesintiler nedeniyle günde tahminen 60 milyon avro gelir kaybediyor. Ukrayna'nın tarım ürünlerinin yaklaşık %90'ı Karadeniz koridorundan taşınıyor. Başlıca limanların çalışmasının aksaması, ülkenin ihracat kapasitesini sınırlarken küresel tahıl fiyatları da Şubat 2023'ten bu yana en yüksek seviyesine çıktı. Kaynak haberde, sevkiyat sorunlarına kuraklık, El Niño ve Orta Doğu'daki çatışmaların gübre tedarikini zorlaştırmasının eşlik ettiği aktarılıyor. Karadeniz; Hürmüz ve Babu'l Mendeb boğazlarıyla birlikte küresel gıda güvenliği açısından kritik üç geçiş noktasından biri olarak değerlendiriliyor. Ukrayna ile Rusya'nın tahıl, ayçiçeği yağı ve gübre tedarikindeki ağırlığı nedeniyle deniz taşımacılığındaki kesintiler iki ülkenin ticaretiyle sınırlı kalmıyor. Kaynak habere göre Rusya'nın Karadeniz üzerinden gübre ihracatının kesilmesi, sonbahar toprak hazırlığından gelecek hasada kadar uzanan tarım döngüsünde üretim koşullarını baskılayabilir. AB, Ukrayna'yı dünya pazarlarına bağlamak için kara güzergâhlarını ve Dayanışma Hatları girişimini kullanıyor. Bu hatlar üzerinden yapılan tahıl ihracatı temmuz ortasından bu yana yaklaşık iki milyon ton arttı. Ancak alternatif rotaların taşıma maliyetlerini yükselttiği ve Moldova, Romanya ile Polonya sınırlarına yönelik saldırıların bu güzergâhları da riske attığı belirtiliyor. AB ayrıca Karadeniz ve Tuna'da güvenliği güçlendirmeyi, deniz gözetimini artırmayı ve ciddi olaylarda hızlı siyasi istişare sağlayacak bir Acil Durum Protokolü oluşturmayı planlıyor. Romanya ve Bulgaristan'ın AB desteğiyle ortaklaşa kurduğu Karadeniz Deniz Güvenliği Merkezi'nin deniz trafiğine ilişkin farkındalığı güçlendirmesi bekleniyor. Avrupa Savunma Ajansı'nın MARSUR ağı üzerinden deniz gözetimi bilgilerinin paylaşılması ve insansız hava aracı kapasitesinin geliştirilmesi de planlanan adımlar arasında yer alıyor. AB, Karadeniz'de güvenli geçiş düzenlemesi için Türkiye, Hindistan, Afrika'daki gıda ithalatçısı ülkeler ve daha geniş anlamda Küresel Güney ile çalışıyor.

Rusya’nın Türkiye’ye Gübre İhracatı İlk Dokuz Ayda Dörtte Bir Arttı
Görsel kaynağı: RIA Novosti · Özgün haber
Veri haberi

Rusya’nın Türkiye’ye Gübre İhracatı İlk Dokuz Ayda Dörtte Bir Arttı

Rusya’nın Türkiye’ye gübre ihracatı, 2026’nın ilk dokuz ayında geçen yılın aynı dönemine göre dörtte bir artarak 315 milyon dolara ulaştı. Buna karşılık eylül ayında Rusya’dan Türkiye’ye gübre sevkiyatı önceki aya göre 2,3 kat, Eylül 2025’e göre ise %44 azaldı. Türkiye’deki şirketlerin en fazla talep ettiği ürün grubu azotlu gübreler olurken, bu ürünlerin eylül ithalatı yaklaşık 22 milyon dolar olarak kaydedildi.

Rusya, Karadeniz Tahıl Girişimi’ni Yeniden Başlatma Niyeti Olmadığını Açıkladı
Görsel kaynağı: Agrointeligența · Özgün haber

Rusya, Karadeniz Tahıl Girişimi’ni Yeniden Başlatma Niyeti Olmadığını Açıkladı

Rusya, Karadeniz üzerinden tahıl tedarik güvenliğini görüşmeye hazır olduğunu, ancak Karadeniz Tahıl Girişimi kapsamındaki anlaşmayı yeniden başlatma niyetinin bulunmadığını açıkladı. Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Alexander Alimov, Interfax’a verdiği röportajda hükümetin sevkiyatların güvence altına alınması ve teslimatların sürdürülmesi için çeşitli ülkelerden gelen önerileri değerlendirdiğini söyledi. Alimov, bu kapsamda Türkiye ile de diyaloğun sürdüğünü belirtti. Anlaşmanın yeniden kurulması konusunun Birleşmiş Milletler’de de gündeme geldiğini aktaran Alimov, Moskova’nın önceki mekanizmayı farklı bir formatta canlandırma yaklaşımından memnun olmadığını ifade etti. Rus yetkiliye göre önceki anlaşma kesin bir başarısızlıktı; Rusya kendi yükümlülüklerini yerine getirirken Birleşmiş Milletler, Rus gübreleri ile tarım ürünlerinin ihracatına ilişkin taahhütlerin uygulanmasını sağlayamadı. Karadeniz Tahıl Girişimi, Temmuz 2022’de Türkiye, Rusya, Birleşmiş Milletler ve Ukrayna arasında başlatıldı. Anlaşma, Ukrayna’nın Karadeniz üzerinden tahıl ihraç etmesine ve aynı zamanda Rus gıda ile gübre ihracatının kolaylaştırılmasına imkân tanıyordu. Rusya, 2023’te Batı’nın Rus tarım ürünleri ihracatının önündeki engelleri kaldırma koşullarını yerine getirmediğini ve Ukrayna’nın Karadeniz’i askerî amaçlarla kullandığını belirterek anlaşmadan çekilmişti.

Rusya, Tahıl İhracatında Murmansk Rotasını Devreye Alıyor
Görsel kaynağı: Deschide.md · Özgün haber
Veri haberi

Rusya, Tahıl İhracatında Murmansk Rotasını Devreye Alıyor

Rusya ve Ukrayna’nın temmuzda başlayan yeni tahıl ticareti sezonundan bu yana birbirlerinin limanlarına ve gemilerine saldırması, Karadeniz üzerinden tarımsal ticareti bloke etti. Rusya, Ortadoğu ve Asya’daki başlıca müşterilerini korumak amacıyla ihracatını Baltık Denizi limanlarına yönlendirmeyi, güneydeki verimli bölgelerden demir yolu taşımacılığını sübvanse etmeyi ve Arktik güzergâhlarını kullanmayı deniyor. Murmansk Ticaret Limanı ile Demetra Holding, kilit tarım bölgelerinden gelen ilk 3.400 tonluk tahıl yükünün bir gemiye yüklenmekte olduğunu duyurdu. Moskova’nın yaklaşık 2.000 kilometre kuzeyinde, Norveç sınırı yakınında bulunan Murmansk’a tarafsız sulardan erişilebildiği belirtiliyor. Liman, İkinci Dünya Savaşı sırasında Müttefik konvoyları tarafından Sovyetler Birliği’ne malzeme taşımak için kullanılmıştı. Liman yönetimi, geleneksel ihracat rotaları kısıtlamalarla karşılaşırken Murmansk’ın Rus çiftçileri için dış pazarlara alternatif bir güzergâh açtığını açıkladı. Deniz taşımacılığı verileri ve bir piyasa kaynağına göre, Murmansk’ta Fas’ın Kazablanka Limanı’na gidecek bir gemiye yaklaşık 28.000 ton buğday yüklenmesi planlanıyor. Rusya’nın ağırlık verdiği Baltık Denizi limanları eylülde 1,2 milyon ton tahıl elleçledi; bu miktar deniz yoluyla yapılan toplam tahıl ihracatının %60’ından fazlasını oluşturdu. Şirketler, gübre ve kömür terminallerini tahıl elleçleyecek şekilde dönüştürdü. Kremlin’deki bazı yetkililer, bölgedeki Avrupa NATO ülkelerinden gelebilecek olası düşmanca eylemlerin riskleri konusunda uyardı. Türkiye, Rusya’dan tahıl ithal eden bir ülke olarak ateşkes ve Karadeniz taşımacılığının yeniden başlaması için çaba gösterdi; Rusya ise yeni bir Karadeniz tahıl anlaşmasıyla ilgilenmediğini açıkladı.

Rusya, Karadeniz Tahıl Anlaşması İçin Türkiye Dahil Ülkelerle Görüşüyor
Görsel kaynağı: Adevărul · Özgün haber

Rusya, Karadeniz Tahıl Anlaşması İçin Türkiye Dahil Ülkelerle Görüşüyor

Rusya, Karadeniz’de tahıl taşımacılığının güvence altına alınmasına yönelik önerileri inceliyor ve Türkiye dahil çeşitli ülkelerle görüşüyor. Ancak Moskova, 2023’te askıya alınan tahıl anlaşmasının yeniden başlatılması için şu anda gerekli koşulların oluştuğunu düşünmüyor. Açıklama, Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Aleksandr Alimov tarafından 26 Ekim Pazartesi günü yapıldı. Alimov, istişarelerin sürdüğünü ancak uluslararası arabuluculukla yaklaşık dört yıl önce oluşturulan mekanizmaya hızlı bir dönüş ihtimali görmediğini söyledi. Karadeniz Tahıl Girişimi; Ukrayna, Rusya, Türkiye ve Birleşmiş Milletler tarafından, Ukrayna limanlarından tahıl, gıda ve gübre ihracatının güvenli biçimde sürdürülmesi amacıyla imzalanmıştı. Rusya, anlaşmadan çekilirken kendisini ilgilendiren koşullara uyulmadığını ve Karadeniz’de Rus gemilerine yönelik Ukrayna saldırılarını gerekçe göstermişti. Savaş, iki ülkenin tarım ürünleri ihracatını da etkiliyor. Ukrayna limanlarına yönelik saldırılar, Kiev’in deniz yoluyla tahıl akışını önemli ölçüde azaltırken, Ukrayna’nın drone saldırıları Rusya’yı kendi ihracatı için alternatif güzergâhlar aramaya yöneltiyor. Ukrayna’nın tahıl ve bitkisel yağ ihracatının %90’dan fazlası Odesa bölgesindeki limanlardan yapılıyor.

Trump, Rus Gübre İhracatındaki Kısıtlamaları Hafifletmeyi Değerlendiriyor
Görsel kaynağı: Echo24 · Özgün haber

Trump, Rus Gübre İhracatındaki Kısıtlamaları Hafifletmeyi Değerlendiriyor

ABD Başkanı Donald Trump’ın, Rusya’nın gübre ihracatına yönelik kısıtlamaların daha da hafifletilmesini değerlendirdiği bildirildi. Kyiv Independent’ın Ukraynalı ve Amerikalı yetkililere dayandırdığı habere göre Washington, ekonomik avantajlar sunarak Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’i Ukrayna’daki savaşı sona erdirmeye ikna etmeyi umuyor. Ancak bu, henüz alınmış bir karar değil. ABD, Rus gübre sektörüne doğrudan yaptırım uygulamamış olsa da olası bir anlaşmanın sektördeki belirli gemiler, şirketler, bankalar ve kişiler üzerindeki kısıtlamaları kaldırabileceği belirtiliyor. Rusya, tarım ürünleri için sigorta ve taşımacılık engellerinin kaldırılmasını uzun süredir talep ediyor. Gübreler konusunda ilerleme sağlanamaması, Moskova’nın 2023 yazında Karadeniz Tahıl Anlaşması’ndan çekilmesinin resmi gerekçesi olarak aktarılıyor. Gündemdeki olası adım, Trump’ın Rusya’dan yüz binlerce ton motorin alımına ilişkin daha önce açıkladığı anlaşmanın ardından geldi. Motorinin ilk partisinin 23 Ekim’de ABD kıyılarına yöneldiği, anlaşmanın Washington’da siyasi çevrelerin farklı kesimlerinden eleştiri aldığı ve yasallığı konusunda şüpheler bulunduğu kaydedildi. Kiev ise ateşkes anlaşması olmadan verilen ekonomik tavizlerin Rus yönetimini cesaretlendireceğinden endişeli; Volodimir Zelenskiy motorin anlaşmasını “zayıf bir adım” olarak niteledi.

Azerbaycan’ın Gübre İhracat Geliri Ocak-Eylül Döneminde %3,8 Geriledi
Görsel kaynağı: Report.az · Özgün haber
Veri haberi

Azerbaycan’ın Gübre İhracat Geliri Ocak-Eylül Döneminde %3,8 Geriledi

Azerbaycan’ın gübre ihracatı, Ocak-Eylül 2026 döneminde yaklaşık 127,6 milyon dolar oldu ve geçen yılın aynı dönemine göre %3,8 geriledi. Report’un Devlet Gümrük Komitesi verilerine dayandırdığı habere göre gübre ithalatı ise 71 milyon doların biraz üzerine çıkarak yıllık bazda %7,3 arttı. Gübre ithalat harcamaları toplam ithalat maliyetlerinin, ihracat gelirleri ise toplam ihracat kazançlarının %0,53’ünü oluşturdu. Azerbaycan’ın dokuz aylık dış ticareti 37,211 milyar dolara yükselirken ihracat %28,3 arttı, ithalat %20,4 azaldı.

Rusya, Küresel Gıda Güvenliği Tartışmasında Tahıl ve Gübre İhracatındaki Engelleri Eleştirdi
Görsel kaynağı: La República · Özgün haber
Veri haberi

Rusya, Küresel Gıda Güvenliği Tartışmasında Tahıl ve Gübre İhracatındaki Engelleri Eleştirdi

Rusya, küresel gıda güvenliğini zayıflattığı yönündeki Batı kaynaklı suçlamaları reddederek tartışmanın odağına Karadeniz'deki sivil gemi güvenliği ile tahıl ve gübre ticaretini taşıdı. Rusya metnine göre Ukrayna güçleri, Batı'nın doğrudan teknik desteğiyle Rusya ve başka ülkelere ait 228 sivil gemiye saldırdı; bu saldırılarda 18 mürettebat hayatını kaybetti. Metin, saldırılarda 331 insansız hava aracı, 40 insansız deniz aracı ve Neptun seyir füzelerinin kullanıldığını da ileri sürüyor. Rusya Savunma Bakanlığına atfedilen açıklamada, bombalamaların Kiev'in saldırılarına karşılık gerçekleştirildiği savunuluyor. Metne göre Ukrayna'nın Karadeniz limanları, Rusya'ya karşı kullanılan araçların sevkiyatında da rol oynuyor. Bu iddialar Rusya'nın değerlendirmesi olarak aktarılırken, Moskova sivil gemilerin korunması ve deniz taşımacılığının güvence altına alınması gerektiğini belirtiyor. Rusya, Temmuz 2022'de İstanbul'da Birleşmiş Milletler'in katılımıyla imzalanan tahıl anlaşmasının sonuçlarını da kendi tezini destekleyen bir karşılaştırma olarak sunuyor. Anlaşmanın bir yıl yürürlükte kaldığı dönemde Ukrayna'nın Karadeniz limanlarından 32,8 milyon ton gıda ihraç edildiği, bağımsız tahminlere göre bu miktarın yaklaşık %70'inin başta Avrupa Birliği olmak üzere yüksek gelirli ülkelere gönderildiği belirtiliyor. Afrika ülkelerinin payı %12'nin, Sahra Altı Afrika ülkelerinin payı ise %2,4'ün altında kaldı. Metne göre aynı anlaşmalarda Rusya'nın gıda ve gübre ihracatını kolaylaştırmaya yönelik hükümler uygulanamadı. Ödeme, sigorta ve lojistik süreçlerindeki engellerin yanı sıra tarım makineleri ile yedek parça tedarikindeki sorunlar gerekçe gösteriliyor. Bu koşulların çözülemediği ve Rusya ile Birleşmiş Milletler arasındaki Mutabakatın 22 Temmuz 2025'te sona erdiği aktarılıyor. Rusya ayrıca dünya buğday ihracatında %26'nın üzerinde, arpa ihracatında ise yaklaşık %20 paya sahip olduğunu; Ukrayna'nın paylarının aynı ürünlerde %6 ve %5 düzeyinde bulunduğunu savunuyor. Rusya metni, ülkenin Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı katkısı kapsamında Zimbabve'ye 352 ton tahıl ve 117 ton ayçiçek yağı gönderdiğini de örnek gösteriyor. Açıklamada, bayrağına bakılmaksızın sivil gemilerin korunması, tahıl ve gübre ihracatının önündeki engellerin kaldırılması ve karşılıklı taahhütlerin yerine getirilmesi için ortak eylem çağrısı yapılıyor. Rusya, küresel gıda güvenliği konusunda diyaloğa ve somut önlemler almaya hazır olduğunu bildiriyor.

Kallas: Rusya Gıdayı Silah Olarak Kullanıyor, Küresel Gıda Güvenliğini Baltalıyor
Görsel kaynağı: Commersant · Özgün haber
Veri haberi

Kallas: Rusya Gıdayı Silah Olarak Kullanıyor, Küresel Gıda Güvenliğini Baltalıyor

AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Strasbourg’da Avrupa Parlamentosu’ndaki genel kurul görüşmeleri sırasında Rusya’nın gıdayı kasıtlı olarak silah gibi kullandığını ve özellikle Afrika, Asya ile Orta Doğu’da küresel gıda güvenliğini baltaladığını söyledi. Kallas, Rusya’nın Karadeniz’deki saldırılarına karşı Avrupa Birliği’nin Ukrayna’nın tarım ihracatını güvence altına alması, deniz güvenliğini güçlendirmesi ve Rusya üzerindeki uluslararası diplomatik baskıyı artırması gerektiğini belirtti. Kallas’a göre küresel tahıl fiyatları Şubat 2023’ten bu yana en yüksek seviyeye çıktı. Süper El Niño, her iki yarımküredeki kuraklık ve Orta Doğu’daki çatışmaların gıda sorununu ağırlaştırdığını söyleyen Kallas, bu gelişmelerin gübre ihracatını da aksattığını ifade etti. Hürmüz ve Bab el-Mendeb boğazları ile Karadeniz’i küresel gıda sistemi açısından üç kritik geçiş noktası olarak sıraladı. Kallas, AB-Ukrayna Dayanışma Koridorları girişiminin alternatif ihracat güzergâhları oluşturduğunu ve bu yollar üzerinden tahıl ihracatının temmuzdan bu yana yaklaşık 2 milyon ton arttığını açıkladı. Ancak Rusya’nın Ukrayna’nın Moldova, Romanya ve Polonya sınırındaki geçiş noktalarına yönelik saldırılarının alternatif güzergâhları tehdit ettiğini söyledi. Kallas ayrıca Romanya ile Bulgaristan’ın, AB desteğiyle Karadeniz’de bölgesel durumsal farkındalığı güçlendirmeyi amaçlayan bir deniz güvenliği merkezi kurduğunu aktardı. AB’nin Karadeniz’de seyrüsefer özgürlüğü konusunda anlaşma sağlamak için Türkiye, Hindistan, Afrika ülkeleri ve diğer uluslararası ortaklarla çalıştığını belirtti.

Karadeniz’de Altı Gemi Olayı Küresel Gıda Tedariki Endişesini Artırdı
Görsel kaynağı: Mediafax · Özgün haber
Veri haberi

Karadeniz’de Altı Gemi Olayı Küresel Gıda Tedariki Endişesini Artırdı

AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, son on günde Karadeniz’de sivil deniz taşımacılığına yönelik altı drone olayı bildirildiğini açıkladı. Rusya’dan şüphelenilen saldırıların Romanya ve Bulgaristan kıyıları yakınında seyreden gemileri hedef aldığını belirten Kallas, gelişmeleri “tehlikeli ve kabul edilemez bir tırmanış” olarak nitelendirdi. İki ülke de Avrupa Birliği ve NATO üyesi. Kallas, Moskova’nın Ukrayna ihracatını engellemeye ve Kiev’in ekonomik gelirlerini azaltmaya çalıştığını savundu. Kendisinin sunduğu tahmine göre Ukrayna, ihracat gelirlerinden günlük yaklaşık 60 milyon avro kaybediyor. Kaynakta yer alan bir paylaşıma göre Bulgaristan kıyısından 18 deniz mili açıkta düzenlenen Rus drone saldırıları sonrasında 11 denizci kayıp, birkaç denizci de yaralı durumda. Türkiye bağlantılı olaylardan birinde Türk işletmeli Azov Concord’un battığı, beş mürettebatın kurtarıldığı ve 11 kişinin kayıp olduğu aktarıldı. Ukrayna işletmeli Chelsea 3 ise Türkiye’den Moldova’ya giderken üç drone tarafından vuruldu; patlamalarda birkaç mürettebat yaralandı. Bulgaristan’ın bu gelişmelerin ardından Rusya’nın büyükelçisini çağırdığı belirtildi. Kallas, Karadeniz’in Ukrayna’nın tarım ihracatı için hayati bir rota olduğunu, ülkenin buğday, mısır ve arpanın başlıca dünya ihracatçıları arasında yer aldığını söyledi. Mevcut dünya tahıl stoklarının 2022’ye göre daha yüksek olduğunu belirten Kallas, buna karşın süper El Niño ihtimali, kuraklık, Orta Doğu çatışmasının gübre ihracatına etkisi ve Ukrayna tahıl rotalarına yönelik saldırıların küresel gıda tedariki üzerindeki baskıyı artırabileceği uyarısında bulundu. Kallas ayrıca, Ukrayna ürünlerinin taşınmasında kullanılan AB dayanışma koridorlarının da risk altında olduğunu savundu. Rusya’nın Moldova, Romanya ve Polonya sınır geçiş noktalarını hedef aldığını öne süren Kallas, bu kara güzergâhlarının Ukrayna limanlarındaki taşımacılığın aksadığı dönemde önemli bir alternatif haline geldiğini ifade etti.

Küresel Gıda Enflasyonu Savaşlar ve El Niño Etkisiyle Daha da Artabilir
Görsel kaynağı: in.gr · Özgün haber
Veri haberi

Küresel Gıda Enflasyonu Savaşlar ve El Niño Etkisiyle Daha da Artabilir

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Dünya genelinde gıda enflasyonunun zaten yüksek seviyelerde olduğu, El Niño'nun yol açtığı kuraklıkların ve savaşların deniz taşımacılığında yarattığı sorunların etkisiyle önümüzdeki aylarda ve 2027'de daha da artabileceği bildirildi. Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) başekonomisti Máximo Torero, baskıların yıl sonuna, gelecek yılın başına ve muhtemelen gelecek yılın tamamına yayılabileceğini söyledi. Artan fiyatların en ağır etkisinin, gıdanın aile bütçesinde daha büyük pay tuttuğu düşük ve orta gelirli ülkelerdeki yoksul tüketiciler üzerinde görülmesi bekleniyor. Dünya Bankası verilerine göre gıda enflasyonu, eylülde sona eren üç aylık dönemde incelenen 150 ülkenin %22'sinde genel enflasyonu aştı. Bu oran önceki üç aylık dönemde %14'tü. FAO Gıda Fiyat Endeksi de eylülde ortalama 136 puana çıkarak Kasım 2022'den bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Tedarik zincirindeki sorunlar fiyat baskısını artırıyor. Karadeniz'deki taşımacılık altyapısına yönelik saldırılar buğday sevkiyatında aksamalara yol açarken, büyük ithalatçılar Mısır ve Endonezya alternatif tedarik kaynakları arıyor. Kızıldeniz'deki güvenlik sorunları gemileri Afrika çevresinde daha uzun ve maliyetli rotalara yönlendiriyor. Orta Doğu'daki savaş ise yakıt fiyatlarını yükseltiyor ve Hürmüz Boğazı üzerinden gübre ihracatında sorunlara neden oluyor. Bu gelişmeler temel tarım ürünlerine de yansıyor. Buğday fiyatları 2026'da %30'dan fazla artarken, önemli Asya ihracatçısı ülkelerde pirinç fiyatları büyük stoklara rağmen %10 ila 13 yükseldi. Bazı kritik ticaret rotalarında navlunların yaklaşık %50 artması da maliyetleri büyüttü. Mısır'da sübvansiyonsuz büyük ekmek fiyatı temmuzdaki 4 Mısır lirasından yaklaşık 5 liraya çıkarken, Birleşik Arap Emirlikleri'nde yemeklik yağ yaklaşık %40 zamlandı. Endonezya'da bitkisel yağ fiyatları %7, Hindistan'da şeker, soğan ve bakliyat fiyatları ise eylülde önceki aya göre %10'dan fazla arttı. Yüksek tahıl stokları ve iyi hasatlar şimdiye kadar piyasadaki arz baskısını sınırlayan bir güvenlik marjı sağladı, ancak bu koruyucu etkinin zayıfladığı belirtiliyor. İyi yerel hasatlar nedeniyle alımlarını erteleyen önemli ithalatçı ülkelerin uluslararası pazara dönmesi, önümüzdeki aylarda talepte ani artış yaratabilir. FAO, artan tarım girdisi maliyetlerinin tüketici fiyatlarına yansımasının enflasyonu hızlandırabileceği ve temel gıda fiyatlarındaki yükselişin sosyal huzursuzluk riskini artırabileceği değerlendirmesinde bulunuyor.

Mısır’ın Hindistan’a Kimyasal ve Gübre İhracatı 627 Milyon Dolara Çıktı
Görsel kaynağı: Daily News Egypt · Özgün haber
Veri haberi

Mısır’ın Hindistan’a Kimyasal ve Gübre İhracatı 627 Milyon Dolara Çıktı

Mısır’ın Hindistan’a kimyasal ürün ve gübre ihracatı, 2026’nın ilk sekiz ayında geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık %325 artarak 627 milyon dolara çıktı. İhracat, geçen yılın aynı döneminde 147 milyon dolar seviyesindeydi ve artış yaklaşık 480 milyon dolar olarak gerçekleşti. Khaled Abu El-Makarem, Hindistan’ın Mısır’ın kimyasal ve gübre ihracatında Türkiye ve İtalya’nın ardından üçüncü büyük destinasyonu olduğunu söyledi. Mısır’ın toplam kimyasal ve gübre ihracatı da Ocak-Ağustos 2026’da %30 artışla 8,255 milyar dolara yükseldi. Abu El-Makarem, Hindistan’ın gübre, hammadde ve sanayi girdisi talebinin ticaret, sanayi işbirliği ve yatırımlar için fırsat sunduğunu belirtti.

Belarus Gübre Sevkiyatında Rusya-Kazakistan Hattı Öne Çıkıyor
Görsel kaynağı: Радыё Свабода · Özgün haber
Veri haberi

Belarus Gübre Sevkiyatında Rusya-Kazakistan Hattı Öne Çıkıyor

Belarus, gübre ihracatında Letonya limanları üzerinden sevkiyat imkânını korurken, en büyük hacimleri Rusya ve Kazakistan güzergâhından taşıyor. Belarus Demiryolcular Topluluğu’nun verilerine göre ülke, 2025’te Rusya ve Letonya üzerinden 11 milyon 118 bin 642 ton gübre gönderdi. Ocak-nisan 2026 döneminde ise bu miktar 3 milyon 877 bin 132 ton oldu. Letonya istasyonlarına 2025’te 45 bin 645 ton gübre ulaştırıldı. Bu miktarın 29 bin 60 tonu üre, 12 bin 805 tonu amofos, 3 bin 180 tonu sıvı azotlu gübre ve 600 tonu amonyak olarak kaydedildi. Ocak-nisan 2026’da Letonya istasyonlarına gönderilen gübre miktarı 14 bin 118 tona geriledi; bunun 3 bin 128 tonu üre, 10 bin 880 tonu amofos ve 110 tonu sıvı azotlu gübreydi. Kaynak, Letonya üzerinden yalnızca üre ihraç edildiğini belirtirken aynı verilerde diğer gübre türlerini de listeliyor. Rus limanlarına yönelen sevkiyatların payı %81,7’den %85,7’ye yükseldi. Belarus’un ana kara potasyum koridoru Rusya ve Kazakistan’dan geçerken, 2025’te Petersburg Limanı’na hizmet veren Bronka istasyonu öne çıktı. Ocak-nisan 2026’da Ust-Luga Limanı’na hizmet veren Luska istasyonu Bronka’yı geride bıraktı; şubat ve mart aylarında Murmansk da potasyum sevkiyatı aldı. ABD Başkanı Donald Trump, 21 Eylül’de Truth Social hesabından Belarus’tan ABD’ye potasyum tedarikine ilişkin büyük bir anlaşma üzerinde çalışıldığını yazdı ve fiyatın Kanada’dan alınan potasyumdan daha düşük olacağını savundu. Haberde, ABD’nin Belarus potasyum üretimine yönelik yaptırımları martta kaldırdığı, ancak Avrupa Birliği’nin yaptırımları sürdürdüğü ve Belarus gübresinin AB deniz limanlarından transit geçişine izin vermediği aktarılıyor. Trump’ın paylaşımındaki yıl ile yaptırımların kaldırıldığı yıl kaynakta belirtilmiyor.

Azerbaycan’ın Üre ve Azotlu Gübre İhracat Geliri 88,2 Milyon Dolar Oldu
Görsel kaynağı: Azernews · Özgün haber
Veri haberi

Azerbaycan’ın Üre ve Azotlu Gübre İhracat Geliri 88,2 Milyon Dolar Oldu

Azerbaycan, 2026’nın ilk yedi ayında üre ve diğer azotlu gübre ihracatından 88,2 milyon dolar gelir elde etti. AzerNEWS’in aktardığına göre bu gelir, ihracat hacminde yaşanan keskin düşüşe karşın oluştu. Küresel gübre fiyatlarındaki yükseliş, ihracat miktarındaki gerilemenin gelire etkisini sınırladı. Haberde, gelir performansının sevkiyat hacminden çok küresel fiyat koşullarından da etkilendiği belirtiliyor.

Avrupa’da Gaz Zammı Gübre Maliyetlerini Yeniden Baskılıyor
Görsel kaynağı: AgroSmart · Özgün haber
Veri haberi

Avrupa’da Gaz Zammı Gübre Maliyetlerini Yeniden Baskılıyor

Avrupa’da doğal gaz fiyatlarındaki hızlı yükseliş, azotlu gübre üretim maliyetlerini yeniden artırarak çiftçilerin girdi giderleri üzerindeki baskıyı büyütüyor. Reuters’ın 21 Eylül’de aktardığı verilere göre, Avrupa’nın toptan doğal gaz fiyatları geçen yılın aynı dönemine göre %140’tan fazla arttı. Gelişme, gübrenin yanı sıra enerji, yakıt ve taşımacılık maliyetlerindeki artışla birlikte tarımsal üretim zincirini etkiliyor. Dünya Bankası verilerine göre enerji fiyatları endeksi ağustosta bir ayda %8,8 yükselirken doğal gaz fiyatı %10,1 arttı. Aynı ay gübre fiyatları %1,9 gerilese de bu düşüş, önceki dönemdeki güçlü artışların ardından gerçekleşti. Gübre fiyatları endeksi 2026’nın ilk çeyreğinde önceki çeyreğe göre %12’den fazla yükseldi ve martta 2022’den bu yana en yüksek seviyesine çıktı. Dünya Bankası, endeksin 2026 genelinde %30’dan fazla artabileceğini tahmin ediyor. Avrupa’daki gaz depolarının doluluk oranı yaklaşık %69’da kaldı; bu dönem için beş yıllık ortalama %85 seviyesinde bulunuyor. Daha düşük stoklar, kış aylarında Avrupa’nın sıvılaştırılmış doğal gaz dahil ek ithalata yönelmesini gerektirebilir. Asya’daki alıcılarla aynı arz için rekabet edilmesi ve Hürmüz Boğazı çevresindeki taşımacılık aksaklıkları, gübre hammaddeleri ile bitmiş ürünlerin tedarikini de zorlaştırıyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), üreticilerin pahalı gübre nedeniyle kullanım miktarını azaltabileceği veya daha az girdi isteyen ürünlere yönelebileceği uyarısında bulunuyor. Bu durumun verimleri ve gıda arzını 2026’nın ikinci yarısı ile 2027’de etkilemesi bekleniyor. Kaynakta, mevcut koşulların 2021-2022 dönemindeki gübre krizinin boyutlarına ulaşmadığı da belirtiliyor.