ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

7 haber · Sayfa 1

ABD, Belarus Potas Gübrelerinin Klaipeda Üzerinden İhracatını Yeniden Başlatmaya Çalışıyor
Görsel kaynağı: Sputnik Belarus · Özgün haber
Veri haberi

ABD, Belarus Potas Gübrelerinin Klaipeda Üzerinden İhracatını Yeniden Başlatmaya Çalışıyor

Donald Trump yönetimindeki ABD yönetimi, Belarus potas gübrelerinin Litvanya’daki Klaipeda limanı üzerinden yeniden ihraç edilmesini sağlamaya çalışıyor. Sputnik’in RIA Novosti’ye dayandırdığı habere göre ABD özel temsilcisi John Cole, son haftalarda Belarus’la ticarete yönelik kısıtlamaların hafifletilmesi için yürütülen temaslarda bu güzergâhı gündeme getirdi. Haberde, Trump yönetiminin Belarus gübrelerinin Klaipeda üzerinden taşınmasına izin vermesi için Litvanya’ya baskı yaptığı aktarılıyor. Cole’un Letonyalı temsilcilerle de Belarus ürünlerinin Letonya limanlarından transit geçişinin yeniden başlatılması ihtimalini görüştüğü belirtildi. AB’nin Belarus’a yönelik kısıtlamaları her yıl uzattığı, Litvanya’nın ise 2027 başında AB Konseyi dönem başkanlığını üstleneceği ve teorik olarak uzatma kararını veto edebileceği ifade edildi. AB Konseyi, Belarus potas gübresi üreticisi Belaruskalij’i 2022’de yaptırım listesine almıştı. Habere göre Aleksandr Lukaşenko, bu yıl mart ayında Cole’un başkanlık ettiği ABD heyetiyle görüştü; görüşmenin ardından iki banka, Belarus Maliye Bakanlığı ve Belaruskalij’e yönelik yaptırımlar kaldırıldı. Cole daha sonra gübrelerin Litvanya üzerinden Avrupa pazarlarına ve ABD’ye ulaşması gerektiğini söyledi. Eylülde, dört yıl içindeki ilk Belarus potas gübresi sevkiyatının ABD’ye yapıldığı; 30 bin tonluk yükün ekimde New Orleans Limanı’na ulaştığı bildirildi.

Rusya, Küresel Gıda Güvenliği Tartışmasında Tahıl ve Gübre İhracatındaki Engelleri Eleştirdi
Görsel kaynağı: La República · Özgün haber
Veri haberi

Rusya, Küresel Gıda Güvenliği Tartışmasında Tahıl ve Gübre İhracatındaki Engelleri Eleştirdi

Rusya, küresel gıda güvenliğini zayıflattığı yönündeki Batı kaynaklı suçlamaları reddederek tartışmanın odağına Karadeniz'deki sivil gemi güvenliği ile tahıl ve gübre ticaretini taşıdı. Rusya metnine göre Ukrayna güçleri, Batı'nın doğrudan teknik desteğiyle Rusya ve başka ülkelere ait 228 sivil gemiye saldırdı; bu saldırılarda 18 mürettebat hayatını kaybetti. Metin, saldırılarda 331 insansız hava aracı, 40 insansız deniz aracı ve Neptun seyir füzelerinin kullanıldığını da ileri sürüyor. Rusya Savunma Bakanlığına atfedilen açıklamada, bombalamaların Kiev'in saldırılarına karşılık gerçekleştirildiği savunuluyor. Metne göre Ukrayna'nın Karadeniz limanları, Rusya'ya karşı kullanılan araçların sevkiyatında da rol oynuyor. Bu iddialar Rusya'nın değerlendirmesi olarak aktarılırken, Moskova sivil gemilerin korunması ve deniz taşımacılığının güvence altına alınması gerektiğini belirtiyor. Rusya, Temmuz 2022'de İstanbul'da Birleşmiş Milletler'in katılımıyla imzalanan tahıl anlaşmasının sonuçlarını da kendi tezini destekleyen bir karşılaştırma olarak sunuyor. Anlaşmanın bir yıl yürürlükte kaldığı dönemde Ukrayna'nın Karadeniz limanlarından 32,8 milyon ton gıda ihraç edildiği, bağımsız tahminlere göre bu miktarın yaklaşık %70'inin başta Avrupa Birliği olmak üzere yüksek gelirli ülkelere gönderildiği belirtiliyor. Afrika ülkelerinin payı %12'nin, Sahra Altı Afrika ülkelerinin payı ise %2,4'ün altında kaldı. Metne göre aynı anlaşmalarda Rusya'nın gıda ve gübre ihracatını kolaylaştırmaya yönelik hükümler uygulanamadı. Ödeme, sigorta ve lojistik süreçlerindeki engellerin yanı sıra tarım makineleri ile yedek parça tedarikindeki sorunlar gerekçe gösteriliyor. Bu koşulların çözülemediği ve Rusya ile Birleşmiş Milletler arasındaki Mutabakatın 22 Temmuz 2025'te sona erdiği aktarılıyor. Rusya ayrıca dünya buğday ihracatında %26'nın üzerinde, arpa ihracatında ise yaklaşık %20 paya sahip olduğunu; Ukrayna'nın paylarının aynı ürünlerde %6 ve %5 düzeyinde bulunduğunu savunuyor. Rusya metni, ülkenin Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı katkısı kapsamında Zimbabve'ye 352 ton tahıl ve 117 ton ayçiçek yağı gönderdiğini de örnek gösteriyor. Açıklamada, bayrağına bakılmaksızın sivil gemilerin korunması, tahıl ve gübre ihracatının önündeki engellerin kaldırılması ve karşılıklı taahhütlerin yerine getirilmesi için ortak eylem çağrısı yapılıyor. Rusya, küresel gıda güvenliği konusunda diyaloğa ve somut önlemler almaya hazır olduğunu bildiriyor.

Belarus’tan ABD’ye Yeni Potas Gübresi Sevkiyatı Bekleniyor
Görsel kaynağı: Azernews · Özgün haber

Belarus’tan ABD’ye Yeni Potas Gübresi Sevkiyatı Bekleniyor

Belarus’un ABD’ye yeni bir potas gübresi sevkiyatı göndermesi bekleniyor. Belarus’un Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Valentin Rybakov, bir sonraki sevkiyatın yakın gelecekte ABD pazarına gönderilmesinin muhtemel olduğunu söyledi. Rybakov, Belarus potasını taşıyan bir sevkiyatın New Orleans Limanı’na ulaştığını, gümrük işlemlerinin tamamlandığını ve ürünün Belarus menşeli olarak kabul edildiğini belirtti. Açıklamaya göre ABD, geçen aralık ayında Belarus potasına yönelik yaptırımları kaldırmıştı; yeni sevkiyat için kesin tarih verilmedi.

Tarımı Yeniden Şekillendiren Riskler Güney Afrika’da Tartışıldı
Görsel kaynağı: Farmer’s Weekly · Özgün haber
Veri haberi

Tarımı Yeniden Şekillendiren Riskler Güney Afrika’da Tartışıldı

Stellenbosch Üniversitesi Stratejik Çalışmalar Bölümü'nden Prof. Abel Esterhuyse, Güney Afrika'nın Western Cape bölgesindeki Kleinmond yakınlarında düzenlenen Dünya Dohne Merinosu Konferansı'nda küresel tarımın karşı karşıya olduğu riskleri anlattı. Güney Afrikalı üreticilerin güvensizlik, yetersiz altyapı ve bozulan kamu hizmetleriyle çevrili koşullarda işletmelerini çalışır durumda tutmayı öğrendiğini belirten Esterhuyse, benzer baskıların başka ülkelerdeki çiftçileri de etkileyebileceğini söyledi. Esterhuyse, Prof. David Betz'e atfettiği “dünyanın Güney Afrikalaşması” kavramıyla, işleyen özel alanların bozulan kamu altyapısıyla yan yana var olduğu daha parçalı bir ekonomik ve toplumsal yapıya işaret etti. Sunumunda toplumsal parçalanmanın yanı sıra demografik değişim, jeopolitik istikrarsızlık, çevresel baskılar ve teknolojik dönüşümü tarımı yeniden şekillendiren diğer güçler olarak sıraladı. Bu koşulların üreticileri yalnızca işletmelerindeki sorunlarla değil, daha geniş ekonomik ve güvenlik gelişmeleriyle de karşı karşıya bırakabileceğini ifade etti. Demografik eğilimler kapsamında Avrupa Birliği (AB) ve Çin'i örnek gösteren Esterhuyse, AB'nin dünya nüfusundaki payının %5,5 olmasına karşın küresel sosyal refah harcamalarının %58'ini ve savunma harcamalarının %16'sını oluşturduğunu aktardı. AB'de ortanca yaşın 44,7 olduğunu ve 2100'de 49,6'ya çıkmasının beklendiğini belirterek, yaşlanan nüfus ile daha az sayıdaki genç çalışanın mevcut refah modelinin sürdürülebilirliği üzerinde baskı yaratabileceğini söyledi. Çin'de nüfusun yaşlanması, değişen tüketim tercihleri ve azalan genç iş gücü nedeniyle üretimi sürdürmek için yapay zekâ ve insan emeğinin yerine geçebilecek teknolojilere yönelimin arttığını dile getirdi. Afrika'nın bu yüzyılda küresel nüfus artışının büyük bölümünü oluşturacağını ve gelecekte dünya gıda talebini yönlendireceğini belirten Esterhuyse, kıtanın mevcut tarımsal üretiminin küresel toplamın yaklaşık %8 ila %10'u düzeyinde olduğunu söyledi. Hızlı kentleşmenin üretim ile büyüyen şehir pazarları arasındaki bağlantıyı güçlendirmeyi gerektireceğini, ancak nüfus artışının otomatik olarak daha yüksek satın alma gücü anlamına gelmediğini kaydetti. Güvenlik harcamalarının düşük olmasının da kıtanın üretim ve gıda tedarik potansiyelini kullanmasını zorlaştırabileceğini savundu. Jeopolitik gerilimlerin gıda ve gübre ticaretini aksatabileceğini, enerji arzı ve maliyetleri üzerinde baskı oluşturabileceğini belirten Esterhuyse, su, arazi ve diğer stratejik kaynaklar için rekabetin artacağı uyarısında bulundu. Deniz yollarının tehditlere daha açık hâle gelmesinin Hürmüz Boğazı ve Kızıldeniz gibi güzergâhların korunmasını zorlaştırdığını, bu nedenle Ümit Burnu çevresindeki deniz yolunun mal taşımacılığındaki stratejik öneminin arttığını söyledi. Bu risklerin ihracata ve ithal girdilere erişime de yansıyabileceğini ifade etti. İklim değişikliğini çiftçiler açısından tatlı su kıtlığı, gıda sistemlerinde bozulma ve çevresel baskı kaynaklı göçle ilişkilendiren Esterhuyse, biyolojik çeşitlilik kaybı ile ekosistem çöküşünün devletleri kırılganlaştırarak çatışmaları besleyebileceğini belirtti. Ona göre temel zorluk, iklimin daha değişken, suyun daha sınırlı ve ekosistemlerin daha fazla bozulduğu bir ortamda yeterli gıda üretmek olacak.

Hürmüz Boğazı'ndaki Gübre Sevkiyatı Aksamaları Küresel Gıda Güvenliğini Tehdit Edebilir
Görsel kaynağı: RIA Novosti · Özgün haber
Veri haberi

Hürmüz Boğazı'ndaki Gübre Sevkiyatı Aksamaları Küresel Gıda Güvenliğini Tehdit Edebilir

Hürmüz Boğazı üzerinden gübre sevkiyatında yaşanan aksamaların küresel gıda güvenliğini zayıflatabileceği bildirildi. Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO), gübre taşıyan gemilerin boğazdan geçişinin yeniden başlaması için ülkeleri siyasi irade göstermeye çağırdı. Çatışma öncesinde gemiler, gübreleri de kapsayan kimyasal madde ticaretinin dünya hacminin %13'ünü Hürmüz Boğazı üzerinden taşıyordu. Kaynak, bu oranın yalnızca gübre ticaretine mi yoksa gübreleri kapsayan toplam kimyasal madde ticaretine mi ait olduğunu netleştirmiyor.

Kükürt Arzı ve Gübre Ticareti RealAg Hafta Sonu Yayınında Ele Alındı
Görsel kaynağı: RealAgriculture · Özgün haber

Kükürt Arzı ve Gübre Ticareti RealAg Hafta Sonu Yayınında Ele Alındı

RealAg on the Weekend'in 26-27 Eylül 2026 tarihli bölümünde, kükürt ve potasyumlu gübre arzını etkileyen güncel gelişmeler StoneX'ten Josh Linville ile ele alındı. Programın sunuculuğunu Lyndsey Smith yaptı. Bölümde ayrıca Saskatchewanlı çiftçi Rob Stone hasat durumunu aktardı. Linda Dalgetty, STARS kuruluşunun 35'inci yıllık takvimini; Jay Remsik ise çiftlik güvenliği gündemini değerlendirdi. Kaynak, bu başlıklar için ayrıntılı piyasa verisi veya alınmış bir karar paylaşmıyor.

Hürmüz’deki Aksamalar 45 Milyon Kişiyi Gıda Sıkıntısı Riskiyle Karşı Karşıya Bırakabilir
Görsel kaynağı: Azernews · Özgün haber
Veri haberi

Hürmüz’deki Aksamalar 45 Milyon Kişiyi Gıda Sıkıntısı Riskiyle Karşı Karşıya Bırakabilir

Birleşmiş Milletler Proje Hizmetleri Ofisi (UNOPS) Direktörü George Moreira da Silva, Hürmüz Boğazı üzerinden gübre tedarikinde yaşanabilecek aksamaların gelişmekte olan ülkelerde en az 45 milyon kişiyi gıda sıkıntısıyla karşı karşıya bırakabileceğini söyledi. Moreira da Silva, açıklamayı NHK’ye verdiği röportajda yaptı. Moreira da Silva’ya göre olası bir insani kriz, her gün en az beş ila yedi gübre taşıyan geminin boğazdan geçmesine izin verilmesiyle önlenebilir. Küresel gübre ticaretinin üçte birinin bu deniz geçidinden geçtiği belirtilirken, gübre akışındaki kesintilerin gelişmekte olan ülkelerin gıda güvenliği açısından belirleyici olabileceği ifade edildi. Moreira da Silva, ABD ile İran arasındaki savaşın insani yardım geçişlerini durdurmak için gerekçe oluşturmaması gerektiğini belirterek Washington ve Tahran’a gübre tedariki sorununu kapsamlı bir anlaşma çabasından ayrı biçimde hızla çözme çağrısı yaptı. İran ile Umman arasındaki Hürmüz Boğazı, küresel enerji taşımacılığı açısından da stratejik öneme sahip; dünya petrol arzının yaklaşık %20’si ile sıvılaştırılmış doğal gaz ihracatının yaklaşık %25’i buradan geçiyor.