ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

11 haber · Sayfa 1

Trump'ın İran'ı Tarım ve Gıda Girdileriyle Kuşatma Düşüncesi Üzerine Analiz
Görsel kaynağı: Mehr — Ekonomi · Özgün haber

Trump'ın İran'ı Tarım ve Gıda Girdileriyle Kuşatma Düşüncesi Üzerine Analiz

Konuk yazar ve tarım kalkınması analisti Hüseyin Şirzad'a göre savaşlar, iklim olayları ve jeopolitik parçalanma aynı anda etkili olarak küresel gıda krizi riskini büyütüyor. Analizde Rusya-Ukrayna savaşının iki ülkenin tarımsal ihracatını aksattığı, İran'a yönelik savaş ve Hürmüz Boğazı'ndaki süregelen kapanmanın gübre taşımacılığını sınırladığı, güçlü bir El Niño olasılığının ise geniş bölgelerde kuraklık ve ürün kaybı yaratabileceği savunuluyor. Bu gelişmelerin gıda fiyatlarından daha geniş bir güvenlik zincirine işaret ettiği belirtiliyor. Yazara göre enerji, kimyasal gübre, deniz taşımacılığı ve gıda üretimi birbirinden ayrı başlıklar değil, ulusal güvenliğin birbirine bağlı unsurlarıdır. Hürmüz Boğazı'nda gemi geçişlerinin aksaması petrol ve gazın yanı sıra gübre ile bu gübrelerin hammaddelerinin ticaretini de etkileyebilir. Doğal gazın üre, yani azotlu gübre üretiminde önemli bir girdi olması nedeniyle enerji fiyatlarındaki artış ve gübre ihracatındaki kısıtlamalar, çiftçileri daha az gübre kullanmaya iterek verimi düşürebilir. Analiz, baskının hayvansal üretime de aktarılabileceğini belirtiyor. Mısır, soya küspesi, enerji ve taşımacılık maliyetleri et ile yumurta üretiminin başlıca giderleri arasında gösteriliyor. Bu nedenle yem ve diğer girdilerdeki sıkışma, kanatlı, yumurta ve diğer hayvansal ürünlerin üretim maliyetini artırabilir. Bununla birlikte etkinin şiddetinin ülkeye, mevcut stoklara ve kullanılabilecek alternatif güzergâhlara göre değişeceği vurgulanıyor. İthalata bağımlı ve düşük gelirli ülkelerin gıda enflasyonu ile tüketimde daralma açısından daha kırılgan olabileceği, güçlü iç tarıma ve yeterli rezervlere sahip ülkelerin ise daha dayanıklı kalabileceği ifade ediliyor. Yazar, Avrupa Birliği'nin artan belirsizlik karşısında tarım sektörüne desteği artırırken daha içe dönük ve kısıtlayıcı bir çizgiye yöneldiğini değerlendiriyor. Bu yaklaşım kısa vadede siyasi istikrar sağlayabilse de gerekli girdilere erişimi ve uzun vadeli ihracat fırsatlarını sınırlayabilir. İran ise analizde iki yönlü bir konumda ele alınıyor: Hürmüz Boğazı'na yakınlığı ülkeye enerji ve ticaret yolları bakımından pazarlık gücü sağlayabilir; ancak yaptırım, ticaret kısıtları ve artan ekonomik maliyet risklerini de yükseltebilir. Orta Asya içinse tahıl, gübre, yem, enerji ve alternatif ticaret yollarının birlikte değerlendirilmesi öneriliyor. Kaynak, 2022'de Birleşmiş Milletler ve Türkiye'nin kolaylaştırdığı anlaşmanın Rusya ile Ukrayna'dan tahıl ve gübre akışını alternatif güzergâhlarla sürdürdüğünü hatırlatıyor.

Dünya Bankası, Gelecek Yıl Gıda Fiyatlarında %7 Artış Bekliyor
Görsel kaynağı: Kronen Zeitung · Özgün haber
Veri haberi

Dünya Bankası, Gelecek Yıl Gıda Fiyatlarında %7 Artış Bekliyor

Dünya Bankası analizine göre gıda fiyatlarının gelecek yıl %7 artması bekleniyor. Artışta kesintiye uğrayan tahıl sevkiyatları, olumsuz hava koşullarının tehdit ettiği hasatlar ile yüksek akaryakıt ve gübre fiyatlarının etkili olacağı belirtiliyor. Bu yıl gıda fiyatları 2025'e göre onda bir yükseldi; emtia fiyatlarının genelinde ise %23 artış öngörülüyor. Banka, yüksek enerji fiyatları veya El Niño'nun daha güçlü etkileri halinde gıda krizi yaşanabileceği ve bunun daha fazla insanı aşırı yoksulluğa itebileceği uyarısında bulunuyor.

Dünya Bankası Enerji ve Gıda Fiyatlarında Yeni Artış Öngördü
Görsel kaynağı: Republika · Özgün haber
Veri haberi

Dünya Bankası Enerji ve Gıda Fiyatlarında Yeni Artış Öngördü

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Dünya Bankası, küresel enerji fiyatlarının bu yıl %32 artmasını bekliyor. Kurum, nisanda açıkladığı %24’lük tahmini yukarı yönlü revize ederken Avrupa’da doğal gaz fiyatlarının, azalan sıvılaştırılmış doğal gaz teslimatlarının etkisiyle yaklaşık %60 yükselebileceğini bildirdi. Enerji fiyatlarının 2027 ve 2028 yıllarında ise yaklaşık %11,5 gerilemesi öngörülüyor. Petrol arzının bu yıl %5,2 azalması bekleniyor. Dünya Bankası, 2020’deki resesyon hesaba katılmadığında bu düşüşün son 40 yılın en büyük arz daralması olabileceğini belirtiyor. Üretimdeki gerilemeye rağmen Brent petrolünün ortalama fiyatının varil başına 92 dolar seviyesinde kalacağı tahmin ediliyor. Talebin %2,5 azalmasının, fiyatların daha da yükselmesini sınırlayacağı ifade ediliyor. Gübre fiyatlarının bu yıl %14 artması beklenirken, fiyatların 2027’de %12,4, 2028’de ise %8,2 düşeceği öngörülüyor. Gıda hammaddeleri fiyatlarının bu yıl %10’dan, 2027’de %7’den fazla yükselmesi; 2028’de ise %5,2 gerilemesi bekleniyor. Dünya Bankası, böyle bir görünümün 2010’ların başındaki krize benzer bir gıda krizine yol açabileceği uyarısında bulunuyor. Kurum, Orta Doğu’daki çatışmanın tırmanması veya Rusya’nın petrol altyapısındaki hasarın büyümesi halinde enerji, gıda ve metal fiyatlarındaki baskının artabileceğini belirtti. Dünya Bankası Başekonomist Yardımcısı Ayhan Kose, enerji fiyatlarındaki yükseliş ve ticaretteki aksaklıkların enflasyonu körüklediğini, gıda arzını tehdit ettiğini ve ekonomik büyümeyi yavaşlattığını söyledi. Metal fiyatlarının bu yıl %25, değerli metal fiyatlarının ise %40 artabileceği tahmin ediliyor.

Dünya Bankası Gıda Fiyatlarında 2026 İçin %10 Artış Bekliyor
Görsel kaynağı: Bangkok Post · Özgün haber
Veri haberi

Dünya Bankası Gıda Fiyatlarında 2026 İçin %10 Artış Bekliyor

Dünya Bankası Başekonomist Yardımcısı Ayhan Kose, emtia piyasalarının aynı anda birçok büyük şokla karşı karşıya olduğunu belirtti. Kurumun Emtia Piyasaları Görünümü raporuna eşlik eden açıklamaya göre yüksek enerji maliyetleri ve ticaretteki aksamalar, geniş bir emtia grubunda fiyatları artırarak enflasyon, gıda güvensizliği ve ekonomik büyüme üzerindeki baskıyı artırıyor. Dünya Bankası, gıda fiyatlarının 2026'da %10, sonraki yıl ise %7 yükselmesini bekliyor. Raporda, gıda fiyatlarındaki artış beklentisinin çatışmalardan etkilenen tahıl tedarik hatları, aşırı El Niño'nun yol açabileceği hava olayları ile yüksek yakıt ve gübre fiyatlarıyla bağlantılı olduğu belirtildi. El Niño'nun gıda üreticileri açısından birçok bölgede sel, kuraklık ve sıcaklık stresini artırması bekleniyor. Enerji fiyatlarının bu yıl %32 artmasının, ardından 2027'de yavaşlamasının öngörüldüğü bildirildi. Bu tahmin, İran ve Ukrayna'daki çatışmaların şiddetlenmemesi koşuluna bağlandı. Küresel petrol arzının da Orta Doğu ile Rusya-Ukrayna savaşlarının etkisiyle 2026'da %5,2 azalması bekleniyor. Bu düşüş, pandemi dönemi dışında kırk yılı aşkın sürenin en büyüğü olarak değerlendiriliyor. Dünya Bankası, güçlü bir El Niño'nun ortaya çıkması, Rusya-Ukrayna savaşı sırasında Karadeniz'deki tahıl sevkiyatlarına yönelik saldırıların yoğunlaşması veya İran savaşı nedeniyle enerji fiyatlarının yeniden sıçraması halinde gıda krizi yaşanabileceği uyarısında bulundu. Bu risklerin birlikte gerçekleştiği olumsuz senaryoda Brent petrolünün 2027'de varil başına ortalama 105 dolara, gıda emtia fiyatlarının ise temel tahminin %12 üzerine çıkabileceği ve 2022 seviyesini aşabileceği belirtildi. Kose, önceliğin en yoksul insanları korumak ve ağır borç yükleriyle mücadele eden düşük gelirli ülkeleri desteklemek olması gerektiğini söyledi.

Ankara’da Sudan Büyükelçisi El Fasher’deki Gıda Krizini Gündeme Getirdi
Görsel kaynağı: News.Az · Özgün haber
Veri haberi

Ankara’da Sudan Büyükelçisi El Fasher’deki Gıda Krizini Gündeme Getirdi

Sudan’ın Türkiye Büyükelçisi Nadir Yousif Eltayeb, Ankara’da SETA’nın ev sahipliğinde düzenlenen Sudan toplantısında, Batı Sudan’daki El Fasher kentinde yaşanan ağır gıda kıtlığı ve sivillerin durumuyla ilgili açıklamalarda bulundu. Eltayeb, Sudan’ın ülkedeki insani kriz nedeniyle adalet aradığını söyledi ve uluslararası toplumun çatışmaya yaklaşımını eleştirdi. Eltayeb’in aktardığına göre El Fasher yaklaşık 30 ay boyunca tamamen kuşatma altında kaldı ve yaklaşık 1 milyon kişi, silahlı kuvvetlerin hava yoluyla ulaştırdığı yardımlara dayandı. Kentte sivillerin yeterli gıdaya erişemediğini, bazı insanların ağaç kabuğu yemek zorunda kaldığını belirten büyükelçi, hükümet güçlerinin kuşatmayı kırmak için 200’den fazla girişimde bulunduğunu söyledi. Kuşatma sürecinde gıda ve tıbbi malzemelere erişim giderek zorlaştı. Büyükelçi, El Fasher’de yaşananları soykırım olarak niteledi; silahlı grupların belirli kabileleri kasıtlı olarak hedef aldığını ve yabancı ülkelerin isyancı güçleri desteklediğini ileri sürdü. El Fasher ve daha geniş Darfur bölgesinde öldürülenlerin toplam sayısının bilinmediğini söyleyen Eltayeb, Birleşik Arap Emirlikleri’ni silahlı grupları desteklemekle suçladı. BAE ise bu suçlamaları defalarca reddetti. El Fasher, Kuzey Darfur eyaletinin başkenti ve Sudan ordusunun Darfur’da elinde tuttuğu son büyük kentti. Paramiliter Hızlı Destek Kuvvetleri (RSF), yaklaşık 18 aylık çatışmanın ardından 26 Ekim 2025’te kentin kontrolünü ele geçirdi. BM İnsan Hakları Ofisi, RSF’nin kontrolü sonrasında ilk üç günde 6.000’den fazla kişinin öldürüldüğünü bildirdi. 26 Ekim 2025 ile 1 Mart 2026 arasında El Fasher ve çevresinden yaklaşık 138.200 kişi yerinden edildi; kentte 70.000’den az kişinin kaldığı tahmin ediliyor.

Enerji Şoku Tarım Fiyatlarını Artırdı, BM Gıda Krizi Uyarısı Yaptı
Görsel kaynağı: El Universal · Özgün haber
Veri haberi

Enerji Şoku Tarım Fiyatlarını Artırdı, BM Gıda Krizi Uyarısı Yaptı

Birleşmiş Milletlerin tarımsal kalkınma kuruluşu FIDA, enerji maliyetlerindeki artışın küçük çiftçileri zorladığını ve tarım ürünleri fiyatlarını yükselterek olası küresel gıda krizi riskini artırdığını bildirdi. Kuruluşun açıklamasına göre dünya tarım ürünleri fiyatları üçüncü çeyrekte %13 arttı; yükseliş eğilimi hızlanıyor. Orta Doğu'daki çatışmayla bağlantılı hidrokarbon fiyatlarındaki artış, ilkbahardan bu yana gübre ve yakıtı belirgin biçimde pahalılaştırdı. Bu durum tarımsal üretim ile taşımacılık maliyetlerini yükseltirken, enerji giderlerinin küçük üreticiler üzerindeki baskısını artırdı.

IFAD’dan Küresel Gıda Krizi Uyarısı
Görsel kaynağı: Digi24 · Özgün haber
Veri haberi

IFAD’dan Küresel Gıda Krizi Uyarısı

Birleşmiş Milletler’in (BM) uzman kuruluşu Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu (IFAD), enerji, yakıt ve gübre fiyatlarındaki artışın küresel gıda krizi riskini yükselttiği uyarısında bulundu. IFAD Başkanı Alvaro Lario, gıda fiyatlarının önümüzdeki altı ila dokuz ay boyunca artmaya devam edebileceğini söyledi. Dünya genelinde tarım ürünleri fiyatlarının yılın üçüncü çeyreğinde %13 arttığı belirtildi. Ortadoğu’daki çatışmanın etkisiyle yükselen enerji maliyetleri gübre ve yakıt fiyatlarını artırırken, bu durum hem tarımsal üretimin hem de gıda taşımacılığının maliyetini yükseltti. IFAD’a göre artan gübre ve yakıt giderleri çiftçilerin gelirleri ile nihai gıda fiyatları üzerinde baskı oluşturuyor. Lario, dünya genelinde yaklaşık her üç kişiden birinin sağlıklı beslenmeyi karşılayamadığını belirtti. Baklagiller, sebzeler ve et fiyatlarındaki artışın kırılgan nüfusun besleyici ürünlere erişimini daha da azalttığı aktarıldı. BM’nin aktarılmış verilerine göre gıda güvensizliği yaklaşık 260 milyon kişiyi etkiliyor; gelişmekte olan ülkelerde gıda harcamalarının hane bütçesindeki payı yüksek olduğu için ılımlı artışlar bile yeterli beslenmeyi zorlaştırabiliyor. Küçük çiftçiler, dünya gıda üretiminin yaklaşık üçte birini ve birçok gelişmekte olan ülkede üretimin %70’ine kadarını sağlıyor. IFAD, bu kesimin yükselen maliyetler karşısında en kırılgan gruplardan biri olduğunu belirtti. Lario’ya göre gübre ve yakıt sübvansiyonları kısa vadede baskıyı geçici olarak azaltabilir; ancak tarımın gelecekteki ekonomik ve jeopolitik şoklara dayanıklılığını artıracak uzun vadeli çözümlere ihtiyaç var. G7 ülkeleri de gıda güvensizliği riski taşıyan ülkelere destek amacıyla, özellikle gübre alanında 2,5 milyar dolar seferber etme taahhüdünde bulundu.

Küresel Gıda Krizi Riskiyle Gıda Egemenliği Yeniden Gündemde
Görsel kaynağı: RFI · Özgün haber
Veri haberi

Küresel Gıda Krizi Riskiyle Gıda Egemenliği Yeniden Gündemde

Küresel gıda krizi ihtimali ve gıda egemenliği tartışmaları, tarım ürünleri fiyatlarındaki artışla yeniden gündemin merkezine taşındı. Dünya tarım ürünleri fiyatları üçüncü çeyrekte %13 yükselirken, Birleşmiş Milletler Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu'na (FIDA) atfedilen veri, üretim ve tedarik zincirleri üzerindeki baskının arttığına işaret ediyor. Kuraklık, jeopolitik gerilimler ve enerji maliyetlerindeki yükseliş, tarımdan tüketiciye kadar zincirin tamamını etkiliyor. Enerji fiyatlarının üretim maliyetlerini artırdığı, verimlerin gerilediği ve bazı parsellerde ürünlerin tamamen yok olduğu aktarılıyor. Fransa son 50 yılın en kötü mısır hasadına yönelirken Romanya, yaz boyunca bir milyon hektardan fazla ekili alan kaybetti. Avrupa Komisyonu raporuna göre Avrupa tarımı, iklim kaynaklı olaylar nedeniyle yılda ortalama 28 milyar avro kaybediyor. Bu yıl eşi görülmemiş yoğunlukta duyurulan El Niño'nun üretim zincirini daha da bozabileceği belirtiliyor. Gıda güvensizliği dünya genelinde yaklaşık 260 milyon kişiyi etkiliyor. Ülkelerin gıda açısından kendi kendine yeterlilik oranı gerilerken, dünya ülkelerinin üçte birinden fazlası bugün ihtiyaçlarını kendi üretimiyle karşılayamıyor. Uzun süreli çatışmalar ve jeopolitik gerilimler enerji, tarımsal girdiler ve gıda tedarikini sekteye uğratıyor; Somali, Sudan ve Gazze'de kıtlık riski bildiriliyor. Nijerya'da akut gıda güvensizliği yaşayanların sayısı 36,3 milyona ulaşıyor. FMI, kırılgan hanelere hedefli nakit destekleri veya okul beslenme programları sağlanmasını öneriyor. Bunun yanında ithalata bağımlılığı azaltmak, yerel üretimi tüketiciyle buluşturmak, yaşlanan çiftçi kuşaklarını yenilemek, üreticilere asgari gelir sağlamak ve Ortak Tarım Politikası (OTP) desteklerini daha adil dağıtmak gündeme getiriliyor. Kaynak, bu adımların kamu politikalarıyla hayata geçirilebileceğini belirtiyor.

Wall Street Journal: Hürmüz Boğazı’ndaki Aksama Küresel Gıda Krizine Yol Açabilir
Görsel kaynağı: Donya-e-Eqtesad · Özgün haber

Wall Street Journal: Hürmüz Boğazı’ndaki Aksama Küresel Gıda Krizine Yol Açabilir

Wall Street Journal, Uluslararası Ticaret Odası Genel Sekreteri John Denton’ın açıklamalarına dayandırdığı değerlendirmede, Hürmüz Boğazı üzerinden deniz taşımacılığında yaşanabilecek aksamanın gübre arzını azaltabileceğini bildirdi. Bu gelişmenin enerji krizinin küresel gıda krizine dönüşmesine yol açabileceği belirtildi. Değerlendirme, olası deniz taşımacılığı aksamasının gübre tedariki üzerinden küresel gıda arzını etkileyebileceği görüşüne dayanıyor. Böylece gelişmenin yalnızca enerji tedarikiyle sınırlı kalmayıp gıda arzı açısından da sonuç doğurabileceği ifade edildi.

Hürmüz Boğazı’ndaki Aksama Küresel Gıda Krizi Riski Yaratıyor
Görsel kaynağı: NEWS.am · Özgün haber
Veri haberi

Hürmüz Boğazı’ndaki Aksama Küresel Gıda Krizi Riski Yaratıyor

İran ile ABD arasındaki aylar süren çatışmanın Hürmüz Boğazı’ndan mal akışını kısıtlaması, küresel gıda güvenliği açısından risk oluşturuyor. Uluslararası Ticaret Odası Genel Sekreteri John Denton’a göre birçok ülkenin gübre ve doğal gaz gibi kritik girdilerin ithalatında kullandığı boğazın yeniden açılmaması halinde tahıl fiyatları %80’e kadar yükselebilir. Bu durumun ithalata bağımlı ülkelerin ekonomilerini özellikle zorlayacağı belirtildi. Denton, boğazdaki durumun dünya piyasasında yaklaşık 2,7 milyon tonluk gübre açığına yol açtığını söyledi. Uluslararası Ticaret Odası, Birleşmiş Milletler ve Uluslararası Denizcilik Örgütüyle birlikte seyrüsefer yönetiminin geçici olarak BM Genel Sekreteri’ne devredilmesini öngören bir mekanizma üzerinde çalışıyor. İzleme, gemi sigortası ve denetimleri kapsayan mekanizmanın uygulanması ise ABD ile İran arasındaki anlaşmazlık nedeniyle engelleniyor.

Estonya, Rusya ve Belarus Tahılının Transitini Yasaklayacak
Görsel kaynağı: Objektiiv · Özgün haber

Estonya, Rusya ve Belarus Tahılının Transitini Yasaklayacak

Estonya Dışişleri Bakanı Margus Tsahkna, Rusya ve Belarus tahılının transitini 1 Ekim'den itibaren yasaklayacaklarını açıkladı. Estonya hükümeti ayrıca Rusya'nın tahıl ticaretinin ülke limanlarına yönelmesi ihtimalini engellemeye karar verdi. Kaynakta bu adımın, Ukrayna tahılının dünya pazarlarına ulaşmakta zorlandığı ve Rusya'nın tahılı için yeni taşıma koridorları aradığı iddiası üzerine atıldığı belirtiliyor. Metne göre Ukrayna, 2025 hasadından kalan tahılı depolardan tamamen çıkaramadı. Karadeniz çevresindeki çatışmaların küresel gıda krizine yol açabileceği de aktarılıyor. 23 Eylül'de Kaja Kallas'ın Ukrayna, Romanya ve Fransa temsilcileriyle düzenlediği gıda güvenliği toplantısında Karadeniz tahıl taşımacılığının yeniden başlatılması çağrısı yapıldığı kaydediliyor. Tsahkna ise Rusya'nın Ukrayna limanlarına saldırıp Ukrayna tahılının dünya pazarlarına ulaşmasını engellerken Rus tahılının Estonya limanlarından taşınmasına izin vermenin alaycı olacağını söyledi. Bakan, Rus tahılının Estonya üzerinden taşınmasına ilişkin planların ulusal yaptırımla sona erdirileceğini belirtti.