ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

13 haber · Sayfa 1

İklim Değişikliği Kahve Üretiminde Uyum Yöntemlerini Öne Çıkarıyor
Görsel kaynağı: El Mostrador · Özgün haber
Veri haberi

İklim Değişikliği Kahve Üretiminde Uyum Yöntemlerini Öne Çıkarıyor

İklim değişikliği ve yaşlanan kahve plantasyonları, üretimde yeni yetiştirme yöntemlerinin aranmasını hızlandırıyor. Bu dönüşüm, kahve tüketiminin yaygın olduğu Şili’deki tedarik zinciri açısından da önem taşıyor. CORPA Estudios de Mercado verilerine göre Şili nüfusunun %77’si haftada en az bir kez kahve tüketiyor; ortalama tüketim günde iki fincan olurken hazır kahvenin ulusal pazardaki erişimi %66’ya ulaşıyor. Uyum seçenekleri arasında rejeneratif tarım, tarımsal ormancılık, örtü bitkileri ve gübrelemenin daha verimli kullanılması bulunuyor. Bu uygulamaların toprak sağlığını ve plantasyonların gelişimini desteklemesi amaçlanıyor. İklime ve hastalıklara daha dayanıklı çeşitlerle eskiyen plantasyonların yenilenmesi de değişen yetiştirme koşullarına karşı önerilen yöntemler arasında yer alıyor. Kaynak, bu tekniklerin uygulanması için üreticilerin uzmanlık bilgisine ve sahada eşlik edecek desteğe ihtiyaç duyduğunu belirtiyor. Bu yaklaşımı destekleyen girişimlerden biri Plan Nescafé 2030. Nescafé’nin açıklamasına göre 2025’te markanın kullandığı yeşil kahvenin %53’ü rejeneratif tarım uygulayan üreticilerden sağlandı. Şirketin Şili’deki pazarlama yöneticisi Juan Pablo Cañas, üretici ailelerin değişen koşullara uyum kapasitesinin kahvenin geleceği açısından belirleyici olduğunu söyledi. İşleme aşamasında ise kahve telvesi kompostlanarak organik gübreye dönüştürülüyor. Şili’nin O’Higgins Bölgesi’ndeki Graneros Nestlé fabrikasında 2025’te 10.000 tondan fazla kahve telvesi kompostlandı; tesis elektriğinin tamamını yenilenebilir kaynaklardan sağlıyor.

Álvaro Lario: Küresel Tarım Fiyatları Temmuz-Eylül Döneminde %13 Arttı
Görsel kaynağı: taz · Özgün haber
Veri haberi

Álvaro Lario: Küresel Tarım Fiyatları Temmuz-Eylül Döneminde %13 Arttı

Álvaro Lario, Bloomberg Agriculture Spot Index verilerine göre dünya tarım fiyatlarının temmuz-eylül döneminde %13 arttığını söyledi. Lario, gelecek aylarda gıda enflasyonunun daha da yükselmesini beklediğini; mevcut krizin petrol fiyatlarını ve buna bağlı olarak taşıma maliyetlerini artırdığını belirtti. Bu durumun buğday, mısır ve diğer ürünleri pahalılaştırdığını aktaran Lario, düşük gelirli ailelerin artan maliyetlerden en fazla etkilenen kesim olduğunu ifade etti. Lario'nun verdiği bilgilere göre dünya genelinde yaklaşık 650 milyon kişi açlık çekiyor. Bu sayı hafif gerilemiş olsa da hâlâ dünya nüfusunun yaklaşık onda birine denk geliyor. Ayrıca yaklaşık 2,7 milyar insan, yani dünya nüfusunun neredeyse üçte biri, sağlıklı beslenmenin maliyetini karşılayamıyor. Taze sebze, meyve ve fasulye, bezelye ile mercimek gibi bitkisel proteinlerin pahalılaşması, daha fazla kişinin işlenmiş gıdalara yönelmesine neden oluyor. Gıda sistemlerinin küresel şoklara karşı kırılganlığına Afrika'yı örnek gösteren Lario, kıtadaki birçok ülkenin gıdada kendine yeterli olmadığını söyledi. Afrika Birliği'nin verilerine atıfla, kıtanın her yıl yaklaşık 100 milyar ABD doları değerinde gıda ithal ettiğini; gübre ve tohum ithalatının da bu tabloya eklendiğini aktardı. Lario'ya göre dağıtım, depolama, üretim ve gıdanın daha yüksek katma değerli ürünlere işlenmesi alanlarının güçlendirilmesi, ülkelerin kuraklık, sıcak hava dalgaları, seller ve diğer şoklara karşı dayanıklılığını artırabilir. Lario, Benin'de sinek larvalarının biyokömürle birleştirilerek organik gübre üretildiği bir projeden söz etti. Ancak küçük çiftçilerin agroekolojiye geçişinin finansal açıdan kolay olmadığını belirtti. Toprak sağlığını iyileştirmek üç veya dört yıl sürebiliyor ve bu dönemde çiftçinin nakit akışı azalıyor. Lario, geçiş sırasında oluşan kayıpların karşılanması gerektiğini; sonrasında daha verimli ve besin değeri daha yüksek ürünler elde edilebileceğini söyledi. Agroekolojiyi işleyebilecek bir ekonomik model olarak değerlendiren Lario, tarımda tam dönüşümün bir anda gerçekleşmesini beklemediğini, değişimin enerji sektöründe olduğu gibi kademeli yürütülmesi gerektiğini kaydetti. Küçük üreticilerin pazara erişim ve girdileri uygun koşullarda satın alabilmesi için kooperatifler, üretici örgütleri ve kadın birliklerinin desteklenmesini önerdi. Ölçeğin ekonomik sürdürülebilirlik için önemli olduğunu, ancak toprağı verimsizleştirebilecek monokültürlerden kaçınılması gerektiğini de vurguladı.

Bulgaristan'da Yağışlar Sonbaharlık Ekimleri Geciktirecek
Görsel kaynağı: Agrozona · Özgün haber

Bulgaristan'da Yağışlar Sonbaharlık Ekimleri Geciktirecek

Bulgaristan’da önümüzdeki günlerde etkili olması beklenen değişken hava koşulları, özellikle Doğu Bulgaristan’ın bazı kesimlerinde sonbaharlık tahılların ekimini zorlaştırıp geciktirecek. Ulusal Meteoroloji ve Hidroloji Enstitüsünden agrometeorolog Lyubomir Marinov’un açıklamasına göre, ekim ortasına kadar ekilen ürünlerin çimlenme ve çıkış dönemi iklim normları civarında veya üzerinde seyreden günlük ortalama sıcaklıklarda ilerleyecek. Doğu ve güneybatı Bulgaristan’ın bazı bölümleri dışında tarımsal çalışmalar için uygun koşullar bekleniyor. Üreticiler geç sebzelerin bulunduğu alanları boşaltabilecek, mineral ve organik gübre uygulayabilecek. Çok yıllık bitkilerde hastalık ve zararlılara karşı ilaçlama da yapılabilecek. Yaprak dökümünün ardından meyve bahçeleri ve verimli bağlarda derin sürüm ile temel gübreleme öneriliyor; don oluşumu beklenmiyor.

İzlanda'da İklim Dostu Tarım Projesi Yeni Çiftçilere Açılacak
Görsel kaynağı: Bændablaðið · Özgün haber
Veri haberi

İzlanda'da İklim Dostu Tarım Projesi Yeni Çiftçilere Açılacak

İzlanda’da iklim dostu tarım uygulamalarını geliştirmeyi amaçlayan Loftslagsvænn landbúnaður projesine yeni katılımcıların 2026 sonbaharı ve 2027 ilkbaharında alınması planlanıyor. Çiftçiler, tarım danışmanlığı kuruluşları, çevre kurumları ve tarım ile çevre alanındaki bakanlıkların iş birliğiyle yürütülen projeye tüm tarım dallarındaki işletmeler başvurabilecek. Projeye ilk çiftçiler 2020’de katılırken bugüne kadar yaklaşık 60 işletme yer aldı. Proje, çiftçilerin sera gazı salımını azaltmasına, arazilerde karbon tutumunu artırmasına ve İzlanda tarımında sürdürülebilirlik ile kaynak kullanımını güçlendirmesine destek vermeyi hedefliyor. Çalışmalarda gübre kullanımı ve besin yönetimi, toprak sağlığı ve karbon tutumu, sürdürülebilir işletme yöntemleri ile kaynakların verimli kullanımı öne çıkıyor. Proje kapsamında sera gazı salımını azaltan uygulamaların işletme maliyetlerini ve israfı düşürebileceği, ürün miktarını artırabileceği ve ekonomik verimliliği destekleyebileceği belirtiliyor. Katılımcılara eğitim, danışmanlık ve uygulamalı bilgi paylaşımının yanı sıra çevrim içi toplantılar ve proje kapsamındaki işletmelere ziyaretler sunuluyor. Uzmanlar toplantılarda teknik bilgi aktarırken çiftçiler de kendi deneyimlerini, fikirlerini ve çözüm önerilerini diğer katılımcılarla paylaşıyor. İşletmelerde düzenlenen atölyelerde ise her çiftliğin kendine özgü çevre, üretim ve işletme koşulları inceleniyor; akranlar arası öğrenme, doğrudan çalışma koşulları üzerinden yürütülüyor. Her katılımcı işletmenin kendi koşulları, kapasitesi ve fırsatlarına göre gerçekçi bir eylem planı hazırlaması bekleniyor. Planlarda işletme yöntemlerinin iyileştirilmesi, sulak alanların restorasyonu, arazi ıslahı, ormancılık ve girdilerin daha iyi kullanılması gibi uygulamalar yer alabiliyor. Projeye katılım için başvuru sahiplerinin tarımsal işletme yürütmesi ve yasal raporlama şartlarını karşılaması gerekiyor. Yeni katılımcıların ayrıca temel iklim konularının ele alınacağı hazırlık atölyeleri ile çevrim içi toplantılara katılması ve kendi işletmelerine uygun uygulanabilir adımlar belirlemesi isteniyor. Proje kapsamındaki atölyelerden biri Fljótsdalshérað bölgesindeki Vallanes’te 21 Eylül’de düzenlendi. Toplantıda organik tarım, toprak sağlığı, organik gübrelerle toprak verimliliğinin korunması, münavebe ve pestisit kullanmadan yabancı ot kontrolü konuşuldu. Bir sonraki atölyenin 13 Ekim’de Bárðardalur’daki Svartárkot’ta yapılması planlanıyor. Bu toplantıda tarımda sürdürülebilirliğin yanı sıra sınır bölgelerindeki fırsat ve zorluklar, yerel doğal kaynakların kullanımı, arazi ıslahı, yetiştiricilik ve ormancılık ele alınacak.

Slovak Çiftçiler Gübre Yardımının Dağıtımına İtiraz Ediyor
Görsel kaynağı: Poľnoinfo · Özgün haber
Veri haberi

Slovak Çiftçiler Gübre Yardımının Dağıtımına İtiraz Ediyor

Slovakya Toprak Sahipleri ve Tarım Girişimcileri Birliği (ZVPAS), sanayi gübresi fiyatlarını telafi etmek için ayrılan 19,73 milyon avroluk yardımın üreticiler arasında ayrımcı biçimde dağıtıldığını savundu. Dernek, hayvansal üretim yapan işletmelere öncelik verilmesine karşı çıkarken Slovak çiftçilerin grev hazırlığına girdiğini açıkladı. Açıklamayı ZVPAS Başkanı Ján Jelen yaptı. ZVPAS’a göre yardımın %90’ı hayvansal üretime, yalnızca %10’u ise sadece bitkisel üretim yapan işletmelere yönlendiriliyor. Dernek, hayvansal üretimin bulunmasının piyasadaki sanayi gübresi fiyatını belirlemediğini, hayvancılık işletmelerinin ayrıca kendi organik gübrelerini ürettiğini ve bitkisel üreticilerin pahalı sanayi girdilerine tamamen bağımlı olduğunu belirtti. Kışlık buğdayda hayvansal üretim yapan bir işletme için hektar başına 31,34 avro, hayvansal üretim yapmayan üretici için ise 5,54 avro telafi ödemesi öngörüldüğü aktarıldı. Dernek, meyve bahçeleri ve bağlara ayrılan yardımın da çok düşük kaldığını, bazı meyve ve sebze türlerinde desteğin birkaç sent düzeyine indiğini söyledi. ZVPAS, hayvancılık işletmelerinin zor durumunun inkâr edilmemesi gerektiğini, ancak bir gruba yardım edilirken diğer üreticilerin dışlanmaması gerektiğini savundu. Jelen, telafi hesaplama yönteminin derhal yayımlanmasını ve dağıtım kurallarının yeniden değerlendirilmesini istedi. Jelen ayrıca, yardımın dayanağı olan Avrupa Komisyonu’nun 2026/1894 sayılı uygulama düzenlemesinin objektif ve ayrımcı olmayan kriterler gerektirdiğini, bakanlığın ise bu kuralları ihlal ettiğini ileri sürdü. ZVPAS, kuraklık için hazırlanmakta olan telafilerde de benzer bir dağıtım yönteminin kullanılabileceği yönündeki medya haberlerine dikkat çekti. Derneğe göre Slovakya’da yağış açığı sürüyor; birçok bölgede kışlık kolza çıkmadı veya zayıf kaldı. ZVPAS, nem açığının 2027 hasadını ve ülkenin gıda güvenliğini tehdit ettiğini belirtti.

Toyama’da Hacıotu Kabukları Pelet Gübreye Dönüştürülüyor
Görsel kaynağı: Japan Agricultural News · Özgün haber
Veri haberi

Toyama’da Hacıotu Kabukları Pelet Gübreye Dönüştürülüyor

Japonya’nın Toyama eyaletinde hacıotu üretiminde ortaya çıkan kabukların değerlendirilmesi için peletleme ekipmanı deneme işletmesine alındı. Hacıotu üretiminde Japonya’nın önde gelen kuruluşlarından JA Inaba, Takaoka kentindeki Fukuoka Country Elevator tesisinde kabukları pirinç kabuğu kompostuyla karıştırarak pelet gübreye dönüştürmeye başladı. Daha önce büyük bölümü kullanılmadan kalan kabukların kaynak olarak değerlendirilmesiyle bölgesel organik tarımın ve döngüsel tarımın desteklenmesi hedefleniyor. Pelet biçimi, gübrenin mevcut kompost dağıtma makineleriyle tarlalara daha kolay ve dengeli biçimde uygulanmasına imkân veriyor. JA Inaba Başkanı Junro Kuroda, son dönemde gübre fiyatlarının yükseldiğini belirterek ekipmanın önemine dikkat çekti. JA Inaba’nın faaliyet bölgesinde 22 çiftçi yaklaşık 150 hektarda hacıotu yetiştiriyor. Toyama’da ilk kez kurulduğu belirtilen ekipmanla çevresel yükün azaltılması ve tarımsal üretkenliğin artırılması amaçlanıyor. Kuruluş, Fukuoka tesisinin yenileme çalışmalarıyla birlikte 2027 ve 2028 mali yıllarında tam işletme düzenine geçmeyi planlıyor; bu aşamada toprağın fiziksel özelliklerinin ve verimliliğinin iyileştirilmesiyle hacıotu üretiminin kalite ve istikrarına katkı bekleniyor.

Türk Tarım Heyeti Tartus’taki Projeleri İnceledi
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber

Türk Tarım Heyeti Tartus’taki Projeleri İnceledi

Türk tarım heyeti, Suriye’nin Tartus iline bağlı Banyas kırsalında tarım sektörünü ve bölgedeki kalkınma projelerini inceledi. Ziyaret kapsamında Yeşil Altın projesi, tıbbi ve aromatik bitki fidanları üreten Elmasa fidanlığı ile organik gübre üretim birimi ziyaret edildi. Heyet ayrıca tarımsal atıkların yeniden üretimde kullanılma yöntemleri hakkında bilgi aldı. Tartus Tarım Müdürü Muhammed Ahmed, ilin tarım sektöründeki zorlukları, ihtiyaçları ve geliştirme projelerini aktardı. Görüşmelerde örtü altı tarım, kırsal kalkınma, tıbbi ve aromatik bitkiler, organik gübre birimleri, orman varlıkları ve su hasadı projeleri ele alındı. Türk tarafı teknik destek sunmaya ve modern Türk sera deneyimini aktarmaya hazır olduğunu belirtti. Heyette Tarım Bakanı danışmanı Muhammed Sağurci ile Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) danışmanı İlhan Aydın da yer aldı.

Suriye’de Gübre Maliyeti Sebze Fiyatlarını Baskılıyor
Görsel kaynağı: Al-Watan Syria · Özgün haber
Veri haberi

Suriye’de Gübre Maliyeti Sebze Fiyatlarını Baskılıyor

Suriye’de sebze fiyatlarının yalnızca üretim alanı, taşıma ve pazarlama giderleriyle değil, tarladaki girdi maliyetleriyle de şekillendiği bildirildi. Gübre, sebze üretim maliyetlerinin yaklaşık %10-15’ini oluştururken, fiyatındaki artışın ürün maliyetine doğrudan yansıdığı belirtildi. Gübre tedarikinin bir bölümünün ithalata bağlı olması ve enerji ile taşıma giderlerindeki baskı da maliyetleri artıran unsurlar arasında gösterildi. Şam ve kırsalındaki tarım müdürlüğü, kimyasal gübrelere alternatifler konusunda bir atölye düzenledi. Uzman Muhammed el-Munavver, hayvansal ve tarımsal atıkların organik gübreye dönüştürülmesinin ithal kimyasal gübreye bağımlılığı azaltabileceğini söyledi. Ancak kimyasal gübrelerin bir anda kaldırılması değil, standartlar, tarımsal denetim ve çiftçiyi destekleyen kademeli bir geçiş öneriliyor.

Topraktaki Fosforun Döngüsü ve Yönetimi
Görsel kaynağı: Agronews Georgia · Özgün haber

Topraktaki Fosforun Döngüsü ve Yönetimi

Topraktaki fosfor; mineraller, toprak çözeltisi, organik maddeler ve mikroorganizmalar arasında sürekli dönüşen karmaşık bir sistem oluşturuyor. Fosforun bitkiler tarafından doğrudan alınabilen küçük bölümü, başlıca toprak çözeltisindeki fosfat iyonlarından sağlanıyor. Fosfat ayrıca kil mineralleri ile demir ve alüminyum oksitlerine bağlanabiliyor; organik fosfor da mikroorganizmaların etkisiyle bitkilerin kullanabileceği inorganik formlara dönüşebiliyor. Hasat sırasında ürünün veya bitkinin diğer bölümlerinin tarladan çıkarılması, fosforun artıklar ya da organik gübrelerle geri verilmemesi halinde toprak rezervini azaltıyor. Fosfor, erozyon ve yüzey akışıyla su kaynaklarına taşınabiliyor. Yıkanma birçok toprakta erozyon ve yüzey akışına kıyasla daha sınırlı olsa da fosforun biriktiği veya suyun öncelikli akış yolları oluşturduğu koşullarda önem kazanabiliyor. Etkili fosfor yönetiminin yalnızca gübre uygulamasından ibaret olmadığı belirtiliyor. Amaç, bitkinin erişebileceği yeterli fosforu korurken fosforun bağlanmasını, aşırı birikmesini, taşınmasını ve çevresel zararını azaltmak. Bu kapsamda düzenli toprak analizi, uygun bitki artıklarının toprağa döndürülmesi, organik maddenin korunması ve toprak biyolojik aktivitesinin geliştirilmesi öneriliyor. Kaynak, materyalin eğitim amacı taşıdığını belirtiyor.

AB Tarım Bakanları 2027 Sonrası OTP, Gübre ve Kuraklığı Görüştü
Görsel kaynağı: AgriMaroc · Özgün haber
Veri haberi

AB Tarım Bakanları 2027 Sonrası OTP, Gübre ve Kuraklığı Görüştü

AB tarım bakanları, 28 Eylül 2026'da Brüksel'de düzenlenen Tarım ve Balıkçılık Konseyi toplantısında 2027 sonrasında uygulanacak Ortak Tarım Politikası (OTP), gübre maliyetleri, kuraklık ve meyve-sebze sektörünün geleceğini ele aldı. Gelecek OTP çerçevesi için müzakereler sürerken İrlanda dönem başkanlığı, 26-27 Ekim'deki AGRIFISH toplantısında kısmi bir genel yönelime ulaşmayı hedefliyor. Bakanlar idari işlemlerin basitleştirilmesini ve kuralların uygulanmasında daha fazla esnekliği savunurken, aktif çiftçi tanımı, desteklerin üst sınırı ve yeni bütçe çerçevesine geçiş başlıklarını görüşmeye devam etti. Toplantıda yüksek enerji ve gübre fiyatlarının üretim maliyetlerini artırdığı, buna karşılık bazı sektörlerde üreticilerin aldığı fiyatların düşük kaldığı belirtildi. 2026 yazındaki kuraklık ve sıcak hava dalgalarının bazı ülkelerde hasat miktarı ile kaliteyi etkilediği, olası hedefli desteklerin yanı sıra su yönetimi ve tarımsal uygulamaların uzun vadeli uyumunun değerlendirilmesi gerektiği kaydedildi. İrlanda Tarım Bakanı ve Konsey Başkanı Martin Heydon, çiftçilerin istikrarlı ve adil gelir sağlayan, ancak gelecek zorluklara karşı esneklik ve destek de sunan bir politikaya ihtiyaç duyduğunu söyledi. Gübreler için yapılan çalışma yemeğinde, Avrupa Komisyonunun arz güvenliğini artırmaya ve çiftçilerin fiyat oynaklığına maruz kalmasını azaltmaya yönelik planı incelendi. Komisyon verilerine göre gübreler, AB tarımındaki toplam girdi maliyetlerinin ortalama %7-8'ini oluşturuyor; Nisan 2026'da azotlu gübre fiyatları 2024 ortalamasının %71 üzerindeydi. AB, iç üretimi artırmayı, tedarik kaynaklarını çeşitlendirmeyi ve düşük karbonlu ile organik gübreler, besin maddelerinin geri dönüşümü ve biyolojik çözümler gibi alanları geliştirmeyi planlıyor. Belçika, üretici örgütlerinin planlama, arzın birleştirilmesi, yenilik, kriz yönetimi ve çevresel yatırımlardaki rolü nedeniyle meyve-sebze piyasası düzeninin gelecekteki OTP'de korunmasını istedi. Bu başlık, Avrupa pazarında faaliyet gösteren Faslı domates, turunçgil, kırmızı meyve ve diğer meyve-sebze ihracatçıları açısından önem taşıyor. Ancak toplantıda Fas ile AB arasındaki ticarete ilişkin özel bir karar alınmadı. İtalya ise zeytinyağı sektörü için Avrupa tarım rezervinin etkinleştirilmesini talep etti.

Meyve Bahçelerinde Sonbahar Gübrelemesinde Azot Uyarısı
Görsel kaynağı: Agrosavjet · Özgün haber
Veri haberi

Meyve Bahçelerinde Sonbahar Gübrelemesinde Azot Uyarısı

Hasat sonrasında meyve ağaçlarının uygun şekilde beslenmesi için sonbahar döneminde temel gübreleme yapılması öneriliyor. Organik ve mineral gübrelerin bahçenin tamamına dağıtılması, ardından toprağın işlenmesi gerekiyor. Organik gübreler arasında özellikle yanmış veya yarı yanmış sığır gübresi öne çıkıyor. Humus bakımından zayıf topraklarda bu gübrenin 3-4 yılda bir hektara 30-40 ton verilmesi tavsiye ediliyor. Kompost da kullanılabilecek organik gübreler arasında yer alıyor. Mineral gübre seçiminin toprak yapısı ve analiz sonuçlarına göre yapılması gerekiyor. Fosforu düşük kırmızı ve kahverengi karbonatlı topraklarda NPK 10-30-20 gübresi hektara 1200-2300 kilogram miktarında uygulanabiliyor. Rendzina, besin maddelerince fakir karbonatlı topraklar ve pseudogleylerde ise NPK 7-20-30 veya NPK 5-15-30 formülasyonları, hektara 1400-2700 kilogram aralığında öneriliyor. Asitli topraklar ve kırmızı topraklarda kalsiyum ihtiyacı, kalsiyum karbonat veya kalsiyum magnezyum karbonat kullanılarak karşılanabiliyor. Kireçleme olarak adlandırılan uygulama için hektara 4-6 ton miktarı veriliyor. Fosfor ve potasyumun toprakta daha yavaş çözündüğü, bu nedenle bitkilere daha uzun süre ulaşabildiği belirtiliyor. Gübreleme zamanında azot içeriği düşük ürünlerin sonbaharda, azot oranı yüksek gübrelerin ise bitkilerin daha iyi değerlendirebildiği vejetasyon döneminde kullanılması gerekiyor. Uygulama sırasında önce mineral, sonra organik gübre dağıtılmalı; ardından sürüm veya frezeleme yapılmalı. Eğimli arazilerde tüm bahçeyi sürmek yerine yalnızca ağaç çevresinin işlenmesi, yağışla toprak ve kök kaybını önlemek açısından öneriliyor. Mineral gübre seçiminin doğrulanması için toprağın her dört yılda bir agro-kimyasal analizden geçirilmesi gerekiyor.

Avrupa’da Gaz Zammı Gübre Maliyetlerini Yeniden Baskılıyor
Görsel kaynağı: AgroSmart · Özgün haber
Veri haberi

Avrupa’da Gaz Zammı Gübre Maliyetlerini Yeniden Baskılıyor

Avrupa’da doğal gaz fiyatlarındaki hızlı yükseliş, azotlu gübre üretim maliyetlerini yeniden artırarak çiftçilerin girdi giderleri üzerindeki baskıyı büyütüyor. Reuters’ın 21 Eylül’de aktardığı verilere göre, Avrupa’nın toptan doğal gaz fiyatları geçen yılın aynı dönemine göre %140’tan fazla arttı. Gelişme, gübrenin yanı sıra enerji, yakıt ve taşımacılık maliyetlerindeki artışla birlikte tarımsal üretim zincirini etkiliyor. Dünya Bankası verilerine göre enerji fiyatları endeksi ağustosta bir ayda %8,8 yükselirken doğal gaz fiyatı %10,1 arttı. Aynı ay gübre fiyatları %1,9 gerilese de bu düşüş, önceki dönemdeki güçlü artışların ardından gerçekleşti. Gübre fiyatları endeksi 2026’nın ilk çeyreğinde önceki çeyreğe göre %12’den fazla yükseldi ve martta 2022’den bu yana en yüksek seviyesine çıktı. Dünya Bankası, endeksin 2026 genelinde %30’dan fazla artabileceğini tahmin ediyor. Avrupa’daki gaz depolarının doluluk oranı yaklaşık %69’da kaldı; bu dönem için beş yıllık ortalama %85 seviyesinde bulunuyor. Daha düşük stoklar, kış aylarında Avrupa’nın sıvılaştırılmış doğal gaz dahil ek ithalata yönelmesini gerektirebilir. Asya’daki alıcılarla aynı arz için rekabet edilmesi ve Hürmüz Boğazı çevresindeki taşımacılık aksaklıkları, gübre hammaddeleri ile bitmiş ürünlerin tedarikini de zorlaştırıyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), üreticilerin pahalı gübre nedeniyle kullanım miktarını azaltabileceği veya daha az girdi isteyen ürünlere yönelebileceği uyarısında bulunuyor. Bu durumun verimleri ve gıda arzını 2026’nın ikinci yarısı ile 2027’de etkilemesi bekleniyor. Kaynakta, mevcut koşulların 2021-2022 dönemindeki gübre krizinin boyutlarına ulaşmadığı da belirtiliyor.

Bungaran Saragih, Endonezya Tarımında Tropik Dönüşüm Çağrısı Yaptı
Görsel kaynağı: Media Perkebunan · Özgün haber

Bungaran Saragih, Endonezya Tarımında Tropik Dönüşüm Çağrısı Yaptı

Prof. Dr. Bungaran Saragih, Endonezya’nın 2045 hedefi doğrultusunda tropik tarımın yalnızca üretim artışıyla değil, biyolojik zenginliğin bilgiye, teknolojiye, yüksek katma değerli ürünlere, istihdama ve toplumsal refaha dönüştürülmesiyle geliştirilmesi gerektiğini söyledi. Bungaran, değerlendirmelerini 16 Eylül 2026’da Tangerang’da, ILDEX 2026 kapsamında düzenlenen “Tropik Tarımın Geleceği: Yüksek Değerli Biyoekonomi için Hulu ve İleri İşleme” başlıklı ulusal seminerde yaptı. Bungaran’a göre Endonezya’nın bitkisel üretim, plantasyon, hayvancılık, balıkçılık, ormancılık, tıbbi bitkiler, mikroorganizmalar ve genetik kaynakları gıda, yem, enerji, ilaç, kozmetik, lif, biyomalzeme, gübre ve biyolojik temelli kimyasallar için temel oluşturuyor. Ancak doğal kaynak potansiyelinin kendiliğinden ekonomik güce dönüşmeyeceğini belirten Bungaran, bunun için nitelikli insan kaynağı, teknoloji, kurumsal yapı, finansman, altyapı ve iyi yönetişim gerektiğini vurguladı. Konuşmada, tarımın yalnızca tarla, bahçe, ahır, balık çiftliği veya ormanla sınırlı görülmemesi gerektiği ifade edildi. Tarımın tohum ve fide, gübre, makine, biyokütle üretimi, işleme, enerji, lojistik, ticaret, finansman, araştırma, dijital teknoloji ve standardizasyonu kapsayan geniş bir ekonomik sistem olduğu belirtildi. Bungaran, ileri işlemenin güçlü olabilmesi için genetik kaynakların korunması ve geliştirilmesi, tohum ve fide sanayisi, toprak sağlığı, yem, biyolojik gübre, makine, veri, yetiştirme teknolojileri ve üretici örgütlenmesi gibi hulu aşamalarının da güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Bungaran, ileri işlemenin yalnızca fabrika inşa etmek anlamına gelmediğini; emtianın ürüne, ürünün teknolojiye, teknolojinin fikri mülkiyete ve yeni sanayilere dönüştüğü daha geniş bir süreç olduğunu kaydetti. Palm yağında küçük üretici bahçelerinde verim artışı, yenileme çalışmalarının hızlandırılması, yasallık ve izlenebilirliğin iyileştirilmesi, bitki hastalıklarıyla mücadele, fabrika verimliliği ve atıkların enerji, gübre ve biyomalzemeye dönüştürülmesi gereken alanlar arasında gösterildi. Şeker kamışı için de şekerin yanı sıra biyoetanol, küspe kaynaklı elektrik, organik gübre, yem ve biyokütle ürünlerini içeren bütünleşik bir yapı örnek verildi. Endonezya’nın ada ülkesi yapısı nedeniyle üretim merkezlerini liman, depo, soğuk zincir, işleme tesisi, enerji, pazar ve araştırma alanlarına bağlayan güçlü bir tarım-denizcilik lojistiğine ihtiyaç duyduğunu belirten Bungaran, biyokütlenin döngüsel biçimde değerlendirilmesini önerdi. Bu yaklaşımda ana ürün gıda veya sanayi hammaddesine ayrılırken yan ürünlerin yem, enerji, gübre, kimyasal ve malzemeye dönüştürülmesi; su ve besin maddelerinin geri kazanılması, emisyon ve kayıpların azaltılması öngörülüyor. Bungaran ayrıca 2045’e kadar komodite ve bölge temelli yol haritası, sorun çözmeye odaklı inovasyon konsorsiyumları, küçük üreticilerin güçlendirilmesi, tarım-sanayi ve lojistik koridorları ile sonuçlara dayalı ulusal yönetişimden oluşan beş ortak gündem önerdi.