ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

4 haber · Sayfa 1

Letonya’daki Pestisitli Çayın Menşei Çin Olarak Düzeltildi
Görsel kaynağı: NEWS.am · Özgün haber

Letonya’daki Pestisitli Çayın Menşei Çin Olarak Düzeltildi

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Letonya Gıda ve Veterinerlik Servisi (PVD), sınır denetiminde pestisit kalıntıları tespit edilen yeşil çayın Ermenistan menşeli olduğuna ilişkin açıklamasını düzeltti. Kurum, çayın Çin menşeli olduğunu ve Özbekistan’dan Letonya’ya ithal edildiğini bildirdi. İlk PVD açıklamasında çayın Ermenistan menşeli olduğu belirtilmiş, tespit edilen ihlaller ise Avrupa Birliği’nin güvensiz gıda ve yemler için hızlı uyarı sistemine iletilmişti. Ancak CivilNetCheck’in soruları üzerine yapılan incelemede, bu menşe bilgisinin hatalı olduğu ortaya kondu. Avrupa Komisyonu verileri de çayın menşeini Çin olarak gösteriyordu. PVD Sınır Kontrol Departmanından kıdemli uzman Agita Volfa, kurum açıklamasında hata yapıldığını söyledi. Volfa, çayın Çin’den geldiğini ve Özbekistan’dan Letonya’ya ithal edildiğini belirterek, yayımlanan yanlış bilginin yanlış anlaşılmalara yol açmış olabileceği için kurumun özür dilediğini aktardı. PVD, bilgilerin doğruluğunu sağlamak amacıyla gerekli düzeltmeleri yapacağını açıkladı.

Pirinçte Islatma ve Yıkama Bazı Kirleticileri Azaltabiliyor
Görsel kaynağı: Asr Iran · Özgün haber
Veri haberi

Pirinçte Islatma ve Yıkama Bazı Kirleticileri Azaltabiliyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Pirinç pişirilmeden önce uygun şekilde ıslatılıp yıkanırsa, üründeki bazı olası kirleticilerin azaltılmasına yardımcı olabilir. İran kaynaklı haberde, ağır metallerle kirlenmiş suların ve endüstriyel atık suların kullanıldığı bazı tarım bölgelerinde pirinçte arsenik, kadmiyum ve cıva bulunmasına ilişkin endişelere dikkat çekiliyor. Bazı çalışmaların sonuçlarına göre pirincin bir gece ya da en az üç-dört saat, bir ölçü pirince altı ölçü su oranıyla ıslatılması; ardından ıslatma suyunun dökülüp pirincin yeniden durulanması, belirli koşullarda arsenik miktarını yaklaşık %80’e kadar azaltabiliyor. Yeterli zamanı olmayanlar için pirincin birkaç kez yıkanması ve yıkama suyunun dökülmesi, yüzeydeki bazı kirleticilerin azalmasına katkı sağlayabilir. Islatma sırasında suyun değiştirilmesi ve taze su kullanılması da bazı suda çözünen bileşiklerin uzaklaştırılmasını artırabilir. Ancak etkinin düzeyi pirincin türüne, kirleticinin miktarına ve kimyasal biçimine ve hazırlama yöntemine göre değişiyor. Bu nedenle ıslatma ve yıkama, ağır metalleri tamamen ortadan kaldıran bir yöntem olarak görülmemeli. Haberde yer verilen İran’da yapılmış bir çalışmaya göre uygun yıkama, pirinç yetiştiriciliğinde kullanılan bazı pestisitlerin kalıntılarını %12 ile 88 arasında azaltmıştı. Azalmanın büyük bölümü, pirinç tanelerinin yüzeyine daha zayıf bağlanan bileşiklerle ilişkilendirildi. Gece boyunca ıslatma veya yaklaşık üç-dört saatlik daha kısa bir uygulama da bazı pestisit kalıntılarında düşüşle ilişkilendirildi; ancak sonuçlar pestisitin türüne göre değişti ve tüm kalıntıların giderilebileceği anlamına gelmiyor. Pirinçte fitik asit ve bazı enzim inhibitörleri gibi antinutrisyonel bileşikler de bulunabiliyor. Bu maddeler besinlerin emilimini veya sindirim sürecini etkileyebilir. Islatma bunların bir bölümünü azaltabilir, ancak sonuç bileşiğin türüne, ıslatma süresine ve işleme koşullarına bağlı. Ayrıca yüzey nişastasının bir kısmının ayrılması, pirincin yapışkanlığını etkileyebilse de toplam kalori veya karbonhidrat miktarında belirgin bir azalma anlamına gelmiyor.

Hindistan’da Süt ve Gıdada Tağşiş Denetimleri Sürüyor
Görsel kaynağı: The Hindu · Özgün haber
Veri haberi

Hindistan’da Süt ve Gıdada Tağşiş Denetimleri Sürüyor

Hindistan’da gıda tağşişi ve güvenliği sorunu özellikle günlük tüketilen süt ürünleri üzerinden büyüyen bir halk sağlığı ve tüketici güvenliği meselesi olarak öne çıkıyor. Gıda Güvenliği ve Standartları Kurumu (FSSAI) verilerine göre, 2024-25 döneminde analiz edilen 170.535 yaptırım numunesinin 34.388’i uygun bulunmadı. Bu numunelerin 7.945’i güvensiz, 22.516’sı standart dışı olarak sınıflandırılırken, kalan bölümde etiketleme kusurları, yanıltıcı beyanlar ve diğer ihlaller tespit edildi. Ancak bu sonuçlar, ülkede tüketilen tüm gıdaları temsil eden bir araştırma olarak değerlendirilmiyor; numunelerin çoğu, denetim makamlarının inceleme için bir gerekçesi olduğu durumlarda toplandı. Süt, sorunun kapsamını ve denetimin zorluğunu gösteren başlıca ürünlerden biri. Hindistan 2024-25 döneminde yaklaşık 248 milyon ton süt üreterek küresel üretimin yaklaşık dörtte birini karşıladı. Aynı dönemde test edilen 33.405 süt numunesinin 12.780’i uygun bulunmadı. Kaynak, bu sayının Hindistan’daki sütün %40’ının kusurlu olduğu anlamına gelmediğini, yalnızca denetçiler tarafından önemli sayıda sorun tespit edildiğini vurguluyor. Süt, çiftlikten köydeki toplama merkezine, soğutma tesisine ve tankere; ardından işleme, ambalajlama, dağıtım ve perakende aşamalarına uzanan bir zincirden geçebiliyor. Uzmanlar, tüketicilerin evde uyguladığı basit testlerin sınırlı bilgi sağlayabileceğine dikkat çekiyor. Örneğin eğimli yüzeyde sütün akışını gözlemlemek veya iyot testiyle nişasta aramak bazı şüpheleri ortaya çıkarabilir; ancak bu yöntemler üründe başka bir tağşiş maddesi bulunmadığını ya da sütün tüm güvenlik standartlarını karşıladığını kanıtlamıyor. FSSAI tarafından bildirilen bir laboratuvarın yöneticisi Nilesh Amritkar, deterjanın ekipmanın yeterince durulanmaması sonucu ürüne karışmasının kontaminasyon, görünümü değiştirmek amacıyla eklenmesinin ise tağşiş sayılabileceğini belirtiyor. Kaynakta, ağır metaller, pestisit kalıntıları, antibiyotikler ve aflatoksin gibi maddelerin gıdayı güvensiz hale getirebileceği, ancak her durumda kasıtlı tağşiş anlamına gelmeyeceği de aktarılıyor. Benzer ayrım, ürünün öngörülen bileşim veya kalite ölçütlerini karşılamadığı standart dışı ürünler için de geçerli. Tüketicilerin ürünün üretim ve dağıtım zincirini bütünüyle görememesi, doğrudan çiftlikten satın almanın ise her zaman yasaklı antibiyotik, hormon veya steroid kullanımını ortaya çıkarmaması denetimi daha da güçleştiriyor. FSSAI’nin 2026’daki Merkez Danışma Komitesi, süt ve süt ürünleri, yenilebilir yağlar, baharatlar ve bal gibi yüksek riskli ürünlerde risk temelli denetimlerin yoğunlaştırılması ve sürekli gözetim yapılması çağrısında bulundu. Ayrıca Hindistan Yüksek Mahkemesi, sağlıksız gıdalarda ambalajın ön yüzünde uyarı etiketlerinin uygulanması için FSSAI’den açık bir takvim oluşturmasını isterken, tüketicilerin bilinçli seçim yapabilmesi amacıyla okullarda beslenme eğitiminin güçlendirilmesini de gündeme getirdi. Paneer ürünlerinde de benzer sorunlar bildirildi; Maharashtra’da Nisan 2025-Mart 2026 arasında incelenen 308 numunenin 109’u uygun bulunmadı.

Üçüncü Ülkelerden Gelen Meyve-Sebzede Kalıntı ve Toksin Uyarısı
Görsel kaynağı: Agroinformación · Özgün haber

Üçüncü Ülkelerden Gelen Meyve-Sebzede Kalıntı ve Toksin Uyarısı

İspanya’daki AVA-ASAJA, yaz boyunca üçüncü ülkelerden gelen meyve ve sebzelerde peş peşe gıda güvenliği uyarıları görüldüğünü açıkladı. Birliğe göre ağustos ayı, pestisit kalıntıları, mikotoksinler, ağır metaller ve virüs tespitleriyle “kara bir ay” oldu. Açıklamada özellikle Mısır ve Türkiye’den gelen sevkiyatlara dikkat çekildi. Mısır menşeli mangolarda birden fazla pestisit kalıntısı, dondurulmuş çileklerde oksamil ve çileklerde norovirüs bildirildi. Türkiye’den gelen kuru incirlerde okratoksin A ve aflatoksin, kuru kayısıda aflatoksin, taze biberlerde ise farklı pestisit kalıntıları tespit edildi. AVA-ASAJA, AB’den sınır kontrollerini artırmasını ve ihlali sık tekrarlayan ülkelere istisnai önlemler uygulanmasını istedi. Birlik, bu tür ürünlerin tüketici sağlığı için risk taşıdığını ve Avrupa pazarına girişte daha sıkı denetim gerektiğini savundu.