ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

83 haber · Sayfa 1

Almanya’da Marketler Tereyağını İndirirken Süt Fiyatlarında Artış Bekleniyor
Görsel kaynağı: agrarheute · Özgün haber
Veri haberi

Almanya’da Marketler Tereyağını İndirirken Süt Fiyatlarında Artış Bekleniyor

Almanya’da Lidl, 250 gramlık Deutsche Markenbutter paketinin fiyatını 4 cent indirerek 1,15 euroya çekti. Norma ile Aldi Nord ve Aldi Süd de cumartesi günü aynı yönde adım attı. Lidl, indirimi fiyat avantajlarını müşterilere aktarma gerekçesiyle açıkladı. Ancak bu gelişme, süt piyasasında hammadde değerleri ve üretici fiyatlarının düşüşe geçtiği anlamına gelmiyor. Almanya’daki mandıralara süt teslimatı mevsimsel olarak azalıyor. Ekim 2026’nın ikinci haftasında teslimat, önceki yılın aynı döneminin %0,3 altına inerken bir önceki haftaya göre %1,3 düştü. 43. haftada spot süt fiyatı kuzeyde 46, güneyde 47 cent/kg oldu. Haftalık bazda gerilese de spot piyasa yüksek seviyesini korudu. Süt Sanayicileri Birliği, üreticilere ödenen fiyatların daha da yükselebileceğini belirtti. Kiel süt hammadde değeri ekimde 3,9 cent veya %9,2 artarak 46,5 cent/kg’a çıktı; ocakta bu değer 30,3 cent/kg’dı. Artışta, Avrupa Birliği ve dünya piyasasında arzı sınırlı olan yağsız süt tozuna yönelik güçlü talep etkili oldu. Euronun dolar karşısında değer kaybetmesi de AB ürünlerinin ihracat rekabetçiliğini artırdı. İfe Enstitüsüne göre yağsız süt tozu gelirleri ekimde %10,6 artarken tereyağı değeri %2,3 yükseldi. AB’nin 43. haftasında tereyağı 406 euro/100 kg ile önceki dört haftanın ortalamasının %1,6 altında kaldı; yağsız süt tozu ise %6,2 artarak 341 euro/100 kg’a çıktı. Kempten tereyağı kotasyonlarının haftalardır değişmemesi nedeniyle perakende indiriminin üretici fiyatlarını etkilemesi beklenmiyor. Buna karşın yem maliyetleri aynı haftada önceki haftaların ortalamasının %6,7 üzerine çıktı; AMI tahminine göre üretici süt fiyatı eylülde 41,1 cent/kg oldu ve bu düzey birçok işletme için yeterli kârlılık sağlamadı.

Kazakistan’da Yüksek Glütenli 3. Sınıf Buğday Fiyatları Geriledi
Görsel kaynağı: ElDala · Özgün haber
Veri haberi

Kazakistan’da Yüksek Glütenli 3. Sınıf Buğday Fiyatları Geriledi

Kazakistan’da geçen hafta tahıl piyasasındaki hareketlilik düşük seviyede kaldı. Sıradan buğday fiyatları değişmezken, glüten oranı %28-29 ve %30’un üzerinde olan 3. sınıf buğdayın fiyatı ton başına 1 bin tenge geriledi. Fiyatlar sırasıyla 100-104 bin ve 105-109 bin tengeye indi. Verileri, Kazakistan Tahıl Birliği Analiz Komitesi Başkanı Yevgeniy Karabanov açıkladı. Diğer buğday çeşitleri, %16 KDV dahil ve EXW elevatör koşulunda ton başına 90-100 bin tenge aralığında işlem gördü. 4. sınıf buğday için 86-90 bin, 5. sınıf buğday için 83-86 bin tenge teklif edildi. İç piyasada arpa fiyatı ise haftalık bazda 1 bin tenge artarak 72-76 bin tengeye yükseldi. Karabanov, artışta yem unu üreticilerinin talebi ile Çin’e yapılan yüksek hacimli ihracatın etkili olduğunu belirtti. Tahılın ihracata sevk edilme temposu, altyapının aşırı yüklenmesi nedeniyle KTJ tarafından uygulanan kısıtlamalar sonucunda yavaşladı. İhracat buğdayı fiyatları genel olarak sabit kalırken, glüten oranı %27 ve %28-29 olan 3. sınıf buğdayın DAP Sarıağaç fiyatları ton başına 1 dolar düştü. Lojistik maliyetlerindeki artış ve yükleme kısıtlamaları, 1. sınıf un ile yem unu fiyatlarını da ton başına 5 dolar yükseltti.

Rusya, Murmansk Üzerinden Kuzey Afrika’ya Buğday İhracatını Test Ediyor
Görsel kaynağı: Libertatea · Özgün haber
Veri haberi

Rusya, Murmansk Üzerinden Kuzey Afrika’ya Buğday İhracatını Test Ediyor

Rusya, Karadeniz üzerinden yapılan tahıl sevkiyatındaki aksaklıklar nedeniyle Arktik Okyanusu kıyısındaki Murmansk limanından alternatif bir ihracat rotasını test etmeye başladı. Limandaki bir kargo gemisi, Kuzey Afrika’ya deneme teslimatı için 29.500 ton buğday yüklemeye çarşamba günü başladı. Kaynakta, geleneksel Karadeniz ihracat rotalarının Ukrayna’nın Rus limanları ve gemilerine yönelik insansız hava aracı saldırıları nedeniyle neredeyse tamamen kapandığı belirtiliyor. Rus Tahıl Birliği Başkanı Arkady Zlochevsky, Murmansk üzerinden kurulacak lojistiğin Azak-Karadeniz havzasındaki taşımacılıktan çok daha pahalı olacağını ve aradaki farkın karşılanması gerekeceğini söyledi. Rusagrotrans’a göre Rusya’nın buğday ihracatı, daha yüksek bir hasada rağmen Temmuz-Eylül 2026’da 2025’in aynı dönemine kıyasla %38 geriledi. Fastmarkets da Karadeniz rotalarındaki navlun tarifelerinin temmuzdan bu yana iki katına çıktığını bildirdi. Lojistik sorunlar Rusya’daki iç fiyatlara da yansıdı. SovEcon yöneticisi Andrey Sizov, fiyatların ağustos ve eylülde sert biçimde düştüğünü, hafif toparlanmaya rağmen üretim maliyetlerinin onlarca yüzde altında kaldığını belirtti. Ukrayna’da ise Tarım Bakanı Taras Vîșotski’ye göre Tuna Nehri ve komşu AB ülkeleri üzerinden işleyen alternatif rotalar, normal ihracat hacminin yalnızca yarısını taşıyabiliyor. Bu rotaların lojistik maliyeti ton başına en az 50 dolar artırdığı, Ukrayna mısır fiyatlarının da son üç haftada yaklaşık %20 düştüğü aktarıldı. Rusya’da bazı sevkiyatlar Azak Denizi’nden nehir ve kanallar üzerinden Hazar Denizi’ne, oradan İran’a yönlendirilirken bazı tahıllar konteynerlerle taşınıyor. Zlochevsky, Baltık limanlarının yıl sonuna kadar Karadeniz ve Azak Denizi’ndeki kayıpların yalnızca yarısını telafi edebileceğini tahmin etti. Türkiye, 2022’deki tahıl taşımacılığı anlaşmasının arabulucusu olarak Rus ve Ukrayna gemileri için ayrı güvenli koridorlar önermişti; ancak Vladimir Putin’in bu fikri, müzakerelere yakın kaynaklara göre reddettiği belirtildi. Küresel buğday fiyatları ağustosta son üç yılın en yüksek seviyesine çıktıktan sonra geriledi, ancak yüksek taşıma maliyetleri piyasayı etkilemeyi sürdürdü.

Atanasov’dan Kuzey Makedonya’daki Çiçek Salgını İçin 1,4 Milyon Avroluk Zarar Hesabı
Görsel kaynağı: Zelenaberza · Özgün haber

Atanasov’dan Kuzey Makedonya’daki Çiçek Salgını İçin 1,4 Milyon Avroluk Zarar Hesabı

Kuzey Makedonya’nın eski Gıda ve Veterinerlik Ajansı (AHV) yöneticisi Zoran Atanasov, koyun ve keçi çiçeği salgınının ekonomik etkisine ilişkin yaklaşık 1,4 milyon avroluk zarar hesabı yaptı. Zelenaberza’nın yayımladığı kişisel analiz, kesinleşmiş resmî zarar bilançosu niteliğinde değil. Atanasov, hastalığın Ocak 2026’da doğrulandığını ve temmuzda ülkenin sekiz bölgesinden dördünde tespit edildiğini belirterek mücadele önlemlerinin uygulanmasını eleştirdi. Atanasov’un WAHIS’e dayandırdığı 28 Ağustos verilerinde, hastalık görülen yerlerde 9.618 duyarlı hayvan ve bunların içinde 4.948 itlaf kaydı bulunuyor. Yaklaşık 1,403 milyon avroluk hesabı, 9.618 hayvanın her birine 9.000 Makedon denarı değer verilmesine dayanıyor. Dolayısıyla bu hesap yalnızca itlaf edildiği bildirilen hayvanların değeriyle eş tutulamaz. Hayvan başına 3.000 denarlık destek ile süt, peynir ve kuzu gelirlerinin kaybı hesaba dahil edilmemiş. Analizde, AHV’nin 17 Ağustos açıklamasında Türkiye’den 500.000 doz aşı bağışının kararlaştırıldığının bildirildiği aktarılıyor. Ayrıca 5 Ekim’de Avrupa Komisyonu tarafından onaylandığı açıklanan 450.000 dozdan söz ediliyor. Bunlar farklı açıklamalardaki miktarlar; aynı tedarik veya tamamlanmış teslimat olarak birleştirilmiyor. Atanasov, 10 Ekim’de aşıların 11 veya 12 Ekim’de geleceğinin söylendiğini hatırlatarak teslim durumunun, aşılama planının ve uygulama takviminin açıklanmasını istedi.

Bulgaristan Tarım ve Gıda Bakanlığı 34 Yeni Araç İçin Tedarikçi Arıyor
Görsel kaynağı: Sega · Özgün haber
Veri haberi

Bulgaristan Tarım ve Gıda Bakanlığı 34 Yeni Araç İçin Tedarikçi Arıyor

Bulgaristan Tarım ve Gıda Bakanlığı, bölgesel tarım müdürlüklerinde kullanılmak üzere 28’i yüksek geçişli 4x4 araç ve 6’sı elektrikli otomobil olmak üzere 34 fabrika çıkışlı yeni araç için tedarikçi arıyor. Bakanlık, alımı 27 Ekim’de duyurdu. İhalenin tahmini toplam bedelinin 1 milyon euronun üzerinde olduğu bildirildi. İhale iki ayrı kalemden oluşuyor. Yüksek geçişli, orta sınıf ve 4x4 özellikli 28 araç için KDV hariç 700 bin euro, KDV dahil 840 bin euro bütçe ayrıldı. Altı elektrikli otomobil için belirlenen azami bütçe ise KDV hariç 150 bin, KDV dahil 180 bin euro. Her iki kalemde de araç başına ortalama fiyat KDV hariç yaklaşık 25 bin euro olarak hesaplandı. Teklifler 28 Kasım’a kadar kabul edilecek. Kaynakta, belirlenen fiyat sınırına 4x4 araçlarda Dacia Duster, Suzuki Vitara ve Suzuki S-Cross gibi modellerin; elektrikli otomobillerde ise BYD Atto 2, Citroen C3 Aircross ve Renault 4 E-Tech gibi modellerin uyduğu belirtiliyor. Benzer bir alım 2020’de daha küçük ölçekte yapılmış; o dönemde Sofya, Plovdiv, Burgaz, Varna, Stara Zagora, Montana ve Razgrad’daki bölgesel tarım müdürlükleri için yedi araç alınmıştı. Bu teslimatta altı Hyundai Tucson ve bir Dacia Duster bulunuyordu.

Conaprole Adayı Zavala, Süt Fiyatının Üreticiye Daha İyi Yansımasını Savundu
Görsel kaynağı: LosAgronegocios · Özgün haber
Veri haberi

Conaprole Adayı Zavala, Süt Fiyatının Üreticiye Daha İyi Yansımasını Savundu

Uruguay’da Conaprole başkanlığına Opción 2026 listesiyle aday olan Canelones Sütçüleri Derneği yöneticisi Justino Zavala, kooperatifin güçlü yapısına rağmen bazı işleyiş sorunlarının düzeltilmesi gerektiğini söyledi. Zavala, önerilerinin temel amacının Conaprole’nin elde ettiği sonucun üreticiye ödenen süt fiyatına daha iyi yansımasını sağlamak olduğunu belirtti. Conaprole’nin 500 milyon ABD dolarının üzerinde özsermayeye sahip olduğunu ve son mali yılı yaklaşık 20 milyon ABD doları pozitif sonuçla kapattığını ifade etti. Zavala’nın öncelikli önerisi, çalışanlarla ilişkilerin ve çalışma biçiminin değiştirilmesi oldu. Kooperatifin sürekli çatışma ve sorun döngüsünden çıkması gerektiğini savunan Zavala, ellerindeki verilere göre Conaprole’de devamsızlık oranının %15 ile 20 arasında bulunduğunu söyledi. Bunun her gün 300 ila 400 çalışanın işe gelmemesi anlamına geldiğini belirten Zavala, devamsızlığın kooperatif için ek maliyet oluşturduğunu ve üreticiye ödenen süt fiyatını olumsuz etkilediğini öne sürdü. Opción 2026 listesi olarak sendikayla çalışma yöntemindeki değişiklikleri görüşmek üzere temasa geçtiklerini, sendikanın öneriyi kesin biçimde reddetmeyip incelemeye hazır olduğunu aktardı. Zavala, ihracat yapısındaki yoğunlaşmayı da Conaprole için önemli bir risk olarak değerlendirdi. Onun verdiği bilgilere göre kooperatifin ihraç edilebilir üretiminin %70’i tam yağlı süt tozunda yoğunlaşıyor; bu ürünün %70’i ise Brezilya ve Cezayir’e satılıyor. Brezilya’daki damping konusunu ve Cezayir’de geliştirilen, ülkenin ithalat ihtiyacını azaltabilecek süt üretimi projesini iki pazar için sorun işareti olarak gösteren Zavala, süt tozundan tamamen vazgeçilmesini önermediğini söyledi. Farklı ürünlere yönelerek riskin dağıtılmasını savundu. Uruguay’ın CPTPP’ye katılımında ilerleme sağlanması hâlinde, Japonya’ya peynir ihracatında fırsat doğabileceğini de belirtti. İç pazarın Conaprole cirosunun %30 ile 40’ını, toplam sütün ise yaklaşık %20’sini oluşturduğunu söyleyen Zavala, dağıtım ve ürün bulunabilirliği konusunda sorunlar yaşandığını ifade etti. Saha ziyaretlerinde distribütörlerin kooperatifin teslimatlarından, işletmelerin distribütörlerden, tüketicilerin ise ürünleri bulamamaktan şikâyet ettiğini aktardı. Conaprole markasının güçlü ve tanınmış olmasına rağmen diğer markalar karşısında gerilediğini savunan Zavala, kooperatifin yılda 18 milyon ABD doları reklam harcadığını belirtti. İç pazarın işleyişinin bağımsız bir danışmanlık şirketince denetlenmesini ve sonuçlara göre gerekli adımların atılmasını önerdi.

Rusya, Karadeniz Tahıl Girişimi’ni Yeniden Başlatma Niyeti Olmadığını Açıkladı
Görsel kaynağı: Agrointeligența · Özgün haber

Rusya, Karadeniz Tahıl Girişimi’ni Yeniden Başlatma Niyeti Olmadığını Açıkladı

Rusya, Karadeniz üzerinden tahıl tedarik güvenliğini görüşmeye hazır olduğunu, ancak Karadeniz Tahıl Girişimi kapsamındaki anlaşmayı yeniden başlatma niyetinin bulunmadığını açıkladı. Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Alexander Alimov, Interfax’a verdiği röportajda hükümetin sevkiyatların güvence altına alınması ve teslimatların sürdürülmesi için çeşitli ülkelerden gelen önerileri değerlendirdiğini söyledi. Alimov, bu kapsamda Türkiye ile de diyaloğun sürdüğünü belirtti. Anlaşmanın yeniden kurulması konusunun Birleşmiş Milletler’de de gündeme geldiğini aktaran Alimov, Moskova’nın önceki mekanizmayı farklı bir formatta canlandırma yaklaşımından memnun olmadığını ifade etti. Rus yetkiliye göre önceki anlaşma kesin bir başarısızlıktı; Rusya kendi yükümlülüklerini yerine getirirken Birleşmiş Milletler, Rus gübreleri ile tarım ürünlerinin ihracatına ilişkin taahhütlerin uygulanmasını sağlayamadı. Karadeniz Tahıl Girişimi, Temmuz 2022’de Türkiye, Rusya, Birleşmiş Milletler ve Ukrayna arasında başlatıldı. Anlaşma, Ukrayna’nın Karadeniz üzerinden tahıl ihraç etmesine ve aynı zamanda Rus gıda ile gübre ihracatının kolaylaştırılmasına imkân tanıyordu. Rusya, 2023’te Batı’nın Rus tarım ürünleri ihracatının önündeki engelleri kaldırma koşullarını yerine getirmediğini ve Ukrayna’nın Karadeniz’i askerî amaçlarla kullandığını belirterek anlaşmadan çekilmişti.

Amazon, Almanya’da Taze Gıdalar İçin Aynı Gün Teslimata Başladı
Görsel kaynağı: oe24 · Özgün haber
Veri haberi

Amazon, Almanya’da Taze Gıdalar İçin Aynı Gün Teslimata Başladı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Amazon, Almanya’da taze ve çabuk bozulan gıdalar için aynı gün teslimat hizmetini başlattı. Hizmet ilk aşamada Frankfurt, Köln ve Münih’in seçili bölgelerinde kullanılabiliyor. Müşteriler, günlük gıda alışverişlerini kitap, giyim, elektronik veya ev ürünleriyle aynı Amazon siparişinde birleştirebiliyor. Böylece süt, yumurta, et ve sebze gibi ürünler ayrı bir sipariş gerektirmeden sepete eklenebiliyor. Sunulan ürünler arasında meyve ve sebzenin yanı sıra balık, kanatlı ürünleri, ekmek ve unlu mamuller, süt ürünleri ile dondurulmuş gıdalar bulunuyor. Siparişler Amazon.de internet sitesi veya Amazon alışveriş uygulaması üzerinden veriliyor; hizmet için ayrı bir uygulama ya da ek kayıt gerekmiyor. Teslimat seçenekleri dört saatlik bir zaman aralığı ile iki saatlik daha kısa bir aralıktan oluşuyor. Daha hızlı seçenek bazı siparişlerde daha yüksek ücretle sunuluyor. Amazon, sıcaklığa duyarlı ürünlerin depolama ve taşıma sırasında yeterince soğuk tutulacağını belirtiyor. Şirkete göre bu ürünler yalıtımlı ve geri dönüştürülebilir ambalajlarla taşınacak, ürünler tedarik sürecinin birden fazla noktasında kontrol edilecek. Prime üyeleri, 29 avro ve üzerindeki alışverişlerde dört saatlik teslimat için ücret ödemiyor; daha düşük tutarlı siparişlerde ücret 3,99 avro. Prime üyeleri için iki saatlik teslimat ücreti 29 avro ve üzeri siparişlerde 2,90, bu tutarın altında ise 4,90 avro olarak belirtiliyor. Prime üyesi olmayanlarda standart teslimat 9,99, iki saatlik seçenek 10,99 avro. Hizmetin önümüzdeki haftalarda Almanya’daki diğer büyük şehirlere genişletilmesi planlanırken Avusturya için henüz başlangıç açıklanmadı.

Brezilya’da Soya Fiyatları, Doların Desteğiyle Chicago’daki Düşüşe rağmen Yükseldi
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya’da Soya Fiyatları, Doların Desteğiyle Chicago’daki Düşüşe rağmen Yükseldi

Brezilya’da soya fiyatları 29 Ekim Perşembe günü genel olarak yükseldi. Canal Rural’ın aktardığına göre, Chicago Ticaret Borsası’ndaki (CBOT) vadeli kontratlarda yaşanan düşüşe rağmen Brezilya reali karşısında değer kazanan dolar, iç piyasadaki fiyatları destekledi. Safras & Mercado, 30 Ekim Cuma günü işlemlerin ılımlı seyretmesini ancak döviz kurunun desteğiyle fiyatların güçlü kalmasını bekledi. Safras & Mercado analisti Rafael Silveira’ya göre piyasa, limanlardaki güçlü alım teklifleri ve iç piyasada faaliyet gösteren soya ezme tesislerinin daha fazla alım yapmasıyla şekillendi. Limanlarda hemen teslimat için üreticilere daha elverişli fiyat koşulları sunulurken ödeme vadeleri uzadı. İç kesimlerdeki tesisler, aralık ayına kadar tedarik sağlamak amacıyla bazı bölgelerde alım göstergelerini yükseltti ve kimi tekliflerde ihracat paritesi aşıldı. Fiziksel piyasada 29 Ekim’de 60 kilogramlık çuval başına 2 Brezilya realine kadar artış kaydedildi. En yüksek yükseliş Rio Grande Limanı’nda görüldü. İç kesimlerin çoğunda artış 1 real olurken Rondonópolis’te fiyatlar değişmedi, Rio Verde’de ise çuval başına 1 real düşüş yaşandı. Chicago’da kasım vadeli soya kontratı 30 Ekim sabahı %0,18 düşüşle 12,17 buçuk ABD doları/buşel seviyesine geriledi. Vadeli fiyatlar, ABD’de hasadın ilerlemesiyle uluslararası piyasadaki soya arzının artmasından dolayı baskı altında kaldı. Buna karşılık ticari dolar aynı sabah %0,48 yükselerek 5,4132 realden işlem gördü. Safras & Mercado, ekim ayı kapanışında Brezilya’da fiyatların güçlü kalmasını, ancak ticaret hacminin yüksek olmamasını öngördü.

Tayland’ın Pirinç ve Manyok İhracatı Geriledi, Hedefler Aşılamadı
Görsel kaynağı: The Nation Thailand · Özgün haber
Veri haberi

Tayland’ın Pirinç ve Manyok İhracatı Geriledi, Hedefler Aşılamadı

Tayland, Ocak-Eylül 2026 döneminde 4,99 milyon ton pirinç ihraç etti. Dış Ticaret Bakanlığı Dış Ticaret Genel Müdürü Arada Fuangtong’un açıklamasına göre bu miktar, geçen yılın aynı dönemine kıyasla %19,26 azalırken pirinç ihracatının değeri de %16,84 düşerek 2,962 milyar dolara geriledi. Tayland, dünyanın en büyük beş pirinç ihracatçısı arasında düşüş kaydeden ülkelerden biri oldu; Hindistan ise ihracatını %2 artırarak liderliğini korudu. Fiyat rekabeti, Tayland pirincindeki gerilemenin başlıca unsurlarından biri olarak öne çıktı. Tayland’ın %5 kırık beyaz pirincinin ton fiyatı 480 dolar olurken Hindistan pirinci 388, Vietnam pirinci ise 420 dolardan işlem gördü. Irak’a yönelik normal sevkiyatlar savaş nedeniyle aksadı; daha önce bu ülkeye yılda 1 milyon tondan fazla Tayland pirinci gönderiliyordu. Endonezya’nın pirinç ithalatını askıya alması, güçlenen ve dalgalanan baht ile yüksek navlun maliyetleri de rekabet gücünü zayıflattı. Tayland, Çin’le hükümetler arası ek 500 bin ton pirinç satışı için bu yıl anlaşma sağlayamadı. Buna karşın, mevcut 1,22 milyon tonluk sözleşme kapsamındaki teslimatlar sürüyor. Bu sözleşmede 760 bin ton teslim edilirken yaklaşık 460 bin ton pirincin teslim edilmesi gerekiyor. Yetkililer, fiyat ve teslimat koşullarını netleştirmek için yılın son iki ayında Çin’le görüşmeleri yoğunlaştıracak. Manyok ihracatı da Ocak-Eylül 2026 döneminde 3,24 milyon tona gerileyerek %55,12 azaldı; ihracat değeri %28,47 düşüşle 1,6978 milyar dolar oldu. İhracatın 6,1-7 milyon tonluk hedefin altında kalması bekleniyor. Yurt içi manyok üretimi olağan 30 milyon tondan yaklaşık 24 milyon tona inerken, manyok peleti ve nişasta fiyatlarındaki artışlar sektöre kısmi destek sağladı. Dış Ticaret Bakanlığı, pirinç satışlarını artırmak için çeşitli ülkelerde kamu-özel sektör ticaret heyetleri düzenlemeyi planlıyor.

Tayland Pirinci İhracatında Filipinler ve Malezya Pazarları Büyüdü
Görsel kaynağı: Prachachat Turakij · Özgün haber
Veri haberi

Tayland Pirinci İhracatında Filipinler ve Malezya Pazarları Büyüdü

Tayland Dış Ticaret Departmanının açıklamasına göre ülkenin pirinç ihracatı 2569 yılının ocak-eylül döneminde 4,99 milyon tona, ihracat değeri ise 2,962 milyar ABD dolarının üzerine çıktı. Asya bölgesine yapılan pirinç ihracatı 1,71 milyon ton olarak gerçekleşti ve geçen yılın aynı dönemine göre %13,25 arttı. Bu sonuçlar, Tayland pirinci ihracatında Asya pazarlarının önemini koruduğunu gösterdi. Filipinler ve Malezya, artışın en belirgin olduğu pazarlar arasında yer aldı. Filipinler’e Tayland pirinci ihracatı geçen yılın aynı dönemine göre %263, Malezya’ya ihracat ise %155 yükseldi. Yetkili Arada Feungthong, Tayland ile bu iki ülke arasındaki ticari temasların ağustos ayında sürdürüldüğünü ve her iki ülkenin Tayland’ı gıda güvenliği alanında stratejik ortak olarak gördüğünü belirtti. Tayland’ın kalite, sözleşmelere uygun teslimat ve zamanında sevkiyat kapasitesine duyulan güvenin de talebi desteklediği aktarıldı. Departman, ihracatı sürdürmek ve pazar çeşitliliğini artırmak amacıyla Hong Kong, Japonya, Filipinler ve Güney Afrika’daki pirinç ithalatçılarıyla görüşmeler yapmayı planlıyor. Ayrıca Taylandlı ihracatçılarla yabancı alıcıları bir araya getirmek, Tayland pirincini tanıtmak ve yeni siparişleri desteklemek için uluslararası bir pirinç konferansı düzenlenmesi öngörülüyor. Açıklamaya göre çoklu pazarlara yönelik bu çalışmalar, tek bir pazara bağımlılıktan kaynaklanan riski azaltmayı ve Tayland pirinç üretimini destekleyecek siparişleri artırmayı amaçlıyor.

Brezilya’da Soya Fiyatları Doların Etkisiyle Yükseldi
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya’da Soya Fiyatları Doların Etkisiyle Yükseldi

2 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Brezilya’da soya piyasasında 29 Ekim Perşembe günü işlemler ve fiyatlar genel olarak yükseldi. Safras & Mercado analisti Rafael Silveira’ya göre hareket, Chicago Ticaret Borsası’ndaki (CBOT) kayıplara rağmen doların değer kazanmasıyla desteklendi. Seans, limanlarda güçlü tekliflerin ve iç piyasadaki soya ezme tesislerinin daha fazla alım yapmasının etkisiyle şekillendi. Limanlarda spot teslimat için güçlü teklifler, daha uzun ödeme vadeleri ve üreticiler için daha uygun fiyatlar görüldü. İç kesimlerdeki ezme tesisleri ise bazı bölgelerde aralık ayına kadar pozisyon sağlamak amacıyla ihracat paritesinin üzerinde alım göstergeleri sundu. Silveira, kurdaki son yükselişin alıcıların fiyat göstergelerini yukarı çekmesine yol açtığını belirtirken, ihracat primlerinde yalnızca küçük dalgalanmalar yaşandığını söyledi. Fiziksel piyasada Passo Fundo’da fiyat 152 realden 153 reale, Santa Rosa’da 153 realden 154 reale, Cascavel’de 148 realden 149 reale, Paranaguá’da 159 realden 160 reale ve Rio Grande’de 159 realden 161 reale çıktı. Rondonópolis’te fiyat 141 realde sabit kalırken Rio Verde’de 142 realden 141 reale geriledi. Dourados’ta ise kaynakta son fiyat 143,0 real olarak verildi. Chicago’daki düşüşte ABD’de hasadın ilerlemesi ve petrol fiyatlarının ağırlıklı olarak gerilemesi etkili oldu. Hava koşullarının tarla çalışmalarını desteklemesi ve büyük bir aksama yaşanmaması halinde ABD’nin tarihinin en yüksek soya hasadını yapması bekleniyor. Dolar karşısında değer kaybeden real ise Brezilya soya ürününün uluslararası piyasalardaki rekabetçiliğini artırdı. ABD’nin 2026/27 sezonundaki net soya ihracatı, 22 Ekim’de sona eren haftada 2.576.400 ton olurken Çin 1.627.000 tonla en büyük alıcı oldu.

Dünya Bankası Enerji ve Gıda Fiyatlarında Yeni Artış Öngördü
Görsel kaynağı: Republika · Özgün haber
Veri haberi

Dünya Bankası Enerji ve Gıda Fiyatlarında Yeni Artış Öngördü

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Dünya Bankası, küresel enerji fiyatlarının bu yıl %32 artmasını bekliyor. Kurum, nisanda açıkladığı %24’lük tahmini yukarı yönlü revize ederken Avrupa’da doğal gaz fiyatlarının, azalan sıvılaştırılmış doğal gaz teslimatlarının etkisiyle yaklaşık %60 yükselebileceğini bildirdi. Enerji fiyatlarının 2027 ve 2028 yıllarında ise yaklaşık %11,5 gerilemesi öngörülüyor. Petrol arzının bu yıl %5,2 azalması bekleniyor. Dünya Bankası, 2020’deki resesyon hesaba katılmadığında bu düşüşün son 40 yılın en büyük arz daralması olabileceğini belirtiyor. Üretimdeki gerilemeye rağmen Brent petrolünün ortalama fiyatının varil başına 92 dolar seviyesinde kalacağı tahmin ediliyor. Talebin %2,5 azalmasının, fiyatların daha da yükselmesini sınırlayacağı ifade ediliyor. Gübre fiyatlarının bu yıl %14 artması beklenirken, fiyatların 2027’de %12,4, 2028’de ise %8,2 düşeceği öngörülüyor. Gıda hammaddeleri fiyatlarının bu yıl %10’dan, 2027’de %7’den fazla yükselmesi; 2028’de ise %5,2 gerilemesi bekleniyor. Dünya Bankası, böyle bir görünümün 2010’ların başındaki krize benzer bir gıda krizine yol açabileceği uyarısında bulunuyor. Kurum, Orta Doğu’daki çatışmanın tırmanması veya Rusya’nın petrol altyapısındaki hasarın büyümesi halinde enerji, gıda ve metal fiyatlarındaki baskının artabileceğini belirtti. Dünya Bankası Başekonomist Yardımcısı Ayhan Kose, enerji fiyatlarındaki yükseliş ve ticaretteki aksaklıkların enflasyonu körüklediğini, gıda arzını tehdit ettiğini ve ekonomik büyümeyi yavaşlattığını söyledi. Metal fiyatlarının bu yıl %25, değerli metal fiyatlarının ise %40 artabileceği tahmin ediliyor.

Karadağ’da AB Kurallarına göre Gıda İthalatında Üç Sınır Noktası Gecikme Riski Taşıyor
Görsel kaynağı: Biznis.me · Özgün haber
Veri haberi

Karadağ’da AB Kurallarına göre Gıda İthalatında Üç Sınır Noktası Gecikme Riski Taşıyor

Karadağ’ın Avrupa Birliği’ne (AB) katılması sonrasında ülkeye girecek gıda taşıyan kamyonların Avrupa’daki resmî kontrol sistemine uyum sağlaması gerekecek. Božaj sınırında kontrol noktası inşası için 2,06 milyon avroluk sözleşme yapılırken, tesisin gıda sevkiyatlarının denetiminde kullanılması planlanıyor. Resmî yol haritası, Dobrakovo, Ilino brdo ve Kula sınır noktalarında gecikme riskinin yüksek olduğunu kaydediyor. Zorunlu sınır denetimine tabi sevkiyatlarda giriş noktasının uygun yetkiye ve kapasiteye sahip olması gerekecek. Bu durum, ithalatçıların hangi geçişten, hangi belgelerle ve teslimatlarını ne kadar güvenilir planlayarak ürün getirebileceği sorusunu öne çıkarıyor.

Azotlu Gübre Fiyatları Yükselirken Tahıl Fiyatları Düşüyor
Görsel kaynağı: agrarheute · Özgün haber
Veri haberi

Azotlu Gübre Fiyatları Yükselirken Tahıl Fiyatları Düşüyor

Dünya ve Avrupa piyasalarında azotlu gübre fiyatları yükselirken tahıl fiyatları geriliyor. Bu gelişme, gübre maliyeti ile ürün geliri arasındaki makası çiftçiler aleyhine açıyor ve gübre alımını zorlaştırıyor. Avrupa’da doğal gaz fiyatının yaklaşık 100 avro/MWh’ye çıkarak dört yılın en yüksek seviyesine ulaşması, bölgede üretilen azotlu gübrelerin maliyetini de yukarı çekiyor. Küresel üre piyasasında Mısır ve Hindistan kaynaklı gelişmeler de Avrupa tedarikini pahalılaştırıyor. Mısır’da üre fiyatı ekim sonunda bir hafta içinde yaklaşık 467 dolardan 535 dolar/tona yükseldi; bu artış Avrupa’ya teslimat maliyetini yaklaşık 60 avro/ton artırdı. Hindistan’ın son alım ihalesinde talep edilen 1,7 milyon tonun yalnızca 410 bin tonu sipariş edildi. İhracatçıların teklif edilen fiyatları düşük bulması nedeniyle Hindistan’ın ihtiyacının önemli bölümü karşılanmadı. Baltık limanlarında üre fiyatı 680 avro/tona çıktı ve ekim ayında 25 avro/ton arttı. Kalsiyum amonyum nitratın (KAS) fiyatı da yaklaşık 10 avro yükselerek 470 avro/tona ulaştı. Avrupa’daki gaz depolarının kış başında yaklaşık %70, Almanya’dakilerin ise %61 dolu olması ve Orta Doğu’dan sıvılaştırılmış doğal gaz akışlarının gergin seyretmesi, üreticilerin hareket alanını sınırlıyor. Buna karşın, alıcı sayısının düşük olması tedarik sıkışıklığının henüz fiyatlara tam yansımamasını sağlıyor. Kaynağa göre kış sonrasında alımlar yeniden hızlanırsa fiyat baskısı artabilir. DAP fosfor gübresi Baltık limanlarında 910 avro/tonda sabit kalırken, amonyum sülfatta yeni sevkiyatların vergiler ve Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’na tabi olması fiyat düşüşü ihtimalini sınırlıyor.

Paris'te Avrupa Buğdayı 7,50 €/T Düştü, Kolza 15,50 €/T Yükseldi
Görsel kaynağı: Agronews Castilla y León · Özgün haber
Veri haberi

Paris'te Avrupa Buğdayı 7,50 €/T Düştü, Kolza 15,50 €/T Yükseldi

Paris Euronext-MATIF'te 26 Ekim 2026 seansı buğday ve mısırda düşüş, kolzada ise yükselişle tamamlandı. Aralık teslimli Avrupa buğdayı 7,50 €/t ve %3,21 gerileyerek 226,50 €/t'ye indi. Kasım vadeli mısır 282,75 €/t'ye düşerken aynı vadeli kolza 15,50 €/t artışla 527,25 €/t'ye çıktı ve seansın en güçlü yükselişini kaydetti. Buğday fiyatlarındaki baskı, Rusya'dan Karadeniz üzerinden tahıl taşımacılığının güvenliğini sağlamaya yönelik yeni tekliflere ilişkin bilgilerle ilişkilendirildi. Rusya ve Ukrayna'nın bu güzergâhtaki ihracatının yeniden toparlanabileceği beklentisi, daha önce lojistik sorunların desteklediği Avrupa buğdayında satışlara yol açtı. Rusya ile Türkiye arasındaki deniz taşımacılığının güvenliğine ilişkin görüşmeler, Paris'teki buğday fiyatları üzerinde başlıca baskı unsuru olarak gösterildi. Bununla birlikte, deniz yollarının tamamen yeniden açılması için kesin bir anlaşma açıklanmadı. Aralık vadeli buğdayın 226,50 €/t'lik seviyesi 13 Ağustos 2026'dan beri görülen en düşük düzey oldu. Mart 2027 teslimli kontrat da 6,75 €/t ve %2,88 gerileyerek 227,50 €/t'ye indi. Aralık ve mart kontratları arasındaki fark 1 €/t ile sınırlı kaldı; bu görünüm, aşağı yönlü baskının hem yakın teslimatları hem de 2027'nin ilk aylarını etkilediğine işaret etti. Buğday, mısır ve kolzanın en yakın altı kontratında dört düşüş ve iki yükseliş kaydedildi. Aralık vadeli buğday, 19 Ekim'deki 243,50 €/t seviyesine göre 26 Ekim'de 226,50 €/t'ye geriledi. İki seans arasındaki fark 17 €/t, yaklaşık %6,98 oldu. Ayrıca AgroNews'in 19-25 Ekim dönemine ilişkin haftalık bilançosunda Avrupa buğdayının 9,75 €/t, yani %4 değer kaybettiği belirtildi. Reuters'ın aktardığı bilgilere göre Rusya ve Ukrayna'nın Karadeniz ile Azak Denizi çevresindeki limanlarından tahıl trafiği ağustos ortasından bu yana büyük ölçüde durmuştu. Ticari gemilere yönelik saldırılar ile liman altyapısındaki hasarlar lojistik riskleri artırmış ve sevkiyatları zorlaştırmıştı. Bu koşullar Avrupa buğdayına yönelik talebi daha önce desteklerken, olası deniz güvenliği çözümleri Rusya ve Ukrayna'dan gelecek rekabetin yeniden artabileceği beklentisini güçlendirdi. Rusya'nın buğday ihracatı 1-20 Ekim döneminde yaklaşık 1,5 milyon ton olarak tahmin edildi. Ekim ayının tamamı için öngörülen miktar yaklaşık 3 milyon ton seviyesinde bulunuyor; bu hacmin yılın aynı dönemindeki olağan seviyelerin biraz üzerindeki miktarın yaklaşık yarısına denk geldiği aktarıldı.

Avrupa Buğdayı Fiyatları İki Ayın En Düşük Seviyesine Geriledi
Görsel kaynağı: NINA — Irak Ulusal Haber Ajansı · Özgün haber
Veri haberi

Avrupa Buğdayı Fiyatları İki Ayın En Düşük Seviyesine Geriledi

Avrupa buğdayı fiyatları, Rusya’nın Karadeniz üzerinden tahıl sevkiyatlarının güvenliği için farklı önerileri değerlendirdiğine ilişkin haberlerin ardından pazartesi iki ayın en düşük seviyesine geriledi. Paris Euronext’te aralık teslimatlı unluk buğday vadeli işlemleri %2,7 düşerek metrik ton başına 227,75 euro oldu. Kontrat gün içinde 226,50 euroya kadar inerek 13 Ağustos’tan beri en düşük seviyeyi gördü. Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Aleksandr Alimov, Moskova’nın önerileri değerlendirdiğini ve bu konuda Türkiye ile temas yürüttüğünü söyledi. Rus buğdayı ve diğer tahılların Karadeniz limanlarından sevkiyatı ağustos ortasından bu yana neredeyse tamamen durmuştu.

Moldova’da 15 Bin Tonluk Tahıl ve Yağlı Tohum Kompleksi Satışa Çıkarıldı
Görsel kaynağı: Agrobiznes Moldova · Özgün haber
Veri haberi

Moldova’da 15 Bin Tonluk Tahıl ve Yağlı Tohum Kompleksi Satışa Çıkarıldı

Moldova’nın Ștefan Vodă ilçesine bağlı Olănești köyünde, tahıl ve yağlı tohumların kabulü, temizlenmesi, kurutulması, soğutulması ve depolanması için kullanılan bir kompleks satışa sunuldu. Dinyester Nehri kıyısında, yaklaşık 6,53 hektarlık alana yayılan tesisin toplam eşzamanlı depolama kapasitesi yaklaşık 15 bin ton olarak belirtiliyor. Komplekste tahılların temizlenmesi, işlenmesi ve koşullandırılması için ekipmanların yanı sıra saatte 96 ton toplam kurutma kapasitesi bulunuyor. Tesiste ayrıca yükleme ve boşaltma altyapısı, tahıl kabulü ve teslimatında gerekli ölçümleri yapabilen bir laboratuvar ile sonuçları bilgisayara aktarılabilen 60 ton kapasiteli elektronik araç kantarı yer alıyor. Tesisin konumu, Odesa’ya yaklaşık 65 kilometre ve Kişinev’e 125 kilometre mesafede olmasıyla tanımlanıyor. Altı hektarın üzerindeki alanın, gelecekteki yatırımcının stratejisine bağlı olarak modernizasyon veya geliştirme çalışmalarına olanak sağlayabileceği belirtiliyor. İşletme belgelerinde, geçmişte Olănești bölgesinden Dinyester Nehri üzerinden mavnalarla tahıl ve diğer yüklerin taşındığı aktarılıyor. Bu faaliyetlerin yeniden başlatılması için ek yatırım ve altyapı çalışmaları gerektiği kaydediliyor. Satış fiyatı ve koşulları ise talep üzerine paylaşılacak.

Arunachal Pradesh Hükümeti, Süt Kooperatifleri İçin ITBP ile Mutabakat İmzaladı
Görsel kaynağı: The New Indian Express · Özgün haber

Arunachal Pradesh Hükümeti, Süt Kooperatifleri İçin ITBP ile Mutabakat İmzaladı

Arunachal Pradesh hükümetinin Hayvancılık, Veterinerlik ve Süt Geliştirme Departmanı, eyaletteki süt kooperatifleri sektörünü güçlendirmek amacıyla Hindistan-Tibet Sınır Polisi (ITBP) ile mutabakat zaptı imzaladı. Itanagar’daki Sivil Sekreterlikte düzenlenen programda, ITBP personeline paketlenmiş süt tedarikinin başlatılması için de tören yapıldı. Mutabakat, yerel üretilen süt için yapılandırılmış bir kurumsal pazar oluşturulmasını, süt üreticilerinin pazar bağlantılarının güçlendirilmesini ve organize, sürdürülebilir bir süt kooperatifleri sektörünün geliştirilmesini hedefliyor. İşbirliği kapsamında ITBP personeline kalite ve gıda güvenliği standartlarına uygun paketlenmiş sütün düzenli, güvenilir ve zamanında ulaştırılması öngörülüyor. Departmanın çalışmaları, süt değer zincirinin üretim, toplama, işleme, paketleme ve pazarlama aşamalarını kapsıyor. Bakan Gabriel D. Wangsu, süt sektörünün çiftçi gelirlerini artırabileceğini, kırsal istihdam yaratabileceğini ve eyaletin ekonomik öz yeterliliğini güçlendirebileceğini belirtti. ITBP’den Abu Sufian ise işbirliğini yerel süt üretimi ile kurumsal talebi buluşturan pratik bir adım olarak değerlendirdi.

Avustralya’nın Kuzeyinde Besilik Sığır Fiyatları Yağışla Yükseldi
Görsel kaynağı: Beef Central · Özgün haber
Veri haberi

Avustralya’nın Kuzeyinde Besilik Sığır Fiyatları Yağışla Yükseldi

Avustralya’nın kuzeyinde besilik sığır fiyatları, yaygın yağışın arzı ve sevkiyatı aksatmasıyla son bir haftada yükseldi. Alıcıların satış sahalarına yönelmesiyle bazı Hereford besilik erkek sığırlar kilogram başına 590 Avustralya sentinin üzerinde satıldı. Kuzeydeki besi işletmeleri, piyasanın hafta başında nasıl hareket edeceği netleşmeden yeni fiyat tabloları yayımlamakta veya geçen haftaki tabloları değiştirmekte isteksiz kaldı. Darling Downs’taki besi işletmelerine gidecek 400 kilogram ve üzeri flatback besilik erkek sığırlar için mevcut fiyat 520-550 Avustralya senti/kilogram olarak bildirildi. 100 günlük tahılla besleme ileri tarihli sözleşmesi ise şubat teslimatı için karkas ağırlığı üzerinden 900 Avustralya senti/kilograma çıktı; bu değer aralık ve ocak aylarının üzerindeydi. Angus besilik erkek sığırlar kuzeyde 560-580, güneyde 540-560 Avustralya senti/kilogram seviyesindeydi. Tamworth satışında Davidson Cameron & Co’nun sunduğu Hereford besilik erkek sığırların tamamı 590 Avustralya senti/kilogramın üzerinde satıldı. 460 kilogramlık bir grup 592, 445 kilogramlık bir grup ise 595 Avustralya senti/kilogram oldu. Ulusal Hayvancılık Raporlama Servisi verisine göre aynı satışta 400 kilogram ve üzeri 190 besilik sığırın ortalaması 587 Avustralya senti/kilogramdı; satış sahası temelli besilik erkek sığır göstergesi de 7 sent artarak 535 Avustralya senti/kilograma yükseldi. Güneyde arzın yüksek olduğu ve bazı besi işletmelerinin kasım sonuna kadar dolu bulunduğu aktarıldı. Wagga satışında 700’den biraz fazla ağır besilik erkek sığır sunulurken fiyatlar 7-8 Avustralya senti/kilogram arttı. Queensland’deki yağışın arz kesintilerini haftanın başında ve muhtemelen gelecek bir veya iki hafta içinde artırması beklenirken, Warrego, Maranoa, Condamine ve Barcoo nehirlerinin taşması ulaşımı etkiledi; New England Highway’in Toowoomba-Warwick bölümü kapandı.

Brezilya’da Gübre Teslimatlarının 2027’de Toparlanması Bekleniyor
Görsel kaynağı: R7 · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya’da Gübre Teslimatlarının 2027’de Toparlanması Bekleniyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Brezilya gübre piyasasında 2025’teki rekor teslimatın ardından 2026’da daralma, 2027’de ise toparlanma bekleniyor. 2025’te 49,1 milyon ton gübre teslim edilirken, 2026 teslimatlarının 43,6 milyon tona gerileyeceği ve yıllık bazda %11 düşeceği tahmin ediliyor. 2027 için öngörülen hacim ise 47,5 milyon ton. Projeksiyonlar, Curitiba’da düzenlenen 20. Sindiadubos NPK Sempozyumu’nda paylaşıldı. Sektördeki gerileme; kısa vadeli belirsizlikler, üretim maliyetleri ve çiftçilerin satın alma gücündeki baskıyla ilişkilendiriliyor. 2026’nın ocak-eylül döneminde azot kullanımında %21, ürede %20 ve amonyum sülfatta %18 düşüş kaydedildi. Yüksek faizler, navlun maliyetleri ve vergi değişikliklerinin de üreticilerin yatırım ve girdi alım kararlarını etkilediği belirtildi. 2027’deki olası toparlanmanın mısırın etanol üretiminde daha fazla kullanılması, sorgum ekiminin genişlemesi ve soya üretim döngüsünün güçlenmesiyle desteklenmesi bekleniyor. Sektör temsilcileri ayrıca kırsal borçların yeniden yapılandırılması, daha düşük faiz, asgari navlun uygulamasının gözden geçirilmesi ve tarım sigortasına erişimin artırılması gibi önlemler istiyor.

Meksika, Kuraklığa rağmen ABD’ye Yıllık Su Teslimatını Tamamladı
Görsel kaynağı: La Razón México · Özgün haber
Veri haberi

Meksika, Kuraklığa rağmen ABD’ye Yıllık Su Teslimatını Tamamladı

Meksika, aşırı kuraklık koşullarına rağmen Rio Bravo’dan ABD’ye yıllık asgari su teslimatını tamamladı. Meksika Dışişleri Bakanlığı (SRE), 24 Ekim’de 1944 Su Antlaşması kapsamındaki 37. su teslimat döngüsünün ilk yılının sona erdiğini açıkladı. Teslimat, 3 Şubat’ta duyurulan ve Meksika’nın ABD’ye yılda yaklaşık 431 milyon metreküp su sağlamasını öngören taahhüt doğrultusunda gerçekleştirildi. SRE, uluslararası yükümlülüğün yerine getirilmesinin insanın su hakkını, toplulukların tüketimini ve özellikle sınır bölgesindeki gıda üretimini riske atmadığını savundu. Bakanlık, suya erişimin hükümet için öncelik olduğunu ve su yönetiminin halkın refahı ile temel faaliyetlerin devamlılığını güvence altına alması gerektiğini belirtti. Meksika’nın ABD Büyükelçisi Roberto Lazzeri Montaño, sınırdaki su yönetiminin kuraklıktan etkilenen ve suya bağımlı tarım ile hayvancılık faaliyetleri açısından zorluk taşıdığını söyledi. Montaño’ya göre taahhüt, Meksika ve ABD hükümetleri arasındaki diyalog ve ikili işbirliğiyle, karşılıklı saygı ve ortak sorumluluk ilkeleri çerçevesinde yerine getirildi. Büyükelçi, iki ülkenin birlikte çalışmasının işbirliğini güçlendireceğini de ifade etti. ABD Tarım Bakanı Brooke Rollins, Meksika’nın 2026 hidrolojik yılı boyunca en az 431 milyon metreküp su teslim ettiğini doğruladı. Rollins, işin tamamlanmadığını ve bekleyen teslimatların güney Teksas’taki bu suya bağlı çiftçiler ile hayvancılar için kritik olduğunu belirtti. Ayrıca ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve ekibine müzakerelere müdahil oldukları için teşekkür etti. SRE ise antlaşmaya uyum için ABD ile ortak çalışmayı sürdüreceğini, bunu Meksika’nın su egemenliğine, insanın su hakkına ve toplulukların çıkarlarına saygı göstererek yapacağını bildirdi.

Hindistan’ın Gıda Sisteminde Çiftçi, Perakendeci ve Tüketici Bağlantısı Öne Çıkıyor
Görsel kaynağı: The Hindu BusinessLine · Özgün haber

Hindistan’ın Gıda Sisteminde Çiftçi, Perakendeci ve Tüketici Bağlantısı Öne Çıkıyor

Hindistan’ın gıda ekosistemi, tüketici beklentileri, perakende biçimleri ve tedarik zincirlerindeki değişimlerle dönüşüyor. Ülkede tarımsal üretimde ilerleme sağlanmasına rağmen temel zorluğun, gıdanın kalite, tazelik ve uygun fiyat korunarak çiftliklerden tüketicilere verimli biçimde ulaştırılması olduğu belirtiliyor. Bu süreçte üreticiler, perakendeciler ve tüketiciler arasındaki bağlantıların güçlendirilmesi öne çıkıyor. Organize perakende, geniş ürün erişiminin yanı sıra tedarik uygulamalarını, kalite standartlarını ve ürün bulunabilirliğini etkileyen önemli bir aracı haline geliyor. Güçlü tedarik ağları ve çiftçilerle daha yakın ilişki, perakendecilerin kaliteyi daha istikrarlı biçimde korumasına ve taze ürün bulunabilirliğini artırmasına yardımcı olabilir. Çiftçiler açısından organize pazarlara erişim, daha geniş bir tüketici kitlesine ulaşma ve talep hakkında daha fazla görünürlük sağlayabilir. Tüketicilerin tazelik, gıda güvenliği, kalite ve besin değerine artan ilgisi, gıdanın tedarik edilme, işlenme, depolanma ve teslim edilme biçimlerinin yeniden değerlendirilmesini gerektiriyor. Çevrimdışı perakende ürün görünürlüğü ve doğrudan etkileşim yoluyla güven oluştururken, çevrimiçi kanallar alışverişi kolaylaştırıyor. Ancak kolaylığın artması, gıda kalitesinin geri plana itilmemesi koşuluna bağlanıyor. Dijital tedarik sistemleri, talep tahmini ve envanter yönetimi arz-talep uyumsuzluklarını azaltabilir. Bozulabilir ürünlerde soğuk zincir, modern depolama ve daha iyi lojistik kaliteyi koruyarak israfı sınırlayabilir. Yazıda ayrıca ragi, jowar, bajra, Khapli buğdayı, ghee, susam ve soğuk preslenmiş hardal yağı gibi geleneksel ürünlerin, çiftçilerin organize pazarlara erişiminin güçlendirilmesiyle daha geniş tüketici kesimlerine ulaştırılabileceği ifade ediliyor.

Gürcistan’da Standart Dışı Elma Alımı İçin Devlet Programı Başlatıldı
Görsel kaynağı: AgroKavkaz · Özgün haber
Veri haberi

Gürcistan’da Standart Dışı Elma Alımı İçin Devlet Programı Başlatıldı

Gürcistan’da standart dışı elmanın değerlendirilmesini destekleyen devlet programı 13 Ekim’de başlatıldı. Program kapsamında ürünler, Şida Kartli, Kvemo Kartli, Samtshe-Cavaheti, Mtsheta-Mtianeti ve Raça-Leçhumi Kvemo Svaneti bölgelerindeki meyve işleme tesislerince kabul ediliyor. Programda standart dışı elma için kilogram başına 10 tetri devlet sübvansiyonu uygulanıyor. Programa, 18 Aralık 2026’ya kadar meyvecilik alanında çalışan gerçek kişilerden elmayı kilogram başına en az 25 tetri karşılığında satın alan meyve işleme tesisleri katılabiliyor. Teslimatların düzenli yürütülmesi için koordinasyon karargâhı da faaliyet gösteriyor.