ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

16 haber · Sayfa 1

Çin’de Yeni Zelanda Sığır Eti İthalatı Yıllık Koruma Kotası’nın Yarısına Ulaştı
Görsel kaynağı: Global Times · Özgün haber
Veri haberi

Çin’de Yeni Zelanda Sığır Eti İthalatı Yıllık Koruma Kotası’nın Yarısına Ulaştı

Çin Ticaret Bakanlığı (MOFCOM), Yeni Zelanda’dan sığır eti ithalatının 2 Kasım itibarıyla Çin’in yıllık koruma kotasının %50’sine ulaştığını açıkladı. Kotanın tamamen kullanılması halinde, mevcut vergilere ek olarak %55 oranında gümrük vergisi uygulanacak. Bakanlığa göre bu ek vergi, kotanın dolmasından sonraki üçüncü gün yürürlüğe girecek. Yeni Zelanda için Çin’in koruma kotası 2026’da 206.000 ton, 2027’de 210.000 ton ve 2028’de 214.000 ton olarak belirlendi. Çin’in ülkeye özgü kota uyguladığı altı büyük sığır eti tedarikçisi arasında Yeni Zelanda’nın yanı sıra Brezilya, Arjantin, Uruguay, Avustralya ve ABD de bulunuyor. Koruma önlemleri 1 Ocak 2026’da yürürlüğe girdi ve 31 Aralık 2028’e kadar uygulanacak. Kotaların yıllık artışlarla yükseltilmesiyle kısıtlamaların kademeli olarak gevşetilmesi, kotayı aşan ithalata yönelik %55’lik ek verginin ise sürdürülmesi öngörülüyor. Çin, Aralık 2024’te başlatılan soruşturmanın ardından önlemleri 31 Aralık 2025’te açıkladı. Soruşturma, artan sığır eti ithalatının ülkenin yerli sektöründe ciddi zarara yol açtığı ve ithalat ile zarar arasında nedensel bağ bulunduğu sonucuna vardı. Çin, 2025’te 2,802 milyon ton sığır eti ithal etti; ithalat miktarı yıllık bazda %2,5 azalırken ithalat değeri %8 arttı. Yeni Zelanda, toplam ithalat hacminin %4,1’ini oluşturdu. MOFCOM, düzenlemenin normal ticareti kısıtlamaktan çok zorluk yaşayan yerli üreticilere toparlanma alanı açmayı amaçladığını bildirdi. Çin Sosyal Bilimler Akademisi’nden Li Guoxiang da uygulamanın yerli sığır sektörünü desteklerken uluslararası tedarikçilerle ticareti sürdürme çabası olduğunu söyledi.

Irak Tarım Bakanlığı İthal Yumurtanın Hastalık Yaptığı İddialarını Reddetti
Görsel kaynağı: Mustaqila — Independent Press Agency · Özgün haber
Veri haberi

Irak Tarım Bakanlığı İthal Yumurtanın Hastalık Yaptığı İddialarını Reddetti

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Irak Tarım Bakanlığı, ithal yumurtanın vatandaşlarda hastalıklara veya sağlık sorunlarına yol açtığı yönündeki iddiaları reddetti. Bakanlık sözcüsü Kusay el-Hattab, bu söylemlerin “yanlış ve asılsız” olduğunu belirterek, bilimsel kanıt bulunmadan yayılan bilgilerin kamuoyunu yanılttığını ve tüketicilerde korku oluşturduğunu söyledi. El-Hattab’a göre Irak’a yumurta ihraç eden ülkeler kuş gribi vakası bildirmedi. Dünya Sağlık Örgütü’nün de Irak’a ithal edilen yumurtalarla ilgili bir uyarı yayımlamadığını aktaran sözcü, Irak piyasalarına giren yumurta miktarının 20 bin kartonu aşmadığına inanıldığını ifade etti. Bu miktar kesin ölçüm olarak değil, bakanlığın değerlendirmesi şeklinde verildi. Bakanlık, ithal yumurtanın güvenliği konusunda korku oluşturulmasının bazı üreticilerin Irak piyasasındaki fiyat hareketlerini etkileme girişimleriyle bağlantılı olabileceğini değerlendirdi. Tartışma, ithal ürünlerin yerli yumurta fiyatlarına olası etkisi ve yerli üreticiler, ithalatçılar ile tüketicilerin farklı çıkarları çerçevesinde yürütülüyor. Bakanlık 10 Ekim 2026’da, yumurta ve tavuk fiyatlarını sınırlamak için bazı ithal hayvansal ürünlerde gümrük vergileri ile vergilerin tahsilatını durdurduğunu açıklamıştı. Bakanlığın ilgili sevkiyatlarda risk bulunmadığı yönündeki açıklaması, yumurtaya bağlı sağlık risklerinin mutlak olarak ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. Taşıma, depolama, pişirme ve veteriner denetimi ürün güvenliği açısından önemini koruyor. Bakanlık ayrıca vatandaşlar ile medyaya, doğruluğu denetlenmemiş bilgileri yaymama ve yetkili kurumların açıklamalarına dayanma çağrısı yaptı.

Kazakistan'ın Kostanay Bölgesinde Üreticiler Ayçiçeği İhracat Vergisinin Askıya Alınmasını İstedi
Görsel kaynağı: ElDala · Özgün haber
Veri haberi

Kazakistan'ın Kostanay Bölgesinde Üreticiler Ayçiçeği İhracat Vergisinin Askıya Alınmasını İstedi

Kostanay Bölgesi Tarım Üreticileri Birliği, Kazakistan ve Rusya’daki rekor ayçiçeği hasadının fiyatlar üzerinde baskı oluşturduğunu belirterek hükümetten ayçiçeği ihracat gümrük vergisinin askıya alınmasını istedi. Birlik, mevcut uygulamanın çiftçilerin dış pazarlara serbestçe erişmesini engellediğini savundu. Ayçiçeği ihracatında uygulanan vergi, gümrük değerinin %20’si veya ton başına en az 100 avro olarak belirlenmiş durumda. Üreticiler, yağlı tohum piyasasının düzenlenme mekanizmalarının gözden geçirilmesi talebiyle Tarım Bakanlığına başvurdu. Öneriler arasında, yağ fabrikalarına verilen sübvansiyon, imtiyaz ve taşıma ayrıcalıklarının %100 Kazakistan menşeli hammadde kullanılması koşuluna bağlanması yer aldı. Birlik ayrıca, yerli üreticiler için ihracat vergisinin, işleme tesislerinin hammaddeyle yeterli düzeyde tedarik edildiği dönem boyunca askıya alınmasını önerdi. Üreticilere göre bu adımlar alıcılar arasındaki rekabeti artırarak arz ve talep dengesine dayalı piyasa fiyatı oluşmasına katkı sağlayabilir. Birlik, Rusya’daki rekor hasadın artan Rus yağı sevkiyatları nedeniyle Kazakistan ve Orta Asya piyasaları üzerindeki baskıyı artıracağını belirtti.

Kadrijaj, Kosova’da Süt Sektöründeki Çifte Standart İddiasını Gündeme Getirdi
Görsel kaynağı: Paparaci · Özgün haber
Veri haberi

Kadrijaj, Kosova’da Süt Sektöründeki Çifte Standart İddiasını Gündeme Getirdi

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Kosova’daki bir oturumda konuşan Aleans milletvekili Time Kadrijaj, yerli süt üreticilerinin karşı karşıya olduğu koşullarla ithal ürünlere uygulanan kurallar arasında çifte standart bulunduğu yönündeki endişeleri gündeme getirdi. Kadrijaj, yerli üreticilerin süt yan ürünlerinde palm yağı kullanımının sınırlandırıldığını, buna karşın ithal ürünlerde aynı bileşenin bulunduğundan şüphelenildiğini söyledi. Kadrijaj, ithal ürünlerin Kosova pazarında rekabet ettiğini, yerli süt işletmelerinin ise belirsizlik, artan maliyetler ve faaliyetlerini sürdürme riskiyle karşı karşıya kaldığını belirtti. Özel sektörün dile getirdiği endişelere göre yaklaşık 15 yerli süt işletmesinin ciddi risk altında olduğunu aktaran milletvekili, Vita süt işletmesinin istihdamda ağır sonuçlar yaşanabileceği ve yaklaşık 500 çalışanın işini kaybedebileceği uyarısında bulunduğunu söyledi. Milletvekili, süt işletmelerinin kapanması halinde çiftçilerin ürettikleri sütü kime satacağının ve çalışanların geçimini nasıl sürdüreceğinin belirsizleşeceğini ifade etti. Kadrijaj, Meclis’in işletmeler ve istihdam daha fazla risk altına girmeden sorumluluk ve şeffaflık talep etmesi gerektiğini savundu. Ayrıca Sırbistan’dan yoğurt ithalatına izin verilirken yerli işletmelerin ve Vita fabrikasının faaliyetlerinin engellenemeyeceğini belirterek yerli çiftçiler için eşitlik çağrısı yaptı.

Çin’in Tarım Dronu Filosu 300 Bini Aştı
Görsel kaynağı: Global Times · Özgün haber
Veri haberi

Çin’in Tarım Dronu Filosu 300 Bini Aştı

Çin, her yıl 460 milyon mu’dan (30,67 milyon hektar) fazla tarım arazisini kapsayan 300 binden fazla tarım dronuyla dünyanın en büyük tarım drone filosuna sahip. CCTV News’e göre daha önce ağırlıklı olarak ilaçlamada kullanılan dronlar artık ürün koşullarını izlemek, tarımsal girdileri ve hasat edilmiş ürünleri taşımak için de kullanılıyor. Sektör verilerine göre bitki koruma dronları, el işçiliğine kıyasla operasyonel verimliliği 20 kattan fazla artırıyor. Bu ekipmanlar su kullanımını %50’den fazla azaltırken pestisit tüketimini %20-40 düşürüyor. Tarım dronları, Çin genelindeki bitki koruma çalışmalarında kullanılan başlıca teknik ekipman türü haline geldi. Zhejiang eyaletinin Taizhou kentine bağlı Huangyan ilçesindeki Guan’ao Köyü’nde bir kooperatif, su bambusu tarlalarında 500 mu alandaki ilaçlama ve gübrelemeyi dronlarla tek günde tamamlıyor. Kooperatif, her ilaçlama seansında yaklaşık 5.000-6.000 yuan, yıllık işçilikte ise 30.000-40.000 yuan tasarruf sağlıyor. Renmin Üniversitesi’nden Zhou Li’ye göre kentleşmenin kırsal işgücü yapısını değiştirmesi, ücretleri yükseltmesi, düşük irtifa ekonomisine yönelik politika desteği ve yerli üreticilerin maliyetleri azaltması bu yayılımı hızlandırıyor. Dronların kullanımı meyve bahçeleri, çaylıklar, örtü altı üretim, engebeli ve dağlık alanlar ile büyük makinelerin ulaşmakta zorlandığı parçalı arazilere de yayılıyor. Taşımacılık, tozlaşma, tohum saçma ve tarla izleme gibi alanlarda kullanılan dronlar, Çin’in daha geniş akıllı tarım dönüşümünün bir parçası olarak robotlar ve akıllı sulama sistemleriyle birlikte devreye giriyor. Ülkede 2021-2025 döneminde tarım bilim ve teknoloji ilerlemesinin katkı oranı %64’ü, geliştirilmiş çeşitlerin kapsama oranı %96’yı aştı; kapsamlı mekanizasyon oranı %76,7’ye ulaştı.

Bosna-Hersek’ten AB’ye Tavuk Eti İhracatı Yeniden Başladı, Yeni Hedefler Açıklandı
Görsel kaynağı: Agroportal.ba · Özgün haber

Bosna-Hersek’ten AB’ye Tavuk Eti İhracatı Yeniden Başladı, Yeni Hedefler Açıklandı

Bosna-Hersek’in Avrupa Birliği’ne tavuk eti ihracatı, dört aylık yasağın ardından 1 Temmuz’da yeniden başladı. Saraybosna’daki toplantıda, üreticilerin hâlihazırda AB’ye tavuk eti ve B sınıfı yumurta gönderdiği, gelecek yıl ise canlı hayvan ile A sınıfı yumurta ihracatının hedeflendiği belirtildi. Dış Ticaret Odası, ihracatın yerli üreticilerin ürünlerini AB’nin zorlu pazarına sunmasına önemli katkı sağlayacağını bildirdi. İhracat yapabilmek için üreticilerin AB mevzuatının öngördüğü veterinerlik-sağlık, sanitasyon ve idari koşulları karşılaması gerekiyor. Toplantıda ayrıca gelecek yıl Tesliç’te düzenlenecek 3. Uluslararası Kümes Hayvancılığı Kongresi ele alındı. Kongrenin gündeminde enerji verimliliği, finansman, dijitalleşme, yapay zekâ, beslenme, hayvan sağlığı ve çiftlik biyogüvenliği bulunacak.

Bosna-Hersek’te Tarım Birliklerinden Yerli Üretim İçin Acil Önlem Çağrısı
Görsel kaynağı: Agroportal.ba · Özgün haber
Veri haberi

Bosna-Hersek’te Tarım Birliklerinden Yerli Üretim İçin Acil Önlem Çağrısı

Bosna-Hersek’in Federasyon BiH ve Sırp Cumhuriyeti’ndeki tarım birlikleri, Gračanica’da yapılan toplantının ardından yerli üretimin korunması, tarımsal girdiler üzerindeki vergi yükünün azaltılması ve et ihracatının Avrupa Birliği’ne açılması için acil önlem çağrısı yaptı. Toplantıya süt, et ve tarım üreticilerini temsil eden birliklerin yanı sıra kooperatifler ve işleme sanayisi temsilcileri katıldı. Birlikler, ithalat, yerli üretim, fiyatlar ve piyasa koşullarındaki değişime göre koruma önlemlerini otomatik olarak devreye sokacak bir mekanizma kurulmasını istedi. Ayrıca BiH’de üretilen temel tarımsal girdiler için %0 ile 2 arasında, ithal ürünler için ise %8,5’e kadar farklılaştırılmış Katma Değer Vergisi oranı önerildi. Birliklere göre bu düzenleme, özellikle KDV sistemine dahil olmayan küçük işletmelere yardımcı olabilir. Üreticiler, kırmızı et ve canlı hayvan ihracatı için gerekli koşulların oluşturulmasını talep etti. Toplantıda BiH’nin her yıl büyük miktarlarda et ithal ettiği, buna karşılık yerli üreticilerin potansiyel gördükleri dış pazarlara erişemediği belirtildi. Üretici temsilcileri, diplomatik ve konsolosluk ağının yerli ürünlerin tanıtımında daha aktif rol üstlenmesini de istedi. Katılımcılar, entite ve devlet düzeyindeki ilgili kurumlarla ortak toplantı düzenlenmesine ve müzakereleri yürütmek üzere özel bir ekip atanmasına karar verdi. Süt üreticilerinin çıkarlarını savunacak bir koordinasyon ekibi kurulması da kararlaştırılırken, talepler karşılanmazsa daha radikal önlemlere başvurulacağı açıklandı.

MOST’tan Hırvatistan’da Büyük Kümes Hayvanı Çiftlikleri İçin Daha Sıkı Denetim Talebi
Görsel kaynağı: Index.hr · Özgün haber

MOST’tan Hırvatistan’da Büyük Kümes Hayvanı Çiftlikleri İçin Daha Sıkı Denetim Talebi

Hırvatistan’daki MOST partisi, Sisačko-Moslavina ilçesinde planlanan büyük kümes hayvanı çiftlikleri ve bunlarla bağlantılı sanayi tesisleri onaylanmadan önce ortak çevresel ve halk sağlığı etkilerinin değerlendirilmesini istedi. Parti, çiftlikler, kesimhaneler, üretim tesisleri ve bunların altyapısının birlikte tek bir büyük üretim sistemi oluşturup oluşturmadığının dikkate alınması gerektiğini belirtti. MOST’a göre devlet, planlanan üretim kapasitesinin mevcut altyapı tarafından karşılanıp karşılanamayacağını özellikle su tüketimi, atıkların yönetimi ve çevresel yük bakımından incelemeli. Parti, nihai kararlar alınmadan önce ihtiyat ilkesinin uygulanmasını ve hayvansal atıklar ile atık suların işlenmesi ve bertarafı için yeterli kapasitenin bulunup bulunmadığının belirlenmesini talep ediyor. Parti, büyük kümes hayvanı işletmelerinden kaynaklanabilecek teknik arızaların, uygunsuz atık yönetiminin veya diğer olağanüstü durumların yeraltı ve yüzey sularını, tarım arazilerini ve dolaylı olarak içme suyu tedarikini etkileyebileceği uyarısında bulundu. Sisačko-Moslavina’nın değerli tarım arazileri, su rezervleri ve bazı korunan doğal alanlara yakınlığı nedeniyle hassas olduğunu savunan MOST, inşaat öncesinde hava, su ve toprağın başlangıç durumunun belirlenmesini istiyor. Öneriye göre üretim başladıktan sonra bağımsız ve sürekli kirlilik izlemesi yapılmalı, ölçüm sonuçları kamuya açıklanmalı. Tesislerin trafik, bölge sakinlerinin sağlığı ve çevre yerleşimlerdeki yaşam kalitesi üzerindeki etkileri de değerlendirilirken yerel halkın, belediyelerin, aile işletmelerinin ve bilim kurumlarının karar sürecine baştan katılması gerekiyor. MOST’un atıfta bulunduğu belgelere göre yetkili bakanlık, Sisak’taki planlanan projenin bir bölümü için çevresel etki değerlendirmesi sürecini eksik belgeler ve yürürlükteki imar planıyla uyumsuzluk gerekçeleriyle durdurdu. Parti, yatırımlara karşı olmadığını, ancak yerli üreticilerin korunması gerektiğini belirtiyor.

Kuzey Makedonya’da Gıda Zincirlerinde Birleşme Fiyatları Düşürecek Mi?
Görsel kaynağı: Telma · Özgün haber
Veri haberi

Kuzey Makedonya’da Gıda Zincirlerinde Birleşme Fiyatları Düşürecek Mi?

Kuzey Makedonya’da gıda perakende zincirleri pazarı, marketlerin birleşmesi ve yabancı oyuncuların girişiyle yeniden yapılanıyor. Business Network verilerine göre geçen yıl en kârlı beş market zinciri yaklaşık 1 milyar avro ciro elde ederken toplam kârları 20 milyon avroya ulaştı. Uzmanlara göre bu dönüşüm ürün arzını artırıyor ve yerli üreticileri, büyük zincirlerin raflarına girebilmek için daha yüksek standartlar uygulamaya yöneltiyor. Perakende zincirleri geliştirme uzmanı Dejan Manev, yerli üretimin gerçekleştirilmesi ve pazara sunulmasında yüksek verimlilik oluşmasının tüketiciler açısından olumlu olabileceğini belirtiyor. Ancak market satın almalarının sürmesiyle rekabetin sıkışabileceği ve tüketicilerin seçeneklerinin azalabileceği uyarısında bulunuyor. Manev, piyasada düşük fiyatlarla çalışan baskın indirim marketleri bulunduğu için birleşmelerin ürünlerde büyük bir fiyat farkı yaratacağından emin olmadığını da söylüyor. Sendika sepeti hesabına göre aile harcamalarının üçte birinden fazlası gıda ve içeceğe ayrılıyor; kaynak bunun bir bölümünü enflasyona bağlıyor. Eylül ayındaki yıllık enflasyon %2,7 olarak verilirken et fiyatlarının %6,4, süt, süt ürünleri ve yumurta fiyatlarının %3,6, yağ ve katı yağ fiyatlarının ise %7,1 arttığı belirtiliyor. Bu artışların karşılaştırma dönemi kaynakta açıkça belirtilmiyor.

Kazakistan Pastörize Deve Sütü İçin Ulusal Standart Onayladı
Görsel kaynağı: Kazinform · Özgün haber

Kazakistan Pastörize Deve Sütü İçin Ulusal Standart Onayladı

Kazakistan, yerli üreticilerin Çin, Orta Doğu ve Avrasya Ekonomik Birliği (AEB) ülkelerine ihracatını genişletmesine yardımcı olmak amacıyla pastörize deve sütü için yeni ulusal standardı onayladı. Kazakistan Standartlaştırma ve Metroloji Enstitüsü Genel Müdür Yardımcısı Alexander Razzarenov, bilgiyi Merkez İletişim Servisi’ndeki toplantıda aktardı. Razzarenov, bu yıl bilimsel araştırmalara dayalı geliştirilen standardın, laboratuvar testlerinde ticaret ortaklarının karşılaştırılabilir ürünlerinden daha iyi kalite sonucu veren Kazak deve sütü ürünleri için daha sıkı koşullar getirdiğini söyledi. Ticaret ve Entegrasyon Bakanlığına göre standart 11 Eylül 2026’da onaylandı ve 1 Kasım’da yürürlüğe girecek. Düzenleme kalite, güvenlik, etiketleme, ambalajlama, taşıma ve depolama koşullarını kapsıyor. Pastörize deve sütü shubat, dondurma, reçel ve “camelccino” dahil kahve bazlı içeceklerde kullanılıyor.

Bosna-Hersekli Çiftçiler Süt İthalatının Azaltılmasını İstiyor
Görsel kaynağı: Agroportal.ba · Özgün haber
Veri haberi

Bosna-Hersekli Çiftçiler Süt İthalatının Azaltılmasını İstiyor

Bosna-Hersek Federasyonu Çiftçiler Birliği, yerli tarımsal üretimin korunması için başta Bakanlar Konseyi olmak üzere yetkili kurumlardan acil önlem alınmasını istedi. Birlik, özellikle süt sektöründe alıcıların çiğ süt alım fiyatını düşürmesi nedeniyle üreticilerin maliyetlerini karşılayamadığını belirtti. Birlik Başkanı Nedžad Bićo, yerli çiğ süt üreticilerinin iç pazarın ihtiyaçlarını karşılayabileceğini ve en etkili koruma önleminin bu ürünün ithalatını azaltmak olduğunu söyledi. Uzun süren kuraklık da sektördeki baskıyı artırdı. Silajlık mısırda %50'yi aşan zarar, hayvan yemi üretimini azalttı ve kış aylarında hayvanların beslenmesini tehdit etti. Bićo, çiftliklerin özellikle yem eksikliği nedeniyle kapanma riskiyle karşı karşıya olduğunu belirtti. Bosna-Hersek'te çiğ sütün litresi için 55 ila 80 fening ödendiğini aktaran Bićo, bu fiyatın aynı miktardaki sütün üretim maliyetini karşılamadığını söyledi. Bićo, çiğ süt üretiminin Sırbistan'ın geçen mayısta Bosna-Hersek'ten süt ithalatını yasaklamasından bu yana arttığını, ancak pazarın yetersiz kaldığını ifade etti. Ona göre yerli üreticiler en iyi koşullarda ülke ihtiyaçlarının yaklaşık %35'ini karşılıyor; kuraklık yıllarında bu oran %20'nin altına iniyor. Uzun vadede peynir ve diğer süt ürünleri için yerli mandıralara yatırım yapılmasını öneren Bićo, ithalat yasağı, ithalat vergileri ve gümrük vergileri konusunda yetkili Bakanlar Konseyi'nin son dört yıldır bu konuyu görüşmediğini söyledi. Önlem alınmaması halinde çiftçilerin süt taşıyan ithalat tankerlerini durdurmak için sınırları bloke edebileceğini de belirtti.

Bosna-Hersekli Çiftçilerden Süt İthalatının Azaltılması Talebi
Görsel kaynağı: Radiosarajevo · Özgün haber
Veri haberi

Bosna-Hersekli Çiftçilerden Süt İthalatının Azaltılması Talebi

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Bosna-Hersek Federasyonu Çiftçiler Birliği, tarımda yerli üretimin korunması için Bakanlar Konseyi başta olmak üzere yetkili kurumlardan acil önlem istedi. Birlik, özellikle süt sektöründe alıcıların fiyatları düşürmesi nedeniyle üreticilerin maliyetlerini karşılayamadığını, kuraklığın da hayvan yemi üretimini tehdit ettiğini bildirdi. Birlik Başkanı Nedžad Bićo, yerli çiğ süt üreticilerinin ülke içindeki pazarın ihtiyaçlarını karşılayabileceğini belirterek en etkili önlemin çiğ süt ithalatının azaltılması olduğunu söyledi. Bićo, uzun vadede süt ihraç edilirken bu sütten yapılan pahalı peynirlerin ithal edilmesi yerine yerli mandıralara yatırım yapılmasını ve peynir ile diğer süt ürünlerinin ülkede üretilmesini önerdi. Bićo’nun aktardığına göre Sırbistan, kendi üreticilerini korumak amacıyla geçen mayıstan bu yana Bosna-Hersek’ten süt ithalatını yasakladı. Bunun ardından Bosna-Hersek’teki alıcılar çiğ süt fiyatını litre başına 55, 60 ila 80 fenige indirdi. Bićo, bu bedelin üretim maliyetlerini karşılamadığını ve çiftliklerin kapanması riski bulunduğunu söyledi. Uzun süren kuraklık nedeniyle silajlık mısırdaki zararın %50’yi aştığını, bunun da kışlık hayvan yemi arzını tehlikeye attığını belirtti. Bićo, ithalat yasağı, ithalat vergileri ve gümrük tarifeleri konusunda yetkinin Bosna-Hersek Bakanlar Konseyi’nde olduğunu, ancak Konseyin son dört yılda bu önlemleri gündeme getirmediğini savundu. Çiftçiler gelecek hafta tarımdaki durumu görüşmek üzere yeni adımlar belirleyeceklerini, sonuç alınmaması halinde süt taşıyan tankerleri durdurmak için sınırları bloke edebileceklerini açıkladı. Federasyondaki üretimin genel durumuna ilişkin değerlendirmesinde Bićo, yerli üreticilerin en iyi koşullarda ihtiyaçların yaklaşık %35’ini karşıladığını, kurak yıllarda bu oranın %20’nin altına indiğini söyledi. İlkbahar ekimi için vaat edilen 2,5 milyon litrelik yakıt yardımının henüz yapılmadığını da belirten Bićo, üreticilerin litre başına 4 KM yakıt kullandığını ifade etti.

Irak'ta Kanatlı ve Yumurta İthalat Vergileri Askıya Alındı
Görsel kaynağı: Iraqi News · Özgün haber

Irak'ta Kanatlı ve Yumurta İthalat Vergileri Askıya Alındı

Irak Tarım Bakanlığı, 10 Ekim 2026'da gıda enflasyonunu sınırlamak amacıyla acil piyasa müdahaleleri uygulanacağını açıkladı. Federal hükümet, ithal sofralık yumurta, kanatlı ürünleri ve canlı hayvancılık ürünlerinden alınan gümrük vergileri ile ithalat vergilerini askıya aldı. Kararın, gıda arzını artırarak tüketici fiyatlarını istikrara kavuşturmayı hedeflediği bildirildi. Tarım Bakanı, hane halkının temel tüketim ürünlerinde görülen ani fiyat artışlarına karşı hızlı idari müdahaleler yapılmasını istedi. Bakanlık sözcüsü Qusay Al-Hattab, gümrük ve sınır harçlarındaki muafiyetin sınır kapılarındaki işlemleri hızlandırarak temel kanatlı ve hayvancılık ürünlerinin piyasaya girişini kolaylaştıracağını belirtti. Uygulama, artan arz ve rekabet yoluyla tüketicilerin satın alma gücünü korumayı amaçlıyor. Al-Hattab, özellikle sofralık yumurta kolilerindeki fiyat oynaklığını tüccar spekülasyonu ile ABD doları kurundaki yükselişin birleşimine bağladı. Bakanlık, toptan dağıtım merkezlerini denetlediğini ve resmi portalında günlük karşılaştırmalı fiyat endeksleri yayımladığını açıkladı. Bağdat'taki toptancı hallerinde ürün hacimleri ve fiyatlar izlenirken, saha denetçilerinin değerlendirmeleri ithalat kısıtlamalarının ne zaman kaldırılabileceğine ilişkin arz eşiklerinin belirlenmesinde kullanılıyor.

Meksika’da Gıda Güvenliği İçin Stratejik Girdilere Odaklanma Çağrısı
Görsel kaynağı: El Economista · Özgün haber

Meksika’da Gıda Güvenliği İçin Stratejik Girdilere Odaklanma Çağrısı

Meksika’daki tarım ve gıda sektörü uzmanları, ülkenin gıda güvenliğini güçlendirmek için tartışmayı yalnızca gıda egemenliği ve ithalatı azaltma hedefiyle sınırlamak yerine, kritik ürün ve girdilere odaklanma çağrısı yaptı. El Economista ile Consejo Nacional Agropecuario (CNA) iş birliğinde düzenlenen “Pulso agroalimentario, los retos que definirán al sector” forumunda, gübre ve dizel gibi girdilerin uluslararası çatışmalar, ticaret değişiklikleri ve tedarik zincirlerindeki kesintilerden etkilenebileceği belirtildi. Grupo Consultor de Mercados Agrícolas (GCMA) Direktörü Juan Carlos Anaya, hiçbir ülkenin gıdada tamamen kendine yeterli olmadığını söyledi. Anaya, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) gıda güvenliği için tüketimin en az %70-75’inin yerli üretimle karşılanmasını ölçüt olarak ele aldığını, Meksika’da bu oranın %81 olduğunu aktardı. Ancak genel oranın sektörler arasındaki farkları gizleyebileceği uyarısında bulundu. Tahıl üretiminin 1994’te 39 milyon tondan günümüzde yaklaşık 34 milyon tona gerilediğini, buna karşılık meyve ve sebze üretiminin 19 milyon tondan 44 milyon tona, hayvansal üretimin 12 milyon tondan 27 milyon tona yükseldiğini söyledi. Meksika Hükümeti’nin tarım ve gıda sektörü uluslararası ilişkilerinden sorumlu yetkilisi Julio Berdegué, değerlendirmeye yalnızca tüketiciye ulaşan ürünlerin değil, üretimin sürmesi için gerekli girdilerin de katılması gerektiğini belirtti. Dizelde %70 öz yeterliliğin, %20’lik düzeye kıyasla daha elverişli bir konum sağlayacağını ifade etti. Consejo Coordinador Empresarial Dış Ticaret Başkan Yardımcısı Juan Cortina ise beyaz mısır ve gübreyi kritik alanlar arasında sayarak ithalatın tamamen sona erdirilmesini değil, bilim, teknoloji ve finansmanla yerli üreticilerin güçlendirilmesini savundu. CNA Başkanı Jorge Esteve, düşük öz yeterlilik görülen alanlarda üretimin yeniden büyütülmesi için finansman, su ve teknolojiye ihtiyaç olduğunu söyledi. Su kaynaklarının yetersizliği ve sulama altyapısı önemli sorunlar arasında gösterilirken, sulamanın modernleştirilmesinin verimliliği artırabileceği belirtildi. Esteve ayrıca güvensizliğin taşımacılığı, sulama bölgelerini ve tarım çalışanlarını etkileyen ortak bir sorun olduğunu dile getirdi.

Meksika’da Sarı Mısırda 55 Yılı Aşan Dışa Bağımlılık
Görsel kaynağı: Imagen Agropecuaria · Özgün haber
Veri haberi

Meksika’da Sarı Mısırda 55 Yılı Aşan Dışa Bağımlılık

Meksika, mısırın anavatanı olmasına ve 64 mısır ırkına sahip bulunmasına rağmen sarı mısırda dışa bağımlılığını sürdürüyor. Imagen Agropecuaria’nın aktardığı verilere göre ülke, 1970’ten bu yana, 1993 istisnası dışında mısırda kendine yeterli değil. 1994’te Kuzey Amerika Serbest Ticaret Anlaşması’nın yürürlüğe girmesinden sonra mısır ithalatı 2026’ya kadar %1000’den fazla arttı. Kaynak, bu bağımlılığın özellikle hayvancılık ve yem sektörlerindeki talep artışıyla bağlantılı olduğunu belirtiyor. ABD Tarım Bakanlığı (USDA), Meksika’nın 2025-26 ticaret yılında 26,2 milyon ton mısır ithal edeceğini tahmin ediyor. Meksika Tarım Bakanlığına bağlı Tarımsal ve Balıkçılık Bilgi Hizmetleri Genel Müdürlüğünün (DGSIAP) ön verilerinde ise ithalatın 23,5 milyon tonunun sarı, 856 bin tonunun beyaz mısır olacağı belirtiliyor. USDA’nın verilerine göre ekim 2025-temmuz 2026 döneminde gerçekleşen 21,4 milyon tonluk ithalatın %99’u ABD kaynaklı, %1’i ise Brezilya kaynaklıydı. İthalatın %98’ini sarı mısır oluşturdu. Kaynağa göre ABD mısırı, yıl boyunca istikrarlı bulunabilirliği, güvenilir kalitesi, entegre lojistiği ve diğer menşelere göre rekabetçi fiyatları nedeniyle Meksika’daki yemlik tahıl arzının temel unsurlarından biri olarak değerlendiriliyor. İthalatın %62’si demiryoluyla, başlıca Tamaulipas eyaletindeki Nuevo Laredo ve Chihuahua’daki Ciudad Juárez üzerinden yapılıyor. Geri kalan %38’lik bölüm deniz yoluyla, özellikle Veracruz Limanı üzerinden ülkeye giriyor. Meksika’nın dış alımları 2024’te 23,3 milyon ton, 2025’te ise 24,7 milyon ton oldu. Buna karşılık ülkenin toplam mısır üretimi 2022-23 tarım yılında 28,1 milyon tondan 2023-24’te 23,4 milyon tona geriledi. Kaynak bu düşüşte, özellikle ülkenin kuzeybatısını etkileyen yoğun kuraklığın rol oynadığını belirtiyor. Üretim 2024-25’te 23,1 milyon ton olarak gerçekleşirken 2025-26 için DGSIAP 24,4 milyon ton öngörüyor; USDA’nın tahmini ise 24,9 milyon tonla son 10 yıl ortalamasının %6 altında kalıyor. USDA, 2026-27 hasadında Meksika’nın mısır üretiminin yaklaşık %2 düşerek 24,5 milyon tona ineceğini öngörüyor. Tahmindeki gerekçeler arasında El Niño’yla ilişkilendirilen düzensiz hava koşulları, düşük kârlılık, yüksek girdi maliyetleri ve ithal mısırla süren rekabet bulunuyor. Kaynakta görüşlerine yer verilen Meksikalı üretici ve analistler ise sübvansiyonlu ABD mısırının ve büyük şirketlerin piyasa gücünün yerli üreticilerin pazarlama koşullarını zorlaştırdığını savunuyor. Araştırmacı Romel Olivares Gutiérrez, bağımlılığın azaltılması için ulusal üretimin güçlendirilmesini, ithalatın çeşitlendirilmesini, yerli mısır tüketiminin teşvik edilmesini ve ticaret politikalarının gözden geçirilmesini öneriyor.

Türkiye Elma Pazarındaki Konumunu Geri Kazanıyor
Görsel kaynağı: AgroKavkaz · Özgün haber
Veri haberi

Türkiye Elma Pazarındaki Konumunu Geri Kazanıyor

Türkiye’nin elma sektörü, 2025 ilkbaharında yaşanan şiddetli donun ardından 2026 sezonunda toparlanma işaretleri veriyor. Don, üretim miktarının yanı sıra meyve kalitesini de olumsuz etkilerken, önemli miktardaki ürünün ihracat standartlarını karşılayamamasına yol açtı. USDA değerlendirmesine göre Türkiye’nin elma üretimi yaklaşık %60 geriledi ve ihracat hacmi belirgin biçimde düştü. Bu sezon kış ve ilkbahardaki daha elverişli hava koşulları çiçeklenme ile meyve oluşumunu destekledi. İlk hasat ağustos sonunda Gala çeşidiyle başladı; hasadın kasım ayına kadar sürmesi ve sezonun Fuji ile Granny Smith çeşitleriyle tamamlanması bekleniyor. İhracatçıların değerlendirmesine göre bu yılki meyveler daha iyi renk, boyut ve sertlik özellikleri gösteriyor. 2025’teki arz açığının ardından alternatif tedarikçilere yönelen alıcıların ilgisi yeniden Türkiye’ye dönüyor. Hindistan başta olmak üzere Körfez ülkeleri, Malezya ve diğer Orta Doğu pazarlarında talep görülüyor. Bazı rakip ülkelerdeki üretim düşüşleri ve lojistik sorunları da Türk elmasına yeni fırsatlar sağlıyor. Karaman’daki yüksek yoğunluklu modern bahçeler, dolu önleme ağları ve güncel teknolojiler, daha istikrarlı kalite ve miktarda ürün sunulmasına katkı sağlıyor. Bununla birlikte sektörün nihai performansı; jeopolitik gelişmelere, taşıma maliyetlerine, döviz kurlarına, ticaret kurallarına ve küresel lojistiğin seyrine bağlı olacak.