BÖLGESEL GÜNDEM

Afrika

4 ülkenin yerel kaynaklarından · 160 haber

🇿🇦 Güney Afrika🇰🇪 Kenya🇲🇦 Fas🇪🇬 Mısır

24 kayıt · Güncelleniyor…

Mısır’da Stratejik Ürünlerde Kendine Yeterliliği Artırma Talebi
Görsel kaynağı: Sada El Balad · Özgün haber
Veri haberi

Mısır’da Stratejik Ürünlerde Kendine Yeterliliği Artırma Talebi

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Mısır’da Tarım ve Sulama Komitesi Başkanı Muhsin el-Batran, stratejik mal ve ürünlerde kendine yeterlilik oranlarının artırılması için Tarım ve Arazi Islahı Bakanlığının politikalarının genel görüşmede ele alınmasını talep etti. El-Batran, tarım sektörünün karşı karşıya olduğu sorunlara dikkat çekerek yerli üretimi ve gıda güvenliğini güçlendirecek bir plan hazırlanmasını istedi. El-Batran’ın açıklamasına göre tarımsal üretimin yıllık ortalama büyüme hızı %4 olurken tüketimdeki ortalama artış %2’de kaldı. Buna rağmen bu farkın stratejik ürünlerin çoğunda kendine yeterlilik oranlarının gerilemesini önleyemediği belirtildi. Kendine yeterlilik oranları buğdayda %47, mısırda %70, pirinçte %95, kırmızı ette %75, baklada %33 ve yağlarda %12 olarak açıklandı. Düşük oranların tarım ticareti dengesini etkilediği ve iç tüketim ihtiyacını karşılamak için küresel piyasalara bağımlılığı artırdığı aktarıldı. El-Batran, fiyat politikalarındaki istikrarsızlık, finansman sorunları, sözleşmeli tarımın uygulanmasındaki engeller, tarımsal araştırma altyapısındaki eksiklikler ve üretim girdilerinin yetersizliğini sektörün başlıca sorunları arasında sıraladı. Genel görüşme talebinde stratejik ürün üretiminin yatay ve dikey genişlemeyle artırılması, Mısır’ın rekabet avantajına sahip olduğu ürünlere odaklanılması ve tarımsal ihracatta gıda işleme yoluyla katma değerin yükseltilmesi istendi. Mısır Şura Meclisinin tarım politikası, stratejik ürünlerde kendine yeterlilik ve hayvansal, kanatlı ve su ürünleri ihtiyacının karşılanmasına ilişkin talepleri genel oturumlarda ele alması bekleniyor.

Fas Kanatlı Sektörü 2025'te Et ve Yumurta Hedeflerine Yaklaştı
Görsel kaynağı: AgriMaroc · Özgün haber
Veri haberi

Fas Kanatlı Sektörü 2025'te Et ve Yumurta Hedeflerine Yaklaştı

Fas'taki kanatlı işletmeleri 2025'te 828 bin ton kanatlı eti ve 7,06 milyar adet tüketimlik yumurta üretti. Tarım Bakanlığının Dawajine 2026 fuarının açılışında paylaştığı bilançoya göre bu üretim, ulusal talebin tamamını karşıladı. 2021-2030 sözleşme programında 912 bin ton beyaz et ve 7,6 milyar yumurta hedeflenirken sektör bu hedeflerin sırasıyla %91'ine ve %93'üne ulaştı. Üretim, 2023'te açıklanan 745 bin ton beyaz et ve 6,1 milyar yumurtaya göre iki kampanyada arttı. Kaynağa göre beyaz et üretimindeki artış %11, yumurta üretimindeki artış %16 oldu. Kanatlı eti, Fas'ta tüketilen etin %55'ini oluşturuyor; sektörün yıllık cirosu 48 milyar dirhem, doğrudan istihdamı ise 181 bin kişi olarak veriliyor. Devlet ile FISA arasında 4 Mayıs 2023'te imzalanan sözleşme programı, Génération Green 2020-2030 stratejisi kapsamında 2,02 milyar dirhem kaynak öngörüyor. Bunun 1,4 milyar dirhemi sektörler arası kuruluş tarafından, 620 milyon dirhemi ise devlet tarafından karşılanıyor. Program ayrıca 2030'a kadar 140 bin ilave istihdam hedefliyor. Program; işletmelerin modernizasyonu, damızlıkların Fas'ta üretilmesi, kuluçkahaneler ve yem fabrikalarının kurulması ile kesimhane, parçalama, paketleme ve yumurta işleme yatırımlarını destekliyor. Yemlerde kullanılan mısır ve soyanın büyük bölümünün ithal edilmesi, üreticileri dünya fiyatlarındaki değişimlere açık bırakıyor. İç talebin karşılanmasının ardından sektör, özellikle Afrika pazarlarını büyümenin başlıca alanı olarak görüyor.

FAO Gıda Fiyat Endeksi Ekimde Geriledi, Şeker Fiyatları Yükseldi
Görsel kaynağı: TimesLIVE · Özgün haber
Veri haberi

FAO Gıda Fiyat Endeksi Ekimde Geriledi, Şeker Fiyatları Yükseldi

FAO Gıda Fiyat Endeksi, ekimde ortalama 133,9 puana gerileyerek revize edilen eylül değerinin %1,3 altında kaldı. Buna rağmen endeks, bir yıl önceye göre %5,9 daha yüksek seyretti ve Mart 2022’deki zirvesinin %16,4 altında bulundu. Tahıl fiyat endeksi eylüle göre %4,5 düştü. Buğday fiyatları zayıf ithalat talebi ve özellikle Arjantin’deki daha iyi üretim beklentileriyle gerilerken, Karadeniz’de ihracat akışının rahatlayabileceği beklentisi düşüşü destekledi. Ancak bölgedeki lojistik aksamalar gerilemeyi sınırladı. Mısır fiyatları da ABD hasadı ve Güney Amerika’da arzın bol olacağı beklentisiyle düştü. Bitkisel yağ fiyatları %0,3 arttı; soya ve ayçiçeği yağı fiyatlarındaki yükseliş, kanola yağı fiyatlarındaki düşüşü aştı. Şeker fiyatları ise %6,6 yükselerek art arda dördüncü aylık artışını kaydetti ve Aralık 2024’ten bu yana en yüksek seviyeye çıktı. Brezilya’daki yağışların hasadı aksatması, şeker fiyatlarındaki yükselişte etkili oldu. Süt ürünleri endeksi ise bol arz ve zayıf talep nedeniyle %1,1 geriledi.

Mısır’da Sebze ve Meyve Arzında Sorun Beklenmiyor
Görsel kaynağı: Sada El Balad · Özgün haber
Veri haberi

Mısır’da Sebze ve Meyve Arzında Sorun Beklenmiyor

Mısır Çiftçiler Sendikası Başkanı Hüseyin Abdurrahman Ebu Sıdam, mevcut ve gelecek dönemde piyasalarda sebze ve meyve arzı açısından sorun beklenmediğini söyledi. Açıklama, «علامة استفهام» programında yayımlanan söyleşi sırasında yapıldı. Ebu Sıdam, bazı tarım ürünlerindeki fiyat hareketlerinin geçici olduğunu belirterek bunları hasat dönemleri arasındaki geçişlere, mevsim değişimlerine ve iklim koşullarına bağladı. Domates fiyatlarının yeni hasat dönemine kadar hareketlenebileceğini, ancak beklenen artışların büyük olmayacağını ifade etti.

Güney Afrika’da Tarımsal Dönüşüm İçin “Tek Bir Tarımsal Gelecek” Çağrısı
Görsel kaynağı: Farmer’s Weekly · Özgün haber
Veri haberi

Güney Afrika’da Tarımsal Dönüşüm İçin “Tek Bir Tarımsal Gelecek” Çağrısı

Güney Afrika’nın Cape Town kentinde 1-5 Kasım’da düzenlenen 31. Commonwealth Tarım Konferansı’nda, başarılı tarımsal dönüşümün yalnızca finansal desteğe dayanamayacağı; ticarileştirme, mentorluk ve pazara erişimin de güçlendirilmesi gerektiği belirtildi. Konferansın açılış gününde dünya genelindeki çiftçilerin karşılaştığı baskılar ve gelişmekte olan çiftçilerin ticari açıdan uygulanabilir işletmeler kurmasına yönelik yollar ele alındı. AgriSA’nın eski Üst Yöneticisi Christo van Der Rheede, Güney Afrika’nın ticari ve gelişmekte olan çiftçilik sektörlerini ayrı yapılar olarak görmek yerine “tek bir tarımsal gelecek” oluşturmaya odaklanması gerektiğini söyledi. Van Der Rheede’ye göre her iki gruptaki çiftçilerin başarısı aynı altyapıya, lojistik sistemlerine, pazarlara ve politika ortamına bağlı. Dönüşüm programlarının başarısının, katılımcıların sürdürülebilir ticari işletmeler yönetebilecek seviyeye gelip gelmediğiyle ölçülmesi gerektiğini ifade etti. Van Der Rheede, Güney Afrika’nın tarımsal ihracatının 2025’te 15,1 milyar ABD dolarına ulaştığını, 2005’te bu rakamın 2 milyar doların altında olduğunu belirtti. Bu büyümenin, daha fazla gelişmekte olan çiftçinin rekabetçi değer zincirlerine ve uluslararası pazarlara erişebilmesi için fırsat oluşturulması gerektiğini gösterdiğini söyledi. Konferansta Mohair Empowerment Trust’ın daha önce dezavantajlı Angora keçisi çiftçilerini geçimlik ve küçük ölçekli üretimden ticari işletmelere taşımaya yönelik çalışmaları da aktarıldı. Trust’ın yöneticisi Beauty Mokgwamme, yararlanıcılara hayvan, eğitim, mentorluk ve teknik yardım sağlandığını; deneyimli ticari üreticilerin ise sürü yönetimi, üretim uygulamaları ve iş planlamasında rehberlik ettiğini belirtti. Yaklaşımın amacı, çiftçilerin kendi ayakları üzerinde durabilen işletmeler kurarak destek programlarına uzun vadeli bağımlılığını azaltmak.

Arap Birliği Fonu, Gana’da Sürdürülebilir Sulama Çalıştayına Katıldı
Görsel kaynağı: Sada El Balad · Özgün haber
Veri haberi

Arap Birliği Fonu, Gana’da Sürdürülebilir Sulama Çalıştayına Katıldı

Arap Birliği Afrika Ülkelerine Teknik Yardım Fonu, Afrika’da sürdürülebilir sulama ve tarımsal su yönetimi konusunda bilgi ve deneyim paylaşımını amaçlayan bölgesel çalıştaya Gana’nın başkenti Akra’da katıldı. 3-6 Kasım tarihlerinde düzenlenen çalıştay, Afrika Birliği SAFGRAD Ofisi ve Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütünün (FAO) Gana’daki bölge ofisiyle işbirliği içinde gerçekleştirildi. Çalıştaya 20 Afrika ülkesinden 60 temsilcinin yanı sıra Dünya Bankası, Uluslararası Sulama ve Drenaj Komisyonu ile Uluslararası Su Yönetimi Enstitüsünden uzman ve temsilciler katıldı. Toplantıda sulama politikalarının geliştirilmesi, su kaynaklarının kullanımında verimliliğin artırılması ve sulama sistemlerinin güncellenmesi ele alındı. Gündemin diğer başlıklarını tarımsal su yönetiminde modern teknolojilerin kullanımı, iklim değişikliği ve kuraklığın yarattığı zorluklara karşı yatırımların ve ortaklıkların güçlendirilmesi oluşturdu. Programda katılımcı ülkelerin ulusal deneyimleri sunuldu ve teknik oturumlar düzenlendi. Çalıştay, Gana’daki sulama ve tarımsal su yönetimi uygulamalarından birine yapılan saha ziyaretiyle tamamlandı. Fon, Afrika ülkelerini teknik yardım, kapasite geliştirme ve uzmanlık paylaşımı yoluyla destekleme hedefini vurguladı.

Mısır Tarım ve Arazi Islahı Bakanı İstanbul’daki Boğaziçi Zirvesi’nde Türkiye ile İşbirliğini Görüşecek
Görsel kaynağı: Al-Watan Egypt · Özgün haber
Veri haberi

Mısır Tarım ve Arazi Islahı Bakanı İstanbul’daki Boğaziçi Zirvesi’nde Türkiye ile İşbirliğini Görüşecek

Mısır Tarım ve Arazi Islahı Bakanı Alaa Farouk, 4-6 Kasım 2026 tarihleri arasında İstanbul’da düzenlenen 17. Boğaziçi Zirvesi’ne katılıyor. “Küresel dönüşüm ve istikrar arayışı” temasıyla düzenlenen zirvede liderler, karar alıcılar, yetkililer ile 70’ten fazla ülke ve uluslararası kuruluşun temsilcileri yer alıyor. Farouk, zirvenin “Su, gıda ve tarımsal güvenlik: Sessiz küresel kriz” başlıklı ana oturumunda başlıca konuşmacı olarak Mısır’ın tarım sektörünü modernleştirme yaklaşımını aktaracak. Bu kapsamda arazi ıslahı ve yatay genişleme projeleri, modern teknolojilerin kullanımı, çöl tarımı, gıda koridorlarının güçlendirilmesi, su diplomasisi ve iklim değişikliği karşısında sürdürülebilirlik konuları ele alınacak. Zirvenin yan etkinliklerinde Farouk’un Türkiye ile tarım alanındaki ikili işbirliğini geliştirme ve iki ülke arasında imzalanan mutabakatları etkinleştirme yollarını görüşmesi planlanıyor. Görüşmelerde tarım ürünleri ticaretinin artırılması ve Mısır ihracatının Türkiye pazarına erişiminin kolaylaştırılması da gündemde olacak. Ayrıca tarımsal araştırmalar, tohum ve gübre üretimi, veterinerlik hizmetleri, tarımsal karantina ile iki ülkenin özel sektörleri arasındaki yatırım ortaklıkları değerlendirilecek.

Güney Afrika’da Hayvan İlaçları Ortak Kullanım Alanlarındaki Çiftçilerin Aylık Gelirinin Yaklaşık %70’ini Tüketiyor
Görsel kaynağı: Farmer’s Weekly · Özgün haber
Veri haberi

Güney Afrika’da Hayvan İlaçları Ortak Kullanım Alanlarındaki Çiftçilerin Aylık Gelirinin Yaklaşık %70’ini Tüketiyor

Güney Afrika’daki ortak kullanım alanlarında hayvancılık yapan çiftçiler, aylık çiftçilik gelirlerinin ortalama yaklaşık %70’ini hayvan ilaçları ve tedavilerine harcıyor. Tarım Araştırma Konseyi (ARC) tarafından yürütülen ve 2025’te yayımlanan çalışma, KwaZulu-Natal, Limpopo ve Doğu Cape’teki ortak kullanım alanlarında hayvan sahibi 457 haneyle yapılan görüşmelere dayanıyor. Bulgular, yüksek sağlık harcamalarının küçük ölçekli üreticilerin sürü verimliliğini artıracak yatırımlarına ayrılan kaynağı sınırladığını gösteriyor. Hanelerin çoğu hayvan başına 1 ile 55 Rand arasında harcama yaparken, yıllık hayvan sağlığı gideri koyun ilaçlarında 3.364 Rand ile en yüksek düzeye ulaştı. Bunu sığırlarda 2.749 Rand ve keçilerde 1.912 Rand izledi. ARC tarım ekonomisti ve çalışmanın başyazarı Dr Siphe Zantsi, gelirlerin büyük bölümünün ilaç ve tedavilere gitmesi durumunda çiftçilerin daha iyi genetik materyal, ek yem ve altyapıya yatırım yapacak çok az kaynağının kaldığını belirtti. Araştırma, ortak kullanım alanlarında çoğunlukla yaşlı ve küçük ölçekli üreticilerin faaliyet gösterdiğine işaret etti. Hanelerin yaklaşık üçte ikisinin başında erkekler bulunurken, hane reislerinin ortalama yaşı 58 olarak belirlendi. Katılımcıların yaklaşık üçte biri yalnızca ilkokul eğitimi almış, %10’u ise örgün eğitim görmemişti. Keçiler katılımcıların %82’si tarafından besleniyordu ve ortalama keçi sürüsü 38 hayvandan oluşuyordu; koyun sürülerinin ortalaması yaklaşık 70 hayvandı. Sığır sahiplerinin %80’inden fazlası ise 50’den az baş besliyordu. Zantsi’ye göre ticari işletmeler aşı ve hayvan ilaçlarını toplu satın alarak ölçek ekonomisinden yararlanıyor ve açılan ürünleri son kullanma tarihinden önce tamamen tüketebiliyor. Daha küçük sürülere sahip ortak kullanım alanı çiftçileri ise bazı ürünlerin açıldıktan hemen sonra kullanılması gerektiği hâlde daha büyük işletmelerle aynı ambalajları almak zorunda kalıyor. Kullanılamayan ilaçların boşa gitmesi, tedavinin gerçek maliyetini artırıyor. Ortak otlaklarda farklı sahiplerin hayvanlarının birlikte bulunması, hastalık ve parazitlerin sürüler arasında yayılmasını kolaylaştırıyor. Bu nedenle önleyici ilaçlama, aşılama ve tedavilerin etkili olabilmesi için çoğu zaman topluluk genelinde uygulanması gerekiyor. Düşük okuryazarlık, ürün etiketleri ve talimatlarının anlaşılmasını zorlaştırırken, tartı bulunmaması hayvan ağırlığının tahmin edilmesine ve eksik ya da fazla doz kullanımına yol açabiliyor. Zantsi, bu koşullara uygun yayım hizmetleri, hayvan sağlığı teknisyenleri ve veterinerlik destek programlarına ihtiyaç olduğunu söyledi.

Mısır’da Tarımsal Kalkınma İçin 58.22 Milyon Avroluk Finansman ve 470 Bin Dolarlık Hibe İmzalandı
Görsel kaynağı: Al-Shorouk · Özgün haber
Veri haberi

Mısır’da Tarımsal Kalkınma İçin 58.22 Milyon Avroluk Finansman ve 470 Bin Dolarlık Hibe İmzalandı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Mısır’da tarımsal ve kırsal kalkınmayı desteklemek amacıyla Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu (IFAD) ile iki anlaşma imzalandı. Anlaşmalar, Su Kaynakları ve Sulama Bakanlığı ile Tarım ve Arazi Islahı Bakanlığı yararına yapıldı ve tarım sektörüyle kırsal toplulukların su ve iklim kaynaklı zorluklara karşı dayanıklılığını artırmayı hedefliyor. Anlaşmalardan biri, Nil Vadisi’nde iklim değişikliğine uyumlu su yönetimi projesinin uygulanması için 58.22 milyon avroluk imtiyazlı kalkınma finansmanı sağlıyor. Diğer anlaşma ise Mısır’ın tarımsal dayanıklılığını ve öncü konumunu destekleyen proje için 470 bin dolarlık hibe içeriyor. Finansman ve hibe; su kaynaklarının verimli kullanımı, sürdürülebilir tarım teknolojileri, iklim uyum uygulamaları ve dijital tarım çözümlerinin yaygınlaştırılmasına yöneliyor.

Güney Afrika’da SAPA, Brezilya’dan Kanatlı İthalatının Sürmesini Destekliyor
Görsel kaynağı: Farmer’s Weekly · Özgün haber
Veri haberi

Güney Afrika’da SAPA, Brezilya’dan Kanatlı İthalatının Sürmesini Destekliyor

Güney Afrika Kümes Hayvanları Birliği (SAPA), Brezilya’nın Santa Catarina eyaletinde görülen Newcastle hastalığı (NCD) salgınının ardından Brezilya’dan kanatlı ürünleri ithalatına ülke çapında kısıtlama getirilmemesini destekledi. SAPA Broiler Örgütü Üst Yöneticisi Izaak Breitenbach, riskin düşük olduğunu; ancak hastalıktan etkilenen eyaletin Güney Afrika’ya ihracat yapmasının engellenmesi ve Brezilya’nın üzerinde anlaşılmış veterinerlik sertifikası koşullarına uyması gerektiğini söyledi. Güney Afrika Tarım Bakanlığı’nın 28 Ekim tarihli açıklamasına göre Brezilya, salgını 20 Ekim’de Güney Afrika’ya bildirdi. Bakanlık, mevcut veterinerlik sağlık sertifikaları ve belirli koşullar altında taze kanatlı eti, kuluçkalık yumurta ve günlük civciv ticaretinin devam edebileceğini belirtti. Taze etin, önceki altı ayda NCD vakası görülmemiş ve 10 kilometrelik çevresinde de hastalık bulunmayan işletmelerden gelmesi gerekiyor. Kesimhane ve parçalama tesisleri de enfekte bölgenin dışında olmalı. Kuluçkalık yumurta ve günlük civcivler için ise işletmelerin enfekte bölge dışında bulunması ve önceki 12 ay boyunca hastalıktan ari olması şartı getirildi. Breitenbach, Güney Afrika’nın Brezilya’dan bu iki ürünü ithal etmediğini ve normal üretimi sürdürmeye yetecek damızlık tavuklara sahip olduğunu söyledi. Ülke, Brezilya’dan ayda yaklaşık 18.000 ton kanatlı eti ithal ediyor; ancak bu miktarın ne kadarının Santa Catarina’dan geldiği açıklanmadı. SAPA, yerli kanatlıları NCD’ye karşı aşıladığını ve büyük ya da küçük üreticilerde sorun beklemediğini bildirdi.

Mısır'da Başıboş Köpeklere Yönelik Kuduz Aşılama Kampanyası Başladı
Görsel kaynağı: Sada El Balad · Özgün haber

Mısır'da Başıboş Köpeklere Yönelik Kuduz Aşılama Kampanyası Başladı

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Mısır Tarım ve Arazi Islahı Bakanlığına bağlı Genel Veterinerlik Hizmetleri Kurumu, başıboş köpekleri kuduz hastalığına karşı aşılamak amacıyla valiliklerde bir hafta sürecek kampanya başlattı. Aşılama çalışmaları, valiliklerin veterinerlik müdürlükleri ve ülke genelinde görev yapan veteriner komiteleri aracılığıyla yürütülüyor. Kampanyanın amacı, insanlarla hayvanlar arasında görülen ortak hastalıkların önlenmesine ve kuduzun yayılma riskinin azaltılmasına katkı sağlamak. Kampanya kapsamında başıboş köpekler, onaylı veterinerlik kuralları ve uygulamaları doğrultusunda ücretsiz aşılanacak. Genel Veterinerlik Hizmetleri Kurumu Başkanı Muhammed Saad, hedef bölgelere ulaşılması ve koruyucu aşılama çalışmalarının yoğunlaştırılması için ilgili kurumlar arasında koordinasyon sağlanacağını belirtti. Çalışma, Mısır'ın kuduz hastalığını 2030'a kadar ortadan kaldırmayı hedefleyen ulusal stratejisini destekliyor. Kampanya kapsamında vatandaşlara köpeklerle güvenli temas konusunda bilgilendirme yapılacak. Kurum, kuduz şüphesi veya köpek ısırması vakalarının veterinerlik birimlerine bildirilmesini, ısırılan kişilerin ise en yakın sağlık kuruluşuna başvurmasını istedi. Uygulama, tehlikeli hayvanlar ve köpeklerin bulundurulmasına ilişkin 2023 tarihli yasa ile 2025 tarihli uygulama yönetmeliği çerçevesinde yürütülüyor.

Fildişi Sahili’nde Dijital Tarım İçin Okul Açıldı
Görsel kaynağı: La Vie Éco · Özgün haber
Veri haberi

Fildişi Sahili’nde Dijital Tarım İçin Okul Açıldı

Fildişi Sahili’nin siyasi başkenti Yamoussoukro’da, Fas’taki Mohammed VI Politeknik Üniversitesi (UM6P) ile Félix Houphouët-Boigny Ulusal Politeknik Enstitüsü (INP-HB), dijital tarım mesleklerine odaklanan Digital Farming School’u (DFS) açtı. Okul, OCP Africa’nın desteği ve LEET Initiative’in katkısıyla kuruldu. INP-HB bünyesinde faaliyet gösterecek DFS, tarımın dijital dönüşümü için Fildişili ve daha geniş anlamda Afrikalı yetenekler yetiştirmeyi amaçlıyor. Girişim, 2023’te Fildişi Sahili devleti ile OCP Grubu arasında başlatılan ortaklık kapsamında geliştirildi. Eğitim modeli tarım bilimleri, bilgisayar programlama ve girişimciliği bir araya getiriyor. Amaç, Afrika tarımının koşullarına uyarlanabilecek teknolojik çözümler tasarlayıp geliştirebilen yetenekler yetiştirmek. Proje, gıda sistemlerinin dönüşümünü; verim artışı, tarımsal uygulamaların gelişmesi, kaynakların daha iyi yönetilmesi ve tarım değer zincirlerinde değer yaratılmasıyla birlikte ele alıyor. DFS’nin ilk öğrenci grubunun 9 Kasım’da başlaması ve 50 katılımcıdan oluşması planlandı. Bu grup için yürütülen başvuru kampanyası yaklaşık 4.000 başvuru aldı. Programda uygulamalı öğrenme öne çıkacak; öğrenciler, teknolojik çözümleri Afrika tarımının gerçeklerine göre geliştirmek, denemek ve uyarlamak için 170 hektarlık deneysel çiftlikten yararlanacak. İki yıllık eğitim, tarla uygulamalarını merkeze alan “Learning by farming” yaklaşımına dayanıyor. Program teknik becerilerle sınırlı kalmayacak; girişimcilik ve kuluçka desteğiyle eğitim sırasında geliştirilen projelerin somut ekonomik uygulamaları araştırmasına imkân tanıyacak. Tarım işletmeleri ve ilgili şirketlerin de piyasa ihtiyaçlarının belirlenmesine ve üretim kollarının koşullarıyla bağlantılı projelerin oluşturulmasına katkı sunması öngörülüyor. UM6P Başkanı Hicham El Habti, Afrika tarımında bilginin kaynakların mevcudiyeti kadar değer yaratacağını belirterek yeteneklerin yetiştirilmesi ile bilgi üretiminin birlikte ilerlemesi gerektiğini söyledi. INP-HB Genel Müdürü Moussa Abdoul Kader Diaby ise büyük dönüşümlerin ortaklık, güven ve uzmanlıkların tamamlayıcılığıyla kurulabileceğini ifade etti. Açılış sonrasında Afrika’da dijital tarımın yeni nesil liderlerinin yetiştirilmesine ilişkin bir panel düzenlendi. DFS, UM6P ile INP-HB arasındaki akademik ve bilimsel iş birliklerini genişleten girişimlerden biri olarak sunuldu; bu iş birlikleri arasında Yamoussoukro’da Şubat 2026’da açılan Green Energy Park Maroc–Côte d’Ivoire da yer alıyor.

Dakhla’da Deniz Suyu Arıtma Projesinde İlerleme Kaydedildi
Görsel kaynağı: AgriMaroc · Özgün haber
Veri haberi

Dakhla’da Deniz Suyu Arıtma Projesinde İlerleme Kaydedildi

Tarım, Deniz Balıkçılığı ve Gıda Egemenliği Bakanı Khalid Hatimy, 30 Ekim 2026’da Dakhla-Oued Eddahab bölgesinde deniz suyu arıtma tesisi ve yeni sulama alanını kapsayan projenin ilerleme durumunu yerinde inceledi. Yaklaşık 2,6 milyar dirhemlik yatırımla yürütülen proje, bölgedeki sulama ve içme suyu arzını güvence altına almayı ve tarımsal üretimi geliştirmeyi amaçlıyor. Projenin yıllık üretim kapasitesi 37 milyon metreküp olarak planlanıyor. Bunun 30 milyon metreküpü sulamaya, 7 milyon metreküpü ise içme suyuna ayrılacak. Bu kaynakla 5.000 hektarlık yeni bir tarımsal üretim alanı oluşturulması ve yeraltı suyunun yerine arıtılmış deniz suyunun kullanılmasıyla Dakhla akiferinin korunmasına katkı sağlanması hedefleniyor. Proje ayrıca bölgede yüksek katma değerli ürünlerin çeşitlendirilmesini ve üretimin yoğunlaştırılmasını öngörüyor. Tarımsal alanın geliştirilmesi kapsamında bölge gençlerine 5 ila 10 hektar büyüklüğünde 100 küçük proje tahsis edilmesi planlanıyor. Kaynakta, bu girişimlerden yararlanacak gençlere projelerin kurulması ve geliştirilmesi için kapsamlı destek verileceği belirtiliyor. Projenin uzun vadeli hedefleri arasında yaklaşık 500.000 ton erkenci ürün üretimi, 30.000 kalıcı istihdam ve bir milyar dirhemi aşan katma değer yer alıyor. Bir Anzarane belediyesindeki proje; deniz suyu arıtma tesisi, 60 megavatlık rüzgâr parkı ve 130 kilometrelik sulama şebekesinden oluşuyor. Ziyaret sırasında rüzgâr parkının tamamlandığı, arıtma tesisi çalışmalarının %97, sulama şebekesinin ise %99 seviyesine ulaştığı aktarıldı. Bakan ayrıca projedeki tarımsal parselleri alan özel yatırımcılarla görüşerek karşılaştıkları sorunları dinledi.

Güney Afrika’da 2026/27 Ekim Sezonunda Kuraklık Riskine Karşı Planlama Öne Çıkıyor
Görsel kaynağı: Farmer’s Weekly · Özgün haber
Veri haberi

Güney Afrika’da 2026/27 Ekim Sezonunda Kuraklık Riskine Karşı Planlama Öne Çıkıyor

Güney Afrika’da Free State, North West, Mpumalanga ve Limpopo başta olmak üzere yaz yağışlarına bağlı bölgelerde faaliyet gösteren tahıl ve yağlı tohum üreticileri, 2026/27 üretim sezonunda maksimum verim yerine kuraklık riskini yönetmeye hazırlanıyor. Mevsim tahminleri, yaz aylarında güçlenebilecek El Niño’nun ülkenin yaz yağışlı bölgelerinde normalin altında yağış ve normalin üzerinde sıcaklık getirebileceğine işaret ediyor. Güney Afrika Hava Servisi ile Tarım Bakanlığı, sıcaklık stresi, nem açığı ve yağışların düzensiz dağılması konusunda uyarıda bulundu. Kaynakta, verim kayıplarının yalnızca sezon toplamındaki yağış eksikliğinden değil; çiçeklenme, tozlaşma ve tane doldurma dönemlerinde yaşanan sıcaklık stresinden de kaynaklanabileceği belirtiliyor. Bu nedenle üreticilere ekim tarihlerini kademelendirme, marjinal topraklarda mısır alanını azaltma ve ayçiçeğine yönelme gibi seçenekleri değerlendirme önerisi yapılıyor. Free State’te Pannar Seed’den Jaco Naudé, gübre ve ekim miktarlarının yeniden gözden geçirilmesini, sıcak hava dönemlerinde sulamanın günün daha serin saatlerinde yapılmasını tavsiye ediyor. Syngenta Seeds South Africa’dan Charles Basson ise ekim sırasında ve sonrasındaki ilk günlerde toprak sıcaklığının izlenmesi gerektiğini belirtiyor. Sıcak günlerle serin geceler arasındaki dalgalanmaların ayçiçeğinde Sclerotinia mantarını harekete geçirebileceği, mısırda ise erken dönemde yabancı ot kontrolünün önem taşıdığı aktarılıyor. Syngenta Seedcare’den Yolandi Furniss, kurak yazlarda nematodlara karşı tohum uygulamalarının genç kökleri koruyarak riski azaltabileceğini söylüyor. Grain SA’dan Corné Louw ise yüksek girdi maliyetleri, görece düşük tahıl fiyatları ve sezonun ilerleyen dönemlerinde ortaya çıkabilecek kuraklık nedeniyle üreticilerin denenmemiş ürün veya uygulamalara yönelmemesi gerektiğini vurguluyor. Gübre programlarının toprak analizleri, gerçekçi verim beklentileri ve tarla bazındaki maliyetlerle uyumlu hazırlanması isteniyor.

Mısır’da Nil Suyunu Saatlik İzleyen Sistemler Kullanılıyor
Görsel kaynağı: Sada El Balad · Özgün haber
Veri haberi

Mısır’da Nil Suyunu Saatlik İzleyen Sistemler Kullanılıyor

Mısır’da eski Su Kaynakları ve Sulama Bakanı Muhammed Abdülati, su kaynaklarının yönetiminde erken uyarı ve anlık izleme sistemlerinin kullanıldığını açıkladı. Bakanlık tarafından 1992’de kurulan erken uyarı merkezi, Yukarı Nil ülkelerinde beklenen yağışları ve selleri öngörerek suyun Nil’in kaynaklarından Yüksek Baraj’a kadar hareketini değerlendirmeye yardımcı oluyor. Abdülati’nin aktardığına göre telemetri sistemleri, Nil Nehri ağını yaklaşık 55 bin kilometre boyunca izliyor ve su durumuna ilişkin her saat veri sağlıyor. Mobil uygulamalar, suyun ulaşmasında sorun yaşanan bölgelerin belirlenmesine ve mühendislerin hızlı müdahalesine destek veriyor. “Water Accounting” olarak anılan su muhasebesi teknolojisi ise yeraltı kuyuları ile su çekim oranlarının merkezi veri tabanlarından izlenmesinde kullanılıyor. Mısır’da nüfusun yılda yaklaşık 1,5 milyon artması ve 10 yılda yaklaşık 15 milyon kişilik ek nüfus beklenmesi, içme suyu ve kalkınma için yeni ihtiyaçlar doğuruyor. Kıyı bölgelerindeki gelişim için deniz suyu arıtımına 2016’da karar verilirken, yüksek enerji tüketen tesisler için güneş, rüzgâr, termik ve nükleer kaynakların çeşitlendirilmesi planlanıyor. Arıtılmış atık suyun yeşil alan, bahçe ve ağaçların sulanmasında yeniden kullanılması da öngörülüyor.

Mısır’da Tavuk Fiyatları Türlere göre Açıklandı
Görsel kaynağı: Al-Watan Egypt · Özgün haber
Veri haberi

Mısır’da Tavuk Fiyatları Türlere göre Açıklandı

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Mısır’da 30 Ekim 2026 Cuma günü tavuk fiyatları, türüne ve satış noktasına göre farklı seviyelerde açıklandı. Tavukçuluk Borsası verilerine göre beyaz tavuğun kilogram fiyatı yaklaşık 74 Mısır lirası olurken, tüketici fiyatı yerleşim bölgesine göre 80-90 Mısır lirası aralığında verildi. Aynı gün Sasso tavuğunun çiftlikteki toptan kilogram fiyatı 105-106 Mısır lirası, tüketiciye satış fiyatı ise 110-120 Mısır lirası olarak bildirildi. Yerli tavuğun tüketici fiyatı 125-140 Mısır lirası arasında değişti. Pane ürününün kilogram fiyatı da piyasalarda 200-220 Mısır lirası aralığında açıklandı. Fiyatların yerleşim bölgesine göre değişebildiği, beyaz tavukta ise nakliye ve dağıtım maliyetlerinin satış fiyatını etkilediği belirtildi. Veriler, Tavukçuluk Borsası platformu ile Bakanlar Kuruluna bağlı fiyat portalının açıklamalarına dayandırıldı. Aynı tarihli ilgili haberde beyaz ve yerli tavuk fiyatlarının borsa ve piyasalarda ikinci gün üst üste istikrarlı kaldığı aktarıldı.

Fas'ta Kesimlik Sığır İthalatındaki 300 Bin Başlık Muafiyet Kontenjanı Tükendi
Görsel kaynağı: AgriMaroc · Özgün haber
Veri haberi

Fas'ta Kesimlik Sığır İthalatındaki 300 Bin Başlık Muafiyet Kontenjanı Tükendi

Fas Tarım, Deniz Balıkçılığı ve Gıda Egemenliği Bakanlığı, 2026 yılında gümrük vergisi ve ithalat KDV'si ödenmeden getirilebilen kesimlik sığırlar için 300 bin başlık kontenjanın tükendiğini açıkladı. Bakanlığın 23 Ekim 2026'da yayımladığı duyuruda, kontenjanın 15 Ekim tarihli 1484 sayılı bildirimle dolduğunun kayda geçirildiği belirtildi. Ancak bu toplam, ülkeye fiilen giren sığırlar ile hâlen geçerli muafiyet kapsamındaki hayvanların birlikte hesaplanmasına dayanıyor; tüm hayvanların Fas'a ulaştığı anlamına gelmiyor. Bakanlık, operasyon kapsamında aylık ortalama ithalat hızının yaklaşık 24 bin baş olduğunu bildirdi. Haziran ve temmuz aylarında 44 binin üzerinde, ağustos ve eylül aylarında ise yaklaşık 17 bin başlık giriş açıklandı; kaynakta bu sayıların aylık mı yoksa dönem toplamı mı olduğu belirtilmedi. İthal edilen sığırların %90'dan fazlası Brezilya menşeli olurken, ekimdeki talep artışı Bakanlığa göre Portekiz'den ithalatın açılmasıyla bağlantılıydı. Gümrük vergisi ve ithalat KDV'si muafiyeti 31 Aralık 2026'ya kadar geçerli. Uygulama, 29 Ağustos 2025 tarihli 2.25.720 sayılı kararname ile 50.25 sayılı mali yasanın 2. maddesine dayanıyor. Şubat 2026'da tüm ithalatçı ve profesyonellere ön izin olmadan açılan süreçte başvurular PORTNET üzerinden geliş sırasına göre işleniyor ve her muafiyet bir ay geçerli oluyor. Bakanlık, ithalatı kuraklık, yem maliyetlerindeki artış ve kesimlik hayvan varlığındaki düşüşle gerekçelendirirken, ithalatın piyasayı tedarik ettiğini ve kırmızı et fiyatlarını istikrara kavuşturduğunu belirtti. Yeni kontenjan veya 2027 uygulaması konusunda açıklama yapılmadı; mevcut muafiyeti süren hayvanlar Fas'a gelmeye devam edebilir.

Gelir Tablosu, Güney Afrika’daki Küçük Çiftçilerin Kârlılığını Ölçmesine Yardımcı Olabilir
Görsel kaynağı: Farmer’s Weekly · Özgün haber
Veri haberi

Gelir Tablosu, Güney Afrika’daki Küçük Çiftçilerin Kârlılığını Ölçmesine Yardımcı Olabilir

Gelir tablosu, küçük ölçekli çiftçilerin işletmelerinin gerçek kârlılığını değerlendirmesine, maliyetlerini yönetmesine ve finansal kararlar almasına yardımcı olabilir. Güney Afrika’daki çiftçiler için hazırlanan değerlendirmede, yalnızca banka hesabına giren ve çıkan parayı izleyen basit nakit kayıtlarının işletmenin ekonomik durumunu tam olarak göstermediği belirtiliyor. Gelir tablosu ise belirli bir dönemde çiftliğin ne kadar gelir elde ettiğini, hangi maliyetlere katlandığını ve kâr ya da zarar durumunu ortaya koyuyor. Kaynakta bu yaklaşım, Güney Afrikalı ve kurgusal bir çiftçi olan Thabo Mokoena’nın örneği üzerinden açıklanıyor. Limpopo’da 15 hektarlık alanda mısır ve domates yetiştiren, ayrıca küçük bir etlik piliç işletmesi bulunan Mokoena’nın gelir tablosunda yalnızca gerçekleşmiş nakit satışlar değil, stoklardaki artış da dikkate alınıyor. Tahakkuk esaslı muhasebeye göre gelir ve giderler, nakdin el değiştirdiği tarihte değil, kazanıldıkları veya oluştukları dönemde kaydediliyor. Bu nedenle siloda yıl sonunda kalan ürünün değeri de ilgili dönemin gelirine dahil ediliyor. Örnekte Mokoena’nın toplam geliri 337.700 R, brüt kârı ise doğrudan üretim maliyetleri düşüldükten sonra 183.100 R olarak hesaplanıyor. Buna göre brüt kâr marjı %54,2’ye ulaşıyor; yani her 1 R’lik gelirin 54 senti doğrudan üretim maliyetleri karşılandıktan sonra kalıyor. Kaynak, bu oranın benzer işletmelerle karşılaştırılmasının üretim verimliliğinin rekabetçi olup olmadığını değerlendirmeye yardımcı olabileceğini belirtiyor. Değişken maliyetler üretim miktarına göre değişirken, sabit veya genel giderler üretim artsa ya da azalsa da büyük ölçüde aynı kalıyor. Tohum ve gübre gibi girdiler daha fazla alan ekildiğinde artarken, sürekli çalışan ücretleri gibi giderler üretim düşse bile devam ediyor. Bu ayrım özellikle kuraklık yıllarında önem taşıyor; çünkü sabit maliyetleri azaltmak zorlaşırken nakit rezervlerinin korunması ve borçların dikkatle yönetilmesi gerekiyor. Mokoena’nın tablosunda 22.800 R amortisman bulunuyor. Bu tutar, traktör ve sulama sistemi gibi sermaye varlıklarının kullanım süresince yıpranma maliyetinin yıllara dağıtılmasını ifade ediyor. Mokoena’nın kişisel vergi öncesi net tarım geliri 64.600 R olarak veriliyor. Kaynak, 600.000 R’nin üzerindeki yatırım dikkate alındığında bu tutarın yaklaşık %10 yatırım getirisine karşılık geldiğini ve çiftçinin sermayesini tarım dışında kullanması halinde daha yüksek bir getiri elde edip edemeyeceğini değerlendirmesi gerektiğini aktarıyor. Ayrıca depolanmış tahıl, tarladaki ürün ve hayvanların yıl sonunda maliyet veya net gerçekleşebilir değer esasına göre tutarlı biçimde değerlenmesi gerekiyor. Peşin ödenen giderlerin yalnızca ilgili döneme ait kısmı maliyet sayılırken, işletme sahibinin kişisel çekişleri gelir tablosuna dahil edilmiyor.

Domates Güvesi İçin Acil Mücadele Çağrısı
Görsel kaynağı: Sada El Balad · Özgün haber
Veri haberi

Domates Güvesi İçin Acil Mücadele Çağrısı

Tarım uzmanı ve çiftçiler sendikası başkanı Hüseyin Abdurrahman Ebu Sıdam, domates güvesinin üretimi tehdit ettiğini belirterek Tarım Bakanlığından zararlıyla mücadele için hızlı ve ciddi adımlar atmasını istedi. Ebu Sıdam, zararlının çiftçilere her yıl milyonlarca maliyet yüklediğini ve bazı durumlarda tüm ürünün yok olmasına yol açabileceğini söyledi. Zararlının özellikle larva döneminde bitki dokularına, çiçeklere ve meyvelere girerek üretimi azalttığı ve meyve kalitesini bozduğu aktarıldı. Domatesin yanı sıra patates ve patlıcanı da etkileyen zararlının kontrolünde feromon tuzakları ve biyolojik mücadelenin yanı sıra pahalı kimyasal ilaçlar kullanılıyor. Ebu Sıdam, sahte ve etkisiz ilaçların yayılmasının da önlenmesini istedi.

Fas’ta Baraj Doluluğu 29 Ekim’de %66’ya Ulaştı
Görsel kaynağı: AgriMaroc · Özgün haber
Veri haberi

Fas’ta Baraj Doluluğu 29 Ekim’de %66’ya Ulaştı

Fas’ta barajların ulusal doluluk oranı, Al Maa Dialna portalının 29 Ekim 2026 tarihli verilerine göre %66,0 oldu. Barajlarda yaklaşık 11,2 milyar m³ su depolanırken toplam kapasite 17,0 milyar m³ olarak kaydedildi. Aynı tarihte geçen yıl ulusal doluluk oranı %31,4 seviyesindeydi. 26 Ekim’de yayımlanan verilerde doluluk oranı %66,3, geçen yılın aynı gününde ise %31,5 olarak açıklanmıştı. Bu iki tarih arasındaki küçük değişim, ekim ayının sonunda ulusal seviyenin genel olarak istikrarlı kaldığına işaret ediyor. Ancak havzalar arasında belirgin bir kuzey-güney farkı bulunuyor. 29 Ekim’de Bouregreg havzasının doluluk oranı %77,1 olurken, 26 Ekim verilerinde en yüksek su hacmi yaklaşık 4,06 milyar m³ ile Sebou havzasında ölçüldü. Sebou’yu yaklaşık 2,95 milyar m³ ile Oum Er-Rbia, 1,44 milyar m³ ile Loukkos ve 1,14 milyar m³ ile Bouregreg izledi. Oum Er-Rbia’nın doluluk oranı %58,9 ile ulusal ortalamanın altında kaldı; bu havza Tadla ve Doukkala’daki büyük sulama alanlarını besliyor. Güney ve güneydoğudaki Drâa-Oued Noun, Souss-Massa ve Guir-Ziz-Rhéris havzalarının su hacimleri ise kuzeydeki havzalara göre daha düşük seviyelerde kaldı. Fas, depolama kapasitesini 2027 sonuna kadar 24 milyar m³’ün üzerine çıkarmayı planlıyor. Bu kapsamda 14 büyük barajın inşası veya yükseltilmesi sürüyor ve projelerden toplam 5 milyar m³’ün üzerinde ek kapasite bekleniyor. Sulama tarafında ORMVA’ların yerel sulama altyapısıyla donatılmış alanı 388.727 hektara, ağlarının %55’ine ulaştı; 2027-2029 dönemi için 17.707 milyon dirhem yatırım öngörülüyor.

Güney Afrika’da Hane Tarımı Gıda Güvenliği İçin Öneriliyor
Görsel kaynağı: SAnews · Özgün haber
Veri haberi

Güney Afrika’da Hane Tarımı Gıda Güvenliği İçin Öneriliyor

Güney Afrika’da tarımsal üretim ve ülkedeki gıda mevcudiyeti, birçok hanenin yeterli gıdaya erişebildiği anlamına gelmiyor. Statistics South Africa’nın 2025 Genel Hanehalkı Araştırması’na göre hanelerin %22’si gıdaya erişimini yetersiz veya ciddi ölçüde yetersiz gördü; bireylerin %14,7’si ise 2025’te açlık yaşadı. İşsizlik, düşük hane gelirleri ve artan yaşam maliyetleri, ailelerin ihtiyaç duyduğu gıdayı satın almasını zorlaştırabiliyor. Kaynağa göre gıda güvensizliğiyle mücadele yalnızca tarımsal üretimi artırmayı gerektirmiyor. Gıdanın dağıtımı ve karşılanabilirliği iyileştirilirken hanelerin kendi gıda arzını destekleme kapasitesinin de güçlendirilmesi gerekiyor. Bu kapsamda hane tarımı ve yerli gıdaların yeniden değerlendirilmesi öneriliyor. Umbila (mısır), morogo veya imifino (geleneksel yapraklı sebzeler), pampoen (balkabağı), patats (tatlı patates) ve börülce, kuşaklar boyunca tüketilen ve gıda güvenliğine katkı sağlayabilecek ürünler arasında sayılıyor. Ev bahçeleri, ailelerin kendi tüketimi için sebze ve uygun ürünler yetiştirerek gıda bütçesi üzerindeki baskıyı azaltabilir. Alanı sınırlı haneler için topluluk bahçeleri, kaynak ve beceri paylaşımına imkân tanıyor. Gauteng’de Sebokeng, Evaton, Sharpeville, Boipatong ve Tshepiso’da; Cape Town’da ise Khayelitsha, Gugulethu ve Nyanga’da topluluk bahçeleri belgelendi. Kaynakta, kentsel üretim için Küba’nın arka bahçeleri, boş arazileri ve topluluk bahçelerini bir arada kullanan uygulamalarından da ders çıkarılabileceği belirtiliyor. Gıda üretimi becerilerinin aileler, topluluk bahçeleri, tarım kuruluşları ve okullar aracılığıyla kuşaklar arasında aktarılması da öneriliyor. Temel Eğitim Bakanlığı’nın Ulusal Okul Beslenme Programı’yla bağlantılı Okul Gıda Bahçesi Girişimi 2004’te başlatıldı ve öğrencilere tarımda pratik deneyim sağlıyor. David Jacobs, hükümetin hanelere ve topluluk bahçelerine tohum, alet, su, uygun arazi ve pratik tarım rehberliği sunarak desteği güçlendirmesi gerektiğini belirtiyor.

Güney Afrika'da Belediye Altyapısı Kanatlı Üreticilerinin Maliyetlerini Artırıyor
Görsel kaynağı: Food For Mzansi · Özgün haber
Veri haberi

Güney Afrika'da Belediye Altyapısı Kanatlı Üreticilerinin Maliyetlerini Artırıyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Güney Afrika’da kötüleşen belediye altyapısı ile güvenilir olmayan su ve elektrik hizmetleri, kanatlı üreticilerinin maliyetlerini artırıyor. FairPlay Hareketi tarafından düzenlenen web seminerinde sektör temsilcileri, hizmet sunumundaki aksaklıkların kanatlı sektörünün rekabet gücünü, gıda güvenliğini ve kırsal istihdamı tehdit ettiğini söyledi. Tartışma, yerel yönetim seçimlerine altı gün kala yapıldı. Güney Afrika Kanatlı Birliğinin piliç organizasyonunun genel müdürü Izaak Breitenbach, modern tavuk kümeslerinin sıcaklık, oksijen ve karbondioksit seviyelerini bilgisayarlı sistemlerle düzenlediğini belirtti. Bu nedenle elektrik kesintileri ve yüksek sıcaklıklarda yaşanan su sıkıntıları, hem hayvan refahı hem de üretimin devamlılığı açısından ciddi risk oluşturuyor. Breitenbach, tipik bir kümesin yaklaşık 6 milyon Güney Afrika randına mal olduğunu ve altyapı arızalarının bu yatırımları tehlikeye attığını söyledi. Sorunların özellikle kırsal bölgelerdeki küçük işletmeleri etkilediği belirtildi. Yaklaşık 800 küçük ölçekli üretici, ülkenin tavuk üretiminin %5 ila 10’unu gerçekleştiriyor. FairPlay Hareketi kurucusu Francois Baird, altyapının yem kadar önemli bir üretim girdisi hâline geldiğini ifade ederken, Breitenbach belediyelerin sektörün hedeflerine ulaşmasını sağlayacak planlara daha fazla katılması gerektiğini savundu. Altyapı sorunlarının sürmesi hâlinde ithalatın artabileceği ve yerli sektörün zarar görebileceği uyarısı yapıldı.

Mısır ve Rusya, Buğday Tedariki ve Gıda Güvenliğini Görüştü
Görsel kaynağı: Sada El Balad · Özgün haber

Mısır ve Rusya, Buğday Tedariki ve Gıda Güvenliğini Görüştü

Mısır Tedarik ve İç Ticaret Bakanı Şerif Faruk ile Rusya Tarım Bakanı Oksana Lut, gıda güvenliği, tahıl ticareti ve gıda tedariki alanlarında iş birliğini görüştü. Moskova’da düzenlenen Rusya-Afrika Ekonomi ve İnsani Forumu kapsamındaki toplantıda, iki ülke arasındaki tahıl iş birliği ile önceki görüşmelerde ele alınan dosyaların takibi değerlendirildi. Görüşmede Rusya’nın Mısır’ın buğday tedarikinde önemli bir ortak olduğu belirtildi. Taraflar ayrıca tahıl depolama ve ticareti, tedarik zincirlerine bağlı lojistik hizmetler, dijital izleme ve temel ürün ticaretinin düzenlenmesi konularında iş birliği olanaklarını ele aldı. Toplantı, 28-29 Ekim 2026’da Moskova’da yapılan forumun oturum aralarında gerçekleştirildi.

Tavuk Fiyatları Yükseldi, Üreticiler Maliyet Baskısı Altında
Görsel kaynağı: Sada El Balad · Özgün haber
Veri haberi

Tavuk Fiyatları Yükseldi, Üreticiler Maliyet Baskısı Altında

Beyaz tavukların çiftlik çıkış fiyatı kilogram başına 75 Mısır pounduna yükselirken, bir önceki gün 72 pound olarak verilen fiyat tüketiciye 90 pounddan yansıdı. Saso tavuklarının fiyatı da 102 pounddan 105 pounda çıktı ve tüketici fiyatı 120 pound oldu. Anne tavukların çiftlik çıkış fiyatı 73 pounda gerilerken tüketici fiyatı 90 pound olarak açıklandı. Köy tavuğunun çiftlik çıkış fiyatı ise kilogram başına 115 poundda sabit kaldı ve tüketiciye 132 pounddan ulaştı. Pane fiyatı bazı mağazalarda kilogram başına 190-220 pound aralığında verildi; haberde bu üründe yaklaşık 20 poundluk artış yaşandığı belirtildi. Tavuk budu kilogramı 70-90, kanat ise 70-80 pound aralığında listelendi. Kırmızı yumurta kolisinin toptan fiyatı 110, tüketici fiyatı 130 pound olurken beyaz yumurta kolisi 105 pound toptan ve yaklaşık 120 pound tüketici fiyatıyla satıldı. Köy yumurtası kolisinin fiyatı ise toptan 140, tüketicide yaklaşık 150 pound olarak açıklandı. Tavuk Üreticileri Birliği Başkan Yardımcısı Servet el-Zeyni, sektörde üretim ve arzın bol olmasına rağmen satış fiyatlarının son aylarda üretim maliyetinin altında kaldığını söyledi. El-Zeyni, son dokuz ayda yumurta tablasının ortalama fiyatının yaklaşık 84 pound, tavuk kilogramının ortalama fiyatının 64 pound olduğunu ve bu seviyelerin maliyetlerin altında kaldığını belirtti. Son iki haftada çiftlikte tavuk fiyatının yaklaşık 84 pounddan 73-74 pounda, yumurta tablasının ise 115 pounddan yaklaşık 105 pounda gerilediğini aktardı. Yem fiyatlarının son dört haftada yaklaşık %15 arttığını, yemin toplam üretim maliyetindeki payının da yaklaşık %70 olduğunu kaydetti.

DÜNYANIN GERİ KALANI

Diğer bölgeler