ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

289 haber · Sayfa 10

ForageCam, New Holland Silaj Makinelerinde Tane İşlemeyi Otomatikleştiriyor
Görsel kaynağı: Terre-net · Özgün haber

ForageCam, New Holland Silaj Makinelerinde Tane İşlemeyi Otomatikleştiriyor

New Holland, ForageCam teknolojisiyle silaj makinelerinde mısır tanelerinin parçalanma düzeyini gerçek zamanlı izleyip kırıcı ayarını otomatikleştiriyor. Silaj makinesinin oluğuna yerleştirilen kamera, hasat edilen mısır akışını sürekli gözlüyor; görüntüler yapay zekâ tarafından analiz edilerek Kernel Processing Score (KPS) adı verilen tane işleme skoru hesaplanıyor. Operatör kabinden bir hedef değer belirliyor. ForageCam, elde edilen sonucu bu hedefle karşılaştırarak kırıcıyı otomatik biçimde ayarlıyor. Böylece mısırın olgunluğu, nemi ve hasat koşulları değişse bile sistem ayarları çalışma sırasında güncelliyor. Hedef değerden sapma sürerse operatör uyarılıyor. KPS, tanelerin parçalanma düzeyiyle birlikte hayvanların yemin sindirilebilirliğini değerlendirmek için kullanılıyor. Amaç, taneleri mümkün olduğunca fazla öğütmek değil, istenen rasyon kalitesine uygun seviyeye ulaşmak. New Holland, teknolojinin hasat boyunca daha istikrarlı kalite sağlamasının yanı sıra verimlilik, yakıt tüketimi ve makine aşınmasında kazanım sunacağını belirtiyor. Teknoloji 2025’te Agritechnica’da tanıtıldı, Innovation Award’da gümüş madalya aldı ve daha sonra Farm Machine 2026 ödülünü kazandı. ForageCam’in ticari satışına başlandı.

Yeni Zelanda Süt Çiftliklerinde Kayıp %2’nin Altında
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber
Veri haberi

Yeni Zelanda Süt Çiftliklerinde Kayıp %2’nin Altında

Otago Üniversitesi araştırmasına göre Yeni Zelanda’daki süt çiftliklerinde üretimin %2’den azı kayboluyor. Journal of Dairy Research’te yayımlanan çalışmada, çiftlik içi süt gıda kaybı %1,8 olarak tahmin edildi. İncelenen süt işleme tesisinde kayıp oranı %5,5’e çıktı. Araştırmacılar, oranlar düşük olsa da sektörün büyüklüğü nedeniyle toplam hacmin önemli olduğunu ve gıda zincirine giremeyen süt için alternatif noktaların azlığının kırılganlık yarattığını belirtti.

Mısır’da Çöl Tarımında Özel Sektör Katılımı Görüşüldü
Görsel kaynağı: Daily News Egypt · Özgün haber

Mısır’da Çöl Tarımında Özel Sektör Katılımı Görüşüldü

Mısır Tarım ve Arazi Islahı Bakanı Alaa Farouk, özel sektörün tarımsal yatay genişleme projelerine katılımını artırma yollarını görüşmek üzere Çöl Arazi Geliştirme ve Islah Odası yönetimiyle bir araya geldi. Mısır Sanayi Federasyonu’ndaki toplantıda sektörün temel sorunları, tarımsal arazi ıslahını geliştirmeye yönelik öneriler ve yatırımcıların karşılaştığı engeller ele alındı. Görüşmelerde tarımsal ihracatın artırılması, Mısır ürünleri için yeni pazarlar açılması ve çöl bölgelerindeki tarımsal yatırımların talepleri ile zorlukları değerlendirildi. Toplantıya Tarım Bakan Yardımcısı Mostafa El-Sayyad, Çöl Araştırma Merkezi Başkanı Hossam Shawky ve odaya bağlı şirketlerle yatırım faaliyetlerinin temsilcileri katıldı. Katılımcılar ayrıca tarımsal operasyonlarda, arazi ve ürünlerin izlenmesinde modern teknolojilerin kullanımını ve yenilenebilir enerjiden daha fazla yararlanılmasını görüştü. Farouk, yatırımcılara teknik ve yayım desteği sağlamak için oda ile Çöl Araştırma Merkezi arasındaki koordinasyonun sürdürülmesini istedi. Toprak ve su arıtımında güncel bilimsel araştırmaların uygulanmasını da talep eden Farouk, bu çalışmaların engelleri kaldıracağını, çöl arazilerinin kullanım verimliliğini ve ekonomik getiriyi artıracağını söyledi. Bakan, devletin özel sektöre destek verme taahhüdünü vurgularken, bakanlığın yerli ve yabancı yatırımı teşvik ederek gıda güvenliğine ve tarımsal ihracata katkı sağlayan stratejik projeleri genişletmeye önem verdiğini belirtti.

Şili’de Gıda Kayıplarının Su, Toprak ve Enerjiye Etkisine Dikkat Çekildi
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber
Veri haberi

Şili’de Gıda Kayıplarının Su, Toprak ve Enerjiye Etkisine Dikkat Çekildi

Şili’de O’Higgins Üniversitesi (UOH) bünyesindeki Tarım, Hayvan Bilimleri ve Çevre Bilimleri Enstitüsü’nde görev yapan araştırmacı Cristian Hernández, gıda kaybı ile gıda israfının ayrıştırılması gerektiğini belirtti. Hernández’e göre kayıp; üretim, hasat sonrası işlemler, depolama ve işleme aşamalarında, israf ise perakendeciler, yemek hizmetleri ve tüketicilerin kararlarıyla zincirin son bölümünde ortaya çıkıyor. Bu ayrım, hangi aşamaya müdahale edileceğinin, hangi teknolojinin kullanılacağının ve sonucun hangi göstergeyle ölçüleceğinin belirlenmesini sağlıyor. Tarım ve gıda ihracatında önemli bir ülke olan Şili’de kayıpların en fazla hangi aşamada oluştuğunu ortaya koyan kesin veriler henüz bulunmuyor. Oficina de Estudios y Políticas Agrarias’ın (ODEPA) işaret ettiği üzere ölçüm; ürüne, bölgeye, mevsime ve fiyatlara göre değişiyor. Bu nedenle Gıda Kayıplarının ve İsrafının Önlenmesi ve Azaltılması Ulusal Komisyonu, ortak bir Gıda Kayıpları Endeksi yöntemi hazırlıyor. Üretim ve hasadın yanı sıra hasat sonrası işlemler, ambalajlama, depolama, işleme ve taşıma kritik aşamalar arasında sayılıyor. Boyut, renk veya biçim bakımından ticari ölçütleri karşılamayan ancak besin değerini koruyan ürünler de bu kayıplara dahil olabiliyor. Hernández, kuraklık ve iklim değişikliği koşullarında sorunun çevresel boyutunun büyüdüğünü aktardı. Gıda üretiminde kullanılan tatlı suyun yaklaşık %70’inin, kaybedilen veya israf edilen gıdaların üretimine ayrılan bölümünün ise yaklaşık %20 olduğu belirtildi. FAO tahminlerine göre tüketilmeyen gıdalar, dünya tarım arazilerinin %28’inin kullanımını, küresel gıda sisteminin enerji tüketiminin yaklaşık %38’ini ve sera gazı emisyonlarının %8 ila 10’unu temsil ediyor.

Chicago’da Buğday, Soya ve Mısır Kontratları Yükseldi
Görsel kaynağı: Agrolink · Özgün haber
Veri haberi

Chicago’da Buğday, Soya ve Mısır Kontratları Yükseldi

Chicago’da işlem gören başlıca tarım emtiaları, ABD Tarım Bakanlığının (USDA) açıklayacağı veriler, ABD’deki hava koşulları ve Karadeniz’deki gelişmelerin etkisiyle çarşamba sabahına yükselişle başladı. Buğday, soya ve mısır kontratlarında pozitif bir görünüm oluşurken, piyasaların her üründe farklı temel göstergelere odaklandığı bildirildi. Buğday kontratları, kışlık tahıl üretimine ilişkin yıllık özet raporun açıklanması öncesinde değer kazandı. Karadeniz bölgesindeki yeni saldırılar ise Rusya ve Ukrayna’nın ihracatını kolaylaştırabilecek olası bir anlaşmaya yönelik beklentileri zayıflattı. Kiev ve çevresindeki enerji altyapısının yanı sıra Ukrayna’daki bazı kritik tesislerin ve İzmail liman altyapısının hedefler arasında yer aldığı aktarıldı. Soya piyasasında toparlanma Çin talebine ilişkin temkin nedeniyle sınırlı kaldı. Kasım 2026 vadeli kontrat 3,75 sent artışla bushel başına 13,01 dolara, Ocak 2027 vadeli kontrat ise 4 sent yükselişle 13,16 dolara çıktı. Çin’in ABD soya fasulyesine %10 gümrük vergisini sürdürdüğü, ülkedeki işleme tesislerinin stoklarının 15 yılın en yüksek seviyesine ulaştığı ve ekim-kasım ihtiyaçlarının bir bölümünün Brezilya ile Arjantin’den karşılandığı belirtildi. Piyasa ayrıca 1 Eylül tarihli üç aylık stok raporunu bekliyor. Soya stokları için tahmin 8,82 milyon ton olurken, mısır fiyatları yağışların ABD hasadını geciktirebileceği beklentisi ve Amerikan ürünlerinin Avrupa Birliği’ne ihracat görünümünden destek buldu. Petrol ve döviz piyasalarındaki hareketler de tarım emtialarının açılış görünümüne eşlik etti.

FAO, Moldova’da Kadın Çiftçilerin İklim Direncini Güçlendirmesine Destek Veriyor
Görsel kaynağı: Agrobiznes Moldova · Özgün haber
Veri haberi

FAO, Moldova’da Kadın Çiftçilerin İklim Direncini Güçlendirmesine Destek Veriyor

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ile Moldova Tarım ve Gıda Sanayisi Bakanlığı, İsviçre’nin desteğiyle kadın çiftçilerin iklim değişikliğinin yol açtığı risklerle başa çıkma kapasitesini artırmaya yönelik çalışmalar yürütüyor. Bu kapsamda Cojușna’da, Strășeni ilçesinde yaklaşık 35 kadın çiftçi ve kırsal girişimciyle bir atölye düzenlendi. Toplantıda iklim risklerine uyum, tarımsal işletmelerin geliştirilmesi ve kadınların kaynaklara erişimi ele alındı. Proje kapsamında 100’den fazla çiftçinin katıldığı değerlendirme, kadınlar ile erkekler arasında ekipman ve diğer kaynaklara erişim bakımından farklar bulunduğunu ortaya koydu. Kadınlar ekipman eksikliğini erkeklerden neredeyse üç kat daha sık bildirirken, katılımcıların %80’inden fazlası ev işleri ve aile bakımının eğitimlere katılmak için yeterli zaman bırakmadığını belirtti. Kadın çiftçiler, aile işletmelerine uygun küçük ölçekli makineler, ürün depolama ve işleme alanları, finansman ve sübvansiyonlara daha kolay erişim ile kısa ve uygulamalı eğitim talep etti. Atölyede ortaya çıkan önerilerin, kadınlara yönelik eğitim, danışmanlık, teknoloji ve finansman programlarının uyarlanmasında kullanılması planlanıyor. Bu çalışmalar kapsamında kadınların ve genç çiftçilerin girişimcilik, dijital beceri ve yenilikçilik kapasitesini geliştirmek amacıyla 10 Çiftçi Kulübü kurulması öngörülüyor. Kulüplerin deneyim paylaşımı, teknoloji denemeleri ve danışmanlar, finans kuruluşları ile alıcılarla bağlantı kurulması için kullanılması hedefleniyor. Moldova Tarım Bakanlığı ile FAO ayrıca 2027-2030 dönemi için, üretimin korunması ve risklerin azaltılmasına yönelik finansal araçlar içeren ulusal bir tarımsal dayanıklılık programı üzerinde çalışıyor. Proje, İsviçre’nin 2023-2025 dönemindeki desteğinin devamı niteliğinde. Önceki çalışmada 5.000’den fazla kadın tohum ve yem desteği almış, 120’den fazla kadın ise kadın çiftçi kulüplerine katılarak küçük ölçekli ekipman desteğinden yararlanmıştı.

Rusya’da Yağlı Tohum Hasadı 38 Milyon Tona Ulaşabilir
Görsel kaynağı: Agroinvestor · Özgün haber
Veri haberi

Rusya’da Yağlı Tohum Hasadı 38 Milyon Tona Ulaşabilir

Rusya’da yağlı tohum üretiminin, ketencik ve keten de dahil edildiğinde 38 milyon tona ulaşabileceği tahmin ediliyor. Ruseed Analitik Merkezi Başkanı Margarita Svişeva’nın açıklamasına göre ayçiçeğinde 21 milyon ton, kolzada 7,3 milyon ton ve soyada 8 milyon tonun biraz üzerinde üretim bekleniyor. Üç ana ürünün toplamının 36,5 milyon tona ulaşacağı öngörülüyor. 29 Eylül itibarıyla yağlı tohumlar yaklaşık 7,96 milyon hektarda hasat edildi ve toplam üretim 13,78 milyon ton olarak gerçekleşti. Hasat alanı geçen yılın aynı dönemine göre 19 bin hektar artarken, üretim 13,82 milyon tonluk önceki yıl seviyesinin biraz altında kaldı. Ayçiçeği hasadı, ekimin daha geç yapılması nedeniyle geriden geliyor; buna karşın verimin geçen yıldan yüksek olduğu belirtiliyor. Yağlı tohum ekim alanlarının 2026’da 22,5 milyon hektara yükseldiği, bunun 2025’e göre %6 artış anlamına geldiği bildirildi. Alanlardaki büyüme özellikle Volga bölgesi, Ural ve Sibirya’da görülüyor. Ancak Ruseed uzmanları, ayçiçeğinde böcek zararının hastalıklara zemin hazırladığını ve yağ oranını düşürebileceğini belirtiyor. Sonbaharda hastalıkların ilerlemesi de üretim tahminleri açısından risk oluşturuyor. Ayçiçeği yağı üretiminin bu sezon geçen yıldan yüksek olması beklenirken, iç talep yaklaşık 2,6 milyon ton düzeyinde bulunuyor. İhracat ise Azak-Karadeniz havzasındaki deniz taşımacılığı sorunları nedeniyle istikrarsız seyrediyor. İhracat sıkıntısı iç fiyatları da etkiledi; 20 Eylül itibarıyla soya fiyatları yıllık karşılaştırmada %11, ayçiçeği fiyatları %23 geriledi. Svişeva, üretim artışının sürmesi halinde 2027’de fiyatlar üzerindeki baskının güçlenebileceğini, bu nedenle işleme kapasitesi ve dış talebin artırılması gerektiğini söyledi.

Şeker Kamışı ve Otlaklarda Cigarrinha Zararlısı Verimliliği Tehdit Ediyor
Görsel kaynağı: Agrolink · Özgün haber

Şeker Kamışı ve Otlaklarda Cigarrinha Zararlısı Verimliliği Tehdit Ediyor

Cigarrinha türlerinin şeker kamışı alanları ve otlaklarda yayılması, bitkilerin gelişimi, üretim kalitesi ve verimlilik açısından üreticileri endişelendiriyor. Şeker kamışında kök cigarrinhası, sapların kalitesini etkileyerek şeker oranı, lif miktarı ve endüstriyel işleme üzerinde sonuçlar doğurabiliyor. Otlaklardaki yoğunluk ise yem bitkilerinin üretim ve kalitesini azaltabiliyor, ayrıca alanların bozulmasına katkıda bulunabiliyor. Kaynakta, bu zararlılarla mücadele seçenekleri arasında Metarhizium anisopliae adlı entomopatojenik mantarın kullanımı gösteriliyor. CJ Selecta, söz konusu biyolojik etkeni içeren Soldaz adlı mikrobiyolojik insektisiti farklı cigarrinha türlerinin yönetimi için sunuyor. Şirketin açıklamasına göre ürün, gram başına en az 2 x 10⁹ canlı konidyum içeren ıslanabilir toz formunda bulunuyor. Mantarın böceğe yapışma, çimlenme, nüfuz etme, kolonileşme ve enfeksiyon süreçleriyle zararlının ölümüne yol açtığı belirtiliyor. Ürünün, bulaşan böcekler arasındaki sporların doğal yayılımını da desteklemesinin hedeflendiği aktarılıyor.

FAO: Gıda İsrafını Azaltın; Ormanlar ve Tarım-Gıda Sistemleri Kazansın
Görsel kaynağı: Ypaithros · Özgün haber
Veri haberi

FAO: Gıda İsrafını Azaltın; Ormanlar ve Tarım-Gıda Sistemleri Kazansın

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), gıda kayıpları ve israfının azaltılmasının tarım-gıda sistemlerinin dönüşümüne katkı sağlayacağını bildirdi. Örgütün verilerine göre dünya genelinde üretilen gıdanın %13,4'ü hasat sonrasında ve perakende satış aşamasına ulaşmadan kayboluyor. Tüketicilere sunulan gıdanın %19'u ise perakende, yemek hizmetleri ve hanelerde israf ediliyor. FAO'ya göre tüketilmeyen gıdaların üretimi için yaklaşık 1,4 milyar hektar arazi kullanılıyor. Tarım arazilerinin genişlemesi dünya genelinde ormansızlaşmanın en önemli etkeni olmaya devam ederken, gıda kayıpları ve israfı küresel sera gazı emisyonlarının yaklaşık %10'undan sorumlu tutuluyor. Gıda israfının azaltılması, mevcut tarım arazilerinin daha verimli kullanılmasına ve ormanlar üzerindeki baskının hafiflemesine katkı sağlayabilir. Kayıpların azaltılması, özellikle en yüksek kayıp oranlarının görüldüğü meyve ve sebzeler başta olmak üzere besleyici gıdaların erişilebilirliğini de artırabilir. Ancak FAO, dünyanın 2015'ten bu yana gıda kayıplarını azaltma konusunda belirgin ilerleme kaydetmediğini ve 2030 hedefinin gerisinde kaldığını belirtiyor. Söz konusu hedef, perakende ve tüketici düzeyindeki kişi başına gıda israfının yarıya indirilmesini ve üretim ile tedarik zincirlerindeki kayıpların azaltılmasını öngörüyor. Örgüt, kayıpların daha iyi ölçülmesi, politikaların güçlendirilmesi ve gıdayı sistem içinde tutan uygulamaların yaygınlaştırılması için devletler ve ortaklarıyla çalışıyor. FAO ayrıca, 2024 yılına ilişkin bölgesel ve alt bölgesel tahminleri içeren yeni bir Gıda Kayıpları Endeksi interaktif veri haritası sundu.

Botswana, Süt Üretimini Artırmak İçin Brezilya’dan 600 Girolando Sığırı Getiriyor
Görsel kaynağı: Kilimo News · Özgün haber
Veri haberi

Botswana, Süt Üretimini Artırmak İçin Brezilya’dan 600 Girolando Sığırı Getiriyor

Botswana, yerli süt üretimini artırmak amacıyla Brezilya’dan Girolando sığırları ithal ediyor. Botswana Development Corporation’ın (BDC) Lobatse’de yürüttüğü Milk Valley Farm projesine yönelik son sevkiyat, temmuzdaki ilk sevkiyatın ardından gerçekleştirildi. Birkaç gün içinde beklenen 206 hayvanın gelişiyle Brezilya’dan getirilen toplam sığır sayısının 600’e ulaşması bekleniyor. Ticaret ve Girişimcilik Bakanı Tiroeaone Ntsima, yatırımın gıda güvenliğini güçlendirme, süt ürünleri ithalatına bağımlılığı azaltma ve rekabetçi bir yerli süt endüstrisi oluşturma hedeflerinin parçası olduğunu söyledi. Girolando ırkı, yüksek süt üretim potansiyeli ve Botswana’nın sıcak iklimine uyumu nedeniyle tercih edildi. BDC, çiftliğin tam kapasitede yaklaşık 3.000 başlık sürüye ve yıllık 15 milyon litre süt üretimine ulaşmasını hedefliyor. Proje kapsamında döner sağımhane, modern ahırlar, su altyapısı, yem üretimi, yetiştirme ve biyogüvenlik tesislerine yatırım yapıldı. Çiftliğin Haziran 2026’da Şap Hastalığından Ari Sütçü Hayvancılık Bölmesi statüsü aldığı bildirildi.

İspanyalı Nar Üreticileri 2026 Hasadını 40.000-50.000 Ton Öngörüyor
Görsel kaynağı: Agroinformación · Özgün haber
Veri haberi

İspanyalı Nar Üreticileri 2026 Hasadını 40.000-50.000 Ton Öngörüyor

İspanya'da nar üreticileri, 2026 kampanyasında 40.000-50.000 ton arasında ürün hasat etmeyi bekliyor. Bu tahmin, 2025'e benzer bir sezon öngörüsüne dayanıyor. Üretimin önemli bölümünü oluşturan Mollar ve Wonderful çeşitlerinde hasadın ekimin ikinci haftasından itibaren başlaması planlanırken, nihai sonuçların hava koşullarının seyrine bağlı olacağı belirtiliyor. Sektör, 2025'teki toparlanmanın ardından yeni kampanyaya giriyor. İspanya Tarım, Balıkçılık ve Gıda Bakanlığı verilerine göre ülkenin nar üretimi 2025'te 2024'e kıyasla %20,7 arttı. 2024, özellikle iklim koşulları ve Scirtothrips aurantii olarak bilinen trips zararlısının etkisiyle Alicante'deki üretimin yaklaşık 25.000 tona gerilediği zor bir yıl olmuştu. Narın üretimden işlemeye kadar daha yüksek katma değerle değerlendirilmesine yönelik Granatum Europa projesi de sektördeki çalışmalar arasında yer alıyor. Çiftçi Eduardo Vidal Maderas'ın yönettiği proje; üniversiteler, araştırma merkezleri, tarım-gıda sanayisi ve laboratuvarlarla iş birliği yaparak meyvenin farklı bölümlerinden türev ürünler geliştirmeyi ve nar bileşiklerini incelemeyi amaçlıyor. Projeye bağlı işletmeler, 2026 ürününün hava koşulları elverdiği takdirde geçen yıla benzer olmasını bekliyor. Ancak yazın yüksek sıcaklıklarının kendi ürünlerinin bir bölümünde etkileri görülürken, narların yaklaşık %20'sinin taze satışta aranan estetik standartlara ulaşamayabileceği tahmin ediliyor. Bu meyvelerin meyve suyu ve punikalajin içeriği yüksek ekstrakt üretiminde kullanılması planlanıyor.

Güney Afrika’da Çiftçiler Dizel İadesi İçin Yeniden Kayıt Olacak
Görsel kaynağı: Farmer’s Weekly · Özgün haber
Veri haberi

Güney Afrika’da Çiftçiler Dizel İadesi İçin Yeniden Kayıt Olacak

Güney Afrika Gelir İdaresi (SARS), dizel iadesi için Katma Değer Vergisi (KDV) sisteminden ayrı yeni bir kayıt sistemi açtı. Sistemin açılmasıyla daha önce iade alan çiftçiler de yeniden başvuru yapmak zorunda kalacak; mevcut kayıtlar yeni sisteme otomatik olarak aktarılmayacak. Çiftçi yeni başvuruyu tamamlayana kadar gelecekteki talepler bakımından kayıtsız sayılabilecek. Yeni düzenleme ilk aşamada yalnızca kayıt ve tedarikçi ilişkilerinin kurulmasını kapsıyor. İade taleplerinin sunulacağı işlev henüz açılmadığı için çiftçiler, SARS kesim tarihini açıklayana kadar taleplerini mevcut VAT201 KDV beyannameleri üzerinden iletmeyi sürdürecek. Eski ve yeni uygulama geçiş döneminde paralel yürütülecek; ancak yeni platformda hangi tarihten itibaren alınan dizelin kullanılacağı henüz belirlenmedi. Bu nedenle iki yıllık zamanaşımı süresi içinde bulunan kayıtların kesim tarihine göre ayrılması gerekiyor. Yeni sistemde çiftçinin iade talep edebilmesi, yakıt tedarikçisinin de kayıt durumuna bağlı olacak. İade kapsamındaki kullanıcılara dizel satan her toptancı, kooperatif, dağıtıcı, depo veya akaryakıt istasyonunun sisteme kaydolması ve dizel vergi referans numarası alması gerekecek. Çiftçi bu numarayla eFiling üzerinden tedarikçiyle elektronik ilişki talep edecek; tedarikçi onay vermediğinde ilgili satıcı sistemde görünmeyebilecek ve faturalar mevcut olsa bile o yakıtın talebe eklenmesi mümkün olmayabilecek. İade, tarım ve ormancılığın birlikte değerlendirildiği birincil üretim faaliyetleriyle sınırlı kalacak. Balıkçılık, karada madencilik, deniz madenciliği, deniz taşımacılığı, liman taşımacılığı, demiryolu yük taşımacılığı ve elektrik üretimi de uygun faaliyetler arasında sayılıyor. Buna karşılık meyve paketleme veya meyve suyu üretimi gibi ikincil işlemler, bir çiftlikle bağlantılı olmaları nedeniyle kendiliğinden kapsam içine girmeyecek. Karma işletmelerin birincil üretimde kullanılan yakıtı işleme, paketleme ve özel kullanım gibi dışlanan faaliyetlerden ayırması gerekecek. SARS’a göre kayıt başvurusu eFiling üzerinden veya şubelerde yapılabilecek; çevrim içi başvuru, tedarikçi ilişkisinin kurulabilmesi nedeniyle öneriliyor. Başvuru öncesinde vergi profili, adres, banka ve temsilci bilgilerinin güncel ve doğrulanmış olması isteniyor. Çiftçilerin ayrıca yakıtın tedarikçiden depoya, depodan makineye ve belirli tarımsal faaliyete kadar izlenmesini sağlayan kayıtları tutması gerekiyor. Eksiksiz başvurular için önerilen işlem süresi 21 iş gününe kadar olsa da SARS, başlangıçtaki yoğunluğun gecikmelere neden olabileceği uyarısında bulunuyor.

Tahılın Derin İşlenmesinde 2030’a kadar 12 Proje Bekleniyor
Görsel kaynağı: Agroinvestor · Özgün haber
Veri haberi

Tahılın Derin İşlenmesinde 2030’a kadar 12 Proje Bekleniyor

Rusya’da tahılın derin işlenmesi sektöründe 2030’a kadar 12 yeni işletmenin faaliyete geçmesi bekleniyor. Açıklamayı, “İçerik Bileşenleri Endüstrisi” forumunda Birleşik Nişasta Birliği Başkanı Oleg Radin yaptı. Yeni yatırımların, nişasta ürünleri ile biyoteknolojik yöntemlerle elde edilen ürünlerin çeşitlenmesini sağlaması öngörülüyor. Mısır ve buğday işleme projelerinde gıda ve teknik modifiye nişastalar, doğal nişasta, nişasta ürünleri ve gluten üretilecek. Bezelye işleme tesislerinde ise bezelye proteini, nişasta, lif, bezelye protein izolatı ve gıda lifleri üretimi planlanıyor. Biotehagro projesinin 2028’de amino asit üretimine başlaması ve yılda 500 bin ton buğday işlemesi öngörülüyor. Donbioteh’in 2029’da devreye alınarak yılda 250 bin ton buğday işlemesi planlanıyor. 2030’a kadar üretimde en büyük artışın nişasta grubunda gerçekleşmesi bekleniyor. Mısır nişastası üretiminin 2025’teki 367,7 bin tondan 2030’da 448,7 bin tona, buğday nişastasının 37,3 bin tondan 55,3 bin tona, modifiye nişasta üretiminin ise 111,8 bin tondan 207,8 bin tona çıkacağı tahmin ediliyor. Bu dönemde buğday gluteni üretiminde de %92 artış bekleniyor.

Jetisu Bölgesinde Şeker Pancarı Hasadı Başladı, Rekor Beklentisi
Görsel kaynağı: AgroInfo Kazakhstan · Özgün haber
Veri haberi

Jetisu Bölgesinde Şeker Pancarı Hasadı Başladı, Rekor Beklentisi

Kazakistan’ın Jetisu bölgesinde şeker pancarı hasadı başladı. Üreticiler bu yıl 13,5 bin hektarlık alandan yaklaşık 585 bin ton kök ürün elde etmeyi bekliyor. Bu miktar, 2025’teki 498,8 bin tonluk üretimin üzerinde. Ürünün yaklaşık 538 bin tonunun hesaplanan ağırlıkla fabrikalara teslim edilmesi öngörülüyor. Hasada Aksu, Sarkand, Eskeldi, Koksu, Karatal ve Kerbulak ilçelerindeki işletmeler katılıyor. Çalışmalarda 115 şeker pancarı hasat makinesi ve 52 yaprak temizleme makinesi kullanılıyor. Mevcut teknik kapasitenin günde 700 hektara kadar hasat yapılmasına olanak verdiği bildiriliyor. Bölgenin önemli üretim merkezlerinden Koksu ilçesinde 185 köylü işletmesi 2,9 bin hektar ekim yaptı ve yaklaşık 125 bin ton ürün bekliyor. Hasat kadar ürünün fabrikalara düzenli kabulü de önem taşıyor. Geçen sezon kamyonların uzun kuyruklar oluşturması nedeniyle bu yıl teslimatın önceden hazırlanan programa göre yapılması planlanıyor. Koksu Şeker Fabrikası, erken olgunlaşan Avantaj çeşidinden başlayarak kabulü kademeli artıracak; günlük kapasitenin önce yaklaşık 2 bin, ardından 3 bin, daha sonra 3,5-4 bin tona çıkarılması hedefleniyor. Koksu ilçesinde açıklanan koşullara göre işleme kuruluşunun ton başına ödemesi 15 bin Kazakistan tengesi, devlet desteği ise 25 bin tenge olacak. Böylece toplam ödeme ton başına 40 bin tengeye ulaşacak. Üreticiler, sulama, gübre, bitki koruma ürünleri ve özel makineler nedeniyle maliyetlerin yüksek olduğunu, ancak desteklerin şeker pancarı ekimine ilgiyi koruduğunu belirtiyor.

Arnavutluk’ta Süt Üretimi Gerilerken İthalata Bağımlılık Tartışılıyor
Görsel kaynağı: Koha Jone · Özgün haber
Veri haberi

Arnavutluk’ta Süt Üretimi Gerilerken İthalata Bağımlılık Tartışılıyor

Arnavutluk’ta süt üretimi 2021’de yaklaşık 1,013 milyon tondan 2025’te 868,3 bin tona geriledi. Yazıda aktarılan verilere göre bu, dört yılda yaklaşık 145 bin tonluk düşüş anlamına geliyor. Aynı dönemde Sırbistan, 2021–2023 yıllarında Arnavutluk pazarının başlıca süt tedarikçilerinden biri oldu ve 2023’te bu ülkeden yaklaşık 7,8 milyon kilogram süt ithal edildi. Sırbistan’dan yapılan ithalat 2024’te gerilerken Macaristan ilk sıraya çıktı; yazı, tartışmanın tek bir ülkeye değil, yerli üretim daralırken dış tedarike artan bağımlılığa odaklandığını belirtiyor. Yazıda, Sırbistan’ın 2025’te kayıtlı işleyicilere teslim edilen süt için litre başına ödeme sağladığı, ayrıca süt inekleri ve sürünün yenilenmesini desteklediği aktarılıyor. Arnavut çiftçilerin ise pahalı hayvan yemi, yakıt ve veterinerlik hizmetleri, iş gücü eksikliği ve bazı durumlarda maliyeti ancak karşılayan toplama fiyatlarıyla karşı karşıya olduğu belirtiliyor. Alıntılanan uzmana göre bir litre sütün üretim maliyeti yaklaşık 48–50 lek olurken, kalite ve sözleşmeye bağlı toplama fiyatı 55 leke kadar çıkabiliyor. Yazıya göre bu dar marj, çiftçilerin ekipman almasını, sürüyü büyütmesini veya işletmeye yatırım yapmasını zorlaştırıyor. Hesap tutmadığında bazı üreticiler hayvan sayısını azaltıyor ya da faaliyetini kapatıyor; düzenli hammaddeye ihtiyaç duyan işleyiciler de yurt dışından süt arıyor. Küçük ve dağınık işletmeler için toplama noktaları, soğutma altyapısı, kalite analizleri, işleyicilerle istikrarlı sözleşmeler, mekanizasyon ve yem üretimine destek öneriliyor. Desteğin, kayıtlı biçimde kaliteli süt üreten ve teslim eden çiftçiye ulaşması gerektiği savunuluyor. Metinde ayrıca çiftçilere yönelik KDV telafi programının %20’den %6’ya indirildiği ve daha sonra kaldırıldığı ifade ediliyor. Teslim edilen her litre süt için benzer bir desteğin bulunmadığı belirtilirken, IPARD fonlarının bloke edilmesinin ahır, ekipman ve teknoloji yatırımlarını geciktirdiği aktarılıyor. IPARD III, Arnavutluk’ta kırsal kalkınmaya yönelik Avrupa Birliği yardım çerçevesinin parçası olarak anılıyor. Yazı, ithalatın yasal olduğunu kabul etmekle birlikte, tüketicilerin satın aldığı süt ürünlerinde sütün menşeinin açıkça belirtilmesini istiyor. Üretim ve ihracatın güçlenmesi için istikrarlı miktar, standartlar, izlenebilirlik ve rekabetçi işleme kapasitesi gerektiği; hükümetin de üretim başına destek, maliyetlerin düşürülmesi ve toplama altyapısına ilişkin ölçülebilir bir plan sunması gerektiği savunuluyor.

Arnavutluk Süt Pazarında Sırbistan İthalatı Artıyor
Görsel kaynağı: Telegrafi · Özgün haber

Arnavutluk Süt Pazarında Sırbistan İthalatı Artıyor

Arnavutluk’ta hayvancılığın birkaç yıldır daralması, yerli süt üretiminin azalmasına ve Sırbistan’dan gelen süt ile süt ürünlerinin pazarda daha fazla yer bulmasına neden oluyor. Yüksek yem ve yakıt maliyetleri, küçük ve parçalı çiftlikler ile düşük verimlilik sektörü zorlarken, işleme sanayisinin istikrarlı ve standartlaştırılmış tedarik ihtiyacı ithal hammadde ve ürünlere yönelimi artırıyor.

Azerbaycan Tarım Heyeti Çin’de Modern Teknolojileri İnceledi
Görsel kaynağı: Report.az · Özgün haber

Azerbaycan Tarım Heyeti Çin’de Modern Teknolojileri İnceledi

Azerbaycan Tarım Bakanlığı bünyesinde kurulan Buğday-Pamuk Uygulama Grubu üyelerinden oluşan heyet, Çin’de modern tarım teknolojileri üzerine incelemelerde bulundu. Heyet, Korla ve Changsha kentlerinde modern yetiştirme teknikleri, otomatik hasat, tohum üretimi ve yenilikçi işleme yöntemleri hakkında bilgi aldı. Korla’da Xinjiang Seed Industry Co. Ltd. yöneticileriyle görüşen heyet, pamuk yetiştiriciliğinde yeni çeşitlerin geliştirilmesi, sulama sistemleri ve hasadın otomasyonu konularını ele aldı. Heyet ayrıca pamuk tarlaları ile yeni çeşitlerin demonstrasyon parsellerini ziyaret etti. Bölgedeki üretimde zararlılara ve hastalıklara dayanıklı genetiği değiştirilmiş pamuk çeşitleri, damla sulama sistemleri ve modern pamuk hasat makinelerinin kullanıldığı aktarıldı. Changsha’daki Longping High-Tech Park’ta ise tohum üretimi, yeni çeşit geliştirme, moleküler ıslah, genetik araştırmalar, hibrit pirinç, mısır ve sebze tohumları ile dijital ve akıllı tarım çalışmaları incelendi. Azerbaycan Tarım Bakanlığı, Çin deneyiminin modern teknolojilerin kullanımını, verimliliği, su ve diğer kaynakların etkin değerlendirilmesini ve tohum üretimini geliştirmeye katkı sağlayacağını bildirdi.

Irak’ta Gıda İsrafının Su ve Doğal Kaynaklara Etkisine Dikkat Çekildi
Görsel kaynağı: NINA — Irak Ulusal Haber Ajansı · Özgün haber
Veri haberi

Irak’ta Gıda İsrafının Su ve Doğal Kaynaklara Etkisine Dikkat Çekildi

Irak’ta Yinda çevre örgütü, gıda israfının yalnızca ekonomik kayıp yaratmadığını, aynı zamanda su, toprak ve diğer doğal kaynaklar üzerindeki baskıyı artırdığını bildirdi. Örgüt, gıdaların çöpe atılmasının üretimde kullanılan enerji ve arazinin de boşa harcanması anlamına geldiğini, ayrıca sera gazı emisyonlarına katkıda bulunduğunu açıkladı. Örgütün açıklamasına göre tarım ve hayvancılık, dünya genelindeki su tüketiminin yaklaşık %70'ini oluşturuyor. Kuruluş, bir kilogram sığır etinin israfının yaklaşık 50 bin litre suyun, bir bardak sütün çöpe atılmasının ise yaklaşık bin litre tatlı suyun boşa gitmesine eşdeğer olduğunu belirtti. Bazı Avrupa ülkelerinde ticari standartlar nedeniyle avlanan balıkların bir bölümünün atıldığı da açıklamada yer aldı. Dünya genelinde her yıl 1,05 milyar tondan fazla gıdanın israf edildiği, bunun tüketicilere sunulan toplam gıdanın yaklaşık %19'una karşılık geldiği kaydedildi. Örgüt, çöplüklerde ayrışan gıda artıklarının, atmosferde ısı tutma kapasitesi karbondioksitten daha yüksek olan metan gazı ürettiğini ve gıda atıklarının küresel sera gazı emisyonlarının %8 ila 10'unu oluşturduğunu aktardı. Irak’ta evlerde kişi başına yıllık gıda israfının yaklaşık 101 kilogram olduğu, ülkedeki toplam yıllık israfın ise 4,5 milyon tonu aştığı belirtildi. Örgüt, israfı azaltmak için ihtiyaç kadar alışveriş yapılmasını, organik atıkların ayrıştırılarak kompost üretiminde kullanılmasını ve fazla yemeklerin ihtiyaç sahiplerine bağışlanmasını önerdi.

Hindistan’da Dijital Tarımda Yapay Zekânın İnsan Odaklı Kullanımı Öneriliyor
Görsel kaynağı: Krishi Jagran · Özgün haber
Veri haberi

Hindistan’da Dijital Tarımda Yapay Zekânın İnsan Odaklı Kullanımı Öneriliyor

Hindistan’da dijital tarımda kullanılan yapay zekâ araçlarının yalnızca hızlı yanıt üretmekle kalmayıp, önerilerinin gerekçesini çiftçilerin anlayabileceği ve sorgulayabileceği bir dille açıklaması gerektiği belirtiliyor. Krishijagran’da yayımlanan değerlendirmeye göre tavsiyelerin ürün, konum, sezon ve çiftçinin karşılaştığı somut soruyla ilişkilendirilmesi önem taşıyor. Ülkenin dijital altyapısının genişlemesine karşın, erişimin tek başına etkili iletişim sorununu çözmediği ifade ediliyor. Hindistan’da Şubat 2026 itibarıyla Dijital Tarım Misyonu kapsamında 76,3 milyondan fazla Çiftçi Kimliği oluşturuldu. Ses özellikli Kisan e-Mitra sistemi 11 bölgesel dili destekliyor ve Aralık 2025’e kadar ülke genelinde 9,3 milyondan fazla çiftçi sorusunu yanıtladı. Değerlendirmede, sesli erişim ve bölgesel dillerin uzun dijital formları kullanmakta zorlanan çiftçiler için teknik bilgiyi daha anlaşılır hâle getirebileceği kaydediliyor. Yazı, tarımsal tavsiyelerde yerel koşulların belirleyici olduğuna dikkat çekiyor. Yağış, toprak, zararlı baskısı, sulama imkânı ve ekim tarihleri kısa mesafelerde bile değişebildiği için önerilerin doğrulanmış yerel bilgilerle ilişkilendirilmesi gerektiği aktarılıyor. 2025 Kharif sezonundaki muson tahmini pilotunda mesajlar 13 eyalette 38,8 milyon çiftçiye ulaştı; takip anketlerinde katılımcıların %31 ila 52’si ekim kararlarını değiştirdi. Değerlendirmeye göre yapay zekâ, yayım çalışanlarının rutin sorulara daha hızlı yanıt vermesine yardımcı olabilir; ancak zor vakalarda ziraat mühendisleri veya yerel görevlilerin sürece katılması gerekiyor. Ulusal Zararlı İzleme Sistemi’nin 10 binden fazla yayım çalışanı tarafından kullanılması, 66 ürünü ve 432’den fazla zararlı türünü kapsayan bu iş birliğine örnek gösteriliyor. 2026’da başlatılan Bharat-VISTAAR’ın da konuma özgü danışmanlığı devlet sistemleriyle ICAR ve diğer güvenilir kaynakların bilgilerini birleştirerek sunması amaçlanıyor.

Kaliforniya’daki yetiştirme havuzunda beyaz mersin balıkları; temsilî arşiv fotoğrafı
Temsilî görselKaliforniya, ABD’de beyaz mersin balığı yetiştiriciliği (2011). Temsilî arşiv fotoğrafı; Fars eyaletini göstermemektedir.Mark Meyer / USDA NRCS California · Wikimedia Commons · CC BY 2.0Özgün fotoğraf dosyası değiştirilmedi. Haber sayfasında tamamı gösterilir; küçük kartlarda yerleşime göre kırpılabilir.

Fars Eyaleti, Mersin Balığı Yetiştiriciliğinde İran’da Üçüncü

İran’ın Fars eyaleti, mersin balığı yetiştiriciliğinde ülke genelinde üçüncü sırada yer aldı. Eyalet yetkilisi Seyyidvahid Misbahî, son yıllarda iç su kaynaklarına dayalı su ürünleri yetiştiriciliğine ilginin arttığını bildirdi. Misbahî’ye göre bu alanın geliştirilmesi üretimi, su ürünleri zincirindeki katma değeri, işleme faaliyetlerini ve ilgili pazarları büyütebilir; ayrıca uygun bölgelerde ekonomik fırsatlar ve istihdam sağlayabilir. Ancak yetiştiriciliğin sürdürülebilmesi, su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimi, verimliliğin artırılması ve teknik ile sağlık standartlarına uyulmasına bağlı. Altyapı, işleme merkezleri ve pazarlama kanallarına yapılacak yatırımların da üreticilerin rekabet gücünü destekleyebileceği belirtildi.

Basra Körfezi ve Umman Denizi'nde Küçük Pelajik Balık Avı Arttı
Görsel kaynağı: IANA — İran Tarım Haber Ajansı · Özgün haber
Veri haberi

Basra Körfezi ve Umman Denizi'nde Küçük Pelajik Balık Avı Arttı

İran Balıkçılık Teşkilatı yetkilisi Rıza Abbaspur Naderi, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) verilerine dayanarak Basra Körfezi ve Umman Denizi'nde küçük pelajik balıkların avının 2001'de yaklaşık 31 bin tondan 2023'te 159 bin tona yükseldiğini açıkladı. Sardalya ve hamsinin de aralarında bulunduğu bu balık grubundaki artışın, bölgenin balıkçılık kapasitesine işaret ettiği belirtildi. Naderi, stratejinin yalnızca av miktarını artırmaya dayanmaması, her av biriminden elde edilen katma değerin yükseltilmesine odaklanması gerektiğini söyledi. Bu kapsamda denizlerin ekolojik kapasitesine uygun avcılık yapılması, ürünlerin muhafaza ve taşınma kalitesinin iyileştirilmesi ve işleme sanayisinin güçlendirilmesi öne çıktı. Açıklamada, balıkçılık zincirinde özel sektör yatırımlarının ve katılımının desteklenmesi için devletin düzenleyici, eşgüdüm sağlayıcı ve kolaylaştırıcı rol üstleneceği aktarıldı. Balık yan ürünlerinin balık unu ve yağı üretiminde değerlendirilmesi de sektörün verimliliği ve sürdürülebilirliği açısından önemli bir adım olarak gösterildi.

FAO: Gıda Kayıp ve İsrafını Azaltmak Gıda Sistemlerini Güçlendirebilir
Görsel kaynağı: IANA — İran Tarım Haber Ajansı · Özgün haber
Veri haberi

FAO: Gıda Kayıp ve İsrafını Azaltmak Gıda Sistemlerini Güçlendirebilir

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), 29 Eylül 2026 Dünya Gıda Kayıp ve İsrafı Farkındalık Günü kapsamında, gıda kayıp ve israfının azaltılmasının yalnızca daha fazla gıdanın tüketiciye ulaşmasını sağlamayacağını, aynı zamanda gıda güvenliğini, beslenmeyi, kaynak verimliliğini ve ekonomik dayanıklılığı destekleyebileceğini bildirdi. FAO bu yaklaşımı, güvenliği ve beslenmeyi iyileştiren, doğal kaynaklar ile sera gazı emisyonları üzerindeki baskıyı azaltan ve ekonomik verimliliği artıran üçlü bir kazanım olarak değerlendiriyor. FAO verilerine göre dünya genelinde üretilen gıdanın %13,3'ü 2023'te hasat sonrasında, ancak perakendeye ulaşmadan önceki aşamalarda kaybedildi. Bu aşamalar tarla, taşıma, depolama, toptan satış ve işleme süreçlerini kapsıyor. Oran, küresel izlemenin başladığı 2015'teki %13 seviyesinin üzerinde bulunuyor. FAO, bu dönemde gıda kayıplarının azaltılması konusunda belirgin bir ilerleme kaydedilmediğini belirtiyor. Kurum, kaybın nerede ve hangi nedenle meydana geldiğinin belirlenmesi için hasat, üretim sonrası işlemler, depolama, taşıma, ilk işleme ve toptan satış aşamalarında daha düzenli veri toplanmasını gerekli görüyor. Ürün grupları içinde en yüksek kayıp oranı 2023'te %25,4 ile meyve ve sebzelerde görüldü. FAO, bu durumu ürünlerin daha çabuk bozulmasına ve taşıma ile depolama sırasında özel koşullara ihtiyaç duymasına bağlıyor. Meyve ve sebzelerdeki kayıp oranı 2015'teki %23,2 seviyesinden yükselirken, tahıl ve bakliyatta aynı dönemde %8,5'ten %8,4'e geriledi. Bu fark, özellikle bahçe bitkileri ile sebze üretiminde hasat sonrası yönetimin önemine işaret ediyor. Gıda perakendeye ulaştıktan sonra da önemli miktarda israf ediliyor. Birleşmiş Milletler Çevre Programı'nın 2024 Gıda İsrafı Endeksi raporuna göre 2022'de haneler, yemek hizmetleri ve perakendede yaklaşık 1,05 milyar ton gıda israf edildi. Bu miktarın %60'ı hanelerde, %28'i yemek hizmetlerinde ve %12'si perakendede gerçekleşti. Kaynak, üretim ve tedarik zincirindeki kayıplarla tüketim aşamasındaki israfın aynı kavram olmadığını; ilk grubun perakende öncesi, ikincinin ise perakende, yemek hizmetleri ve haneler düzeyinde ölçüldüğünü vurguluyor. Gıda kayıp ve israfının azaltılması, 2030'a kadar tedarik zincirindeki kayıpları düşürmeyi ve perakende ile tüketici düzeyindeki kişi başı israfı yarıya indirmeyi hedefleyen Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları'nın 12.3 numaralı hedefi kapsamında ele alınıyor. Ancak kayıp ve israfın açlık çeken kişilere doğrudan aktarılabilecek hazır gıda anlamına gelmediği, ürünlerin önemli bölümünün zincirin farklı noktalarında ve yeniden dağıtımın zor olduğu aşamalarda kaybedildiği belirtiliyor. FAO ayrıca tüketilmeyen gıdaya ilişkin tarım arazisi tahmininin 2013 tarihli çalışmaya dayandığını ve 2026 için yeni bir tahmin olarak değerlendirilmemesi gerektiğini kaydediyor.

Yükselen Motorin Fiyatları Romanya’daki Çiftlikleri Zorluyor
Görsel kaynağı: Agrointeligența · Özgün haber
Veri haberi

Yükselen Motorin Fiyatları Romanya’daki Çiftlikleri Zorluyor

Romanya’da motorinin litre fiyatının 11 lei seviyesine çıkması, özellikle hasat, ekim ve toprak hazırlığının aynı döneme denk geldiği sonbahar kampanyasında çiftliklerin maliyet baskısını artırıyor. İlfov ilindeki bitkisel üretici Daniel Radu, yeni fiyat artışlarına karşı önceden yakıt alarak stok yaptığını ve motorini litre başına 10,35 lei fiyattan temin ettiğini söyledi. Gruiu’da faaliyet gösteren Radu’nun çiftliğinde arpa ekimi, mısır hasadı ve kolza ilaçlaması aynı dönemde yürütülüyor. Üretici, sonbahar kampanyasının devamı için yaklaşık 5.000 litre daha motorine ihtiyaç duyabileceğini belirtti. Yüzlerce veya binlerce hektar işleyen işletmelerde litre başına birkaç lei’lik farkın kısa sürede on binlerce lei tutarında ek maliyete dönüşebileceğini ifade etti. Çiftlikte yakıt, toplu olarak satın alınıp bir tankta depolanıyor ve tarla çalışmalarına çıkan araçlar buradan ikmal ediliyor. Radu, bir seferde 20.000 litre motorin aldığını, ancak tüketimi henüz her araç, operatör, parsel ve iş türü için ayrı ayrı hesaplamadıklarını söyledi. Gelecekte Geofolia yazılımıyla tüketimi daha ayrıntılı izlemek istediklerini, bunun için her aracı ve çalışmayı takip edecek ayrı bir kişiye ihtiyaç duyulacağını belirtti. Yakıt stoku, çiftlik açısından yalnızca maliyetleri yönetme aracı olarak görülmüyor. Radu’ya göre geçmişte tedarikçinin siparişleri üç-dört gün önceden bildirmesini istemesi, işletmeyi sürekli stok tutmaya zorladı. Hasat döneminde günlük tüketimin yaklaşık 2.000 litreye çıkabildiğini söyleyen üretici, bu nedenle yakıt bulunabilirliğinin tarla çalışmalarının kesintisiz sürmesi açısından operasyonel bir güvenlik konusu olduğunu kaydetti. Son dönemde ise tedarikte kullanılabilirlik sorunu yaşanmadığını aktardı. Radu, mevcut fiyatlarla motorinin çiftlik giderlerinin yaklaşık %20’sini oluşturabileceğini tahmin etti; ancak bu oranın kendi işletmesi için kesin bir hesap olmadığını vurguladı. Tüketimin kullanılan üretim sistemine göre değiştiğini belirten üretici, doğrudan ekimde daha az işlem yapılabildiğini, asgari toprak işlemeli sistemde ise hasat sonrası diskleme, TopDown ekipmanıyla çalışma ve ekim gibi işlemlerin tüketimi artırdığını söyledi. Ayrıca geçen yılın sonbahar kampanyasında 6-7 lei olan fiyatın 11 leiye çıkmasının işletmenin nakit akışını zorladığını ifade etti. Hükümetin motorindeki özel tüketim vergisini %25 azaltmasına rağmen, eylülde alım yapan çiftçi bu indirimi yaklaşık 60 bani/litre düzeyinde hissedemediğini belirtti.

Moldova’da Süt ve Et İşleme Tesisleri AB Standartlarına Hazırlanıyor
Görsel kaynağı: Agrobiznes Moldova · Özgün haber

Moldova’da Süt ve Et İşleme Tesisleri AB Standartlarına Hazırlanıyor

Moldova, AB’ye katılım süreci kapsamında süt ve et sektöründeki gıda işleme tesislerinin modernizasyonu için ulusal bir program hazırlıyor. Programın amacı, hayvansal kaynaklı ürünleri işleyen tüm yetkili tesislerin AB normlarıyla uyumlu ulusal mevzuata uygun hale getirilmesi ve tüketici sağlığı ile kamu sağlığının yüksek düzeyde korunması. Uyum sürecinin, Moldova’nın AB’ye katılımı için öngörülen tarihe kadar tamamlanması planlanıyor. Girişim, AB üyelik müzakerelerinde gıda güvenliği, veterinerlik ve bitki sağlığı politikasına ilişkin 12. bölümün açılması için gerekli 12.1 referans kriterinin karşılanmasına yönelik stratejik adımlardan biri olarak değerlendiriliyor. Programın hazırlanmasına, AB ve Danimarka tarafından finanse edilen “Moldova Avrupa’dır – AB’ye entegrasyon desteği” projesi kapsamında Moldova’da bulunan Avrupalı uzmanlar katkı sağlıyor. Uzmanlar, Hırvatistan’ın hayvansal kaynaklı gıda işleme tesislerini değerlendirme, sınıflandırma ve izleme deneyimini aktarırken, resmi kontrol sisteminin daha yeknesak ve etkili hale getirilmesi için öneriler ve eğitimler sunuyor. Moldova Tarım ve Gıda Sanayii Bakanlığı ile Ulusal Gıda Güvenliği Ajansı (ANSA) süreci Avrupa ortaklarıyla yürütüyor.