ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

289 haber · Sayfa 11

AB’de Kolza Ekiminin 2027/28 Sezonunda Daralması Bekleniyor
Görsel kaynağı: Agrointeligența · Özgün haber
Veri haberi

AB’de Kolza Ekiminin 2027/28 Sezonunda Daralması Bekleniyor

Avrupa Birliği’nde (AB) kolza ekim alanının 2027/28 sezonunda %2 azalması bekleniyor. Expana’nın yağlı tohumlar raporuna göre gerilemenin başlıca nedeni, özellikle Fransa’da yaz sonundaki kuraklığın ekim çalışmalarını zorlaştırması. AB’de bu yaz yaklaşık 6,4 milyon hektar kolza hasat edildiği, gelecek sezon alanın yaklaşık 6,3 milyon hektara düşebileceği tahmin ediliyor. Fransa için öngörülen daralma %10 ila 15 arasında. Raporda, ülkenin kayıtların tutulmaya başlamasından bu yana en şiddetli toprak kuraklığıyla karşı karşıya olduğu ve gelecek hafta beklenen yağışların kolza ekimi açısından geç kalabileceği belirtiliyor. Bu gelişme, çiftçilerin yüksek fiyatların etkisiyle alanlarını yeniden artırmaya hazırlanmasının ardından geldi. Expana ayrıca mevcut sezon için AB kolza üretim tahminini geçen ayki 20 milyon tondan 19,8 milyon tona indirdi. 2025/26 sezonunda 20,5 milyon ton olan üretimin bu sezon %3,4 gerilemesi beklenirken, ortalama verim hektar başına 3,1 tona düştü. Almanya ve Polonya’daki zayıf verimler bu aşağı yönlü revizyonda etkili oldu. Kolza ithalat tahmini, Karadeniz’deki aksaklıklar nedeniyle azaltıldı. Almanya’daki işleme tesislerinin tedariki ise Ren Nehri’ndeki düşük su seviyesinden olumsuz etkileniyor. Buna karşılık AB’nin ayçiçeği üretim tahmini Bulgaristan, Romanya ve Slovakya’daki olumlu düzeltmelerle 9,7 milyon tona çıkarıldı. Soya üretim tahmini ise 2,3 milyon tona indirildi.

İsviçre Peynirleri Alplerden Dış Pazarlara Uzanan Çeşitliliğiyle Tanıtılıyor
Görsel kaynağı: Ruminantia · Özgün haber
Veri haberi

İsviçre Peynirleri Alplerden Dış Pazarlara Uzanan Çeşitliliğiyle Tanıtılıyor

İsviçre’de eylülün son hafta sonunda hayvan sürülerinin alplerden vadilere dönüşü, peynir üretiminin mevsimsel ve bölgesel özelliklerini öne çıkaran etkinliklerle kutlanıyor. Fribourg kantonundaki Charmey, Vaud kantonundaki Saint-Cergue ve Pays-d’Enhaut bölgesindeki L’Etivaz’da düzenlenen pazar, buluşma ve tadımlar, yaz mevsimini yüksek rakımlı meralarda geçiren hayvanların dönüşüne eşlik ediyor. Fransızca konuşulan İsviçre’de désalpe, Almanca konuşulan bölgelerde Alpabzug olarak adlandırılan bu dönüşün İtalyancadaki teknik karşılığı ise demonticazione. Yaz aylarında hayvanlar yüksek rakımlı meralarda otlatılırken süt doğrudan alpejlerde peynire dönüştürülüyor ve ürünlerin olgunlaşmasının ilk aşamaları burada başlıyor. Bu üretim biçimi, peynirleri belirli bir bölgeye, yılın belirli dönemine ve vadiden vadiye değişebilen uygulamalara bağlıyor. Switzerland Cheese Marketing AG’nin İtalya’daki yöneticisi Giovanna Frova da İsviçre peynirlerini meralar, hayvan yetiştiricileri, peynir üreticileri ve olgunlaştırma süreçleriyle birlikte değerlendirerek çeşitliliğin biyolojik çeşitlilikle bağlantısına dikkat çekiyor. Bern merkezli Switzerland Cheese Marketing AG, süt ve peynir üreticileri, farklı peynir türlerinin kuruluşları ve ticaret şirketlerinin temsilcilerini bir araya getiriyor. Kuruluş, İsviçre iç pazarının yanı sıra İtalya’nın da aralarında bulunduğu dış pazarlarda hem profesyonellere hem de tüketicilere yönelik tanıtım çalışmaları yürütüyor. Ristorasyon sektörü, toptancılar ve geleneksel mağazalarla kurulan temaslar da bu çalışmaların bir parçası olarak aktarılıyor. İsviçre’nin federal menşe sicilinde peynir ürünlerine ilişkin 12 menşe adı koruması (DOP) yer alıyor. Listede Berner Alpkäse, Emmentaler, Formaggio d’alpe ticinese, Glarner Alpkäse, Gruyère, L’Etivaz, Raclette du Valais, Sbrinz, Tête de Moine, Vacherin fribourgeois, Vacherin Mont-d’Or ve Werdenberger Sauerkäse bulunuyor. İlk peynir DOP’u 1999’da tanınan L’Etivaz olurken, Glarner Alpkäse 2013’te sicile giren en yeni ad olarak öne çıkıyor. Korunan peynirler arasındaki farklar, kullanılan sütün yanı sıra üretim yeri ve işleme yöntemlerinde de görülüyor. Berner Alpkäse, alpej sezonunda işlenen sütten üretilirken; Vaud kantonundaki L’Etivaz, odun ateşinde ısıtılan çiğ sütle yapılıyor. Emmentaler büyük delikleriyle, Gruyère ise deliksiz ve yoğun dokusuyla tanınıyor. Raclette du Valais’in ise aynı korumalı menşe adına sahip olmayan Raclette Suisse ile karıştırılmaması gerekiyor. DOP sistemi, bu ürünlerin kökenini ve üretim kurallarını korurken, tanıtım çalışmaları da peynirlerin üretildikleri bölgelerin dışındaki pazarlarda ayırt edilmesini amaçlıyor.

Ukrayna’da Ayçiçeği Üretimi Üç Yılın Zirvesine Çıkabilir
Görsel kaynağı: Agrointeligența · Özgün haber
Veri haberi

Ukrayna’da Ayçiçeği Üretimi Üç Yılın Zirvesine Çıkabilir

Ukrayna’nın 2026 ayçiçeği üretiminin 13,5–13,6 milyon tona yükselerek son üç yılın en yüksek seviyesine ulaşabileceği bildirildi. Analistlerin tahminine göre bu miktar, 2025’e kıyasla %26’lık artış anlamına geliyor. Ancak üretimdeki yükselişin ayçiçek yağı üretimine aynı ölçüde yansıması beklenmiyor. Teorik olarak bu hasat, 2026/27 ticaret yılında ayçiçeği işleme hacmini %29 artırarak 13–13,3 milyon tona çıkarabilir. Kaynağa göre bu potansiyelin gerçekleşmesi öncelikle lojistik koşullara bağlı. Ukrayna’nın deniz limanlarındaki aksaklıklar, alternatif güzergâhlardaki yoğunluk ve kara taşımacılığındaki filo sıkıntısı işlenmiş ürün ihracatını sınırlıyor. Terminal ve liman altyapısındaki hasar ile işleme tesislerine yönelik saldırılar da sektörü zorluyor. İşleyiciler yeni mahsul alımlarında temkinli davranırken alım fiyatlarını aşağı yönlü revize ediyor. Alternatif güzergâhlar taşıma hacmini kademeli olarak artırsa da mevcut kapasitenin ihracatı kısa sürede olağan seviyelere döndürmeye yetmediği belirtiliyor. Bu koşullar, ayçiçeği tohumu ihracatını iç işleme karşısında daha cazip bir seçenek haline getirebilir; ancak Karadeniz bölgesinden ayçiçek yağının kısa vadeli arzı belirsizliğini koruyor.

Rusya’nın Güneyinde Buğday Fiyatları Yarı Fiyatına Düştü
Görsel kaynağı: Agroinvestor · Özgün haber

Rusya’nın Güneyinde Buğday Fiyatları Yarı Fiyatına Düştü

Rusya’nın başlıca tahıl üretim bölgeleri olan Rostov ve Krasnodar’da aracılar, güney limanlarından ihracatın bloke edilmesiyle buğday alım fiyatlarını ton başına 5 bin rubleye kadar düşürdü. Bölgedeki çiftçilerin aktardığına göre bu fiyat, 3. sınıf gıda buğdayı için üretim maliyetinin yarısından daha azına karşılık geliyor. Üreticiler söz konusu buğdayın maliyetini ton başına 11-13 bin ruble olarak değerlendiriyor. Aracılar geçmiş yıllarda da piyasada yer alıyordu ancak çiftçilerin anlatımına göre o dönem teklifleri maliyetin üzerindeydi. İhracatın uzun süre kesintiye uğrayabileceği anlaşılınca alım fiyatlarını düşürmeye başladıkları belirtiliyor. Azak kentinde protein oranına bakılmaksızın ton başına 5 bin ruble ödendiği, Rostov bölgesinin kuzey veya merkez kesimlerindeki çiftçilerin taşıma giderleri sonrasında ellerinde ton başına yalnızca 3 bin ruble kalabileceği ifade ediliyor. Aracıların, bölgede kendi satın alma birimi bulunmayan un fabrikalarına ve diğer işleme tesislerine buğday taşıdığı aktarılıyor. Krasnodar’daki bir yem fabrikasına bağlı elevatörün de buğdayı benzer şekilde ton başına 5 bin rubleden aldığı belirtiliyor. Bazı alımların, ihracat yeniden başladığında satılmak üzere depolama amacı taşıyabileceği tahmin edilirken, çoğu aracının hızlı yeniden satışa yöneldiği değerlendiriliyor. Güney bölgelerindeki iç tüketim kapasitesinin, ihracatçıların normalde aldığı miktarlardan çok daha düşük olduğu vurgulanıyor. Rosstat verilerine göre Rostov bölgesinde un, irmik ve yem sanayilerinin yıllık toplam buğday işleme hacmi 1,2 milyon tonu aşmıyor. Krasnodar’da bu kapasite yaklaşık 1,8-2 milyon ton seviyesinde kalıyor. Üreticilere göre Baltık limanları üzerinden alternatif ihracat denemeleri ise sınırlı miktarlarda yapılıyor ve piyasadaki alım fiyatını değiştirmiyor; bu kanaldaki fiyat yaklaşık 6,9 bin ruble/ton ve KDV hariç. En büyük baskıyı, küçük arazilerde üretim yapan ve hasadı uzun süre depolayacak tesisi bulunmayan çiftçiler yaşıyor. Bir çiftlikte 3,5 bin ton tahılın açıkta beklediği, liman elevatöründeki depolama ücretinin 1.000 ton için ayda 210 bin ruble olduğu bildiriliyor. Üreticiler, kredi ödemelerinin ertelenmesini, ihracatın yeniden başlayacağı tarihin netleştirilmesini ve gerekirse tahıl kilogramı başına devlet desteği verilmesini talep ediyor.

Meyve Bahçelerinde Sonbahar Gübrelemesinde Azot Uyarısı
Görsel kaynağı: Agrosavjet · Özgün haber
Veri haberi

Meyve Bahçelerinde Sonbahar Gübrelemesinde Azot Uyarısı

Hasat sonrasında meyve ağaçlarının uygun şekilde beslenmesi için sonbahar döneminde temel gübreleme yapılması öneriliyor. Organik ve mineral gübrelerin bahçenin tamamına dağıtılması, ardından toprağın işlenmesi gerekiyor. Organik gübreler arasında özellikle yanmış veya yarı yanmış sığır gübresi öne çıkıyor. Humus bakımından zayıf topraklarda bu gübrenin 3-4 yılda bir hektara 30-40 ton verilmesi tavsiye ediliyor. Kompost da kullanılabilecek organik gübreler arasında yer alıyor. Mineral gübre seçiminin toprak yapısı ve analiz sonuçlarına göre yapılması gerekiyor. Fosforu düşük kırmızı ve kahverengi karbonatlı topraklarda NPK 10-30-20 gübresi hektara 1200-2300 kilogram miktarında uygulanabiliyor. Rendzina, besin maddelerince fakir karbonatlı topraklar ve pseudogleylerde ise NPK 7-20-30 veya NPK 5-15-30 formülasyonları, hektara 1400-2700 kilogram aralığında öneriliyor. Asitli topraklar ve kırmızı topraklarda kalsiyum ihtiyacı, kalsiyum karbonat veya kalsiyum magnezyum karbonat kullanılarak karşılanabiliyor. Kireçleme olarak adlandırılan uygulama için hektara 4-6 ton miktarı veriliyor. Fosfor ve potasyumun toprakta daha yavaş çözündüğü, bu nedenle bitkilere daha uzun süre ulaşabildiği belirtiliyor. Gübreleme zamanında azot içeriği düşük ürünlerin sonbaharda, azot oranı yüksek gübrelerin ise bitkilerin daha iyi değerlendirebildiği vejetasyon döneminde kullanılması gerekiyor. Uygulama sırasında önce mineral, sonra organik gübre dağıtılmalı; ardından sürüm veya frezeleme yapılmalı. Eğimli arazilerde tüm bahçeyi sürmek yerine yalnızca ağaç çevresinin işlenmesi, yağışla toprak ve kök kaybını önlemek açısından öneriliyor. Mineral gübre seçiminin doğrulanması için toprağın her dört yılda bir agro-kimyasal analizden geçirilmesi gerekiyor.

Kazakistan’da Patates Hasadı Sürüyor: Üretim Beklentisi 3,3 Milyon Ton
Görsel kaynağı: AgroInfo Kazakhstan · Özgün haber
Veri haberi

Kazakistan’da Patates Hasadı Sürüyor: Üretim Beklentisi 3,3 Milyon Ton

Kazakistan’da patates hasadı devam ederken, 11 Eylül 2026 itibarıyla 74 bin hektardan 1 milyon 890,3 bin ton ürün toplandı. Tarım Bakanlığı verilerine göre ortalama verim hektar başına 255,5 kental, yani yaklaşık 25,55 ton oldu. 2025’in aynı döneminde 64,9 bin hektardan 1,576 milyon ton ürün alınmış ve ortalama verim 24,28 ton seviyesinde kalmıştı. Bakanlık, hasadın sürmesi nedeniyle mevcut rakamların sezonun tamamını yansıtmadığını belirtiyor. Bakanlık nihai üretim miktarına ilişkin kesin bir rakam açıklamazken, hasadın tamamlanması ve tarımsal uygulamalarla sulama düzeninin korunması halinde üretimin uzun yıllar ortalamaları seviyesinde olmasını bekliyor. Buna karşılık Kazakistan Patates ve Sebze Üreticileri Birliği daha yüksek bir tahminde bulunarak sezon sonunda yaklaşık 3,3 milyon ton üretim öngörüyor. Birlik Başkanı Bayjan Ualhanov, ülkedeki farklı bölgelerde alanların yaklaşık %50-60’ının hasat edildiğini, ancak nihai tahminin kalan tarlaların durumuna göre değişebileceğini söyledi. Organize tarım işletmelerindeki patates alanı da genişledi. Bu alan 2026’da 89,9 bin hektara çıkarken, geçen yıl 84,5 bin hektardı. Başlıca üretim alanları Pavlodar, Karaganda, Türkistan, Jambıl ve Almatı bölgelerinde bulunuyor. Birlik, son iki yılda patates fiyatlarının yüksek seyretmesini, ürünün iç ve dış pazarlarda talep görmesini ve 2024’teki fiyat krizinin ardından ekim alanlarını artırma kararını üretimdeki artışın başlıca nedenleri arasında gösteriyor. Düşük tahıl fiyatları da düzenli sulamaya sahip bazı işletmeleri patatese yöneltti. Tarım Bakanlığı, ülkede üretilen patatesin iç pazar ihtiyacını karşılamaya yeteceğini değerlendiriyor. Kazakistan’da 2025’te 2,84 milyon ton patates üretilirken, 11 Eylül 2026 itibarıyla hasat edilen yaklaşık 1,9 milyon tona stabilizasyon fonlarındaki 50,6 bin ton da ekleniyor. Birlik, yıllık ihtiyacın ilgili metodolojiye göre yaklaşık 2 milyon ton hesaplandığını, ancak depolama ve ayıklama kayıpları, işleme için ayrılan teknik çeşitler ve tohumlukların gıda pazarına sunulan miktardan çıkarılması gerektiğini belirtiyor. Uzun süren sıcak ve kurak hava, yumruların iriliğini etkiledi. Birliğe göre büyük patates miktarı geçen yıla kıyasla azalacak, orta irilikteki ürünün payı artacak. Bununla birlikte kuru hava, kabuğun iyi oluşmasına ve kuru madde oranının yükselmesine katkı sağlayarak depolama dayanıklılığını artırabilir. Hasadın yağışlı döneme denk gelmemesi halinde depolama sırasında hastalık bulaşma riski de daha düşük olabilir. Üretimin büyük ölçüde sulanan alanlara bağlı olduğu ülkede Bakanlık, bu yıl sulama için genel bir su açığı yaşanmadığını bildirdi. Uzmanlar ayrıca tüm bölgeler için uygun tek bir çeşit bulunmadığını, seçim yapılırken iklim, sıcaklık, toprak, su durumu, dikim zamanı ve ürünün kullanım amacının dikkate alınması gerektiğini vurguluyor. Kuraklığa dayanıklılık ile sıcağa dayanıklılığın farklı özellikler olduğu ve çeşitlerin performansının yetiştirme koşullarına göre değiştiği belirtiliyor.

Velina’da Domates Üretiminin Geleceği İçin Çözüm Arayışı
Görsel kaynağı: Ypaithros · Özgün haber
Veri haberi

Velina’da Domates Üretiminin Geleceği İçin Çözüm Arayışı

Yunanistan’ın Korintia bölgesindeki Velina’da açıkta sofralık domates üretimi, verim, hastalıklar ve fiyat baskısı nedeniyle zorlu bir dönem geçiriyor. Bölgedeki dekara verim, hava koşulları ile zararlı ve hastalıkların yönetimine bağlı olarak genellikle hektar başına 50-80 ton arasında değişiyor. Üreticilerden Andreas Panousis, yaklaşık 40 hektarlık sebze üretim alanıyla bölgedeki tarımsal üretimin öne çıkan isimleri arasında yer alıyor. Panousis’e göre bu yıl üretim sezonu geç başladı; ekim ve hasat süreci bazı tarlalarda ağustos ayının sonlarına sarktı. Domates tarlalarında özellikle akarlar ve bakteriler sorun oluştururken, hastalıklar bazı üretim alanlarının kaybedilmesine yol açtı. Bu nedenle üreticilerin, bitki koruma uygulamalarını sürekli izleyen ve ihmal edilmeyen bir planla yürütmesi gerektiği belirtiliyor. Üretici ayrıca güneş ışınımının yarattığı sorunlara karşı yetiştirme yöntemlerinin değiştirildiğini, bazı alanlarda üstten ağ kullanılan sırık domateslere geçildiğini ifade ediyor. Piyasada eylül ayının ilk haftasında arzın artmasıyla yaşanan yoğunluğun ardından talebin yeniden iyi seviyeye geldiği aktarılıyor. Ancak hava koşullarının değişmesiyle birlikte ürün miktarının azalması bekleniyor. Domatesin kilogram fiyatı 0,50-1 avro arasında gerçekleşirken, üretici bu aralığın alt sınırını yetersiz buluyor ve yetiştirme maliyetlerini karşılayabilmesi için fiyatın 0,90-1 avro seviyesinde olması gerektiğini savunuyor. Ürünün önemli bir bölümü Merkezi Sebze Hali’ne gönderiliyor; Velina’da ise domates işleme tesisi bulunmuyor.

Küresel Sığır Eti Arzında Zamanın Belirleyici Rolü
Görsel kaynağı: LosAgronegocios · Özgün haber
Veri haberi

Küresel Sığır Eti Arzında Zamanın Belirleyici Rolü

Küresel sığır eti piyasasında artan talep ile sürülerin yenilenme hızı arasındaki fark büyüyor. José Manuel Mesa Cacheiro imzalı değerlendirmeye göre bir sığırın üretimi; ineğin gebe kalması, gebelik, buzağının büyütülmesi ve besiye alınması gibi aşamalar nedeniyle hızla artırılamıyor. Buna karşılık Brezilya, Avustralya ve ABD yüksek kesim dönemlerinin ardından gelecekteki arz baskısıyla karşı karşıya kalıyor. Brezilya 2025'te rekor düzeyde, 42,7 milyon baş sığır kesti ve 3,1 milyon ton et ihraç etti. Ancak sığır varlığı bir yılda %5 azalarak 178 milyon başa geriledi; dişi hayvanların kesimdeki payının artması da gelecek üretim kapasitesi açısından risk oluşturdu. ABIEC tarafından paylaşılan projeksiyonlar, kesimin gelecek üç yılda yıllık yaklaşık %3 azalabileceğine işaret ediyor. Avustralya'da 2025'te 1978'den bu yana en yüksek kesim gerçekleşirken, 2026 için 9,45 milyon başlık yeni bir rekor ve yaklaşık 2,9 milyon ton et üretimi öngörülüyor. Bununla birlikte, 2028'e kadar sığır varlığının yaklaşık %7, kesimin ise 2025'e kıyasla %13'ten fazla azalabileceği belirtiliyor. Genetik, bakım, besleme ve daha yüksek karkas ağırlıkları etkileri sınırlayabilir; ancak döngüyü ortadan kaldırmayabilir. ABD'de sürü 2026 başında 86,2 milyon başla 75 yılı aşkın sürenin en düşük düzeyine indi. Ülkenin yeniden sürü oluşturması için daha fazla dişi hayvanı elde tutması gerekeceğinden, ilk aşamada kesime giden hayvan sayısı daha da azalabilir. Uruguay ise 2026'da sığır varlığını artırmaya başladı; ancak bu genişlemenin arz üzerindeki etkisinin zamanla ortaya çıkacağı değerlendiriliyor.

Tarım Piyasaları Güne Baskıyla Başladı
Görsel kaynağı: Agrolink · Özgün haber

Tarım Piyasaları Güne Baskıyla Başladı

Buğday, soya ve mısır başta olmak üzere tarım piyasaları cuma gününe düşüş eğilimiyle başladı. TF Agroeconômica’ya göre hareket üzerinde emtia fonlarının satışları, döviz kurları ve uluslararası talebe ilişkin belirsizlikler etkili oldu. Çin’den yeni alımlar gelmemesi de piyasadaki baskıyı artırdı. Buğdayda gerilemeye fon satışlarının yanı sıra doların güçlenmesi ve Karadeniz’de deniz taşımacılığının yeniden açılabileceğine ilişkin söylentiler yön verdi. Piyasa, Çin’in talebini ve ABD’de hasadın ilerleyişine ilişkin daha net işaretleri izliyor. Soya ise ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’in görüşmesinde tarımsal alımlara ilişkin yeni ve somut bir açıklama yapılmamasının ardından sert düştü. Karşılıklı tarifelere ilişkin ateşkesin 10 Ocak’a kadar uzatılması ise yeni bir alım duyurusunu beraberinde getirmedi. ABD’nin tarım kuşağının bazı kesimlerinde yağışlar hasadı geciktirirken Nebraska, Güney Dakota ve Iowa’da bazı işleme tesisleri için yerel tedarik sorunları yaşanıyor. Brezilya’nın ihracat primleri sabit kaldı; soya yağı güçlenirken soya küspesi zayıfladı. Mısırda da Çin’den alım gelmemesi, fon satışları ve hasat döneminde artan lojistik ile kurutma maliyetleri düşüşü destekledi.

Moldova'da Sebze Sektörü İçin Maliyet ve Sulama Çözümü Aranıyor
Görsel kaynağı: Agrobiznes Moldova · Özgün haber

Moldova'da Sebze Sektörü İçin Maliyet ve Sulama Çözümü Aranıyor

Moldova’da sebze sektörünün durumu, Tarım ve Gıda Sanayisi Bakanlığı ile sektörün danışma konseyi, üreticiler ve meslek kuruluşlarının katıldığı görüşmede ele alındı. Toplantıda sebze yetiştiriciliğinden ticaret ve işlemeye kadar uzanan zincirdeki sorunlar değerlendirildi. Katılımcılar, ülkede ekili alanlar ve ticari üretim hakkında daha kesin verilere ihtiyaç bulunduğunu belirtti. İstatistiklerde bildirilen alanların önemli bir bölümünün hanehalklarında toplanması, ticari üreticilerin işlettiği alanların ise daha düşük payda kalması nedeniyle daha fazla üreticinin ekonomik dolaşıma çekilmesi ve destek araçlarına erişimin kolaylaştırılması gündeme geldi. Patates üreticileri özellikle tohumluk, sulama, enerji, depolama, tasnifleme ve taşıma maliyetlerinin yüksekliğine dikkat çekti. Bakanlık, 2026-2030 dönemi Stratejik Tarım Politikası Programı kapsamındaki sebze üretimi tedbirlerini sundu. Programda küçük çiftlikler ile genç ve yeni üreticilerin yatırımlarına yönelik desteklerin yanı sıra ürün rotasyonu, toprak sağlığı ve küçük ölçekli sulama yatırımları öne çıkıyor. Açık tarla sebze üretimindeki istikrarın, işleme sanayisine sezon boyunca daha öngörülebilir hammadde sağlayabileceği belirtildi.

Kazakistan’da Buğdayda Verim Düştü, Kaliteli Ürün Fiyat Umudu Verdi
Görsel kaynağı: AgroInfo Kazakhstan · Özgün haber
Veri haberi

Kazakistan’da Buğdayda Verim Düştü, Kaliteli Ürün Fiyat Umudu Verdi

Kazakistan’da buğday hasadı, erken ekim ve yaz aylarında etkili olan aşırı sıcaklar nedeniyle ana tarım bölgelerinde alışılmıştan iki-üç hafta önce başladı. Eylül başında ülke genelinde hem ürün miktarı hem de kalite görünümü büyük ölçüde netleşirken, kuraklık ve yüksek sıcaklıklar birçok bölgede verimi aşağı çekti. ElDala.kz ekibi, AgroKaravan Hasat 2026 kapsamında yedi bölgede 10 işletmeyi ziyaret ederek sezonun sonuçlarını inceledi. Erken bahar, çiftçilerin bazı bölgelerde ekime mayıs başında başlamasını sağladı. Ancak yaz boyunca sıcaklıkların yer yer 40 dereceyi aşması, bitkilerin gelişim evrelerini hızla tamamlamasına ve çiçeklenme ile döllenmenin olumsuz etkilenmesine yol açtı. Abay, Doğu Kazakistan, Pavlodar ve Karaganda bölgeleri ile Akmola ve Kostanay’ın güney kesimlerinde nem açığı yaşandı. Doğu Kazakistan’da yetişme dönemi boyunca alınan yağışın normalin yaklaşık %20’sinde kaldığı belirtildi. En fazla zarar gören bölgelerde tahıl verimi normalde hektar başına 15-20 kental iken 5-7 kental düzeyine geriledi. İleri tarım teknikleri kullanan ve tohum, gübre ile bitki koruma ürünlerinde tasarrufa gitmeyen işletmelerde bile verim, olağan seviyenin iki-dört kat altında kaldı. Yağış alan Kuzey Kazakistan ile Kostanay ve Akmola’nın kuzeyinde kayıplar daha sınırlı oldu; bazı işletmelerde hektar başına 20 kental ve üzeri verim alındı. Tarım Bakanlığı verilerine göre ülke genelinde tahılların ortalama verimi, alanların %70’i hasat edildikten sonra hektar başına 14,2 kental olarak açıklandı. Sıcak ve kuru hava verimi düşürürken buğdayın gluten kalitesini artırdı. Ürünün yaklaşık yarısının gluten oranı %28 ve üzerinde olan yüksek proteinli sınıfta bulunduğu, dörtte birinin de kaliteli gıda buğdayı olduğu bildirildi. Bu durum Kazak buğdayının, daha düşük kaliteli Rus buğdayıyla rekabet etmesini kolaylaştırdı. Rusya’dan düşük kaliteli buğday girişine karşı uygulanan altı aylık yasak da iç piyasadaki fiyat baskısını sınırladı. Eylül sonu itibarıyla ihracat fiyatları, sınıfa ve gluten oranına göre ton başına 240-260 ABD doları arasında değişti; fiyatların geçen yıla göre %10-15 arttığı belirtildi. Buna karşılık yemlik un üreticileri, beşinci sınıf ve sınıf dışı buğday arzının yaklaşık 1 milyon tonla sınırlı kalması nedeniyle zorlanabilir. İşleyicilerin ihtiyacının bunun yaklaşık iki katı olduğu ve düşük kaliteli Rus buğdayının kullanılmasının Çin’e yemlik un ihracatında kısıtlamalara yol açabileceği aktarıldı. Çiftçiler açısından patates ve ayçiçeği daha umut verici ürünler olarak öne çıktı. Sulanan patateste güney bölgelerde ton fiyatı 120-130 bin tenge seviyesinde bulunurken, ayçiçeğinin kuraklığa daha dayanıklı olması ve yüksek fiyat beklentisi, bu üründen elde edilecek geliri buğdaya kıyasla artırabilir.

Zeytinyağı Sektörü Kârlılık İçin Acil Önlem ve Cezai Yaptırım İstiyor
Görsel kaynağı: Agroinformación · Özgün haber

Zeytinyağı Sektörü Kârlılık İçin Acil Önlem ve Cezai Yaptırım İstiyor

İspanya’daki tarım meslek kuruluşları ASAJA, COAG ve UPA ile Cooperativas Agroalimentarias de España, zeytinyağı sektöründe süregelen kârlılık ve rekabet gücü kaybına karşı hükümetten ve diğer idarelerden acil, yapısal ve kapsamlı önlemler istedi. Ortak açıklamada, zeytinyağı üretiminin ülke ekonomisi, toplum ve çevre açısından taşıdığı önem gerekçe gösterilerek zeytinliklerin ve zeytinyağının tarım ve ekonomi politikalarında stratejik ürün ve yetiştiricilik alanı olarak tanınması talep edildi. Kuruluşlar, özellikle iklim değişikliğinin etkileri ve aşırı hava koşulları nedeniyle su kaynaklarının daha iyi yönetilmesini, sulanan zeytinliklerin genişletilmesini ve yeni su temin kaynaklarının araştırılmasını istedi. Zeytinliklerin suya erişimde önceliklendirilmesi ve farklı üretim türleri için su tahsislerinin eşit olması gerektiği savunuldu. Açıklamada, zeytin yetiştiriciliğinin ekonomik, sosyal ve çevresel bakımdan suyu en verimli kullanan tarımsal faaliyet olduğu görüşü de dile getirildi. Kalite ve sahteciliğin önlenmesi başlığında sektör, mevcut kalite ve etiketleme kurallarının etkili uygulanması için idarelerin daha fazla kaynak ayırmasını ve ürün hareketleri üzerindeki denetimleri önemli ölçüde artırmasını istedi. Denetimlerin yalnızca piyasaya sunulan ürünle sınırlı kalmaması; sanayi süreçlerinin, kütle denkliğinin ve yağlara diğer tohum yağları, prina yağı veya koku giderilmiş yağların karıştırılıp karıştırılmadığının da incelenmesi talep edildi. Kuruluşlar, bu tür ihlaller için cezai yaptırımlar getirilmesini ve SIMO, REMOA, sözleşme kayıtları ile gümrüklerdeki bilgilerin çapraz kontrol edilerek riskli durumların tespit edilmesini önerdi. Açıklamada, REMOA sisteminde taşınan ürünün ilgili sözleşmeyle ilişkilendirilmesi ve satış işlemine konu ürünlerde fiyat bilgisinin kayda geçirilmesi de istendi. Yasa dışı karışımları ve koku giderilmiş yağları belirleyecek kimyasal yöntemler üzerinde araştırmaların desteklenmesi, sızma zeytinyağlarının duyusal sınıflandırmasını daha nesnel hale getirecek yöntemlerin geliştirilmesi gerektiği belirtildi. Arz ve talep dengesini korumak için mevcut piyasa düzenleme tedbirlerinin tüm ilgili işletmelere sıkı biçimde uygulanması ve zeytin değirmenlerine öz düzenleme maliyetleri için yeterli bir ICO kredi hattı sağlanması da talepler arasında yer aldı. Kuruluşlar ayrıca ithalat hareketlerinin ve gümrük depolarındaki yağların izlenebilirliğinin artırılmasını, aktif işleme rejiminin kaldırılmasını ve Tunus menşeli ithalatı etkileyen gümrük düzenlemelerinin askıya alınmasını istedi. Gıda Zinciri Yasası’nın sektörde etkili uygulanması için zeytinyağının ortalama maliyetlerinin nesnel biçimde belirlenmesi, ithalat fiyatlarının bu düzeylerin altında olup olmadığının denetlenmesi ve kârlılık eşiğine ulaşılamadığı için ürününü satamayan üreticilere telafi önlemleri getirilmesi önerildi. Ortak açıklama, kamu kaynaklı bir dönüşüm planı ile geleneksel zeytinlikler için sürdürülebilirlik, modernizasyon ve farklılaşmayı destekleyen kapsamlı bir stratejik plan çağrısıyla sona erdi.

Güney Afrika’da Patates Fiyatları Gerilerken Soğan Fiyatları Arttı
Görsel kaynağı: Farmer’s Weekly · Özgün haber
Veri haberi

Güney Afrika’da Patates Fiyatları Gerilerken Soğan Fiyatları Arttı

Güney Afrika’da 2026’nın ilk yarısında patates ve soğan piyasaları, artan arzın ürün fiyatlarına aynı şekilde yansımadığını gösterdi. Absa AgriBusiness’ın AgriTrends raporuna göre ortalama patates fiyatı geçen yılın aynı dönemine göre %19 gerilerken, ortalama soğan fiyatı %8 yükseldi. Patates teslimatları %8 artarak sezon ortasında 66,55 milyon 10 kilogramlık çuvala, soğan teslimatları ise %10 artarak 24,61 milyon çuvala ulaştı. Rapora göre patates teslimatlarındaki artış, piyasadaki toplam satış değerine aynı ölçüde katkı sağlamadı. Taze meyve-sebze pazarlarında temsil edilen patates satışlarının toplam değeri yaklaşık %12 düşerek 2025’teki 3,69 milyar randdan 2026’da 3,25 milyar randa indi. Patates fiyatları kış döneminde 10 kilogramlık çuval başına ortalama 64,34 randa kadar toparlansa da fiyatlar beklenen seviyeye ulaşmadı. Potatoes SA’dan FP Coetzee, gerilemeyi yalnızca piyasaya giren toplam patates miktarındaki artışla açıklamanın yeterli olmadığını söyledi. Kuzey Batı’da büyük boy patates arz fazlası oluştuğunu belirten Coetzee, işleme için ayrılan bazı ürünlerin işletme içi sorunlar nedeniyle taze meyve-sebze pazarlarına yönlendirildiğini aktardı. Daha yüksek toplam arz, düşük kalite ve belirli bir boyut grubundaki fazlalık bir araya gelerek fiyatları baskıladı. Sınıf 1 patateslerin piyasa arzındaki payı %70’te kaldı; bu oran %80’in üzerine çıkmadı. Coetzee, üreticilere fiyat peşinde koşmak yerine kaliteyi, ürün boyutunu ve stok yönetimini iyileştirme çağrısı yaptı. Ürünlerin pazartesiden perşembeye teslim edilmesinin stok devrini ve kalite yönetimini destekleyebileceğini belirtti. Doğrudan alıcılara satış yapan üreticilerin en kaliteli ürünleri bu kanala, daha düşük kaliteli ürünleri ise taze meyve-sebze pazarlarına yönlendirmesinin de fiyatlar üzerinde baskı oluşturabileceği uyarısında bulundu. Soğan piyasasında ise artan arz şimdilik aynı fiyat baskısını yaratmadı. Absa, ek arzın talep tarafından daha dengeli biçimde karşılandığını, bunun talebin keskin biçimde arttığı anlamına gelmediğini bildirdi. Bölgesel teslimat yapısı da değişti: Kuzey Batı’daki soğan teslimatları yaklaşık iki katına çıkarken Limpopo’da %14,8 arttı, Sandveld’de ise yaklaşık %20 azaldı. Rapora göre teslimatların zamanlaması ve bölgeler arasındaki dağılım, arzın belirli dönemlerde piyasaya ne kadar yoğun girdiğini belirleyen temel unsurlar arasında yer aldı.

Rio Grande Do Sul Süt Pazarının %8’i İthal Ürünlerden Oluşuyor
Görsel kaynağı: Agrolink · Özgün haber
Veri haberi

Rio Grande Do Sul Süt Pazarının %8’i İthal Ürünlerden Oluşuyor

Brezilya’nın Rio Grande do Sul eyaletinde süt üretimi 2025’te bir önceki yıla göre yaklaşık %2,38 artmasına rağmen ithal ürünlerin pazar payı yaklaşık %8’e ulaştı. Rio Grande do Sul Küçük ve Orta Ölçekli Süt İşleme Sanayileri Birliğine (Apil) göre Arjantin ve Uruguay’dan daha düşük maliyetlerle gelen ürünler, özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler üzerindeki rekabet baskısını artırıyor. Apil Başkanı Fernando Zimmermann, ithal ürünlerin satış noktalarında eyaletin laktik ürünleriyle doğrudan rekabet ettiğini belirtti. Bazı pizzacı zincirleri ve süpermarketlerin ithalatı doğrudan ya da emtia ticareti şirketleri aracılığıyla gerçekleştirebildiğini söyleyen Zimmermann, bu ürünlerin daha düşük maliyetle piyasaya girmesinin üreticiye ödenen fiyatları da baskıladığını ifade etti. Küçük işletmelerin süt tozu ve requeijão üretiminde kullanılan hamur gibi girdileri ithal eden büyük şirketlerle rekabet etmekte zorlandığı kaydedildi. Eyaletteki sanayi tesislerinin günlük kapasitesi 19-20 milyon litre arasında tahmin edilirken mevcut süt üretimi yaklaşık 10,5 milyon litre düzeyinde bulunuyor. İşletmeler bu nedenle çalıştıkları üreticilerin verimliliğini artırmaya ve üretim maliyetlerini düşürmeye odaklanıyor. Apil, Arjantin ve Uruguay’dan gelen süt tozu ile mozzarella peyniri başta olmak üzere bazı ithal ürünlere ek maliyet uygulanmasını ve sektöre kredi erişimi ile tüketimin artırılmasını sağlayacak önlemlerin görüşülmesini savunuyor. Bu öneriler henüz karara dönüşmüş değil.

Kazakistan’da Tahıl İşleme Kapasitesi 2029’a kadar 5,8 Milyon Tona Çıkarılacak
Görsel kaynağı: ElDala · Özgün haber

Kazakistan’da Tahıl İşleme Kapasitesi 2029’a kadar 5,8 Milyon Tona Çıkarılacak

Kazakistan’da tahıl işleme kapasitesinin 2029’a kadar yıllık yaklaşık 5,8 milyon tona çıkarılması planlanıyor. Hükümete göre bu hedef için toplam değeri yaklaşık 4 milyar dolar olan altı büyük projeden oluşan bir portföy oluşturuldu. Ülkede mevcut kapasite yıllık yaklaşık 510 bin ton hammaddeyi kapsıyor ve üç uzmanlaşmış tesis faaliyet gösteriyor. Yeni yatırımlarda nişasta, glüten, şuruplar, biyoetanol, amino asitler ve yem bileşenleri üretilmesi öngörülüyor. Projelerin Türkistan, Jambıl, Kostanay ve Akmola bölgeleri ile Astana’da uygulanması planlanıyor. Bazı çalışmalar uygulama aşamasına geçti; Kazkrahmal tesisi işletmeye alındı, Fufeng’in mısır işleme projesi ise ilk ürününü verdi. Kazakistan’da 2025 yılında yaklaşık 152 bin ton nişasta ürünü üretildi ve üretim bir önceki yıla göre %28,2 arttı. Aynı yıl biyoetanol üretimi 21 bin tona ulaşarak 2,2 kat yükseldi. Ocak-haziran 2026 döneminde üretilen 67,5 bin ton nişasta ürününün 35,6 bin tonu ihraç edildi. İşleme işletmelerinin işletme sermayesi için 2024-2026 döneminde yaklaşık 230 milyar tenge ayrıldı.

ABD’de Avustralya’dan Canlı Sığır İthalatına Siyasi Engel İddiası
Görsel kaynağı: Beef Central · Özgün haber
Veri haberi

ABD’de Avustralya’dan Canlı Sığır İthalatına Siyasi Engel İddiası

Beef Central’da yayımlanan yorumda, ABD’de sığır sürüsü 70 yılın en düşük seviyelerine gerilemiş olsa da Avustralya’dan damızlık sığır ithalatı olasılığının siyasi nedenlerle dışlandığı savunuluyor. Üretici Matthew Della Gola, ABD’li çiftçilerin büyük bölümünün böyle bir fikre karşı çıkacağını öne sürüyor. Della Gola, mevcut Amerikan sığır sürüsünün 2025’te 1970’ler ve 1980’lerdeki seviyelere benzer miktarda et ürettiğini belirterek sürünün eski büyüklüğüne dönmesi gerekliliğini sorguluyor. Yorumcu, tartışmanın esas olarak kesimhanelerin verimlilik için ihtiyaç duyduğu hacimle ilgili olduğunu, fiyat baskısının ise üreticiler için kuraklıktan daha yıkıcı sonuç doğurduğunu savunuyor.

ABD Sığır Varlığını Artırmayı Hedefliyor
Görsel kaynağı: VILT · Özgün haber
Veri haberi

ABD Sığır Varlığını Artırmayı Hedefliyor

ABD Tarım Bakanı Brooke Rollins, ülkenin sığır varlığını yeniden büyütmek amacıyla Ranchers First girişimi kapsamında bir destek paketi açıkladı. Rollins’in açıklamasına göre ABD’deki sığır varlığı 75 yılın en düşük seviyesinde bulunuyor. Paket, üreticilerin damızlık hayvanları sürüde tutmasını teşvik etmeyi ve sığır eti arzını artırmayı amaçlıyor. ABD Tarım Bakanlığı (USDA), damızlık olarak tutulan düveler için yeni bir sigorta uygulaması başlatacak. Poliçe, bir düvenin beklenen veya güncel kesim değerinin damızlık olarak ekonomik değerini aşması halinde oluşan farkı karşılayacak. Böylece üreticilerin hayvanları kesime göndermek yerine sürüde tutmaları için finansal koruma sağlanması planlanıyor. Orman yangınları veya doğal afetlerin ardından ekolojik iyileştirme desteklerine erişimin de kolaylaştırılması öngörülüyor. Paketin diğer unsurları arasında küçük ve bölgesel mezbahalara uygun koşullu krediler verilmesi yer alıyor. Krediler, kapasite artırımı veya işleyiciler arasında kooperatif kurulması gibi yatırımları destekleyecek. Son dönemde mezbahaların kısmen kapanmasıyla işleme kapasitesinin yaklaşık %20’sinin serbest kaldığı, bu kapasitenin ABD şirketlerinin elinde tutulmasının hedeflendiği belirtildi. Federal alımlarda yerel olarak işlenmiş ABD sığır etine öncelik verilerek hapishane ve hastaneler gibi kamu kurumlarında bu ürüne yönelik talebin artırılması da planlanıyor. Rollins, sığır varlığındaki gerilemeyi ağır düzenlemelere ve iklim politikalarına bağladı. Girişim ayrıca yeni başlayan yetiştiricilere ilk 10 yıllık faaliyetleri boyunca prim ve vergi indirimleri sağlanmasını içeriyor. Paket, Trump yönetiminin sığır eti fiyatlarını düşürmek için açıkladığı 300.000 tonluk yabancı sığır eti ithalatının yetiştiricilerde yarattığı tepkinin ardından duyuruldu.

İspanya’nın Et Sektörü Enerji Desteklerinde Kapsama Alınmayı İstiyor
Görsel kaynağı: Agroinformación · Özgün haber
Veri haberi

İspanya’nın Et Sektörü Enerji Desteklerinde Kapsama Alınmayı İstiyor

İspanya Ulusal Et Sanayileri Birliği (ANICE) ve Et Sanayileri İşletmeleri Federasyonu (FECIC), enerji ve akaryakıt maliyetlerindeki artışa karşı hükümetin hazırladığı desteklerde et sanayisinin de dikkate alınmasını istedi. Kuruluşlar, yalnızca tarımsal üretime odaklanan bir yaklaşımın, hayvancılık işletmelerinden sonra kesimhane, işleme, soğuk depolama, lojistik ve dağıtım aşamalarında oluşan maliyet baskısını karşılamayacağını savundu. Eylülün ilk 20 gününde toptan elektrik fiyatı ortalama 141,03 avro/MWh oldu. Bu değer, 2025’in aynı dönemindeki 59,65 avro/MWh seviyesine göre %136’dan fazla artış anlamına geliyor. Doğal gazın fiyatı da 75,53 avro/MWh’ye yükseldi; haziranda kaydedilen yaklaşık 44,9 avro/MWh’lik ortalamaya kıyasla artış yaklaşık %68 oldu. Akaryakıtın vergi öncesi fiyatı ise mevcut jeopolitik krizin başlangıcından bu yana yaklaşık %68 arttı. Maliyet baskısı, hayvanların, hammaddelerin ve soğutulmuş ya da dondurulmuş ürünlerin her gün taşındığı lojistik zincirine de yansıyor. Kendi filosuna sahip şirketlerde artan yakıt gideri doğrudan maliyet oluştururken, taşımacılığın dışarıdan hizmet yoluyla yapılması durumunda da yükseliş lojistik tarifelerine aktarılıyor. FECIC Genel Sekreteri Ignasi Pons, elektrik, gaz ve yakıt maliyetlerindeki artışın zincirin neredeyse tamamını etkilediğini belirtti. Et sanayisinin enerjiye bağımlılığı, üretim süreçlerinin kesintiye uğratılamamasından kaynaklanıyor. Kesimhaneler, parçalama tesisleri, işlenmiş et işletmeleri, kurutma tesisleri ve soğuk hava depoları; soğutma, dondurma, iklimlendirme ve gıdaların muhafazası için sürekli elektrik kullanıyor. Gaz ise ısıl işlemler, sıcak su üretimi, pişirme ve temizlikte tüketiliyor. Eylül ayında elektriğin güneşlenmenin yüksek olduğu 11.00-18.00 saatleri arasındaki ortalama fiyatı yaklaşık 39 avro/MWh olurken, bu saatlerin dışında 201,55 avro/MWh’ye ulaştı. ANICE ve FECIC, hükümetin gelecek hafta açıklaması beklenen yeni önlemlerin gıda sanayisine yönelik olağanüstü enerji telafilerini de kapsamasını istedi. Kuruluşlar ayrıca enerji yoğun sanayiye eşdeğer bir statü, öz tüketim amaçlı güneş enerjisi ve depolama yatırımlarına daha güçlü teşvikler, verimlilik ve ısı geri kazanımı uygulamaları, soğutma tesislerinin yenilenmesi ile küçük ve orta ölçekli işletmelerin uzun vadeli enerji tedarik sözleşmelerine erişiminin kolaylaştırılmasını talep etti. Taşımacılık ve lojistik için yakıt desteklerinin genişletilmesi ve gıda sanayisine özel uzun vadeli bir enerji stratejisi hazırlanması da öneriler arasında yer aldı.

Doğu Afrika Bahçecilik Sektörü Ticaret Engellerine Karşı Bölgesel Konsey Kurdu
Görsel kaynağı: Kilimo News · Özgün haber
Veri haberi

Doğu Afrika Bahçecilik Sektörü Ticaret Engellerine Karşı Bölgesel Konsey Kurdu

Doğu Afrika’nın bahçecilik sektörü, ticaret engelleri, lojistik aksamalar ve hasat sonrası kayıplara karşı ortak çözüm geliştirmek amacıyla Horticulture Council of Eastern Africa’nın (HoCEA) kurulmasıyla bölgesel bir yapı altında birleşti. Konsey, 22 Eylül 2026’da Kenya’nın Nairobi kentinde düzenlenen Bölgesel Bahçecilik Ticareti Kamu-Özel Diyaloğu sırasında resmen başlatıldı ve dokuz ülkedeki bahçecilik kuruluşlarını bir araya getirdi. HoCEA Başkanı Dr. Jacqueline Mkindi, bozulabilir ürünlerin lojistik ve küresel piyasalardaki aksamalara karşı özellikle savunmasız olduğunu belirtti. Kayıpların çiftliklerdeki toplama noktalarından taşımaya ve hasat sonrası işlemlere kadar birçok aşamada yaşandığını söyleyen Mkindi, sorunların çözümü için eşgüdümlü yatırım ve teknik desteğe ihtiyaç bulunduğunu ifade etti. Konsey, çiftçilerin ve değer zincirindeki diğer aktörlerin bozulabilir ürünleri işleme kapasitesini artırmayı, pazar destek altyapısı için kaynak toplamayı ve hükümetlerle ihracat noktalarına kadar ürün elleçleme süreçlerini iyileştirmeyi planlıyor. Öneriler arasında çiftlik düzeyindeki toplama noktalarında altyapı kurulması ve havalimanlarında ürünlerin varış pazarlarına ulaşmadan önce korunmasını sağlayacak soğutma tesislerinin geliştirilmesi bulunuyor. Kenya hükümeti ayrıca Kuzey Koridoru ve İç Konteyner Depoları boyunca soğuk hava kapasitesini artırmayı, tek pencere sistemleri ile elektronik kargo takibini güçlendirmeyi ve Yetkilendirilmiş Ekonomik Operatör programlarını genişletmeyi planladığını açıkladı. Avrupa Birliği temsilcisi Rodrigo Romero Van Cutsem de soğuk zincir, depolama, kalite altyapısı ve Kuzey Koridoru’nu ihracat rekabetçiliği açısından kritik alanlar olarak sıraladı. Farklı standartlar, teknik gereklilikler ve sınır ötesi prosedürler de bölge içi ticareti ve uluslararası pazarlara erişimi sınırlıyor. HoCEA, üretici ve ihracatçıların standartların hazırlanmasına katılımını artırmayı, standartları uyumlaştırmayı ve tarife dışı engelleri azaltmayı hedefliyor. Konseyin beş stratejik önceliği arasında pazar erişimi ve ticaretin kolaylaştırılması, soğuk zincir ile ticaret koridorları, dijital ticaret ve izlenebilirlik, kapsayıcı değer zinciri ve iklim dayanıklılığı bulunuyor. Yapı ayrıca küçük üreticilerin finansman, teknoloji, pazar ve katma değerli faaliyetlere erişimini geliştirmeyi amaçlıyor.

Kısa Vadede Mısır Fiyatlarını Dört Etken Belirleyecek
Görsel kaynağı: Agrolink · Özgün haber
Veri haberi

Kısa Vadede Mısır Fiyatlarını Dört Etken Belirleyecek

Mısır piyasasında kısa vadeli fiyat görünümünü ABD’de hızlanan hasat, Güney Amerika’daki hava koşulları, etanol talebi, ihracat rekabeti ve jeopolitik gelişmelerin belirlemesi bekleniyor. Grão Direto’nun Grainsights bünyesindeki “Direto do Campo” analizine göre, ABD’de artan ürün arzı fiyatlar üzerinde baskı oluştururken, önümüzdeki haftalardaki hasat temposu piyasadaki yön açısından önem taşıyacak. ABD’de mısırın depolara ve piyasaya daha hızlı ulaşması, üreticilerin pazarlık gücünü azaltıyor ve yerel primleri aşağı çekiyor. Güney Amerika’da ise Brezilya ve Arjantin’deki yağışların soya ekim takvimine etkisi izleniyor. Soya ekiminde yaşanabilecek gecikmeler, 2027 mısırının ekim penceresini daraltarak verim endişelerini artırabilir. ABD’de etanol tesislerinin mısır talebini yaklaşık 142,2 milyon ton düzeyinde koruması fiyatlara destek sağlayabilir. Ancak yüksek faizlerin ekonomik büyümeyi ve yakıt tüketimini yavaşlatması halinde tesislerin işleme miktarını azaltabileceği belirtiliyor. ABD’nin ihracat rekabetini koruması da USDA’nın yaklaşık 83,2 milyon tonluk satış öngörüsüne ulaşılması açısından önem taşıyor. Brezilya’nın ikinci ürün mısır ihracatı ve Arjantin’in yüksek stokları, özellikle Asya’da alıcı rekabetini artırabilir. Ukrayna ve Orta Doğu’daki gerilimler ile Karadeniz’deki saldırılar küresel tahıl akışını etkileyebilecek riskler arasında gösteriliyor. Brent petrolünün yaklaşık 105 dolar seviyesine çıkması da taşıma ve deniz navlun maliyetlerini artırabilir. ABD ve Brezilya’daki faiz kararları ile 5,15 real düzeyindeki dolar kuru da Brezilyalı üreticilerin yerel fiyatlarını etkileyen unsurlar arasında yer alıyor.

Şili’de Domates Atıkları Yüksek Değerli Bileşenlere Dönüştürülüyor
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber
Veri haberi

Şili’de Domates Atıkları Yüksek Değerli Bileşenlere Dönüştürülüyor

Şili’de Biodryngtech SpA, domates salçası ve püresi üretimi sırasında ortaya çıkan tomasa adlı biyokütleyi yeni gıda bileşenlerine dönüştürmek için modüler bir biyorefineri geliştiriyor. Innova Región de Corfo Metropolitana tarafından desteklenen girişim, bu atıktan likopen, domates çekirdeği yağı ve domates lifi elde etmeyi hedefliyor. Biodryngtech’in BDT teknolojisi, hücresel kavitasyon destekli ekstraksiyon ile 45 °C veya daha düşük sıcaklıkta kurutmayı bir araya getiriyor. Süreçte kimyasal çözücü ve katkı maddesi kullanılmaması, elde edilecek bileşenlerin gıda, nutrasötik ve kozmetik sektörlerinde temiz etiketli ve daha sürdürülebilir formülasyonlarda değerlendirilmesine yönelik fırsat yaratıyor. Şirket, tek bir atık akışındaki farklı bileşenleri ayırarak aynı hammaddeden çeşitli pazarlar için ürünler geliştirmeyi amaçlıyor. Projenin kapsamı, Şili’deki domates işleme sektörünün büyüklüğüyle ilişkilendiriliyor. O’Higgins ve Maule bölgeleri sanayi tipi domates üretiminde önemli bir paya sahip. Corfo O’Higgins Bölge Direktörü Andrés Mejía, bölgedeki tarımsal sanayi faaliyetleriyle atıkların değerlendirilmesi konusundaki sürdürülebilirlik ihtiyacının bu tür girişimlere zemin hazırladığını belirtti. Proje Metropolitana tarafından desteklenirken Biodryngtech’in işleme tesislerinin O’Higgins’te bulunması, iki bölge arasında teknoloji ve tarımsal sanayi bağlantısı kuruyor.

Karadağ’da Tarım Ödemeleri Ajansına AB Destekli Ekipman
Görsel kaynağı: E TV · Özgün haber
Veri haberi

Karadağ’da Tarım Ödemeleri Ajansına AB Destekli Ekipman

Karadağ’da Tarım, Kırsal Kalkınma ve Balıkçılık Ödemeleri Ajansına, IPA-11 2021 “Karadağ’da tarım sektörüne AB desteği” projesi kapsamında temin edilen araçlar teslim edildi. Teslimatla ajansın teknik ve lojistik kapasitesinin geliştirildiği bildirildi. Araçlar ve diğer ekipmanların değeri 470,00 avro olarak açıklandı. Donanım arasında fotoğraf makineli tabletler, denetim kameraları, GPS iletişim cihazları ve koruyucu ekipman bulunuyor. Bu araçların özellikle sahada görev yapan kontrolörlerin günlük çalışmalarını desteklemesi hedefleniyor. Proje kapsamında ajansın bilgi sistemi için bir yedekleme sistemi de alındı. Sistemin, bilgi sistemindeki verilerin güvenliğine ve güvenilirliğine katkı sağlaması bekleniyor. Tarım Bakanı Vladimir Joković, Avrupa Birliği desteğinin kurumların kapasitesini güçlendirdiğini belirtti. Joković, modern ekipman ve geliştirilmiş lojistiğin saha kontrollerinin yürütülmesini ve Avrupa standartlarının uygulanmasını destekleyeceğini söyledi. AB’nin Karadağ Büyükelçisi Johan Satler ise projeyi, tarım alanındaki idari ve teknik kapasitenin geliştirilmesine yönelik somut bir AB-Karadağ işbirliği örneği olarak değerlendirdi. Açıklamaya göre iyileştirmelerin, çiftçilere yönelik destek sisteminin daha şeffaf ve güvenilir işlemesine de katkı sağlaması bekleniyor.

Kazakistan İthalata Bağımlılığı Azaltmak İçin 202 Proje Başlatıyor
Görsel kaynağı: AgroKavkaz · Özgün haber
Veri haberi

Kazakistan İthalata Bağımlılığı Azaltmak İçin 202 Proje Başlatıyor

Kazakistan hükümeti, 2025-2027 döneminde tarım ve gıda sektöründe ithalata bağımlılığı azaltmak ve ihracat kapasitesini geliştirmek amacıyla 202 yatırım projesi uygulayacak. Program, Tarım Bakanlığının hazırladığı yatırım siparişi konsepti kapsamında yürütülecek. Yetkililer, hedefin ithal ikamesinden ihracat potansiyelinin geliştirilmesine geçmek ve iç piyasayı talep gören gıdalarla doldurmak olduğunu belirtiyor. Öncelikler arasında iç pazarda ithalat payı yüksek kanatlı eti, tahıl, patates, meyve ve sebze yer alıyor. Plan kapsamında süt çiftlikleri, sera kompleksleri ve modern depolar kurulacak; patates, meyve, sebze ve kavun işleme kapasitesini artırabilecek 27 proje de yürütülüyor. Şimkent, Türkistan, Batı Kazakistan ve Almatı bölgelerinde seracılık yatırımlarıyla sezon dışı sebze arzının artırılması hedefleniyor. Süt sektöründe yıllık %2,5 faizli kredi programı uygulanıyor ve 49 yeni veya genişletilmiş çiftlik faaliyete geçti. Hayvancılık için ayrıca 50 milyar tenge tutarında, yıllık %5 faizli yeni kredi programı başlatıldı. Yetkililer, gıdada daha yüksek öz yeterliliğin gıda güvenliğini güçlendireceğini ve fiyatları istikrara kavuşturabileceğini savunurken, teknolojilerin ve hammadde tabanının dikkatle incelenmesi gerektiğini de belirtiyor. İthalatın küçük bir bölümü de İtalya, Hindistan, Çin, Pakistan ve Türkiye’den geliyor.

Uluslararası Tahıl Konseyi, Rusya’nın Buğday İhracatı Tahminini Düşürdü
Görsel kaynağı: Agroinvestor · Özgün haber
Veri haberi

Uluslararası Tahıl Konseyi, Rusya’nın Buğday İhracatı Tahminini Düşürdü

Uluslararası Tahıl Konseyi (UTK), Rusya’nın 2026/27 sezonunda buğday ihracatına ilişkin tahminini ağustos raporuna göre 3,7 milyon ton azaltarak 41,5 milyon tona çekti. Konsey, aynı dönemde Rusya’nın buğday üretimini 88,4 milyon ton olarak öngördü; bu rakam önceki tahminle aynı kaldı. Toplam tahıl ihracatı beklentisi de 52,2 milyon tondan 48 milyon tona indirildi. Konsey analistleri, buğday ihracatı tahminindeki düşüşü Karadeniz üzerinden yapılan sevkiyatlardaki aksamalara bağladı. Rapora göre dünya tahıl piyasasında fiyatlar bir ayda %6 yükseldi. Bu artışta petrol fiyatlarındaki güçlenme, olumsuz hava koşulları ve Karadeniz’de devam eden deniz taşımacılığı sorunları etkili oldu. Agroinvestor’ın aktardığı önceki değerlendirmelere göre ABD Tarım Bakanlığı da Rusya’nın 2026/27 sezonu buğday ihracatı tahminini 43 milyon tona düşürmüştü. Rusya’nın 2025/26 sezonundaki buğday sevkiyatları ise 48 milyon ton olarak değerlendirildi. RusAgroTrans, eylül ayı buğday ihracatının 2,2 milyon ton olacağını öngörürken, geçen yıl aynı ayda 4,9 milyon ton sevkiyat yapılmıştı.