ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

1303 haber · Sayfa 12

Þór Hf. ve SDF, İzlanda’da DEUTZ-FAHR Traktör Satış İş Birliğini Sonlandırıyor
Görsel kaynağı: Bændablaðið · Özgün haber

Þór Hf. ve SDF, İzlanda’da DEUTZ-FAHR Traktör Satış İş Birliğini Sonlandırıyor

İzlanda’da Þór hf. ile SDF, DEUTZ-FAHR traktörlerinin satışına ilişkin iş birliğini sona erdirme konusunda ortak karara vardı. Traktörlerin üreticisi SDF, ülkedeki DEUTZ-FAHR satış ve servis hizmetleri için yeni bir düzenleme oluşturacak. Yeni düzenlemenin ne zaman yürürlüğe gireceği açıklanmadı. Þór hf., SDF yeni satış ve servis düzenlemesini kurana kadar DEUTZ-FAHR traktörlerine servis vermeyi ve yedek parça sağlamayı sürdürecek. Şirketler böylece satış iş birliğinin sona ermesinden yeni yapılanmaya geçişe kadar servis ve yedek parça hizmetlerinin devamını sağlamayı hedefliyor. Açıklamada, mevcut hizmetlerin ne kadar süreyle sürdürüleceğine ilişkin ayrıca bir tarih verilmedi. Þór hf. tarafından yayımlanan basın açıklamasına göre iki şirket, değişikliklerin DEUTZ-FAHR traktör sahipleri üzerindeki etkisini mümkün olduğunca sınırlamayı ortak hedef olarak belirledi. Açıklamada, şirketlerin değişiklikler devam ederken hizmetlerde iyi bir süreklilik sağlamak için birlikte çalışacağı belirtildi.

AB Tarım Bakanları Lüksemburg’da OTP Reformu İçin Kısmi Uzlaşma Sağladı
Görsel kaynağı: Salzburger Nachrichten · Özgün haber
Veri haberi

AB Tarım Bakanları Lüksemburg’da OTP Reformu İçin Kısmi Uzlaşma Sağladı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

AB’nin 27 tarım bakanı, Ortak Tarım Politikası (OTP) reformu için kısmi müzakere pozisyonunda uzlaştı. Lüksemburg’da yapılan toplantıda bakanlar, 2028-2034 dönemine ilişkin AB bütçe görüşmelerinde başka başlıklarda ele alınan konuları uzlaşmanın dışında bıraktı. Bunlar arasında bütçenin toplam büyüklüğü ile işletme başına alan bazlı gelir desteğine getirilecek sınır da bulunuyor. Üye devletler, OTP desteklerinin uygulanmasında daha fazla ulusal esneklik talep etti. Avrupa Komisyonunun üye ülkelere destek tasarımına ilişkin tavsiyelerinin bağlayıcı olmaması istenirken, yaşlılık aylığı alan çiftçilerin doğrudan ödemelerinin azaltılması da zorunlu tutulmayacak. Buna karşılık genç çiftçilere daha yüksek destek verilmesi ve işletme kurarken desteklenmeleri zorunlu olacak. Uzlaşma metnine göre “aktif çiftçi” tanımı bağlayıcı olacak, ancak üye devletler bu tanımın ayrıntılarını kendi ulusal koşullarına göre belirleyebilecek. Bu yaklaşım, OTP kaynaklarının fiilen tarım yapan kişilere yönlendirilmesi ve arazilerin yalnızca yatırım amacıyla tutulmasının önlenmesi hedefiyle ilişkilendiriliyor. Komisyon, gelecek uzun vadeli AB bütçesinde OTP ve yapısal destek için çok sayıdaki fonun yerine tek bir Ulusal ve Bölgesel Ortaklık Planı fonu oluşturulmasını önermişti. AB Tarım Komiseri Christophe Hansen, çiftçilerin gelecek mali dönemde ödemeleri için planlama güvenliği ve istikrara ihtiyaç duyduğunu söyledi. Avrupa Parlamentosu pozisyonunu belirledikten sonra iki kurumun müzakerecileri ortak bir metin üzerinde çalışabilecek.

Birleşik Krallık Hükümeti 100’den Fazla Üründe İthalat Tarifesini Kaldırmayı Planlıyor
Görsel kaynağı: The Independent · Özgün haber
Veri haberi

Birleşik Krallık Hükümeti 100’den Fazla Üründe İthalat Tarifesini Kaldırmayı Planlıyor

2 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Birleşik Krallık hükümeti, Çarşamba günü yapılması beklenen Bütçe öncesinde 100’den fazla üründeki ithalat tarifelerini kaldıracağını açıkladı. Düzenlemenin fırınlanmış fasulye, kornişon ve çikolatanın yanı sıra reçel, marmelat, sarımsak ve karamela gibi süpermarket ürünlerini kapsaması bekleniyor. Hazine, tarifelerin kaldırılmasının hanelerin yıllık gıda alışverişinde yaklaşık 21 sterlin tasarruf etmesini sağlayacağını tahmin ediyor. Açıklanan pakette gübre ve gazyağı tarifelerine yönelik indirimler de bulunuyor. Gübre tarifelerindeki düzenlemenin çiftçilerin üretim maliyetlerini azaltması, gazyağı tarifesindeki indirimin ise bu yakıtı ısınma yağı olarak kullanan hanelere destek olması amaçlanıyor. Tarım sektörünü temsil eden Ulusal Çiftçiler Birliği (NFU), Bütçenin gıda üretim maliyetlerini düşürmesini ve ülkenin gıda güvenliğini güçlendirmesini istiyor. Bütçe öncesi açıklanan diğer önlemler kapsamında, iş için araç kullananların ilk 10.000 milindeki mil başına 55 penilik vergiden muaf oran kalıcı hale getirilecek. Bu mesafenin üzerindeki oran 25 peniden 35 peniye çıkarılacak; hükümet paketin toplam üç milyon çalışan ve serbest meslek sahibine yardımcı olmasını bekliyor. Ebeveynlik ödemesi yılda 150.000’den fazla ebeveyne genişletilecek, bakıcı ödeneğindeki ani gelir kesintisi ise kademeli azaltma sistemiyle değiştirilecek.

AB Tarım Bakanları 2028-2034 Reformunda Kısmi Anlaşmaya Vardı
Görsel kaynağı: České noviny — ČTK · Özgün haber
Veri haberi

AB Tarım Bakanları 2028-2034 Reformunda Kısmi Anlaşmaya Vardı

AB üyesi ülkelerin tarım bakanları, Lüksemburg’daki toplantıda 2028-2034 dönemini kapsayan Ortak Tarım Politikası (OTP) reformu için kısmi müzakere pozisyonunda uzlaştı. Çekya Tarım Bakanı Martin Šebestyán uzlaşmayı desteklerken, Çekya ve Slovakya iki ülkenin önceliklerini vurgulayan ortak bir bildiri sundu. Bildiride nihai anlaşmanın yeterli finansman sağlaması, OTP’yi basitleştirmesi, üye ülkelerin koşullarına saygı göstermesi ve gıda üretimi, istihdam ile tarım işletmelerinin sürdürülebilirliğini koruması istendi. Šebestyán, gıda sanayicilerine destek, hassas sektörlere verilen desteğin korunması, idari yükün azaltılması ve genç çiftçilerin kuşak yenilenmesinin desteklenmesini Çekya açısından önemli kazanımlar olarak sıraladı. Kabul edilen pozisyon, reformun mali ve diğer yatay konularını kapsamıyor. Bu başlıklar, AB’nin 2028-2034 uzun vadeli bütçesi için yürütülen görüşmelerde ele alınacak; bütçenin nihai şekli tarıma ayrılacak toplam kaynağı ve doğrudan ödemelerin azaltılması ya da üst sınırlandırılmasına ilişkin kuralları belirleyecek. Pozisyon, AB Konseyi ile Avrupa Parlamentosu arasındaki nihai reform müzakerelerine temel oluşturacak. Düzenleme kapsamında üye ülkelerin aktif çiftçiyi tanımlaması gerekecek, ancak bu tanım ulusal koşullara göre uyarlanabilecek. Genç çiftçilere daha yüksek destek, işletme kurma yardımı ve tarımda kuşak yenilenmesi stratejisi zorunlu hale gelecek. Ülkeler ayrıca doğal afetler, olumsuz iklim olayları veya hayvan ve bitki hastalıklarıyla bağlantılı afetlerden etkilenen çiftçilere kriz ödemesi sağlayabilecek. Avrupa Komisyonu, çiftçi gelirleri ve kriz önlemleri için yaklaşık 300 milyar avro öneriyor. Bu tutar, mevcut bütçe döneminde OTP için ayrılan 387 milyar avronun altında. Komisyon Başkanı Ursula von der Leyen de 2028’de tarıma destek amacıyla 45 milyar avroyu erken serbest bırakma sözü verdi. Almanya öncülüğündeki bütçede tasarruf yanlısı ülkeler kaynakların azaltılmasını isterken, Çekya’nın da yer aldığı Uyum Dostları grubu buna karşı çıkıyor.

Rusya, Karadeniz Üzerinden Güvenli Tahıl Taşımacılığı İçin Önerileri İnceliyor
Görsel kaynağı: CNN Greece · Özgün haber

Rusya, Karadeniz Üzerinden Güvenli Tahıl Taşımacılığı İçin Önerileri İnceliyor

Rusya, Karadeniz üzerinden tahılın güvenli taşınmasına ilişkin çeşitli önerileri inceliyor ve bu konuda Türkiye ile temas yürütüyor. Bilgi, Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Aleksandr Alimov'un açıklamalarını aktaran Interfax kaynaklı habere dayanıyor. Alimov, Rusya'nın Türkiye'nin yanı sıra çeşitli ülkelerle diyalog halinde olduğunu belirtti. Ancak Rus yetkili, mevcut aşamada tahıl anlaşmasının yeniden canlandırılması için herhangi bir perspektif görmediğini söyledi.

AB, Günlük Erkek Civcivlerin Öldürülmesini Yasaklayan Teklifi 2026 Sonuna kadar Sunmayı Vaat Ediyor
Görsel kaynağı: Magyar Mezőgazdaság · Özgün haber
Veri haberi

AB, Günlük Erkek Civcivlerin Öldürülmesini Yasaklayan Teklifi 2026 Sonuna kadar Sunmayı Vaat Ediyor

Avrupa Komisyonu, yumurta üretimi için yetiştirilen hibritlerin erkek civcivlerinin öldürülmesini Avrupa Birliği genelinde yasaklayan bir teklif sunacağını yeniden açıkladı. Komisyon, teklifi 2026 sonuna kadar hazırlayacağına birden çok kez söz verdi. Söz konusu düzenleme, hayvan refahı mevzuatının planlanan modernizasyonunun unsurlarından biri olarak değerlendiriliyor. Yumurta vermeyen ve etleri et üretimi için yetiştirilen hibritlerle rekabet edemeyen erkek civcivler, kuluçkahanelerde genellikle çıktıkları gün gazlama veya mekanik yöntemlerle öldürülüyor. Almanya, Avusturya ve Fransa bu uygulamayı 2022'den beri yasaklıyor. İtalya'da benzer bir düzenlemenin 2026 sonunda yürürlüğe girmesi planlanırken Lüksemburg da yasağı uygulamaya koydu; ancak ülkede kuluçkahane bulunmuyor. Belçika'da süreç bölgelere göre değişiyor. Flandre hükümeti, civcivlerin cinsiyetinin kuluçkanın 12. gününden önce güvenilir biçimde belirlenebildiği tarihte yasağı başlatma kararı aldı; ilgili bakan ise Avrupa Komisyonu'nun teklifini bekliyor. Valonya'da da hayvan refahı kurallarının yeniden düzenlenmesi kapsamında yasak hazırlanıyor. European Institute for Animal Law and Policy uzmanı Gabriela Kubíková, teklifin geleceğinin belirsiz olduğunu, basit bir yasama sürecinin yaklaşık bir yıl, ortalama sürecin ise yaklaşık iki yıl sürebileceğini belirtti. Fransa, Almanya ve İtalya'nın desteğinin ortak düzenlemeyi kolaylaştırabileceği, Doğu Avrupa üyesi ülkelerdeki daha yavaş geçişin ise Konsey'de direnç yaratabileceği ifade edildi.

Japonya'nın Malezya'ya Deniz Ürünleri İhracatı İlk Sekiz Ayda %40 Arttı
Görsel kaynağı: Astro Awani · Özgün haber
Veri haberi

Japonya'nın Malezya'ya Deniz Ürünleri İhracatı İlk Sekiz Ayda %40 Arttı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Japonya'nın Malezya'ya deniz ürünleri ihracatı, 2026'nın ilk sekiz ayında 2025'in aynı dönemine göre yaklaşık %40 artarak yaklaşık 5 milyar yene ulaştı. JETRO Başkan Yardımcısı Kenichi Hirano, artışın yüksek kaliteli ürünlere yönelik talep ve Japon mutfağına duyulan ilginin güçlenmesiyle desteklendiğini açıkladı. Hirano, büyümede Malezya'da tüketici satın alma gücünün yükselmesi, yüksek kaliteli gıdalara ilginin yaygınlaşması ve daha fazla Malezyalının Japon yemek kültürüne aşina hale gelmesinin etkili olduğunu belirtti. Malezya, Japon gıda ihracatı açısından ASEAN'daki en yüksek potansiyele sahip pazarlardan biri olarak değerlendiriliyor. Kuala Lumpur'da düzenlenen Japon Deniz Ürünleri B2B Ticaret Toplantısı, Japon deniz ürünlerinin yerel dağıtıcıları ile yemek hizmeti işletmelerini buluşturdu. JETRO, ihracatın Japon restoranlarının dışına taşınarak daha geniş bir yemek hizmeti işletmesi grubuna ulaşmasını ve Japon küçük ve orta ölçekli işletmelerinin sergi, iş eşleştirme ve ağ oluşturma etkinliklerine katılımını desteklemeyi sürdürecek. Hirano'ya göre kalite, gıda güvenliği, özgünlük, tat ve yemek hazırlamadaki performans satın alma kararlarında temel ölçütler olmaya devam ediyor.

BEUC: AB'de Gıda Fiyatlarındaki Artışlar Sistemik Sorunları Gündeme Getiriyor
Görsel kaynağı: Večernje novosti · Özgün haber
Veri haberi

BEUC: AB'de Gıda Fiyatlarındaki Artışlar Sistemik Sorunları Gündeme Getiriyor

Avrupa Birliği'ndeki (AB) tüketici kuruluşlarını temsil eden BEUC, gıda fiyatlarının yıllardır yükseldiğini ve politika yapıcıların gıda sistemindeki sistemik eksiklikleri ele alması gerektiğini bildirdi. Kuruluşa göre düşük gelirli haneler, gelirlerinin daha büyük bölümünü gıdaya ayırdıkları için ani fiyat artışlarından daha ağır etkileniyor. BEUC, mevcut eğilimin tüketiciler üzerindeki etkisinin ülkeler ve ürün grupları arasında farklılaştığını belirtiyor. BEUC'nin aktardığı verilere göre Danimarka'da gıda fiyatları 2021'e kıyasla %31 daha yüksek. İspanya'da da benzer bir durumdan söz edilirken oran verilmezken, Slovenya'da yıllık gıda enflasyonu %4,5 olarak aktarılıyor. Hollanda'daki kuruluşların son üç yıla ilişkin analizinde ise kabak fiyatlarının %25, taze fasulye fiyatlarının %30, üzüm fiyatlarının %20 arttığı belirtiliyor. Fransa'da süt ürünleri fiyatları Nisan 2022 ile Nisan 2023 arasında %27, et fiyatları ise Kasım 2024 ile Kasım 2025 arasında %10 yükseldi. BEUC, enflasyon, fiyat artışları ve yaşam maliyetlerinin AB vatandaşlarının 2026'daki başlıca kaygıları arasında yer aldığını; fosil yakıt krizinin de maliyetlerin artacağı yönündeki endişeyi beslediğini ifade ediyor. Orta Doğu'da yıl başında şiddetlenen çatışmanın dünya ve Avrupa gıda fiyatlarına nasıl yansıyacağı konusunda da endişeler bulunduğu belirtiliyor; ancak kaynak bu etkinin gerçekleştiğini kesin bir sonuç olarak sunmuyor. Kuruluşa göre 2007-2008 petrol şoku, Kovid-19 pandemisi, 2021 enerji krizi ve 2022'deki Rusya-Ukrayna çatışması gibi krizler tarımsal girdilerde ani fiyat artışlarına, ardından da tüketici gıda fiyatlarında yükselişe yol açtı. AB'nin uyguladığı acil önlemlerin en ağır etkileri sınırlayarak kısa vadeli rahatlama sağladığını belirten BEUC, bu önlemlerin krizlerin temel nedenlerini çözmeye yetmediğini savunuyor. BEUC, uzun vadede AB gıda sisteminin yeniden yapılandırılmasını ve tüketicilerin uygun fiyatlı, sağlıklı, sürdürülebilir üretilen ve adil fiyatlı gıdaya erişiminin güvence altına alınmasını öneriyor. Kuruluş, gaz fiyatlarına bağlı gübre kullanımını azaltmak için azotu kendisi bağlayan ürünlerin yetiştirilmesinin desteklenmesini istiyor. Ayrıca Ortak Tarım Politikası kapsamındaki milyarlarca avroluk yıllık desteğin, yalnızca üretim hacmine değil, istikrarsız girdilere bağımlılığı azaltan çiftçilere de daha fazla yönlendirilmesi gerektiğini belirtiyor.

Kopenhag’da Yaşlı Yemeklerinin İklim Kurallarından Muaf Tutulması Çağrısı
Görsel kaynağı: Berlingske · Özgün haber
Veri haberi

Kopenhag’da Yaşlı Yemeklerinin İklim Kurallarından Muaf Tutulması Çağrısı

Kopenhag Belediyesi Sağlık ve Bakım Belediye Başkanı Jens-Kristian Lütken, bakım evlerinde yaşlılara sunulan yemeklerin iklim gerekliliklerinden muaf tutulmasını savundu. Lütken, iklim kaygılarının bazı durumlarda yaşlıların istedikleri yemeklerin hazırlanmasını sınırladığını belirterek, yemek tercihlerinin mümkün olduğu ölçüde yaşlıların özgürlüğü, onuru ve kendi kararlarını verebilmesi çerçevesinde ele alınması gerektiğini söyledi. Tartışmanın arka planında, Kopenhag’daki bazı bakım evi sakinlerinin doğum günlerinde biftekten mahrum bırakılmasının tepki çekmesi bulunuyor. Lütken ayrıca belediyenin bakım evlerine yönelik rehberinde ayda en fazla iki dilim rozbif önerildiğini aktardı. Bu uygulamaların, bakım evlerinde yaşayan kişilerin günlük yaşamları üzerindeki karar yetkisinin başkalarına geçmesiyle ilgili daha geniş bir sorunu gösterdiğini savunan Lütken, taşınma sonrasında kişilerin ne yiyeceği, ne zaman kalkacağı ve ne zaman tuvalete gideceği gibi konularda başkalarının karar verebildiğini ifade etti. Lütken, düşünce kuruluşu CONCITO’nun 23 Ekim’de yaşlıların daha fazla sebze istediği yönündeki görüşünü de eleştirdi. Bu tercihin bazı yaşlılar için geçerli olabileceğini kabul eden Lütken, meselenin yalnızca sebze tüketimi olmadığını; yaşam kalitesi, onur ve kendi kararını verebilme hakkıyla ilgili olduğunu söyledi. Ona göre bakım evlerinde, yaşlıların özgürlüğünü ve tercih yapabilme imkanını koruyabildikleri alanlarda daha fazla çaba gösterilmesi gerekiyor. Lütken, hindi etinin biftekle aynı miktarda protein sağlayabileceğini, ayrıca daha sağlıklı ve iklim açısından daha iyi bir seçenek olabileceğini kabul ediyor. Ancak biftek isteyen yaşlılara bu yemeğin sunulması gerektiğini savunuyor. Demanslı kişilerin yemek yemekten keyif alma yetisini kaybettikleri son beceriler arasında gördüğünü belirten Lütken, yaşlıların zaten az yemek yediğini ve bu nedenle yemek tercihlerinin karbon hesabında önemli bir fark yaratmadığını ileri sürüyor. Bu yaklaşımı yaşlılara uygulanmaması gereken sembolik politika olarak nitelendiriyor.

Yeni Güney Galler'de Uçan Tilkiler Muz ve Böğürtlen Ürünlerine Zarar Veriyor
Görsel kaynağı: ABC Australia · Özgün haber
Veri haberi

Yeni Güney Galler'de Uçan Tilkiler Muz ve Böğürtlen Ürünlerine Zarar Veriyor

Avustralya'nın Yeni Güney Galler eyaletindeki Coffs Coast bölgesinde uçan tilkiler, yiyecek ararken muz, ahududu ve böğürtlen üreticilerinin ürünlerine zarar veriyor. Coffs Harbour muz üreticisi Paul Shoker, çiftliğinde yalnızca ekim ayında 10.000'den fazla muzun zarar gördüğünü tahmin etti. Hayvanların muz çiçeklerinin uçlarındaki polen ve nektara ulaşmaya çalışırken meyveleri çizdiği, bu nedenle bazı muzların satışa uygun olmadığı bildirildi. Olayın, çiçek açan ağaçlarda nektar eksikliğinden kaynaklandığı düşünülen şüpheli bir kitlesel açlık dönemiyle bağlantılı olduğu aktarılıyor. Coffs Coast'taki ahududu ve böğürtlen üreticileri de uçan tilkilerin ürünleri koruyan tünellere girmesiyle kayıp yaşıyor. Berries Australia Üst Yöneticisi Rachel Mackenzie, hayvanların meyve ürünlerini tahrip ettiğini ve bazılarının ağlarda öldüğünü söyledi. Mackenzie, uçan tilkilerin zayıf ve hassas durumda olmasının üreticiler açısından ciddi iş sağlığı ve güvenliği sorunları oluşturduğunu belirtti. Üreticilerin hayvanlarla genellikle baş edemediği, bunun nedenleri arasında ölümcül lyssavirus riski bulunduğu ifade edildi. Mackenzie, olağandışı olayla mücadele ve uçan tilkilerin güvenli biçimde uzaklaştırılması için eyalet yönetiminden daha fazla destek istedi. Meyve üreticilerine, uçan tilkilerin tünellere girmesini önlemek için girişlere ağ yerleştirmeleri önerildi; ancak bu uygulamanın ürün kaybı yaşayan çiftçiler için ek maliyet oluşturduğu belirtildi. Bakanlık sözcüsü, dışlayıcı ağların yanı sıra meyve torbaları, ses caydırıcıları ve aydınlatma sistemlerini de seçenekler arasında saydı. Kayıplara rağmen etkilenen meyve ürünlerinin tüketicilere yönelik genel arzının şu anda istikrarlı kaldığı bildirildi.

Avusturya, AB Tarım Desteklerinin Korunmasını İstiyor
Görsel kaynağı: Heute · Özgün haber
Veri haberi

Avusturya, AB Tarım Desteklerinin Korunmasını İstiyor

Lüksemburg’da yapılacak AB tarım bakanları toplantısı öncesinde Avusturya, Ortak Tarım Politikası (OTP) için yeterli finansman sağlanmasını ve çiftçilere verilen mevcut desteklerin korunmasını talep ediyor. Avusturya Tarım Bakanı Norbert Totschnig, tarım fonlarının AB’nin gelecekteki Çok Yıllı Mali Çerçevesi’nde güvenceye alınmasını ve başka politika alanlarına aktarılmamasını istiyor. Talebin arka planında Avrupa Komisyonu’nun Temmuz 2025 tarihli önerisi bulunuyor. Öneriye göre 2028-2034 döneminde OTP kaynakları, diğer politika alanlarına ayrılan fonlarla birlikte ulusal ve bölgesel ortaklık planları üzerinden yönetilecek. Avusturya hükümeti bu yapıya karşı çıkarken, tarım kaynaklarının açıkça tarım için ayrılmasını ve başka alanlara yönlendirilememesini savunuyor. Viyana ayrıca tarım bakanlarının temel tarım politikası kararlarındaki yetkisinin korunmasını, mevcut destek programlarının sürdürülmesini ve geliştirilmesini istiyor. Öncelik verilen uygulamalar arasında çevre ve iklim koruma önlemlerini destekleyen ÖPUL ile dağ çiftçileri ve dezavantajlı bölgelerdeki işletmelere yönelik telafi ödemeleri yer alıyor. Avusturya’ya göre bu destekler, zor koşullarda tarım arazilerinin işletilmesinin yanı sıra biyolojik çeşitliliğin ve kültürel peyzajın korunmasına katkı sağlıyor. Avusturya Tarım Bakanlığı, desteklerin bölgesel istihdam, kırsal alanlardaki ekonomik değer ve turizmle de bağlantılı olduğunu belirtiyor. Hükümet, bazı temel hükümlerin doğrudan OTP düzenlemesinde yer alması için diğer üye ülkelerle birlikte çalıştığını ve böylece merkezi kararların tarım bakanlarının sorumluluğunda kalmasının amaçlandığını bildiriyor. Ancak 2028’den itibaren tarım destekleri için ne kadar kaynak bulunacağı henüz belli değil. Totschnig, Başbakan Christian Stocker’ın mali çerçeve görüşmelerinde Avusturya’ya destek verdiğini söylüyor.

Romanya Senatosu Organik Sertifikalı Süt Üreticilerine Üç Yıllık Destek Önerisini Oyladı
Görsel kaynağı: Economica.net · Özgün haber
Veri haberi

Romanya Senatosu Organik Sertifikalı Süt Üreticilerine Üç Yıllık Destek Önerisini Oyladı

Romanya Senatosu, organik sertifikalı süt üretiminin desteklenmesi için hazırlanmış de minimis yardım şemasını oyladı. Teklif, 89 kabul oyu ve 15 çekimser oyla desteklendi. Düzenleme, yardım şemasının Romanya’nın tamamında, yasanın yürürlüğe girmesinden itibaren üç yıl uygulanmasını öngörüyor. Destek, tek bir işletme için geçerli de minimis üst sınırı aşamayacak. Yararlanıcıların, mevzuata uygun şekilde kayıtlı veya ruhsatlı hayvan işletmelerine sahip olması gibi koşulları karşılaması gerekiyor.

Álvaro Lario: Küresel Tarım Fiyatları Temmuz-Eylül Döneminde %13 Arttı
Görsel kaynağı: taz · Özgün haber
Veri haberi

Álvaro Lario: Küresel Tarım Fiyatları Temmuz-Eylül Döneminde %13 Arttı

Álvaro Lario, Bloomberg Agriculture Spot Index verilerine göre dünya tarım fiyatlarının temmuz-eylül döneminde %13 arttığını söyledi. Lario, gelecek aylarda gıda enflasyonunun daha da yükselmesini beklediğini; mevcut krizin petrol fiyatlarını ve buna bağlı olarak taşıma maliyetlerini artırdığını belirtti. Bu durumun buğday, mısır ve diğer ürünleri pahalılaştırdığını aktaran Lario, düşük gelirli ailelerin artan maliyetlerden en fazla etkilenen kesim olduğunu ifade etti. Lario'nun verdiği bilgilere göre dünya genelinde yaklaşık 650 milyon kişi açlık çekiyor. Bu sayı hafif gerilemiş olsa da hâlâ dünya nüfusunun yaklaşık onda birine denk geliyor. Ayrıca yaklaşık 2,7 milyar insan, yani dünya nüfusunun neredeyse üçte biri, sağlıklı beslenmenin maliyetini karşılayamıyor. Taze sebze, meyve ve fasulye, bezelye ile mercimek gibi bitkisel proteinlerin pahalılaşması, daha fazla kişinin işlenmiş gıdalara yönelmesine neden oluyor. Gıda sistemlerinin küresel şoklara karşı kırılganlığına Afrika'yı örnek gösteren Lario, kıtadaki birçok ülkenin gıdada kendine yeterli olmadığını söyledi. Afrika Birliği'nin verilerine atıfla, kıtanın her yıl yaklaşık 100 milyar ABD doları değerinde gıda ithal ettiğini; gübre ve tohum ithalatının da bu tabloya eklendiğini aktardı. Lario'ya göre dağıtım, depolama, üretim ve gıdanın daha yüksek katma değerli ürünlere işlenmesi alanlarının güçlendirilmesi, ülkelerin kuraklık, sıcak hava dalgaları, seller ve diğer şoklara karşı dayanıklılığını artırabilir. Lario, Benin'de sinek larvalarının biyokömürle birleştirilerek organik gübre üretildiği bir projeden söz etti. Ancak küçük çiftçilerin agroekolojiye geçişinin finansal açıdan kolay olmadığını belirtti. Toprak sağlığını iyileştirmek üç veya dört yıl sürebiliyor ve bu dönemde çiftçinin nakit akışı azalıyor. Lario, geçiş sırasında oluşan kayıpların karşılanması gerektiğini; sonrasında daha verimli ve besin değeri daha yüksek ürünler elde edilebileceğini söyledi. Agroekolojiyi işleyebilecek bir ekonomik model olarak değerlendiren Lario, tarımda tam dönüşümün bir anda gerçekleşmesini beklemediğini, değişimin enerji sektöründe olduğu gibi kademeli yürütülmesi gerektiğini kaydetti. Küçük üreticilerin pazara erişim ve girdileri uygun koşullarda satın alabilmesi için kooperatifler, üretici örgütleri ve kadın birliklerinin desteklenmesini önerdi. Ölçeğin ekonomik sürdürülebilirlik için önemli olduğunu, ancak toprağı verimsizleştirebilecek monokültürlerden kaçınılması gerektiğini de vurguladı.

Irak ve Mısır Su Yönetiminde İş Birliğini Görüştü
Görsel kaynağı: NINA — Irak Ulusal Haber Ajansı · Özgün haber

Irak ve Mısır Su Yönetiminde İş Birliğini Görüştü

Irak Su Kaynakları Bakanı Muthanna al-Tamimi ile Mısır Su Kaynakları Bakanı Hani Sewilam, 9. Kahire Su Haftası kapsamında su kaynaklarının yönetiminde ortak çalışmayı ve deneyim paylaşımını ele aldı. Irak Su Kaynakları Bakanlığı açıklamasına göre görüşme, iki ülke arasında imzalanan mutabakat zaptı çerçevesinde yapıldı. Al-Tamimi, teknik destek sunmaya ve başarılı deneyimleri paylaşmaya hazır olduklarını belirterek, Mısırlı bir teknik heyetin Irak’taki sulama projelerini, çalışma mekanizmalarını ve ilerleme aşamalarını sahada incelemesini memnuniyetle karşıladı.

Uruguay’da İki Koyun Kesim Tesisi Yeniden Açılmaya Hazırlanıyor
Görsel kaynağı: Blasina y Asociados · Özgün haber
Veri haberi

Uruguay’da İki Koyun Kesim Tesisi Yeniden Açılmaya Hazırlanıyor

Uruguay’da koyun kesiminde uzmanlaşmış iki tesisin yeniden faaliyete geçmesi bekleniyor. Paso de los Toros’taki eski Bamidal tesisi ile Salto’daki Daymán Meat’in, yılın toplam faaliyetinin genellikle %40-45’ini oluşturan son çeyrek sezonunda yeniden kesime başlaması gündemde. INAC Başkanı Gastón Scayola, iki tesisin hemen çalışabilecek durumda olduğunu söyledi. Bamidal tesisinin Uniao Comercial SAS’a devri için yürütülen işlem son aşamaya geldi. Ekonomi Bakanı Gabriel Oddone ile Hayvancılık, Tarım ve Balıkçılık Bakanı Alfredo Fratti belgeleri imzaladı; ancak mülkiyet değişikliğinin tamamlanması için MGAP’ın nihai kararı bekleniyor. Şirket kaynakları sürecin yakın zamanda sonuçlanacağını belirtirken, sektörden bir işletmeci tesisin önümüzdeki günlerde kesime başlayabileceğini ve yaklaşık 25 bin baş hayvan satın alındığını ifade etti. Nihai yetkilendirmedeki gecikme, hayvanlarını tesise vermeyi taahhüt eden üreticilerin karantina sürelerine uymak için antiparaziter uygulamalar yapmasını ve bit oluşumunu önlemek amacıyla hayvanları yıkamasını zorlaştırıyor. Salto’da ise Daymán Meat’in yeniden açılışına yatırım yapan Arjantinli iş insanları eski çalışanları çağırdı. Scayola, daha fazla koyun kesim tesisi ve hükümet desteğiyle koyun varlığındaki düşüşün tersine çevrilebileceğini umduğunu söyledi.

Karnataka’da Şeker Kamışı Fiyatı Görüşmeleri Sonuçsuz Kaldı
Görsel kaynağı: The New Indian Express · Özgün haber
Veri haberi

Karnataka’da Şeker Kamışı Fiyatı Görüşmeleri Sonuçsuz Kaldı

Hindistan’ın Karnataka eyaletinde Başbakan DK Shivakumar ile şeker kamışı üreticilerinin liderleri arasında yapılan fiyat görüşmeleri karar alınmadan sona erdi. Üretici temsilcileri, Adil ve Ücretlendirilebilir Fiyat’a (FRP) ek olarak ton başına 1.000 rupi Eyalet Tavsiye Fiyatı (SAP) talep ederken hükümet, seçilmiş üretici temsilcileriyle yeni bir görüşme turu yapılacağını açıkladı. Kaynak metinde 29 Ekim için belirtilen ziyaret ise Shivakumar’ın yeni görüşmesinden ziyade Birlik hükümeti komitesinin Karnataka’ya ziyareti olarak aktarılıyor. Shivakumar, taleplerin değerlendirilmesini zorlaştıran başlıca koşulların şiddetli kuraklık, artan elektrik sübvansiyonu harcamaları ve eyaletin mali kısıtları olduğunu söyledi. Karnataka’nın beş on yılın en ağır kuraklıklarından biriyle karşı karşıya olduğunu belirten Shivakumar, yetersiz yağışın Tungabhadra ve Cauvery dahil büyük nehir havzalarını etkilediğini, yeraltı suyu seviyelerinin yaklaşık %38 gerilediğini ve içme suyu sıkıntısı yaşandığını ifade etti. Elektrik maliyetlerinin de baskı oluşturduğu belirtildi. Shivakumar’a göre HESCOM, tarımsal pompa setlerinin elektrik faturaları için 9.000 ila 12.000 crore rupi ek kaynak istedi. Eyalet hükümeti ise sulama ve göl doldurma projelerinin elektrik sübvansiyonları ile enerji ihtiyaçlarına yaklaşık 22.000 crore rupi harcıyor. Shivakumar, mevcut koşullarda üreticilerin istediği ton başına 1.000 rupilik ek ödemenin zor olduğunu, azalan şeker kamışı ekimi, düşük şeker üretimi ve etanol üretimine getirilen kısıtlamaların durumu daha da karmaşıklaştırdığını söyledi. Üretici liderleri hükümetten yeni güvenceler yerine somut bir paket açıklamasını istedi. Talepler arasında ton başına 4.500 rupi alım fiyatı, FRP’nin 4.450 rupiye çıkarılması için Birlik hükümetine baskı yapılması ve SAP’nin uygulanması bulunuyor. Shivakumar, geçen yıl ton başına 250 rupilik ek ödeme kapsamında hükümetin 50 rupilik payını ödediğini, bunun taahhüt edilen katkının %80’ine karşılık geldiğini, ancak şeker fabrikalarının kendi paylarını ödemediğini söyledi. Görüşmelere 81 şeker fabrikasının temsilcileri katılırken Birlik Bakanı Pralhad Joshi başka bir program nedeniyle toplantıda yer almadı. Üretici temsilcileri ayrıca FRP hesaplama yöntemlerinin değiştirilmesini, şeker verimi hesaplarının bağımsız biçimde doğrulanmasını, ödemelerin 15 gün içinde yapılmasını ve gecikmeler için faiz uygulanmasını talep etti. Toplantıda tekrarlanan söz kesmeler ve üreticilerin somut karar talebi görüşmeleri uzattı; bazı BJP milletvekilleri de önceki protestolarda verilen vaatler nedeniyle sorgulanmalarının ardından toplantıdan ayrıldı.

INIA, Şili’nin Chañaral Bölgesinde Hidroponik Sebze Üretimini Uygulanabilir Buldu
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber
Veri haberi

INIA, Şili’nin Chañaral Bölgesinde Hidroponik Sebze Üretimini Uygulanabilir Buldu

Şili Tarımsal Araştırmalar Enstitüsünün (INIA) Intihuasi merkezi, Atacama Bölgesi’ndeki Chañaral ve Diego de Almagro komünlerinde hidroponik sebze üretiminin teknik ve ticari uygulanabilirliğini değerlendirdi. Çalışma, Atacama Bölgesi aile çiftçiliğinin kârlılığını artırmayı amaçlayan teknoloji transfer programının ticari sera hidroponiği bileşeni kapsamında yürütüldü. Araştırmada su kaynaklarının durumu, bölgenin özellikleri ve yerel halkın hidroponik sebzelere yönelik yaklaşımı incelendi. Sonuçlara göre teknoloji, su yönetimi ve gerekli işletme koşulları sağlandığında bölgede uygulanabilir durumda. Chañaral ili, düşük yağış, bazı su kaynaklarındaki tuzluluk ve toprak özellikleri nedeniyle geleneksel tarımın kısıtlı olduğu bir bölge olarak tanımlandı. Araştırmaya göre bölgede tüketilen sebzelerin neredeyse tamamı başka yerlerden getiriliyor; bu durum ürünlerin maliyetini, tazeliğini ve bulunabilirliğini etkiliyor. INIA araştırmacısı Verónica Arancibia, tarımsal teknoloji transferinin madenciliğe yoğunlaşan yerel ekonomiyi çeşitlendirebileceğini belirtti. Arancibia, amacın madenciliğin yerine başka bir sektör koymak değil, aileler ve topluluklar için tarımı tamamlayıcı üretim olanaklarını güçlendirmek olduğunu söyledi. Değerlendirilen sistemlerden biri, sebze üretimini doğrudan tarım toprağına bağlı olmadan gerçekleştiren Raíz Flotante, yani Yüzen Kök Sistemi oldu. Bu sistemin, geleneksel topraklı sulama yöntemlerine kıyasla su tüketimini %80-90 azaltabildiği aktarıldı. Kapalı devrede su ve besinlerin yeniden dolaştırılması sayesinde geleneksel topraklı sistemlerde kullanılan suyun yaklaşık %10’u ile üretim yapılabildiği belirtildi. Ancak tüm su kaynakları uygun bulunmadı. El Salado Nehri, yüksek tuzluluk seviyesi nedeniyle sistem için elenirken kullanılabilecek kıtasal su kaynaklarında pH ve elektriksel iletkenliğin sürekli izlenmesi, besin çözeltisinin de suyun kimyasal özelliklerine göre ayarlanması gerektiği vurgulandı. INIA’nın Huasco Bajo ve San Pedro’daki önceki deneyimleri, mineral içeriği yüksek sularda dahi besin çözeltisinin dikkatli yönetimiyle üretim yapılabileceğini gösterdi. Bu deneyimlerde ortalama 350 gramlık marullar elde edildi; haberde geleneksel piyasadaki marullar için 200 gramlık ortalama verildi. Çalışmada ayrıca belirli su kaynakları için önleyici dezenfeksiyon önlemlerinin uygulanması gerektiği kaydedildi. Ticari uygulanabilirliği değerlendirmek için Mart ve Nisan 2026’da 37 bölgesel anket yapıldı. Katılımcıların %84’ü bölgede üretilen hidroponik sebzeleri kesinlikle satın almak istediğini bildirdi. %59’u, geleneksel marul için 1.000 Şili pesosu referans alınarak yerel hidroponik marula en az %20 daha fazla ödeme yapmaya hazır olduğunu söyledi. Satış kanalı tercihlerinde %55 doğrudan üreticiden alışverişi, %29 ise açık pazarları öne çıkardı. INIA’ya göre bu sonuçlar, yerel sebze arzını güçlendirmek ve taze ürüne erişimi artırmak için sosyal ve ticari bir fırsata işaret ediyor.

Paraguay’da 10 Frigorifik Tesis Meksika’ya Sığır Eti İhracatı İçin Yetkilendirildi
Görsel kaynağı: La Nación Paraguay · Özgün haber
Veri haberi

Paraguay’da 10 Frigorifik Tesis Meksika’ya Sığır Eti İhracatı İçin Yetkilendirildi

2 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Paraguay’daki 10 frigorifik tesis, yaklaşık 120 milyon kişilik Meksika pazarına sığır eti ihraç etmek için yetki aldı. Açıklama, Paraguay Ulusal Hayvan Kalitesi ve Sağlığı Servisi (Senacsa) Başkanı José Carlos Martin tarafından yapıldı. Meksika’nın hayvansal ürünlerde sağlık otoritesi olan Senasica’nın ihracat izinlerini doğrulamasının ardından pazar Paraguay menşeli sığır etine açıldı. Senacsa’ya göre erişim, üretim koşulları, resmi kontroller, izlenebilirlik ve gıda güvenliği şartlarının değerlendirildiği teknik ve sağlık sürecinin sonucunda sağlandı. Martin, yetkilendirme sürecinin ABD pazarı için yürütülen süreçten bile daha zorlu olduğunu belirtti. Kanada, ABD ve Meksika’nın üç yılda toplam 550 milyon kişilik Kuzey Amerika pazarını oluşturduğunu söyleyen Martin, Paraguay’ın Meksika’ya yapacağı sevkiyatların Kanada’daki seviyeyi aşabileceğini, ancak ABD hacmine ulaşamayacağını tahmin etti. İlk hedefin 10.000 tona ulaşmak olduğu, ilk ticari deneme sevkiyatlarının bu yıl yapılabileceği ve Meksika pazarının gelecek yıl tamamen faal hale gelmesinin beklendiği aktarıldı. Martin’in kişisel değerlendirmesine göre sevkiyatlarda ağırlıklı olarak ön çeyrekler yer alabilir; ancak hangi kesimlerin gönderileceğine özel sektör karar verecek. Ayrıca 1 Ocak’tan itibaren sıfır gümrük vergili 70.000 tonluk başlangıç kotası uygulanacağı ve Paraguay’ın bu kotada Brezilya ile rekabet edeceği bildirildi. Senacsa, açılışın ihracat destinasyonlarını çeşitlendireceğini ve Paraguay’ın sığır eti zinciri için yeni ticari olanaklar yaratacağını belirtti.

Ukrayna, Moldova’dan Tahıl Transitinde %50 İndirimin 2027’de Uzatılmasını İstedi
Görsel kaynağı: ProTV Chisinau · Özgün haber
Veri haberi

Ukrayna, Moldova’dan Tahıl Transitinde %50 İndirimin 2027’de Uzatılmasını İstedi

Ukrayna, tahıl ihracatında Moldova üzerinden uygulanan lojistik hizmet tarifelerindeki %50 indirimin 2027 yılında da sürdürülmesini istedi. Ukrayna Başbakanı Serhii Korețki, mevcut koşulların uzatılmasıyla Ukrayna ve Moldova için daha öngörülebilir bir ihracat akışı sağlanacağını belirtti. Moldova ile Ukrayna arasında varılan anlaşma kapsamında, Ukrayna menşeli malların demiryolu transit maliyetleri %50 azaltıldı. Anlaşma 10 Ağustos’tan 2026 sonuna kadar geçerli. Korețki, bu düzenleme sayesinde Moldova üzerinden taşınan tahıl hacminin sekiz ayda üç katına çıktığını söyledi. Ukrayna, transit kapasitesinin artırılmasına katkı sağlamak amacıyla Moldova’ya lokomotif ve demiryolu personeli ekipleri sunmaya hazır olduğunu da bildirdi. Korețki, Moldova’nın sağladığı kolaylıkların, Ukrayna liman altyapısına yönelik devam eden Rus saldırılarının ülkenin ihracatını etkilemesi nedeniyle önem taşıdığını ifade etti. Ukrayna yönetimine göre düzenleme Moldova’ya ek gelir sağlarken Ukrayna’nın ihracat rotalarını çeşitlendirmesine yardımcı oluyor.

İran Tarım Sektörü Yılda 2,7 Milyar Litre Sıvı Yakıta İhtiyaç Duyuyor
Görsel kaynağı: Young Journalists Club · Özgün haber
Veri haberi

İran Tarım Sektörü Yılda 2,7 Milyar Litre Sıvı Yakıta İhtiyaç Duyuyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

İran Tarım Bakanlığı Planlama ve Ekonomi İşlerinden Sorumlu Bakan Yardımcısı Ekber Fethî, tarım sektörünün makine ve üretim faaliyetleri için yılda yaklaşık 2 milyar 700 milyon litre sıvı yakıta ihtiyaç duyduğunu açıkladı. Fethî, tarım makinelerinin yakıt tüketiminin ülkenin toplam yakıt tüketiminin yaklaşık %4,5’ine denk geldiğini belirterek, tahsis sisteminin gerçek ihtiyaçlara göre yeniden düzenlenmesini istedi. Açıklama, İran’da tarım ve doğal kaynaklar sektöründe zorunlu olmayan savunma ve krizlere hazırlık politikalarının ele alındığı ulusal toplantıda yapıldı. Fethî’ye göre tarımsal üretim; yaptırımlar, ticari kısıtlamalar, döviz dalgalanmaları, savaş, kuraklık, ulaşım sorunları ve ithalat-ihracat sınırlamaları gibi baskılarla karşı karşıya kaldı. Buna rağmen stratejik stoklar, iç kapasite ve üreticilerin çabasıyla temel ürünlerin tedarik ve dağıtımının sürdürüldüğü bildirildi. Fethî, yakıtın il ve ilçelere küçük ve yıpratıcı dilimler halinde tahsis edilmesinin yaklaşık 137 milyon tonluk tarımsal üretimi zorlaştırdığını söyledi. Bu nedenle tarım sektörüne ayrılan yakıt kotalarının özel kartlar üzerinden, üretim kapasitesi, faaliyet alanı ve bölgesel ihtiyaçlar dikkate alınarak yönetilmesini; kotaların eyaletlere toplu ve yönetilebilir biçimde aktarılmasını talep etti. Konunun Petrol Bakanlığı ve kaçakçılıkla mücadeleden sorumlu kurumlarla koordinasyon içinde ele alınması istendi. Toplantıda enerji arzının yanı sıra gıda tedarik zincirinin depolama, taşıma, dağıtım ve satış aşamalarındaki dayanıklılığı da gündeme geldi. İthalat güzergâhlarının çeşitlendirilmesi kapsamında kuzey limanlarının temel ürün tedarikindeki payının %15’ten yaklaşık %40’a çıkarıldığı aktarıldı. Bakan yardımcısı, kara yollarının ve alternatif ticaret güzergâhlarının kullanılmasının sınırlı rotalara bağımlılığı azaltabileceğini belirtti. Fethî ayrıca Tarım Bakanlığında zorunlu olmayan savunma ve kriz yönetimi için onaylı bir kurumsal yapının bulunmadığını söyledi. Bakanlık ve bağlı kuruluşlarda uygun bir yapı kurulmasını, kamu kurumlarının gıda güvenliği, altyapı, depolar ve stratejik stoklar konusundaki görevlerini belirleyen bağlayıcı düzenlemeler hazırlanmasını istedi. İhracatın geçici olarak aksadığı dönemlerde ürünleri elinde kalan çiftçilere finansman ve işletme sermayesi desteği sağlanması da talepler arasında yer aldı.

Suriye, 231 Yumuşak Buğday Genetik Materyalini Geri Kazandı
Görsel kaynağı: Al-Thawra Al-Souria · Özgün haber
Veri haberi

Suriye, 231 Yumuşak Buğday Genetik Materyalini Geri Kazandı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Suriye Tarım Bakanlığına bağlı Genel Tarımsal Bilimsel Araştırmalar Kurumu, İngiliz John Innes Buğday Araştırma Enstitüsüyle iş birliği içinde 231 yumuşak buğday genetik materyalini geri kazandı. Materyalin bir bölümü, 20. yüzyılın başlarında Suriye topraklarından toplanmıştı. Gelişme, 26 Ekim 2026'da kurumun Şam'daki merkezinde düzenlenen bilimsel derste ele alındı. Kurum yetkililerine göre geri kazanılan materyal; kuraklık, yüksek sıcaklık ve tuzluluğa dayanıklılığın yanı sıra kalite özellikleri taşıyor. Genetik kaynaklar bankasında korunacak materyal, mevcut Suriye çeşitleriyle melezleme programlarında kullanılacak. Araştırmaların amacı, iklim değişikliğine ve zararlılara daha dayanıklı, üretimi ve kalitesi yüksek yeni buğday çeşitleri geliştirmek.

Drone Teknolojisi Tarla Yönetiminde Yeni Kullanım Alanları Açıyor
Görsel kaynağı: RealAgriculture · Özgün haber
Veri haberi

Drone Teknolojisi Tarla Yönetiminde Yeni Kullanım Alanları Açıyor

Drone teknolojisi, tarımda ürün koşullarını değerlendirme, agronomik karar alma ve bitki koruma ürünlerini uygulama amaçlarıyla daha fazla kullanılıyor. RealAgriculture’ın Boone, Iowa’daki Farm Progress Show’dan hazırladığı haberde Nutrien Ag Solutions uygulamalı agronomi kıdemli yöneticisi Thaddeus Bates, drone görüntüleriyle hava uygulamalarını birleştirmenin potansiyelini anlattı. Drone’lar, tedavinin nerede ve ne zaman gerektiğini belirlemeye yardımcı olduktan sonra hedefli uygulama yapabiliyor. Teknoloji, geleneksel uygulama ekipmanlarıyla ulaşılması zor veya daha düşük verimli alanlarda ek bir seçenek sunuyor. Bates, Orta Batı’da arazi koşulları ya da sınırlı erişimin geleneksel 120 feetlik ilaçlama bomunun kullanımını zorlaştırabildiğini, Nutrien’in ise Güney Kaliforniya’da drone uygulamalarını faaliyetlerinin bir parçası olarak kullandığını belirtti. Etkili uygulama için karasal ilaçlamada olduğu gibi ekipman kurulumu ve kalibrasyonunun yanı sıra doğru doz, basınç ve yüksekliğin korunması gerekiyor. Nutrien, ürünlerin doğru uygulanmasını desteklemek için püskürtme desenlerini ve uygulama genişliklerini değerlendiriyor. Swath Gobbler adlı araç, insansız hava sistemlerinin oluşturduğu dağılım desenini ölçerek uygulama öncesinde ekipman performansının doğrulanmasına yardımcı oluyor. Bates, şirketin drone uygulama işinde 20.000 acre’dan fazla alanın işlendiğini ve yıl için 30.000 ila 35.000 acre hedeflendiğini söyledi. Ona göre batarya, taşıma kapasitesi ve uygulama sistemlerindeki gelişmeler kapsama alanını artırabilir; ancak drone’lar geleneksel ekipmanların yerini almak yerine mevcut makineleri tamamlayacak.

Rus Araştırma Gemisi Fas Atlantik Kıyısında Balıkçılık Araştırması Başlattı
Görsel kaynağı: La Razón · Özgün haber
Veri haberi

Rus Araştırma Gemisi Fas Atlantik Kıyısında Balıkçılık Araştırması Başlattı

Rusya Federal Balıkçılık Ajansına ait Atlantida araştırma gemisi, Fas’ın Atlantik kıyısı boyunca 45 gün sürecek bir saha misyonuna başladı. Geminin 145 trol çekimi yapacağı çalışmada, büyüme aşamasındaki balıkların yanı sıra sardalya, uskumru, yılan balığı ve hamsi gibi küçük pelajik türlerin bolluğu değerlendirilecek. Ajans temsilcisi Mikhail Tarasov, kampanyanın Faslı ve Rus araştırmacılar arasındaki yakın iş birliğiyle yürütüldüğünü belirtti. Rabat yönetimi, yerel filo ile bölgede faaliyet gösteren Rus filosunun yıllık av kotalarını bu ortak bilimsel misyonlardan elde edilen sonuç ve raporlara dayanarak belirliyor. Operasyonların hukuki çerçevesini, Moskova ile Rabat arasında 15 Mart 2016’da imzalanan anlaşma oluşturuyor. Anlaşma Rus filosuna Fas’ın Atlantik kıyısında küçük pelajik balık avlama erişimi sağlarken, toplam av miktarını, faaliyet bölgelerini, referans fiyatları ve izin verilecek gemi sayısını belirleme yetkisini Rabat’a bırakıyor. İzin verilen gemi sayısı en fazla 10 ve operasyonlar iki ülkenin ortak komitesinin denetimine tabi. Aynı geminin Ekim-Aralık 2015’teki önceki kampanyasında Safi ile El Aaiún arasındaki bölgede 143 trol çekimi yapılmış, uskumru avın %69’unu oluşturmuştu. Rus yetkililer, yeni çalışmanın ardından Fas’ın Atlantik sularındaki yıllık av hacminin başta uskumru ve çipura olmak üzere 90.000-100.000 tona çıkarılmasını bekliyor.

Belarus ve Moğolistan Süt Kompleksi Projesiyle Tarımsal İş Birliğini Geliştiriyor
Görsel kaynağı: BelTA · Özgün haber

Belarus ve Moğolistan Süt Kompleksi Projesiyle Tarımsal İş Birliğini Geliştiriyor

Belarus ile Moğolistan, süt kompleksi projesi kapsamında tarımsal iş birliğini daha da artırma yönünde adım attı. Gelişme, iki ülke arasındaki Ticaret ve Ekonomik İşbirliği Komisyonu toplantısında ele alındı. Belarus Tarım ve Gıda Bakanı Yuri Gorlov ile Moğolistan Gıda, Tarım ve Hafif Sanayi Bakanı Tsagaankhuu Iderbat bakanlar düzeyinde görüştü.