ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

320 haber · Sayfa 12

Bulgaristan’da Kuraklıktan Etkilenen 12.451 Ayçiçeği ve Mısır Üreticisine Tazminat
Görsel kaynağı: Agrozona · Özgün haber
Veri haberi

Bulgaristan’da Kuraklıktan Etkilenen 12.451 Ayçiçeği ve Mısır Üreticisine Tazminat

Bulgaristan’da 2025’te kuraklık ve yüksek sıcaklıklar nedeniyle zarar gören ayçiçeği ve mısır üreticilerine destek verilecek. Tarım ve Gıda Bakanı Plamen Abrovski’nin kararıyla 12.451 üretici için toplam 22,2 milyon avro tazminat ayrıldı. Kaynakta, ödemenin 7,4 milyon avrosunun Avrupa Tarımsal Garanti Fonu’ndan, 14,8 milyon avrosunun ise ulusal ek finansmandan karşılanacağı ve toplam destek oranının hektar başına 17,46 avro olduğu belirtiliyor. Devlet Tarım Fonu’nun ödemeleri en geç 30 Eylül 2026’ya kadar yapması bekleniyor.

Okaliptüs Varroa Mücadelesinde Tek Başına Yeterli Görülmüyor
Görsel kaynağı: Agronews Georgia · Özgün haber

Okaliptüs Varroa Mücadelesinde Tek Başına Yeterli Görülmüyor

Okaliptüs, bal arısı kolonilerinde Varroa akarına karşı kullanılabilecek doğal bir destek olarak değerlendiriliyor; ancak bağımsız ve garantili bir tedavi olarak görülmemesi gerekiyor. Okaliptüs uçucu yağındaki ökaliptolün akarlara karşı etkili olabileceği, yoğun kokunun ve uçucu maddelerin de akarların arıların vücudundan uzaklaşmasına katkı sağlayabileceği belirtiliyor. Bununla birlikte, arıların duman etkisiyle daha fazla bal tüketmesinin akarların uzaklaştırılmasını kolaylaştırdığı yönündeki görüşün kanıtlanmış temel mekanizma olmadığı aktarılıyor. Uygulamada kuru okaliptüs yaprakları, kabuğu veya ince dalları arı tütsüsünde kullanılabiliyor. Elde edilen duman kovana, genellikle uçuş deliğinden veriliyor; ancak dumanın fazla sıcak olmaması, yüksek sıcaklığın arılara zarar vermemesi ve koloniyi gereğinden fazla rahatsız etmemesi gerekiyor. Uçucu yağ ise şerit, jel veya başka bir taşıyıcı malzeme üzerinden yavaşça salınacak şekilde uygulanabiliyor. Yağın aşırı yoğunluğu arılar üzerinde olumsuz etki yaratabileceğinden dozajın güvenilir araştırmalara, kayıtlı ürün talimatına veya uzman önerisine dayanması isteniyor. Varroa mücadelesinde etkinliğin, uygulama öncesi ve sonrasında akar sayımı yapılarak izlenmesi gerekiyor. Hijyenik kovan tabanı, düşen akarların sayılmasını ve yöntemin etkisinin değerlendirilmesini kolaylaştırıyor; şeker pudrasıyla akarların uzaklaştırılması da kullanılan tanı yöntemleri arasında yer alıyor. Sonuçlar aktif madde yoğunluğu, hava sıcaklığı, kolonideki istila düzeyi ve yerel arı-akar popülasyonlarının özelliklerine göre değişebiliyor. Bal hasadı sırasında, balın tadını veya aromasını değiştirebilecek okaliptüs uygulamalarının kullanılması ise uygun görülmüyor.

Botoșani’de Kargalar Ayçiçeği Üretiminin Yarısından Fazlasına Zarar Verdi
Görsel kaynağı: AgroTV · Özgün haber
Veri haberi

Botoșani’de Kargalar Ayçiçeği Üretiminin Yarısından Fazlasına Zarar Verdi

Romanya’nın Botoșani ilinin kuzeyindeki Hudești bölgesinde çiftçiler, kargaların ayçiçeği tarlalarında ciddi zarara yol açtığını bildirdi. Çiftçilerin tahminine göre bazı parsellerde üretimin yarısından fazlası etkilendi. Kuşların ayçiçeğinin yanı sıra mısır tarlalarına da zarar verdiği belirtildi. Sorunların ağustos ayında, bitkiler hasat dönemine ulaşmadan önce başladığı aktarıldı. Aynı yıl parseller arasındaki verim farklılıklarının yağış miktarı, yaz aylarındaki yüksek sıcaklıklar ve uygulanan üretim teknolojisine göre değiştiği kaydedildi.

Avusturya, AB’nin Güçlü Ortak Tarım Politikasını Savunuyor
Görsel kaynağı: Poľnoinfo · Özgün haber
Veri haberi

Avusturya, AB’nin Güçlü Ortak Tarım Politikasını Savunuyor

Avusturya, Avrupa Birliği’nin (AB) gelecekte de güçlü bir Ortak Tarım Politikasını (OTP) sürdürmesini istiyor. Tarım Bakanı Norbert Totschnig, Brüksel’deki AB Tarım Konseyi toplantısında çiftçilere yapılan doğrudan ödemelerin kriz dönemlerinde istikrar sağladığını vurgulayacağını açıkladı. Totschnig’e göre kuraklığın yol açtığı zarar bir milyar avroyu aştı. Ülkede son 12 ay, kayıtların tutulmaya başlandığı 1850’den bu yana en düşük yağışlı dönem oldu; yağış açığı %75’e, bazı bölgelerde %80’e ulaştı. Bakan, iklim değişikliğine karşı tarımın dayanıklılığını artırmak için ulusal girişimlerin yanı sıra Avrupa düzeyinde önlemler alınması gerektiğini belirtti. Açıklama, OTP’nin gelecekteki bütçe yapısına ilişkin değişiklik önerisinin gündemde olduğu sırada yapıldı.

Suriye, Dünya Bankası Destekli 175 Milyon Dolarlık Tarım Projesini Başlattı
Görsel kaynağı: SANA · Özgün haber
Veri haberi

Suriye, Dünya Bankası Destekli 175 Milyon Dolarlık Tarım Projesini Başlattı

Suriye, tarımsal üretimi artırmak, gıda güvenliğini güçlendirmek ve tarımsal hizmetleri modernize etmek amacıyla Dünya Bankası hibesiyle finanse edilen, altı yıllık 175 milyon ABD dolarlık STAR projesini başlattı. Proje, girdilerden pazarlara kadar tarımsal değer zincirini kapsayacak ve bitkisel ve hayvansal üretimin yanı sıra kooperatifleri ve özel sektör katılımını destekleyecek. Proje kapsamında tohum temizleme ve ilaçlama merkezleriyle depolama tesislerinin yenilenmesi, kuraklığa dayanıklı çeşitlerin sağlanması ve gıda güvenliği, bitki sağlığı, hayvan sağlığı ile tarımsal araştırma laboratuvarlarının geliştirilmesi planlanıyor. Çiftçiler ve kooperatifler, İyi Tarım Uygulamaları (GAP) ve organik sertifikası almaları için desteklenecek; ambalajlama, markalaşma ve özellikle zeytin ile antep fıstığı gibi ihracata yönelik ürünlerde hasat sonrası kayıpların azaltılması da hedefleniyor. STAR kapsamında üretici birlikleri ve kooperatiflere eş finansmanlı hibeler verilecek. Çiftçi gruplarının işleyiciler, ihracatçılar ve toptancılarla sözleşmeler yoluyla doğrudan bağlantı kurması, kooperatiflerin girdileri toplu alıp ürünleri birlikte pazarlayabilmesi için mevzuatın değiştirilmesi ve tohum, gübre, pestisit ile hayvan yemi kurallarının gözden geçirilmesi öngörülüyor. Müdahaleler, bölgeler arasında eşit dağıtım yerine gıda güvensizliği, tarımsal önem, yerel ihtiyaçlar, güvenli erişim ve uygulama kapasitesine göre belirlenecek. Hasaka, Rakka ve Deyrizor, kuraklık zararı ile buğday, arpa ve hayvancılık açısından önemleri nedeniyle öncelikli iller olarak sıralandı.

İspanya’da Pamuk Alanı Daraldı, Verim ve Fiyatlar Arttı ama Karlılık Sağlanamadı
Görsel kaynağı: Agroinformación · Özgün haber
Veri haberi

İspanya’da Pamuk Alanı Daraldı, Verim ve Fiyatlar Arttı ama Karlılık Sağlanamadı

İspanya’nın Kurtuba ilinde pamuk hasadı, ekim alanındaki daralmaya rağmen başladı. ASAJA Córdoba’nın aktardığı bilgilere göre bu kampanyada ilde 2.405 hektar pamuk ekildi; bu alan geçen yıla göre %8 daha düşük. Endülüs genelinde pamuk üretimine ayrılan alan da son beş yılda %31 azaldı. İlk hasat edilen parsellerde hektar başına yaklaşık 2.500 kilogram verim alındı. Bu sonuçlar, normal sulama koşullarının desteğiyle Kurtuba’daki son kampanyaların ortalamalarının üzerinde gerçekleşti. Ancak hasadın erken aşamasındaki bu verilerin kampanya sonu bilançosunu kesin olarak göstermediği belirtildi. Üretim süreci, ilkbahar başındaki yağışlar nedeniyle ekim ve çıkışın gecikmesiyle başladı. Bazı parseller yeniden ekilirken, farklı bölgelerde zararlıların etkisi ve ilaçlama ihtiyacı değişti. Genel olarak zararlı baskısı geçen kampanyaya göre biraz daha düşük olsa da temmuz ve ağustos aylarındaki yüksek sıcaklıklar döllenmeyi olumsuz etkiledi ve çok sayıda çiçek tomurcuğunun kaybına neden oldu. Kampanya başlangıcındaki pamuk fiyatları geçen yılın üzerinde bulunmasına karşın, üreticiler açısından hâlâ düşük kabul ediliyor. Yüksek teknik takip ve bitki koruma maliyetleriyle birlikte etkili fitosanitari araçların yetersizliği, üretimin kârlı olmasını engelliyor. ASAJA Córdoba, pamuk üretiminin sürdürülebilmesi için adil fiyatlar, zararlı ve hastalıklarla mücadelede etkili araçlar ile kamu yönetimlerinden daha güçlü destek talep etti.

Suriye’de Tarımsal Üretim ve Gıda Güvenliği İçin STAR Projesi Başlatıldı
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber
Veri haberi

Suriye’de Tarımsal Üretim ve Gıda Güvenliği İçin STAR Projesi Başlatıldı

Suriye’de tarımsal üretim, gıda güvenliği ve dijital dönüşümü desteklemeyi amaçlayan STAR projesi başlatıldı. Dünya Bankası’nın 175 milyon ABD doları tutarındaki hibesiyle altı yıl yürütülecek proje; bitkisel üretim ve hayvancılığın yanı sıra kooperatifleri ve özel sektörü kapsıyor. Projenin üç ana çalışma alanı, tarımsal girdilerin kalitesinin artırılması, laboratuvar ve kalite belgelendirme sistemlerinin geliştirilmesi ve üretimin pazarlara bağlanması olarak açıklandı. Bu kapsamda tohum eleme ve dezenfeksiyon merkezleri ile depoların yeniden yapılandırılması, kuraklığa dayanıklı tohum sağlanması ve gıda, bitki sağlığı ile hayvan sağlığı laboratuvarlarının uluslararası standartlara uygun hale getirilmesi planlanıyor. Çiftçi ve kooperatiflerin İyi Tarım Uygulamaları (GAP) ile organik tarım sertifikalarına erişiminin de desteklenmesi öngörülüyor. STAR projesi ayrıca ambalajlama ve markalaşmanın geliştirilmesini, hasat sonrası kayıpların azaltılmasını ve ihracat değeri taşıyan üretim zincirlerine odaklanılmasını içeriyor. Zeytin ve Antep fıstığı bu kapsamda öncelikli ürünler arasında gösteriliyor. Kooperatiflere yönelik eş finansman hibeleri planlanırken, üretici gruplarının fabrikalar, ihracatçılar ve toptancılarla üretim ittifakları kurması hedefleniyor. Müdahale bölgeleri ihtiyaç, gıda güvensizliği, buğday ve hayvancılık açısından üretim önemi, güvenli erişim ve uygulama kapasitesine göre belirlenecek. Kuraklıktan etkilenen ve buğday, arpa ile hayvancılık açısından önem taşıyan Haseke, Rakka ve Deyrizor’un bulunduğu doğu bölgesi acil müdahalelerde öncelikli olacak. Projenin dijital ayağında çiftçi ve hayvancılık kayıtları, elektronik ruhsat sistemi, ulusal tarımsal veri platformu ve kuraklık, zararlı ile hastalıklar için erken uyarı sistemi aşamalı olarak kurulacak.

Repcelerde Salyangoz Zararını Erken Belirleme
Görsel kaynağı: Agroinform · Özgün haber

Repcelerde Salyangoz Zararını Erken Belirleme

Repcelerde salyangoz zararı, zamanında fark edilmediğinde önemli ürün kayıplarına yol açabilir. Zararın erken belirlenmesi, üretim alanındaki olası kayıpların önlenmesi açısından önem taşıyor. Agroinform.hu’nun haberinde, salyangoz zararının kemirme izleri, bitki sıklığında azalma ve gece etkinliğiyle anlaşılabileceği belirtiliyor. Yazı ayrıca repçede zarara karşı önleyici adımları ele alıyor.

Velina’da Domates Üretiminin Geleceği İçin Çözüm Arayışı
Görsel kaynağı: Ypaithros · Özgün haber
Veri haberi

Velina’da Domates Üretiminin Geleceği İçin Çözüm Arayışı

Yunanistan’ın Korintia bölgesindeki Velina’da açıkta sofralık domates üretimi, verim, hastalıklar ve fiyat baskısı nedeniyle zorlu bir dönem geçiriyor. Bölgedeki dekara verim, hava koşulları ile zararlı ve hastalıkların yönetimine bağlı olarak genellikle hektar başına 50-80 ton arasında değişiyor. Üreticilerden Andreas Panousis, yaklaşık 40 hektarlık sebze üretim alanıyla bölgedeki tarımsal üretimin öne çıkan isimleri arasında yer alıyor. Panousis’e göre bu yıl üretim sezonu geç başladı; ekim ve hasat süreci bazı tarlalarda ağustos ayının sonlarına sarktı. Domates tarlalarında özellikle akarlar ve bakteriler sorun oluştururken, hastalıklar bazı üretim alanlarının kaybedilmesine yol açtı. Bu nedenle üreticilerin, bitki koruma uygulamalarını sürekli izleyen ve ihmal edilmeyen bir planla yürütmesi gerektiği belirtiliyor. Üretici ayrıca güneş ışınımının yarattığı sorunlara karşı yetiştirme yöntemlerinin değiştirildiğini, bazı alanlarda üstten ağ kullanılan sırık domateslere geçildiğini ifade ediyor. Piyasada eylül ayının ilk haftasında arzın artmasıyla yaşanan yoğunluğun ardından talebin yeniden iyi seviyeye geldiği aktarılıyor. Ancak hava koşullarının değişmesiyle birlikte ürün miktarının azalması bekleniyor. Domatesin kilogram fiyatı 0,50-1 avro arasında gerçekleşirken, üretici bu aralığın alt sınırını yetersiz buluyor ve yetiştirme maliyetlerini karşılayabilmesi için fiyatın 0,90-1 avro seviyesinde olması gerektiğini savunuyor. Ürünün önemli bir bölümü Merkezi Sebze Hali’ne gönderiliyor; Velina’da ise domates işleme tesisi bulunmuyor.

Şili’de Karpuz Hasadını Öne Çekmek İçin Üç Deneme Başlatıldı
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber
Veri haberi

Şili’de Karpuz Hasadını Öne Çekmek İçin Üç Deneme Başlatıldı

Şili’nin O’Higgins Bölgesi’ndeki Marchigüe’de, karpuz hasadını kasım sonuna çekmek amacıyla üç tarla denemesi yürütülüyor. O’Higgins Üniversitesi’nin Tarım, Hayvan ve Çevre Bilimleri Enstitüsü (ICA3), Prodesal Marchigüe ve bölgedeki üreticilerin katıldığı çalışma, kıyı kurak kuşağında karpuz üretiminin sezonun yoğun arz döneminden önce yapılmasını hedefliyor. Denemelerde aşılı bitkiler, mikro tüneller, biyobozunur malç ve yerel üretilen Biolana biyogübresi birlikte değerlendiriliyor. Araştırma ekibine göre mikro tüneller, ağustos ve eylül aylarındaki erken kuruluş döneminde bitkileri don ve aşırı yağış gibi hava koşullarına karşı koruyarak üretimin öne çekilmesine yardımcı olabilir. Aşı anacının ise bitkiye daha fazla güç kazandırması ve aşısız bitkilere göre toprağın daha geniş bölümünden yararlanmasını sağlaması bekleniyor. Biyobozunur malç, yabancı ot gelişimini ve besin rekabetini azaltmak için kullanılırken, geleneksel biyobozunur olmayan plastiklere alternatif olarak inceleniyor. Yerel biyogübre Biolana için şu aşamada hasadı doğrudan öne çektiği söylenmiyor; ancak üreticiler açısından ilginç sonuçlar verebileceği belirtiliyor. Aşılı ve aşısız bitkiler verim, meyve kalitesi ve gelişim dönemleri bakımından karşılaştırılacak. İlk sonuçların aralık başında açıklanması bekleniyor. Kasım sonunda hasat, üreticilerin arzın zirve yaptığı dönemden önce pazara ulaşarak daha iyi fiyat alma ihtimalini artırabilir. Bununla birlikte ekip, en büyük riskin kuruluşun ilk ayında yaşanabileceği ve bu dönemde meydana gelebilecek bir donun, karpuz bitkilerinin çiçeklenmenin başladığı aşamada zarar görmesine yol açabileceği uyarısında bulunuyor.

Mısır Hasadı Sonrası Anızın Doğranması Öneriliyor
Görsel kaynağı: Agropolska · Özgün haber

Mısır Hasadı Sonrası Anızın Doğranması Öneriliyor

Mısır hasadından sonra anızın dikkatlice parçalanması, bir sonraki üretim sezonunda zararlıların popülasyonunu sınırlamaya yönelik önemli bir bitki sağlığı uygulaması olarak gösteriliyor. İşlemin, hasat artıklarının daha hızlı ayrışmasını sağladığı ve omacnica prosowianki tırtıllarının kışı geçirmesini önlemeye yardımcı olduğu belirtiliyor. Mısır yetiştiriciliğinde bu zararlıya ve diğer tarımsal zararlılara karşı kimyasal olmayan mücadele yöntemlerinin önemi artıyor. Anız yönetiminde farklı çalışma genişliklerine sahip döverek parçalayıcı makineler, işletme büyüklüğüne göre tercih edilebiliyor.

Makedonyalı Çiftçiler Protesto Çağrısıyla Hükümetten Acil Görüşme İstedi
Görsel kaynağı: Zelenaberza · Özgün haber

Makedonyalı Çiftçiler Protesto Çağrısıyla Hükümetten Acil Görüşme İstedi

Ulusal Tarım Ağı, Makedonya’nın farklı bölgelerindeki çiftçileri 30 Eylül 2026’da Topolçani-Pelagonya’da düzenlenecek protestoya katılmaya çağırdı. Ağ, eylemle hükümet ve kurumlara tarım sektöründeki durumun artık kabul edilemez olduğu mesajının verilmesini amaçlıyor. Çağrıda çiftçilerin emeğinin değersizleştiği, alım fiyatlarının temel maliyetleri ancak karşıladığı ve ithalat lobilerinin yerli üretime zarar verdiği savunuluyor. Metinde ayrıca yerine getirilmeyen destek vaatlerinin ve tarım sektöründeki sorunların üreticileri geçim sınırına ittiği ileri sürülüyor. Ulusal Tarım Ağı, hükümet tarafından acil ve koşulsuz kabul edilmek istiyor. Görüşmede çiftçilerin sorunlarını, taleplerini ve çözüm önerilerini doğrudan aktarmayı planlayan ağ, tarım politikalarının sona erdirilmesini ve yerli tarım üreticisinin acilen korunmasını talep ediyor. Açıklamaya göre protestoya tüm bölgelerden ve sektörlerden temsilciler ile üyeler katılacak.

Gürcü Peynirlerinin Besin Değerinde Tuz ve Üretim Yöntemi Öne Çıkıyor
Görsel kaynağı: Agronews Georgia · Özgün haber
Veri haberi

Gürcü Peynirlerinin Besin Değerinde Tuz ve Üretim Yöntemi Öne Çıkıyor

Gürcistan’ın geleneksel peynirleri İmeruli, Sulguni ve Tuşuri guda, protein ve kalsiyum içermeleri bakımından besin kaynağı olarak değerlendiriliyor. Ancak peynirlerin bileşimi; kullanılan sütün türü ve yağ oranı, üretim teknolojisi, olgunlaşma süresi ve tuzlama yöntemine göre değişiyor. Bu nedenle aynı peynir türü için tek bir besin değerinin bütün örneklere uygulanmasının doğru olmayacağı belirtiliyor. İmeruli, taze, nemli ve görece yumuşak bir peynir olarak tanımlanıyor. Yüksek nemi nedeniyle 100 gramlık bileşiminin, daha kuru ve uzun süre olgunlaştırılan Tuşuri guda ile doğrudan karşılaştırılmaması gerekiyor. Sulguni üretiminde peynir kütlesi ısıtılıp yoğrularak uzatılıyor; ürün haçapuri, börek ve diğer hamur işlerinde sık kullanıldığı için toplam yemeğin tuz ve kalori miktarını yükseltebiliyor. Tuşuri guda çoğunlukla koyun sütünden yapılıyor ve özel bir tulumda en az 60 gün olgunlaştırılıyor. Kaynakta, Tuşuri koyun sütünün yaklaşık %5,7 protein ve %7,2 yağ içerdiği aktarılıyor. 2025’te yayımlanan bir araştırmada ise tulumda olgunlaştırılan peynirin bir örneğinde kuru madde oranı %72, kuru maddede protein oranı %44,26 ve yağ oranı %45,8 olarak ölçülmüş. Tuşuri guda için tuz oranı %5-7, nem oranı ise en fazla %48 olarak veriliyor. Kaynak, peynirleri yalnızca yağ miktarına göre “yararlı” veya “zararlı” diye sınıflandırmak yerine protein, mineral, nem ve olgunlaşma gibi özelliklerin birlikte değerlendirilmesini öneriyor. Özellikle tuzlu ve kalorili peynirlerde tüketim miktarının dikkate alınması gerektiği vurgulanıyor.

Marul Üreticileri Dayanıklı Çeşitlere Alışıyor
Görsel kaynağı: Nieuwe Oogst · Özgün haber

Marul Üreticileri Dayanıklı Çeşitlere Alışıyor

Buzdağı marulu üreticileri, Nasonovia yaprak bitine tamamen dayanıklı çeşitleri ilk kez yetiştirirken bazı sorunlarla karşılaştı. Üreticiler sapa kalkma, zayıf gelişim, mildiyö ve diğer zararlı böceklerle ilgili eleştiriler dile getirdi. Hortagri yetiştirme uzmanı Henry Rombouts’a göre üreticilerin genel değerlendirmesi olumlu. Üreticiler, dayanıklılığı yaprak bitine karşı bir çözüm ve Hollanda’daki marul yetiştiriciliği için kurtarıcı olarak görüyor.

İş Gücü Azalırken Tarımda Robotik Yatırımları Artıyor
Görsel kaynağı: AgroSmart · Özgün haber
Veri haberi

İş Gücü Azalırken Tarımda Robotik Yatırımları Artıyor

Tarımda meyve hasadı, budama ve yabancı ot temizliği gibi yoğun emek gerektiren işlerde robot kullanımı yaygınlaşmaya başlıyor. Çiftliklerde yeni nesil robotlar test edilirken, ülkeler de bu teknolojilerin geliştirilmesi için yatırım yapıyor. Bu eğilimin başlıca nedenlerinden biri, mevsimlik, fiziksel ve tekrarlayan işlerde çalışacak insan gücünün bulunmasının zorlaşması. ABD’de Cornell University öncülüğünde, Amerikan meyve bahçelerinde çalışacak robotların geliştirilmesi için dört yıllık ve 7,5 milyon dolar bütçeli bir proje yürütülüyor. Proje kapsamında elma ve diğer meyvelerin hasadı, budama ve seyreltme gibi işlerde kullanılabilecek, farklı görevlere ve bahçe koşullarına uyarlanabilen sistemler geliştiriliyor. Washington Fruit and Produce ise yaklaşık 4.047 hektarlık elma ve kiraz üretiminde iş gücünün toplam maliyetlerdeki payının yaklaşık 15 yılda %45'ten %60'ın üzerine çıktığını belirtiyor. Şirkete göre satış fiyatları aynı dönemde maliyet artışını takip etmedi. Meyve bahçelerinde robot kullanımı, açık ve kontrollü ortamlarda çalışan traktör ve biçerdöverlere kıyasla daha karmaşık. Robotların dallar ve yapraklar arasındaki meyveyi tanıması, konumunu değerlendirmesi, uygun biçimde kavraması ve ürüne zarar vermemesi gerekiyor. Bu nedenle sistemlerde kameralar, sensörler, navigasyon, robotik kollar ve yapay zekâ birlikte kullanılıyor. Araştırmacılar ayrıca tek bir büyük makine yerine, aynı parselde iş birliği yapan küçük robotlardan oluşan sistemleri inceliyor. Teknolojinin önünde hâlâ önemli engeller bulunuyor. Çamur, toz, yağmur, engebeli arazi, farklı bitki yükseklikleri, dallar ve yapraklar robotların güvenilir hareket etmesini zorlaştırıyor. Birleşik Krallık da mevsimlik iş gücü açığı gerekçesiyle ağustosta tarım robotları ve otomatik sistemlerin geliştirilmesine 20 milyon sterlin ayıran bir program başlattı. Program, ekim ve ürün bakımından hasada kadar farklı işlerde kullanılabilecek teknolojileri hedefliyor.

Bulgaristan Orman Yangınlarına Karşı Hazırlığı Güçlendirecek
Görsel kaynağı: Agrozona · Özgün haber

Bulgaristan Orman Yangınlarına Karşı Hazırlığı Güçlendirecek

Bulgaristan’da orman yangınlarını önleme ve müdahaleye hazırlık kapasitesini geliştirmeyi amaçlayan proje için başlangıç semineri düzenlendi. Tarım ve Gıda Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Ivan Paligorov, yangınlarla mücadelede en önemli adımların yangın çıkmadan önce atılması gerektiğini belirterek önleme, iyi hazırlık, erken tespit ve hızlı müdahalenin önemini vurguladı. Avrupa Birliği’nin TAFF aracı üzerinden finanse edilen ve Dünya Bankası tarafından yönetilen proje, Bulgaristan’daki yetkili kurumların mevcut uygulamalarını geliştirmesini hedefliyor. Çalışmaya tarım ve gıda idaresi, devlet orman işletmeleri, Orman Ajansı ve bölgesel birimleri ile yangın güvenliği, çevre, akademi, belediyeler ve WWF temsilcileri katılıyor. Proje kapsamında izleme ve erken tespit sistemlerinin iyileştirilmesi, tarım ve ormancılıkta yatırım planlamasının geliştirilmesi, müdahale sırasında hazırlık ve koordinasyonun artırılması bekleniyor. Paligorov, orman yangınlarının önemli bölümünün insan faaliyetleriyle bağlantılı olduğuna işaret ederek toplumun bilinçlendirilmesi ve sorumlu davranışın teşvik edilmesine de özel önem verileceğini söyledi. Çalışmanın, iklim değişikliği koşullarında önleme ve kurumlar arası eşgüdüme odaklanacağı belirtildi.

Kazakistan’da Buğdayda Verim Düştü, Kaliteli Ürün Fiyat Umudu Verdi
Görsel kaynağı: AgroInfo Kazakhstan · Özgün haber
Veri haberi

Kazakistan’da Buğdayda Verim Düştü, Kaliteli Ürün Fiyat Umudu Verdi

Kazakistan’da buğday hasadı, erken ekim ve yaz aylarında etkili olan aşırı sıcaklar nedeniyle ana tarım bölgelerinde alışılmıştan iki-üç hafta önce başladı. Eylül başında ülke genelinde hem ürün miktarı hem de kalite görünümü büyük ölçüde netleşirken, kuraklık ve yüksek sıcaklıklar birçok bölgede verimi aşağı çekti. ElDala.kz ekibi, AgroKaravan Hasat 2026 kapsamında yedi bölgede 10 işletmeyi ziyaret ederek sezonun sonuçlarını inceledi. Erken bahar, çiftçilerin bazı bölgelerde ekime mayıs başında başlamasını sağladı. Ancak yaz boyunca sıcaklıkların yer yer 40 dereceyi aşması, bitkilerin gelişim evrelerini hızla tamamlamasına ve çiçeklenme ile döllenmenin olumsuz etkilenmesine yol açtı. Abay, Doğu Kazakistan, Pavlodar ve Karaganda bölgeleri ile Akmola ve Kostanay’ın güney kesimlerinde nem açığı yaşandı. Doğu Kazakistan’da yetişme dönemi boyunca alınan yağışın normalin yaklaşık %20’sinde kaldığı belirtildi. En fazla zarar gören bölgelerde tahıl verimi normalde hektar başına 15-20 kental iken 5-7 kental düzeyine geriledi. İleri tarım teknikleri kullanan ve tohum, gübre ile bitki koruma ürünlerinde tasarrufa gitmeyen işletmelerde bile verim, olağan seviyenin iki-dört kat altında kaldı. Yağış alan Kuzey Kazakistan ile Kostanay ve Akmola’nın kuzeyinde kayıplar daha sınırlı oldu; bazı işletmelerde hektar başına 20 kental ve üzeri verim alındı. Tarım Bakanlığı verilerine göre ülke genelinde tahılların ortalama verimi, alanların %70’i hasat edildikten sonra hektar başına 14,2 kental olarak açıklandı. Sıcak ve kuru hava verimi düşürürken buğdayın gluten kalitesini artırdı. Ürünün yaklaşık yarısının gluten oranı %28 ve üzerinde olan yüksek proteinli sınıfta bulunduğu, dörtte birinin de kaliteli gıda buğdayı olduğu bildirildi. Bu durum Kazak buğdayının, daha düşük kaliteli Rus buğdayıyla rekabet etmesini kolaylaştırdı. Rusya’dan düşük kaliteli buğday girişine karşı uygulanan altı aylık yasak da iç piyasadaki fiyat baskısını sınırladı. Eylül sonu itibarıyla ihracat fiyatları, sınıfa ve gluten oranına göre ton başına 240-260 ABD doları arasında değişti; fiyatların geçen yıla göre %10-15 arttığı belirtildi. Buna karşılık yemlik un üreticileri, beşinci sınıf ve sınıf dışı buğday arzının yaklaşık 1 milyon tonla sınırlı kalması nedeniyle zorlanabilir. İşleyicilerin ihtiyacının bunun yaklaşık iki katı olduğu ve düşük kaliteli Rus buğdayının kullanılmasının Çin’e yemlik un ihracatında kısıtlamalara yol açabileceği aktarıldı. Çiftçiler açısından patates ve ayçiçeği daha umut verici ürünler olarak öne çıktı. Sulanan patateste güney bölgelerde ton fiyatı 120-130 bin tenge seviyesinde bulunurken, ayçiçeğinin kuraklığa daha dayanıklı olması ve yüksek fiyat beklentisi, bu üründen elde edilecek geliri buğdaya kıyasla artırabilir.

Rakka Kırsalındaki Tarımsal Drenaj Kanalları İçin Temizlik Çağrısı
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber

Rakka Kırsalındaki Tarımsal Drenaj Kanalları İçin Temizlik Çağrısı

Suriye’nin Rakka kırsalının güneyindeki bazı tarımsal drenaj kanalları, ot, kir, atık ve usulsüz müdahaleler nedeniyle tıkanırken, kanalların bir bölümü de kaçak çöp döküm alanına dönüştü. Bu durum su tahliyesinin verimini düşürerek tarımsal faaliyetleri ve çevreyi olumsuz etkiledi. Bölge sakinleri kanalların temizlenmesini, işgallerin kaldırılmasını ve denetimlerin artırılmasını istedi. Rakka Su Kaynakları Müdürü Ahmed el-Acaci, güney bölgesindeki su tesisleri ve tarımsal drenaj kanallarında 10 yıldan uzun süredir rehabilitasyon çalışması yapılmadığını belirtti. Acaci, bu nedenle kanallarda ihlal ve işgallerin arttığını, sulama verimliliğinin gerilediğini söyledi. Müdürlük, 2025’in başında tesislerin sorumluluğunu aldıktan sonra ihlallerin giderilmesi için bir plan hazırladı. Plan kapsamında kanalların yeniden açılması, işgallere son verilmesi, ihlal yapanlara para cezası uygulanması ve dosyaların yargıya gönderilmesi öngörülüyor. Tüm kanallar değerlendirildi; temizlik çalışmalarının özellikle kış mevsimi öncesinde, kanalın önemine ve hizmet verdiği su alanına göre sürdürülmesi planlanıyor.

Avrupa, İklime Dayanıklı Turunçgiller İçin Yapay Zekâ ve Biyoteknoloji Kullanacak
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber
Veri haberi

Avrupa, İklime Dayanıklı Turunçgiller İçin Yapay Zekâ ve Biyoteknoloji Kullanacak

Avrupa’da beş ülkeden araştırmacıları bir araya getirecek CitrusAId projesi, yüksek sıcaklık, kuraklık, zararlılar ve hastalıklarla aynı anda başa çıkabilecek yeni portakal ve mandalina çeşitleri geliştirmeyi hedefliyor. Universitat Jaume I (UJI) koordinasyonundaki projeye, Avrupa İnovasyon Konseyinin EIC Pathfinder Challenges programı kapsamında yaklaşık 3,9 milyon avro finansman sağlanacak. Çalışmanın Ekim 2026’da başlaması ve dört yıl sürmesi planlanıyor. Projenin odak noktasını tatlı portakal ve mandalina oluşturacak. Araştırmacılar, bitkilerin çevresel streslere ve zararlı-hastalık baskısına verdiği tepkileri birlikte inceleyerek birden fazla olumsuz koşula dayanabilecek yeni bitki hatları geliştirmeye çalışacak. Bu yaklaşım, iklim değişikliğiyle birlikte üretimde aynı anda ortaya çıkan sıcaklık, su yetersizliği ve biyolojik tehditleri birlikte ele almayı amaçlıyor. CitrusAId kapsamında yapay zekâ, genetik, moleküler ve metabolik verilerle bitkilerin gözlemlenebilir özelliklerini analiz etmek için kullanılacak. Sistem, turunçgillerin dayanıklılığını artırabilecek genleri veya biyolojik mekanizmaları belirlemeye yardımcı olacak. Belirlenen hedeflerin işlevini değiştirmek ya da düzenlemek için yeni genomik teknikler ve gen düzenleme yöntemleri değerlendirilecek. Proje ayrıca meyvelerin beslenme ve nutrasevtik özelliklerini değiştirme olasılığını araştıracak. Flavonoidler ve furanokumarinler gibi doğal bileşikler incelenirken, üzümde de bulunan resveratrolün üretimi de ele alınacak. CitrusAId, İspanya, İtalya, Fransa, Almanya ve İsveç’ten üniversite, araştırma merkezi ve şirketlerin yer aldığı 11 ortaklı bir konsorsiyumdan oluşuyor.

Güney Afrika’da Yerel Tohum Denemeleri Dayanıklı Ürün Hedefini Destekliyor
Görsel kaynağı: Farmer’s Weekly · Özgün haber

Güney Afrika’da Yerel Tohum Denemeleri Dayanıklı Ürün Hedefini Destekliyor

Güney Afrika’da tahıl üreticileri değişken hava koşulları, artan zararlı ve hastalık baskısı ile yükselen girdi maliyetleri arasında üretim kararları alırken, yerel koşullarda test edilen tohum genetiğinin önemi artıyor. Corteva Agriscience’tan Driaan Bresler, şirketin mısır, soya ve ayçiçeği için farklı üretim bölgelerinde yürüttüğü araştırma ve denemelerle, değişen tarla koşullarında verim istikrarını ve dayanıklılığı desteklemeyi hedeflediğini belirtiyor. Gelecek yazlık üretim sezonu öncesinde toprak neminin ve baraj rezervlerinin olumlu bir başlangıç sunduğu, ancak El Niño koşullarının yağış değişkenliğini artırabileceği ve ürünlerin kritik gelişme dönemlerinde uzun süreli kuraklık riskini yükseltebileceği aktarılıyor. Bresler’e göre bu tablo, üreticilerin çeşit ve ekim zamanı seçimlerini yerel koşullara uygun biçimde yapmasını daha önemli hale getiriyor. Corteva’nın yeni bir hibriti geliştirme sürecinde verim potansiyeli, kuraklığa tolerans, hastalık dayanımı, tane kalitesi ve çevreye uyum gibi özellikler inceleniyor. Ümit vadeden genetik materyal, farklı bölgelerde, toprak tiplerinde, mevsimlerde ve üretim koşullarında deneniyor. Şirket, gerçek tarla koşullarındaki sonuçların gelecekteki ıslah kararlarını yönlendirdiğini ve uygun olmayan materyalin sürecin erken aşamalarında elenebildiğini ifade ediyor. Denemeler, hastalık baskısının yüksek olduğu KwaZulu-Natal’da hastalık toleransına; North West ve Free State bölgelerinde ise sıcaklık ve kuraklık stresine odaklanıyor. Doğu üretim bölgelerindeki yüksek potansiyelli alanlarda ve sulama yapılan arazilerde de testler yürütülüyor. Araştırma ekibi bitki gelişimi boyunca bitki gücü, yatma, böcek zararı, hastalık toleransı, bitki sıklığına bağlı performans ve verim verilerini topluyor. Bresler, bir bölgede iyi sonuç veren bir hibritin farklı toprak, yağış, sıcaklık, zararlı ve hastalık koşullarına sahip başka bir bölgede aynı performansı göstermeyebileceğini söylüyor. Bu nedenle şirket, hibritleri hem kendi ürünleri hem de pazardaki önde gelen ürünlerle karşılaştırıyor; şerit ve ticari tarla denemeleriyle performansı gerçek işletme koşullarında değerlendirmeye çalışıyor. Verilerin toplanmasına yardımcı olmak için sezon boyunca insansız hava araçlarından da yararlanılıyor.

Kuraklık AB ve Birleşik Krallık’ta Tahıl Hasadı Tahminini Düşürdü
Görsel kaynağı: Todo el Campo · Özgün haber
Veri haberi

Kuraklık AB ve Birleşik Krallık’ta Tahıl Hasadı Tahminini Düşürdü

Avrupa Tahıl ve Yağlı Tohum Ticareti Birliği Coceral, AB-27 ve Birleşik Krallık’ın 2026 tahıl hasadı tahminini 279 milyon tona indirdi. Kuraklıktan etkilenen üretim, temmuzdaki tahminden 8 milyon ton düşük; 2025’teki 307,4 milyon tonluk hasadın da oldukça gerisinde. Tahmin, buğday, arpa ve mısırdaki düşüşleri kapsıyor. Makarnalık buğday hariç buğday üretiminin 137,5 milyon ton olması bekleniyor; önceki tahmin 140,8 milyon ton, 2025 üretimi ise 148,7 milyon tondu. Coceral’a göre Fransa’nın kuzeyindeki önemli üretim bölgelerinde buğday sıcak hava dalgalarını uygun koşullarda atlattı. Almanya ve Polonya’da ise hasat daha fazla zarar gördü ve ilk beklentilerin altında kaldı. Arpa tahmini, önceki 57,6 milyon tondan 57,9 milyon tona çıkarılsa da 2025’teki 63,3 milyon tonun altında. Mısır tahmini ise Batı ve Orta Avrupa’nın başlıca üretim alanlarında tozlaşma döneminde etkili olan aşırı sıcak ve kurak hava nedeniyle 52,7 milyon tondan 48,6 milyon tona çekildi. Bu miktar gerçekleşirse geçen yılın 56,5 milyon tonluk üretiminden belirgin biçimde düşük olacak. Fransa’da mısır hasadının 7,6 milyon tona gerilemesi bekleniyor; bu, önceki 9,4 milyon tonluk tahminin ve 2025’teki 13,8 milyon tonun altında. Coceral, öngörülen hasadın 20 yılı aşkın sürenin en düşüğü olacağını belirtiyor. Macaristan için tahmin 1,9 milyon ton; 2025’te üretim 3,8 milyon tondu. Birlik, AB genelinde ekim alanlarındaki sert düşüşü de Macaristan’daki düşük beklentinin nedenleri arasında sayıyor. Kolza üretiminin 21,3 milyon tonla önceki tahmine yakın ve geçen yılki 21,4 milyon tonun biraz altında kalması öngörülüyor. Coceral, 2025’teki yüksek verimlerin ortalama düzeylere dönmesinin, ekim alanının 6,4 milyon hektardan 6,8 milyon hektara çıkmasıyla dengelendiğini; sıcak hava dalgasının kolzada diğer ürünlere, özellikle buğday ve mısıra kıyasla daha az hasara yol açtığını bildiriyor.

Polonya’da Kuş Zararları İçin Tazminat Sistemi Gündemde
Görsel kaynağı: Agropolska · Özgün haber

Polonya’da Kuş Zararları İçin Tazminat Sistemi Gündemde

Yabani kuşların tarla bitkileri ve yetiştiricilik yapılan göletlerde yol açtığı zararlar için tazminat sistemi oluşturulmasına yönelik adımların Sejm’de atıldığı bildirildi. Düzenlemede Krajowy Ośrodek Wsparcia Rolnictwa’nın (KOWR) kilit rol üstlenmesi öngörülüyor; ancak kaynak, tazminat ödemelerinin kesinleştiğini belirtmiyor. Çiftçilerin ve sektör kuruluşlarının talepleri doğrultusunda gündeme gelen sistemin, yıllardır dile getirilen bir ihtiyaca yanıt vermesi amaçlanıyor. Zararlardan özellikle yeni ekilmiş tahıllar, başta mısır olmak üzere, ile yetiştiricilik yapılan göletlerin etkilendiği; çiftçilerin mevcut durumda çaresiz kaldığı aktarılıyor.

Huelva’da Tahıl Üreticileri Ekim Yapmama Uyarısı Yaptı
Görsel kaynağı: Agroinformación · Özgün haber

Huelva’da Tahıl Üreticileri Ekim Yapmama Uyarısı Yaptı

İspanya'da Huelva ilindeki tahıl üreticileri, önümüzdeki kampanya başlamadan önce üretim maliyetlerini karşılayacak etkili önlemler alınmazsa bu yıl ekim yapmayacaklarını açıkladı. Asaja-Huelva, mevcut durumda birçok işletmenin tahıl üretimini sürdürmekte zorlandığını bildirdi. Kuruma göre ortalama üretim giderleri hektar başına yaklaşık 900 avroya çıktı, buna karşın tahıl satış fiyatları maliyetlerin altında kalıyor. Üreticiler, yalnızca zarar etmemek için hektar başına 4.600 kilogramın üzerinde verim gerektiğini, bunun da ilin büyük bölümündeki kuru koşullarda ulaşılması güç bir seviye olduğunu söyledi. Çiftçiler, yakıt maliyetlerindeki artışın sorunu ağırlaştırdığını belirterek Endülüs yönetimi ve İspanya hükümetinden hektar başına olağanüstü doğrudan destek, tarımsal dizel için maliyet düşürücü adımlar ve finansmana erişim talep etti. Gübre piyasasında da fiyatların yükseldiği, bazı tedarikçilerde kapalı fiyat bulmanın zorlaştığı aktarıldı.