ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

320 haber · Sayfa 2

Soya Tarlalarında Bitki Koruması Olmazsa Verim %55 Düşebilir
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber
Veri haberi

Soya Tarlalarında Bitki Koruması Olmazsa Verim %55 Düşebilir

Universidade Federal de Viçosa (UFV) ile biyoteknoloji, genetik ıslah ve bitki koruma ürünleri şirketlerini bir araya getiren CropLife Brasil’in ortak çalışmasına göre, Brezilya’daki soya tarlalarında zararlı, hastalık ve yabancı otlarla mücadele edilmemesi verimde %55’e varan kayba yol açabilir. Araştırma, bitki koruma uygulanmadığında üretim, ihracat geliri ve soya arzında ortaya çıkabilecek sonuçları simülasyonlarla değerlendirdi. Çalışmada Asya pası ve hedef lekesi hastalıklarının da aralarında bulunduğu dört hastalık, beyazsinek gibi beş zararlı ve dokuz yabancı ot dikkate alındı. Araştırmacılar; hiç kontrol uygulanmayan, tarlanın %40’ına kadar koruma sağlayan kısmi kontrol ve %80 koruma sağlayan optimum kontrol olmak üzere üç senaryoyu karşılaştırdı. Tahmini verim optimum kontrolde hektar başına 72 çuval, kısmi kontrolde 52 çuval ve kontrolsüz üretimde 32 çuval olarak hesaplandı. Kısmi kontrol, optimum senaryoya göre %28 daha düşük verim anlamına geldi. Araştırmaya göre, kontrol eksikliğinden kaynaklanan kaybı telafi etmek için 33,5 milyon hektar ek soya alanı gerekebilirdi. Kontrolsüz senaryoda ortalama üretim kaybı 121,3 milyon ton, bunun tahmini değeri ise 223,5 milyar real olarak verildi. Soya ihracat geliri optimum kontrol koşullarında 44,2 milyar dolar, kontrolsüz koşullarda 26,6 milyar dolar olarak simüle edildi. Arz azalmasının soya fiyatını %49’a kadar artırabileceği ve resmi enflasyona yaklaşık 0,26 puan ekleyebileceği öngörüldü. Çalışmada biyoteknoloji, genetik ıslah, biyolojik girdiler, kimyasal bitki koruma ürünleri ve entegre mücadele olası kontrol yöntemleri arasında gösterildi.

Atanasov’dan Kuzey Makedonya’daki Çiçek Salgını İçin 1,4 Milyon Avroluk Zarar Hesabı
Görsel kaynağı: Zelenaberza · Özgün haber

Atanasov’dan Kuzey Makedonya’daki Çiçek Salgını İçin 1,4 Milyon Avroluk Zarar Hesabı

Kuzey Makedonya’nın eski Gıda ve Veterinerlik Ajansı (AHV) yöneticisi Zoran Atanasov, koyun ve keçi çiçeği salgınının ekonomik etkisine ilişkin yaklaşık 1,4 milyon avroluk zarar hesabı yaptı. Zelenaberza’nın yayımladığı kişisel analiz, kesinleşmiş resmî zarar bilançosu niteliğinde değil. Atanasov, hastalığın Ocak 2026’da doğrulandığını ve temmuzda ülkenin sekiz bölgesinden dördünde tespit edildiğini belirterek mücadele önlemlerinin uygulanmasını eleştirdi. Atanasov’un WAHIS’e dayandırdığı 28 Ağustos verilerinde, hastalık görülen yerlerde 9.618 duyarlı hayvan ve bunların içinde 4.948 itlaf kaydı bulunuyor. Yaklaşık 1,403 milyon avroluk hesabı, 9.618 hayvanın her birine 9.000 Makedon denarı değer verilmesine dayanıyor. Dolayısıyla bu hesap yalnızca itlaf edildiği bildirilen hayvanların değeriyle eş tutulamaz. Hayvan başına 3.000 denarlık destek ile süt, peynir ve kuzu gelirlerinin kaybı hesaba dahil edilmemiş. Analizde, AHV’nin 17 Ağustos açıklamasında Türkiye’den 500.000 doz aşı bağışının kararlaştırıldığının bildirildiği aktarılıyor. Ayrıca 5 Ekim’de Avrupa Komisyonu tarafından onaylandığı açıklanan 450.000 dozdan söz ediliyor. Bunlar farklı açıklamalardaki miktarlar; aynı tedarik veya tamamlanmış teslimat olarak birleştirilmiyor. Atanasov, 10 Ekim’de aşıların 11 veya 12 Ekim’de geleceğinin söylendiğini hatırlatarak teslim durumunun, aşılama planının ve uygulama takviminin açıklanmasını istedi.

Kârlı Tarım İçin Örgütlenme, Sulama ve İklime Uygun Üretim Önerildi
Görsel kaynağı: Večernje novosti · Özgün haber
Veri haberi

Kârlı Tarım İçin Örgütlenme, Sulama ve İklime Uygun Üretim Önerildi

Modern tarımda yüksek verim elde edilmesi, üreticinin mutlaka kazanç sağlayacağı anlamına gelmiyor. Vojvodina Kooperatifler Birliği Başkanı Jelena Nestorov Bizonj, üreticilerin örgütlenmesinin piyasa gücünü artıracağını belirterek üretim maliyetlerinin düşürülmesi, ürünlere katma değer kazandırılması, kârlılığın artırılması ve doğal kaynaklarla çevrenin korunması gerektiğini söyledi. Bu yaklaşımın örneklerinden biri, Aleksandrovo’daki Polet tarım kooperatifinin sulama çalışmaları oldu. Yıllar içinde sulama sistemlerini geliştiren kooperatif, bu üretim sezonunda yaklaşık 400 hektarı yoğun sulamaya aldı. Polet Direktörü Bojan Stepanović, 240 hektardaki mısırda verimin hektar başına 9,5-13,5 ton arasında değiştiğini, sulanan tohumluk buğdayda ise hektar başına 11 tona ulaşıldığını açıkladı. Stepanović, sulanan buğday veriminin sulanmayan alanlara göre iki katına çıktığını belirtti. Uzmanlar, iklim değişikliğinin meyvecilikte yetiştirme teknolojilerinin ve ürün seçiminin yeniden değerlendirilmesini gerektirdiğini ifade ediyor. Meyvecilik uzmanı Zoran Keserović, meyve türlerinin agroekolojik koşullara uygun seçilmesi gerektiğini ve Avrupa pazarında kaliteli armut açığı bulunduğunu söyledi. Sebze üretiminde ise ürünlerin biyolojisinin dikkate alınması, azaltılmış toprak işleme, düzenli bakım, hastalık ve zararlılara karşı koruma ile biyolojik preparat ve predatörlerden yararlanılması öneriliyor. Keserović, biostimülatör ve biyodüzenleyicilerin bitkilerin stresle başa çıkmasına yardımcı olduğunu belirtti.

İklim Değişikliği Meyvecilikte Verim ve Kaliteyi Tehdit Ediyor
Görsel kaynağı: Agrosavjet · Özgün haber
Veri haberi

İklim Değişikliği Meyvecilikte Verim ve Kaliteyi Tehdit Ediyor

İklim değişikliği, meyve ağaçlarının doğal gelişim döngüsünü bozarak verim ve meyve kalitesi üzerinde baskı oluşturuyor. Çok yıllık bitkiler olan elma, armut ve erik gibi meyve ağaçları, ani hava değişimlerine hızlı uyum sağlayamadığı için üreticiler daha yüksek riskle karşı karşıya kalıyor. Son yıllarda sonbahar ve kış aylarında meyve ağaçlarının normal gelişimi için gereken soğuk koşulların yeterince oluşmaması, kış dinlenmesinde bozulmalara yol açabiliyor. Tomurcukların düzensiz gelişmesi, yapraklanmanın ve büyümenin zayıflaması, çiçeklerde şekil bozuklukları ve bazı durumlarda bitkinin yeniden vejetatif gelişime yönelmesi, sonraki yılın verimini düşürebiliyor. Bu durum, birim alandan alınan meyve miktarını ve üreticinin kârlılığını da azaltıyor. Ocak ve şubat aylarındaki sıcak hava dalgaları bitkilerin erken uyanmasına ve çiçek açmasına neden olabiliyor. Erken açan çiçekler, nisan ve mayıs aylarında görülebilen geç donlara maruz kalıyor; birkaç saatlik don olayı bile çiçeklerin ve o yılki ürünün tamamen zarar görmesine yol açabiliyor. Yaz aylarında aşırı sıcaklık ve yağış eksikliği ise meyvelerin küçük kalmasına veya kurumasına, ağırlık ve şeker oranının azalmasına neden oluyor. Artan güneş ışınımı meyvelerde güneş yanığı oluşturarak pazar değerini düşürüyor. Dolu ve kuvvetli rüzgârla gelen fırtınalar meyvelerde mekanik hasara ve hastalık riskine yol açıyor. Zarar gören ürünler birinci sınıf taze tüketim için kullanılamazken, zamanında hasat edilirse sanayiye gönderilebiliyor. Kaynak, bu koşullar karşısında yeni meyve bahçelerinde dolu ve güneşten koruyucu ağlar, damla sulama, fertirigasyon ve donla mücadele sistemlerine yatırım yapılmasını öneriyor. Ancak sulama suyu bulunmayan alanlarda meyveciliğin ve don korumasının sürdürülebilir olmayacağı belirtiliyor.

Irak’ta Sulama Sistemlerinin Geliştirilmesi ve Tarım Planının Genişletilmesi İstendi
Görsel kaynağı: NINA — Irak Ulusal Haber Ajansı · Özgün haber

Irak’ta Sulama Sistemlerinin Geliştirilmesi ve Tarım Planının Genişletilmesi İstendi

Irak Ulusal Devlet Güçleri İttifakı Başkanı Ammar el-Hekim, Su Kaynakları Bakanı Müsenna et-Temimi ile Bağdat’ta yaptığı görüşmede sulama sistemlerinin geliştirilmesi ve modern yöntemlerin kullanılması çağrısında bulundu. Görüşmede Irak’taki su kaynaklarının mevcut durumu ve tarımsal üretimi desteklemek için değerlendirilmesi ele alındı. Hekim ayrıca ülke genelindeki su depolama ve kontrol sistemlerinin geliştirilmesini, tarım planının genişletilerek daha fazla alanın üretime dahil edilmesini istedi. Çiftçilere ilgi gösterilmesi, yerel yönetimlerle iş birliği yapılması ve tarımsal zararlıların yayılmasının önlenmesi gerektiğini belirtti.

Paraguay’da Mısır Zararlısı Soyaya Yayıldı
Görsel kaynağı: ABC Color · Özgün haber

Paraguay’da Mısır Zararlısı Soyaya Yayıldı

Paraguay’da mısırın başlıca zararlılarından Spodoptera frugiperda, soya tarlalarında da görülerek üreticiler için yeni bir mücadele sorunu oluşturdu. Entomolog Stella Candia, El Niño olgusuna bağlı aşırı yağış ve yüksek nemin soya üretimini etkilediğini, tırtıl saldırılarının erken başladığını ve zararlının birkaç üretim dönemi boyunca çoğalarak mısır dışındaki ürünlere uyum sağladığını belirtti. Zararlının soyadaki etkisi bitkinin gelişim dönemlerine göre değişiyor. İlk aşamada genç fideleri kesen tırtıl olarak ortaya çıkan Spodoptera frugiperda, daha sonra yaprakları tüketiyor ve son aşamada baklalara zarar veriyor. Mısırdaki bazı popülasyonların Bt teknolojili materyallere duyarlılığını kaybetmesi, zararlının sorgum, buğday ve yulaf gibi diğer buğdaygillere yönelmesiyle ilişkilendiriliyor. Candia, böylece sorunun tek bir ürünü değil, üretim sisteminin tamamını ilgilendirdiğini söyledi. Tohum ilaçlaması, genç bitkileri kesen tırtıla karşı başlıca araç olarak gösteriliyor. Ancak yağışlı ve nemli koşullarda bu uygulamanın etkisi daha kısa sürüyor ve zararlı daha uzun süre aktif kalıyor; bu nedenle birçok üretici ilk insektisit uygulamasını öne çekti. Nem, ayrıca ilk yaprakları delen Diabrotica speciosa ile çiçeklenme döneminde tarlayı kolonileştiren kokar böceklerin görülmesini destekledi. Bu zararlılara karşı temas etkili insektisitler öneriliyor. Uzman, ilaçlama öncesinde tarladaki zararlının türünün, yoğunluğunun ve gelişim büyüklüğünün belirlenmesi için izleme yapılmasını istedi. Mücadelenin, yıkanmaya dayanıklı formülasyonlarla ve etken maddelerin bitkide daha uzun süre bulunmasını sağlayacak seçeneklerle yürütülmesi gerektiği belirtildi. Paraguay pazarında metadiamidler, izoksazolinler, etiprol, klorfenapir ve spinetoram gibi seçenekler bulunuyor; trips ve akarların ise yağışların sürmesi halinde daha az görülmesi bekleniyor.

Endülüs'te Ekolojik Zeytinlikler İçin Zararlılara Karşı Erken Tespit Uyarısı
Görsel kaynağı: Agroinformación · Özgün haber

Endülüs'te Ekolojik Zeytinlikler İçin Zararlılara Karşı Erken Tespit Uyarısı

Endülüs Bitki Sağlığı Uyarı ve Bilgi Ağı (RAIF), 27 Ekim 2026'da ekolojik üretim alanlarında zararlıların erken belirlenmesi ve önleyici uygulamalarla mücadele edilmesi için uyarı yayımladı. Sonbaharda zeytinliklerde görülen ikincil zararlılara ilişkin uyarıda, zararların doğru tanımlanmasının gereksiz müdahaleleri azaltabileceği belirtildi. Zeytin güvesinin yol açtığı meyve dökümünde belirtiler görüldüğünde müdahale için geç kalınabileceği ifade edilirken, önlemenin yaz döneminde başlaması ve krizoplar gibi doğal düşmanların desteklenmesi önerildi. Yapraklardaki dişli kenarlar, yoğun saldırılarda genç zeytin ağaçlarının gelişimini etkileyebilen otiorrinco zararlısına işaret edebiliyor. Bu zararlıya karşı yetkili kimyasal tedavi bulunmadığından, yabancı otların temizlenmesi ve gövdelere yapışkan bantlar yerleştirilmesi tavsiye ediliyor. Yere dökülen zeytinlerin zeytin sineği veya hava koşullarından kaynaklandığı varsayılmadan önce zeytin güvesi, zeytin kabuk böceği ve escudete hastalığı araştırılmalı. Kabuk böceğine karşı budama odununun parçalanması ya da kaldırılması, escudete görülen alanlarda ise zarar görmüş veya mumyalaşmış meyvelerin toplanması öneriliyor. Narenciyede entegre mücadele öne çıkarken, Japon böceği belirtilerinin yetkili tarım birimlerine bildirilmesi isteniyor; zararlı şimdiye kadar Endülüs'te tespit edilmedi.

Karadeniz'deki Saldırılar Ukrayna'nın Tahıl ve Gübre İhracatını Tehdit Ediyor
Görsel kaynağı: e15 · Özgün haber
Veri haberi

Karadeniz'deki Saldırılar Ukrayna'nın Tahıl ve Gübre İhracatını Tehdit Ediyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Karadeniz'de Rusya'ya atfedilen insansız hava aracı saldırıları, ticari gemi taşımacılığını ve Ukrayna'nın tahıl, yağ ile gübre ihracatını tehdit ediyor. Ekim ayında Romanya ve Bulgaristan yakınlarında en az beş ticari geminin insansız hava araçları tarafından vurulduğu bildirildi. Ukrayna limanlarından Türk boğazlarına ve oradan Akdeniz'e uzanan güzergâh, ülkenin tarım ürünlerini dünya pazarlarına ulaştıran ana ihracat rotalarından biri olduğu için güvenlik sorunları küresel gıda tedarikini de etkiliyor. Avrupa Birliği'nin paylaştığı açıklamaya göre Ukrayna, ihracat güzergâhlarındaki kesintiler nedeniyle günde tahminen 60 milyon avro gelir kaybediyor. Ukrayna'nın tarım ürünlerinin yaklaşık %90'ı Karadeniz koridorundan taşınıyor. Başlıca limanların çalışmasının aksaması, ülkenin ihracat kapasitesini sınırlarken küresel tahıl fiyatları da Şubat 2023'ten bu yana en yüksek seviyesine çıktı. Kaynak haberde, sevkiyat sorunlarına kuraklık, El Niño ve Orta Doğu'daki çatışmaların gübre tedarikini zorlaştırmasının eşlik ettiği aktarılıyor. Karadeniz; Hürmüz ve Babu'l Mendeb boğazlarıyla birlikte küresel gıda güvenliği açısından kritik üç geçiş noktasından biri olarak değerlendiriliyor. Ukrayna ile Rusya'nın tahıl, ayçiçeği yağı ve gübre tedarikindeki ağırlığı nedeniyle deniz taşımacılığındaki kesintiler iki ülkenin ticaretiyle sınırlı kalmıyor. Kaynak habere göre Rusya'nın Karadeniz üzerinden gübre ihracatının kesilmesi, sonbahar toprak hazırlığından gelecek hasada kadar uzanan tarım döngüsünde üretim koşullarını baskılayabilir. AB, Ukrayna'yı dünya pazarlarına bağlamak için kara güzergâhlarını ve Dayanışma Hatları girişimini kullanıyor. Bu hatlar üzerinden yapılan tahıl ihracatı temmuz ortasından bu yana yaklaşık iki milyon ton arttı. Ancak alternatif rotaların taşıma maliyetlerini yükselttiği ve Moldova, Romanya ile Polonya sınırlarına yönelik saldırıların bu güzergâhları da riske attığı belirtiliyor. AB ayrıca Karadeniz ve Tuna'da güvenliği güçlendirmeyi, deniz gözetimini artırmayı ve ciddi olaylarda hızlı siyasi istişare sağlayacak bir Acil Durum Protokolü oluşturmayı planlıyor. Romanya ve Bulgaristan'ın AB desteğiyle ortaklaşa kurduğu Karadeniz Deniz Güvenliği Merkezi'nin deniz trafiğine ilişkin farkındalığı güçlendirmesi bekleniyor. Avrupa Savunma Ajansı'nın MARSUR ağı üzerinden deniz gözetimi bilgilerinin paylaşılması ve insansız hava aracı kapasitesinin geliştirilmesi de planlanan adımlar arasında yer alıyor. AB, Karadeniz'de güvenli geçiş düzenlemesi için Türkiye, Hindistan, Afrika'daki gıda ithalatçısı ülkeler ve daha geniş anlamda Küresel Güney ile çalışıyor.

Sırbistan’da Yeni Protein Kaynakları İçin İki Proje Yürütülüyor
Görsel kaynağı: RTS — Radio-televizija Srbije · Özgün haber
Veri haberi

Sırbistan’da Yeni Protein Kaynakları İçin İki Proje Yürütülüyor

İklim değişikliği ve protein bitkilerinde verim düşüşü, insanlar ile hayvanların beslenmesi için yeni kaynak arayışını hızlandırıyor. Sırbistan’ın Novi Sad kentindeki Gıda Teknolojileri Bilim Enstitüsü uzmanları bu kapsamda iki proje yürütüyor. Soya tanesinin %36-40 protein içerdiği ve hayvan yemlerinde bu bileşenin en bol kaynaklarından biri olduğu belirtiliyor. Ancak kuraklığın son iki yılda soya ekili alanları %70 azalttığı, bunun da protein tedarik stratejisini bozduğu aktarılıyor. Uzmanlar alternatifler arasında böcekler ve böcek ununu gösterirken, Tuna Nehri’ne yerleşen Amerikan kerevitinin değerlendirilmesi için de projeler başlatıldığını bildiriyor. İstilacı türün nehirdeki doğal dengeyi tehdit ettiği, bu nedenle kerevit etinden insanlar ve hayvanlar için marine ürünler ile evcil hayvan sosisleri geliştirilmesinin; kabuğunun ise ambalaj malzemesinde kullanılmasının araştırıldığı belirtiliyor. Gıda güvenliği açısından mikotoksinler, yeni patojenler, zararlılar ve uzun tedarik zincirleri başlıca engeller arasında sayılıyor. Tüketicilerin bitki koruma amaçlı kimyasalları sağlık açısından sorunlu gördüğü, üretici ve uzmanların ise bu maddeleri gerekli bulduğu ifade ediliyor. Enstitü yöneticisi Miloš Pelić, çalışmaların Avrupa düzenlemeleriyle uyumlu olduğunu ve Sırbistan’ın gıda kalitesi ile güvenliğini denetleyen yasalara sahip bulunduğunu söylüyor. Konu, Novi Sad’da düzenlenen Foodtech 2026 kongresinde ele alındı.

Çin’de Akıllı Tarım İçin Yapay Zekâ ve Dron Kullanımı Yaygınlaşıyor
Görsel kaynağı: Global Times · Özgün haber
Veri haberi

Çin’de Akıllı Tarım İçin Yapay Zekâ ve Dron Kullanımı Yaygınlaşıyor

Çin, 2024-2028 Ulusal Akıllı Tarım Eylem Planı kapsamında yapay zekâ, 5G ve büyük veri kullanımını tarımsal üretime daha fazla entegre ediyor. Toprak hazırlığından ekim ve hasada kadar tarımsal mekanizasyonun genel düzeyi %76,7’ye ulaşırken, ülkede 300.000’den fazla tarım dronu kullanılıyor. Doğu Çin’deki Zhejiang eyaletinde tarım robotlarının kullanımının da son yıllarda önemli ölçüde arttığı belirtiliyor. Çin Tarım Görünümü’ne göre tahıl üretiminin 2026’da 716 milyon metrik tona ulaşması ve yıllık bazda %0,2 artması bekleniyor. Yağlı tohum üretiminin ise %2,6 yükselerek 42,04 milyon tona çıkacağı öngörülüyor. Pirinç üretimi 2025’te 209,04 milyon tona ulaşarak %0,7 arttı; erken pirinç üretimi %1,2, sonbahar tahılı üretimi ise %1,5 yükseldi. Mısır üretiminin de aynı yıl önemli ölçüde arttığı aktarıldı. 2026-2030 dönemini kapsayan 15. Beş Yıllık Plan, tarım ve tarım ekosistemini önceliklendirerek ekilebilir arazinin miktarını, arazi kalitesini ve çevrenin korunmasını birlikte güvence altına almayı hedefliyor. Bu yaklaşım kapsamında kentleşme ve çevresel afetlerle bağlantılı risklere karşı dayanıklılığın artırılması, sulama ve drenaj sistemlerinin geliştirilmesi, toprağın asitleşmesinin önlenmesi ve alkaliliğin sınırlandırılması amaçlanıyor. Çin’in farklı bölgelerinde dijital tarım arazileri, yapay zekâ uygulamaları, alçak irtifa dronları, uydu teknolojileri ve gelişen telekomünikasyon altyapısı birlikte kullanılıyor. Anhui eyaletindeki Fuxi Çiftliği’nde, Çin Bilimler Akademisi ile iş birliği içinde yürütülen modelde ekimden hasada kadar süreç otonom traktörler, mobil robotlar ve dronlarla gerçekleştiriliyor. Robotlar toprağın durumunu tararken sensörler hava koşullarını ve zararlıları izliyor. Taklamakan Çölü’nde ise kumulları sabitleyen ağır makineler, yapay zekâ kontrollü damla sulama ve su buharlaşmasını %90 azaltan malç filmleri kullanılıyor. Bu dönüşüm, İtalyan tarım ve gıda teknolojisi şirketleri için lojistik depolar, soğuk zincirler, işleme tesisleri ve hammadde geri dönüşümü gibi alanlarda fırsatlar yaratabilir. Çin’de gıda güvenliği düzenlemeleri de tahılın istikrarlı tedarikini ve ulusal gıda güvenliğini desteklemek üzere güncellendi.

Gelir Tablosu, Güney Afrika’daki Küçük Çiftçilerin Kârlılığını Ölçmesine Yardımcı Olabilir
Görsel kaynağı: Farmer’s Weekly · Özgün haber
Veri haberi

Gelir Tablosu, Güney Afrika’daki Küçük Çiftçilerin Kârlılığını Ölçmesine Yardımcı Olabilir

Gelir tablosu, küçük ölçekli çiftçilerin işletmelerinin gerçek kârlılığını değerlendirmesine, maliyetlerini yönetmesine ve finansal kararlar almasına yardımcı olabilir. Güney Afrika’daki çiftçiler için hazırlanan değerlendirmede, yalnızca banka hesabına giren ve çıkan parayı izleyen basit nakit kayıtlarının işletmenin ekonomik durumunu tam olarak göstermediği belirtiliyor. Gelir tablosu ise belirli bir dönemde çiftliğin ne kadar gelir elde ettiğini, hangi maliyetlere katlandığını ve kâr ya da zarar durumunu ortaya koyuyor. Kaynakta bu yaklaşım, Güney Afrikalı ve kurgusal bir çiftçi olan Thabo Mokoena’nın örneği üzerinden açıklanıyor. Limpopo’da 15 hektarlık alanda mısır ve domates yetiştiren, ayrıca küçük bir etlik piliç işletmesi bulunan Mokoena’nın gelir tablosunda yalnızca gerçekleşmiş nakit satışlar değil, stoklardaki artış da dikkate alınıyor. Tahakkuk esaslı muhasebeye göre gelir ve giderler, nakdin el değiştirdiği tarihte değil, kazanıldıkları veya oluştukları dönemde kaydediliyor. Bu nedenle siloda yıl sonunda kalan ürünün değeri de ilgili dönemin gelirine dahil ediliyor. Örnekte Mokoena’nın toplam geliri 337.700 R, brüt kârı ise doğrudan üretim maliyetleri düşüldükten sonra 183.100 R olarak hesaplanıyor. Buna göre brüt kâr marjı %54,2’ye ulaşıyor; yani her 1 R’lik gelirin 54 senti doğrudan üretim maliyetleri karşılandıktan sonra kalıyor. Kaynak, bu oranın benzer işletmelerle karşılaştırılmasının üretim verimliliğinin rekabetçi olup olmadığını değerlendirmeye yardımcı olabileceğini belirtiyor. Değişken maliyetler üretim miktarına göre değişirken, sabit veya genel giderler üretim artsa ya da azalsa da büyük ölçüde aynı kalıyor. Tohum ve gübre gibi girdiler daha fazla alan ekildiğinde artarken, sürekli çalışan ücretleri gibi giderler üretim düşse bile devam ediyor. Bu ayrım özellikle kuraklık yıllarında önem taşıyor; çünkü sabit maliyetleri azaltmak zorlaşırken nakit rezervlerinin korunması ve borçların dikkatle yönetilmesi gerekiyor. Mokoena’nın tablosunda 22.800 R amortisman bulunuyor. Bu tutar, traktör ve sulama sistemi gibi sermaye varlıklarının kullanım süresince yıpranma maliyetinin yıllara dağıtılmasını ifade ediyor. Mokoena’nın kişisel vergi öncesi net tarım geliri 64.600 R olarak veriliyor. Kaynak, 600.000 R’nin üzerindeki yatırım dikkate alındığında bu tutarın yaklaşık %10 yatırım getirisine karşılık geldiğini ve çiftçinin sermayesini tarım dışında kullanması halinde daha yüksek bir getiri elde edip edemeyeceğini değerlendirmesi gerektiğini aktarıyor. Ayrıca depolanmış tahıl, tarladaki ürün ve hayvanların yıl sonunda maliyet veya net gerçekleşebilir değer esasına göre tutarlı biçimde değerlenmesi gerekiyor. Peşin ödenen giderlerin yalnızca ilgili döneme ait kısmı maliyet sayılırken, işletme sahibinin kişisel çekişleri gelir tablosuna dahil edilmiyor.

Irak’ta Hoveyze Havzası’nda Kuraklık ve Petrol Faaliyetleri Geçim Kaynaklarını Geriletiyor
Görsel kaynağı: Al-Mada · Özgün haber
Veri haberi

Irak’ta Hoveyze Havzası’nda Kuraklık ve Petrol Faaliyetleri Geçim Kaynaklarını Geriletiyor

Irak’ın Meysan vilayetindeki Hoveyze Havzası’nda kuraklık ve su akışlarındaki düşüş, bölge sakinlerinin manda yetiştiriciliği, balıkçılık, kaymak üretimi ve kamış hasırı dokumacılığına dayalı geçim kaynaklarını zayıflatıyor. Yerel tanıklara göre birçok aile gelir kaynaklarını kaybettikten sonra kentlerin dış kesimlerine göç etmek zorunda kaldı. Bazı köylerde aylardır su kesintisi yaşandığı, ailelerin ev ihtiyaçları ve kalan mandalara su sağlamak için özel tankerlerden günlük 60 bin Irak dinarına kadar ödeme yaptığı aktarıldı. Hükümet tankerlerinin sınırlı sayıda ulaştığı belirtilirken manda ölümleri, süt üretimindeki gerileme ve kamışlıklarla balık alanlarının yok olması bazı sakinleri hayvanlarını satmaya veya bölgeden ayrılmaya itti. Bölgede kalan ailelerin ise birikimlerini su ve yem alımında kullandığı bildirildi. Kurtarın Dicle’yi örgütüne göre petrol imtiyaz alanları, UNESCO korumasındaki yaklaşık 300 kilometrekarelik bölümle kesişiyor. Hükümet belgelerine göre bir petrol arama şirketi Mart 2025’te korunan alanda 10 metre genişliğinde geçitler ve enerji noktaları oluşturulmasını içeren çalışmaların kolaylaştırılmasını istedi. Su Kaynakları Bakanlığı, talep edilen çalışma noktalarının havzanın korunan ana bölgesiyle kesiştiğini belirtti. Çevre uzmanları, sulak alanda setler ve yükseltilmiş yollar yapılmasının doğal su güzergâhlarını değiştirebileceği, bazı bölümlerin kurumasına, bazılarının su altında kalmasına ve balıkların üreme alanlarıyla yerel bitkilerin zarar görmesine yol açabileceği uyarısında bulundu. Bakanlık petrol faaliyetlerini izlediğini ve kesişimleri inceleyen ortak bir hükümet komitesi bulunduğunu açıkladı. UNESCO ise çıkarma faaliyetlerinin sürmesinin havzanın Dünya Mirası statüsünü tehdit edebileceğini belirterek Irak’tan kalıcı koruma önlemleri istedi.

Syngenta, İoannina’da Patates Zararlıları İçin Master Class Düzenledi
Görsel kaynağı: Ypaithros · Özgün haber
Veri haberi

Syngenta, İoannina’da Patates Zararlıları İçin Master Class Düzenledi

Syngenta ekibi, Yunanistan’ın İoannina kentinde patates yetiştiriciliğinde telkurtları ve nematodların izlenmesi, tanınması ve entegre yönetimine odaklanan ikinci Master Class toplantısını gerçekleştirdi. Potato Science topluluğu üyeleri, Syngenta ekibi ve iş ortakları, bilgi birikimi ve deneyimlerini paylaşarak toprak zararlılarının ve nematod popülasyonlarının yanı sıra tarlaların özelliklerinin anlaşılmasının önemini ele aldı. Syngenta ve iş ortakları yıl boyunca Yunanistan’daki başlıca patates üretim bölgelerinde 17 deneme yürüttü. Entegre mücadele yaklaşımı kapsamında telkurtları ve nematodların kaydı, haritalanması ve değerlendirilmesi yapıldı. Çalışmalarda telkurtları için izleme, tuzaklama ve tür tanımlama teknikleri; nematodlar için yenilikçi kayıt ve haritalama araçları ile Interra Scan dijital çözümü incelendi. Atölyelerde tarla verilerinin mevcut teknikler ve dijital çözümlerle ilişkilendirilmesi değerlendirildi.

Finlandiya’da 100’den Fazla Beyaz Yanaklı Kazın Ölüm Nedeni Araştırılıyor
Görsel kaynağı: Suomenmaa · Özgün haber
Veri haberi

Finlandiya’da 100’den Fazla Beyaz Yanaklı Kazın Ölüm Nedeni Araştırılıyor

Finlandiya’nın farklı bölgelerinde son dönemde 100’den fazla ölü beyaz yanaklı kaz bulunmasının ardından Ruokavirasto, kuşların ölüm nedenini araştırıyor. Güney Finlandiya ve Kuzey Karelya’dan gönderilen bazı numunelerin ilk sonuçlarında kuş gribine rastlanmadı. Son iki hafta içinde ülkenin çeşitli bölgelerinde ölü bulunan veya itlaf edilen kazlardan Ruokavirasto’ya birkaç numune gönderildi. Kuruma ayrıca ölü kuş gözlemleri de ulaştırıldı. Kuşların incelenmesi sırasında çeşitli hastalık belirtileri görüldü; bazı kuşlara ilişkin araştırmalar ise henüz tamamlanmadı. Kurum, kuşlara bakteriyel ve viral testlerin yanı sıra patolojik, histopatolojik ve parazit incelemeleri uyguluyor. Ruokavirasto’nun baş araştırmacısı Marja Isomursu, dokuların mikroskop altında incelendiğini ve ölüm nedeninin belirlenmesinin uzun sürebileceğini söyledi. Kuş gribi testlerinin daha acil yürütüldüğünü, mikroskobik incelemeler ile ek testlerin daha uzun zaman alabileceğini belirtti. Isomursu, toplu kuş ölümlerinin sık görülmediğini ve bu tür olaylarda genellikle kuş gribinin araştırıldığını ifade etti. Ruokavirasto, ölü kuşlara çıplak elle dokunulmaması ve hasta yabani su kuşlarının başka kuşların bulunduğu alanlara götürülmemesi uyarısında bulundu. Toplu yabani kuş ölümleri ile tek tek ölü yırtıcı kuşlar belediye veterinerine bildirilmelidir; gerekli numunelerin kuruma gönderilmesini belediye veterineri sağlar.

Irak’ta Tarımsal Üretim Maliyetleri %15-20 Arttı
Görsel kaynağı: Al-Maalomah · Özgün haber
Veri haberi

Irak’ta Tarımsal Üretim Maliyetleri %15-20 Arttı

Irak Meclisi Tarım ve Su Komisyonunun eski üyesi Sair el-Cuburi, dolar kurunun yükseltilmesinin ardından ülkedeki tarımsal üretim maliyetlerinin %15-20 arttığını söyledi. El-Cuburi, maliyet artışının Irak’taki çiftçilerin üzerindeki yükü ağırlaştırdığını belirtti. El-Cuburi’ye göre gübre, yakıt ve diğer üretim araçlarındaki fiyat artışları maliyetleri yükseltti. Bu durumun maliyetlerle kârlılık arasındaki dengeyi bozduğunu ve birçok çiftçiyi zarar riskiyle karşı karşıya bıraktığını ifade eden el-Cuburi, bazı çiftçilerin mesleği bırakabileceğini söyledi. Tarım sektörüne verilen desteğin gıda güvenliği açısından artırılmasını, üretim düzeylerinin korunmasını ve maliyetleri düşürecek destek araçlarının geliştirilmesini istedi.

Domates Güvesi İçin Acil Mücadele Çağrısı
Görsel kaynağı: Sada El Balad · Özgün haber
Veri haberi

Domates Güvesi İçin Acil Mücadele Çağrısı

Tarım uzmanı ve çiftçiler sendikası başkanı Hüseyin Abdurrahman Ebu Sıdam, domates güvesinin üretimi tehdit ettiğini belirterek Tarım Bakanlığından zararlıyla mücadele için hızlı ve ciddi adımlar atmasını istedi. Ebu Sıdam, zararlının çiftçilere her yıl milyonlarca maliyet yüklediğini ve bazı durumlarda tüm ürünün yok olmasına yol açabileceğini söyledi. Zararlının özellikle larva döneminde bitki dokularına, çiçeklere ve meyvelere girerek üretimi azalttığı ve meyve kalitesini bozduğu aktarıldı. Domatesin yanı sıra patates ve patlıcanı da etkileyen zararlının kontrolünde feromon tuzakları ve biyolojik mücadelenin yanı sıra pahalı kimyasal ilaçlar kullanılıyor. Ebu Sıdam, sahte ve etkisiz ilaçların yayılmasının da önlenmesini istedi.

Güney Afrika'da Belediye Altyapısı Kanatlı Üreticilerinin Maliyetlerini Artırıyor
Görsel kaynağı: Food For Mzansi · Özgün haber
Veri haberi

Güney Afrika'da Belediye Altyapısı Kanatlı Üreticilerinin Maliyetlerini Artırıyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Güney Afrika’da kötüleşen belediye altyapısı ile güvenilir olmayan su ve elektrik hizmetleri, kanatlı üreticilerinin maliyetlerini artırıyor. FairPlay Hareketi tarafından düzenlenen web seminerinde sektör temsilcileri, hizmet sunumundaki aksaklıkların kanatlı sektörünün rekabet gücünü, gıda güvenliğini ve kırsal istihdamı tehdit ettiğini söyledi. Tartışma, yerel yönetim seçimlerine altı gün kala yapıldı. Güney Afrika Kanatlı Birliğinin piliç organizasyonunun genel müdürü Izaak Breitenbach, modern tavuk kümeslerinin sıcaklık, oksijen ve karbondioksit seviyelerini bilgisayarlı sistemlerle düzenlediğini belirtti. Bu nedenle elektrik kesintileri ve yüksek sıcaklıklarda yaşanan su sıkıntıları, hem hayvan refahı hem de üretimin devamlılığı açısından ciddi risk oluşturuyor. Breitenbach, tipik bir kümesin yaklaşık 6 milyon Güney Afrika randına mal olduğunu ve altyapı arızalarının bu yatırımları tehlikeye attığını söyledi. Sorunların özellikle kırsal bölgelerdeki küçük işletmeleri etkilediği belirtildi. Yaklaşık 800 küçük ölçekli üretici, ülkenin tavuk üretiminin %5 ila 10’unu gerçekleştiriyor. FairPlay Hareketi kurucusu Francois Baird, altyapının yem kadar önemli bir üretim girdisi hâline geldiğini ifade ederken, Breitenbach belediyelerin sektörün hedeflerine ulaşmasını sağlayacak planlara daha fazla katılması gerektiğini savundu. Altyapı sorunlarının sürmesi hâlinde ithalatın artabileceği ve yerli sektörün zarar görebileceği uyarısı yapıldı.

Pencap Bakanı İklim Dirençli Tarım ve Güvenli Gıda İçin Çağrı Yaptı
Görsel kaynağı: Business Recorder · Özgün haber

Pencap Bakanı İklim Dirençli Tarım ve Güvenli Gıda İçin Çağrı Yaptı

Pencap Gıda Güvenliği ve Tüketiciyi Koruma Bakanı Salma Butt, Lahor’da modern ve çevre dostu tarım uygulamalarının iklim değişikliğiyle mücadele, gıda güvenliğinin sağlanması ve halka kaliteli, tağşişsiz gıda sunulması için gerekli olduğunu söyledi. Butt, artan sıcaklıklar, su kıtlığı ve iklim değişikliğinin tarımsal üretim üzerindeki etkisinin gıda güvenliği açısından önemli zorluklar oluşturduğunu belirtti. Bakan, bu etkileri azaltmak ve tarımsal verimliliği korumak için suyun verimli kullanılması, sürdürülebilir tarım politikalarının uygulanması ve modern tarım teknolojilerinden yararlanılması gerektiğini vurguladı. Değişen hava koşullarının ürünler üzerindeki etkisini azaltacak etkili stratejilerin, ülkenin gıda ihtiyaçlarını karşılamak açısından gerekli olduğunu ifade etti. Gıda güvenliğinde gıdanın bulunabilirliği, kalitesi, besin değeri ve karşılanabilir fiyatına özel dikkat gösterilmesi gerektiğini de kaydetti. Butt, Pencap genelinde güvenli gıda sağlanabilmesi için üretim, depolama, taşıma ve satış dahil tedarik zincirinin tüm aşamalarının etkin biçimde izlenmesi çağrısında bulundu. Gıda güvenliği yasalarının etkili uygulanmasının tağşişi, standart altı gıda satışını ve halk sağlığına zarar veren uygulamaları önlemeye yardımcı olabileceğini belirtti. Güvenli ve kaliteli gıdanın yalnızca hükümetin sorumluluğu olmadığını söyleyen Butt, kamu kurumları, çiftçiler, işletmeler ve halk arasında işbirliği ile izleme sistemlerinin ve kamu farkındalığının güçlendirilmesi gerektiğini dile getirdi.

Meksika’da Sader, Agave-Tekila Değer Zincirini Güçlendirmeye Odaklanacak
Görsel kaynağı: Imagen Agropecuaria · Özgün haber

Meksika’da Sader, Agave-Tekila Değer Zincirini Güçlendirmeye Odaklanacak

Meksika Tarım ve Kırsal Kalkınma Bakanlığı (Sader), agav yetiştiriciliğinden tekila üretimi ve pazarlamasına uzanan değer zincirini güçlendirmek için çalışma yürütecek. Sader Başkanı Columba López Gutiérrez, bu hafta Meksika’nın Jalisco eyaletindeki bir tekila üretim tesisini ziyaret ederek üretim ve damıtma sürecini yakından inceledi. López Gutiérrez, zincirde özellikle bitki sağlığı ve gıda güvenliğine odaklanılacağını açıkladı. Bakanlığın planları arasında agav yetiştiriciliğinde agroekolojik bir sistemin geliştirilmesi, toprakların iyileştirilmesi ve yeniden kazanılması, biyofabrikalarla ortak çalışmalar yürütülmesi ve zararlılarla mücadele bulunuyor. Sader ayrıca tarım, araştırma ve sanayi arasındaki bağlantıları güçlendirmeyi; üreticiler, araştırmacılar ve ürünü işleyen kuruluşlar arasında ortak çözümler geliştirmeyi amaçlıyor. Bu başlıkların çalışma masaları, forumlar ve eğitimler aracılığıyla izlenmesi planlanıyor. López Gutiérrez, Tekila Düzenleme Konseyi’nin laboratuvarını ziyaretinde bilim, teknoloji ve uzmanlık bilgisinin ürün kalitesine katkısına da dikkat çekti. Ulusal Tekila Sanayisi Odası’nın bildirdiğine göre federal hükümet, Jalisco yönetimi ve Tekila Düzenleme Konseyi, agav-tekila zincirine yönelik bir eylem planı için çalışma toplantısı yaptı. Görüşmede agav üreticilerinin sayısı, plantasyonların kaydı ve güncellenmesi, stratejik planlama, bitki sağlığı ve üreticilerin korunması gündeme geldi. Ayrıca Agave Responsable Social sertifikası, coğrafi veri görüntüleyicisi, agavın diğer kullanım alanları, ürün rehni, ürün deseni dönüşümü, yeni pazarlar ve bitki sağlığı kampanyası değerlendirildi. Toprakların iyileştirilmesi, biyogübrelerin geliştirilmesi ve tekila ticaretinin özellikle Asya pazarlarında güçlendirilmesi de ele alındı.

Pakistan, İthal Pamuk Tohumu İçin 12-18 Aylık Hızlandırılmış Onayı İnceleyecek
Görsel kaynağı: The Express Tribune · Özgün haber
Veri haberi

Pakistan, İthal Pamuk Tohumu İçin 12-18 Aylık Hızlandırılmış Onayı İnceleyecek

Pakistan Ulusal Gıda Güvenliği ve Araştırma Bakanı Rana Tanveer Hussain, ithal pamuk tohumu için önerilen 12-18 aylık hızlandırılmış onay mekanizmasının mevcut yasal çerçevede incelenmesini istedi. Öneri, mevcut prosedürlerde yaklaşık yedi yıl süren onay süreciyle karşılaştırılıyor; henüz uygulanmasına ilişkin kesin bir karar açıklanmadı. Resmi açıklamaya göre mekanizma, zorunlu bilimsel testlerden, biyogüvenlikten ve biyolojik güvenlik standartlarından taviz vermeyecek. Toplantıda özellikle Pencap'ta pamuk ekimindeki kalıcı gerileme ele alınırken, düşen verim, artan üretim maliyetleri ve azalan kârlılığın çiftçileri şeker kamışı, mısır ve diğer ürünlere yönelttiği belirtildi. Değerlendirilen üç ayaklı strateji; yerli geliştirilen pamuk tohumunun güçlendirilmesini, iyileştirilmiş tohum ithalatının kolaylaştırılmasını ve hızlandırılmış mekanizmanın uygulamaya konulmasını kapsıyor. PARC öncülüğünde PARC, NSDRA ve PCCC'den oluşan üç üyeli bir komitenin yabancı pamuk germplazmasının edinilmesini kolaylaştırması planlanıyor. Bitki Koruma Dairesi, bekleyen Zararlı Risk Analizleri ile Kontrollü İthalat İzinlerini hızlandıracak. Çin teknik dosyasını sundu ve ek bilgi istendi. Türkiye ile temasların ise Türkiye'nin yanıtına bağlı olduğu bildirildi. NSDRA ayrıca çeşitleri belirli agroklimatik bölgelerdeki performansa göre değerlendirecek.

Şili'nin Maule Bölgesi'nde 14 Komünde Tarımsal Acil Durum İlan Edildi
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber
Veri haberi

Şili'nin Maule Bölgesi'nde 14 Komünde Tarımsal Acil Durum İlan Edildi

1 yayıncı · 3 haber · İncele

Şili Tarım Bakanlığı, ekim ayında etkili olan yoğun yağış, dolu ve güçlü rüzgârların yol açtığı üretim zararları nedeniyle Maule Bölgesi'ndeki 14 komünde tarımsal acil durum ilan etti. Karar; Talca, Curicó ve Linares eyaletlerine bağlı Talca, Curepto, Maule, Río Claro, Pencahue, San Clemente, Teno, Romeral, Curicó, Rauco, Sagrada Familia, Molina, Parral ve Retiro komünlerini kapsıyor. Bakanlığın karara dayanak oluşturan teknik değerlendirmelerine göre hava olayları, bölgedeki farklı ürün ve üretim faaliyetlerinde hasara neden oldu. Özellikle meyvecilik ve tarım sektörleri etkilenirken üretim kayıpları, ürün kalitesinde zarar, toprakların su altında kalması ve tarımsal çalışmalarda gecikme tespit edildi. Aşırı nemin bitki sağlığı açısından risk oluşturduğu belirtildi. Tarım Bakanı Jaime Campos, hasarın boyutunu incelemek üzere Talca'ya gittiğini ve Maule komünündeki Colín bölgesinin en fazla etkilenen alanlardan biri olduğunu söyledi. Campos, değişen iklim koşullarının üreticileri teknik ve tarımsal uygulamalarını yeni koşullara uyarlamaya zorladığını belirterek bu durumu küresel ısınma ve El Niño olgusuyla ilişkilendirdi. Acil durum ilanı, kapsanan komünlerde silvotarım faaliyetleri yürüten üreticiler ile etkilenen kırsal nüfus için destek araçlarının kullanılmasına imkân verecek. Ancak uygulanacak önlemler, yetkili makamın usullerine ve hedefleme ölçütlerine, yürürlükteki mevzuata ve bütçe imkânlarına bağlı olacak. INDAP ekipleri ayrıca Maule komününde açık hava sebzeleri ile plastik altındaki domates üretimindeki zararları inceledi. Bazı biber ve domateslerin kurtarılamayacağı, dolu ve su ağırlığının seraları yıkarak ürünlerin üzerine düşürdüğü bildirildi.

Rusya'nın Azak Denizi İhracat İzni Sonrası Buğday Fiyatı Temmuzdan Bu Yana En Düşük Seviyede
Görsel kaynağı: Klix.ba · Özgün haber
Veri haberi

Rusya'nın Azak Denizi İhracat İzni Sonrası Buğday Fiyatı Temmuzdan Bu Yana En Düşük Seviyede

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Rus makamları, temmuz ayında durdurulan Azak Denizi üzerinden tahıl ihracatı için gemilere yeniden geçiş izni vermeye başladı. Reuters’a dayandırılan bilgilere göre Kerç Boğazı’ndan geçiş izinleri 15 Kasım’a kadar geçerli olacak; bazı kaynaklar, Karadeniz’e çıkacak ticaret gemilerine Rus donanmasının konvoy eşliği yapacağını bildirdi. En az bir yük gemisi 29 Ekim’e kadar boğazı geçerek Karadeniz’e ulaştı. Don-Azak Kanalı’ndaki deniz trafiği, Rus makamlarının Ukrayna’nın limanlara ve gemilere yönelik saldırıları gerekçesiyle 10 Temmuz’da aldığı geçici durdurma kararının ardından kesilmişti. Habere göre yaz aylarında Azak Denizi’nde 100’den fazla Rus gemisinin vurulması, Rus ekonomisine zarar verirken dünya tahıl piyasasında fiyatların yükselmesine de katkıda bulundu. Azak Denizi, Rusya’nın tahılın yanı sıra petrol, çelik ve diğer ürünleri sevk ettiği önemli rotalardan biri olarak aktarılıyor. İhracat rotasının yeniden açılması, buğday fiyatlarındaki düşüşle aynı döneme denk geldi. Chicago Ticaret Borsası’nda en çok işlem gören vadeli buğday kontratı temmuz başından bu yana en düşük seviyeye geriledi ve perşembe sabahı buşel başına yaklaşık 5,99 dolar seviyesinde işlem gördü. Azak-Karadeniz havzası, Rusya’nın geçen sezon deniz yoluyla yaptığı tahıl ihracatının %88’ini, yani 46,3 milyon tonunu oluşturdu. SovEcon ise 2026/27 sezonu Rus buğdayı ihracatı tahminini 4,7 milyon ton düşürerek 36,7 milyon tona indirdi.

Yunanistan’ın Serres Bölgesinde Yer Fıstığında Verim Arttı, Türkiye’den Çeşit Deneniyor
Görsel kaynağı: Agronews Greece · Özgün haber

Yunanistan’ın Serres Bölgesinde Yer Fıstığında Verim Arttı, Türkiye’den Çeşit Deneniyor

Yunanistan’ın Serres bölgesinde yer fıstığı hasadı 22 Eylül’de başladı ve çok geç gelişen birkaç tarla dışında büyük ölçüde tamamlandı. Livadochori’den üretici İsaak Kellidis, bu sezon tarlalarında ortalama verimin dekar başına 400-450 kilogram olduğunu söyledi. Yer fıstığı için kilogram başına 1,10 avro fiyat konuşulduğunu belirten Kellidis, mevcut verim düzeyi dikkate alındığında bu fiyatı tatmin edici bulduğunu ifade etti. Üreticinin verdiği bilgilere göre gübre, bitki koruma ürünleri, akaryakıt ve işçilik maliyetlerindeki artışlar, harman giderleriyle birlikte toplam üretim maliyetini dekar başına 320 avroya yükseltti. Serres’in küçük taneli yerel çeşidi kilogram başına 1,70 avrodan satılıyor; ancak veriminin dekar başına 250 kilogramı aşmaması nedeniyle üreticiler tarafından daha az tercih ediliyor. Kellidis, bu çeşitte ekonomik sonuç alınabilmesi için fiyatın kilogram başına en az 2 avro olması gerektiğini belirtti. Mavrolofos-Draviskos’ta üretici Hristos Aivatoglou da sezonun iyi ilerlediğini ve verimlerin tarlaya göre dekar başına 350-700 kilogram arasında değiştiğini aktardı. Ancak geçen yıl harman dönemindeki şiddetli yağışların üretimde yol açtığı zarar, bu yıl Serres’te daha az alan ekilmesine ve bazı çiftçilerin başka ürünlere yönelmesine neden oldu. Bölgede çoğaltım materyali sorununa çözüm bulmak amacıyla yeni çeşitler de deneniyor. Türkiye’den getirilen bir yer fıstığı çeşidinin daha yüksek verim potansiyeli gösterdiği, ancak bölgede hâlihazırda yetiştirilen çeşitlerden yaklaşık 20 gün daha geç olgunlaştığı bildirildi. Üreticiler ayrıca tohum getiren iki Yunan şirketiyle çözüm arayışını sürdürüyor.

Kimyasal Yerine Biyolojik Bitki Koruması Tartışıldı
Görsel kaynağı: iDNES.cz · Özgün haber

Kimyasal Yerine Biyolojik Bitki Koruması Tartışıldı

Çekya’nın gıda üretiminin geleceği üzerine iDNES Lounge’da yapılan tartışmada, bitkilerin kimyasal ürünler yerine biyolojik yöntemlerle korunması ele alındı. RHEA HOLDING yöneticisi Josef Kolář ile BIOCONT kurucusu Milan Hluchý, biyolojik bitki koruması ve sağlıklı toprak konularındaki görüşlerini paylaştı. Tartışmada, tarlada neredeyse fark edilmeyecek kadar küçük bir canlının mısırı zararlı bir böcekten koruyabildiği belirtildi. Söz konusu zararlının, tehlikeli küflerin gelişmesine zemin hazırladığı ifade edildi.