ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

3236 haber · Sayfa 21

Dünya Bankası Enerji ve Gıda Fiyatlarında Yeni Artış Öngördü
Görsel kaynağı: Republika · Özgün haber
Veri haberi

Dünya Bankası Enerji ve Gıda Fiyatlarında Yeni Artış Öngördü

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Dünya Bankası, küresel enerji fiyatlarının bu yıl %32 artmasını bekliyor. Kurum, nisanda açıkladığı %24’lük tahmini yukarı yönlü revize ederken Avrupa’da doğal gaz fiyatlarının, azalan sıvılaştırılmış doğal gaz teslimatlarının etkisiyle yaklaşık %60 yükselebileceğini bildirdi. Enerji fiyatlarının 2027 ve 2028 yıllarında ise yaklaşık %11,5 gerilemesi öngörülüyor. Petrol arzının bu yıl %5,2 azalması bekleniyor. Dünya Bankası, 2020’deki resesyon hesaba katılmadığında bu düşüşün son 40 yılın en büyük arz daralması olabileceğini belirtiyor. Üretimdeki gerilemeye rağmen Brent petrolünün ortalama fiyatının varil başına 92 dolar seviyesinde kalacağı tahmin ediliyor. Talebin %2,5 azalmasının, fiyatların daha da yükselmesini sınırlayacağı ifade ediliyor. Gübre fiyatlarının bu yıl %14 artması beklenirken, fiyatların 2027’de %12,4, 2028’de ise %8,2 düşeceği öngörülüyor. Gıda hammaddeleri fiyatlarının bu yıl %10’dan, 2027’de %7’den fazla yükselmesi; 2028’de ise %5,2 gerilemesi bekleniyor. Dünya Bankası, böyle bir görünümün 2010’ların başındaki krize benzer bir gıda krizine yol açabileceği uyarısında bulunuyor. Kurum, Orta Doğu’daki çatışmanın tırmanması veya Rusya’nın petrol altyapısındaki hasarın büyümesi halinde enerji, gıda ve metal fiyatlarındaki baskının artabileceğini belirtti. Dünya Bankası Başekonomist Yardımcısı Ayhan Kose, enerji fiyatlarındaki yükseliş ve ticaretteki aksaklıkların enflasyonu körüklediğini, gıda arzını tehdit ettiğini ve ekonomik büyümeyi yavaşlattığını söyledi. Metal fiyatlarının bu yıl %25, değerli metal fiyatlarının ise %40 artabileceği tahmin ediliyor.

Karadeniz Gerilimleri ve El Niño Buğday ile Mısır Fiyatlarını Destekleyebilir
Görsel kaynağı: Agronews Greece · Özgün haber
Veri haberi

Karadeniz Gerilimleri ve El Niño Buğday ile Mısır Fiyatlarını Destekleyebilir

Piraeus'ın değerlendirmesine göre buğday ve mısır piyasalarında yeterli arz, fiyatlar üzerindeki yukarı yönlü baskıyı sınırlayabilecek başlıca unsur olarak öne çıkıyor. Buna karşılık Karadeniz'deki gerilimler, Avrupa Birliği'nde tarihsel olarak düşük mısır üretimi ve iklim kaynaklı riskler fiyatları destekleyebilir. İncelenen dönemde geniş emtia endeksi yükselirken tarım ürünleri endeksi geriledi; buğday ve mısır fiyatları düşerken şeker, pirinç, pamuk ve sığır fiyatları arttı. Piyasanın önümüzdeki dönemdeki görünümünde hava koşulları ve El Niño belirleyici olabilir. NOAA'ya göre El Niño'nun 2027'nin ilk çeyreğine kadar güçlü veya çok güçlü bir olaya dönüşme olasılığı %83'ün üzerinde. Yüksek enerji fiyatlarının üretim ve taşıma maliyetlerini artırmasıyla birlikte, değerlendirmede emtia piyasalarındaki risk dengesinin yukarı yönlü kaldığı belirtiliyor. USDA'nın 2026/27 küresel buğday tahmininde üretim 822,4 milyon tonla değişmedi. Kanada ve Türkiye'deki üretim artışının Avrupa Birliği'ndeki düşüşü dengelemesi bu sonucun temel nedenleri arasında gösterildi. Aynı dönemde buğday tüketiminin, özellikle yem kullanımındaki artışın etkisiyle 827,9 milyon tona yükselmesi; stokların ise 276 milyon tona gerilemesi bekleniyor. Stokların tüketime oranı %33,4'ten %33,3'e düşüyor. Buğday ticaretinin 2026/27 döneminde 209,0 milyon tona gerilemesi öngörülüyor. Düşüş, Rusya'nın Karadeniz üzerinden ihracat akışındaki sorunlar ve yüksek fiyatların ABD'nin rekabet gücünü sınırlamasıyla ilişkilendiriliyor. Fiyatlar, önceki dönemdeki güçlü yükselişin ardından yatırımcıların kâr realizasyonuna gitmesiyle ay içinde gerilese de tüketimin üretimi aşması, stokların daralması, Karadeniz'deki aksaklıklar ve El Niño orta vadede yukarı yönlü riskleri artırıyor. Mısırda ise 2026/27 küresel üretim tahmini 1.293,8 milyon tona yükseltildi. Artışta ABD üretiminin 5,9 milyon ton yükselmesi etkili olurken, Avrupa Birliği'ndeki düşüşün kuraklık nedeniyle devam ettiği belirtiliyor. Tüketimin 1.320,5 milyon tona, stokların 280,4 milyon tona ve stok/tüketim oranının %20,6'dan %21,2'ye çıkması bekleniyor. Ticaretin ABD'nin artan ihracatıyla 210,7 milyon tona yükselmesi, kısa vadede fiyatlar üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturabilir; ancak AB'deki düşük üretim, El Niño riski ve ABD'deki güçlü etanol talebi bu baskıyı sınırlayabilir.

Yunanistan’ın Serres Bölgesinde Yer Fıstığında Verim Arttı, Türkiye’den Çeşit Deneniyor
Görsel kaynağı: Agronews Greece · Özgün haber

Yunanistan’ın Serres Bölgesinde Yer Fıstığında Verim Arttı, Türkiye’den Çeşit Deneniyor

Yunanistan’ın Serres bölgesinde yer fıstığı hasadı 22 Eylül’de başladı ve çok geç gelişen birkaç tarla dışında büyük ölçüde tamamlandı. Livadochori’den üretici İsaak Kellidis, bu sezon tarlalarında ortalama verimin dekar başına 400-450 kilogram olduğunu söyledi. Yer fıstığı için kilogram başına 1,10 avro fiyat konuşulduğunu belirten Kellidis, mevcut verim düzeyi dikkate alındığında bu fiyatı tatmin edici bulduğunu ifade etti. Üreticinin verdiği bilgilere göre gübre, bitki koruma ürünleri, akaryakıt ve işçilik maliyetlerindeki artışlar, harman giderleriyle birlikte toplam üretim maliyetini dekar başına 320 avroya yükseltti. Serres’in küçük taneli yerel çeşidi kilogram başına 1,70 avrodan satılıyor; ancak veriminin dekar başına 250 kilogramı aşmaması nedeniyle üreticiler tarafından daha az tercih ediliyor. Kellidis, bu çeşitte ekonomik sonuç alınabilmesi için fiyatın kilogram başına en az 2 avro olması gerektiğini belirtti. Mavrolofos-Draviskos’ta üretici Hristos Aivatoglou da sezonun iyi ilerlediğini ve verimlerin tarlaya göre dekar başına 350-700 kilogram arasında değiştiğini aktardı. Ancak geçen yıl harman dönemindeki şiddetli yağışların üretimde yol açtığı zarar, bu yıl Serres’te daha az alan ekilmesine ve bazı çiftçilerin başka ürünlere yönelmesine neden oldu. Bölgede çoğaltım materyali sorununa çözüm bulmak amacıyla yeni çeşitler de deneniyor. Türkiye’den getirilen bir yer fıstığı çeşidinin daha yüksek verim potansiyeli gösterdiği, ancak bölgede hâlihazırda yetiştirilen çeşitlerden yaklaşık 20 gün daha geç olgunlaştığı bildirildi. Üreticiler ayrıca tohum getiren iki Yunan şirketiyle çözüm arayışını sürdürüyor.

Kimyasal Yerine Biyolojik Bitki Koruması Tartışıldı
Görsel kaynağı: iDNES.cz · Özgün haber

Kimyasal Yerine Biyolojik Bitki Koruması Tartışıldı

Çekya’nın gıda üretiminin geleceği üzerine iDNES Lounge’da yapılan tartışmada, bitkilerin kimyasal ürünler yerine biyolojik yöntemlerle korunması ele alındı. RHEA HOLDING yöneticisi Josef Kolář ile BIOCONT kurucusu Milan Hluchý, biyolojik bitki koruması ve sağlıklı toprak konularındaki görüşlerini paylaştı. Tartışmada, tarlada neredeyse fark edilmeyecek kadar küçük bir canlının mısırı zararlı bir böcekten koruyabildiği belirtildi. Söz konusu zararlının, tehlikeli küflerin gelişmesine zemin hazırladığı ifade edildi.

Pakistan ile Suudi Arabistan Tarım, Mineraller ve Madencilik Yatırımlarını Görüştü
Görsel kaynağı: Business Recorder · Özgün haber
Veri haberi

Pakistan ile Suudi Arabistan Tarım, Mineraller ve Madencilik Yatırımlarını Görüştü

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Pakistan ve Suudi Arabistan, ekonomik işbirliğini genişletme çabaları kapsamında tarım, mineraller ve madencilik alanlarındaki yatırım fırsatlarını görüştü. Görüşme, Pakistan Maliye Bakanı Muhammad Aurangzeb ile Suudi Arabistan’ın Pakistan Büyükelçisi Dr Rajeh Tami Albugamy arasında yapıldı. Taraflar, ortak öncelikleri somut sonuçlara dönüştürme ve iki ülke arasındaki ticari ilişkileri güçlendirme gereğini vurguladı. Aurangzeb, Pakistan ile Suudi Arabistan arasındaki ekonomik bağların daha da güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Bakan, Pakistan’ın makroekonomik istikrarı yeniden tesis etme yönündeki ilerlemesine, döviz rezervleri ve enflasyondaki iyileşmelere ve uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarının son dönemdeki not artırımlarına dikkat çekti. Pakistan’ın 3 milyar ABD doları tutarındaki Eurobond ihracıyla uluslararası sermaye piyasalarına dönüşünü ve Çin sermaye piyasasına erişimini de gündeme getirdi. Bakan, ekonomik kazanımların yatırımcı güvenini güçlendirmek ve sürdürülebilir, yatırımla yönlendirilen büyümeyi desteklemek için geliştirilmesi gerektiğini belirtti. Görüşmede Pakistan’ın stratejik coğrafi konumu ve bölgesel ticaret ve transit merkezi olma potansiyeli de ele alındı. Taraflar ayrıca bölgesel durum ve devam eden çatışma hakkında görüş alışverişinde bulunarak barış, istikrar ve ekonomik işbirliğinin önemini vurguladı.

Danimarka’da Gübreleme Yasasıyla 2027’de Emisyon Temelli Model Başlıyor
Görsel kaynağı: Effektivt Landbrug · Özgün haber
Veri haberi

Danimarka’da Gübreleme Yasasıyla 2027’de Emisyon Temelli Model Başlıyor

Danimarka Parlamentosu, gübreleme yasası L5’i 3 Eylül’de 119’a karşı 34 oyla kabul etti. Mevcut tarla düzenlemesinin yerini 2027’den itibaren emisyon temelli bir model alacak. Yeni sistemde, tek tek işletmeler için hesaplanan azot sızıntısı ile azotun kıyı sularına taşınması daha fazla dikkate alınacak. Düzenleme, Agillix’in Brønderslev, Aalborg ve Hobro’da düzenlediği toplantılarda ele alındı. Agillix Başkanı Carl Chr. Pedersen, yeşil üçlü ortaklık çalışmalarının yerel çözümlere dönmesi gerektiğini savundu. Kuruluşa göre düzenlemelerin, farklı bölgelerdeki su koşullarını ve azot dışındaki etkileri yeterince dikkate alıp almadığı konusunda soru işaretleri bulunuyor. Agillix, Nibe Bredning’deki deniz çayırı alanının 2012-2014 arasında 22’den 65 kilometrekareye çıktığını bildirdi. Kuruluş, bu artışın bir arıtma tesisinin kapatıldığı, ancak tarımsal azot emisyonunun değişmediği dönemde gerçekleştiğini belirtti ve Halkær Bredning’de de benzer bir gelişmeye işaret etti. Bu örnekler, su ortamındaki değişimlerin yalnızca tarımsal azot düzenlemesiyle açıklanamayabileceği görüşünü desteklemek için kullanıldı. Agillix ayrıca tarımın yıllık azot emisyonunun 1987’deki ilk su çevresi planından bu yana 260.000 tondan 2025’te 55.000 tona gerilediğini ve bunun yaklaşık %79’luk düşüş olduğunu açıkladı. Skagerrak’a su taşıyan işletmeler için düzenlemenin, bölgedeki su kütlesinin artık iyi ekolojik durumda değerlendirilmemesi nedeniyle sıkılaştığı belirtildi. Agillix, ölçüm ve modellerin belirsizliklerinin yanı sıra komşu ülkelerle koordinasyon ihtiyacının da dikkate alınmasını istiyor.

Paşinyan: Ermenistan’da İthal Meyve ve Sebze Satışı Yerel Ürünleri Aşıyor
Görsel kaynağı: Armenia Sputnik · Özgün haber

Paşinyan: Ermenistan’da İthal Meyve ve Sebze Satışı Yerel Ürünleri Aşıyor

Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, ülkede yerel ürünler yerine ithal meyvelerin tercih edilmesinden duyduğu rahatsızlığı dile getirdi. Paşinyan, hükümet toplantısında, resmî görüşmeler sırasında bile masalara yerel değil ithal meyvelerin konulduğunu söyledi. Başbakana göre süpermarketler, belgelendirme sorunu yaşanmadığı için ithalatçı şirketlerle daha kolay çalışıyor. Paşinyan, tarıma tanınan vergi ayrıcalıklarından yalnızca ithalatçıların yararlanıyor gibi göründüğünü belirterek çiftçiden süpermarkete uzanan sürecin tamamen belgelendirilmesi gerektiğini savundu.

Hani İ Elezit’te Çiftçilere 65 Frezeli Motokültivatör Dağıtıldı
Görsel kaynağı: Telegrafi · Özgün haber
Veri haberi

Hani İ Elezit’te Çiftçilere 65 Frezeli Motokültivatör Dağıtıldı

Hani i Elezit Belediye Başkanı, yararlanıcı çiftçilere 65 frezeli motokültivatör dağıtıldığını açıkladı. Tarımsal ekipman desteği, Hani i Elezit Belediyesi ile LAB – İşletme Faaliyetleri Laboratuvarı tarafından ortak finanse edilen proje kapsamında verildi. Açıklamaya göre destek, çiftçilerin işlerini kolaylaştırmayı ve üretim kapasitelerini artırmayı amaçlıyor. Projenin, modern ekipman desteği ve yerel çiftçilerin kapasitesinin güçlendirilmesi yoluyla Hani i Elezit’te tarımın gelişmesine katkı sağlaması hedefleniyor.

Dünya Bankası: Küresel Gıda Fiyatları 2025-2027 Döneminde %18 Artabilir
Görsel kaynağı: Biznisinfo · Özgün haber
Veri haberi

Dünya Bankası: Küresel Gıda Fiyatları 2025-2027 Döneminde %18 Artabilir

Dünya Bankası, küresel gıda fiyatlarının 2025-2027 döneminde %18 artabileceğini öngördü. Kurum, tahminin çatışmaların yol açtığı tedarik kesintileri ve iklim olayı El Niño'nun beklenen etkilerine dayandığını belirtti. Kurumun tahminlerine göre enerji fiyatları 2026'da %32 yükselebilecek, ardından 2027'de kısmen gerileyebilecek. Brent petrolünün ortalama varil fiyatının 2025'teki 69 dolardan, kaynak metninde yılı açıkça belirtilmeyen “bu yıl” döneminde 91 dolara çıkıp 2027'de 79 dolara düşmesi bekleniyor. Bu senaryo, Orta Doğu'daki savaşın 3 Kasım'daki ABD Kongre seçimlerinden sonra sürmeyeceği varsayımına dayanıyor. Çatışmanın devam etmesi halinde Brent petrolünün 2027'de varil başına 105 dolara ulaşabileceği ve gıda fiyatlarının temel senaryoya göre %12 daha artabileceği ifade edildi. Dünya Bankası Başekonomist Yardımcısı Ayhan Kose, emtia piyasasının aynı anda birkaç büyük şoktan etkilendiğini ve bunun gıda arz güvenliği açısından sonuçlar doğurabileceğini söyledi. Dünya Bankası ayrıca gübre fiyatlarının 2026'da %14 artarak 2027'de 2025 seviyesine dönmesini bekliyor. Metal fiyatları %25, değerli metal fiyatları ise jeopolitik ve ekonomik belirsizlik nedeniyle %40'a kadar yükselebilir.

MAN Engines, Claas ve WTZ Roßlau Ağır Tarım Makinelerinde Amonyak Yakıtını Araştıracak
Görsel kaynağı: Lantbruksnytt · Özgün haber

MAN Engines, Claas ve WTZ Roßlau Ağır Tarım Makinelerinde Amonyak Yakıtını Araştıracak

MAN Engines, Claas ve araştırma enstitüsü WTZ Roßlau, Gamco projesi kapsamında amonyağın ağır tarım makinelerinde yakıt olarak kullanılıp kullanılamayacağını inceleyecek. Ekim 2029’a kadar sürmesi planlanan araştırma, teknolojinin pratik koşullardaki olanaklarını ve zorluklarını değerlendirecek. Alman hükümetinin sekizinci enerji araştırma programı kapsamında finanse edilen proje, yol ağı dışında kullanılan, yüksek güç ihtiyacı ve uzun çalışma süreleri bulunan ağır iş makineleri için bir tahrik konsepti geliştirmeyi ve değerlendirmeyi amaçlıyor. Amonyağın teknik kullanımı, sınırlamaları ve gerçek çalışma koşullarındaki işleyişi incelenecek. MAN Engines motor geliştirme deneyimini, Claas tarım makineleri bilgisini, WTZ Roßlau ise yeni tahrik teknolojileri uzmanlığını sağlayacak. Werner Kübler, ağır makinelerin dönüşümünde birden fazla teknik çözüm gerekebileceğini belirtti.

İtalya’da Çiftçi, Yedi Başaklı Antik Buğdayı Yeniden Yetiştirdi
Görsel kaynağı: UNIAN · Özgün haber
Veri haberi

İtalya’da Çiftçi, Yedi Başaklı Antik Buğdayı Yeniden Yetiştirdi

İtalya’nın kuzeyindeki Parma çevresinde çiftçilik yapan Claudio Grossi, 1990’ların başında tavan arasında bulduğu eski bir tohum çuvalını yeniden ekti. Tohumların kuru ve çatlamış olması nedeniyle filizlenmelerini beklemeyen Grossi, onları bir gübre yığınının üzerine serpti. Ancak tohumlar filizlendi ve birkaç buğday çeşidi ortaya çıktı. Bunlardan biri, yaklaşık 1,8 metreye ulaşan bitkileri ve tek sap üzerinde bir uzun merkezî başağın çevresindeki altı kısa başağıyla dikkat çekti. Grossi, bitkinin görünümünü İncil’de anlatılan, tek sap üzerinde yedi dolgun başağın bulunduğu rüyaya benzetti. Daha sonra buğdayın Triticum turgidum türüne ait olduğu ve İngiliz buğdayı ya da pulard buğdayı olarak bilindiği belirlendi. Kaynakta bu türün köken bölgeleri arasında günümüz Türkiye’si ve Mısır’ın yanı sıra Akdeniz’in başka kesimleri gösteriliyor. Tarihsel kayıtların, bu buğdayın geçmişte İtalya’da da yetiştirildiğine işaret ettiği; ancak çiftçilerin daha yüksek verimli ticari çeşitlere yönelmesiyle üretimin gerilediği aktarılıyor. Grossi, buğdayı çiftliğinde yetiştirmeyi sürdürerek ona İtalyanca “grano del miracolo”, yani “mucize tahıl” adını verdi. Bitkinin kurak koşullarda ticari çeşitlerden daha iyi dayandığı, uzun saplarının yabancı otları gölgelediği ve yoğun gübre ile herbisit kullanımına daha az ihtiyaç duyduğu belirtildi. Bununla birlikte yüksek saplar güçlü rüzgâr, şiddetli yağış ve dolu karşısında yatabiliyor. Tanelerin modern çeşitlere göre daha fazla fosfor ve demir, daha düşük glüten içerdiği; bu undan hazırlanan hamurun ise daha zor kabardığı ve ekmeğin yoğun, cevizimsi bir tada sahip olduğu aktarıldı.

Tavuk Fiyatları Yükseldi, Üreticiler Maliyet Baskısı Altında
Görsel kaynağı: Sada El Balad · Özgün haber
Veri haberi

Tavuk Fiyatları Yükseldi, Üreticiler Maliyet Baskısı Altında

Beyaz tavukların çiftlik çıkış fiyatı kilogram başına 75 Mısır pounduna yükselirken, bir önceki gün 72 pound olarak verilen fiyat tüketiciye 90 pounddan yansıdı. Saso tavuklarının fiyatı da 102 pounddan 105 pounda çıktı ve tüketici fiyatı 120 pound oldu. Anne tavukların çiftlik çıkış fiyatı 73 pounda gerilerken tüketici fiyatı 90 pound olarak açıklandı. Köy tavuğunun çiftlik çıkış fiyatı ise kilogram başına 115 poundda sabit kaldı ve tüketiciye 132 pounddan ulaştı. Pane fiyatı bazı mağazalarda kilogram başına 190-220 pound aralığında verildi; haberde bu üründe yaklaşık 20 poundluk artış yaşandığı belirtildi. Tavuk budu kilogramı 70-90, kanat ise 70-80 pound aralığında listelendi. Kırmızı yumurta kolisinin toptan fiyatı 110, tüketici fiyatı 130 pound olurken beyaz yumurta kolisi 105 pound toptan ve yaklaşık 120 pound tüketici fiyatıyla satıldı. Köy yumurtası kolisinin fiyatı ise toptan 140, tüketicide yaklaşık 150 pound olarak açıklandı. Tavuk Üreticileri Birliği Başkan Yardımcısı Servet el-Zeyni, sektörde üretim ve arzın bol olmasına rağmen satış fiyatlarının son aylarda üretim maliyetinin altında kaldığını söyledi. El-Zeyni, son dokuz ayda yumurta tablasının ortalama fiyatının yaklaşık 84 pound, tavuk kilogramının ortalama fiyatının 64 pound olduğunu ve bu seviyelerin maliyetlerin altında kaldığını belirtti. Son iki haftada çiftlikte tavuk fiyatının yaklaşık 84 pounddan 73-74 pounda, yumurta tablasının ise 115 pounddan yaklaşık 105 pounda gerilediğini aktardı. Yem fiyatlarının son dört haftada yaklaşık %15 arttığını, yemin toplam üretim maliyetindeki payının da yaklaşık %70 olduğunu kaydetti.

Rusya, Tahıl Sevkiyatında Kuzey Deniz Rotası'nı Alternatif Olarak Değerlendiriyor
Görsel kaynağı: Kommersant · Özgün haber
Veri haberi

Rusya, Tahıl Sevkiyatında Kuzey Deniz Rotası'nı Alternatif Olarak Değerlendiriyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Rusya Tarım Bakanı Oksana Lut, Rus tahılının gelecekte Kuzey Deniz Rotası üzerinden sevk edilmesinin değerlendirilebileceğini söyledi. Ancak Lut, yüksek taşıma maliyetleri nedeniyle bu güzergâhın şu anda ekonomik olmadığını belirtti. Lut, Karadeniz'deki lojistik sorunların Rusya'nın Mısır'a tahıl sevkiyatını azalttığını açıkladı. Rusya'nın, Mısır'ın gıda güvenliği için ihtiyaç duyduğu tahıl miktarlarını karşılamaya hazır olduğunu söyleyen Lut, 1 Temmuz 2026'da başlayan sezonda ülkeye 1,6 milyon ton tahıl gönderildiğini bildirdi.

Mısır, Stratejik Tahıl ve Soya İthalatında Kaynaklarını Çeşitlendiriyor
Görsel kaynağı: Sada El Balad · Özgün haber

Mısır, Stratejik Tahıl ve Soya İthalatında Kaynaklarını Çeşitlendiriyor

Mısır, küresel ticarette savaşlar ve uluslararası krizlerin yol açtığı risklere karşı stratejik tarım ürünleri ithalatında tedarik kaynaklarını çeşitlendirmeye yöneliyor. Mısır Tarım Karantinası Merkez İdaresi Başkanı Muhammed el-Mansi, ülkenin temel ürün ihtiyaçlarını karşılamak için birden fazla ithalat menşei açtığını açıkladı. Yeni kaynaklar arasında Rusya, Ukrayna, Fransa, Kanada, ABD, Avustralya ve Hindistan sayıldı. Çeşitlendirmenin odağında buğday, mısır ve soya bulunuyor. El-Mansi, siyasi ve askerî krizlerin sevkiyat akışını bozabileceğini ve taşıma maliyetlerini artırabileceğini belirtti. Çoklu tedarik yapısının, Mısır’ın kaynaklar arasında fiyat, nakliye giderleri ve teknik şartlara göre seçim yapmasına esneklik sağlaması hedefleniyor.

Yeşil İklim Fonu, Meksika Ormanları İçin 85,31 Milyon Dolarlık Ödemeyi Onayladı
Görsel kaynağı: Imagen Agropecuaria · Özgün haber
Veri haberi

Yeşil İklim Fonu, Meksika Ormanları İçin 85,31 Milyon Dolarlık Ödemeyi Onayladı

Yeşil İklim Fonu, Meksika’nın ormansızlaşma ve orman bozulmasından kaynaklanan emisyonları azaltmadaki sonuçları karşılığında 85,31 milyon dolarlık ödeme yapılmasını onayladı. Ödeme, Meksika’nın REDD+ çerçevesinde 2018-2019 döneminde sağladığı yaklaşık 12,9 milyon ton CO₂ eşdeğeri emisyon azaltımını tanıyor. Kaynaklar, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) desteğiyle ormanların korunması, orman ve hayvancılık kaynaklarının sürdürülebilir yönetimi ve kırsal geçim kaynaklarının geliştirilmesi için yeniden yatırılacak. FAO’nun açıklamasına göre finansman, orman korumayı kırsal topluluklar için ekonomik fırsatlarla birleştiren altı yıllık bir projeyi destekleyecek. FAO, Yeşil İklim Fonu tarafından akredite kuruluş olarak projeyi Meksika Ulusal Ormancılık Komisyonu (Conafor) ile yakın işbirliği içinde uygulayacak. Projenin doğrudan ve dolaylı olarak 33.720 kişiye ulaşması, yararlanıcıların %30’unu kadınların oluşturması bekleniyor. Finansman, Çevresel Hizmetler Ödemesi programları aracılığıyla 205.000 hektarda ormanların korunmasını ve sürdürülebilir yönetimini destekleyecek. Faaliyetler Chiapas, Guerrero, Jalisco, Michoacán, Oaxaca, Quintana Roo ve Yucatán eyaletlerinde yoğunlaşacak. Uygulamaya yerli halklar, Afro-Meksika toplulukları ve yerel topluluklar, kapsayıcı ve kültürel açıdan uygun yaklaşımlarla dahil edilecek. Proje ayrıca kadınların yönettiği 120 üretken girişime finansman sağlayacak. Projenin bir ayağı da sürdürülebilir olmayan hayvancılığın ormanlar üzerindeki baskısını azaltmayı hedefliyor. Bu kapsamda 1.600 üretim birimine, bozulan meraların onarılması, yenileyici otlatma, yem üretiminin geliştirilmesi, toprak ve suyun korunması ile ağaç, hayvan ve otlakları bir araya getiren silvopastoral sistemlerin kurulması için destek verilecek. Yaklaşık 12.000 katılımcı, 1.200 Tarla Okulu üzerinden uygulamalı eğitim ve teknik yardım alacak; yedi bölgesel değer zincirine yapılacak yatırımların ormansızlaşmadan uzak üretim, izlenebilirlik ve pazara erişimi güçlendirmesi bekleniyor. Conafor; Çevresel Hizmetler Ödemesi, üretken restorasyon, bölgesel koordinasyon ve kadınların yönettiği girişimlerden sorumlu olacak. FAO ise sürdürülebilir orman yönetimi, topluluk ormancılığı, restorasyon, orman izleme, Tarla Okulları ve ormansızlaşmadan uzak değer zincirleri konularında destek sağlayacak; projenin idari, mali ve teknik denetimini üstlenecek. Yeniden yatırımın 2032’ye kadar yaklaşık 262.801 ton CO₂ eşdeğeri ilave emisyon azaltımı sağlaması bekleniyor.

Pakistan Karides Yetiştiriciliğini Geliştirmek İçin Alt Komite Kurdu
Görsel kaynağı: Business Recorder · Özgün haber
Veri haberi

Pakistan Karides Yetiştiriciliğini Geliştirmek İçin Alt Komite Kurdu

Pakistan Denizcilik İşleri Bakanlığı, Başbakan Shehbaz Sharif’in talimatları doğrultusunda su ürünleri yetiştiriciliğini teşvik etmek ve ülkedeki karides üretimini artırmak amacıyla bir alt komite kurdu. Bakan Muhammad Junaid Anwar Chaudhry, İslamabad’da düzenlenen “Pakistan’ın Denizcilik Geleceği: Deniz Güvenliği, Okyanus Yönetişimi ve Mavi Ekonomi” başlıklı sempozyumda komitenin oluşturulduğunu açıkladı. Alt komite, karides yetiştiriciliğinin genişletilmesi, katma değerin artırılması ve ihracatın güçlendirilmesi için yol haritasını 120 gün içinde hazırlayacak. Çalışma, daha geniş bir 24 aylık uygulama ve gözden geçirme sürecinin parçası olarak yürütülecek. Hazırlanacak kapsamlı rapor, doğrulanmış veriler ve paydaşların önerilerine dayanacak; sektörün mevcut durumunu ortaya koyarak değer zincirindeki darboğazları belirleyecek. Komite ayrıca üretim, işleme ve ihracat rekabetçiliğini geliştirecek önlemler önerecek. Bu kapsamda yedi teknik çalışma grubu ile bir projeksiyon ve maliyetlendirme hücresi oluşturuldu. Bu birimlere 14 rapor ve ihracat projeksiyonu hazırlama görevi verildi. Veri toplama ve doğrulama, sorunların önceliklendirilmesi, reform önerilerinin geliştirilmesi ve ilerlemenin izlenmesi için ortak bir çerçeve de kabul edildi. Katılımcı kurumların görevlerini belirlenen sürelerde tamamlaması için başlangıç niteliğinde 14 günlük bir eylem planı onaylandı. Chaudhry, federal hükümetin eyalet yönetimleri ve diğer paydaşlarla uzmanlıkları bir araya getirerek karides yetiştiriciliğinin potansiyelini değerlendirmeye yönelik koordineli bir yaklaşım geliştireceğini söyledi. Sempozyuma DEHUKAM Türkiye Üst Yöneticisi Dr Mustafa Ba’kara da çevrim içi katılarak deniz yönetişimi çerçevelerini ele aldı.

2025/2026 Sezonunda Dünya Kuru Üzüm Üretiminin 2024/2025’e göre %14 Gerilemesi Bekleniyor
Görsel kaynağı: AgroKavkaz · Özgün haber
Veri haberi

2025/2026 Sezonunda Dünya Kuru Üzüm Üretiminin 2024/2025’e göre %14 Gerilemesi Bekleniyor

INC’nin Mart 2026 raporuna göre kuru üzüm, sultaniye ve Korint üzümünün dünya genelindeki toplam üretiminin 2025/2026 sezonunda yaklaşık 1,16 milyon tona gerilemesi bekleniyor. 2024/2025 sezonunda yaklaşık 1,35 milyon ton olan üretime kıyasla düşüşün yaklaşık %14 düzeyinde olacağı tahmin ediliyor. Gerileme, birkaç büyük üretici ülkede hasadın kötüleşmesiyle ilişkilendiriliyor. Rapora göre Türkiye’nin 2025/2026 sezonunda kuru üzüm üretimi yaklaşık 165 bin tona, Hindistan’ın üretimi 160 bin tona ve İran’ın üretimi 140 bin tona düşecek. ABD üretiminin 157 bin ton olması beklenirken, Çin’de üretimin yaklaşık 190 bin tona, Güney Afrika’da ise 101 bin tona yaklaşacağı öngörülüyor. Türkiye, Hindistan, İran ve ABD, kuru üzümün uluslararası pazarındaki önemli üretici ülkeler arasında yer alıyor. Piyasa görünümünü yalnızca üretim miktarı belirlemiyor. Başlangıç stokları, iç tüketim, ihracat kapasitesi ve sezon sonu stokları da arz koşullarında etkili oluyor. INC, 2025/2026 sezonu sonunda dünya kuru üzüm stoklarının önceki sezondaki yaklaşık 154,2 bin tondan 136,9 bin tona gerileyeceğini tahmin ediyor. Çin için aynı sezon üretim tahminleri ise kurumlara göre farklılaşıyor; USDA FAS yaklaşık 200 bin ton, INC ise 190 bin ton öngörüyor. Üretimdeki düşüş, fiyatların otomatik olarak artacağı anlamına gelmiyor. Talebin zayıflaması veya büyük üretici ülkelerden birinde hasadın beklentileri aşması, piyasa baskısını azaltabilir. 2025–2026 döneminde farklı kuru üzüm türlerinin ihracat fiyatları kilogram başına yaklaşık 1,5–3,2 avro arasında seyretti; bu aralık perakende fiyatlarını değil, ihracat fiyatlarını gösteriyor. Türkiye’de özellikle Avrupa’daki şekerleme ve fırıncılık sektörlerinde kullanılan çekirdeksiz kuru üzüm üretimi, ülkenin uluslararası ticaretteki önemini koruyor.

Şili Tarım Bakanlığı, Orman Yangınları İçin Sektörel Risk Protokolü Sundu
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber
Veri haberi

Şili Tarım Bakanlığı, Orman Yangınları İçin Sektörel Risk Protokolü Sundu

Şili Tarım Bakanlığı, 28 Ekim’de Santiago’da düzenlenen ilkbahar-yaz mevsimsel agroklimatik görünüm toplantısında, orman yangınlarının tarım ve ormancılık sektöründeki afet risklerine yönelik sektörel protokolü sundu. Tarımsal Afet Risk Yönetimi Birimi’nin (UGRA) düzenlediği teknik toplantı, “Tahminden eyleme: tarımda yangınların önlenmesinin anahtarları” başlığıyla hibrit olarak gerçekleştirildi ve kamu ile özel sektörden 160’tan fazla kişiyi bir araya getirdi. Protokol, ormancılık ve tarım sektöründe afetler öncesindeki hazırlık, acil müdahale ve iyileşme çalışmalarını kurumsal koordinasyon, zamanında bilgiye erişim ve mevcut kamu araçlarının verimli kullanımı yoluyla düzenliyor. Risk yönetimi üç aşamada ele alınıyor: önleyici hazırlık ve izleme, acil müdahale ile iyileşme ve üretimin yeniden etkinleştirilmesi. Önleme aşamasında sıcaklık, yağış, nem, rüzgâr, bitki örtüsünün durumu ve yanıcı madde mevcudiyeti birlikte izlenecek. Buna ek olarak tahminler, uyarılar, risk altındaki bölgeler ve mevcut kapasitelere ilişkin haftalık inceleme yapılacak. Bir yangın sonrasında Bakanlık, etkilenen bölgelerin belirlenmesini, hasar tespitini, olası tarımsal acil durum ilanının değerlendirilmesini ve erken yardımların önceliklendirilmesini koordine edecek. Acil müdahale takvimine göre ilk 24 saatte maruz kalan komünler ve üretim sistemleri belirlenecek ve yetkililere ilk rapor sunulacak. 48-72 saat içinde etkiler ile acil ihtiyaçlara ilişkin ön değerlendirme birleştirilecek; ilk hafta içinde raporlar güncellenecek, yardımlar izlenecek ve hasar-kayıplara ilişkin ön ekonomik tahmin hazırlanacak. Sonraki aşamada Silvo-tarımsal Etkilenme Formu (FAS) ile belirlenen hasarlara göre ürünlerin, hayvanların, sulama altyapısının, toprakların ve diğer üretim unsurlarının toparlanmasına yönelik destekler önceliklendirilecek. MINAGRI ayrıca tehdit izleme, erken uyarı ve önleme bilgilerini kurumsal kanalları ile agroklimatik platformlarında yayımlayacak.

Rusya’da Devletin Tahıl Alımları 29 Ekim’de Başlıyor
Görsel kaynağı: Interfax Russia · Özgün haber
Veri haberi

Rusya’da Devletin Tahıl Alımları 29 Ekim’de Başlıyor

Rusya’da tahılın devlet müdahale fonuna alınmasına 29 Ekim’de başlanacak. Tarım Bakanlığının önerdiği müdahaleler, Azak-Karadeniz havzasındaki ihracat lojistiği sorunları nedeniyle tahıla talebin düşmesi koşullarında tarım üreticilerini desteklemeyi amaçlıyor. Alım programı Cumhurbaşkanı Vladimir Putin tarafından da desteklendi. Bakanlığın bildirdiğine göre müdahalelerin toplam hacmi 3 milyon tona kadar çıkabilir. Alımlar, devlet ajansı Birleşik Tahıl Şirketi (OZK) aracılığıyla Ulusal Ticaret Borsasında açık artırma formatında yapılacak. Mekanizmada OZK azami fiyatı belirleyecek; satıcı bu fiyatı kabul edebilecek ya da daha düşük fiyat sunarak diğer katılımcılarla rekabet edecek. En iyi fiyatı veren teklif kazanacak ve tahıl akredite bir elevatöre teslim edilecek. İhalelerin ilk gününde alım hacminin 18,9 bin ton olması öngörülüyor. KDV hariç başlangıç fiyatı 3. sınıf buğday için ton başına 11 bin ruble, 4. sınıf buğday için 10,8 bin ruble olarak belirlendi. 2 Kasım’da planlanan ihalelerde de 18,9 bin tonluk hacim öngörülüyor. Depolama için 18 elevatör onaylanırken kontroller sürüyor; fonda 3,7 milyon ton tahıl bulunuyor.

Güney Afrika’da Kiraz Sezonu Erken Başladı, Ceres’te Üretim %50’den Fazla Düşebilir
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber
Veri haberi

Güney Afrika’da Kiraz Sezonu Erken Başladı, Ceres’te Üretim %50’den Fazla Düşebilir

Güney Afrika’nın 2026 kiraz sezonu, geleneksel takvimden iki ila üç hafta önce, ekim başında başladı. Tru-Cape Fruit Marketing’in aktardığına göre sezonun ilk meyveleri 8 Ekim’de hasat edilip paketlendi. Ancak ülkenin başlıca kiraz üretim bölgesi Ceres’te üretim hacminin önceki sezona göre %50’den fazla düşebileceği öngörülüyor. Üretimdeki gerileme, sektör tarafından öncelikle çiçeklenme dönemindeki olumsuz hava koşullarına bağlanıyor. Tru-Cape Tedarik Direktörü Calla du Toit, erken çeşitlerin ağustos sonundaki olağanüstü yüksek sıcaklıkların görüldüğü bir hafta içinde çiçeklendiğini belirtti. Şirketin değerlendirmesine göre sıcaklıklar, tozlaşma için etkili süreyi kısaltarak meyve tutumunu azaltmış olabilir. Ardından sıcaklıkların düşmesi, üretimin bir bölümünde soğuk zararına yol açmış olabilir. Düşük üretim beklentisine karşın ilk meyvelerde kalite göstergeleri olumlu oldu. Tru-Cape, kirazların 30 milimetreye kadar kalibreye ve yüksek şeker seviyelerine ulaştığını bildirdi. Daha az meyve bulunması, ürünün optimum olgunlukta toplanmasına daha fazla dikkat edilmesini sağlarken, şirket yeterli iş gücünün bu çalışmayı kolaylaştırdığını belirtti. Buna karşılık düşük hacim, üreticiler açısından ekonomik bir zorluk oluşturuyor. Tru-Cape, arzın azalması ve Güney Afrika’da iç talebin güçlü seyretmesi nedeniyle ticari programlarında yerel pazara öncelik vermeyi planlıyor. Şirket, fiyatların geçen sezondan biraz daha yüksek olmasını bekliyor. İhracatta ise önceki sezon yaklaşık %15 olan payı bu sezon %20’ye yaklaştırmayı hedefliyor; ancak her operasyon için lojistik maliyetleri, taşıma riskleri ve beklenen kârlılık değerlendirilecek.

Uruguay’da Frigorifik Sanayi Kredileri Eylülde Geriledi, Tarihsel Olarak Yüksek Kaldı
Görsel kaynağı: Blasina y Asociados · Özgün haber
Veri haberi

Uruguay’da Frigorifik Sanayi Kredileri Eylülde Geriledi, Tarihsel Olarak Yüksek Kaldı

Uruguay’daki frigorifik sanayinin finansal sisteme olan toplam borçlanması eylülde 506,64 milyon ABD dolarına geriledi. Kredi tutarı ağustosa göre %9 azalırken, Eylül 2025’e kıyasla %33 artarak tarihsel olarak yüksek seviyelerde kaldı. Vadesi geçmiş krediler aylık %14, yıllık %6 düşüşle 6,28 milyon ABD dolarına indi ve toplam kredilerin %1,23’ünü oluşturdu. Temmuz-eylül döneminde toplam kredilerin ortalaması ise yıllık %27 artışla 521,8 milyon ABD doları oldu.

İsrail Ordusu ve İsrailli Yerleşimciler Batı Şeria’da Filistinli Çiftçilere Saldırdı
Görsel kaynağı: Haber Kıbrıs · Özgün haber
Veri haberi

İsrail Ordusu ve İsrailli Yerleşimciler Batı Şeria’da Filistinli Çiftçilere Saldırdı

Filistin Kurtuluş Örgütüne (FKÖ) bağlı Ayrım Duvarı ve Yahudi Yerleşim Birimleriyle Mücadele Konseyinin açıklamasına göre, İsrail ordusu ile İsrailli yerleşimciler işgal altındaki Batı Şeria’da zeytin hasadı yapan Filistinli çiftçilere, arazilere ve dayanışma aktivistlerine 12 saat içinde 7 saldırı düzenledi. Açıklamada, saldırıların İsrail’de seçim sonuçlarının izlendiği saatlerde de sürdüğü belirtildi. Saldırılarda 50’den fazla zeytin ve badem ağacının söküldüğü, çok sayıda tesis ile bahçe duvarının yıkıldığı ifade edildi. Beytüllahim’de bazı su kuyularının kullanılamaz hale getirildiği, Nablus’ta ise zeytin hasadı yapan 4 Filistinlinin gözaltına alındığı kaydedildi. Konsey, zeytin hasadı mevsiminde Filistinli çiftçilere yönelik saldırıların arttığına işaret ederek uluslararası topluma, çiftçileri korumak ve İsrail’i bu eylemlerinden sorumlu tutmak için derhal müdahale çağrısı yaptı. Açıklamada ayrıca Batı Şeria’da Filistin toprakları gasbedilerek kurulduğu belirtilen 365 yasa dışı yerleşimin bulunduğu aktarıldı. Peace Now’ın 2024 verilerine göre, Doğu Kudüs hariç Batı Şeria’da yaklaşık 3 milyon Filistinli ve 500 bini aşkın İsrailli yaşıyor. Filistin istatistiklerinde ise 141 yerleşim birimi ile 224 kaçak yerleşim noktasında yaklaşık 750 bin İsraillinin bulunduğu belirtiliyor.

Uzman: Rejeneratif Tarım Uygulamaları Göstergelerle Ölçülmeli
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber

Uzman: Rejeneratif Tarım Uygulamaları Göstergelerle Ölçülmeli

Rejeneratif tarımın yalnızca kullanılan uygulamaların listelenmesiyle tanımlanamayacağı, üretim alanında hangi sonuçların ortaya çıktığının göstergelerle izlenmesi gerektiği belirtildi. Vitalforce Üst Yöneticisi Sheilla Albuquerque, rejeneratif tarımın verimlilik, iklim, finansman, tedarik zincirleri ve tarımın geleceğiyle bağlantılı olarak önem kazandığını söyledi. Albuquerque’ye göre bundan sonraki aşama, hangi unsurların gerçekten yenilendiğini ve bu değişimin çiftlikte ne sonuç verdiğini uygulamada ortaya koymak. Uzman, doğrudan ekim, münavebe, toprak örtüsü, üretim sistemlerinin entegrasyonu, biyolojik girdilerin kullanımı ve suyun korunmasının rejeneratif sürece katkı sağlayabileceğini belirtti. Ancak bu araçların benimsenmesi, bir alanın kendiliğinden rejeneratif hale geldiğini kanıtlamıyor. Albuquerque, teknoloji seçimine geçmeden önce üretim alanındaki temel sorunun anlaşılması gerektiğini; aksi halde yatırımların asıl sınırlamayı çözmeden yapılabileceğini ifade etti. Albuquerque’ye göre toprak değerlendirmesinde yalnızca kimyasal verimlilik göstergelerine veya bitki örtüsüne odaklanmak eksik sonuçlara yol açabilir. Kimyasal analizler iyi besin düzeyleri gösterse bile toprakta sıkışma, düşük su sızması veya kök gelişimini sınırlayan koşullar bulunabilir. Benzer şekilde, iyi bitki örtüsü besin dengesizliklerini ya da düşük biyolojik etkinliği gizleyebilir. Kuraklık, aşırı sıcak veya yoğun yağış dönemlerinde toprak yapısı, kök derinliği, örtü ve su depolama kapasitesi bitkinin stres karşısındaki tepkisini etkiliyor. Bu nedenle değişimin toprakta, kaynak kullanımında, bitki tepkisinde ve üretim istikrarında birlikte ölçülmesi gerekiyor.

Mısır’ın Tarım Ürünleri İhracatı 2024’te 8,6 Milyon Tona Ulaştı
Görsel kaynağı: Sada El Balad · Özgün haber
Veri haberi

Mısır’ın Tarım Ürünleri İhracatı 2024’te 8,6 Milyon Tona Ulaştı

Mısır Tarım Karantinası Başkanı Muhammed el-Mansi, ülkenin tarım ürünleri ihracatının 2024’te yaklaşık 8,6 milyon tona ulaştığını açıkladı. El-Mansi, bu hacmin tarım sektörünün Mısır’ın ihracatına ve döviz kaynaklarına katkısını gösterdiğini belirtti. El-Mansi’ye göre küresel ticarette yaşanan aksaklıklar, jeopolitik gerilimler ve savaşlar, tarım ürünlerinin taşınmasını ve ihracatçıların dış pazarlara erişimini zorlaştırıyor. Rusya-Ukrayna savaşı da ülkeler arasındaki mal hareketlerini etkileyen gelişmeler arasında gösterilirken, artan navlun maliyetleri ve bazı gemilerin varış noktalarına ulaşamaması uluslararası ticarette ek sorun yaratıyor. Bu koşullar, ürün ihtiyacını karşılamaya çalışan bazı ülkelerin tedarik kapasitesini de etkiliyor. Mısır’ın ihracat performansını ve küresel rekabet gücünü koruyabilmesi için yeni pazarlar açması, dış pazarlardaki varlığını genişletmesi ve ithalatçı ülkelerin teknik ile sağlık koşullarına uyması gerektiği ifade edildi. Tarım Karantinası’nın muayene ve denetim işlemleriyle ürünlerin gerekli standartları karşılamasını sağladığı belirtildi. El-Mansi, uluslararası rekabetin yalnızca üretim hacmine değil, ürün kalitesine, şartnamelere uyuma ve sevkiyatın zamanında yapılmasına da bağlı olduğunu söyledi.