ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

999 haber · Sayfa 24

Agrotec, Soya ve Mısır Üreticileri İçin Tarla İzleme Programı Yürütüyor
Görsel kaynağı: La Nación Paraguay · Özgün haber

Agrotec, Soya ve Mısır Üreticileri İçin Tarla İzleme Programı Yürütüyor

Agrotec SA, soya ve mısır üreticilerinin tarladaki sonuçlarını değerlendirmek ve üretim kararlarını güçlendirmek amacıyla Élite de Rinde adlı yıllık programı yürütüyor. Agrihold grubunun üyesi olan şirket, agronomik teknolojiyi teknik takip ve tarla ölçümleriyle birleştirerek ürünlerin üretim potansiyelini incelemeyi amaçlıyor. Program kapsamında izlenen parseller, farklı kategorilerde agronomik çözümler, danışman ziyaretleri ve zafra ile zafriña dönemlerinde yapılan objektif ölçümler birlikte değerlendiriliyor. Bella Vista, Santa Rita, Campo 9, San Alberto, San Pedro, Nueva Esperanza ve Pedro Juan Caballero gibi bölgelerden üreticiler programa katılıyor. Karşılaştırmalar, benzer toprak ve iklim koşullarına sahip aynı agroiklimsel bölgedeki üreticiler arasında yapılıyor. Girişimin amacı, ürünlerin tarladaki davranışı hakkında güvenilir bilgi üretmek ve üreticilere daha temellendirilmiş kararlar için araç sağlamak. Teknik etkinliklerde bitki fizyolojisi, hastalıklar ve yönetim stratejileri ele alınırken, değişken iklimsel ve bitki sağlığı koşullarında yönetimin ayarlanmasına odaklanılıyor. Programda ayrıca piyasa, uluslararası fiyatlar, ekim ilerlemesi ve tahıl pazarlaması hakkında bilgi paylaşılıyor. Agrotec Besleme Müdürü ve program sorumlusu Diego Jacomo, girişimin bilgi ve deneyimleri birleştirerek üreticilerin uygulama kapasitesini güçlendirmeyi amaçladığını belirtiyor.

Bulgaristan Bakanı: Karadeniz Tahıl Ticaretinde Endişe Yok
Görsel kaynağı: BTA — Bulgar Haber Ajansı · Özgün haber

Bulgaristan Bakanı: Karadeniz Tahıl Ticaretinde Endişe Yok

Bulgaristan Tarım ve Gıda Bakanı Plamen Abrovsky, Karadeniz’de tahıl ticaretinde endişe edilecek bir durum bulunmadığını ve Bulgaristan’a giden ya da ülkeden ayrılan gemilerin geri çevrilmediğini söyledi. Abrovsky, Varna ve Burgaz limanlarındaki durumun sakin olduğunu ve ticaret için acil önlemlere gerek bulunmadığını belirtti. Bakan, açıklamasını Ulusal Tahıl Üreticileri Birliği Başkanı ile iletişiminin ardından yaptı. Güneydoğu Bulgaristan’daki Haskovo ve Svilengrad bölgelerinde üzüm alımlarının başladığını aktaran Abrovsky, üreticilerin asıl sorununun talep değil fiyat olduğunu söyledi. Üzüm üreticileri için bir destek paketi hazırlandığını belirten bakan, piyasa ekonomisi nedeniyle devletin fiyat belirlemeye müdahale edemeyeceğini vurguladı.

AB’de Yumurta Fiyatı Yıllık Bazda %8,2 Düştü, İthalat %82,2 Arttı
Görsel kaynağı: Agronews Castilla y León · Özgün haber
Veri haberi

AB’de Yumurta Fiyatı Yıllık Bazda %8,2 Düştü, İthalat %82,2 Arttı

Avrupa Birliği’nde (AB) A sınıfı yumurtanın ortalama fiyatı 2026’nın 40. haftasında 100 kilogram başına 247,53 avroya geriledi. Avrupa Komisyonu’nun verilerine göre fiyat, geçen yılın aynı dönemine göre %8,2 düştü. Buna karşın fiyatlar, 2021-2025 döneminin aynı zaman aralığındaki ortalamanın üzerinde kaldı. Yıl içindeki seyirde ilk aylardaki yükselişin ardından mayıs-ağustos döneminde düşüş, sonrasında ise toparlanma görüldü. AB dışındaki ülkelerden yumurta ve yumurta ürünleri ithalatı 2026’nın ilk yarısında 144.300 ton eşdeğerine çıktı. İthalat, 2025’in aynı dönemindeki 79.207 tona kıyasla %82,2 arttı. Ukrayna, 72.635 tonluk sevkiyatla AB’nin başlıca AB dışı tedarikçisi oldu; bu ülkenin sevkiyatı önceki yılın aynı döneminde 58.669 tondu. Türkiye’nin ihracatı ise 1.775 tondan 37.390 tona yükselerek %2.006,5 arttı. Çin’in sevkiyatlarında da %596,6 artış kaydedildi, ancak Çin’in hacmi Ukrayna ve Türkiye’nin altında kaldı. Komisyon raporu, üçüncü ülkelerden yapılan ithalattaki artış ile yumurta fiyatlarının yıllık düşüşü arasında doğrudan bir nedensellik kurmuyor. Veriler, AB pazarına giren ürün miktarının arttığını gösterirken fiyat hareketinin nedeni konusunda doğrudan bir sonuç ortaya koymuyor. İspanya, 2024 üretim verilerine göre Fransa ve Almanya’nın ardından AB’nin üçüncü büyük yumurta üreticisi konumunda bulunuyor. Ülkenin 962.000 tonluk üretimi, yaklaşık 6,664 milyon ton olarak verilen AB toplamının yaklaşık %14’ünü oluşturuyor. Bu toplam, tüketimlik yumurtaların yanı sıra kuluçkalık yumurtaları da kapsıyor ve üye devletler uzmanlar grubunun öngörüsü niteliğindeki verilerle hazırlanıyor. Komisyonun 2025 için beyan edilen kapasite verilerine göre İspanya’da 47.223.460 yumurtacı tavuk yeri bulunuyor. Bu kapasite, AB toplamının %11,8’ine karşılık geliyor. İspanya’da kafessiz alternatif sistemler kapasitenin toplam %40,2’sini oluştururken zenginleştirilmiş kafes sistemi de önemli bir payını koruyor. AB genelinde beyan edilen toplam kapasite 399,8 milyon yumurtacı tavuk yeri; bunun 257,8 milyonu kafessiz, 142 milyonu zenginleştirilmiş kafes sistemlerinde yer alıyor.

Moldova’da Çiftçilere Dijital Kayıt Platformu İçin Video Rehber
Görsel kaynağı: Agrobiznes Moldova · Özgün haber

Moldova’da Çiftçilere Dijital Kayıt Platformu İçin Video Rehber

Moldova Tarım ve Gıda Sanayisi Bakanlığı (MAIA), çiftçilerin ve tarımsal işletmelerin bilgilerinin tutulduğu Registrul Fermierilor platformunun kullanımına ilişkin açıklayıcı bir video yayımladı. Video, çiftçilerin platforma kayıt olma sürecini ve sistemin başlıca işlevlerini adım adım anlatıyor. Platform, Moldova’daki tarımsal üreticilerin dijital kaydını ve kamu kurumlarıyla ilişkilerde kullanılacak bilgilerin tutulmasını amaçlıyor. Registrul Fermierilor, Eylül 2026’nın sonunda Tarım ve Gıda Sanayisi Bakanı Eugeniu Osmochescu tarafından kullanıma sunuldu. Platformun hedefleri arasında idari işlemleri basitleştirmek, bürokrasiyi azaltmak ve çiftçilerin devlet destekleriyle Avrupa finansmanına erişimini kolaylaştırmak bulunuyor. MAIA, sistemi kamu desteğinin sağlanması ve tarım sektörünün Avrupa finansmanına hazırlanması için temel araçlardan biri olarak değerlendiriyor. Osmochescu’ya göre sistem, her çiftçi için kamu kurumlarıyla ilişkilerde kullanılacak tekil bir profil oluşturacak. Kurumlar arasındaki bilgi platformlarının veri paylaşımına olanak vermesiyle çiftçilerin birden fazla sisteme girip aynı bilgileri tekrar göndermemesi hedefleniyor. Bakan, bu dijitalleşmenin formaliteler için gereken süreyi ve çiftçilerin katlandığı idari masrafları azaltacağını belirtti.

Askerden Ayrılan Gaziler İçin Sığır Sektörüne Geçiş Programı Kuruldu
Görsel kaynağı: Beef Central · Özgün haber
Veri haberi

Askerden Ayrılan Gaziler İçin Sığır Sektörüne Geçiş Programı Kuruldu

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Avustralya’da askerlerin savunma kuvvetlerinden ayrıldıktan sonra sığır sektörüne geçişini kolaylaştırmak amacıyla Diggers to Stockman adlı yeni bir program kuruldu. Girişimi, ordudan ayrıldıktan sonra sığır sektörüne geçen Jack Blaine başlattı. Program, ayrılma sürecindeki veya savunma kuvvetlerinden ayrılmış kişileri farklı sığır işletmelerine götürerek saha deneyimi ve mesleki eğitim kazandırmayı amaçlıyor. Pilot program, katılımcılara kuzey sığır sektörünü mera yönetiminden boğa yakalamaya ve işlemeye kadar farklı aşamalarıyla tanıttı. Program, Central Queensland’deki Balcomba Station’da mera yönetimi ve takviye çalışmalarıyla başladı. Ardından North Queensland’de bulunan Longton Station’da yaklaşık 1000 damızlık sığır işlendi ve gebelik testinden geçirildi. Katılımcılar daha sonra Mackay’ın batısındaki Cerito Station’da temiz derili sığırların toplanmasına katıldı. Pilotun son durağı olan Clermont’taki Signature Beef mezbahası ve besi işletmesinde ise tedarik zincirinin son aşamasını inceledi. Blaine, helikopter ve atlarla çalışma gibi deneyimlerin katılımcılar için yeniden edinilmesi zor fırsatlar olduğunu söyledi. Programa katılım için başvuru süreci bulunuyor ve girişim, genel olarak sektöre girmek isteyen gazileri hedefliyor. Blaine, bunun bir dinlenme veya ruh sağlığı girişimi olmadığını, gazilere sığır sektöründe yer edinmeleri için başlangıç sağlamayı amaçladığını belirtti. Bir katılımcının arazi satın aldığı, birinin aile arazisini devraldığı, diğerinin ise arazi satın almayı değerlendirdiği aktarıldı. Blaine, Diggers to Stockman’ı hayır kurumu olarak kaydettirme sürecinde olduğunu ve programı yıllık ya da iki yılda bir düzenlemeyi hedeflediğini açıkladı. Pilot gezi, istasyon çalışanlarına da ordudan ayrılan kişilerin değişen yaşam ve kariyerlerini tanıma fırsatı sundu.

Yakıt ve Gübre Maliyetleri ABD'li Çiftçilerin Cumhuriyetçilere Desteğini Zorluyor
Görsel kaynağı: Bangkok Post · Özgün haber
Veri haberi

Yakıt ve Gübre Maliyetleri ABD'li Çiftçilerin Cumhuriyetçilere Desteğini Zorluyor

ABD'nin Ohio eyaletinde yakıt ve gübre maliyetlerindeki sert artış, Cumhuriyetçilerin Kongre'deki kontrolü korumaya çalıştığı kasım ayındaki ara seçimler öncesinde çiftçileri ekonomik ve siyasi açıdan baskı altına alıyor. Cumhuriyetçiler için önemli bir destek tabanı olan çiftçilerin yoğun bulunduğu Ohio, Senato ve Temsilciler Meclisi yarışları bakımından da çekişmeli bir eyalete dönüşüyor. Soya fasulyesi, mısır ve diğer ürünlerin hasadında kullanılan dizelin maliyeti şubattan bu yana %67'den fazla yükseldi. Ohio'lu çiftçi Schacht, gelecek ekim sezonunda kullanacağı bazı gübrelerin fiyatının iki katına çıktığını söyledi. Emtia fiyatları ise bu yıl yaklaşık %20 arttı; bu artış, yakıt ve gübre maliyetlerindeki yükselişin gerisinde kaldı. Orta Doğu'daki savaşın tırmanması da yakıt kullanımının yoğun olduğu ekim ve hasat dönemleri öncesine denk geldi. Habere göre İran'ın Hürmüz Boğazı üzerindeki ablukayı sürdürmesi, küresel enerji ve gübre taşımacılığı açısından önem taşıyan güzergâhta baskı oluşturuyor. Soya fasulyesi, mısır ve buğday üreticisi Logan, çiftçilerin çoğunun zaten çok dar bir kârlılık aralığında çalıştığını söyledi. ABD'de çiftlik iflaslarının 2024'ten 2025'e %46 arttığı, Ortabatı'da düşük gelir ve yükselen giderler nedeniyle artışın diğer bölgeleri geride bıraktığı aktarıldı. Maliyet baskısı, ABD tarımının ticaret bağlantılarını da etkiliyor. Logan, ABD soya fasulyesinin yaklaşık %40'ının ihraç edildiğini ve Çin'in geleneksel olarak önemli bir alıcı olduğunu belirtti. Kanada'nın ABD gübre sektörü için başlıca potas tedarikçilerinden biri olması nedeniyle Washington ile Ottawa arasındaki ticaret gerilimi de çiftçilerin gelecek yıl potasyum ve bileşiklerin bulunabilirliğine ilişkin kaygılarını artırıyor. Schacht, Trump'ı destekleyen birçok çiftçinin Cumhuriyetçilere oy vermeyi sürdüreceğini ve kendisinin fikrini değiştirmeyeceğini söyledi. Logan ise Cumhuriyetçi seçmenlerin Demokratlara yönelmesinden çok, Trump ve Cumhuriyetçiler konusunda daha az istekli hale gelerek sandığa gitmemesini bekliyor.

Rusya’da Agroturizm İçin Destek ve Düzenleme Gündemde
Fotoğraf: Аркадий Колыбалов · Özgün haber
Veri haberi

Rusya’da Agroturizm İçin Destek ve Düzenleme Gündemde

Rusya Tarım Bakanı Oksana Lut ile Ekonomik Kalkınma Bakanı Maksim Reşetnikov, “Altın Sonbahar” fuarında agroturizmin geleceğini görüştü. Rusya’da agroturizm dört yılda 2,5 milyar rubleden fazla devlet desteği aldı. Bu dönemde 360 proje hibe aldı, projelere ait tesislerde yaklaşık 1.000 kişilik istihdam oluşturuldu ve ziyaretçi sayısı yaklaşık 2,5 milyona ulaştı. Yetkililer, bu yıl yaklaşık 100 tarım üreticisinin daha desteklenmesini bekliyor. Agroturizm, çiftçiler için ürün satışına ek gelir sağlayan, devlet içinse kırsal alanların gelişimine katkı sunan bir araç olarak değerlendiriliyor. Ancak kaynakta, desteklenen tesislerin izlenmesi sırasında hizmetler, konukların ağırlanması ve yemek hizmetlerinin organizasyonuyla ilgili benzer sorunların belirlendiği aktarılıyor. Çiftçilerin hem tarımsal üretimi hem de turizm hizmetlerini yürütmesi nedeniyle personel eğitimi de sektörün başlıca başlıkları arasında yer alıyor. Bu kapsamda Tarım Bakanlığı ile Rusya Tarım Bankası “Agroturizm Okulu”nu başlatırken, “Agroturizm 2.0” projesi çiftçiler ve bölgesel yönetim temsilcileri için eğitim öngörüyor. Tarım arazilerinin rekreasyon amacıyla kullanımına ilişkin kurallar da ele alındı. Tarım Bakanlığının değerlendirmesine göre prosedürün 90 güne kadar sürmesi bekleniyor; daha önce bu süreç beş yıla kadar uzayabiliyordu. Bakanlık, bu değişikliğin çiftçilerin konaklama tesislerini daha hızlı oluşturmasına yardımcı olmasını bekliyor. Bununla birlikte yetkililer, tarım arazilerinin agroturizm adı altında normal konut yerleşimlerine dönüştürülmemesi gerektiğini vurguluyor. Sektörün gelişimi için çiftçi yatırımlarının yanı sıra ulaşım, iletişim, enerji ve diğer altyapı olanaklarının da güçlendirilmesi gerektiği belirtiliyor.

Bosna-Hersek'te Çiftçilerden Kuraklık Desteği Talebi
Görsel kaynağı: Oslobođenje · Özgün haber
Veri haberi

Bosna-Hersek'te Çiftçilerden Kuraklık Desteği Talebi

Bosna-Hersek'in Bijeljina, Lopare ve Ugljevik bölgelerindeki çiftçiler, kuraklık nedeniyle doğal afet durumu ilan edilmesini ve sonbahar ekimi öncesinde ek destek sağlanmasını istiyor. Üreticiler, buğday primi 15 gün içinde ödenmezse Bijeljina Şehir Yönetimi önünde traktör, ekim makineleri ve ineklerle protesto düzenleyeceklerini açıkladı. Çiftçiler, kuraklığın mısır veriminde %70 ila 90 arasında kayba yol açtığını tahmin ediyor. Yüksek girdi ve yakıt fiyatları ile geciken destek ödemelerinin ekim öncesinde kendilerini zor durumda bıraktığını belirten üreticiler, artan maliyetleri artık tek başlarına karşılayamadıklarını söylüyor. Dernek başkanı Savo Bakajlić, yakıt fiyatının dört Bosna-Hersek markına yaklaştığını ifade etti. Üreticiler, Sırp Cumhuriyeti Tarım, Ormancılık ve Su Yönetimi Bakanlığından ek sübvansiyonlu yakıt ve buğday desteğinin hektar başına 500'den 700 KM'ye çıkarılmasını talep ediyor. Arpa ekiminin 15 ila 20 gün içinde, buğday ekiminin ise ay sonuna kadar başlaması bekleniyor. Bakajlić ayrıca bazı destek borçlarının 2024'ten beri ödenmediğini, 2025 buğday primleri borcunun ise 2,6 milyon KM'yi aştığını ileri sürdü.

Güney Afrika Kırmızı Et Sektöründe Finansman ve Hayvan Sağlığı Reformu Çağrısı
Görsel kaynağı: Farmer’s Weekly · Özgün haber
Veri haberi

Güney Afrika Kırmızı Et Sektöründe Finansman ve Hayvan Sağlığı Reformu Çağrısı

Güney Afrika’nın kırmızı et sektöründe büyüme hedeflerine ulaşılması için yeterli finansman, devletin hayvan sağlığı yönetiminde değişiklik ve çiftçilerin karar süreçlerine daha güçlü katılımı gerektiği belirtildi. Bu değerlendirmeler, Nampo Alfa’da 2 Ekim’de düzenlenen Road to Recovery etkinliğinde dile getirildi. Katılımcılar, hastalık kontrolünün güçlendirilmesi ve ihracat pazarlarına erişimin artırılması konusunda geniş destek bulunduğunu, ancak bu hedeflere hangi yöntemlerle ulaşılacağı konusunda görüş ayrılıklarının sürdüğünü ifade etti. Toplantıda özellikle aşılama ve izlenebilirlik uygulamalarına çiftçilerin desteğinin nasıl kazanılacağı, uygulama maliyetlerinin nasıl karşılanacağı ve üreticilere kararlarda nasıl anlamlı söz hakkı verileceği tartışıldı. Katılımcılar ortak görüşleri incelenip onaylanmak üzere yazılı bir açıklamada toplamayı kararlaştırdı. Önerilerin daha sonra üyeler ve bölgesel yapılarla görüşülerek kuruluşlar aracılığıyla ulusal düzeye taşınması planlandı. Tarım Bakanlığına yönelik taleplerin son aşamada tarım bakanına iletilmesi öngörüldü. AgriSA Üst Yöneticisi Johann Kotzé, devletin hayvan sağlığı yönetimine ilişkin kaygıların sektörü temsil eden kuruluşlar tarafından toplu biçimde tarım bakanına aktarılmasını istedi. Kotzé, mevcut yönetime duyulan güvenin zarar gördüğünü ve sektörün karşı karşıya olduğu sorunlara farklı bir yaklaşımla yanıt verecek değişikliklere ihtiyaç bulunduğunu söyledi. Red Meat Industry Services Üst Yöneticisi Dewald Olivier ise sektör uzmanlarının ticaret ortaklarıyla yapılan yazışmaların tamamına erişememesinin ihracat onayları için bekleyen gereklilikleri belirlemeyi ve gecikmeleri gidermeyi zorlaştırdığını belirtti. Olivier ayrıca şap hastalığı salgını sırasında alınan bazı kararların üreticiler, besi işletmeleri ve mezbahalar üzerinde ekonomik açıdan zarar verici sonuçlar doğurduğunu savundu. Free State Kırmızı Et Üreticileri Örgütü Başkanı Pieter Meyer, bölgesel üreticilerin öncelikleri ve proje değerlendirmelerini belirleme süreçlerine daha fazla katılmasını istedi. Meyer, Free State’in Güney Afrika sığırlarının tahminen %25-28’ini barındırdığını belirterek harç gelirlerinden yapılan harcamaların buna karşılık gelen bölümünün eyalete doğrudan veya dolaylı fayda sağlaması gerektiğini söyledi. Free State Agriculture Başkanı Francois Wilken, aşı teminindeki zorlukların ve kriz sırasında yaşanan bölünmelerin çiftçilerin güvenini zedelediğini belirtti. İzlenebilirliği desteklediğini söyleyen Wilken, yıllardır süren gecikmelerin hastalık krizi sırasında yeni şartlar dayatılarak çözülmeye çalışılmasının ve belirsiz yönlendirmenin direnci artırabileceği uyarısında bulundu. Dunevax Biotech Üst Yöneticisi David Gerber ise veteriner sertifikasıyla belgelenmiş aşılama, izlenebilirlik ve biyogüvenlik uygulamalarını destekleyen hayvanlara satış sırasında prim verilmesini önerdi.

Yunanistan’da Georgios Karaiskakis Belediyesinde Küçükbaş Çiçeği Vakaları
Görsel kaynağı: ERT News · Özgün haber

Yunanistan’da Georgios Karaiskakis Belediyesinde Küçükbaş Çiçeği Vakaları

Yunanistan’ın Georgios Karaiskakis Belediyesinin Aşağı Bölgesi’nde, özellikle Diasello’da koyun ve keçi çiçeği vakaları doğrulandı. Belediye Başkanı Periklis Migdos, gelişmenin yerel hayvancılık topluluğunda endişe yarattığını belirtti. Bölgedeki bazı aileler gelirlerinin önemli bölümünü koyun ve keçi yetiştiriciliğinden sağlıyor. Vakaların ardından koruma ve gözetim bölgeleri oluşturulurken hayvanların taşınması ve otlatılmasına kısıtlamalar getirildi. Belediye başkanına göre bu tedbirler, üreticilerin daha fazla yem ve işletme giderini karşılamasını gerektirerek işletmelerde pratik ve ekonomik zorluklara yol açtı. Kısıtlamalar, üretim maliyetlerinin yüksek seyrettiği bir dönemde uygulanıyor. Migdos, Arta Bölgesel Birimi Veterinerlik Müdürlüğü ile yakın işbirliği içinde çalışıldığını ve öngörülen protokollerle gerekli kontrollerin yapıldığını söyledi. Ancak etkilenen yetiştiricilerin acil ekonomik sonuçlarla başa çıkabilmesi için tazminat süreçlerinin mümkün olduğunca hızlı ilerlemesi gerektiğini vurguladı. Belediye başkanı, işletmelerin geleceğinin yalnızca hastalığın sağlık açısından yönetilmesine değil, üreticilere ekonomik desteğin ne kadar hızlı sağlanacağına da bağlı olduğunu belirterek Devlet’ten etkilenenlere somut destek istedi.

EAE 2026 İçin Atακ ve/veya Καεκ Beyan Örneği Sunuldu
Görsel kaynağı: Ypaithros · Özgün haber
Veri haberi

EAE 2026 İçin Atακ ve/veya Καεκ Beyan Örneği Sunuldu

Yunanistan’da EAE 2026 başvuruları kapsamında, taşınmaz kimlik numarası ATΑΚ ve/veya kadastro kodu ΚΑΕΚ ile beyan edilen tarım parsellerinin tam olarak eşleştirilemediği durumlar için üreticinin kullanabileceği sorumlu beyanı örneği yayımlandı. Örnek, 7 Ekim 2026’da EAE 2026 hakkında yanıtlanan 70 sorunun ardından üreticiler ve başvuru kuruluşlarının kullanımına açıldı. Beyanda üretici, myAGRO platformunda ilgili parseller ve istisna gerekçeleri için sunulan bilgilerin doğru ve eksiksiz olduğunu bildiriyor. Üreticinin gerekçeyi destekleyen belgeleri bulundurması, bunları arşivinde saklaması ve yetkili makamların talebi halinde sunması gerekiyor. Engel ortadan kalktığında doğru ATΑΚ ve/veya ΚΑΕΚ bilgilerinin bildirilmesi de taahhüt ediliyor. Belge, gov.gr üzerinden veya imza doğrulamasıyla hazırlanarak başvuru için yetkilendirilen kuruluşa teslim ediliyor.

Tallinn FoodFair’da Bulgar Konserve Ürünlerine Kuzey Avrupa İlgisi
Görsel kaynağı: Agrozona · Özgün haber

Tallinn FoodFair’da Bulgar Konserve Ürünlerine Kuzey Avrupa İlgisi

Tallinn FoodFair’ın 33. edisyonu, Bulgar konserve üreticileri için Baltık bölgesi ve Kuzey Avrupa pazarlarındaki ürün potansiyelini değerlendirdikleri bir pazar testine dönüştü. Kali 98, Jem i Jem, Peltina, CIMA ve Lyutata Ferma, Tallinn’deki Unibet Arena’nın merkezi sergi alanında ortak ulusal stantta ürünlerini sundu. Bulgaristan’ın fuar katılımı, Geleneksel Bulgar Konserveleri Derneği tarafından Tarım ve Gıda Bakanlığı ile Devlet Tarım Fonu’nun desteğiyle organize edildi. Dernek sekreteri Antoaneta Bojinova, profesyonel ziyaretçilerden alınan geri bildirimlerin geleneksel tadı çağdaş beslenme alışkanlıklarına uygun özelliklerle birleştiren ürünlere yönelimi gösterdiğini söyledi. Bojinova’ya göre klasik Bulgar tarifleri, içerik, besin değeri ve tüketim biçimi bakımından yeni beklentilere uyarlandığında ülke dışında da rekabet edebilir. Acı soslar ve mezeler, Baltık bölgesindeki şirketler ile Finlandiyalı tüccarların yanı sıra şeflerden de ilgi gördü. Bojinova, bu ürünlerin yalnızca perakendede değil, otel, restoran, catering ve profesyonel mutfakları kapsayan HoReCa segmentinde de konumlandırılabileceğini belirtti. Toptan satıcılarla yapılan görüşmelerde ise okul, anaokulu, hastane ve diğer kamu kuruluşlarına yönelik profesyonel ve kurumsal yemek hizmetlerine uygun büyük ambalajlı meyve ve sebze konserveleri öne çıktı. Fuarda ayrıca Baltık ülkelerindeki büyük perakende zincirleriyle çalışan şirketlerle Bulgar üreticiler, yerel distribütörler ve bölgesel perakende işletmecileri arasında bağlantı kurulması olasılıkları ele alındı. Görüşmeler, son tüketicilere yönelik meyve ürünleri, kamu kuruluşları ve HoReCa için büyük ambalajlar, profesyonel mutfaklara yönelik acı soslar ve işlevsel özellik taşıyan ürünler için farklı pazar nişleri bulunduğunu gösterdi. Kurulan bağlantıların Estonya, Letonya, Litvanya ve diğer Kuzey Avrupa pazarlarında gerçek teslimatlara dönüştürülmesi sonraki adım olarak belirtildi.

AB’de Elma Üretiminin 2025’e göre %16 Düşmesi Bekleniyor
Görsel kaynağı: AgriMaroc · Özgün haber
Veri haberi

AB’de Elma Üretiminin 2025’e göre %16 Düşmesi Bekleniyor

Avrupa Birliği’nde 2026-2027 sezonu elma üretiminin 9,5 milyon ton olması bekleniyor. Assomela’nın 6 Ağustos’ta yayımladığı tahminlere göre bu miktar, 2025’e kıyasla %16, son üç yılın ortalamasına göre %14 daha düşük olacak. Gerçekleşmesi halinde üretim, AB’de son dokuz yılın en düşük seviyesine gerileyecek. Üretimdeki daralma, Avrupa’daki çok sayıda üretim havzasını etkileyen iklimsel ve bitki sağlığı koşullarına bağlanıyor. İlkbahar donları, uzun süren sıcak hava dönemleri, kuraklık ve dolu fırtınalarının ağaçların üretim potansiyelini zayıflattığı belirtiliyor. Beklentiler ülkeler arasında da farklılaşıyor; AB’nin en büyük üreticisi Polonya’da üretimin 2,7 milyon tonla %30 azalması öngörülüyor. Fransa’da elma üretiminin yaklaşık 1,2 milyon tonla %24 gerilemesi, Almanya’da ise %11 düşmesi bekleniyor. Buna karşılık İspanya’nın hasadında %8 artış öngörülürken, İtalya’nın üretiminin %2 düşüşle 2,27 milyon tona ulaşacağı tahmin ediliyor. Böylece Avrupa genelindeki arz daralmasının ülkelere ve üretim havzalarına göre aynı ölçüde gerçekleşmeyeceği görülüyor. Madrid’de 6-8 Ekim’de düzenlenen Fruit Attraction fuarında yeni sezon planlarını tanıtan İtalyan konsorsiyumu Melinda, daha düşük hacimlerin meyve kalitesinde zorunlu olarak bozulma anlamına gelmediğini bildirdi. Melinda’ya göre Val di Non bölgesinde gündüz ve gece arasındaki sıcaklık farkları Golden Delicious elmalarının kalite özelliklerini destekledi. Konsorsiyum, Morgana, Dolcevita ve Evelina çeşitlerinin kalitesini de bu sezon özellikle tatmin edici buluyor. Assomela’nın çeşit bazındaki beklentilerine göre Golden Delicious hacimleri AB genelinde %11, Gala hacimleri %9 azalacak. Fuji’nin ise %1 artışla görece istikrarlı kalması bekleniyor. Bazı kalibrelerdeki düşüşün, meyvelerin taze tüketim, işleme ve ihracat arasındaki dağılımını etkileyebileceği belirtiliyor. Melinda da çeşitlerinin değerini artırmaya, dış pazarlardaki varlığını güçlendirmeye ve dijital kanallar dahil yeni pazarlama yolları geliştirmeye odaklanıyor. Avrupa’daki düşük üretimin Fas’taki ithalat ve yerli elma piyasasına etkisi ise henüz kesinleşmiş değil. Daha az arz, Faslı ithalatçıların tedarik koşullarını ve Midelt, Ifrane ile Orta Atlas’taki yerli üretimin konumunu değiştirebilir; ancak kaynak, ithal elma fiyatlarının arttığını veya Fas’a gönderilen hacimlerin azaldığını gösteren veri bulunmadığını belirtiyor. Etkiyi değerlendirmede menşe fiyatları, lojistik maliyetleri, mevcut stoklar ve fiilen ithal edilen hacimler belirleyici olacak.

Tayland Tarım Bakanlığı Güneydeki Muson Yağışlarına Karşı Hazırlık İstedi
Görsel kaynağı: Prachachat Turakij · Özgün haber
Veri haberi

Tayland Tarım Bakanlığı Güneydeki Muson Yağışlarına Karşı Hazırlık İstedi

Tayland Tarım Bakanlığı, muson sezonunun son döneminde yağışların güneye ilerlemesi üzerine riskli bölgelerde hazırlık yapılmasını istedi. Bakanlık, baraj ve su sistemlerinde su seviyesinin düşürülmesi, drenajın hızlandırılması, su tutma alanlarının hazırlanması ile pompa ve iş makinelerinin riskli bölgelere sevk edilmesi talimatını verdi. Güney bölgelerinde muson döneminin ekim-kasım aylarında yoğunlaşması beklenirken, halka resmi uyarıları yakından izleme ve tahliye emri verilmesi halinde beklemeden bölgeden ayrılma çağrısı yapıldı. Sulama Dairesi yetkilisi Thawatchai Traiwari, yağışın miktarı ve zamanlamasının belirleyici olacağını belirtti. Nehirler ile drenaj sistemlerine giren suyun kapasiteyi aşması halinde taşkın yaşanabileceğini söyleyen Traiwari, suyun hızla boşaltılmasının halkın maruz kaldığı riskin süresini azaltacağını ifade etti. Hat Yai’deki drenaj sisteminin toplam kapasitesi saniyede yaklaşık 1.600 metreküp olarak verilirken, bunun yaklaşık 1.200 metreküpü R.1 kanalına, 400 metreküpü U-Tapao kanalına ait. R.1 kanalındaki ana yapıların onarımı ve sızıntı noktalarının kapatılması tamamlandı; yol dolguları ve diğer çalışmalar sürüyor. 6 Ekim 2569 itibarıyla 21 Ağustos’tan bu yana süren seller Tayland’da 53 ilin tarım sektörünü etkiledi. Toplam 193.171 çiftçinin zarar gördüğü belirtilirken, bunların 157.605’i bitkisel üretim, 12.832’si balıkçılık ve 22.734’ü hayvancılık alanında yer aldı. Bakanlık, zarar tespiti ve yardım süreçleri için yerel birimlerle uygulama kılavuzları hazırladı. Çiftçilerden, arazinin genelini, zarar gören noktaları ve kendilerini gösteren fotoğraflar çekerek hasarı belgelemeleri istendi; yardım sürecinin afet sona erdikten sonra 90 günü aşmaması öngörüldü. Bitkisel üretimin yeniden başlatılması için Çeltik Dairesi, yaklaşık 1,3 milyon rai alanı desteklemek üzere 20.000 ton yedek pirinç tohumu hazırladı. Dağıtım, rai başına 15 kilogram ve çiftçi başına en fazla 30 rai sınırıyla yapılacak. Balıkçılık Dairesi ise zarar gören yaklaşık 12.000 üreticiye karşılık başlangıçta yaklaşık 3.000 üreticiyi tilapya yavrularıyla desteklemeyi planlıyor; öncelik kayıtlı ve mesleğine hızla dönmesi gereken üreticilere verilecek. Hayvancılık Dairesi, 29 ilde etkilenen 14.272.781 hayvan için veteriner ekipleri, sağlık malzemeleri, vitamin ve yem desteği sağlıyor; kurumun 5.117 ton yem stoku bulunuyor. Toprak Geliştirme Dairesi, 2570 mali yılı için kuzey, orta ve güney bölgelerinde en az 67 ili kapsayan 50.000 rai tarım alanına yönelik sel, erozyon ve çamur akışının etkilerini azaltma planı hazırladı. Kooperatifler Dairesi de afetten etkilenen üyeler için borç ödeme süresinin uzatılmasını ve mesleki toparlanma amacıyla kişi başına en fazla 30.000 baht tutarında, bir yıl vadeli faizsiz kredi verilmesini planlıyor. Kredi ihtiyacının 30 Ekim 2569’a kadar belirlenmesi, afet sürerse bu sürenin uzatılabilmesi öngörülüyor.

Avrupa Komisyonu'ndan Ukrayna Tarımı İçin Geçiş Kısıtlaması Önerisi
Görsel kaynağı: Agrointeligența · Özgün haber

Avrupa Komisyonu'ndan Ukrayna Tarımı İçin Geçiş Kısıtlaması Önerisi

Avrupa Komisyonu, Avrupa Birliği'nin (AB) gelecekteki genişlemesine hazırlık amacıyla 6 Ekim'de bir öneri paketi sundu. Paket, yeni üyeler için resmi katılım sonrasında da uygulanabilecek geçiş dönemi kısıtlamaları ve özel korunma mekanizmaları öngörüyor. Ancak nihai kurallar henüz belirlenmiş değil ve öneriler müzakereler için bir çerçeve niteliği taşıyor. Komisyon, Ukrayna tarım sektörünün büyüklüğü, yapısı ve yüksek verimliliği nedeniyle hassas tarım ürünleri, özellikle tahıl, için AB pazarına erişimi ve mali desteği sınırlayabilecek araçlar öneriyor. Kısıtlamalar, pazar erişiminin yanı sıra Ukrayna'nın Ortak Tarım Politikası'na (OTP) dayalı Avrupa tarım sübvansiyonlarına katılımını da kapsayabilir. Amaç, mevcut AB üyesi ülkelerdeki çiftçiler açısından rekabetin aniden artması riskini azaltmak. Buna karşılık Brüksel, Ukrayna'nın AB dışındaki geleneksel ihracat pazarlarını korumasına ve yeniden oluşturmasına yardım etmeyi öneriyor. Yaklaşım kapsamında Ukrayna buğdayının ağırlıklı olarak üçüncü ülke pazarlarına yönlendirilmesi planlanıyor. Mısır ve diğer Kuzey Afrika ülkeleri, Ukrayna tahılı için kilit destinasyonlar arasında gösteriliyor; bu pazarlara sevkiyatın azalmasının, Karadeniz havzası tahılına bağlı ithalatçı ülkelerin gıda güvenliği açısından risk yaratabileceği belirtiliyor. Ukrayna Tarım Bakanı Taras Vysotskyi, ülkesinin tarım ürünlerinin AB pazarında satışına kalıcı kısıtlamalar getiren bir üyelik modelini kabul etmeyeceğini söyledi. Kiev, geçici kotaları ve sona erme tarihi açıkça belirlenmiş korunma mekanizmalarını kabul edebileceğini, süresiz kısıtlamaların ise tam üyelik anlayışıyla çelişeceğini belirtiyor. Ukrayna ayrıca yem, bileşen, işlenmiş ürün ve biyoyakıt ihracatını artırmayı, işleme kapasitesine yatırım çekmeyi hedefliyor. Önerinin nihai parametreleri katılım müzakerelerinde belirlenecek. Düzenlemenin Ukrayna'nın AB pazarına ve tarım sübvansiyonlarına erişimini sınırlaması, AB içindeki üreticilerin talebini koruyabilir. Ukrayna tahılının Kuzey Afrika ve diğer üçüncü pazarlara yönelmesi ise Romanyalı ihracatçıların bu pazarlardaki rekabetini artırabilir. Kaynakta öneri paketinin yılı belirtilmediği için tarih 6 Ekim olarak aktarılmıştır. Aynı zamanda Ukrayna buğdayının Kuzey Afrika ve diğer üçüncü ülke pazarlarına yönelmesi, Rumen ihracatçıların son aylarda Mısır ve Cezayir’den Türkiye ve Orta Doğu’ya kadar ilerleme kaydettiği pazarlarda daha güçlü rekabet anlamına geliyor.

Almanya ve Polonya’da Patates Üretimi Gerilerken Fiyatlar Yükseldi
Görsel kaynağı: Agrobiznis · Özgün haber
Veri haberi

Almanya ve Polonya’da Patates Üretimi Gerilerken Fiyatlar Yükseldi

Avrupa Birliği'nin (AB) başlıca patates üretim bölgelerinde aşırı hava koşulları, patates mildiyösü ve tel kurdu zararı üretim görünümünü zayıflattı. Almanya, Polonya, Fransa ve Hollanda, AB patates üretiminin %65'ine kadarını sağlarken Almanya'nın patates üretiminin 10,4 milyon ton olması bekleniyor. Almanya'da verimin altı yıllık ortalamanın %13, geçen yılın ise %15 altında kaldığı, ülke genelindeki ortalama verimin 38 ton/hektar olduğu belirtildi. Kaynağa göre bu üretim, geçiş dönemlerindeki ek arz sayesinde talebi karşılayacak. Avusturya'da özellikle sulama yapılmayan alanlarda verim kaybı belirginleşti ve bazı tarlalarda ortalama seviyenin yaklaşık üçte birine indi. Kuraklık ve sıcaklıklar, Aşağı Avusturya'da üretici fiyatlarını 100 kilogram başına 30-35 avroya, Yukarı Avusturya'da yaklaşık 30 avroya taşıdı. Aşağı Avusturya'daki önceki fiyatlar 2025'in 35. haftasında 100 kilogram başına 15-20 avro seviyesindeydi. Yağış ve düşük sıcaklıklar bazı bölgelerde hasadı kolaylaştırsa da verim kayıpları değişmedi; sulanan alanlar daha iyi durumda olmasına rağmen sıcaklık stresi ve tel kurdu zararı devam etti. Polonya'da 2025 üretimi yaklaşık 7 milyon tonla rekor kırdı. Üretimin yıllık 5,5-6 milyon tonluk iç tüketimi aşması, arz fazlasının depolarda kalmasına ve alım fiyatlarının çoğu zaman üretim maliyetlerini karşılamamasına yol açtı. 2026'da patates ekim alanının yaklaşık 190 bin hektara, yıllık %12 düşüşle gerilemesi beklenen arzı sınırladı; Polonya Tarım Bakanlığı üretimi 6 milyon ton olarak tahmin etti. Polonya'da toptan patates fiyatı eylül ortasında kilogram başına 1,27 zloti, yaklaşık 0,29 avro oldu. Fiyat aylık %26, yıllık %62 arttı. Polonya Tarım Bakanlığı, sezonun ilerleyen bölümünde fiyatların hasat hacmi, yerli patateslerin kalitesi ve diğer AB ülkelerindeki arz tarafından belirleneceğini bildirdi.

Fransa’da Bakır İçeren 20 Fungisit Yasaklandı
Görsel kaynağı: AgroKavkaz · Özgün haber
Veri haberi

Fransa’da Bakır İçeren 20 Fungisit Yasaklandı

Fransa’da bakır içeren 20 fungisit yasaklandı. Yasak, çok tanınan preparatlar da dahil toz formdaki ürünleri kapsarken Champ Flo Ampli ve Héliocuivre daha sıkı koşullarla yetkili kaldı. Düzenleyici kararı çiftçiler için riskler ve üreticilerden gelen yetersiz güvenlik verileriyle gerekçelendirdi. Yeni kurallar bakır kullanımını yılda hektar başına en fazla 4 kilogramla sınırlıyor; uygulamalar arasında en az yedi gün bırakılmasını, konut ve su kaynakları yakınında kısıtlamaları ve çiçeklenme döneminde yasağı öngörüyor. Karar organik üzüm üreticileri ve şarap sektörünce eleştirildi. Itab’a göre 2024’te organik bağcılıkta ortalama tüketim 3,72 kilogramdı.

Endonezya’da Yumurta Üreticileri Düşük Fiyat ve Yem Maliyeti Baskısı Altında
Görsel kaynağı: CNN Indonesia · Özgün haber
Veri haberi

Endonezya’da Yumurta Üreticileri Düşük Fiyat ve Yem Maliyeti Baskısı Altında

2 yayıncı · 4 haber · Karşılaştır

Endonezya’da yumurta üreticileri, fiyatların nisan ayından bu yana hükümetin belirlediği alım referans fiyatının (HAP) altında kalması ve yem maliyetlerinin yükselmesi nedeniyle hükümetten destek istedi. Üreticiler, sorunlarını 7 Ekim’de Jakarta’da Temsilciler Meclisi Komisyonu IV toplantısında gündeme getirdi. Üretici temsilcisi Suwardi, fiyatların kilogram başına ortalama 19-20 bin Endonezya rupiahında kaldığını, HAP’ın ise 26.500 rupiah olduğunu söyledi. Suwardi, yumurta fiyatının haziranda kilogram başına 17.100 rupiaha kadar gerilediğini, son altı ayın ortalamasının ise 20-21 bin rupiah olduğunu belirtti. Yem maliyetlerinin yükselmesine rağmen fiyatların düşük kalmasının, üreticileri her gün kilogram başına 5.000-7.000 rupiah zarar ettirdiğini tahmin etti. Mısırın yem içindeki payının yaklaşık %50 olduğu, arzın azalmasıyla bu girdinin daha pahalı ve zor temin edilir hale geldiği aktarıldı. Fiyat baskısı bazı üreticilerin yem alamadığı için kümes faaliyetlerini azaltmasına veya durdurmasına yol açtı. Suwardi, bazı kümeslerin boş kaldığını, Kalimantan’daki bazı yumurtaların ise alıcı bulunamadığı için atıldığını söyledi. Üreticiler, piyasada satılamayan yumurtaların hükümetin gıda yardımı programlarına dahil edilmesini ve üretimin bu kanalla değerlendirilmesini istedi. Üreticiler ayrıca ekim 2026-şubat 2027 döneminde yem için en az 223 bin ton mısıra ihtiyaç duyacaklarını bildirdi. Komisyon IV Başkanı Titiek Soeharto, şikâyetleri Cumhurbaşkanı Prabowo Subianto’ya ileteceğini, hükümet programlarıyla yumurta alımının artırılmasını ve mısır fiyatının istikrara kavuşturulmasını istemeyi planladığını açıkladı.

Brezilya Sığır Eti ve Kanatlı Ürünlerinde AB Onayını Kaybetti
Görsel kaynağı: Večernje novosti · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya Sığır Eti ve Kanatlı Ürünlerinde AB Onayını Kaybetti

Brezilya, yeterli güvence sunamadığı gerekçesiyle sığır eti, kanatlı eti ve bazı ürünlerde Avrupa Birliği'nin onaylı ülkeler listesinden çıkarıldı. Karar, Brezilya'nın AB'nin ithal sığır eti tedarikindeki ağırlığı nedeniyle piyasada yakından izleniyor. Brezilya 2025'te AB'ye 128.900 ton sığır eti ihraç etti; ihracatın değeri 1 milyar doların üzerindeydi ve sevkiyat miktarı bir önceki yıla göre %132,8 arttı. Ocak-Ağustos 2026 döneminde Brezilya'nın AB'ye sığır eti sevkiyatı 87.100 tona ulaştı ve geçen yılın aynı dönemine göre %26,4 yükseldi. Kaynakta aktarılan ilk yarı yıl verilerine göre Brezilya, AB'nin ithal sığır etindeki en büyük tekil tedarikçiydi. Bu nedenle Brezilya ürünlerinin piyasadan çekilmesi, mevcut ithal sığır eti için rekabeti artırabilir ve Avrupa üreticilerinin konumunu güçlendirebilir. Brezilya ürünlerinin yokluğunun fiyatlar üzerinde baskı oluşturabileceği, ancak AB'de kıtlık beklenmediği belirtiliyor. AB, kendi üretiminin yanı sıra Arjantin, Uruguay ve Avustralya gibi ülkelerden alımlarını artırabilir. Bununla birlikte karar, Avrupa üretiminin zayıfladığı bir döneme denk geliyor. Eurostat, 2026'nın ikinci yarısında AB'de sığır üretiminin %4,2 düşmesini bekliyor. Avrupa Komisyonu da inek sayısındaki azalma nedeniyle sığır eti üretiminin 2027 boyunca gerileyeceğini öngörüyor. Komisyonun değerlendirmesine göre bu durum fiyatların yüksek seviyede kalmasına yol açabilir. Brezilya'dan yapılan sevkiyatların yokluğu, kullanılabilir ithal sığır eti için rekabeti artırırken diğer tedarikçilerin ürünlerine yönelik talebi de yükseltebilir. Sırbistan açısından gecelik doğrudan bir değişiklik beklenmiyor. Ancak AB'de üretimin azalması ve Brezilya etinin yokluğunun fiyatları yüksek tutması halinde, diğer kaynaklardan sağlanan sığır etinin değeri artabilir. Bu gelişme bölgesel tedarikçilere ilgiyi artırabilir; bunun için yeterli miktar, üretim sürekliliği ile veterinerlik ve ihracat standartlarına uyum gerekiyor. Brezilya'nın yeniden izin alması için önceden belirlenmiş iki yıllık bir süre bulunmuyor. Ülke, gerekli kanıt ve güvenceleri Avrupa Komisyonu'na sunarsa yeniden izin alabilir. Ancak Avrupa yetkililerine göre sığır etinde uygunluğun hayvanın tüm yaşam döngüsü boyunca kanıtlanması gerektiğinden dönüş süreci en az iki yıl sürebilir. Diğer bazı ürünlerde pazarın daha erken açılması mümkün görülüyor.

Suriye’de Pamuk Ekimi 33 Bin Hektara, Tahmini Üretim 100 Bin Tona Ulaştı
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber
Veri haberi

Suriye’de Pamuk Ekimi 33 Bin Hektara, Tahmini Üretim 100 Bin Tona Ulaştı

Suriye Tarım Bakanlığı Pamuk Ofisi Direktörü Muhammed Maari, mevcut sezonda ülkedeki pamuk ekim alanının yaklaşık 33 bin hektara, tahmini üretimin ise yaklaşık 100 bin tona ulaştığını açıkladı. Üretim Rakka, Deyrizor ve Haseke’de yoğunlaşırken Halep ve Ghab’da sınırlı alanlarda sürdürülüyor. Maari, mevcut göstergelerin kaynakta dönemi belirtilmeyen önceki tahminlere göre görece iyileşmeye işaret ettiğini belirtti. Önceki tahminlerde ekim alanı yaklaşık 26 bin 593 hektar, üretim ise yaklaşık 79 bin 467,3 ton olarak verilmişti. Pamuk, Suriye’de çırçır, iplik ve tekstil sanayilerinin başlıca hammaddesi olurken tohumları yağ ve hayvan yemi küspesi üretiminde kullanılıyor. Sezon; düşük sıcaklıklar, mayısa kadar süren yağışlar, azalan sulama suyu ve zarar gören altyapı ile sulama kanalları nedeniyle yüksek maliyetlerle karşılaştı. Ürünün fiyatlandırılmasının ve çiftçi alacaklarının zamanında ödenmesinin gecikmesi de üreticiler açısından sorun oluşturdu. Maari, verimi artırmak için uygun fiyatlı girdiler, kanal onarımı, sözleşmeli tarım, modern teknikler, erken olgunlaşan çeşitler ve entegre zararlı mücadelesi gerektiğini söyledi. Bakanlığın planları arasında ekim alanlarını artırmak, İdlib’de pamuk ekimini yeniden başlatmak, modern sulama ve mekanizasyonu yaygınlaştırmak bulunuyor.

Yeni Zelanda Tarımında Yapay Zekâ Kullanımı Yavaş İlerliyor
Görsel kaynağı: RNZ · Özgün haber
Veri haberi

Yeni Zelanda Tarımında Yapay Zekâ Kullanımı Yavaş İlerliyor

Yeni Zelanda’nın tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörlerinde yapay zekâ kullanımı, Amazon Web Services (AWS) araştırmasına göre %40’ın hemen altında kaldı. Ülke genelindeki işletmelerde bu oran %50 olurken, yapay zekâ kullanan işletmelerin çoğunun teknolojiyi en temel aşamada kullandığı belirtildi. İşletmelerin yalnızca %10’u ileri düzey yapay zekâ kullanımına geçmiş durumda. Araştırmaya göre fiziksel yapay zekâ; robotik, otonom sistemler ve bilgisayarlı görü aracılığıyla tarla yönetimi, hayvanların izlenmesi ve tarımsal ürünlerin işlenmesinde en fazla fırsatı sunuyor. Ancak tarım işletmelerinin yalnızca %30’u bu teknolojiyi duyduğunu bildirdi; bu işletmelerin %7’si teknolojiyi kullanıyor veya pilot uygulama yürütüyor. Yeni nesil yapay zekâ araçlarını benimsemeye hazır olduğunu belirtenlerin oranı ise %9’da kaldı. AWS Yeni Zelanda Ülke Müdürü Manuel Bohnet, en büyük engelin beceri eksikliği olduğunu söyledi. Yapay zekâ ve dijital becerilerdeki yetersizliğin yanı sıra diğer işletme öncelikleri ile yeni nesil araçlara veya gerekli altyapıya sınırlı erişim de başlıca sorunlar arasında gösterildi. AWS, birincil sektör çalışanlarının becerilerini geliştirmesi için ücretsiz bir tarım teknolojileri okulu yürütüyor. Lone Star Farm’ın Güney Adası’ndaki beş koyun ve sığır çiftliğinde 30’dan fazla uygulama veya program kullanılıyor. Çiftliğin stok yöneticisi Carey Pawson-Edwards, Halter sanal çit sistemiyle otlağın metabolik enerjisinin 30 gün sonra yaklaşık 1 ila 2 arttığını ve sütten kesim ağırlığının 10 kilogram yükseldiğini söyledi. İşletmede koyunların tamamında elektronik kulak küpeleri bulunuyor; bu sistem, hayvan performansının izlenmesinin yanı sıra Lumina Lamb adlı kuzu programına tedarik ve izlenebilirlik sağlıyor. Pawson-Edwards, üreticiler için temel ölçütün teknoloji yatırımının karşılığını görmek olduğunu, farklı uygulamalar arasındaki entegrasyonun da faydaları artırabileceğini belirtti.

Sırp Tarım Girişimcisi Vera Škulić, FAO’nun 100 Kadın Kahramanı Arasında
Görsel kaynağı: AgroSmart · Özgün haber
Veri haberi

Sırp Tarım Girişimcisi Vera Škulić, FAO’nun 100 Kadın Kahramanı Arasında

Sırp tarım girişimcisi ve arıcı Vera Škulić, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) agro-gıda sistemleri ve kırsal kalkınma alanındaki “100 Kadın Kahraman” girişiminde tanındı. Girişim, FAO tarafından 2026 Uluslararası Kadın Çiftçiler Yılı kapsamında başlatıldı. Škulić, FAO üyesi 131 ülkeden aday gösterilen 609 kadın arasından seçildi. Tanınma, kadın girişimciliğinin ve tarımının geliştirilmesine yaptığı katkı ile Sırbistan’ın kırsal kesimlerindeki kadınların güçlendirilmesine yönelik çalışmaları nedeniyle verildi. Škulić, yaklaşık 200 hektar arazinin işlendiği aile işletmesindeki tarımsal faaliyetlerini arıcılıkla sürdürülebilir üretim çalışmalarıyla birleştiriyor. Ayrıca Sırbistan Agro-Girişimci Kadınlar Derneği aracılığıyla kadın çiftçilere destek veren girişim, konferans ve ağ oluşturma faaliyetleri yürütüyor. FAO, girişimle kadınların tarım ve kırsal kalkınmadaki katkısını görünür kılmayı; kaynak, hizmet, teknoloji, pazar ve karar alma süreçlerine erişim ihtiyaçlarına dikkat çekmeyi amaçlıyor.

Moldova’da Sulama Altyapısına 130 Milyon Avroluk Yatırım
Görsel kaynağı: Realitatea.md · Özgün haber
Veri haberi

Moldova’da Sulama Altyapısına 130 Milyon Avroluk Yatırım

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Moldova’da yaklaşık 130 milyon avro değerindeki projeyle iki merkezi sulama sisteminin modernize edilmesi planlanıyor. Proje kapsamında Ştefan Vodă rayonunda bulunan Masivul Căușeni sistemi ile Criuleni ve Anenii Noi rayonlarındaki Puhăcenii de Sus sistemi yenilenecek. Bu altyapıların toplamda yaklaşık 7 bin hektarlık tarım arazisine hizmet vermesi bekleniyor. Masivul Căușeni sistemi yaklaşık 2 bin hektarlık alanı kapsıyor. Puhăcenii de Sus ise 4 bin 900 hektar için sulama altyapısı sağlayacak. Modernizasyonun ardından iki sistemin, ilgili bölgelerdeki sulama suyu kullanıcıları birliklerinin yönetimine devredilmesi öngörülüyor. Projenin finansmanı Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (BERD) ile Avrupa Birliği’nin kredi ve hibeleriyle sağlanacak. Destek kapsamında Moldova için Reform ve Büyüme Mekanizması da kullanılacak. Tarım Bakanı Eugeniu Osmochescu’nun aktardığına göre yaklaşık 300 tarım üreticisi de maliyetlerin %3’ünü karşılayarak finansmana katkıda bulunacak. Modern altyapının çiftçilere suya daha güvenli erişim sağlaması ve kuraklığın yol açtığı kayıpları azaltması bekleniyor. Yetkililer, mevcut sulama sistemlerinin rehabilitasyonuyla hizmet verilen bölgelerde tarımsal verimliliğin son on yılın ortalamasına göre yaklaşık %50 artabileceğini tahmin ediyor. Moldova’da halen sulama altyapısının rehabilitasyonuna yönelik dokuz proje uygulanıyor.

Namibya Şap Hastalığına Karşı Kontrolleri Sıkılaştırdı, Vaka Sayısı 127’ye Çıktı
Görsel kaynağı: Farmer’s Weekly · Özgün haber
Veri haberi

Namibya Şap Hastalığına Karşı Kontrolleri Sıkılaştırdı, Vaka Sayısı 127’ye Çıktı

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Namibya, Güney Afrika sınırı yakınındaki SAT1 tipi şap hastalığı salgınının yayılmasını önlemek için kontrol önlemlerini sıkılaştırdı. Devlet Başkanı Netumbo Nandi-Ndaitwah’ın 6 Ekim’de açıkladığı verilere göre, hastalık 15 çiftlikte 127 hayvanda doğrulandı. Bu sayı, üç gün önce 11 çiftlikte bildirilen 79 pozitif örneğe göre artış gösterdi. Salgın, eylül sonunda Karasburg Devlet Veteriner Bölgesi’ne bağlı Graswater’da rutin klinik gözetim sırasında tespit edildi. 5 Ekim itibarıyla 20 gözetim ekibi ǁKharas Bölgesi’nde 68 çiftlikte 29.313 hayvanı inceledi ve 10 yol kontrol noktası kuruldu. Namibya Kabinesi’nin onayladığı plan kapsamında Karasburg’da bir kontrol tampon bölgesi oluşturulacak, Namibya-Botsvana sınır çitlerinin bazı bölümleri onarılacak ve Namibya-Güney Afrika sınırı boyunca yüksek riskli alanlara veteriner çitleri kurulacak. Hükümet, müdahale için yaklaşık 190 milyon Namibya doları gerektiğini, bunun yaklaşık 290 kilometrelik yeni hastalık kontrol çitleri için 47 milyon doları kapsadığını tahmin etti. Kontrol bölgesinde uygun hayvanların aşılanması, hedefli itlaf, yoğunlaştırılmış gözetim ve sıkı hareket kısıtlamaları uygulanacak. Aşılama çevreden salgının merkezine doğru ilerleyecek. Tarım Bakanlığı, çiftçileri Veteriner Hizmetleri Müdürlüğü’nün katılımı olmadan hayvan aşılamamaları veya taşımamaları konusunda uyardı. Hastalığın tanınan ari bölgede görülmesi, Namibya’nın aşılamasız şap hastalığından ari statüsünün askıya alınmasına yol açtı. Avrupa Birliği, bu bölgeden taze sığır, koyun ve keçi eti ile bazı işlenmiş ürünlerin girişini geçici olarak durdurdu. Ancak 23 Eylül’den önce sertifikalandırılan taze et sevkiyatları, bireysel AB sınır kontrol noktalarının kararına bağlı olarak bu tarihten itibaren hesaplanan 90 günlük geçiş döneminde kabul edilebilecek. Kısıtlamaların Namibya’daki üretici, tarım işçisi ve işletmeler üzerindeki mali baskıyı artırdığı, Güney Afrika’da ise canlı hayvan arzı ve kırmızı et piyasalarını etkileyebileceği belirtildi.