ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

128 haber · Sayfa 3

Enerji Şoku Tarım Fiyatlarını Artırdı, BM Gıda Krizi Uyarısı Yaptı
Görsel kaynağı: El Universal · Özgün haber
Veri haberi

Enerji Şoku Tarım Fiyatlarını Artırdı, BM Gıda Krizi Uyarısı Yaptı

Birleşmiş Milletlerin tarımsal kalkınma kuruluşu FIDA, enerji maliyetlerindeki artışın küçük çiftçileri zorladığını ve tarım ürünleri fiyatlarını yükselterek olası küresel gıda krizi riskini artırdığını bildirdi. Kuruluşun açıklamasına göre dünya tarım ürünleri fiyatları üçüncü çeyrekte %13 arttı; yükseliş eğilimi hızlanıyor. Orta Doğu'daki çatışmayla bağlantılı hidrokarbon fiyatlarındaki artış, ilkbahardan bu yana gübre ve yakıtı belirgin biçimde pahalılaştırdı. Bu durum tarımsal üretim ile taşımacılık maliyetlerini yükseltirken, enerji giderlerinin küçük üreticiler üzerindeki baskısını artırdı.

Yerli Gıda Üretimi İçin Ortak Çaba Çağrısı
Görsel kaynağı: Uued Uudised · Özgün haber
Veri haberi

Yerli Gıda Üretimi İçin Ortak Çaba Çağrısı

EKRE siyasetçisi Arvo Aller, 14-15 Ekim’de Tartu’da EPA2026 Estonya Tarım Yıllık Fuarı kapsamında düzenlenen siyasi tartışmada, tarım sektörüne ayrılması ele alınan 546 milyonun tamamının tarıma yönlendirilmesini ve sektör içinde dağıtılmasını savundu. Aller, yerli gıda üretiminin güvence altına alınması gerektiğini söyledi. Aller, bunun gıda güvenliği ve krizlere hazırlık açısından önemli olduğunu belirtti. Tarım işletmeleri üzerindeki bürokrasinin azaltılmasını ve kırsal bölgelerde sürdürülebilir yaşam çevresi oluşturulmasını istedi. Kırsal nüfus kaybını önlemek için özel tüketim ve katma değer vergilerinin düşürülmesini, motorlu taşıt vergisinin kaldırılmasını önerdi.

Hollanda, Siber Saldırıların Ardından Gıda Krizleri İçin Plan Hazırlıyor
Görsel kaynağı: BNT News · Özgün haber
Veri haberi

Hollanda, Siber Saldırıların Ardından Gıda Krizleri İçin Plan Hazırlıyor

Hollanda hükümeti, ülkedeki süpermarketleri etkileyen siber saldırıların ardından gıda krizleriyle başa çıkma planı hazırlıyor. Plan kapsamında ulusal düzeyde, kritik ürünlerin en az iki-üç gün yetecek rezervlerinin oluşturulması öngörülüyor. Mağazaların dijital sistemler, ödemeler veya lojistik çalışmadığında kullanılacak alternatif gıda tedarik planlarına ve ek depolara sahip olması isteniyor. Saldırılar, sürekli teslimata ve görece küçük stoklara dayanan sistemde 10 milyon avronun üzerinde zarara yol açtı. Mark Jansen, dijital sistemlere tek başına bağlı olmayan analog bir dağıtım sistemi çağrısı yaptı.

IFAD’dan Küresel Gıda Krizi Uyarısı
Görsel kaynağı: Digi24 · Özgün haber
Veri haberi

IFAD’dan Küresel Gıda Krizi Uyarısı

Birleşmiş Milletler’in (BM) uzman kuruluşu Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu (IFAD), enerji, yakıt ve gübre fiyatlarındaki artışın küresel gıda krizi riskini yükselttiği uyarısında bulundu. IFAD Başkanı Alvaro Lario, gıda fiyatlarının önümüzdeki altı ila dokuz ay boyunca artmaya devam edebileceğini söyledi. Dünya genelinde tarım ürünleri fiyatlarının yılın üçüncü çeyreğinde %13 arttığı belirtildi. Ortadoğu’daki çatışmanın etkisiyle yükselen enerji maliyetleri gübre ve yakıt fiyatlarını artırırken, bu durum hem tarımsal üretimin hem de gıda taşımacılığının maliyetini yükseltti. IFAD’a göre artan gübre ve yakıt giderleri çiftçilerin gelirleri ile nihai gıda fiyatları üzerinde baskı oluşturuyor. Lario, dünya genelinde yaklaşık her üç kişiden birinin sağlıklı beslenmeyi karşılayamadığını belirtti. Baklagiller, sebzeler ve et fiyatlarındaki artışın kırılgan nüfusun besleyici ürünlere erişimini daha da azalttığı aktarıldı. BM’nin aktarılmış verilerine göre gıda güvensizliği yaklaşık 260 milyon kişiyi etkiliyor; gelişmekte olan ülkelerde gıda harcamalarının hane bütçesindeki payı yüksek olduğu için ılımlı artışlar bile yeterli beslenmeyi zorlaştırabiliyor. Küçük çiftçiler, dünya gıda üretiminin yaklaşık üçte birini ve birçok gelişmekte olan ülkede üretimin %70’ine kadarını sağlıyor. IFAD, bu kesimin yükselen maliyetler karşısında en kırılgan gruplardan biri olduğunu belirtti. Lario’ya göre gübre ve yakıt sübvansiyonları kısa vadede baskıyı geçici olarak azaltabilir; ancak tarımın gelecekteki ekonomik ve jeopolitik şoklara dayanıklılığını artıracak uzun vadeli çözümlere ihtiyaç var. G7 ülkeleri de gıda güvensizliği riski taşıyan ülkelere destek amacıyla, özellikle gübre alanında 2,5 milyar dolar seferber etme taahhüdünde bulundu.

Küresel Gıda Krizi Riskiyle Gıda Egemenliği Yeniden Gündemde
Görsel kaynağı: RFI · Özgün haber
Veri haberi

Küresel Gıda Krizi Riskiyle Gıda Egemenliği Yeniden Gündemde

Küresel gıda krizi ihtimali ve gıda egemenliği tartışmaları, tarım ürünleri fiyatlarındaki artışla yeniden gündemin merkezine taşındı. Dünya tarım ürünleri fiyatları üçüncü çeyrekte %13 yükselirken, Birleşmiş Milletler Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu'na (FIDA) atfedilen veri, üretim ve tedarik zincirleri üzerindeki baskının arttığına işaret ediyor. Kuraklık, jeopolitik gerilimler ve enerji maliyetlerindeki yükseliş, tarımdan tüketiciye kadar zincirin tamamını etkiliyor. Enerji fiyatlarının üretim maliyetlerini artırdığı, verimlerin gerilediği ve bazı parsellerde ürünlerin tamamen yok olduğu aktarılıyor. Fransa son 50 yılın en kötü mısır hasadına yönelirken Romanya, yaz boyunca bir milyon hektardan fazla ekili alan kaybetti. Avrupa Komisyonu raporuna göre Avrupa tarımı, iklim kaynaklı olaylar nedeniyle yılda ortalama 28 milyar avro kaybediyor. Bu yıl eşi görülmemiş yoğunlukta duyurulan El Niño'nun üretim zincirini daha da bozabileceği belirtiliyor. Gıda güvensizliği dünya genelinde yaklaşık 260 milyon kişiyi etkiliyor. Ülkelerin gıda açısından kendi kendine yeterlilik oranı gerilerken, dünya ülkelerinin üçte birinden fazlası bugün ihtiyaçlarını kendi üretimiyle karşılayamıyor. Uzun süreli çatışmalar ve jeopolitik gerilimler enerji, tarımsal girdiler ve gıda tedarikini sekteye uğratıyor; Somali, Sudan ve Gazze'de kıtlık riski bildiriliyor. Nijerya'da akut gıda güvensizliği yaşayanların sayısı 36,3 milyona ulaşıyor. FMI, kırılgan hanelere hedefli nakit destekleri veya okul beslenme programları sağlanmasını öneriyor. Bunun yanında ithalata bağımlılığı azaltmak, yerel üretimi tüketiciyle buluşturmak, yaşlanan çiftçi kuşaklarını yenilemek, üreticilere asgari gelir sağlamak ve Ortak Tarım Politikası (OTP) desteklerini daha adil dağıtmak gündeme getiriliyor. Kaynak, bu adımların kamu politikalarıyla hayata geçirilebileceğini belirtiyor.

AB Tarım Bütçesi İçin Müzakereler Sürerken Örgütlerden OTP Çağrısı
Görsel kaynağı: Ruminantia · Özgün haber
Veri haberi

AB Tarım Bütçesi İçin Müzakereler Sürerken Örgütlerden OTP Çağrısı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Avrupa’daki başlıca tarım ve kooperatif örgütleri, Stockholm Bildirgesi ile güçlü, ortak ve yeterli finansmana sahip bir Ortak Tarım Politikası (OTP) talep etti. Copa ve Cogeca’nın çağrısı, Avrupa Birliği’nin 2028-2034 Çok Yıllı Mali Çerçevesi üzerindeki görüşmelerin sürdüğü dönemde geldi. İrlanda Konseyi dönem başkanlığının sunduğu bütçe önerisi henüz onaylanmış değil; liderlerin görüşmesi yalnızca müzakere sürecinin devam ettiğini gösteriyor. Stockholm Bildirgesi, Copa ve Cogeca’nın İsveç’in başkentinde 14-16 Ekim’de düzenlediği 12. Avrupa Çiftçiler Kongresi kapsamında hazırlandı. Kongrede yaklaşık 400 delege ve 54 konuşmacı, rekabetçilik, kuşak yenilenmesi, üretim maliyetleri ve gıda güvenliği gibi başlıkları ele aldı. Örgütler, tarımın Avrupa’nın gıda, yem, yakıt ve lif üretim kapasitesi açısından stratejik bir dayanak olduğunu belirterek OTP’nin bütçesinin en az mevcut düzeyde tutulmasını ve enflasyona göre uyarlanmasını istedi. Copa ve Cogeca ayrıca OTP için ayrı ve korunan bir bütçe, ortak politikanın niteliğinin korunması ve yeniden ulusallaştırmaya yol açabilecek bir yapıdan kaçınılması çağrısında bulundu. Örgütlerin talepleri arasında piyasa ve kriz yönetimi araçlarının güçlendirilmesi, inovasyon, suya dayanıklılık, altyapı, dijitalleşme ve biyoekonomi yatırımları ile daha basit ve orantılı bir OTP de yer aldı. Confagricoltura ve COPA Başkanı Massimiliano Giansanti, bütçe kararlarının Avrupa’nın vatandaşlarını besleme, kırsal alanları destekleme ve rekabetçiliğini koruma kapasitesini etkileyeceğini söyledi. İrlanda başkanlığının 10 Ekim’de yayımlanan önerisi, 2028-2034 dönemi için toplam 1.620 milyar avroluk bütçe öngörüyor. Bu tutar, Avrupa Komisyonu’nun ilk teklifinden yaklaşık %8 daha düşük. Metinde OTP kapsamında çiftçilerin gelir desteğine yönelik en az 261,01 milyar avroluk bir kaynak korunuyor. Öneri ayrıca ulusal planlardaki ilgili kaynakların en az %10’unun kırsal alanlara ayrılmasını ve ulusal tahsislerin %25’ine kadarının krizler ile ara dönem revizyonunda kullanılabilmesini öngörüyor. Ancak bu esneklik, garanti edilmiş ek tarım ödeneği anlamına gelmiyor; nihai kullanım ulusal planlara bağlı olacak. Avrupa Parlamentosu Başkanı Roberta Metsola, revize önerinin geleneksel politikalarla yeni öncelikler arasındaki dengeyi bozabileceği uyarısında bulundu. Metsola, yeni öz kaynakların ulusal bütçeler üzerindeki baskıyı sınırlayabileceğini ve Parlamento’nun müzakerelerin tamamına dahil edilmesi gerektiğini savundu. Avrupa Konseyi anlaşmayı 2026 sonuna kadar tamamlamayı, yasal düzenlemeleri 2027’de kabul etmeyi ve yararlanıcılara finansman akışını Ocak 2028’den itibaren sürdürmeyi hedefliyor.

Fransa’da Kuraklık Hayvancılıkta Yem Krizini Derinleştiriyor
Görsel kaynağı: Pleinchamp · Özgün haber
Veri haberi

Fransa’da Kuraklık Hayvancılıkta Yem Krizini Derinleştiriyor

Fransa’da 2026 kuraklığı, ot büyümesindeki tarihi gerileme nedeniyle hayvancılık işletmelerinin yem stoklarını ve gelecek üretim planlarını zorluyor. Agreste’in 7 Ekim’de yayımladığı verilere göre 30 Eylül itibarıyla kalıcı çayırlardaki kümülatif ot büyümesi, 1989-2018 ortalamasının %42 altında kaldı. Açık, ülkenin neredeyse tamamında %25’i aşarken bazı bölgelerde %60’ın üzerine çıktı. Kaynak, durumun 2003’tekinden de kötü olduğunu ve etkilerin kış sonrasına taşınabileceğini belirtiyor. Bazı işletmelerin 12 aylık stoklarla 13, hatta 14 ay dayanması gerekecek. Meurthe-et-Moselle’de kış için ayrılan rezervlerin üçte biri ağustos sonuna kadar kullanılmıştı; Puy-de-Dôme’da ise silajlık mısır veriminin yarı yarıya düşeceği öngörülüyordu. Sonbahar otlatmasının da bazı bölgelerde aksaması beklenirken, yetiştiriciler normalde kendilerinin ürettiği yemi satın almak zorunda kaldı. Sınırlı arz ve artan rekabet piyasayı sıkılaştırdı; ağustos sonunda Belçika ve İsviçre’den alıcıların da Fransa’dan yem tedarik ettiği aktarıldı. FNB, FNPL, FNO ve FNEC adlı ruminant yetiştiriciliği örgütleri 2 Eylül’de yem açığının teorik maliyetini 5,4 milyar avro olarak hesapladı. Bu hesap üreme ile süt ve et üretimindeki etkileri içermiyor. Piloter sa Ferme’in kurucu ortağı ve çiftçi Sylvain Jessionesse ise işletmelerin 2026 cirosunun giderlerin yalnızca %95’ini karşılayacağını, hektar başına ortalama 75 avro açık oluşacağını ve normal verim koşullarında bile 2027’nin zararla geçebileceğini öne sürdü. Hükümet, Tarım Bakanlığının 4 Eylül’de açıkladığı acil CASI planıyla başlangıçta 1 milyar avronun üzerinde kaynak ayırdı. Tarım Bakanı Annie Genevard 8 Ekim’de bunun nihai destek olmadığını belirterek, işletme sermayesi için toplam 2 milyar avroya kadar faizsiz kredi açıkladı. Devletin faizini üstleneceği krediler yem ve girdilerin finansmanında kullanılabilecek; ilk ödemeler 2026’da başlayacak, 2027 kredileri ise bütçe değişikliğiyle sağlanacak. Ancak kaynak, bu kredilerin yem kıtlığını çözmediğine ve geri ödenmeleri gerektiğine dikkat çekiyor. Üretici örgütleri, çayır kayıpları tazminatında kullanılan ve uydu verilerine dayanan ot büyüme endeksinin birçok işletmenin durumunu yeterince yansıtmadığını savunuyor. Bakanlık, ekim ortasında ilçe bazlı bir harita yayımlayarak saha verilerini uydu verileriyle karşılaştırmayı planladı; sigorta sisteminin korunacağı belirtildi. Yağışların ot büyümesini yeniden başlatabileceği, ancak birikmiş açığı mutlaka kapatmayacağı ifade ediliyor. Sonraki ekimler, hasat verimleri ve satın alınabilir yemlerin durumu, işletmelerin stoklarını yeniden oluşturma kapasitesini belirleyecek.

G7, Gübre Piyasalarındaki Aksaklıklara Karşı 2,5 Milyar Dolar Mobilize Etti
Görsel kaynağı: AgriMaroc · Özgün haber
Veri haberi

G7, Gübre Piyasalarındaki Aksaklıklara Karşı 2,5 Milyar Dolar Mobilize Etti

G7 ülkeleri, Orta Doğu’daki krizin başlamasından bu yana gübre piyasalarındaki aksaklıklara yanıt vermek ve gıda sistemlerinin dayanıklılığını güçlendirmek amacıyla 2,5 milyar dolar mobilize ettiğini açıkladı. Finansman bilançosu 15 Ekim 2026’da Bangkok’ta sunuldu. Fransa Ekonomi Bakanlığı’nın 1127 sayılı açıklamasına göre tutarın neredeyse tamamı hibe biçiminde sağlandı. Finansman, G7 ile bazı ortak ülkelerin Haziran 2026’da kabul ettiği, enerji ve tarımsal girdilerdeki tedarik zinciri bozulmalarına yanıt veren uluslararası eylem planı kapsamında yürütülüyor. Planda Afrika’daki ülkelerde yeni krizlerin önlenmesine öncelik verilirken, gübrelerin fiziksel olarak bulunabilirliği ile çiftçilerin bu ürünleri satın alma mali kapasitesi ayrı sorunlar olarak ele alınıyor. Düzenek kapsamında ticari akışların ve lojistik koridorların sürdürülmesi, en fazla etkilenen işletmelerin nakit akışının desteklenmesi ve uluslararası finans kuruluşlarının araçlarının kullanılması öngörülüyor. Uzun vadeli hedefler arasında piyasa takibinin güçlendirilmesi, entegre toprak verimliliği yönetiminin teşvik edilmesi ve yerel ya da bölgesel gübre üretim kapasitesinin geliştirilmesi bulunuyor. Bununla birlikte açıklanan 2,5 milyar doların tamamı gübre alımlarına karşılık gelmiyor olabilir. Açıklamada ülkelere ve finansman araçlarına göre dağılım ile finanse edilen gübre hacmi verilmedi. Tutar, Bangkok toplantısında serbest bırakılan yeni bir paket değil, Orta Doğu’daki krizin başlangıcından bu yana mobilize edilen finansmanların kümülatif toplamı. Fas bakımından olası ticari etkilerin ise yararlanıcı ülkelere, tahsis koşullarına ve finanse edilen projelere bağlı olacağı belirtildi.

Güney İtalya'da Akaryakıt Protestoları Gıda Tedarikini Zorluyor
Görsel kaynağı: Il Post · Özgün haber
Veri haberi

Güney İtalya'da Akaryakıt Protestoları Gıda Tedarikini Zorluyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

İtalya’nın güneyinde akaryakıt maliyetlerindeki artışa karşı kamyoncuların ve çiftçilerin düzenlediği protestolar Puglia ile Calabria’dan Sicilya, Campania ve Basilicata’ya yayıldı. Eylemler, ana yolların ve otoyol bağlantılarının bloke edilmesine, bazı bölgelerde akaryakıt dağıtımının aksamasına ve marketlerde taze ürün eksikliği görülmesine yol açtı. Sicilya’daki kamyoncu grevinin 22 Ekim’e kadar sürmesi beklenirken, koordinatör Salvatore Bella hükümetten yanıt gelmemesi halinde eylemlerin süresiz devam edebileceğini söyledi. Protestoların arka planında motorindeki sabit özel tüketim vergisi indiriminin 6 Ekim’de sona ermesi ve akaryakıt fiyatının yeniden yükselmesi bulunuyor. Kaynakta ortalama fiyat litre başına yaklaşık 2,30 euro olarak verildi. Sektör derneklerinin durumun ağırlaştığı ve kendiliğinden eylemlerin arttığı yönündeki uyarıları üzerine Ulaştırma Bakanlığı, derneklerle 27 Ekim’de görüşmek üzere toplantı çağrısı yaptı. İtalya İşletmeler ve Made in Italy Bakanı Adolfo Urso, akaryakıt maliyetini sınırlamaya yönelik olası yeni önlemlerin ay sonundaki görüşmeden sonra alınacağını söyledi. Calabria’daki yeni mobilizasyona çiftçiler de katıldı. Bölgesel lojistik federasyonunun organize ettiği 17 kamyoncu eylemi Gioia Tauro Limanı, Lamezia Terme Havalimanı çevresi ve Cosenza ilindeki A2 bağlantıları gibi noktalara yayıldı. Campania’ya uzanan protestolar sırasında Nola ve Nocera-Pagani otoyol çıkışları ile Battipaglia ve Campagna arasındaki bir bölüm geçici olarak kapatıldı. Sicilya’da ise bazı kamyonlar Palermo’daki Santa Lucia rıhtımı girişinde sabit bir bekleme noktası oluşturdu. Basilicata’daki yakıt tedarik sorunları, Taranto’daki Eni rafinerisine tanker erişiminin eski ILVA işçilerinin blokajı nedeniyle kesilmesiyle de bağlantılıydı. İşçiler Cuma sabahı devlet yolu 7 ile Jonica yolundaki geçişleri açtı. Eni, blokajın Puglia ve diğer güney bölgelerindeki istasyonların yanı sıra havalimanları, toplu taşıma işletmeleri, kolluk kuvvetleri ve itfaiyeye yönelik yakıt dağıtımını etkilediğini açıkladı. Şirkete göre Puglia’daki 300 Enilive istasyonunun 150’sinde yakıt kalmamıştı. Puglia’da bazı belediyelerde market raflarının boşaldığı ve akaryakıt istasyonlarında eksiklik yaşandığı bildirildi; Confcommercio Bari ise o sırada mal tedarikinde sorun bulunmadığını açıkladı. Foggia ilindeki Cerignola, San Severo ve Lucera’da birçok markette taze ürünlerin tükendiği aktarıldı. Cerignola’da belediye sivil koruma operasyon merkezi acil durumları yönetmek üzere etkinleştirildi. Protestolar, artan enerji maliyetleri ve gerileyen tarım ürünü fiyatlarıyla ağırlaşan tarım kriziyle birleşti. Bari’de yaklaşık 3 bin zeytin üreticisi gösteri yaptı. Fedagri-Confcooperative, taze meyve-sebze ve diğer bozulabilir gıdaların sevkiyatının korunması gerektiğini belirtti.

Avrupa Tarım Örgütlerinden OTP İçin Stratejik Bütçe Çağrısı
Görsel kaynağı: Agroinformación · Özgün haber
Veri haberi

Avrupa Tarım Örgütlerinden OTP İçin Stratejik Bütçe Çağrısı

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Avrupa’nın başlıca tarım örgütleri ve tarımsal gıda kooperatifleri, 12. Avrupa Çiftçiler Kongresi’nde Avrupa tarımını sağlam temeller üzerinde yeniden kurmak için son fırsatın geldiği uyarısında bulundu. Sektör liderleri, Ortak Tarım Politikası’nın (OTP) ve Avrupa Birliği bütçesinin geleceğine ilişkin kararların Avrupa’nın vatandaşlarını besleme, güvenli, rekabetçi ve dayanıklı kalma kapasitesini belirleyeceğini bildirdi. 14-16 Ekim’de düzenlenen kongrede yaklaşık 400 delege ve 54 konuşmacı; rekabetçilik, dayanıklılık, gıda güvenliği, girdi maliyetleri, inovasyon, yatırım ve kuşak yenilenmesi başlıklarını ele aldı. Toplantı, aşırı hava olaylarının Avrupa tarımsal üretiminin kırılganlığını ortaya koyduğu, savaşların, ticari gerilimlerin ve jeopolitik istikrarsızlığın dünya piyasalarını bozarak enflasyonu ve işletmeler üzerindeki ekonomik baskıyı artırdığı bir dönemde gerçekleştirildi. Copa-Cogeca, Avrupa Komisyonu’nun başlangıç önerisinin Avrupa projesinin temel sütunlarından birini zayıflatacağını savundu. Örgütler, Avrupa Birliği’nin gelecekteki bütçesi ve OTP için mevcut önerilerin tarım politikasının kaynaklarını, ortak niteliğini ve üreticilere sağlayacağı öngörülebilirliği zayıflatma riski taşıdığını belirterek güçlü, ortak ve yeterli finansmana sahip bir OTP çağrısı yaptı. Kongrede kabul edilen Stockholm Deklarasyonu, tarımın Avrupa’nın güvenliği, müdahale kapasitesi ve savunmasının temel sütunlarından biri olarak tanınmasını istedi. Gıda, yem, yakıt ve lif üretimi stratejik varlık olarak tanımlanırken, çiftçiler ve tarımsal gıda kooperatifleri güvenilir ve karşılanabilir gıda arzının korunmasında ön safta gösterildi. Deklarasyon, OTP bütçesinin en az mevcut seviyesinde, enflasyona uyarlanmış ve güvence altına alınmış biçimde korunmasını talep etti. Belgede ayrıca tarımın Avrupa’nın rekabetçilik gündeminin merkezine alınması, piyasaların ve kriz yönetimi araçlarının güçlendirilmesi, inovasyon, su dayanıklılığı, altyapı, dijitalleşme ve biyoekonomiye daha fazla yatırım yapılması savunuldu. Avrupa tarım örgütleri, müzakereler kritik aşamaya girerken önümüzdeki aylarda daha dikkatli ve seferber olacaklarını açıkladı.

Güney Afrika’da Dayanıklı Yerel Gıda Tedarik Zincirleri İçin Destek Çağrısı
Görsel kaynağı: Food For Mzansi · Özgün haber

Güney Afrika’da Dayanıklı Yerel Gıda Tedarik Zincirleri İçin Destek Çağrısı

Güney Afrika’da Dünya Gıda Günü kapsamında, gıda güvensizliğini azaltmak ve dayanıklı yerel gıda tedarik zincirleri kurmak için çiftçilere daha güçlü destek verilmesi çağrısı yapıldı. Gautengli çiftçi Nompumelelo Dhlamini, sürdürülebilir gıda arzı için çiftçilerin çiftlik düzeyinde gerekli kaynaklarla donatılması ve desteklenmesi gerektiğini söyledi. Güvenilir üretim için farklı paydaşların tarım sektörünü korumak ve geliştirmek üzere birlikte çalışması gerektiği belirtildi. Dhlamini, yüksek yakıt ve üretim maliyetlerinin çiftçilerin verimli çalışmasını zorlaştırdığını, yetersiz altyapının ise taze ürünleri perakendecilere ve diğer pazarlara ulaştıran üreticilerde kayıplara yol açabildiğini belirtti. Çiftçilere yönelik politika ve destek programlarıyla sahadaki deneyimler arasında boşluk bulunduğunu söyleyen Dhlamini, eğitim, mentorluk ve sürekli kurumsal desteğin önemine dikkat çekti. Politikaların hazırlanması ve uygulanmasında çiftçilerin görüşlerinin alınmasını öngören tabandan yukarı yaklaşımı savundu. Dhlamini, sürdürülebilir tarıma geçiş için yalnızca politika ve vaatlerin değil, elektrik, yol bakımı ve iletişim altyapısı gibi pratik, erişilebilir ve uzun vadeli desteğin de gerekli olduğunu ifade etti. İletişim eksikliğinin çiftliklerin pazarlara ulaşmasını ve işletilmesini zorlaştırdığını söyledi. Free State’ten mısır çiftçisi Reggie Nkambule de çevre dostu ve maliyet etkin üretime geçişin ancak altyapının iyileştirilmesiyle mümkün olacağını belirtti. Greenpop’tan Ashraf Sirkoth, geleneksel yerel ırkların, yerli hayvan ırklarının ve yabani gıda türlerinin kaybının tarımın dayandığı genetik tabanı daralttığını söyledi. Güvenli arazi kullanım hakkının geleneksel tarımın sürmesi için temel olduğunu belirten Sirkoth, resmi mülkiyet, geleneksel haklar veya uzun vadeli kiralamaların önemine işaret etti. Stellenbosch Business School’dan Prof. Jako Volschenk ise standart dışı küçük, biçimsiz veya rüzgâr hasarlı ürünlerin çorba ve meyve suyu üreten küçük agro-işleme işletmelerine yönlendirilerek gıda israfını azaltmada kullanılabileceğini söyledi.

Küresel Gıda Fiyatları Eylülde Son Dört Yılın Zirvesine Çıktı
Görsel kaynağı: 24KZ · Özgün haber
Veri haberi

Küresel Gıda Fiyatları Eylülde Son Dört Yılın Zirvesine Çıktı

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) gıda fiyat endeksi eylülde 136 puana çıkarak son dört yılın en yüksek seviyesine ulaştı. Endeks aylık bazda %1,5 artarken yükselişte şeker, tahıl ve bitkisel yağ fiyatlarındaki hareket etkili oldu. Tedarik kesintileri, lojistik kısıtlamalar ve olumsuz hava koşulları da fiyatları etkileyen unsurlar arasında gösterildi. BM Genel Sekreteri Sözcüsü Stefan Dujarric, tahıl fiyatlarının eylülde aylık %5,1 arttığını belirtti. Buğday fiyatları, Karadeniz bölgesindeki lojistik sorunlar nedeniyle Ağustos 2023'ten bu yana en yüksek seviyesine çıktı. Mısır fiyatları ise azalan stoklar ve Hürmüz Boğazı'ndaki deniz taşımacılığına ilişkin belirsizlik nedeniyle üç yılın zirvesine ulaştı. Küresel fiyat artışları, gıda yardımına bağımlı bölgelerdeki sorunları da ağırlaştırıyor. Yemen'de yaklaşık 800 bin kişi hayati insani yardımdan mahrum kalırken en ağır durum Taiz kentinde yaşandı. Ülke genelinde 18 milyon kişi akut gıda kıtlığından etkileniyor, yaklaşık iki milyon çocuk ise yetersiz beslenmeyle mücadele ediyor. Dünya Gıda Programı'nın yardımları sürdürebilmesi için 268 milyon dolara ihtiyacı bulunuyor; ek finansman sağlanmazsa yardım hacmi kasımda azalabilir. İklim ve enerji kaynaklı sorunlar da tarımsal üretim ile gıda tedarikini baskılıyor. Somali'de seller ekinleri yok edip yolları tahrip ederken Orta Amerika'da kuraklık sürüyor. Küba'da yakıt kıtlığı tarım makinelerinin çalışmasını, gübre ithalatını ve kentlere gıda sevkiyatını aksattı. Uzmanlar, güvenli ticaret yolları ile toprağa, suya ve gübreye erişimin yanı sıra yerel üreticilerin ve insani yardım mekanizmalarının desteklenmesini öneriyor.

Avrupalı Çiftçiler Stockholm’de Tarımın Güçlendirilmesini İstedi
Görsel kaynağı: Poľnoinfo · Özgün haber

Avrupalı Çiftçiler Stockholm’de Tarımın Güçlendirilmesini İstedi

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Avrupalı çiftçiler, Stockholm’de tarımın stratejik olarak güçlendirilmesi çağrısı yaptı. Copa ve Cogeca tarafından hazırlanan Stockholm Deklarasyonu’na Slovak Tarım ve Gıda Odası Başkanı Jozef Šumichrast da destek verdi. Çiftçiler, yeterli finansman, istikrarlı kurallar ve Ortak Tarım Politikası’nın (OTP) korunması olmadan Avrupa’nın üretim potansiyelini tam kullanamayacağını ve gıda güvenliğini sağlayamayacağını belirtti. Deklarasyon, Avrupa Birliği’nin gelecekteki yönelimi, rekabet gücü, enerji maliyetleri ve yeni bütçesine ilişkin müzakereler sürerken gündeme geldi. Çiftçilere göre gelecek AB bütçesi ile OTP’nin tasarımı, tarım işletmelerinin önümüzdeki yıllardaki çalışma koşullarını belirleyecek. Gıda üretiminin yalnızca ekonomik faaliyet olmadığı; AB’nin güvenliği, hazırlığı ve krizlere dayanıklılığıyla bağlantılı olduğu ifade edildi. Çiftçiler, OTP bütçesinin en az mevcut düzeyde korunmasını ve enflasyonun dikkate alınmasını istiyor. Tarımsal destek kararlarının üye ülkeler arasında kaynak rekabetini ve üreticiler arasındaki koşul farklarını artırmaması gerektiğini savunan çiftçiler, kuralların ve idari yükümlülüklerin de önemli ölçüde basitleştirilmesini talep ediyor. Gelecekteki politikanın farklı doğal koşulları, işletme büyüklüklerini ve bölgelerin ekonomik gerçeklerini dikkate alması isteniyor.

Avrupalı Çiftçilerden Tarımın Stratejik Olarak Güçlendirilmesi Çağrısı
Görsel kaynağı: SITA · Özgün haber

Avrupalı Çiftçilerden Tarımın Stratejik Olarak Güçlendirilmesi Çağrısı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Avrupalı çiftçiler, Stockholm’de tarımın stratejik olarak güçlendirilmesi çağrısı yaptı. Copa ve Cogeca’nın hazırladığı Stockholm Deklarasyonu’na Slovak Tarım ve Gıda Odası Başkanı Jozef Šumichrast da destek verdi. Çiftçiler, yeterli finansman, istikrarlı kurallar ve Ortak Tarım Politikasının korunması olmadan Avrupa’nın üretim potansiyelini tam kullanamayacağını ve gıda güvenliğini sağlayamayacağını belirtti. Buluşma, Avrupa Birliği üyesi ülke liderlerinin Brüksel’de Avrupa ekonomisinin rekabet gücü, enerji maliyetleri ve bütçeyi görüştüğü dönemde gerçekleşti. Slovak Tarım ve Gıda Odasına göre gelecek bütçe ile Ortak Tarım Politikasının düzenlenmesi, Avrupalı çiftçilerin önümüzdeki yıllarda hangi koşullarda üretim yapacağını belirleyecek. Çiftçiler, gıda üretiminin yalnızca ekonomik faaliyet olmadığını; güvenlik, hazırlık ve Avrupa Birliği’nin krizlere dayanıklılığıyla bağlantılı olduğunu vurguladı. Deklarasyon, Ortak Tarım Politikası bütçesinin en az mevcut düzeyde tutulmasını ve enflasyonun uygun biçimde dikkate alınmasını talep ediyor. Tarımsal destek kararlarının üye ülkeler arasında mali kaynak rekabetine ve koşul farklılıklarının derinleşmesine yol açmaması gerektiği belirtiliyor. Çiftçiler ayrıca kuralların ve idari yükümlülüklerin basitleştirilmesini, politikanın doğal koşulları, işletme büyüklüklerini ve bölgesel ekonomik farklılıkları gözetmesini istiyor. İstikrarlı koşulların üretimin sürdürülmesi, rekabet gücünün artırılması ve yeni nesil için alan açılması açısından önemli olduğu bildirildi. SPPK, bu kararların Slovak tarım ve gıda sektörünün yatırımlarını ve yerli üretimini de etkileyeceğini belirtti.

BM'den Hürmüz'de Gübre Taşımacılığı İçin Güvenli Geçiş Mekanizması Önerisi
Görsel kaynağı: Fjala · Özgün haber
Veri haberi

BM'den Hürmüz'de Gübre Taşımacılığı İçin Güvenli Geçiş Mekanizması Önerisi

Birleşmiş Milletler (BM), Hürmüz Boğazı'ndan kimyasal gübre taşıyan gemilerin güvenli geçişini sağlamak için bir mekanizma önerdi. Plan, Washington ile Tahran arasında anlaşmaya varılması halinde 7-10 gün içinde işletilebilecek. BM yetkilisi Jorge Moreira da Silva, ekim sezonunun kaybedilmemesi için anlaşmanın önümüzdeki haftalarda sağlanması gerektiğini söyledi. Çatışma öncesinde küresel üre ticaretinin yaklaşık üçte biri Hürmüz Boğazı'ndan geçiyordu. Boğazdan ayrıca, kimyasal gübre üretiminde önemli bir hammadde olan kükürtün deniz yoluyla taşınmasının neredeyse yarısı yapılıyordu. Taşımacılığın kesintiye uğraması, gübre tedarikinde ithalata bağımlı ülkelerin tarımsal üretimini doğrudan etkileyebilir. BM'nin planında Umman'da bir koordinasyon merkezi kurulması öngörülüyor. Merkez, gemilerin kaydını tutacak, yükleri doğrulayacak ve boğazdan güvenli geçişi düzenleyecek. Moreira da Silva'ya göre günde en az beş geminin geçişi, acil ihtiyaç duyan ülkelerin gübre tedarikini korumaya yeterli olabilir. BM yetkilisi, ekim sezonunun kaçırılmasının tarımsal verimlilikte belirgin düşüşe ve tahıl, yağlı tohum ile hayvansal ürünler dahil gıda fiyatlarında ek baskıya yol açabileceği uyarısında bulundu. ABD-İran görüşmeleri anlaşmanın koşulları ve İran'ın nükleer programı konusundaki anlaşmazlıklarla sürerken BM, gübre taşımacılığı mekanizmasının daha geniş barış ve bölgesel seyrüsefer özgürlüğü görüşmeleriyle paralel yürütülmesini istiyor.

Miçotakis’ten Enerji Desteği ve Ortak Tarım Politikası Kesintisine İtiraz
Görsel kaynağı: Philenews · Özgün haber
Veri haberi

Miçotakis’ten Enerji Desteği ve Ortak Tarım Politikası Kesintisine İtiraz

Yunanistan Başbakanı Kyriakos Miçotakis, Brüksel’deki Avrupa Birliği zirvesine girişinde, enerji krizi nedeniyle haneler ve işletmeler için ek Avrupa tedbirleri ve daha fazla esneklik çağrısı yaptı. Komisyonun ilave müdahaleleri incelemesine yönelik bir davetin zirve sonuçlarına eklenmesini isteyen Miçotakis, enerji görüşmelerinin mevcut toplantıda tamamlanmasını beklemediğini söyledi. Miçotakis, İrlanda başkanlığının yeni Çok Yıllı Mali Çerçeve önerisinde uyum politikaları ile Ortak Tarım Politikası’nda kesintiyi kabul etmeyeceklerini belirtti. Yunanistan’ın 16 ülkeli uyum dostları grubunda yer aldığını hatırlatan başbakan, müzakerelerin aralık ayındaki Avrupa Konseyi toplantısında tamamlanmasını beklediğini ifade etti. Ayrıca destek gördüğünü söylediği göç krizleri mekanizmasının, olağanüstü durumlarda iltica başvurularının askıya alınmasına ve toplu geri dönüşlere izin vermesini öngördüğünü aktardı.

Kıbrıs’ta Süt Sektöründe Üretici Zararı ve İşleme Yoğunlaşması
Görsel kaynağı: Philenews · Özgün haber
Veri haberi

Kıbrıs’ta Süt Sektöründe Üretici Zararı ve İşleme Yoğunlaşması

Kıbrıs Rekabeti Koruma Komisyonunun (ΕΠΑ) sektörel araştırması, keçi, koyun ve inek sütü üretimi ile hellim işleme ve ihracatında üreticiler ile büyük sanayi kuruluşları arasındaki pazarlık gücü ve kârlılık farklarını ortaya koydu. 22 Temmuz 2022-25 Temmuz 2023 dönemini kapsayan incelemede, üretici örgütlenmesi, fiyat oluşumu, ithal yem bağımlılığı ve 22 Temmuz 2022 tarihli çerçeve anlaşmanın uygulanması değerlendirildi. Keçi-koyun sütü sektöründe yaklaşık 2.066 işletme 2023’te toplam 84,3 milyon litre üretim yaptı. Sütün yalnızca %20’si örgütlü üretici grupları üzerinden pazarlanırken, %80’i bireysel üreticiler tarafından doğrudan mandıralara satıldı. Araştırma, bu parçalı yapının üreticilerin pazarlık gücünü sınırladığını belirtiyor. İnek sütünde ise 275 işletme yaklaşık 300 milyon litre üretim yapıyor ve Pan-Kıbrıs Sığır Yetiştiricileri Örgütü pazarlamanın yaklaşık %70’ini kontrol ediyor. İşleme aşamasında yoğunlaşma daha belirgin. Kayıtlı 108 mandıraya rağmen yedi büyük sanayi kuruluşu hellim ihracatının %80’inden fazlasını kontrol ediyor. Araştırmanın sonuç bölümünde ayrıca beş büyük işletmenin pazarın %74,6’sına sahip olduğu belirtiliyor; haberde bu iki ölçümün kapsamı ayrıntılandırılmıyor. Tarım Bakanlığının aktarılan değerlendirmesine göre mandıralar, uluslararası pazarlarda rekabet edebilmek için düşük hammadde fiyatı talep ediyor ve bu baskı daha dağınık durumdaki keçi-koyun üreticilerine yansıyor. Maliyet verileri üretici tarafındaki baskıyı somutlaştırıyor. 500 hayvanlık örnek işletmeler üzerinden yapılan hesaplamada keçi sütünde ortalama üretim maliyeti litre başına 1,18 avro, zarar 0,33 avro; koyun sütünde ise maliyet 1,78 avro, zarar 0,38 avro olarak hesaplandı. Buna karşılık büyük mandıraların net kâr marjı 2021-2023 döneminde %4 ile %14 arasında değişti. Bazı işletmeler 2022’deki enerji krizinden geçici olarak etkilendi. Sektörün devlet ve Avrupa destekleriyle ayakta kaldığı belirtildi. Kıbrıs’taki taze inek sütü fiyatının AB ortalamasından kilogram başına ortalama 0,1358 avro daha yüksek olduğu bildiriliyor. Araştırma bu farkı ada yapısı, yüksek navlun ve yem ihtiyacının %90’a varan bölümünün ithal edilmesiyle ilişkilendiriyor. Çerçeve anlaşmada keçi sütü için litre başına 0,80-0,90 avro, koyun sütü için 1,35-1,45 avro asgari güvenlik fiyatı ve inek sütünde en az 0,05 avro artış öngörüldü; bu seviyelere uyulduğu, bazı durumlarda üreticiler lehine aşıldığı ve mandıraların tüm sütü alma yükümlülüğünü yerine getirdiği kaydedildi. ΕΠΑ, anlaşmanın rekabet açısından teorik sorunlara rağmen AB’nin Ortak Piyasa Düzeni kapsamındaki 1308/2013 sayılı düzenlemeyle korunduğunu belirtiyor. Komisyon, yapısal sorunların azaltılması için küçük işletmelerin büyütülmesini veya birleştirilmesini, yerli uzun ömürlü süt üretiminin geliştirilmesini ve yem üretimine hedefli kamu desteği verilmesini öneriyor. Sürekli kamu desteklerinin uzun vadede yalnızca geçici rahatlama sağlayacağı uyarısında bulunan ΕΠΑ, sektörün sürdürülebilirliği için modernizasyon, şeffaflık ve ekonomik bağımsızlık gerektiğini belirtiyor.

BM, Hürmüz'den Gübre Geçişi İçin ABD-İran Anlaşması İstedi
Fotoğraf: UN warns failure to activate Hormuz fertiliser plan could trigger food crisis · Kaynağın lisans bilgisi
Veri haberi

BM, Hürmüz'den Gübre Geçişi İçin ABD-İran Anlaşması İstedi

ABD ile İran'ın, gübrelerin Hürmüz Boğazı'ndan geçişini kolaylaştıracak Birleşmiş Milletler (BM) destekli plan üzerinde birkaç hafta içinde anlaşamaması, Asya ve Afrika'nın bazı bölgelerinde gıda güvenliği krizine yol açabilir. Planı yürüten BM Genel Sekreter Yardımcısı Jorge Moreira da Silva, anlaşma sağlanmazsa ekim döneminin kaçırılabileceğini söyledi. BM, gübre geçişini kolaylaştırmak amacıyla mart ayında bir görev gücü oluşturdu ancak mekanizma henüz uygulanmadı. Moreira da Silva, Washington ve Tahran'ın anlaşması halinde planın 7-10 gün içinde devreye alınabileceğini belirtti. Ona göre ekim döneminin kaçırılması tarımsal verimliliği düşürebilir ve fiyatlar üzerindeki etkiyi artırabilir. Savaştan önce Hürmüz Boğazı, küresel ticarete konu ürenin yaklaşık üçte birini ve deniz yoluyla taşınan kükürdün yaklaşık yarısını taşıyordu. Uluslararası Gıda Politikası Araştırma Enstitüsü, Körfez bölgesinden gübre sevkiyatlarının çatışmanın başlamasından altı aydan fazla süre sonra büyük ölçüde durduğunu bildirdi. Uluslararası Ticaret Odası'nın ağustos raporuna göre, kesintinin sürmesi halinde emtia fiyatları tahıllarda %81'e, yağ bitkilerinde %66'ya ve hayvansal ürünlerde %30'a kadar yükselebilir. Önerilen operasyonda Umman'da kurulacak koordinasyon merkezi gemileri kaydedecek ve güvenli geçişi koordine edecek. BM gözlemcileri yüklemeyi doğrulayacak, gemiler transit sırasında izlenecek ve gerekirse ek denetimler yapılacak. İran ile ABD, hazirandaki geçici ateşkesin çökmesinden bu yana arabulucular üzerinden öneri alışverişi yapıyor. Ancak Hürmüz'ü yeniden açma çabaları Tahran'ın koşulları ve Washington'ın İran'ın nükleer programını baştan ele alma ısrarı nedeniyle durmuş durumda. Karadeniz'deki gemi saldırıları, Kızıldeniz'deki Husilerin saldırıları ve iklim krizi de küresel gıda güvenliği üzerindeki baskıyı artırıyor.

Katalonya'da Çiftçiler Traktörlerle Yol Kapattı
Görsel kaynağı: Haber Kıbrıs · Özgün haber
Veri haberi

Katalonya'da Çiftçiler Traktörlerle Yol Kapattı

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

İspanya'nın Katalonya bölgesindeki çiftçiler, indirimli mazot ve tarım politikalarında reform talebiyle traktörleriyle yol kapattı. Tarım işçileri sendikalarının çağrısıyla Barselona'da yoğunlaşan eyleme 200'e yakın traktör ve 1000'den fazla kişi katıldı. Çiftçiler, Katalonya'nın farklı noktalarından sekiz güzergâh üzerinden kente giriş yaptı. Eylemciler, maliyet artışı, haksız rekabet ve iklim krizi kaynaklı üretim aksaklıklarına çözüm istedi. Talepler arasında ürünlere adil fiyat verilmesi, kriz dönemlerinde doğrudan yardım, üretim maliyetlerini azaltacak önlemler, kaliteli suya erişim ve tarım arazilerinin büyük ölçekli projelere karşı korunması yer aldı. Unio de Pagesos sendikasının koordinatörü Raquel Serrat, tarım sektörünün stratejik niteliğini koruyacak yapısal önlemler alınması çağrısı yaptı. Bazı sendikalar ise 28 Ekim'de Madrid'de ulusal çapta traktörlü gösteri düzenlenmesi çağrısında bulundu.

Akdeniz’de Zeytinyağı Fiyatları Geriledi, Çiftçiler Maliyet Baskısıyla Karşı Karşıya
Görsel kaynağı: Bold News Albania · Özgün haber
Veri haberi

Akdeniz’de Zeytinyağı Fiyatları Geriledi, Çiftçiler Maliyet Baskısıyla Karşı Karşıya

Akdeniz bölgesinde zeytinyağı piyasası, iki yıllık kuraklığın ardından üretimin yeniden artmasıyla oluşan arz fazlasının baskısı altında. İtalya, İspanya ve Yunanistan’daki sızma zeytinyağı toptan fiyatlarının birkaç ay içinde yaklaşık yarı yarıya gerilediği, bu durumun üreticileri ciddi zarar ve iflas riskiyle karşı karşıya bıraktığı bildiriliyor. İtalya’da kilogram başına fiyat 9,20 avrodan yaklaşık 4 avroya düşerken, kaynak bu gerilemeyi %47’lik değer kaybı olarak veriyor. İspanya ve Yunanistan’da ise fiyatların kilogram başına 3,40-3,65 avroya kadar indiği belirtiliyor. Gübre, traktör yakıtı ve işçilikteki maliyet artışları nedeniyle bir kilogram yağın üretim maliyetinin en az 7 avro olduğu hesaplanıyor. Fiyat baskısının başlıca nedenlerinden biri olarak İspanya’nın yüksek üretimi gösteriliyor. Ülkenin bu yıl yaklaşık 1,6 milyon ton zeytinyağını piyasaya sunmasının beklendiği ve bunun geçen yıla göre %29 artış anlamına geldiği aktarılıyor. Bu miktarın işleme sanayisini doyurduğu ve küçük yerli çiftçilerin pazarlık gücünü azalttığı ifade ediliyor. Avrupa’daki tarım örgütleri ayrıca Tunus gibi AB dışı ülkelerden gümrüksüz ithalat konusunda uyarıda bulunuyor; büyük şirketlerin yaklaşık 3,50 avroluk ucuz yağı karıştırarak sertifikalı Avrupa ürününün değerini düşürdüğü öne sürülüyor. Hasat kampanyasının yeni başladığı dönemde çiftçiler, maliyetin altında satacakları ürün için işçi ve sıkım tesisi giderlerini karşılamakla zeytinleri ağaçta bırakmak arasında seçim yapmak zorunda kalıyor. Bari’de 2 binden fazla çiftçinin protesto düzenlediği, Endülüs’te de gösteri çağrıları yapıldığı belirtiliyor. Kaynakta, Avrupa Birliği’nin doğrudan hibeler sağlaması veya maliyetin altında satışları engelleyen yasaları uygulaması olası müdahale seçenekleri olarak aktarılıyor.

İspanyol Çiftçiler Traktörlerle Barselona’ya Gitti
Görsel kaynağı: 1in.am · Özgün haber

İspanyol Çiftçiler Traktörlerle Barselona’ya Gitti

Katalonya’nın farklı bölgelerinden çiftçiler, tarım sektöründeki krizlere çözüm talebiyle traktör konvoyları halinde Barselona’ya gitti. TASS’ın aktardığı habere göre gösterinin, Katalonya hükümet delegasyonu binası ile bölgesel tarım departmanı önünde yapılması planlandı. Çiftçiler birliği; yakıt, elektrik, yem ve gübre maliyetlerindeki artışın yanı sıra dış rekabeti, iklim değişikliğinin üretimdeki aksamalarını, hayvan hastalıklarını ve yaban hayvanlarının zararını gündeme getirdi. Birlik acil mali yardım, tarım ürünlerinde KDV indirimi, sulama elektriğinde özel tarifeler ve profesyonel tarımsal dizel yakıtında asgari vergi oranı talep etti.

Mısır Kızılayı Gazze’ye 295. Yardım Konvoyunu Gönderdi
Görsel kaynağı: Al-Watan Egypt · Özgün haber

Mısır Kızılayı Gazze’ye 295. Yardım Konvoyunu Gönderdi

Mısır Kızılayı, 14 Ekim 2026 Çarşamba sabahı “Zad el-Izza 295” adlı yardım konvoyunu Gazze Şeridi’ne gönderdi. Konvoyda 2.850 tondan fazla çeşitli insani yardım malzemesi taşındı. Yükün 1.591 tondan fazlasını gıda kolileri ve un oluştururken, 204 tondan fazla tıbbi malzeme, tedavi ilaçları ve yardım malzemesi de konvoyda yer aldı. Hastaneler ve hayati tesislerin işletilmesi için 1.085 tondan fazla petrol ürünü gönderildi. Kış yaklaşırken Gazze halkına 2.100’den fazla battaniye ve 440’tan fazla giysi parçası ulaştırıldı. Zarar gören Filistinli ailelerin barınması amacıyla 1.188’den fazla çadır da yardım malzemeleri arasında bulundu. Mısır Kızılayı, kriz başladığından bu yana sınırda faaliyet gösterdiğini ve lojistik merkezlerini yardım girişleri için hazır tuttuğunu belirtti. Kurum, Gazze’ye ulaştırılan toplam yardımın 1 milyon tonu aştığını ve çalışmalara 75 binden fazla gönüllünün katıldığını açıkladı.

ABD Tarımında Borç 2026’da 605,1 Milyar Dolara Ulaşabilir
Görsel kaynağı: Exame · Özgün haber
Veri haberi

ABD Tarımında Borç 2026’da 605,1 Milyar Dolara Ulaşabilir

ABD’de tarımsal borcun 2026’da 605,1 milyar dolara ulaşmasının beklendiği bildirildi. Mali durumun kötüleştiği bir dönemde yapılacak ara seçimler, çiftçilerin Donald Trump’a desteğini sınayabilir. Sektörde dizel maliyetinin %67 artması ve iflasların yükselmesi, tarım işletmelerini baskı altında bırakıyor. Bu mali kriz, Trump yönetimi ve Beyaz Saray için siyasi bir soruna dönüşme riski taşıyor.

İtalya Tarım Makineleri Pazarında Yaz Döneminde Sert Düşüş
Görsel kaynağı: Terra e Vita · Özgün haber
Veri haberi

İtalya Tarım Makineleri Pazarında Yaz Döneminde Sert Düşüş

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

İtalya’da tarım makineleri pazarı, Temmuz-Eylül 2026 döneminde 2025’in aynı dönemine göre tüm ana makine gruplarında geriledi. Satışlar traktörlerde %13,8, biçerdöverlerde %37,5, transporterlerde %18,2, teleskopik yükleyicilerde %16,2 ve römorklarda %5,6 düştü. Veriler, FederUnacoma tarafından İtalya Ulaştırma Bakanlığı kayıtları temel alınarak hazırlandı. Ocak-Eylül 2026 toplamında traktör satışları 12.290 adette kaldı ve %3,3 geriledi. Transporter satışları 542 adetle %11,4, römork satışları ise 5.685 adetle %6,1 düştü. Buna karşılık biçerdöver tescilleri 235 adede çıkarak %12,4, teleskopik yükleyici tescilleri de 916 adede ulaşarak %9,3 arttı; kaynak, bu iki kategorinin sonucunun yaz aylarındaki yavaşlamadan etkilendiğini belirtti. FederUnacoma Başkanı Mariateresa Maschio, yavaşlamayı jeopolitik istikrarsızlık, yeniden yükselen enflasyon, üretim maliyetlerindeki artış ve ilkbahar sonu ile yaz döneminde etkili olan iklim krizi sonuçlarıyla ilişkilendirdi. Bu koşulların tarım işletmelerini zorladığı ve yeni teknoloji alımlarına yönelik isteği azalttığı belirtildi. Traktör satışlarındaki düşüşün ABD, Fransa, Almanya, Türkiye ve Brezilya gibi stratejik pazarlarda da görüldüğü aktarıldı. Maschio, yeni pazarlara erişim, makine alımlarına kamu desteği ile araştırma ve eğitim yatırımlarını içeren bir strateji önerdi. Ismea Yenilik Fonu ve Inail güvenlik çağrısı, İtalya’da makine parkının yenilenmesi ve yeni teknolojilerin yaygınlaştırılmasını destekleyen araçlar arasında gösterildi. FederUnacoma ayrıca araştırma ile üretim arasındaki bağlantıyı güçlendirmek amacıyla Crea ile işbirliği anlaşması imzaladı.