ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

999 haber · Sayfa 32

Romanya’da Gübre Desteği İçin 59,95 Milyon Euroluk Proje
Görsel kaynağı: AgroTV · Özgün haber
Veri haberi

Romanya’da Gübre Desteği İçin 59,95 Milyon Euroluk Proje

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Romanya Tarım ve Kırsal Kalkınma Bakanlığı, 2026’da gübre fiyatlarındaki artıştan etkilenen bitkisel üreticilere acil finansal destek verilmesini öngören hükümet karar taslağını kamuoyu görüşüne açtı. Taslakta, Avrupa Birliği kaynaklarından ayrılan 29.977.500 avronun devlet bütçesinden eşdeğer katkıyla artırılması ve toplam desteğin 59.955.000 avroya, yaklaşık 314,37 milyon leiye çıkarılması öneriliyor. Destek tutarı ürüne göre hektar başına 14,78 ila 100,60 avro arasında değişecek. Buğday, mısır, ayçiçeği, kolza, patates, şeker pancarı ile açık alan, sera ve seradaki sebzeler kapsamda bulunurken arpa ve soya listede yer almıyor. Yardım, 2026 için ödeme amacıyla belirlenen alanlar ve 28 Şubat-15 Ekim 2026 arasında yapılan gübre alımlarını gösteren belgeler temelinde verilecek. Uygun üreticiler arasında gerçek kişiler, yetkilendirilmiş gerçek kişiler ve tüzel kişiler sayılıyor. Başvurular, düzenlemenin yürürlüğe girmesinden sonra belirlenecek dönemde APIA merkezlerine yapılacak; gübre alımına ilişkin fiş veya faturalar kurum tarafından denetlenecek. Taslak ayrıca her ürün için desteklenebilecek hektar sayısına bir üst sınır getiriyor. Başvuruların, başvuru döneminin başlamasından itibaren 15 iş günü içinde alınması planlanıyor. Ödemeler, uygunluk koşullarına ilişkin kontroller tamamlandıktan sonra yapılacak ve en geç 28 Şubat 2027’de sonuçlandırılacak. Düzenleme henüz nihai karar niteliği taşımıyor; taslak için yazılı görüş alınacak ve kamuya açık bir görüşme düzenlenecek.

AB’de Meyve ve Sebze Üretici Örgütlerine Destek Tartışması
Görsel kaynağı: AgriMaroc · Özgün haber

AB’de Meyve ve Sebze Üretici Örgütlerine Destek Tartışması

Belçika, Avrupa Birliği’nin 2027 sonrası tarım politikasında meyve ve sebze üretici örgütlerine yönelik destek programlarının korunmasını istedi. Talep, 28 ve 29 Eylül 2026’da toplanan Avrupa Birliği tarım bakanları toplantısında gündeme taşındı. Belçika, üretici örgütleri için açık ve ortak bir Avrupa çerçevesinin sürdürülmesini savundu. Ortak Piyasa Düzeni (OCM) kapsamında uygulanan programlar; üretimin planlanması, arzın bir araya getirilmesi, kalite yatırımları, yenilik, iklim değişikliğine uyum ve krizlerin önlenmesiyle yönetilmesini destekliyor. Belçika’ya göre bu yapı, üreticilerin ortak yatırım yapmasına ve ticari görüşmelerdeki konumlarını güçlendirmesine yardımcı oluyor. Tartışmanın odağında, mevcut sektörel yaklaşımın zayıflatılması veya desteklerin daha geniş ulusal finansman çerçevelerine dahil edilmesi ihtimali bulunuyor. Belçika, bazı üretici ve pazarlama kuruluşlarının birden fazla Avrupa Birliği ülkesinde faaliyet göstermesi nedeniyle ortak ve tutarlı kuralların korunmasını istiyor. Programların kaldırılmasına ilişkin henüz karar verilmedi; konu, 2027 sonrası Ortak Tarım Politikası müzakereleri kapsamında ele alınıyor. Gelecekteki finansman kuralları, üretici örgütlerinin yoğun bulunduğu İspanya ve İtalya’daki yatırım, arz organizasyonu ve kriz yönetimi kapasitesini etkileyebilir. Bu ülkeler Faslı ihracatçılarla aynı pazarlarda faaliyet gösterse de, kaynak mevcut aşamada fiyatlar veya Fas ihracatının rekabet gücü hakkında kesin bir sonuç çıkarılamayacağını belirtiyor.

İspanya’da Tarım Sektörü Yetersiz Bulduğu Önlemler İçin Eylemleri Sürdürecek
Görsel kaynağı: Agroinformación · Özgün haber
Veri haberi

İspanya’da Tarım Sektörü Yetersiz Bulduğu Önlemler İçin Eylemleri Sürdürecek

İspanya’daki tarım sektörü, 29 Eylül’de Bakanlar Kurulunca onaylanan önlemlerin temel sorunları çözmediğini belirterek ülke genelindeki mobilizasyonları sürdürme kararı aldı. Tarım örgütleri, mart ayında çıkarılan düzenlemenin uzatılmasıyla tarımsal motorin desteğinin litre başına 20 sentte tutulmasını yetersiz buluyor. Örgütlere göre destek, motorin fiyatlarının son altı ayda yükselmesine rağmen değişmedi ve tarımsal faaliyetlerin yoğunlaştığı dönemde üreticilerin artan faturalarını karşılamıyor. Bu dönemde ekim, üzüm hasadı, mısır üretimi ve yaklaşan zeytin hasadı öne çıkıyor. Tarım örgütleri, maliyet baskısını tahıl üretimi üzerinden de açıkladı. Kurak koşullarda üretilen bir hektar tahılın maliyetinin bir yılda 630,75 avrodan kaynakta 766,93 avro olarak verilen seviyeye çıktığını, bunun %21,6’lık artış anlamına geldiğini bildirdi. Aynı açıklamaya göre motorin maliyeti %51, gübre maliyeti %20 artarken buğdayın üretici fiyatındaki yükseliş %14’te kaldı. Örgütler, önümüzdeki günlerde eylem takvimini netleştirecek. Planlanan etkinlikler arasında Tarım Bakanlığı önünde ve özerk bölgelerde büyük katılımlı gösteriler bulunuyor.

Irak’ta FAO İş Birliğiyle Tarım Projesi Başlatıldı
Görsel kaynağı: NINA — Irak Ulusal Haber Ajansı · Özgün haber

Irak’ta FAO İş Birliğiyle Tarım Projesi Başlatıldı

Irak Tarım Bakanlığı, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ile iş birliğini güçlendirmeye yönelik bir proje etkinliği düzenledi. Dünya Bankası tarafından finanse edilen proje, çiftlik yönetiminin iyileştirilmesini, toplama modellerinin geliştirilmesini ve üreticilerin desteklenmesini hedefliyor. Etkinlikte projenin amaçları, bileşenleri, çalışma planı ve uygulama programı tanıtıldı. Tarım Bakanı Abdulrahim Casım el-Şemmeri, ortaklığın Irak tarım sektörünü ve üretimi destekleyerek sürdürülebilir tarımsal kalkınmaya katkı sağlayacağını belirtti.

Bulgaristan’da Meyve-Sebze ve Hayvancılık İçin Yerel Danışma Konseyleri Görüşülüyor
Görsel kaynağı: Agrozona · Özgün haber

Bulgaristan’da Meyve-Sebze ve Hayvancılık İçin Yerel Danışma Konseyleri Görüşülüyor

Bulgaristan Tarım ve Gıda Bakanlığı, ülke genelinde belediye danışma konseyleri oluşturulması olasılığına ilişkin görüş alışverişi kampanyası başlattı. Meyve ve sebze ile hayvancılık sektörlerine yönelik konseylerin kurulmasına ilişkin ilk çalışma toplantıları başladı ve görüşmelerin Ekim 2026 sonuna kadar sürmesi planlanıyor. Toplantılara tarım üreticileri davet edilirken, etkinliklerde konseylerin çalışma konseptinin tanıtılması amaçlanıyor. Bakanlık, yerel düzeyde üreticilerle doğrudan bağ kurmayı; bölgesel sorunların ele alınmasını, iyi uygulamaların paylaşılmasını ve üreticilere uzmanlık ile kurumsal destek sağlanmasını hedefliyor. Toplantı ayrıntıları il tarım müdürlüklerince duyurulacak.

Fas’ın Büyüyen Kırmızı Meyve Sektörü Şili Tarım Teknolojisine Pazar Açıyor
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber

Fas’ın Büyüyen Kırmızı Meyve Sektörü Şili Tarım Teknolojisine Pazar Açıyor

Fas, Avrupa’ya yakınlığı, kısa lojistik süreleri ve yeni genetik kullanımı sayesinde uluslararası kırmızı meyve pazarındaki konumunu güçlendiriyor. Bu gelişme, Avrupa pazarlarında Fas’ı Şili için belirli ürünlerde daha güçlü bir rakip haline getirirken, Şilili tarım teknolojisi ve hizmet şirketleri açısından yeni bir pazar oluşturuyor. Tanca’da düzenlenen Uluslararası Kırmızı Meyveler Semineri’nde üreticiler, uzmanlar, kurumlar ve şirketler Fas sektörünün gelişimini ve iki ülke arasındaki ticari iş birliği olanaklarını değerlendirdi. Hortifrut’un yöneticilerinden Álvaro Villalba, Fas’ın rekabet gücünde ticari dönem, genetik, teslimat süresi ve meyve özelliklerinin birlikte rol oynadığını belirtti. Çeşit seçiminin hedef pazar ve varış zamanının yanı sıra meyve iriliği, sertlik, tat ve ticari ömür gibi özelliklere göre şekillendiği aktarıldı. Fas’taki üretim artışı, üretim teknolojileri, ekipman ve uzmanlaşmış hizmetlerin yanı sıra kaynak kullanım verimliliği, hassas tarım, su yönetimi, genetik ve kalite alanlarında talep yaratıyor. ProChile, yerel sektör temsilcileriyle bağlantı kurmak ve Şilili şirketlerin tekliflerini tanıtmak amacıyla seminere şirketlerle birlikte katıldı. Şili’nin Fas’la ilişkisi yalnızca doğrudan meyve ticaretiyle sınırlı görülmüyor. Fas’ın Afrika, Avrupa ve Orta Doğu arasındaki konumu, Şilili şirketlere bölgesel ticari ağlar ve pazar bilgisi açısından fırsat sağlayabilir. Ancak bu potansiyelin somut projelere, hizmetlere ve ticari ilişkilere dönüşmesi, Tanca’da kurulan temasların nasıl ilerleyeceğine bağlı olacak.

Mürver Yetiştiriciliği Meyve Üreticilerinin İlgisini Çekiyor
Görsel kaynağı: Večernje novosti · Özgün haber
Veri haberi

Mürver Yetiştiriciliği Meyve Üreticilerinin İlgisini Çekiyor

Sırbistan’da meyve üreticilerinin mürver yetiştiriciliğine ilgisinin arttığı bildirildi. Haberde, bu bitkinin diğer meyve türlerine kıyasla daha düşük yatırımla yetiştirilebildiği, hektar başına ortalama 10-12 ton verim alınabildiği ve üreticilerin hektar başına 4.200 avronun üzerinde gelir elde edebildiği aktarılıyor. Meyve suyu ve tatlı sektörlerinde mürvere yönelik talebin artması da yetiştiriciliğin cazibesini artıran unsurlar arasında gösteriliyor. Horgoš’taki üreticilerden Jene Şerfeze, uygun bilgi ve hava koşulları sağlandığında verimin iki katına çıkabileceğini belirtiyor. Mürverin kolay çoğaldığı, kimyasal mücadele gerektirmediği ve hasadının fazla zahmetli olmadığı ifade ediliyor. Budama işlemi kasım ayında başlıyor; sonrasında bahçede temel bakımın yeterli olduğu belirtiliyor. Bu özelliklerin işçilik ve üretim maliyetlerini sınırladığı, bitkiyi organik üretime de uygun hale getirdiği kaydediliyor. Habere göre mürver çiçeği de pazarda talep görüyor ancak üreticiler, gelirinin daha yüksek olması nedeniyle çoğunlukla ağustos sonundaki meyve hasadını bekliyor. Bitkinin meyveleri reçel, rakı, çay ve porto şarabı üretiminde kullanılabiliyor. Novi Sad Ziraat Fakültesinden Profesör Vladislav Ognjanov, bitkinin her bölümünden yararlanılabildiğini ve mürverin 70’ten fazla kullanım alanı bulunduğunu söylüyor. Avrupa’da sentetik boyaların yasaklanmasının ardından mürverin gıda sanayisinde doğal boya olarak kullanımının da arttığı aktarılıyor. Avrupa Birliği’nin çeşitli kalkınma fonlarıyla meyvecilik dahil tarımın modernizasyonunu desteklediği belirtiliyor.

Litvanya’da Uygunsuz Etiketli Gübrelerin Piyasaya Arzı Yasaklandı
Görsel kaynağı: Mano Ūkis · Özgün haber

Litvanya’da Uygunsuz Etiketli Gübrelerin Piyasaya Arzı Yasaklandı

Litvanya Devlet Bitki Servisi (VAT), uygunsuz şekilde etiketlenen gübrelerin piyasaya arzını yasakladı. Karar, gübre ürünlerinin piyasaya sunulmasına yönelik denetimler sırasında tespit edilen usulsüzlüklerin ardından alındı. Denetimlerde, Litvanyalı üreticiler tarafından imal edilen bazı gübre ürünlerinin CE işaretiyle hukuka aykırı biçimde etiketlendiği belirlendi. Kaynakta, söz konusu ürünlerin veya üreticilerin ayrıntıları yer almıyor.

AB Tarım Bakanları 2027 Sonrası OTP, Gübre ve Kuraklığı Görüştü
Görsel kaynağı: AgriMaroc · Özgün haber
Veri haberi

AB Tarım Bakanları 2027 Sonrası OTP, Gübre ve Kuraklığı Görüştü

AB tarım bakanları, 28 Eylül 2026'da Brüksel'de düzenlenen Tarım ve Balıkçılık Konseyi toplantısında 2027 sonrasında uygulanacak Ortak Tarım Politikası (OTP), gübre maliyetleri, kuraklık ve meyve-sebze sektörünün geleceğini ele aldı. Gelecek OTP çerçevesi için müzakereler sürerken İrlanda dönem başkanlığı, 26-27 Ekim'deki AGRIFISH toplantısında kısmi bir genel yönelime ulaşmayı hedefliyor. Bakanlar idari işlemlerin basitleştirilmesini ve kuralların uygulanmasında daha fazla esnekliği savunurken, aktif çiftçi tanımı, desteklerin üst sınırı ve yeni bütçe çerçevesine geçiş başlıklarını görüşmeye devam etti. Toplantıda yüksek enerji ve gübre fiyatlarının üretim maliyetlerini artırdığı, buna karşılık bazı sektörlerde üreticilerin aldığı fiyatların düşük kaldığı belirtildi. 2026 yazındaki kuraklık ve sıcak hava dalgalarının bazı ülkelerde hasat miktarı ile kaliteyi etkilediği, olası hedefli desteklerin yanı sıra su yönetimi ve tarımsal uygulamaların uzun vadeli uyumunun değerlendirilmesi gerektiği kaydedildi. İrlanda Tarım Bakanı ve Konsey Başkanı Martin Heydon, çiftçilerin istikrarlı ve adil gelir sağlayan, ancak gelecek zorluklara karşı esneklik ve destek de sunan bir politikaya ihtiyaç duyduğunu söyledi. Gübreler için yapılan çalışma yemeğinde, Avrupa Komisyonunun arz güvenliğini artırmaya ve çiftçilerin fiyat oynaklığına maruz kalmasını azaltmaya yönelik planı incelendi. Komisyon verilerine göre gübreler, AB tarımındaki toplam girdi maliyetlerinin ortalama %7-8'ini oluşturuyor; Nisan 2026'da azotlu gübre fiyatları 2024 ortalamasının %71 üzerindeydi. AB, iç üretimi artırmayı, tedarik kaynaklarını çeşitlendirmeyi ve düşük karbonlu ile organik gübreler, besin maddelerinin geri dönüşümü ve biyolojik çözümler gibi alanları geliştirmeyi planlıyor. Belçika, üretici örgütlerinin planlama, arzın birleştirilmesi, yenilik, kriz yönetimi ve çevresel yatırımlardaki rolü nedeniyle meyve-sebze piyasası düzeninin gelecekteki OTP'de korunmasını istedi. Bu başlık, Avrupa pazarında faaliyet gösteren Faslı domates, turunçgil, kırmızı meyve ve diğer meyve-sebze ihracatçıları açısından önem taşıyor. Ancak toplantıda Fas ile AB arasındaki ticarete ilişkin özel bir karar alınmadı. İtalya ise zeytinyağı sektörü için Avrupa tarım rezervinin etkinleştirilmesini talep etti.

İrlanda’da Tahıl Fiyatları Ekin Üreticilerini Zorluyor
Görsel kaynağı: Agriland · Özgün haber

İrlanda’da Tahıl Fiyatları Ekin Üreticilerini Zorluyor

İrlanda’da 2026 hasadı için açıklanan tahıl fiyatlarının, ağır darbe alan ekin üreticilerine yeterli marj sağlamadığı bildirildi. İrlanda Çiftçiler Birliği (IFA) ve Irish Grain Growers Group (IGGG), değerlendirmeyi Tirlán’ın tahıl ve yağlı tohum fiyat tarifesini açıklamasının ardından yaptı. IFA ulusal tahıl başkanı John Murphy, dünya tahıl piyasalarının son haftalarda baskı altında kaldığını söyledi. Murphy’ye göre hızla yükselen girdi ve işçilik maliyetleri ürün marjları üzerindeki baskıyı artırıyor; tahıl alıcıları ve yem işletmeleri, ürettikleri rasyonlarda İrlanda tahılına öncelik vermeli.

Meyve Üreticilerine Bahçelerde Daha Hassas İlaçlama Önerisi
Görsel kaynağı: Agrobiznes Moldova · Özgün haber
Veri haberi

Meyve Üreticilerine Bahçelerde Daha Hassas İlaçlama Önerisi

Moldova’da meyve üreticilerine, hasadı riske atmadan pestisit kullanımını azaltmak için hastalık ve zararlıların düzenli izlenmesine dayalı koruma yaklaşımı öneriliyor. Bu yöntemde ilaçlama, takvim gereği otomatik olarak yapılmak yerine zararlının varlığı, yumurta bırakma dönemi veya ekonomik zarar eşiği dikkate alınarak planlanıyor. Agronom danışman Mihail Buciuceanu, özellikle elma içkurdu ve diğer kelebek grubu zararlılarının uçuşlarının izlenmesinin doğru müdahale zamanını belirlemeye yardımcı olduğunu belirtiyor. Yaklaşım, üreticilerin gereksiz ürün kullanımını, maliyetleri ve meyvelerde kalıntı riskini azaltmayı amaçlıyor. Ancak izleme, önleyici uygulamaların tamamen bırakılması anlamına gelmiyor. Nemli hava koşullarının desteklediği hastalıklarda hava tahmini, yağış öncesinde müdahale zamanının belirlenmesini sağlayabiliyor. Hastalık ortaya çıktıktan sonra kullanılan iyileştirici ürünlerin etkinliği ise her zaman aynı düzeyde olmayabiliyor. Değişen hava koşulları sabit bir ilaçlama planı oluşturmayı zorlaştırıyor. Kurak dönemler bazı hastalıkların baskısını azaltabilirken, yüksek sıcaklıklar bazı zararlıların ortaya çıkmasını veya yayılmasını kolaylaştırabiliyor. Bu nedenle Buciuceanu, üretim alanlarının bir uzman tarafından haftada en az iki-üç kez kontrol edilmesini ve uygulamaların bahçedeki gerçek duruma göre değiştirilmesini öneriyor. Bir diğer sorun, aynı etken maddelerin veya ürün gruplarının tekrarlı kullanımıyla ortaya çıkabilen direnç. Meyve üreticisi Nicolae Pascal, 20-30 yıldır kullanılan bazı etken maddelerin etkinliğinin azaldığını ve aynı sezon içinde tekrarlı uygulamaların direnci teşvik edebileceğini söylüyor. Üreticilere, aynı gruptaki ürünleri art arda kullanmaktan kaçınmaları; temas etkili ürünlere ve uygun durumlarda biyolojik çözümlere yer vermeleri tavsiye ediliyor. Hastalıklara daha dayanıklı çeşitler de önümüzdeki yıllar için seçeneklerden biri olarak gösteriliyor. Bununla birlikte biyolojik ürünlerin daha pahalı olabildiği ve bazı koşullarda geleneksel çözümler kadar etkili olmayabildiği belirtiliyor. İhracat yapan üreticiler açısından ilaçlama planı, hedef pazarın koşullarıyla birlikte ele alınıyor. Asociația Moldova Fruct kalite danışmanı Tatiana Ranga’ya göre bazı büyük ticari zincirler, yasal kalıntı limitinin yalnızca belirli bir bölümünü kabul edebiliyor veya tespit edilen etken madde sayısını sınırlayabiliyor. Bu nedenle alıcının taleplerinin önceden bilinmesi; kullanılan ürünler, dozlar, bekleme süreleri ve laboratuvar analizleriyle uyumlu bir kayıt ve izlenebilirlik sistemi kurulması gerekiyor. Dernek, kiraz, erik ve elma için entegre koruma kılavuzları hazırlarken, Registrul Livezii aracı da bahçedeki uygulamaların ve izleme faaliyetlerinin kaydını tutmak için kullanılıyor. Moldova’nın 2025’te erik ve sofralık üzüm ihracatında AB pazarına önemli ölçüde yönelmesi, bu koşulların önemini artırıyor.

Kaliforniya’daki yetiştirme havuzunda beyaz mersin balıkları; temsilî arşiv fotoğrafı
Temsilî görselKaliforniya, ABD’de beyaz mersin balığı yetiştiriciliği (2011). Temsilî arşiv fotoğrafı; Fars eyaletini göstermemektedir.Mark Meyer / USDA NRCS California · Wikimedia Commons · CC BY 2.0Özgün fotoğraf dosyası değiştirilmedi. Haber sayfasında tamamı gösterilir; küçük kartlarda yerleşime göre kırpılabilir.

Fars Eyaleti, Mersin Balığı Yetiştiriciliğinde İran’da Üçüncü

İran’ın Fars eyaleti, mersin balığı yetiştiriciliğinde ülke genelinde üçüncü sırada yer aldı. Eyalet yetkilisi Seyyidvahid Misbahî, son yıllarda iç su kaynaklarına dayalı su ürünleri yetiştiriciliğine ilginin arttığını bildirdi. Misbahî’ye göre bu alanın geliştirilmesi üretimi, su ürünleri zincirindeki katma değeri, işleme faaliyetlerini ve ilgili pazarları büyütebilir; ayrıca uygun bölgelerde ekonomik fırsatlar ve istihdam sağlayabilir. Ancak yetiştiriciliğin sürdürülebilmesi, su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimi, verimliliğin artırılması ve teknik ile sağlık standartlarına uyulmasına bağlı. Altyapı, işleme merkezleri ve pazarlama kanallarına yapılacak yatırımların da üreticilerin rekabet gücünü destekleyebileceği belirtildi.

Eurostat: AB’de Tarım Ürünleri Fiyatları Gerilerken Girdiler Pahalandı
Görsel kaynağı: Ypaithros · Özgün haber
Veri haberi

Eurostat: AB’de Tarım Ürünleri Fiyatları Gerilerken Girdiler Pahalandı

Avrupa Birliği’nde (AB) tarım ürünleri fiyatları 2026’nın ikinci çeyreğinde yıllık bazda gerilerken, yatırımla bağlantılı olmayan tarımsal girdilerin maliyeti arttı. Eurostat verilerine göre AB’de tarımsal üretimin ortalama fiyatı, 2025’in ikinci çeyreğine kıyasla %5,8 düştü. Bu, fiyatlarda üst üste üçüncü çeyrekte yaşanan gerileme oldu. Aynı dönemde enerji, gübre ve hayvan yemi gibi tarımda kullanılan mal ve hizmetleri kapsayan girdilerin ortalama fiyatı %4,7 yükseldi. En belirgin artış enerji ve tarımda kullanılan yağlayıcılarda %22 ile görülürken, gübre ve toprak iyileştiricilerinin fiyatı %13,4 arttı. Eurostat, girdi fiyatlarının 2025 boyunca ve 2026’nın ilk çeyreğine kadar görece istikrarlı seyrettikten sonra yükseldiğini belirtti. Ürün grupları içinde en sert düşüş süt fiyatlarında kaydedildi. Sütün AB’deki ortalama fiyatı yıllık bazda %16,6 gerilerken, tahıl fiyatları %5,6 düştü. Böylece üreticilerin elde ettiği fiyatlarla tarımsal faaliyet için gereken maliyetler arasındaki fark daha da açıldı. Fiyat hareketleri üye ülkeler arasında farklılaştı. Tarım ürünlerinin üretici fiyatları toplam 20 ülkede gerilerken, en büyük düşüş %17,2 ile Danimarka’da görüldü. İrlanda’da %16,2, Letonya ve Estonya’da %14,5 düşüş kaydedildi. Buna karşılık Hırvatistan ve Malta’da fiyatlar %3,9, Kıbrıs’ta ise %3,5 arttı. Girdi fiyatları ise tüm üye ülkelerde yükseldi; en yüksek artışlar Litvanya, Romanya ve Letonya’da gerçekleşti.

Yükselen Motorin Fiyatları Romanya’daki Çiftlikleri Zorluyor
Görsel kaynağı: Agrointeligența · Özgün haber
Veri haberi

Yükselen Motorin Fiyatları Romanya’daki Çiftlikleri Zorluyor

Romanya’da motorinin litre fiyatının 11 lei seviyesine çıkması, özellikle hasat, ekim ve toprak hazırlığının aynı döneme denk geldiği sonbahar kampanyasında çiftliklerin maliyet baskısını artırıyor. İlfov ilindeki bitkisel üretici Daniel Radu, yeni fiyat artışlarına karşı önceden yakıt alarak stok yaptığını ve motorini litre başına 10,35 lei fiyattan temin ettiğini söyledi. Gruiu’da faaliyet gösteren Radu’nun çiftliğinde arpa ekimi, mısır hasadı ve kolza ilaçlaması aynı dönemde yürütülüyor. Üretici, sonbahar kampanyasının devamı için yaklaşık 5.000 litre daha motorine ihtiyaç duyabileceğini belirtti. Yüzlerce veya binlerce hektar işleyen işletmelerde litre başına birkaç lei’lik farkın kısa sürede on binlerce lei tutarında ek maliyete dönüşebileceğini ifade etti. Çiftlikte yakıt, toplu olarak satın alınıp bir tankta depolanıyor ve tarla çalışmalarına çıkan araçlar buradan ikmal ediliyor. Radu, bir seferde 20.000 litre motorin aldığını, ancak tüketimi henüz her araç, operatör, parsel ve iş türü için ayrı ayrı hesaplamadıklarını söyledi. Gelecekte Geofolia yazılımıyla tüketimi daha ayrıntılı izlemek istediklerini, bunun için her aracı ve çalışmayı takip edecek ayrı bir kişiye ihtiyaç duyulacağını belirtti. Yakıt stoku, çiftlik açısından yalnızca maliyetleri yönetme aracı olarak görülmüyor. Radu’ya göre geçmişte tedarikçinin siparişleri üç-dört gün önceden bildirmesini istemesi, işletmeyi sürekli stok tutmaya zorladı. Hasat döneminde günlük tüketimin yaklaşık 2.000 litreye çıkabildiğini söyleyen üretici, bu nedenle yakıt bulunabilirliğinin tarla çalışmalarının kesintisiz sürmesi açısından operasyonel bir güvenlik konusu olduğunu kaydetti. Son dönemde ise tedarikte kullanılabilirlik sorunu yaşanmadığını aktardı. Radu, mevcut fiyatlarla motorinin çiftlik giderlerinin yaklaşık %20’sini oluşturabileceğini tahmin etti; ancak bu oranın kendi işletmesi için kesin bir hesap olmadığını vurguladı. Tüketimin kullanılan üretim sistemine göre değiştiğini belirten üretici, doğrudan ekimde daha az işlem yapılabildiğini, asgari toprak işlemeli sistemde ise hasat sonrası diskleme, TopDown ekipmanıyla çalışma ve ekim gibi işlemlerin tüketimi artırdığını söyledi. Ayrıca geçen yılın sonbahar kampanyasında 6-7 lei olan fiyatın 11 leiye çıkmasının işletmenin nakit akışını zorladığını ifade etti. Hükümetin motorindeki özel tüketim vergisini %25 azaltmasına rağmen, eylülde alım yapan çiftçi bu indirimi yaklaşık 60 bani/litre düzeyinde hissedemediğini belirtti.

Kızılorda’da Pirinç Hasadında 45 Bin Hektar Aşıldı
Görsel kaynağı: AgroInfo Kazakhstan · Özgün haber
Veri haberi

Kızılorda’da Pirinç Hasadında 45 Bin Hektar Aşıldı

Kazakistan’ın Kızılorda bölgesinde pirinç hasadı sürüyor. Bu yıl 193 bin hektarlık ekim alanının 70 bin hektardan fazlasına pirinç ekilirken, şimdiye kadar 45 bin hektardan fazla alanda hasat yapıldı. Üreticiler, hektar başına ortalama 50 kental ürün elde etti. Bölge tarım yönetiminin operasyonel verilerine göre pirincin brüt üretimi 182 bin tona ulaştı. Hasat kampanyasında yaklaşık 4 bin makine kullanılıyor; çalışmaların ekim sonuna kadar tamamlanması planlanıyor. Üretimin kayıpsız tamamlanması için teknik ekipler ve işçiler tarlalarda günün her saati çalışıyor. Hasat edilen pirinç, uzun süreli depolama öncesinde kabul noktalarında kurutuluyor. Bu işlemin tahılın nem oranını düşürerek kalitesini koruması amaçlanıyor. Verimdeki artış, haberde yeni teknolojilerin ve yüksek verimli pirinç çeşitlerinin kullanılmasına bağlanıyor.

Kaheti’de 113,5 Bin Tona Yakın Üzüm İşlendi
Görsel kaynağı: Agronews Georgia · Özgün haber
Veri haberi

Kaheti’de 113,5 Bin Tona Yakın Üzüm İşlendi

29 Eylül itibarıyla Gürcistan’ın Kaheti bölgesinde 113,5 bin tona yakın üzüm işlendi. Hasadını yaklaşık 8.300 üretici teslim etti. Gürcistan hükümeti, hasadın düzenli yürütülmesi ve ürünün tamamen değerlendirilmesi amacıyla, fazla ürün oluşması halinde tüm üreticilerin üzümlerini teslim edebilmesine karar verdi. Üzümler, şeker oranına göre kilogram başına 0,50-1,50 lari arasında kabul ediliyor. Gurjaani’deki hasat koordinasyon merkezi süreci koordine ediyor.

Güney Afrika’da Şap Aşısı Üretimine Özel Sektör Desteği Hazırlığı
Görsel kaynağı: Farmer’s Weekly · Özgün haber
Veri haberi

Güney Afrika’da Şap Aşısı Üretimine Özel Sektör Desteği Hazırlığı

Güney Afrika Tarımsal Araştırma Konseyi (ARC), ülkede geliştirilen şap hastalığı aşısı teknolojisinin özel üreticilere lisanslanması için teknik ve idari hazırlıklara başladı. ARC ve yönetim kurulu, Tarım Bakanı Willie Aucamp’ın teklifini 21 Eylül’de oy birliğiyle onayladı. Yerli veya yabancı şirketlerin, koşullu fikrî mülkiyet lisansları kapsamında aşı üretmesine izin verilmesi planlanıyor. Ancak özel üreticilerin atanacağı ve ortaklıklar kapsamında ilk dozların piyasaya çıkacağı tarih henüz açıklanmadı. Girişimin temel amacı, ARC’nin kendi üretim tesislerini yeniden kurduğu dönemde sınırlı üretim kapasitesini artırmak ve ülkenin hayvancılık sektörünün aşı ihtiyacını karşılamak. Lisans anlaşmalarından elde edilecek ARC gelirlerinin, konseyin şap aşısı üretim kapasitesini genişletmek üzere ayrılması öngörülüyor. ARC, özel üreticilerin sağlayacağı ek üretim miktarını ise açıklamadı. Süreç, kamu kaynaklarıyla geliştirilen fikrî mülkiyet nedeniyle kamu ihale kurallarına uygun yürütülecek. ARC, adil, şeffaf ve mevzuata uygun bir seçim yapılması gerektiğini belirtti. Şap virüsünün yüksek bulaşıcılığı nedeniyle uluslararası biyogüvenlik standartları da belirleyici olacak. Teknik incelemeler ve ilgili makamlarla istişare tamamlandıktan sonra ayrıntılar Aucamp’ın değerlendirmesine sunulacak; bu nedenle uygulama takvimi henüz oluşturulmadı. ARC’nin mevcut üretimi, yaklaşık ayda bir yapılan üretim döngüsünde üç değerlikli aşı için yaklaşık 20.000 doz seviyesinde. Konsey, kapasitesini 20 litrelik pilot işletmeden geçici 200 litrelik kapasiteye çıkardığını bildirdi. Daha büyük bir üretim sistemi ve ilgili altyapının 2027’de ARC’nin aylık üretimini yaklaşık 240.000 üç değerlikli doza yükseltmesi bekleniyor. Aşı SAT1, SAT2 ve SAT3 serotiplerini kapsıyor. ARC’nin aşı için öne sürdüğü 12 aylık koruma iddiası, her hayvanın her epidemiolojik koşulda yılda tam bir kez aşılanacağı anlamına gelmiyor. Aşılama aralıklarının aşı etkinliği, virüsle antijenik uyum, dolaşımdaki virüs, hayvanın yaşı, anne bağışıklığı, epidemiolojik risk ve ulusal stratejiye göre değişebileceği belirtildi. Güney Afrika’dan alınan saha izolatlarının Ekim 2026’da Birleşik Krallık’taki Pirbright Institute’a gönderilerek ikinci aşı eşleştirme testinden geçirilmesi planlanıyor. Sektör temsilcileri özel üretime destek verirken üretici kapasitesi, onaylı laboratuvarlar ve şeffaf seçim sürecinin önemine dikkat çekti.

Bulgaristan’da Kuraklıktan Etkilenen 12.451 Ayçiçeği ve Mısır Üreticisine Tazminat
Görsel kaynağı: Agrozona · Özgün haber
Veri haberi

Bulgaristan’da Kuraklıktan Etkilenen 12.451 Ayçiçeği ve Mısır Üreticisine Tazminat

Bulgaristan’da 2025’te kuraklık ve yüksek sıcaklıklar nedeniyle zarar gören ayçiçeği ve mısır üreticilerine destek verilecek. Tarım ve Gıda Bakanı Plamen Abrovski’nin kararıyla 12.451 üretici için toplam 22,2 milyon avro tazminat ayrıldı. Kaynakta, ödemenin 7,4 milyon avrosunun Avrupa Tarımsal Garanti Fonu’ndan, 14,8 milyon avrosunun ise ulusal ek finansmandan karşılanacağı ve toplam destek oranının hektar başına 17,46 avro olduğu belirtiliyor. Devlet Tarım Fonu’nun ödemeleri en geç 30 Eylül 2026’ya kadar yapması bekleniyor.

Üretici Örgütleri Perakendeciler Karşısında Dezavantajını Koruyor
Görsel kaynağı: Magyar Mezőgazdaság · Özgün haber
Veri haberi

Üretici Örgütleri Perakendeciler Karşısında Dezavantajını Koruyor

Avrupa Sayıştayı’nın değerlendirmesine göre meyve ve sebze üreticilerinin örgütleri, büyük perakendeciler karşısında pazarlık gücünü artırmakta zorlanıyor. Üreticilerin ekonomik ve ekolojik baskılarla karşı karşıya olduğu, örgütlerin ise ürünleri ortak satma, altyapıya yatırım yapma, kaliteyi yükseltme ve alıcılarla daha iyi koşullar görüşme işlevlerini yeterince yerine getiremediği belirtildi. Üretici örgütlerinin üyeliği 2012-2023 döneminde %39 geriledi. Buna karşın meyve ve sebze üreticilerinin birlikleri 2023’te 1,06 milyar avro Avrupa Birliği desteği aldı. Bu kaynakla makineler yenilendi, üretim otomatikleştirildi, enerji ve su tüketimi azaltıldı, kalite belgeleri alındı, ambalaj ve lojistik geliştirildi. Desteğin ürünlerin piyasa değerine bağlanması, örgütleri gelirlerini artırmaya ve üretimi talebe uyarlamaya teşvik ediyor. Ancak Sayıştay’a göre daha büyük örgütler daha yüksek miktarda ve daha geniş ürün yelpazesi sunarak perakendecilerle daha iyi koşullar görüşebilecekken, mevcut yapı bu gücü henüz yeterince oluşturamadı.

Sımbıored, Gıda Kayıplarını Azaltmak İçin İşbirliği Ağı Kurmayı Hedefliyor
Görsel kaynağı: Agroinformación · Özgün haber
Veri haberi

Sımbıored, Gıda Kayıplarını Azaltmak İçin İşbirliği Ağı Kurmayı Hedefliyor

İspanya’da SIMBIORED Operasyon Grubu, gıda kayıpları ve israfını azaltmaya yönelik pilot projesini başlattı. Proje, yerel tarım ve gıda sistemlerinde üreticiler, fazla ürünlerin alıcıları ve diğer paydaşlar arasında işbirliğini güçlendirecek ulusal bir bölgesel ekosistemler ağı oluşturmayı hedefliyor. Kaynakta, üretilen gıdaların yaklaşık %40’ının tüketilmeden kaldığı belirtiliyor. Avrupa Birliği Ortak Araştırma Merkezi verilerine göre israf oranı meyvelerde %41, sebzelerde %46, patateslerde %22, balıkta %50 ve ette %23 düzeyinde. Mevcut önleme girişimlerinin küçük ve orta ölçekli üreticilerin ihtiyaçlarını bütüncül biçimde karşılamadığı, bu üreticilerin pazarlama güçlükleri, ticari uygulamalar ve estetik talepler nedeniyle ürünlerinin önemli bölümünü kaybettiği aktarılıyor. SIMBIORED; dijital, örgütsel ve ekonomik unsurları bir araya getirerek üreticilerle fazla ürünlerin alıcıları arasındaki işbirliklerini sistematik hale getirmeyi amaçlıyor. Projede, tarlada hasat edilmeden kalan ürünler, haksız kalite retleri ve üretimlerin satışını sağlayacak istikrarlı anlaşmaların bulunmaması gibi sorunlara çözüm aranacak. Projenin, kayıpları azaltmanın yanı sıra küçük ve orta ölçekli üreticiler için ekonomik, sosyal ve çevresel değer oluşturması bekleniyor. İspanya’da Gıda Kayıpları ve İsrafının Önlenmesine ilişkin 1/2025 sayılı yasanın yürürlüğe girmesi de girişim için uygun bir zemin oluşturuyor. Fundación Espigoladors’un temsilciliğinde yürütülecek projede CETENMA teknik koordinasyonu üstlenirken COAG, Oreka Circular Economy ve Tandem Social da yer alıyor. Çalışma 2026-2029 arasında üç yıl sürecek; toplam 597.766 avroluk yardımın %80’i Avrupa Tarımsal Kırsal Kalkınma Fonu’ndan, %20’si ise İspanya Tarım, Balıkçılık ve Gıda Bakanlığı bütçesinden karşılanacak.

Uruguay’da Kadın Üreticilerin Kırsal Yaşamdaki Rolü Anlatıldı
Görsel kaynağı: Todo el Campo · Özgün haber

Uruguay’da Kadın Üreticilerin Kırsal Yaşamdaki Rolü Anlatıldı

Uruguay’da Instituto Nacional de Carnes (INAC), kadın üreticilerin kırsal yaşamdaki deneyimlerini aktaran tanıklıklar yayımlıyor. Bu kapsamda María Elena’nın hikâyesi, kadınların tarımsal üretimde üstlendiği görevleri ve kırsal yaşamla kurduğu bağı ele alıyor. Kırsal çevrede büyüyen María Elena, çocukluğundan itibaren hayvanlarla ve aile işletmesiyle iç içe yaşadı. Ailesini, özellikle de dört kardeşin babalarının çalışmalarını sürdürerek birlikte oluşturduğu projeyi, yaşamındaki temel referans olarak anlatıyor. Kırsal yaşamın değerleri ile aileden aktarılan bilgilerin üretim kararlarında önemli yer tuttuğunu belirtiyor. María Elena bugün babasıyla birlikte ya da tek başına işletmenin günlük işlerini yürütüyor. Eyerleme, arazide kontrol yapma, hayvanları toplama, aşılama ve işletmenin ihtiyaçlarıyla ilgilenme gibi görevleri yerine getiriyor. Kadınların geçmişte erkeklerle daha fazla ilişkilendirilen bu alanda giderek daha görünür hâle geldiğini ve üretimde sorumluluk üstlendiğini ifade ediyor. Hikâyede ayrıca kadınların kırsalda kalmasının ve teknik bilgi katkısı sunmasının tarım açısından önem taşıdığı aktarılıyor. María Elena, kadınların da aynı işleri yapabildiğini ve aynı performansı gösterebildiğini söylerken, tarımın kadınlar için gelişme ve kendi yollarını kurma alanı olabileceğini vurguluyor.

Nestlé Süt Tedarik Zincirinde Yenileyici Tarımı Yaygınlaştırıyor
Görsel kaynağı: AgroKavkaz · Özgün haber
Veri haberi

Nestlé Süt Tedarik Zincirinde Yenileyici Tarımı Yaygınlaştırıyor

Nestlé, süt tedarik zincirinde yenileyici tarım uygulamalarını genişletmeye başlıyor. Şirketin küresel sürdürülebilirlik yöneticisi Kata Seidenschnur, 2018'den bu yana tedarik zincirindeki sera gazı emisyonlarının %26, metan salımının ise %25 azaltıldığını açıkladı. Şirket, uygulamaların daha geniş ölçekte hayata geçirilmesi için çiftliklere teknik destek sağlanması, güvenilir verilerin toplanması, uygun politikaların oluşturulması ve şirketler arasında işbirliğinin güçlendirilmesi gerektiğini belirtiyor. Nestlé ayrıca çiftliklerin uzun vadeli yatırımlarını finanse etmek ve üreticileri sürdürülebilir uygulamalara yönlendirecek teşvik sistemleri oluşturmak için ortaklarıyla çalışıyor. Washington'daki Royal Dairy Farming, 7 bin inek üzerinde farklı yenileyici tarım yöntemlerini denerken, yaklaşık 300 bağımsız çiftlikten oluşan California Dairies Inc. kooperatifi Nestlé'ye yılda yaklaşık 7,7 milyar kilogram süt sağlıyor. Nestlé, 2024'te Louis Dreyfus Company ile Arjantin'de soya ve mısır üreticilerine yönelik benzer bir çalışma başlattı. Sektörde pilot projelerden geniş uygulamaya geçişin önündeki sorunlar arasında coğrafi farklılıklar ve programların standartlaşmaması gösteriliyor.

Soya ve Buğday Fiyatları Sert Düştü, Pirinç Yükselişini Sürdürdü
Görsel kaynağı: Blasina y Asociados · Özgün haber
Veri haberi

Soya ve Buğday Fiyatları Sert Düştü, Pirinç Yükselişini Sürdürdü

Chicago piyasasında soya fasulyesi ve buğday fiyatları, önceki haftadaki negatif seyri sürdürerek sert geriledi. Düşüş kolzaya da yayıldı. ABD hasadının yarattığı baskının yanı sıra ABD ve Çin devlet başkanları arasındaki görüşmenin ardından yeni bir gelişme açıklanmaması piyasayı hayal kırıklığına uğrattı. Çin’in ABD soya fasulyesine uyguladığı %10’luk misilleme vergisi de yürürlükte kaldı. Amerikan Soya Birliği, bu verginin Çinli özel ithalatçıların erişimini sınırladığını ve soya ticaretinin ağırlıklı olarak Çinli devlet şirketleri tarafından yürütülmesine yol açtığını belirtti. Birlik, Çin’in 2026-2028 arasında her yıl en az 25 milyon ton ABD soya fasulyesi alma taahhüdünün üreticiler için istikrar sağlayabileceğini, ancak bu taahhütlerin eksiksiz yerine getirilmesini beklediklerini açıkladı. Brezilya soya fasulyesi için iklim riskinin yüksek olduğu, ekimin ise henüz yeni başladığı aktarıldı. Petrol fiyatlarının öngörülemeyen seyri de önümüzdeki aylarda bitkisel yağ fiyatları açısından belirleyici olabilir. Buğdaydaki düşüş de güçlü oldu; bazı yerel şirketlerde fiyat ton başına 225 ABD dolarından 220 ABD dolarına indi. Rusya ve Ukrayna buğdayı için alternatif ihracat yollarının önem kazanabileceği belirtilirken, Ukrayna tahminleri bu koridorların en fazla mevcut ihracat kapasitesinin yaklaşık yarısına ulaşabileceğine işaret etti. Bu sınırın korunması halinde mevcut ticaret döneminde yaklaşık 30 milyon ton tarımsal ürünün ihraç edilemeyebileceği ve bunun stokları, likiditeyi, depolama kapasitesini ve uluslararası tahıl arzını etkileyebileceği kaydedildi. Buğday stokları 1 Eylül itibarıyla 14,60 milyon tona çıktı ve yıllık bazda %31,6 arttı. Avrupa’da aralık vadeli buğday sözleşmesi 3,50 avro gerileyerek ton başına 233,25 avroya indi. Buna karşılık SovEcon, Rusya’nın eylül ayı buğday ihracatı tahminini 2,10 milyon tondan 2,30 milyon tona yükseltti; bu miktar son beş yıl ortalamasının altında kaldı. Brezilya pirinç referansı ise çuval başına 82 reali aşarak yükselişini sürdürdü ve 16 ABD doları seviyesinde güçlendi.

Sistema Faep, ITR 2026 Beyanı İçin 15 Gün Ek Süre İstedi
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber
Veri haberi

Sistema Faep, ITR 2026 Beyanı İçin 15 Gün Ek Süre İstedi

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Brezilya’nın Paraná eyaletindeki Tarım Federasyonu Sistema Faep, 2026 Kırsal Mülk Vergisi Beyanı’nın (DITR) teslim süresinin 15 gün uzatılması için Federal Gelir İdaresine başvurdu. Kurum, kırsal üreticilerin beyannameyi gönderirken sistemin kilitlenmesi, çalışmaması ve işlemlerin tamamlanamamasıyla ilgili sorunlar bildirdiğini açıkladı. Mevcut süre 30 Eylül’de sona eriyor. Sorunların, 100 hektardan büyük kırsal mülkler için zorunlu tutulan teslim yöntemiyle ilgili değişiklikleri de kapsadığı belirtildi. Bu mülklerin sahipleri 21 Eylül’e kadar çevrim içi hizmeti kullanmak zorundayken, bu tarihte Receita Federal bilgisayara kurulan ITR 2026 Programı’nın kullanımına da izin verdi. Sistema Faep Başkanı Ágide Eduardo Meneguette, sistemdeki yavaşlık ve son günlerde teslim seçeneklerinde yapılan değişikliklerin ek süre talebini haklı çıkardığını söyledi. DITR; kırsal mülk sahibi, yararlanma hakkı sahibi veya mülkü elinde bulunduran gerçek ve tüzel kişiler için zorunlu. Süreden sonra verilen beyannamelerde, ödenmesi gereken vergi üzerinden aylık ya da ay kesri başına %1 oranında, en az 50 real ceza uygulanıyor. Beyannamenin hiç verilmemesi ise mülkün borcu yoktur belgesinin alınmasını ve kırsal krediye erişimi zorlaştırabiliyor.