ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

233 haber · Sayfa 4

Suriye Ekonomisinde Büyümenin Üç Ana Sektörü Öne Çıktı
Görsel kaynağı: Al-Watan Syria · Özgün haber
Veri haberi

Suriye Ekonomisinde Büyümenin Üç Ana Sektörü Öne Çıktı

Ekonomist İhab İsmender, Suriye’de sağlam ve sürdürülebilir bir ekonomi kurulabilmesi için yapısal dengesizliklerin giderilmesi, üretim sektörlerinin yeniden canlandırılması ve yatırımların çekilmesi gerektiğini belirtti. İsmender’e göre toparlanmanın ilk aşaması, asgari parasal ve mali istikrarın sağlanmasıyla birlikte üretim kapasitesini artıracak adımların atılmasını gerektiriyor. İsmender, enerji, su ve ulaşım başta olmak üzere kritik altyapının yeniden kurulmasını üretim faaliyetlerinin canlanması için temel koşul olarak gösterdi. Dünya Bankası tahminlerine atıf yapan İsmender, elektrik sektörünün ana şebekelerini yeniden rehabilite edebilmesi için yaklaşık 146 milyon dolarlık yatırıma ihtiyaç bulunduğunu söyledi. Elektrik rehabilitasyon projelerinin hızlandırılması ve havalimanlarının geliştirilmesinin ulaşım, ticaret ve yatırım faaliyetlerini destekleyebileceğini ifade etti. İsmender’in büyümeye öncülük edebilecek üç sektör arasında saydığı tarım ve gıda sanayileri, yerel ve bölgesel talebin karşılanması, hızlı gelir sağlanması ve özellikle kırsal bölgelerde istihdam oluşturulması açısından öne çıkıyor. Suriye’nin tarım arazileri ve mevcut kaynaklarının gıda üretimini artırma ve ihracatı genişletme fırsatı sunduğunu belirten İsmender, bunun üretim, sulama, enerji ve finansman sorunlarının çözülmesine bağlı olduğunu kaydetti. Üretim temelli ekonomiye geçiş için dış transferler ve insani yardımların gelir ve istihdam üreten yatırımlara yönlendirilmesi önerildi. İsmender ayrıca özel sektörün daha etkin rol üstlenmesi, geniş bir işgücü kesimini istihdam eden küçük ve orta ölçekli işletmelere finansman sağlanması ve ihracatın geliştirilmesi gerektiğini söyledi. Gayrimenkul ve turizmin ise işgücünü istihdam ederek inşaat ve hizmet tedarik zincirlerini hareketlendirebileceği, yatırımları çekebileceği ifade edildi.

Gazze’de PAM, Finansman Yetersizliği Nedeniyle Gıda Yardımını Üçte Bir Azaltacak
Görsel kaynağı: RTBF · Özgün haber
Veri haberi

Gazze’de PAM, Finansman Yetersizliği Nedeniyle Gıda Yardımını Üçte Bir Azaltacak

Dünya Gıda Programı (PAM), finansman yetersizliği nedeniyle Gazze’deki gıda yardımını yaklaşık üçte bir azaltacağını açıkladı. Kurum, bu değişiklik sonucunda her ay yaklaşık 500.000 kişinin temel gıda yardımına erişimini kaybedeceğini bildirdi. PAM, önceki dönemde Gazze’de her ay yaklaşık 1,6 milyon kişiye gıda kolileri, buğday unu, ekmek, sıcak yemek, beslenme desteği, okul atıştırmalıkları ve nakit yardım sağlıyordu. Yardım alan ailelere bundan sonra yalnızca bir gıda kolisi ile daha küçük boyutlu bir buğday unu çuvalı verilecek ve dağıtılan rasyonlar yarıya indirilecek. Günlük sıcak yemek dağıtımının 250.000’den 150.000’e düşmesi planlanırken, bölge sakinlerinin gıda satın alabilmesini sağlayan nakit transferleri de azaltılacak. PAM, bu düzenlemeleri kaynakların daha uzun süre kullanılabilmesini sağlamak için yapmak zorunda olduğunu belirtiyor. PAM’ın Filistin toprakları direktörü Shaun Hughes’a göre Gazze’de yaşayan 2,1 milyon kişinin yaklaşık 1,4 milyonu hâlâ akut gıda güvensizliği yaşıyor ve hayatta kalmak için insani yardıma ihtiyaç duyuyor. Ekimdeki ateşkesin yardımların artmasını sağlamasıyla durumun iyileştiği, Birleşmiş Milletler’in de yıl sonunda Gazze’yi artık kıtlık koşullarında değerlendirmediği aktarılıyor. Ancak yardım ihtiyacının sürdüğü belirtiliyor. Kurum, 2026’da Filistin topraklarındaki operasyonları için önceki yıllara kıyasla finansmanın yarısından azını aldığını ve Gazze ile işgal altındaki Batı Şeria’daki faaliyetlerini altı ay sürdürebilmek için 450 milyon dolara ihtiyaç duyduğunu ifade ediyor. Hughes, uluslararası topluma Gazze halkına desteği sürdürme çağrısı yaparak bunun kaynakları azaltma zamanı olmadığını söyledi.

WFP Gazze'de Gıda Yardımını Finansman Nedeniyle Kısıyor
Görsel kaynağı: ZDFheute · Özgün haber
Veri haberi

WFP Gazze'de Gıda Yardımını Finansman Nedeniyle Kısıyor

Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı (WFP), finansman açığı nedeniyle Gazze Şeridi'ndeki gıda yardımını azaltıyor. WFP'nin açıklamasına göre yaklaşık 500 bin Filistinli artık yardım alamayacak; yardımdan yararlanmaya devam edenlere ise daha küçük miktarlarda destek verilecek. WFP, Ekim 2025'te ateşkes anlaşmasının başlamasından bu yana her ay yaklaşık 1,6 milyon Filistinliye gıda paketleri, ekmek ve nakit yardım sağlıyordu. Kuruluş, mevcut finansmanının bu yardım düzeyini sürdürmeye yetmediğini ve 2026'da Filistin topraklarındaki operasyonları için önceki yılların yarısından daha az kaynak aldığını belirtiyor. Gıda yardımındaki kesintinin yaklaşık üçte bir oranında olduğu aktarılıyor. Yardım almaya devam eden ailelere iki gıda paketi yerine bir paket ve daha küçük bir çuval buğday unu verilecek. Günlük sıcak yemek dağıtımının da 250 binden 150 bine indirilmesi planlanıyor. WFP, Gazze nüfusunun yaklaşık %67'sinin akut açlık veya daha ağır bir durum yaşadığını bildiriyor. IPC girişimi Gazze Şeridi'ni şu anda kıtlıktan etkilenen bir bölge olarak değerlendirmiyor. İsrail'in Filistin İşleri Koordinasyon Birimi Cogat ise yardım sevkiyatlarının nüfusun beslenme ihtiyacını aştığını ve bölgede akut gıda güvencesizliği bulunmadığını savunuyor.

Türkiye Finansmanıyla Tarım, Turizm, Sanayi Hibe Programları ve Girişimcilik Projesi Başlıyor
Görsel kaynağı: Havadis · Özgün haber
Veri haberi

Türkiye Finansmanıyla Tarım, Turizm, Sanayi Hibe Programları ve Girişimcilik Projesi Başlıyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Türkiye Cumhuriyeti Kalkınma ve Ekonomik İş Birliği Ofisinin finansman desteği ve Çukurova Kalkınma Ajansının teknik desteğiyle yürütülen Tarım, Turizm, Sanayi Hibe Programları ve Girişimcilik Projesi için başvurular açıldı. Programlar dört başlık altında uygulanacak. Genel programlara başvuruların 19 Ekim 2026 saat 16.00’da aktif olacağı, Girişimcilik Projesi adaylarının ise www.girisimcilik.kei.gov.tr adresindeki adımları izleyeceği bildirildi. Çevrim içi başvurular 4 Aralık 2026’ya kadar yapılabilecek; belgeler ve ayrıntılar ilgili bakanlıkların siteleri ile kei.gov.tr ve yaga.gov.ct.tr adreslerinde yer alacak.

Gürcistan’da Alternatif Tarım Politikası İçin Planlama ve İzleme Modeli Önerildi
Görsel kaynağı: Agronews Georgia · Özgün haber
Veri haberi

Gürcistan’da Alternatif Tarım Politikası İçin Planlama ve İzleme Modeli Önerildi

Gürcistan’da sunulan alternatif tarım ve kırsal kalkınma stratejisi, mevcut neden-sonuç uyumsuzluklarının belirlenmesini ve yürürlükteki politika-stratejik yükümlülüklerdeki ilerleme ya da gerilemenin uygun göstergelerle değerlendirilmesini öneriyor. Çalışmanın başlangıç hedefi; mevcut durumun kapsamlı biçimde incelenmesi, tematik analiz yapılması, sorun ve zorlukların belirlenmesi, izleme bilgilerinin değerlendirilmesi ve değerlendirme raporlarının analitik olarak işlenmesi olarak tanımlanıyor. Çalışma tezinde, tarım sektörünün stratejik gelişim planlamasıyla birlikte tahmin, yönetim, izleme ve analiz ile kontrol ve değerlendirme sistemlerinin değiştirilmesi gerektiği savunuluyor. Metin, süreçlerin herhangi bir aşamasında hızlı değişiklik yapılabilmesi için program esnekliğinin ve bağlamı dikkate alan yönetim anlayışının güçlendirilmesini öne çıkarıyor. Öneri, uygulanmış bir politika sonucu olarak değil, alternatif stratejik platform ve çalışma tezi olarak sunuluyor. Yaklaşım, tarım ve kırsal kalkınma projelerinin parçalı biçimde finanse edilmesi yerine toprağı, çiftçiyi, sermayeyi, kurumları, bilgiyi, yayım hizmetlerini, teknolojiyi, pazarı, lojistiği ve altyapıyı tek bir ekonomik zincir içinde ele alan bir yönetim sistemi kurulmasını öngörüyor. Kavramsal model bütüncül bakış, sistemik yaklaşım ve karmaşık değerlendirme olmak üzere üç bileşene dayanıyor. Metinde bu çerçevenin kırsal alanda kapsayıcı ekonomik büyüme, sosyoekonomik gelişme ve refah hedefiyle ilişkilendirildiği belirtiliyor. Önerilen izleme sistemi tasarım, veri, izleme, kontrol ve yönetim olmak üzere beş çalışma aşamasından oluşuyor. Tasarım aşamasında strateji, hedefler, görevler ve göstergeler; veri aşamasında veri tabanı, veri toplama, oluşturma ve kalite; izleme aşamasında plan, gerçekleşme, rapor değerlendirmesi ve sapmalar ele alınıyor. Kontrol aşaması tematik doğrulama, denetim ve veri güvenilirliğine; yönetim aşaması ise analiz, tahmin, karar ve düzeltmeye odaklanıyor. Yeni tarım politikası programı ayrıca teşhis, öncelik, araç ve sonuç sıralamasıyla dört aşamalı tematik araştırma-değerlendirme hattından ve dijital analitik filtreleme aşamalarından geçiriliyor. İlk teşhis kapsamında arazi kayıtsızlığı, parçalanma ve işlenmeme, düşük verimlilik, sulama altyapısının yokluğu veya arızası, finansmana erişim sorunları, teknolojik geri kalmışlık ve bilgi eksikliği inceleniyor. Kooperasyon düzeyinin düşüklüğü, dağınık çiftçi işletmeleri, yetersiz işleme, hammadde kıtlığı, pazara erişim sorunları ve düşük kalite de değerlendirilecek başlıklar arasında sayılıyor. Metin ayrıca ekonomik etkinlik, sosyal adalet, çevresel sürdürülebilirlik, gıda güvenliği ve siyasi uygulanabilirliğin birlikte değerlendirilmesini öngörüyor.

Polonya ve Fransa 2027 Sonrası Tarım Politikası İçin Ortak Tutum Arıyor
Görsel kaynağı: Agrofakt · Özgün haber
Veri haberi

Polonya ve Fransa 2027 Sonrası Tarım Politikası İçin Ortak Tutum Arıyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Polonya Tarım Bakanı Stefan Krajewski ile Fransa Tarım Bakanı Annie Genevard, Paris’te 2027 sonrası Ortak Tarım Politikası’nın (OTP) geleceğini görüştü. İki ülke, tarım için yeterli bütçe ayrılmasını, kuralların basitleştirilmesini ve ortak finansmanda daha adil koşullar oluşturulmasını istiyor. Görüşmeler, Avrupa Birliği (AB) Tarım ve Balıkçılık Konseyi’nin 26-27 Ekim 2026’daki toplantısı öncesinde yapıldı; Konseyin bu toplantıda OTP kapsamındaki AB desteğinin çerçevesini belirleyen düzenleme için genel yaklaşımı kabul etmesi planlanıyor. Polonya, OTP kaynaklarının fiilen tarımsal faaliyet yürüten ve ekonomik riski üstlenen çiftçilere yönelmesini savunurken, aktif çiftçi tanımının kullanılmasını ve idari yüklerin azaltılmasını gündeme getirdi. Varşova, Fransa’nın bildirilen arazilerin çiftçinin kullanımında olduğunun varsayılmasına yönelik önerisini destekledi ancak bu yöntemin gerçekten daha az bürokrasi sağlaması için kuralların geliştirilmesini istedi. Polonya ayrıca 2028-2034 Çok Yıllı Mali Çerçevesi içinde OTP’ye uygun düzeyde kaynak ayrılmasını ve tarımsal rezerv finansmanındaki olası kısıtlamaların yeniden değerlendirilmesini istiyor. Bu görüşmeler sürerken Fransız çiftçi örgütleri, önerilen OTP bütçesine karşı Brüksel’de gösteri düzenlemeyi değerlendiriyor. FNSEA Başkanı Arnaud Rousseau, 16 Ekim’de diğer ülkelerin örgütleriyle görüşmeler yapıldığını açıkladı. Gösterinin Kasım veya Aralık 2026’da, AB tarım bakanlarının ya da devlet liderlerinin toplantıları sırasında yapılması ihtimali bulunuyor. Fransız örgütleri, önerilen bütçenin ülkeye yönelik desteği yaklaşık %13 azaltacağını tahmin ediyor; bu oran kesinleşmiş ödeme tutarı değil. FNSEA ile Genç Çiftçiler örgütü, 14 Ekim’de Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’dan OTP bütçesinin korunmasına ilişkin taahhüdün yerine getirilmesini istedi. Ortak Avrupa gösterisinin tarihi ve Polonyalı çiftçilerin katılımı henüz doğrulanmadı. Görüşmede ayrıca AB-Mercosur ticaret anlaşmasının olası etkileri ele alınırken Polonya, sığır eti ve kanatlı üretimi gibi hassas sektörlerde ithalatın sürekli izlenmesini talep etti.

İran’da Hayvancılık ve Kanatlı Sektörü Yıllık 19 Milyon Ton Ürün Üretiyor
Görsel kaynağı: ILNA · Özgün haber
Veri haberi

İran’da Hayvancılık ve Kanatlı Sektörü Yıllık 19 Milyon Ton Ürün Üretiyor

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

İran Cumhurbaşkanı Yardımcısı Muhammed Cafer Kaimpenah, hayvancılık ve kanatlı ürünleri fuarının açılışında sektörün gıda güvenliği, ihracat ve istihdam açısından önem taşıdığını söyledi. Kaimpenah, İran’daki sektörün yılda yaklaşık 19 milyon ton süt, et, yumurta ve bal ürettiğini belirtti. Açılış töreni, 26 Mehr 1405 tarihinde düzenlenen uluslararası fuar kapsamında gerçekleştirildi. Kaimpenah’ın verdiği bilgilere göre yıllık üretim 13 milyon tondan fazla çiğ süt, yaklaşık 3,2 milyon ton tavuk eti, yaklaşık 1,14 milyon ton yumurta, yaklaşık 950 bin ton kırmızı et ve yaklaşık 126 bin ton baldan oluşuyor. Sektörün üretimi iç talebin karşılanmasına katkı sağlarken ihracat ve döviz kazanımında da rol oynuyor. Kaimpenah, devrim öncesinde İran’ın peynir ve tereyağı gibi bazı süt ürünlerinde ithalata bağımlı olduğunu, bugün ise İran ürünlerinin komşu ülke pazarlarında bulunduğunu ifade etti. Son iki savaş sırasında çeşitli zorluklar ve ticari kısıtlamalara rağmen hayvansal ürün üretiminin sürdüğünü belirten Kaimpenah, son sekiz ayda yumurta, tavuk eti, süt ürünleri ve yüksek verimli hayvanlara ait dondurulmuş embriyoların ihraç edildiğini açıkladı. Üretimin devamlılığı için Tarım Bakanlığının üretimi izlediği, üreticilere teknik ve yönetsel destek sağladığı, hayvancılık girdilerini temin ettiği ve genetik materyal stoklarını koruduğu aktarıldı. Sektörün geleceği için değer zincirinin tamamlanması, ileri teknolojilerin kullanılması, sözleşmeli üretimin yaygınlaştırılması, işletme sermayesi ve altyapı finansmanı sağlanması öncelikler arasında sıralandı. Ayrıca enerji tüketiminin optimize edilmesi, hayvancılığın akıllı teknolojilerle geliştirilmesi, üretim maliyetlerinin düşürülmesi ve ürünlerin izlenebilirliğinin artırılması gerektiği belirtildi.

Plaza Rural Rematında Genç Erkek Sığır ve Besilik İnek Fiyatları Arttı
Görsel kaynağı: LosAgronegocios · Özgün haber
Veri haberi

Plaza Rural Rematında Genç Erkek Sığır ve Besilik İnek Fiyatları Arttı

2 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Uruguay’da Plaza Rural’ın 329. rematında genç erkek sığır ve besilik inek kategorileri fiyat artışlarıyla öne çıktı. 15-16 Ekim’de düzenlenen satışta 11.050 sığır, toplam teklifin %87,68’ine karşılık gelecek şekilde satılırken 1.513 koyunun tamamı alıcı buldu. Plaza Rural Başkanı Ignacio Victorica, satışların akıcı olduğunu, ülkenin farklı bölgelerinden alıcıların katıldığını ve ön tekliflerin etkili olduğunu belirterek rematı olumlu değerlendirdi. Genç erkek sığırlarda üç yaş grubunun tamamında önceki remata göre artış kaydedildi. İki-üç yaş arasındaki hayvanlar ortalama 3,49 ABD doları/kg ile %8,2 yükseldi ve hayvan başına ortalama 1.308 ABD dolarına ulaştı. Üç yaş üstü grupta ortalama 3,36 ABD doları/kg ile %6,2 artış görüldü; satışlar bu iki kategoride tamamen gerçekleşti. Bir-iki yaş grubunda fiyat 3,67 ABD doları/kg’ye, hayvan başına ortalama değer ise 1.231 ABD dolarına çıktı. Bu kategoride satış oranı %98,67 oldu. Besilik ineklerde ortalama fiyat %6,5 artarak 2,73 ABD doları/kg’ye yükseldi. Hayvan başına ortalama 1.077 ABD doları olarak gerçekleşirken kategorideki satışlar tamamlandı. Gerónimo Brea, birçok lotun kilogram başına 2,70 ABD dolarının üzerinde işlem gördüğünü ve 384 kilogramlık bir lotun 3 ABD dolarına satıldığını aktardı. Brea’ya göre sonuçlar, besilik ineklerdeki talep beklentilerini aştı. Buzağı piyasasında ağırlığa göre farklı bir görünüm oluştu. 140 kilogramın altındaki buzağılar ortalama 5,47 ABD doları/kg ile %6,9, 140-180 kilogram arasındaki grup ise 4,78 ABD doları/kg ile %2,2 arttı; her iki grupta satışlar tamamlandı. Buna karşılık 180 kilogramın üzerindeki buzağılar 3,99 ABD doları/kg ile %1,7 geriledi ve satış oranı %86,40’ta kaldı. Buzağıların genel ortalaması %0,5 düşerek 4,15 ABD doları/kg olurken hayvan başına ortalama 897 ABD doları ve satış oranı %89,43 olarak kaydedildi. Genç dişilerde de güçlü sonuçlar alındı. Buzağı dişilerinin ortalama fiyatı 4,17 ABD doları/kg ile aynı kategorideki erkeklerin 4,15 ABD dolarlık değerini aştı ve %3,5 arttı. Bir-iki yaşındaki genç dişiler 3,76 ABD doları/kg ile aynı yaştaki erkeklerin 3,67 ABD dolarlık fiyatının üzerinde kaldı; iki yaş üstündeki genç dişiler ise 3,39 ABD doları/kg’ye ulaştı. Victorica, talebin üreticilerin sürülerini büyütme ve gelecekte buzağı üretimini artırma ilgisini yansıtabileceğini, ancak eğilimin kalıcı olup olmadığının sonraki rematlarda anlaşılacağını söyledi.

Güney Afrika Tarımı Büyümeyi Çiftçilerin Dayanıklılığına Bırakamaz
Görsel kaynağı: Farmer’s Weekly · Özgün haber
Veri haberi

Güney Afrika Tarımı Büyümeyi Çiftçilerin Dayanıklılığına Bırakamaz

Güney Afrika’da tarım sektörünün büyümesini, çiftçilerin hükümet kaynaklı altyapı ve hizmet eksikliklerini telafi etmesine dayandırmanın sürdürülebilir olmadığı belirtildi. Uyarı, AgriSA’nın Gauteng’deki yıllık kongresinde gazeteci Qaanitah Hunter’ın yönettiği panelde ekonomist Wandile Sihlobo ile gazeteci Lourensa Eckard tarafından dile getirildi. Panelde devlet, örgütlü tarım ve özel sektör arasındaki sorumluluk paylaşımı ile hesap verebilirlik ele alındı. Sihlobo, Güney Afrika’nın tarımsal üretiminin 1994’ten bu yana verimlilik artışları, teknolojik ilerlemeler ve ihracatın genişlemesiyle iki katından fazla arttığını söyledi. Tarım ihracatının yaklaşık 2 milyar ABD dolarından 2000’de 15,1 milyar ABD dolarına 2025’te yükseldiğini belirten Sihlobo, bu gelişmede hükümetin ticaret anlaşmalarını kolaylaştırması, tarım teknolojilerini kaydetmesi ve pazar erişimini korumasının da rol oynadığını kaydetti. Bu nedenle tartışmanın, hükümetin sektörde bulunup bulunmamasından çok sorumluluklarını ne kadar etkili yerine getirdiği üzerine kurulması gerektiğini savundu. Eckard ise çiftçilerin dayanıklılığının sınırsız ek maliyet ve sorumluluğu üstlenebilme kapasitesi olarak görülmemesi gerektiğini belirtti. Uzak bölgelerdeki üreticilerin kendilerini yalıtılmış ve yeterince temsil edilmemiş hissedebildiğini söyleyen Eckard, yolların ve limanların işlevsiz olduğu koşullarda arazi devri ile mali desteğin yeni üreticilerin pazara erişimini güvence altına alamayacağını ifade etti. Bu sorunların, özel çözümler kuracak mali gücü bulunmayan çiftçileri daha fazla etkilediği belirtildi. Sihlobo, kamu-özel ortaklıklarının yararlı olabileceğini ancak özel kuruluşların hükümet işlevlerini üstlenmesinde net sınırlar ve hesap verebilirlik güvenceleri gerektiğini söyledi. Eckard, kamu kaynaklarının üretim ve istihdamı artıran faaliyetlere yönlendirilmesini, destek programlarının sonuçlarının ölçülmesini ve üretken çiftçiliği teşvik edecek araçların değerlendirilmesini önerdi. Sihlobo da üretimi büyütmek için uygun maliyetli finansman, arazi, teknik beceriler ve modern teknolojinin birlikte gerektiğini; finansmanın tek başına ticari açıdan sürdürülebilir çiftlikler oluşturmayacağını vurguladı.

Tarım Bakanı: Politikanın Odağında Birincil Sektörün Güçlendirilmesi
Görsel kaynağı: AlphaNews Cyprus · Özgün haber
Veri haberi

Tarım Bakanı: Politikanın Odağında Birincil Sektörün Güçlendirilmesi

Kıbrıs Tarım, Kırsal Kalkınma ve Çevre Bakanı Hristos Senekis, hükümet politikasının birincil sektörün güçlendirilmesi ve kırsal bölgelerin canlandırılması üzerine kurulduğunu söyledi. Senekis, açıklamaları Mutulla’da düzenlenen 2. Kolotziou Festivali’nde yaptı. Üreticilerin yatırım yapabilmesi, işletmelerini modernleştirmesi ve değişen dönem koşullarına uyum sağlaması hedefleniyor. Bakan, bu doğrultudaki başlıca araçlardan birinin 2023-2027 dönemini kapsayan Ortak Tarım Politikası (OTP) Stratejik Planı olduğunu belirtti. Planın toplam bütçesi 454 milyon avro. Son çağrıda Büyük Yatırım Planı için talep edilen toplam hibe 200 milyon avroya ulaşırken, genç çiftçilerin ilk yerleşimine yönelik müdahalede talep edilen tutar 9,7 milyon avro oldu. Finansmana erişimin yatırımların uygulanmasında önemli bir engel oluşturabildiğini belirten Senekis, ticari bankalarla iş birliği içinde birincil sektör için bir Finansman Aracı oluşturulduğunu açıkladı. Daha uygun kredi koşulları ve basitleştirilmiş süreçlerle tarımsal işletmelerin yatırım planlarını üretime dönüştürmesinin amaçlandığını söyledi. Ayrıca 2026 içinde gübre, tarımsal girdiler ve tarım yakıtı maliyetlerine yönelik toplam 2,5 milyon avroluk müdahaleler yapıldı; 13 Ekim’de de 2025 kuraklığından etkilenen üreticiler için 4,6 milyon avroluk acil destek onaylandı.

Tahran’da 25. Uluslararası Hayvancılık ve Kanatlı Fuarı Açıldı
Görsel kaynağı: IANA — İran Tarım Haber Ajansı · Özgün haber
Veri haberi

Tahran’da 25. Uluslararası Hayvancılık ve Kanatlı Fuarı Açıldı

İran’ın başkenti Tahran’da 25. Uluslararası Hayvancılık, Kanatlı Hayvanlar ve Bağlantılı Endüstriler Fuarı 26-29 Mehr döneminde düzenleniyor. Açılış töreninde fuarın temel gündemi finansman, teknoloji geliştirme, verimliliğin artırılması ve ekonomik işbirliğinin güçlendirilmesi olarak öne çıktı. Kitap tanıtımının ardından yapılan kurdele kesimiyle fuar resmen açıldı ve etkinliğin 29 Mehr’e kadar sürmesi planlandı. Açılışta, üreticilerin banka kaynakları ve sermaye piyasasına erişimini artıracak yeni finansman yöntemlerinin geliştirilmesi ile devlet ve özel sektör arasındaki işbirliğinin güçlendirilmesi gerektiği belirtildi. Hayvancılık ve kanatlı sektöründe yem girdisi ve üretiminden yetiştiricilik, işleme, taşımacılık ve ürünlerin arzına uzanan zincir yaklaşımının üretim maliyetlerini azaltacağı ve gıda güvenliğini güçlendireceği ifade edildi. Verimliliğin artırılması, piyasanın daha öngörülebilir hale getirilmesi ve protein ürünleri zincirinde üretimin sürdürülmesi de gündeme geldi. Fuarda 50 yerli bilgi temelli şirket yer alırken, 16 ülkeden şirket temsilcileri de etkinliğe katılıyor. Katılımcı ülkeler arasında Türkiye de bulunuyor. Ayrıca 17 ticari heyetin katılımını kolaylaştırmak üzere 103 yabancı kişi ile yem fabrikası yöneticileri ve ülke genelindeki kanatlı yetiştiricilerinin katılımına yönelik planlama yapıldı. Dört günlük programda 10 uzmanlık paneli ve tarım fakültelerindeki öğrenci ve öğrenciler için ziyaret turları bulunuyor. Günlük içerik; sağlık, beslenme ve biyogüvenlik, teknoloji ve inovasyon, ticaret ve yatırım ile üretim kalitesi ve verimlilik başlıklarına ayrıldı. Açılışın sonunda, İran yem sektörünün son yıllardaki bilgi ve istatistiklerini derleyen “İran Yem Pazarı” kitabı tanıtıldı. Farsça, Arapça ve İngilizce hazırlanan kitabın İngilizce elektronik nüshasının ücretsiz erişime açılacağı bildirildi.

Arı Zehiri Koleksiyonu İçin 200 Bin Avroluk Yatırım Anlaşması
Görsel kaynağı: Iefimerida · Özgün haber

Arı Zehiri Koleksiyonu İçin 200 Bin Avroluk Yatırım Anlaşması

25 yaşındaki arıcı ve üretici Nikolas Miços, Dragons’ Den programında hayvanlara zarar vermeyen bir arı zehiri koleksiyonu sunarak iki yatırımcının ilgisini çekti. Maria Hacistefani ile Antonis Karacis’in iş birliği için rekabet ettiği görüşmelerin ardından Miços, anlaşmayı Hacistefani ile yapmayı seçti. Anlaşma kapsamında Miços’un şirketine, işletmenin %33 hissesi karşılığında 200.000 avro finansman sağlandı. Kaynakta, şirketin yüksek cirolarının yatırımcılar arasındaki rekabeti artırdığı belirtilirken arı zehirinin, işçi arıların kovanı korumak için salgıladığı kokusuz, berrak ve asidik bir sıvı olduğu aktarılıyor. Arı zehirinin tedavi amaçlı kullanımının antik çağlara dayandığı da ifade ediliyor.

AB’nin 2028–2034 Bütçesinde Uzlaşma Sağlanamadı
Görsel kaynağı: Világgazdaság · Özgün haber
Veri haberi

AB’nin 2028–2034 Bütçesinde Uzlaşma Sağlanamadı

Avrupa Birliği üyesi ülkeler, 2028–2034 dönemini kapsayan bütçe konusunda yapılan zirvenin ilk gününde uzlaşmaya varamadı. İrlanda dönem başkanlığının hazırladığı 1.620 milyar avroluk uzlaşma önerisi, hem bütçeye net katkı yapan ülkelerin hem de kohezyon ödemelerini korumak isteyen ülkelerin itirazlarıyla karşılaştı. Bu nedenle AB liderlerinin bütçe görüşmelerini yıl sonundan önce tamamlayıp tamamlayamayacağı belirsizleşti. İrlanda önerisi, Avrupa Komisyonu’nun ilk teklifinden 141 milyar avro daha düşük bir toplam bütçe öngörüyordu. Buna rağmen Almanya ve İsveç taslağı hâlâ fazla maliyetli buldu. İsveç Başbakanı Ulf Kristersson, önerinin ülkesinin net katkısını yaklaşık %60 artırabileceği uyarısında bulundu. Almanya Başbakanı Friedrich Merz de ortaya çıkabilecek yükleri kabul edilemez olarak niteledi. Böylece bütçenin büyüklüğü ve ülkeler arasındaki mali paylaşım, müzakerelerin temel anlaşmazlık noktaları olarak kaldı. Diğer tarafta, 17 üye ülkeden oluşan ve kohezyon ödemelerini savunan grup, kalkınma ve tarım kaynaklarının korunmasını talep ediyor. Bu kaynakların yeni bütçe döneminde nasıl düzenleneceği, özellikle AB finansmanına dayalı yatırımlar açısından önem taşıyor. Kaynakta, bütçe döngüsünün kuralları ile çerçeve tutarlarının Macaristan’daki yatırımların AB finansmanını uzun yıllar etkileyebileceği belirtiliyor. Zirvede daha önce gündeme gelen anlaşma takvimi de tartışmalı hâle geldi. Euronews’in aktardığına göre bazı katılımcılar aralık ayında anlaşmaya varılması hedefini sorguladı. Avrupa Konseyi Başkanı António Costa’nın uzlaşma hazırlığını üstlenmesi ve bunu birkaç hafta içinde üye ülkelere sunması bekleniyor. Bir sonraki olağanüstü zirvenin 26 Kasım’da yapılması öngörülüyor. Görüşmelerin 2027’ye sarkması hâlinde, yeni bütçe döneminin uygulanması için gerekli mevzuatın zamanında kabul edilmesi riske girebilir. Bu durum, 2028’de başlayacak yeni bütçe dönemindeki destek ödemelerinin gecikmesine yol açabilir. Ancak kaynakta nihai bütçe kararının alındığı belirtilmiyor; müzakereler ve uzlaşma arayışı devam ediyor.

Fas’ta Tarımsal Agregasyon Küçük Üreticilere Ulaşamıyor
Görsel kaynağı: AgriMaroc · Özgün haber
Veri haberi

Fas’ta Tarımsal Agregasyon Küçük Üreticilere Ulaşamıyor

Fas’taki tarımsal agregasyon modeli, küçük üreticilerin verim ve gelirlerini artırma potansiyeli göstermesine rağmen ülke genelindeki işletmelerin sınırlı bir bölümüne ulaşabiliyor. AgriMaroc’ta yayımlanan ve Dr. El Houssain Bouichou imzasını taşıyan değerlendirmeye göre model, 04-12 sayılı yasanın kabulünden 14 yıl sonra hâlâ birkaç ürün grubu ve bölgede yoğunlaşıyor. Modelde sanayi kuruluşu, ihracatçı veya meslek kuruluşu, üreticilerle sözleşme yaparak teknik danışmanlık, girdi ve kimi durumlarda finansman sağlıyor. Bunun karşılığında düzenli ve kaliteli ürün tedariki hedefleniyor. Yazıya göre bu yapı küçük üreticiye güvenli bir pazar ve tek başına ulaşamayacağı bilgi birikimini sunarken, alıcıya da izlenebilir hammadde ve istikrarlı hacim sağlıyor. Tarım Bakanlığının verilerine göre Yeşil Fas Planı’ndan bu yana 109 agregasyon projesi uygulandı. Bu projeler 167.000 hektarı ve 163.000 hayvanı kapsarken 59.000 üreticiye ulaştı. Agregasyona dahil bitkisel üretim yapanların %80’i 5 hektardan küçük işletmelere, hayvansal üretim yapanların %65’i ise 5’ten az hayvana sahip işletmelere karşılık geliyor. Bakanlık, ürün gruplarına göre verim artışının %80’e, gelir kazanımının hektar başına 15.000 dirheme kadar çıkabildiğini bildiriyor. Buna karşın 59.000 üretici, yaklaşık 1,5 milyon işletmenin bulunduğu ülkede agregasyonun işletmelerin %4’ünden azına ulaştığını gösteriyor. Tarımsal Kalkınma Ajansının 2022 verileriyle sonraki dört yılın karşılaştırmasında proje sayısı %68 artarken agregasyona dahil üretici sayısı yalnızca %4 yükseldi, kapsanan alan ise yaklaşık %10 geriledi. Bu nedenle yazara göre değerlendirmede yalnızca onaylanan proje sayısı değil, üreticilerin sistemde kalıcılığı da ölçülmeli. Program sözleşmelerinde 2023’te tanımlanan 189 projenin 63’ü onaylandı, 44’ü agregasyon belgesi aldı. Ajans 2024’te 18, 2025’te 14 yeni projeyi onayladı. Yeşil Nesil’in başlangıcında açıklanan 300 proje hedefine 2030’a kadar ulaşılması için yılda yaklaşık 50 yeni proje oluşturulması gerektiği, bunun mevcut hızın yaklaşık üç katı olduğu belirtiliyor. Ayrıca şeker bitkileri, süt ve yağlı tohumlar 2022’de üreticilerin yaklaşık %90’ını, üç bölge ise %68’ini oluşturdu. Yazı, modelin yayılmasının önündeki engeller arasında küçük üreticilerin fiyat ve kalite koşullarını sınırlı biçimde müzakere edebilmesini, geciken ödemeleri, hızlı uyuşmazlık çözümü eksikliğini ve parçalı arazi yapısını sayıyor. CESE’ye göre küçük tarım arazilerinin yaklaşık %88’i kayıtlı değil; 5 hektardan küçük işletmelerin %66’sı ortak mülkiyet durumunda. Yazar, kooperatiflerin profesyonelleştirilmesini, daha dengeli sözleşmeleri ve agregasyonun tahıl, baklagil, koyun yetiştiriciliği ile bour bölgelerine genişletilmesini öneriyor.

Federación Rural, Toprak Alımının Uyruğa göre Sınırlandırılmasına Karşı Çıktı
Görsel kaynağı: LosAgronegocios · Özgün haber
Veri haberi

Federación Rural, Toprak Alımının Uyruğa göre Sınırlandırılmasına Karşı Çıktı

Uruguay’daki Federación Rural, arazi alımının alıcının uyruğuna göre sınırlandırılmasına karşı çıktı. Kurum, kamu politikalarının üretimin kârlılığını artırmaya, Uruguaylı üreticilerin araziye erişimini kolaylaştırmaya ve büyük sermayeleri desteklediğini savunduğu istisna rejimlerini kaldırmaya odaklanması gerektiğini bildirdi. Açıklama, “Extranjerización de la Tierra” başlıklı bir duyuruyla yapıldı. Federación Rural, iç kesimlerin nüfus kaybı, orta ölçekli ve aile işletmelerinin azalması ile yerel üreticilerin araziye erişememesi konusundaki kaygıları paylaştığını belirtti. Ancak bu sorunların çözümü için alıcının uyruğunu ölçüt alan yaklaşımı uygun bulmadı. Kuruma göre üretim dokusunu bozan temel unsur, sermayenin ulusal ya da yabancı olmasından bağımsız olarak arazi ve üretimin yoğunlaşması. Bu nedenle alıcının uyruğu, sorunu belirlemek için yetersiz bir gösterge olarak değerlendirildi. Kurum ayrıca, kimlerin arazi satın alabileceğine getirilecek kısıtlamaların mevcut arazi sahibinin taşınmaz değerini düşürebileceği uyarısında bulundu. Federación Rural’a göre mevcut sahiplerin çoğu Uruguaylı üreticilerden oluşuyor ve böyle bir değer kaybı için tazminat öngörülmüyor. Mülkiyet kurallarında değişiklik yapılmasının Uruguay’ın oluşturduğu öngörülebilirlik itibarını zedeleyebileceği ve tarım sektörünü aşan sonuçlar doğurabileceği de belirtildi. Kurum, “etkin kontrol” gibi kavramların idari takdir alanını genişletebileceğini savundu. Federación Rural’ın teşhisine göre yabancılaşma tartışmasının merkezinde yalnızca sahiplerin uyruğu bulunmuyor. Düşük işletme kârlılığı ile yüksek arazi fiyatı arasındaki farkın, istisna rejimlerinden yararlanan büyük sermayelerin vergi avantajlarıyla birleştiği ve Uruguaylı üreticilerin mülkiyete erişimini zorlaştırdığı ifade edildi. Kurum, çeşitlendirilmiş portföylere sahip şirketlerin araziyi bir güvenli varlık olarak kullanabildiğini, geleneksel üreticinin ise üretim marjına bağımlı olduğunu belirtti. Düşük kârlılığın toprağın yoğun ve çıkarıcı biçimde kullanılmasına yol açabileceği, bunun da sürdürülebilirliği güvence altına almayacağı kaydedildi. Kurumun aktardığı verilere göre 2007-2020 arasında istisnai nominatiflik rejimi kapsamında yaklaşık 7 milyon hektar için başvuru yapıldı; bu alan ülkenin yüzölçümünün %43,75’ine karşılık geldi. Başvurulan alanın yaklaşık %80’i sekiz şirkette toplandı. Federación Rural, vergi teşvikleri içeren istisna rejimlerinin eşit olmayan rekabet koşulları yarattığını ve bu avantajlara sahip olmayan üretim sistemlerini olumsuz etkilediğini savundu. Federación Rural, nihai arazi sahiplerinin belirlenebilmesi için kamuya açık bir mülkiyet kayıt ve izlenebilirlik sistemi kurulmasını önerdi. Paravan şirketler veya vakıflar arkasındaki gerçek sahiplerin gizli kalmasını önlemeyi amaçlayan bu sistemin yanı sıra istisna rejiminin ve yürütme organının istisna verme yetkisinin kaldırılması istendi. Özellikle hamiline yazılı paylara sahip anonim şirketlerin arazi alımındaki istisnaların sona erdirilmesi önerildi. Uruguaylı üreticiler için uzun vadeli ve teşvikli finansman, vergi avantajları, miras işlemlerinde kolaylıklar ve Banco República’nın daha uygun kredi koşulları sunması da öneriler arasında yer aldı. Kurum, yabancı yatırımlara bütünüyle karşı olmadığını; adil rekabet ve ulusal üretimle tamamlayıcılık sağlandığında bu yatırımları desteklediğini açıkladı.

Kırsal Kadınlar Tarımın Geleceğine Köprü Olabilir
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber

Kırsal Kadınlar Tarımın Geleceğine Köprü Olabilir

Şili’de Portal Agro Chile’de yayımlanan görüş yazısında Agronomi Okulu akademisyeni Cecilia Ramos, kırsal kadınların tarımsal üretim, ailelerin geçimi, topluluk örgütleri ve bölgesel bilgi birikiminin korunmasında önemli rol oynadığını belirtiyor. Ramos, bu katkının kırsal alanların ve tarımın geleceğini şekillendirebileceğini savunuyor. Kırsal kadınların aynı zamanda bakım, çalışma ve liderlikten oluşan üçlü bir yük taşıdığına dikkat çekiyor. Yazıya göre kırsal kadınların toprağa, finansmana, eğitime ve teknolojiye erişiminde önemli eşitsizlikler bulunuyor. Ramos, bu farkların giderilmesini yalnızca eşitlik meselesi olarak değil, tarım ve bölgesel kalkınma açısından stratejik bir tercih olarak değerlendiriyor. Kırsal alanların bir diğer sorunu ise birçok gencin yeni fırsatlar arayışıyla kentlere göç etmesi ve bunun bilgi, deneyim, gelenek ile üretim kapasitesinin kaybına yol açması. Ramos, kadınların agroturizm, ürünlerini dijital platformlar üzerinden doğrudan pazarlama ve suyla diğer kaynakları daha verimli kullanmaya yönelik teknolojiler aracılığıyla tarımı yenilik ve girişimcilikle buluşturduğunu aktarıyor. Akademisyene göre bağlantı, dijital okuryazarlık ve teknik eğitim, geleneksel bilgiyi yeni araçlarla birleştirerek gelecek kuşaklar için kalkınma, ekonomik özerklik ve istihdam fırsatları yaratabilir.

Tarımda Rekabet İçin Finansman ve Uyum Vurgusu
Görsel kaynağı: Magyar Mezőgazdaság · Özgün haber
Veri haberi

Tarımda Rekabet İçin Finansman ve Uyum Vurgusu

Macaristan’da tarım sektörünün rekabet gücünü koruması için öngörülebilir finansman, üretim koşullarına uygun teknoloji kararları ve değişen çevreye uyumun birlikte ele alınması gerektiği belirtildi. K&H Grubu şirketler bölümünün yöneticisi Bodor Tibor, ekonomik koşullar hızla değişirken işletmelerin sürekli uyum sağlaması ve yatırımlar için istikrarlı finansal altyapı ile uzun vadeli banka ortaklığı kurması gerektiğini söyledi. K&H Grubu’nun tarım sektöründeki payının ortalama yaklaşık %25, bazı alanlarda ise %35’in üzerinde olduğu aktarıldı. Tarım ve Gıda Ekonomisinden Sorumlu Bakanlığın Ortak Tarım Politikası ve kalkınmadan sorumlu devlet sekreteri Jobbágy Krisztina, destek sistemi kaynaklarının %98’inin tahsis edildiğini ve bu nedenle değerlendirme bekleyen başvurular için hareket alanının sınırlı kaldığını söyledi. Yatırım talepleri mevcut bütçe çerçevelerini aşarken, gıda sanayisi ve hayvancılık işletmesi yatırımlarına yönelik başvurular önceki çerçevelerin 4,5-5 katına ulaştı. Kaynak açığının çözümü için Maliye Bakanlığı ile görüşülmesi gerektiği belirtildi. Sulama yatırımlarının değerlendirilmesinde gecikme yaşanırken, iklim değişikliği ve kuraklık nedeniyle su tutma, sulama ve su kaynaklarının geliştirilmesinin acil hale geldiği ifade edildi. Jobbágy Krisztina, sunulan sulama başvurularının değerlendirileceğini ve üreticilerin kısa süre içinde destek kararlarını almasının umulduğunu bildirdi. Genç çiftçilerin desteklenmesi ile işletme devri ve kuşak değişimi başlıklarında da çok sayıda başvurunun henüz işlenmediği aktarıldı. Beklenen destek çağrıları arasında küçük tarım işletmeleri, hayvan refahı, ormancılık, tarımsal ormancılık, inovasyon ve kırsal kalkınma programları sayıldı. Bir sonraki Ortak Tarım Politikası dönemine ilişkin AB tavsiyelerinde kuşak değişimi, kadınların tarıma katılımı, su tutma ve zararların önlenmesi öne çıkıyor. Değişen iklim koşullarında mısır gibi bazı bitkilerin üretiminin yeterli güvenceyle sürdürülemeyebileceği, bu nedenle destek politikasının üretim yapısındaki dönüşümü kolaylaştırması gerektiği belirtildi.

Slovakya’da Kaz ve Ördek Sayısı Tarihsel Dipte
Görsel kaynağı: STVR Správy · Özgün haber
Veri haberi

Slovakya’da Kaz ve Ördek Sayısı Tarihsel Dipte

Slovakya’da ördek ve kaz varlığı tarihsel olarak en düşük seviyeye geriledi. Slovakya Kümes Hayvanı Yetiştiricileri Birliği, su kuşu üretiminin 2000’den bu yana azaldığını ve büyük kaz çiftliklerinin tamamen ortadan kalktığını bildirdi. Birliğin yöneticisi Daniel Molnár’a göre ülkede bugün yaklaşık 850 kaz üretiliyor; 30 yıl önce bu sayı neredeyse 100 bindi. Ördek sayısı da 300 binden fazladan günümüzde 130 bine indi. Gerilemede yüksek yetiştirme maliyetleri ve üretim kapasitesinin daralması etkili oluyor. Slovakya’da ördek yetiştiren yalnızca üç çiftlik kaldığı belirtilirken, ördeklerin yetiştirilmesi tavuklara kıyasla daha uzun sürüyor ve işlenmesi daha zor. Kaynakta, ördeklerin 40–60 günde, tavukların ise 35–40 günde yetiştirildiği aktarılıyor. Su kuşu üretiminin günümüzde profesyonel yetiştiricilerden çok hanelerde yapıldığı da ifade ediliyor. Yüksek maliyetler satış fiyatlarına yansırken tüketiciler daha ucuz ithal kanatlı ürünlerine yöneliyor. Molnár, Slovakya’da satılan ördeklerin %95’inin yurt dışından geldiğini, zincir mağazalarda ise yaklaşık her on ördekten birinin Slovakya menşeli olduğunu söyledi. İthalatın ağırlıklı olarak Polonya, Macaristan, Çekya ve Almanya’dan yapıldığı belirtildi. Yetiştiriciler, Avrupa Birliği’nin ördekleri zorla beslemeyi yasaklayan düzenlemesinin de sektörü etkilediğini savunuyor. Macaristan, Fransa ve İspanya’nın bu konuda istisna oluşturduğu ifade edildi. Sektör temsilcileri devlet desteği talep ederken Slovakya Tarım Bakanlığı, hayvansal üretim ve sektör müdahalelerine yönelik destek seçenekleri ile finansmanını görüştüğünü açıkladı. Yardımın 2028’de gelmesi bekleniyor ancak destek modelinin ayrıntıları henüz kesinleşmedi.

Özbekistan ve İslam Kalkınma Bankası’ndan Tarımsal Mekanizasyon Anlaşması
Görsel kaynağı: Trend News Agency · Özgün haber
Veri haberi

Özbekistan ve İslam Kalkınma Bankası’ndan Tarımsal Mekanizasyon Anlaşması

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Özbekistan ile İslam Kalkınma Bankası, çiftçilerin modern, enerji verimli ve iklim dostu tarım makinelerine erişimini genişletmeyi amaçlayan proje için 202 milyon dolarlık anlaşma imzaladı. Anlaşma, 15 Ekim’de Bangkok’ta düzenlenen görüşme sırasında yapıldı. Bilgi, Özbekistan Ekonomi ve Maliye Bakanlığının toplantı sonrasındaki açıklamasına dayandırıldı. Projenin toplam maliyeti İslam Kalkınma Bankası tarafından tamamen finanse edilecek. Girişimin tarımsal verimliliği artırması, kaynakların daha verimli kullanılmasını sağlaması ve tarımsal değer zincirlerinde kapsayıcı kalkınmayı desteklemesi hedefleniyor. Proje kapsamında çiftçilerin modern makine ve ekipmanlara erişiminin artırılması öngörülüyor. Görüşmelerde ayrıca sulama sistemleri, yol altyapısı, kırsal kalkınma, mortgage piyasası finansmanı ve tarımsal kredilerle ilgili olası projeler ele alındı. Taraflar küçük ve orta ölçekli işletmelere destek, İslami finans araçlarının geliştirilmesi ve Murabaha ile İjarah gibi finansman mekanizmalarını da değerlendirdi. Taraflar, görüşülen girişimler üzerinde çalışmayı sürdürme konusunda anlaştı.

Suriye’de Tarımsal Finansman ve Kalkınma İş Birliği Görüşüldü
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber

Suriye’de Tarımsal Finansman ve Kalkınma İş Birliği Görüşüldü

Suriye Maliye Bakanı Muhammed Yaser Berini ve Suriye Merkez Bankası Başkanı Muhammed Safvet Raslan, Arap Körfez Kalkınma Programı (AGFUND) İcra Direktörü Humam bin Nasır bin Cüreyid ile küçük ve orta ölçekli projelerin finansmanı ile Suriye’de toparlanma ve kalkınma projelerine desteğin güçlendirilmesini görüştü. Görüşmeler, Suriye heyetinin Bangkok’taki Uluslararası Para Fonu ve Dünya Bankası yıllık toplantıları kapsamındaki temasları arasında yapıldı. Suriye Maliye Bakanlığının Telegram kanalından duyurduğu görüşmelerde, İbdâ Mikrofinans Bankası’nın ülkedeki ağının genişletilmesi ve AGFUND’un Tarım Bankası iş birliğiyle çiftçiler ile küçük, mikro ve orta ölçekli tarımsal işletmeleri finanse etmedeki rolünün güçlendirilmesi ele alındı. Okulların rehabilitasyonu ve kamplardaki yerinden edilmiş kişilerin dönüşünü destekleyecek bütünleşik kalkınma projeleri de gündeme geldi. AGFUND temsilcileri, Suriye tarafının önereceği sağlık, eğitim, su, tarım ve kanalizasyon projelerini hükümetin öncelik vereceği bölgelerde incelemeye hazır olduklarını belirtti. Görüşmelerde ayrıca hazırlanmakta olan yoksullukla mücadele ve geçim kaynaklarını iyileştirme stratejisi ile buna bağlı programlara katkı veya finansman sağlama olasılığı değerlendirildi. AGFUND, sürdürülebilir insani kalkınma, yoksulluğun azaltılması, finansal kapsayıcılığın güçlendirilmesi ve küçük işletmelerin finansmanına odaklanıyor. Suriye’deki İbdâ Mikrofinans Bankası da programın mikrofinans girişimleriyle bağlantılı olarak finansal hizmetlere erişimi ve gelir getirici faaliyetleri desteklemeyi amaçlıyor.

AFD, 2026’da Kanatlı Sektörüne 24,93 Milyon ABD Doları Kredi Onayladı
Görsel kaynağı: La Tribuna · Özgün haber
Veri haberi

AFD, 2026’da Kanatlı Sektörüne 24,93 Milyon ABD Doları Kredi Onayladı

Paraguay Kalkınma Finansmanı Ajansı (AFD), 2026’da ülkenin kanatlı sektörüne toplam 24,93 milyon ABD doları kredi onayladı. Kurum, bu tutarın faaliyetlerinin başlangıcından bu yana sektör için kaydedilen en yüksek finansman düzeyi olduğunu bildirdi. Onaylanan krediler, sektöre tarihsel olarak kullandırılan 51,35 milyon ABD dolarının %48,5’ine karşılık geliyor. Aracı finans kuruluşları üzerinden yönlendirilen kaynaklar, kanatlı değer zincirindeki yatırımları destekledi. Finansman; genetik materyal ve yumurtacı damızlık alımının yanı sıra ileri teknoloji kullanılan kümeslerin inşası ve modernizasyonunda kullanıldı. Projelere, üretim kaynaklarını optimize etmek ve operasyonel verimliliği artırmak amacıyla enerji verimliliği çözümleri de dahil edildi. Kanatlı sektörü, özellikle küçük ve orta ölçekli üreticiler olmak üzere farklı ölçeklerdeki üreticileri üretim zincirine dahil ediyor. Uzun vadeli kredilere erişim yoluyla Central, Caaguazú, Paraguarí, Itapúa, Cordillera, Alto Paraná, Boquerón, Presidente Hayes ve Asunción’da 2.600’den fazla işin desteklendiği tahmin ediliyor. AFD Başkanı Stella Guillén, uzun vadeli finansmanın yatırımları somutlaştırdığını ve üretim kapasitesini artırdığını söyledi. Kaynakta sektörün gelişimi, Tayvan, Birleşik Arap Emirlikleri, Singapur ve Filipinler gibi pazarların açılmasıyla ilişkilendiriliyor. Kalkınma kredisi ile özel yatırımların birleşiminin ise kanatlı sanayisini ekonomik ve ihracat dinamizminin motoru olarak güçlendirdiği belirtiliyor.

Hansen, Ortak Tarım Politikasının Sürdürülmesini Savundu
Görsel kaynağı: Magyar Mezőgazdaság · Özgün haber

Hansen, Ortak Tarım Politikasının Sürdürülmesini Savundu

Avrupa Komisyonunun tarım ve gıda işlerinden sorumlu üyesi Christophe Hansen, Avrupa Çiftçiler Kongresi’nde Ortak Tarım Politikasının (OTP) sürdürülmesi gerektiğini söyledi. Hansen, OTP’nin geçmişten kalan bir miras değil, jeopolitik belirsizlik, dışa bağımlılıklar, iklim değişikliği ve piyasa dalgalanmaları gibi güncel sorunlara yanıt veren bir araç olduğunu belirtti. Ulusal düzeye indirgenmiş bir tarım politikası yerine ortak Avrupa yaklaşımını savundu. Copa-Cogeca ile İsveçli çiftçi kuruluşu LRF’nin düzenlediği etkinlikte finansman gündeminin önemine dikkat çeken Hansen, 2028–2034 bütçe dönemine ilişkin görüşmelerin tarım desteklerinin geleceğini belirleyeceğini ifade etti. Çiftçilerin gelir desteğinin güvence altına alınmasını öncelik olarak niteleyen Hansen, tarım kuruluşlarından taleplerini devlet ve hükümet başkanlarına iletmelerini istedi. Gelecek dönemin finansmanına ilişkin kararların işletmelerin yatırım ve uyum kapasitesini uzun vadede etkileyeceğini söyledi. Hansen, tarımın dayanıklılığını artırmak için yatırımların, su yönetiminin, etkin sulamanın ve risk yönetimi araçlarının güçlendirilmesini gerekli gördü. Gıda güvenliğini Avrupa güvenliğinin parçası olarak değerlendiren Hansen, gübre dahil ithal girdilere bağımlılığın azaltılmasını ve üreticilerin AB kurallarına uyarak uluslararası pazarda rekabet edebileceği koşulların oluşturulmasını savundu. Hassas tarım, yapay zekâ ve danışmanlık hizmetlerinin geliştirilmesinin verimlilik ile kaynak etkinliğini artırabileceğini, yeni teknolojilerin küçük ve orta ölçekli işletmelere de erişilebilir olması gerektiğini belirtti.

Moldova, Tarımsal Kaynaklara Erişimde Cinsiyet Farklarını BM Raporuna Ekliyor
Görsel kaynağı: Moldpres · Özgün haber

Moldova, Tarımsal Kaynaklara Erişimde Cinsiyet Farklarını BM Raporuna Ekliyor

Moldova, kadınlar ve erkekler arasındaki tarımsal kaynaklara erişim farklarını ilk kez Birleşmiş Milletler Çölleşmeyle Mücadele Sözleşmesi (UNCCD) kapsamındaki ulusal raporuna dahil edecek. Toprak, su, finansman ve kuraklığa uyum önlemlerine erişimdeki farklılıkları ele alan cinsiyet analizi, 16 Ekim’de başkent Kişinev’de düzenlenen bir atölyede sunuldu ve tartışıldı. Çalışma, ulusal raporlamada arazilerin durumuna ilişkin bilgilere kadınlar ve erkekler arasındaki erişim farklarını da ekleyecek. Değerlendirmeye göre küçük ve parçalı tarım işletmeleri, sulama imkanlarının sınırlı olması, makine ve finansmana erişimdeki güçlükler kadın çiftçilerin toprak bozulmasını önleme ve kuraklığa uyum sağlama imkanlarını azaltıyor. Ev içindeki sorumluluklar da kadınların eğitimlere ve ekonomik faaliyetlere ayırabildiği zamanı kısıtlıyor. Analizde, su kıtlığının su temini, hayvanların bakımı ve ailenin gıda ihtiyacının karşılanması için gereken süreyi artırabildiği, bunun da kadınların mesleki ve ekonomik gelişim faaliyetlerine katılımını zorlaştırabildiği belirtildi. Yeni verilerin raporlamaya eklenmesiyle desteğe ihtiyaç duyan kişilerin ve kadın çiftçilerin sürdürülebilir tarım uygulamalarını hayata geçirmesini engelleyen koşulların belirlenmesi amaçlanıyor. Kaynakta örnek verilen uygulamalar arasında toprağın örtülmesi, münavebe ve suyun verimli kullanılması bulunuyor. Atölyede ayrıca Birleşmiş Milletler Çölleşmeyle Mücadele Sözleşmesi’nin toplumsal cinsiyet eşitliği eylem planı ile bu planın Moldova’da uygulanma biçimleri sunuldu. Tartışılan öneriler arasında küçük çiftliklerin koşullarına uygun uygunluk ve ortak finansman ölçütleri oluşturulması, finansman başvurularının hazırlanmasına destek verilmesi ve eğitimlerin yerel yerleşimlerde, tarımsal faaliyetler ile bakım sorumluluklarına uygun saatlerde düzenlenmesi yer aldı. Tarıma destek sağlayan kurumların, yardım isteyen ve yardım alan kadınlarla erkeklerin sayılarını, finansman tutarlarını ve sağlanan destek türlerini ayrı ayrı toplaması da önerildi. Bu bilgilerin, desteklerin dağılımının değerlendirilmesine ve erişimde sorun yaşayan gruplara yönelik programların uyarlanmasına katkı sağlaması bekleniyor. Yerel yönetimlere ise arazi kullanan kadın ve erkeklerle, özellikle kadın çiftçiler ve küçük işletmelerle istişare yürütmeleri önerildi. Kadınların arazi komisyonları, kooperatifler ve su kullanıcı birliklerinde temsil edilmesi, ayrıca istişarelerde ortaya çıkan öneriler ile bunların alınan önlemlere nasıl yansıtıldığının belgelenmesi tavsiye edildi. Atölyede raporlama sürecinde uydu verilerinin kullanımı ve projenin ilerlemesi de ele alındı. Etkinlik, AO EcoContact tarafından Küresel Çevre Fonu’nun desteğiyle, Birleşmiş Milletler Çevre Programı aracılığıyla yürütülen Moldova’nın 2026 UNCCD ulusal raporlama projesi kapsamında düzenlendi.

Moldova ile FAO, Tarımsal Dayanıklılık ve Yatırım İşbirliğini Genişletecek
Görsel kaynağı: Moldpres · Özgün haber

Moldova ile FAO, Tarımsal Dayanıklılık ve Yatırım İşbirliğini Genişletecek

Moldova Tarım ve Gıda Sanayisi Bakanı Eugeniu Osmochescu ile FAO Genel Direktörü Qu Dongyu, Roma’da Moldova tarımına verilen destek, tarım ve iklim değişikliği projeleri ile sektöre yatırım çekilmesini görüştü. Görüşme, Osmochescu’nun 2026 Dünya Gıda Forumu’na katılımı kapsamında yapıldı. Görüşmede, FAO desteğiyle hazırlanan 2027–2030 Ulusal Tarımda Dayanıklılık Programı da ele alındı. Osmochescu, belge onaylandıktan sonra hedeflerin somut önlemlere ve finansman sağlayabilecek projelere dönüştürülmesi için teknik ve yatırım desteğinin sürdürülmesi gerektiğini belirtti. Taraflar ayrıca iklim değişikliğinin yarattığı zorluklar karşısında öncelikli müdahale alanlarını ve Agro-Gıda Ortaklık Platformu ile FAO Yatırım Merkezi fırsatları üzerinden yatırım iş birliğinin genişletilmesini değerlendirdi.