ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

614 haber · Sayfa 4

Brezilya’da Soya Fiyatları, Doların Desteğiyle Chicago’daki Düşüşe rağmen Yükseldi
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya’da Soya Fiyatları, Doların Desteğiyle Chicago’daki Düşüşe rağmen Yükseldi

Brezilya’da soya fiyatları 29 Ekim Perşembe günü genel olarak yükseldi. Canal Rural’ın aktardığına göre, Chicago Ticaret Borsası’ndaki (CBOT) vadeli kontratlarda yaşanan düşüşe rağmen Brezilya reali karşısında değer kazanan dolar, iç piyasadaki fiyatları destekledi. Safras & Mercado, 30 Ekim Cuma günü işlemlerin ılımlı seyretmesini ancak döviz kurunun desteğiyle fiyatların güçlü kalmasını bekledi. Safras & Mercado analisti Rafael Silveira’ya göre piyasa, limanlardaki güçlü alım teklifleri ve iç piyasada faaliyet gösteren soya ezme tesislerinin daha fazla alım yapmasıyla şekillendi. Limanlarda hemen teslimat için üreticilere daha elverişli fiyat koşulları sunulurken ödeme vadeleri uzadı. İç kesimlerdeki tesisler, aralık ayına kadar tedarik sağlamak amacıyla bazı bölgelerde alım göstergelerini yükseltti ve kimi tekliflerde ihracat paritesi aşıldı. Fiziksel piyasada 29 Ekim’de 60 kilogramlık çuval başına 2 Brezilya realine kadar artış kaydedildi. En yüksek yükseliş Rio Grande Limanı’nda görüldü. İç kesimlerin çoğunda artış 1 real olurken Rondonópolis’te fiyatlar değişmedi, Rio Verde’de ise çuval başına 1 real düşüş yaşandı. Chicago’da kasım vadeli soya kontratı 30 Ekim sabahı %0,18 düşüşle 12,17 buçuk ABD doları/buşel seviyesine geriledi. Vadeli fiyatlar, ABD’de hasadın ilerlemesiyle uluslararası piyasadaki soya arzının artmasından dolayı baskı altında kaldı. Buna karşılık ticari dolar aynı sabah %0,48 yükselerek 5,4132 realden işlem gördü. Safras & Mercado, ekim ayı kapanışında Brezilya’da fiyatların güçlü kalmasını, ancak ticaret hacminin yüksek olmamasını öngördü.

Pakistan’da Kısa Vadeli Enflasyon Ekim Sonunda %11,32’ye Yükseldi
Görsel kaynağı: Dawn · Özgün haber
Veri haberi

Pakistan’da Kısa Vadeli Enflasyon Ekim Sonunda %11,32’ye Yükseldi

Pakistan’da kısa vadeli enflasyon, 29 Ekim’de sona eren haftada yıllık bazda %11,32’ye yükseldi. Pakistan İstatistik Bürosu (PBS) verilerine göre artışta başta çabuk bozulan gıda ürünleri etkili oldu. Kısa Vadeli Hassas Fiyat Endeksi, 17 şehirdeki 50 piyasadan fiyatları toplanan 51 temel mal ve hizmetin haftalık değişimini izliyor. İzlenen 51 üründen 15’inin fiyatı haftalık bazda artarken 12’si geriledi, 24’ü değişmedi. Endeks, önceki haftaya göre %0,35 düştü. Haftanın en yüksek fiyat artışı domateste %34,91 olarak kaydedildi; patates %3,27, motorin %2,53 ve nohut %2,11 arttı. Habere göre petrol ve motorin fiyatlarındaki sürekli yükselişler kısa vadeli enflasyonu birkaç haftadır çift haneli tutuyor. Haftalık düşüşlerde ilk çeyrek elektrik ücretleri %3,92, tavuk %2,95 ve yumurta %2,81 ile öne çıktı. Yıllık bazda LPG %106,86, ilk çeyrek elektrik ücretleri %52,38 ve motorin %45,13 arttı. Buna karşılık patates fiyatı %38,67, domates %27,99 ve yumurta %26,70 geriledi. Bir önceki hafta yıllık kısa vadeli enflasyon %11,85 olmuştu.

Irak Tarım Bakanlığı İthal Yumurtanın Hastalık Yaptığı İddialarını Reddetti
Görsel kaynağı: Mustaqila — Independent Press Agency · Özgün haber
Veri haberi

Irak Tarım Bakanlığı İthal Yumurtanın Hastalık Yaptığı İddialarını Reddetti

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Irak Tarım Bakanlığı, ithal yumurtanın vatandaşlarda hastalıklara veya sağlık sorunlarına yol açtığı yönündeki iddiaları reddetti. Bakanlık sözcüsü Kusay el-Hattab, bu söylemlerin “yanlış ve asılsız” olduğunu belirterek, bilimsel kanıt bulunmadan yayılan bilgilerin kamuoyunu yanılttığını ve tüketicilerde korku oluşturduğunu söyledi. El-Hattab’a göre Irak’a yumurta ihraç eden ülkeler kuş gribi vakası bildirmedi. Dünya Sağlık Örgütü’nün de Irak’a ithal edilen yumurtalarla ilgili bir uyarı yayımlamadığını aktaran sözcü, Irak piyasalarına giren yumurta miktarının 20 bin kartonu aşmadığına inanıldığını ifade etti. Bu miktar kesin ölçüm olarak değil, bakanlığın değerlendirmesi şeklinde verildi. Bakanlık, ithal yumurtanın güvenliği konusunda korku oluşturulmasının bazı üreticilerin Irak piyasasındaki fiyat hareketlerini etkileme girişimleriyle bağlantılı olabileceğini değerlendirdi. Tartışma, ithal ürünlerin yerli yumurta fiyatlarına olası etkisi ve yerli üreticiler, ithalatçılar ile tüketicilerin farklı çıkarları çerçevesinde yürütülüyor. Bakanlık 10 Ekim 2026’da, yumurta ve tavuk fiyatlarını sınırlamak için bazı ithal hayvansal ürünlerde gümrük vergileri ile vergilerin tahsilatını durdurduğunu açıklamıştı. Bakanlığın ilgili sevkiyatlarda risk bulunmadığı yönündeki açıklaması, yumurtaya bağlı sağlık risklerinin mutlak olarak ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. Taşıma, depolama, pişirme ve veteriner denetimi ürün güvenliği açısından önemini koruyor. Bakanlık ayrıca vatandaşlar ile medyaya, doğruluğu denetlenmemiş bilgileri yaymama ve yetkili kurumların açıklamalarına dayanma çağrısı yaptı.

Bayer, Azotlu Gübre Bağımlılığını Azaltabilecek Tahıllar Geliştiriyor
Görsel kaynağı: Agrobiznes Moldova · Özgün haber
Veri haberi

Bayer, Azotlu Gübre Bağımlılığını Azaltabilecek Tahıllar Geliştiriyor

Alman tarım şirketi Bayer, buğday, mısır ve pirinçte atmosferik azotun bitkiler tarafından kullanılmasını sağlayabilecek yeni çeşitler geliştiriyor. Şirket, bitki köklerinin atmosferik azotu bitkilerin yararlanabileceği bileşiklere dönüştüren bakterilerle etkileşmesini hedefleyen bir teknoloji üzerinde çalışıyor. Yaklaşım başarılı olursa sentetik azotlu gübre ihtiyacının ve çiftçilerin gübreleme giderlerinin azalabileceği belirtiliyor; ancak bu sonuç henüz gerçekleşmiş bir üretim kazanımı değil. Bayer, teknoloji için California Üniversitesi, Davis (UC Davis) tarafından geliştirilen bir yöntemin ticari kullanım lisansını aldı. Yöntem, tahılların DNA'sında değişiklik yapılarak köklerin azot dönüştüren bakterilerle etkileşmesini öngörüyor. Soya ve diğer baklagiller atmosferik azottan bakterilerle kurdukları simbiyotik ilişki sayesinde yararlanabilirken, buğday, mısır ve pirinç büyük ölçüde azotlu mineral gübrelere ihtiyaç duyuyor. Bu üç tahılın dünya genelinde tüketilen kalorilerin neredeyse yarısını sağladığı aktarılıyor. Şirkete göre teknoloji, gübreleme maliyetlerinin yanı sıra tarımın sera gazı emisyonlarını ve ülkelerin azotlu gübre ithalatına bağımlılığını azaltabilir. Bayer, yaklaşımın gübre fiyatlarının yükseldiği ve Orta Doğu'daki çatışmanın küresel tedarik zincirlerini etkilediği bir dönemde önem taşıdığını belirtiyor. Şirket ayrıca teknolojinin yaklaşık 85 milyar dolar olarak tahmin edilen küresel üre pazarında yeni fırsatlar yaratabileceğini düşünüyor. Çalışmalar şimdiye kadar seralarda yürütüldü. Bayer'in bir sonraki aşamada tarla koşullarında denemelere geçmesi planlanıyor. Ancak ek araştırmalar ve gerçek üretim koşullarındaki etkinliğin doğrulanması gerektiğinden, şirket bu yöntemle geliştirilen çeşitlerin 2030'lu yıllardan önce piyasaya çıkmasını beklemiyor.

Kazakistan'ın Kostanay Bölgesinde Üreticiler Ayçiçeği İhracat Vergisinin Askıya Alınmasını İstedi
Görsel kaynağı: ElDala · Özgün haber
Veri haberi

Kazakistan'ın Kostanay Bölgesinde Üreticiler Ayçiçeği İhracat Vergisinin Askıya Alınmasını İstedi

Kostanay Bölgesi Tarım Üreticileri Birliği, Kazakistan ve Rusya’daki rekor ayçiçeği hasadının fiyatlar üzerinde baskı oluşturduğunu belirterek hükümetten ayçiçeği ihracat gümrük vergisinin askıya alınmasını istedi. Birlik, mevcut uygulamanın çiftçilerin dış pazarlara serbestçe erişmesini engellediğini savundu. Ayçiçeği ihracatında uygulanan vergi, gümrük değerinin %20’si veya ton başına en az 100 avro olarak belirlenmiş durumda. Üreticiler, yağlı tohum piyasasının düzenlenme mekanizmalarının gözden geçirilmesi talebiyle Tarım Bakanlığına başvurdu. Öneriler arasında, yağ fabrikalarına verilen sübvansiyon, imtiyaz ve taşıma ayrıcalıklarının %100 Kazakistan menşeli hammadde kullanılması koşuluna bağlanması yer aldı. Birlik ayrıca, yerli üreticiler için ihracat vergisinin, işleme tesislerinin hammaddeyle yeterli düzeyde tedarik edildiği dönem boyunca askıya alınmasını önerdi. Üreticilere göre bu adımlar alıcılar arasındaki rekabeti artırarak arz ve talep dengesine dayalı piyasa fiyatı oluşmasına katkı sağlayabilir. Birlik, Rusya’daki rekor hasadın artan Rus yağı sevkiyatları nedeniyle Kazakistan ve Orta Asya piyasaları üzerindeki baskıyı artıracağını belirtti.

Pakistan’da Şeker İhracatı İçin Politika Kılavuzları Ele Alındı
Görsel kaynağı: Business Recorder · Özgün haber

Pakistan’da Şeker İhracatı İçin Politika Kılavuzları Ele Alındı

Pakistan Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Senatör Mohammad Ishaq Dar, fazla şekere ilişkin ihracat politikası kılavuzlarını kesinleştirmek amacıyla Bakanlar Kurulu Fazla Şeker Komitesi toplantısına başkanlık etti. İslamabad’daki toplantıda, yaklaşan kırma sezonuna kadar ülkenin nihai şeker stok durumu kapsamlı biçimde değerlendirildi. İncelemenin amacı, fazla şeker miktarını doğru belirlemek ve yurt içi tüketim için yeterli rezervin bulunmasını sağlamaktı. Dar, Başbakanın yurt içindeki tüketicileri koruma talimatını vurguladı. Ona göre ihracatın kolaylaştırılması yerel çiftçileri desteklemeyi, şeker sektörünü güçlendirmeyi ve döviz rezervlerini artırmayı hedeflerken, iç piyasada fiyat istikrarının korunması önceliğini sürdürüyor. İhracat süreci devam ederken tedarik zincirinin düzenli işlemesi ve piyasa bozulmasının önlenmesi için ilgili makamlardan güçlü izleme mekanizmaları uygulamaları istendi.

Brezilya’da Soya Fiyatları Doların Etkisiyle Yükseldi
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya’da Soya Fiyatları Doların Etkisiyle Yükseldi

2 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Brezilya’da soya piyasasında 29 Ekim Perşembe günü işlemler ve fiyatlar genel olarak yükseldi. Safras & Mercado analisti Rafael Silveira’ya göre hareket, Chicago Ticaret Borsası’ndaki (CBOT) kayıplara rağmen doların değer kazanmasıyla desteklendi. Seans, limanlarda güçlü tekliflerin ve iç piyasadaki soya ezme tesislerinin daha fazla alım yapmasının etkisiyle şekillendi. Limanlarda spot teslimat için güçlü teklifler, daha uzun ödeme vadeleri ve üreticiler için daha uygun fiyatlar görüldü. İç kesimlerdeki ezme tesisleri ise bazı bölgelerde aralık ayına kadar pozisyon sağlamak amacıyla ihracat paritesinin üzerinde alım göstergeleri sundu. Silveira, kurdaki son yükselişin alıcıların fiyat göstergelerini yukarı çekmesine yol açtığını belirtirken, ihracat primlerinde yalnızca küçük dalgalanmalar yaşandığını söyledi. Fiziksel piyasada Passo Fundo’da fiyat 152 realden 153 reale, Santa Rosa’da 153 realden 154 reale, Cascavel’de 148 realden 149 reale, Paranaguá’da 159 realden 160 reale ve Rio Grande’de 159 realden 161 reale çıktı. Rondonópolis’te fiyat 141 realde sabit kalırken Rio Verde’de 142 realden 141 reale geriledi. Dourados’ta ise kaynakta son fiyat 143,0 real olarak verildi. Chicago’daki düşüşte ABD’de hasadın ilerlemesi ve petrol fiyatlarının ağırlıklı olarak gerilemesi etkili oldu. Hava koşullarının tarla çalışmalarını desteklemesi ve büyük bir aksama yaşanmaması halinde ABD’nin tarihinin en yüksek soya hasadını yapması bekleniyor. Dolar karşısında değer kaybeden real ise Brezilya soya ürününün uluslararası piyasalardaki rekabetçiliğini artırdı. ABD’nin 2026/27 sezonundaki net soya ihracatı, 22 Ekim’de sona eren haftada 2.576.400 ton olurken Çin 1.627.000 tonla en büyük alıcı oldu.

Rusya, Tahıl İhracatında Murmansk Rotasını Devreye Alıyor
Görsel kaynağı: Deschide.md · Özgün haber
Veri haberi

Rusya, Tahıl İhracatında Murmansk Rotasını Devreye Alıyor

Rusya ve Ukrayna’nın temmuzda başlayan yeni tahıl ticareti sezonundan bu yana birbirlerinin limanlarına ve gemilerine saldırması, Karadeniz üzerinden tarımsal ticareti bloke etti. Rusya, Ortadoğu ve Asya’daki başlıca müşterilerini korumak amacıyla ihracatını Baltık Denizi limanlarına yönlendirmeyi, güneydeki verimli bölgelerden demir yolu taşımacılığını sübvanse etmeyi ve Arktik güzergâhlarını kullanmayı deniyor. Murmansk Ticaret Limanı ile Demetra Holding, kilit tarım bölgelerinden gelen ilk 3.400 tonluk tahıl yükünün bir gemiye yüklenmekte olduğunu duyurdu. Moskova’nın yaklaşık 2.000 kilometre kuzeyinde, Norveç sınırı yakınında bulunan Murmansk’a tarafsız sulardan erişilebildiği belirtiliyor. Liman, İkinci Dünya Savaşı sırasında Müttefik konvoyları tarafından Sovyetler Birliği’ne malzeme taşımak için kullanılmıştı. Liman yönetimi, geleneksel ihracat rotaları kısıtlamalarla karşılaşırken Murmansk’ın Rus çiftçileri için dış pazarlara alternatif bir güzergâh açtığını açıkladı. Deniz taşımacılığı verileri ve bir piyasa kaynağına göre, Murmansk’ta Fas’ın Kazablanka Limanı’na gidecek bir gemiye yaklaşık 28.000 ton buğday yüklenmesi planlanıyor. Rusya’nın ağırlık verdiği Baltık Denizi limanları eylülde 1,2 milyon ton tahıl elleçledi; bu miktar deniz yoluyla yapılan toplam tahıl ihracatının %60’ından fazlasını oluşturdu. Şirketler, gübre ve kömür terminallerini tahıl elleçleyecek şekilde dönüştürdü. Kremlin’deki bazı yetkililer, bölgedeki Avrupa NATO ülkelerinden gelebilecek olası düşmanca eylemlerin riskleri konusunda uyardı. Türkiye, Rusya’dan tahıl ithal eden bir ülke olarak ateşkes ve Karadeniz taşımacılığının yeniden başlaması için çaba gösterdi; Rusya ise yeni bir Karadeniz tahıl anlaşmasıyla ilgilenmediğini açıkladı.

Rusya, Tahıl İhracatı İçin İlk Kez Arktik Rotayı Kullanıyor
Görsel kaynağı: Digi24 · Özgün haber
Veri haberi

Rusya, Tahıl İhracatı İçin İlk Kez Arktik Rotayı Kullanıyor

Rusya, Karadeniz üzerinden tarımsal ticaretin bloke olmasının ardından tahıl ihracatı için İkinci Dünya Savaşı döneminden kalan Arktik deniz rotasına ilk kez başvurdu. Murmansk ticari limanı ve Demetra Holding, kilit tarım bölgelerinden gelen 3.400 tonluk ilk tahıl yükünün bir gemiye yüklenmekte olduğunu açıkladı. Rusya ve Ukrayna’nın temmuzda başlayan yeni tahıl pazarlama sezonundan bu yana limanlara ve gemilere yönelik karşılıklı saldırıları, Karadeniz üzerinden tarımsal ticaretin durmasına yol açtı. Rusya, Orta Doğu ve Asya’daki müşterilerini korumak için ihracatını Baltık Denizi limanlarına yönlendirmeyi denedi; güneydeki verimli bölgelerden demiryolu taşımacılığını sübvanse etti ve Arktik rotaları değerlendirdi. Moskova’nın yaklaşık 2.000 kilometre kuzeyinde, Norveç sınırı yakınında bulunan Murmansk’a tarafsız sulardan erişilebiliyor. Liman, İkinci Dünya Savaşı sırasında Müttefik konvoyları tarafından Sovyetler Birliği’ne mal taşımak için kullanılmıştı. Deniz taşımacılığı verileri ve bir piyasa kaynağına göre, Murmansk’tan Fas’taki Kazablanka limanına yaklaşık 28.000 ton buğday taşıyacak bir geminin yüklenmesi bekleniyor. Rusya’nın Baltık Denizi limanları eylülde 1,2 milyon ton tahıl elleçledi; bu miktar deniz yoluyla yapılan toplam tahıl ihracatının %60’ından fazlasına karşılık geldi. Şirketler, tahıl elleçlemek için gübre ve kömür terminallerini dönüştürdü. Kremlin’deki bazı yetkililer bölgedeki NATO üyesi Avrupa ülkelerinin olası düşmanca eylemlerinden kaynaklanabilecek riskler konusunda uyarırken, Avrupa hükümetleri Rusya’nın doğrudan müdahale suçlamalarını reddetti. Türkiye, Rusya’dan tahıl ithal eden bir ülke olarak Karadeniz’de ateşkes ve taşımacılığın yeniden başlaması için yürütülen çabalara öncülük etti. Türkiye ve Birleşmiş Milletler, Ukrayna tahılının güvenli ihracatını amaçlayan Karadeniz Tahıl Girişimi’nin arabuluculuğuna katkı verdi. Rusya 2023’te anlaşmadan çekildi ve yeni bir Karadeniz tahıl anlaşmasıyla artık ilgilenmediğini açıkladı.

Yasaklı Pestisit Bulunan 21 Tondan Fazla Elma Sevkiyatı Bulgaristan’da Durduruldu
Görsel kaynağı: Agrozona · Özgün haber
Veri haberi

Yasaklı Pestisit Bulunan 21 Tondan Fazla Elma Sevkiyatı Bulgaristan’da Durduruldu

Bulgaristan’da 21 tondan fazla elma sevkiyatı, Avrupa Birliği’nde kullanımı yasak olan bir pestisit bulunduğu için durduruldu. Bulgaristan Gıda Güvenliği Ajansı (БАБХ), laboratuvar incelemesinde tespit edilen uygunsuzluk nedeniyle sevkiyatın menşe ülkeye geri gönderileceğini açıkladı. Uygunsuzluk, Bulgaristan pazarına sunulacak taze meyve ve sebzelere yönelik artırılmış kontroller sırasında belirlendi. Denetimler, güvenlik gereklerini karşılamayan gıdaların piyasaya girişini önlemek amacıyla sürdürülüyor.

Arnavutluk'ta Gıda KDV'si İndirimi Tartışılırken Fiyatların Düşüp Düşmeyeceği Sorgulanıyor
Görsel kaynağı: MCN TV · Özgün haber
Veri haberi

Arnavutluk'ta Gıda KDV'si İndirimi Tartışılırken Fiyatların Düşüp Düşmeyeceği Sorgulanıyor

2 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Arnavutluk'ta 10 milyar avro değerindeki yeni bütçe ve mali paket, temel gıda ürünlerinde Katma Değer Vergisi'nin (KDV) %20'den %6'ya indirilmesi önerisi üzerinden ekonomi uzmanlarının tartışmasına yol açtı. Pakette ayrıca dolaşım vergisinin kaldırılmasına ilişkin bir düzenleme bulunurken, uzmanlar vergi değişikliklerinin tüketicilerin ödediği fiyatlara ne ölçüde yansıyacağını sorguluyor. Tartışmanın merkezinde, vergi indiriminin hane halkının gıda harcamalarını gerçekten azaltıp azaltmayacağı yer alıyor. Ekonomi uzmanı Bardhi Sejdarasi, son dört yılda avronun lek karşısında %34 değer kaybettiğini, ancak ülkede tüketilen ürünlerin büyük bölümünün ithal edilmesine rağmen gıda fiyatlarının düşmediğini savundu. Sejdarasi'ye göre işletmeler, kurdaki değişimden önemli ölçüde yararlandı fakat bu avantajı tüketiciye aktarmadı. Gıdada KDV'nin %20'den %6'ya indirilmesini olumlu bulan uzman, bunun tek başına yeterli olmayacağını ve işletmelerin sorumluluğunun da tartışılması gerektiğini belirtti. Enriko Ceko ise dolaşım vergisinin kaldırılmasının akaryakıt piyasasında tüketiciye doğrudan bir avantaj sağlayacağından emin olmadığını söyledi. Ceko, verginin yalnızca tahsil edilme biçiminin değiştirilmesi halinde fiyatların başka bir kalem üzerinden yeniden artırılabileceğini öne sürdü. Uzman, hükümetin akaryakıt üzerindeki başlangıç vergilerinden biri olan özel tüketim vergisine müdahale etmesinin daha etkili olabileceğini savundu. Böylece gıda KDV'sindeki indirim kadar, vergi düzenlemelerinin piyasada ve tüketici fiyatlarında nasıl uygulanacağı da tartışmanın konusu oldu.

Buğday Fiyatları Gerilerken Rusya Yeni İhracat Rotası Açtı
Görsel kaynağı: agrarheute · Özgün haber
Veri haberi

Buğday Fiyatları Gerilerken Rusya Yeni İhracat Rotası Açtı

Buğday fiyatları, Rusya’nın tahıl taşımacılığında yeni güzergâhları devreye almasının ardından Paris ve Chicago piyasalarında geriledi. Paris Matif’te 28 Ekim’de Aralık vadeli buğday kontratı 1,50 avro düşerek 227,00 avro/tona, Mart kontratı ise 2,25 avro gerileyerek 225,75 avro/tona indi. Chicago Board of Trade’de Aralık buğdayı 11,25 ABD senti düşüşle 599,00 ABD senti/bushel seviyesine geriledi; bu yaklaşık 197,55 avro/tona karşılık geldi ve temmuz başından bu yana en düşük seviyeye işaret etti. Rus makamları, Azak Denizi üzerinden tahıl ihracatını geçici olarak 15 Kasım’a kadar yeniden başlattı. Taşımaların askeri güvenlikle yapılmasının planlandığı, ilk tahıl gemilerinin de temmuzdan bu yana ilk kez Kerç Boğazı’ndan geçtiği bildirildi. Reuters’ın aktardığına göre Rusya ayrıca ilk kez Murmansk Arktik Limanı üzerinden tahıl ihraç etti. İlk parti 3.400 ton olurken, Fas’ın Casablanca kenti için yaklaşık 28.000 ton buğday yüklenmesi planlandı. Rusya’nın Baltık limanlarından eylülde 1,2 milyon ton tahıl sevk edildi; bu miktar deniz yoluyla yapılan Rus tahıl ihracatının %60’ından fazlasını oluşturdu. Daha fazla Rus buğdayının piyasaya dönme ihtimali, Paris ve Chicago fiyatları üzerinde baskı yaratıyor. Türkiye ise Rusya’nın ilgi göstermediğini belirttiği Karadeniz tahıl anlaşması girişimini destekleyen ülke olarak kaynakta yer alıyor. Fiyat düşüşü üretici piyasasına da yansıdı. Almanya’da 44. takvim haftasında ekmeklik buğdayın üretici fiyatı 8,80 avro gerileyerek 199,52 avro/tona düştü. Rheinland-Pfalz’da 27 Ekim’de ekmeklik buğdayın ortalama fiyatı önceki haftadaki 201,60 avro/tondan 194,90 avro/tona indi. Rusya, Ukrayna ve ABD arasındaki görüşmelerin kasım başında sürdürülmesi bekleniyor; ancak henüz bir ilerleme veya anlaşma sağlanmış değil.

FrieslandCampina, Kasım 2026 Çiğ Süt Garanti Fiyatını 47 Avro Olarak Açıkladı
Görsel kaynağı: Landwirt · Özgün haber
Veri haberi

FrieslandCampina, Kasım 2026 Çiğ Süt Garanti Fiyatını 47 Avro Olarak Açıkladı

FrieslandCampina, Kasım 2026 için garantili çiğ süt fiyatını 100 kilogram başına 47 avro olarak açıkladı. Şirket, fiyatın önceki aya göre 1,50 avro/kg arttığını bildirdi. 2026’nın kasım ayı dahil ortalama garanti fiyatı 42,05 avro olarak verildi. FrieslandCampina’ya göre artışta, Kuzeybatı Avrupa’daki referans şirketlerde kasım ayında daha yüksek süt fiyatları beklenmesi etkili oldu. Şirket, bu beklentinin başlıca nedeninin güçlü protein piyasası olduğunu, önceki döneme ilişkin pozitif düzeltmenin de garanti fiyatını yükselttiğini belirtti. Üye süt sığırı yetiştiricilerine ödenecek integral süt fiyatı kasım için 50,71 avro olarak açıklandı. İntegral süt fiyatı, garanti fiyata Foqus Planet kalite ve sürdürülebilirlik programındaki azami primin eklenmesi, ardından ücret ve maliyetlerin düşülmesiyle hesaplanıyor. Organik sütün kasım ayı garanti fiyatı 100 kilogram başına 66,50 avro oldu ve önceki aya göre 1,25 avro/kg yükseldi. Organik süt fiyatındaki artış da referans şirketlerin beklenen fiyatları ile önceki döneme ilişkin pozitif düzeltmeye bağlandı. Organik sütte 2026’nın kasım ayı dahil ortalama garanti fiyatı 64,36 avro, kasım ayı integral fiyatı ise 74,09 avro olarak açıklandı.

Türkiye Ortaklı Moldova Projesinde Koyun ve Keçi Sütü İşleme Yatırımı Planlanıyor
Görsel kaynağı: Agrobiznes Moldova · Özgün haber
Veri haberi

Türkiye Ortaklı Moldova Projesinde Koyun ve Keçi Sütü İşleme Yatırımı Planlanıyor

Türkiye’den ortaklarla geliştirilen proje kapsamında Moldova’nın koyun ve keçi sektörüne yaklaşık 2 milyon avroluk yatırım planlanıyor. Proje; iki koyun ve keçi sütü işleme tesisi, 10 süt toplama noktası ve projeye katılan işletmelere yönelik bir yem fabrikası kurulmasını öngörüyor. Moldova’daki çiftçiler projeye katılmaya davet edilirken, girişimin ağırlıklı olarak ihracata yönelik peynir üretimi oluşturması hedefleniyor. Projenin ayrıntıları, Moldova Koyun ve Keçi Yetiştiricileri Federasyonu tarafından 29 Ekim 2026’da düzenlenen toplantıda, aralarında Ankara’daki koyun ve keçi sektörünü temsil eden Hasan Kılınç’ın da bulunduğu katılımcılara sunuldu. Toplantının amacı, planlanan yatırımı, iş birliği olanaklarını ve yetiştiricilerin kurulacak toplama ve işleme yapısına hangi koşullarda katılabileceğini anlatmaktı. Hasan Kılınç, Moldova’daki çeşitli işletmelere yapılan ziyaretler sonrasında başlıca sorunlardan birinin işleme süreçlerinde ortak standartların bulunmaması olduğunu belirtti. Projede süt toplama noktalarının, çiftçilerin üretimlerini yaklaşık 60–70 kilometrelik mesafelerde teslim edebileceği şekilde dağıtılması planlanıyor. Böylece daha fazla miktarda sütün düzenli biçimde toplanması ve standartlaştırılmış koşullarda işlenmesi amaçlanıyor. Peynir üretiminde ürün özelliklerinin işletmeden işletmeye değişmemesi için eğitim ve yem üretimi de yatırımın unsurları arasında yer alıyor. Üç ila beş kişinin Hollanda’ya gönderilerek koyun ve keçi sütünden peynir üretim teknolojileri konusunda eğitilmesi, ardından bu bilgilerin Moldova’da kurulacak işleme tesislerinde uygulanması planlanıyor. Yem fabrikasında üretilecek standart rasyonlarla, peynir üretiminde kullanılacak sütün kalite parametrelerinin mümkün olduğunca sabit tutulması hedefleniyor. Yatırımın hukuki yapısı konusunda başlangıçta kooperatif seçeneği değerlendirilirken, Moldova makamlarıyla yapılan görüşmelerin ardından limited şirketin daha uygun olabileceği belirtildi. Üreticilerin projeye katılıp katılmayacağına ve üretimlerini istenen standartlara göre düzenleyip düzenlemeyeceklerine karar vermesi gerekiyor. Türk ortaklar ayrıca üreticilere mevcut piyasa fiyatından yaklaşık %20 daha yüksek bir satın alma fiyatı planlıyor. Üretilecek peynirlerin bir bölümünün Moldova’daki süpermarketlerde, çoğunluğunun ise dış pazarlarda satılması öngörülüyor.

Vietnam Pirinç Fiyatları Yükseldi, Hindistan’da İhracat Fiyatları Değişmedi
Görsel kaynağı: Business Recorder · Özgün haber
Veri haberi

Vietnam Pirinç Fiyatları Yükseldi, Hindistan’da İhracat Fiyatları Değişmedi

Vietnam’ın %5 kırık pirinci perşembe günü ton başına 470-480 dolardan teklif edildi. Fiyatlar bir hafta önceki 440-450 dolarlık aralığın üzerine çıkarken, Vietnam pirinç fiyatları Ocak 2025’ten bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Hindistan’ın ihracat fiyatları ise bir yıldan uzun süren dönemin en yüksek seviyesine yakın seyretti. Ho Chi Minh City merkezli bir tüccar, Vietnam’da iç piyasa arzının sınırlı olduğunu söyledi. Tüccarlara göre sonbahar-kış hasadı kasım sonuna kadar başlamayacak ve bu hasadın üretimi yaz-sonbahar hasadının yalnızca yarısı olacak. Ayrıca El Niño olgusunun gelecek yıldan itibaren pirinç üretimini etkilemesi bekleniyor. Bir tüccar, Filipinler’in gelecek aydan itibaren Vietnam’dan alımlara dönmesi halinde fiyatların daha da yükselebileceğini belirtti. Hindistan’ın %5 kırık parboiled pirinci 387-392 dolar, %5 kırık beyaz pirinci ise 389-394 dolar seviyesinde fiyatlandı. Kuzey eyaletlerinde yeni sezon çeltik girişleri artmaya başlarken, merkezi ve güney eyaletlerde arzın gelecek aydan itibaren yükselmesi bekleniyor. Tayland’ın %5 kırık pirinci 480 dolarda değişmedi; bazı Afrika piyasaları daha ucuz Hindistan pirincini tercih etti.

Rusya'nın Azak Denizi İhracat İzni Sonrası Buğday Fiyatı Temmuzdan Bu Yana En Düşük Seviyede
Görsel kaynağı: Klix.ba · Özgün haber
Veri haberi

Rusya'nın Azak Denizi İhracat İzni Sonrası Buğday Fiyatı Temmuzdan Bu Yana En Düşük Seviyede

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Rus makamları, temmuz ayında durdurulan Azak Denizi üzerinden tahıl ihracatı için gemilere yeniden geçiş izni vermeye başladı. Reuters’a dayandırılan bilgilere göre Kerç Boğazı’ndan geçiş izinleri 15 Kasım’a kadar geçerli olacak; bazı kaynaklar, Karadeniz’e çıkacak ticaret gemilerine Rus donanmasının konvoy eşliği yapacağını bildirdi. En az bir yük gemisi 29 Ekim’e kadar boğazı geçerek Karadeniz’e ulaştı. Don-Azak Kanalı’ndaki deniz trafiği, Rus makamlarının Ukrayna’nın limanlara ve gemilere yönelik saldırıları gerekçesiyle 10 Temmuz’da aldığı geçici durdurma kararının ardından kesilmişti. Habere göre yaz aylarında Azak Denizi’nde 100’den fazla Rus gemisinin vurulması, Rus ekonomisine zarar verirken dünya tahıl piyasasında fiyatların yükselmesine de katkıda bulundu. Azak Denizi, Rusya’nın tahılın yanı sıra petrol, çelik ve diğer ürünleri sevk ettiği önemli rotalardan biri olarak aktarılıyor. İhracat rotasının yeniden açılması, buğday fiyatlarındaki düşüşle aynı döneme denk geldi. Chicago Ticaret Borsası’nda en çok işlem gören vadeli buğday kontratı temmuz başından bu yana en düşük seviyeye geriledi ve perşembe sabahı buşel başına yaklaşık 5,99 dolar seviyesinde işlem gördü. Azak-Karadeniz havzası, Rusya’nın geçen sezon deniz yoluyla yaptığı tahıl ihracatının %88’ini, yani 46,3 milyon tonunu oluşturdu. SovEcon ise 2026/27 sezonu Rus buğdayı ihracatı tahminini 4,7 milyon ton düşürerek 36,7 milyon tona indirdi.

Chicago’da Buğday Fiyatı 226 ABD Dolarına Geriledi
Görsel kaynağı: Radio Carve · Özgün haber
Veri haberi

Chicago’da Buğday Fiyatı 226 ABD Dolarına Geriledi

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Buğday fiyatlarında yeni bir düşüş yaşandı. Blasina y Asociados’un aktardığına göre Chicago piyasasında Aralık 2026 vadeli buğday referansı 226 ABD dolarına geriledi; fiyat, eylül ayındaki zirvesinden bu yana ton başına 60 ABD dolarından fazla düştü. Bu referans, Uruguay’da bira arpası fiyatlamasında kullanılıyor. Düşüşte euronun dolar karşısında değer kaybetmesinin ABD ihracatının rekabet gücünü azaltması ve ABD buğdayına yönelik talebin beklentilerin altında kalması etkili oldu. Buğdaydaki gerileme dokuzuncu haftasına girerken, fiyat son 30 yılın en uzun düşüş serisine dönüştü.

Karadeniz Gerilimleri ve El Niño Buğday ile Mısır Fiyatlarını Destekleyebilir
Görsel kaynağı: Agronews Greece · Özgün haber
Veri haberi

Karadeniz Gerilimleri ve El Niño Buğday ile Mısır Fiyatlarını Destekleyebilir

Piraeus'ın değerlendirmesine göre buğday ve mısır piyasalarında yeterli arz, fiyatlar üzerindeki yukarı yönlü baskıyı sınırlayabilecek başlıca unsur olarak öne çıkıyor. Buna karşılık Karadeniz'deki gerilimler, Avrupa Birliği'nde tarihsel olarak düşük mısır üretimi ve iklim kaynaklı riskler fiyatları destekleyebilir. İncelenen dönemde geniş emtia endeksi yükselirken tarım ürünleri endeksi geriledi; buğday ve mısır fiyatları düşerken şeker, pirinç, pamuk ve sığır fiyatları arttı. Piyasanın önümüzdeki dönemdeki görünümünde hava koşulları ve El Niño belirleyici olabilir. NOAA'ya göre El Niño'nun 2027'nin ilk çeyreğine kadar güçlü veya çok güçlü bir olaya dönüşme olasılığı %83'ün üzerinde. Yüksek enerji fiyatlarının üretim ve taşıma maliyetlerini artırmasıyla birlikte, değerlendirmede emtia piyasalarındaki risk dengesinin yukarı yönlü kaldığı belirtiliyor. USDA'nın 2026/27 küresel buğday tahmininde üretim 822,4 milyon tonla değişmedi. Kanada ve Türkiye'deki üretim artışının Avrupa Birliği'ndeki düşüşü dengelemesi bu sonucun temel nedenleri arasında gösterildi. Aynı dönemde buğday tüketiminin, özellikle yem kullanımındaki artışın etkisiyle 827,9 milyon tona yükselmesi; stokların ise 276 milyon tona gerilemesi bekleniyor. Stokların tüketime oranı %33,4'ten %33,3'e düşüyor. Buğday ticaretinin 2026/27 döneminde 209,0 milyon tona gerilemesi öngörülüyor. Düşüş, Rusya'nın Karadeniz üzerinden ihracat akışındaki sorunlar ve yüksek fiyatların ABD'nin rekabet gücünü sınırlamasıyla ilişkilendiriliyor. Fiyatlar, önceki dönemdeki güçlü yükselişin ardından yatırımcıların kâr realizasyonuna gitmesiyle ay içinde gerilese de tüketimin üretimi aşması, stokların daralması, Karadeniz'deki aksaklıklar ve El Niño orta vadede yukarı yönlü riskleri artırıyor. Mısırda ise 2026/27 küresel üretim tahmini 1.293,8 milyon tona yükseltildi. Artışta ABD üretiminin 5,9 milyon ton yükselmesi etkili olurken, Avrupa Birliği'ndeki düşüşün kuraklık nedeniyle devam ettiği belirtiliyor. Tüketimin 1.320,5 milyon tona, stokların 280,4 milyon tona ve stok/tüketim oranının %20,6'dan %21,2'ye çıkması bekleniyor. Ticaretin ABD'nin artan ihracatıyla 210,7 milyon tona yükselmesi, kısa vadede fiyatlar üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturabilir; ancak AB'deki düşük üretim, El Niño riski ve ABD'deki güçlü etanol talebi bu baskıyı sınırlayabilir.

Pakistan ile Suudi Arabistan Tarım, Mineraller ve Madencilik Yatırımlarını Görüştü
Görsel kaynağı: Business Recorder · Özgün haber
Veri haberi

Pakistan ile Suudi Arabistan Tarım, Mineraller ve Madencilik Yatırımlarını Görüştü

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Pakistan ve Suudi Arabistan, ekonomik işbirliğini genişletme çabaları kapsamında tarım, mineraller ve madencilik alanlarındaki yatırım fırsatlarını görüştü. Görüşme, Pakistan Maliye Bakanı Muhammad Aurangzeb ile Suudi Arabistan’ın Pakistan Büyükelçisi Dr Rajeh Tami Albugamy arasında yapıldı. Taraflar, ortak öncelikleri somut sonuçlara dönüştürme ve iki ülke arasındaki ticari ilişkileri güçlendirme gereğini vurguladı. Aurangzeb, Pakistan ile Suudi Arabistan arasındaki ekonomik bağların daha da güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Bakan, Pakistan’ın makroekonomik istikrarı yeniden tesis etme yönündeki ilerlemesine, döviz rezervleri ve enflasyondaki iyileşmelere ve uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarının son dönemdeki not artırımlarına dikkat çekti. Pakistan’ın 3 milyar ABD doları tutarındaki Eurobond ihracıyla uluslararası sermaye piyasalarına dönüşünü ve Çin sermaye piyasasına erişimini de gündeme getirdi. Bakan, ekonomik kazanımların yatırımcı güvenini güçlendirmek ve sürdürülebilir, yatırımla yönlendirilen büyümeyi desteklemek için geliştirilmesi gerektiğini belirtti. Görüşmede Pakistan’ın stratejik coğrafi konumu ve bölgesel ticaret ve transit merkezi olma potansiyeli de ele alındı. Taraflar ayrıca bölgesel durum ve devam eden çatışma hakkında görüş alışverişinde bulunarak barış, istikrar ve ekonomik işbirliğinin önemini vurguladı.

Dünya Bankası: Küresel Gıda Fiyatları 2025-2027 Döneminde %18 Artabilir
Görsel kaynağı: Biznisinfo · Özgün haber
Veri haberi

Dünya Bankası: Küresel Gıda Fiyatları 2025-2027 Döneminde %18 Artabilir

Dünya Bankası, küresel gıda fiyatlarının 2025-2027 döneminde %18 artabileceğini öngördü. Kurum, tahminin çatışmaların yol açtığı tedarik kesintileri ve iklim olayı El Niño'nun beklenen etkilerine dayandığını belirtti. Kurumun tahminlerine göre enerji fiyatları 2026'da %32 yükselebilecek, ardından 2027'de kısmen gerileyebilecek. Brent petrolünün ortalama varil fiyatının 2025'teki 69 dolardan, kaynak metninde yılı açıkça belirtilmeyen “bu yıl” döneminde 91 dolara çıkıp 2027'de 79 dolara düşmesi bekleniyor. Bu senaryo, Orta Doğu'daki savaşın 3 Kasım'daki ABD Kongre seçimlerinden sonra sürmeyeceği varsayımına dayanıyor. Çatışmanın devam etmesi halinde Brent petrolünün 2027'de varil başına 105 dolara ulaşabileceği ve gıda fiyatlarının temel senaryoya göre %12 daha artabileceği ifade edildi. Dünya Bankası Başekonomist Yardımcısı Ayhan Kose, emtia piyasasının aynı anda birkaç büyük şoktan etkilendiğini ve bunun gıda arz güvenliği açısından sonuçlar doğurabileceğini söyledi. Dünya Bankası ayrıca gübre fiyatlarının 2026'da %14 artarak 2027'de 2025 seviyesine dönmesini bekliyor. Metal fiyatları %25, değerli metal fiyatları ise jeopolitik ve ekonomik belirsizlik nedeniyle %40'a kadar yükselebilir.

2025/2026 Sezonunda Dünya Kuru Üzüm Üretiminin 2024/2025’e göre %14 Gerilemesi Bekleniyor
Görsel kaynağı: AgroKavkaz · Özgün haber
Veri haberi

2025/2026 Sezonunda Dünya Kuru Üzüm Üretiminin 2024/2025’e göre %14 Gerilemesi Bekleniyor

INC’nin Mart 2026 raporuna göre kuru üzüm, sultaniye ve Korint üzümünün dünya genelindeki toplam üretiminin 2025/2026 sezonunda yaklaşık 1,16 milyon tona gerilemesi bekleniyor. 2024/2025 sezonunda yaklaşık 1,35 milyon ton olan üretime kıyasla düşüşün yaklaşık %14 düzeyinde olacağı tahmin ediliyor. Gerileme, birkaç büyük üretici ülkede hasadın kötüleşmesiyle ilişkilendiriliyor. Rapora göre Türkiye’nin 2025/2026 sezonunda kuru üzüm üretimi yaklaşık 165 bin tona, Hindistan’ın üretimi 160 bin tona ve İran’ın üretimi 140 bin tona düşecek. ABD üretiminin 157 bin ton olması beklenirken, Çin’de üretimin yaklaşık 190 bin tona, Güney Afrika’da ise 101 bin tona yaklaşacağı öngörülüyor. Türkiye, Hindistan, İran ve ABD, kuru üzümün uluslararası pazarındaki önemli üretici ülkeler arasında yer alıyor. Piyasa görünümünü yalnızca üretim miktarı belirlemiyor. Başlangıç stokları, iç tüketim, ihracat kapasitesi ve sezon sonu stokları da arz koşullarında etkili oluyor. INC, 2025/2026 sezonu sonunda dünya kuru üzüm stoklarının önceki sezondaki yaklaşık 154,2 bin tondan 136,9 bin tona gerileyeceğini tahmin ediyor. Çin için aynı sezon üretim tahminleri ise kurumlara göre farklılaşıyor; USDA FAS yaklaşık 200 bin ton, INC ise 190 bin ton öngörüyor. Üretimdeki düşüş, fiyatların otomatik olarak artacağı anlamına gelmiyor. Talebin zayıflaması veya büyük üretici ülkelerden birinde hasadın beklentileri aşması, piyasa baskısını azaltabilir. 2025–2026 döneminde farklı kuru üzüm türlerinin ihracat fiyatları kilogram başına yaklaşık 1,5–3,2 avro arasında seyretti; bu aralık perakende fiyatlarını değil, ihracat fiyatlarını gösteriyor. Türkiye’de özellikle Avrupa’daki şekerleme ve fırıncılık sektörlerinde kullanılan çekirdeksiz kuru üzüm üretimi, ülkenin uluslararası ticaretteki önemini koruyor.

Suriye ile Afyonkarahisar Heyeti Ekonomik ve Ticari İş Birliğini Görüştü
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber

Suriye ile Afyonkarahisar Heyeti Ekonomik ve Ticari İş Birliğini Görüştü

Suriye Ticaret Odaları Birliği Başkanı Alaa el-Ali, Şam’da Afyonkarahisar’dan gelen Türk ekonomik heyetiyle Suriye ile Türkiye arasındaki ortak ekonomik ve ticari iş birliği olanaklarını görüştü. Türk heyetine eski Türkiye Büyükelçisi Ömer Faruk Doğan ile Afyonkarahisar Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Kumartaşlı başkanlık etti. Görüşme, Suriye Ticaret Odaları Birliği binasında gerçekleştirildi. Suriye Ticaret Odaları Birliği’nin aktardığına göre görüşmelerde Suriye ile Afyonkarahisar arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin mevcut durumu, yatırım ve ticaret fırsatları ile deneyim paylaşımı mekanizmaları ele alındı. Sanayi, tarım ve gıda ürünleri başta olmak üzere çeşitli sektörlerde iş birliğinin güçlendirilmesi değerlendirildi. Toplantıya birlik yetkilileri, iş insanları ve Türk şirketlerinin temsilcileri katıldı. Taraflar ayrıca yatırımcılar ve iş insanlarının karşılaştığı zorlukları azaltmaya, prosedürleri basitleştirmeye ve kurumlarla şirketler arasındaki iletişimi geliştirmeye yönelik mekanizmaları görüştü. Birliğin aktardığı değerlendirmede, koordinasyonun sürdürülmesiyle karşılıklı ziyaretlerin ve ikili toplantıların artırılmasının sürdürülebilir ekonomik ortaklıklara, ticari ve yatırım hareketliliğinin canlanmasına katkı sağlayabileceği belirtildi. Görüşmeler, Suriye ile Türkiye arasındaki ekonomik ve yatırım ortaklıklarını güçlendirme çerçevesinde ele alındı.

Puglia Merkezli Radica, Sürdürülebilirlik Ödülünü Kazandı
Görsel kaynağı: Terra e Vita · Özgün haber
Veri haberi

Puglia Merkezli Radica, Sürdürülebilirlik Ödülünü Kazandı

İtalya’nın Puglia bölgesindeki Ostuni kentinde bulunan sosyal fayda şirketi Radica, Reuters Events tarafından düzenlenen 2026 Global Sustainability Awards kapsamında “Small-Medium Enterprise of the Year” ödülüne layık görüldü. Şirket, tarımın iklim değişikliğinin azaltılmasına katkısını ölçülebilir, doğrulanabilir ve finanse edilebilir hale getirmeye yönelik teknolojik araçlar geliştiriyor. Ödül programında 700’den fazla başvuru 19 kategoride bağımsız uluslararası uzmanlardan oluşan jüri tarafından değerlendirildi. Radica’nın programı İtalya ve İspanya’da 750’den fazla tarım işletmesini ve 30 bin hektardan fazla alanı kapsıyor. Programa katılan üreticiler rejeneratif arazi yönetimi uygularken şirket, saha izleme sistemleri, agronomik veriler ve uydu teknolojileriyle toprakta depolanan karbonu ölçüp doğruluyor. Model, tarım işletmelerini izleme teknolojileri ve uluslararası karbon piyasalarıyla ilişkilendiriyor. Şirket, 2021’de Puglia’da Xylella bakterisinin yayılmasından etkilenen tarım arazilerinin iyileştirilmesine katkı sağlamak ve karbon tarımı yoluyla işletmelere yeni ekonomik fırsatlar oluşturmak amacıyla Alberami adıyla kuruldu. İspanyol uydu izleme ve karbon ölçüm-doğrulama şirketi Esférico MRV Systems’in yapıya katılmasıyla saha agronomisi ve teknolojik altyapı birleştirildi; ardından faaliyet İspanya’ya genişletildi. Radica’nın kurucusu ve CEO’su Francesco Musardo, ödülün her gün rejeneratif uygulamaları seçen 750 çiftçiye ait olduğunu söyledi. Modelde, toprakta ve biyokütlede biriktirilen karbonun sonuçları bağımsız doğrulamadan geçiyor. Sonuçlar ilgili standartların koşullarını karşıladığında karbon kredilerine dönüştürülebiliyor ve bu kredilerin satışı çiftçilere ek gelir sağlayabiliyor. Şirketin AgroEcology Italy projesi, CEEZER pazaryeri üzerinden Lufthansa Group’un iklim portföyünde yer alıyor ve Akdeniz’in odunsu bitkilerini kapsayan çalışma İtalya’nın 15 bölgesinde yürütülüyor. AB’nin Carbon Removals and Carbon Farming Certification Framework düzenlemesi de bu alanda kalite, izleme ve doğrulanabilirlik ölçütlerine dayalı gönüllü bir sertifikasyon sistemi getirdi.

Dünya Bankası: Gıda Fiyatları 2025-2027 Arasında %18 Artabilir
Fotoğraf: WANG Zhao / AFP · Özgün haber
Veri haberi

Dünya Bankası: Gıda Fiyatları 2025-2027 Arasında %18 Artabilir

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Dünya Bankası, gıda fiyatlarının 2025-2027 arasında %18 artmasını bekliyor. Kurumun emtia piyasalarına ilişkin tahminlerine göre yükselişte, çatışmaların yol açtığı tedarik güçlükleri ile bu kış beklenen olağanüstü El Niño etkili olacak. Banka, enerji fiyatlarının da bu yıl %32 artacağını, ardından 2027'de kısmen gerileyeceğini öngörüyor. Enerji fiyatlarındaki yükselişin önemli nedenlerinden biri Orta Doğu'daki çatışma olarak gösteriliyor. Brent petrolünün ortalama fiyatı 2025'te 69 dolardan bu yıl 91 dolara çıktı. Dünya Bankası, İsrail ve ABD'nin İran'a karşı şubatta başlattığı çatışmanın ABD'deki ara seçimlerin ardından yeniden başlamaması koşuluyla Brent'in gelecek yıl ortalama 79 dolara gerilemesini bekliyor. Çatışmanın yeniden başlaması halinde ise Brent fiyatının 2027'de ortalama 105 dolara çıkabileceği ve gıda fiyatlarının medyan senaryoya göre %12 daha artabileceği belirtiliyor. Dünya Bankası Başekonomist Yardımcısı Ayhan Kose, emtia piyasasının aynı anda birden fazla büyük şoktan etkilendiğini ve bunun gıda güvenliği açısından risk oluşturduğunu söyledi. Kose, önceliğin en yoksul nüfusun korunmasına ve ağır borç yükü taşıyan düşük gelirli ülkelere destek verilmesine ayrılması gerektiğini belirtti. Enerji fiyatlarındaki artışın etkisiyle küresel petrol talebinin bu yıl %2,5 düşmesi, petrol sevkiyatlarının ise %5,2 gerilemesi bekleniyor. Gübre fiyatlarının bu yıl %14 artmasının ardından 2027'de 2025 seviyelerine dönmesi, metal fiyatlarının ise 2026'da %25 yükselmesi öngörülüyor.