ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

1535 haber · Sayfa 48

Kısa Dönemli Ayçiçeği Romanya’da Sürdürülebilir Havacılık Yakıtı İçin Fırsat Sunuyor
Görsel kaynağı: AgroTV · Özgün haber
Veri haberi

Kısa Dönemli Ayçiçeği Romanya’da Sürdürülebilir Havacılık Yakıtı İçin Fırsat Sunuyor

Romanya tarımının, Avrupa’da büyüyen sürdürülebilir havacılık yakıtı (SAF) pazarına hammadde sağlayabileceği Corteva Agriscience’ın düzenlediği toplantıda ele alındı. Tartışmada, ana ürünler arasındaki dönemde yetiştirilebilen kısa dönemli ayçiçeğinin Romanyalı çiftçiler için yeni bir pazar ve ek gelir olanağı oluşturup oluşturamayacağı değerlendirildi. Avrupa Birliği’nin ReFuelEU Aviation girişimi, uçak yakıtında SAF payının 2025’te %2’den 2030’da %6’ya, 2050’de ise %70’e çıkarılmasını öngörüyor. Toplantıda, sonbahar tahıllarından sonra normalde kullanılmayan arazilere ekilebilen kısa dönemli ayçiçeğinin gıda üretiminin yerine geçmeden yağlı tohum hammaddesi sağlayabileceği belirtildi. Bu ara ürünlerin mevcut tarım arazilerinde yetiştirilerek toprağın örtülü kalmasına da katkı sağlayabileceği ifade edildi. Corteva Avrupa Bölgesel Portföy Lideri Etienne Bouquet, uygunluk ve sertifikasyon kurallarının tarladaki üretim koşullarını doğru yansıtması gerektiğini söyledi. Yenilenebilir Enerji Direktifi’nin (RED III) ve biyoyakıtlar için uygun hammaddeleri sıralayan Ek IX’un ara ürünleri tanıdığı, ancak teknik tanım ile sertifikasyon kurallarının gerçek tarımsal uygulamalarla daha iyi örtüşmesi gerektiği aktarıldı. Bouquet, aşırı kısıtlayıcı kuralların çiftçilerin iklim ve münavebe koşullarına uygun kısa dönemli hibritleri seçme esnekliğini azaltabileceği uyarısında bulundu. Corteva ile bp’nin tarımsal üretimi biyoyakıt pazarlarına bağlamak amacıyla kurduğu Etlas, ilk teslimatlara 2027’de başlamayı ve 2030’ların ortasına kadar yıllık 1 milyon ton yağlı tohum hammaddesine ulaşmayı hedefliyor. Şirket, bu miktarın yaklaşık 800 bin ton biyoyakıta karşılık geleceğini belirtiyor. Etlas yöneticisi Ignacio Conti’ye göre Romanya, 2025’te AB’de ayçiçeği ekim alanı ve üretiminde ilk sırada yer aldı; ülkenin enerji stratejisi de 2030’a kadar gelişmiş biyoyakıtlara %3,5 pay öngörüyor. Üretici açısından modelin temel koşulu, kısa dönemli hibritin sonraki ana ürünü geciktirmeyecek kadar erkenci olması. Toplantıda ayrıca ikinci ürün ayçiçeğinin ekonomik başarısının yalnızca yetiştirme performansına değil, hasat sonrasında satış koşullarına da bağlı olduğu belirtildi. İşleme sonucunda elde edilen ayçiçeği küspesinin hayvan yemi için protein kaynağı olarak kullanılabileceği aktarıldı. Tartışmanın ardından Giurgiu’daki TOTAGRO çiftliğinde, sonbahar tahıllarından sonra ekilmiş kısa dönemli ayçiçeği parselleri incelendi.

Yunanistan’da Tarımsal Kredilere Faiz Desteği Planlanıyor
Görsel kaynağı: Agronews Greece · Özgün haber
Veri haberi

Yunanistan’da Tarımsal Kredilere Faiz Desteği Planlanıyor

Yunanistan Kalkınma Bankası’nın tarımsal işletmelere yönelik yeni kredi araçlarının ekim ayında devreye alınması planlanıyor. Agronews’un haberine göre, %4 faiz desteği içeren programlara bankalardan talep geldi ve uygulamanın 10 bankanın katılımıyla yürütülmesi bekleniyor. Paket, tarımsal yatırımlar ile işletme sermayesi ihtiyacını karşılamaya yönelik küçük kredilerin yanı sıra genç çiftçiler için bir kredi garanti fonunu da kapsıyor. Yıl içinde uygulanması beklenen Tarım Girişimciliği Küçük Krediler Fonu II’nin kredi portföyünün 95 milyon euro olması öngörülüyor. Fon kapsamında yatırım veya işletme sermayesi amacıyla 10 bin ila 50 bin euro arasında kredi kullandırılması planlanıyor. Kredilerin vadesi 1 ila 8 yıl arasında değişecek. Kredi tutarının %50’si faizsiz olacak; kalan %50’lik bölüm için ise iki yıl boyunca tam faiz desteği sağlanacak. Üçüncü finansman aracı olan Genç Çiftçiler Kredi Garanti Fonu’nun en geç gelecek ocak ayına kadar etkinleştirilmesi hedefleniyor. Fon, tarıma yeni giren 40 yaşına kadar olan çiftçilere yönelik olacak. Bu kapsamda 10 bin ila 50 bin euro arasında, 2 ila 15 yıl vadeli yatırım kredileri verilmesi ve 40 bin euroya kadar geri ödemesiz kuruluş desteği sağlanması planlanıyor. Kuruluş desteğinin kredi tutarının %80’ine kadar çıkabileceği, kredi ve destek birlikte değerlendirildiğinde yararlanıcı başına toplam tutarın 90 bin euroya ulaşabileceği aktarılıyor. Üç finansman aracının toplam kamu harcamasının 160 milyon euro, bankacılık sistemi aracılığıyla oluşturulacak toplam kredi portföyünün ise yaklaşık 365 milyon euro olması bekleniyor. Araçların özellikle yeni çiftçilerin tarım sektörüne girişini ve yatırım yapmasını kolaylaştırması amaçlanıyor. Kredi portföyleri ve uygulama takvimi haber metninde beklenti ve planlama çerçevesinde aktarılıyor; bu nedenle programların devreye alınması henüz gerçekleşmiş bir uygulama olarak sunulmuyor. Haberde ayrıca, Yunanistan Kalkınma Bankası’nın 2019-2025 dönemindeki etkisine ilişkin bağımsız bir çalışmanın sonuçlarına yer veriliyor. Çalışmaya göre bankanın finansman araçlarına taahhüt edilen her 1 euro, toplam yatırımların etkisiyle 3,58 euro gayrisafi yurt içi hasıla oluşturdu. Bu bulgu, yeni tarımsal kredi araçlarının duyurusuna ilişkin doğrudan sonuç değil, bankanın önceki finansman faaliyetlerine dair arka plan bilgisi olarak aktarılıyor.

Azerbaycan Şeker Üretim Birliğinin İhracatı 90,9 Milyon Dolara Ulaştı
Görsel kaynağı: Azernews · Özgün haber
Veri haberi

Azerbaycan Şeker Üretim Birliğinin İhracatı 90,9 Milyon Dolara Ulaştı

Azerbaycan Şeker Üretim Birliği LLC, 2026'nın ocak-ağustos döneminde 90,9 milyon dolar değerinde petrol dışı ihracat gerçekleştirdi. Şirketin ihracatı, 2025'in aynı dönemindeki 39,3 milyon dolara göre 51,6 milyon dolar arttı; bu da yaklaşık %131,3'lük yükselişe ve yıllık bazda 2,3 katlık büyümeye karşılık geldi. Bu performans, birliği Azerbaycan'ın devlet dışı ihracatçıları arasında üçüncü sıraya taşıdı. Azerbaycan Uluslararası Madencilik Şirketi Limited'in Azerbaycan temsilciliği 245,7 milyon dolarla ilk, Prime Cotton ise 102,9 milyon dolarla ikinci sırada yer aldı.

Bulgaristan’da Ekim İçin Don ve Hastalık Uyarısı
Görsel kaynağı: Agrozona · Özgün haber
Veri haberi

Bulgaristan’da Ekim İçin Don ve Hastalık Uyarısı

Bulgaristan’da ekim ayının ilk on gününde değişken, serin ve yağışlı hava bekleniyor. Ulusal Meteoroloji ve Hidroloji Enstitüsü agrometeoroloğu Dukena Joleva’nın aktardığı tahmine göre sıcaklıklar iklim normalleri civarında veya altında seyredecek. Dönemin sonunda yaygın don beklendiği için dona maruz kalabilecek sebze ürünlerinin zamanında hasat edilmesi gerekiyor. Nemli koşulların sonbahar meyvelerinde geç kahverengi çürüklük, hasat edilmemiş üzümde ise gri çürüklük gelişimini kolaylaştıracağı belirtildi. Yağışların üst toprak katmanlarını ve mevsimlik toprak işleme koşullarını iyileştirmesi beklenirken, yaz sonundaki kuraklık nedeniyle eylülde kışlık kolza ekimi için bazı teknik sürelerin kaçırıldığı kaydedildi. Ekim ayı kışlık tahılların ekimi için uygun dönem olarak gösterildi. Buğday ekimi için teknik süre Kuzey Bulgaristan’da ayın ilk on günü, Güney Bulgaristan’da 15-25 Ekim, Karadeniz kıyısında ise ay sonu olarak belirtildi. Ay içindeki yağışların 50 santimetrelik toprak katmanındaki nem rezervlerini artırarak ekilen ürünlerin başlangıç gelişimini desteklemesi bekleniyor. Kışlık tahıllarda tarla faresi, tahıl böceği ve tahıl sineklerinin izlenmesi istendi. Tarla faresi için ekonomik zarar eşiği dekarda iki aktif koloni, adi tahıl böceği larvaları için metrekarede üç olarak verildi.

Zimbabve Buğday Üretimini İklim Risklerine rağmen Büyütüyor
Görsel kaynağı: Kilimo News · Özgün haber
Veri haberi

Zimbabve Buğday Üretimini İklim Risklerine rağmen Büyütüyor

Zimbabve, buğday üretiminde son altı yılda önemli bir genişleme sağladı. Ulusal TAAT Buğday Tarla Günü 2026’da konuşan Tarım, Mekanizasyon ve Su Kaynaklarının Geliştirilmesinden Sorumlu Daimi Sekreter Obert Jiri, ekim alanının 2020’de yaklaşık 60.000 hektardan 130.000 hektarın üzerine çıktığını söyledi. Aynı dönemde tüm sektörlerde ortalama verim hektar başına yaklaşık 2 tondan 5,3 tonun üzerine yükseldi. Küçük üreticilerin sektöre katılımı ve özel sektör yatırımları da arttı. Buğdayın büyüyen rolü, 2024 kuraklığında tahılın savunmasız hanelere dağıtılan gıdalar arasında yer almasıyla daha belirgin hale geldi. Jiri, ülkenin yerel olarak üretebildiği ürünleri ithal etmek istemediğini belirtirken, Zimbabve’nin bazı sanayi ihtiyaçlarını karşılamak için sert buğday ithal etmeyi sürdürdüğünü aktardı. Islahçılar ve tohum şirketleri, sert buğday özelliklerine sahip çeşitler geliştiriyor; tohum arzını artırmak için Nhema çeşidinin çoğaltılması da sürüyor. Bununla birlikte El Niño kaynaklı riskler ve değişen iklim, üretim artışlarının korunmasını zorlaştırıyor. Jiri, daha yüksek verimli, kuraklığa, hastalıklara ve zararlılara dayanıklı, daha az su isteyen çeşitlerin geliştirilmesi çağrısında bulundu. İklim değişikliğine uyum kapsamında yazlık buğday üretiminin olanaklarının da yeniden değerlendirilmesini istedi. Ülke ayrıca yalnızca üretimi artırmayı değil, yerli buğdayın işlenmesini ve daha fazla ürüne dönüştürülmesini hedefliyor. TAAT Buğday Programı, özellikle küçük üreticilerin verimliliğini ve gelirlerini artırmak için kanıtlanmış teknolojileri çiftçilere ulaştırırken, değer zincirini işleme aşamasına genişletmeye çalışıyor.

John Deere 3E Serisi Güney Afrika İçin Kompakt Traktör Sunuyor
Görsel kaynağı: Farmer’s Weekly · Özgün haber
Veri haberi

John Deere 3E Serisi Güney Afrika İçin Kompakt Traktör Sunuyor

John Deere, Afrika ve Orta Doğu pazarlarında yeni 3E Serisi kompakt hizmet traktörlerini sunarken, Güney Afrika için 3036EN modelini öne çıkarıyor. Dar gövdesiyle sınırlı alanlarda çalışmak üzere tasarlanan traktör; bağlar, sebze tarlaları, diğer sıra bitkileri, bakım işleri ve genel çiftlik çalışmalarında kullanılmak üzere konumlandırılıyor. 3036EN, 26 kW, yaklaşık 35 beygir gücü sağlayan üç silindirli bir motora sahip. Doğal emişli ve sıvı soğutmalı motorun yanı sıra tozlu çalışma koşullarında koruma sağlamak üzere çift elemanlı kuru tip hava filtresi kullanılıyor. Mekanik ön tekerlekten çekiş, engebeli veya gevşek zeminde çekiş ve dengeyi artırmak amacıyla sunuluyor. Traktörün şanzımanı sekiz ileri ve sekiz geri vitesten oluşuyor. İleri hız aralığı yaklaşık 1,6 ila 19,05 kilometre/saat, geri hız aralığı ise 1,7 ila 20,3 kilometre/saat olarak veriliyor. Kuyruk mili 21 kW güç sağlıyor ve standart 540 devir/dakika ile 540E seçeneklerini sunuyor. John Deere, kompakt ölçülerin ve uygun dönüş yarıçapının dar alanlarda manevrayı kolaylaştırdığını belirtiyor. Açık operatör istasyonu ile yerleşik teşhis işlevleri de modelin öne çıkarılan özellikleri arasında yer alıyor.

Estonya, Rusya ve Belarus Tahıllarının Transitini Yasakladı
Görsel kaynağı: Digi24 · Özgün haber

Estonya, Rusya ve Belarus Tahıllarının Transitini Yasakladı

Estonya, Rusya ve Belarus’tan gelen tahılların kendi topraklarından transit geçişini yasakladı. Dışişleri Bakanı Tsahkna, kararı Rusya’nın Ukrayna limanlarına saldırması, Ukrayna’nın tahıl ihracatını engellemesi ve kendi ürünleri için yeni güzergâhlar aramasıyla ilişkilendirdi. Bakan, daha önce Rus tahılının Estonya üzerinden taşınmaması konusunda uyarıda bulunduklarını belirtti. Tallinn yönetimi, Rusya’nın Baltık limanlarını alternatif bir transit yolu olarak kullanmasını önlemek için Letonya ve Litvanya ile eş güdüm sağlamaya çalışıyor. Estonya’ya göre Rusya, Ukrayna’ya yönelik saldırıları sürerken ticaretini devam ettirmek için bölgedeki liman ve güzergâhlardan yararlanmak istiyor. Avrupa Birliği, Rusya ve Belarus menşeli tahıl ürünlerinin ortak pazara erişimini sınırlamak amacıyla gümrük vergileri uygulamaya koymuştu. Ancak bu düzenlemeler, ürünlerin Avrupa Birliği topraklarından üçüncü ülkelere transit geçişini her durumda engellemediği için Estonya kendi yasağını getirdi. Karar, Karadeniz’deki taşımacılığın aksamasının ardından Rusya’nın alternatif ihracat yolları aradığı bir dönemde alındı. Rus şirketlerinin Baltık Denizi ve Arktik Okyanusu’ndaki bazı liman terminallerini daha fazla tahıl işlemek üzere uyarladığı bildirildi.

Bulgaristan’da Gül Üretimi 2026’da Artış Gösterdi
Görsel kaynağı: Agrozona · Özgün haber

Bulgaristan’da Gül Üretimi 2026’da Artış Gösterdi

Bulgaristan’da yağlık gül üretimi 2026’da 9.555,9 tona ulaştı. Tarım ve Gıda Bakanı Plamen Abrovski’nin açıklamasına göre bu miktar, 2025’teki 6.607,8 tona kıyasla arttı. Kaynakta artış oranı %31 olarak verildi. Üretim verileri, Yağlık Gül Danışma Konseyi toplantısında paylaşıldı. Mevcut kampanyada 9.308,7 ton gül işlenmek üzere sevk edildi; bu miktar toplam üretimin yaklaşık %98’ine karşılık geldi. İşlenen miktar 9.290,4 ton olurken, kaynakta bunun önceki yıla göre %41 arttığı belirtildi. Toplantıda bitki koruma ürünleri, iş gücü, üreticilere daha sürdürülebilir destek sağlanması ve Bulgar gül yağının rekabet gücü de ele alındı. Bakan Abrovski, gül yağının özgünlüğünün korunması için kalite kontrol laboratuvarı kurulmasına yönelik kaynak sağlandığını ve Bakanlar Kurulu kararı bulunduğunu açıkladı. 30 Eylül itibarıyla kayıtlı yağlık gül alanı 5.336 hektar, üretici sayısı 2.975 olarak kaydedildi. Ayrıca 82 işleyici ve 57 gül çiçeği işleme tesisi kayıtlı bulunuyor.

2026 Sonbaharında Gübre Piyasasında Fiyat Dalgalanması
Görsel kaynağı: Landwirt · Özgün haber

2026 Sonbaharında Gübre Piyasasında Fiyat Dalgalanması

Gübre piyasasında 2026 sonbaharı öncesinde fiyatların mayıstaki yüksek seviyenin ardından sert dalgalandığı bildirildi. Röportajda, birçok çiftçinin fiyatları önceki yıla ve mevcut üretici fiyatlarına göre yüksek bularak alım yapmadığı belirtildi. Ancak artan doğal gaz fiyatları ve bunun kalsiyum amonyum nitrat (KAS) fiyatlarını yükseltmesi, mayıstaki seviyenin geriye dönük olarak makul görülmesine yol açtı. Değerlendirmede, gübrenin pahalandığı, üretici fiyatlarının bunu izleyemediği ve kuraklığın başlıca sorun olduğu aktarıldı.

AB'nin 2028-2034 OTP'sinde Aktif Çiftçi Tanımı Yeniden Şekilleniyor
Görsel kaynağı: Terra e Vita · Özgün haber
Veri haberi

AB'nin 2028-2034 OTP'sinde Aktif Çiftçi Tanımı Yeniden Şekilleniyor

Brüksel’de, 2028-2034 döneminde uygulanması planlanan Ortak Tarım Politikası’nın (OTP) temel unsurlarından biri olan “aktif çiftçi” tanımı için yeni bir çerçeve gündeme geldi. İrlanda başkanlığının sunduğu öneri, mevcut stratejik planların mimarisinde sürekliliği korurken üye devletlere tarımsal faaliyet ile desteklerden yararlanabilecek yüzeyleri tanımlama konusunda geniş yetki bırakıyor. Öneri, Tarım Konseyi’nin 28 Eylül’deki çalışmalarında OTP’nin 2027 sonrası düzenlemesiyle birlikte ele alındı. Taslağa göre aktif çiftçi, en az asgari düzeyde tarımsal faaliyet yürüten kişi veya işletme olacak. Ancak yarı zamanlı ya da birden fazla ekonomik faaliyeti bulunan çiftçiler bu tanımın dışında bırakılmayacak. Üye devletler uygunluğu belirlemek için işletme geliri, işletmede kullanılan emek, şirketin amacı veya tarımsal faaliyetlerin ulusal ya da bölgesel kayıtlara geçirilmiş olması gibi ölçütlerden birini ya da birkaçını seçebilecek. Bazı yararlanıcı gruplarını dışlayan negatif listeler de kullanılabilecek. Tanımın kapsamı, yüzeye dayalı gelir ödemeleri ve üretimle bağlantılı desteklerin yanı sıra doğal kısıtlı bölgelerdeki müdahaleleri, risk yönetimi araçlarını ve kriz desteklerini içerecek şekilde tasarlanıyor. Önceki yıl belirli OTP ödemelerinden en fazla 5.000 avro alan küçük yararlanıcıların ise otomatik olarak aktif çiftçi kabul edilmesi öngörülüyor. Bu düzenleme, küçük ölçekli destek alıcıları için uygunluk sürecini basitleştirmeyi amaçlayan bir eşik getiriyor. Öneri, tarımsal faaliyet kavramını yalnızca üretimle sınırlamıyor. Tarım arazisinin korunması da bu kapsamda değerlendirilebilecek ve çiftçi, üretim yapma veya araziyi tarımsal durumda tutma seçeneklerinden birini kullanabilecek. Normal yöntem ve makinelerle otlatma ya da ekime uygun hale getirilemeyen alanlar için de üye devletlerin geniş kapsamlı otlatmaya izin vermesi mümkün olacak. Bu uygulamada çevre, peyzaj ve topografya koşulları dikkate alınacak; ayrıca peyzajın korunması ve yangın riskini azaltma hedefleri gözetilebilecek. Gelecekteki OTP’nin kriz boyutunda ise doğal afetlerden, olumsuz hava olaylarından veya diğer felaketlerden etkilenen çiftçilere, önemli üretim kayıpları yaşanması halinde geçici likidite desteği sağlanmasına yönelik hükümler bulunuyor. Kuraklık konusu da Tarım Konseyi’nin gündeminde yer alırken, zeytinyağı sektörü için tarımsal rezervin kullanılması ihtimali ayrıca değerlendiriliyor. Ancak İrlanda önerisi henüz hazırlık aşamasında; belge, gelecekteki düzenlemenin yalnızca bazı bölümlerini kapsıyor ve nihai yasama çerçevesi niteliği taşımıyor.

Fas, İsviçre Yaban Mersini Tedarikçileri Arasında İlk 5'e Girdi
Görsel kaynağı: AgriMaroc · Özgün haber
Veri haberi

Fas, İsviçre Yaban Mersini Tedarikçileri Arasında İlk 5'e Girdi

Fas'ın İsviçre'ye taze yaban mersini sevkiyatı, Temmuz 2025-Haziran 2026 dönemini kapsayan kampanyada 655 tona ulaştı. İsviçre Federal Gümrük İdaresi verilerinin EastFruit tarafından Global Trade Tracker üzerinden analizine göre, bu miktar önceki kampanyaya kıyasla %75 artış gösterdi. Fas menşeli ithalatın değeri 7,6 milyon avroyu aştı. Artış, Fas'ın İsviçre yaban mersini ithalatındaki payını %5,5'e çıkardı ve ülkenin ilk kez en büyük beş tedarikçi arasına girmesini sağladı. İsviçre'nin toplam yaban mersini ithalatı da aynı kampanyada 11.800 tona yükseldi; pazar yıllık bazda %17 büyüdü ve ithalat beş kampanyadır artış gösteriyor. İsviçre pazarında İspanya %44'lük payla ilk sırada yer alırken, Peru %17,8, Hollanda %7,8 ve Şili %6,4 pay aldı. Fas'ın sevkiyatları üç yılda 2,3 katına çıktı ve yıllık ortalama büyüme %33 olarak kaydedildi. Fas menşeli yaban mersini İsviçre'de kasım-haziran döneminde bulunurken, sevkiyatların en yüksek seviyesine ilkbaharda ulaştığı belirtildi. Bu dönem, İsviçre'nin ithalat talebinin güçlü olduğu zaman aralığıyla örtüşüyor.

İspanya ve Fransa, OTP Müzakerelerinde Ortak Tutumda Uzlaştı
Görsel kaynağı: Agroinformación · Özgün haber

İspanya ve Fransa, OTP Müzakerelerinde Ortak Tutumda Uzlaştı

İspanya ve Fransa, Avrupa Birliği’nin Ortak Tarım Politikası’nın (OTP) geleceğine ilişkin müzakerelerin son aşamasında birlikte hareket etme konusunda anlaştı. İki ülke, OTP’nin ortak niteliğinin Avrupa Birliği’nin gıda yeterliliğini güvence altına almak ve iç pazarın işleyişini bozabilecek farklılıkları önlemek için korunması gerektiğini savunuyor. Ortak yaklaşım, İspanya Tarım, Balıkçılık ve Gıda Bakanı Luis Planas ile Fransa Tarım, Tarım-Gıda ve Gıda Egemenliği Bakanı Annie Genevard’ın imzaladığı deklarasyonla ortaya kondu. Deklarasyonda gelecek OTP’nin, tarım sektörünün karşı karşıya olduğu zorluklara uygun ve yeterli bir bütçeyle güçlendirilmesi gerektiği belirtildi. Politikanın tarımsal gelirleri ve kırsal bölgeleri koruyacak müdahaleler içermesi, çiftçilerin çevresel ve iklimsel dönüşümlerde teşvik edici agro-çevresel ve iklim eylemleriyle desteklenmesi istendi. Ayrıca sektörlerin ihtiyaçlarına uyarlanmış Ortak Piyasa Düzeni’nin korunması gerektiği ifade edildi. İki ülke, gıda, tarım ve hayvancılığı Avrupa’nın uzun vadeli stratejik özerkliği, egemenliği ve güvenliği açısından temel alanlar olarak değerlendiriyor. İklim değişikliğinin bu faaliyetler üzerindeki etkilerinin Avrupa’nın rekabetçilik ve araştırma mekanizmalarında dikkate alınması, tarım ve tarım-gıda sektörlerinin gelecekteki Avrupa Rekabetçilik Fonu ile Ufuk Avrupa programı dahil olmak üzere bu mekanizmalarda güçlendirilmesi talep edildi. Açıklamada ayrıca Avrupa Birliği’nin uzak bölgeleri için tarımsal Posei programına destek verildi. Kaynağa göre iki ülke, bitki ve hayvan sağlığı, meyve-sebze ile bağcılık komiteleri ve uzak bölgelerin tarımsal özelliklerinin korunması gibi alanlarda uzun süredir iş birliği yürütüyor. Açıklamada, Hürmüz Boğazı’ndaki mart ayından bu yana süren ablukanın özellikle gübre ve yakıt maliyetleri üzerinden tarım sektörünü güçlü biçimde etkilediği de aktarıldı.

Rusya’nın Güneyinde Buğday Fiyatları Yedi Yılın En Düşük Seviyesinde
Görsel kaynağı: ElDala · Özgün haber
Veri haberi

Rusya’nın Güneyinde Buğday Fiyatları Yedi Yılın En Düşük Seviyesinde

Astana’da düzenlenen EURASIAN AGRICOM-2026 konferansının ilk oturumunda konuşan Tarım Piyasası Konjonktürü Enstitüsü Genel Müdürü Dmitriy Rylko, Rusya’nın güneyindeki buğday fiyatlarının son yedi yılın en düşük seviyesine gerilediğini söyledi. Rylko’ya göre fiyatlara Baltık limanlarına teslimat giderleri yansıtılıyor ve ton başına yaklaşık 91 ABD doları tutarındaki bu maliyet çiftçinin tüccardan aldığı bedelden düşülüyor. Rylko, fiyatların tabana ulaştığını ve toparlanma girişimleri görüldüğünü değerlendirdi. Karadeniz’de ihracatın normale dönmesi halinde Baltık limanlarındaki fiyatların düşmesi, Karadeniz limanlarındaki fiyatların ise bir miktar yükselmesi bekleniyor; ancak normalleşmenin gerçekleşip gerçekleşmeyeceği ve zamanlaması belirsiz. İhracat vergisinin kaldırılması ile Uzak Doğu limanlarına taşımaya verilen sübvansiyonlar fiyatlara sınırlı destek sağladı.

Romanya’da Gıda Fiyatlarında Ekim Ayında Yeni Artış Bekleniyor
Görsel kaynağı: Digi24 · Özgün haber
Veri haberi

Romanya’da Gıda Fiyatlarında Ekim Ayında Yeni Artış Bekleniyor

Romanya’da gıda fiyatlarının ekim ayında yeniden yükselmesi bekleniyor. Piyasa tahminlerine göre artışlar gıda ürünlerinde %4 ila 8 arasında değişecek. En yüksek artışın süt ürünlerinde görülmesi, kaşar peynirinde fiyatların %8’e kadar yükselmesi öngörülüyor. Salam ve diğer işlenmiş et ürünleri için üreticilerin perakendecilere %3 ila 4 arasında değişen fiyat artışları bildirdiği aktarılıyor. Artış beklentisinin temelinde akaryakıt, elektrik ve doğal gaz maliyetlerindeki yükseliş bulunuyor. Gıda sektöründeki bu giderlerin bir ürünün toplam maliyetinde %10 ila 12 paya sahip olduğu belirtiliyor. Ekonomik analist Adrian Negrescu, enerji ve yakıt fiyatlarındaki artışın yanı sıra ulusal para biriminin avro karşısındaki değer kaybının da, ithal ürünlerin ağırlığı nedeniyle fiyatları etkileyebileceğini söyledi. Süt ürünleri sektöründe faaliyet gösteren Mirdatod Prod, hammadde sütünün alım fiyatı ile yakıt, enerji ve ambalaj maliyetlerinde öngörülebilirlik bulunmadığını açıkladı. Şirket, Lactate de Ibăneşti markasının fiyatlarında yıl sonuna kadar artış talep edeceğini ve artışın %8’den az olmayacağını belirtti. Ancak şirket, tüketici üzerindeki etkiyi sınırlamak için hesaplamaların sürdüğünü ifade etti. Gıda Sanayisi Ulusal Sendikalar Federasyonu Başkanı Dragoş Frumosu, üreticilerin artan maliyetler ve düşen satışlar arasında sınırlı hareket alanına sahip olduğunu söyledi. Frumosu’ya göre eylül ayına kıyasla ekim ayında gıda fiyatları %5 ila 6 artabilir; yıl başına göre ortalama artış ise %10 ila 15’e ulaşabilir. Bu değerlendirme, piyasa beklentilerinden ayrı bir sektör açıklaması olarak aktarıldı. Kanatlı eti üreticisi Familia Safir’in yöneticisi George Safir de yakıt, plastik ambalaj ve kamu hizmetleri maliyetlerindeki yükselişin şirket üzerindeki baskıyı artırdığını belirtti. Şirket, fiyat artışı konusunda henüz karar vermediğini ve tüketici talebi ile alım gücünü değerlendireceğini açıkladı. Analist Negrescu ise enflasyonun önümüzdeki 6 ila 12 ay içinde artış ve düşüş dönemleri yaşayabileceğini, yüksek fiyatların satışları azaltarak üreticileri fiyat politikalarını yeniden değerlendirmeye zorlayabileceğini ifade etti.

Arı Ailesinin Yardıma İhtiyacı Olduğu Nasıl Anlaşılır?
Görsel kaynağı: Agronews Georgia · Özgün haber

Arı Ailesinin Yardıma İhtiyacı Olduğu Nasıl Anlaşılır?

Arıcılığa yeni başlayanların, bir arı ailesinin yardıma ihtiyacı olup olmadığını değerlendirirken tek bir belirtiye göre karar vermemesi gerekiyor. Kovanın önündeki hareketlilik, yuvanın gelişimi, arıların davranışı ve yem stokları birlikte incelenmeli. Nektar akışının uzun süre kesildiği veya havanın soğuk olduğu dönemlerde bal ve arı ekmeği stoklarının azalması, arı ailesi için risk oluşturabilir. Arıların aktif uçması tek başına yeterli bir gösterge sayılmıyor; stokların kovan içindeki durumu ve ailenin genel gücü de kontrol edilmeli. Kuluçkanın düzensiz gelişmesi, yumurta ve genç larvaların hücrelere dağınık yerleşmesi ya da yeni kuluçka görülmemesi, sorunun nedeninin araştırılmasını gerektirebilir. Ancak kuluçkanın az olması doğrudan ana arı sorununa işaret etmiyor. Mevsim, hava koşulları ve yem eksikliği de bu duruma yol açabilir. Bu nedenle ana arı, tek bir kovan kontrolünün ardından değiştirilmemeli; yumurtlama, kuluçkanın bütünlüğü, ailenin gücü ve mevsimsel koşullar birlikte değerlendirilmelidir. Kovan önünde ani hareketsizlik veya olağandışı hareketlilik, çok sayıda arının uçmadan yerde sürünmesi, uçamaması ya da kanatlarının anormal görünmesi de incelenmesi gereken belirtiler arasında bulunuyor. Dağınık kuluçka, şüpheli hücre değişiklikleri, ölü veya rengi değişmiş larvalar ve normal olmayan koku hastalık ya da parazit şüphesini artırabilir. Bununla birlikte belirli bir hastalık veya parazit yalnızca tek belirtiye bakılarak teşhis edilemiyor; bazı durumlarda uzman değerlendirmesi ya da laboratuvar incelemesi gerekiyor. Aile hızla zayıflıyor veya yem stoku kritik düzeye iniyorsa müdahale geciktirilmemeli, ancak neden belirlenmeden rastgele ilaç kullanılmamalı ve arılar ya da çerçeveler başka aileye aktarılmamalı.

Casal, Hayvancılığı Pireneler’in Geleceği İçin Stratejik Sektör Olarak Savundu
Görsel kaynağı: Diari d’Andorra · Özgün haber

Casal, Hayvancılığı Pireneler’in Geleceği İçin Stratejik Sektör Olarak Savundu

Andorra Çevre, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Guillem Casal, Fransa, İspanya ve Andorra temsilcilerinin katıldığı Pyréneo 2026 sınır ötesi buluşmasında çobanlık faaliyetini dağlık bölgelerin geleceği için stratejik olarak nitelendirdi. Acs’te düzenlenen toplantıda kapsamlı hayvancılığın Pireneler’in peyzajını, biyolojik çeşitliliğini, kültürünü ve kimliğini koruduğunu söyledi. Casal, birincil sektöre desteğin geleceğe ve bölgenin dayanıklılığına yatırım olarak görülmesi gerektiğini belirtti. İşletmelerin sürdürülebilirliği ile kuşak değişiminin güvence altına alınmasını isteyen Casal, Ramaders d’Andorra’nın sektörü güçlendirmedeki rolüne ve yerel üretime daha fazla değer kazandırılmasına dikkat çekti.

Romanya, AB’nin Beş Önemli Ürününde İhracat Lideri
Görsel kaynağı: Agrointeligența · Özgün haber
Veri haberi

Romanya, AB’nin Beş Önemli Ürününde İhracat Lideri

Romanya, Avrupa Birliği’nin 2026/27 sezonunda izlediği beş önemli tarım ürününün tamamında ihracat lideri oldu. Avrupa Komisyonu verilerine göre Romanya; yumuşak buğday, arpa, dane mısır, ayçiçeği ve kolzada ilk sırada yer aldı. Veriler, sezonun başlangıcı olan temmuzdan 27 Eylül’e kadar olan dönemi kapsıyor. Romanya’nın yumuşak buğday ihracatı 3,11 milyon tona ulaştı ve ülke bu alanda Litvanya, Bulgaristan, Letonya ve Polonya’nın önünde yer aldı. Arpa ihracatı 1,42 milyon ton olurken, Almanya ve Bulgaristan’ın oldukça üzerinde gerçekleşti. Romanya ayrıca 84.684 ton dane mısır, 92.409 ton ayçiçeği ve 81.404 ton kolza ihraç ederek bu ürünlerde de AB sıralamasının başında bulundu. AB genelinde yumuşak buğday ihracatı 6,81 milyon tona yükselirken, arpa ihracatı geçen sezonun aynı dönemine göre %39 azalarak 1,91 milyon tonda kaldı. Buna karşılık, AB’nin mısır ithalatı %35 artışla 4,96 milyon tona çıktı. Soya ithalatı ise %12 düşerek 2,84 milyon ton oldu. Veriler, Fransa’nın yanı sıra Bulgaristan, İrlanda ve Yunanistan’a ilişkin kayıtların farklı dönemlerden itibaren eksik olduğunu belirten Avrupa Komisyonu notuyla birlikte yayımlandı. Kaynak, Romanya’nın güçlü ihracat performansını Avrupa’daki kuraklık kaynaklı mısır rekoltesi kaybı, Rusya ve Ukrayna ihracatındaki süregelen aksamalar ve talebin farklı tedarik kaynaklarına yönelmesiyle ilişkilendiriyor.

Avustralya Canlı Hayvan İhracatında Şirket Sayısı ve Pazar Dağılımı Değişti
Görsel kaynağı: Beef Central · Özgün haber
Veri haberi

Avustralya Canlı Hayvan İhracatında Şirket Sayısı ve Pazar Dağılımı Değişti

Avustralya'nın deniz yoluyla canlı hayvan ihracatında faaliyet gösteren şirketlerin sayısı ve sevkiyat dağılımı, 2005-2026 döneminde değişti. Verilere göre 2005'ten bu yana 59 farklı şirket deniz yoluyla ihracat yaptı. Aktif ihracatçı sayısı 2022'de 19 iken 2023, 2024 ve 2025'te 16'da kaldı; 2026'nın ilk yarısında ise 12 şirket faaliyet gösterdi. Yılın kalan bölümünde yalnızca bir veya iki sevkiyat yapan şirketlerin yeniden devreye girebileceği belirtildi. Sektördeki sevkiyatların büyük bölümü az sayıdaki şirket tarafından gerçekleştirildi. Sekiz şirket, 2024'teki sevkiyat kayıtlarının %94,6'sını, 2025'tekilerin ise %92,1'ini karşıladı. Diğer ihracatçıların çoğu yılda bir veya iki sevkiyat yaptı. Bu seferler arasında özel damızlık hayvan gönderileri ile Pakistan veya Meksika gibi daha seyrek kullanılan pazarlara yapılan ihracatlar yer aldı. Şirketlerin sıralaması son yıllarda değişirken Frontier International Northern Pty Ltd, 2025'te 57 sevkiyatla ilk sıraya çıktı. Australian Rural Exports Pty Ltd 52 sevkiyatla ikinci oldu. International Livestock Export Pty Ltd'nin sevkiyat sayısı 2024'te 59 iken 2025'te 40'a geriledi; şirket 2026'nın ilk yarısında ikinci sırada yer aldı. Sevkiyat sayısı uzun vadede büyük ölçüde sabit kalmasına rağmen taşınan hayvan sayısı azaldı. 2015 ve 2016'da yaklaşık 12 şirket yaklaşık 1 milyon sığır ve 2 milyona yakın koyun taşırken, 2025'te 16 şirket yaklaşık 800 bin sığır ve 300 binden biraz fazla koyun ihraç etti. Sevkiyat sayısı 2015'te 297, 2025'te 292 oldu. Bu tablo, daha büyük gemiler ve büyük ihracatçıların çekilmesinin ardından ticaretin daha küçük yüklerle daha fazla şirkete yayıldığına işaret etti. Endonezya, Avustralya'nın en büyük canlı hayvan ihracatı pazarı olmayı sürdürdü. Bu ülkenin toplam sevkiyatlar içindeki payı 2024'te %69, 2025'te %73 ve 2026'nın ilk yarısında %77 oldu. Vietnam'a yapılan sevkiyatlar 2024'te 46'dan 2025'te 30'a, 2026'nın ilk yarısında ise bir kayda indi. 2025'te Endonezya'ya ihracat yapan 16 aktif şirketten dokuzu bu pazara sığır gönderdi; Frontier %24 ile en büyük payı aldı. Çin'deki 10 sevkiyatın altısı Australian Rural Exports tarafından gerçekleştirildi; Filipinler'deki dokuz sevkiyatın sekizi ise International Livestock Export ile Frontier arasında paylaşıldı. Veriler, Avustralya Tarım, Balıkçılık ve Ormancılık Bakanlığının (DAFF) deniz yolculuklarındaki hayvan ölümlerine ilişkin parlamentoya sunduğu raporlardan derlendi. Bu kayıtlar pazar payını değil, ihracatçıların kaç sevkiyat yaptığını gösteriyor. Bir gemi birden fazla ihracatçı için sığır, manda veya koyun taşıyabildiği için sevkiyat kaydı gemi seferiyle aynı anlamı taşımıyor; ayrıca kayıtlar yüklerin büyüklüğünü göstermiyor.

Ukrayna’da Tahıl Stokları Artarken İhracat Baskısı Büyüyor
Görsel kaynağı: Jordbruksaktuellt · Özgün haber
Veri haberi

Ukrayna’da Tahıl Stokları Artarken İhracat Baskısı Büyüyor

Ukrayna’da tahıl ihracatının eylülde %60’tan fazla azalması, depolardaki ürün miktarını artırdı. Ülkenin en büyük çiftçi örgütü Ukrainian Agri Council (UAC), yağlı tohumlara öncelik verilmesinin tahıl stoklarını daha da büyütebileceği ve üretici fiyatlarını baskılayabileceği uyarısında bulundu. Ukrayna Tarım Bakanlığı, ihracat olanakları sınırlıyken taşıma kapasitesinin daha yüksek değerli ürünlere ayrılmasını öngören öneriyi destekledi. Ancak UAC, yağlı tohumların yüksek değerleri sayesinde lojistik maliyetlerini karşılamada avantajlı olduğunu belirtti. Limanların kapalı olması nedeniyle ülke, potansiyel ihracatının ancak yarısından biraz fazlasını Tuna limanları ve Doğu Avrupa demiryollarıyla gerçekleştirebiliyor. 1 Eylül’de tahıl stokları 24,6 milyon tona ulaştı; bu, geçen yılın aynı gününe göre 10 milyon ton fazlaydı.

Brezilya’nın AB Pazarından Çıkışı Uruguay’ın Kota Umudunu Artırdı
Görsel kaynağı: Blasina y Asociados · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya’nın AB Pazarından Çıkışı Uruguay’ın Kota Umudunu Artırdı

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Brezilya’nın Avrupa Birliği (AB) pazarında sığır eti ihracatının en az iki yıl askıya alınabileceğine ilişkin açıklama, Uruguay’ın AB ile yürütülen kota paylaşımı görüşmelerindeki beklentilerini artırdı. Uruguay merkezli Blasina y Asociados’a göre, Brezilya’nın kullanamadığı payın Arjantin ve Uruguay arasında bölüştürülmesi öneriliyor; Paraguay ise toplam kotadan önemli bir oran talep ediyor. Ancak bu paylaşım için henüz kesin bir karar alınmadı. Uruguay’ın başlangıçtaki kota talebinin toplamın %20’sinin üzerinde olduğu, Brezilya’nın devre dışı kalması durumunda bu oranın %40’ın üzerine çıkabileceği değerlendiriliyor. Bir başka senaryoda Uruguay’ın toplam kotadan %43 pay alması ve bunun en az %45’lik bölümünü soğutulmuş sığır etine ayırması öngörülüyor. Kaynak, Uruguay’ın daha yüksek değer taşıyan soğutulmuş et segmentinde geçmişten gelen güçlü bir konuma sahip olduğunu belirtiyor. Blasina y Asociados’un aktardığı Avrupa Komisyonu açıklamasına göre, Brezilya’dan sığır eti ithalatının dönüşü için kesin tarih belirlenmedi ve sürenin en az iki yıl olması bekleniyor. Brezilya’nın izlenebilirlik sistemini hayvanın doğumundan kesime kadar AB’nin koşullarına uygun hale getirmesi gerekse bile, yeni sistem kapsamında doğan hayvanların yetişip kesilmesine kadar ihracatın başlaması mümkün görünmüyor. AB, 3 Eylül’den itibaren Brezilya’nın sığır eti, kanatlı eti ve diğer bazı hayvansal ürünlerine yönelik ithalatı askıya almıştı. Brezilya’nın 2026/27 dönemi için 10 bin tonluk Hilton kotası bulunuyor. Bunun 8.951 tonu AB’ye, 1.049 tonu ise Birleşik Krallık’a ayrılıyor. Brezilyalı ihracatçılar askıya alma öncesinde temmuz-ağustos döneminde 6.767 ton sevk ederek kendi Hilton kotalarının %76’sını kullandı; buna rağmen AB’ye gitmesi planlanan 2 bin tondan fazla miktarın kullanılmadan kalacağı belirtiliyor. Uruguay kaynağında, yeni düzenlemenin 1 Ocak’tan itibaren yürürlüğe girmesi halinde kotanın mevcut Hilton miktarının iki katından fazlasına çıkabileceği ve besi işletmelerinden gelen hayvanlar için sınırlama bulunmayabileceği ifade ediliyor. Bununla birlikte kota paylaşımı hâlâ müzakere aşamasında. Kaynak, Uruguay’ın yüksek miktarda ihracat yapmasının ve özellikle soğutulmuş et tedarikinde öne çıkmasının görüşmelerdeki ağırlığını artırabileceğini değerlendiriyor.

Brezilya’da Soya Fiyatları Geriledi, Piyasa Durgunlaştı
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya’da Soya Fiyatları Geriledi, Piyasa Durgunlaştı

Brezilya’da soya fiyatları 30 Eylül Çarşamba günü geriledi. Fiziksel piyasada işlemlerin sınırlı kaldığı ve alıcılarla üreticilerin piyasadan uzak durduğu bildirildi. Safras & Mercado analisti Rafael Silveira, fiyat düşüşüne rağmen primlerde belirgin bir hareket yaşanmadığını, doların da daha sert gerilediğini belirtti. Bu görünüm, Brezilya’daki soya piyasasında likiditenin zayıflamasına yol açtı. Fiyatlardaki düşüş, Chicago Ticaret Borsası’ndaki (CBOT) ayarlamayı izledi. Kasım 2026 vadeli soya sözleşmesi %0,36 düşerek 12,88¼ dolar/bushel seviyesinde kapandı. Ocak 2027 vadeli sözleşme de %0,26 geriledi. Soya küspesinde aralık 2026 vadeli sözleşme %0,58, soya yağında aynı vadeli sözleşme %0,11 değer kaybetti. ABD Tarım Bakanlığının (USDA) raporuna göre, ABD’nin 1 Eylül itibarıyla soya stokları yaklaşık 8,57 milyon ton olarak gerçekleşti. Bu seviye, piyasanın yaklaşık 8,79 milyon tonluk beklentisinin altında kaldı. Buna karşın, son işlemlerde Çin’in ABD soya talebine ilişkin beklentilerin azalması fiyatlar üzerinde etkili oldu. Brezilya’daki fiziksel piyasa fiyatları da birçok merkezde düşerken, Dourados ve Rio Verde’de gün içindeki referanslar değişmedi.

Gübre Piyasasındaki Şoklar Küresel Tahıl Üretimini Tehdit Ediyor
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber
Veri haberi

Gübre Piyasasındaki Şoklar Küresel Tahıl Üretimini Tehdit Ediyor

Gübre ve diğer temel girdilerin tedarikindeki kesintiler, küresel tahıl üretimi ile gıda güvenliği için risk oluşturuyor. Uluslararası Gübre Sanayisi Birliği (IFA), São Paulo’da yayımladığı değerlendirmede, uluslararası üre piyasasındaki darboğazların özellikle buğday arzında önemli kayıplara yol açabileceğini bildirdi. IFA Genel Müdürü Alzbeta Klein’a göre, uluslararası piyasadan yaklaşık 8 milyon ton ürenin çekilmesi, 75 milyon ila 100 milyon ton arasında buğday üretim kaybına neden olabilir. Tahmin, dünya buğday üretiminin 800 milyon tonun biraz üzerinde olduğu varsayımına dayanıyor. Klein, dünyada tüketilen gıdanın yaklaşık yarısının, doğal gazı azotlu gübreye dönüştüren Haber-Bosch sürecine bağlı olduğunu belirtti. Bu yapısal bağımlılık nedeniyle enerji arzındaki istikrarsızlıklar üretim maliyetlerini, fiyat oluşumunu ve bitki besleme ticaretini etkileyerek ekim kararları ile verim üzerinde baskı yaratıyor. IFA ayrıca Hürmüz Boğazı’ndaki lojistik darboğazlara ve sevkiyatların sıhhi sertifikasyonundaki düzenleyici engellere dikkat çekti. Birliğe göre gübre, enerji ve deniz taşımacılığı küresel arz stratejilerinde birlikte ele alınmalı; düşük karbonlu amonyak, verimliliği artırılmış gübreler ve biyolojik ürünler de çözüm seçenekleri arasında değerlendirilmeli.

ABD’de Mısır Stokları Beklentileri Aştı
Görsel kaynağı: RealAgriculture · Özgün haber
Veri haberi

ABD’de Mısır Stokları Beklentileri Aştı

ABD Tarım Bakanlığının (USDA) çeyreklik Tahıl Stokları raporunda, mısır stokları beklentilerin üzerinde açıklandı. Stokların 2,095 milyar bushel, yani yaklaşık 53,2 milyon ton olduğu tahmin edildi. Bu miktar, 1 Eylül 2025’e göre %35 artışa ve son Dünya Tarımsal Arz ve Talep Tahminleri (WASDE) raporundaki dönem sonu tahmininin yaklaşık 4,4 milyon ton üzerine işaret etti. Zaner Ag Hedge’den Ted Seifried, sürprizin geçen yılki mısır üretiminin yaklaşık 1,45 milyon ton aşağı yönlü revize edilmesine rağmen ortaya çıktığını belirtti. Seifried’e göre çeyreklik tüketim, beklentilerin altında kaldı ve önceki yılın aynı döneminin yalnızca yaklaşık 2,5 milyon ton üzerinde gerçekleşti. Daha küçük hasatla birlikte stok verisinin, üreticilerin hasat sırasında satış yapma baskısını azaltabileceği ifade edildi.

Brezilya ve ABD, Tarifeler İçin Özel Müzakere Grubu Kurdu
Görsel kaynağı: Agrolink · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya ve ABD, Tarifeler İçin Özel Müzakere Grubu Kurdu

Brezilya ve ABD hükümetleri, Washington’ın Brezilya ürünlerine uyguladığı tarifeler ile diğer ticari engelleri görüşmek üzere özel bir çalışma grubu kurma kararı aldı. Anlaşma, Brezilya Dışişleri Bakanı Mauro Vieira ve Brezilya Kalkınma, Sanayi, Ticaret ve Hizmetler Bakanı Márcio Elias Rosa’nın, ABD Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer ile Milwaukee, Wisconsin’de yaptığı görüşmenin ardından 30 Eylül’de duyuruldu. Görüşme, 20 Grubu (G20) ticaret bakanları toplantısı kapsamında gerçekleştirildi. Brezilya hükümetine göre çalışma grubu, iki ülke arasındaki tarife dışı engellerin yanı sıra tarifeleri de ele alacak ve olası çözüm seçeneklerini değerlendirecek. ABD yönetiminin önümüzdeki haftalarda müzakerelerin kapsamını belirlemeye yönelik bir öneri belgesi göndermesi bekleniyor. Bu belgenin ardından çalışma grubunun ele alacağı başlıklar ve olası uzlaşma alanları netleşecek. Görüşmeler, ABD’nin temmuz ayında belirli Brezilya ürünlerine Seçim 301 kapsamında %25 ek tarife açıklamasının ardından yürütülüyor. Ayrıca ABD’nin zorla çalıştırmayla bağlantılı politikasında yer alan ülkelerden ithalata %10 veya %12,5 ek tarife uygulanıyor. Brezilya hükümeti, iki önlemin ülkenin ihracatının bir bölümünü kapsadığını bildirdi. Taraflar, mevcut engellerin aşılması ve iki ülkenin şirketleri ile üretici sektörleri için fırsatların genişletilmesi amacıyla diyalog ve müzakereyi sürdürme iradesi açıkladı.