ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

570 haber · Sayfa 6

Meksika, Chihuahua’dan ABD’ye Canlı Sığır İhracatını 750 Başla Yeniden Başlattı
Görsel kaynağı: El Financiero · Özgün haber
Veri haberi

Meksika, Chihuahua’dan ABD’ye Canlı Sığır İhracatını 750 Başla Yeniden Başlattı

Meksika, Chihuahua’daki Puerto Palomas sınır kapısından ABD’ye canlı sığır ihracatını 750 başlık ilk sevkiyatla yeniden başlattı. Sevkiyat, karantina istasyonundan New Mexico eyaletindeki Columbus’a gönderildi. Yeniden başlatma, Washington’un sığır güvesi kurdunun yayılması gerekçesiyle uyguladığı sağlık kısıtlamalarının ardından gerçekleşti. Meksika Tarım ve Kırsal Kalkınma Bakanlığı, bu sevkiyatla Chihuahua ve Sonora’da faal olan kapılar üzerinden ABD’ye günlük ihraç edilen sığır sayısının ortalama 3 bin 500 başa ulaştığını bildirdi. Agua Prieta, San Jerónimo ve Puerto Palomas karantina istasyonlarında operasyonların yeniden açıldığı, Sonora’daki Nogales kapısından ihracatın ise kasım sonunda başlamasının beklendiği belirtildi. Meksika Ulusal Tarım, Gıda Sağlığı ve Kalitesi Hizmeti (Senasica) Direktörü Javier Calderón, sürecin sağlık standartlarını koruma ve ihracata yönelik üretim dönüşümünü sürdürme taahhüdünün sonucu olduğunu söyledi. Hükümetin, üreticilerle birlikte ABD Tarım Bakanlığına bağlı Hayvan ve Bitki Sağlığı Denetim Servisi (APHIS) ile üzerinde anlaşmaya varılan önlemlere uyduğu aktarıldı. Kaynakta, Meksika’nın 16 Ekim’de Sonora’daki Agua Prieta kapısından ihracatı bir hayvanın ağzında aft tespit edilmesinin ardından durdurduğu da belirtildi. İhracat faaliyetinin küçük ölçekli yetiştiricilere, toplayıcılara, nakliyecilere ve genel nüfusa ekonomik fayda sağladığı ifade edildi.

ABD'de 250 Hastane Daha Sağlıklı Hastane Yemekleri Taahhüdüne Katıldı
Görsel kaynağı: Fox News · Özgün haber
Veri haberi

ABD'de 250 Hastane Daha Sağlıklı Hastane Yemekleri Taahhüdüne Katıldı

Robert F. Kennedy Jr. ve Medicare ve Medicaid Hizmetleri Merkezleri (CMS) yöneticisi Mehmet Oz’un Fox News’te yayımlanan yazısına göre, ABD genelinde 250 hastane Make Hospital Food Healthier Pledge adlı girişime katıldı. Sağlık ve İnsan Hizmetleri Bakanlığı (HHS) ile CMS tarafından başlatılan girişim, hastalara ve hastane personeline sunulan yemeklerin besin kalitesini artırmayı amaçlıyor. Yazıda, hastanelerin ülke genelinde daha sağlıklı yemek seçenekleri sunma konusunda ortak bir taahhütte bulunduğu belirtiliyor. Yazarlar, ameliyat sonrası iyileşen, kronik hastalıklarla yaşayan veya ciddi sağlık sorunları bulunan hastalara yüksek oranda işlenmiş gıdalar, rafine karbonhidratlar ve ilave şeker içeren yemekler sunulabildiğini savunuyor. Yazıya göre uygun beslenme; yara iyileşmesini destekleyebilir, kas kütlesinin korunmasına katkı sağlayabilir, bağışıklık işlevini güçlendirebilir ve iyileşme sürecini geliştirebilir. Buna karşılık yetersiz beslenmenin daha uzun hastane yatışları, daha fazla komplikasyon ve daha yüksek sağlık hizmeti maliyetleriyle ilişkili olduğu ifade ediliyor. Yazıda, ABD’de yaklaşık 6.100 hastanenin her yıl toplam 35 milyondan fazla yatış gerçekleştirdiği ve ülkedeki sağlık hizmetleri yiyecek-içecek pazarının yaklaşık 20 milyar dolarlık yıllık ekonomik faaliyet oluşturduğu aktarılıyor. Hastanelerin gıda hizmeti şirketleri, dağıtıcılar ve üreticiler için önemli müşteriler olduğu belirtilirken, satın alma tercihlerinin tedarikçilerin geliştirdiği ürünleri, fiyatlandırmayı ve diğer kurumlarda bulunabilen seçenekleri etkileyebileceği öne sürülüyor. Yazarlar, daha sağlıklı proteinler, meyveler, sebzeler ve daha az işlenmiş ürünlere yönelik talebin tedarik zincirlerinde değişiklik yaratabileceğini savunuyor. Girişimin gönüllü ve işbirliğine dayalı olduğu, Washington’ın hastane menülerini belirlemesinin veya hekimler ile kayıtlı diyetisyenlerin klinik kararlarının yerine geçmesinin amaçlanmadığı vurgulanıyor. Hastanelerin, özel terapötik diyetlere veya tıbbi beslenme desteğine ihtiyaç duyan hastalar dahil olmak üzere bireysel beslenme gereksinimlerini karşılayabilmesi için esnekliğini koruması öngörülüyor. Yazıda Amerikan Hastaneler Birliği ile çok sayıda sağlık sisteminin girişime ortaklık ettiği belirtiliyor. Metnin bir bölümünde 250 hastanenin katıldığı, başka bir bölümünde ise katılımcı sayısının 250’den fazla olduğu ifade ediliyor.

Avusturya, AB Tarım Desteklerinin Korunmasını İstiyor
Görsel kaynağı: Heute · Özgün haber
Veri haberi

Avusturya, AB Tarım Desteklerinin Korunmasını İstiyor

Lüksemburg’da yapılacak AB tarım bakanları toplantısı öncesinde Avusturya, Ortak Tarım Politikası (OTP) için yeterli finansman sağlanmasını ve çiftçilere verilen mevcut desteklerin korunmasını talep ediyor. Avusturya Tarım Bakanı Norbert Totschnig, tarım fonlarının AB’nin gelecekteki Çok Yıllı Mali Çerçevesi’nde güvenceye alınmasını ve başka politika alanlarına aktarılmamasını istiyor. Talebin arka planında Avrupa Komisyonu’nun Temmuz 2025 tarihli önerisi bulunuyor. Öneriye göre 2028-2034 döneminde OTP kaynakları, diğer politika alanlarına ayrılan fonlarla birlikte ulusal ve bölgesel ortaklık planları üzerinden yönetilecek. Avusturya hükümeti bu yapıya karşı çıkarken, tarım kaynaklarının açıkça tarım için ayrılmasını ve başka alanlara yönlendirilememesini savunuyor. Viyana ayrıca tarım bakanlarının temel tarım politikası kararlarındaki yetkisinin korunmasını, mevcut destek programlarının sürdürülmesini ve geliştirilmesini istiyor. Öncelik verilen uygulamalar arasında çevre ve iklim koruma önlemlerini destekleyen ÖPUL ile dağ çiftçileri ve dezavantajlı bölgelerdeki işletmelere yönelik telafi ödemeleri yer alıyor. Avusturya’ya göre bu destekler, zor koşullarda tarım arazilerinin işletilmesinin yanı sıra biyolojik çeşitliliğin ve kültürel peyzajın korunmasına katkı sağlıyor. Avusturya Tarım Bakanlığı, desteklerin bölgesel istihdam, kırsal alanlardaki ekonomik değer ve turizmle de bağlantılı olduğunu belirtiyor. Hükümet, bazı temel hükümlerin doğrudan OTP düzenlemesinde yer alması için diğer üye ülkelerle birlikte çalıştığını ve böylece merkezi kararların tarım bakanlarının sorumluluğunda kalmasının amaçlandığını bildiriyor. Ancak 2028’den itibaren tarım destekleri için ne kadar kaynak bulunacağı henüz belli değil. Totschnig, Başbakan Christian Stocker’ın mali çerçeve görüşmelerinde Avusturya’ya destek verdiğini söylüyor.

Álvaro Lario: Küresel Tarım Fiyatları Temmuz-Eylül Döneminde %13 Arttı
Görsel kaynağı: taz · Özgün haber
Veri haberi

Álvaro Lario: Küresel Tarım Fiyatları Temmuz-Eylül Döneminde %13 Arttı

Álvaro Lario, Bloomberg Agriculture Spot Index verilerine göre dünya tarım fiyatlarının temmuz-eylül döneminde %13 arttığını söyledi. Lario, gelecek aylarda gıda enflasyonunun daha da yükselmesini beklediğini; mevcut krizin petrol fiyatlarını ve buna bağlı olarak taşıma maliyetlerini artırdığını belirtti. Bu durumun buğday, mısır ve diğer ürünleri pahalılaştırdığını aktaran Lario, düşük gelirli ailelerin artan maliyetlerden en fazla etkilenen kesim olduğunu ifade etti. Lario'nun verdiği bilgilere göre dünya genelinde yaklaşık 650 milyon kişi açlık çekiyor. Bu sayı hafif gerilemiş olsa da hâlâ dünya nüfusunun yaklaşık onda birine denk geliyor. Ayrıca yaklaşık 2,7 milyar insan, yani dünya nüfusunun neredeyse üçte biri, sağlıklı beslenmenin maliyetini karşılayamıyor. Taze sebze, meyve ve fasulye, bezelye ile mercimek gibi bitkisel proteinlerin pahalılaşması, daha fazla kişinin işlenmiş gıdalara yönelmesine neden oluyor. Gıda sistemlerinin küresel şoklara karşı kırılganlığına Afrika'yı örnek gösteren Lario, kıtadaki birçok ülkenin gıdada kendine yeterli olmadığını söyledi. Afrika Birliği'nin verilerine atıfla, kıtanın her yıl yaklaşık 100 milyar ABD doları değerinde gıda ithal ettiğini; gübre ve tohum ithalatının da bu tabloya eklendiğini aktardı. Lario'ya göre dağıtım, depolama, üretim ve gıdanın daha yüksek katma değerli ürünlere işlenmesi alanlarının güçlendirilmesi, ülkelerin kuraklık, sıcak hava dalgaları, seller ve diğer şoklara karşı dayanıklılığını artırabilir. Lario, Benin'de sinek larvalarının biyokömürle birleştirilerek organik gübre üretildiği bir projeden söz etti. Ancak küçük çiftçilerin agroekolojiye geçişinin finansal açıdan kolay olmadığını belirtti. Toprak sağlığını iyileştirmek üç veya dört yıl sürebiliyor ve bu dönemde çiftçinin nakit akışı azalıyor. Lario, geçiş sırasında oluşan kayıpların karşılanması gerektiğini; sonrasında daha verimli ve besin değeri daha yüksek ürünler elde edilebileceğini söyledi. Agroekolojiyi işleyebilecek bir ekonomik model olarak değerlendiren Lario, tarımda tam dönüşümün bir anda gerçekleşmesini beklemediğini, değişimin enerji sektöründe olduğu gibi kademeli yürütülmesi gerektiğini kaydetti. Küçük üreticilerin pazara erişim ve girdileri uygun koşullarda satın alabilmesi için kooperatifler, üretici örgütleri ve kadın birliklerinin desteklenmesini önerdi. Ölçeğin ekonomik sürdürülebilirlik için önemli olduğunu, ancak toprağı verimsizleştirebilecek monokültürlerden kaçınılması gerektiğini de vurguladı.

Uruguay’da İki Koyun Kesim Tesisi Yeniden Açılmaya Hazırlanıyor
Görsel kaynağı: Blasina y Asociados · Özgün haber
Veri haberi

Uruguay’da İki Koyun Kesim Tesisi Yeniden Açılmaya Hazırlanıyor

Uruguay’da koyun kesiminde uzmanlaşmış iki tesisin yeniden faaliyete geçmesi bekleniyor. Paso de los Toros’taki eski Bamidal tesisi ile Salto’daki Daymán Meat’in, yılın toplam faaliyetinin genellikle %40-45’ini oluşturan son çeyrek sezonunda yeniden kesime başlaması gündemde. INAC Başkanı Gastón Scayola, iki tesisin hemen çalışabilecek durumda olduğunu söyledi. Bamidal tesisinin Uniao Comercial SAS’a devri için yürütülen işlem son aşamaya geldi. Ekonomi Bakanı Gabriel Oddone ile Hayvancılık, Tarım ve Balıkçılık Bakanı Alfredo Fratti belgeleri imzaladı; ancak mülkiyet değişikliğinin tamamlanması için MGAP’ın nihai kararı bekleniyor. Şirket kaynakları sürecin yakın zamanda sonuçlanacağını belirtirken, sektörden bir işletmeci tesisin önümüzdeki günlerde kesime başlayabileceğini ve yaklaşık 25 bin baş hayvan satın alındığını ifade etti. Nihai yetkilendirmedeki gecikme, hayvanlarını tesise vermeyi taahhüt eden üreticilerin karantina sürelerine uymak için antiparaziter uygulamalar yapmasını ve bit oluşumunu önlemek amacıyla hayvanları yıkamasını zorlaştırıyor. Salto’da ise Daymán Meat’in yeniden açılışına yatırım yapan Arjantinli iş insanları eski çalışanları çağırdı. Scayola, daha fazla koyun kesim tesisi ve hükümet desteğiyle koyun varlığındaki düşüşün tersine çevrilebileceğini umduğunu söyledi.

INIA, Şili’nin Chañaral Bölgesinde Hidroponik Sebze Üretimini Uygulanabilir Buldu
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber
Veri haberi

INIA, Şili’nin Chañaral Bölgesinde Hidroponik Sebze Üretimini Uygulanabilir Buldu

Şili Tarımsal Araştırmalar Enstitüsünün (INIA) Intihuasi merkezi, Atacama Bölgesi’ndeki Chañaral ve Diego de Almagro komünlerinde hidroponik sebze üretiminin teknik ve ticari uygulanabilirliğini değerlendirdi. Çalışma, Atacama Bölgesi aile çiftçiliğinin kârlılığını artırmayı amaçlayan teknoloji transfer programının ticari sera hidroponiği bileşeni kapsamında yürütüldü. Araştırmada su kaynaklarının durumu, bölgenin özellikleri ve yerel halkın hidroponik sebzelere yönelik yaklaşımı incelendi. Sonuçlara göre teknoloji, su yönetimi ve gerekli işletme koşulları sağlandığında bölgede uygulanabilir durumda. Chañaral ili, düşük yağış, bazı su kaynaklarındaki tuzluluk ve toprak özellikleri nedeniyle geleneksel tarımın kısıtlı olduğu bir bölge olarak tanımlandı. Araştırmaya göre bölgede tüketilen sebzelerin neredeyse tamamı başka yerlerden getiriliyor; bu durum ürünlerin maliyetini, tazeliğini ve bulunabilirliğini etkiliyor. INIA araştırmacısı Verónica Arancibia, tarımsal teknoloji transferinin madenciliğe yoğunlaşan yerel ekonomiyi çeşitlendirebileceğini belirtti. Arancibia, amacın madenciliğin yerine başka bir sektör koymak değil, aileler ve topluluklar için tarımı tamamlayıcı üretim olanaklarını güçlendirmek olduğunu söyledi. Değerlendirilen sistemlerden biri, sebze üretimini doğrudan tarım toprağına bağlı olmadan gerçekleştiren Raíz Flotante, yani Yüzen Kök Sistemi oldu. Bu sistemin, geleneksel topraklı sulama yöntemlerine kıyasla su tüketimini %80-90 azaltabildiği aktarıldı. Kapalı devrede su ve besinlerin yeniden dolaştırılması sayesinde geleneksel topraklı sistemlerde kullanılan suyun yaklaşık %10’u ile üretim yapılabildiği belirtildi. Ancak tüm su kaynakları uygun bulunmadı. El Salado Nehri, yüksek tuzluluk seviyesi nedeniyle sistem için elenirken kullanılabilecek kıtasal su kaynaklarında pH ve elektriksel iletkenliğin sürekli izlenmesi, besin çözeltisinin de suyun kimyasal özelliklerine göre ayarlanması gerektiği vurgulandı. INIA’nın Huasco Bajo ve San Pedro’daki önceki deneyimleri, mineral içeriği yüksek sularda dahi besin çözeltisinin dikkatli yönetimiyle üretim yapılabileceğini gösterdi. Bu deneyimlerde ortalama 350 gramlık marullar elde edildi; haberde geleneksel piyasadaki marullar için 200 gramlık ortalama verildi. Çalışmada ayrıca belirli su kaynakları için önleyici dezenfeksiyon önlemlerinin uygulanması gerektiği kaydedildi. Ticari uygulanabilirliği değerlendirmek için Mart ve Nisan 2026’da 37 bölgesel anket yapıldı. Katılımcıların %84’ü bölgede üretilen hidroponik sebzeleri kesinlikle satın almak istediğini bildirdi. %59’u, geleneksel marul için 1.000 Şili pesosu referans alınarak yerel hidroponik marula en az %20 daha fazla ödeme yapmaya hazır olduğunu söyledi. Satış kanalı tercihlerinde %55 doğrudan üreticiden alışverişi, %29 ise açık pazarları öne çıkardı. INIA’ya göre bu sonuçlar, yerel sebze arzını güçlendirmek ve taze ürüne erişimi artırmak için sosyal ve ticari bir fırsata işaret ediyor.

İran Tarım Sektörü Yılda 2,7 Milyar Litre Sıvı Yakıta İhtiyaç Duyuyor
Görsel kaynağı: Young Journalists Club · Özgün haber
Veri haberi

İran Tarım Sektörü Yılda 2,7 Milyar Litre Sıvı Yakıta İhtiyaç Duyuyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

İran Tarım Bakanlığı Planlama ve Ekonomi İşlerinden Sorumlu Bakan Yardımcısı Ekber Fethî, tarım sektörünün makine ve üretim faaliyetleri için yılda yaklaşık 2 milyar 700 milyon litre sıvı yakıta ihtiyaç duyduğunu açıkladı. Fethî, tarım makinelerinin yakıt tüketiminin ülkenin toplam yakıt tüketiminin yaklaşık %4,5’ine denk geldiğini belirterek, tahsis sisteminin gerçek ihtiyaçlara göre yeniden düzenlenmesini istedi. Açıklama, İran’da tarım ve doğal kaynaklar sektöründe zorunlu olmayan savunma ve krizlere hazırlık politikalarının ele alındığı ulusal toplantıda yapıldı. Fethî’ye göre tarımsal üretim; yaptırımlar, ticari kısıtlamalar, döviz dalgalanmaları, savaş, kuraklık, ulaşım sorunları ve ithalat-ihracat sınırlamaları gibi baskılarla karşı karşıya kaldı. Buna rağmen stratejik stoklar, iç kapasite ve üreticilerin çabasıyla temel ürünlerin tedarik ve dağıtımının sürdürüldüğü bildirildi. Fethî, yakıtın il ve ilçelere küçük ve yıpratıcı dilimler halinde tahsis edilmesinin yaklaşık 137 milyon tonluk tarımsal üretimi zorlaştırdığını söyledi. Bu nedenle tarım sektörüne ayrılan yakıt kotalarının özel kartlar üzerinden, üretim kapasitesi, faaliyet alanı ve bölgesel ihtiyaçlar dikkate alınarak yönetilmesini; kotaların eyaletlere toplu ve yönetilebilir biçimde aktarılmasını talep etti. Konunun Petrol Bakanlığı ve kaçakçılıkla mücadeleden sorumlu kurumlarla koordinasyon içinde ele alınması istendi. Toplantıda enerji arzının yanı sıra gıda tedarik zincirinin depolama, taşıma, dağıtım ve satış aşamalarındaki dayanıklılığı da gündeme geldi. İthalat güzergâhlarının çeşitlendirilmesi kapsamında kuzey limanlarının temel ürün tedarikindeki payının %15’ten yaklaşık %40’a çıkarıldığı aktarıldı. Bakan yardımcısı, kara yollarının ve alternatif ticaret güzergâhlarının kullanılmasının sınırlı rotalara bağımlılığı azaltabileceğini belirtti. Fethî ayrıca Tarım Bakanlığında zorunlu olmayan savunma ve kriz yönetimi için onaylı bir kurumsal yapının bulunmadığını söyledi. Bakanlık ve bağlı kuruluşlarda uygun bir yapı kurulmasını, kamu kurumlarının gıda güvenliği, altyapı, depolar ve stratejik stoklar konusundaki görevlerini belirleyen bağlayıcı düzenlemeler hazırlanmasını istedi. İhracatın geçici olarak aksadığı dönemlerde ürünleri elinde kalan çiftçilere finansman ve işletme sermayesi desteği sağlanması da talepler arasında yer aldı.

Belarus ve Moğolistan Süt Kompleksi Projesiyle Tarımsal İş Birliğini Geliştiriyor
Görsel kaynağı: BelTA · Özgün haber

Belarus ve Moğolistan Süt Kompleksi Projesiyle Tarımsal İş Birliğini Geliştiriyor

Belarus ile Moğolistan, süt kompleksi projesi kapsamında tarımsal iş birliğini daha da artırma yönünde adım attı. Gelişme, iki ülke arasındaki Ticaret ve Ekonomik İşbirliği Komisyonu toplantısında ele alındı. Belarus Tarım ve Gıda Bakanı Yuri Gorlov ile Moğolistan Gıda, Tarım ve Hafif Sanayi Bakanı Tsagaankhuu Iderbat bakanlar düzeyinde görüştü.

Bulgaristan Çiftçi Birliği, Rekabetçilik ve Sürdürülebilirlik İçin Yuvarlak Masa Düzenleyecek
Görsel kaynağı: Agrozona · Özgün haber

Bulgaristan Çiftçi Birliği, Rekabetçilik ve Sürdürülebilirlik İçin Yuvarlak Masa Düzenleyecek

Bulgaristan Çiftçi Birliği, tarım sektörünün rekabet gücünü ve sürdürülebilir kalkınmasını artırma yollarını ele almak üzere 27 ve 28 Ekim 2026'da Sofya'da yuvarlak masa toplantısı düzenleyecek. AB tarafından ortak finanse edilen Teknik Yardım Programı kapsamında gerçekleştirilecek etkinlik, Sofya'daki Merkez Kooperatif Birliği binasında yapılacak. Toplantının açılışını Tarım ve Gıda Bakan Yardımcısı Krasimir Çakarov yapacak. Toplantıya devlet ve yerel kurumların, çiftçilerin, sektör kuruluşlarının, bilim ve eğitim kurumlarının, iş dünyasının ve finans sektörünün temsilcileri katılacak. Katılımcılar Bulgar tarımının karşılaştığı sorunları, üretimin modernizasyonu için seçenekleri ve kurumlar, işletmeler, bilim çevreleri ile üreticiler arasındaki ortaklıkların sektörün sürdürülebilir kalkınmasına katkısını değerlendirecek. Programın merkezinde tarım işletmelerinin ekonomik sürdürülebilirliği, verimlilik artışı ile yenilikler ve yeni teknolojilerin üretimin modernizasyonundaki rolü bulunacak. Ortak Tarım Politikası'nın gelir desteği sağlama, rekabet gücünü artırma ve tarım ile işleme sektörlerini modernleştirme işlevi de tartışılacak. Risk yönetimi araçları ise iklim istikrarsızlığı, piyasa dalgalanmaları ve artan üretim maliyetleri bağlamında ele alınacak. Görüşmelerde mevcut destek mekanizmalarının daha etkin kullanılması ve işletmelerin ihtiyaçlarıyla finansman ve yatırım olanakları arasındaki bağlantının güçlendirilmesi de gündeme gelecek. Tarım ürünlerinde katma değerin işleme, kooperatifleşme ve kısa tedarik zincirleri yoluyla artırılması; Bulgar ürünlerinin iç ve uluslararası pazarlardaki konumunun güçlendirilmesi hedefleri değerlendirilecek. Finansal sürdürülebilirlik başlığında sigorta araçları, karşılıklı yardım fonları, kriz önlemleri, banka finansmanı ve yatırımların modernizasyon, dijitalleşme ve yenilikleri destekleme kapasitesi incelenecek.

Rusya Demiryolları, Türkiye ve Azerbaycan’dan Meyve-Sebze Tedarik Seçeneğini Değerlendiriyor
Görsel kaynağı: Commersant · Özgün haber
Veri haberi

Rusya Demiryolları, Türkiye ve Azerbaycan’dan Meyve-Sebze Tedarik Seçeneğini Değerlendiriyor

Rusya Demiryolları, Rus perakende zincirlerine Türkiye ve Azerbaycan’dan meyve-sebzeyi Gürcistan üzerinden kara yoluyla ulaştırma olasılığını değerlendiriyor. Açıklama, şirketin Genel Müdür Birinci Yardımcısı Vadim Mihailov tarafından İstanbul’da düzenlenen Verona Avrasya Ekonomi Forumu’nda yapıldı. Mihailov, cari yılda yük taşımacılığındaki artışa Kuzey-Güney uluslararası ulaştırma koridorunun Trans-Hazar ve Batı güzergâhlarının katkı sağladığını belirtti. Bu güzergâhlarda taşımacılık hacmi sırasıyla %19 ve %24 arttı. Rusya’yı Orta Doğu, Orta Asya ve Güneydoğu Asya ülkelerine bağlayan koridorun St. Petersburg’dan İran ve Hindistan limanlarına uzanan uzunluğu 7 bin kilometreyi aşıyor.

Arunachal Pradesh Hükümeti, Süt Kooperatifleri İçin ITBP ile Mutabakat İmzaladı
Görsel kaynağı: The New Indian Express · Özgün haber

Arunachal Pradesh Hükümeti, Süt Kooperatifleri İçin ITBP ile Mutabakat İmzaladı

Arunachal Pradesh hükümetinin Hayvancılık, Veterinerlik ve Süt Geliştirme Departmanı, eyaletteki süt kooperatifleri sektörünü güçlendirmek amacıyla Hindistan-Tibet Sınır Polisi (ITBP) ile mutabakat zaptı imzaladı. Itanagar’daki Sivil Sekreterlikte düzenlenen programda, ITBP personeline paketlenmiş süt tedarikinin başlatılması için de tören yapıldı. Mutabakat, yerel üretilen süt için yapılandırılmış bir kurumsal pazar oluşturulmasını, süt üreticilerinin pazar bağlantılarının güçlendirilmesini ve organize, sürdürülebilir bir süt kooperatifleri sektörünün geliştirilmesini hedefliyor. İşbirliği kapsamında ITBP personeline kalite ve gıda güvenliği standartlarına uygun paketlenmiş sütün düzenli, güvenilir ve zamanında ulaştırılması öngörülüyor. Departmanın çalışmaları, süt değer zincirinin üretim, toplama, işleme, paketleme ve pazarlama aşamalarını kapsıyor. Bakan Gabriel D. Wangsu, süt sektörünün çiftçi gelirlerini artırabileceğini, kırsal istihdam yaratabileceğini ve eyaletin ekonomik öz yeterliliğini güçlendirebileceğini belirtti. ITBP’den Abu Sufian ise işbirliğini yerel süt üretimi ile kurumsal talebi buluşturan pratik bir adım olarak değerlendirdi.

Slovakya’da Kuraklık Yardımı İçin 35 Milyon Avroluk Paket Öngörülüyor
Görsel kaynağı: Agrobiznis · Özgün haber
Veri haberi

Slovakya’da Kuraklık Yardımı İçin 35 Milyon Avroluk Paket Öngörülüyor

Slovakya’da VÚB Agrokonferencija 2026’da tarım sektörünün güncel sorunları ele alınırken, kuraklığın etkilediği işletmelere yönelik 35 milyon avroluk destek paketi gündeme geldi. Tarım Bakanı Richard Takáč, paketin kuraklık yardımında kullanılacağını belirtti. Konferansta kuraklık zararları, iklim değişikliğine uyum, Slovak tarımının gelişimi ve sektörde ekonomik dayanıklılığı artıracak inovasyonlar üç panelde tartışıldı. Takáč, desteğin bütün işletmelere otomatik zarar telafisi olarak verilmeyeceğini söyledi. Sınırlı kaynakların, yem eksikliği nedeniyle üretimi ve faaliyetlerini sürdürmesi en fazla tehdit altında olan işletmelere yönlendirilmesi planlanıyor. Yardımın özellikle kaba yeme bağımlı tüm kategorilerdeki sığır yetiştiricileri ile koyun ve keçi yetiştiricilerine odaklanması bekleniyor. Ödeme mekanizmasının Slovak Hidrometeoroloji Enstitüsü verilerine dayanması planlanıyor. Slovakya’nın kuraklığın yoğunluğuna göre bölgelere ayrılması ve desteğin etkilenme derecesine göre farklılaştırılması öngörülüyor. Taslakta farklı yem türlerinin de dikkate alınması düşünülürken, kesin destek oranları henüz açıklanmadı. Mekanizmanın kasım başında resmen duyurulması bekleniyor. Bitkisel üretim yapan işletmelerin paketten sınırlı pay alacağı, konferanstaki tartışmalardan anlaşılıyor. Yardım için hektar başına verimin yıllık karşılaştırmada %30’dan fazla düşmesi şartı aranacak; bu nedenle kaynakta tahıl ve kolza üreticilerinin destek alamayacağı belirtiliyor. Yardım ödemelerinin 2026 sonuna kadar yapılması gerekiyor.

ABD Tarım Borçlarının 2026'da 605 Milyar Dolara Çıkması Bekleniyor
Görsel kaynağı: Lantbruksnytt · Özgün haber
Veri haberi

ABD Tarım Borçlarının 2026'da 605 Milyar Dolara Çıkması Bekleniyor

ABD tarımındaki borçların 2026'da rekor düzey olan 605 milyar dolara yükselmesi bekleniyor. Ancak bu tahmin, ağırlıklı olarak bankalar ve düzenlenmiş kredi kuruluşlarından alınan kredileri kapsıyor. Tedarikçiler, kooperatifler, makine üreticileri ve finans şirketlerinden sağlanan alternatif finansman biçimlerinin tam ölçülememesi nedeniyle gerçek borçluluğun daha yüksek olabileceği belirtiliyor. Donald Trump'ın politikaları, dalgalı piyasalar ve artan maliyetler ABD'li çiftçileri zorlarken daha fazla işletme geleneksel bankaların dışından finansman arıyor. Tarım işletmelerinin iflas başvurularındaki artış bazı bankaların kredi vermeyi azaltmasına yol açtı. Hükümet, hasat dönemindeki dizel maliyetlerinin bir bölümünü karşılamak üzere Harvest Fuel Relief programı kapsamında 8 milyar dolarlık tek seferlik destek açıkladı. Önemli ürünler için ödeme düzeylerinin kasım ayında duyurulması bekleniyor. ABD Tarım Bakanlığına (USDA) göre tarımın enflasyona göre düzeltilmiş borçları 2000'den bu yana iki kattan fazla arttı. Buna rağmen sektörün bütünüyle iflasa yakın olmadığı değerlendiriliyor. Borçlar toplam varlıkların yaklaşık %13,5'ine karşılık gelirken, nakit akışı zayıf ve makine, arazi ya da kısa vadeli finansman ihtiyacı yüksek işletmelerde baskının daha güçlü olduğu aktarılıyor. Varlıkların yaklaşık %83'ünün arazi ve binalardan oluşması, hızlı sermaye yaratma imkânını sınırlıyor.

Kazakistan'ın Türkistan Bölgesi'nde Otrar İlçesinde İki Yeni Pamuk İşleme Tesisi Açıldı
Görsel kaynağı: AgroInfo Kazakhstan · Özgün haber
Veri haberi

Kazakistan'ın Türkistan Bölgesi'nde Otrar İlçesinde İki Yeni Pamuk İşleme Tesisi Açıldı

Kazakistan'ın Türkistan Bölgesi'ne bağlı Otrar İlçesinde iki yeni pamuk işleme tesisi işletmeye alındı. Sırderya köyünün Karakonır kırsalında açılan tesisler, ТОО «Түркістан тоқыма» şirketinin işletmedeki pamuk işleme tesisi sayısını dörde çıkardı. Şirketin ilk iki tesisi 2025'te devreye alınırken, diğer iki tesis kaynakta “bu yıl” olarak belirtilen dönemde tamamlandı ve işletmeye açıldı. Türkistan Bölgesi Valisi Nuralhan Kuşerov'un açıklamasına göre dört tesis yılda 320 bin ton çiğ pamuk işleme ve 110 bin ton pamuk lifi üretme kapasitesine sahip. Tesislerde yerel halk için 100'den fazla sürekli iş oluşturulduğu belirtildi. Üretim kompleksi, Turan özel ekonomik bölgesinde 76,2 hektarlık alana kuruluyor; dört tesisin inşası için toplam yatırım tutarı 17,129 milyar tenge olarak veriliyor. Tesislerde modern Çin teknolojileri kullanılıyor. İşleme hattı çiğ pamuğun kabul edilmesi, temizlenmesi ve kurutulmasının ardından lifin tohumdan ayrılması, preslenmesi ve hazır ürünün paketlenmesi aşamalarından oluşuyor. Kuşerov, projelerin pamuk yetiştirme ve hasattan pamuk lifinden iplik ile hazır tekstil ürünü üretimine uzanan bölgesel bir pamuk-tekstil kümesinin oluşumuna katkı sunduğunu belirtti. Kaynağa göre dört tesisin tam kapasiteyle devreye girmesi, bölgede çiğ pamuğun derin işlenmesini ve yüksek katma değerli ürün üretimini artırabilecek.

Tayland’da Büyük Perakendecilere Tarım Ürünlerinde 30 Günlük Ödeme Vadesi Taslağı
Görsel kaynağı: Prachachat Turakij · Özgün haber
Veri haberi

Tayland’da Büyük Perakendecilere Tarım Ürünlerinde 30 Günlük Ödeme Vadesi Taslağı

Tayland Ticaret Rekabet Komisyonu, KOBİ'leri desteklemek amacıyla ticari kredi vadelerine ilişkin koşulları değiştiren bir düzenleme taslağını onayladı. Taslağa göre yıllık geliri en az 500 milyon baht olan büyük perakendecilerin tarım ve temel işlenmiş tarım ürünlerinin bedelini 30 gün, genel mal ve hizmetlerin bedelini ise 45 gün içinde ödemesi öngörülüyor. Kaynakta düzenlemenin henüz yürürlüğe girdiği belirtilmiyor. Lamphun'daki KOBİ işletmeleri taslağı desteklerken, Thongpoon Foods yöneticisi düzenlemenin mümkün olan en kısa sürede uygulanmasını istedi. Yönetici, büyük perakendecilerde tarım ürünleri için kredi vadelerinin 45 günden yaklaşık 60 güne kadar uzayabildiğini belirtti. Vadenin 30 güne indirilmesinin, ekonomik koşulların zayıf ve finans kuruluşlarından kredi almanın sıkı olduğu dönemde işletmelerin likiditesini ve işletme sermayesi akışını artırabileceğini söyledi. Yönetici ayrıca, işletmelerin satış bedelini almadan önce Katma Değer Vergisi (KDV) ödemek zorunda kaldığını aktardı. Thongpoon Foods'un açıklamasına göre %7'lik KDV, takip eden ayın 15'ine kadar vergi idaresine yatırılıyor. Şirket geçen ay bu ödeme için 100 bin bahttan fazla yedek sermaye kullandı; gecikme durumunda cezanın 1,5 kata kadar çıkabildiği belirtildi. Thongpoon Foods yöneticisi tarım ürünlerindeki KDV oranının %3'e indirilmesini ve vergi ödeme süresinin kredi vadesiyle uyumlu biçimde 60 güne çıkarılmasını önerdi. Şirket yılda yaklaşık 300 ton kurutulmuş longan üretiyor; üretiminin %70'ten fazlasını ihraç ediyor. Yurt içi satışlarının bir bölümü Makro ve Go Wholesale gibi büyük perakende kanalları üzerinden yapılıyor.

Tayland İhracatında 69 Yılı İçin Rekor İhtimali
Görsel kaynağı: Thai Rath · Özgün haber
Veri haberi

Tayland İhracatında 69 Yılı İçin Rekor İhtimali

Tayland Ticaret Politikası ve Stratejisi Ofisi, 69 yılında ülkenin mal ihracatının %15-16 artarak 391.267,4-394.669,7 milyon ABD dolarına ulaşabileceğini açıkladı. Ofis Direktörü N Nantapong Jiralerdpong, bu aralığın 68 yılına göre rekor ihracat değeri anlamına gelebileceğini belirtti. İhracatın %19 artışla 404.876,7 milyon ABD dolarına, yaklaşık 13,4 trilyon bahta çıkma ihtimali de bulunuyor. Bununla birlikte 69 yılı için yakın zamanda güncellenen resmi hedef %8-11 artış seviyesinde. Tahminin dayanağını yılın ilk dokuz ayındaki güçlü performans oluşturuyor. Bu dönemde Tayland'ın ihracatı 304.588,6 milyon ABD doları veya 9,76 trilyon baht oldu ve 68 yılının aynı dönemine göre %19,6 arttı. Petrol bağlantılı ürünler, altın ve askeri malzemeler hesaptan çıkarıldığında artış %19,8 olarak ölçüldü. Eylül ayında ihracat 38.438,9 milyon ABD dolarına veya 1,25 trilyon bahta yükselerek yıllık %24 arttı ve büyüme art arda 27. ayda sürdü. Söz konusu üç ürün grubu dışarıda bırakıldığında eylül artışı %28,2 oldu. İhracat artışında elektronik ürünlerin yanı sıra tarım ve gıda ürünleri de etkili oldu. Kaynakta kauçuk, taze ve dondurulmuş tavuk, evcil hayvan yemi ile taze durian, mangosten ve longan gibi ürünlerin güçlü performans gösterdiği belirtildi. Eylül ayında tarım ve tarımsal sanayi ürünleri %2,5, sanayi ürünleri ise %25,4 arttı. İhracat pazarlarında da büyüme görüldü: ABD'ye satışlar %50,1, Çin'e %18,4, Japonya'ya %19, Avrupa Birliği'nin 27 ülkesine %35 ve ASEAN'ın beş ülkesine %27 yükseldi. Yetkili, yılın kalanında ihracatın büyümeyi sürdürebileceğini, ancak enerji maliyetleri, enflasyon ve jeopolitik çatışmaların küresel satın alma gücünü baskılayabileceğini söyledi. Yapay zekâyla bağlantılı elektronik ürünlere yönelik talebin, dünya enerji fiyatlarına bağlı olarak yüksek seyreden petrol bağlantılı ürün fiyatlarının ve yıl sonu sezonunun ihracata destek vermesi bekleniyor. 70 yılı için ilk değerlendirme ise elektronik ürünler ve hızlanan dünya ekonomisinin desteğiyle %2-4 ihracat artışına işaret ediyor. Tayland'ın ilk dokuz aydaki ithalatı %37,8 artışla 348.282,5 milyon ABD dolarına çıktı ve dış ticaret açığı 43.693,9 milyon ABD doları oldu. Çin'le dış ticaret açığı 74.458,5 milyon ABD doları olurken, ABD'yle 52.485,5 milyon ABD doları fazla verildi. Jiralerdpong, ithalat ve açığın önemli bölümünün ihracatta kullanılacak hammaddeler, yarı mamuller, sermaye malları ve yakıttan kaynaklandığını; bu nedenle ithalat artışının ihracat üretimiyle bağlantılı olduğunu ifade etti.

Yüksek Hayvan Fiyatları Canlı Hayvan Ticaretini Zorluyor
Görsel kaynağı: RTSH · Özgün haber

Yüksek Hayvan Fiyatları Canlı Hayvan Ticaretini Zorluyor

Canlı hayvan pazarındaki ticaret; hayvan sayısındaki eksiklik, yüksek fiyatlar ve satın alma ilgisinin düşük olması nedeniyle çeşitli sorunlarla karşı karşıya. Hayvancılar, yem ve hayvan bakımı dahil yetiştirme maliyetlerindeki artışın satış fiyatını doğrudan etkilediğini belirtiyor. Alıcılar ise fiyatların yüksek olduğunu ve ekonomik imkânlarının hayvan satın almaya yetmediğini ifade ediyor. Pazardaki düşük ilgi, hayvancılar için satışları, vatandaşlar için de hayvan alımını zorlaştırıyor. Hayvanların bakımının giderek daha fazla harcama ve emek gerektirdiğini söyleyen hayvancılar, alıcı eksikliğinin faaliyetlerini daha da güçleştirdiğini aktarıyor.

Moldova'nın Mısır İhracatı İlk Dokuz Ayda 318.300 Tona Ulaştı
Görsel kaynağı: Agrobiznes Moldova · Özgün haber
Veri haberi

Moldova'nın Mısır İhracatı İlk Dokuz Ayda 318.300 Tona Ulaştı

Moldova, Ocak-Eylül 2026 döneminde 318.300 ton mısır ihraç etti. Bu miktar, 2025 yılının tamamında gerçekleştirilen 221.300 tonluk ihracatı aşarken, 2024'teki 305.800 tonluk hacmin de üzerine çıktı. İlk dokuz aydaki ihracatın 2025'in tamamına göre yaklaşık %44 daha yüksek olduğu bildirildi. Ekonomist Iurie Rija, gelişmenin başlıca nedenini 2025'te mısır hasadının geç yapılması ve ihracatın bir bölümünün 2026'ya kayması olarak açıkladı. 2026'nın üçüncü çeyreğinde Moldova mısırı ihracatı 28.200 ton oldu. Bu hacim, geçen yılın aynı dönemine göre %28 artış göstererek son dört yılın temmuz-eylül dönemleri içindeki en yüksek seviyeye ulaştı. Ancak çeyrek boyunca sevkiyatlar belirgin biçimde yavaşladı; aylık ihracat temmuzdaki 21.500 tondan ağustosta 3.400 tona, eylülde ise 3.300 tona geriledi. Kaynak, bu düşüşü önceki hasattan kalan stokların kademeli olarak tükenmesine ve sezon sonunda ihracata sunulan mısırın azalmasına bağlıyor. Temmuz-eylül döneminde mısırın ortalama ihracat fiyatı kilogram başına 4,33 Moldova leyi oldu. 2025'in aynı döneminde bu değer 4 ley seviyesindeydi ve yıllık artış yaklaşık %8 olarak hesaplandı. Daha yüksek fiyatlar ihracatçıların gelirlerini desteklerken, sezon sonundaki sınırlı tahıl arzını ve dış alıcıların artan tedarik maliyetlerini de yansıttı. Üçüncü çeyrekte Lübnan, 12.500 tonla Moldova mısırının başlıca alıcısı oldu. Ukrayna 4.200 tonla ikinci sırada yer aldı; bu sevkiyatlar, mısırın Reni limanına demiryoluyla taşınıp yeniden ihraç edilmesi nedeniyle transit nitelikteydi. Diğer alıcılar arasında Türkiye, Yunanistan ve Kıbrıs bulundu. Ekimdeki uzun süreli yağışların hasadı geciktirdiği, yeni mahsulün ana ihracat hacimlerinin 2027'nin ilk yarısında piyasaya ulaşabileceği belirtildi.

Afrika Kalkınma Bankası Fas İçin 487 Milyon Dolarlık Finansmanı Onayladı
Görsel kaynağı: AgriMaroc · Özgün haber
Veri haberi

Afrika Kalkınma Bankası Fas İçin 487 Milyon Dolarlık Finansmanı Onayladı

Afrika Kalkınma Bankası, Fas için 21 Ekim 2026'da 487 milyon dolarlık finansmanı onayladı. 22 Ekim'de duyurulan kaynak, Ekonomik Yönetişimin ve İklim Direncinin Güçlendirilmesini Destekleme Programı'nın (PGRCC) üçüncü aşamasını oluşturuyor. Program, Fas ekonomisinin dönüşümünü ve dış şokları absorbe etme kapasitesini desteklemeyi amaçlıyor. Finansmanın tarım açısından öne çıkan bölümü, su ve elektrik sektörlerinin yönetişiminin modernleştirilmesi ile iklim konularının kamu politikalarına daha iyi entegre edilmesi. Bu bileşen, tarım sektörünü aşan ekonomik ve kurumsal reformlarla birlikte yürütülüyor. Program kapsamında ek sulanan alan, tarımsal hidrolik yapı veya işletmelerin doğrudan erişebileceği bir yardım mekanizması açıklanmadı. Bu nedenle finansman, ekipman ya da sulama alanlarına yönelik doğrudan bir yatırım duyurusu niteliği taşımıyor. Diğer hedefler arasında kamu yönetiminin etkinliğinin artırılması, özel yatırımların harekete geçirilmesi, kamu işletmeleri, kamu-özel ortaklıkları, iş ortamı, KOBİ'ler, inovasyon ve küresel değer zincirlerine entegrasyon bulunuyor. Tarım ve tarımsal gıda şirketlerine özel bir tahsis belirtilmediği için onay, tek başına çiftçilere yeni yardım veya belirli tarımsal yatırımların başladığını göstermiyor.

Pakistan, Katar’a Uzun Vadeli Gıda Güvenliği Ortaklığı Teklif Etti
Görsel kaynağı: Business Recorder · Özgün haber

Pakistan, Katar’a Uzun Vadeli Gıda Güvenliği Ortaklığı Teklif Etti

Pakistan, Katar’ın gıda ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla uzun vadeli gıda güvenliği ortaklığı teklif etti. Öneri, Pakistan Ticaret Bakanı Jam Kamal Khan ile Hassad Food Üst Yöneticisi Ali Hilal Al-Kuwari’nin 2026 Dünya Yatırım Forumu marjında yaptığı görüşmede gündeme geldi. Pakistan’ın tarımsal üretim kapasitesi ve güvenilir tedarik zincirleri, teklifin temel unsurları olarak öne çıkarıldı. Görüşmelerde Pakistan ile Katar arasındaki gıda ve tarım ticaretinin güçlendirilmesi, güvenilir tedarik düzenlemeleri oluşturulması ve ilgili kurumlarla şirketler arasında uzun vadeli ortaklıklar geliştirilmesi ele alındı. Jam Kamal Khan, Pakistan’ın kaliteli tarım ürünleri, güvenilir tedarik düzenlemeleri ve daha güçlü ticari ortaklıklar yoluyla Katar’ın gıda güvenliği ihtiyaçlarını destekleyebileceğini belirtti. Hassad Food ile yapılan görüşmede tarım, gıda güvenliği, tarım ve gıda sektörü ile tarımsal tedarik zincirlerinde işbirliği değerlendirildi. Pakistanlı bakan, Hassad Food’u 23-26 Kasım 2026’da Karaçi’de düzenlenecek FoodAg 2026’ya davet etti. Etkinliğin, Katarlı yatırımcı ve şirketlerin Pakistanlı tarım üreticileri, ihracatçıları ve ilgili kamu kurumlarıyla doğrudan temas kurmasına fırsat sunacağı belirtildi. Katar İş İnsanları Derneği Başkanı Sheikh Faisal bin Qassim Al Thani ile yapılan görüşmede de işletmeler arası bağlantılar ile lojistik, tarım ve gıda güvenliğinde yeni işbirliği alanları ele alındı. Jam Kamal Khan’ın Türkiye Ticaret Bakan Yardımcısı Mustafa Tuzcu ile görüşmesinde Pakistan-Türkiye ekonomik ve ticari ilişkilerinin güçlendirilmesi gündeme geldi. Tarım ve gıda güvenliğinin yanı sıra enerji, mineraller, imalat ve teknoloji alanlarında işbirliği fırsatları değerlendirildi. Taraflar, bölgesel bağlantıların ve transit güzergâhlarının geliştirilmesinin ticareti, pazara erişimi ve bölgesel tedarik zincirlerini destekleyebileceğini görüştü.

FAO, Hürmüz Boğazı’ndaki Aksamaların Gübre Fiyatlarını Artırabileceği Uyarısında Bulundu
Görsel kaynağı: Buratha News · Özgün haber
Veri haberi

FAO, Hürmüz Boğazı’ndaki Aksamaların Gübre Fiyatlarını Artırabileceği Uyarısında Bulundu

FAO Başekonomisti Maksimo Torero, Hürmüz Boğazı’nda deniz taşımacılığının uzun süreli aksamasının gübre kıtlığına ve küresel fiyat artışına yol açabileceği uyarısında bulundu. Torero, ithalatçı ülkelerin alımlarını azaltmak veya daha yüksek maliyetli alternatif tedariklere yönelmek zorunda kalabileceğini söyledi. Torero’ya göre dünya gübre piyasasında işlem gören gübrelerin üçte birine kadarı boğazdan geçiyor; Körfez ülkeleri küresel üre ihracatının %30-35’ini, amonyak ihracatının %20-30’unu gerçekleştiriyor. Bazı ticaret akışları kısmen toparlansa da ihracat aksamaları, artan navlun ve sigorta maliyetleri gübre bulunabilirliği ile fiyatlarını etkiliyor. Gübre kullanımının azalması, gelecek sezonlarda verim ve üretimi düşürerek özellikle düşük gelirli ve ithalata bağımlı ülkelerde gıda güvenliği riski yaratabilir.

Romanya İçişleri Bakanlığı, Koyun Yetiştiricilerinin Protesto Çağrılarını “Manipülasyon” Saydı
Görsel kaynağı: Adevărul · Özgün haber
Veri haberi

Romanya İçişleri Bakanlığı, Koyun Yetiştiricilerinin Protesto Çağrılarını “Manipülasyon” Saydı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Romanya İçişleri Bakanlığı (MAI), koyun yetiştiricilerine yönelik yeni protesto çağrılarını “manipülasyon girişimi” olarak nitelendirerek çiftçilerin başlıca taleplerinin çözüldüğünü savundu. Bakanlık, hükümetin hedefinin ihracatın yeniden başlatılması ve yetiştiricilerin talep ettiği koşulların sağlanması olduğunu bildirdi. Ancak sektör temsilcileri, bu değerlendirmenin sahadaki sorunları yansıtmadığını belirterek ekonomik kayıpların karşılanmadığını, ihracat kısıtlamalarının sürdüğünü ve veterinerlik kurumlarına güvenin zedelendiğini söylüyor. Tartışmanın önemli başlıklarından biri koyun ve keçilerde aşılama süreci. Romanya, yetiştiricileri desteklemek amacıyla Avrupa Birliği’nin stratejik rezervlerinden 1,1 milyon doz aşı aldı. Moldoovis Başkanı Ionică Nechifor ise bu miktarın sektörün ihtiyacına göre çok düşük olduğunu ve tek başına veterinerlik krizini çözemeyeceğini savunuyor. Nechifor’a göre aşıların etkisi, hastalığın ilk odaklarının görüldüğü Köstence ve Tulcea çevresiyle sınırlı kalabilirken, krizin ülke genelindeki sonuçları daha geniş kapsamlı. Yetiştiriciler ayrıca ihracatın yeniden başlatılması ve daha önce oluşan kayıplar için mali destek talep ediyor. Nechifor, kısıtlamalar nedeniyle kuzuların uygun ağırlık ve dönemde ihraç edilemediğini, bazı hayvanların ek maliyetlerle işletmelerde tutulduğunu, bazılarının ise daha düşük fiyatlarla satıldığını belirtiyor. Kendisinin aktardığı örneğe göre bazı kuzular 24 ley yerine 13-14 leyden değerlendirildi. Sektörün bir diğer itirazı, Ulusal Veterinerlik ve Gıda Güvenliği Kurumu (ANSVSA) yönetimine yönelik güven kaybı. Nechifor, kurum ile yetiştiriciler arasındaki ilişkinin bozulduğunu ve mevcut yönetim görevden alınmazsa federasyon tarafından üstlenilen, organize ve izinli bir protestonun gündeme gelebileceğini söylüyor. Kaynakta yeni bir protestonun kesinleştiğine ilişkin bilgi bulunmuyor. Yetiştiricilerin sorunları veterinerlik kriziyle sınırlı değil. Yem maliyetleri ve iş gücü eksikliğinin yanı sıra yaban hayvanlarının saldırıları da başlıca şikâyetler arasında yer alıyor. Ion Hiru, ayıların öldürdüğü veya zarar verdiği hayvanlar için ödenen tazminatların gerçek değeri yansıtmadığını belirterek, 3.000-5.000 ley değer biçilen bir koç için 1.300 ley teklif edildiğini aktarıyor. MAI, 15 Eylül 2026’daki gösteride şiddete teşvik ve gerçekleşen şiddet nedeniyle 50’den fazla kişinin gözaltına alındığını bildirdi. Nechifor ise Romovis Federasyonu ile meslek örgütlerinin gösteriye resmen katılmadığını, bazı çiftçilerin bireysel olarak geldiğini ve protestoya dışarıdan kişilerin sızdığını öne sürüyor. Kişilerin hukuki durumuna ilişkin ayrıntı paylaşılmadı.

Suriye Enerji Bakanı Kahire’de ICARDA ile Tarımsal Su Yönetimini Görüştü
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber

Suriye Enerji Bakanı Kahire’de ICARDA ile Tarımsal Su Yönetimini Görüştü

Suriye Enerji Bakanı Muhammed el-Beşir, Mısır’ın başkenti Kahire’de düzenlenen dokuzuncu Kahire Su Haftası’nın açılış oturumuna katıldı. Beşir, etkinlik kapsamında Kurak Alanlarda Uluslararası Tarımsal Araştırma Merkezi (ICARDA) Genel Direktörü Nizar Haddad ile modern sulama ve tarım sektöründe kullanılan su kaynaklarının yönetimi alanlarında iş birliği olanaklarını görüştü. Görüşmede teknoloji transferi, eğitim ve su yönetiminde yapay zekâ uygulamalarından yararlanılması ele alındı. Beşir’in ertesi gün Arap Su Konferansı’nın açılışına ve Arap Su Bakanları Konseyi toplantılarına katılması, ayrıca Arap bakanlarla ortak iş birliği dosyalarını görüşmesi planlandı. Dokuzuncu Kahire Su Haftası 29 Ekim’e kadar sürecek; etkinlik FAO, Avrupa Birliği, UNESCO ve Mısır Tarım Bankası gibi kurumların iş birliğiyle düzenleniyor.

Yunanistan Gıda Sektöründe Fonların Yatırım ve Çıkış Trafiği Hızlandı
Görsel kaynağı: Naftemporiki · Özgün haber
Veri haberi

Yunanistan Gıda Sektöründe Fonların Yatırım ve Çıkış Trafiği Hızlandı

Yunanistan’da özel sermaye fonları, girişim sermayesi fonları ve borsaya kote holding şirketleri; dondurulmuş hamur, süt ürünleri, hazır salata, premium dondurma ve hızla büyüyen sokak yemeği konseptleri dahil gıda zincirinin farklı alanlarına yatırım yapıyor. Önceki beş yıldaki ilk yatırımların ardından bazı fonlar iştiraklerinden çıkışa hazırlanırken yeni yatırım yapıları piyasaya giriyor ve piyasada art arda anlaşmalar görülüyor. Bu ilginin arkasında, ülkedeki sağlıklı ve kârlı gıda şirketlerinin büyük bölümünün küçük ve orta ölçekli, aile işletmesi niteliğinde olması bulunuyor. Kaynakta, sektörün istikrarlı satışlar ve enflasyonist kriz dönemlerinde öngörülebilir nakit akışı sayesinde savunmacı bir yapı sunduğu belirtiliyor. Ancak şirketlerin bir kısmı yeni nesle geçiş sorunuyla karşılaşıyor; bir kısmı da yurt dışına açılmak için gerekli ölçek, sermaye ve profesyonel organizasyondan yoksun kalıyor. Yunanistan’daki yatırım fonları, büyük uluslararası grupların genellikle aradığı işlemlerden daha küçük anlaşmaları da değerlendirebiliyor. Sağlanan finansman, üretim otomasyonuna, stratejik birleşmeler yoluyla ölçek ekonomilerinin oluşturulmasına ve uluslararası perakende ağlarına erişime yöneliyor. Halcyon Equity Partners’ın Rodoula A.E.’ye ortak olması, fonun Ergon Foods, Kayak A.E. ve taze makarna zinciri Mailo’s ile birlikte yürüttüğü anlaşmalar zincirine eklendi. Golden Age Capital’in yeni fonu ise Periklis Mazarakis liderliğinde 250 milyon avro topladı ve Orta Doğu’da uluslararası genişleme planı bulunan O Proedros restoran zincirini portföyüne kattı. EOS Capital Partners, 2026’nın başında süt ürünleri şirketi Farma Kouκάki’nin çoğunluk hissesini alırken EOS Hellenic Renaissance Fund II aracılığıyla Megas Yeeros’a, Elikonos Capital’in 2021’den beri tuttuğu azınlık payını devralarak ortak oldu. Elikonos ayrıca 2026’da To Manna N. Tsatsaronakis ve A. Vezyroglou A.E.’ye yatırım yaptı. Piyasada eş zamanlı olarak çıkış hazırlıkları da sürüyor. DECA Investments, Minerva ve Hellenic Brewery of Atalanti’den çıkışa hazırlanırken Diorama II’yi Leader’a yatırdı; VNK Capital ise Palliroia Souliotis’ten ayrılma sürecinde. Ideal Holdings, beş yıllık çıkış baskısıyla sınırlı olmayan kalıcı sermaye modeliyle Barba Stathis’i bünyesine kattı. CVC Capital Partners da Vivartia portföyünü yeniden yapılandırdı ve Dodoni’yi Hellenic Dairies’e devretti. Küresel eğilimin bir başka örneği olarak Unilever, Elaïs-Unilever Hellas’ın gıda bölümünün tamamını ABD’li McCormick’e devretmek üzere anlaştı; işlemin 2027 içinde tamamlanması bekleniyor. Bain & Company, küresel satın alma değerlerindeki toparlanmayı fonların yüksek sermaye rezervlerine bağlarken FoodNavigator, temel tüketim ihtiyacı nedeniyle gıda sektörünün istikrarlı ve savunmacı niteliğine dikkat çekiyor.