ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

167 haber · Sayfa 6

Ukrayna’nın Tarım Ürünleri İhracatı Karadeniz Ablukasıyla Yarıya İndi
Görsel kaynağı: ORF · Özgün haber
Veri haberi

Ukrayna’nın Tarım Ürünleri İhracatı Karadeniz Ablukasıyla Yarıya İndi

Rusya’nın Karadeniz limanlarını ablukaya alması nedeniyle Ukrayna’nın tarım ürünleri ihracatı yarıdan fazla geriledi. Tarım Bakanı Taras Vyssozkyj, 2026/2027 ekonomi yılında yaklaşık 30 milyon ton ürünün, yaklaşık 30 milyar dolar (yaklaşık 26 milyar avro) değerinde, ihraç edilemeyeceğini söyledi. Eylülde ihracat, planlanan sevkiyatın %46’sına denk gelen 2,4 milyon tonla sınırlı kaldı; bunun 1,4 milyon tonu tahıldı. Sevkiyatların %54’ü Tuna limanlarından, %41’i demiryoluyla, %5’i karayoluyla yapıldı. Ukrayna’nın Rus kontrolündeki limanlara giden gemilere yönelik saldırılarının ardından Rusya’nın Karadeniz ve Tuna limanlarına saldırıları deniz taşımacılığını büyük ölçüde durma noktasına getirdi.

İspanya’da Tahıl Fiyatlarındaki Yükseliş Uluslararası Düşüşlerle Durdu
Görsel kaynağı: Agroinformación · Özgün haber
Veri haberi

İspanya’da Tahıl Fiyatlarındaki Yükseliş Uluslararası Düşüşlerle Durdu

İspanya'nın tahıl piyasası ekim ayına temkinli talep ve sınırlı arzla başladı. Uluslararası piyasalarda özellikle mısırdaki düşüşün diğer tahıllara da yansımasıyla, haftalardır süren fiyat artışları durdu ve bazı borsalarda kotasyonlar tekrarlanmaya başladı. Abastores, son iki haftada tahıl fiyatlarının en azından geçici olarak zirve yapmış olabileceğini belirtti. ABD Tarım Bakanlığı'nın (USDA) üç aylık raporunun ardından mısırda mevcut rezervlerin yaklaşık %35 artması, uluslararası piyasalarda belirgin düşüşlere yol açtı. Soya fasulyesi fiyatları da Çin'in ABD menşeli soya fasulyesine %10 gümrük vergisini sürdüreceğinin açıklanması sonrasında geriledi. Piyasa bu gelişmeyi, Çin'in Brezilya gibi alternatif kaynaklardan alım yapabileceğine ilişkin düşüş yönlü bir işaret olarak değerlendirdi. İspanya'da arpa, limanlardaki daha düşük mevcudiyet ve satışa sunulan sınırlı miktar nedeniyle daha dirençli seyretti. Buğday fiyatları Avrupa'daki referansların hafif gerilemesinden etkilenirken, yeni hasadın baskısı ve sınırlı talep ulusal mısır fiyatlarında küçük aşağı yönlü düzeltmelere yol açtı. León Tahıl Borsası, talebin zayıflığı nedeniyle mısır için fiyat açıklamadı. Abastores'in çevrim içi tahıl borsasında haftanın başında, özellikle arpa fiyatlarında küçük artışlar görüldü; fiziksel piyasadaki sınırlı işlem hacmi nedeniyle sonraki günlerde kotasyonlar çoğunlukla tekrarlandı. Segovia'da buğday 230 avro/ton, arpa 220 avro/ton olarak kaldı. León'da arpa 220 avro/ton seviyesine yükselirken buğday 229, mısır 238 avro/tonda tekrarlandı. Salamanca'da ise arpa 230, buğday 238 ve mısır 258 avro/ton olarak kaydedildi.

Brezilya’da İkinci Ürün Mısır Hasadı %98,1’e Ulaştı
Görsel kaynağı: Agrolink · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya’da İkinci Ürün Mısır Hasadı %98,1’e Ulaştı

Brezilya’da 2026 ikinci ürün mısır hasadı ekili alanın %98,1’ine ulaştı. Companhia Nacional de Abastecimento (Conab) verilerine göre hasat, ülkenin başlıca üretim bölgelerinde büyük ölçüde tamamlanma aşamasına geldi. Mato Grosso, Goiás, Tocantins, Maranhão, Bahia ve Piauí’de çalışmalar sona ererken, Pará ve Mato Grosso do Sul’da son işlemler yürütülüyor. Minas Gerais’te de hasat neredeyse tamamlandı. Yağışlar bazı bölgelerde çalışmaları yavaşlattı. São Paulo’da hafta boyunca etkili olan kuvvetli yağışlar biçerdöverlerin tarlaya girişini engellerken, Paraná’da alanların %93’ü hasat edildi. Bu eyalette yağışlar operasyonlarda kesintilere ve kuvvetli rüzgârların bazı bitkileri yatırmasına neden oldu. Buna karşılık, ikinci ürün hasadı devam eden bazı bölgelerde yağışların azalmasıyla çalışmalar sürdü. 2026/27 ilk ürün mısır ekimi ise öngörülen alanın %17,6’sına ulaştı. Rio Grande do Sul’da ekim, planlanan alanın yarısını aşarken, soğuk hava koşullarının ardından 6 ve 7 Eylül’de görülen donlar gelişme dönemindeki bazı alanlarda hasara yol açtı. Santa Catarina ve Paraná’da da ekim devam ediyor. Ancak aşırı nem, bitkilerin çıkışında sorun riskini artırıyor; mısır kök kurdu, yaprakdelen ve çeşitli zararlılar için izleme yapılıyor. Brezilya’nın ağustos sonuna kadar gerçekleştirdiği mısır ihracatı 14,5 milyon ton oldu. Bu miktar, geçen yılın aynı dönemindeki 15,7 milyon tonun altında kaldı. Arco Norte limanlarının sevkiyatlardaki payı %48,98’e yükselirken, Santos’un payı %27’ye, Paranaguá’nın payı %7,2’ye geriledi. Rio Grande’nin payı ise %10,1’e çıktı.

Estonya, Rusya ve Belarus Tahıllarının Transitini Yasakladı
Görsel kaynağı: Digi24 · Özgün haber

Estonya, Rusya ve Belarus Tahıllarının Transitini Yasakladı

Estonya, Rusya ve Belarus’tan gelen tahılların kendi topraklarından transit geçişini yasakladı. Dışişleri Bakanı Tsahkna, kararı Rusya’nın Ukrayna limanlarına saldırması, Ukrayna’nın tahıl ihracatını engellemesi ve kendi ürünleri için yeni güzergâhlar aramasıyla ilişkilendirdi. Bakan, daha önce Rus tahılının Estonya üzerinden taşınmaması konusunda uyarıda bulunduklarını belirtti. Tallinn yönetimi, Rusya’nın Baltık limanlarını alternatif bir transit yolu olarak kullanmasını önlemek için Letonya ve Litvanya ile eş güdüm sağlamaya çalışıyor. Estonya’ya göre Rusya, Ukrayna’ya yönelik saldırıları sürerken ticaretini devam ettirmek için bölgedeki liman ve güzergâhlardan yararlanmak istiyor. Avrupa Birliği, Rusya ve Belarus menşeli tahıl ürünlerinin ortak pazara erişimini sınırlamak amacıyla gümrük vergileri uygulamaya koymuştu. Ancak bu düzenlemeler, ürünlerin Avrupa Birliği topraklarından üçüncü ülkelere transit geçişini her durumda engellemediği için Estonya kendi yasağını getirdi. Karar, Karadeniz’deki taşımacılığın aksamasının ardından Rusya’nın alternatif ihracat yolları aradığı bir dönemde alındı. Rus şirketlerinin Baltık Denizi ve Arktik Okyanusu’ndaki bazı liman terminallerini daha fazla tahıl işlemek üzere uyarladığı bildirildi.

Ukrayna'da Buğday ve Mısır Fiyatları Son Beş Haftada Geriledi
Görsel kaynağı: 24 Kanal · Özgün haber
Veri haberi

Ukrayna'da Buğday ve Mısır Fiyatları Son Beş Haftada Geriledi

Ukrayna’da buğday ve mısır fiyatları son beş haftada hızla geriledi. Finansal analist Andriy Şevçişin, piyasaların limanların tamamen açılabileceği ihtimalini fiyatlıyor olabileceğini söyledi. Ancak bu yönde henüz resmi bir bilgi bulunmuyor. Şevçişin, Ukrayna’dan Türkiye’ye ayçiçeği taşıyan bir geminin önceki gün yola çıkıp zarar görmemesinin piyasalardaki iyimserliği artırmış olabileceğini belirtti. Analiste göre fiyat şokunun başlıca nedenlerinden biri, ABD Tarım Bakanlığı (USDA) raporunda Amerikan mısır stoklarının piyasa beklentisini aşmasıydı. Stoklar 2,095 milyar kileye ulaşırken beklenti 1,918 milyar kile düzeyindeydi. Çin’in mısır tarifelerini düşürmeyi önermesine rağmen ABD tahılı alımına ilişkin yeni taahhüt vermemesi de fiyatlar üzerinde ek aşağı yönlü baskı oluşturdu. Ukrayna’nın gıda ihracatı Ağustos 2026’da %21,4 düşerek 1,279 milyar dolara geriledi; buna karşılık yılın ilk sekiz ayında ihracat %5,3 artışla 15,4 milyar dolara çıktı. Analist, limanlardaki sorunlara rağmen ihracatın %45’inin daha yüksek maliyetlerle sürdüğünü ve tekil gemilerin sefer yaptığını söyledi. Kaynakta ayrıca altyapıya yönelik saldırıların Ukrayna’daki ve küresel ölçekteki gıda güvenliği açısından zorluk yarattığı belirtildi.

Rus Tahılı Kazakistan’ın Hazar Limanları Üzerinden İhraç Edilebilir
Görsel kaynağı: ElDala · Özgün haber
Veri haberi

Rus Tahılı Kazakistan’ın Hazar Limanları Üzerinden İhraç Edilebilir

Kazakistan’ın Hazar Denizi kıyısındaki limanlarının, Rus tahıl ihracatçılarının ürünlerini İran başta olmak üzere satış pazarlarına ulaştırmasında kullanılabileceği önerildi. Kuryk Port Development temsilcisi Nurjan Marabayev, bu öneriyi Astana’da düzenlenen EURASIAN AGRICOM-2026 konferansında dile getirdi. Kazakistan limanlarından İran’a navlun maliyetinin Astrahan çıkışına göre 2-2,5 kat daha düşük olduğu belirtildi. Marabayev, 5 bin tonluk kuru yük gemisinde tasarrufun 300 bin dolara kadar çıkabileceğini söyledi. Kazakistan’ın başta arpa olmak üzere ürünlerinin Rus tahılından daha pahalı olması nedeniyle şu anda İran’a gönderilmediği aktarıldı. Rus tahılının daha yüksek verimi ve Kazakistan tengesinin geçen yıla göre %20 değer kazanması, Kazak ürünlerinin rekabet gücünü sınırlıyor. Hazar’da filo ve liman terminallerinin genişletilmesi ile yağlı tohum sevkiyatı için terminal kurulması da değerlendiriliyor.

Rusya’nın Güneyinde Buğday Fiyatları Yedi Yılın En Düşük Seviyesinde
Görsel kaynağı: ElDala · Özgün haber
Veri haberi

Rusya’nın Güneyinde Buğday Fiyatları Yedi Yılın En Düşük Seviyesinde

Astana’da düzenlenen EURASIAN AGRICOM-2026 konferansının ilk oturumunda konuşan Tarım Piyasası Konjonktürü Enstitüsü Genel Müdürü Dmitriy Rylko, Rusya’nın güneyindeki buğday fiyatlarının son yedi yılın en düşük seviyesine gerilediğini söyledi. Rylko’ya göre fiyatlara Baltık limanlarına teslimat giderleri yansıtılıyor ve ton başına yaklaşık 91 ABD doları tutarındaki bu maliyet çiftçinin tüccardan aldığı bedelden düşülüyor. Rylko, fiyatların tabana ulaştığını ve toparlanma girişimleri görüldüğünü değerlendirdi. Karadeniz’de ihracatın normale dönmesi halinde Baltık limanlarındaki fiyatların düşmesi, Karadeniz limanlarındaki fiyatların ise bir miktar yükselmesi bekleniyor; ancak normalleşmenin gerçekleşip gerçekleşmeyeceği ve zamanlaması belirsiz. İhracat vergisinin kaldırılması ile Uzak Doğu limanlarına taşımaya verilen sübvansiyonlar fiyatlara sınırlı destek sağladı.

Ukrayna’da Tahıl Stokları Artarken İhracat Baskısı Büyüyor
Görsel kaynağı: Jordbruksaktuellt · Özgün haber
Veri haberi

Ukrayna’da Tahıl Stokları Artarken İhracat Baskısı Büyüyor

Ukrayna’da tahıl ihracatının eylülde %60’tan fazla azalması, depolardaki ürün miktarını artırdı. Ülkenin en büyük çiftçi örgütü Ukrainian Agri Council (UAC), yağlı tohumlara öncelik verilmesinin tahıl stoklarını daha da büyütebileceği ve üretici fiyatlarını baskılayabileceği uyarısında bulundu. Ukrayna Tarım Bakanlığı, ihracat olanakları sınırlıyken taşıma kapasitesinin daha yüksek değerli ürünlere ayrılmasını öngören öneriyi destekledi. Ancak UAC, yağlı tohumların yüksek değerleri sayesinde lojistik maliyetlerini karşılamada avantajlı olduğunu belirtti. Limanların kapalı olması nedeniyle ülke, potansiyel ihracatının ancak yarısından biraz fazlasını Tuna limanları ve Doğu Avrupa demiryollarıyla gerçekleştirebiliyor. 1 Eylül’de tahıl stokları 24,6 milyon tona ulaştı; bu, geçen yılın aynı gününe göre 10 milyon ton fazlaydı.

Uruguay’da Liman Politikası ve Bölgesel Rekabet Tartışması
Görsel kaynağı: Todo el Campo · Özgün haber

Uruguay’da Liman Politikası ve Bölgesel Rekabet Tartışması

Federico Morixe Mailhos, Todo el Campo’da yayımlanan görüş yazısında, tarım ürünlerinin bölgesel taşınması ve liman politikaları üzerinden denize kıyısı olmayan bir ülke ile Uruguay’ı karşılaştırıyor. Yazar, deniz çıkışı bulunmayan ülkenin soya ve sığır etini taşımak için güçlü bir mavna filosu kurduğunu, ayrıca Atlantik ile Pasifik’i bağlayacak kara ulaşımı üzerinde çalıştığını belirtiyor. Bu yaklaşımın makul vergiler, yatırımcıya açıklık, yeni pazarlar ve ürünlerin düşük maliyetle engelsiz taşınması hedeflerine dayandığını savunuyor. Yazıda Uruguay’ın derin suya sahip doğal limanı önemli bir avantaj olarak gösteriliyor. Buna karşın yazar, ana limanın her bir meclis toplantısında çalışamaz hale getirildiğini ileri sürüyor. Limanda vinçler çalışmazken gemilerin beklediği, bazı kaptanların beklemekten vazgeçerek yükleme için komşu limanlara yöneldiği ve soğutmalı konteynerlerin bağlantılarını kaybettiği iddia ediliyor. Morixe Mailhos, bu gecikmelerin oluşturduğu ek maliyetin, tarımsal üretim yapan kişilere yüklendiğini savunuyor. Ayrıca Uruguay’ın başka ülkelerle anlaşma yapmasını sınırlayan bölgesel bir yapıya bağlı kaldığını öne sürüyor. Yazının sonunda uluslararası ticaretin güvenilirlik, öngörülebilirlik ve rekabetçilik gerektirdiği belirtilerek iki ülkenin lojistik ve ticaret politikaları karşılaştırılıyor.

Küresel Piyasalar Soya ve Mısır Fiyatlarını Etkiliyor
Görsel kaynağı: Agrolink · Özgün haber
Veri haberi

Küresel Piyasalar Soya ve Mısır Fiyatlarını Etkiliyor

Brezilya’da soya ve mısır fiyatları, uluslararası piyasalardaki referansların yanı sıra döviz kuru ve fiziksel piyasadaki arz-talep koşullarından etkileniyor. Chicago Board of Trade (CBOT), soya, mısır ve buğday gibi tarım ürünlerinin vadeli işlem fiyatları için küresel referans oluşturuyor. CBOT fiyatları; üretim bölgelerindeki hava koşulları, ekim alanları, dünya stokları ve büyük alıcıların talebine ilişkin beklentileri yansıtıyor. Ancak Chicago fiyatı, Brezilya’da üreticinin eline geçen fiyatın yalnızca bir bölümünü oluşturuyor. Brezilya’daki fiyat oluşumuna yerel talep, limanlar, ürünün kaynağı ve yıl içindeki dönemle bağlantılı primler ile dolar-real kuru da dahil oluyor. Taşıma, depolama, vergiler ve piyasa aktörlerinin marjları da nihai fiyatı etkileyen unsurlar arasında yer alıyor.

Güney Afrika’da Tarım Liderliği Akademisi Sektör Sorunlarına Odaklandı
Görsel kaynağı: Farmer’s Weekly · Özgün haber

Güney Afrika’da Tarım Liderliği Akademisi Sektör Sorunlarına Odaklandı

Güney Afrika tarım sektörünün altyapı kısıtları, teknolojiye erişim sorunları ve küresel oynaklık nedeniyle artan baskıyla karşı karşıya olduğu belirtildi. Bu sorunlar, North West bölgesinde eylülde sona eren 2026 Bayer Tarım Liderliği Akademisi kapsamında ele alındı. Bayer sponsorluğundaki program, Grain SA, North-West University Business School ve Thinking Fusion AFRICA ortaklığında yürütüldü. Nisanda başlayan ve birkaç ay süren akademi, tarım sektörünün farklı kesimlerinden katılımcıları liderlik gelişimi, akran iş birliği ve uygulamaya dönük sorun çözme çalışmaları için bir araya getirdi. Katılımcılar, yalnızca çiftçiler veya kurumlar tarafından tek başına çözülemeyecek karmaşık sorunlara odaklandı ve Güney Afrika tarımının rekabetçiliği ile dayanıklılığı açısından önem taşıyan üç grup projesi hazırladı. Pipeline Protectors grubu, yollar, demiryolları ve limanlardaki bozulmanın yanı sıra kamu kurumlarıyla özel sektör arasındaki koordinasyon eksikliğinin lojistik maliyetlerini nasıl artırdığını inceledi. Wild Oaks grubu, iyileştirilmiş genetik, bitki koruma ürünleri, dijital teknoloji ve mekanizasyon gibi yeniliklere erişimi yavaşlatan düzenleyici süreçleri ve benimseme engellerini ele aldı. Sustainable Solutions Squad ise enerji piyasasındaki kesintiler, gübre tedarikindeki şoklar ve uluslararası ticaretteki istikrarsızlığın çiftlik kararlarına etkisini değerlendirdi. Programın kapanışında Grain SA Başkanı Richard Krige, tarımsal planların ve stratejilerin çiftliklerde ve değer zincirinin tamamında çalışan insanların katkısına bağlı olduğunu söyledi. Bayer yetkilisi Maria Vnuchkova da teknolojinin sonuç üretmesinde liderliğin ve insanların uygulama kapasitesinin belirleyici olduğunu ifade etti.

İran’da Altı Aylık Temel Gıda Tedarik Programı Büyük Ölçüde Gerçekleşti
Görsel kaynağı: IANA — İran Tarım Haber Ajansı · Özgün haber
Veri haberi

İran’da Altı Aylık Temel Gıda Tedarik Programı Büyük Ölçüde Gerçekleşti

İran Tarım Bakanlığı yetkilisi Ekber Fethi, son 16 ayda yaşanan şiddetli kuraklık, savaş, çeşitli olaylar, deniz ablukası ve kamyon şoförlerinin grevine rağmen, yıl için hazırlanan altı aylık temel gıda tedarik programının neredeyse tamamen gerçekleştirildiğini açıkladı. Fethi, fiyat artışları yaşanmasına karşın gıda tedariki açısından mağazalar ve dükkânlarda önemli bir kıtlık bulunmadığını söyledi. Fethi’ye göre tedarik sürecini sürdürebilmek için özellikle 12 günlük savaşın ilk günlerinde ticaret talimatları değiştirildi. Ticaret kartı ve gerekli koşullara sahip herkesin, ürün bulunan herhangi bir yerden alım yapmasına izin verildi. Güney limanları yerine kuzey limanlarının kullanılması ve kara geçişlerinin devreye alınmasıyla Pakistan ve Türkiye sınırları üzerinden tedarik yolları yeniden işletildi. Kuzey güzergâhlarına yönelik talep artışı ise taşıma ücretlerini etkiledi. Yetkili, ikinci altı aylık tedarik planının hazırlandığını ve stoklarla kesintisiz tedarik akışında mevcut durumda sorun bulunmadığını, ancak sürecin devamı için önlem alınması gerektiğini belirtti. İç ve dış tedarikte çeşitli zorlukların sürdüğünü ifade eden Fethi, yaklaşan soğuk mevsimde enerji dengesizliğinin kanatlı işletmeleri, hayvancılık işletmeleri ve seraları etkileyebileceği uyarısında bulundu. Kuzey eyaletlerinin protein ürünlerinde önemli tedarikçiler olduğunu belirten Fethi, sıvı yakıt ihtiyacı için de hazırlık yapıldığını aktardı. Ayrıca elma, kuru üzüme dönüştürülen üzüm, antepfıstığı, sera ürünleri ve hurmada ihracat sorunları yaşandığını söyledi.

Kazakistan’da Tahıl İhracatı Demiryolu Taşımacılığında Özel Kontrole Alındı
Görsel kaynağı: ElDala · Özgün haber
Veri haberi

Kazakistan’da Tahıl İhracatı Demiryolu Taşımacılığında Özel Kontrole Alındı

Kazakistan Demiryolları (KTZ), yeni hasat tahılının lojistiği ile kesintisiz sevkiyatını özel denetime aldı. Taşımaların koordinasyonunu Tahıl Karargâhı yürütürken, karargâhın saha toplantıları Kostanay ve Kökşetau’da yapıldı. Demiryolu ağı için gerekli tahıl vagonları, kapalı vagonlar ve ana hat lokomotifleri görevlendirildi. Yeni hasadın ülke genelindeki yüklemelerinde en büyük pay Akmola bölgesine ait oldu. Sezon başından bu yana bölgenin payı %31’e ulaştı ve tahılın önemli bölümü doğrudan blok trenlerle ihracata gönderildi. Kostanay da başlıca tahıl bölgeleri arasında yer alırken, bölgeden yapılan ihracatın %43’ü Özbekistan’a yöneldi. Diğer sevkiyat noktaları arasında Azerbaycan, Kırgızistan, Belarus, Letonya, Estonya ve Türkmenistan bulundu. Ulaştırma Bakan Yardımcısı Janibek Tayjanov’un hükümet toplantısında verdiği bilgiye göre, 2026’nın ilk sekiz ayında demiryoluyla 9,3 milyon ton tahıl taşındı; bu, geçen yılın aynı dönemine göre %13 artış oldu. İhracat sevkiyatı 7,2 milyon tona çıkarken, Orta Asya’ya taşımalar %37, Çin’e taşımalar %34 arttı. Karma yem taşımaları da %38 artarak 2,6 milyon tona ulaştı.

AB, Dört Narenciye Zararlısını Öncelikli Listeden Çıkarmayı Değerlendiriyor
Görsel kaynağı: Agroinformación · Özgün haber
Veri haberi

AB, Dört Narenciye Zararlısını Öncelikli Listeden Çıkarmayı Değerlendiriyor

Avrupa Birliği (AB), bitki hastalıkları ve zararlıları için oluşturulan öncelikli listeyi gözden geçiriyor. Avrupa Komisyonuna danışmanlık yapan Avrupa Komisyonu Ortak Araştırma Merkezi (JRC) ile Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi (EFSA), karantinaya tabi 46 ana organizmanın ekonomik, sosyal ve çevresel etkilerine ilişkin çalışmayı güncelledi. Ardından, listeye dokuz yeni karantina zararlısının alınmasını öngören bir öneri yayımlandı. Listenin mevcut kapsamının genişletilmemesi halinde dokuz zararlının öncelikli statüsünü kaybetmesi gündeme geliyor. Statüsü kaldırılabilecek dört zararlı narenciyeleri ve diğer meyve türlerini doğrudan etkiliyor. Bunlar, Phyllosticta citricarpa mantarının yol açtığı “Mancha negra” hastalığı ile Bactrocera dorsalis, Bactrocera zonata ve Anastrepha ludens türü meyve sinekleri olarak sıralanıyor. Narenciye Yönetim Komitesi (CGC), söz konusu zararlıların İspanya’nın narenciye ve meyve üretim bölgelerine yerleşebilecekleri uyarısında bulunuyor. Komiteye göre bu türler bölgenin iklimine uyum sağlayabilir. Öncelikli zararlı statüsü, AB üyesi ülkeleri yıllık izleme yapmaya, erken teşhis sağlamaya, eradikasyon veya kontrol için acil durum planları hazırlamaya ve olası odaklara yönelik tatbikatlar düzenlemeye zorluyor. CGC, statünün kaldırılması halinde izleme ve mücadele için daha az kaynak ayrılacağından endişe ediyor. Komite ayrıca, yeni kriterlerle başka zararlıların da kapsama alınması nedeniyle listenin daraltılmak yerine genişletilmesi ve düzenlemenin uygulanması için ayrılan topluluk kaynaklarının artırılması gerektiğini savunuyor.

Rusya’da Tahıl Yetiştiriciliği İşletmesi Kayıtları Ocak-Ağustos Döneminde %34,6 Geriledi
Görsel kaynağı: Agroinvestor · Özgün haber
Veri haberi

Rusya’da Tahıl Yetiştiriciliği İşletmesi Kayıtları Ocak-Ağustos Döneminde %34,6 Geriledi

Rusya’da tahıl yetiştiriciliği alanında yeni işletme ve bireysel girişimci kayıtları ocak-ağustos döneminde geçen yılın aynı dönemine göre %34,6 azalarak 2,4 bine düştü. Kommersant’ın Kontur.Fokus verilerine dayandırdığı habere göre bu, bitkisel üretimin önemli kategorileri arasındaki en belirgin gerileme oldu. Bitkisel üretimin tamamında yeni yapı kayıtları da %26,8 azalarak 5,8 bine indi. Kontur.Fokus verilerine göre 1 Eylül itibarıyla Rusya’da bitkisel üretim alanında 124,5 bin, tahıl üretiminde ise 74,2 bin kuruluş ve bireysel girişimci bulunuyordu. Bu sayılar yıllık bazda sırasıyla %1 ve %1,9 geriledi. Uzmanlar, tahıl üretiminin yeni girişimciler açısından cazibesini yüksek sermaye ihtiyacı ve düşen kârlılıkla ilişkilendirdi. Neo danışmanlık şirketinden Albina Koryagina, bitkisel üretimde ortalama kârlılığın 2026’nın başında %11,8-11,9’a gerilediğini, iki yıl önce bu oranın %21-28 arasında bulunduğunu söyledi. Koryagina’ya göre şirketlerin yaklaşık %40’ı zarar ediyor; bazıları iflas etmek veya varlıklarını büyük tarım işletmelerine devretmek zorunda kalıyor. Uzmanlar, büyük işletmelerin ölçek avantajıyla depolama, lojistik, girdi tedariki ve finansmana erişimde daha dayanıklı olduğunu belirtti. Sektördeki baskının nedenleri arasında artan maliyetler, düşük iç fiyatlar ve Azak-Karadeniz havzasındaki limanların fiilen kapanmasına bağlı ihracat lojistiği kısıtlamaları gösterildi. Uzmanlar, düşük kârlılığın küçük işletmelerin piyasadan çıkışını hızlandırabileceğini, yatırım faaliyetlerinin yeniden canlanması için bitkisel ürün fiyatlarının yükselmesi gerektiğini ifade etti. Vladimir Putin ise hükümete Rus çiftçilerinden rezerv amacıyla tahıl alımı yapılması talimatını verdiğini açıkladı.

Ukrayna’da Ayçiçeği Üretimi Üç Yılın Zirvesine Çıkabilir
Görsel kaynağı: Agrointeligența · Özgün haber
Veri haberi

Ukrayna’da Ayçiçeği Üretimi Üç Yılın Zirvesine Çıkabilir

Ukrayna’nın 2026 ayçiçeği üretiminin 13,5–13,6 milyon tona yükselerek son üç yılın en yüksek seviyesine ulaşabileceği bildirildi. Analistlerin tahminine göre bu miktar, 2025’e kıyasla %26’lık artış anlamına geliyor. Ancak üretimdeki yükselişin ayçiçek yağı üretimine aynı ölçüde yansıması beklenmiyor. Teorik olarak bu hasat, 2026/27 ticaret yılında ayçiçeği işleme hacmini %29 artırarak 13–13,3 milyon tona çıkarabilir. Kaynağa göre bu potansiyelin gerçekleşmesi öncelikle lojistik koşullara bağlı. Ukrayna’nın deniz limanlarındaki aksaklıklar, alternatif güzergâhlardaki yoğunluk ve kara taşımacılığındaki filo sıkıntısı işlenmiş ürün ihracatını sınırlıyor. Terminal ve liman altyapısındaki hasar ile işleme tesislerine yönelik saldırılar da sektörü zorluyor. İşleyiciler yeni mahsul alımlarında temkinli davranırken alım fiyatlarını aşağı yönlü revize ediyor. Alternatif güzergâhlar taşıma hacmini kademeli olarak artırsa da mevcut kapasitenin ihracatı kısa sürede olağan seviyelere döndürmeye yetmediği belirtiliyor. Bu koşullar, ayçiçeği tohumu ihracatını iç işleme karşısında daha cazip bir seçenek haline getirebilir; ancak Karadeniz bölgesinden ayçiçek yağının kısa vadeli arzı belirsizliğini koruyor.

Ukrayna, Tahıl Depolama Kapasitesi Sorununu Çözdü
Görsel kaynağı: Kurkul · Özgün haber

Ukrayna, Tahıl Depolama Kapasitesi Sorununu Çözdü

Ukrayna’da limanlar üzerinden ihracatta yaşanan sorunların etkisiyle ortaya çıkan tahıl depolama kapasitesi yetersizliğinin çözüme kavuşturulduğu bildirildi. Açıklama, Ukrayna’daki tahıl depolama altyapısına ilişkin sorunun artık düzenlendiğine işaret ediyor. Gelişmeyi Ukrayna Tarım Bakan Yardımcısı Taras Vısotskiy aktardı. Kaynakta, kapasite sorununun nasıl çözüldüğüne veya mevcut depolama kapasitesine ilişkin ayrıntı yer almıyor.

Rusya’nın Güneyinde Buğday Fiyatları Yarı Fiyatına Düştü
Görsel kaynağı: Agroinvestor · Özgün haber

Rusya’nın Güneyinde Buğday Fiyatları Yarı Fiyatına Düştü

Rusya’nın başlıca tahıl üretim bölgeleri olan Rostov ve Krasnodar’da aracılar, güney limanlarından ihracatın bloke edilmesiyle buğday alım fiyatlarını ton başına 5 bin rubleye kadar düşürdü. Bölgedeki çiftçilerin aktardığına göre bu fiyat, 3. sınıf gıda buğdayı için üretim maliyetinin yarısından daha azına karşılık geliyor. Üreticiler söz konusu buğdayın maliyetini ton başına 11-13 bin ruble olarak değerlendiriyor. Aracılar geçmiş yıllarda da piyasada yer alıyordu ancak çiftçilerin anlatımına göre o dönem teklifleri maliyetin üzerindeydi. İhracatın uzun süre kesintiye uğrayabileceği anlaşılınca alım fiyatlarını düşürmeye başladıkları belirtiliyor. Azak kentinde protein oranına bakılmaksızın ton başına 5 bin ruble ödendiği, Rostov bölgesinin kuzey veya merkez kesimlerindeki çiftçilerin taşıma giderleri sonrasında ellerinde ton başına yalnızca 3 bin ruble kalabileceği ifade ediliyor. Aracıların, bölgede kendi satın alma birimi bulunmayan un fabrikalarına ve diğer işleme tesislerine buğday taşıdığı aktarılıyor. Krasnodar’daki bir yem fabrikasına bağlı elevatörün de buğdayı benzer şekilde ton başına 5 bin rubleden aldığı belirtiliyor. Bazı alımların, ihracat yeniden başladığında satılmak üzere depolama amacı taşıyabileceği tahmin edilirken, çoğu aracının hızlı yeniden satışa yöneldiği değerlendiriliyor. Güney bölgelerindeki iç tüketim kapasitesinin, ihracatçıların normalde aldığı miktarlardan çok daha düşük olduğu vurgulanıyor. Rosstat verilerine göre Rostov bölgesinde un, irmik ve yem sanayilerinin yıllık toplam buğday işleme hacmi 1,2 milyon tonu aşmıyor. Krasnodar’da bu kapasite yaklaşık 1,8-2 milyon ton seviyesinde kalıyor. Üreticilere göre Baltık limanları üzerinden alternatif ihracat denemeleri ise sınırlı miktarlarda yapılıyor ve piyasadaki alım fiyatını değiştirmiyor; bu kanaldaki fiyat yaklaşık 6,9 bin ruble/ton ve KDV hariç. En büyük baskıyı, küçük arazilerde üretim yapan ve hasadı uzun süre depolayacak tesisi bulunmayan çiftçiler yaşıyor. Bir çiftlikte 3,5 bin ton tahılın açıkta beklediği, liman elevatöründeki depolama ücretinin 1.000 ton için ayda 210 bin ruble olduğu bildiriliyor. Üreticiler, kredi ödemelerinin ertelenmesini, ihracatın yeniden başlayacağı tarihin netleştirilmesini ve gerekirse tahıl kilogramı başına devlet desteği verilmesini talep ediyor.

Rusya’da Tahıl Desteği ve İhracat Gündemi
Görsel kaynağı: Agroinvestor · Özgün haber
Veri haberi

Rusya’da Tahıl Desteği ve İhracat Gündemi

Rusya Tarım Bakanlığı, 2027 hasadı için yapılacak kışlık ekime hektar başına sübvansiyon verilmesini önerdi. Hükümetin onayına sunulan girişim buğday, çavdar, arpa ve tritikale üreticilerini kapsıyor; desteklerin 2026 ve 2027 yıllarında, bakanlığa tahsis edilen bütçe sınırları içinde verilmesi planlanıyor. Üreticilerin destek alabilmesi için mevzuata uygun yerli tohum kullanması şartı öngörülüyor. Tarım sektörüne ilişkin yayımlanan ekonomik tahminlerde, olumsuz hava koşullarının etkisiyle Rusya’nın tarımsal üretiminin bu yıl 2025’e göre %1,2 gerilemesi bekleniyor. Temel senaryoya göre üretimin 2027’de %1,9, 2028’de %2,5 ve 2029’da %2,9 artması öngörülürken, daha olumsuz senaryoda 2027’de %3,8’lik düşüş ihtimali de bulunuyor. Haftalık gelişmelerde tahıl ihracatındaki lojistik sorunlar ve bunun iç piyasada oluşturduğu ürün fazlası da öne çıktı. Sezonluk ihracatın, Azak-Karadeniz havzasındaki geleneksel sevkiyatların gerçekleşmemesi durumunda 39,1 milyon ton, tüm kanalların kullanılabildiği daha iyimser senaryoda ise 45 milyon ton olabileceği belirtildi. Alternatif limanlara ulaşmak için demiryoluyla 24,1 milyon tona kadar tahıl taşınması gerekebilecek. İç piyasayı desteklemek amacıyla 2026-2027 döneminde 3 milyon tonluk devlet alım müdahalesi planlanıyor. Ayrıca tahıl ihracat vergilerinin 2026 sonuna kadar askıya alınması ve buğday, arpa ile mısırda sıfır vergi uygulanması kararlaştırıldı. Un ve irmik işletmeleri ise üreticilerden daha fazla alım yapabilmek için sübvansiyonlu kredi oluşturulmasını önerdi.

Kazakistan Buğdayı Rus Tahılıyla Rekabette Öne Çıkıyor
Görsel kaynağı: ElDala · Özgün haber
Veri haberi

Kazakistan Buğdayı Rus Tahılıyla Rekabette Öne Çıkıyor

Kazakistan buğdayının ihracat fiyatları eylül 2026 sonunda kalite sınıfına göre ton başına 240 ila 260 dolar arasında seyretti. DAP Sarıağaş teslimli fiyatlar 4. sınıf buğdayda 240 dolar, sıradan 3. sınıf buğdayda 250 dolar, gluten oranı %27-28 olan 3. sınıf üründe ise 260 dolar olarak açıklandı. Kaynağa göre alıcılar, kalite farkı nedeniyle Kazakistan tahılına Rus tahılından daha fazla ödeme yapmaya hazır. Kazakistan Tarım Bakanlığı verilerine göre yeni buğday hasadının yarısı, gluten oranı %28 ve üzerindeki yüksek proteinli tahıldan oluşuyor. Hasadın dörtte biri de gluten oranı %23-27 olan 3. sınıf gıda buğdayı. Kalan bölümün %18’i 4. sınıf, %7’si ise 5. sınıf ve sınıf dışı tahıl olarak aktarılıyor. Kazakistan’daki yüksek kalite, Rus tahılının Azak ve Karadeniz limanlarının bloke edilmesi nedeniyle Orta Asya’ya yöneldiği bir dönemde ülke üreticileri için rekabet avantajı sağlıyor. Un üreticileri, uzak pazarlara açılmak için hükümetten nakliye sübvansiyonu bekliyor. İç piyasada buğday fiyatlarının geçen yıla göre %10-15 arttığı, yükselişte daha düşük hasat ile kalite priminin etkili olduğu belirtildi.

Brezilya’da 2026/27 Hasadı İçin Gübre Arzı Riski Uzak Görülüyor
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya’da 2026/27 Hasadı İçin Gübre Arzı Riski Uzak Görülüyor

Brezilya Tarım Bakanı André de Paula, 2026/27 sezonu için gübre tedarikinde yaşanabilecek kıtlık riskinin ortadan kalktığını söyledi. Belo Horizonte’de düzenlenen 15. Brezilya Pamuk Kongresi’nde konuşan de Paula, değerlendirmeye yurt dışındaki tedarikçi sayısını artırma ve gübrelerin ülke limanlarına girişini hızlandırma çalışmalarının temel oluşturduğunu belirtti. Stratejinin, uluslararası çatışmaların geleneksel tedarik rotalarını ve gübre kaynaklarını etkilemesinin ardından güç kazandığı aktarıldı. Bakanın Angola ve Fas ziyaretlerinde gübre üretimi ve tedariki gündeme gelirken, Fas’taki OCP Nutricrops ile 2026 ve 2027 yıllarında Brezilyalı işletmelere fosfatlı gübre sağlanmasını öngören bir mutabakat imzalandı. Mutabakat, ticari koşullara bağlı olmak üzere 3,8 milyon ton fosfatlı gübre tedarikini referans alıyor. Bu miktarın, hükümetin hesaplamasına göre Brezilya’nın fosfatlı gübre ihtiyacının yaklaşık %80’ine karşılık geldiği belirtildi. Limanlarda gübre gemilerine, kurallar izin verdiğinde varış duyurusundan itibaren 24 saat içinde öncelikli yanaşma tavsiye edildi. Ülke ayrıca uzun vadede ithalata bağımlılığı azaltarak iç üretimin talebin %45-50’sini karşılamasını hedefliyor.

Ukrayna Tarım Ürünlerini Baltık Denizi Limanlarından İhraç Etmeyi Değerlendiriyor
Görsel kaynağı: Mano Ūkis · Özgün haber

Ukrayna Tarım Ürünlerini Baltık Denizi Limanlarından İhraç Etmeyi Değerlendiriyor

Ukrayna, tarım ürünlerini Baltık Denizi'ndeki limanlar üzerinden ihraç etme olasılığını değerlendiriyor. Gelişme, Ukrayna portalı Evropeiska Pravda'nın Tarım Politikası ve Gıda Bakanlığına dayandırdığı haberle aktarıldı. Ancak yüksek lojistik maliyetleri, bu güzergâhın kullanılmasının önündeki başlıca engel olarak belirtiliyor.

Rusya’nın Buğday İhracatı Eylülde Sert Geriledi
Görsel kaynağı: Lantbruksnytt · Özgün haber
Veri haberi

Rusya’nın Buğday İhracatı Eylülde Sert Geriledi

Rusya’nın buğday ihracatı eylülde sert geriledi. Rusya Tahıl Birliğine göre ülke, 10-20 Eylül arasında 347 bin ton buğday ihraç etti; geçen yılın aynı döneminde bu miktar 1,3 milyon tondu. Buğday ihracatındaki düşüş yaklaşık %75’e ulaştı. Arpa ve mısır ihracatında da gerileme görüldü. Aynı dönemde başlıca tahıl ürünlerinin toplam ihracatı 381 bin tonda kaldı. Geçen yıl bu rakam yaklaşık 1,6 milyon tondu. Tahıl Birliği analiz birimi başkanı Elena Tyurina, eylül ayındaki toplam buğday ihracatının yaklaşık bir milyon ton veya daha düşük seviyede kalabileceğini belirtti. Geçen yılın eylül ayında ihracat 5,7 milyon ton olmuştu. Düşüş özellikle Karadeniz’deki Novorossiysk ve Tuapse limanlarında belirginleşti. Ukrayna’nın yıl içinde düzenlediği insansız hava aracı saldırılarının liman ve enerji altyapısında hasara yol açtığı bildirildi. Tahıl Birliği, liman altyapısındaki hasarın yanı sıra zayıf talep ve lojistik sorunlara da işaret etti. Rus hükümeti, ihracatı desteklemek amacıyla buğday, arpa ve mısır vergilerini 31 Aralık’a kadar geçici olarak kaldırdı. Sıfır vergi uygulaması 1 Eylül’den itibaren geriye dönük geçerli olacak. Tyurina, Rusya’nın hâlâ yüksek ihracat potansiyeline sahip olduğunu, ancak küresel talep, lojistik ve jeopolitik sorunların görünümü belirsizleştirdiğini söyledi.

Deniz Seviyesindeki Yükseliş Kıyı Tarımını ve Altyapıyı Tehdit Ediyor: BM Uyardı
Görsel kaynağı: Imagen Agropecuaria · Özgün haber
Veri haberi

Deniz Seviyesindeki Yükseliş Kıyı Tarımını ve Altyapıyı Tehdit Ediyor: BM Uyardı

Deniz seviyesinin yükselmesi, kıyı bölgelerinde yaşayan toplulukların yanı sıra konutları, tarım arazilerini, tatlı su kaynaklarını ve altyapıyı tehdit ediyor. Kaynağa göre deniz seviyesi 2024’te rekor düzeye ulaştı ve yükselme hızı son yıllarda belirgin biçimde arttı. Alçak kotlu kıyı bölgelerinde yaklaşık 900 milyon kişi, yani dünya nüfusunun yaklaşık onda biri yaşıyor. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda devletler, deniz seviyesinin yükselmesine ilişkin bir deklarasyon kabul etti. Metin, risklere ilişkin bilgilerin geliştirilmesini, bilimsel gözlem ve veri toplama çalışmalarının güçlendirilmesini, erken uyarı sistemleri ile risk değerlendirmelerinin iyileştirilmesini ve en fazla risk altındaki topluluklar için uyum ile finansman olanaklarının artırılmasını öngörüyor. Bu bilgilerin, altyapının nerede ve nasıl kurulacağına, hangi bölgelerin korunacağına ve hangi hizmetlerin güçlendirileceğine ilişkin planlamaya katkı sağlaması bekleniyor. Deklarasyonda limanlar, hastaneler, su ve enerji sistemleri, ulaşım ve telekomünikasyon altyapısının gelecek onyıllarda deniz seviyesinde yaşanabilecek değişimler dikkate alınarak planlanması gerektiği belirtiliyor. Kıyıların korunmasında yalnızca mühendislik yapıları değil, mangrovlar, mercan resifleri ve sulak alanlar gibi ekosistemlerin korunması ve onarılması da gündeme alınıyor. Finansman çağrısıyla özellikle küçük ada devletleri ve en az gelişmiş ülkelerin kamu ve özel kaynaklara daha hızlı ve öngörülebilir biçimde ulaşması isteniyor. Metin, deniz seviyesindeki yükselmenin ülkelerin topraklarını, egemenliklerini ve deniz yetki alanlarını nasıl etkileyeceğine ilişkin hukuki sorulara da değiniyor. Toprak kaybının, bir devletin varlığını otomatik olarak sona erdirmemesi gerektiği yönünde bir yaklaşım destekleniyor. Bununla birlikte deklarasyon hukuken bağlayıcı bir anlaşma niteliği taşımıyor. Yükseliş; tarım arazilerinde ve tatlı su kaynaklarında tuzlanma, taşkın ve erozyon riskinin artması, balıkçılık ve ulaşım faaliyetlerinin etkilenmesi gibi sonuçlar doğurabiliyor. Genel Sekreter António Guterres, belgenin uygulanmasının bundan sonraki temel adım olduğunu belirtti.