ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

3215 haber · Sayfa 9

Arnavutluk’ta 2027 Taslak Bütçesinde Tarıma 17,9 Milyar Lek Ayrılması Öngörülüyor
Görsel kaynağı: MCN TV · Özgün haber
Veri haberi

Arnavutluk’ta 2027 Taslak Bütçesinde Tarıma 17,9 Milyar Lek Ayrılması Öngörülüyor

Arnavutluk’un 2027 taslak bütçesi, Doğal Kaynaklar, Altyapı ve Sürdürülebilir Kalkınma Komisyonunda görüşülüyor. Toplam 976 milyar lek, yaklaşık 10,7 milyar avro büyüklüğündeki taslakta tarım için 17,9 milyar lek ayrılması öngörülüyor. Bu tutar, yılın başlangıç bütçesine göre 1,1 milyar lek artış anlamına geliyor. Maliye Bakan Yardımcısı Andi Mehmeti, uygulanacak politikalarla tarımsal desteklerden yararlananların sayısının artırılmasının hedeflendiğini söyledi. Altyapıya 75,4 milyar lek ayrılması planlanırken su şebekeleri, yeni Dıraç Limanı, Triport Limanı, Tiran-Dıraç hattının genişletilmesi ve Tiran-Ndroq-Plepa güzergâhının rehabilitasyonu yatırım başlıkları arasında yer aldı. Savunma Bakanlığı için öngörülen 76,7 milyar lekin ise silahlı kuvvetlerin modernizasyonu ve NATO kapsamındaki savunma kapasitesinin güçlendirilmesi için kullanılması planlanıyor.

Kuzey Makedonya’da Tarım Bilimi ve Destek Politikalarını Birleştirecek Model Hazırlanıyor
Görsel kaynağı: Zelenaberza · Özgün haber
Veri haberi

Kuzey Makedonya’da Tarım Bilimi ve Destek Politikalarını Birleştirecek Model Hazırlanıyor

2 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Kuzey Makedonya Tarım, Ormancılık ve Su Yönetimi Bakanlığı, bilimsel bilgileri tarım işletmelerine yönelik politika ve destek tedbirlerine sistematik biçimde dâhil edecek bir model hazırlıyor. Bakan Borçe Serafimovski, açıklamayı Üsküp’teki Agro Expo 2026 etkinliğinde yaptı. Serafimovski, modelin iklim değişikliğine uyum, su kaynaklarının daha verimli kullanılması ve üretim kalitesinin korunmasına odaklanacağını belirtti. Bakan ayrıca Entegre Tarım Bilgi Platformu (IAIP) ile devlet mülkiyetindeki arazilerin yönetim bilgi sistemini (SALMIS) kapsayan projenin yüklenicisini seçme sürecinin son aşamaya geldiğini açıkladı. Dünya Bankası tarafından finanse edilen projenin değeri 2 milyon avronun üzerinde. Etkinlikte 15 Avrupa projesinin yanı sıra tarım makineleri, ekipman, ürün ve gıda sergileri ile uygulamalı gösterimler sunuluyor.

Kazakistan’da Yüksek Glütenli 3. Sınıf Buğday Fiyatları Geriledi
Görsel kaynağı: ElDala · Özgün haber
Veri haberi

Kazakistan’da Yüksek Glütenli 3. Sınıf Buğday Fiyatları Geriledi

Kazakistan’da geçen hafta tahıl piyasasındaki hareketlilik düşük seviyede kaldı. Sıradan buğday fiyatları değişmezken, glüten oranı %28-29 ve %30’un üzerinde olan 3. sınıf buğdayın fiyatı ton başına 1 bin tenge geriledi. Fiyatlar sırasıyla 100-104 bin ve 105-109 bin tengeye indi. Verileri, Kazakistan Tahıl Birliği Analiz Komitesi Başkanı Yevgeniy Karabanov açıkladı. Diğer buğday çeşitleri, %16 KDV dahil ve EXW elevatör koşulunda ton başına 90-100 bin tenge aralığında işlem gördü. 4. sınıf buğday için 86-90 bin, 5. sınıf buğday için 83-86 bin tenge teklif edildi. İç piyasada arpa fiyatı ise haftalık bazda 1 bin tenge artarak 72-76 bin tengeye yükseldi. Karabanov, artışta yem unu üreticilerinin talebi ile Çin’e yapılan yüksek hacimli ihracatın etkili olduğunu belirtti. Tahılın ihracata sevk edilme temposu, altyapının aşırı yüklenmesi nedeniyle KTJ tarafından uygulanan kısıtlamalar sonucunda yavaşladı. İhracat buğdayı fiyatları genel olarak sabit kalırken, glüten oranı %27 ve %28-29 olan 3. sınıf buğdayın DAP Sarıağaç fiyatları ton başına 1 dolar düştü. Lojistik maliyetlerindeki artış ve yükleme kısıtlamaları, 1. sınıf un ile yem unu fiyatlarını da ton başına 5 dolar yükseltti.

Fidan: Rusya ve Ukrayna Anlaşmaya Varmalı
Görsel kaynağı: Kıbrıs Haberci · Özgün haber
Veri haberi

Fidan: Rusya ve Ukrayna Anlaşmaya Varmalı

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Rusya-Ukrayna Savaşı’nın yaklaşık beş yıldır sürdüğünü ve artık taşınamaz hale geldiğini belirterek, iki ülkenin büyük fedakârlıkta bulunup anlaşmaya varması gerektiğini söyledi. Fidan, savaşın Avrupa ekonomilerine ve dünya genelindeki enerji, ticaret ile tedarik zincirlerine önemli zarar verdiğini ifade etti. ABD’nin Atlanta kentinde düzenlenen G20 Dışişleri Bakanları Toplantısı’na katılan Fidan, temasları hakkında AA ve TRT’ye açıklamalarda bulundu. Toplantıda küresel krizler, enerji krizi ve küresel tedarik zincirleri başlıklı oturumlara katıldığını belirten Fidan, Karadeniz, Basra Körfezi ve Kızıldeniz’deki krizlerin küresel tedarik zincirlerini tıkadığını söyledi. Görüşmelerin, Miami’de 14-15 Aralık’ta düzenlenecek G20 Liderler Zirvesi’ne hazırlık niteliği taşıdığını kaydetti. Rusya-Ukrayna Savaşı’na ilişkin konuların ele alınmasının kolay olmadığını belirten Fidan, tarafların kendi pozisyonlarını açıkça ortaya koymasının önem taşıdığını dile getirdi. Türkiye’nin arabulucu rolünün yanı sıra daha yapıcı ve problem çözücü bir tutum benimsemeyi önemsediğini söyleyen Fidan, ABD, Rusya, İngiltere, Fransa, Suudi Arabistan, Meksika, Almanya ve Japonya’dan bakanlarla ikili görüşmeler yaptığını aktardı. Fidan, savaşın Avrupa’ya enerji bakımından maliyetinin yaklaşık 100 milyar avro seviyesinde olduğuna ilişkin açıklamalara atıfta bulunarak, toplam faturanın daha da büyük olabileceğini söyledi. Karadeniz’de ticaretin hissedilir düzeyde sınırlandığını belirten Fidan, Rus tahılı, Rus enerjisi, Ukrayna tahılı ve Ukrayna enerjisinin dünya piyasalarına ulaştırılamadığını ifade etti. Avrupa ile Rusya arasında savaş sonrasında yapıcı ilişkilerin yeniden kurulması gerektiğini de kaydetti. Gıda güvenliğinin son derece sorunlu bir konu haline geldiğini vurgulayan Fidan, tahılın Karadeniz’den çıkarılarak uluslararası piyasalara ulaştırılması için yoğun temas ve çalışmalar yürütüldüğünü söyledi. Savaşın uzaması ve yayılması ihtimalinin bulunduğunu belirten Fidan, bunun önlenmesi için Türkiye’nin yoğun çaba gösterdiğini aktardı. ABD ile İran arasındaki gerilimin Hürmüz Boğazı’ndaki ticaret yollarını etkilediğini belirten Fidan, çatışmaların önlenmesi ve diplomasiye fırsat verilmesi gerektiğini ifade etti. Fidan ayrıca, Feridun Sinirlioğlu’nun Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği için Türkiye tarafından resmen aday gösterildiğini açıkladı. BM’deki seçim sürecinde bir tıkanma yaşandığını belirten Fidan, adaylığın bu tıkanmayı aşmaya yönelik diplomatik katkılardan biri olduğunu söyledi. Sinirlioğlu’nun Aralık 2024’te AGİT Genel Sekreterliği’ne seçilmesini Türkiye açısından önemli bir diplomasi başarısı olarak nitelendirdi.

Karadeniz’de Tahıl Ateşkesi İçin Türkiye ve Hindistan’ın Önerileri Gündemde
Görsel kaynağı: Espreso · Özgün haber
Veri haberi

Karadeniz’de Tahıl Ateşkesi İçin Türkiye ve Hindistan’ın Önerileri Gündemde

Ukrayna, ABD ve Rusya arasındaki üçlü görüşmenin kasım ayının ilk yarısında yapılması planlanıyor. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Washington’un Türkiye ve Hindistan’ın önerilerini değerlendirdiğini belirtti. Kaynak yazıya göre olası görüşmelerin savaşı sona erdirmesi değil, teorik olarak yalnızca deniz cephesini kapsaması bekleniyor. Moskova, ağustosta Türkiye’nin gemilere yönelik saldırılara moratoryum getirilmesi önerisini reddetmişti. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de Ukrayna’nın tarım ürünleri taşıyan gemilere saldırmama teklifini, Ukrayna’nın Rus enerji sektörüne yönelik saldırıları da durdurmasını istediği için kabul etmedi. Ancak yazıda, son iki ayda Karadeniz’in her iki taraf için daha tehlikeli hale geldiği aktarılıyor. Ukrayna dronlarının Novorossiysk’teki tahıl terminallerini devre dışı bıraktığı, Ukrayna’nın sivil deniz taşımacılığının ise fiilen durduğu belirtiliyor. Ukrayna ve Rusya’daki silolarda milyonlarca ton tahıl bulunduğu ifade ediliyor. Kaynakta, Türkiye ve Mısır’ın tahıl ateşkesi önerdiği, Hindistan’ın ise enerji ateşkesi, güvenli deniz taşımacılığı ve tedariki kapsayan daha geniş bir format sunduğu yazılıyor. Mısır’ın tahılının neredeyse üçte birini Ukrayna’dan aldığı, Hindistan’a Karadeniz limanları üzerinden Rus enerji ihracatının neredeyse %30’unun ulaştığı aktarılıyor. Yazı, Kremlin’in dost gördüğü ülkelerin de sürece dahil olmasını mevcut durumdaki başlıca değişim olarak değerlendiriyor.

Bulgaristan’da Gıda Fiyatları AB Ortalamasının Altında, Bazı Ürünler Daha Pahalı
Görsel kaynağı: 24 Chasa · Özgün haber
Veri haberi

Bulgaristan’da Gıda Fiyatları AB Ortalamasının Altında, Bazı Ürünler Daha Pahalı

Numbeo’nun Avrupa ülkelerini karşılaştıran verilerine göre Bulgaristan’ın gıda fiyatları endeksi 44 olarak ölçüldü. Bu değer, ülkeyi Avrupa Birliği üyeleriyle sınırlı olmayan 44 Avrupa ülkesi arasında 33. sıraya yerleştirdi. Endeks, Bulgaristan’daki fiyat düzeyini referans değeri 100 olan New York’a göre gösteriyor; buna göre ülkedeki fiyat seviyesi New York’un %44’ü düzeyinde. Ancak veriler kullanıcı katkılarıyla toplandığı ve hane gelirlerini hesaba katmadığı için, fiyatların düşük olması ürünlerin Bulgaristan’daki haneler açısından daha erişilebilir olduğu anlamına gelmiyor. Numbeo’nun haziran verilerinde Bulgaristan’da bir litre taze sütün fiyatı 1,62 avro olarak veriliyor. Bu tutar Norveç, İzlanda, İsviçre ve Danimarka’daki fiyatların altında kalırken Lüksemburg’daki 1,47 avroyu aşıyor. Yunanistan’da süt 1,52, Romanya’da 1,33, Almanya’da 1,16 ve Slovakya’da 0,95 avro seviyesinde. Buna karşılık Bulgaristan’daki yerel peynirin kilogram fiyatı 9,21 avro ile Batı Avrupa’daki çoğu ülkenin altında kalıyor; Avusturya’da fiyat yaklaşık 17 avroya, Fransa’da ise daha yüksek bir seviyeye çıkıyor. Ürün grupları arasındaki farklar da belirgin. Kaynakta Bulgaristan’da ekmeğin karşılaştırmadaki en düşük fiyata sahip olduğu belirtiliyor. Bulgaristan’da 12 adet L boy yumurtanın fiyatı 3,14 avro, domatesin kilogramı ise 2,43 avro olarak veriliyor. Tavuk eti fiyatları Doğu Avrupa’daki seviyelerle karşılaştırılabilir bulunurken, Romanya ve Polonya’da kilogram fiyatları sırasıyla 6,02 ve 6,25 avro. Bulgaristan’daki domates fiyatı ise İspanya, Portekiz, Hırvatistan, Romanya ve Yunanistan’daki fiyatların üzerinde. Eurostat’ın 2025 verileri, Bulgaristan’da yağlar ve sıvı yağlar fiyat endeksinin AB ortalaması 100’e karşı 141,9 olduğunu gösteriyor. Bu alanda yalnızca Letonya’nın endeksi daha yüksek. Süt, peynir ve yumurta grubunun fiyatları AB ortalamasının %26,2 üzerinde kalırken et fiyatları ortalamanın %28,5 altında bulunuyor. Ekmek ve tahıl ürünleri endeksi 81,4, meyve ve kuruyemişler 87,2, sebzeler ise 83 olarak ölçüldü. Bulgaristan’ın genel gıda fiyat endeksi 2025’te AB ortalamasının %91’i oldu; bu oran 2024’te %88,2’ydi. Gıda ve alkolsüz içecekler birlikte değerlendirildiğinde endeks 92,6’ya çıkıyor. Tüm hanehalkı harcamalarını kapsayan genel fiyat düzeyi ise 62,5 ile AB’nin en düşük seviyesi olarak veriliyor. Türkiye’nin gıda fiyatları endeksi aynı karşılaştırmada 75,6 olarak gösteriliyor. Bulgaristan Ulusal İstatistik Enstitüsü verilerine göre Eylül 2026’da gıda ve alkolsüz içecek fiyatları yıllık %1,6 arttı; 2025’te hanelerin bu gruba kişi başına ortalama harcaması 1.898 avro oldu.

Elite Shine, Özbekistan’da 10 Milyar Somluk Hayvancılık Projesi Yürütüyor
Görsel kaynağı: Trend News Agency · Özgün haber
Veri haberi

Elite Shine, Özbekistan’da 10 Milyar Somluk Hayvancılık Projesi Yürütüyor

Özbekistan merkezli Elite Shine LLC, Orta Çirçik ilçesinde kiralanan 100 hektarlık arazi üzerinde 10 milyar Özbekistan somu (yaklaşık 832.160 dolar) tutarında hayvancılık geliştirme projesi yürütüyor. Şirket, ilerleyen aşamalarda damızlık sığır sürüsünü 1.000 başa çıkarmayı planlıyor. Özbekistan Ekonomi ve Maliye Bakanlığına dayandırılan bilgilere göre proje, Cumhurbaşkanlığı’nın PF-18 sayılı kararıyla getirilen yeni arazi kiralama sistemi kapsamında uygulanıyor. Arazi elektronik açık artırmayla kiralandı; şirket bölgede gerekli altyapıyı ve damızlık sığırlar için yem tabanını geliştiriyor. Başlangıçta planlanan 400 damızlık sığırın 185’i çiftliğe getirildi ve hayvancılık faaliyetleri başladı. Projenin amacı hayvancılık üretimini geliştirmek ve yüksek kaliteli yem tedarik etmek. Kompleks kapsamında ördek yetiştiriciliği tesisleri de bulunuyor ve bu amaçla 300 metre uzunluğunda özel bir yapı inşa edildi. Enerji verimliliğini artırmak için tesise toplam 100 kilovat kapasiteli güneş panelleri kuruldu. Şirket, hayvancılık faaliyetlerini gelecek aşamalarda genişletmeyi öngörüyor.

Zelenski ve Erdoğan, Karadeniz Tahıl Koridoru İçin Çalışma Kararı Aldı
Görsel kaynağı: AgroTV · Özgün haber

Zelenski ve Erdoğan, Karadeniz Tahıl Koridoru İçin Çalışma Kararı Aldı

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Karadeniz’de tahıl koridorunun oluşturulması ve etkin biçimde işlemesi için çalışma kararı aldı. Zelenski, açıklamasında iki liderin, koridorun varlığını sürdürmesini ve verimli çalışmasını sağlamaya odaklanacaklarını belirtti. Görüşmede, Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşın bölgedeki deniz ulaşımını ve liman faaliyetlerini etkilemeye devam ettiği koşullarda, deniz taşımacılığının güvenliğinin sağlanması ve tarımsal ihracatı güvence altına alacak uluslararası bir mekanizmanın yeniden kurulması olasılığı da ele alındı. Erdoğan, Karadeniz’de ticari gemilere yönelik saldırıların, saldırıyı gerçekleştiren taraf kim olursa olsun sona erdirilmesi çağrısı yaptı. Erdoğan ayrıca Ankara’nın deniz ulaşımının güvenliğini yeniden tesis etmek için diplomatik çabalarını sürdüreceğini ifade etti. Ukrayna ve Türkiye’nin girişimi, ABD’nin de Karadeniz’de saldırıların sınırlı biçimde sona erdirilmesine yönelik olası bir anlaşmayı değerlendirdiği bir dönemde gündeme geldi. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, 31 Ekim’de Washington’ın tahıl ve enerji taşımacılığını güvence altına almak için Türkiye ve Hindistan’ın sunduğu önerileri incelediğini söyledi.

Kıbrıs Tarım Bakanlığının 2027 Bütçe Teklifi 532 Milyon Avro
Görsel kaynağı: Politis · Özgün haber
Veri haberi

Kıbrıs Tarım Bakanlığının 2027 Bütçe Teklifi 532 Milyon Avro

Kıbrıs Tarım, Kırsal Kalkınma ve Çevre Bakanlığının 2027 yılı için sunduğu bütçe teklifi, bakanlığa bağlı birim ve hizmetlerle birlikte 532 milyon avroya ulaşıyor. Bu tutar, 2026’da onaylanan 513,2 milyon avroluk bütçeye göre 18,7 milyon avro veya %4 artış anlamına geliyor. Teklife, Avrupa Birliği’nin Uyum Politikası ve Ortak Balıkçılık Politikası kapsamındaki toplam 48 milyon avroluk ortak finanse edilen projeler dahil değil; bu projelerin ödenekleri Genel Kalkınma Müdürlüğünün toplu kaleminde yer alıyor. Su temini ve sulamaya ilişkin toplam harcamalar 2027’de 230 milyon avro olarak öngörülüyor. Bu tutar, bakanlığın toplam harcamalarının %43’ünü oluşturuyor ve 2026’daki 200 milyon avro ile %39’luk payın üzerinde bulunuyor. Tarım Bakanı Christos Senekis, su alımı ödeneğinin 26 milyon avro veya %18 arttığını belirtti. Bakan, artışın başlıca nedenleri arasında uzun süren kuraklık, yeni mobil tuzdan arındırma ünitelerinin kurulup işletilmesi ve geri dönüştürülmüş su alımını gösterdi. 2027 bütçe teklifinde cari harcamalar 433,7 milyon avro olarak yer alıyor. Bu kalem, 2026’daki 403,6 milyon avroya göre 30,1 milyon avro veya %7 artıyor. Kalkınma harcamaları ise 2026’daki 109,7 milyon avrodan 98,3 milyon avroya geriliyor; düşüş 11,4 milyon avro veya %10 olarak hesaplanıyor. Bakanlık, gerilemenin başlıca nedenini bazı kalkınma projelerinin beklenen olgunluk düzeyine ulaşmamasıyla açıkladı ve öncelikli projelerin olgunlaştırılması için mevcut kaynakların hedefli biçimde kullanılacağını bildirdi.

Avustralya Wagga Pazarında Besilik Sığır Fiyatları Yükseldi
Görsel kaynağı: Beef Central · Özgün haber

Avustralya Wagga Pazarında Besilik Sığır Fiyatları Yükseldi

Wagga’daki 2 Kasım 2026 tarihli sığır satışında yüksek fiyatlar arzı artırırken, alıcılar daha çok karkas yapısı güçlü ve kaliteli hayvanlara yöneldi. Yemlik erkek sığırlar piyasaya öncülük etti; özellikle üretici yetiştirmesi Angus erkek ve dişi sığırlar ilgi gördü. Hafif sığır arzı sınırlı kaldı ve satılan hayvanların çoğu yerel bölgede kaldı. 330-400 kilogramlık yemlik erkek sığırlar kilogram başına 475-610 sentten satıldı ve fiyatları önceki haftaya göre 28 sent yükseldi. Orta ağırlıktaki yemlik erkek sığırlarda fiyatlar 500-588 sent aralığında oluştu. Aynı ağırlık grubundaki dişi sığırlar 456-538 sentten satılırken ortalama fiyat 495 sent oldu. Otlak için geri alınan dişi sığırlarda fiyatlar 446-582 sent arasında değişti ve hayvan başına ortalama 1632 Avustralya dolarına ulaştı. İç piyasa işlemcileri seçici davranırken, bazı büyük yemlik işletmeleri alımlarda rekabet etti. Ticaret amaçlı erkek ve dişi sığırlar kilogram başına 440-525 sent aralığında satıldı. İhracat kalitesindeki hayvanlar tüm ağırlık gruplarında güçlü seyretti; ağır erkek sığırlar ve öküzler 465-515 sentten alıcı buldu. Çoğunlukla ağır ineklerden oluşan arz ise 395-430 sent aralığında satılarak kilogram başına 8 sent geriledi.

Rusya, Tahıl Sevkiyatı İçin Murmansk’taki Askerî Limanı Kullanıyor
Görsel kaynağı: Lantbruksnytt · Özgün haber
Veri haberi

Rusya, Tahıl Sevkiyatı İçin Murmansk’taki Askerî Limanı Kullanıyor

Rusya, Karadeniz üzerinden yaşanan ihracat sorunlarının ardından tahıl sevkiyatı için ilk kez Murmansk’taki askerî limanı kullanmaya başladı. Demetra Holding, Murmansk Limanı’nda bir gemiye 3.400 ton tahıl yüklüyor. Limana kısa süre içinde 28.000 ton daha tahıl yüklenmesi ve sevkiyatın Fas’a gitmesi planlanıyor. Rusya son dönemde Karadeniz’e alternatif olarak Baltık Denizi üzerinden de tahıl gönderdi; eylülde bu güzergâhtan 1,2 milyon ton sevk edildi. Moskova, Karadeniz’de güvenli taşımayı amaçlayan yeni bir tahıl anlaşmasını Ukrayna ile yapmayı reddetti.

Pakistan’da Pamuk Fiyatları Kalite Sorunlarıyla Geriliyor
Görsel kaynağı: Business Recorder · Özgün haber
Veri haberi

Pakistan’da Pamuk Fiyatları Kalite Sorunlarıyla Geriliyor

Pakistan’ın iç pamuk piyasasında fiyatlardaki düşüş geçen hafta da sürerken ticaret faaliyetinin tatmin edici kaldığı bildirildi. Sindh ve Punjab’da pamuk, kalite ve ödeme koşullarına bağlı olarak maund başına 16.000-18.000 Pakistan rupisi arasında işlem gördü. Baloçi pamuğun fiyatı ise 18.700-19.000 rupi aralığında gerçekleşti. Piyasa koşullarındaki zayıflıkta New York pamuk vadeli işlemlerindeki gerileme ve yerli pamuğun kalitesindeki bozulma etkili oldu. Piyasa kaynakları, bazı çırçırcıların stoklarını eritmek amacıyla farklı kalitelerdeki pamuğu harmanlamasının kalite düşüşünü artırdığını söyledi. Daha kaliteli pamuk üretmeye çalışan işletmelerin ise tohum pamuğun kısa elyaf uzunluğu nedeniyle zorlandığı aktarıldı. Düşen pamuk ipliği fiyatları, ciddi likidite sıkışıklığı ve tekstil iplik üreticilerinin hammadde alımında temkinli davranması da piyasanın zayıflığını artıran unsurlar arasında gösterildi. Pamuk ithalatı da bölgesel gerilimler ve uluslararası navlun ücretlerindeki artış nedeniyle zorlaştı. Bu durum, daha kaliteli ithal hammaddeye erişimi güçleştirirken ithal pamuğun maliyetini yükseltti. Tekstil sektörü ayrıca yüksek faiz ve enerji giderleriyle karşı karşıya bulunuyor. Sanayiciler finansal baskıyı azaltmak için politika faizinde indirim talep ederken Pakistan Merkez Bankası politika faizini 50 baz puan artırarak %12’ye çıkardı. Elektrik tarifesinde birim başına 2,56 rupi artışın tüketicilerden ilave 33 milyar rupi sağlamasının beklendiği bildirildi. Pakistan’ın pamuk sektörünü canlandırma stratejisi kapsamında ithal pamuk tohumları için hızlı onay mekanizması planlandı. Mevcut onay sürecinin yaklaşık 12 ay sürmesinin, geliştirilmiş tohum çeşitlerinin üretime sunulmasını geciktirdiği belirtildi. Sektör paydaşları; tohum kalitesinin iyileştirilmesini, dönüm başına verimin artırılmasını ve yüksek kaliteli yerli hammaddenin sürekliliğinin sağlanmasını sektörün toparlanması için gerekli görüyor. Federal Board of Revenue, tekstil iplik işletmelerine üretim, pamuk balyaları ve doğal, yapay ve harmanlanmış elyafların işlenmesini izlemek üzere 15 Kasım 2026’ya kadar video gözetim kameraları kurma talimatı verdi. Hindistan da yerli fiyatları sınırlamak ve tekstil sanayisine hammadde arzını desteklemek amacıyla gümrüksüz pamuk ithalatı uygulamasını iki ay uzattı. USDA’nın haftalık ihracat satış raporunda Çin, 2026-27 sezonu satışlarında 52.100 balyayla ilk sırada yer alırken Türkiye 40.800 balyayla ikinci, Vietnam 35.000 balyayla üçüncü oldu. Raporlama dönemindeki ihracatta Türkiye’ye 13.900 balya gönderildi.

İzlanda’da Tarımın Piyasa Koşullarında Gelişmesi Önerildi
Görsel kaynağı: Bændablaðið · Özgün haber

İzlanda’da Tarımın Piyasa Koşullarında Gelişmesi Önerildi

İzlanda Maliye ve Ekonomi Bakanı Daði Már Kristófersson, ülkede tarımın bölgesel yerleşimi sürdürme rolü ile ticari faaliyet niteliğinin bir ölçüde birbirine karıştırıldığını söyledi. Kristófersson, tarıma piyasa koşullarında gelişme fırsatı verilmesini önerdi. Bakanın değerlendirmesine göre bu yaklaşım, çiftçilerin kendi yatırımları ve emeklerinin karşılığından daha fazla yararlanmasını sağlayabilir. Kristófersson, devletin işletmelerin nerede ve hangi büyüklükte faaliyet göstereceğine ya da desteğin nasıl kullanılacağına daha az müdahale etmesi gerektiğini belirtti. Bununla birlikte desteğin, üretkenlik yaratmak için kullanılması koşulunu vurguladı. Kristófersson, tarıma bölgesel yerleşimi veya başka görevleri sürdürme sorumlulukları yüklenmesinin sektörü geleceğin daha az cazip bir seçeneği hâline getirdiğini ifade etti. Faaliyetin ekonomik açıdan sürdürülebilir olması gerektiğiyle daha fazla yüzleşen tarım kesimlerinin, yerleşim düzenini korumaya daha fazla odaklanan kesimlere kıyasla daha iyi performans gösterdiğini savundu.

Türkiye’de Gıda Fiyatlarının 12 Ayda %24,2 Artması Öngörülüyor
Görsel kaynağı: Világgazdaság · Özgün haber
Veri haberi

Türkiye’de Gıda Fiyatlarının 12 Ayda %24,2 Artması Öngörülüyor

FAO sayfasında yer alan verilerden hareketle Visual Capitalist tarafından hazırlanan ülke karşılaştırmasında, gelecek 12 ayda gıda fiyatlarının İran’da %114,4 artabileceği öngörülüyor. Kaynak, bu rakamların kesinleşmiş fiyatlar değil, modellemelere dayalı tahminler olduğunu belirtiyor. İran’daki artış, ülkede gıda fiyatlarının ortalama düzeyinin iki katından fazla yükselme ihtimaline işaret ediyor. Aynı tahmin döneminde Türkiye’de gıda fiyatlarının %24,2 artması bekleniyor. Kaynakta Arjantin, Ruanda ve Nijerya gibi ülkeler için de çift haneli artış öngörüleri yer alırken, Lübnan, Moğolistan, Libya ve başka ülkelerde de gıda fiyatlarının yükselmesinin beklendiği aktarılıyor. Bazı Avrupa ülkelerinde ise gıda fiyatlarının gerilemesi öngörülüyor. Bu tahminler, ülkelerin kesin fiyat düzeylerini değil, gelecek dönemdeki olası değişimleri gösteriyor. İran’daki fiyat baskısının 28 Şubat’ta başlayan savaşla ortaya çıkmadığı, ülkenin daha önce de yüksek enflasyon, riyalin değer kaybı, enerji ve elektrik tedarikindeki sorunlar, yaptırımlar, ithalat maliyetleri ve ulaşım güçlükleriyle karşı karşıya olduğu belirtiliyor. Aralık 2025’te İran’da yıllık enflasyon %42’ye, gıda fiyatı enflasyonu %72’ye çıktı; ekmek fiyatı da bir yılda %113 arttı. Savaş ve Hürmüz Boğazı’ndaki taşımacılık aksamalarının bu baskıları artırabileceği ifade ediliyor. Kaynağa göre olası etkiler yalnızca tüketici fiyatlarıyla sınırlı kalmayabilir. Hürmüz Boğazı üzerinden gübre ve üretimde kullanılan bazı girdilerin taşınması, enerji ve lojistik maliyetlerindeki artıştan etkilenebilir. Bu nedenle modelleme, gübre ortalama fiyatının 2026’da %30’dan fazla yükselebileceğini öngörüyor; böyle bir artışın tarımsal üretim maliyetlerini de artırabileceği belirtiliyor.

Rusya, Tahıl İhracatını Murmansk Üzerinden Deniyor
Görsel kaynağı: in.gr · Özgün haber
Veri haberi

Rusya, Tahıl İhracatını Murmansk Üzerinden Deniyor

Rusya, Ukrayna’nın insansız hava aracı saldırılarının Karadeniz üzerinden geleneksel tahıl ihracat güzergâhını büyük ölçüde aksatmasının ardından, Arktik’teki Murmansk Limanı üzerinden sevkiyat yapmayı deniyor. Financial Times’ın aktardığına göre limanda bir dökme yük gemisi, Kuzey Afrika’daki alıcılara gönderilmek üzere 29.500 ton buğdayı yüklemeye başladı. Normalde gübre taşımacılığında kullanılan tesisler, bu deneme sevkiyatı için tahıl taşımasına uyarlandı. Rusagrotrans’a göre Rusya’nın temmuz-eylül dönemindeki buğday ihracatı, daha iyi bir hasada rağmen geçen yılın aynı dönemine kıyasla %38 azaldı. Fastmarkets ise bazı Karadeniz güzergâhlarındaki navlunların temmuz ortasından bu yana iki katından fazla arttığını bildirdi. Rusya Tahıl Birliği Başkanı Arkadiy Zlotevski, Arktik güzergâhındaki lojistik maliyetlerin Azak ve Karadeniz havzalarından yapılan taşımaya göre önemli ölçüde yüksek olacağını söyledi. Rusya’nın Baltık’taki terminallerinin, Zlotevski’nin tahminine göre yıl sonuna kadar Karadeniz ve Azak Denizi’nden kaybedilen hacmin en fazla yarısını karşılayabileceği belirtildi. Kuzeye yönelen sevkiyatlar demiryollarında yığılmaya yol açarken, bazı ihracatçılar Azak Denizi, Don Nehri, Volga-Don Kanalı ve Hazar Denizi üzerinden alternatif rotalar kullanıyor. Ancak bu hatların güney limanlarının kapasitesinin yerini tamamen alması mümkün görünmüyor. Ukrayna’da Tuna üzerinden ve komşu AB ülkelerinden karayolu veya demiryoluyla uzanan alternatif güzergâhların da ülkenin normal tarımsal ihracat hacminin yaklaşık yarısını taşıyabildiği bildirildi. Tarım Bakanı Taras Visotski, bu rotaların lojistik giderlerini ton başına en az 50 dolar artırdığını söyledi. İç kesimlerdeki Ukrayna mısırının fiyatı üç haftada neredeyse beşte bir düşerken, Türkiye ayrı Rus ve Ukrayna gemileri için güvenli geçiş koridorları oluşturulmasını önerdi.

Kuzey Amerika’da Zorlu Hava Koşulları Bitki Koruma Ürünlerinde Formülasyonun Önemini Öne Çıkardı
Görsel kaynağı: RealAgriculture · Özgün haber

Kuzey Amerika’da Zorlu Hava Koşulları Bitki Koruma Ürünlerinde Formülasyonun Önemini Öne Çıkardı

Kuzey Amerika’da bu sezon yaşanan zorlu hava koşulları, üreticilerin bitki koruma ürünlerinden tutarlı performans almasını güçleştirdi. Şiddetli yağışlar ve dar uygulama pencereleri, çiftçileri ilaçlamayı yağışa dayanıklılık süresinin sınırına çok yakın yapmaya zorladı. Life Scientific’in Kuzey Amerika agronomisti Ryan Adams, bu koşulların ürün değerlendirmesinde yalnızca aktif maddeye değil, tüm formülasyona bakılması gerektiğini gösterdiğini söyledi. Adams’a göre ürün yaprağa ulaştıktan sonra da etkisini tamamlaması, yaprak dokusuna nüfuz ederek çalışması gereken bölgeye ulaşması gerekiyor. Life Scientific, patent dışı ürünlerinin orijinal markalı seçeneklerle eşleşmesi için Dublin, İrlanda’daki formülasyon kimyagerlerinin yürüttüğü tersine mühendislik sürecini kullanıyor. Analitik ekip hedef ürünü ayrıştırıyor, ayrıntılı bir reçete kartı oluşturuyor ve tam eşleşme sağlanana kadar formülasyonları geliştiriyor. Girdi maliyetlerinin önemli bir endişe olduğu dönemde Adams, üreticilerin alternatifleri yalnızca fiyat üzerinden değil, formülasyon eşdeğerliği, garanti ve ürün desteği açısından da değerlendirmesi gerektiğini belirtti.

Ermenistan’da Süt Ürünleri Numunelerinde Mikrobiyolojik Uygunsuzluklar Tespit Edildi
Görsel kaynağı: 1in.am · Özgün haber
Veri haberi

Ermenistan’da Süt Ürünleri Numunelerinde Mikrobiyolojik Uygunsuzluklar Tespit Edildi

Ermenistan’da «İrazek ve Paştpanvats Spaṙogh» sivil toplum kuruluşunun girişimiyle 11 üreticinin süt ürünlerinden alınan numuneler, uluslararası akreditasyona sahip üç laboratuvarda incelendi. Araştırmada bazı süt, ekşi krema, lor ve çeçil peyniri numunelerinde bağırsak çubuğu grubu mikroorganizmalar tespit edildi. Bulgular, süt ürünlerinde üretim, işleme veya saklama aşamalarındaki hijyen koşullarının incelenmesi gerektiğine işaret ediyor. Bağırsak çubuğu grubu mikroorganizmalar Ashtarak Katı’nın sütünde, Yeremyan Products, Arzni Katnamterk ve Bonilat’ın ekşi krema numunelerinde bulundu. Lor incelemesinde de dokuz üreticinin numunelerinde aynı mikroorganizmaların tespit edildiği aktarıldı. İgıtı’nın çeçil peynirinde de benzer bir bulguya rastlandı. Kaynak, sonuçların belirli numunelere ilişkin olduğunu ve üreticilerin tüm ürünlerinin kalitesi hakkında kesin hüküm oluşturmadığını belirtiyor. Lor ürünleri için yapılan incelemede 10 üreticinin numunelerinde farklı mikrobiyolojik uygunsuzluklar kaydedildi. Altı üreticinin lorunda maya ve küf göstergelerinde, dört üreticinin ürününde ise laktik asit bakterileri göstergelerinde uygunsuzluk görüldü. Bu sonuçların üretim süreçleri, hijyen koşulları veya saklama gereklilikleriyle bağlantılı olabileceği, nedenlerin her olay için ayrı ayrı belirlenmesi gerektiği ifade edildi. Kaynağa göre bağırsak çubuğu grubu mikroorganizmaların bulunması, ürünün hastalık yapıcı mikroorganizmalar içerdiği veya enfeksiyona neden olduğu anlamına gelmiyor. Bununla birlikte bulgular, gıda güvenliği açısından ciddi bir uyarı niteliğinde değerlendiriliyor. Girdi kalitesinden ekipman temizliğine, paketleme, taşıma ve satış aşamalarına kadar tüm zincirin incelenmesi; ilgili partilerin kontrol edilmesi ve olası bulaşma kaynaklarının belirlenmesi isteniyor. Araştırma sonuçlarının ardından Gıda Güvenliği Denetim Kurumu’ndan kapsamlı denetimler yapması, ilgili partilerin güvenliğini değerlendirmesi ve üretim denetimindeki eksiklikleri ortaya koyması talep ediliyor. Kaynak ayrıca bağımsız tekrar testleri, üretici bazında sonuçların ve alınan önlemlerin kamuoyuna açıklanmasını, gerekli görülürse tehlikeli ürünlerin piyasadan çekilmesini öneriyor. Resmi denetim sonuçları veya üreticilerin yanıtları ise kaynakta yer almıyor.

Rusya, Murmansk Üzerinden Kuzey Afrika’ya Buğday İhracatını Test Ediyor
Görsel kaynağı: Libertatea · Özgün haber
Veri haberi

Rusya, Murmansk Üzerinden Kuzey Afrika’ya Buğday İhracatını Test Ediyor

Rusya, Karadeniz üzerinden yapılan tahıl sevkiyatındaki aksaklıklar nedeniyle Arktik Okyanusu kıyısındaki Murmansk limanından alternatif bir ihracat rotasını test etmeye başladı. Limandaki bir kargo gemisi, Kuzey Afrika’ya deneme teslimatı için 29.500 ton buğday yüklemeye çarşamba günü başladı. Kaynakta, geleneksel Karadeniz ihracat rotalarının Ukrayna’nın Rus limanları ve gemilerine yönelik insansız hava aracı saldırıları nedeniyle neredeyse tamamen kapandığı belirtiliyor. Rus Tahıl Birliği Başkanı Arkady Zlochevsky, Murmansk üzerinden kurulacak lojistiğin Azak-Karadeniz havzasındaki taşımacılıktan çok daha pahalı olacağını ve aradaki farkın karşılanması gerekeceğini söyledi. Rusagrotrans’a göre Rusya’nın buğday ihracatı, daha yüksek bir hasada rağmen Temmuz-Eylül 2026’da 2025’in aynı dönemine kıyasla %38 geriledi. Fastmarkets da Karadeniz rotalarındaki navlun tarifelerinin temmuzdan bu yana iki katına çıktığını bildirdi. Lojistik sorunlar Rusya’daki iç fiyatlara da yansıdı. SovEcon yöneticisi Andrey Sizov, fiyatların ağustos ve eylülde sert biçimde düştüğünü, hafif toparlanmaya rağmen üretim maliyetlerinin onlarca yüzde altında kaldığını belirtti. Ukrayna’da ise Tarım Bakanı Taras Vîșotski’ye göre Tuna Nehri ve komşu AB ülkeleri üzerinden işleyen alternatif rotalar, normal ihracat hacminin yalnızca yarısını taşıyabiliyor. Bu rotaların lojistik maliyeti ton başına en az 50 dolar artırdığı, Ukrayna mısır fiyatlarının da son üç haftada yaklaşık %20 düştüğü aktarıldı. Rusya’da bazı sevkiyatlar Azak Denizi’nden nehir ve kanallar üzerinden Hazar Denizi’ne, oradan İran’a yönlendirilirken bazı tahıllar konteynerlerle taşınıyor. Zlochevsky, Baltık limanlarının yıl sonuna kadar Karadeniz ve Azak Denizi’ndeki kayıpların yalnızca yarısını telafi edebileceğini tahmin etti. Türkiye, 2022’deki tahıl taşımacılığı anlaşmasının arabulucusu olarak Rus ve Ukrayna gemileri için ayrı güvenli koridorlar önermişti; ancak Vladimir Putin’in bu fikri, müzakerelere yakın kaynaklara göre reddettiği belirtildi. Küresel buğday fiyatları ağustosta son üç yılın en yüksek seviyesine çıktıktan sonra geriledi, ancak yüksek taşıma maliyetleri piyasayı etkilemeyi sürdürdü.

Endonezya ve Özbekistan Gıda Ticareti ve Yeşil Ekonomi İş Birliğini Görüştü
Görsel kaynağı: CNN Indonesia · Özgün haber
Veri haberi

Endonezya ve Özbekistan Gıda Ticareti ve Yeşil Ekonomi İş Birliğini Görüştü

Endonezya Gıda İşlerinden Sorumlu Koordinatör Bakanı Zulkifli Hasan, Özbekistan’da gerçekleştirdiği ikili görüşmelerde gıda ticareti, yatırım, yeşil ekonomiye dönüşüm ve sürdürülebilir çevre yönetimi alanlarında iş birliği fırsatlarını ele aldı. Hasan, Özbekistan Yatırım, Sanayi ve Ticaretten Sorumlu Başbakan Yardımcısı Jamshid Khodjaev ile 29 Ekim 2026’da, Cumhurbaşkanlığı Çevre Danışmanı ve Özbekistan Ulusal Ekoloji ve İklim Değişikliği Komitesi Başkanı Aziz Abdukhakimov ile 30 Ekim 2026’da görüştü. Khodjaev ile görüşmesinde Hasan, Endonezya’nın sekiz gıda ürününde kendine yeterliliğe ulaştığını ve 2025’ten bu yana pirinç ithal etmediğini söyledi. Kendi açıklamasına göre ülkede pirinç üretimi %13,54, mısır üretimi ise %9,34 arttı. Hükümetin pirinç rezervinin 4.579.788 tonla tarihinin en yüksek seviyesine ulaştığını belirten Hasan, bu kapasitenin ticaret ve yatırım iş birliğini genişletmek için temel oluşturduğunu ifade etti. Tarım ürünleri ticaretinin yanı sıra Özbekistan’dan Endonezya pazarına kuru meyve tedariki de görüşüldü. Olası tedarikin gıda güvenliği şartlarını karşılaması gerektiği belirtildi. Endonezya-Özbekistan Serbest Ticaret Anlaşması müzakereleri 2 Mart 2026’da başlatılırken, taraflar görüşme sonuçlarını izlemek ve iş birliğini yönlendirmek üzere Hükümetlerarası Ortak Komite kurulması konusunda uzlaştı. Taşkent-Cakarta arasında doğrudan uçuş açılması planı da turizm ve iş bağlantıları açısından değerlendirildi. Abdukhakimov ile görüşmede iklim eylemi, yeşil yatırım ve çevre yönetimi gündeme geldi. Endonezya, Birleşmiş Milletler forumları ile COP31’de iklim çalışmalarının güçlendirilmesini savundu; COP31’in Antalya, Türkiye’de düzenleneceği belirtildi. Özbekistan üç yıl içinde 11, Endonezya ise 2029 sonuna kadar en az 18 atıktan enerji tesisi işletmeyi hedefliyor. Endonezya ayrıca 2015-2025 döneminde yaklaşık 2 milyon hektar kritik araziyi, 90.000 hektar mangrov dahil, rehabilite ettiğini aktardı.

Fidan: Rusya ve Ukrayna Anlaşmaya Vararak Savaşı Sonlandırmalı
Görsel kaynağı: Kıbrıs Genç TV · Özgün haber
Veri haberi

Fidan: Rusya ve Ukrayna Anlaşmaya Vararak Savaşı Sonlandırmalı

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, yaklaşık beş yıldır devam eden Rusya-Ukrayna Savaşı’nın artık taşınamaz hale geldiğini belirterek iki ülkenin büyük fedakârlıkta bulunup anlaşmaya varması gerektiğini söyledi. Fidan, savaşın Avrupa ekonomilerinin yanı sıra dünya genelinde enerji, ticaret ve tedarik zincirleri üzerinde de ağır sonuçlar doğurduğunu ifade etti. ABD’nin Atlanta kentinde düzenlenen G20 Dışişleri Bakanları Toplantısı’na katılan Fidan, temasları hakkında AA ve TRT’ye açıklamalarda bulundu. Toplantıda küresel krizler, enerji krizi ve küresel tedarik zincirleri başlıklı oturumlara katıldığını belirten Fidan, Karadeniz, Basra Körfezi ve Kızıldeniz’deki krizlerin küresel tedarik zincirlerini tıkayan etkilerinin ele alındığını aktardı. Fidan, Miami’de 14-15 Aralık’ta yapılacak G20 Liderler Zirvesi öncesindeki toplantının bu açıdan önem taşıdığını söyledi. Rusya-Ukrayna sürecinde tarafların pozisyonlarını açıkça ortaya koymasının önemli olduğunu kaydeden Fidan, Türkiye’nin arabulucu rolünün yanı sıra yapıcı ve problem çözücü bir tutum benimsemeye önem verdiğini dile getirdi. Fidan, savaşın Avrupa’ya enerji bakımından maliyetinin yaklaşık 100 milyar avro olduğu yönündeki açıklamalara atıfta bulunarak toplam ekonomik faturanın daha da büyük olabileceğini belirtti. Hürmüz Boğazı’nın kapanmasıyla ortaya çıkan etkilerin de maliyetleri artırdığını söyledi. Fidan, Karadeniz’de ticaretin hissedilir düzeyde sınırlandığını; Rusya ve Ukrayna’nın tahıl ile enerji kaynaklarının dünya piyasalarına ulaştırılamadığını ifade etti. Gıda güvenliğinin son derece sorunlu bir konu haline geldiğini belirten Fidan, tahılın Karadeniz’den çıkarılarak uluslararası piyasalara ulaştırılması için Türkiye’nin yoğun temas ve çalışmalar yürüttüğünü açıkladı. Savaşın sona ermemesi halinde uzama ve yayılma ihtimali bulunduğunu söyleyen Fidan, Türkiye’nin bunu önlemek için çaba gösterdiğini kaydetti. Fidan ayrıca ABD ile İran arasındaki ihtilafın ve Hürmüz Boğazı’nın kapanmasına yol açan sorunların sona ermesi gerektiğini belirtti. Toplantıya katılan ülkelerin yeniden çatışma yaşanmaması ve diplomasiye sürekli şans verilmesi konusunda hemfikir olduğunu aktardı. Açıklamalarında Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği seçim sürecine de değinen Fidan, Türkiye’nin Feridun Sinirlioğlu’nu bu görev için resmen aday gösterdiğini; süreçte aday üzerinde uzlaşma sağlanamaması nedeniyle tıkanma yaşandığını söyledi.

Fidan’dan Rusya-Ukrayna Savaşı İçin Diyalog ve Diplomasi Çağrısı
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber

Fidan’dan Rusya-Ukrayna Savaşı İçin Diyalog ve Diplomasi Çağrısı

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Rusya-Ukrayna savaşının diyalog ve diplomasi yoluyla sona erdirilmesi gerektiğini söyledi. Fidan, Atlanta’daki G20 dışişleri bakanları toplantısı sırasında Anadolu Ajansı ve TRT’ye yaptığı açıklamalarda, anlaşmaya ulaşılabilmesi için Rusya ve Ukrayna’nın büyük tavizler vermesi gerektiğini belirtti. Yaklaşık beş yıldır süren savaşın Avrupa ve dünya ekonomisine büyük zarar verdiğini ifade eden Fidan, barışın ardından Avrupa ile Rusya arasındaki ilişkilerin yapıcı temeller üzerinde yeniden kurulmasının önemine dikkat çekti. Türkiye’nin arabuluculuğa önem verdiğini ve çatışmaların çözümüne katkı sunmaya çalıştığını kaydetti. Fidan ayrıca Karadeniz’de ticaret hareketlerine yönelik kısıtlamaların Rusya ve Ukrayna’dan tahıl ile enerji kaynaklarının dünya pazarlarına ulaşmasını etkilediğini söyledi. ABD ile İran arasındaki anlaşmazlığın sona erdirilmesi ve Hürmüz Boğazı’nın ticarete yeniden açılması gerektiğini belirten Fidan, G20 ülkelerinin yeni bir çatışmadan kaçınılması ve diplomatik sürecin sürdürülmesi konusunda genel olarak uzlaştığını aktardı.

Zelenskyy ve Erdoğan, Karadeniz’de Yeni Tahıl Koridoru İçin Anlaştı
Görsel kaynağı: ABC News Albania · Özgün haber

Zelenskyy ve Erdoğan, Karadeniz’de Yeni Tahıl Koridoru İçin Anlaştı

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodymyr Zelenskyy ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Karadeniz’de yeni bir tahıl koridoru oluşturulması için çalışma konusunda anlaştı. Zelenskyy, anlaşmayı cumartesi günü Erdoğan’la görüşmesinin ardından İstanbul’da düzenlenen ortak basın toplantısında açıkladı. Zelenskyy, Türkiye’nin Karadeniz’de güvenli seyrüseferin sağlanması ve bölgedeki normal yaşam koşullarının geri getirilmesi çabalarını desteklediğini söyledi. Girişim, Ukrayna tarım ürünlerinin deniz yoluyla taşınması için yeni olanaklar oluşturmayı amaçlıyor.

Rusya’da Tahıl Hasadı ve Buğday İhracatı İçin Yeni Tahminler
Görsel kaynağı: Agroinvestor · Özgün haber
Veri haberi

Rusya’da Tahıl Hasadı ve Buğday İhracatı İçin Yeni Tahminler

Rusya’da tarım gündeminde, tarım ve balıkçılık komplekslerinin 2030’a kadar kalkınma stratejisindeki hedeflerin güncellenmesi ile tahıl üretimi ve buğday ihracatına ilişkin yeni tahminler öne çıktı. Hükümet kararında temel ve muhafazakâr olmak üzere iki senaryo yer aldı. Önceki belgede tarım ve gıda sektörü üretimi 2020 ile karşılaştırılırken yeni metinde 2021 baz alındı; ihracat değerlendirmesi de karşılaştırılabilir fiyatlar yerine nominal fiyatlarla yapılacak. Rusagrotrans analitik merkezinin tahminine göre Rusya’nın buğday hasadı 89,8 milyon ton olacak. Bu miktar 2025’e göre 1,2 milyon ton daha düşük olsa da hasadın ülkenin en iyi beş sonucu arasına girmesi bekleniyor. Arpa üretiminin 19,2 milyon ton, mısır üretiminin 16,9 milyon ton ve baklagil üretiminin 5,3 milyon ton olması öngörülüyor. Toplam tahıl ve baklagil üretimi ise önceki yıla göre 4,5 milyon ton düşüşle 137,4 milyon ton olarak tahmin edildi. Buğdayın iç piyasa fiyatları eylül sonu ile ekim başında yükselmeye başladı. Analist Vladimir Petrichenko, fiyatların güçlü düşüşün ardından toparlandığını ve artışta ihracat piyasasındaki olumlu seyrin etkili olduğunu söyledi. Devlet müdahale fonu için tahıl alımlarının 29 Ekim’de başlaması planlandı; ilk gün toplam 18,9 bin ton buğday alınması öngörülüyor. Üreticiler akaryakıt, gübre, tohum ve makine bakım maliyetlerindeki yükselişin 2027 ekim kampanyası ile hasadını etkileyebileceğini belirtti. Rusya Tarım Bakanlığı, kışlık tahıl ekim giderlerinin bir bölümünü karşılamak üzere hektar başına sübvansiyon seçeneğini değerlendiriyor. FAS USDA da Rusya’nın 2026/27 sezonu buğday ihracatı tahminini 40 milyon tona indirdi. Elma hasadının yaklaşık 2,5 milyon ton olması beklenirken, resmi istatistiklere girmeyen satışlarla gerçek miktarın 3 milyon tona yaklaşabileceği aktarıldı.

Avrupalılar Yenilikçi Gıdaların Faydalarını Kabul Ediyor, ancak Tedirginlik Sürüyor
Görsel kaynağı: Cyprus Mail · Özgün haber
Veri haberi

Avrupalılar Yenilikçi Gıdaların Faydalarını Kabul Ediyor, ancak Tedirginlik Sürüyor

Avrupa Komisyonunun Özel Eurobarometre araştırması, Avrupalıların yenilikçi gıdaların tarım ve gıda üretimindeki olası faydalarını kabul etmesine rağmen bu ürünlere yönelik genel tutumun temkinli kaldığını ortaya koydu. Katılımcıların %51’i yenilikçi gıda ürünleri hakkında olumsuz görüş bildirirken, %39’u olumlu görüş belirtti. Katılımcıların %72’si ise yenilikçi gıdalar, bileşenler ve ürünler konusunda kendini yeterince bilgilendirilmiş hissetmediğini söyledi. Buna karşın katılımcıların %68’i, gıda inovasyonunun çiftçilere ve gıda üreticilerine iklim değişikliği, zararlılar, kaynak kıtlığı ve tedarik kesintileri gibi sorunlarla mücadelede ek araçlar sağlayabileceğini kabul etti. Avrupa Komisyonu, yenilikçi gıdaların ve ürünlerin Avrupa’nın gıda sisteminin dayanıklılığını ve hazırlık kapasitesini güçlendirebileceğini, üretim seçeneklerini artırabileceğini ve gıda güvenliğini destekleyebileceğini belirtti. Komisyon, bu potansiyelin AB’nin yüksek gıda güvenliği standartları korunarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Araştırmada en yüksek kabul düzeyi, kuraklığa, zararlılara veya aşırı hava koşullarına uyarlanmış bitkilerden elde edilen meyve ve sebzelerde görüldü. Katılımcıların %50’si bu ürünleri tüketme konusunda kendini rahat hissedeceğini söyledi. Kabul düzeyi yaş, eğitim, yerleşim yeri ve yenilikçi gıdalara aşinalığa göre de değişti. Bu ürünleri daha önce duyanların %59’u tüketim konusunda rahat olduğunu belirtirken, daha önce bilgi sahibi olmayanlarda oran %32’de kaldı. Yaş ve yerleşim yeri de tutumları etkiledi. 39 yaşın altındaki katılımcılarda yenilikçi gıdaları kabul oranı %50’nin üzerindeyken, 55 yaş ve üzerindekilerde %34 olarak ölçüldü. Büyük kentlerde yaşayanların yarısından fazlası modern tekniklerle geliştirilen gıdaları tüketme konusunda rahat olduğunu söyledi; köylerde ve kırsal bölgelerde bu oran %42 ile %46 arasında kaldı. Eğitim düzeyi yükseldikçe kabulün de arttığı görüldü. Bilgi düzeyi ile olumlu tutum arasında da belirgin bir ilişki saptandı. Kendini iyi bilgilendirilmiş hisseden katılımcıların %72’si yenilikçi gıdalar hakkında olumlu görüş taşırken, yeterince bilgilendirilmediğini düşünenlerde bu oran %27 oldu. Katılımcıların %85’i, ürünlerin açık adlara sahip olması ve nasıl üretildiği, neleri içerdiği ve nereden geldiği konusunda anlaşılır bilgi sunması gerektiğini belirtti. Araştırma, 22 Mayıs-24 Haziran 2026 tarihleri arasında 27 AB üyesinde, 15 yaş ve üzeri 26.456 kişiyle gerçekleştirildi. Bulguların gelecekteki politika, araştırma, inovasyon ve iletişim çalışmalarına katkı sağlaması bekleniyor.