ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

233 haber · Sayfa 9

İran, FAO Toplantısında Sürdürülebilir Ormancılık ve Uluslararası Finansman Çağrısını Anlattı
Görsel kaynağı: IANA — İran Tarım Haber Ajansı · Özgün haber
Veri haberi

İran, FAO Toplantısında Sürdürülebilir Ormancılık ve Uluslararası Finansman Çağrısını Anlattı

İran, Roma’daki Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) merkezinde 6-10 Mehr tarihlerinde düzenlenen toplantıda ülkenin orman yönetimi politikalarını ve sürdürülebilir ormancılık çalışmalarını anlattı. İran Doğal Kaynaklar ve Havza Yönetimi Kurumu Başkanı Rıza Aflatonî, ormanların iklim direnci ve sürdürülebilir kalkınma açısından kritik rol taşıdığını belirtti. Aflatonî, son üç yılda Birleşmiş Milletler Ekosistem Restorasyonu On Yılı kapsamında halkın katılımıyla yürütülen bir milyar ağaç dikme planına, tahrip olmuş arazilerde gerçekleştirilen 300 bin hektarlık iyileştirme çalışmalarına ve Hazar-Hirkani ile Zagros bölgelerindeki entegre havza yönetimine değindi. İran ayrıca, atık olmayan su kaynaklarından yararlanarak odun üretimini geliştirdiğini ve orman koruma çalışmalarını güçlendirdiğini bildirdi. İran’ın Hazar-Hirkani ormanlarındaki sosyal ormancılık yaklaşımının yerel toplulukların güçlendirilmesine, biyolojik ekonominin geliştirilmesine, odun dışı ürünlere, ekoturizme ve orman parklarında özel sektör yatırımlarına dayandığı aktarıldı. Aflatonî, iklim değişikliğinin artırdığı yangın riskine karşı katılımcı yangın yönetimi programlarının orman yangınlarının sayısı ve alanında belirgin düşüş sağladığını söyledi. Aflatonî, küresel orman hedeflerine ulaşılabilmesi için uluslararası finansmana eşit erişim, teknoloji transferi ve ülkeler arasında deneyim paylaşımı gerektiğini savundu. İran’ın UNESCO’ya bağlı Entegre Havza Yönetimi Merkezi’nin başarılı deneyimlerin paylaşılması ve üye ülkelerle iş birliği yapılması için hazır olduğu belirtildi. Konuşmada ayrıca, 28 Mart 2026’daki saldırıda hayatını kaybeden orman muhafızları ve doğa koruma görevlileri anıldı.

AB'de Yunan Balıkçı Filosuna Finansman İçin Ön Anlaşma
Görsel kaynağı: Ypaithros · Özgün haber
Veri haberi

AB'de Yunan Balıkçı Filosuna Finansman İçin Ön Anlaşma

Brüksel'de Avrupa Birliği'nin (AB) 2028-2034 dönemindeki yeni Ortak Balıkçılık Politikası çerçevesi üzerinde ön anlaşmaya varıldı. Anlaşma, 12 yıl sonra ilk kez balıkçı filosunun yenilenmesi ve modernleştirilmesi için Avrupa finansmanı yolunu açıyor. Yunanistan Tarım ve Gıda Bakanı Margaritis Schoinas, gelişmenin ülkenin yaşlı balıkçı filosu ve küçük ölçekli kıyı balıkçılığı açısından önem taşıdığını belirtti. Yeni çerçeve kapsamında destek, yalnızca mevcut teknelerdeki yatırımlarla sınırlı olmayacak; yeni teknelerin inşası veya satın alınması da öngörülen koşullar çerçevesinde finanse edilebilecek. Amaç, daha genç, güvenli ve modern bir filo oluşturmak. Ayrıca küçük ölçekli kıyı balıkçılığı teknelerinin kapasite kurallarında, yenileme ve modernleştirme yatırımlarını kolaylaştıracak daha fazla esneklik sağlanması planlanıyor. Finansman olanakları, gerekli stok iyileştirme önlemlerinin uygulanması koşuluyla aşırı avlanmış stokların bulunduğu filonun bazı kesimlerini de kapsayabilecek. Bunun yanında daha temiz ve verimli motorlar ile sevk sistemlerine yatırımlar desteklenebilecek; enerji verimliliğini artıran veya karbondioksit salımını azaltan yatırımlarla bağlantılı kapasite esnekliği uygulanabilecek. Metin, balıkçılığa ilişkin özel koşulları önemli zarar vermeme (DNSH) ilkesiyle ilişkilendirirken, küçük ve orta ölçekli işletmelerin idari yükünün artırılmamasını da öngörüyor. Schoinas, anlaşmanın ardından Avrupa Parlamentosu ile görüşmelerin sürdürüleceğini ve sürecin henüz tamamlanmadığını söyledi.

Almanya ve Hollanda, Avrupa Birliği Tarım Bütçesinde Kesinti İstiyor
Görsel kaynağı: VILT · Özgün haber
Veri haberi

Almanya ve Hollanda, Avrupa Birliği Tarım Bütçesinde Kesinti İstiyor

Almanya ve Hollanda, dört ülkeyle birlikte Avrupa Birliği’nin gelecek çok yıllı bütçesinde birkaç yüz milyar avroluk kesinti yapılmasını istiyor. Altı ülke, bu talep karşılanmazsa 2028-2034 dönemini kapsayacak bütçe teklifini engelleme tehdidinde bulunuyor. Ülkeler ayrıca tarım ve kırsal kalkınma gibi geleneksel harcama kalemlerine daha az kaynak ayrılarak savunma, yenilikçilik ve rekabet gücüne daha fazla yatırım yapılmasını talep ediyor. Mevcut Avrupa Birliği çok yıllı bütçesi yaklaşık 1,2 trilyon avro düzeyinde. Avrupa Komisyonu ise 2028-2034 dönemi için 2 trilyon avroya yakın bir bütçe önerdi. Almanya, Hollanda, Danimarka, İsveç, Avusturya ve Finlandiya, bu teklifin fazla yüksek olduğunu savunuyor. Altı ülkeye göre kendi ülkeleri üye devlet katkılarının neredeyse %40’ını finanse ediyor; Komisyonun önerdiği yaklaşık %60’lık nominal artış ise gerçekçi değil. Kesinti önerisi, tarımın finansmanını da kapsayan bütçe görüşmelerini zorlaştırıyor. İspanya ve İtalya’nın da aralarında bulunduğu 17 ülke, tarım ve diğer geleneksel harcama kalemlerine ayrılan kaynakların artırılmasını, hatta toplam bütçenin 2 trilyon avronun üzerine çıkarılmasını istiyor. Bu ülkelerin bazıları, daha yüksek harcamalar için ortak Avrupa borçlanmasına başvurulmasını savunuyor. Fransa da kesinti çağrısına katılmıyor ve yeni Avrupa vergileriyle ek harcamaların finanse edilmesini istiyor. İrlanda’nın başkanlığındaki Avrupa Birliği Konseyi’nin, farklı tutumları uzlaştırmak için ekim ortasında yeni bir uzlaşma önerisi sunması bekleniyor. Bütçe anlaşmasının yürürlüğe girmesi için 27 üye ülkenin tamamının onayı gerekiyor. Buna paralel olarak, gelecekteki Ortak Tarım Politikası (OTP) kuralları görüşülüyor; tarım bakanları, 2028’den itibaren tarım desteklerine ilişkin kısmi anlaşmaya ekim sonuna kadar ulaşmayı hedefliyor. Ancak bu süreç, bütçe müzakerelerindeki mali belirsizliklere bağlı.

Azerbaycan ve Dünya Bankası Yeni Tarım ve Sulama Projesini Görüştü
Görsel kaynağı: Report.az · Özgün haber

Azerbaycan ve Dünya Bankası Yeni Tarım ve Sulama Projesini Görüştü

Azerbaycan ile Dünya Bankası, ülkenin tarım sektörünün rekabet gücünü artırmayı ve sulama ile drenaj hizmetlerinin verimliliğini geliştirmeyi amaçlayan Rekabetçi, Dayanıklı Tarım ve Sulama Hizmetleri (CRAIS) projesinin hazırlıklarını görüştü. Görüşme, Azerbaycan Tarım Bakanlığı yetkilileri ile Dünya Bankası temsilcileri arasında yapıldı. Toplantıda Tarımsal Kredi ve Kalkınma Ajansının rolü, proje bileşenlerinin kapsamı, finansman, uygulama alanları ve hedef yararlanıcılar ele alındı. Tarım Bakan Yardımcısı Zaur Aliyev, 2026-2030 dönemine ilişkin tarımsal, balıkçılık ve su ürünleri üretimi ile işlenmesinin geliştirilmesine yönelik devlet programının önceliklerini aktardı. Azerbaycan ayrıca modern finansman mekanizmaları ve tarımsal kalkınmayı destekleyecek yeni girişimler için Dünya Bankası ile iş birliğini genişletmek istiyor.

AB’de Meyve ve Sebze Üretici Örgütlerine Destek Tartışması
Görsel kaynağı: AgriMaroc · Özgün haber

AB’de Meyve ve Sebze Üretici Örgütlerine Destek Tartışması

Belçika, Avrupa Birliği’nin 2027 sonrası tarım politikasında meyve ve sebze üretici örgütlerine yönelik destek programlarının korunmasını istedi. Talep, 28 ve 29 Eylül 2026’da toplanan Avrupa Birliği tarım bakanları toplantısında gündeme taşındı. Belçika, üretici örgütleri için açık ve ortak bir Avrupa çerçevesinin sürdürülmesini savundu. Ortak Piyasa Düzeni (OCM) kapsamında uygulanan programlar; üretimin planlanması, arzın bir araya getirilmesi, kalite yatırımları, yenilik, iklim değişikliğine uyum ve krizlerin önlenmesiyle yönetilmesini destekliyor. Belçika’ya göre bu yapı, üreticilerin ortak yatırım yapmasına ve ticari görüşmelerdeki konumlarını güçlendirmesine yardımcı oluyor. Tartışmanın odağında, mevcut sektörel yaklaşımın zayıflatılması veya desteklerin daha geniş ulusal finansman çerçevelerine dahil edilmesi ihtimali bulunuyor. Belçika, bazı üretici ve pazarlama kuruluşlarının birden fazla Avrupa Birliği ülkesinde faaliyet göstermesi nedeniyle ortak ve tutarlı kuralların korunmasını istiyor. Programların kaldırılmasına ilişkin henüz karar verilmedi; konu, 2027 sonrası Ortak Tarım Politikası müzakereleri kapsamında ele alınıyor. Gelecekteki finansman kuralları, üretici örgütlerinin yoğun bulunduğu İspanya ve İtalya’daki yatırım, arz organizasyonu ve kriz yönetimi kapasitesini etkileyebilir. Bu ülkeler Faslı ihracatçılarla aynı pazarlarda faaliyet gösterse de, kaynak mevcut aşamada fiyatlar veya Fas ihracatının rekabet gücü hakkında kesin bir sonuç çıkarılamayacağını belirtiyor.

İtalya’da Enerji, Tarım ve Gıda Sektörünün Rekabet Gücünde Öne Çıkıyor
Görsel kaynağı: Terra e Vita · Özgün haber
Veri haberi

İtalya’da Enerji, Tarım ve Gıda Sektörünün Rekabet Gücünde Öne Çıkıyor

İtalya’da tarım ile gıda ve içecek sektörlerinin enerji tüketimi ve maliyetleri, rekabet gücünün temel unsurlarından biri haline geliyor. Roma’da RSE ve CREA’nın düzenlediği “Enerji dönüşümüne doğru agroalimentare sektörünün zorlukları” toplantısında sunulan çalışmaya göre tarım 2024’te 6.600 GWh’nin üzerinde, gıda ve içecek sanayisi ise 14.300 GWh’den fazla elektrik tüketti. Tarım işletmelerindeki fotovoltaik tesislerin üretimi de 3.100 GWh’yi aştı. Çalışmaya göre enerji giderleri, makarna, zeytinyağı, süt, meyve ve şarap zincirlerindeki çok sayıda işletmede cironun %10’undan fazlasını oluşturuyor. RSE yöneticisi Franco Cotana, tarım ve gıda zincirlerinin yan ürünleri ile agro-gıda atıklarının enerji açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Bu kapsamda biyometan, bitkisel yağlardan biyodizel, hidrojenle işlenmiş bitkisel yağ ve sürdürülebilir havacılık yakıtı üretimi ile tarımsal faaliyetlerle uyumlu agrivoltaik uygulamalar öne çıkarıldı. Enerji dönüşümünün küçük işletmeler açısından finansman, teknik destek ve eğitim gerektirdiği ifade edildi. İtalya’daki tarım işletmelerinin %74’ünün ekonomik büyüklüğü 25 bin avronun altında bulunurken, gıda ve içecek işletmelerinin %84’ü dokuzdan az çalışan istihdam ediyor. RSE ve CREA, yenilenebilir enerji, elektrifikasyon, dijitalleşme, hassas tarım ve biyokütlelerin değerlendirilmesini; tüketim, maliyet ve emisyonların azaltılmasıyla birlikte işletmelerin enerji özerkliğinin artırılması için başlıca yönler olarak sıraladı.

Altı AB Ülkesi, 2028-2034 Bütçesinde Tarım Harcamalarının Azaltılmasını İstiyor
Görsel kaynağı: AgroSmart · Özgün haber
Veri haberi

Altı AB Ülkesi, 2028-2034 Bütçesinde Tarım Harcamalarının Azaltılmasını İstiyor

Almanya, Hollanda, İsveç, Danimarka, Avusturya ve Finlandiya, Avrupa Birliği’nin 2028-2034 dönemini kapsayan yeni yedi yıllık bütçesinde harcamaların yüzlerce milyar avro azaltılmaması halinde bütçeyi engelleyebileceklerini bildirdi. Altı ülke, AB bütçe gelirlerinin yaklaşık %40’ını sağlıyor ve mevcut bütçe önceliklerinde köklü bir reform yapılmasını istiyor. Avrupa Komisyonunun önerisine göre yeni çok yıllı mali çerçeve yaklaşık 2 trilyon avroya ulaşabilir. Tasarruftan yana olan ülkeler, savunma ve yenilikçi şirketlere daha fazla kaynak ayrılmasını; Avrupa bütçesinin geleneksel olarak büyük kalemleri arasında yer alan tarım ile daha az gelişmiş bölgelere verilen desteğin ise azaltılmasını talep ediyor. Bu öncelik değişikliği, Ortak Tarım Politikası (OTP) ile uyum ve kırsal kalkınma politikalarının gelecekteki finansmanını etkileyebilir. Görüşmeler, Avrupa’daki çiftçilerin yanı sıra katılım öncesi fonlardan yararlanan aday ülkeler açısından da önem taşıyor. Ancak açıklanan talepler henüz tarım desteklerinde kesin bir kesinti kararı anlamına gelmiyor; bunlar bütçe müzakerelerindeki ülke pozisyonları olarak değerlendiriliyor.

Özbekistan’ın 1,4 Milyar Dolarlık Gıda Pazarı İranlı İhracatçılara Açık
Görsel kaynağı: Tehran Times · Özgün haber
Veri haberi

Özbekistan’ın 1,4 Milyar Dolarlık Gıda Pazarı İranlı İhracatçılara Açık

Özbekistan’ın gıda ve canlı hayvan ithalatı 2026’nın ilk çeyreğinde 1,4 milyar dolara yükseldi. Bu grup, geçen yılın aynı dönemine göre %45,9 büyürken İran ile Özbekistan arasındaki ticaret 2026’nın ilk yarısında 305 milyon dolara ulaştı. Ülkeler arasında kısa süre önce üç işbirliği belgesi de imzalandı. İran’ın Özbekistan gıda pazarındaki payı ise sınırlı kalıyor. İranlı ihracatçıların bu pazardaki varlığını artırabilmesi için finansman ve taşımacılık sorunlarının çözülmesi ve Özbekistan pazarının daha iyi tanınması gerekiyor. 37 milyonun üzerindeki nüfusu ve Orta Asya’daki ticaret bağlantıları, ülkeyi bölgesel gıda ihracatçıları açısından önemli bir pazar haline getiriyor.

Avrupa Komisyonu: Yunanistan’daki Tarım Fonu İncelemesi Henüz Tamamlanmadı
Görsel kaynağı: Ypaithros · Özgün haber

Avrupa Komisyonu: Yunanistan’daki Tarım Fonu İncelemesi Henüz Tamamlanmadı

1 yayıncı · 3 haber · İncele

Avrupa Komisyonu, Yunanistan’ın Ortak Tarım Politikası (OTP) kapsamındaki fonların yönetimine ilişkin yaklaşık 40 sayfalık belgenin nihai tutumunu yansıtmadığını açıkladı. Komisyonun ypaithros.gr’ye verdiği yanıta göre belge, ön nitelikte idari ve teknik bir adım niteliğinde. Buna karşın Komisyon, Yunanistan’da fon yönetiminin iyileştirilmesi için ilerleme sağlandığını ancak sürecin tamamlanmadığını belirtti. Komisyon, Yunan hükümetinin son aylarda OTP fonlarının yönetimini geliştirmek için kararlı adımlar attığını ve konuyu ciddi biçimde ele aldığını bildirdi. Yunan makamlarının, fon yönetim sisteminin iyileştirilmesine yönelik Eylem Planı’nın uygulanmasındaki gelişmeleri düzenli olarak Komisyona aktardığı kaydedildi. Komisyonun ilgili hizmetleri ise ilerlemeyi değerlendirerek bundan sonraki adımlara ilişkin tavsiyeler sunuyor. Açıklamada, söz konusu mektubun tüm Avrupa Birliği üyesi ülkelerde uygulanan olağan denetim sürecinin bir parçası olduğu vurgulandı. Belgenin, geçmişte yaşanan sorunlara ilişkin olduğu ve bu sorunların çözümü için Yunan makamlarıyla birlikte çalışıldığı ifade edildi. Komisyon, mektubun farklı şekilde yorumlanmaması gerektiğini ve bunun OTP fonlarında kesinti yönünde kesinleşmiş bir karar anlamına gelmediğini belirtti. Belgenin gündeme gelmesi, Politico’nun Yunanistan’ın tarımsal destek ödemelerini yönetme sistemine ilişkin Komisyon değerlendirmesini haberleştirmesinin ardından tartışma yarattı. Söz konusu haberlerde, sorunların yeterince giderilmemesi halinde bazı harcamaların Avrupa Birliği finansmanından dışlanmasının önerilebileceği aktarılmıştı. Ancak Komisyonun son açıklaması, yaklaşık 40 sayfalık belgenin nihai karar olmadığını ortaya koydu. Komisyon, Yunan makamları ile kendi hizmetleri arasındaki iş birliğini “çok yapıcı” olarak nitelendirdi. Bununla birlikte, ilerleme kaydedilmiş olmasına rağmen yapılması gereken çalışmaların sürdüğünü bildirdi. Böylece açıklama, Yunanistan’daki reform çabalarının tanındığını ancak fon yönetimine ilişkin değerlendirme ve denetim sürecinin henüz sonuçlanmadığını ortaya koydu.

Rusya’da Tahıl Yetiştiriciliği İşletmesi Kayıtları Ocak-Ağustos Döneminde %34,6 Geriledi
Görsel kaynağı: Agroinvestor · Özgün haber
Veri haberi

Rusya’da Tahıl Yetiştiriciliği İşletmesi Kayıtları Ocak-Ağustos Döneminde %34,6 Geriledi

Rusya’da tahıl yetiştiriciliği alanında yeni işletme ve bireysel girişimci kayıtları ocak-ağustos döneminde geçen yılın aynı dönemine göre %34,6 azalarak 2,4 bine düştü. Kommersant’ın Kontur.Fokus verilerine dayandırdığı habere göre bu, bitkisel üretimin önemli kategorileri arasındaki en belirgin gerileme oldu. Bitkisel üretimin tamamında yeni yapı kayıtları da %26,8 azalarak 5,8 bine indi. Kontur.Fokus verilerine göre 1 Eylül itibarıyla Rusya’da bitkisel üretim alanında 124,5 bin, tahıl üretiminde ise 74,2 bin kuruluş ve bireysel girişimci bulunuyordu. Bu sayılar yıllık bazda sırasıyla %1 ve %1,9 geriledi. Uzmanlar, tahıl üretiminin yeni girişimciler açısından cazibesini yüksek sermaye ihtiyacı ve düşen kârlılıkla ilişkilendirdi. Neo danışmanlık şirketinden Albina Koryagina, bitkisel üretimde ortalama kârlılığın 2026’nın başında %11,8-11,9’a gerilediğini, iki yıl önce bu oranın %21-28 arasında bulunduğunu söyledi. Koryagina’ya göre şirketlerin yaklaşık %40’ı zarar ediyor; bazıları iflas etmek veya varlıklarını büyük tarım işletmelerine devretmek zorunda kalıyor. Uzmanlar, büyük işletmelerin ölçek avantajıyla depolama, lojistik, girdi tedariki ve finansmana erişimde daha dayanıklı olduğunu belirtti. Sektördeki baskının nedenleri arasında artan maliyetler, düşük iç fiyatlar ve Azak-Karadeniz havzasındaki limanların fiilen kapanmasına bağlı ihracat lojistiği kısıtlamaları gösterildi. Uzmanlar, düşük kârlılığın küçük işletmelerin piyasadan çıkışını hızlandırabileceğini, yatırım faaliyetlerinin yeniden canlanması için bitkisel ürün fiyatlarının yükselmesi gerektiğini ifade etti. Vladimir Putin ise hükümete Rus çiftçilerinden rezerv amacıyla tahıl alımı yapılması talimatını verdiğini açıkladı.

Bulgaristan’da Kuraklıktan Etkilenen 12.451 Ayçiçeği ve Mısır Üreticisine Tazminat
Görsel kaynağı: Agrozona · Özgün haber
Veri haberi

Bulgaristan’da Kuraklıktan Etkilenen 12.451 Ayçiçeği ve Mısır Üreticisine Tazminat

Bulgaristan’da 2025’te kuraklık ve yüksek sıcaklıklar nedeniyle zarar gören ayçiçeği ve mısır üreticilerine destek verilecek. Tarım ve Gıda Bakanı Plamen Abrovski’nin kararıyla 12.451 üretici için toplam 22,2 milyon avro tazminat ayrıldı. Kaynakta, ödemenin 7,4 milyon avrosunun Avrupa Tarımsal Garanti Fonu’ndan, 14,8 milyon avrosunun ise ulusal ek finansmandan karşılanacağı ve toplam destek oranının hektar başına 17,46 avro olduğu belirtiliyor. Devlet Tarım Fonu’nun ödemeleri en geç 30 Eylül 2026’ya kadar yapması bekleniyor.

Irak’ta Tarımsal Projeler İçin Dünya Bankasıyla Finansman Görüşmesi
Görsel kaynağı: NINA — Irak Ulusal Haber Ajansı · Özgün haber

Irak’ta Tarımsal Projeler İçin Dünya Bankasıyla Finansman Görüşmesi

Irak Tarım Bakanlığı teknik vekili Mithaq Abdülhüseyin Ubeyd, Dünya Bankası heyetiyle bitkisel ve hayvansal sektörlerdeki tarımsal projelere destek ve finansman sağlanmasını görüştü. Görüşme, yatırım ve kalkınma fırsatlarını artırmayı hedefleyen Irak Ulusal Kalkınma Planı’nın 2024-2028 dönemiyle ilişkilendirildi. Taraflar, finansmandan yararlanacak projelerin, grupların ve illerin belirlenmesinin yanı sıra kredi tutarları, faizler ve geri ödeme takvimlerini ele aldı. Proje yararlanıcıları için eğitim programları ile uygulamanın izlenmesi ve denetlenmesine yönelik mekanizmalar da gündeme geldi.

İran’da Hayvancılık ve Kanatlı Sektörüne 116 Trilyon Tümenlik Kredi Desteği
Görsel kaynağı: IANA — İran Tarım Haber Ajansı · Özgün haber
Veri haberi

İran’da Hayvancılık ve Kanatlı Sektörüne 116 Trilyon Tümenlik Kredi Desteği

İran Tarım Bankası, hayvancılık, kanatlı yetiştiriciliği ve bu sektörlere bağlı gıda sanayisinin finansmanı için kullanılan dijital kredi taahhüdü aracı Neypo kapsamında 12 bin 240 kredi düzenledi. Bankanın açıklamasına göre kredilerin toplam değeri 116 trilyon tümeni aştı. Uygulama, üreticilerin yem ve diğer temel girdilere erişimini finanse etmeyi amaçlıyor. Neypo kapsamında Paliz platformuna 27 bin 906 başvuru kaydedildi. Bu başvuruların toplam değeri 437 trilyon tümeni aşarken, verilen kredilerin 76 trilyon tümenlik bölümü 8 bin 413 yeni krediden, yaklaşık 39 trilyon tümenlik bölümü ise 3 bin 827 yeniden kredi yüklemesinden oluştu. Banka, yeniden kullandırılan kredilerin kaynakların döngüsünü ve sektör işletmelerinin yükümlülüklerini zamanında yerine getirdiğini gösterdiğini belirtti. Banka ayrıca 14 bin 278 dosyanın, toplam 278 trilyon tümen değerle kredi değerlendirmesi, belge tamamlama ve şube uzmanlarının incelemesi aşamasında olduğunu bildirdi. Neypo, geçen yıl devreye alınarak geleneksel finansman yöntemlerinin yerine tasarlandı ve Paliz platformu üzerinden Pazarگاه sistemiyle çevrim içi bağlantı kuruyor. Açıklamaya göre üreticilerden nakit katkı yatırması istenmiyor; yalnızca banka teminat mektubunun türüne göre yıllık %0,5 ile %2,25 arasında değişen garanti düzenleme komisyonu ödeniyor. Krediler üretim dönemine göre yapılandırılıyor ve geri ödeme süresi 90 gün olarak uygulanıyor. Banka, taahhüde dayalı dijital aktarımın para arzı ve enflasyon baskısını sınırlamayı hedeflediğini belirtiyor.

Suriye, Dünya Bankası Destekli 175 Milyon Dolarlık Tarım Projesini Başlattı
Görsel kaynağı: SANA · Özgün haber
Veri haberi

Suriye, Dünya Bankası Destekli 175 Milyon Dolarlık Tarım Projesini Başlattı

Suriye, tarımsal üretimi artırmak, gıda güvenliğini güçlendirmek ve tarımsal hizmetleri modernize etmek amacıyla Dünya Bankası hibesiyle finanse edilen, altı yıllık 175 milyon ABD dolarlık STAR projesini başlattı. Proje, girdilerden pazarlara kadar tarımsal değer zincirini kapsayacak ve bitkisel ve hayvansal üretimin yanı sıra kooperatifleri ve özel sektör katılımını destekleyecek. Proje kapsamında tohum temizleme ve ilaçlama merkezleriyle depolama tesislerinin yenilenmesi, kuraklığa dayanıklı çeşitlerin sağlanması ve gıda güvenliği, bitki sağlığı, hayvan sağlığı ile tarımsal araştırma laboratuvarlarının geliştirilmesi planlanıyor. Çiftçiler ve kooperatifler, İyi Tarım Uygulamaları (GAP) ve organik sertifikası almaları için desteklenecek; ambalajlama, markalaşma ve özellikle zeytin ile antep fıstığı gibi ihracata yönelik ürünlerde hasat sonrası kayıpların azaltılması da hedefleniyor. STAR kapsamında üretici birlikleri ve kooperatiflere eş finansmanlı hibeler verilecek. Çiftçi gruplarının işleyiciler, ihracatçılar ve toptancılarla sözleşmeler yoluyla doğrudan bağlantı kurması, kooperatiflerin girdileri toplu alıp ürünleri birlikte pazarlayabilmesi için mevzuatın değiştirilmesi ve tohum, gübre, pestisit ile hayvan yemi kurallarının gözden geçirilmesi öngörülüyor. Müdahaleler, bölgeler arasında eşit dağıtım yerine gıda güvensizliği, tarımsal önem, yerel ihtiyaçlar, güvenli erişim ve uygulama kapasitesine göre belirlenecek. Hasaka, Rakka ve Deyrizor, kuraklık zararı ile buğday, arpa ve hayvancılık açısından önemleri nedeniyle öncelikli iller olarak sıralandı.

Latin Amerika’da 2026’da Büyüme Yavaşlıyor, Tarımın Ağırlığı Artıyor
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber
Veri haberi

Latin Amerika’da 2026’da Büyüme Yavaşlıyor, Tarımın Ağırlığı Artıyor

S&P Global Ratings’in 25 Eylül’de yayımlanan yeni projeksiyonlarına göre Latin Amerika ekonomisinin 2026’da %1,8 büyümesi bekleniyor. Bu tahmin, bölgenin 2025’te kaydettiği %2,3’lük büyümenin altında kalıyor. Daha düşük büyüme hızının yatırım, finansman, tüketim ve tarım-gıda değer zincirleri üzerinde baskı oluşturabileceği belirtilirken, ihracata dayalı tarım sektörlerinin uluslararası talep ve fiyatlardan etkilenmeye devam edeceği değerlendiriliyor. Bölge ülkeleri arasındaki görünüm farklılaşıyor. Arjantin’in büyüme tahmini %2,2’ye indirilirken önceki beklenti %2,7 seviyesindeydi. S&P, ülkede tarım ve madencilik sektörlerinin 2026’daki güçlü performansına karşın emek yoğun imalat ve hizmetlerdeki zayıflığın bu katkıyı dengelediğini bildirdi. Arjantin’in ikinci çeyrek gayrisafi yurt içi hasılası yıllık bazda %2 artarken, mevsim etkilerinden arındırılmış veride önceki çeyreğe göre %0,6 düşüş kaydedildi. Bu tablo, tarımın ihracat gelirleri açısından önemini koruduğu ancak iç ekonomideki yavaşlamadan tamamen ayrışamadığı bir görünüme işaret ediyor. Şili’nin 2026 büyüme beklentisi %1,8’den %0,7’ye çekildi. İlk yarıdaki beklenenden zayıf ekonomik performans ve enerji fiyatlarının enflasyon ile tüketim üzerindeki baskısı, aşağı yönlü revizyonda etkili oldu. S&P, tüketim ve özellikle madencilik yatırımlarındaki toparlanmayla Şili ekonomisinin 2027’de %2,9 büyüyebileceğini öngörüyor. Enerji maliyetleri, faiz oranları ve talep koşulları, ülkenin tarım-gıda zincirlerinin maliyetlerini de etkileyebilecek başlıca unsurlar arasında gösteriliyor. Meksika için 2026 büyüme tahmini %1’den %1,3’e yükseltilirken, ikinci çeyrekteki daha güçlü ekonomik faaliyet ve tarım sektöründeki oynaklık bu değişimde rol oynadı. Ülkenin tarım-gıda sektörü açısından ABD ile ticari bütünleşme ve T-MEC’in gözden geçirilmesi; pazara erişim, tarifeler, bitki ve hayvan sağlığı kuralları, izlenebilirlik ve yatırım kararlarını öne çıkarıyor. Peru’nun tahmini ise %2,7’den %3,2’ye yükseltildi; ancak olası El Niño olayının tarım ve balıkçılığı etkileyerek sel veya lojistik kesintilerine neden olabileceği uyarısı yapıldı. Brezilya’nın 2026’da yaklaşık %1,9, Kolombiya’nın ise %2,5 büyümesi bekleniyor. Yüksek reel faizlerin işletme sermayesi, makine alımı, depolama, teknoloji ve altyapı yatırımlarını zorlaştırabileceği belirtiliyor. Enerji fiyatları, yüksek kamu tahvil getirileri ve sıkı para koşulları da bölgenin emtia ticaretine bağlı tarım sektörlerinde üretim maliyetlerini, ihracat fiyatlarını, lojistiği ve dış talebi aynı anda etkileyebilir. Bu ortamda dijital tarım, biyoteknoloji, altyapı, finansman, izlenebilirlik ve pazar çeşitlendirmesi, tarımın büyümeye katkısını koruması için belirleyici görülüyor.

Suriye’de Tarımsal Üretim ve Gıda Güvenliği İçin STAR Projesi Başlatıldı
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber
Veri haberi

Suriye’de Tarımsal Üretim ve Gıda Güvenliği İçin STAR Projesi Başlatıldı

Suriye’de tarımsal üretim, gıda güvenliği ve dijital dönüşümü desteklemeyi amaçlayan STAR projesi başlatıldı. Dünya Bankası’nın 175 milyon ABD doları tutarındaki hibesiyle altı yıl yürütülecek proje; bitkisel üretim ve hayvancılığın yanı sıra kooperatifleri ve özel sektörü kapsıyor. Projenin üç ana çalışma alanı, tarımsal girdilerin kalitesinin artırılması, laboratuvar ve kalite belgelendirme sistemlerinin geliştirilmesi ve üretimin pazarlara bağlanması olarak açıklandı. Bu kapsamda tohum eleme ve dezenfeksiyon merkezleri ile depoların yeniden yapılandırılması, kuraklığa dayanıklı tohum sağlanması ve gıda, bitki sağlığı ile hayvan sağlığı laboratuvarlarının uluslararası standartlara uygun hale getirilmesi planlanıyor. Çiftçi ve kooperatiflerin İyi Tarım Uygulamaları (GAP) ile organik tarım sertifikalarına erişiminin de desteklenmesi öngörülüyor. STAR projesi ayrıca ambalajlama ve markalaşmanın geliştirilmesini, hasat sonrası kayıpların azaltılmasını ve ihracat değeri taşıyan üretim zincirlerine odaklanılmasını içeriyor. Zeytin ve Antep fıstığı bu kapsamda öncelikli ürünler arasında gösteriliyor. Kooperatiflere yönelik eş finansman hibeleri planlanırken, üretici gruplarının fabrikalar, ihracatçılar ve toptancılarla üretim ittifakları kurması hedefleniyor. Müdahale bölgeleri ihtiyaç, gıda güvensizliği, buğday ve hayvancılık açısından üretim önemi, güvenli erişim ve uygulama kapasitesine göre belirlenecek. Kuraklıktan etkilenen ve buğday, arpa ile hayvancılık açısından önem taşıyan Haseke, Rakka ve Deyrizor’un bulunduğu doğu bölgesi acil müdahalelerde öncelikli olacak. Projenin dijital ayağında çiftçi ve hayvancılık kayıtları, elektronik ruhsat sistemi, ulusal tarımsal veri platformu ve kuraklık, zararlı ile hastalıklar için erken uyarı sistemi aşamalı olarak kurulacak.

İran’da Kuduzla Mücadele İçin Ulusal Program Pilot Aşamaya Geçiyor
Görsel kaynağı: IANA — İran Tarım Haber Ajansı · Özgün haber
Veri haberi

İran’da Kuduzla Mücadele İçin Ulusal Program Pilot Aşamaya Geçiyor

İran’da kuduzdan kaynaklanan insan ölümlerini önlemeye yönelik ulusal programın seçilmiş ilçelerde pilot uygulamaya alınacağı bildirildi. İran Tarım Haber Ajansı’nın haberine göre, Veterinerlik Kurumu Sağlık, Önleme ve Gıda Güvenliği Yardımcılığı Vekili Alireza Ekberşahi, kuduzun kontrolü için ulusal belgenin ve uygulama talimatlarının tamamlandığını, pilot uygulamanın sonuçlarının daha sonra ülke genelindeki çalışmaların genişletilmesinde kullanılacağını açıkladı. Ekberşahi, klinik belirtiler ortaya çıktıktan sonra kuduzun ölümcül seyrinin neredeyse %100 olduğunu belirtti. Dünya genelinde her yıl yaklaşık 59 bin kişinin bu hastalık nedeniyle hayatını kaybettiğini söyleyen Ekberşahi, insan vakalarının önemli bölümünün Asya ve Afrika ülkelerinde görüldüğünü, çocukların da mağdurların kayda değer bir kısmını oluşturduğunu ifade etti. İnsanlara bulaşan vakaların yaklaşık %99’unun köpeklerle bağlantılı olduğu aktarıldı. İranlı yetkili, kuduzla mücadelede köpeklerin yaygın biçimde aşılanmasının ve hayvanlarla temas sonrasındaki sağlık hizmetlerinin önemine dikkat çekti. Risk altındaki köpek popülasyonunda en az %70 aşılama kapsamına ulaşılması gerektiğini belirten Ekberşahi, hastalığın ortadan kaldırılması için yeni bir teknoloji beklemeye gerek olmadığını; mevcut bilgi ve araçların yeterli olduğunu söyledi. Programın hazırlık sürecinde ulusal kuduz komitesinin kurulduğu, ulusal belgenin ve uygulama talimatlarının oluşturulduğu bildirildi. Yetkili, kuduzun kontrolünün yalnızca veterinerlik kurumunun sorumluluğunda olmadığını vurgulayarak laboratuvarlar, belediyeler, kırsal yerel yönetimler, üniversiteler, özel sektör, veterinerlik kuruluşları, sivil toplum örgütleri, medya ve hayvan refahıyla ilgili kurumların belirli görevler üstlenmesi gerektiğini kaydetti. Ekberşahi ayrıca çocukların okullarda kuduzun bulaşma yolları ve hayvanlarla temas sonrasında alınması gereken önlemler konusunda eğitilmesini gerekli gördü. Programın, yerel düzeyde başlayıp ulusal ölçekte düzenlenmesi ve bölgesel ve uluslararası işbirlikleriyle desteklenmesi planlanıyor. Geniş kapsamlı aşılama çalışmalarının finansmanı için Veterinerlik Kurumunun diğer kamu kurumlarının desteğine ve aşı alımı için gerekli bütçenin sağlanmasına ihtiyaç duyduğu belirtildi.

AB Tarımında İnovasyonun Pazara Ulaştırılması Gündemde
Görsel kaynağı: Lantbruksnytt · Özgün haber
Veri haberi

AB Tarımında İnovasyonun Pazara Ulaştırılması Gündemde

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, tarımda araştırma ve inovasyonun geleceğini ele almak üzere Brüksel'de çiftçileri, araştırmacıları, şirketleri ve karar vericileri bir araya getirdi. Konferans, Komisyonun yeni araştırma ve inovasyon stratejisi kapsamındaki önceliklerin ve araştırma finansmanının tartışılmasına katkı sundu. Strateji, tarım, ormancılık ve kırsal alanlar için AgRI 2040 ile balıkçılık ve su ürünleri dahil gıda sistemleri için Food 2040 olmak üzere iki bölümden oluşuyor. Finansmanın ağırlıklı olarak 2028-2034 dönemi için planlanan Horisont Europa programından gelmesi öngörülüyor. Ancak bu programın bütçesi, AB'nin aynı döneme ilişkin uzun vadeli bütçe görüşmeleri sürdüğü için henüz belirlenmiş değil. AB Tarım Komiseri Christophe Hansen, araştırma ve inovasyonun çiftliklere ve pazara daha hızlı ulaşması gerektiğini söyledi. Hansen, birçok pilot projenin daha geniş ölçekte kullanılabilecek ticari çözümlere dönüşmediğini, ABD'de bir yıl sürebilen bazı süreçlerin AB'de on yıla çıkabildiğini belirtti. Araştırma ve inovasyondan sorumlu Komisyon Üyesi Ekaterina Zaharieva da özellikle gübre alanındaki bazı Avrupa şirketlerinin, AB'de ürünleri pazara sunma süreci uzun olduğu için satışlarını üçüncü ülkelerde başlattığını ifade etti.

Zor Dönemde Tarım Yatırımlarında Bankaların Ölçütleri
Görsel kaynağı: Boerenbusiness · Özgün haber

Zor Dönemde Tarım Yatırımlarında Bankaların Ölçütleri

Avrupa ve Kuzey Amerika’da sıcaklık ile kuraklığın tarım ürünleri fiyatlarını son dönemde desteklemesine karşın, önceki aylardaki olumsuz koşullar ve belirsizlik Hollanda’daki tarla bitkileri işletmelerinin yatırım kararlarını daha temkinli hale getirdi. Boerenbusiness’in ING, ABN Amro, Triodos ve Rabobank uzmanlarıyla yaptığı değerlendirmeye göre, mevcut dönemde yeni makine, teknoloji ve yenileme yatırımları azalırken finansman başvuruları da çoğunlukla geriledi. ING, fiyatların bu yıl işletmeler için yeterli kârlılığı sağlamaması halinde gelecek kış yeni makinelere ve diğer yatırımlara ilginin daha da düşebileceğini belirtiyor. Bankalara göre 2024 ve 2025’teki iyi kazançlar, yeni teknolojilere, hassas ilaçlama makinelerine, yabancı ot temizleme robotlarına ve yenileme yatırımlarına yönelimi artırdı. Ancak düşük fiyatlar, belirsiz fiyat beklentileri, izin süreçlerindeki zorluklar ve süren jeopolitik gerilimler yatırımları sınırladı. Triodos, biyolojik, biyodinamik ve dönüşüm sürecindeki işletmelerin yabancı ot temizleme robotlarına yatırım yapmayı sürdürdüğünü aktarıyor. Bankalar, iş gücünden tasarruf etmek ve bitki koruma ürünleri ile gübre kullanımını azaltmak için inovasyon talebinin devam ettiğini, buna karşılık bazı yenileme yatırımlarının ertelendiğini ifade ediyor. Arazi alımları, yatırım iştahındaki genel düşüşten ayrı bir alan oluşturuyor. Rabobank’a göre bir parsel satışa çıktığında, tarla bitkileri işletmeleri iyi ya da kötü bir yıldan bağımsız olarak bu fırsatı değerlendirmek zorunda kalabiliyor. Bununla birlikte yüksek arazi fiyatları, arazinin tamamının satın alınmasını zorlaştırıyor ve üst hakkı seçeneğini daha fazla gündeme getiriyor. Banka, çiftçilerin yanı sıra savunma, veri merkezleri ve enerji şirketlerinin de arazi talebinde bulunduğunu; su depolama ve nehirler için ek alan ihtiyacının da fiyatları yüksek tutabileceğini belirtiyor. ABN Amro ise mevcut arazi hareketliliğinin düşük olduğunu ve bunun kredi başvurularını etkilediğini bildiriyor. Bankalar, makine ve arazi kullanımında işletmeler arası iş birliğinin maliyetleri düşürebileceğini düşünüyor. ING, makinelerin yıl boyunca daha fazla saat kullanılmasının verimlilik ve doğrudan maliyet avantajı sağlayabileceğini savunuyor. Triodos, özellikle biyolojik işletmelerin birlikte yatırım yapmasını uygun bulurken, ABN Amro hem arazi kullanımında hem de işletme araçlarında iş birliğine daha sık bakıldığını belirtiyor. Rabobank ise girişimcilerin mümkün olduğunda makineleri kendi bünyesinde tutmayı tercih ettiğini aktarıyor. ABN Amro ayrıca bazı büyük işletmelerde makine parkının gereğinden fazla büyüdüğünü ve bu işletmelerin zaman zaman hizmet işletmesi gibi çalıştığını kaydediyor. Kredi değerlendirmesinde güncel bilanço tek ölçüt değil. Bankalar çok yıllı sonuçları, uzun vadeli kârlılığı, likiditeyi, özkaynak katkısını, nakit akışını, getiriyi ve borç ödeme kapasitesini inceliyor. Yatırım işletmenin gelecekteki mali sınırlarını aşacak ve olumsuz bir senaryoda doğrudan mali sorun yaratacaksa ertelenmesi öneriliyor. Rabobank ayrıca işletmenin gelecekteki görünümünü, ekim planını, iklim risklerini, sulama imkânını, toprağın besin maddelerini yıkamaya duyarlılığını ve dinlendirici ürünlerin payını değerlendiriyor. Uzmanlara göre mali göstergeler uygunsa talep düşüşü nedeniyle makine ve malların ucuzlaması fırsat yaratabilir; ancak yatırım kararının temelini her işletmenin kendi mali dayanıklılığı oluşturmalı.

Deniz Seviyesindeki Yükseliş Kıyı Tarımını ve Altyapıyı Tehdit Ediyor: BM Uyardı
Görsel kaynağı: Imagen Agropecuaria · Özgün haber
Veri haberi

Deniz Seviyesindeki Yükseliş Kıyı Tarımını ve Altyapıyı Tehdit Ediyor: BM Uyardı

Deniz seviyesinin yükselmesi, kıyı bölgelerinde yaşayan toplulukların yanı sıra konutları, tarım arazilerini, tatlı su kaynaklarını ve altyapıyı tehdit ediyor. Kaynağa göre deniz seviyesi 2024’te rekor düzeye ulaştı ve yükselme hızı son yıllarda belirgin biçimde arttı. Alçak kotlu kıyı bölgelerinde yaklaşık 900 milyon kişi, yani dünya nüfusunun yaklaşık onda biri yaşıyor. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda devletler, deniz seviyesinin yükselmesine ilişkin bir deklarasyon kabul etti. Metin, risklere ilişkin bilgilerin geliştirilmesini, bilimsel gözlem ve veri toplama çalışmalarının güçlendirilmesini, erken uyarı sistemleri ile risk değerlendirmelerinin iyileştirilmesini ve en fazla risk altındaki topluluklar için uyum ile finansman olanaklarının artırılmasını öngörüyor. Bu bilgilerin, altyapının nerede ve nasıl kurulacağına, hangi bölgelerin korunacağına ve hangi hizmetlerin güçlendirileceğine ilişkin planlamaya katkı sağlaması bekleniyor. Deklarasyonda limanlar, hastaneler, su ve enerji sistemleri, ulaşım ve telekomünikasyon altyapısının gelecek onyıllarda deniz seviyesinde yaşanabilecek değişimler dikkate alınarak planlanması gerektiği belirtiliyor. Kıyıların korunmasında yalnızca mühendislik yapıları değil, mangrovlar, mercan resifleri ve sulak alanlar gibi ekosistemlerin korunması ve onarılması da gündeme alınıyor. Finansman çağrısıyla özellikle küçük ada devletleri ve en az gelişmiş ülkelerin kamu ve özel kaynaklara daha hızlı ve öngörülebilir biçimde ulaşması isteniyor. Metin, deniz seviyesindeki yükselmenin ülkelerin topraklarını, egemenliklerini ve deniz yetki alanlarını nasıl etkileyeceğine ilişkin hukuki sorulara da değiniyor. Toprak kaybının, bir devletin varlığını otomatik olarak sona erdirmemesi gerektiği yönünde bir yaklaşım destekleniyor. Bununla birlikte deklarasyon hukuken bağlayıcı bir anlaşma niteliği taşımıyor. Yükseliş; tarım arazilerinde ve tatlı su kaynaklarında tuzlanma, taşkın ve erozyon riskinin artması, balıkçılık ve ulaşım faaliyetlerinin etkilenmesi gibi sonuçlar doğurabiliyor. Genel Sekreter António Guterres, belgenin uygulanmasının bundan sonraki temel adım olduğunu belirtti.

İzlanda’da Tarımda İklim Eylemlerine Ayrılan Kaynak Azalacak
Görsel kaynağı: Bændablaðið · Özgün haber
Veri haberi

İzlanda’da Tarımda İklim Eylemlerine Ayrılan Kaynak Azalacak

İzlanda hükümetinin tarımda iklim eylemlerinin uygulanmasına ayırdığı kaynak, 2027 bütçe tasarısına göre gelecek yıl 40 milyon İzlanda kronu azaltılacak. Kesintinin ardından proje için 87 milyon İzlanda kronu tutarında katkı öngörülüyor. Kaynakta, hükümetin sera gazı salımını azaltma ve karbon tutumunu artırma amacıyla yayımladığı eylem planında tarıma özel bir başlık bulunduğu belirtiliyor. Tarımdaki emisyonların hayvancılık, arazi kullanımı, gübre kullanımı ile araç ve iş makinelerinde fosil yakıt yakılmasından kaynaklanan süreçleri kapsadığı aktarılıyor. Eylemler dört alana ayrılıyor: iklim dostu tarım, tarımda gübre kullanımı, hayvancılık ve kurutulmuş tarım arazileri. Bütçe tasarısındaki kaynak değişikliği bu kapsamda yürütülecek uygulamaların finansmanını ilgilendiriyor.

Fiagro Kaynaklarının %71,1’i Nitelikli ve Profesyonel Yatırımcılarda
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber
Veri haberi

Fiagro Kaynaklarının %71,1’i Nitelikli ve Profesyonel Yatırımcılarda

Brezilya’daki Tarımsal Sanayi Üretim Zincirleri Yatırım Fonu (Fiagro), Temmuz 2026’da 65,8 milyar R$ net varlığa ulaştı. Oliveira Trust’ın Brezilya Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (CVM) verileriyle hazırladığı çalışmaya göre, fonların kaynaklarının %71,1’i nitelikli ve profesyonel yatırımcılara yönelik sınıflarda bulunuyor. Bu sınıflar, pay sahibi hesaplarının yalnızca %7,6’sını oluşturuyor. Genel yatırımcıya açık sınıflar ise hesapların %92,4’ünü kapsamasına rağmen belirlenen varlıkların %28,9’unu temsil ediyor. Çalışmadaki sayılar tekil yatırımcıları değil, pay sahibi hesaplarını gösteriyor. Oliveira Trust, bu tablonun Fiagro’nun yalnızca bireysel yatırımcıların tarım ve gıda sektörünü finanse etmesiyle açıklanamayacağını; büyük ölçekli yatırımcılara yönelik farklı varlık, teminat ve finansman akışları içeren yapıların da geliştiğini belirtiyor. İşlem ortamlarına göre bakıldığında, borsada işlem gören sınıflar hesapların %69,7’sini, varlıkların ise %33’ünü oluşturuyor. Organize veya tezgâh üstü piyasalarda işlem gören araçlar, kaynakların %67’sini ve hesapların %30,3’ünü kapsıyor. Oliveira Trust Üst Yöneticisi José Alexandre Freitas, bu ayrımın yaygın tabanlı bireysel yatırımcı kitlesiyle ağırlıklı olarak kurumsal işlemlerden oluşan yapının birlikte varlığını gösterdiğini söylüyor. Genel yatırımcıya açık sınıflardaki yatırımların %62,4’ü, Tarımsal Alacak Sertifikaları (CRA) gibi menkul kıymetleştirme araçlarında bulunuyor. Fon payları %21,3, kırsal taşınmazlar %7,6, Kırsal Ürün Senetleri (CPR) gibi tarımsal kredi araçları ise %2,8 pay alıyor. Fiagro fonları Temmuz 2026’da 755 milyon R$ net kaynak girişi sağladı; yılın ilk yedi ayındaki girişler 6,2 milyar R$’a ulaştı. Brezilya Finans ve Sermaye Piyasaları Kuruluşları Birliği (Anbima), yatırımcı tabanının genişletilmesi, yabancı sermayenin çekilmesi ve teminat kayıtları ile yönetişim, şeffaflık ve iç süreçlerin geliştirilmesini öncelikler arasında sayıyor. Oliveira Trust’a göre modelin kalıcı biçimde yerleşmesi, farklı yatırımcı ve finansman ihtiyacına uygun yapılar sunulmasına ve açık kurallarla karşılaştırılabilir bilgilere bağlı.

Avrupa, İklime Dayanıklı Turunçgiller İçin Yapay Zekâ ve Biyoteknoloji Kullanacak
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber
Veri haberi

Avrupa, İklime Dayanıklı Turunçgiller İçin Yapay Zekâ ve Biyoteknoloji Kullanacak

Avrupa’da beş ülkeden araştırmacıları bir araya getirecek CitrusAId projesi, yüksek sıcaklık, kuraklık, zararlılar ve hastalıklarla aynı anda başa çıkabilecek yeni portakal ve mandalina çeşitleri geliştirmeyi hedefliyor. Universitat Jaume I (UJI) koordinasyonundaki projeye, Avrupa İnovasyon Konseyinin EIC Pathfinder Challenges programı kapsamında yaklaşık 3,9 milyon avro finansman sağlanacak. Çalışmanın Ekim 2026’da başlaması ve dört yıl sürmesi planlanıyor. Projenin odak noktasını tatlı portakal ve mandalina oluşturacak. Araştırmacılar, bitkilerin çevresel streslere ve zararlı-hastalık baskısına verdiği tepkileri birlikte inceleyerek birden fazla olumsuz koşula dayanabilecek yeni bitki hatları geliştirmeye çalışacak. Bu yaklaşım, iklim değişikliğiyle birlikte üretimde aynı anda ortaya çıkan sıcaklık, su yetersizliği ve biyolojik tehditleri birlikte ele almayı amaçlıyor. CitrusAId kapsamında yapay zekâ, genetik, moleküler ve metabolik verilerle bitkilerin gözlemlenebilir özelliklerini analiz etmek için kullanılacak. Sistem, turunçgillerin dayanıklılığını artırabilecek genleri veya biyolojik mekanizmaları belirlemeye yardımcı olacak. Belirlenen hedeflerin işlevini değiştirmek ya da düzenlemek için yeni genomik teknikler ve gen düzenleme yöntemleri değerlendirilecek. Proje ayrıca meyvelerin beslenme ve nutrasevtik özelliklerini değiştirme olasılığını araştıracak. Flavonoidler ve furanokumarinler gibi doğal bileşikler incelenirken, üzümde de bulunan resveratrolün üretimi de ele alınacak. CitrusAId, İspanya, İtalya, Fransa, Almanya ve İsveç’ten üniversite, araştırma merkezi ve şirketlerin yer aldığı 11 ortaklı bir konsorsiyumdan oluşuyor.

Finlandiya, AB Tarım Kriz Desteğini Belirli Üreticilere Yöneltecek
Görsel kaynağı: Maaseudun Tulevaisuus · Özgün haber
Veri haberi

Finlandiya, AB Tarım Kriz Desteğini Belirli Üreticilere Yöneltecek

Finlandiya hükümeti, Avrupa Birliği (AB) tarım kriz desteğinin ülke genelindeki 2026 özel ürün ödemesinden ve AB destek bölgesi ödemelerinden yararlanan aynı üreticilere yöneltilmesine karar verdi. Yaklaşık 8,7 milyon avroluk destek; yağlı tohumlar için özel ürün ödemesi alan üreticiler ile anaç inek, süt ineği, boğa ve dış takımadalardaki sığır ödemelerinden yararlanan işletmeleri kapsayacak. Desteğin koşulları ve hangi üreticilere tahsis edileceğine ilişkin Finlandiya önerisinin Avrupa Komisyonu tarafından onaylanması gerekiyor. Hükümet, desteği etkili kılmak için yardımın yalnızca sınırlı bir üretici grubuna verilmesini uygun buldu. Tarım ve Orman Bakanı Sari Essayah, yakıt ve gübre fiyatlarındaki sert gelişmenin çiftlikleri zorladığını belirterek kararın, Finlandiya tarımının ve ülkenin gıda arz güvenliğinin korunmasına yönelik geniş bir önlem paketinin parçası olduğunu söyledi. AB finansmanının, C destek bölgesindeki ulusal kuzey desteği seviyelerinin daha sonra çıkarılacak düzenlemeyle artırılması yoluyla tamamlanması planlanıyor. Bu ek ulusal finansman için kararın yıl sonunda üçüncü ek bütçede alınması bekleniyor.