ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

428 haber · Sayfa 1

Fransa’da Satın Alma Gücü Baskısı Gıda Tüketimini Zorluyor
Fotoğraf: STEPHANE DE SAKUTIN / AFP · Özgün haber
Veri haberi

Fransa’da Satın Alma Gücü Baskısı Gıda Tüketimini Zorluyor

Fransa’da satın alma gücü krizinin tüketici davranışlarını belirgin biçimde değiştirdiğini söyleyen Groupement Mousquetaires Başkanı Thierry Cotillard, hanelerin marketlere daha sık geldiğini ancak her ziyarette ortalama olarak 2025’e kıyasla bir ürün daha az aldığını belirtti. Cotillard, bu eğilimin güçlü toplumsal kırılma ve hayat pahalılığıyla bağlantılı olduğunu savundu. Cotillard’a göre tüketiciler pahalı veya keyif ürünleri yerine temel ihtiyaçlara yönelirken market markalarına ve promosyonlara ilgilerini artırıyor. Promosyonlu satışların bazı mağazalarda cironun %20’sini oluşturabildiğini belirten Cotillard, bu durumun perakendecileri müşterileri rakiplere kaptırmamak için fiyatlarda daha agresif olmaya ittiğini ifade etti. Bazı hanelerin et, balık, meyve ve sebze satın almakta zorlandığını söyleyen Cotillard, bu ürünlerin bazılarında yaz aylarındaki sıcak hava dalgası ve kuraklığın ardından %8’i aşan fiyat artışları görüldüğünü aktardı. Deterjan, hijyen ve temizlik ürünlerinde de iki ila üç yıldır tüketim düşüşü yaşandığını belirten Cotillard, bunu kısmen megapro­mosyonlara getirilen kısıtlamalara bağladı. Cotillard, gıda tüketiminin restoran ve teslimat platformlarının daha az kullanılması sayesinde ayakta kaldığını, ancak kopma noktasına yaklaştığını söyledi. Yüksek enflasyonun tüketim azalması ve ardından resesyon döngüsü yaratabileceği uyarısında bulunan Cotillard, hükümetten büyük sanayicileri fiyatlarda daha makul davranmaya çağırmasını istedi. Büyük perakendecilerin hükümet toplantılarına katılımını ise sanayicilerin üreticilere ödediği fiyatlarda daha fazla şeffaflık ve KOBİlerle çok uluslu şirketler arasındaki müzakerelerin ayrılması koşullarına bağladı.

Avustralyalı Gıda İhracatçıları CIIE’de Çin Pazarını Büyütmeyi Hedefliyor
Görsel kaynağı: Global Times · Özgün haber
Veri haberi

Avustralyalı Gıda İhracatçıları CIIE’de Çin Pazarını Büyütmeyi Hedefliyor

Avustralyalı ıstakoz, keçi eti ve şarap ihracatçıları, Şanghay’da düzenlenen Dokuzuncu Çin Uluslararası İthalat Fuarı’nda (CIIE) Çin pazarındaki faaliyetlerini ve büyüme hedeflerini tanıttı. Avustralya ulusal pavyonunda ziyaretçilere pişirilmiş kaya ıstakozu sunulurken, Geraldton Fishermen's Co-operative yöneticisi Marc Anderson, Çin’in Avustralya ıstakozu ithalatına yönelik kısıtlamaları kaldırmasından yaklaşık iki yıl sonra fuarın tüketicilerle yeniden bağlantı kurmak için fırsat sağladığını söyledi. Anderson, şirketlerinin yaklaşık 5.000 ton ıstakoza sahip olduğunu ve üretimin yaklaşık %60’ının Çin’e gidebileceğini belirtti. Batı Avustralya açıklarından çıkarılan ürünler hava yoluyla yaklaşık sekiz saatte Hong Kong’a taşınıyor; buradan Xiamen, Guangzhou veya Şanghay’a gönderiliyor. Çin pazarının güçlendiğini söyleyen Anderson, bu pazarı daha geniş ve çeşitlendirilmiş ihracat stratejilerinin parçası olarak gördüklerini ifade etti. Western Meat Exporters Pty Ltd, CIIE’ye ilk kez katılırken bütün keçi karkasları ile sıcak pot ve evde pişirme için hazırlanmış küp keçi eti sundu. Şirket, 13 yıldır Çin’e keçi eti ihraç ediyor ve Çin satışlarının yaklaşık %10’unu oluşturuyor. Avustralya Swan Vintage Pty Ltd ise Çin’e yılda yaklaşık iki ila üç milyon şişe şarap ihraç ediyor; şirket yetkilisi Çin’in Avustralya dışındaki en önemli pazarı olduğunu söyledi. Avustralya’nın 1.700 metrekareden büyük ulusal pavyonunda 190 şirket paketli gıda, şarap, içecek, süt ürünleri, et, deniz ürünleri ve tarım ürünlerini sergiliyor. Austrade verilerine göre Avustralyalı şirketlerin fuardaki sergi alanı geçen yıla göre %25 genişledi; yaklaşık 30 ila 40 katılımcı ise CIIE’ye ilk kez katılıyor. Avustralya hükümeti, Çin’deki fuarlara katılımı destekleyen Access to New Market Initiative programını da uygulamaya koydu.

İspanya, Zeytinyağı Arzını Sınırlamak İçin 188 Bin Tonu Depolayacak
Fotoğraf: ALEX CAMARA/ ANADOLU VIA AFP · Özgün haber
Veri haberi

İspanya, Zeytinyağı Arzını Sınırlamak İçin 188 Bin Tonu Depolayacak

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

İspanya Tarım Bakanlığı, 2026-2027 sezonunda beklenen yüksek zeytinyağı üretiminin piyasada aşırı arz ve fiyat baskısı oluşturmasını önlemek amacıyla üretimin %12’sine karşılık gelen yaklaşık 188.000 tonun geçici olarak piyasaya sürülmemesini öngören bir düzenleme açıkladı. Depolanan ürünün 30 Eylül 2027’den itibaren yeniden satışına izin verilecek ve uygulama için mali tazminat sağlanmayacak. Bakanlık, 2026-2027 sezonu zeytinyağı üretimini önceki sezona göre %23 artışla 1,6 milyon ton olarak tahmin ediyor. Buna 357.040 tonluk başlangıç stoku da eklenince, toplam potansiyel arz düzenleme mekanizmasını devreye sokan yasal eşiğin üzerine çıkıyor. Depolama, yağhanelerin kendi tesislerinde veya üçüncü taraf depolarda yapılacak. İspanya, dünya zeytinyağı üretiminin yaklaşık %40’ını karşılayan en büyük üretici ülke konumunda. Arz kısıtlaması, kuraklık ve aşırı sıcakların 2022-2023 ile 2023-2024 sezonlarında üretimi düşürmesinin ardından yaşanan toparlanma döneminde uygulanıyor. Ilıman sıcaklıklar ve ilkbahardaki yağışların da yüksek rekolte beklentisini desteklediği bildiriliyor. Üretici örgütleri düzenlemeyi olumlu karşılıyor. UPA Endülüs, çoğu işletmenin kârlılığı için kilogram başına yaklaşık 4,50 avroluk fiyat gerektiğini, mevcut fiyatın ise yaklaşık 3 avro olduğunu belirtiyor. Şişeleme ve rafinaj sanayisini temsil eden Anierac ise düzenlemeye karşı çıkıyor, yargıya başvurmayı planlıyor ve arzın kısıtlanmasının tüketici fiyatlarını yükseltebileceğini savunuyor. Bakanlık, uygulamanın üretimin seyrine göre 31 Aralık’tan itibaren değiştirilebileceğini de belirtiyor.

ABD, Çin’den Tarım Alımı ve Mineral Taahhütlerini Uygulamasını İstedi
Görsel kaynağı: The Japan Times · Özgün haber

ABD, Çin’den Tarım Alımı ve Mineral Taahhütlerini Uygulamasını İstedi

ABD yönetimi, Çin’in yaklaşık bir yıl önce varılan ticaret anlaşmasındaki taahhütlerini derhal uygulaması gerektiği uyarısında bulundu. ABD Ticaret Temsilciliğine göre özellikle Çin’in tarımsal alımlar ile nadir toprak elementleri ve diğer kritik minerallerin teslimatına ilişkin yükümlülüklerini yerine getirmesi istendi. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent ve ABD Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer, Çin Başbakan Yardımcısı He Lifeng ile telefon görüşmesi yaptı. ABD kurumları, Ekim 2025’te Güney Kore’nin Busan kentinde varılan anlaşmanın şartlarının uygulanması için Çin’in somut adımlar atmasının kritik olduğunu belirtti.

Yeni Zelanda’da Süt Sektörü İçin 46 Milyon Dolarlık Teknoloji Programı
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber

Yeni Zelanda’da Süt Sektörü İçin 46 Milyon Dolarlık Teknoloji Programı

Yeni Zelanda’da süt sektörünün uzun vadeli dayanıklılığını artırmak amacıyla 46 milyon Yeni Zelanda doları bütçeli ve yedi yıl sürmesi planlanan Responsible Dairy Programme başlatıldı. DairyNZ Başkanı Tracy Brown’ın aktardığına göre program, kanıtlanmış ve yeni teknolojilerin çiftliklerde daha hızlı kullanılmasını hedefliyor. Girişim, hükümetin Land Use Flexibility paketinin parçası olarak DairyNZ, Birincil Sanayiler Bakanlığı ve sektör ortakları tarafından yürütülüyor. Program kapsamında yüksek performanslı çiftlik sistemlerini gösterecek 35 ila 40 ortak çiftlikten oluşan bir ağ kurulacak. Bu çiftliklerin, üreticilerin farklı yeniliklerin nasıl çalıştığını görmesine ve bunları kendi işletmelerine nasıl uyarlayabileceklerini değerlendirmesine yardımcı olması planlanıyor. Brown, bu yaklaşımın süt sektöründe verimlilik ve değer artışı sağlarken çiftlik koşullarına uygun çözümlerin yaygınlaşmasına katkı sunacağını belirtiyor. DairyNZ’nin planlanan yıllık harcamasının yaklaşık 40 milyon Yeni Zelanda doları, yani %67’si araştırma, bilim ve yayım çalışmalarına ayrılıyor. Bu çalışmalar genetik, mera, su kalitesinin iyileştirilmesi ve sera gazı azaltımı gibi alanları kapsıyor. DairyNZ araştırmasına göre iyi yönetim uygulamaları, süt üretimini düşürmeden besin kayıplarını azaltabiliyor; süt çiftliklerinin %97’sinde sektörün çevre planı bulunuyor. OneBW projesi de genetik özellikleri kullanarak çiftliklere ve Yeni Zelanda’nın gelecekteki koşullarına daha uygun ineklerin yetiştirilmesini amaçlıyor. Brown, küresel süt talebinin güçlü kaldığını ancak önemli üretim bölgelerinde üretim kısıtları, maliyet baskıları, alternatif proteinlerle rekabet ve küresel belirsizliklerin bulunduğunu ifade ediyor. Yeni Zelanda’nın mera temelli üretim sisteminin sektörün ayırt edici unsurlarından biri olduğunu belirten Brown, gelecek hükümet için kaynak yönetimi reformu, dayanıklı kırsal altyapı ve güçlü biçimde finanse edilen bir biyogüvenlik sistemi çağrısı yapıyor. Yeni Zelanda’nın ulusal süt üretimi ilk kez 2 milyar kilogram süt katısını aşarken süt ürünleri ihracat geliri 28,6 milyar Yeni Zelanda dolarına ulaştı.

Japonya'da Pirinç Fiyatları Stok Fazlasıyla Geriliyor
Görsel kaynağı: Mainichi Shimbun · Özgün haber
Veri haberi

Japonya'da Pirinç Fiyatları Stok Fazlasıyla Geriliyor

Japonya'da pirinç fiyatlarındaki düşüş, piyasaya daha fazla ürün ulaşması ve özel sektör stoklarının yükselmesiyle sürüyor. 2025 hasadının sevk edilmeye başlamasının ardından tüketiciler ve restoranlar daha düşük fiyatlı stoklanmış veya ithal pirince yöneldi. Bu nedenle 2025 hasadının bir bölümü satılmadan kaldı ve piyasadaki arz baskısı arttı. Tarım, Orman ve Balıkçılık Bakanlığı verilerine göre toptancılar ile diğer işletmelerin elindeki özel sektör pirinç stokları Haziran 2026'da 2,43 milyon metrik tona ulaşarak şimdiye kadarki en yüksek seviyeyi gördü. Bu miktar, uygun stok seviyesi olarak belirtilen 2 milyon tonun üzerinde bulunuyor. Ayrıca 25 Eylül itibarıyla Japonya'nın 2026 temel pirinç hasadının önceki yıla göre yalnızca yaklaşık %1, yani 76 bin ton azalması bekleniyordu. Hasadın yine de bol olması ve özel sektör stoklarının artmaya devam etmesi öngörülüyor. Fiyatlardaki gerileme perakende satışlara da yansıdı. Ülke genelindeki yaklaşık 1.000 süpermarkette 12-18 Ekim döneminde satılan 5 kilogram pirincin ortalama fiyatı 2.821 yen oldu; bu, önceki haftaya göre 16 yenlik düşüş anlamına geliyor ve fiyatların art arda onuncu hafta gerilediğini gösteriyor. Ancak çiftçiler, traktör yakıtı ve gübre gibi girdilerdeki yüksek maliyetler nedeniyle düşük üretici fiyatlarının zarar etmelerine ve üretimi sürdürememelerine yol açabileceği uyarısında bulunuyor. Yeni atanan Tarım Bakanı Arata Takebe, fiyatların hem üretimin ve yeniden yatırımın sürmesini sağlayacak hem de tüketicilerce kabul edilebilir bir düzeyde olması gerektiğini söyledi.

Fas Kanatlı Sektörü 2025'te Et ve Yumurta Hedeflerine Yaklaştı
Görsel kaynağı: AgriMaroc · Özgün haber
Veri haberi

Fas Kanatlı Sektörü 2025'te Et ve Yumurta Hedeflerine Yaklaştı

Fas'taki kanatlı işletmeleri 2025'te 828 bin ton kanatlı eti ve 7,06 milyar adet tüketimlik yumurta üretti. Tarım Bakanlığının Dawajine 2026 fuarının açılışında paylaştığı bilançoya göre bu üretim, ulusal talebin tamamını karşıladı. 2021-2030 sözleşme programında 912 bin ton beyaz et ve 7,6 milyar yumurta hedeflenirken sektör bu hedeflerin sırasıyla %91'ine ve %93'üne ulaştı. Üretim, 2023'te açıklanan 745 bin ton beyaz et ve 6,1 milyar yumurtaya göre iki kampanyada arttı. Kaynağa göre beyaz et üretimindeki artış %11, yumurta üretimindeki artış %16 oldu. Kanatlı eti, Fas'ta tüketilen etin %55'ini oluşturuyor; sektörün yıllık cirosu 48 milyar dirhem, doğrudan istihdamı ise 181 bin kişi olarak veriliyor. Devlet ile FISA arasında 4 Mayıs 2023'te imzalanan sözleşme programı, Génération Green 2020-2030 stratejisi kapsamında 2,02 milyar dirhem kaynak öngörüyor. Bunun 1,4 milyar dirhemi sektörler arası kuruluş tarafından, 620 milyon dirhemi ise devlet tarafından karşılanıyor. Program ayrıca 2030'a kadar 140 bin ilave istihdam hedefliyor. Program; işletmelerin modernizasyonu, damızlıkların Fas'ta üretilmesi, kuluçkahaneler ve yem fabrikalarının kurulması ile kesimhane, parçalama, paketleme ve yumurta işleme yatırımlarını destekliyor. Yemlerde kullanılan mısır ve soyanın büyük bölümünün ithal edilmesi, üreticileri dünya fiyatlarındaki değişimlere açık bırakıyor. İç talebin karşılanmasının ardından sektör, özellikle Afrika pazarlarını büyümenin başlıca alanı olarak görüyor.

Küresel Alkol Tüketimi Gerilerken 50-64 Yaş Grubunda Tüketim Artıyor
Görsel kaynağı: Commersant · Özgün haber
Veri haberi

Küresel Alkol Tüketimi Gerilerken 50-64 Yaş Grubunda Tüketim Artıyor

Küresel alkol tüketimi gerilerken, 50-64 yaş grubunun tüketimindeki artış şarap sektörünün hedef kitlesini yeniden değerlendirmesine yol açıyor. Annals of Internal Medicine araştırmasına göre küresel alkol tüketimi %2, milenyallerin tüketimi ise %17 azalırken, X kuşağı olarak tanımlanan 50-64 yaş grubunda tüketim %4 arttı. Aynı grupta aşırı içme göstergesi de %36 yükseldi; küresel genel gösterge ise %8 geriledi. Drizly ve The Vacationer verileri, seyahat sırasında tüketicilerin %80’inin yeni alkollü içecekleri denemeye ve harcamalarını artırmaya hazır olduğunu gösteriyor. Kaynakta aktarılan şirket verilerine göre 50-64 yaş grubu, Eleven Eleven’ın müşteri tabanının üçte birini oluştururken müşteri başına %32 daha fazla harcama yapıyor, %24 daha fazla sipariş veriyor ve %35 daha yüksek toplam kâr sağlıyor. Willamette Valley Vineyards’ta da bu yaş grubu şarap kulübü üyelerinin %45’ini oluşturuyor. Şarap işletmeleri, genç tüketicilere yönelik viral ve etkileşimli pazarlama yerine derinlemesine eğitim, tadım turları ve premium ürünlere ağırlık veriyor. Sektör ayrıca lüks otelleri ve turistik lokasyonları, tatil dönemlerinde daha fazla harcama eğilimi gösteren tüketicilere ulaşmak için önemli satış kanalları olarak değerlendiriyor. Bu yaklaşım kapsamında The Barker Co., Foster Supply Hospitality otel ağıyla lokasyonlara özel hazır kokteyller geliştirdi. Foley Family Wines ise Lucien Albrecht’in köpüklü şaraplarını 375 mililitrelik şişelerle üst sınıf otellerin minibar ve restoranlarına dağıtmaya başladı; kaynak bu uygulamanın çift haneli büyüme sağladığını belirtiyor. Vineria All’Amarone ise 2026’da daha az masa almasına rağmen masa başına harcamayı ve açılan şişe satışlarını artırdı.

Küresel Gıda Fiyatları Ekimde %1,2 Geriledi
Görsel kaynağı: AZERTAC · Özgün haber
Veri haberi

Küresel Gıda Fiyatları Ekimde %1,2 Geriledi

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) Gıda Fiyat Endeksi, ekimde tahıl, süt ürünleri ve et fiyatlarındaki düşüşlerin şeker ile bitkisel yağlardaki artışları dengelemesiyle %1,2 geriledi. Endeks 133,9 puanla yıllık bazda %5,9 yüksek kalırken, Mart 2022’deki zirvesinin %16,4 altında bulundu. Tahıl fiyatları %4,5 düştü. Buğday fiyatları, dört aylık yükselişin ardından zayıf talep ve özellikle Arjantin’de iyileşen üretim beklentileriyle geriledi. Mısır fiyatlarında ABD hasadının baskısı ve Güney Amerika’dan bol arz beklentileri etkili olurken, pirinç fiyatları hasat gecikmeleri ve olumsuz hava koşulları nedeniyle %1,6 arttı. Şeker fiyatları Brezilya’daki yağış kaynaklı hasat kesintileri ile Hindistan, Tayland ve Avrupa Birliği’ndeki üretim endişeleri nedeniyle %6,6 yükseldi. Bitkisel yağ fiyatları %0,3 artarken süt ürünleri fiyatları bol tereyağı ve peynir arzı ile zayıf alım ilgisi nedeniyle %1,1, et fiyatları ise %1,2 geriledi. FAO ayrıca 2026 küresel tahıl üretimini 2,999 milyar tonla kayıtlardaki ikinci en yüksek seviyede öngördü; pirinç üretiminin ise %2,5 düşmesi bekleniyor.

Pakistan’da Kısa Vadeli Enflasyon %12,31’e Yükseldi
Görsel kaynağı: Dawn · Özgün haber
Veri haberi

Pakistan’da Kısa Vadeli Enflasyon %12,31’e Yükseldi

Pakistan’da kısa vadeli enflasyon, 5 Kasım’da sona eren haftada yıllık bazda %12,31’e yükseldi. Pakistan İstatistik Bürosunun (PBS) açıkladığı verilere göre artışta başta sıvılaştırılmış petrol gazı (LPG) olmak üzere çabuk bozulan gıda ürünlerindeki fiyat yükselişleri etkili oldu. Bir önceki hafta yıllık enflasyon %11,32 olarak açıklanmıştı. Temel ürün ve hizmet fiyatlarını izleyen Hassas Fiyat Endeksi (SPI), 17 şehirdeki 50 pazardan derlenen 51 kalemin fiyatlarıyla haftalık olarak hesaplanıyor. Endeks, haftalık bazda %0,29 arttı. İzlenen 51 ürünün 21’inin fiyatı yükselirken 10 ürünün fiyatı düştü, 20 ürünün fiyatı ise değişmedi. Haftalık en yüksek fiyat artışı domateste %54,18 oldu. Domatesi LPG’de %3,72, patateste %2,07 ve yumurtada %1,17’lik artışlar izledi. Aynı dönemde petrol fiyatı %4,20, motorin %2,97, tavuk %0,61 ve buğday unu %0,34 geriledi. Yıllık karşılaştırmada LPG fiyatı %114,88, domates %78,89, buğday unu %33,95 ve tavuk %31,81 arttı. Buna karşılık patates fiyatında %37,24, yumurtada %27,59 ve şekerde %25,03 düşüş kaydedildi. Veriler, enerji maliyetlerindeki yükselişin gıda fiyatları üzerindeki baskısıyla birlikte hanehalkının temel tüketim harcamalarında artış yaşandığını gösteriyor.

FAO Gıda Fiyat Endeksi Ekimde Geriledi, Şeker Fiyatları Yükseldi
Görsel kaynağı: TimesLIVE · Özgün haber
Veri haberi

FAO Gıda Fiyat Endeksi Ekimde Geriledi, Şeker Fiyatları Yükseldi

FAO Gıda Fiyat Endeksi, ekimde ortalama 133,9 puana gerileyerek revize edilen eylül değerinin %1,3 altında kaldı. Buna rağmen endeks, bir yıl önceye göre %5,9 daha yüksek seyretti ve Mart 2022’deki zirvesinin %16,4 altında bulundu. Tahıl fiyat endeksi eylüle göre %4,5 düştü. Buğday fiyatları zayıf ithalat talebi ve özellikle Arjantin’deki daha iyi üretim beklentileriyle gerilerken, Karadeniz’de ihracat akışının rahatlayabileceği beklentisi düşüşü destekledi. Ancak bölgedeki lojistik aksamalar gerilemeyi sınırladı. Mısır fiyatları da ABD hasadı ve Güney Amerika’da arzın bol olacağı beklentisiyle düştü. Bitkisel yağ fiyatları %0,3 arttı; soya ve ayçiçeği yağı fiyatlarındaki yükseliş, kanola yağı fiyatlarındaki düşüşü aştı. Şeker fiyatları ise %6,6 yükselerek art arda dördüncü aylık artışını kaydetti ve Aralık 2024’ten bu yana en yüksek seviyeye çıktı. Brezilya’daki yağışların hasadı aksatması, şeker fiyatlarındaki yükselişte etkili oldu. Süt ürünleri endeksi ise bol arz ve zayıf talep nedeniyle %1,1 geriledi.

Coles Genel Kurulunda Avustralya Sığır Sektörünün Arazi Yönetimi Tartışıldı
Görsel kaynağı: Beef Central · Özgün haber
Veri haberi

Coles Genel Kurulunda Avustralya Sığır Sektörünün Arazi Yönetimi Tartışıldı

Avustralya'nın Melbourne kentinde düzenlenen Coles yıllık genel kurulunda, sığır sektörünün arazi yönetimi uygulamalarına yönelik savunma hissedarlar ve konuklardan alkış aldı. Cattle Australia başkan yardımcısı ve Central Queensland sığır üreticisi Adam Coffey, çevre kuruluşlarının Avustralya sığır sektörünün yaygın ormansızlaşmaya yol açtığı yönündeki iddialarına karşı çıktı. Çevre kampanyacıları ise Coles yönetiminden, arazi temizliğiyle bağlantılı sığır etinin tedarik zincirine girmesini önlemek için daha güçlü adımlar atmasını istedi. Coffey, Avustralya'daki sığır üreticilerinin biyoçeşitlilik ve bitki örtüsü yönetimi bakımından eyalet, bölge ve federal düzeyde en az 136 yasaya tabi olduğunu söyledi. Cattle Australia'nın ormansızlaşmayı desteklemediğini belirten Coffey, üreticilerin yürürlükteki eyalet ve federal düzenlemelere uygun rutin tarımsal faaliyetlerini sürdürme hakkını savundu. Bu faaliyetlerin arazinin üretken kapasitesini korumayı ve Avustralya'nın sürdürülebilir sığır eti tedarikçisi konumunu sürdürmesini amaçladığını ifade etti. Coffey ayrıca aktivist kampanyaların Avustralya'nın sığır tedarikçisi olarak itibarına zarar verdiğini, bunun ülkedeki gıda maliyetlerini artırabileceğini ve gıda dayanıklılığını olumsuz etkileyebileceğini öne sürdü. Coles'un sektörle iş birliğini ve kıtanın yarısından fazlasını yöneten 50.000'den fazla sığır üreticisini dikkate almasını takdir etti. Coffey'nin açıklamaları, Avustralya sığır üretiminin ekonomik sürdürülebilirliği ile arazi yönetimi arasındaki ilişkiye ilişkin değerlendirmelerle birlikte sunuldu. Greenpeace Australia Pacific ise genel kurul sırasında güncellenmiş bir puan cetveli yayımladı. Kuruluş, Coles, Woolworths, Aldi, McDonald's, Hungry Jack's, Teys, Metcash/IGA ve JBS olmak üzere sekiz büyük Avustralya sığır alıcısının ormansızlaşmasız ve dönüşümsüz tedarik hedefleri bakımından başarısız not aldığını bildirdi. Greenpeace'e göre Coles ve Woolworths, tedarik zincirlerinden ormansızlaşmayı 2025 sonuna kadar kaldırmayı taahhüt etmişti ancak iki şirket de sığır etlerinin ormansızlaştırılmış arazilerden gelmediğini henüz garanti edemiyordu. Kuruluş, büyük perakendecilerin tedarik zincirlerindeki arazi temizliğinden daha fazla sorumluluk alması gerektiğini savundu.

Karaçi’de Sığır, Dana ve Koyun Etinin Resmi Fiyatları Artırıldı
Görsel kaynağı: Dawn · Özgün haber
Veri haberi

Karaçi’de Sığır, Dana ve Koyun Etinin Resmi Fiyatları Artırıldı

Karaçi şehir yönetimi, sığır, dana ve koyun etinin resmi fiyatlarını kilogram başına 50 ila 100 Pakistan rupisi artırdı. Karaçi komiserinin bildirdiği yeni oranlara göre kemikli sığır etinin fiyatı 1.050, kemiksiz sığır etinin fiyatı 1.350 Pakistan rupisine yükseltildi. Her iki kalemde artış kilogram başına 50 rupi oldu. Kemikli dana etinin resmi fiyatı 1.350, kemiksiz dana etinin fiyatı 1.650 Pakistan rupisine çıkarıldı. Koyun etinin resmi fiyatı ise 2.200 rupiden 2.300 rupiye yükseltildi. Böylece bu üründe kilogram başına 100 rupilik artış gerçekleşti. Resmi fiyatlarla piyasa fiyatları arasındaki farkın devam ettiği belirtildi. Hassas Fiyat Endeksi’nin haftalık verilerine göre Karaçi’de koyun eti, son bir buçuk ayda kilogram başına 2.200-3.000 rupiye yükseldi; önceki fiyat aralığı 2.000-2.800 rupi olarak verildi. Piyasada dana etinin kemikli fiyatı 1.500, kemiksiz fiyatı ise 1.700-1.800 rupi seviyesinde bulunuyor. Et tüccarları fiyat artışlarını yüksek et ihracatına bağladı. Tüccarlara göre LPG fiyatlarının birkaç ay içinde kilogram başına 380 rupiden 500-550 rupiye yükselmesi ve yüksek dizel fiyatları da taşıma maliyetlerini artırarak et fiyatları üzerindeki baskıyı büyüttü.

Pencap’ta Anız Yakılmasını Durdurma Talimatı
Görsel kaynağı: Business Recorder · Özgün haber
Veri haberi

Pencap’ta Anız Yakılmasını Durdurma Talimatı

Pakistan’ın Pencap eyaletinde Başbakan Maryam Nawaz Sharif, ilçe komiser yardımcılarına anız yakılmasını tamamen durdurma talimatı verdi. Sharif, Okara ve diğer ilçelerdeki yetkilileri, anız yakma olaylarını önleyemedikleri gerekçesiyle uyardı. Talimat, ilçe komiser yardımcılarının performansının değerlendirildiği toplantıda verildi. Toplantıda Pencap’taki ilçelere ilişkin temel performans göstergeleri sunulurken, yönetimlerin hizmet sunumunu iyileştirmesi istendi. Sharif ayrıca düşük performans gösteren idareleri uyardı. Toplantıda anız yakma dışında kamu hizmetleri ve ilçe yönetimlerinin uygulamaları da ele alındı. Yönetişim ve yol bakımı için özel ekipler kurulması, bu ekiplerin sahaları denetlemesi ve tespit edilen sorunlar için 12 saat içinde düzeltici önlem alması kararlaştırıldı. Sharif, güzelleştirme projelerinde kalite, sürdürülebilirlik ve zamanında tamamlamanın öncelik olması gerektiğini belirtti. Başbakan, kamu hastanelerindeki koşulların iyileştirilmesi için ilçe komiser yardımcılarına üç gün süre verdi; hastanelerin günlük olarak ziyaret edilmesini ve derinlemesine temizlenmesini istedi. Ayrıca çalışmayan su filtreleme tesislerinin onarılması, yolların yıkanması ve toplu taşıma alanlarının bakımının yapılması talimatını verdi. Anız yakımının durdurulması yönündeki karar, eyalet yönetiminin ilçe performansına ilişkin daha geniş denetim ve uygulama gündemi içinde açıklandı.

Güney Afrika’da Tarımsal Dönüşüm İçin “Tek Bir Tarımsal Gelecek” Çağrısı
Görsel kaynağı: Farmer’s Weekly · Özgün haber
Veri haberi

Güney Afrika’da Tarımsal Dönüşüm İçin “Tek Bir Tarımsal Gelecek” Çağrısı

Güney Afrika’nın Cape Town kentinde 1-5 Kasım’da düzenlenen 31. Commonwealth Tarım Konferansı’nda, başarılı tarımsal dönüşümün yalnızca finansal desteğe dayanamayacağı; ticarileştirme, mentorluk ve pazara erişimin de güçlendirilmesi gerektiği belirtildi. Konferansın açılış gününde dünya genelindeki çiftçilerin karşılaştığı baskılar ve gelişmekte olan çiftçilerin ticari açıdan uygulanabilir işletmeler kurmasına yönelik yollar ele alındı. AgriSA’nın eski Üst Yöneticisi Christo van Der Rheede, Güney Afrika’nın ticari ve gelişmekte olan çiftçilik sektörlerini ayrı yapılar olarak görmek yerine “tek bir tarımsal gelecek” oluşturmaya odaklanması gerektiğini söyledi. Van Der Rheede’ye göre her iki gruptaki çiftçilerin başarısı aynı altyapıya, lojistik sistemlerine, pazarlara ve politika ortamına bağlı. Dönüşüm programlarının başarısının, katılımcıların sürdürülebilir ticari işletmeler yönetebilecek seviyeye gelip gelmediğiyle ölçülmesi gerektiğini ifade etti. Van Der Rheede, Güney Afrika’nın tarımsal ihracatının 2025’te 15,1 milyar ABD dolarına ulaştığını, 2005’te bu rakamın 2 milyar doların altında olduğunu belirtti. Bu büyümenin, daha fazla gelişmekte olan çiftçinin rekabetçi değer zincirlerine ve uluslararası pazarlara erişebilmesi için fırsat oluşturulması gerektiğini gösterdiğini söyledi. Konferansta Mohair Empowerment Trust’ın daha önce dezavantajlı Angora keçisi çiftçilerini geçimlik ve küçük ölçekli üretimden ticari işletmelere taşımaya yönelik çalışmaları da aktarıldı. Trust’ın yöneticisi Beauty Mokgwamme, yararlanıcılara hayvan, eğitim, mentorluk ve teknik yardım sağlandığını; deneyimli ticari üreticilerin ise sürü yönetimi, üretim uygulamaları ve iş planlamasında rehberlik ettiğini belirtti. Yaklaşımın amacı, çiftçilerin kendi ayakları üzerinde durabilen işletmeler kurarak destek programlarına uzun vadeli bağımlılığını azaltmak.

Türkmenistan Borsasında Türkiye’den Girişimciler 1,8 Milyon Dolarlık Pamuk Lifi Anlaşması Yaptı
Görsel kaynağı: Trend News Agency · Özgün haber
Veri haberi

Türkmenistan Borsasında Türkiye’den Girişimciler 1,8 Milyon Dolarlık Pamuk Lifi Anlaşması Yaptı

Türkmenistan Devlet Emtia ve Hammadde Borsası’nın 26 Ekim’deki işlem seansında tekstil sektörüne yönelik bir dış ticaret işlemi tamamlandı. Borsa açıklamasına göre Türkiye’den girişimciler, pamuk lifi satın almak üzere yerel işletme temsilcileriyle anlaşmaya vardı. İşlemin yaklaşık değeri 1,8 milyon dolar olarak bildirildi. İşlemin gerçekleştiği Türkmenistan Devlet Emtia ve Hammadde Borsası (SCRMET), ülkedeki emtia ticaretinin başlıca organize pazarlarından biri olarak faaliyet gösteriyor. Borsa, düzenli seanslarda yerli üreticileri, ihracatçıları ve yabancı alıcıları bir araya getiriyor; işlem portföyünde tekstil ve pamuk ürünlerinin yanı sıra petrokimyasallar, polimerler, inşaat malzemeleri, makineler ve kimyasal ürünler de bulunuyor. SCRMET ayrıca ihracat ve ithalat sözleşmelerini kaydediyor ve platformda gerçekleşen işlemlere dayalı resmî kotasyonlar yayımlıyor. Bu kotasyonlar, işlem gören emtiaların değerleri ile ilgili piyasalar hakkında bilgi sağlayarak borsa üzerinden yapılan ticaretin bileşimi ve yönü için gösterge oluşturuyor.

Gürcistan’da Mevsimsel Hayvan Sevki İçin 7 Veteriner Gözetim Noktası Faaliyette
Görsel kaynağı: Commersant · Özgün haber
Veri haberi

Gürcistan’da Mevsimsel Hayvan Sevki İçin 7 Veteriner Gözetim Noktası Faaliyette

Gürcistan Ulusal Gıda Ajansı, hayvanların mevsimsel meralara sevki sırasında dış parazitlere karşı veteriner uygulaması başlattı. Ajans veterinerleri, hayvanları ilkbahar ve sonbaharda olmak üzere yılda iki kez, biyogüvenlik kurallarına uyarak işliyor. Yetkili açıklamasına göre bu yıl yaklaşık 503 bin küçükbaş ve büyükbaş hayvan işlemden geçirildi. Uygulama, hayvanların sağlığının korunması ve hastalıkların yayılma riskinin azaltılması amacıyla yürütülüyor. Ajans yetkilisi, hastalık riskindeki azalmanın ekonomik kayıpların önlenmesine katkı sağlayacağını belirtti. Kaheti, Kvemo Kartli ve Mtsheta-Mtianeti bölgelerinde, hayvan geçiş güzergâhlarının kritik noktalarında yedi veteriner gözetim noktası bulunuyor. Noktalarda dezenfeksiyon ve yıkama havuzları, dezenfeksiyon duşları, su depoları ve veteriner birimleri yer alıyor. Hayvanların işleminde yüksek standartlı insektisit-akarisit preparatlar kullanılıyor. Ulusal Gıda Ajansı uzmanları, söz konusu hizmeti çiftçilere ücretsiz sunuyor.

Çin, ABD Tarım Ürünleri İthalatının Genişlemesine İzin Veriyor
Görsel kaynağı: Global Times · Özgün haber

Çin, ABD Tarım Ürünleri İthalatının Genişlemesine İzin Veriyor

Çin Ticaret Bakanlığı Sözcüsü Huang Ling, ABD ile tarım ticaretinin genişletilmesine açık olduklarını, ancak bunun için daha düşük tarifeler, daha az tarife dışı engel ve daha geniş pazar erişimi gerektiğini söyledi. Açıklama, Çin Uluslararası Ticaret Temsilcisi Li Chenggang ile ABD’li tarım ticareti heyeti arasında 2 Kasım’da yapılan görüşmeye ilişkin soruya yanıt olarak geldi. Huang, işbirliğinin iki ülkedeki tüketicilere daha fazla gıda seçeneği sunabileceğini ve işletmelerle çiftçilere istikrarlı gelir sağlayabileceğini belirtti. Çin ve ABD’nin eylülde, her iki tarafta yaklaşık 30 milyar dolarlık ithalatı kapsayan karşılıklı tarife indirimleri konusunda anlaşmaya vardığı bildirildi. Düzenleme, ABD tarım ürünlerinin yanı sıra kişisel bakım ürünleri, tıbbi cihazlar ve kömürü; Çin tarafında ise oyuncaklar ve ev aletleri gibi ürünleri kapsıyor. Kapsanan ürünlerin %90’ından fazlasının ek tarifelerden muaf tutulması ve en çok kayrılan ülke tarifesinden yararlanması öngörülüyor. İndirimler, iki tarafın iç hukuk prosedürlerini tamamlamasının ardından eş zamanlı yürürlüğe girecek. ABD Tarım Bakanlığı verilerine göre ABD’nin Çin’e tarım ürünleri ihracatı 2025’te 8,27 milyar dolar oldu ve Çin, ABD tarım ürünleri için altıncı büyük ihracat pazarıydı. Soya fasulyesi yaklaşık 3 milyar dolarla ilk sırada yer aldı; onu et, süt ürünleri ve sığır eti izledi. Çinli şirketlerin satın alma kararlarını piyasa talebi, fiyatlar ve ticari koşullara göre vereceği belirtilirken, Çinli ithalatçıların son yıllarda tedarikçilerini çeşitlendirdiği ve ABD’nin bazı Çin tarım ürünlerine yönelik kısıtlamaları hafifletmesi gerektiği ifade edildi.

Zayıf Dolar Buğdayı Destekledi, Karadeniz İhracat Beklentileri Kazancı Sınırladı
Görsel kaynağı: Business Recorder · Özgün haber
Veri haberi

Zayıf Dolar Buğdayı Destekledi, Karadeniz İhracat Beklentileri Kazancı Sınırladı

Chicago Ticaret Borsası’nda (CBOT) en çok işlem gören buğday kontratı, zayıflayan ABD dolarının ABD ürünlerinin küresel pazarlardaki rekabet gücünü artırmasıyla perşembe günü yükseldi. Kontrat, 0148 GMT itibarıyla %0,5 artarak kile başına 6,01-3/4 dolara çıktı. Ancak Rusya ve Ukrayna’dan yapılması beklenen güçlü Karadeniz tahıl ihracatı, fiyatları dört ayın en düşük seviyelerine yakın tuttu. Buğday fiyatları, Rusya ve Ukrayna’nın Karadeniz üzerinden ihracatının daha önce aksamasıyla yılın başlarında sert yükselmişti. Alternatif sevkiyat rotaları ise traderların korktuğu arz kıtlıklarının önlenmesine yardımcı oldu. Her iki ülkenin bu rotalardan artan miktarlarda tahıl sevk etmesi ve ABD ile 10-11 Kasım’da Abu Dabi’de üçlü barış görüşmelerine katılacaklarını doğrulaması, Karadeniz deniz taşımacılığının yeniden açılabileceği beklentisini güçlendirdi. Commonwealth Bank analisti Dennis Voznesenski, Rusya ve Ukrayna’nın yüksek ihracatının, Karadeniz anlaşması umutlarının ve Rusya’nın Azak Denizi’nden gemilerin ayrılması için izin vermesinin buğday fiyatları üzerinde baskı oluşturduğunu söyledi. Voznesenski, Karadeniz limanlarının yeniden açılmasına ilişkin somut gelişmeler olmadan piyasanın daha fazla gerilemesinin beklenmediğini belirtti. Erken eylül zirvelerinden bu yana CBOT buğdayı yaklaşık %25, mısır %20 ve soya fasulyesi %10 geriledi. Mısır vadeli işlemleri %0,4 artışla kile başına 4,46 dolara, soya fasulyesi ise %0,1 yükselişle 12,03-1/2 dolara çıktı. Her iki ürünün kontratı da önceki seansta birkaç ayın en düşük seviyelerine gerilemişti. Emtia ticareti şirketi StoneX, ABD’nin mısır ve soya fasulyesi hasadı tahminlerini yükseltti; traderlar gelecek hafta yayımlanacak güncellenmiş ABD Tarım Bakanlığı tahminlerini bekliyor. ABD soya fasulyesi hasadının rekor, mısır hasadının ise ikinci en büyük seviyeye ulaşması beklenirken, bazı bölgelerdeki yağışlar hasadı yavaşlattı.

Batı Şeria Yerleşimlerindeki Hurmalar Avustralya’ya “İsrail Ürünü” Etiketiyle Gönderildi
Görsel kaynağı: Guardian Australia · Özgün haber
Veri haberi

Batı Şeria Yerleşimlerindeki Hurmalar Avustralya’ya “İsrail Ürünü” Etiketiyle Gönderildi

İşgal altındaki Batı Şeria’daki İsrail yerleşimlerinde üretilen organik hurmaların en az 5 milyon ABD doları değerindeki bölümünün son sekiz yılda Avustralya’ya “İsrail ürünü” etiketiyle gönderildiği bildirildi. Bulgular, insan hakları alanında çalışan Global Echo’nun ticari belgeler ile İsrail hükümeti ve Avustralya İstatistik Bürosu verileri üzerinde yaptığı analize dayanıyor. Global Echo, Ağustos 2018 ile Ağustos 2026 arasında İsrail’den Avustralya’ya gönderilen 132 tarım sevkiyatını inceledi. Bu sevkiyatların 85’inde, yani %64’ünde, yerleşimlerde üretilen ürünler bulundu. Analizde yerleşim ürünlerinin payının son dönemde arttığı belirtildi; Ocak 2025-Ağustos 2026 döneminde incelenen 24 hurma sevkiyatının 20’si yerleşimlerden temin edildi. Hurmaların yetiştirildiği belirtilen Netiv Hagdud, Beit Haarava, Arvot Jericho, Hamra, Tomer, Mechora ve Naaran gibi yerleşimler Batı Şeria’nın işgal altındaki bölümlerinde bulunuyor. Kaynakta, İsrail’in Batı Şeria’daki yerleşimlerinin uluslararası hukuka göre yasa dışı kabul edildiği ve bu bölgelerin Avustralya tarafından Filistin devletinin parçası olarak tanındığı aktarılıyor. İsrail yasaları, yerleşimlerde üretilen ürünlerin, gönderildiği ülkede bu tür etiketlemeyi yasaklayan bir düzenleme bulunmadığı sürece İsrail menşeli olarak etiketlenmesini zorunlu kılıyor. Avustralya’da yerleşim bölgelerinden gelen ürünlerin ithalatını yasaklayan veya bu ürünlerin işgal altındaki topraklardan geldiğinin belirtilmesini zorunlu kılan bir yasa bulunmuyor. Global Echo yöneticisi Emily Schaeffer Omer-Man, Avustralyalı tüketicilerin İsrail hurmaları ve diğer tarım ürünlerini satın alırken yerleşim ekonomisine katkıda bulunuyor olabileceğini söyledi. Schaeffer Omer-Man ayrıca Avrupa’daki ithalat yasaklarının ardından ihracatçıların Avustralya gibi farklı pazarlara yönelebileceğini belirtti. Dışişleri Bakanı Penny Wong, Avustralya’nın yerleşim ürünlerine kapsamlı bir ithalat yasağı uygulamadığını ve böyle bir yasağın Avustralya işletmeleri açısından istenmeyen sonuçlar doğurabileceği endişesini dile getirdi. Avustralya Dışişleri ve Ticaret Bakanlığı ise yasa dışı yerleşimleri ve yerleşimci şiddetini caydırmak amacıyla uluslararası ortaklarla koordineli hedefli önlemler üzerinde çalışıldığını açıkladı. İnsan Hakları İzleme Örgütü araştırmacısı Sarah Sanbar da uluslararası ticaretin yasa dışı yerleşimlerin ekonomik dayanaklarından biri olduğunu savundu.

2027 Bütçesinde Tarıma Ayrılan Destek Artırılıyor
Görsel kaynağı: Oxu.Az · Özgün haber
Veri haberi

2027 Bütçesinde Tarıma Ayrılan Destek Artırılıyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

2027 yılı devlet bütçesinde tarım, kamu hizmetleri ve ekoloji harcamalar için 2,1 milyar manattan fazla kaynak öngörülüyor. Düzenleme, çiftçiler ile ekim alanı bulunan kesimlere yönelik desteklerin artırılmasını kapsıyor. Modern.az’ın aktardığı bütçe taslağına göre tarım kalemine 1 milyar 379,5 milyon manat ayrılması planlanıyor. Bu tutar 2026’ya göre 153 milyon manat veya %12,5 daha yüksek. Gıda amaçlı buğdayda kendine yeterliliği artıracak tedbirler için de 30,4 milyon manat öngörülüyor.

Dünya Tarımına Kamu Desteği 2025’te 950 Milyar Doları Aştı
Görsel kaynağı: Lantbruksnytt · Özgün haber
Veri haberi

Dünya Tarımına Kamu Desteği 2025’te 950 Milyar Doları Aştı

OECD’nin 56 ülkeyi kapsayan yeni raporuna göre dünya genelinde tarıma yönelik kamu desteği 2025’te 950 milyar doları aşarak rekor seviyeye çıktı. Destekler, 2023-2025 döneminde yaklaşık %15 artarken tarımsal üretim değerinin %19,1’ine ulaştı. İki yıl önce bu oran %17,6 olarak kaydedilmişti. OECD, artışın önemli bölümünü savaşlar, krizler ve gıda üretimiyle tedarikini etkileyen aşırı hava olaylarıyla ilişkilendiriyor. Rapora göre kamu kaynaklarının önemli bir kısmı kısa vadeli kriz önlemleri ve fiyat desteklerine yöneliyor. Buna karşılık araştırma, inovasyon, altyapı ve uzun vadeli dayanıklılık yatırımları aynı hızda artmıyor. Bu ortak hizmetlere yönelik kamu yatırımları 2023-2025 döneminde tarımsal üretim değerinin ortalama %2,4’üne denk geldi; 2000’lerin başında bu oran %4,6’ydı. OECD Genel Sekreteri Mathias Cormann, daha fazla desteğin otomatik olarak daha iyi sonuç vermeyeceğini belirterek inovasyon ve verimlilik yatırımlarının artırılması çağrısında bulundu. OECD ayrıca, destek politikalarının gıda fiyatlarını yüksek tuttuğu ülkelerde tüketicilerin 2023-2025 döneminde yılda 204 milyar dolar eşdeğerinde dolaylı maliyet taşıdığını tahmin ediyor.

Güney Afrika’da Hayvan İlaçları Ortak Kullanım Alanlarındaki Çiftçilerin Aylık Gelirinin Yaklaşık %70’ini Tüketiyor
Görsel kaynağı: Farmer’s Weekly · Özgün haber
Veri haberi

Güney Afrika’da Hayvan İlaçları Ortak Kullanım Alanlarındaki Çiftçilerin Aylık Gelirinin Yaklaşık %70’ini Tüketiyor

Güney Afrika’daki ortak kullanım alanlarında hayvancılık yapan çiftçiler, aylık çiftçilik gelirlerinin ortalama yaklaşık %70’ini hayvan ilaçları ve tedavilerine harcıyor. Tarım Araştırma Konseyi (ARC) tarafından yürütülen ve 2025’te yayımlanan çalışma, KwaZulu-Natal, Limpopo ve Doğu Cape’teki ortak kullanım alanlarında hayvan sahibi 457 haneyle yapılan görüşmelere dayanıyor. Bulgular, yüksek sağlık harcamalarının küçük ölçekli üreticilerin sürü verimliliğini artıracak yatırımlarına ayrılan kaynağı sınırladığını gösteriyor. Hanelerin çoğu hayvan başına 1 ile 55 Rand arasında harcama yaparken, yıllık hayvan sağlığı gideri koyun ilaçlarında 3.364 Rand ile en yüksek düzeye ulaştı. Bunu sığırlarda 2.749 Rand ve keçilerde 1.912 Rand izledi. ARC tarım ekonomisti ve çalışmanın başyazarı Dr Siphe Zantsi, gelirlerin büyük bölümünün ilaç ve tedavilere gitmesi durumunda çiftçilerin daha iyi genetik materyal, ek yem ve altyapıya yatırım yapacak çok az kaynağının kaldığını belirtti. Araştırma, ortak kullanım alanlarında çoğunlukla yaşlı ve küçük ölçekli üreticilerin faaliyet gösterdiğine işaret etti. Hanelerin yaklaşık üçte ikisinin başında erkekler bulunurken, hane reislerinin ortalama yaşı 58 olarak belirlendi. Katılımcıların yaklaşık üçte biri yalnızca ilkokul eğitimi almış, %10’u ise örgün eğitim görmemişti. Keçiler katılımcıların %82’si tarafından besleniyordu ve ortalama keçi sürüsü 38 hayvandan oluşuyordu; koyun sürülerinin ortalaması yaklaşık 70 hayvandı. Sığır sahiplerinin %80’inden fazlası ise 50’den az baş besliyordu. Zantsi’ye göre ticari işletmeler aşı ve hayvan ilaçlarını toplu satın alarak ölçek ekonomisinden yararlanıyor ve açılan ürünleri son kullanma tarihinden önce tamamen tüketebiliyor. Daha küçük sürülere sahip ortak kullanım alanı çiftçileri ise bazı ürünlerin açıldıktan hemen sonra kullanılması gerektiği hâlde daha büyük işletmelerle aynı ambalajları almak zorunda kalıyor. Kullanılamayan ilaçların boşa gitmesi, tedavinin gerçek maliyetini artırıyor. Ortak otlaklarda farklı sahiplerin hayvanlarının birlikte bulunması, hastalık ve parazitlerin sürüler arasında yayılmasını kolaylaştırıyor. Bu nedenle önleyici ilaçlama, aşılama ve tedavilerin etkili olabilmesi için çoğu zaman topluluk genelinde uygulanması gerekiyor. Düşük okuryazarlık, ürün etiketleri ve talimatlarının anlaşılmasını zorlaştırırken, tartı bulunmaması hayvan ağırlığının tahmin edilmesine ve eksik ya da fazla doz kullanımına yol açabiliyor. Zantsi, bu koşullara uygun yayım hizmetleri, hayvan sağlığı teknisyenleri ve veterinerlik destek programlarına ihtiyaç olduğunu söyledi.

Goyal: Hindistan Süt Sektörünü Serbest Ticaret Anlaşmalarında Açmayacak
Görsel kaynağı: Times of India · Özgün haber

Goyal: Hindistan Süt Sektörünü Serbest Ticaret Anlaşmalarında Açmayacak

Hindistan Ticaret ve Sanayi Bakanı Piyush Goyal, ülkesinin hiçbir serbest ticaret anlaşmasında süt sektörünü dış rekabete açmadığını ve bu yaklaşımını sürdüreceğini söyledi. Yeni Delhi’de Kirori Mal College öğrencilerine konuşan Goyal, genetiği değiştirilmiş ürünlerin ithalatına da şimdiye kadar izin verilmediğini ve gelecekte de izin verilmeyeceğini belirtti. Goyal, Hindistan’ın ticaret anlaşmalarında çiftçilerini, balıkçılarını ve mikro, küçük ve orta ölçekli işletmelerini koruduğunu ifade etti. Bazı yabancı ülkelerde süt ürünleri üretilirken buzağı eti veya peynir yapımında kullanılan rennet enziminin tercih edilebildiğini söyleyen Goyal, Hindistan’da bu tür kullanımlara izin verilmediğini ve ürünlerin ülkenin dinî hassasiyetlerini koruyacak şekilde sertifikalandırılması gerektiğini kaydetti.