ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

6 haber · Sayfa 1

Arnavutluk’ta Yeni Balıkçılık Yasasıyla Uydu İzleme ve Sıkı Yaptırımlar Getirildi
Görsel kaynağı: RTSH · Özgün haber
Veri haberi

Arnavutluk’ta Yeni Balıkçılık Yasasıyla Uydu İzleme ve Sıkı Yaptırımlar Getirildi

Arnavutluk Meclisi’nin kabul ettiği yeni Balıkçılık Yasası, cumhurbaşkanının onayının ardından Resmî Gazete’de yayımlandı. Yasa, deniz kaynaklarının kontrolü, gözetimi ve korunması için yeni Avrupa standartları getirirken, Arnavutluk mevzuatını Avrupa Parlamentosu ve Konseyi’nin 2023/2842 sayılı düzenlemesiyle kısmen uyumlu hâle getiriyor. Düzenleme, ticari deniz biyolojik kaynaklarının kullanıldığı gemileri, konteyner gemileri ve yalnızca akuakültürde kullanılan gemiler dışında balıkçı gemisi kapsamına alıyor. Uzunluğu 18 metre veya daha fazla olan ve kurallara uymama riski yüksek kabul edilen gemiler, avın karaya çıkarılması yükümlülüğünü izlemek ve denetlemek üzere çalışan bir Uzaktan Elektronik İzleme (REM) sistemi kuracak. CCTV kameraları ve deniz sensörlerini içerecek sistemin yanı sıra tüm Arnavutluk balıkçı gemilerinde uydu bağlantılı otomatik konum belirleme cihazı bulunacak. 9 metreden küçük ve yalnızca kıyıdan 6 deniz mili içinde faaliyet gösteren gemiler için bu yükümlülük 1 Ocak 2030’a kadar ertelenecek. Veriler, Balıkçılık İzleme Merkezi ile Deniz Operasyonları Kurumlararası Operasyon Merkezi tarafından 24 saat işlenecek. Yasa, balıkçılık sektörü için devlet bütçesinden doğrudan finanse edilecek özel bir yardım düzeni de getiriyor. Motor gücünü doğru beyan etmeyen gemiler için, yıllık vergi farkının ödenmesi koşuluyla verilerin 31 Aralık 2027’ye kadar düzeltilmesine izin veriliyor. Koruma altındaki su türlerinin avlanması, karaya çıkarılması ve ticareti yasaklanırken; nehir koranı, belirli alabalık türleri, mersin balıkları, köpekbalıkları, vatozlar, Mobula, datarı, yunuslar, foklar, deniz kaplumbağaları ve Pinna nobilis listede yer alıyor. Deniz çevresine zarar veren “Aziz Andreas Haçı” aracının kullanımı da yasaklanıyor. Ruhsatsız avcılık, elektronik belgelerde sahtecilik ve VMS/REM cihazlarının manipülasyonu ağır ihlal sayılıyor; kontrol cihazlarının kurulmaması veya zarar görmesi 200.000 ila 500.000 lek para cezasıyla sonuçlanacak. Ceza puanı sistemi kapsamında 18 puanda iki aylık, 90 puanda ise kalıcı ruhsat iptali uygulanacak.

Castilla Y León’da Balıkçılık İçin Bütçe ve Özel Birim Planı
Görsel kaynağı: La Razón · Özgün haber

Castilla Y León’da Balıkçılık İçin Bütçe ve Özel Birim Planı

Castilla y León Tarım, Hayvancılık, Kırsal Alan ve Çevre Politikaları Bakanı Joaquín Antonio Pino, bölgesel yönetimin balıkçılığa yönelik desteğinin gelecek hafta bütçede görüleceğini söyledi. Pino, yeni kurumsal yapıda balıkçılığa özel bir hizmet birimi bulunacağını belirterek, tarihsel olarak avcılığın gölgesinde kalan sektörün bütüncül bir yaklaşımla yeniden canlandırılacağını ifade etti. Pino, federasyon, kulüp ve derneklerin taleplerinin hükümet politikalarına aktarılacağını, bu yaklaşımın nehir kesimlerinin temizlenmesi gibi uygulamalarla somutlaşacağını söyledi. Balıkçılığın Castilla y León’da kırsal kalkınma açısından ekonomik ve sosyal önem taşıdığını, birçok bölgeye nüfus çekme kapasitesine sahip olduğunu belirtti. Nehirlerin restore edilmesi ve istilacı türlerin ilerlemesinin engellenmesi gerektiğini kaydeden Pino, bu türlerin tamamen ortadan kaldırılmasının hedeflenmediğini vurguladı. Pino ayrıca merkezi hükümetin yürürlüğe koyduğu bazı yasaların istilacı türlerle mücadeleyi ve yeniden balıklandırma çalışmalarını zorlaştırdığını savundu. Ölümlü ve yakala-bırak balıkçılık arasında çatışma yerine birlikte yaşama olması gerektiğini dile getirdi. Açıklamalar, León kentinde pazar gününe kadar süren Uluslararası Alabalık Haftası ile Destino Pesca Castilla y León etkinliğinin resmi açılışı öncesinde yapıldı. Amatörlere, uzmanlara ve genel kamuya açık etkinlik, León Piskoposluk ve Kutsal Hafta Müzesi ile Plaza Mayor’daki Aula del Río’da düzenleniyor. Etkinlik direktörü Carlos Sánchez, organizasyonun balıkçılık sektörünü bir araya getirdiğini, bölge nehirlerini ve bu faaliyetle bağlantılı sportif ve turistik işleri tanıttığını söyledi. Sánchez, León ilinin İspanya’da alabalık nehirleri bakımından en fazla kilometreye sahip il olduğunu da belirtti.

Buzağılarda Solunum Sendromunda Erken Tanı ve Koruma Öne Çıkıyor
Görsel kaynağı: Agropress · Özgün haber
Veri haberi

Buzağılarda Solunum Sendromunda Erken Tanı ve Koruma Öne Çıkıyor

Buzağıların solunum sendromu, genç sığırlarda sağlık, hayvan refahı ve işletme ekonomisi açısından önemli sonuçlara yol açabilen çok faktörlü bir hastalık grubu olarak tanımlanıyor. Hastalığın oluşumunda patojenlerin yanı sıra barınak koşulları, beslenme ve işletme yönetimi de rol oynuyor. Sığırların akciğer kapasitesinin vücut büyüklüğüne oranla düşük olması, bu hayvanları solunum hastalıklarına karşı daha hassas hâle getiren etkenler arasında gösteriliyor. Sendrom, üst ve alt solunum yollarında iltihabi süreçlere neden olabiliyor. Bovin solunum sinsityal virüsü, parainfluenza 3 ve adenovirüsler başlıca viral etkenler arasında yer alırken, bu virüslerin solunum yolu epitelini zayıflatması ikincil bakteriyel enfeksiyonlara kapı açabiliyor. Mannheimia haemolytica, Pasteurella multocida ve Mycoplasma bovis bu aşamada önem taşıyan bakteriler olarak sıralanıyor. Ateş, solunum hızında artış, zor ve ağrılı nefes alma, burun akıntısı ve öksürük sık görülen belirtiler arasında bulunuyor. Buzağıların yorgun düşmesi, daha az yem tüketmesi ve büyümesinin yavaşlaması da tabloya eşlik edebiliyor; ağır vakalarda zatürre gelişerek ölümle sonuçlanabiliyor. Belirtiler başka hastalıklarla benzerlik gösterebildiği için tanıda yalnızca klinik gözlem yeterli görülmüyor. Solunum yollarından alınan sürüntü veya yıkama örnekleri laboratuvarda incelenerek viral ve bakteriyel etkenler belirlenebiliyor. Kültür ve moleküler yöntemlerin yanı sıra, birden fazla solunum patojenini aynı anda tespit etmeye yönelik hızlı saha testleri de kullanılabiliyor. Etkenin doğru belirlenmesi, uygun tedavinin seçilmesi ve enfeksiyonun sürü içinde yayılmasının sınırlandırılması bakımından önem taşıyor. Tedavide erken müdahale temel koşul olarak öne çıkıyor. Ateşin düşürülmesi, iltihabın azaltılması ve solunum sisteminin desteklenmesinin yanında, gerektiğinde gram-negatif bakterilere yönelik antibiyotiklerden yararlanılabiliyor. Antibiyotik seçiminin duyarlılık testlerine dayandırılması, tedavinin hedefe yöneltilmesi ve direnç gelişimi riskinin azaltılması açısından önem taşıyor. Ağır vakalarda serum veya bağışıklık düzenleyici ürünler kullanılabilirken, sıvı-elektrolit desteği, kaliteli süt ya da süt ikame yemi ve yakın takip de destekleyici bakımın parçalarını oluşturuyor. Korunmada kuru, temiz, tozsuz ve iyi havalandırılan barınaklar ile buzağıların küçük gruplar hâlinde yetiştirilmesi öneriliyor. Yeterli ve kaliteli kolostrumun doğumdan sonra en geç 2 saat içinde verilmesi, bağışıklığın desteklenmesi açısından kritik kabul ediliyor. Dengeli beslenme, vitamin ve iz element eksikliklerinin önlenmesi, erken sütten kesme ve aşırı kalabalık gibi stres etkenlerinin azaltılması da riskin düşürülmesine yardımcı oluyor. Risk döneminden önce uygun aşılama, ilk belirtilerde hasta hayvanın izole edilmesi ve veteriner hekime hızlı başvurulması korunma programının diğer temel adımlarını oluşturuyor.

Batı Şeria’da Çit ve Saldırılar Filistinli Çiftçilerin Arazilere Erişimini Kısıtlıyor
Görsel kaynağı: The Journal · Özgün haber
Veri haberi

Batı Şeria’da Çit ve Saldırılar Filistinli Çiftçilerin Arazilere Erişimini Kısıtlıyor

İşgal altındaki Batı Şeria’da Sinjil sakinleri, İsrail ordusunun Route 60 boyunca inşa ettiği çitin tarım arazilerine ve komşu bölgelere erişimi kısıtladığını söylüyor. Beş metre yüksekliğinde ve dikenli tellerle çevrili metal çit, kasabaya giriş çıkış için yalnızca denetimli bir rota bıraktı. İsrail ise uygulamanın otoyoldaki yerleşimcilere yönelik saldırıları önlemeyi amaçladığını belirtiyor. İsrail makamları çit için Şubat 2024’te yaklaşık 30 dönüm, aynı yılın ağustos ayında da 15 dönüm Filistin mülkiyetindeki araziyi tahsis etti. Eylül ayında arazide çalışma başlarken 200’den fazla ağaç söküldü; bunların 135’inin zeytin ağacı olduğu belirtildi. Sinjil Belediye Başkanı Moataz Tawafsha, yaklaşık 100 ailenin topraklarından koparıldığını ve bu nedenle geçim kaynaklarından mahrum kaldığını söyledi. Kasabada ekonomik sıkıntının arttığını belirten Tawafsha, İsrail’de işçi olarak çalışan bazı kişilerin son üç yıldır çalışma izinlerinin iptal edilmesi nedeniyle işlerine gidemediğini aktardı. Sinjil çevresindeki baskının yalnızca çitle sınırlı olmadığı belirtildi. Nisan 2025’te kasabanın güneyinde özel mülkiyetteki Filistin arazisinde yeni bir yerleşimci karakolunun ortaya çıkmasının ardından bir dizi baskın yaşandı. Birleşmiş Milletler, dört evin yakıldığını, hayvanların çalınıp öldürüldüğünü ve bölge sakinlerine saldırıldığını belgeledi; en az 35 kişinin yaralandığı bildirildi. 11 Temmuz 2025’te ise Sinjil ve komşu Al-Mazra’a ash-Sharqiya çevresinde arazilerinde çalışan çiftçilere yönelik yerleşimci saldırısında iki Filistinli erkek öldürüldü. Ramallah’ın doğusundaki yaklaşık 5 bin nüfuslu Deir Jarir’de de zeytin ağaçlarının yakıldığı veya kesildiği, tarım arazilerinin zarar gördüğü ve hayvanların hedef alındığı aktarıldı. Belediye meclisi üyesi Adel, saldırılar ve hareket kısıtlamalarının köyün tarım ekonomisini zayıflattığını, daha önce yerel üretimin temel unsurlarından olan zeytinyağının artık başka yerlerden getirildiğini söyledi. Kısıtlamalar nedeniyle çocukların haftada yalnızca üç gün okula gidebildiği, Ramallah’a gidenlerin ise kontrol noktaları nedeniyle saatlerce trafikte kaldığı belirtildi. Temmuz 2026’da Deir Jarir’de yerleşimciler ve İsrail güçlerinin dahil olduğu bir baskında belediye meclisi üyesi Odeh Abdul Rahim Odeh Farakhneh ile Ahmad Adel Abu Mukho öldürüldü. OCHA’ya göre İsrail güçleri, yerleşimcilerin koyunları ele geçirmeye çalışmasının ardından toplanan kalabalık sırasında iki kişiyi vurdu. İsrail ordusu ise askerlerin saldırıya uğramalarının ardından ateş açtığını söyledi; bölge sakinleri güçleri yerleşimcileri korumakla suçladı. Adel, köy ve çevresinde yerleşimci faaliyetleriyle bağlantılı olaylarda yedi kişinin öldürüldüğünü ve saldırıları bildiren bir çiftçinin gece boyunca gözaltında tutulduğunu aktardı.

Japonya’da Somon Avındaki Düşüş Karada Yetiştiriciliği Gündeme Taşıdı
Görsel kaynağı: Mainichi Shimbun · Özgün haber
Veri haberi

Japonya’da Somon Avındaki Düşüş Karada Yetiştiriciliği Gündeme Taşıdı

Japonya’nın Niigata eyaletindeki Murakami kenti, somon avındaki sert düşüşe karşı karada yetiştiriciliğe yöneliyor. Japonya Denizi kıyısında chum somonuyla tanınan kentte, Miomote Nehri’nden 2015 mali yılında 55.718 somon yakalanırken bu sayı 2025 mali yılında 1.415’e geriledi. Kent yönetimi, bu kritik durum karşısında Okayama Üniversitesi Bilim Enstitüsü’nün Gelecek Nesil Su Ürünleri Yetiştiriciliği Merkezi ile bir araştırma yürütüyor. Merkezde yaklaşık 2.000 chum somonu, 35 metrik ton kapasiteli oval bir tankta yetiştiriliyor. Toshimasa Yamamoto’nun liderlik ettiği ekip, balıkları yavru döneminden itibaren büyütüyor. 15 Ağustos itibarıyla balıkların ortalama ağırlığı yaklaşık 140 gram, uzunluğu ise yaklaşık 24 santimetreydi. Deneyin hedefi, Nisan 2026’da başlayan iki yıllık görev süresi içinde somonları 2-3 kilogram ağırlığa ulaştırmak. Araştırma ekibi, yavruların ebeveyn balıklara dönüştürülmesini ve bu balıklardan alınacak yumurtalarla yeni neslin yetiştirilmesini içeren kapalı devre yetiştiriciliğini amaçlıyor. Karada yetiştiricilikte sockeye ve Atlantik somonu için ilerleme kaydedilmiş olsa da chum somonunun hızlı yüzmesi önemli bir güçlük oluşturuyor. Balıklar büyüdükçe kalabalık tanklarda birbirlerine çarparak ölebiliyor. Yamamoto, güçlü yüzücü mavi yüzgeçli orkinos üzerinde geliştirilen yetiştiricilik tekniklerinin bu sorunun önlenmesine yardımcı olabileceğini düşünüyor. Murakami’nin karada yetiştiricilik için uygun olabileceği belirtilen özellikleri arasında soğuk su kaynakları bulunması yer alıyor. Bu sayede suyu soğutmak için makine kullanılması gerekmeyebilir. Ancak kent yönetimi, kapalı devre yetiştiriciliğinin ticari açıdan uygulanabilir olup olmadığını ve kentte somon işleme, dağıtım ve diğer faaliyetlerde yer alan kişilerin görüşlerini dikkate alarak ilerlemek istiyor. Somonlardaki gerileme Murakami ile sınırlı değil. Japonya genelinde, dört yıl önce bırakılan yavrulara göre geri dönen somonların oranı 1974’ten 2024’e kadar %1’in altına inmezken 2025’te %0,66’ya düştü. Niigata’daki oran ise 2023’te %0,19, 2024’te %0,13 ve 2025’te %0,06 oldu. Isınmayla kuzeye ilerleyen balıkların avcılığı, uygun su sıcaklıklarının görüldüğü dönemin kısalması ve daha az besleyici zooplankton türlerinin yayılması başlıca etkenler arasında gösteriliyor. Miomote Nehri Somon Balıkçılığı Birliği daha önce 10 milyon yumurta toplayıp 8 milyon yavruyu suya bırakıyordu. Ancak geri dönen somonların azalması yumurta toplama ve kuluçka faaliyetlerini zorlaştırdı. Kapalı devre yetiştiriciliği krizi önleyebilecek bir yol olarak görülse de birlik yetkilileri, yetiştiriciliğin balıkları nehirde çoğaltmak için değil tüketim amacıyla kullanacağına dikkat çekerek sonuçların belirsiz olduğunu ve sürecin yakından izlenmesi gerektiğini belirtiyor.