ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

94 haber · Sayfa 1

Kanada’da Çiftlik Çıkışı Süt Fiyatı 2027’de %2,8 Artacak
Görsel kaynağı: RealAgriculture · Özgün haber
Veri haberi

Kanada’da Çiftlik Çıkışı Süt Fiyatı 2027’de %2,8 Artacak

Kanada Süt Komisyonu (CDC), çiftçilere ödenen çiftlik çıkışı süt fiyatının 1 Şubat 2027’den itibaren %2,8 artırılacağını açıkladı. Artış, litre başına 0,0259 Kanada dolarına, yani 3 Kanada sentinin biraz altında bir yükselişe karşılık geliyor. Yeni fiyatlar, 2026’nın ilerleyen döneminde eyalet yetkililerinin onaylamasının ardından resmileşecek. Açıklanan artış, Ulusal Fiyatlandırma Formülü’ne (NPF) göre hesaplanan %3,5548’lik oranın altında kaldı. CDC, formülü geçici olarak askıya alma ölçütlerinin karşılandığını ve yönetim kurulunun paydaşlarla güncel ekonomik ve sektörel koşulları değerlendiren ayrıntılı bir analiz yaptığını bildirdi. NPF, çiftlik çıkışı süt fiyatını üretim maliyeti endeksindeki yıllık değişimin %50’si ile Tüketici Fiyat Endeksi’ndeki yıllık değişimin %50’sini esas alıyor. CDC Başkanı Jennifer Hayes, enflasyon, artan girdi maliyetleri ve ekonomik belirsizliğin üreticiler üzerindeki baskıyı sürdürdüğünü söyledi. Hayes, kararın fiyat ayarlamasını enflasyona yakın ve ölçülü bir düzeyde tuttuğunu belirtti; tüketici talebinin yüksek protein içeren süt ürünlerine ilgisinin arttığını da ifade etti. CDC, süt fiyatındaki artışa ek olarak depolama programlarının maliyetini kısmen karşılamak için aldığı taşıma ve depolama ücretlerini de artıracak. Bu iki değişiklik, perakende ve restoran sektörleri için süt, krema, yoğurt, peynir ve tereyağı üreten işlemcilerin kullandığı sütün maliyetini toplam %2,8245 yükseltecek. Ancak Komisyon, iş gücü, taşımacılık, dağıtım ve ambalajlama giderleri gibi tedarik zinciri maliyetleri nedeniyle nihai süt ürünleri fiyatlarına yansıyacak etkinin henüz bilinmediğini belirtti. Son bir yılda süt ürünleri fiyat endeksi %1,9 artarken, tüm gıda ürünlerindeki artış %4,2 oldu. Son beş yılda bu endeksler sırasıyla %24 ve %29 yükseldi.

33 Ülkede Hanelere Acil Gıda Stoku Hazırlama Çağrısı
Görsel kaynağı: VIVA · Özgün haber
Veri haberi

33 Ülkede Hanelere Acil Gıda Stoku Hazırlama Çağrısı

2 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Dünyanın farklı bölgelerindeki 33 ülkede hükümetler veya kamu kurumları, vatandaşlara evlerinde acil durum ihtiyaçları bulundurmaları çağrısı yaptı. VIVA’nın aktardığı liste, Avrupa, Amerika, Asya, Afrika ve Okyanusya dahil altı bölgeye yayılıyor. İngiltere, Fransa, Almanya, ABD, Kanada, Japonya, Hindistan, Singapur ve Avustralya da listede yer alıyor. Hazırlık süresi ülkeye göre değişiyor. İngiltere, Fransa, Kanada, Japonya, Meksika ve Hollanda gibi ülkelerde en az 72 saatlik veya üç günlük temel ihtiyaç stoku öneriliyor. İsveç ve Norveç’te yaklaşık bir haftalık, Almanya’da ise 10 güne kadar yetecek stok için rehberlik bulunuyor. Japonya, üç günlük asgari hazırlığın yanı sıra koşullar elverdiğinde bir haftalık stok hedeflenmesini öneriyor. Çağrıların gerekçeleri arasında jeopolitik çatışmalar, doğal afetler, aşırı hava olayları, elektrik kesintileri, siber saldırılar ve tedarik zincirleriyle dağıtımın aksaması sayılıyor. VIVA ve CNBC Indonesia’nın aktardığına göre Endonezya Tarım Bakanı Andi Amran Sulaiman, ülkesinin gıda durumunun görece güvenli olduğunu belirtti. Endonezya’nın hükümet pirinç rezervi 26 Ekim 2026 itibarıyla yaklaşık 4,5 milyon tondu; toplam pirinç mevcudu yaklaşık 25 milyon ton olarak verildi.

Yunanistan'da Modern Tarım Sektörü İçin Teknoloji ve Örgütlenme Çağrısı
Görsel kaynağı: Naftemporiki · Özgün haber
Veri haberi

Yunanistan'da Modern Tarım Sektörü İçin Teknoloji ve Örgütlenme Çağrısı

Atina Ekonomi Üniversitesi emekli profesörü Nikolaos Papavasileiou, Yunanistan'daki modern tarım sektörünün geleneksel üretim ile gıda teknolojisini birleştirmesi gerektiğini savunuyor. Papavasileiou'ya göre tarım sektörü, bağlantılı değer zinciriyle birlikte ülkenin gayrisafi yurt içi hasılasının %15'ini oluşturuyor ve toplam ekonomik ağırlık bakımından turizmden daha güçlü bir konumda bulunuyor. Yazar, bu potansiyelin akıllı tarım, yapay zekâ, sensörler ve biyoteknoloji kullanılarak geliştirilmesini öneriyor. Yazıda süt ürünleri, özellikle beyaz peynir ve yoğurt için büyüme potansiyeli bulunduğu belirtiliyor. Bunun değerlendirilebilmesi için kaliteli ürünlerin standartlaştırılmış üretim, düzenli dağıtım ve etkili tanıtımla desteklenmesi gerektiği ifade ediliyor. Dondurulmuş sebzelere yönelik tüketici ilgisinin arttığı, ancak Yunanistan'ın ihracatının zayıf ve ithalatının yüksek kaldığı aktarılıyor. Taze sebze ihracatındaki temel sorun ise modern biçimde örgütlenmiş işletmelerin ve lojistik altyapının eksikliği olarak gösteriliyor. Papavasileiou, Yunanistan'da kabuklu deniz ürünleri üretimi ve ticaretinin Avrupa Birliği toplamına kıyasla çok küçük ve yeterince gelişmemiş olduğunu belirtiyor. Balıkçılık üretiminde düşüş eğilimi bulunduğunu, balık ihracatının düşük kalmasına karşılık ithalatın arttığını yazıyor. Hazır meyve suyu ihracatının yıllık 90,7 milyon dolar, ithalatın ise 45-50 milyon dolar olduğu belirtilirken, İsrail'in konsantre portakal suyu ihracatındaki küresel konumu Yunanistan için karşılaştırma olarak sunuluyor. Yazıda pamukta ambalajlama ve balya kimliğinin belirlenmesi, zeytinyağı, şarap ve zeytinde ise tanınırlık ve tanıtım eksiklikleri öne çıkarılıyor. Yeni teknolojilerin çiftçilere maliyet, fiyat, çeşit, kalite, pazarlama kanalları ve rekabet hakkında bilgi sağlayabileceği; bunun için çiftçiler arasında iş birliğinin güçlendirilmesi gerektiği ifade ediliyor. Ayrıca yurt içinde üretilen ürünlerin perakendede satılan payının yalnızca %36 olması eleştiriliyor.

Irak'ta Yedinci Gıda Sepeti Yardımı 1 Kasım'da Başlatılacak
Görsel kaynağı: Al-Naeem News · Özgün haber

Irak'ta Yedinci Gıda Sepeti Yardımı 1 Kasım'da Başlatılacak

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Irak Ticaret Bakanlığı, vatandaşlar ile sosyal yardım yararlanıcılarına yönelik yedinci gıda sepeti yardımının 1 Kasım Pazar günü başlatılacağını açıkladı. Gıda Maddeleri Genel Şirketi Genel Müdürü Luma el-Musavi, yardımın tüm vatandaşlar ve sosyal yardım kapsamındaki yararlanıcılar için dağıtıma sunulacağını söyledi. El-Musavi, gıda sepeti malzemelerinin tedarikinin kesinti yaşanmaması ve dağıtımların belirlenen tarihlerde yapılması için sürdüğünü belirtti. Kasım ayı sepetinin yedinci, aralık ayı sepetinin sekizinci yardım olacağını ve dağıtımların her ay devam edeceğini aktaran el-Musavi, yıl başından bu yana gecikme yaşanmadığını söyledi. Bakanlığın piyasa fiyatlarını izlediği, olağanüstü bir durum oluşması halinde yeni bir yardım başlatılabileceği, mevcut fiyatların ise iyi olduğu bildirildi.

Halloween Balkabağı Satışlarını Eylül ve Ekimde Yoğunlaştırıyor
Görsel kaynağı: La Vanguardia · Özgün haber
Veri haberi

Halloween Balkabağı Satışlarını Eylül ve Ekimde Yoğunlaştırıyor

Halloween kutlamasının yaygınlaşması, balkabağını oyulmuş yüzleri ve farklı biçim ve renkleriyle ev ve iş yeri dekorasyonunda kullanılan tanınmış bir simgeye dönüştürdü. La Casa de la Calabaza, balkabağı üreticileri açısından eylül ve ekim aylarının yılın en yoğun faaliyet dönemi olduğunu belirtiyor. İşletmeye göre toplam üretimin yaklaşık %70’i bu iki ayda satılıyor. Talep, 31 Ekim gecesi oyulmak üzere alınan büyük balkabaklarıyla sınırlı kalmıyor. Küçük çeşitler de sonbahar dekorasyonunda öne çıkıyor; siğilli, uzun veya uçan daire biçimindeki balkabakları masa süslerinde ve evin farklı bölümlerinde, oyulmadan kullanılabiliyor. Bu çeşitlilik, ürünün yalnızca Halloween kutlamalarıyla değil, genel sonbahar dekorasyonuyla da ilişkilendirilmesini sağlıyor. La Casa de la Calabaza, sonbahar kampanyası döneminde farklı dağıtım noktalarına ve doğrudan tüketicilere toplam yaklaşık 40.000 kilogram balkabağı sattığını aktarıyor. Halloween için oyulacak balkabaklarının başlıca alıcıları çocuklu genç aileler olurken, dekoratif çeşitlerde evlerini süsleyen yaşlı kişiler öne çıkıyor. Manavlar, mağazalar, şirketler ve tema parkları da mekânlarına sonbahar atmosferi vermek amacıyla bu ürünleri satın alan diğer gruplar arasında yer alıyor.

Conaprole Adayı Zavala, Süt Fiyatının Üreticiye Daha İyi Yansımasını Savundu
Görsel kaynağı: LosAgronegocios · Özgün haber
Veri haberi

Conaprole Adayı Zavala, Süt Fiyatının Üreticiye Daha İyi Yansımasını Savundu

Uruguay’da Conaprole başkanlığına Opción 2026 listesiyle aday olan Canelones Sütçüleri Derneği yöneticisi Justino Zavala, kooperatifin güçlü yapısına rağmen bazı işleyiş sorunlarının düzeltilmesi gerektiğini söyledi. Zavala, önerilerinin temel amacının Conaprole’nin elde ettiği sonucun üreticiye ödenen süt fiyatına daha iyi yansımasını sağlamak olduğunu belirtti. Conaprole’nin 500 milyon ABD dolarının üzerinde özsermayeye sahip olduğunu ve son mali yılı yaklaşık 20 milyon ABD doları pozitif sonuçla kapattığını ifade etti. Zavala’nın öncelikli önerisi, çalışanlarla ilişkilerin ve çalışma biçiminin değiştirilmesi oldu. Kooperatifin sürekli çatışma ve sorun döngüsünden çıkması gerektiğini savunan Zavala, ellerindeki verilere göre Conaprole’de devamsızlık oranının %15 ile 20 arasında bulunduğunu söyledi. Bunun her gün 300 ila 400 çalışanın işe gelmemesi anlamına geldiğini belirten Zavala, devamsızlığın kooperatif için ek maliyet oluşturduğunu ve üreticiye ödenen süt fiyatını olumsuz etkilediğini öne sürdü. Opción 2026 listesi olarak sendikayla çalışma yöntemindeki değişiklikleri görüşmek üzere temasa geçtiklerini, sendikanın öneriyi kesin biçimde reddetmeyip incelemeye hazır olduğunu aktardı. Zavala, ihracat yapısındaki yoğunlaşmayı da Conaprole için önemli bir risk olarak değerlendirdi. Onun verdiği bilgilere göre kooperatifin ihraç edilebilir üretiminin %70’i tam yağlı süt tozunda yoğunlaşıyor; bu ürünün %70’i ise Brezilya ve Cezayir’e satılıyor. Brezilya’daki damping konusunu ve Cezayir’de geliştirilen, ülkenin ithalat ihtiyacını azaltabilecek süt üretimi projesini iki pazar için sorun işareti olarak gösteren Zavala, süt tozundan tamamen vazgeçilmesini önermediğini söyledi. Farklı ürünlere yönelerek riskin dağıtılmasını savundu. Uruguay’ın CPTPP’ye katılımında ilerleme sağlanması hâlinde, Japonya’ya peynir ihracatında fırsat doğabileceğini de belirtti. İç pazarın Conaprole cirosunun %30 ile 40’ını, toplam sütün ise yaklaşık %20’sini oluşturduğunu söyleyen Zavala, dağıtım ve ürün bulunabilirliği konusunda sorunlar yaşandığını ifade etti. Saha ziyaretlerinde distribütörlerin kooperatifin teslimatlarından, işletmelerin distribütörlerden, tüketicilerin ise ürünleri bulamamaktan şikâyet ettiğini aktardı. Conaprole markasının güçlü ve tanınmış olmasına rağmen diğer markalar karşısında gerilediğini savunan Zavala, kooperatifin yılda 18 milyon ABD doları reklam harcadığını belirtti. İç pazarın işleyişinin bağımsız bir danışmanlık şirketince denetlenmesini ve sonuçlara göre gerekli adımların atılmasını önerdi.

Mısır’da Tavuk Fiyatları Türlere göre Açıklandı
Görsel kaynağı: Al-Watan Egypt · Özgün haber
Veri haberi

Mısır’da Tavuk Fiyatları Türlere göre Açıklandı

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Mısır’da 30 Ekim 2026 Cuma günü tavuk fiyatları, türüne ve satış noktasına göre farklı seviyelerde açıklandı. Tavukçuluk Borsası verilerine göre beyaz tavuğun kilogram fiyatı yaklaşık 74 Mısır lirası olurken, tüketici fiyatı yerleşim bölgesine göre 80-90 Mısır lirası aralığında verildi. Aynı gün Sasso tavuğunun çiftlikteki toptan kilogram fiyatı 105-106 Mısır lirası, tüketiciye satış fiyatı ise 110-120 Mısır lirası olarak bildirildi. Yerli tavuğun tüketici fiyatı 125-140 Mısır lirası arasında değişti. Pane ürününün kilogram fiyatı da piyasalarda 200-220 Mısır lirası aralığında açıklandı. Fiyatların yerleşim bölgesine göre değişebildiği, beyaz tavukta ise nakliye ve dağıtım maliyetlerinin satış fiyatını etkilediği belirtildi. Veriler, Tavukçuluk Borsası platformu ile Bakanlar Kuruluna bağlı fiyat portalının açıklamalarına dayandırıldı. Aynı tarihli ilgili haberde beyaz ve yerli tavuk fiyatlarının borsa ve piyasalarda ikinci gün üst üste istikrarlı kaldığı aktarıldı.

AB'nin Gelecekteki Tarım Politikası İçin Ön Anlaşma, Bütçe Belirsizliği Sürüyor
Görsel kaynağı: L’Opinion · Özgün haber
Veri haberi

AB'nin Gelecekteki Tarım Politikası İçin Ön Anlaşma, Bütçe Belirsizliği Sürüyor

Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkeler, 2028-2034 döneminde uygulanması planlanan Ortak Tarım Politikası (OTP) için Lüksemburg'da ön anlaşmaya vardı. Fransa Tarım Bakanı Annie Genevard, anlaşmayla genç çiftçilere yönelik bazı desteklerin güçlendirilmesini, kuralların sadeleştirilmesini ve tarımın iklim değişikliğine uyumunun geliştirilmesini ilerleme olarak değerlendirdi. Anlaşmada, desteklerin dağıtımında “aktif çiftçi” ölçütünün yeniden yer alması da öne çıktı. Ancak ön anlaşmanın yürürlüğe girmesi kesinleşmiş değil. Yeni OTP'nin uygulanması, AB'nin 2028-2034 dönemini kapsayacak çok yıllı bütçesi üzerindeki müzakerelerin sonucuna bağlı bulunuyor. Avrupa Parlamentosu ile üye devletlerin düzenlemelerin tamamını aynı metinle kabul etmesi gerekiyor. Fransa Tarım Bakanlığı, mevcut siyasi uzlaşının önemli bir adım olduğunu ancak mücadelenin henüz bitmediğini belirtti. Fransa, OTP'nin şu anki en büyük yararlanıcısı konumunda. Ülke çiftçilerine yılda yaklaşık 9 milyar avro destek aktarılıyor; yedi yıllık dönemde toplam tutar 65 milyar avroya ulaşıyor. Bu miktar, AB'nin tarıma ayırdığı 387 milyar avroluk bütçenin %17'sine karşılık geliyor. Yeni OTP taslağı ise AB'nin tarım bütçesini 2028-2034 döneminde 300 milyar avroya çekmeyi öngörüyor. Bütçenin daraltılması yönündeki baskı, Almanya, Hollanda, Avusturya ve üç İskandinav ülkesinin yer aldığı, bütçede tasarruftan yana ülkeler grubundan geliyor. Fransa, aynı desteği korumak için daha fazla ulusal kaynak gerektirecek ortak finansman mekanizmalarının sınırlandırılmasını istiyor. Emmanuel Macron'un 17-18 Aralık'taki Avrupa Konseyi toplantısında liderlerle görüşmesi ve kasım ayındaki gayriresmî müzakereler, uzlaşma arayışının sonraki adımları olarak belirtiliyor. Fransız hükümeti çiftçilere ayrılacak miktarın korunacağını söylerken, bunun Avrupa bütçesinden mi yoksa ulusal kaynaklardan mı karşılanacağının henüz belli olmadığını vurguluyor. FNSEA ise bazı ilerlemelere rağmen anlaşmanın yetersiz olduğunu ve “indirimli” bir OTP'yi kabul etmeyeceğini açıkladı.

Güney Afrika’da Hane Tarımı Gıda Güvenliği İçin Öneriliyor
Görsel kaynağı: SAnews · Özgün haber
Veri haberi

Güney Afrika’da Hane Tarımı Gıda Güvenliği İçin Öneriliyor

Güney Afrika’da tarımsal üretim ve ülkedeki gıda mevcudiyeti, birçok hanenin yeterli gıdaya erişebildiği anlamına gelmiyor. Statistics South Africa’nın 2025 Genel Hanehalkı Araştırması’na göre hanelerin %22’si gıdaya erişimini yetersiz veya ciddi ölçüde yetersiz gördü; bireylerin %14,7’si ise 2025’te açlık yaşadı. İşsizlik, düşük hane gelirleri ve artan yaşam maliyetleri, ailelerin ihtiyaç duyduğu gıdayı satın almasını zorlaştırabiliyor. Kaynağa göre gıda güvensizliğiyle mücadele yalnızca tarımsal üretimi artırmayı gerektirmiyor. Gıdanın dağıtımı ve karşılanabilirliği iyileştirilirken hanelerin kendi gıda arzını destekleme kapasitesinin de güçlendirilmesi gerekiyor. Bu kapsamda hane tarımı ve yerli gıdaların yeniden değerlendirilmesi öneriliyor. Umbila (mısır), morogo veya imifino (geleneksel yapraklı sebzeler), pampoen (balkabağı), patats (tatlı patates) ve börülce, kuşaklar boyunca tüketilen ve gıda güvenliğine katkı sağlayabilecek ürünler arasında sayılıyor. Ev bahçeleri, ailelerin kendi tüketimi için sebze ve uygun ürünler yetiştirerek gıda bütçesi üzerindeki baskıyı azaltabilir. Alanı sınırlı haneler için topluluk bahçeleri, kaynak ve beceri paylaşımına imkân tanıyor. Gauteng’de Sebokeng, Evaton, Sharpeville, Boipatong ve Tshepiso’da; Cape Town’da ise Khayelitsha, Gugulethu ve Nyanga’da topluluk bahçeleri belgelendi. Kaynakta, kentsel üretim için Küba’nın arka bahçeleri, boş arazileri ve topluluk bahçelerini bir arada kullanan uygulamalarından da ders çıkarılabileceği belirtiliyor. Gıda üretimi becerilerinin aileler, topluluk bahçeleri, tarım kuruluşları ve okullar aracılığıyla kuşaklar arasında aktarılması da öneriliyor. Temel Eğitim Bakanlığı’nın Ulusal Okul Beslenme Programı’yla bağlantılı Okul Gıda Bahçesi Girişimi 2004’te başlatıldı ve öğrencilere tarımda pratik deneyim sağlıyor. David Jacobs, hükümetin hanelere ve topluluk bahçelerine tohum, alet, su, uygun arazi ve pratik tarım rehberliği sunarak desteği güçlendirmesi gerektiğini belirtiyor.

Arnavutluk'ta 2027 Mali Paketinde Temel Gıdaların KDV'si İçin İndirim Önerisi
Görsel kaynağı: Euronews Albania · Özgün haber
Veri haberi

Arnavutluk'ta 2027 Mali Paketinde Temel Gıdaların KDV'si İçin İndirim Önerisi

4 yayıncı · 5 haber · Karşılaştır

Arnavutluk Başbakanı Edi Rama, 2027 mali paketi kapsamında temel gıda ürünlerinde Katma Değer Vergisi (KDV) oranının %20'den %6'ya indirilmesini içeren düzenlemeleri açıkladı. Hükümetin sunduğu paket, proje bütçesiyle birlikte önce hükümetin onayına, ardından parlamentoya gönderilme sürecine bağlı bulunuyor. Bu nedenle açıklanan oran ve önlemler henüz yürürlüğe girmiş kesin kararlar olarak aktarılmıyor. İndirim önerisinin 54 temel gıda ürününü kapsaması planlanıyor. Rama'nın açıkladığı listede et, balık, süt ürünleri, yumurta, un, yemeklik yağ, şeker, makarna, meyve, sebze ve bebekler için temel gıdalar yer alıyor. Arnavutluk Radyo Televizyonu (RTSH) tarafından aktarılan taslakta ekmek, pirinç, yoğurt ve bakliyat gibi ürünler de sayılıyor; ancak yararlanacak ürünlerin nihai listesinin Bakanlar Kurulu kararıyla belirlenmesi bekleniyor. Rama, KDV indiriminin Arnavut ailelerin gıda harcamaları için yılda yaklaşık 150 milyon avro bırakacağını belirtti. Düzenlemeye eşlik edecek fiyat bildirimi uygulamasının genişletilip güçlendirilmesi de planlanıyor. Bu uygulamanın amacı, temel gıda sepetindeki vergi indiriminin büyük işletmeler tarafından kötüye kullanılmasını önlemek olarak açıklanıyor. Rama ayrıca gıda ve akaryakıt fiyatlarındaki artışın farkında olduğunu söyledi. Paketin finansman ve yeniden dağıtım ayağında, gıda sepeti dışındaki mallar için standart KDV oranının %1 artırılması öneriliyor. İşletmelerin kâr vergisinin %15'te tutulacağı, büyük işletmelerin temettü vergisinin ise %8'den %15'e çıkarılacağı belirtiliyor. Ücret vergisinde üst eşik 200 bin lekten 300 bin leke yükseltilirken, 700 bin lek düzeyinde %30'luk yeni bir oran öngörülüyor. İşletmeler bakımından, yıllık cirosu 5 milyon lekin üzerindeki işletmeler için KDV uygulama eşiğinin düşürülmesi planlanıyor. Küçük işletmelerin kâr vergisi muafiyetinin 2029'a kadar korunacağı açıklanırken, otelcilikte KDV'nin %6'dan %10'a çıkarılması ve agroturizmin bu artıştan muaf tutulması öneriliyor. Rama, dolaşım vergisinin akaryakıt fiyatından kaldırılarak motorlu taşıtlara aktarılacağını da duyurdu. Ücret vergilerine ilişkin ayrıntılar bazı kaynaklarda farklı verildiği için bu bölümde yalnızca ortak ve açıkça aktarılan eşikler korunmuştur.

Arizona'da Trump Yönetiminin SNAP Kesintileri Milyonlarca Yararlanıcıyı Etkiledi
Görsel kaynağı: The Sun Malaysia · Özgün haber
Veri haberi

Arizona'da Trump Yönetiminin SNAP Kesintileri Milyonlarca Yararlanıcıyı Etkiledi

ABD'de Başkan Donald Trump'ın desteklediği büyük bütçe yasasıyla getirilen federal gıda yardımı kesintileri ocakta yürürlüğe girdikten sonra 5 milyon kişi, düşük gelirli hanelere yönelik Ek Beslenme Yardım Programı'na (SNAP) erişimini kaybetti. Arizona'da yaşayan emekli Christine, geçen yıla kadar SNAP kartına yatırılan aylık birkaç yüz dolarla emekli gelirini tamamlıyor ve ailesinin temel ihtiyaçlarını karşılıyordu. Şimdi Tucson'daki bir gıda dağıtım merkezinden yardım alıyor. Arizona, kesintilerden en çok etkilenen eyalet olarak aktarılıyor. Aralarında 200 bin çocuğun da bulunduğu 465 binden fazla yararlanıcının programa erişimini kaybettiği belirtilirken, Güney Arizona Community Food Bank ağı bu yıl normalden 50 bin fazla kişiye hizmet veriyor. Gıda bankası yöneticisi Natalie Jayroe, artışın büyük ölçüde federal kesintilerle bağlantılı olduğunu söyledi. Christine ise yardım olmadan ailesinin artık et yiyemeyeceğini ve daha az sebze tüketeceğini belirtti. Haberde, kesintilerin Arizona'daki siyasi etkisinin de tartışıldığı aktarılıyor. Artan hoşnutsuzluğun, Cumhuriyetçi çoğunluğun risk altında olduğu iki çekişmeli Temsilciler Meclisi yarışının bulunduğu eyaletteki ara seçimleri etkileyebileceği ifade ediliyor. Gıda yardımı erişimini kaybeden Oscar Ochoa'nın emeklilikten dönerek otobüs şoförü olarak çalıştığı, Angelica Garcia'nın ise sıkılaştırılan uygunluk kontrolleri nedeniyle SNAP başvurusunun iki aydan uzun sürede sonuçlandığı bildiriliyor. Garcia'nın kızları bu süreçte ağırlıklı olarak pirinç, fasulye ve makarnayla beslendi.

Roma’da Çiftçiler ve Nakliyeciler Yakıt Maliyetlerini Protesto Etti
Görsel kaynağı: TGCOM24 · Özgün haber
Veri haberi

Roma’da Çiftçiler ve Nakliyeciler Yakıt Maliyetlerini Protesto Etti

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

İtalya’da Calabria ve Mezzogiorno’nun diğer bölgelerinden gelen çiftçiler ile nakliyecilerin mobilizasyonu Roma’ya ulaştı. Protestocular, artan yakıt maliyetleri karşısında aileleri destekleyecek somut müdahaleler talep ediyor. Gösteriler son haftalarda ülkenin çeşitli bölgelerinde görüldü. Dizel, toprak işleme, hasat, sulama ve ürün taşımacılığı için temel bir girdi olarak aktarılırken, nakliye maliyetlerindeki artışın tarım-gıda zincirinde tedarik ve dağıtım giderlerini yükselttiği belirtiliyor.

Rusya’nın Afrika’ya Tahıl Sevkiyatı 2025’te 18 Milyon Tondan Fazla Oldu
Görsel kaynağı: Večernje novosti · Özgün haber
Veri haberi

Rusya’nın Afrika’ya Tahıl Sevkiyatı 2025’te 18 Milyon Tondan Fazla Oldu

Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Yardımcısı Yuriy Uşakov, Rusya-Afrika Forumu öncesinde yaptığı açıklamada, Rusya’nın 2025 yılında Afrika’ya 18 milyon tondan fazla tahıl sevk ettiğini bildirdi. Uşakov ayrıca, yılın ilk dokuz ayında Afrika’ya 13 milyon ton tahıl gönderildiğini söyledi; ancak bu ikinci rakamın hangi yıla ait olduğu kaynak metinde açıkça belirtilmedi. Afrika ülkeleri son yıllarda, özellikle buğdayda, Rus tahılının önemli alıcıları haline geldi. Birleşik Tahıl Şirketi’nin değerlendirmesine göre Rus buğdayı 40’tan fazla Afrika ülkesine gönderiliyor ve Afrika buğday pazarının üçte birini oluşturuyor. Mısır’ın yanı sıra Sudan ve Kenya’ya sevkiyatlarda da artış kaydedildi. Rus Tahıl Birliği verilerine göre Sudan’a tahıl ihracatı önceki tarım sezonunda 1,8 kat artarak 1,9 milyon tona ulaştı. Kenya’ya yapılan sevkiyat ise %20 yükselerek 1,6 milyon ton oldu. Federal Agroeksport Merkezi, Rusya’nın Afrika’ya tahıl ve bakliyat ihracat potansiyelini 2030 için yaklaşık 6 milyar dolar olarak tahmin ediyor; 2025 ihracatının değeri 4,4 milyar dolar olarak verildi.

AB Tarım Bakanları, 2027 Sonrası OTP Reformunda Ortak Tutumda Uzlaştı
Görsel kaynağı: RTL Info · Özgün haber
Veri haberi

AB Tarım Bakanları, 2027 Sonrası OTP Reformunda Ortak Tutumda Uzlaştı

AB tarım bakanları, Lüksemburg’da 2027 sonrası Ortak Tarım Politikası (OTP) reformu için ortak tutumu oybirliğiyle kabul etti. Anlaşmanın uygulanması ise Avrupa Birliği’nin yeni bütçesine ilişkin müzakerelerin sonucuna bağlı olacak. Reform, 2028-2034 dönemini kapsaması planlanan yeni çok yıllı bütçeyle birlikte şekillenecek. Üye ülkeler, kabul edilen tutum temelinde Avrupa Parlamentosu ile uzlaşma görüşmelerine başlayacak. Reformun yürürlüğe girebilmesi için AB ülkeleri ile Avrupa Parlamentosu üyelerinin aynı metni onaylaması gerekiyor. Düzenleme, desteklerin aktif çiftçilere, mesleğe yeni başlayan gençlere ve küçük işletmelere yoğunlaştırılmasını; bunun için desteklerde üst sınır ve kademeli azaltma mekanizmalarının kullanılmasını hedefliyor. Aktif çiftçi tanımı görüşmelerinde bazı ülkeler emeklilerin belirli destekleri korumasını istedi. Anlaşma, desteklerin dağıtımında bu konuda esneklik bırakıyor. Mali çerçeve henüz tamamlanmadığı için metin ön nitelikte kabul ediliyor; AB yetkilileri bütçe görüşmelerini yıl sonuna kadar sonuçlandırmayı umuyor. Mevcut taslakta OTP finansmanı yaklaşık 300 milyar avro olarak öngörülüyor. Bu tutar, önceki OTP için belirtilen 387 milyar avronun altında. Almanya’nın da aralarında bulunduğu bazı ülkeler AB bütçesini, özellikle OTP harcamalarını azaltmak istiyor. İrlanda Tarım Bakanı Martin Heydon ise anlaşmayı çiftçiler, kırsal topluluklar ve Avrupa’nın gıda güvenliği açısından önemli bir aşama olarak değerlendirdi.

Álvaro Lario: Küresel Tarım Fiyatları Temmuz-Eylül Döneminde %13 Arttı
Görsel kaynağı: taz · Özgün haber
Veri haberi

Álvaro Lario: Küresel Tarım Fiyatları Temmuz-Eylül Döneminde %13 Arttı

Álvaro Lario, Bloomberg Agriculture Spot Index verilerine göre dünya tarım fiyatlarının temmuz-eylül döneminde %13 arttığını söyledi. Lario, gelecek aylarda gıda enflasyonunun daha da yükselmesini beklediğini; mevcut krizin petrol fiyatlarını ve buna bağlı olarak taşıma maliyetlerini artırdığını belirtti. Bu durumun buğday, mısır ve diğer ürünleri pahalılaştırdığını aktaran Lario, düşük gelirli ailelerin artan maliyetlerden en fazla etkilenen kesim olduğunu ifade etti. Lario'nun verdiği bilgilere göre dünya genelinde yaklaşık 650 milyon kişi açlık çekiyor. Bu sayı hafif gerilemiş olsa da hâlâ dünya nüfusunun yaklaşık onda birine denk geliyor. Ayrıca yaklaşık 2,7 milyar insan, yani dünya nüfusunun neredeyse üçte biri, sağlıklı beslenmenin maliyetini karşılayamıyor. Taze sebze, meyve ve fasulye, bezelye ile mercimek gibi bitkisel proteinlerin pahalılaşması, daha fazla kişinin işlenmiş gıdalara yönelmesine neden oluyor. Gıda sistemlerinin küresel şoklara karşı kırılganlığına Afrika'yı örnek gösteren Lario, kıtadaki birçok ülkenin gıdada kendine yeterli olmadığını söyledi. Afrika Birliği'nin verilerine atıfla, kıtanın her yıl yaklaşık 100 milyar ABD doları değerinde gıda ithal ettiğini; gübre ve tohum ithalatının da bu tabloya eklendiğini aktardı. Lario'ya göre dağıtım, depolama, üretim ve gıdanın daha yüksek katma değerli ürünlere işlenmesi alanlarının güçlendirilmesi, ülkelerin kuraklık, sıcak hava dalgaları, seller ve diğer şoklara karşı dayanıklılığını artırabilir. Lario, Benin'de sinek larvalarının biyokömürle birleştirilerek organik gübre üretildiği bir projeden söz etti. Ancak küçük çiftçilerin agroekolojiye geçişinin finansal açıdan kolay olmadığını belirtti. Toprak sağlığını iyileştirmek üç veya dört yıl sürebiliyor ve bu dönemde çiftçinin nakit akışı azalıyor. Lario, geçiş sırasında oluşan kayıpların karşılanması gerektiğini; sonrasında daha verimli ve besin değeri daha yüksek ürünler elde edilebileceğini söyledi. Agroekolojiyi işleyebilecek bir ekonomik model olarak değerlendiren Lario, tarımda tam dönüşümün bir anda gerçekleşmesini beklemediğini, değişimin enerji sektöründe olduğu gibi kademeli yürütülmesi gerektiğini kaydetti. Küçük üreticilerin pazara erişim ve girdileri uygun koşullarda satın alabilmesi için kooperatifler, üretici örgütleri ve kadın birliklerinin desteklenmesini önerdi. Ölçeğin ekonomik sürdürülebilirlik için önemli olduğunu, ancak toprağı verimsizleştirebilecek monokültürlerden kaçınılması gerektiğini de vurguladı.

Mısır Kızılayı, Gazze’ye 3.690 Tondan Fazla Yardım Taşıyan 303. Konvoyu Gönderdi
Görsel kaynağı: Al-Shorouk · Özgün haber
Veri haberi

Mısır Kızılayı, Gazze’ye 3.690 Tondan Fazla Yardım Taşıyan 303. Konvoyu Gönderdi

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Mısır Kızılayı, Gazze’deki ekmek krizine yanıt vermek amacıyla un ve gıda kolileri taşıyan yardım kamyonlarını bölgeye göndermeyi sürdürüyor. Mısır Kızılayı İcra Direktörü Amal İmam, “Senabil el-Ata” girişiminin Gazze’deki fırınlara ulaştırılacak un ve gıda kolilerini taşıyan kamyonların hazırlanmasına odaklandığını açıkladı. İmam, kuruluşun Gazze’nin ihtiyaçlarını günlük olarak izlediğini ve un sıkıntısının bölge halkına ekmek sağlamaya çalışan fırınları tehdit ettiğini söyledi. Bu nedenle yardım konvoylarında un ve gıda kolilerinin sayısının artırıldığını belirten İmam, yardımların Gazze’deki Mısır komitesine teslim edildiğini ve dağıtımın bu komite tarafından yapıldığını aktardı. Mısır Kızılayı, pazartesi günü Gazze’ye 303 numaralı “Zad al-Ezza” konvoyunu gönderdi. Konvoyda 3.690 tondan fazla insani ve yardım malzemesi bulunuyor. Yardımlar un ve gıda kolilerinin yanı sıra çadır ve giysi gibi barınma malzemeleri, ilaçlar ile fırınlar, hastaneler ve diğer kritik tesislerin işletilmesi için akaryakıt içeriyor. Kuruluş, kriz başladığından bu yana Gazze’ye gönderilen toplam yardımın bir milyon tonu aştığını bildirdi.

İran Tarım Sektörü Yılda 2,7 Milyar Litre Sıvı Yakıta İhtiyaç Duyuyor
Görsel kaynağı: Young Journalists Club · Özgün haber
Veri haberi

İran Tarım Sektörü Yılda 2,7 Milyar Litre Sıvı Yakıta İhtiyaç Duyuyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

İran Tarım Bakanlığı Planlama ve Ekonomi İşlerinden Sorumlu Bakan Yardımcısı Ekber Fethî, tarım sektörünün makine ve üretim faaliyetleri için yılda yaklaşık 2 milyar 700 milyon litre sıvı yakıta ihtiyaç duyduğunu açıkladı. Fethî, tarım makinelerinin yakıt tüketiminin ülkenin toplam yakıt tüketiminin yaklaşık %4,5’ine denk geldiğini belirterek, tahsis sisteminin gerçek ihtiyaçlara göre yeniden düzenlenmesini istedi. Açıklama, İran’da tarım ve doğal kaynaklar sektöründe zorunlu olmayan savunma ve krizlere hazırlık politikalarının ele alındığı ulusal toplantıda yapıldı. Fethî’ye göre tarımsal üretim; yaptırımlar, ticari kısıtlamalar, döviz dalgalanmaları, savaş, kuraklık, ulaşım sorunları ve ithalat-ihracat sınırlamaları gibi baskılarla karşı karşıya kaldı. Buna rağmen stratejik stoklar, iç kapasite ve üreticilerin çabasıyla temel ürünlerin tedarik ve dağıtımının sürdürüldüğü bildirildi. Fethî, yakıtın il ve ilçelere küçük ve yıpratıcı dilimler halinde tahsis edilmesinin yaklaşık 137 milyon tonluk tarımsal üretimi zorlaştırdığını söyledi. Bu nedenle tarım sektörüne ayrılan yakıt kotalarının özel kartlar üzerinden, üretim kapasitesi, faaliyet alanı ve bölgesel ihtiyaçlar dikkate alınarak yönetilmesini; kotaların eyaletlere toplu ve yönetilebilir biçimde aktarılmasını talep etti. Konunun Petrol Bakanlığı ve kaçakçılıkla mücadeleden sorumlu kurumlarla koordinasyon içinde ele alınması istendi. Toplantıda enerji arzının yanı sıra gıda tedarik zincirinin depolama, taşıma, dağıtım ve satış aşamalarındaki dayanıklılığı da gündeme geldi. İthalat güzergâhlarının çeşitlendirilmesi kapsamında kuzey limanlarının temel ürün tedarikindeki payının %15’ten yaklaşık %40’a çıkarıldığı aktarıldı. Bakan yardımcısı, kara yollarının ve alternatif ticaret güzergâhlarının kullanılmasının sınırlı rotalara bağımlılığı azaltabileceğini belirtti. Fethî ayrıca Tarım Bakanlığında zorunlu olmayan savunma ve kriz yönetimi için onaylı bir kurumsal yapının bulunmadığını söyledi. Bakanlık ve bağlı kuruluşlarda uygun bir yapı kurulmasını, kamu kurumlarının gıda güvenliği, altyapı, depolar ve stratejik stoklar konusundaki görevlerini belirleyen bağlayıcı düzenlemeler hazırlanmasını istedi. İhracatın geçici olarak aksadığı dönemlerde ürünleri elinde kalan çiftçilere finansman ve işletme sermayesi desteği sağlanması da talepler arasında yer aldı.

Fransa’da Gıda Fiyat Artışını Sınırlama Girişimi Görüşme Krizine Takıldı
Görsel kaynağı: Le Figaro · Özgün haber
Veri haberi

Fransa’da Gıda Fiyat Artışını Sınırlama Girişimi Görüşme Krizine Takıldı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Fransa hükümeti, 2027’deki yıllık fiyat görüşmeleri öncesinde gıda sanayicileri ile büyük dağıtıcıları bir araya getirerek ilkbaharda beklenen gıda fiyat artışını sınırlamaya çalışıyor. Dağıtıcılar ise hükümetin hazırlık toplantısını boykot edebileceklerini açıkladı. Fédération du commerce et de la distribution, tarımsal hammadde maliyetlerinde daha fazla şeffaflık ve küçük işletmelere farklı muamele istiyor. Gıda sanayisi temsilcileri bu tutumu eleştirerek şirketlerin kriz kaynaklı ek maliyetlerinin dikkate alınmadığını savunuyor.

Drenas'ta Çiftçilere 92 Tarım Makinesi Dağıtıldı
Görsel kaynağı: Telegrafi · Özgün haber
Veri haberi

Drenas'ta Çiftçilere 92 Tarım Makinesi Dağıtıldı

Kosova’daki Drenas Belediyesi, yerel çiftçilere 92 tarım makinesi dağıttı. Proje kapsamında 34 buğday ekim makinesi, 16 mısır ekim makinesi ve 42 freze teslim edildi. Dağıtım, belediye ile Islamic Relief arasındaki iş birliği çerçevesinde gerçekleştirildi. Toplam değeri 110 bin 873,40 euro olan yatırımın %55’i Islamic Relief, %45’i ise Drenas Belediyesi tarafından karşılandı. Yararlanıcı çiftçiler de faydalandıkları ekipman bileşeninin değerinin %30’una katkı sağlıyor. Belediye, desteğin çiftçilerin çalışma koşullarını ve yerel tarımsal üretim kapasitesini geliştirmesini amaçlıyor.

Endonezya’da Biber Fiyatlarını Kuraklık ve Tedarik Zinciri Etkiliyor
Görsel kaynağı: detikcom · Özgün haber
Veri haberi

Endonezya’da Biber Fiyatlarını Kuraklık ve Tedarik Zinciri Etkiliyor

Endonezya’da biber fiyatları tüketici düzeyinde yüksek kalırken, üretici fiyatları son iki haftada geriledi. Dewan Pertimbangan Asosiasi Champion Cabai Indonesia’dan Tunov Mondro Atmodjo, kırmızı acı biberin tüketici fiyatının kilogram başına Rp100.000 seviyesini aştığını, üretici fiyatının ise yaklaşık Rp60.000/kg’den Rp42.000-50.000/kg aralığına indiğini söyledi. Tunov’a göre aşırı hava koşulları ve kuraklık, biber bitkilerinin üretimini durdurabiliyor. Kuraklık döneminde hasadın normal üretimin yalnızca %50’si düzeyinde kaldığını belirten Tunov, bu seviyeyi mevcut şartlarda iyi olarak değerlendirdi. Üretim kapasitesinin tam olarak toparlanmaması nedeniyle fiyatlarda gelecekte önemli bir düşüş beklemediğini, ayrıca birçok bölgede ürünün tüketiciye ulaşmadan önce çok sayıda aracının yer aldığı eski tedarik zincirinden geçtiğini ifade etti. Tunov, hava koşullarının düzelmesi halinde 2026/2027 Noel ve Yeni Yıl döneminde fiyatların istikrarlı kalabileceğini, ancak belirgin biçimde düşmeyebileceğini öngördü. Bapanas Genel Sekreteri Ito Hediarto da bu dönem öncesinde ulusal biber arzının yeterli olduğunu, ancak özellikle deniz yoluyla yapılan sevkiyatlarda yaşanabilecek aksamaların varış bölgelerinde arzı azaltarak fiyatları yükseltebileceğini söyledi. Bapanas, arz fazlası bölgelerden ihtiyaç duyulan bölgelere sevkiyatı desteklemek için Gıda Dağıtım Tesisi programını kullanıyor; program bütçesinin %69,5’i gerçekleşmiş durumda.

Güney Afrika’da Ulusal Gıda Bulunabilirliği Hanelerde Gıda Güvencesini Garantilemiyor
Görsel kaynağı: SAnews · Özgün haber
Veri haberi

Güney Afrika’da Ulusal Gıda Bulunabilirliği Hanelerde Gıda Güvencesini Garantilemiyor

Güney Afrika’da yerli tarımsal üretim ve ithalat, temel gıdalar ile diğer ürünlerin ulusal piyasalarda bulunmasını sağlasa da bu durum bütün hanelerin gıdaya güvenli erişimi olduğu anlamına gelmiyor. Tarım Bakanlığı geçimlik tarım birimi yetkilisi Thulile Dlamini, ülkenin ulusal düzeyde genel olarak gıda yeterliliğini koruduğunu, ancak asıl sorunun hanelerin gıdaya erişimi olduğunu belirtti. Bu erişim; yoksulluk, işsizlik, gelir eşitsizliği, tehlikeler ve açık piyasa sistemindeki gıda fiyatı oynaklığından etkileniyor. GHS 2025 verilerine göre 2025’te yaklaşık 15,8 milyon kişi yetersiz veya ciddi ölçüde yetersiz gıda erişimi yaşadı. Bu sayı 2023’te 16,3 milyon, 2024’te ise 15,9 milyon olarak kaydedilmişti. Verilerde düşüş görülmesine rağmen, kaynak ulusal gıda bulunabilirliğinin her hane için otomatik olarak gıda güvenliğine dönüşmediğine dikkat çekiyor. Güney Afrika’nın gıda ve beslenme güvenliği politikası, yeterli, güvenli ve besleyici gıdaya her zaman erişimi temel alıyor. 2023 Ulusal Gıda ve Beslenme Güvenliği Araştırması, sorunun yalnızca gıdanın miktarıyla sınırlı olmadığını gösterdi. Araştırmaya göre 0–5 yaş çocuklarda bodurluk %28,8, zayıflık %5,3 ve düşük kiloluluk %7,8 seviyesindeydi. Aynı yaş grubunda fazla kilo oranı %25,3, obezite oranı ise %32,1 olarak ölçüldü. Araştırma ayrıca Güney Afrika hanelerinin %63,5’inin bir dereceye kadar gıda güvencesizliği yaşadığını ortaya koydu. Hükümet, gıda güvencesizliğiyle mücadelede hane ve toplum bahçelerine, küçük üreticilere ve gıda dağıtım ağlarına odaklanıyor. Programlar kapsamında tohum, gübre, hayvan ve diğer tarımsal girdilerin yanı sıra teknik destek, mekanizasyon ve üretim altyapısı sağlanıyor. Amaç, geçimlik üreticilerin uygun olduğu durumlarda küçük ölçekli ve ticari değer zincirlerine ilerlemesini desteklemek. Gıda bankaları ve toplum dağıtım ağları da kamu ve özel sektör kuruluşlarıyla birlikte gıda toplayarak savunmasız hanelere ve toplum temelli beslenme programlarına ulaştırıyor. Tarım Bakanlığı, 2025/26 bütçe görüşünde gıda güvenliği ve çiftçi destek programları için 3,2 milyar rand ayırdığını açıkladı. Güney Afrika İyi Tarım Uygulamaları (SA-GAP) sertifikasyon programı kapsamında en az 740 üretici desteklenirken, gelecek yıl 1.700 çiftçiye daha ulaşılması planlandı. Bakanlık ayrıca ikinci Ulusal Gıda ve Beslenme Güvenliği Planı üzerinde çalışıyor. Dlamini’ye göre yetersiz beslenmeyle mücadele, sektörler arası koordinasyon ve yerel koşulları dikkate alan hedefli müdahaleler gerektiren ortak bir ulusal sorumluluk.

Mısır’da Sığır ve Koyunlar İçin Ulusal Aşılama Kampanyası Başladı
Görsel kaynağı: Sada El Balad · Özgün haber

Mısır’da Sığır ve Koyunlar İçin Ulusal Aşılama Kampanyası Başladı

Mısır Tarım ve Arazi Islahı Bakanlığı, sığırları nodüler dermatit hastalığına, koyunları ise küçük ruminant vebasına karşı korumayı amaçlayan ulusal aşılama kampanyasının pazar günü başladığını açıkladı. Çalışmalar, Genel Veteriner Hizmetleri Kurumu ile veterinerlik müdürlükleri aracılığıyla ülkenin tüm vilayetlerinde yürütülecek. Kampanya, hayvancılığı koruma ve salgın hastalıkları önleme çabalarının parçası olarak uygulanıyor. Bakanlık, kampanyanın Tarım Bakanı Alaa Faruk’un talimatları ve Bakan Yardımcısı Mustafa es-Sayad’ın gözetimiyle, koruyucu aşılama çalışmalarını yoğunlaştırmak amacıyla yürütüldüğünü bildirdi. Genel Veteriner Hizmetleri Kurumu Başkanı Muhammed Saad, aşılar ile aşılama malzemelerinin bulunurluğu ve veteriner komitelerinin düzenli çalışması için merkezî koruyucu hekimlik birimleriyle yerel müdürlükler arasındaki koordinasyonun önemini vurguladı. Aşılama sırasında aşıların saklanması ve dağıtımına ilişkin kurallara ve teknik standartlara uyulması gerekiyor. Veterinerlik hizmetlerinin köylere ve hedeflenen bölgelere ulaştırılması, yetiştiricilerin hizmetlere erişiminin kolaylaştırılması ve biyogüvenlik konusunda bilgilendirilmesi planlanıyor. Yetiştiricilerden aşılama komiteleriyle iş birliği yapmaları, şüpheli hayvanları taşımamaları veya pazarlarda sergilememeleri istendi. Komitelerin tarih ve yerleri veteriner birimlerinden öğrenilebilecek; bildirim, soru ve aşılama talepleri için 19561 yardım hattı kullanılabilecek.

Hırvatistan’da Gıda Fiyatları AB Ortalamasının %14,1 Altında
Görsel kaynağı: Net.hr · Özgün haber
Veri haberi

Hırvatistan’da Gıda Fiyatları AB Ortalamasının %14,1 Altında

Numbeo’nun 2026 yılının ortasındaki verilerine göre hazırlanan karşılaştırmada Hırvatistan’ın gıda fiyatları endeksi 85,9 oldu. Avrupa Birliği (AB) ortalamasının 100 kabul edildiği listede bu sonuç, Hırvatistan’daki gıda fiyatlarının AB ortalamasından %14,1 düşük olduğu anlamına geliyor. Listede gıda fiyatları İsviçre’de 189,2 ile en yüksek, Moldova’da 57,2 ile en düşük seviyede ölçüldü. AB ülkeleri arasında en düşük endeks 66,7 ile Romanya’da görüldü. Kuzey Makedonya’nın endeksi 59,8, Bosna-Hersek’in 67,9 ve Sırbistan’ın 68,8 olarak verildi. Buna karşılık İzlanda 183,6, Norveç 154,4 ve Lüksemburg 134,9 endeks değerine ulaştı. Karşılaştırmada kullanılan ayrı bir sepet hesabında Numbeo kategorisinde 19 ürün bulunmasına rağmen 18 ürünün fiyatları toplandı. Ekim 2026 fiyatlarıyla hesaplanan bu sepette AB ortalaması 69,84 euro olurken, aynı sepetin Hırvatistan’daki fiyatı 62,1 euro olarak aktarıldı. İsviçre’de sepetin toplamı 137,90 euro, Moldova’da ise 41,10 euro oldu. Bu hesaplama ile endeks karşılaştırmasının farklı dönemlere dayandığı görülüyor. Kaynakta, nominal fiyatların satın alma gücüyle birlikte değerlendirilmesi gerektiği belirtildi. Tuscia Üniversitesi’nden Ilaria Benedetti, bazı ülkelerde fiyatlar AB ortalamasının altında olsa da hanelerin gıdaya bütçelerinden daha büyük pay ayırabildiğini söyledi; Romanya’da bu pay %23,1 olarak aktarıldı. Corvinus Üniversitesi’nden Jeremiás Máté Balogh ise düşük fiyatların mutlaka daha yüksek erişilebilirlik anlamına gelmediğini, ücretlerin ve satın alma gücünün de dikkate alınması gerektiğini belirtti. Balogh, iş gücü ile enerji, yakıt ve taşımacılık maliyetlerinin üretim, işleme ve dağıtım giderlerini etkilediğini ifade etti.

Moldova’da Tarım ve Gıda Sektörü İçin 150 Milyon Avroluk Finansman
Görsel kaynağı: Moldpres · Özgün haber
Veri haberi

Moldova’da Tarım ve Gıda Sektörü İçin 150 Milyon Avroluk Finansman

Avrupa Yatırım Bankası (BEI), Moldova’nın tarım ve gıda sektörünü modernize etmek amacıyla Livada Moldovei II programı kapsamında 150 milyon avro finansman sağlayacak. Kişinev’de imzalanan anlaşma, tarımsal değer zincirinin çiftlikler ve meyve bahçelerinden işleme tesisleri ile dağıtım ağlarına kadar uzanan farklı aşamalarındaki yatırımları kapsıyor. Finansmanın, Moldova’daki üreticilerin ürün kalitesini ve katma değeri artırmasına, Avrupa Birliği pazarlarındaki yeni fırsatlara erişmesine katkı sağlaması hedefleniyor. Fonlar; üretim, işleme, depolama ve lojistik altyapısının yenilenmesi için çiftçiler ve tarım-gıda işletmeleri tarafından kullanılabilecek. Finansman Avrupa Birliği garantisi taşıyor ve Moldova’nın AB’ye katılım sürecini destekleyen yatırımlar çerçevesinde değerlendiriliyor. Program kapsamında ayrıca yatırımların teşvik edilmesi, istihdam oluşturulması ve üreticilerin Avrupa pazarına erişiminin kolaylaştırılması amaçlanıyor. Moldova Tarım ve Gıda Sanayisi Bakanı Eugeniu Osmochescu, işletmelerin üretim, depolama ve işleme kapasitelerini geliştirmek için uzun vadeli yatırımlara ihtiyaç duyduğunu belirtti. Yeni aşama, Moldova için 1,9 milyar avroluk Avrupa Birliği Büyüme Planı ile ilişkilendiriliyor. Avrupa Birliği’nin Moldova Büyükelçisi Iwona Piórko’ya göre proje, kırsal kesimdeki çiftçiler, gıda üreticileri ve girişimcilerin modernizasyon ile rekabet gücünü artırmak için finansmana erişimini iyileştirmeyi amaçlıyor. Livada Moldovei II, önceki programın kurumsal yapılarından ve uygulama deneyiminden yararlanacak. İlk program, 2025’e kadar Moldova tarımında 500’den fazla yatırım projesini desteklemişti.