ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

7 haber · Sayfa 1

Strajşte Sulama Sisteminin Üçüncü Aşaması İçin 25 Milyon Avroluk Yatırım Başladı
Görsel kaynağı: Telegrafi · Özgün haber
Veri haberi

Strajşte Sulama Sisteminin Üçüncü Aşaması İçin 25 Milyon Avroluk Yatırım Başladı

Piravë’de Strajşte sulama sisteminin üçüncü aşamasının uygulanmasına başlandı. Tarım, Ormancılık ve Su Ekonomisi Bakanı Borçe Serafimovski’nin açıklamasına göre 25 milyon avro değerindeki yatırım, Valandova bölgesinde 1.500 hektar tarım arazisini kapsayacak ve yaklaşık 6.000 çiftçinin sulama ihtiyacını karşılayacak. Proje kapsamında damla sulama sisteminin kurulması, suyun daha hassas dozlanması ve daha ekonomik kullanılması planlanıyor. Serafimovski, altyapının çiftçilere ürün yetiştiriciliği üzerinde daha fazla kontrol sağlamasının yanı sıra daha istikrarlı verim ve özellikle yılın kurak dönemlerinde daha yüksek kaliteli üretim için koşul oluşturacağını belirtti. Yatırımda 70 kilometrelik basınçlı boru şebekesi, yaklaşık 500 hidrant ve yeni bir pompa istasyonunun inşası öngörülüyor. Çiftçilere ayrıca sulama sisteminin verimli kullanımı ve sulamanın toprak nemi, hava koşulları ile ürün ihtiyaçlarına göre ayarlanması için danışmanlık ve uygulamalı eğitim desteği verilecek. Bakanın açıklamasına göre proje, tarımsal işletmelerde uzun vadeli yatırımları desteklemeyi; daha istikrarlı üretim yoluyla çiftçi gelirleri ile işleme, depolama ve ticaret faaliyetlerine katkı sağlamayı amaçlıyor. Strajşte sistemi, Vardar Vadisi projesinin ilk iki aşamasının devamı olarak ve Alman kalkınma bankası KfW ile ortaklığın sürdürülmesi kapsamında uygulanıyor.

İklim Değişikliği Meyvecilikte Verim ve Kaliteyi Tehdit Ediyor
Görsel kaynağı: Agrosavjet · Özgün haber
Veri haberi

İklim Değişikliği Meyvecilikte Verim ve Kaliteyi Tehdit Ediyor

İklim değişikliği, meyve ağaçlarının doğal gelişim döngüsünü bozarak verim ve meyve kalitesi üzerinde baskı oluşturuyor. Çok yıllık bitkiler olan elma, armut ve erik gibi meyve ağaçları, ani hava değişimlerine hızlı uyum sağlayamadığı için üreticiler daha yüksek riskle karşı karşıya kalıyor. Son yıllarda sonbahar ve kış aylarında meyve ağaçlarının normal gelişimi için gereken soğuk koşulların yeterince oluşmaması, kış dinlenmesinde bozulmalara yol açabiliyor. Tomurcukların düzensiz gelişmesi, yapraklanmanın ve büyümenin zayıflaması, çiçeklerde şekil bozuklukları ve bazı durumlarda bitkinin yeniden vejetatif gelişime yönelmesi, sonraki yılın verimini düşürebiliyor. Bu durum, birim alandan alınan meyve miktarını ve üreticinin kârlılığını da azaltıyor. Ocak ve şubat aylarındaki sıcak hava dalgaları bitkilerin erken uyanmasına ve çiçek açmasına neden olabiliyor. Erken açan çiçekler, nisan ve mayıs aylarında görülebilen geç donlara maruz kalıyor; birkaç saatlik don olayı bile çiçeklerin ve o yılki ürünün tamamen zarar görmesine yol açabiliyor. Yaz aylarında aşırı sıcaklık ve yağış eksikliği ise meyvelerin küçük kalmasına veya kurumasına, ağırlık ve şeker oranının azalmasına neden oluyor. Artan güneş ışınımı meyvelerde güneş yanığı oluşturarak pazar değerini düşürüyor. Dolu ve kuvvetli rüzgârla gelen fırtınalar meyvelerde mekanik hasara ve hastalık riskine yol açıyor. Zarar gören ürünler birinci sınıf taze tüketim için kullanılamazken, zamanında hasat edilirse sanayiye gönderilebiliyor. Kaynak, bu koşullar karşısında yeni meyve bahçelerinde dolu ve güneşten koruyucu ağlar, damla sulama, fertirigasyon ve donla mücadele sistemlerine yatırım yapılmasını öneriyor. Ancak sulama suyu bulunmayan alanlarda meyveciliğin ve don korumasının sürdürülebilir olmayacağı belirtiliyor.

Çin’de Akıllı Tarım İçin Yapay Zekâ ve Dron Kullanımı Yaygınlaşıyor
Görsel kaynağı: Global Times · Özgün haber
Veri haberi

Çin’de Akıllı Tarım İçin Yapay Zekâ ve Dron Kullanımı Yaygınlaşıyor

Çin, 2024-2028 Ulusal Akıllı Tarım Eylem Planı kapsamında yapay zekâ, 5G ve büyük veri kullanımını tarımsal üretime daha fazla entegre ediyor. Toprak hazırlığından ekim ve hasada kadar tarımsal mekanizasyonun genel düzeyi %76,7’ye ulaşırken, ülkede 300.000’den fazla tarım dronu kullanılıyor. Doğu Çin’deki Zhejiang eyaletinde tarım robotlarının kullanımının da son yıllarda önemli ölçüde arttığı belirtiliyor. Çin Tarım Görünümü’ne göre tahıl üretiminin 2026’da 716 milyon metrik tona ulaşması ve yıllık bazda %0,2 artması bekleniyor. Yağlı tohum üretiminin ise %2,6 yükselerek 42,04 milyon tona çıkacağı öngörülüyor. Pirinç üretimi 2025’te 209,04 milyon tona ulaşarak %0,7 arttı; erken pirinç üretimi %1,2, sonbahar tahılı üretimi ise %1,5 yükseldi. Mısır üretiminin de aynı yıl önemli ölçüde arttığı aktarıldı. 2026-2030 dönemini kapsayan 15. Beş Yıllık Plan, tarım ve tarım ekosistemini önceliklendirerek ekilebilir arazinin miktarını, arazi kalitesini ve çevrenin korunmasını birlikte güvence altına almayı hedefliyor. Bu yaklaşım kapsamında kentleşme ve çevresel afetlerle bağlantılı risklere karşı dayanıklılığın artırılması, sulama ve drenaj sistemlerinin geliştirilmesi, toprağın asitleşmesinin önlenmesi ve alkaliliğin sınırlandırılması amaçlanıyor. Çin’in farklı bölgelerinde dijital tarım arazileri, yapay zekâ uygulamaları, alçak irtifa dronları, uydu teknolojileri ve gelişen telekomünikasyon altyapısı birlikte kullanılıyor. Anhui eyaletindeki Fuxi Çiftliği’nde, Çin Bilimler Akademisi ile iş birliği içinde yürütülen modelde ekimden hasada kadar süreç otonom traktörler, mobil robotlar ve dronlarla gerçekleştiriliyor. Robotlar toprağın durumunu tararken sensörler hava koşullarını ve zararlıları izliyor. Taklamakan Çölü’nde ise kumulları sabitleyen ağır makineler, yapay zekâ kontrollü damla sulama ve su buharlaşmasını %90 azaltan malç filmleri kullanılıyor. Bu dönüşüm, İtalyan tarım ve gıda teknolojisi şirketleri için lojistik depolar, soğuk zincirler, işleme tesisleri ve hammadde geri dönüşümü gibi alanlarda fırsatlar yaratabilir. Çin’de gıda güvenliği düzenlemeleri de tahılın istikrarlı tedarikini ve ulusal gıda güvenliğini desteklemek üzere güncellendi.

Meyve Fidanı Üreticileri Kuraklık Nedeniyle Sökümü Erteliyor
Görsel kaynağı: Nezavisne novine · Özgün haber
Veri haberi

Meyve Fidanı Üreticileri Kuraklık Nedeniyle Sökümü Erteliyor

Bu yıl meyve fidanı üretimi yüksek yaz sıcaklıkları, nem eksikliği ve uzun süren kuraklık nedeniyle zorlaştı. Damla sulama ve sulama sistemi üzerinden gübrelemeye rağmen fidanların vejetatif gelişimi yetersiz kalırken, üretim yoğun sulama ve tarımsal uygulamalarla tamamlanma aşamasına getirildi. Fidanlıkta vejetasyonu durdurmak amacıyla yaprak dökümünü teşvik eden bir uygulama yapıldı; bu kapsamda şelatlı bakır esaslı preparatlar etefonla birlikte kullanıldı. Önceki yıllarda fidanlar ekim ayının ikinci on gününde sökülebilirken, bu yıl işlemin en az iki hafta ertelenmesi bekleniyor. Toprağın çok kuru ve sert olması, söküm makinelerinin çalışmasını zorlaştırıyor; kurak koşullarda yapılan işlem köklerin kırılmasına veya çatlamasına, bitkilerin zarar görmesine ve üretim kayıplarının artmasına yol açabiliyor. Üreticilerin, makinelerin çalışabileceği yeterli nemi bulmak için fidanlığın farklı bölümlerindeki toprak koşullarını değerlendirmesi gerekiyor. Sökümün sürdürülebilmesi için yaklaşık 20-50 litre/metrekare yağış bekleniyor. Kuraklık, yeni meyve bahçeleri kurulacak alanlarda toprağın alttan işlenmesi ve derin hazırlanması çalışmalarını da güçleştiriyor. Sonbahar dikimi, köklerin kış boyunca toprağa uyum sağlaması nedeniyle normalde ilkbahar dikimine göre avantajlı görülüyor; ancak yağış eksikliği nedeniyle dikim sırasında su kullanımı zorunlu hale geliyor. Fidan çukuruna 20-30 litre su eklenmesi öneriliyor. Toprak donmamış ve sıcaklık yaklaşık -5 ila -6 santigrat derecenin altına düşmemişse aralık ayında dikim yapılabiliyor. İlkbahar dikimi ise daha fazla sulama gerektirdiği için daha riskli kabul ediliyor.

Mısır'da 5 Milyon Yeni Hurma Ağacı İçin İhracat Hedefi
Görsel kaynağı: Sada El Balad · Özgün haber

Mısır'da 5 Milyon Yeni Hurma Ağacı İçin İhracat Hedefi

Khalifa Uluslararası Hurma ve Tarımsal İnovasyon Ödülü Genel Sekreteri Abdülvahap el-Buhari Zayed, Mısır'ın uluslararası hurma pazarlarındaki konumunu güçlendirmek amacıyla yaklaşık 5 milyon yeni hurma ağacının dikilmesini öngören projelerin önemli bir fırsat sunduğunu söyledi. Zayed, değerlendirmelerini Siwa Vahası'nda düzenlenen 9. Mısır Uluslararası Hurma Festivali'nin yanında gerçekleştirilen basın toplantısında yaptı. Zayed'e göre Mısır, yüksek hurma ağacı varlığı, çeşitliliği ve farklı üretim bölgeleri sayesinde küresel hurma sektöründeki konumunu geliştirebilecek kapasiteye sahip. Ancak yeni dikimlerin başarıya ulaşması, yalnızca ağaç sayısının artırılmasına bağlı değil. Bu genişlemeye bilimsel planlama, tarımsal çevreye uygun çeşit seçimi, üretim girdilerinin sağlanması ve hasat sonrası sistemlerin geliştirilmesi eşlik etmeli. Hurma ağacının yüksek toprak ve su tuzluluğu ile su kıtlığı gibi koşullara dayanabildiğini belirten Zayed, bu özelliğin ağacın çöl bölgelerinde ve diğer ürünlerin yetişmekte zorlandığı ortamlarda üretilebilmesini desteklediğini ifade etti. Buna rağmen hurma sektörü, iklim koşullarının yanı sıra hastalık ve zararlılarla da karşı karşıya bulunuyor. Kuzey Afrika'da görülen beyaz ölüm hastalığının köklere saldıran bir mantar olduğunu ve ilerleyen vakalarda ağacın ölümüne yol açabildiğini söyledi. Zayed, hastalığın Fas'ta yaklaşık 100 yıl içinde hurma ağacı sayısının yaklaşık 12 milyondan 4 milyona düşmesine ve yaklaşık 8 milyon ağacın kaybedilmesine neden olduğunu aktardı. Hastalığın yayılmasını sınırlamak için bulaşık bölgelerden sağlıklı alanlara hastalıklı fidan taşınmaması, iyi tarım uygulamalarının uygulanması ve açık sulama sistemlerinden damla sulama gibi daha verimli yöntemlere geçilmesi gerektiğini belirtti. Kırmızı palmiye böceğinin de Orta Doğu, Kuzey Afrika, bazı Afrika ülkeleri ve Avustralya'daki hurma üretimini tehdit ettiğini kaydetti. Mısır'ın ihracat hedefi açısından üretim artışının tek başına yeterli olmayacağını vurgulayan Zayed, kalite ve gıda güvenliği standartlarının yanı sıra ayıklama, depolama, işleme, ambalajlama ve pazarlama süreçlerinin birlikte geliştirilmesi gerektiğini söyledi. Küçük ve orta ölçekli üreticiler için soğuk depolama olanaklarının artırılması ve ürün dolaşımının iyileştirilmesinin, hasat sonrası kayıpları azaltarak üreticilerin ürünlerini uygun zamanda pazarlamasına katkı sağlayabileceğini belirtti.

Azerbaycan Tarım Heyeti Çin’de Modern Teknolojileri İnceledi
Görsel kaynağı: Report.az · Özgün haber

Azerbaycan Tarım Heyeti Çin’de Modern Teknolojileri İnceledi

Azerbaycan Tarım Bakanlığı bünyesinde kurulan Buğday-Pamuk Uygulama Grubu üyelerinden oluşan heyet, Çin’de modern tarım teknolojileri üzerine incelemelerde bulundu. Heyet, Korla ve Changsha kentlerinde modern yetiştirme teknikleri, otomatik hasat, tohum üretimi ve yenilikçi işleme yöntemleri hakkında bilgi aldı. Korla’da Xinjiang Seed Industry Co. Ltd. yöneticileriyle görüşen heyet, pamuk yetiştiriciliğinde yeni çeşitlerin geliştirilmesi, sulama sistemleri ve hasadın otomasyonu konularını ele aldı. Heyet ayrıca pamuk tarlaları ile yeni çeşitlerin demonstrasyon parsellerini ziyaret etti. Bölgedeki üretimde zararlılara ve hastalıklara dayanıklı genetiği değiştirilmiş pamuk çeşitleri, damla sulama sistemleri ve modern pamuk hasat makinelerinin kullanıldığı aktarıldı. Changsha’daki Longping High-Tech Park’ta ise tohum üretimi, yeni çeşit geliştirme, moleküler ıslah, genetik araştırmalar, hibrit pirinç, mısır ve sebze tohumları ile dijital ve akıllı tarım çalışmaları incelendi. Azerbaycan Tarım Bakanlığı, Çin deneyiminin modern teknolojilerin kullanımını, verimliliği, su ve diğer kaynakların etkin değerlendirilmesini ve tohum üretimini geliştirmeye katkı sağlayacağını bildirdi.

Kenevirin Su İhtiyacı Drone Verileriyle Ölçüldü
Görsel kaynağı: Food For Mzansi · Özgün haber
Veri haberi

Kenevirin Su İhtiyacı Drone Verileriyle Ölçüldü

Güney Afrika’daki bir araştırma, KwaZulu-Natal Midlands’te yetiştirilen kenevirin su kullanımını drone ve yer sensörleriyle ölçtü. Çalışma, kenevirin dört aylık yetiştirme döneminde toplam 377 milimetre suya eşdeğer su kullandığını ortaya koydu. Araştırmacılar, bir bitki başına ortalama günlük su kullanımını 28 litre olarak hesapladı. Ancak bu değerin yalnızca keneviri değil, sıradaki yabancı otları ve topraktan buharlaşan suyu da içerdiği belirtildi. Aynı dönemde 452 milimetre yağış kaydedildi ve damla sulama ile ek su verildi. Ekip, alanın farklı bölümlerinde su kullanımının değiştiğini, bunun da arazi eğimi ve toprak derinliğiyle ilişkili olduğunu bildirdi. Yöntemin, su stresi yaşayan alanları belirlemeye ve sulamayı daha hedefli yapmaya yardımcı olabileceği ifade edildi. Çalışmada ayrıca yabancı otların sıralar arasında önemli su tükettiği vurgulandı.