ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

256 haber · Sayfa 1

Hakan Fidan: Bölgesel Deniz Geçitlerindeki Güvensizlik Küresel Gıda Güvenliğini Tehdit Ediyor
Görsel kaynağı: Shargh · Özgün haber

Hakan Fidan: Bölgesel Deniz Geçitlerindeki Güvensizlik Küresel Gıda Güvenliğini Tehdit Ediyor

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Orta Doğu’daki artan güvensizlik ile Kızıldeniz, Babülmendep ve Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmelerin küresel gıda, enerji ve ticaret akışını doğrudan tehdit ettiğini söyledi. Fidan, İstanbul’da düzenlenen TRT World forumunda yaptığı konuşmada, deniz taşımacılığı güzergâhlarındaki aksaklıkların küresel ekonominin yanı sıra gıda ve enerji güvenliğini de etkilediğini belirtti. Dar deniz geçitlerinin savaş alanına veya baskı aracına dönüştürülmemesi gerektiğini vurgulayan Fidan, bölgesel gerilimlerin tırmanmasının önlenmesini ve küresel ekonominin bağlı olduğu bölgesel güvenliğin sağlanmasını istedi. Fidan ayrıca Karadeniz’de ticari gemilere yönelik saldırıların bölgesel istikrarın yanı sıra dünya gıda güvenliği için de ciddi tehdit oluşturduğunu ifade etti.

Fidan, Rota Çeşitliliğinin Küresel Tedarik Zincirleri İçin Önemini Vurguladı
Görsel kaynağı: Kıbrıs Haberci · Özgün haber

Fidan, Rota Çeşitliliğinin Küresel Tedarik Zincirleri İçin Önemini Vurguladı

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İstanbul Kongre Merkezi’nde düzenlenen TRT World Forum 2026 kapsamında deniz yolları, darboğazlar ve koridorlar başlıklı oturumda konuştu. Fidan, küresel ölçekte darboğazların arttığını, enerji ve taşımacılık rotalarının azaldığını ve bunun yapısal bir savunmasızlık oluşturduğunu belirtti. Tek bir darboğazın tedarik zincirlerini bozabileceğini ve binlerce kilometre uzaktaki ekonomileri etkileyebileceğini söyleyen Fidan, ülkelerin temel rotalara, pazarlara ve kaynaklara erişimlerini korumaya çalışacağını ifade etti. Ekonomik güvenlik ile daha büyük bağlantısallık arasında seçim yapılmaması gerektiğini belirten Fidan, mevcut rotaların güçlendirilmesini, koridorların çeşitlendirilmesini ve erişimin artırılmasını savundu. Fidan, Türkiye’nin bu yaklaşım kapsamında coğrafi konumunu yalnızca kıtalar arasındaki bir köprü olarak görmediğini, stratejik bir sorumluluk üstlendiğini söyledi. Güney Kafkaslar’dan Türkiye’ye uzanan Orta Koridor’un önemli bir ticaret ve taşımacılık rotası oluşturduğunu belirten Fidan, Körfez’i Irak ve Türkiye üzerinden Avrupa’ya bağlayacak projeden de söz etti. Bu girişimlerin enerji portföyünü çeşitlendirme çabasının parçası olduğunu aktardı. Altyapının tek başına bağlantısallığı garanti edemeyeceğini vurgulayan Fidan, rotaların korunması ve çatışmaların kısıtlanması gerektiğini dile getirdi. Türkiye’nin Karadeniz’deki girişiminin sürdürülebilir diplomasiyle temel gıda emtialarının sevkiyatlarının korunmasını sağladığını söyleyen Fidan, diplomatik etkileşim ve üst düzey diyalog yoluyla çözüm üretilebileceğini kaydetti.

Endonezya Hükümeti Palm Yağı Verimliliğini Hektar Başına 4 Tona Çıkarmayı Hedefliyor
Görsel kaynağı: CNN Indonesia · Özgün haber
Veri haberi

Endonezya Hükümeti Palm Yağı Verimliliğini Hektar Başına 4 Tona Çıkarmayı Hedefliyor

Endonezya hükümeti, ülkenin palm yağı plantasyonlarında hektar başına yaklaşık 2 ton olan verimliliği 4 tona çıkarmaya çalışıyor. Hedef, yeni alan açmak yerine mevcut plantasyonlarda verim artırımı ve yoğunlaştırma yoluyla gerçekleştirilecek. Açıklamayı, Gıda Alanından Sorumlu Koordinasyon Bakan Yardımcısı Hanif Faisol Nurofiq yaptı. Hanif, Endonezya’da yaklaşık 17 milyon hektar palm yağı plantasyonu bulunduğunu ve mevcut verimliliğin artırılabilecek durumda olduğunu söyledi. Verimlilik artışının, plantasyon ürünlerinden enerji hammaddesi geliştirme çalışmalarını destekleyecek adımlardan biri olduğu belirtildi. Hedefe ulaşılması için bir takvim veya uygulanacak teknik yöntemler açıklanmadı.

Çekya’da Gıda Fiyatlarında Yeni Yılın Başında Artış Bekleniyor
Fotoğraf: Shutterstock · Özgün haber
Veri haberi

Çekya’da Gıda Fiyatlarında Yeni Yılın Başında Artış Bekleniyor

Çekya’da gıda üreticilerinin yeni yılın başı için gönderdiği yeni fiyat listelerinde belirgin artışlar görülüyor. Çek Ticaret ve Turizm Birliği Başkanı Tomáš Prouza, tüketicilerin bazı gıdalar için daha fazla ödeme yapmak zorunda kalacağını söyledi. Girdi maliyetlerindeki artıştan en fazla süt ürünleri ve unlu mamuller sektörlerinin etkilenmesi beklenirken, meyve ve sebzede de zam öngörülüyor. Ülkede bazı gıda ve alkolsüz içecek fiyatları son dönemde geriledi; süt ve tereyağı rekor düşük seviyelere ulaştı. Habere göre bu durum, Avrupa genelindeki süt fazlası, aşırı üretim, Çin ve Asya’ya ihracatın sınırlanması ve Orta Doğu’daki çatışmanın ihracatı zorlaştırmasıyla ilişkilendiriliyor. Marketlerin yıl sonundaki rekabetçi indirimleri de fiyat artışlarını geçici olarak sınırlıyor. Ekim ayında yıllık enflasyonun %2,4 olduğu, eylülde bu oranın %2,5 olarak tahmin edildiği belirtildi. Prouza’ya göre enerji maliyetleri tarımsal ve gıda üretiminin yanı sıra lojistik ve depolamayı pahalılaştırıyor. İş gücü açığı, düşük işsizlik ve ocaktan itibaren asgari ücretin %10 artırılması da üretici ve gıda işletmelerinin maliyetlerini yükseltecek. Gübre fiyatlarındaki artışın etkisinin ise gelecek sezonda ortaya çıkması bekleniyor. Fiyatların ne ölçüde artacağı, mağazaların temel gıdaları alış fiyatının altında satmasını sınırlayacak bir düzenlemenin uygulanıp uygulanmayacağına da bağlı olacak. Çekya Gıda Odası, tartışmanın genel bir indirim yasağı olmadığını ve altı ila sekiz temel ürünü kapsayacağını savunuyor; düzenlemenin yürürlüğe girip girmeyeceği henüz kesin değil.

Pakistan’da Kısa Vadeli Enflasyon %12,31’e Yükseldi
Görsel kaynağı: Dawn · Özgün haber
Veri haberi

Pakistan’da Kısa Vadeli Enflasyon %12,31’e Yükseldi

Pakistan’da kısa vadeli enflasyon, 5 Kasım’da sona eren haftada yıllık bazda %12,31’e yükseldi. Pakistan İstatistik Bürosunun (PBS) açıkladığı verilere göre artışta başta sıvılaştırılmış petrol gazı (LPG) olmak üzere çabuk bozulan gıda ürünlerindeki fiyat yükselişleri etkili oldu. Bir önceki hafta yıllık enflasyon %11,32 olarak açıklanmıştı. Temel ürün ve hizmet fiyatlarını izleyen Hassas Fiyat Endeksi (SPI), 17 şehirdeki 50 pazardan derlenen 51 kalemin fiyatlarıyla haftalık olarak hesaplanıyor. Endeks, haftalık bazda %0,29 arttı. İzlenen 51 ürünün 21’inin fiyatı yükselirken 10 ürünün fiyatı düştü, 20 ürünün fiyatı ise değişmedi. Haftalık en yüksek fiyat artışı domateste %54,18 oldu. Domatesi LPG’de %3,72, patateste %2,07 ve yumurtada %1,17’lik artışlar izledi. Aynı dönemde petrol fiyatı %4,20, motorin %2,97, tavuk %0,61 ve buğday unu %0,34 geriledi. Yıllık karşılaştırmada LPG fiyatı %114,88, domates %78,89, buğday unu %33,95 ve tavuk %31,81 arttı. Buna karşılık patates fiyatında %37,24, yumurtada %27,59 ve şekerde %25,03 düşüş kaydedildi. Veriler, enerji maliyetlerindeki yükselişin gıda fiyatları üzerindeki baskısıyla birlikte hanehalkının temel tüketim harcamalarında artış yaşandığını gösteriyor.

Sun’agri, 2026 Verilerinde Agrivoltaik Sistemlerin Su ve Sıcaklık Etkisini Açıkladı
Görsel kaynağı: Pleinchamp · Özgün haber
Veri haberi

Sun’agri, 2026 Verilerinde Agrivoltaik Sistemlerin Su ve Sıcaklık Etkisini Açıkladı

Fransa’da agrivoltaik sistemler üzerine çalışan Sun’Agri, 2026 sezonunda tahıllarda panellerin bulunduğu alanlarda toprağın 30–80 santimetre derinliğindeki su miktarının ortalama %25 daha yüksek olduğunu bildirdi. Şirket ayrıca yaprak ve toprak yüzeyindeki sıcaklığın 10°C’ye kadar düştüğünü belirtti. Bağlarda ise sulama yapılmayan gölgelik alanda hasat sırasında kuruyan tane oranı %12 olurken, sulamasız tanık alanda bu oran %16 olarak kaydedildi. Sun’Agri, sulamalı sistemlerde tüm ürünler genelinde 2019’dan bu yana su kaynağında ortalama %30 tasarruf sağlandığını aktardı. Şirket sonuçlarını bağcılık, meyvecilik, hayvancılık ve büyük tarım ürünlerinde 17 yıllık araştırma ve tarla takiplerine dayandırıyor. İlk gösterim tesisini 2018’de Fransa’nın Pyrénées-Orientales bölgesindeki Tresserre’de 4,5 hektarlık bir bağda kuran şirket, daha sonra Fransa’da 45’ten fazla sahada panel uygulamasına geçti. Her proje bir tanık parseliyle karşılaştırılıyor ve Tarım Odası veya Fransız Bağcılık ve Şarap Enstitüsü gibi tarafsız kuruluşlarca izleniyor. Sistemlerde kullanılan algoritmalar, panellerin enerji veriminden önce ürünlerin fizyolojik ihtiyaçlarını gözeterek yönlerini sürekli değiştiriyor. Hérault’daki Lavalette’de mısır üzerinde yapılan karşılaştırmada, agronomik yönlendirme kullanılan alanda bitki boyu, çiçeklenme tarihi ve verim tanık alanla aynı kaldı; güneşi izleyen yönlendirmede ise verim %15 düştü. Sun’Agri Genel Müdür Yardımcısı Cécile Magherini, bu sonuçların işletmelerin dayanıklılığına ve kârlılığına katkı sağladığını, panellerin ek gelir de oluşturduğunu söyledi.

Arnavutluk'ta Vergi Paketi Tartışması: Uzmanlar Gıda Fiyatları ve Tarımsal Üretim İçin Uyardı
Görsel kaynağı: Shekulli · Özgün haber
Veri haberi

Arnavutluk'ta Vergi Paketi Tartışması: Uzmanlar Gıda Fiyatları ve Tarımsal Üretim İçin Uyardı

4 yayıncı · 6 haber · Karşılaştır

Arnavutluk Merkez Bankası, hükümetin yeni mali paketine ilişkin güçlü çekincelerini dile getirirken, temel gıdalarda Katma Değer Vergisi'nin (KDV) %6'ya indirilmesi ve diğer vergilerin artırılmasının beklenen rahatlama yerine fiyatları yükseltebileceği uyarısında bulundu. MCN Economy panelinde konuşan ekonomi uzmanları Elvin Meka ve Fatos Fico da paketin tüketiciler, işletmeler ve yerli üretim üzerindeki olası etkilerini değerlendirdi. Paket, kaynaklarda teklif ve tasarı olarak aktarılıyor; bu nedenle düzenlemelerin yürürlükte olduğu belirtilmiyor. Meka, vergi değişikliklerinden doğacak etkinin büyük bölümünün işletmelerde kalmayacağını, mal ve hizmet fiyatları üzerinden nihai tüketiciye aktarılacağını savundu. Uzman, hükümetin daha yüksek vergi geliri hedeflediği durumda etkinin %85-90'ının doğrudan vatandaşların bütçesine yansıyabileceğini söyledi. Ona göre işletmeler, standart KDV oranının %21'e çıkarılmasından kaynaklanan maliyeti uygulamanın ilk gününden itibaren ürün fiyatlarına aktaracak; işletmelerin üstleneceği pay ise sınırlı kalacak. Fico, temel gıdalarda verginin düşürülmesinin tek başına nihai ürün fiyatlarını azaltmayabileceğini belirtti. Maliyet zincirindeki diğer kalemlerin etkisi nedeniyle unun ucuzlamasının ekmek fiyatına aynı ölçüde yansımayabileceğini söyleyen Fico, özellikle tarımsal üretimin yüksek dizel, taşımacılık ve gübre maliyetlerinden ağır biçimde etkileneceğini ifade etti. Bu değerlendirmeye göre girdi maliyetleri, vergi indiriminin sağlayabileceği olası avantajı üretici ve tüketici açısından sınırlayabilir. Enerji maliyetlerinin de işletmeler için önemli bir baskı oluşturduğu aktarıldı. Fico, Fierza'daki hidroelektrik rezervlerinin düşük seviyede olduğunu ve devlet enerji şirketi KESH'in daha fazla elektrik ithal etmesi halinde maliyetlerin artabileceğini söyledi. İthal elektriğin megavatsaat başına 300 avroya ulaştığını belirten uzman, serbest piyasadan elektrik alan işletmelerin bu maliyetleri haneler gibi sabit veya sınırlandırılmış tarifelerle karşılamadığını dile getirdi. Destekleyici parlamento haberlerinde, 2027 mali paketi kapsamında temel gıda ürünlerinde KDV'nin %20'den %6'ya indirilmesinin, standart oranın ise %21'e çıkarılmasının önerildiği bildirildi. İktidar temsilcileri indirimin aile bütçesini rahatlatacağını savunurken, muhalefet ve bazı iş çevreleri paketin hazırlanma sürecini ve işletmeler üzerindeki toplam yükü eleştirdi. Uzmanların değerlendirmeleri, düzenlemenin gerçek etkisinin yalnızca vergi oranlarına değil, fiyatların tedarik zinciri boyunca nasıl oluştuğuna bağlı olacağını gösteriyor.

Avrupa’da Gıda Fiyatlarında Dalgalı Görünüm: Taze Ürünler Pahalanıyor
Görsel kaynağı: Biznisinfo · Özgün haber
Veri haberi

Avrupa’da Gıda Fiyatlarında Dalgalı Görünüm: Taze Ürünler Pahalanıyor

Avrupa’da gıda fiyatları ekimde genel olarak sınırlı artış gösterse de taze ve işlenmemiş ürünlerdeki yükseliş daha belirgin oldu. Avro Bölgesi’nde gıda, alkol ve tütün fiyatları geçen yılın aynı ayına göre %1,6 arttı. Avrupa Birliği genelinde gıda ve alkolsüz içecek fiyatları ise eylülde yıllık %0,6 yükseldi. Buna karşılık işlenmemiş gıdaların fiyatındaki artış Avro Bölgesi’nde %4,6’ya ulaştı; bu gruba meyve, sebze, et ve balık da dahil edildi. İtalya, bu eğilimin en belirgin görüldüğü ülkelerden biri oldu. Ülkede işlenmemiş gıda fiyatları ekimde yıllık %7,5 arttı; eylülde bu oran %5,5’ti. Güney İtalya’da dizel fiyatlarından öfkelenen kamyon şoförlerinin yolları ve limanları yaklaşık iki hafta bloke etmesi tedarik akışını aksattı. Kampanya, Puglia ve Calabria’da et, taze süt, meyve ve şişelenmiş su rafları boşaldı; bazı küçük mağazalarda ürünler yalnızca bir gün içinde tükendi. Enerji maliyetleri gıda fiyatlarındaki baskının önemli unsurlarından biri olarak gösterildi. Avro Bölgesi’nde yakıt, elektrik ve ısınma maliyetleri ekimde yıllık %20,8 arttı. Tarımsal üretimde traktörlerin dizel kullanması, seraların ısıtma gerektirmesi ve ürünlerin büyük ölçüde kamyonlarla taşınması, enerji ve nakliye giderlerindeki yükselişin özellikle depolanması zor taze ürünlere yansımasına neden oldu. Fransa’da toplam gıda fiyatları %1,2 artarken taze ürünler %8 pahalandı. Ülkeler arasındaki görünüm eşit olmadı. Almanya’da gıda fiyatları yalnızca %0,4 yükselirken Portekiz’de işlenmemiş gıda fiyatları %3,7 arttı. Eylül verilerinde Kıbrıs, gıda ve alkolsüz içeceklerdeki %4’lük artışla en yüksek yükselişi kaydetti. İsveç’te ise fiyatlar %6,3 geriledi; kaynak bu düşüşü gıda ürünlerindeki katma değer vergisinin %12’den %6’ya indirilmesine bağladı. AB’nin 14 ülkesinde fiyatlar bir yıl öncesine göre daha düşük gerçekleşti. Uzun vadeli görünüm, son dönemdeki daha sınırlı artışların önceki yükselişlerin üzerine eklendiğine işaret ediyor. Eylül 2021’den bu yana AB’de gıda fiyatları yaklaşık üçte bir arttı. Macaristan, Bulgaristan, Estonya ve Romanya’da toplam artış %50’nin üzerine çıkarken Lüksemburg, İsveç ve Fransa’da artış yaklaşık dörtte bir düzeyinde kaldı. AB dışındaki Türkiye’de ise gıda fiyatları bir yılda %27,6 arttı. Ekonomistler, enerji faturalarının kış aylarında yükselmesiyle toplam enflasyonun daha da artabileceğini öngörüyor.

Avrupa Komisyonu AB Genelinde Kriz Hazırlığı İçin Gıda ve Su Stoku Önerdi
Görsel kaynağı: Republika · Özgün haber
Veri haberi

Avrupa Komisyonu AB Genelinde Kriz Hazırlığı İçin Gıda ve Su Stoku Önerdi

Avrupa Komisyonu, daha sık ve karmaşık hale gelen krizlere karşı Avrupa Birliği genelinde vatandaşların ve kurumların hazırlığını güçlendirmek amacıyla yeni önlemler başlattı. Öneriler arasında her hane üyesi için üç gün boyunca günlük en az 2–3 litre içme suyu bulundurulması, temel hijyen ve evcil hayvanlar için de küçük bir ek stok hazırlanması yer alıyor. Komisyonun hazırlık listesinde, pişirme veya soğutma gerektirmeden tüketilebilen üç günlük bozulmayan gıda stoğu da bulunuyor. Konserve ürünler, enerji barları, kraker ve kuru meyvenin yanı sıra manuel konserve açacağı bulundurulması isteniyor. Temel ilk yardım malzemeleri ve düzenli kullanılan reçeteli ilaçlar için stok hazırlanması da öneriliyor. Elektrik kesintilerine karşı mum yerine el feneri veya LED lamba ve yedek pillerin tercih edilmesi tavsiye edilirken, mobil ağlar, internet ve elektrik kesilirse sivil savunma talimatlarını alabilmek için pilli ya da kurmalı bir radyo bulundurulması öneriliyor. Dolu bir taşınabilir şarj cihazı, önemli belgelerin kâğıt kopyaları, sınırlı miktarda nakit ve acil tahliye çantasında sıcak giysi, termal örtü ile düdük bulunması da listenin diğer unsurları arasında yer alıyor.

Güney Kıbrıs’ta Halkın %47’si Gıda ve Sağlık Harcamalarını Kıstı
Görsel kaynağı: Philenews · Özgün haber

Güney Kıbrıs’ta Halkın %47’si Gıda ve Sağlık Harcamalarını Kıstı

Kıbrıs’ta enerji fiyatlarındaki artışlar hanehalklarının temel harcamalarını etkiledi. Avrupa Yatırım Bankası’nın İklim Araştırması’na göre, Kıbrıs’taki halkın %47’si artan enerji maliyetleri nedeniyle gıda veya sağlık harcamalarını azalttığını bildirdi. Bu oran, Avrupa Birliği genelindeki %38’lik ortalamanın üzerinde gerçekleşti. Araştırmada Kıbrıs’taki katılımcıların %47’si, alışveriş ve tıbbi randevular gibi temel ihtiyaçlar için otomobil kullanımını da sınırladığını belirtti. Bu alanda AB ortalaması %31 olurken, araştırmaya göre diğer hiçbir üye ülkede daha yüksek bir oran kaydedilmedi. Ayrıca Kıbrıs’taki katılımcıların %72’si elektrik, doğal gaz, yakıt veya ısınma petrolü fiyatlarındaki artışların son 12 ayda satın alma gücünü önemli ölçüde azalttığını söyledi; AB ortalaması %60 oldu. Enerji dönüşümüne ilişkin beklentiler ise daha olumlu oldu. Kıbrıs’taki katılımcıların %88’i dönüşümü acil görürken, %55’i daha düşük enerji faturaları bekledi. Katılımcıların %89’u dönüşümün daha düşük veya daha istikrarlı enerji fiyatları sağlayacağını, aynı oranda kişi de ithal petrol ve doğal gaza bağımlılığı azaltacağını düşündü. Ipsos bva tarafından 27 AB ülkesinde 23 bin kişiyle yapılan araştırmada Kıbrıs örneklemi, 16 yaş ve üzeri 500 kişiden oluştu.

Dünya Bankası Tahıl Fiyatlarında 2026 ve 2027 İçin Artış Bekliyor
Görsel kaynağı: Agrointeligența · Özgün haber
Veri haberi

Dünya Bankası Tahıl Fiyatlarında 2026 ve 2027 İçin Artış Bekliyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Dünya Bankası, uluslararası tahıl fiyatları endeksinin 2026’da %14,1, 2027’de ise %9,3 artacağını öngörüyor. Bu tahmin, genel emtia fiyatlarının 2026’da %23 yükselmesinin ardından 2027’de %7 gerileyeceği beklentisinden ayrışıyor. Kurum, tahıl piyasasındaki yükselişin iki yıl üst üste devam edeceğini belirtiyor. Tahıl fiyatları üzerindeki baskının uluslararası arz riskleri, Karadeniz üzerinden taşımacılıktaki aksamalar, yüksek tarımsal girdi maliyetleri ve olumsuz hava koşullarından kaynaklanabileceği değerlendiriliyor. Dünya Bankası, gıda fiyatları endeksinin de 2026’da %10,3, 2027’de %7,2 artacağını tahmin ediyor. Liman altyapısına ve ticari gemilere yönelik saldırıların bazı pazarlarda tahıl bulunabilirliğini azaltabileceği, sigorta ve taşıma maliyetlerini artırabileceği belirtiliyor. Buğdayda en belirgin artışlardan biri bekleniyor. Amerikan Hard Red Winter buğdayının ortalama fiyatının 2026’da 311 dolar/tona çıkacağı, bunun 2025’teki 243 dolar/tona göre %28 artış anlamına geldiği tahmin ediliyor. Fiyatın 2027’de %13,5 daha yükselerek 353 dolar/tona ulaşması bekleniyor. Bu seviyenin 315 avro/tona karşılık geldiği, nisan ayındaki tahminlerin ise 2026 için 253, 2027 için 260 dolar/ton olduğu aktarılıyor. Mısır fiyatının 2026’da 223, 2027’de 235 dolar/ton; arpanın ise aynı yıllarda 164 ve 172 dolar/ton olması bekleniyor. Tayland’ın %5 kırık pirincinde fiyatın 2025’teki 408 dolardan 2026’da 448, 2027’de 500 dolar/tona çıkacağı öngörülüyor. Soya küspesi, soya fasulyesi ve soya yağı fiyatlarında da artış beklenirken, enerji fiyatlarının 2026’da %32, gübre fiyatları endeksinin %14,3 yükselmesi öngörülüyor. Dünya Bankası ayrıca çok şiddetli bir El Niño olayının farklı bölgelerde tarımsal üretimi etkileyebileceği uyarısında bulunuyor.

Rusya’nın Saldırıları Ukrayna Ekonomisini Sıkıştırıyor: Çelik Üretimi Durdu, Tahıl İhracatı Aksadı
Görsel kaynağı: Mainichi Shimbun · Özgün haber
Veri haberi

Rusya’nın Saldırıları Ukrayna Ekonomisini Sıkıştırıyor: Çelik Üretimi Durdu, Tahıl İhracatı Aksadı

Rusya’nın yoğunlaşan hava saldırıları, Ukrayna’daki sanayi ve enerji tesisleriyle lojistik ağlarını, demiryollarını ve ihracat rotalarını hedef alarak üretimi aksatıyor ve taşıma maliyetlerini artırıyor. Ukrayna Merkez Bankası, saldırılar ve küresel enerji fiyatlarındaki artış nedeniyle 2026 ekonomisinin daha önce öngörülen %1,8 büyüme yerine %0,4 daralacağını tahmin etti. Banka, enflasyon tahminini de temmuzdaki %10’dan %12,5’e yükseltti. Çelik sektöründeki kesinti, 5 Eylül’de Kamianske’deki Kamet Steel tesisine beş balistik füzenin isabet etmesinin ardından derinleşti. Tesisin kapanmasıyla Metinvest Group genelinde çelik üretimi durdu. Kamet Steel, 2025’te Ukrayna’nın çelik üretiminin dörtte birinden fazlasını gerçekleştiriyor, binlerce kişiyi istihdam ediyor ve iç inşaat sektörü için çelik ile pik demir üretiyordu. Tesis ayrıca Avrupa pazarına gönderilmek üzere yarı mamul çelik sağlıyordu. Kamet Steel’in kapanmasının inşaat, madencilik, mühendislik, enerji ve lojistik sektörlerini etkilediği belirtildi. Şirketin Üst Yöneticisi Oleksandr Tretyakov, tesise bağlı işletmelerin iş kaybı ve iflas riskiyle karşılaşabileceğini söyledi. Tretyakov, Avrupa Birliği’nin ticaret kısıtlamalarının Ukrayna çeliğinin ihraç edilebileceği pazarları daraltarak toparlanmayı zorlaştırabileceğini ifade etti. Ukrayna’nın çelik üretimi bir dönemde gayrisafi yurt içi hasılanın yaklaşık %6’sını oluşturuyordu. Tarım, Ukrayna’nın döviz gelirlerinin %60’ına kadarını sağlıyor. Ancak Karadeniz limanlarına, gemilere ve lojistik altyapısına yönelik saldırılar ihracat trafiğini azalttı. Lloyd’s List Intelligence verilerine göre Ukrayna’nın Karadeniz limanlarına ağustosta yalnızca 21 gemi geldi; bu sayı bir yıl öncesine göre yaklaşık %90 daha düşüktü. Yükselen sigorta primleri ve saldırı riski gemi sahiplerini caydırırken, Tuna rotasında kuraklık ve sığ kanallar taşımayı daha pahalı hale getirdi. Sulina Kanalı’nın büyük gemiler için sığ kalması ve Tuna Nehri’ndeki rekor düşük su seviyeleri nedeniyle daha önce 1.500 ton taşıyan mavnalar 800-900 ton yük alabiliyor. Ukrayna’nın merkezinden İspanya’ya bir ton mısır taşıma maliyeti yılın başlarında 50 dolara kadar çıkarken 150 dolara ulaşabildi. HarvEast, buğdayını silo torbalarında tutup fiyatların istikrar kazanmasını bekliyor; şirketin ticari direktörü Olena Shelest, mısır fiyatının geçen yıl ton başına 210-230 dolardan yaklaşık 130 dolara gerilediğini söyledi. Düşen vergi gelirleri de Ukrayna’nın 2022’deki Rusya işgalinden bu yana en ağır nakit sıkışıklığını yaşamasına yol açıyor.

Türkiye’de Aylık Enflasyon Ekimde %2,6’ya Çıktı; Gıda Fiyatları %3,5 Arttı
Görsel kaynağı: News.Az · Özgün haber
Veri haberi

Türkiye’de Aylık Enflasyon Ekimde %2,6’ya Çıktı; Gıda Fiyatları %3,5 Arttı

Türkiye’de aylık tüketici enflasyonu ekimde %2,6’ya yükseldi. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre oran, eylüldeki %1,8’in ve piyasanın yaklaşık %2,2’lik beklentisinin üzerinde gerçekleşti. Yıllık enflasyon ise bir ay önceki %29,7’den %27,8’e geriledi. Aylık fiyat artışına en büyük katkıyı gıda ve giyim grupları yaptı. Gıda fiyatları %3,5, giyim fiyatları %12,6 artarken enerji fiyatları da %4,9 yükseldi. Ulaştırma fiyatlarındaki artış %2, konut maliyetlerindeki artış ise %2,8 oldu.

Gübre ve Yakıt Fiyatlarındaki Artış, Bitkisel Üreticilere 3,1 Milyon Avroluk Desteği Getirdi
Görsel kaynağı: Põllumajandus · Özgün haber
Veri haberi

Gübre ve Yakıt Fiyatlarındaki Artış, Bitkisel Üreticilere 3,1 Milyon Avroluk Desteği Getirdi

Bölgesel ve Tarım Bakanı Hendrik Johannes Terras, bitkisel üretim işletmelerine yönelik olağanüstü destek düzenlemesini onayladı. Düzenleme kapsamında devlet, üreticilere toplam 3,1 milyon avro ödeme yapacak. Destek, Orta Doğu kriziyle bağlantılı enerji ve gübre fiyat artışlarının bitkisel üretim işletmelerinde yol açtığı ekonomik zararın bir bölümünü karşılamayı amaçlıyor.

Fidan: Rusya ve Ukrayna Anlaşmaya Varmalı
Görsel kaynağı: Kıbrıs Haberci · Özgün haber
Veri haberi

Fidan: Rusya ve Ukrayna Anlaşmaya Varmalı

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Rusya-Ukrayna Savaşı’nın yaklaşık beş yıldır sürdüğünü ve artık taşınamaz hale geldiğini belirterek, iki ülkenin büyük fedakârlıkta bulunup anlaşmaya varması gerektiğini söyledi. Fidan, savaşın Avrupa ekonomilerine ve dünya genelindeki enerji, ticaret ile tedarik zincirlerine önemli zarar verdiğini ifade etti. ABD’nin Atlanta kentinde düzenlenen G20 Dışişleri Bakanları Toplantısı’na katılan Fidan, temasları hakkında AA ve TRT’ye açıklamalarda bulundu. Toplantıda küresel krizler, enerji krizi ve küresel tedarik zincirleri başlıklı oturumlara katıldığını belirten Fidan, Karadeniz, Basra Körfezi ve Kızıldeniz’deki krizlerin küresel tedarik zincirlerini tıkadığını söyledi. Görüşmelerin, Miami’de 14-15 Aralık’ta düzenlenecek G20 Liderler Zirvesi’ne hazırlık niteliği taşıdığını kaydetti. Rusya-Ukrayna Savaşı’na ilişkin konuların ele alınmasının kolay olmadığını belirten Fidan, tarafların kendi pozisyonlarını açıkça ortaya koymasının önem taşıdığını dile getirdi. Türkiye’nin arabulucu rolünün yanı sıra daha yapıcı ve problem çözücü bir tutum benimsemeyi önemsediğini söyleyen Fidan, ABD, Rusya, İngiltere, Fransa, Suudi Arabistan, Meksika, Almanya ve Japonya’dan bakanlarla ikili görüşmeler yaptığını aktardı. Fidan, savaşın Avrupa’ya enerji bakımından maliyetinin yaklaşık 100 milyar avro seviyesinde olduğuna ilişkin açıklamalara atıfta bulunarak, toplam faturanın daha da büyük olabileceğini söyledi. Karadeniz’de ticaretin hissedilir düzeyde sınırlandığını belirten Fidan, Rus tahılı, Rus enerjisi, Ukrayna tahılı ve Ukrayna enerjisinin dünya piyasalarına ulaştırılamadığını ifade etti. Avrupa ile Rusya arasında savaş sonrasında yapıcı ilişkilerin yeniden kurulması gerektiğini de kaydetti. Gıda güvenliğinin son derece sorunlu bir konu haline geldiğini vurgulayan Fidan, tahılın Karadeniz’den çıkarılarak uluslararası piyasalara ulaştırılması için yoğun temas ve çalışmalar yürütüldüğünü söyledi. Savaşın uzaması ve yayılması ihtimalinin bulunduğunu belirten Fidan, bunun önlenmesi için Türkiye’nin yoğun çaba gösterdiğini aktardı. ABD ile İran arasındaki gerilimin Hürmüz Boğazı’ndaki ticaret yollarını etkilediğini belirten Fidan, çatışmaların önlenmesi ve diplomasiye fırsat verilmesi gerektiğini ifade etti. Fidan ayrıca, Feridun Sinirlioğlu’nun Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği için Türkiye tarafından resmen aday gösterildiğini açıkladı. BM’deki seçim sürecinde bir tıkanma yaşandığını belirten Fidan, adaylığın bu tıkanmayı aşmaya yönelik diplomatik katkılardan biri olduğunu söyledi. Sinirlioğlu’nun Aralık 2024’te AGİT Genel Sekreterliği’ne seçilmesini Türkiye açısından önemli bir diplomasi başarısı olarak nitelendirdi.

Karadeniz’de Tahıl Ateşkesi İçin Türkiye ve Hindistan’ın Önerileri Gündemde
Görsel kaynağı: Espreso · Özgün haber
Veri haberi

Karadeniz’de Tahıl Ateşkesi İçin Türkiye ve Hindistan’ın Önerileri Gündemde

Ukrayna, ABD ve Rusya arasındaki üçlü görüşmenin kasım ayının ilk yarısında yapılması planlanıyor. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Washington’un Türkiye ve Hindistan’ın önerilerini değerlendirdiğini belirtti. Kaynak yazıya göre olası görüşmelerin savaşı sona erdirmesi değil, teorik olarak yalnızca deniz cephesini kapsaması bekleniyor. Moskova, ağustosta Türkiye’nin gemilere yönelik saldırılara moratoryum getirilmesi önerisini reddetmişti. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de Ukrayna’nın tarım ürünleri taşıyan gemilere saldırmama teklifini, Ukrayna’nın Rus enerji sektörüne yönelik saldırıları da durdurmasını istediği için kabul etmedi. Ancak yazıda, son iki ayda Karadeniz’in her iki taraf için daha tehlikeli hale geldiği aktarılıyor. Ukrayna dronlarının Novorossiysk’teki tahıl terminallerini devre dışı bıraktığı, Ukrayna’nın sivil deniz taşımacılığının ise fiilen durduğu belirtiliyor. Ukrayna ve Rusya’daki silolarda milyonlarca ton tahıl bulunduğu ifade ediliyor. Kaynakta, Türkiye ve Mısır’ın tahıl ateşkesi önerdiği, Hindistan’ın ise enerji ateşkesi, güvenli deniz taşımacılığı ve tedariki kapsayan daha geniş bir format sunduğu yazılıyor. Mısır’ın tahılının neredeyse üçte birini Ukrayna’dan aldığı, Hindistan’a Karadeniz limanları üzerinden Rus enerji ihracatının neredeyse %30’unun ulaştığı aktarılıyor. Yazı, Kremlin’in dost gördüğü ülkelerin de sürece dahil olmasını mevcut durumdaki başlıca değişim olarak değerlendiriyor.

Elite Shine, Özbekistan’da 10 Milyar Somluk Hayvancılık Projesi Yürütüyor
Görsel kaynağı: Trend News Agency · Özgün haber
Veri haberi

Elite Shine, Özbekistan’da 10 Milyar Somluk Hayvancılık Projesi Yürütüyor

Özbekistan merkezli Elite Shine LLC, Orta Çirçik ilçesinde kiralanan 100 hektarlık arazi üzerinde 10 milyar Özbekistan somu (yaklaşık 832.160 dolar) tutarında hayvancılık geliştirme projesi yürütüyor. Şirket, ilerleyen aşamalarda damızlık sığır sürüsünü 1.000 başa çıkarmayı planlıyor. Özbekistan Ekonomi ve Maliye Bakanlığına dayandırılan bilgilere göre proje, Cumhurbaşkanlığı’nın PF-18 sayılı kararıyla getirilen yeni arazi kiralama sistemi kapsamında uygulanıyor. Arazi elektronik açık artırmayla kiralandı; şirket bölgede gerekli altyapıyı ve damızlık sığırlar için yem tabanını geliştiriyor. Başlangıçta planlanan 400 damızlık sığırın 185’i çiftliğe getirildi ve hayvancılık faaliyetleri başladı. Projenin amacı hayvancılık üretimini geliştirmek ve yüksek kaliteli yem tedarik etmek. Kompleks kapsamında ördek yetiştiriciliği tesisleri de bulunuyor ve bu amaçla 300 metre uzunluğunda özel bir yapı inşa edildi. Enerji verimliliğini artırmak için tesise toplam 100 kilovat kapasiteli güneş panelleri kuruldu. Şirket, hayvancılık faaliyetlerini gelecek aşamalarda genişletmeyi öngörüyor.

Zelenski ve Erdoğan, Karadeniz Tahıl Koridoru İçin Çalışma Kararı Aldı
Görsel kaynağı: AgroTV · Özgün haber

Zelenski ve Erdoğan, Karadeniz Tahıl Koridoru İçin Çalışma Kararı Aldı

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Karadeniz’de tahıl koridorunun oluşturulması ve etkin biçimde işlemesi için çalışma kararı aldı. Zelenski, açıklamasında iki liderin, koridorun varlığını sürdürmesini ve verimli çalışmasını sağlamaya odaklanacaklarını belirtti. Görüşmede, Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşın bölgedeki deniz ulaşımını ve liman faaliyetlerini etkilemeye devam ettiği koşullarda, deniz taşımacılığının güvenliğinin sağlanması ve tarımsal ihracatı güvence altına alacak uluslararası bir mekanizmanın yeniden kurulması olasılığı da ele alındı. Erdoğan, Karadeniz’de ticari gemilere yönelik saldırıların, saldırıyı gerçekleştiren taraf kim olursa olsun sona erdirilmesi çağrısı yaptı. Erdoğan ayrıca Ankara’nın deniz ulaşımının güvenliğini yeniden tesis etmek için diplomatik çabalarını sürdüreceğini ifade etti. Ukrayna ve Türkiye’nin girişimi, ABD’nin de Karadeniz’de saldırıların sınırlı biçimde sona erdirilmesine yönelik olası bir anlaşmayı değerlendirdiği bir dönemde gündeme geldi. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, 31 Ekim’de Washington’ın tahıl ve enerji taşımacılığını güvence altına almak için Türkiye ve Hindistan’ın sunduğu önerileri incelediğini söyledi.

Pakistan’da Pamuk Fiyatları Kalite Sorunlarıyla Geriliyor
Görsel kaynağı: Business Recorder · Özgün haber
Veri haberi

Pakistan’da Pamuk Fiyatları Kalite Sorunlarıyla Geriliyor

Pakistan’ın iç pamuk piyasasında fiyatlardaki düşüş geçen hafta da sürerken ticaret faaliyetinin tatmin edici kaldığı bildirildi. Sindh ve Punjab’da pamuk, kalite ve ödeme koşullarına bağlı olarak maund başına 16.000-18.000 Pakistan rupisi arasında işlem gördü. Baloçi pamuğun fiyatı ise 18.700-19.000 rupi aralığında gerçekleşti. Piyasa koşullarındaki zayıflıkta New York pamuk vadeli işlemlerindeki gerileme ve yerli pamuğun kalitesindeki bozulma etkili oldu. Piyasa kaynakları, bazı çırçırcıların stoklarını eritmek amacıyla farklı kalitelerdeki pamuğu harmanlamasının kalite düşüşünü artırdığını söyledi. Daha kaliteli pamuk üretmeye çalışan işletmelerin ise tohum pamuğun kısa elyaf uzunluğu nedeniyle zorlandığı aktarıldı. Düşen pamuk ipliği fiyatları, ciddi likidite sıkışıklığı ve tekstil iplik üreticilerinin hammadde alımında temkinli davranması da piyasanın zayıflığını artıran unsurlar arasında gösterildi. Pamuk ithalatı da bölgesel gerilimler ve uluslararası navlun ücretlerindeki artış nedeniyle zorlaştı. Bu durum, daha kaliteli ithal hammaddeye erişimi güçleştirirken ithal pamuğun maliyetini yükseltti. Tekstil sektörü ayrıca yüksek faiz ve enerji giderleriyle karşı karşıya bulunuyor. Sanayiciler finansal baskıyı azaltmak için politika faizinde indirim talep ederken Pakistan Merkez Bankası politika faizini 50 baz puan artırarak %12’ye çıkardı. Elektrik tarifesinde birim başına 2,56 rupi artışın tüketicilerden ilave 33 milyar rupi sağlamasının beklendiği bildirildi. Pakistan’ın pamuk sektörünü canlandırma stratejisi kapsamında ithal pamuk tohumları için hızlı onay mekanizması planlandı. Mevcut onay sürecinin yaklaşık 12 ay sürmesinin, geliştirilmiş tohum çeşitlerinin üretime sunulmasını geciktirdiği belirtildi. Sektör paydaşları; tohum kalitesinin iyileştirilmesini, dönüm başına verimin artırılmasını ve yüksek kaliteli yerli hammaddenin sürekliliğinin sağlanmasını sektörün toparlanması için gerekli görüyor. Federal Board of Revenue, tekstil iplik işletmelerine üretim, pamuk balyaları ve doğal, yapay ve harmanlanmış elyafların işlenmesini izlemek üzere 15 Kasım 2026’ya kadar video gözetim kameraları kurma talimatı verdi. Hindistan da yerli fiyatları sınırlamak ve tekstil sanayisine hammadde arzını desteklemek amacıyla gümrüksüz pamuk ithalatı uygulamasını iki ay uzattı. USDA’nın haftalık ihracat satış raporunda Çin, 2026-27 sezonu satışlarında 52.100 balyayla ilk sırada yer alırken Türkiye 40.800 balyayla ikinci, Vietnam 35.000 balyayla üçüncü oldu. Raporlama dönemindeki ihracatta Türkiye’ye 13.900 balya gönderildi.

Türkiye’de Gıda Fiyatlarının 12 Ayda %24,2 Artması Öngörülüyor
Görsel kaynağı: Világgazdaság · Özgün haber
Veri haberi

Türkiye’de Gıda Fiyatlarının 12 Ayda %24,2 Artması Öngörülüyor

FAO sayfasında yer alan verilerden hareketle Visual Capitalist tarafından hazırlanan ülke karşılaştırmasında, gelecek 12 ayda gıda fiyatlarının İran’da %114,4 artabileceği öngörülüyor. Kaynak, bu rakamların kesinleşmiş fiyatlar değil, modellemelere dayalı tahminler olduğunu belirtiyor. İran’daki artış, ülkede gıda fiyatlarının ortalama düzeyinin iki katından fazla yükselme ihtimaline işaret ediyor. Aynı tahmin döneminde Türkiye’de gıda fiyatlarının %24,2 artması bekleniyor. Kaynakta Arjantin, Ruanda ve Nijerya gibi ülkeler için de çift haneli artış öngörüleri yer alırken, Lübnan, Moğolistan, Libya ve başka ülkelerde de gıda fiyatlarının yükselmesinin beklendiği aktarılıyor. Bazı Avrupa ülkelerinde ise gıda fiyatlarının gerilemesi öngörülüyor. Bu tahminler, ülkelerin kesin fiyat düzeylerini değil, gelecek dönemdeki olası değişimleri gösteriyor. İran’daki fiyat baskısının 28 Şubat’ta başlayan savaşla ortaya çıkmadığı, ülkenin daha önce de yüksek enflasyon, riyalin değer kaybı, enerji ve elektrik tedarikindeki sorunlar, yaptırımlar, ithalat maliyetleri ve ulaşım güçlükleriyle karşı karşıya olduğu belirtiliyor. Aralık 2025’te İran’da yıllık enflasyon %42’ye, gıda fiyatı enflasyonu %72’ye çıktı; ekmek fiyatı da bir yılda %113 arttı. Savaş ve Hürmüz Boğazı’ndaki taşımacılık aksamalarının bu baskıları artırabileceği ifade ediliyor. Kaynağa göre olası etkiler yalnızca tüketici fiyatlarıyla sınırlı kalmayabilir. Hürmüz Boğazı üzerinden gübre ve üretimde kullanılan bazı girdilerin taşınması, enerji ve lojistik maliyetlerindeki artıştan etkilenebilir. Bu nedenle modelleme, gübre ortalama fiyatının 2026’da %30’dan fazla yükselebileceğini öngörüyor; böyle bir artışın tarımsal üretim maliyetlerini de artırabileceği belirtiliyor.

Endonezya ve Özbekistan Gıda Ticareti ve Yeşil Ekonomi İş Birliğini Görüştü
Görsel kaynağı: CNN Indonesia · Özgün haber
Veri haberi

Endonezya ve Özbekistan Gıda Ticareti ve Yeşil Ekonomi İş Birliğini Görüştü

Endonezya Gıda İşlerinden Sorumlu Koordinatör Bakanı Zulkifli Hasan, Özbekistan’da gerçekleştirdiği ikili görüşmelerde gıda ticareti, yatırım, yeşil ekonomiye dönüşüm ve sürdürülebilir çevre yönetimi alanlarında iş birliği fırsatlarını ele aldı. Hasan, Özbekistan Yatırım, Sanayi ve Ticaretten Sorumlu Başbakan Yardımcısı Jamshid Khodjaev ile 29 Ekim 2026’da, Cumhurbaşkanlığı Çevre Danışmanı ve Özbekistan Ulusal Ekoloji ve İklim Değişikliği Komitesi Başkanı Aziz Abdukhakimov ile 30 Ekim 2026’da görüştü. Khodjaev ile görüşmesinde Hasan, Endonezya’nın sekiz gıda ürününde kendine yeterliliğe ulaştığını ve 2025’ten bu yana pirinç ithal etmediğini söyledi. Kendi açıklamasına göre ülkede pirinç üretimi %13,54, mısır üretimi ise %9,34 arttı. Hükümetin pirinç rezervinin 4.579.788 tonla tarihinin en yüksek seviyesine ulaştığını belirten Hasan, bu kapasitenin ticaret ve yatırım iş birliğini genişletmek için temel oluşturduğunu ifade etti. Tarım ürünleri ticaretinin yanı sıra Özbekistan’dan Endonezya pazarına kuru meyve tedariki de görüşüldü. Olası tedarikin gıda güvenliği şartlarını karşılaması gerektiği belirtildi. Endonezya-Özbekistan Serbest Ticaret Anlaşması müzakereleri 2 Mart 2026’da başlatılırken, taraflar görüşme sonuçlarını izlemek ve iş birliğini yönlendirmek üzere Hükümetlerarası Ortak Komite kurulması konusunda uzlaştı. Taşkent-Cakarta arasında doğrudan uçuş açılması planı da turizm ve iş bağlantıları açısından değerlendirildi. Abdukhakimov ile görüşmede iklim eylemi, yeşil yatırım ve çevre yönetimi gündeme geldi. Endonezya, Birleşmiş Milletler forumları ile COP31’de iklim çalışmalarının güçlendirilmesini savundu; COP31’in Antalya, Türkiye’de düzenleneceği belirtildi. Özbekistan üç yıl içinde 11, Endonezya ise 2029 sonuna kadar en az 18 atıktan enerji tesisi işletmeyi hedefliyor. Endonezya ayrıca 2015-2025 döneminde yaklaşık 2 milyon hektar kritik araziyi, 90.000 hektar mangrov dahil, rehabilite ettiğini aktardı.

Fidan: Rusya ve Ukrayna Anlaşmaya Vararak Savaşı Sonlandırmalı
Görsel kaynağı: Kıbrıs Genç TV · Özgün haber
Veri haberi

Fidan: Rusya ve Ukrayna Anlaşmaya Vararak Savaşı Sonlandırmalı

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, yaklaşık beş yıldır devam eden Rusya-Ukrayna Savaşı’nın artık taşınamaz hale geldiğini belirterek iki ülkenin büyük fedakârlıkta bulunup anlaşmaya varması gerektiğini söyledi. Fidan, savaşın Avrupa ekonomilerinin yanı sıra dünya genelinde enerji, ticaret ve tedarik zincirleri üzerinde de ağır sonuçlar doğurduğunu ifade etti. ABD’nin Atlanta kentinde düzenlenen G20 Dışişleri Bakanları Toplantısı’na katılan Fidan, temasları hakkında AA ve TRT’ye açıklamalarda bulundu. Toplantıda küresel krizler, enerji krizi ve küresel tedarik zincirleri başlıklı oturumlara katıldığını belirten Fidan, Karadeniz, Basra Körfezi ve Kızıldeniz’deki krizlerin küresel tedarik zincirlerini tıkayan etkilerinin ele alındığını aktardı. Fidan, Miami’de 14-15 Aralık’ta yapılacak G20 Liderler Zirvesi öncesindeki toplantının bu açıdan önem taşıdığını söyledi. Rusya-Ukrayna sürecinde tarafların pozisyonlarını açıkça ortaya koymasının önemli olduğunu kaydeden Fidan, Türkiye’nin arabulucu rolünün yanı sıra yapıcı ve problem çözücü bir tutum benimsemeye önem verdiğini dile getirdi. Fidan, savaşın Avrupa’ya enerji bakımından maliyetinin yaklaşık 100 milyar avro olduğu yönündeki açıklamalara atıfta bulunarak toplam ekonomik faturanın daha da büyük olabileceğini belirtti. Hürmüz Boğazı’nın kapanmasıyla ortaya çıkan etkilerin de maliyetleri artırdığını söyledi. Fidan, Karadeniz’de ticaretin hissedilir düzeyde sınırlandığını; Rusya ve Ukrayna’nın tahıl ile enerji kaynaklarının dünya piyasalarına ulaştırılamadığını ifade etti. Gıda güvenliğinin son derece sorunlu bir konu haline geldiğini belirten Fidan, tahılın Karadeniz’den çıkarılarak uluslararası piyasalara ulaştırılması için Türkiye’nin yoğun temas ve çalışmalar yürüttüğünü açıkladı. Savaşın sona ermemesi halinde uzama ve yayılma ihtimali bulunduğunu söyleyen Fidan, Türkiye’nin bunu önlemek için çaba gösterdiğini kaydetti. Fidan ayrıca ABD ile İran arasındaki ihtilafın ve Hürmüz Boğazı’nın kapanmasına yol açan sorunların sona ermesi gerektiğini belirtti. Toplantıya katılan ülkelerin yeniden çatışma yaşanmaması ve diplomasiye sürekli şans verilmesi konusunda hemfikir olduğunu aktardı. Açıklamalarında Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği seçim sürecine de değinen Fidan, Türkiye’nin Feridun Sinirlioğlu’nu bu görev için resmen aday gösterdiğini; süreçte aday üzerinde uzlaşma sağlanamaması nedeniyle tıkanma yaşandığını söyledi.

Fidan’dan Rusya-Ukrayna Savaşı İçin Diyalog ve Diplomasi Çağrısı
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber

Fidan’dan Rusya-Ukrayna Savaşı İçin Diyalog ve Diplomasi Çağrısı

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Rusya-Ukrayna savaşının diyalog ve diplomasi yoluyla sona erdirilmesi gerektiğini söyledi. Fidan, Atlanta’daki G20 dışişleri bakanları toplantısı sırasında Anadolu Ajansı ve TRT’ye yaptığı açıklamalarda, anlaşmaya ulaşılabilmesi için Rusya ve Ukrayna’nın büyük tavizler vermesi gerektiğini belirtti. Yaklaşık beş yıldır süren savaşın Avrupa ve dünya ekonomisine büyük zarar verdiğini ifade eden Fidan, barışın ardından Avrupa ile Rusya arasındaki ilişkilerin yapıcı temeller üzerinde yeniden kurulmasının önemine dikkat çekti. Türkiye’nin arabuluculuğa önem verdiğini ve çatışmaların çözümüne katkı sunmaya çalıştığını kaydetti. Fidan ayrıca Karadeniz’de ticaret hareketlerine yönelik kısıtlamaların Rusya ve Ukrayna’dan tahıl ile enerji kaynaklarının dünya pazarlarına ulaşmasını etkilediğini söyledi. ABD ile İran arasındaki anlaşmazlığın sona erdirilmesi ve Hürmüz Boğazı’nın ticarete yeniden açılması gerektiğini belirten Fidan, G20 ülkelerinin yeni bir çatışmadan kaçınılması ve diplomatik sürecin sürdürülmesi konusunda genel olarak uzlaştığını aktardı.

Trump'ın İran'ı Tarım ve Gıda Girdileriyle Kuşatma Düşüncesi Üzerine Analiz
Görsel kaynağı: Mehr — Ekonomi · Özgün haber

Trump'ın İran'ı Tarım ve Gıda Girdileriyle Kuşatma Düşüncesi Üzerine Analiz

Konuk yazar ve tarım kalkınması analisti Hüseyin Şirzad'a göre savaşlar, iklim olayları ve jeopolitik parçalanma aynı anda etkili olarak küresel gıda krizi riskini büyütüyor. Analizde Rusya-Ukrayna savaşının iki ülkenin tarımsal ihracatını aksattığı, İran'a yönelik savaş ve Hürmüz Boğazı'ndaki süregelen kapanmanın gübre taşımacılığını sınırladığı, güçlü bir El Niño olasılığının ise geniş bölgelerde kuraklık ve ürün kaybı yaratabileceği savunuluyor. Bu gelişmelerin gıda fiyatlarından daha geniş bir güvenlik zincirine işaret ettiği belirtiliyor. Yazara göre enerji, kimyasal gübre, deniz taşımacılığı ve gıda üretimi birbirinden ayrı başlıklar değil, ulusal güvenliğin birbirine bağlı unsurlarıdır. Hürmüz Boğazı'nda gemi geçişlerinin aksaması petrol ve gazın yanı sıra gübre ile bu gübrelerin hammaddelerinin ticaretini de etkileyebilir. Doğal gazın üre, yani azotlu gübre üretiminde önemli bir girdi olması nedeniyle enerji fiyatlarındaki artış ve gübre ihracatındaki kısıtlamalar, çiftçileri daha az gübre kullanmaya iterek verimi düşürebilir. Analiz, baskının hayvansal üretime de aktarılabileceğini belirtiyor. Mısır, soya küspesi, enerji ve taşımacılık maliyetleri et ile yumurta üretiminin başlıca giderleri arasında gösteriliyor. Bu nedenle yem ve diğer girdilerdeki sıkışma, kanatlı, yumurta ve diğer hayvansal ürünlerin üretim maliyetini artırabilir. Bununla birlikte etkinin şiddetinin ülkeye, mevcut stoklara ve kullanılabilecek alternatif güzergâhlara göre değişeceği vurgulanıyor. İthalata bağımlı ve düşük gelirli ülkelerin gıda enflasyonu ile tüketimde daralma açısından daha kırılgan olabileceği, güçlü iç tarıma ve yeterli rezervlere sahip ülkelerin ise daha dayanıklı kalabileceği ifade ediliyor. Yazar, Avrupa Birliği'nin artan belirsizlik karşısında tarım sektörüne desteği artırırken daha içe dönük ve kısıtlayıcı bir çizgiye yöneldiğini değerlendiriyor. Bu yaklaşım kısa vadede siyasi istikrar sağlayabilse de gerekli girdilere erişimi ve uzun vadeli ihracat fırsatlarını sınırlayabilir. İran ise analizde iki yönlü bir konumda ele alınıyor: Hürmüz Boğazı'na yakınlığı ülkeye enerji ve ticaret yolları bakımından pazarlık gücü sağlayabilir; ancak yaptırım, ticaret kısıtları ve artan ekonomik maliyet risklerini de yükseltebilir. Orta Asya içinse tahıl, gübre, yem, enerji ve alternatif ticaret yollarının birlikte değerlendirilmesi öneriliyor. Kaynak, 2022'de Birleşmiş Milletler ve Türkiye'nin kolaylaştırdığı anlaşmanın Rusya ile Ukrayna'dan tahıl ve gübre akışını alternatif güzergâhlarla sürdürdüğünü hatırlatıyor.