ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

3215 haber · Sayfa 1

Irak’da 10 Bin Ağaç İçin Kamu ve Gönüllü Ağaçlandırma Kampanyası
Görsel kaynağı: Al-Mada · Özgün haber

Irak’da 10 Bin Ağaç İçin Kamu ve Gönüllü Ağaçlandırma Kampanyası

Irak’ın Anbar vilayetinde yeşil alanları artırmak amacıyla 10 bin ağacın dikilmesini içeren bir plan yürütülüyor. Irak Çevre Bakanlığının bu yılki ikinci ağaçlandırma kampanyası kapsamında dikimlerin vilayetin çeşitli ilçeleri, Vefa nahiyesi ve bazı okullarda yapılacağı belirtildi. Bakanlığın meyve ağaçları kampanyasında ise özellikle incir ve zeytin ağaçlarının üniversitelere ve kamu kurumlarına dikilmesi planlanıyor. Çevre Bakanlığı yetkilisi Kays Nacih’in aktardığına göre meyve ağaçları kampanyasının 8 Kasım saat 10.00’da Irak’ın tüm vilayetlerinde başlatılması öngörülüyor. Kampanyaların finansmanı Çevre Koruma ve İyileştirme Fonu tarafından sağlanacak. Ancak çevre uzmanları, ağaç dikiminin tek başına yeterli olmadığını; fidanların sulanması, bakımının yapılması, gübrelenmesi ve yabancı otlarla tarımsal zararlılara karşı korunması için sürekli sorumlu bir yapıya ihtiyaç bulunduğunu belirtiyor. Anbar’daki çöl bölgelerinin iklim ve çevre koşullarının birbirinden farklı olduğu, bu nedenle tür seçiminin bölgeye göre yapılması gerektiği ifade ediliyor. Irak’ın Ürdün ve Suriye sınırlarına uzanan daha ılıman bölgelerinde zeytin, incir ve Antep fıstığı; Suudi Arabistan yönündeki bölgelerde ise hurma ve incir yetiştirilebileceği belirtiliyor. Okaliptüs de düşük maliyeti ve tuzluluk, susuzluk, yüksek sıcaklık, don ve zorlu iklim koşullarına dayanıklılığı nedeniyle uygun türler arasında gösteriliyor. Ramadi merkezli Uluslararası İnsanlık Platformu gönüllü ekibi, yıllar içinde Irak’ın farklı bölgelerinde yaklaşık 7 bin ağaç diktiğini bildiriyor. Tamamen gönüllü çalışan ve sabit devlet finansmanı bulunmayan ekibin, destek sağlanması halinde diğer vilayetlerde orman, bahçe ve kamusal parklar oluşturmayı hedeflediği aktarılıyor. Ekibin girişimleri arasında, yangınlardan zarar gören alanlar için Türkiye’nin Antalya kentinde yürütülen çalışmalar da yer alıyor.

Hollanda’daki Merkez, Yapay Zekâyla Kuraklığa Dayanıklı Bitkileri Belirliyor
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber
Veri haberi

Hollanda’daki Merkez, Yapay Zekâyla Kuraklığa Dayanıklı Bitkileri Belirliyor

Hollanda’daki Bitki Ekofenotipleme Merkezi (NPEC), kuraklık, yüksek sıcaklık, tuzluluk ve hastalık gibi zorlu koşullarda daha iyi gelişen bitkileri belirlemek için yapay zekâ, robotlar, sensörler ve üç boyutlu kameralar kullanıyor. Wageningen ve Utrecht üniversitelerinin ortak işlettiği merkezde binlerce bitkinin gelişimi izlenerek, dayanıklılıkla ilişkili fiziksel ve fizyolojik özelliklerin ortaya çıkarılması amaçlanıyor. Elde edilen sonuçların yeni tarım çeşitlerinin geliştirilmesinde kullanılabilecek bilgiler sağlaması bekleniyor. Merkezin otomatik yetiştirme sistemi, deneylerin gerektirdiği miktarlarda su ve besin sağlayabiliyor. Seralarda marul, patates ve domates gibi türler sürekli izlenirken bitkilerin büyümesi, kök gelişimi, su tüketimi ve farklı çevresel koşullara verdiği tepkiler kaydediliyor. Sıcaklık, ışık, nem, karbondioksit yoğunluğu, toprak özellikleri, mikroorganizmalarla etkileşim, bitkiler arasındaki rekabet ve hastalıklara dayanıklılık da ölçülen göstergeler arasında yer alıyor. Ekofenotipleme yaklaşımı, bitkilerin toprak üstündeki ve kök bölgesindeki özellikleriyle performansını kontrollü ortamlarda veya tarla koşullarında nicel ve otomatik biçimde değerlendirmeye dayanıyor. Araştırmacılar bu ölçümleri bitkilerin genetik bilgileriyle ilişkilendirerek belirli koşullarda daha iyi performans gösteren genotipleri saptayabiliyor. Bu özellikler, ıslah programlarının kuraklık, tuzluluk ve hastalıklara daha uyumlu materyalleri daha erken seçmesine yardımcı olabiliyor. Merkezdeki çalışma, bitkilerin yalnızca nihai verimini değil, gelişim süreci boyunca çevresel strese nasıl tepki verdiğini de izliyor. Bu sayede ıslah programlarında sonraki aşamalarda test edilmesi gereken çeşit sayısının azaltılmasına ve yeni çeşitlerin geliştirilmesi için gereken sürenin kısaltılmasına katkı sağlanması hedefleniyor. Ancak yapay zekâ ve otomasyonla elde edilen sonuçların gerçek tarla koşullarında doğrulanması gerekiyor. NPEC’in altyapısı diğer ülkelerden araştırmacıların kullanımına da açık. Merkez, Brezilya’daki Campinas Eyalet Üniversitesi’ne bağlı Bitkilerin Moleküler Islah Merkezi ile bilimsel iş birlikleri yürütüyor. Bu çalışmalardan biri, otomatik kök fenotipleme sistemiyle bakteriler ve tahıllar arasındaki etkileşimi inceliyor.

Kazakistan-Tacikistan Tarım Ticareti Dokuz Ayda 564 Milyon Doları Aştı
Görsel kaynağı: Kazinform · Özgün haber
Veri haberi

Kazakistan-Tacikistan Tarım Ticareti Dokuz Ayda 564 Milyon Doları Aştı

Kazakistan ile Tacikistan arasındaki tarım ticareti, 2026’nın ocak-eylül döneminde 564 milyon ABD dolarını aşarak geçen yılın aynı dönemine göre %32,5 arttı. Kazakistan’ın Tacikistan’a tarım ürünleri ihracatı aynı dönemde 550,2 milyon dolara ulaştı. Tarım ürünleri, iki ülke arasındaki toplam ticaret hacminin %40’ını oluşturdu. Kazakistan Tarım Bakanı Aidarbek Saparov ile Tacikistanlı yetkililer, tarım ürünlerinde ikili ticaretin genişletilmesi, üretim iş birliğinin güçlendirilmesi ve tarım sektöründeki ortak çalışmaların ilerletilmesi konularını görüştü. Tacikistan tarafı bitkisel üretim, hayvancılık, ıslah ve modern teknolojilerin kullanımı alanlarında Kazakistan’la iş birliğini genişletmeye ilgi gösterdi. Kazakistan, 2026’da Tacikistan’a yaklaşık 1,1 milyon ton tahıl tedarik etti; bunun yaklaşık 900 bin tonunu buğday oluşturdu. Ayrıca Kazakistan’ın ilgili şirketi, Tacikistan’a 100 bin ton buğday sağlamak üzere anlaşma imzaladı ve şimdiye kadar 50.800 ton sevk edildi. 2025’te ayçiçek yağı sevkiyatı 83 bin tona çıkarken kanola yağı ihracatı altı katına, soya yağı ihracatı %35’e yükseldi. İki ülke, tarım iş birliğini 2027-2028 döneminde yoğunlaştırmak üzere bir yol haritası imzalamayı planlıyor. Belgede ticaretin genişletilmesi, bitkisel ve tohum üretimi, ıslah, hayvancılık verimliliği, veterinerlik ve bitki sağlığı güvenliğinin yanı sıra tarımın dijitalleştirilmesi, modern teknolojiler, bilimsel araştırma ve personel eğitimi başlıklarının yer alması öngörülüyor.

Hindistan’da FSSAI, 3.280 Ton Gıdaya El Koydu
Görsel kaynağı: Business Standard · Özgün haber
Veri haberi

Hindistan’da FSSAI, 3.280 Ton Gıdaya El Koydu

Hindistan Gıda Güvenliği ve Standartları Kurumu (FSSAI), 1 Eylül-5 Kasım arasında eyaletler ve Birlik Toprakları genelinde yürütülen yoğun denetimlerde 3.280 metrik ton gıda ürününe el koydu. Kurum, el konulan ürünlerin değerini 818 milyon Hindistan rupisi olarak açıkladı. Denetimler 56.000’den fazla gıda işletmesini kapsadı. FSSAI, denetimler sırasında 10.047 iyileştirme bildirimi düzenledi, 1.133 gıda lisansını askıya aldı, 52 lisansı iptal etti ve 312 işletmeyi mühürledi. Kurum ayrıca 43.939 numune topladı; bunların 23.648’ini analiz etti ve 2.273’ünü standartlara uygun bulmadı. İncelemeler sonucunda 410 kovuşturma başlatıldı. El konulan ürünler arasında yağlar, süt ve süt ürünleri, fırın ürünleri, çikolata, dondurma, namkeen, hediye sepetleri ve paketli gıdalar yer aldı.

Pestisit Kalıntısı Tespit Edilen 19,3 Ton Elma İmha Edilecek
Görsel kaynağı: Zelenaberza · Özgün haber
Veri haberi

Pestisit Kalıntısı Tespit Edilen 19,3 Ton Elma İmha Edilecek

Kuzey Makedonya’dan Bulgaristan’a ihraç edilen 19,3 tonluk elma sevkiyatının, meyvelerde izin verilen azami seviyenin üzerinde pestisit kalıntısı tespit edilmesi üzerine imha edilmesine karar verildi. Sevkiyat, Bulgaristan’daki denetimin ardından geri çevrilerek Novo Selo sınır kapısında alıkonuldu. Aynı sevkiyattan alınan kontrol numunesi Üsküp’teki Devlet Fitosaniter Laboratuvarında incelendi ve pestisit kalıntıları yeniden doğrulandı. Yetkililer, ürünleri mühürleyerek yasal prosedür kapsamında imhaya gönderdi; amaç, elmaların piyasaya sürülmesini önlemek ve tüketici sağlığını korumaktı.

Ultra İşlenmiş Gıdalarla Beslenen Çocuklarda Ödül Sisteminde Daha Güçlü Beyin Tepkisi Görüldü
Görsel kaynağı: N1 Srbija · Özgün haber

Ultra İşlenmiş Gıdalarla Beslenen Çocuklarda Ödül Sisteminde Daha Güçlü Beyin Tepkisi Görüldü

JAMA Network Open dergisinde yayımlanan bir araştırma, çocukların beslenme biçimleri ile yiyecek görüntülerine verdikleri nörolojik tepkiler arasında belirgin farklılıklar bulunduğunu ortaya koydu. Bilim ekibi, çocukları haftalık beslenmelerindeki ultra işlenmiş gıda oranına göre gruplara ayırarak farklı yiyeceklerin görüntülerine verdikleri beyin tepkilerini işlevsel manyetik rezonans görüntüleme (fMRI) yöntemiyle izledi. Ultra işlenmiş gıdaları daha fazla tüketen çocuklarda, şekerleme ve atıştırmalık gibi ürünlerin görüntüleri gösterildiğinde ödül ve motivasyonla ilişkili beyin bölgelerinde daha güçlü aktivasyon görüldü. Bu gruptaki çocukların besin değeri daha yüksek gıdaların görüntülerine verdiği tepki ise beslenmesi bütünsel gıdalara dayanan çocuklara kıyasla daha zayıftı. Araştırma yöneticisi, bu örüntülerin çocukların belirli gıdalara güçlü yönelim geliştirmesini ve daha sağlıklı seçenekleri kabul etmekte zorlanmasını açıklayabileceğini belirtti. Ancak araştırma yazarları, gözlenen değişimlerin kesin mekanizmasının ortaya konması için ek çalışmalara ihtiyaç olduğunu vurguladı. Bulgular, ultra işlenmiş gıdaların çocukların beslenme tercihleriyle olası ilişkisine dair bir işaret olarak değerlendirildi; kesin bir nedensellik sonucu olarak sunulmadı.

Slovakya’da Çiğ İnek Sütü Alım Fiyatı Eylülde Arttı
Görsel kaynağı: Teraz.sk — TASR · Özgün haber
Veri haberi

Slovakya’da Çiğ İnek Sütü Alım Fiyatı Eylülde Arttı

Slovakya’da çiğ inek sütünün ortalama alım fiyatı Eylül 2026’da bir önceki aya göre %4,7 artarak 100 kilogram başına 39,08 avroya yükseldi. Veriler, Slovakya Tarımsal Piyasa Bilgileri’nin (ATIS) güncel raporunda yer aldı. Q kalite sütünde aylık fiyat artışı %4,8 olurken, 1. sınıf sütün alım fiyatı 38,50, standart dışı sütün fiyatı ise 35,06 avro/100 kilogram olarak kaydedildi. İşleyiciler eylülde üreticilerden toplam 70 bin 359 ton çiğ inek sütü aldı. Bu miktar ağustosa göre %3,8 daha düşük kaldı. Buna karşılık yıllık bazda toplam süt alımı %9,8, Q kalite süt alımı ise %10,4 arttı. Eylül alımının %75,5’ini Q kalite süt oluşturdu.

Hırvatistan’ın Stratejik Rezervleri 93 Milyon Avroya Ulaştı
Görsel kaynağı: Radiosarajevo · Özgün haber
Veri haberi

Hırvatistan’ın Stratejik Rezervleri 93 Milyon Avroya Ulaştı

Hırvatistan’ın stratejik emtia rezervlerinde bulunan malların toplam değeri 2025 sonunda 93 milyon avroya ulaştı. Ülke Ekonomi Bakanlığı raporuna göre bu tutar, bir önceki yıla göre %6,9 artış gösterdi. Tahıl rezervlerinin Hırvatistan’ın tüm nüfusuna 60 gün yetecek düzeyde olduğu belirtildi. Rezerv sistemi, savaş, yakın tehdit, olağanüstü durumlar ile büyük doğal afet ve felaketlerde temel arzı güvencelemek amacıyla oluşturuluyor. Buna karşın sistemde ilaç, aşı ve tıbbi malzeme stoklarının bulunmadığı bildirildi. Rezervler 357 gizli lokasyonda tutuluyor; planlama, 200 bin kişinin 60 günlük tüketimi ve tüm nüfusun 60 günlük tahıl ihtiyacı gibi ölçütlere dayanıyor.

Hakan Fidan: Bölgesel Deniz Geçitlerindeki Güvensizlik Küresel Gıda Güvenliğini Tehdit Ediyor
Görsel kaynağı: Shargh · Özgün haber

Hakan Fidan: Bölgesel Deniz Geçitlerindeki Güvensizlik Küresel Gıda Güvenliğini Tehdit Ediyor

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Orta Doğu’daki artan güvensizlik ile Kızıldeniz, Babülmendep ve Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmelerin küresel gıda, enerji ve ticaret akışını doğrudan tehdit ettiğini söyledi. Fidan, İstanbul’da düzenlenen TRT World forumunda yaptığı konuşmada, deniz taşımacılığı güzergâhlarındaki aksaklıkların küresel ekonominin yanı sıra gıda ve enerji güvenliğini de etkilediğini belirtti. Dar deniz geçitlerinin savaş alanına veya baskı aracına dönüştürülmemesi gerektiğini vurgulayan Fidan, bölgesel gerilimlerin tırmanmasının önlenmesini ve küresel ekonominin bağlı olduğu bölgesel güvenliğin sağlanmasını istedi. Fidan ayrıca Karadeniz’de ticari gemilere yönelik saldırıların bölgesel istikrarın yanı sıra dünya gıda güvenliği için de ciddi tehdit oluşturduğunu ifade etti.

Fransa’da Satın Alma Gücü Baskısı Gıda Tüketimini Zorluyor
Fotoğraf: STEPHANE DE SAKUTIN / AFP · Özgün haber
Veri haberi

Fransa’da Satın Alma Gücü Baskısı Gıda Tüketimini Zorluyor

Fransa’da satın alma gücü krizinin tüketici davranışlarını belirgin biçimde değiştirdiğini söyleyen Groupement Mousquetaires Başkanı Thierry Cotillard, hanelerin marketlere daha sık geldiğini ancak her ziyarette ortalama olarak 2025’e kıyasla bir ürün daha az aldığını belirtti. Cotillard, bu eğilimin güçlü toplumsal kırılma ve hayat pahalılığıyla bağlantılı olduğunu savundu. Cotillard’a göre tüketiciler pahalı veya keyif ürünleri yerine temel ihtiyaçlara yönelirken market markalarına ve promosyonlara ilgilerini artırıyor. Promosyonlu satışların bazı mağazalarda cironun %20’sini oluşturabildiğini belirten Cotillard, bu durumun perakendecileri müşterileri rakiplere kaptırmamak için fiyatlarda daha agresif olmaya ittiğini ifade etti. Bazı hanelerin et, balık, meyve ve sebze satın almakta zorlandığını söyleyen Cotillard, bu ürünlerin bazılarında yaz aylarındaki sıcak hava dalgası ve kuraklığın ardından %8’i aşan fiyat artışları görüldüğünü aktardı. Deterjan, hijyen ve temizlik ürünlerinde de iki ila üç yıldır tüketim düşüşü yaşandığını belirten Cotillard, bunu kısmen megapro­mosyonlara getirilen kısıtlamalara bağladı. Cotillard, gıda tüketiminin restoran ve teslimat platformlarının daha az kullanılması sayesinde ayakta kaldığını, ancak kopma noktasına yaklaştığını söyledi. Yüksek enflasyonun tüketim azalması ve ardından resesyon döngüsü yaratabileceği uyarısında bulunan Cotillard, hükümetten büyük sanayicileri fiyatlarda daha makul davranmaya çağırmasını istedi. Büyük perakendecilerin hükümet toplantılarına katılımını ise sanayicilerin üreticilere ödediği fiyatlarda daha fazla şeffaflık ve KOBİlerle çok uluslu şirketler arasındaki müzakerelerin ayrılması koşullarına bağladı.

Avustralyalı Gıda İhracatçıları CIIE’de Çin Pazarını Büyütmeyi Hedefliyor
Görsel kaynağı: Global Times · Özgün haber
Veri haberi

Avustralyalı Gıda İhracatçıları CIIE’de Çin Pazarını Büyütmeyi Hedefliyor

Avustralyalı ıstakoz, keçi eti ve şarap ihracatçıları, Şanghay’da düzenlenen Dokuzuncu Çin Uluslararası İthalat Fuarı’nda (CIIE) Çin pazarındaki faaliyetlerini ve büyüme hedeflerini tanıttı. Avustralya ulusal pavyonunda ziyaretçilere pişirilmiş kaya ıstakozu sunulurken, Geraldton Fishermen's Co-operative yöneticisi Marc Anderson, Çin’in Avustralya ıstakozu ithalatına yönelik kısıtlamaları kaldırmasından yaklaşık iki yıl sonra fuarın tüketicilerle yeniden bağlantı kurmak için fırsat sağladığını söyledi. Anderson, şirketlerinin yaklaşık 5.000 ton ıstakoza sahip olduğunu ve üretimin yaklaşık %60’ının Çin’e gidebileceğini belirtti. Batı Avustralya açıklarından çıkarılan ürünler hava yoluyla yaklaşık sekiz saatte Hong Kong’a taşınıyor; buradan Xiamen, Guangzhou veya Şanghay’a gönderiliyor. Çin pazarının güçlendiğini söyleyen Anderson, bu pazarı daha geniş ve çeşitlendirilmiş ihracat stratejilerinin parçası olarak gördüklerini ifade etti. Western Meat Exporters Pty Ltd, CIIE’ye ilk kez katılırken bütün keçi karkasları ile sıcak pot ve evde pişirme için hazırlanmış küp keçi eti sundu. Şirket, 13 yıldır Çin’e keçi eti ihraç ediyor ve Çin satışlarının yaklaşık %10’unu oluşturuyor. Avustralya Swan Vintage Pty Ltd ise Çin’e yılda yaklaşık iki ila üç milyon şişe şarap ihraç ediyor; şirket yetkilisi Çin’in Avustralya dışındaki en önemli pazarı olduğunu söyledi. Avustralya’nın 1.700 metrekareden büyük ulusal pavyonunda 190 şirket paketli gıda, şarap, içecek, süt ürünleri, et, deniz ürünleri ve tarım ürünlerini sergiliyor. Austrade verilerine göre Avustralyalı şirketlerin fuardaki sergi alanı geçen yıla göre %25 genişledi; yaklaşık 30 ila 40 katılımcı ise CIIE’ye ilk kez katılıyor. Avustralya hükümeti, Çin’deki fuarlara katılımı destekleyen Access to New Market Initiative programını da uygulamaya koydu.

Fidan, Rota Çeşitliliğinin Küresel Tedarik Zincirleri İçin Önemini Vurguladı
Görsel kaynağı: Kıbrıs Haberci · Özgün haber

Fidan, Rota Çeşitliliğinin Küresel Tedarik Zincirleri İçin Önemini Vurguladı

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İstanbul Kongre Merkezi’nde düzenlenen TRT World Forum 2026 kapsamında deniz yolları, darboğazlar ve koridorlar başlıklı oturumda konuştu. Fidan, küresel ölçekte darboğazların arttığını, enerji ve taşımacılık rotalarının azaldığını ve bunun yapısal bir savunmasızlık oluşturduğunu belirtti. Tek bir darboğazın tedarik zincirlerini bozabileceğini ve binlerce kilometre uzaktaki ekonomileri etkileyebileceğini söyleyen Fidan, ülkelerin temel rotalara, pazarlara ve kaynaklara erişimlerini korumaya çalışacağını ifade etti. Ekonomik güvenlik ile daha büyük bağlantısallık arasında seçim yapılmaması gerektiğini belirten Fidan, mevcut rotaların güçlendirilmesini, koridorların çeşitlendirilmesini ve erişimin artırılmasını savundu. Fidan, Türkiye’nin bu yaklaşım kapsamında coğrafi konumunu yalnızca kıtalar arasındaki bir köprü olarak görmediğini, stratejik bir sorumluluk üstlendiğini söyledi. Güney Kafkaslar’dan Türkiye’ye uzanan Orta Koridor’un önemli bir ticaret ve taşımacılık rotası oluşturduğunu belirten Fidan, Körfez’i Irak ve Türkiye üzerinden Avrupa’ya bağlayacak projeden de söz etti. Bu girişimlerin enerji portföyünü çeşitlendirme çabasının parçası olduğunu aktardı. Altyapının tek başına bağlantısallığı garanti edemeyeceğini vurgulayan Fidan, rotaların korunması ve çatışmaların kısıtlanması gerektiğini dile getirdi. Türkiye’nin Karadeniz’deki girişiminin sürdürülebilir diplomasiyle temel gıda emtialarının sevkiyatlarının korunmasını sağladığını söyleyen Fidan, diplomatik etkileşim ve üst düzey diyalog yoluyla çözüm üretilebileceğini kaydetti.

İspanya, Zeytinyağı Arzını Sınırlamak İçin 188 Bin Tonu Depolayacak
Fotoğraf: ALEX CAMARA/ ANADOLU VIA AFP · Özgün haber
Veri haberi

İspanya, Zeytinyağı Arzını Sınırlamak İçin 188 Bin Tonu Depolayacak

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

İspanya Tarım Bakanlığı, 2026-2027 sezonunda beklenen yüksek zeytinyağı üretiminin piyasada aşırı arz ve fiyat baskısı oluşturmasını önlemek amacıyla üretimin %12’sine karşılık gelen yaklaşık 188.000 tonun geçici olarak piyasaya sürülmemesini öngören bir düzenleme açıkladı. Depolanan ürünün 30 Eylül 2027’den itibaren yeniden satışına izin verilecek ve uygulama için mali tazminat sağlanmayacak. Bakanlık, 2026-2027 sezonu zeytinyağı üretimini önceki sezona göre %23 artışla 1,6 milyon ton olarak tahmin ediyor. Buna 357.040 tonluk başlangıç stoku da eklenince, toplam potansiyel arz düzenleme mekanizmasını devreye sokan yasal eşiğin üzerine çıkıyor. Depolama, yağhanelerin kendi tesislerinde veya üçüncü taraf depolarda yapılacak. İspanya, dünya zeytinyağı üretiminin yaklaşık %40’ını karşılayan en büyük üretici ülke konumunda. Arz kısıtlaması, kuraklık ve aşırı sıcakların 2022-2023 ile 2023-2024 sezonlarında üretimi düşürmesinin ardından yaşanan toparlanma döneminde uygulanıyor. Ilıman sıcaklıklar ve ilkbahardaki yağışların da yüksek rekolte beklentisini desteklediği bildiriliyor. Üretici örgütleri düzenlemeyi olumlu karşılıyor. UPA Endülüs, çoğu işletmenin kârlılığı için kilogram başına yaklaşık 4,50 avroluk fiyat gerektiğini, mevcut fiyatın ise yaklaşık 3 avro olduğunu belirtiyor. Şişeleme ve rafinaj sanayisini temsil eden Anierac ise düzenlemeye karşı çıkıyor, yargıya başvurmayı planlıyor ve arzın kısıtlanmasının tüketici fiyatlarını yükseltebileceğini savunuyor. Bakanlık, uygulamanın üretimin seyrine göre 31 Aralık’tan itibaren değiştirilebileceğini de belirtiyor.

Belarus’ta Tarım Ürünleri İhracatı İçin 20 Milyar Dolarlık Hedef
Görsel kaynağı: Report.az · Özgün haber
Veri haberi

Belarus’ta Tarım Ürünleri İhracatı İçin 20 Milyar Dolarlık Hedef

Belarus Cumhurbaşkanı Aleksandr Lukaşenko, ülkenin yıllık tarım ürünleri ihracatının 20 milyar dolara çıkarılması gerektiğini söyledi. Lukaşenko, yeni hedefin 10 milyar dolar değil 20 milyar dolar olması gerektiğini belirtti. Lukaşenko, küresel gıda talebinin artmayı sürdürdüğünü ifade etti. Belarus Tarım ve Gıda Bakanı Yury Gorlov ise ağustos ayında, ülkenin gıda ürünleri ihracat gelirinin 2025’te 10 milyar doları aşarak rekor kırdığını açıklamıştı.

Küresel Gıda Fiyatları Ekimde %1,2 Geriledi
Görsel kaynağı: Azernews · Özgün haber
Veri haberi

Küresel Gıda Fiyatları Ekimde %1,2 Geriledi

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), Gıda Fiyat Endeksi’nin ekimde bir önceki aya göre %1,2 gerileyerek 133,9 puana indiğini açıkladı. Endeks, yıllık bazda %5,9 daha yüksek kalırken Mart 2022’deki zirvesinin %16,4 altında bulundu. Tahıl fiyatları, art arda dört aylık yükselişin ardından aylık bazda %4,5 düştü. Şeker fiyatları %6,6, bitkisel yağ fiyatları ise %0,3 arttı. FAO, uluslararası mısır fiyatlarındaki gevşemede ABD’deki hasat baskısı, Güney Amerika’daki başlıca ihracatçılarda bol arz beklentisi ve Karadeniz bölgesinde gerilimin azalması beklentisinin etkili olduğunu bildirdi.

ABD, Çin’den Tarım Alımı ve Mineral Taahhütlerini Uygulamasını İstedi
Görsel kaynağı: The Japan Times · Özgün haber

ABD, Çin’den Tarım Alımı ve Mineral Taahhütlerini Uygulamasını İstedi

ABD yönetimi, Çin’in yaklaşık bir yıl önce varılan ticaret anlaşmasındaki taahhütlerini derhal uygulaması gerektiği uyarısında bulundu. ABD Ticaret Temsilciliğine göre özellikle Çin’in tarımsal alımlar ile nadir toprak elementleri ve diğer kritik minerallerin teslimatına ilişkin yükümlülüklerini yerine getirmesi istendi. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent ve ABD Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer, Çin Başbakan Yardımcısı He Lifeng ile telefon görüşmesi yaptı. ABD kurumları, Ekim 2025’te Güney Kore’nin Busan kentinde varılan anlaşmanın şartlarının uygulanması için Çin’in somut adımlar atmasının kritik olduğunu belirtti.

Yeni Zelanda’da Süt Sektörü İçin 46 Milyon Dolarlık Teknoloji Programı
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber

Yeni Zelanda’da Süt Sektörü İçin 46 Milyon Dolarlık Teknoloji Programı

Yeni Zelanda’da süt sektörünün uzun vadeli dayanıklılığını artırmak amacıyla 46 milyon Yeni Zelanda doları bütçeli ve yedi yıl sürmesi planlanan Responsible Dairy Programme başlatıldı. DairyNZ Başkanı Tracy Brown’ın aktardığına göre program, kanıtlanmış ve yeni teknolojilerin çiftliklerde daha hızlı kullanılmasını hedefliyor. Girişim, hükümetin Land Use Flexibility paketinin parçası olarak DairyNZ, Birincil Sanayiler Bakanlığı ve sektör ortakları tarafından yürütülüyor. Program kapsamında yüksek performanslı çiftlik sistemlerini gösterecek 35 ila 40 ortak çiftlikten oluşan bir ağ kurulacak. Bu çiftliklerin, üreticilerin farklı yeniliklerin nasıl çalıştığını görmesine ve bunları kendi işletmelerine nasıl uyarlayabileceklerini değerlendirmesine yardımcı olması planlanıyor. Brown, bu yaklaşımın süt sektöründe verimlilik ve değer artışı sağlarken çiftlik koşullarına uygun çözümlerin yaygınlaşmasına katkı sunacağını belirtiyor. DairyNZ’nin planlanan yıllık harcamasının yaklaşık 40 milyon Yeni Zelanda doları, yani %67’si araştırma, bilim ve yayım çalışmalarına ayrılıyor. Bu çalışmalar genetik, mera, su kalitesinin iyileştirilmesi ve sera gazı azaltımı gibi alanları kapsıyor. DairyNZ araştırmasına göre iyi yönetim uygulamaları, süt üretimini düşürmeden besin kayıplarını azaltabiliyor; süt çiftliklerinin %97’sinde sektörün çevre planı bulunuyor. OneBW projesi de genetik özellikleri kullanarak çiftliklere ve Yeni Zelanda’nın gelecekteki koşullarına daha uygun ineklerin yetiştirilmesini amaçlıyor. Brown, küresel süt talebinin güçlü kaldığını ancak önemli üretim bölgelerinde üretim kısıtları, maliyet baskıları, alternatif proteinlerle rekabet ve küresel belirsizliklerin bulunduğunu ifade ediyor. Yeni Zelanda’nın mera temelli üretim sisteminin sektörün ayırt edici unsurlarından biri olduğunu belirten Brown, gelecek hükümet için kaynak yönetimi reformu, dayanıklı kırsal altyapı ve güçlü biçimde finanse edilen bir biyogüvenlik sistemi çağrısı yapıyor. Yeni Zelanda’nın ulusal süt üretimi ilk kez 2 milyar kilogram süt katısını aşarken süt ürünleri ihracat geliri 28,6 milyar Yeni Zelanda dolarına ulaştı.

Japonya'da Pirinç Fiyatları Stok Fazlasıyla Geriliyor
Görsel kaynağı: Mainichi Shimbun · Özgün haber
Veri haberi

Japonya'da Pirinç Fiyatları Stok Fazlasıyla Geriliyor

Japonya'da pirinç fiyatlarındaki düşüş, piyasaya daha fazla ürün ulaşması ve özel sektör stoklarının yükselmesiyle sürüyor. 2025 hasadının sevk edilmeye başlamasının ardından tüketiciler ve restoranlar daha düşük fiyatlı stoklanmış veya ithal pirince yöneldi. Bu nedenle 2025 hasadının bir bölümü satılmadan kaldı ve piyasadaki arz baskısı arttı. Tarım, Orman ve Balıkçılık Bakanlığı verilerine göre toptancılar ile diğer işletmelerin elindeki özel sektör pirinç stokları Haziran 2026'da 2,43 milyon metrik tona ulaşarak şimdiye kadarki en yüksek seviyeyi gördü. Bu miktar, uygun stok seviyesi olarak belirtilen 2 milyon tonun üzerinde bulunuyor. Ayrıca 25 Eylül itibarıyla Japonya'nın 2026 temel pirinç hasadının önceki yıla göre yalnızca yaklaşık %1, yani 76 bin ton azalması bekleniyordu. Hasadın yine de bol olması ve özel sektör stoklarının artmaya devam etmesi öngörülüyor. Fiyatlardaki gerileme perakende satışlara da yansıdı. Ülke genelindeki yaklaşık 1.000 süpermarkette 12-18 Ekim döneminde satılan 5 kilogram pirincin ortalama fiyatı 2.821 yen oldu; bu, önceki haftaya göre 16 yenlik düşüş anlamına geliyor ve fiyatların art arda onuncu hafta gerilediğini gösteriyor. Ancak çiftçiler, traktör yakıtı ve gübre gibi girdilerdeki yüksek maliyetler nedeniyle düşük üretici fiyatlarının zarar etmelerine ve üretimi sürdürememelerine yol açabileceği uyarısında bulunuyor. Yeni atanan Tarım Bakanı Arata Takebe, fiyatların hem üretimin ve yeniden yatırımın sürmesini sağlayacak hem de tüketicilerce kabul edilebilir bir düzeyde olması gerektiğini söyledi.

Endonezya Hükümeti Palm Yağı Verimliliğini Hektar Başına 4 Tona Çıkarmayı Hedefliyor
Görsel kaynağı: CNN Indonesia · Özgün haber
Veri haberi

Endonezya Hükümeti Palm Yağı Verimliliğini Hektar Başına 4 Tona Çıkarmayı Hedefliyor

Endonezya hükümeti, ülkenin palm yağı plantasyonlarında hektar başına yaklaşık 2 ton olan verimliliği 4 tona çıkarmaya çalışıyor. Hedef, yeni alan açmak yerine mevcut plantasyonlarda verim artırımı ve yoğunlaştırma yoluyla gerçekleştirilecek. Açıklamayı, Gıda Alanından Sorumlu Koordinasyon Bakan Yardımcısı Hanif Faisol Nurofiq yaptı. Hanif, Endonezya’da yaklaşık 17 milyon hektar palm yağı plantasyonu bulunduğunu ve mevcut verimliliğin artırılabilecek durumda olduğunu söyledi. Verimlilik artışının, plantasyon ürünlerinden enerji hammaddesi geliştirme çalışmalarını destekleyecek adımlardan biri olduğu belirtildi. Hedefe ulaşılması için bir takvim veya uygulanacak teknik yöntemler açıklanmadı.

Mısır’da Stratejik Ürünlerde Kendine Yeterliliği Artırma Talebi
Görsel kaynağı: Sada El Balad · Özgün haber
Veri haberi

Mısır’da Stratejik Ürünlerde Kendine Yeterliliği Artırma Talebi

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Mısır’da Tarım ve Sulama Komitesi Başkanı Muhsin el-Batran, stratejik mal ve ürünlerde kendine yeterlilik oranlarının artırılması için Tarım ve Arazi Islahı Bakanlığının politikalarının genel görüşmede ele alınmasını talep etti. El-Batran, tarım sektörünün karşı karşıya olduğu sorunlara dikkat çekerek yerli üretimi ve gıda güvenliğini güçlendirecek bir plan hazırlanmasını istedi. El-Batran’ın açıklamasına göre tarımsal üretimin yıllık ortalama büyüme hızı %4 olurken tüketimdeki ortalama artış %2’de kaldı. Buna rağmen bu farkın stratejik ürünlerin çoğunda kendine yeterlilik oranlarının gerilemesini önleyemediği belirtildi. Kendine yeterlilik oranları buğdayda %47, mısırda %70, pirinçte %95, kırmızı ette %75, baklada %33 ve yağlarda %12 olarak açıklandı. Düşük oranların tarım ticareti dengesini etkilediği ve iç tüketim ihtiyacını karşılamak için küresel piyasalara bağımlılığı artırdığı aktarıldı. El-Batran, fiyat politikalarındaki istikrarsızlık, finansman sorunları, sözleşmeli tarımın uygulanmasındaki engeller, tarımsal araştırma altyapısındaki eksiklikler ve üretim girdilerinin yetersizliğini sektörün başlıca sorunları arasında sıraladı. Genel görüşme talebinde stratejik ürün üretiminin yatay ve dikey genişlemeyle artırılması, Mısır’ın rekabet avantajına sahip olduğu ürünlere odaklanılması ve tarımsal ihracatta gıda işleme yoluyla katma değerin yükseltilmesi istendi. Mısır Şura Meclisinin tarım politikası, stratejik ürünlerde kendine yeterlilik ve hayvansal, kanatlı ve su ürünleri ihtiyacının karşılanmasına ilişkin talepleri genel oturumlarda ele alması bekleniyor.

Fas Kanatlı Sektörü 2025'te Et ve Yumurta Hedeflerine Yaklaştı
Görsel kaynağı: AgriMaroc · Özgün haber
Veri haberi

Fas Kanatlı Sektörü 2025'te Et ve Yumurta Hedeflerine Yaklaştı

Fas'taki kanatlı işletmeleri 2025'te 828 bin ton kanatlı eti ve 7,06 milyar adet tüketimlik yumurta üretti. Tarım Bakanlığının Dawajine 2026 fuarının açılışında paylaştığı bilançoya göre bu üretim, ulusal talebin tamamını karşıladı. 2021-2030 sözleşme programında 912 bin ton beyaz et ve 7,6 milyar yumurta hedeflenirken sektör bu hedeflerin sırasıyla %91'ine ve %93'üne ulaştı. Üretim, 2023'te açıklanan 745 bin ton beyaz et ve 6,1 milyar yumurtaya göre iki kampanyada arttı. Kaynağa göre beyaz et üretimindeki artış %11, yumurta üretimindeki artış %16 oldu. Kanatlı eti, Fas'ta tüketilen etin %55'ini oluşturuyor; sektörün yıllık cirosu 48 milyar dirhem, doğrudan istihdamı ise 181 bin kişi olarak veriliyor. Devlet ile FISA arasında 4 Mayıs 2023'te imzalanan sözleşme programı, Génération Green 2020-2030 stratejisi kapsamında 2,02 milyar dirhem kaynak öngörüyor. Bunun 1,4 milyar dirhemi sektörler arası kuruluş tarafından, 620 milyon dirhemi ise devlet tarafından karşılanıyor. Program ayrıca 2030'a kadar 140 bin ilave istihdam hedefliyor. Program; işletmelerin modernizasyonu, damızlıkların Fas'ta üretilmesi, kuluçkahaneler ve yem fabrikalarının kurulması ile kesimhane, parçalama, paketleme ve yumurta işleme yatırımlarını destekliyor. Yemlerde kullanılan mısır ve soyanın büyük bölümünün ithal edilmesi, üreticileri dünya fiyatlarındaki değişimlere açık bırakıyor. İç talebin karşılanmasının ardından sektör, özellikle Afrika pazarlarını büyümenin başlıca alanı olarak görüyor.

Euronext, Karadeniz Tahılları İçin Köstence Teslimatlı Vadeli Sözleşmeler Başlatacak
Görsel kaynağı: Agrointeligența · Özgün haber
Veri haberi

Euronext, Karadeniz Tahılları İçin Köstence Teslimatlı Vadeli Sözleşmeler Başlatacak

Avrupa borsası Euronext, Haziran 2027'den itibaren Karadeniz bölgesindeki buğday ve mısır için Köstence Limanı'nda fiziki teslimat içeren vadeli işlem sözleşmeleri başlatmayı planlıyor. Yeni araçlar, Romanya'nın Avrupa tahıl piyasasında fiyat oluşumu ve fiyat riskinden korunma mekanizmasına daha doğrudan dahil edilmesini sağlayacak. Sözleşmelerin, bölgede artan ihracat hacimleri ve Doğu Avrupa ile Batı Avrupa fiyatları arasındaki farklılaşma nedeniyle mevcut vadeli işlem araçlarının yetersiz kaldığı bir dönemde devreye alınması öngörülüyor. Yeni sözleşmeler euro cinsinden düzenlenecek ve Avrupa Birliği standartlarına uygun tahılları kapsayacak. Buğday sözleşmesi %12 protein içeren ürünü hedefleyecek; buğday ve mısır sözleşmelerinde standart lot büyüklüğü 50 ton olacak. Teslimat ayları Euronext'teki mevcut vadeli işlem araçlarıyla aynı tutulacak. Borsa ilk aşamada bu sözleşmeler için opsiyon sunmayı planlamıyor. Sözleşmelerin en önemli özelliği, nakit uzlaşma yerine Köstence Limanı'nda fiziki teslimat öngörmesi. Euronext, teslimat noktalarının belirlenmesi için silo işletmecileriyle görüşüyor. Mekanizmanın çalışabilmesi için depolama, ürün kabulü, kalite ve tahıl transferine ilişkin koşulların netleştirilmesi gerekiyor. Bu nedenle teslimat yapılacak silolar ve uygulamanın teknik ayrıntıları henüz kesinleşmiş değil. Karadeniz havzasındaki üretici ve ticaret aktörleri şimdiye kadar başlıca Paris'teki MATIF kotasyonlarını, Chicago vadeli işlemlerini ve bölgesel fiziki ihracat fiyatlarını referans aldı. Ancak Romanya buğdayının fiyatı, Fransa'daki fiyatlarla her zaman aynı yönde veya aynı hızda hareket etmiyor. Karadeniz arzının arttığı, Rusya ve Ukrayna'nın ihracatta yoğun rekabet ettiği ya da bölgesel limanlarda lojistik sorunlar yaşandığı dönemlerde farklar daha belirgin hale gelebiliyor. Yeni araç, özellikle ihracatçıların ve emtia ticareti şirketlerinin fiyat riskini yönetmesine ve alımlarını planlamasına yardımcı olabilir. Bununla birlikte etkisi, sözleşmelerin yeterli sayıda katılımcı ve işlem hacmine ulaşmasına bağlı olacak. Fiziki teslimat da her çiftçinin doğrudan borsada satış yapabileceği anlamına gelmiyor; standart sözleşmeler teknik ve ticari koşulların yanı sıra finansal teminat ve dikkatli risk yönetimi gerektiriyor. Silo işletmecileri, ihracatçılar ve ticaret şirketleri mekanizmanın işleyişinde önemli rol üstlenecek.

Kanada ve ABD'de Sığır Piyasalarında Düşüş Baskısı Sürüyor
Görsel kaynağı: RealAgriculture · Özgün haber
Veri haberi

Kanada ve ABD'de Sığır Piyasalarında Düşüş Baskısı Sürüyor

Kanada ve ABD'de besi sığırı piyasaları, dış piyasalardaki oynaklık ve canlı ile besilik sığır vadeli işlemlerindeki sert kayıpların etkisiyle aşağı yönlü baskı altında. Güney ABD'de canlı sığır ticareti 218 dolara gerilerken, kuzey bölgesindeki karkas piyasaları 335-340 dolar aralığına düştü. Alberta teslim karkas fiyatı da önceki haftaya göre 5-10 dolar azalarak 4,90 dolara indi. Toptan sığır eti değerlerinde de düşüş görüldü. Choice kesim değeri 5,70 dolar gerileyerek 361,50 dolara, Select değeri ise 9,25 dolar düşerek daha aşağı bir seviyeye geldi. Kanada'da besi sığırı karkas ağırlıkları yılın bu dönemi için rekor kırarak geçen yılın 33 libre üzerine çıktı; toplam sığır eti üretimi, kesim hızındaki %1 düşüşe rağmen %3 arttı. Daha ağır karkasların ekonomik olarak teşvik edilmesi, fiziksel kesimhane kapasitesi ve geride kalan besi programları buzağı talebini etkiliyor. İkinci kalite buzağılar ve düveler daha geniş fiyat iskontolarıyla karşılaşırken, Kanada'nın ABD'ye besi sığırı ihracatı 2026'da yılbaşından bugüne %24 azaldı. Eylül ayında perakende sığır eti fiyatı kilogram başına 28,78 dolarla rekor kırdı; ancak perakende verilerindeki gecikme güncel piyasa karşılaştırmalarını zorlaştırıyor.

Hayvancılık İşletmelerine Kış Hazırlığı İçin Sağlık ve Yem Önerileri
Görsel kaynağı: Nezavisne novine · Özgün haber
Veri haberi

Hayvancılık İşletmelerine Kış Hazırlığı İçin Sağlık ve Yem Önerileri

Sonbaharda hayvancılık işletmelerinde kış koşullarına geçiş öncesi ahırların, yemlerin ve hayvanların hazırlanması önerildi. Kaynakta aktarılan tavsiyelere göre meradan ahırdaki yetiştiriciliğe geçiş, üretimin istikrarını ve hayvanların bağışıklığını koruyacak şekilde planlanmalı; ahırlar tamamen kapatılmadan önce temizlenip dezenfekte edilmeli ve yeterli miktarda kuru, temiz saman bulundurulmalı. Savjetodavna FBiH uzmanları, ahırlarda cereyanın önlenmesiyle birlikte hayvanlar seviyesinde yeterli hava değişimi sağlanması gerektiğini belirtiyor. Böylece nem ve amonyak birikiminin önüne geçilmesi amaçlanıyor. Su sistemleri ile boru yalıtımının da kışın donmayı önleyecek şekilde kontrol edilmesi isteniyor. Yeşil meradan silaj, kuru ot ve diğer kaba yemlere geçişin 10-14 gün içinde kademeli yapılması, yemlerin besin değerlerinin analiz edilerek rasyonun konsantre yemle dengelenmesi tavsiye ediliyor. Ayrıca küf ve mikotoksin kontrolü, parazit uygulamaları, tırnakların düzeltilip dezenfekte edilmesi ve veteriner muayeneleri öneriler arasında yer alıyor. Süt hayvanlarında meme hijyenine, koyun ve keçilerde ise kuzulama ve oğlaklama dönemi için özel bölmelere dikkat çekiliyor.