ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

6 haber · Sayfa 1

Avustralya’da Ağır Gıda Güvencesizliği 2020-2024 Arasında Yaklaşık %40 Arttı
Görsel kaynağı: The Conversation Australia · Özgün haber
Veri haberi

Avustralya’da Ağır Gıda Güvencesizliği 2020-2024 Arasında Yaklaşık %40 Arttı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Avustralya’da ağır gıda güvencesizliği 2020 ile 2024 arasında ulusal düzeyde yaklaşık %40 arttı. The Conversation’da yayımlanan analizde, Hanehalkı, Gelir ve İşgücü Dinamikleri Avustralya (HILDA) yıllık anketi verilerine göre ağır gıda güvencesizliği yaşayanların oranının %2,1’den %3,0’a yükseldiği belirtildi. Analiz, bunun yalnızca mali zorluk göstergesi olmadığını, sağlık ve refah üzerinde kalıcı sonuçlar doğurabileceğini vurguluyor. Çalışmada kullanılan ölçüm, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) tarafından geliştirilen uluslararası karşılaştırılabilir sekiz soruluk bir ölçeğe dayanıyor. Ağır gıda güvencesizliği, bu sekiz sorunun en az yedisine “evet” yanıtı verilmesi olarak tanımlanıyor. Ölçüm, yiyecek alımını azaltan, öğün atlayan veya zaman zaman hiç yemek yemeyen kişileri kapsıyor. Analiz, 2020 ve 2024 HILDA anketlerinde yaklaşık 15 bin kişinin verdiği yanıtlardan yararlanıyor. Artış, Avustralya’nın kentlerinde aynı ölçüde gerçekleşmedi. Büyük şehirler arasında Perth’te oran %1,35’ten %2,79’a çıkarak iki kattan fazla arttı. Adelaide, 2020’de %3,11 ve 2024’te %4,70 ile her iki yılda da en yüksek seviyeyi kaydetti. Sydney ve Melbourne’de de artış görüldü. Brisbane ise oranın %2,63’ten %2,49’a gerilediği tek şehir oldu. Gıda güvencesizliği, ülkede genel olarak yerleşim yerinin uzaklığı arttıkça yükseliyor. Ancak bölgesel topluluklar aynı şekilde etkilenmiyor. Victoria’da 2024’te oran Melbourne’de %2,82, iç bölgesel Victoria’da %2,00 oldu; dış bölgesel Victoria’da ise daha yüksek bir oran gözlendi. Analiz, HILDA’nın bölgesel alanlardaki küçük örnekleminin bu bölgelerdeki deneyimleri olduğundan düşük tahmin edebileceği uyarısını da içeriyor. Konut maliyetleri, iş olanakları, gıdaya erişim ve fiyatlar, ulaşım ile hizmetler bu farklılıklarda rol oynayabilecek etkenler olarak sıralanıyor. En yüksek seviyeler çocuklu tek ebeveynli ailelerde görüldü. Bu grupta ağır gıda güvencesizliği %11,57’den %13,68’e yükseldi; 15 yaşından büyük çocukları olan tek ebeveynli ailelerde ise oran %1,73’ten %4,42’ye çıktı. Çocuklu çiftlerde gıda güvencesizliği yaklaşık %87 arttı. Analize göre konut giderleri, borç, iş güvencesizliği veya hastalık, daha fazla kaynağa sahip ailelerin bütçesini de zorlayabiliyor. Yazarlar, ulusal temsili anketlerin ve bölgesel verilerin politika müdahaleleri için gerekli olduğunu, yerel kuruluşlar, hayır kurumları, gıda bankaları ve kamu hizmetlerinin ise temel nedenleri tek başına çözemeyeceğini belirtiyor.

Güney Afrika’da Ulusal Gıda Bulunabilirliği Hanelerde Gıda Güvencesini Garantilemiyor
Görsel kaynağı: SAnews · Özgün haber
Veri haberi

Güney Afrika’da Ulusal Gıda Bulunabilirliği Hanelerde Gıda Güvencesini Garantilemiyor

Güney Afrika’da yerli tarımsal üretim ve ithalat, temel gıdalar ile diğer ürünlerin ulusal piyasalarda bulunmasını sağlasa da bu durum bütün hanelerin gıdaya güvenli erişimi olduğu anlamına gelmiyor. Tarım Bakanlığı geçimlik tarım birimi yetkilisi Thulile Dlamini, ülkenin ulusal düzeyde genel olarak gıda yeterliliğini koruduğunu, ancak asıl sorunun hanelerin gıdaya erişimi olduğunu belirtti. Bu erişim; yoksulluk, işsizlik, gelir eşitsizliği, tehlikeler ve açık piyasa sistemindeki gıda fiyatı oynaklığından etkileniyor. GHS 2025 verilerine göre 2025’te yaklaşık 15,8 milyon kişi yetersiz veya ciddi ölçüde yetersiz gıda erişimi yaşadı. Bu sayı 2023’te 16,3 milyon, 2024’te ise 15,9 milyon olarak kaydedilmişti. Verilerde düşüş görülmesine rağmen, kaynak ulusal gıda bulunabilirliğinin her hane için otomatik olarak gıda güvenliğine dönüşmediğine dikkat çekiyor. Güney Afrika’nın gıda ve beslenme güvenliği politikası, yeterli, güvenli ve besleyici gıdaya her zaman erişimi temel alıyor. 2023 Ulusal Gıda ve Beslenme Güvenliği Araştırması, sorunun yalnızca gıdanın miktarıyla sınırlı olmadığını gösterdi. Araştırmaya göre 0–5 yaş çocuklarda bodurluk %28,8, zayıflık %5,3 ve düşük kiloluluk %7,8 seviyesindeydi. Aynı yaş grubunda fazla kilo oranı %25,3, obezite oranı ise %32,1 olarak ölçüldü. Araştırma ayrıca Güney Afrika hanelerinin %63,5’inin bir dereceye kadar gıda güvencesizliği yaşadığını ortaya koydu. Hükümet, gıda güvencesizliğiyle mücadelede hane ve toplum bahçelerine, küçük üreticilere ve gıda dağıtım ağlarına odaklanıyor. Programlar kapsamında tohum, gübre, hayvan ve diğer tarımsal girdilerin yanı sıra teknik destek, mekanizasyon ve üretim altyapısı sağlanıyor. Amaç, geçimlik üreticilerin uygun olduğu durumlarda küçük ölçekli ve ticari değer zincirlerine ilerlemesini desteklemek. Gıda bankaları ve toplum dağıtım ağları da kamu ve özel sektör kuruluşlarıyla birlikte gıda toplayarak savunmasız hanelere ve toplum temelli beslenme programlarına ulaştırıyor. Tarım Bakanlığı, 2025/26 bütçe görüşünde gıda güvenliği ve çiftçi destek programları için 3,2 milyar rand ayırdığını açıkladı. Güney Afrika İyi Tarım Uygulamaları (SA-GAP) sertifikasyon programı kapsamında en az 740 üretici desteklenirken, gelecek yıl 1.700 çiftçiye daha ulaşılması planlandı. Bakanlık ayrıca ikinci Ulusal Gıda ve Beslenme Güvenliği Planı üzerinde çalışıyor. Dlamini’ye göre yetersiz beslenmeyle mücadele, sektörler arası koordinasyon ve yerel koşulları dikkate alan hedefli müdahaleler gerektiren ortak bir ulusal sorumluluk.

WFP Gazze'de Gıda Yardımını Finansman Nedeniyle Kısıyor
Görsel kaynağı: ZDFheute · Özgün haber
Veri haberi

WFP Gazze'de Gıda Yardımını Finansman Nedeniyle Kısıyor

Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı (WFP), finansman açığı nedeniyle Gazze Şeridi'ndeki gıda yardımını azaltıyor. WFP'nin açıklamasına göre yaklaşık 500 bin Filistinli artık yardım alamayacak; yardımdan yararlanmaya devam edenlere ise daha küçük miktarlarda destek verilecek. WFP, Ekim 2025'te ateşkes anlaşmasının başlamasından bu yana her ay yaklaşık 1,6 milyon Filistinliye gıda paketleri, ekmek ve nakit yardım sağlıyordu. Kuruluş, mevcut finansmanının bu yardım düzeyini sürdürmeye yetmediğini ve 2026'da Filistin topraklarındaki operasyonları için önceki yılların yarısından daha az kaynak aldığını belirtiyor. Gıda yardımındaki kesintinin yaklaşık üçte bir oranında olduğu aktarılıyor. Yardım almaya devam eden ailelere iki gıda paketi yerine bir paket ve daha küçük bir çuval buğday unu verilecek. Günlük sıcak yemek dağıtımının da 250 binden 150 bine indirilmesi planlanıyor. WFP, Gazze nüfusunun yaklaşık %67'sinin akut açlık veya daha ağır bir durum yaşadığını bildiriyor. IPC girişimi Gazze Şeridi'ni şu anda kıtlıktan etkilenen bir bölge olarak değerlendirmiyor. İsrail'in Filistin İşleri Koordinasyon Birimi Cogat ise yardım sevkiyatlarının nüfusun beslenme ihtiyacını aştığını ve bölgede akut gıda güvencesizliği bulunmadığını savunuyor.

Birleşik Krallık’ta Fazla Gıdayı Yeniden Dağıtma Hedefi
Görsel kaynağı: The Guardian · Özgün haber
Veri haberi

Birleşik Krallık’ta Fazla Gıdayı Yeniden Dağıtma Hedefi

Birleşik Krallık’ta gıda sektöründe her yıl 1 milyardan fazla öğünlük, kolayca kurtarılabilecek fazla gıdanın israf edildiği belirtiliyor. The Guardian’ın yorum bölümünde yazan ve gıda yeniden dağıtım kuruluşu Felix’in yöneticisi Charlotte Hill, hükümet destekli yeni bir ulusal programla yeniden dağıtılan gıda miktarının gelecek on yılda üç katına çıkarılmasının hedeflendiğini aktardı. Hill, bu miktarın 470 bin tona denk geldiğini ve ülkedeki her çocuğu bir ay boyunca günde üç öğün beslemeye yeteceğini yazdı. Hill’e göre israfın en büyük bölümü perakende mağazaları ve restoranlardan değil, çiftliklerden kaynaklanıyor. Yaklaşık 850 milyon öğünlük fazla gıdanın çiftliklerde, 178 milyon öğünlük kısmının gıda üretim tesislerinde, 71 milyon öğünlük bölümünün konaklama ve yemek hizmetlerinde, 12 milyon öğünlük bölümünün ise perakendede oluştuğu ifade edildi. Felix’in yöneticisi, kuruluşun yenilebilir fazla gıdayı ihtiyaç sahiplerini besleyen 8 binden fazla kuruluşa ulaştırdığını belirtti. Kaynağa göre çiftliklerde öngörülemeyen hava koşulları, ürünlerin sınıflandırılmasına ilişkin standartlar ve hasat miktarıyla alıcı siparişleri arasındaki uyumsuzluk fazla gıda oluşumunda etkili oluyor. Üretim tesislerinde ise üretim fazlası, ambalaj değişiklikleri ve kalite kontrol süreçleri normal satış kanallarında değerlendirilemeyen ürünler yaratıyor. Felix’in geçen yıl dağıttığı gıdanın neredeyse yarısını taze meyve ve sebzelerin oluşturduğu aktarıldı. Hill, bazı işletmelerin gıdayı bağışlamak yerine israf etmeyi daha ucuz bulduğunu savundu. Yazara göre kurumlar vergisi sistemi gıda bağışını yeterince teşvik etmiyor; gıda atıklarının hayvan yemi veya biyogaza dönüştürülmesi gibi alternatif bertaraf yollarına yönelik kamu sübvansiyonları da fazla gıdayı insan tüketiminden uzaklaştırabiliyor. Felix, City Harvest, Community Shop ve diğer ortak kuruluşlarla Food Redistribution Partnership UK’yi kurarak yeniden dağıtımı artırmayı amaçlıyor. Hill, Birleşik Krallık’ta hayır kurumlarının tüm fazla gıdanın yaklaşık %1’ini yeniden dağıttığını, Fransa’nın yaklaşık iki katına, ABD’nin ise üç katına ulaştığını belirtti. Yazara göre gıda yeniden dağıtımı yoksulluğa sistemik bir çözüm oluşturmuyor; ancak israf edilen gıdanın ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması, gıda güvencesizliğinin etkilerini hafifletebilir.

Fransa’da Her 10 Kişiden Biri Gıda Güvencesizliği Riskiyle Karşı Karşıya
Görsel kaynağı: Le HuffPost · Özgün haber
Veri haberi

Fransa’da Her 10 Kişiden Biri Gıda Güvencesizliği Riskiyle Karşı Karşıya

Fransa’da yayımlanan bir araştırma, ülkede yaşayan her 10 kişiden birinin gelecek 10 yıl içinde gıda güvencesizliğiyle karşılaşma riski taşıdığını ortaya koydu. Beş ekonomist tarafından hazırlanan çalışma, Restos du cœur’un milyonlarca kaydını inceleyerek aşırı yoksulluğa giriş ve çıkış dinamiklerini analiz etti. Araştırmaya göre 2018-2025 döneminde 5,5 milyon kişi Restos du cœur’un gıda yardımından en az bir kez yararlandı. Bu sayı Fransa nüfusunun %8’ine karşılık gelirken, yararlanıcılar ortalama 18 ay boyunca destek aldı. Yardım alanların %90’ı işsizdi; %40’ı ise başka kişilerin yanında barınma, acil konaklama veya evsizlik gibi konut güvencesizliği durumlarıyla karşı karşıyaydı. Çocukların yüksek payı da araştırmanın dikkat çektiği unsurlar arasında yer aldı. 10 yaşından küçükler, yardım alanların %25’ini oluşturdu; oysa bu yaş grubu ülke nüfusunun %10’unu meydana getiriyor. Yardım alan kişi sayısı 2018-2025 arasında %37 artarken, konut güvencesizliği yaşayanlardaki artış %62’ye ulaştı. Araştırma, işsizlik oranı ile kira enflasyonunu gıda güvencesizliğine girişteki başlıca etkenler arasında gösterdi. İşsizlik oranındaki %10’luk artış, gıda güvencesizliği yaşayanların sayısında %13 artışla ilişkilendirildi; kiraların %10 yükselmesi ise gıda güvencesizliği oranında %9 artışla bağlantılı bulundu. Buna karşılık, makroekonomik göstergelerin bu durumdan çıkışta anlamlı etkisi olmadığı belirtildi. Çalışma, mevcut durumdaki haneler için erken ve hedefli desteğin önemine işaret etti.

Orta Doğu’da Yıl Sonuna kadar 11,7 Milyon Kadın ve Kız Çocuğu Gıda Güvencesizliği Riskiyle Karşı Karşıya
Görsel kaynağı: Libération Maroc · Özgün haber
Veri haberi

Orta Doğu’da Yıl Sonuna kadar 11,7 Milyon Kadın ve Kız Çocuğu Gıda Güvencesizliği Riskiyle Karşı Karşıya

Birleşmiş Milletler Kadın Birimi (ONU Femmes), Orta Doğu’da çatışmaların tırmanması ve Hürmüz Boğazı’ndaki ulaşım aksamaları nedeniyle 2026 sonuna kadar en az 11,7 milyon kadın ve kız çocuğunun gıda güvencesizliğiyle karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulundu. Kuruluşun 28 ülkedeki gıda güvenliği risklerine ilişkin analizine göre kadınlar ve kız çocukları, yıl sonuna kadar gıda güvencesizliği yaşayabilecek 22 milyon ek kişinin %53’ünü oluşturuyor. Bu sayı, söz konusu ülkelerde hâlihazırda gıda güvencesizliği veya yetersiz beslenmeyle karşı karşıya bulunan yaklaşık 208 milyon kadın ve kız çocuğuna ekleniyor. ONU Femmes, rakamların tahmin değil, senaryolara dayalı öngörüler olduğunu belirtti. Hürmüz Boğazı’ndaki deniz taşımacılığı aksamalarının enerji, gübre ve nakliye maliyetlerini artırarak gıda fiyatlarını yükseltebileceği ifade edildi. Gelir ve geçim kaynaklarındaki olası kayıplar da kadınların gıdaya erişimini zorlaştırabilir. Güney Sudan, Sudan, Haiti ve Yemen’de risklerin farklı kırılganlıkların örtüşmesi nedeniyle daha yoğun olduğu bildirildi. ONU Femmes, gıda yardımı ve nakit transferlerinin beslenme, koruma ve tarımsal destekle birlikte uygulanmasını önerdi.