ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

18 haber · Sayfa 1

Güney Afrika’da Hane Tarımı Gıda Güvenliği İçin Öneriliyor
Görsel kaynağı: SAnews · Özgün haber
Veri haberi

Güney Afrika’da Hane Tarımı Gıda Güvenliği İçin Öneriliyor

Güney Afrika’da tarımsal üretim ve ülkedeki gıda mevcudiyeti, birçok hanenin yeterli gıdaya erişebildiği anlamına gelmiyor. Statistics South Africa’nın 2025 Genel Hanehalkı Araştırması’na göre hanelerin %22’si gıdaya erişimini yetersiz veya ciddi ölçüde yetersiz gördü; bireylerin %14,7’si ise 2025’te açlık yaşadı. İşsizlik, düşük hane gelirleri ve artan yaşam maliyetleri, ailelerin ihtiyaç duyduğu gıdayı satın almasını zorlaştırabiliyor. Kaynağa göre gıda güvensizliğiyle mücadele yalnızca tarımsal üretimi artırmayı gerektirmiyor. Gıdanın dağıtımı ve karşılanabilirliği iyileştirilirken hanelerin kendi gıda arzını destekleme kapasitesinin de güçlendirilmesi gerekiyor. Bu kapsamda hane tarımı ve yerli gıdaların yeniden değerlendirilmesi öneriliyor. Umbila (mısır), morogo veya imifino (geleneksel yapraklı sebzeler), pampoen (balkabağı), patats (tatlı patates) ve börülce, kuşaklar boyunca tüketilen ve gıda güvenliğine katkı sağlayabilecek ürünler arasında sayılıyor. Ev bahçeleri, ailelerin kendi tüketimi için sebze ve uygun ürünler yetiştirerek gıda bütçesi üzerindeki baskıyı azaltabilir. Alanı sınırlı haneler için topluluk bahçeleri, kaynak ve beceri paylaşımına imkân tanıyor. Gauteng’de Sebokeng, Evaton, Sharpeville, Boipatong ve Tshepiso’da; Cape Town’da ise Khayelitsha, Gugulethu ve Nyanga’da topluluk bahçeleri belgelendi. Kaynakta, kentsel üretim için Küba’nın arka bahçeleri, boş arazileri ve topluluk bahçelerini bir arada kullanan uygulamalarından da ders çıkarılabileceği belirtiliyor. Gıda üretimi becerilerinin aileler, topluluk bahçeleri, tarım kuruluşları ve okullar aracılığıyla kuşaklar arasında aktarılması da öneriliyor. Temel Eğitim Bakanlığı’nın Ulusal Okul Beslenme Programı’yla bağlantılı Okul Gıda Bahçesi Girişimi 2004’te başlatıldı ve öğrencilere tarımda pratik deneyim sağlıyor. David Jacobs, hükümetin hanelere ve topluluk bahçelerine tohum, alet, su, uygun arazi ve pratik tarım rehberliği sunarak desteği güçlendirmesi gerektiğini belirtiyor.

Arnavutluk'ta 2027 Paketinde Temel Gıdaların KDV'si İçin %6 Önerisi
Görsel kaynağı: Java News · Özgün haber
Veri haberi

Arnavutluk'ta 2027 Paketinde Temel Gıdaların KDV'si İçin %6 Önerisi

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Arnavutluk hükümeti, 2027 mali paketi kapsamında temel gıda ürünlerinde Katma Değer Vergisi (KDV) oranını %20'den %6'ya indirmeyi önerdi. Düzenlemenin 1 Ocak 2027'de yürürlüğe girmesi bekleniyor. Öneri; ekmek, un, süt, doğal yoğurt, yumurta, pirinç, makarna, yemeklik yağ, et, temel balık ürünleri, meyve-sebze, bakliyat, şeker ve bebek gıdalarını kapsıyor. İndirimden yararlanacak ürünlerin nihai listesi henüz kesinleşmedi; listenin Bakanlar Kurulu kararıyla belirlenmesi bekleniyor. Hükümet, düzenlemeyle temel tüketim üzerindeki vergi yükünü azaltmayı ve ailelerin gıdaya erişimini kolaylaştırmayı amaçlıyor. Pakette standart KDV oranının %20'den %21'e, turizm sektöründeki oranın ise %6'dan %10'a çıkarılması da öneriliyor. Ekonomi uzmanı Pano Soko, indirimin ticaret zincirindeki işletmeler tarafından emilebileceğini ve tüketiciye sınırlı yansıyabileceğini savundu. Muhasebeci Igli Zepishta ise uygulamanın başarısının, hükümet ve sivil toplumun piyasa fiyatlarını sıkı biçimde izlemesine bağlı olduğunu belirtti.

BEUC: AB'de Gıda Fiyatlarındaki Artışlar Sistemik Sorunları Gündeme Getiriyor
Görsel kaynağı: Večernje novosti · Özgün haber
Veri haberi

BEUC: AB'de Gıda Fiyatlarındaki Artışlar Sistemik Sorunları Gündeme Getiriyor

Avrupa Birliği'ndeki (AB) tüketici kuruluşlarını temsil eden BEUC, gıda fiyatlarının yıllardır yükseldiğini ve politika yapıcıların gıda sistemindeki sistemik eksiklikleri ele alması gerektiğini bildirdi. Kuruluşa göre düşük gelirli haneler, gelirlerinin daha büyük bölümünü gıdaya ayırdıkları için ani fiyat artışlarından daha ağır etkileniyor. BEUC, mevcut eğilimin tüketiciler üzerindeki etkisinin ülkeler ve ürün grupları arasında farklılaştığını belirtiyor. BEUC'nin aktardığı verilere göre Danimarka'da gıda fiyatları 2021'e kıyasla %31 daha yüksek. İspanya'da da benzer bir durumdan söz edilirken oran verilmezken, Slovenya'da yıllık gıda enflasyonu %4,5 olarak aktarılıyor. Hollanda'daki kuruluşların son üç yıla ilişkin analizinde ise kabak fiyatlarının %25, taze fasulye fiyatlarının %30, üzüm fiyatlarının %20 arttığı belirtiliyor. Fransa'da süt ürünleri fiyatları Nisan 2022 ile Nisan 2023 arasında %27, et fiyatları ise Kasım 2024 ile Kasım 2025 arasında %10 yükseldi. BEUC, enflasyon, fiyat artışları ve yaşam maliyetlerinin AB vatandaşlarının 2026'daki başlıca kaygıları arasında yer aldığını; fosil yakıt krizinin de maliyetlerin artacağı yönündeki endişeyi beslediğini ifade ediyor. Orta Doğu'da yıl başında şiddetlenen çatışmanın dünya ve Avrupa gıda fiyatlarına nasıl yansıyacağı konusunda da endişeler bulunduğu belirtiliyor; ancak kaynak bu etkinin gerçekleştiğini kesin bir sonuç olarak sunmuyor. Kuruluşa göre 2007-2008 petrol şoku, Kovid-19 pandemisi, 2021 enerji krizi ve 2022'deki Rusya-Ukrayna çatışması gibi krizler tarımsal girdilerde ani fiyat artışlarına, ardından da tüketici gıda fiyatlarında yükselişe yol açtı. AB'nin uyguladığı acil önlemlerin en ağır etkileri sınırlayarak kısa vadeli rahatlama sağladığını belirten BEUC, bu önlemlerin krizlerin temel nedenlerini çözmeye yetmediğini savunuyor. BEUC, uzun vadede AB gıda sisteminin yeniden yapılandırılmasını ve tüketicilerin uygun fiyatlı, sağlıklı, sürdürülebilir üretilen ve adil fiyatlı gıdaya erişiminin güvence altına alınmasını öneriyor. Kuruluş, gaz fiyatlarına bağlı gübre kullanımını azaltmak için azotu kendisi bağlayan ürünlerin yetiştirilmesinin desteklenmesini istiyor. Ayrıca Ortak Tarım Politikası kapsamındaki milyarlarca avroluk yıllık desteğin, yalnızca üretim hacmine değil, istikrarsız girdilere bağımlılığı azaltan çiftçilere de daha fazla yönlendirilmesi gerektiğini belirtiyor.

Avustralya’da Ağır Gıda Güvencesizliği 2020-2024 Arasında Yaklaşık %40 Arttı
Görsel kaynağı: The Conversation Australia · Özgün haber
Veri haberi

Avustralya’da Ağır Gıda Güvencesizliği 2020-2024 Arasında Yaklaşık %40 Arttı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Avustralya’da ağır gıda güvencesizliği 2020 ile 2024 arasında ulusal düzeyde yaklaşık %40 arttı. The Conversation’da yayımlanan analizde, Hanehalkı, Gelir ve İşgücü Dinamikleri Avustralya (HILDA) yıllık anketi verilerine göre ağır gıda güvencesizliği yaşayanların oranının %2,1’den %3,0’a yükseldiği belirtildi. Analiz, bunun yalnızca mali zorluk göstergesi olmadığını, sağlık ve refah üzerinde kalıcı sonuçlar doğurabileceğini vurguluyor. Çalışmada kullanılan ölçüm, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) tarafından geliştirilen uluslararası karşılaştırılabilir sekiz soruluk bir ölçeğe dayanıyor. Ağır gıda güvencesizliği, bu sekiz sorunun en az yedisine “evet” yanıtı verilmesi olarak tanımlanıyor. Ölçüm, yiyecek alımını azaltan, öğün atlayan veya zaman zaman hiç yemek yemeyen kişileri kapsıyor. Analiz, 2020 ve 2024 HILDA anketlerinde yaklaşık 15 bin kişinin verdiği yanıtlardan yararlanıyor. Artış, Avustralya’nın kentlerinde aynı ölçüde gerçekleşmedi. Büyük şehirler arasında Perth’te oran %1,35’ten %2,79’a çıkarak iki kattan fazla arttı. Adelaide, 2020’de %3,11 ve 2024’te %4,70 ile her iki yılda da en yüksek seviyeyi kaydetti. Sydney ve Melbourne’de de artış görüldü. Brisbane ise oranın %2,63’ten %2,49’a gerilediği tek şehir oldu. Gıda güvencesizliği, ülkede genel olarak yerleşim yerinin uzaklığı arttıkça yükseliyor. Ancak bölgesel topluluklar aynı şekilde etkilenmiyor. Victoria’da 2024’te oran Melbourne’de %2,82, iç bölgesel Victoria’da %2,00 oldu; dış bölgesel Victoria’da ise daha yüksek bir oran gözlendi. Analiz, HILDA’nın bölgesel alanlardaki küçük örnekleminin bu bölgelerdeki deneyimleri olduğundan düşük tahmin edebileceği uyarısını da içeriyor. Konut maliyetleri, iş olanakları, gıdaya erişim ve fiyatlar, ulaşım ile hizmetler bu farklılıklarda rol oynayabilecek etkenler olarak sıralanıyor. En yüksek seviyeler çocuklu tek ebeveynli ailelerde görüldü. Bu grupta ağır gıda güvencesizliği %11,57’den %13,68’e yükseldi; 15 yaşından büyük çocukları olan tek ebeveynli ailelerde ise oran %1,73’ten %4,42’ye çıktı. Çocuklu çiftlerde gıda güvencesizliği yaklaşık %87 arttı. Analize göre konut giderleri, borç, iş güvencesizliği veya hastalık, daha fazla kaynağa sahip ailelerin bütçesini de zorlayabiliyor. Yazarlar, ulusal temsili anketlerin ve bölgesel verilerin politika müdahaleleri için gerekli olduğunu, yerel kuruluşlar, hayır kurumları, gıda bankaları ve kamu hizmetlerinin ise temel nedenleri tek başına çözemeyeceğini belirtiyor.

Güney Afrika’da Ulusal Gıda Bulunabilirliği Hanelerde Gıda Güvencesini Garantilemiyor
Görsel kaynağı: SAnews · Özgün haber
Veri haberi

Güney Afrika’da Ulusal Gıda Bulunabilirliği Hanelerde Gıda Güvencesini Garantilemiyor

Güney Afrika’da yerli tarımsal üretim ve ithalat, temel gıdalar ile diğer ürünlerin ulusal piyasalarda bulunmasını sağlasa da bu durum bütün hanelerin gıdaya güvenli erişimi olduğu anlamına gelmiyor. Tarım Bakanlığı geçimlik tarım birimi yetkilisi Thulile Dlamini, ülkenin ulusal düzeyde genel olarak gıda yeterliliğini koruduğunu, ancak asıl sorunun hanelerin gıdaya erişimi olduğunu belirtti. Bu erişim; yoksulluk, işsizlik, gelir eşitsizliği, tehlikeler ve açık piyasa sistemindeki gıda fiyatı oynaklığından etkileniyor. GHS 2025 verilerine göre 2025’te yaklaşık 15,8 milyon kişi yetersiz veya ciddi ölçüde yetersiz gıda erişimi yaşadı. Bu sayı 2023’te 16,3 milyon, 2024’te ise 15,9 milyon olarak kaydedilmişti. Verilerde düşüş görülmesine rağmen, kaynak ulusal gıda bulunabilirliğinin her hane için otomatik olarak gıda güvenliğine dönüşmediğine dikkat çekiyor. Güney Afrika’nın gıda ve beslenme güvenliği politikası, yeterli, güvenli ve besleyici gıdaya her zaman erişimi temel alıyor. 2023 Ulusal Gıda ve Beslenme Güvenliği Araştırması, sorunun yalnızca gıdanın miktarıyla sınırlı olmadığını gösterdi. Araştırmaya göre 0–5 yaş çocuklarda bodurluk %28,8, zayıflık %5,3 ve düşük kiloluluk %7,8 seviyesindeydi. Aynı yaş grubunda fazla kilo oranı %25,3, obezite oranı ise %32,1 olarak ölçüldü. Araştırma ayrıca Güney Afrika hanelerinin %63,5’inin bir dereceye kadar gıda güvencesizliği yaşadığını ortaya koydu. Hükümet, gıda güvencesizliğiyle mücadelede hane ve toplum bahçelerine, küçük üreticilere ve gıda dağıtım ağlarına odaklanıyor. Programlar kapsamında tohum, gübre, hayvan ve diğer tarımsal girdilerin yanı sıra teknik destek, mekanizasyon ve üretim altyapısı sağlanıyor. Amaç, geçimlik üreticilerin uygun olduğu durumlarda küçük ölçekli ve ticari değer zincirlerine ilerlemesini desteklemek. Gıda bankaları ve toplum dağıtım ağları da kamu ve özel sektör kuruluşlarıyla birlikte gıda toplayarak savunmasız hanelere ve toplum temelli beslenme programlarına ulaştırıyor. Tarım Bakanlığı, 2025/26 bütçe görüşünde gıda güvenliği ve çiftçi destek programları için 3,2 milyar rand ayırdığını açıkladı. Güney Afrika İyi Tarım Uygulamaları (SA-GAP) sertifikasyon programı kapsamında en az 740 üretici desteklenirken, gelecek yıl 1.700 çiftçiye daha ulaşılması planlandı. Bakanlık ayrıca ikinci Ulusal Gıda ve Beslenme Güvenliği Planı üzerinde çalışıyor. Dlamini’ye göre yetersiz beslenmeyle mücadele, sektörler arası koordinasyon ve yerel koşulları dikkate alan hedefli müdahaleler gerektiren ortak bir ulusal sorumluluk.

İran’da Gıdaya Erişim Zorluğu: Pezeşkiyan Savaş ve Ekonomik Baskıyı İşaret Etti
Görsel kaynağı: in.gr · Özgün haber

İran’da Gıdaya Erişim Zorluğu: Pezeşkiyan Savaş ve Ekonomik Baskıyı İşaret Etti

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, savaşın ve artan ekonomik baskının birçok İranlının beslenmesini zorlaştırdığını söyledi. Pezeşkiyan, çevrim içi yayımlanan konuşmasında, İran toplumunda birçok kişinin savaş ve bunun yol açtığı yaşam koşulları nedeniyle beslenmekte zorlandığını belirtti. Açıklama, Washington’ın son haftalarda Ortadoğu’daki askeri operasyonlarını sınırlamasına rağmen Tahran üzerindeki ekonomik baskıyı artırdığı bir dönemde geldi. İranlı liderler, ABD’nin baskı ve tehditleri sona ermeden barış görüşmelerinin sürdürülemeyeceğini savunuyor. Pezeşkiyan, Tahran’ın “ne savaş ne barış” durumundan çıkması gerektiğini ifade etti. Savaş 28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başladı. İran’ın misilleme saldırıları ve Hürmüz Boğazı’na erişimi kısıtlamasının ardından ABD, İran limanlarını ablukaya aldı; bu durum ülkenin petrol ihracatını ve ticari işlemlerini engelledi. Haziranda sağlanan ateşkes kısa sürede çöktü ve taraflar anlaşmayı kimin ihlal ettiği konusunda karşılıklı suçlamalarda bulundu. İran’daki açıklamalar, yeni bombardıman ihtimaline ilişkin endişelerin arttığı sırada yapıldı. ABD’nin Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack, ABD’nin İran’a yönelik saldırılarının hafta sonu yeniden başlayabileceğini söyledi. İran Devrim Muhafızları temsilcisi ise sınırlı bir saldırıya katbekat daha büyük yanıt verileceğini açıkladı.

Birleşik Krallık’ta Gıda Güvenliği İçin Yerel Merkezler Önerildi
Görsel kaynağı: The Guardian · Özgün haber
Veri haberi

Birleşik Krallık’ta Gıda Güvenliği İçin Yerel Merkezler Önerildi

Birleşik Krallık’ın gıda sisteminin dış etkilere ve şoklara karşı kırılgan olduğunu belirten Damien Conrad, sorunun yalnızca gıda kıtlığı olmadığını söyledi. Conrad’a göre ülkede iyi gıda bulunmasına rağmen bunu depolayacak, bir araya getirecek ve ihtiyaç sahiplerine ulaştıracak dayanıklı yerel altyapı eksik. Bu durum, çiftçileri baskı altında bırakırken yenilebilir ürünlerin israf edilmesine ve bağımsız perakendeciler ile toptancıların artan maliyetlerle karşılaşmasına yol açıyor. Conrad, fazla gıdayı kabul eden, toplu satın alma ve tedariklerin birleştirilmesini sağlayan, ürünlerin tüketiciye ulaştırıldığı son mesafeyi kısaltan yerel gıda merkezlerini pratik bir seçenek olarak gösterdi. Bu merkezlerin çiftçiler için yeni pazarlar oluşturabileceği, israfı azaltabileceği ve toplulukların uygun fiyatlı, sağlıklı gıdaya erişimini kolaylaştırabileceği belirtildi. Karantina döneminde birçok merkezin kurulmasına karşın bunların çok azı varlığını sürdürebildi. Barking ve Dagenham’daki yeni merkez ise fazla gıdayı yoksulluğun nedenleriyle mücadele eden kuruluşlara yönlendiriyor ve ortak satın alma temelinde daha adil bir yerel tedarik zinciri oluşturmayı amaçlıyor. Food, Farming & Countryside Commission’ın analizine göre kötü beslenmenin Birleşik Krallık ekonomisine yıllık maliyeti 300 milyar sterlin, hane başına maliyeti ise 10.000 sterlin. Conrad, güvenli, sağlıklı ve sürdürülebilir bir gıda sistemi hedefleyen hükümetin gıda merkezlerini planın merkezine alması gerektiğini savundu. Simon Tompsett ise dayanıklılığı artırmak için hanelerin kendi gıdasını yetiştirmesini ve tahsisli bahçelerin geliştiriciler ile yerel yönetimlerin projelerine karşı daha fazla korunmasını önerdi. Alex Robinson da ülkede yılda 10 milyon tondan fazla gıdanın israf edildiğini, bunun yarısından fazlasının hanelerde gerçekleştiğini ve dört kişilik bir haneye yıllık 1.000 sterline mal olduğunu belirtti. Robinson’a göre evsel yenilebilir gıda israfının yarıya indirilmesi 2 milyon tondan fazla gıdayı kurtarabilir ve hanelere 500 sterlin bırakabilir.

Roma’da Suriye Tarımının Toparlanması İçin Destek Çağrısı
Görsel kaynağı: Alikhbariah Syria · Özgün haber

Roma’da Suriye Tarımının Toparlanması İçin Destek Çağrısı

Suriye Ulusal Tarım Politikaları Merkezi Direktörü Hayel Reyhan, Roma’da düzenlenen Dünya Gıda Güvenliği Komitesi toplantısında ülkesinin tarımsal toparlanması ve sürdürülebilir gıda sistemlerinin geliştirilmesi için destek çağrısı yaptı. Suriye’yi temsil eden Reyhan, toplantının 19-23 Ekim döneminde BM Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) Roma’daki merkezinde gerçekleştirildiğini belirtti. Reyhan, gıda güvenliğinin istikrar ve kalkınma açısından önem taşıdığını, yeterli, güvenli ve besleyici gıdaya erişimin yerel tarımsal üretimin güçlendirilmesine bağlı olduğunu söyledi. Suriye tarımının altyapı hasarı, su kaynaklarının kıtlığı, üretim girdilerine erişimdeki gerileme ve iklim değişikliğinin artan etkileri nedeniyle üretim kapasitesi, çiftçilerin geçim kaynakları ve gıda tedarik zincirleri bakımından zorlandığını aktardı. Uygun koşullar ve gerekli destek sağlandığında Suriyeli çiftçilerin üretimi yeniden artırabilecek deneyime sahip olduğunu belirten Reyhan, sulama altyapısının yenilenmesini, tohum ve gübreye erişimin iyileştirilmesini, tarımsal danışmanlık ve araştırma hizmetlerinin güçlendirilmesini istedi. Desteklerin küçük çiftçilerin yanı sıra kadınlara ve gençlere de ulaştırılması gerektiğini vurguladı. Ayrıca tarımsal verilerin yönetimi için toplama, belgeleme, depolama, paylaşma ve analiz süreçlerini kapsayan bir çerçeve hazırlanması amacıyla çalışma yürütüldü.

Oymen: Güvenli ve Besleyici Gıdaya Erişim Herkesin Temel Hakkıdır
Görsel kaynağı: Kıbrıs Haberci · Özgün haber

Oymen: Güvenli ve Besleyici Gıdaya Erişim Herkesin Temel Hakkıdır

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Kıbrıs Türk Mimar Mühendis Odaları Birliği Gıda Mühendisleri Odası Başkanı Beste Oymen, çocukların ve gelecek nesillerin sağlığını korumak için güvenli ve besleyici gıdaya erişimin sağlanması gerektiğini belirtti. 16 Ekim Dünya Gıda Günü dolayısıyla mesaj yayımlayan Oymen, sağlıklı bir toplumun bugünün güvenli sofralarıyla kurulabileceğini ifade etti. Oymen, açlıkla mücadele, gıda güvencesi ve sürdürülebilir gıda sistemlerinin önemine dikkat çekerek Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün 2026 teması olan “Bugün Yenilik Yap, Yarını Besle” yaklaşımını aktardı. Ancak geleceğin gıda sistemleri konuşulurken mevcut gıda güvenliği sorunlarının göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi. Gıda güvenliğindeki sorunların yalnızca teknolojik yatırımlarla çözülemeyeceğini belirten Oymen; uzman personel eksikliği, kurumlar arasındaki koordinasyon yetersizliği, mevzuatın uygulanmasındaki aksaklıklar ve etkin yaptırım eksikliğine işaret etti. Denetimlerin üretimden ithalata, depolama ve taşımadan satış ile tüketime kadar tüm aşamaları kapsaması gerektiğini kaydeden Oymen, gıda mühendislerinin kamu kurumlarında daha fazla istihdam edilmesini istedi.

Çavuş’tan Üretici ve Gıda Güvencesi Vurgusu
Görsel kaynağı: Kıbrıs Genç TV · Özgün haber

Çavuş’tan Üretici ve Gıda Güvencesi Vurgusu

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, 16 Ekim Dünya Gıda Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda üreticinin yanında olmaya, tarımsal üretimi güçlendirmeye ve ülkenin bereketli topraklarını geleceğe taşımaya devam edeceklerini belirtti. Çavuş, gıdayı hayatın temel ihtiyacı, sofraların bereketi ve geleceğin güvencesi olarak niteledi. Mesajında çiftçilere, üreticilere ve tarım emekçilerine teşekkür eden Çavuş, suyun, toprağın ve doğal kaynakların korunmasının önemine dikkat çekti. Üreticiyi desteklemek, yerli üretimi güçlendirmek ve kendi kendine yetebilen bir ülke olma hedefini ortak sorumluluk olarak tanımlayan Çavuş, sağlıklı ve güvenilir gıdaya erişim için israfın önlenmesi ve üreticilerin emeğine sahip çıkılması gerektiğini kaydetti.

Çavuş: Üreticinin Yanında Olmaya Devam Edeceğiz
Görsel kaynağı: Kıbrıs Gazetesi · Özgün haber

Çavuş: Üreticinin Yanında Olmaya Devam Edeceğiz

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, 16 Ekim Dünya Gıda Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda üreticinin yanında olmaya ve tarımsal üretimi güçlendirmeye devam edeceklerini açıkladı. Çavuş, gıdayı hayatın temel ihtiyacı, sofraların bereketi ve geleceğin güvencesi olarak tanımladı. Çavuş; suyun, toprağın ve doğal kaynakların korunması, üreticinin desteklenmesi ve yerli üretimin güçlendirilmesini ortak sorumluluk olarak niteledi. Sağlıklı ve güvenilir gıdaya erişim için israfın önlenmesi ve üreticilerin emeğine sahip çıkılması gerektiğini vurguladı.

Karadağ’da Yoksulluk ve Gıda İsrafı Uyarısı
Görsel kaynağı: Biznis.me · Özgün haber

Karadağ’da Yoksulluk ve Gıda İsrafı Uyarısı

Karadağ Gıda Bankası, 16 Ekim Dünya Gıda Günü ve 17 Ekim Uluslararası Yoksullukla Mücadele Günü dolayısıyla, ülkede yoksullukla mücadelenin somut önlemler ve sorumlu sosyal politikayla yürütülmesi gerektiğini bildirdi. Nüfusun beşte birinden fazlası yoksulluk riskiyle karşı karşıyayken birçok aile yeterli gıdaya ulaşmakta zorlanıyor. Gıda, tedarik zincirinin tamamında atılırken çocuklar, tek ebeveynli aileler, emekli aylığı olmayan yaşlılar, işsizler, engelliler ve kronik hastalar özellikle kırılgan gruplar arasında yer alıyor. Gıda Bankası Başkanı Marina Medojević, gelecek yıl başındaki ücret artışlarının geliri olmayanlara ne sunduğu sorusunu yeniden gündeme getirdiğini söyledi.

Erdoğan: Güvenli Gıdaya Erişim Milli Güvenliğin Temel Unsuru
Görsel kaynağı: Kıbrıs Haberci · Özgün haber
Veri haberi

Erdoğan: Güvenli Gıdaya Erişim Milli Güvenliğin Temel Unsuru

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Dünya Gıda Forumu Açılış Töreni’ne gönderdiği video mesajında Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) başta olmak üzere etkinliğin düzenlenmesinde emeği geçen paydaşlara teşekkür etti. İklim değişikliği, çevrenin korunması ve gıda güvenliğinin gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakma açısından kritik olduğunu belirten Erdoğan, Türkiye’nin güvenli gıdaya erişimi yalnızca arz meselesi değil, milli güvenliğin temel unsuru olarak gördüğünü söyledi. Dünyada milyonlarca kişinin kuru ekmek bulamazken gıda israfının arttığına dikkat çeken Erdoğan, küresel raporlara göre israfın %60’ının evlerde, yani tüketici aşamasında gerçekleştiğini aktardı. Her yıl üretilen yaklaşık 1,5 milyar ton gıdanın kaybedildiğini veya israf edildiğini belirten Erdoğan, Türkiye’nin 2020’de başlattığı “Gıdanı Koru, Sofrana Sahip Çık” girişimine işaret etti. Ekmek israfını önleme kampanyasıyla ekmek israfının %18 azaltıldığını söyledi. Erdoğan, Antalya’da 9-20 Kasım tarihlerinde düzenlenecek COP31 sırasında Türkiye’nin deneyimlerini uygulamalara dönüştürecek adımlar planladığını ve Turkuaz Bağlantı girişimiyle gıda güvenliği ile iklim taahhütlerini ortak zeminde buluşturmayı hedeflediğini ifade etti. Ayrıca Türkiye’nin FAO genel direktörlüğü seçimleri için adaylığını açıkladığını belirterek Mehdi Eker’e destek istedi.

Çin’in Tarım ve Gıda Gücü Olma Hedefi Afrika İçin Önem Taşıyor
Görsel kaynağı: Global Times · Özgün haber
Veri haberi

Çin’in Tarım ve Gıda Gücü Olma Hedefi Afrika İçin Önem Taşıyor

Çin’in tarım ve gıda gücü olma yönünde ilerlediği, ülkenin üretim kapasitesinin Afrika’daki tarımsal kalkınma için örnek oluşturabileceği savunuluyor. Makalede Çin’in tahıl üretiminin iki yıl üst üste 700 milyon ton seviyesinde kaldığı ve 1,4 milyar kişinin gıda talebini karşıladığı belirtiliyor. Üretimin temel yeterliliğin ötesine geçtiği, gıda politikasının yalnızca yeterli miktara değil, besleyici gıdaya erişime de odaklandığı aktarılıyor. Metne göre Çin, dünya nüfusunun yaklaşık %20’sini dünya ekilebilir arazisinin %9’u ile besliyor. Çinli araştırma kurumları iklim değişikliği ve kuraklığa uyum sağlamak amacıyla tarım teknolojileri ile ıslah çalışmalarını geliştirirken, genetik yatırımları yüksek verim, hastalık direnci ve besin alımı gibi özelliklere yöneliyor. Bu çalışmaların ortak hedefi, istikrarlı ve besleyici bir gıda arzı oluşturmak olarak açıklanıyor. Felix Dapare Dakora’nın aktardığı Hebei örneğinde bir köy, üretimden işleme ve satışa uzanan bir zincir işletiyor. Dakora, çiftçilerin kooperatiflerde örgütlenmesiyle yeni çeşitlerin ve üretim yöntemlerinin komşu işletmelere yayılabileceğini belirtiyor. Afrika’da gıda yoksulluğundan ve ardından gelir yoksulluğundan çıkışın tarımsal üretimle başlaması gerektiğini savunan Dakora, Çinli ve Afrikalı araştırmacıların ortak geliştirdiği teknolojilerle Afrika’da benzer kooperatifler kurulmasını istiyor. Makalede Afrika’nın dünyadaki kullanılabilir ekilebilir arazinin yaklaşık %60’ına sahip olmasına rağmen birçok ülkenin yeterli gıda üretemediği ve ithalata dayandığı ifade ediliyor. Bu durum, başta teknoloji ve makine eksikliği ile tarımsal araştırmalara yetersiz yatırım yapılmasına bağlanıyor. Sichuan’daki bir demonstrasyon üssünde Çin’in yerli süper hibrit pirincinin veriminin hektar başına yaklaşık 18,8 metrik tona ulaştığı da bildiriliyor; metin bu veriyi Çinli bilim insanlarının hedefini aşan bir sonuç olarak aktarıyor. Dakora, Hainan’ın tropikal iklimi ile Afrika’nın büyük bölümündeki iklim koşullarının benzerliğinin ürünlerin iki bölgede test edilip değiş tokuş edilmesine imkân sağlayabileceğini belirtiyor. Ona göre Çin-Afrika tarım işbirliği, sınırlı sayıda bilim insanının eğitilmesinin ötesine geçerek tohum, gübre, tarım makineleri ve sulamayı kapsamalı. Kuraklığa dayanıklı ve yüksek verimli çeşitlerin ortak test edilmesi, mekanik ve sulama teknisyenlerinin eğitilmesiyle geliştirilen kapasitenin proje ekipleri ayrıldıktan sonra da yerel topluluklarda kalması hedefleniyor.

Irak'ta Kanatlı ve Yumurta İthalat Vergileri Askıya Alındı
Görsel kaynağı: Iraqi News · Özgün haber

Irak'ta Kanatlı ve Yumurta İthalat Vergileri Askıya Alındı

Irak Tarım Bakanlığı, 10 Ekim 2026'da gıda enflasyonunu sınırlamak amacıyla acil piyasa müdahaleleri uygulanacağını açıkladı. Federal hükümet, ithal sofralık yumurta, kanatlı ürünleri ve canlı hayvancılık ürünlerinden alınan gümrük vergileri ile ithalat vergilerini askıya aldı. Kararın, gıda arzını artırarak tüketici fiyatlarını istikrara kavuşturmayı hedeflediği bildirildi. Tarım Bakanı, hane halkının temel tüketim ürünlerinde görülen ani fiyat artışlarına karşı hızlı idari müdahaleler yapılmasını istedi. Bakanlık sözcüsü Qusay Al-Hattab, gümrük ve sınır harçlarındaki muafiyetin sınır kapılarındaki işlemleri hızlandırarak temel kanatlı ve hayvancılık ürünlerinin piyasaya girişini kolaylaştıracağını belirtti. Uygulama, artan arz ve rekabet yoluyla tüketicilerin satın alma gücünü korumayı amaçlıyor. Al-Hattab, özellikle sofralık yumurta kolilerindeki fiyat oynaklığını tüccar spekülasyonu ile ABD doları kurundaki yükselişin birleşimine bağladı. Bakanlık, toptan dağıtım merkezlerini denetlediğini ve resmi portalında günlük karşılaştırmalı fiyat endeksleri yayımladığını açıkladı. Bağdat'taki toptancı hallerinde ürün hacimleri ve fiyatlar izlenirken, saha denetçilerinin değerlendirmeleri ithalat kısıtlamalarının ne zaman kaldırılabileceğine ilişkin arz eşiklerinin belirlenmesinde kullanılıyor.

Orta Doğu’da Yıl Sonuna kadar 11,7 Milyon Kadın ve Kız Çocuğu Gıda Güvencesizliği Riskiyle Karşı Karşıya
Görsel kaynağı: Libération Maroc · Özgün haber
Veri haberi

Orta Doğu’da Yıl Sonuna kadar 11,7 Milyon Kadın ve Kız Çocuğu Gıda Güvencesizliği Riskiyle Karşı Karşıya

Birleşmiş Milletler Kadın Birimi (ONU Femmes), Orta Doğu’da çatışmaların tırmanması ve Hürmüz Boğazı’ndaki ulaşım aksamaları nedeniyle 2026 sonuna kadar en az 11,7 milyon kadın ve kız çocuğunun gıda güvencesizliğiyle karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulundu. Kuruluşun 28 ülkedeki gıda güvenliği risklerine ilişkin analizine göre kadınlar ve kız çocukları, yıl sonuna kadar gıda güvencesizliği yaşayabilecek 22 milyon ek kişinin %53’ünü oluşturuyor. Bu sayı, söz konusu ülkelerde hâlihazırda gıda güvencesizliği veya yetersiz beslenmeyle karşı karşıya bulunan yaklaşık 208 milyon kadın ve kız çocuğuna ekleniyor. ONU Femmes, rakamların tahmin değil, senaryolara dayalı öngörüler olduğunu belirtti. Hürmüz Boğazı’ndaki deniz taşımacılığı aksamalarının enerji, gübre ve nakliye maliyetlerini artırarak gıda fiyatlarını yükseltebileceği ifade edildi. Gelir ve geçim kaynaklarındaki olası kayıplar da kadınların gıdaya erişimini zorlaştırabilir. Güney Sudan, Sudan, Haiti ve Yemen’de risklerin farklı kırılganlıkların örtüşmesi nedeniyle daha yoğun olduğu bildirildi. ONU Femmes, gıda yardımı ve nakit transferlerinin beslenme, koruma ve tarımsal destekle birlikte uygulanmasını önerdi.

Ukrayna’nın Buğday İhracatındaki Düşüş Küresel Arz Kaygılarını Artırıyor
Görsel kaynağı: Azernews · Özgün haber
Veri haberi

Ukrayna’nın Buğday İhracatındaki Düşüş Küresel Arz Kaygılarını Artırıyor

AzerNEWS’in analizine göre Ukrayna’nın tahıl ihracatı mevcut sezonda geçen yılın aynı dönemine kıyasla %22 düşerek 4,67 milyon tona geriledi. İnsan tüketiminde temel bir ürün olan buğday ihracatındaki düşüş ise yaklaşık %44’e ulaştı ve sevkiyat 2,33 milyon tona indi. Arpa ihracatı yarıya düşerek 420 bin ton olurken, mısır ihracatı iki katına çıkarak 1,84 milyon tona yükseldi; analiz, mısırın yem sanayisinde kullanılmasının buğdaydaki açığı kapatmadığını belirtiyor. Analizde düşüşün başlıca nedenleri, buğday üretim bölgelerinin bombalanması ile lojistik ağların ve stratejik altyapının aksaması olarak gösteriliyor. Karadeniz’deki Odesa, Chornomorsk ve Pivdennyi limanlarının askeri saldırılarda ciddi hasar gördüğü ve faaliyetlerinin büyük ölçüde durduğu aktarılıyor. Ukrayna’nın potansiyel tarımsal ihracatının yalnızca %40’ını gerçekleştirebildiği; deniz koridorunun kapanmasının kara güzergâhlarına baskı yaptığı, nakliye ve sigorta maliyetlerini artırdığı ifade ediliyor. Analize göre arz daralmasının etkileri özellikle Karadeniz buğdayına bağımlı Afrika ülkelerinde belirginleşiyor. Mısır, Sudan, Somali, Kenya ve Cezayir’in yanı sıra Orta Doğu ve Latin Amerika’daki ithalatçıların daha uzak ve pahalı kaynaklara yönelmesi, gıda fiyatları ve enflasyon üzerinde baskı yaratıyor. Mısır’da ekmek sübvansiyonlarının bütçeye yükü artabilirken, Somali ve Sudan’da gıdaya erişim ve açlık riski öne çıkıyor. Ukrayna kaynaklı buğday, Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı’nın az gelişmiş ülkelere gönderdiği insani yardımlarda da kullanılıyor; tedarik aksamaları yardım maliyetlerini yükseltip teslimatları geciktirebiliyor. Dünya Bankasının Ukrayna’daki çiftçiler ve tarım sektörü için 250 milyon dolarlık finansman sağladığı, hükümetin de “5-7-9%” imtiyazlı kredi programıyla üreticileri desteklemeye çalıştığı belirtiliyor. Analiz, bu kaynakların sektördeki sıkıntıları geçici olarak hafifletebileceğini, ancak limanların ve tahıl koridorlarının güvenliğini sağlamanın lojistik engelleri gidermek açısından belirleyici olduğunu savunuyor.

Meksika Senatosu Kırsal Nüfusun Gıdaya Erişimi İçin Yasa Değişikliğini Onayladı
Görsel kaynağı: Imagen Agropecuaria · Özgün haber
Veri haberi

Meksika Senatosu Kırsal Nüfusun Gıdaya Erişimi İçin Yasa Değişikliğini Onayladı

Meksika Senatosu, kırsal kesimde yaşayanların gıdaya erişim hakkını güvence altına almak amacıyla Sürdürülebilir Kırsal Kalkınma Yasası’nın 178. maddesinde değişiklik öngören düzenlemeyi 102 oyla kabul etti. Düzenleme, yasama sürecinin devamı için Temsilciler Meclisine gönderildi. Değişiklikle devletin, kırsal nüfusun temel ve stratejik gıda ürünlerine erişimini sağlamak üzere önlemler alması öngörülüyor. Metin, sosyal açıdan kırılgan gruplara erişimde öncelik verilmesini ve ulusal üretimin desteklenmesini içeriyor. Senato komisyon başkanları ve bazı senatörler, kırsal bölgelerdeki yoksulluk ve gıda güvensizliğinin özellikle çocuklar, gençler, yerli halklar, kadınlar, eğitim düzeyi düşük kişiler ve temel ihtiyaçları karşılanamayan grupları etkilediğini belirtti. Komisyon Başkanı Mely Romero Celis, besleyici ve kaliteli gıdaya erişemeyen 18,8 milyon kişi bulunduğunu söyledi. Senato üyeleri, kırsal nüfusun gıda hakkının onurlu ve eşit koşullarda güvence altına alınmasının diğer haklara erişim açısından da önem taşıdığını savundu.