ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

14 haber · Sayfa 1

2025/2026 Sezonunda Dünya Kuru Üzüm Üretiminin 2024/2025’e göre %14 Gerilemesi Bekleniyor
Görsel kaynağı: AgroKavkaz · Özgün haber
Veri haberi

2025/2026 Sezonunda Dünya Kuru Üzüm Üretiminin 2024/2025’e göre %14 Gerilemesi Bekleniyor

INC’nin Mart 2026 raporuna göre kuru üzüm, sultaniye ve Korint üzümünün dünya genelindeki toplam üretiminin 2025/2026 sezonunda yaklaşık 1,16 milyon tona gerilemesi bekleniyor. 2024/2025 sezonunda yaklaşık 1,35 milyon ton olan üretime kıyasla düşüşün yaklaşık %14 düzeyinde olacağı tahmin ediliyor. Gerileme, birkaç büyük üretici ülkede hasadın kötüleşmesiyle ilişkilendiriliyor. Rapora göre Türkiye’nin 2025/2026 sezonunda kuru üzüm üretimi yaklaşık 165 bin tona, Hindistan’ın üretimi 160 bin tona ve İran’ın üretimi 140 bin tona düşecek. ABD üretiminin 157 bin ton olması beklenirken, Çin’de üretimin yaklaşık 190 bin tona, Güney Afrika’da ise 101 bin tona yaklaşacağı öngörülüyor. Türkiye, Hindistan, İran ve ABD, kuru üzümün uluslararası pazarındaki önemli üretici ülkeler arasında yer alıyor. Piyasa görünümünü yalnızca üretim miktarı belirlemiyor. Başlangıç stokları, iç tüketim, ihracat kapasitesi ve sezon sonu stokları da arz koşullarında etkili oluyor. INC, 2025/2026 sezonu sonunda dünya kuru üzüm stoklarının önceki sezondaki yaklaşık 154,2 bin tondan 136,9 bin tona gerileyeceğini tahmin ediyor. Çin için aynı sezon üretim tahminleri ise kurumlara göre farklılaşıyor; USDA FAS yaklaşık 200 bin ton, INC ise 190 bin ton öngörüyor. Üretimdeki düşüş, fiyatların otomatik olarak artacağı anlamına gelmiyor. Talebin zayıflaması veya büyük üretici ülkelerden birinde hasadın beklentileri aşması, piyasa baskısını azaltabilir. 2025–2026 döneminde farklı kuru üzüm türlerinin ihracat fiyatları kilogram başına yaklaşık 1,5–3,2 avro arasında seyretti; bu aralık perakende fiyatlarını değil, ihracat fiyatlarını gösteriyor. Türkiye’de özellikle Avrupa’daki şekerleme ve fırıncılık sektörlerinde kullanılan çekirdeksiz kuru üzüm üretimi, ülkenin uluslararası ticaretteki önemini koruyor.

Pakistan’da Şeker Fiyatları Son Bir Yılda %25’e kadar Geriledi
Görsel kaynağı: Business Recorder · Özgün haber
Veri haberi

Pakistan’da Şeker Fiyatları Son Bir Yılda %25’e kadar Geriledi

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Pakistan Şeker Fabrikaları Birliği Kuzey Bölgesi (PSMA-NZ), Pakistan İstatistik Bürosu’nun haftalık verilerine dayanarak şeker fiyatlarının son bir yılda %25’e kadar gerilediğini bildirdi. Birliğe göre fiyat düşüşü, politika kararlarındaki gecikmelerin de etkisiyle mali sıkıntı yaşayan sektörde 98 milyar Pakistan rupisi zarara yol açtı. PSMA-NZ sözcüsü, 2025-26 kırma sezonunun kapanmasından bu yana ülkede 1,3 milyon metrik ton şeker fazlası bulunduğunu, bu stokun zamanında ihraç edilmesi için yapılan taleplerin hükümetçe karşılanmadığını söyledi. Birliğe göre zararlar nedeniyle ülke genelinde en az 12 şeker fabrikası kapandı; birçok fabrika da kapanma riskiyle karşı karşıya. Sektör, stok fazlası nedeniyle 2026-27 kırma sezonunu zamanında başlatamayabileceğini ve şeker kamışı üreticilerine önceki yıllardaki kadar iyi fiyat veremeyebileceğini belirtti. PSMA-NZ, yeni sezon şekeri piyasaya gelmeden en az 1 milyon metrik ton fazlanın ihraç edilmemesi halinde durumun daha da kötüleşeceğini savundu. Yaklaşık bir ay içinde başlaması beklenen sezonda 8,50 milyon metrik tonluk rekor üretim öngörülüyor. PSMA-NZ, daha önce verilen 0,2 milyon metrik tonluk izne ek olarak 0,8 milyon metrik ton ihracat izni ve sektörün serbest piyasa ilkeleriyle çalışmasını sağlayacak düzenlemeler istedi. Birlik, ihracat yapılmaması halinde Pakistan’ın ileride iç tüketim için şeker ithal etmek zorunda kalabileceğini öne sürdü.

Hindistan’da Mısır Bazlı Etanolün Alım Fiyatı Düşürüldü
Görsel kaynağı: The Hindu BusinessLine · Özgün haber
Veri haberi

Hindistan’da Mısır Bazlı Etanolün Alım Fiyatı Düşürüldü

2 yayıncı · 4 haber · Karşılaştır

Hindistan’da petrol pazarlama şirketleri, 2026-27 etanol tedarik yılında mısır bazlı etanolün alım fiyatını litre başına 71,86 rupiden 68,86 rupiye düşürdü. Bu hammaddeden üretilen etanol için verilen teşvik de litre başına 5,79 rupiden 2,79 rupiye indirildi. Düzenleme, ülkenin etanol harmanlama programının başlamasından bu yana mısır bazlı biyoyakıtın alım fiyatında yapılan ilk düşüş oldu. Aynı dönemde C-Ağır Melas etanolünün alım fiyatı litre başına 57,97 rupi, hasarlı gıdalardan, yani kırık pirinçten üretilen etanolün fiyatı 64 rupi olarak korundu. Hindistan Gıda Kurumu’nun sattığı pirincin fiyatı ise litre başına 1,82 rupi artırıldı. Petrol pazarlama şirketleri ayrıca farklı hammaddelerden üretilecek 1.100 crore litre etanol için ilk ihaleyi açtı; miktarın 300’er crore litrelik bölümleri ilk iki çeyreğe, 250’şer crore litrelik bölümleri son iki çeyreğe ayrıldı. Şeker kamışı suyu veya şurubu ile B-Ağır Melastan üretilecek etanol için 2026-27 fiyatları açıklanmadı. Petrol pazarlama şirketleri, bu hammaddelerden üretilen etanolü satın almayacak. Kararın gerekçesi, iç tüketim için şeker arzını koruma ve üretimin hava koşulları nedeniyle baskı altında olduğu dönemde fiyat artışlarını sınırlama hedefiyle ilişkilendirildi. Tahıl bazlı damıtımevleri litre başına 3 rupilik indirime tepki gösterdi. Tahıl Etanol Üreticileri Birliği Başkanı CK Jain, daha düşük fiyatlı pirinç bazlı arzla birlikte mısır teşvikinin azaltılmasının mısır bazlı üretimin ekonomisini ve çiftçiler için oluşturduğu pazarı zayıflatabileceğini söyledi. Hindistan Şeker ve Biyoenerji Üreticileri Birliği ise şeker kamışı suyu ve B-Ağır Melas kısıtlamasını destekledi; ancak özel etanol tesislerine tanınan ayrıcalıklı tahsisatın sürdürülmemesi gerektiğini belirtti.

AB Ormansızlaşma Düzenlemesi Arjantin Sığır Piyasasında Fiyat Farkı Yaratabilir
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber

AB Ormansızlaşma Düzenlemesi Arjantin Sığır Piyasasında Fiyat Farkı Yaratabilir

Avrupa Birliği’nin (AB) ormansızlaşma karşıtı düzenlemesi, Arjantin sığır piyasasında çevresel uygunluğu ve izlenebilirliği kanıtlanabilen hayvanlarla bu koşulları belgeleyemeyenler arasında yeni bir fiyat ayrışmasına yol açabilir. Cafrisa ve Sodecar temsilcisi Raúl Cagliero, etin 2021’den önce ormansızlaştırılmış arazilerden gelmediğini gösterebilen hayvanların daha yüksek değer görebileceğini söyledi. Bu kapsamda, gerekli bilgileri sağlayabilen tamamlanmış novilloların ve besilik danaların avantaj elde edebileceği belirtildi. Cagliero, fiyat farkının ne kadar olacağının henüz bilinmediğini ve bunun üreticilerle sanayinin uyum süreci ilerledikçe piyasada şekilleneceğini ifade etti. Avrupa’daki ithalatçılara tedarik edilebileceği kanıtlanan hayvanlarla bu kanıtı sunamayanlar arasında bir ayrım oluşabileceği, ancak söz konusu hayvanlar için prim ödenip ödenmeyeceğinin henüz kesinleşmediği kaydedildi. Farklılaştırmanın yalnızca ihracata yönelik sığır fiyatlarını mı artıracağı, yoksa iç tüketimlik hayvanların fiyatlarına da yansıyıp yansımayacağı da belirsizliğini koruyor. Üreticilere, işletmelerini VISEC Carne platformuna veya çevresel gerekliliklere uyumu gösterebilecek başka bir sisteme kaydettirme işlemlerine mümkün olduğunca erken başlamaları tavsiye edildi. Cagliero’ya göre üretici, tamamlanmış novilloyu teslim ettiğinde hayvanın yetkilendirilmiş bir poligondan geldiğini gösterebilmek için bu sistemlerden birine kayıtlı olmak zorunda kalacak. Düzenlemenin etkisi yalnızca hemen kesilecek hayvanlarla sınırlı görülmüyor; yakında satın alınacak besilik danalar da ihracata yönelik sonlandırma ve kesim aşamasına 2027’de ulaştıklarında bu gerekliliklerle karşılaşacak. Cagliero, bu uyum sürecinin sığır zincirinin mevcut ekonomik baskıları altında yürütüleceğini söyledi. İç tüketime çalışan kesimhanelerde tüketimdeki düşüş, işletmelerin faaliyet düzeyini toparlamasını zorlaştırıyor. İhracat tesislerinde ise marjlar dar ve bazı yakın aylar zararla kapandı. Enerji maliyetleri, vergi yükü ve yeni ücret pazarlıkları kârlılık üzerinde baskı oluştururken şirketler, yeni zarar biriktirmeden faaliyeti sürdürebilmek için denge fiyatları arıyor. Arjantin sığır sektöründe Avrupa düzenlemesine uyum, bu nedenle yalnızca çevresel bir belge hazırlama süreci olarak değil, hayvanların hangi pazara erişebileceğini ve piyasada nasıl fiyatlanacağını etkileyebilecek bir koşul olarak değerlendiriliyor. Ancak kaynakta, uygun hayvanlarla diğerleri arasındaki olası fiyat farkına veya düzenlemenin iç piyasa fiyatları üzerindeki kesin sonucuna ilişkin bir rakam ya da kesinleşmiş karar bulunmuyor.

Brezilya Sorgumunda Çin Talebi ve İhracatla Yeni Pazarlar Açılıyor
Görsel kaynağı: CNN Brasil · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya Sorgumunda Çin Talebi ve İhracatla Yeni Pazarlar Açılıyor

Çin’den gelen talep ve ihracattaki artış, Brezilya’da sorgumun özellikle ikinci ürün dönemindeki konumunu güçlendiriyor. Geleneksel olarak iç piyasada yem sanayisine yönlendirilen ürün, yeni dış pazarlar ve lojistik güzergâhlarla üreticilere daha fazla pazarlama seçeneği sunuyor. AgRural’ın tahminine göre Brezilya, Eylül-Ekim 2026 döneminde 1,8 milyon ton sorgum ihraç edecek; Çin de başlıca varış noktası olacak. Ulusal Tedarik Şirketi (Conab), 2025/26 sezonunda Brezilya’nın sorgum üretiminin önceki sezona göre %20,4 artarak 7,35 milyon tona ulaşmasını bekliyor. Aynı dönemde ekim alanı %32,9 genişleyerek 2,17 milyon hektara çıktı. Conab’ın tarihsel serisi ise üretimin 2020/21 sezonundaki 2,08 milyon tondan 2025/26’da 7,37 milyon tona yükseldiğini ve beş yılda %253,6 arttığını gösteriyor. Kaynakta yer alan bu iki Conab verisi arasında küçük bir fark bulunuyor. StoneX değerlendirmesine göre yüksek mısır üretim maliyetleri ve sorgum arzının daha sınırlı olması, 2026/27 sezonunda bu ürüne ayrılan alanı artırabilir. Sorgumun ekim alanı için mısırla rekabet etmesi, uluslararası piyasadaki mısır arzını da etkileyebilir. StoneX analisti Raphael Bulascoschi, Brezilya’daki etanol tesislerinin iç tüketimi ile küresel talebin ihracatı desteklediğini ve ekim alanının artmasının mısır alanı üzerinde baskı oluşturabileceğini belirtiyor. İhracat bağlantıları da genişliyor. Görüşmeler 2025’te özellikle Santa Catarina’daki Imbituba Limanı üzerinden güçlenirken, daha sonra São Paulo’daki Santos, Paraná’daki Paranaguá limanları ve Kuzeydoğu’daki terminalleri kapsadı. VLI, Çin ve Afrika’ya ilk sorgum sevkiyatlarını başlattı ve FCA ile Ferrovia Norte-Sul’un kuzey kesimini kullanarak 2026 sonuna kadar 800 bin tondan fazla taşıma yapmayı öngörüyor. Sorgumun büyümesi, mısırın ikinci ürün ekiminin uygun zaman aralığında yapılamadığı alanların bu ürüne ayrıldığı bir sezonun ardından geldi. Agrobom Ticari Direktörü Marco Castelli, dış satışların üreticilerin bir sonraki ikinci ürün planlarını etkileyebileceğini ve sorgumun iç pazara ek bir pazarlama seçeneği sunduğunu ifade ediyor. Ancak alanın gelecekteki payı, Çin talebinin devamına ve ihracat rotalarının kalıcı biçimde yerleşmesine bağlı olacak. IBGE’nin 2026 için verdiği ayrı tahmin ise 6 milyon ton üretim ve yıllık %11 artış öngörüyor.

Brezilya'nın Soya Küspesi İhracatında Arjantin'e Fark Atması Bekleniyor
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya'nın Soya Küspesi İhracatında Arjantin'e Fark Atması Bekleniyor

Brezilyalı tarım ve gıda ihracat şirketlerini temsil eden Anec, ülkenin ekim ayında 2 milyon tonun üzerinde soya küspesi ihraç etmesini öngördü. Bu miktar, Brezilya'nın 2025'in aynı ayındaki 1,72 milyon tonluk ihracatının üzerinde bulunuyor. Arjantinli ihracatçılar ise ekim ayı için 1,54 milyon tonluk dış satış beyanı düzenledi. Kaynağa göre Avrupalı ithalatçılar, Avrupa Birliği'nin (AB) 1115 sayılı Ormansızlaşmadan Ari Ürünler düzenlemesi yürürlüğe girmeden önce Brezilya soya küspesi alımlarını hızlandırmaya çalışıyor. Düzenlemenin 1 Ocak 2027'de yürürlüğe girmesi beklenirken, Brezilya'nın uyum düzeyi konusunda soru işaretleri bulunuyor. Arjantin ise Visec platformuna bağlı üreticiler sayesinde soya küspesi sevkiyatlarını tarladan limana kadar izleyebildiğini belirtiyor. Kaynak, Arjantin ürününün Brezilya soya küspesine göre priminin yakın zamanda arttığını ve bunun Avrupa'daki alıcılar açısından daha düşük arzın yanı sıra ek maliyet riski yaratabileceğini aktarıyor. Aynı dinamiğin yıl sonuna kadar sürmesi ise kesinlik değil, olasılık olarak değerlendiriliyor.

Arjantin’de Sığır Fiyatları İç Tüketim Baskısıyla Geriliyor
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber
Veri haberi

Arjantin’de Sığır Fiyatları İç Tüketim Baskısıyla Geriliyor

Arjantin’de ihracatın kesime gönderilecek sığır fiyatlarını desteklemeye yetmediği, iç tüketimdeki zayıflığın ise et ve hayvan fiyatları üzerinde baskı oluşturduğu bildirildi. Bichos de Campo’nun Mercado Agroganadero de Cañuelas (MAG) verileri ile Arjantin Sığır Eti Tanıtım Enstitüsünün (IPCVA) fiyat araştırmasına dayandırdığı habere göre, piyasaya sunulan sığır eti arzı geçen yıla göre daha düşük olmasına rağmen fiyatlarda belirgin bir yükseliş görülmedi. MAG verilerine göre eylülde novillo kategorisindeki hayvanlar canlı kilogram başına ortalama 4.180 Arjantin pesosundan satıldı. Bu değer, mart ortalamasına göre %6,65 düşüşe işaret etti. Novillito kategorisinin ortalaması 4.550 peso ile %5, vaquillona kategorisinin ortalaması ise 4.300 peso ile %7 geriledi. Kaynak, enflasyon hesaba katıldığında novillo fiyatındaki reel kaybın %10’a ulaştığını belirtti. Diğer kategorilerden ayrışan inek fiyatı, canlı kilogram başına ortalama 3.080 peso ile marta göre %15 arttı. Haberde bu yükseliş, söz konusu kategorideki kesimin azalmasına ve dişi hayvanların toplam kesimdeki payının geçen yılki %49’dan yaklaşık %45’e inmesine bağlandı. Çin’den gelen güçlü talebin yanı sıra ABD’nin hamburger üretiminde kullanmak üzere yağsız parça araması da bu kategorideki talebi destekleyen unsurlar arasında gösterildi. İhracatın son ayda toplam üretimin %36’sını almasına karşın fiyatları destekleyemediği aktarıldı. Piyasa operatörleri, tüketicilerin ödeme gücündeki düşüş ve alternatif etlerin rekabetçi fiyatları nedeniyle sığır fiyatlarında en azından yıl sonuna kadar önemli bir değişiklik beklemiyor. IPCVA’ya göre sığır eti parçalarının fiyatı eylülde aylık %0,5, son bir yılda %49,8 arttı.

Uruguay Sığır Eti Uluslararası Besin Veri Tabanına Girdi
Görsel kaynağı: LosAgronegocios · Özgün haber
Veri haberi

Uruguay Sığır Eti Uluslararası Besin Veri Tabanına Girdi

2 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Uruguay sığır eti, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) tarafından tanınan Infoods-FAO uluslararası besin bileşimi veri tabanına ülkenin giren ilk gıdası oldu. INAC’ın bildirdiğine göre veri tabanına aguja, bife angosto ve nalga kesimlerine ilişkin bilgiler eklendi. Bu veriler, standartlaştırılmış yöntemler ve uluslararası kalite ölçütleriyle hazırlandı. Bilgiler çevrim içi erişime açılırken Uruguay’ın çevre koşullarını, üretim sistemlerini ve tüketim alışkanlıklarını temsil ediyor. Çalışmanın araştırma, beslenme eğitimi ve kamu politikalarında kullanılması öngörülüyor. Proje, Uruguay Ulusal Et Enstitüsü (INAC) tarafından yönetilip finanse edildi; INIA, LATU, Universidad de la República, Uruguay Foods ve Uruguay Akreditasyon Kurumu da çalışmaya katıldı. Kesimler, iç tüketim ve ihracat açısından önemleri nedeniyle seçildi. Ülkedeki sığır piyasasında aynı gün düzenlenen Lote 21 müzayedesinde de güçlü talep görüldü. 8 Ekim Perşembe günü gerçekleştirilen satışta duyurulan 5.800 sığırın %97,5’i alıcı buldu ve hafif buzağılar rekor fiyat seviyesine ulaştı. 140 kiloya kadar olan buzağıların ortalama fiyatı kilogram başına 6,34 ABD doları oldu. Bu değer, önceki müzayedeye göre %22,4 artış anlamına geldi. Tüm buzağılar birlikte değerlendirildiğinde ortalama fiyat kilogram başına 4,66 ABD doları, artış oranı ise %5,4 olarak kaydedildi. Kaynak, sonuçların damızlık hayvan yenilemesine yönelik güçlü rekabeti doğruladığını belirtti.

USDA, Hindistan’ın Şeker Üretimi Tahminini %14 Düşürdü
Görsel kaynağı: Rural Voice · Özgün haber
Veri haberi

USDA, Hindistan’ın Şeker Üretimi Tahminini %14 Düşürdü

ABD Tarım Bakanlığı (USDA), Hindistan’ın 2026-27 sezonu şeker üretimi tahminini %14 düşürerek 29,5 milyon tona indirdi. Tahmin, ülkedeki şeker üretimine ilişkin beklentiyi kapsıyor. Kaynağa göre düzensiz muson, uzun süren kuraklık, tarlalarda su birikmesi ve zararlıların yayılması şeker kamışı verimini ve şekerin geri kazanım oranını olumsuz etkileyebilir. Bu koşulların iç tüketim ile şeker üretimi arasındaki farkı büyütebileceği belirtildi.

Almanya ve Polonya’da Patates Üretimi Gerilerken Fiyatlar Yükseldi
Görsel kaynağı: Agrobiznis · Özgün haber
Veri haberi

Almanya ve Polonya’da Patates Üretimi Gerilerken Fiyatlar Yükseldi

Avrupa Birliği'nin (AB) başlıca patates üretim bölgelerinde aşırı hava koşulları, patates mildiyösü ve tel kurdu zararı üretim görünümünü zayıflattı. Almanya, Polonya, Fransa ve Hollanda, AB patates üretiminin %65'ine kadarını sağlarken Almanya'nın patates üretiminin 10,4 milyon ton olması bekleniyor. Almanya'da verimin altı yıllık ortalamanın %13, geçen yılın ise %15 altında kaldığı, ülke genelindeki ortalama verimin 38 ton/hektar olduğu belirtildi. Kaynağa göre bu üretim, geçiş dönemlerindeki ek arz sayesinde talebi karşılayacak. Avusturya'da özellikle sulama yapılmayan alanlarda verim kaybı belirginleşti ve bazı tarlalarda ortalama seviyenin yaklaşık üçte birine indi. Kuraklık ve sıcaklıklar, Aşağı Avusturya'da üretici fiyatlarını 100 kilogram başına 30-35 avroya, Yukarı Avusturya'da yaklaşık 30 avroya taşıdı. Aşağı Avusturya'daki önceki fiyatlar 2025'in 35. haftasında 100 kilogram başına 15-20 avro seviyesindeydi. Yağış ve düşük sıcaklıklar bazı bölgelerde hasadı kolaylaştırsa da verim kayıpları değişmedi; sulanan alanlar daha iyi durumda olmasına rağmen sıcaklık stresi ve tel kurdu zararı devam etti. Polonya'da 2025 üretimi yaklaşık 7 milyon tonla rekor kırdı. Üretimin yıllık 5,5-6 milyon tonluk iç tüketimi aşması, arz fazlasının depolarda kalmasına ve alım fiyatlarının çoğu zaman üretim maliyetlerini karşılamamasına yol açtı. 2026'da patates ekim alanının yaklaşık 190 bin hektara, yıllık %12 düşüşle gerilemesi beklenen arzı sınırladı; Polonya Tarım Bakanlığı üretimi 6 milyon ton olarak tahmin etti. Polonya'da toptan patates fiyatı eylül ortasında kilogram başına 1,27 zloti, yaklaşık 0,29 avro oldu. Fiyat aylık %26, yıllık %62 arttı. Polonya Tarım Bakanlığı, sezonun ilerleyen bölümünde fiyatların hasat hacmi, yerli patateslerin kalitesi ve diğer AB ülkelerindeki arz tarafından belirleneceğini bildirdi.

Özbekistan’ın 1,4 Milyar Dolarlık Gıda Pazarı İranlı İhracatçılara Açık
Görsel kaynağı: Tehran Times · Özgün haber
Veri haberi

Özbekistan’ın 1,4 Milyar Dolarlık Gıda Pazarı İranlı İhracatçılara Açık

Özbekistan’ın gıda ve canlı hayvan ithalatı 2026’nın ilk çeyreğinde 1,4 milyar dolara yükseldi. Bu grup, geçen yılın aynı dönemine göre %45,9 büyürken İran ile Özbekistan arasındaki ticaret 2026’nın ilk yarısında 305 milyon dolara ulaştı. Ülkeler arasında kısa süre önce üç işbirliği belgesi de imzalandı. İran’ın Özbekistan gıda pazarındaki payı ise sınırlı kalıyor. İranlı ihracatçıların bu pazardaki varlığını artırabilmesi için finansman ve taşımacılık sorunlarının çözülmesi ve Özbekistan pazarının daha iyi tanınması gerekiyor. 37 milyonun üzerindeki nüfusu ve Orta Asya’daki ticaret bağlantıları, ülkeyi bölgesel gıda ihracatçıları açısından önemli bir pazar haline getiriyor.

Rusya’nın Güneyinde Buğday Fiyatları Yarı Fiyatına Düştü
Görsel kaynağı: Agroinvestor · Özgün haber

Rusya’nın Güneyinde Buğday Fiyatları Yarı Fiyatına Düştü

Rusya’nın başlıca tahıl üretim bölgeleri olan Rostov ve Krasnodar’da aracılar, güney limanlarından ihracatın bloke edilmesiyle buğday alım fiyatlarını ton başına 5 bin rubleye kadar düşürdü. Bölgedeki çiftçilerin aktardığına göre bu fiyat, 3. sınıf gıda buğdayı için üretim maliyetinin yarısından daha azına karşılık geliyor. Üreticiler söz konusu buğdayın maliyetini ton başına 11-13 bin ruble olarak değerlendiriyor. Aracılar geçmiş yıllarda da piyasada yer alıyordu ancak çiftçilerin anlatımına göre o dönem teklifleri maliyetin üzerindeydi. İhracatın uzun süre kesintiye uğrayabileceği anlaşılınca alım fiyatlarını düşürmeye başladıkları belirtiliyor. Azak kentinde protein oranına bakılmaksızın ton başına 5 bin ruble ödendiği, Rostov bölgesinin kuzey veya merkez kesimlerindeki çiftçilerin taşıma giderleri sonrasında ellerinde ton başına yalnızca 3 bin ruble kalabileceği ifade ediliyor. Aracıların, bölgede kendi satın alma birimi bulunmayan un fabrikalarına ve diğer işleme tesislerine buğday taşıdığı aktarılıyor. Krasnodar’daki bir yem fabrikasına bağlı elevatörün de buğdayı benzer şekilde ton başına 5 bin rubleden aldığı belirtiliyor. Bazı alımların, ihracat yeniden başladığında satılmak üzere depolama amacı taşıyabileceği tahmin edilirken, çoğu aracının hızlı yeniden satışa yöneldiği değerlendiriliyor. Güney bölgelerindeki iç tüketim kapasitesinin, ihracatçıların normalde aldığı miktarlardan çok daha düşük olduğu vurgulanıyor. Rosstat verilerine göre Rostov bölgesinde un, irmik ve yem sanayilerinin yıllık toplam buğday işleme hacmi 1,2 milyon tonu aşmıyor. Krasnodar’da bu kapasite yaklaşık 1,8-2 milyon ton seviyesinde kalıyor. Üreticilere göre Baltık limanları üzerinden alternatif ihracat denemeleri ise sınırlı miktarlarda yapılıyor ve piyasadaki alım fiyatını değiştirmiyor; bu kanaldaki fiyat yaklaşık 6,9 bin ruble/ton ve KDV hariç. En büyük baskıyı, küçük arazilerde üretim yapan ve hasadı uzun süre depolayacak tesisi bulunmayan çiftçiler yaşıyor. Bir çiftlikte 3,5 bin ton tahılın açıkta beklediği, liman elevatöründeki depolama ücretinin 1.000 ton için ayda 210 bin ruble olduğu bildiriliyor. Üreticiler, kredi ödemelerinin ertelenmesini, ihracatın yeniden başlayacağı tarihin netleştirilmesini ve gerekirse tahıl kilogramı başına devlet desteği verilmesini talep ediyor.

Holando Buzağı Besi Programı, Hayvan Başına 124 Dolar Marjla Büyütülüyor
Görsel kaynağı: LosAgronegocios · Özgün haber
Veri haberi

Holando Buzağı Besi Programı, Hayvan Başına 124 Dolar Marjla Büyütülüyor

Uruguay’da Prolesa ile Minerva Foods’un birlikte yürüttüğü Holando buzağı besi programı, pilot uygulamada üreticilere hayvan başına ortalama 124 ABD doları marj sağlanmasının ardından genişletiliyor. İlk döngüde 285 hayvan kesime gönderilirken, programın yeni aşamasında 20’den fazla üretici yaklaşık 800 buzağıyla sisteme dahil oldu. Gelişme, Prolesa’dan Mónica Dialutto tarafından Expo Rural del Prado’da düzenlenen sonuç sunumunda aktarıldı. Program, süt işletmelerinde erkek Holando buzağıların nasıl değerlendirileceği sorununa çözüm bulmak amacıyla geliştirildi. Prolesa, Uruguay’daki işletmelerde uygulanabilecek bir besi sistemi oluşturmak için araştırma yaptı, Arjantin’deki uygulamaları inceledi ve Uruguaylı ve Arjantinli teknik uzmanlara danıştı. Kurum, sistemin ulusal ve uluslararası düzeyde doğrulanmış olduğunu belirterek, modelin yalnızca deneysel değil, işletmelerin günlük faaliyetlerine uyarlanabilir olup olmadığını sahada test etti. Buzağılar, yaklaşık 80 kilogramda buzağı bölmesinden çıkarılarak lif içeren rasyon, su ve gölge bulunan kendi tüketimli yemlik sistemine alınıyor. Yaklaşık dokuz ay süren besi sonunda hayvanların 11 aylıkken yaklaşık 400 kilograma ulaşması hedefleniyor. Minerva Foods yaklaşık 200 kilogram karkas hedefi koyarken, sonuçlar bazı hayvanların daha erken kesime gönderilebildiğini gösterdi. Protokolü daha sıkı uygulayan üreticiler daha iyi ekonomik sonuçlar aldı. Et endüstrisi de hayvanların bitirme özellikleri ve partilerdeki homojenlikten memnun kaldı; bu özellikler, hayvanların iç tüketim ve gıda tedarik zincirine yönlendirilmesini sağlıyor.

Çekya’da Süt Ürünleri Fiyatlarını Arz Fazlası ve Mağaza Baskısı Düşürüyor
Görsel kaynağı: Agropress · Özgün haber
Veri haberi

Çekya’da Süt Ürünleri Fiyatlarını Arz Fazlası ve Mağaza Baskısı Düşürüyor

Çekya’da süt alım fiyatları yıllık karşılaştırmada %27’den fazla geriledi. Avrupa ve dünyada süt üretiminin artmasına karşın talebin zayıflaması, piyasada arz fazlası oluşturdu. Çekya’daki süt sanayicileri ayrıca perakendecilerin süt ürünlerinde daha fazla indirim talep ettiğini belirtiyor. Çekya-Moravya Süt Sanayicileri Birliği Başkanı Jiří Kopáček, bazı zincirlerin tüketimlik süt ve tereyağını üretim maliyetlerini karşılamayan kampanyalı fiyatlarla sattığını söyledi. Birlik, alış fiyatının altında satışın haksız ticari uygulama olarak tanımlanmasını istiyor. Kopáček’e göre perakendecilerin bu satışlardaki kaybı, başka ürünlerdeki marj artışlarıyla telafi ediliyor. Buna karşın Çekya’da süt ve süt ürünlerinin iç tüketimi geçen yıl %6,8 artarak tarihinin en yüksek seviyesine ulaştı. Kişi başına tüketim süt eşdeğeri olarak 278,7 kilogram, peynir tüketimi ise 21 kilogram oldu. Dünya süt üretimi %2,6, Çekya’daki üretim %3,9 artarken uluslararası talep yalnızca %1 yükseldi. Sektör temsilcisi, piyasanın bu yılın sonlarına doğru toparlanabileceğini öngördü.