ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

18 haber · Sayfa 1

Slovakya Gıda Sanayisinde İstihdam İkinci Çeyrekte %0,9 Arttı
Görsel kaynağı: Teraz.sk — TASR · Özgün haber
Veri haberi

Slovakya Gıda Sanayisinde İstihdam İkinci Çeyrekte %0,9 Arttı

Slovakya gıda sanayisinde 2026'nın ikinci çeyreğinde 34.470 kişi çalıştı. Çalışan sayısı, 2025'in aynı dönemine göre %0,9 arttı. Verileri Slovak Tarım ve Gıda Odası (SPPK) Sözcüsü Jana Holéciová, TASR'a açıkladı. En yüksek artış, doğal maden suyu şişeleme ve alkolsüz içecek üretiminde görüldü; bu alanlarda istihdam %30,7 yükseldi. Kanatlı üretimi ve konservesinde artış %22,9 olurken, bitkisel ve hayvansal yağlarla katı yağ üretiminde çalışan sayısı %61,9, değirmencilik ürünlerinde ise %43,3 azaldı.

Birleşik Krallık'ta Gıda Enflasyonu Ekimde %2,9'a Yükseldi
Görsel kaynağı: Daily Express · Özgün haber
Veri haberi

Birleşik Krallık'ta Gıda Enflasyonu Ekimde %2,9'a Yükseldi

Birleşik Krallık'ta gıda enflasyonu, British Retail Consortium (BRC) verilerine göre ekimde %2,9'a çıkarak eylüldeki %2,5'in üzerine yükseldi. Veriler, Noel hazırlığı yapan hanelerin şenlik dönemi için ayırdığı bütçenin daralabileceğine ve bazı temel alışveriş ürünlerinin geçen yıla göre daha pahalı olabileceğine işaret ediyor. BRC'nin 1-7 Ekim tarihleri arasında topladığı verilere göre artış özellikle oda sıcaklığında saklanan konserve, paketli ve benzeri ürünlerde görüldü. Bu grupta enflasyon %3,2'ye yükselirken önceki ay %2,2 olarak ölçülmüştü. Taze gıda enflasyonu ise %2,6'da değişmeden kaldı. Genel mağaza fiyat enflasyonu da ekimde %2,1'e çıkarak eylüldeki %1,4'ün üzerine çıktı ve iki buçuk yılın en yüksek seviyesine ulaştı. BRC İcra Kurulu Başkanı Helen Dickinson, enerji faturaları, taşımacılık, işletme vergileri ve istihdam giderleri gibi maliyetleri perakendecilerin karşılamasının giderek zorlaştığını söyledi. BRC, hükümetten istihdam maliyetlerini azaltmasını ve planlanan %3,5'lik işletme vergisi artışını kaldırmasını istedi. NIQ'dan Mike Watkins ise küresel tedarik zincirlerindeki baskının daha yüksek enflasyonu olası kıldığını belirtti. Yaz sonundan beri uygulanan indirimlerin etkinin bir bölümünü geciktirdiği, ancak tüketiciler harcamalarında daha temkinli oldukça marketlerin kampanyalara daha fazla dayanmasının beklendiği aktarıldı.

Gürcistan’da Mandalina Hasadının %50-60’ının Standart Dışı Olması Bekleniyor
Görsel kaynağı: Commersant · Özgün haber
Veri haberi

Gürcistan’da Mandalina Hasadının %50-60’ının Standart Dışı Olması Bekleniyor

Gürcü çiftçi Hvicha Makhарадze, bu yıl mandalina hasadının yaklaşık %50-60’ının standart dışı olacağını öngördü. Makhарадze, hava koşullarının meyve kalitesini olumsuz etkilediğini ve bunun piyasadaki standart mandalina miktarını azaltacağını söyledi. Çiftçinin değerlendirmesine göre geçen yıl hasadın %60-70’i iyi kalitedeydi; bu yıl bu oranın %30-40’a gerilemesi bekleniyor. Kaliteli ürün miktarının azalması nedeniyle mandalina fiyatının geçen yıla göre artması gerektiğini belirten Makhарадze, fiyatların üretim maliyetlerini karşılaması gerektiğini ifade etti. Ancak haberde gerçekleşmiş bir fiyat artışı değil, çiftçinin beklentisi aktarılıyor. Acara Tarım Bakanlığı, narenciye koordinasyon merkezinin muhtemelen 10 Kasım’dan itibaren faaliyete geçeceğini, ancak kesin açılış tarihinin henüz bilinmediğini bildirdi. Geçen sezon Gürcistan’dan 27 bin tondan fazla standart mandalina ihraç edildi ve bu ürünlerin değeri 43 milyon larinin üzerine çıktı. Aynı dönemde 14 bin tondan fazla standart dışı mandalina işlendi; hükümet bu ürünlerin değerlendirilmesini desteklemek için 2,5 milyon lariden fazla sübvansiyon ayırdı.

Suriye’de Hama İçin Stratejik Gıda Güvenliği Projesi Görüşüldü
Görsel kaynağı: Alikhbariah Syria · Özgün haber

Suriye’de Hama İçin Stratejik Gıda Güvenliği Projesi Görüşüldü

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Suriye Yatırım Kurumu Başkanı Ahmed Ruvad Ramadan, Suudi Arabistan’ın Şam Büyükelçisi Gazi bin Rafi el-Anzi ile Hama ili veya kırsalında stratejik bir gıda güvenliği projesi kurulmasını görüştü. Görüşme 24 Ekim’de yapıldı. Önerilen proje; tarım, gıda işleme, konserveleme ve ambalajlamadan ihracata uzanan entegre bir üretim zincirini kapsıyor. Projenin Suudi Kamu Yatırım Fonu tarafından finanse edilmesi veya denetlenmesi ihtimali ele alınırken, Suudi Yatırım Bakanlığıyla iş birliğinin genişletilmesi ve Şam’daki büyükelçilikte ticari ya da yatırım ofisi açılması olasılığı da değerlendirildi.

Birleşik Krallık Hükümeti Hanelere Üç Günlük Gıda ve Su Stoku Önerdi
Görsel kaynağı: Oslobođenje · Özgün haber
Veri haberi

Birleşik Krallık Hükümeti Hanelere Üç Günlük Gıda ve Su Stoku Önerdi

Birleşik Krallık hükümeti, hanelerin elektrik kesintisi, siber saldırı, doğal afet veya savaş gibi acil durumlara karşı üç günlük gıda ve su stoku hazırlamasını önerdi. Tavsiyeye göre her kişi için üç gün yetecek dokuz litre su bulundurulmalı; konserve et ve sebze ile kuru meyve de evde tutulmalı. Andy Burnham, çağrının panik alışverişi değil, zor durumları atlatmaya yönelik makul bir önlem olduğunu söyledi. Hazırlık listesinde pilli veya kurmalı FM radyo, el dezenfektanı, ıslak mendil ve diğer hijyen ürünleriyle birlikte evcil hayvan ve bebek ihtiyaçları da yer alıyor. El feneri, battaniye, şarj edilmiş taşınabilir batarya, ilk yardım malzemeleri, önemli belgelerin kopyaları ve nakit para da önerilenler arasında bulunuyor. Elektrik kesintisi sırasında bilgi alınabilmesi için FM radyoya özel önem verilirken, ulusal kriz halinde BBC'nin haber, sağlık ve güvenlik bilgilerine öncelik vereceği aktarıldı. Çağrı, Ulusal Denetim Ofisi'nin geçen ay yaptığı ve artan siber saldırı ile iklim krizi tehditleri nedeniyle ülkenin gıda tedarik zincirinin kırılgan olduğu uyarısının ardından geldi. Raporda, Tarım, Çevre ve Kırsal İşler Bakanlığı'nın (Defra) önceki yıllarda tedarik zincirinin dayanıklılığını yeterince güçlendirmediği değerlendirildi. Soğuk zincir kuruluşunun yöneticisi de gıda tedarik sistemlerinin zayıf noktalarını bilen Rus hackerların sektörü hedef aldığını söyledi. Burnham ise Liverpool'daki dayanıklılık zirvesinde hükümetin hazırlıksız olduğu iddiasını reddetti ve fırtınalarla elektrik kesintilerinin hazırlık ihtiyacını gösterdiğini belirtti.

Belarus ve Küba Gıda Tedarikini Genişletmeyi Görüştü
Görsel kaynağı: SB Belarus Agriculture · Özgün haber

Belarus ve Küba Gıda Tedarikini Genişletmeyi Görüştü

Belarus ile Küba, gıda ürünlerinin karşılıklı tedarikini genişletme olanaklarını görüştü. Görüşmelerde Küba pazarına Belarus şekeri, alkollü içecekleri ve şekerleme ürünlerinin gönderilmesi öne çıktı. Bu ürünlerin ada ülkesinin gıda güvenliğine katkı sağlayabileceği belirtildi. Taraflar ayrıca Belarus’taki şekerleme, konserve ve alkollü içecek sektörleri için Küba’dan mango, guava, papaya ve diğer egzotik meyvelerin püresi ile suyunun teminini ele aldı. Taşıma maliyetlerinin azaltılması ve deniz limanları üzerinden uygun sevkiyat güzergâhlarının oluşturulması da gündeme geldi. Somut sözleşmelere geçilmeden önce taraflar hammadde numunelerini laboratuvar analizleri ve tadımlar için paylaşacak. Süreç, kalite sonuçlarının ve ekonomik uygunluğun olumlu değerlendirilmesi koşuluna bağlı olacak.

Belarus, Letonya’dan Belirli Malların İthalatını Yasakladı
Görsel kaynağı: Pozirk · Özgün haber
Veri haberi

Belarus, Letonya’dan Belirli Malların İthalatını Yasakladı

Belarus hükümeti, Letonya’dan Belarus’a belirli malların ithalatını yasakladığını açıkladı. Minsk yönetimi kararı, Riga’nın “süregelen yapıcı olmayan yaklaşımı ve dostane olmayan söylemi” ile gerekçelendirdi. Yasak, konserve balık ile çeşitli sanayi ürünlerini kapsıyor; ancak kara listedeki kesin ürün pozisyonları açıklanmadı. Karar, Alaksandar Lukaşenka’nın ekim başında silahlı insan kaçakçıları ile Letonya sınır muhafızları arasındaki gerilimden Letonya’yı sorumlu tutmasından birkaç gün sonra geldi. Letonya İçişleri Bakanı Jānis Dombrava, 20 belgesiz yabancının düzensiz geçişine izin verilmemesinin ardından Belarus’u sınırda “gösterişli ve saldırgan bir provokasyon” düzenlemekle suçladı. Dombrava, silahlı refakatçilerin Letonya askerlerini tehdit ettiğini ve yabancıları sınırı geçmeye zorladığını, daha sonra maskeli kişilerin Letonya topraklarına girerek bir röle kabinine zarar verip gözetleme kameralarını çaldığını söyledi.

Tayland, Üç Gıda Ürünü İçin AB Pazar Erişimi İstedi
Görsel kaynağı: The Nation Thailand · Özgün haber
Veri haberi

Tayland, Üç Gıda Ürünü İçin AB Pazar Erişimi İstedi

Tayland Ticaret Temsilcisi Werapong Prapha, beyaz pirinç, tavuk ve konserve ton balığının Avrupa Birliği (AB) pazarına erişiminin iyileştirilmesi için Hollanda’nın desteğini istedi. Talep, Tayland ile AB arasındaki serbest ticaret anlaşması (STA) müzakerelerinin 2026 sonuna kadar tamamlanmasına yönelik ortak çabalar kapsamında gündeme geldi. Werapong, önerilen anlaşmayı Hollanda Dış Ticaret ve Kalkınma İşbirliği Bakanı Sjoerd Sjoerdsma ile Tayland’daki Hollanda Büyükelçiliğinde görüştü. Görüşmede ekonomik işbirliğinin yönü ve küresel ticaret ortamı da ele alındı. Werapong’a göre Hollanda’dan beklenen destek, Taylandlı işletmelere ve halka somut fayda sağlayacak pazar açılımı koşullarının güvenceye alınmasını amaçlıyor. Tayland ve Hollanda, müzakerelerin 2026’da sonuçlandırılması için sürecin hızlandırılmasını desteklerken, anlaşmanın kalitesinin korunması ve etkilenen sektörlerde kabul görmesi gerektiğini de vurguladı. Görüşmelerde tarım ve sanayi ürünleri pazarlarının açılması arasındaki denge değerlendirildi. Werapong, tüm sektörlerin kabul edebileceği somut sonuçların önemine dikkat çekti. Hollanda ise sanayi politikası ve ticarette rekabetle ilgili kaygılarını dile getirdi. Hollanda, Tayland’ın dünya genelindeki 19’uncu, AB içindeki ikinci büyük ticaret ortağı konumunda bulunuyor. İki ülke arasındaki ticaret 2025’te 7.967,56 milyon ABD dolarına ulaştı ve Tayland’ın toplam ticaretinin %1,16’sını oluşturdu. Tayland’ın aynı yıl Hollanda’ya ihracatı 7.019,53 milyon ABD doları, Hollanda’dan ithalatı ise 948,03 milyon ABD doları oldu. Tayland’ın başlıca ihracat kalemleri arasında bilgisayarlar ve ilgili parçalar, elektrik transformatörleri, diğer elektrikli cihazlar, entegre devreler ile et ve yenilebilir sakatat yer aldı.

Paraguay’da Mandalina Arzı İthalata Bağlı
Görsel kaynağı: ABC Color · Özgün haber
Veri haberi

Paraguay’da Mandalina Arzı İthalata Bağlı

Paraguay’da kış aylarında mandalina raflarındaki arzın bir bölümü Brezilya ve Arjantin’den gelen ürünlerle karşılanıyor. Paraguay Tarım Teknolojisi Enstitüsüne (IPTA) bağlı Hernando Bertoni Araştırma Merkezi’nin (CIHB) geçici meyvecilik programı yöneticisi Lucidio Burgos’a göre temel sorun talep değil, yerli üretimin alıcıların istediği hacim, kalite ve sürekliliği sağlayamaması. Süpermarketler, bakkallar ve diğer alıcılar, yerel arzın karşılayabildiğinden daha uzun bir dönem ürün arıyor. Burgos, Paraguay’ın mandalina üretimini geliştirmeye uygun toprak ve iklime sahip olduğunu belirtiyor. Son sayıma göre ülkede, ticari işletmelerin yanı sıra kırsal avlulardaki ağaçları da kapsayan yaklaşık 800 hektar mandalina alanı bulunuyor. Verim, iklim ve yetiştirme yönetimine bağlı olarak hektar başına 25-30 ton arasında değişiyor. Üretim iki bölgede yoğunlaşıyor: Cordillera’da mayıstan itibaren pazara çıkan Dancy, Itapúa’daki Carlos Antonio López ve Mayor Otaño’da ise çoğunlukla temmuz-ağustos döneminde satılan Murcott öne çıkıyor. Bu dönemlerin dışında raflarda ithal ürün bulunuyor. Burgos, hasat takvimini uzatmak için çeşitlerin çeşitlendirilmesini öneriyor; ancak bunun yatırım ve planlama gerektirdiğini, Itapúa’da mandalinanın daha yüksek gelir sağlayabilen soya ile arazi rekabeti yaşadığını belirtiyor. Cordillera’da satışlar boyut, görünüm veya kaliteye göre sınıflandırılmadan yapılıyor. Fiyatlar sezona göre 100 meyve için 20.000-50.000 guarani arasında değişiyor. Kuraklık ve aşırı sıcaklar da üretimi tehdit ediyor. Hasat sonrasındaki ağustos-eylül döneminde su eksikliği üretimi düşürerek sonraki kampanyayı riske atabilirken, ocak-şubat sıcakları meyveyi yakıp ticari kaliteyi bozabiliyor. Sulama ve fertigasyon verimi koruyabilir, ancak istikrarlı alıcılar ve öngörülebilir fiyatlar olmadan bu yatırımların geri kazanılması zorlaşıyor. Burgos, düzenli arz için üreticiler, işleyiciler ve alıcılar arasında sözleşmeler kurulmasını; taze satışa uygun olmayan küçük meyvelerin ise reçel, marmelat ve şuruplu konservelerde değerlendirilmesini öneriyor.

Acil Durum Stoğunda Besin Değeri Yüksek Gıdalar Önerildi
Görsel kaynağı: The Independent · Özgün haber

Acil Durum Stoğunda Besin Değeri Yüksek Gıdalar Önerildi

Beslenme uzmanı Rhiannon Lambert, acil durumlar için hazırlanacak gıda stoklarında protein, lif, vitamin ve mineral bakımından zengin, uzun raf ömrüne sahip ve mümkün olduğunca az hazırlık gerektiren ürünlerin bulundurulmasını önerdi. Birleşik Krallık Savunma Bakanı Wes Streeting de tüm hanelerin acil durum veya savaş ihtimaline karşı evde az miktarda nakit, şişe su ve konserve gıda tutması gerektiğini söyledi. Lambert’in temel önerileri arasında konserve fasulye, nohut ve mercimek; sardalya, somon ve uskumru gibi yağlı balıklar; yulaf ve tam tahıllı krakerler; konserve meyve ve sebzeler ile UHT süt veya zenginleştirilmiş bitkisel süt alternatifleri yer alıyor. Konserve bakliyatların bitkisel protein ve lifin yanı sıra demir, folat, magnezyum ve potasyum sağladığı, konserve balıkların ise protein, omega-3 yağ asitleri, B12 ve D vitamini içerdiği belirtildi. Bakliyat ve balık, pişirilmeden de tüketilebiliyor. Taze ürün bulunamadığında konserve havuç, domates, tatlı mısır ve ıspanak gibi sebzeler beta-karoten, potasyum ve folat; konserve meyveler ise C vitamini sağlayabiliyor. Lambert, fazla şeker ve tuz tüketimini sınırlamak için meyvelerin şurup yerine meyve suyunda, sebzelerin de mümkünse ilave tuz içermeden satılan türlerden seçilmesini tavsiye etti. Yulaf ve tam tahıllı krakerlerin pirinç ve makarnadan farklı olarak kaynar su veya pişirme gerektirmediği belirtildi. Uzun süre pişirme ya da fazla su gerektiren kuru pirinç, makarna ve bakliyatlar, temiz suya, elektriğe veya pişirme imkânına erişimin sınırlı olabileceği durumlarda öncelikli seçenekler arasında gösterilmedi. Kuruyemiş, tohum ve fıstık ezmesi küçük porsiyonlarda enerji, protein ve lif sağlayabilirken UHT süt ve zenginleştirilmiş bitkisel alternatifler açılmadan önce oda sıcaklığında saklanabiliyor.

Ayva ve Muşmulada Hasat ve Saklama Koşulları
Görsel kaynağı: Magyar Mezőgazdaság · Özgün haber
Veri haberi

Ayva ve Muşmulada Hasat ve Saklama Koşulları

Ayva ve muşmula, sofralarda daha seyrek yer alsa da mutfakta değerli ürünler olarak öne çıkıyor. Her iki meyvenin de uygun işlemlerle daha uzun süre saklanabildiği belirtilirken, hasat zamanının doğru seçilmesi önem taşıyor. Ayva tam olgunlaşmadan depolanabilirken, muşmulanın ağaçta olgunlaştıktan sonra bir süre daha yumuşaması yararlı olabiliyor. Ayva genellikle eylül sonundan kasım başına kadar olgunlaşıyor; ancak bu dönem hava durumuna, çeşide ve yetişme yerine göre değişiyor. Hasat kararı yalnızca takvime göre verilmemeli; meyvenin rengi, giderek belirginleşen kokusu ve genel durumu da dikkate alınmalı. Ayvanın şiddetli sonbahar donlarından önce toplanması önerilir. Hasat sırasında ezilen veya zarar gören meyveler daha kolay bozulduğu için dikkatli taşınmaları gerekiyor. Sağlıklı ve hasarsız ayvalar, serin, kuru ve iyi havalandırılan bir yerde, yaklaşık 0–5 Celsius derecede 2–3 ay kalite kaybı olmadan saklanabiliyor. Bu süre çeşide, hasat olgunluğuna ve neme göre değişebiliyor. Depolama öncesinde meyvelerin yıkanmaması, tek kat halinde ve birbirine baskı yapmayacak şekilde yerleştirilmesi gerekiyor. Yumuşayan, lekelenen veya çürümeye başlayanlar ayrılmalı; fazla ürün ise ayva peyniri ya da konserveye işlenerek sezon sonrasına taşınabiliyor.

Gıdaları Güvenli Saklamak İçin Sıcaklık Zinciri ve Etiket Uyarısı
Görsel kaynağı: Topky.sk · Özgün haber
Veri haberi

Gıdaları Güvenli Saklamak İçin Sıcaklık Zinciri ve Etiket Uyarısı

Slovakya'da yayımlanan gıda güvenliği bilgilendirmesinde, doğru depolama ve işleme uygulamalarının gıdaların güvenliği ile kalitesini koruduğu ve gıda kaynaklı hastalıkların önlenmesine yardımcı olduğu belirtildi. Tüketicilere, ürün ambalajındaki saklama sıcaklığı ve koşullarına uyma, çabuk bozulan gıdaları satın aldıktan sonra buzdolabına koyma, tüketme veya işleme çağrısı yapıldı. Salmonella ve Campylobacter gibi mikroorganizmaların çoğalmasını ve yayılmasını sınırlamak için sıcaklık zincirinin korunması gerektiği aktarıldı. Yumurta, çiğ et ve et ürünleri, meyve, sebze ve yarı mamuller çabuk bozulan gıdalar arasında sayılırken pirinç, makarna, un, şeker, yağ, sirke ve konserve ürünlerinin farklı depolama gereksinimleri olduğu kaydedildi. Pişmiş yemeklerin buzdolabı dışında iki saatten fazla bırakılmaması, özellikle çorba, sos ve et suyu gibi su içeriği yüksek yemeklerin oda sıcaklığında daha hızlı bozulabileceği uyarısı yapıldı. Taze gıdalarda etiketlerde belirtilen sıcaklığın genellikle 2 ila 8 °C arasında olduğu belirtildi. Çapraz bulaşma riskine karşı çiğ ve hazır gıdaların ayrı tutulması, çiğ et veya balık sularının doğrudan tüketilecek gıdalara temas etmemesi ve kapalı kapların kullanılması önerildi. Dondurulmuş gıdaların buzdolabında yavaşça çözdürülmesi, çözüldükten sonra kısa sürede işlenmesi ve yeniden dondurulmaması gerektiği bildirildi. Çiğ et için ayrı kesme tahtası ve mutfak gereçleri kullanılması da tavsiye edildi. Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi (EFSA) tarafından yürütülen Safe2Eat kampanyasına ortak ülkeler arasında Türkiye'nin de bulunduğu aktarıldı.

Çiftçi Maliyetleri Birleşik Krallık’ın Gıda Arzı Dayanıklılığını Zorluyor
Görsel kaynağı: The Guardian · Özgün haber
Veri haberi

Çiftçi Maliyetleri Birleşik Krallık’ın Gıda Arzı Dayanıklılığını Zorluyor

Birleşik Krallık’ta çiftçiler, tarımsal üretim maliyetlerindeki sert artışların gıda arzının dayanıklılığına ilişkin kaygıları büyüttüğünü belirtiyor. Norfolk’ta ekilebilir tarım yapan Jamie Burrows, üreticilerin toprağa ekmeleri gereken ürünü nasıl finanse edeceklerini sorguladığını söyledi. Tarım araçlarında kullanılan düşük vergili kırmızı dizelin maliyeti, İran’daki çatışmanın şubat sonunda başlamasından bu yana neredeyse iki katına çıktı. Ürün yetiştirmede kullanılan gübrelerin ve hayvan yemlerinin maliyeti de aynı dönemde yaklaşık %20 arttı. Burrows, bazı tarım işletmelerinin bu koşullara dayanamayabileceğini söylerken, üreticilerin karşı karşıya olduğu baskılara hava koşulları da eklendi. Birleşik Krallık’ın rekor sıcaklıkta geçen yazında yaşanan sıcak hava dalgaları ve kuraklık, resmi üretim tahminlerine göre İngiltere’nin kayıtlardaki en kötü tahıl hasadıyla sonuçlandı. Çiftçiler, gıda üretim zincirinin ilk halkası olarak ülkenin gıda arzının kırılganlığı ve güvencesizliği konusundaki uyarılara katılıyor. Gıda uzmanları, akademisyenler, işletmeler ve Ulusal Denetim Ofisi, hükümetten gıda sistemini daha dayanıklı hale getirmesini istedi. İklim krizi, bu yılki güçlü El Niño hava olayı, jeopolitik şoklar, enerji kesintileri ve siber saldırılar gıda zinciri güvenliğine yönelik tehditler arasında gösteriliyor. Parlamentonun Kamu Hesapları Komitesi de Birleşik Krallık gıda arzının dayanıklılığına ilişkin soruşturması kapsamında pazartesi günü bir dizi oturum başlatacak. Komite, Çevre, Gıda ve Köyişleri Bakanlığının önceki afet planlama çalışmasındaki eksiklikleri inceleyecek. Birleşik Krallık, kendisini beslemek için ihtiyaç duyduğu gıdanın yaklaşık %60’ını üretiyor ve birçok Avrupa ülkesine göre ithalata daha bağımlı. Hükümet araştırmaları, İngiliz halkının gelecekteki acil durumlara bazı Avrupa ülkelerinin halklarından daha az hazırlıklı olduğunu gösteriyor. Kabine Ofisi, hanelere konserve gıda, su ve pişirme gerektirmeyen dayanıklı ürünleri stoklamalarını önerecek bir kampanya başlatmaya hazırlanıyor. Buna karşın 150’den fazla uzman ve akademisyen, bakanları gıda güvenliği konusunda rehavete kapılmakla suçladı. Uzmanlar, tedarik ağındaki yoğunlaşmanın da olası kesintilere karşı kırılganlık yarattığını belirtiyor. Tim Lang’ın verdiği bilgilere göre süpermarket ağı 131 dağıtım merkezinden 12.300 mağazaya ulaşıyor; sektör kuruluşu Cold Chain Federation ise ithalatın çoğunun Dover, Felixstowe, Southampton ve London Gateway limanlarından geçtiğini bildiriyor. Riverford yöneticisi Rob Haward, çiftçilere yatırım güveni vermek için daha uzun vadeli sözleşmeler yapılmasını ve toprakların değişen iklime daha dayanıklı hale getirilmesini öneriyor.

Tallinn FoodFair’da Bulgar Konserve Ürünlerine Kuzey Avrupa İlgisi
Görsel kaynağı: Agrozona · Özgün haber

Tallinn FoodFair’da Bulgar Konserve Ürünlerine Kuzey Avrupa İlgisi

Tallinn FoodFair’ın 33. edisyonu, Bulgar konserve üreticileri için Baltık bölgesi ve Kuzey Avrupa pazarlarındaki ürün potansiyelini değerlendirdikleri bir pazar testine dönüştü. Kali 98, Jem i Jem, Peltina, CIMA ve Lyutata Ferma, Tallinn’deki Unibet Arena’nın merkezi sergi alanında ortak ulusal stantta ürünlerini sundu. Bulgaristan’ın fuar katılımı, Geleneksel Bulgar Konserveleri Derneği tarafından Tarım ve Gıda Bakanlığı ile Devlet Tarım Fonu’nun desteğiyle organize edildi. Dernek sekreteri Antoaneta Bojinova, profesyonel ziyaretçilerden alınan geri bildirimlerin geleneksel tadı çağdaş beslenme alışkanlıklarına uygun özelliklerle birleştiren ürünlere yönelimi gösterdiğini söyledi. Bojinova’ya göre klasik Bulgar tarifleri, içerik, besin değeri ve tüketim biçimi bakımından yeni beklentilere uyarlandığında ülke dışında da rekabet edebilir. Acı soslar ve mezeler, Baltık bölgesindeki şirketler ile Finlandiyalı tüccarların yanı sıra şeflerden de ilgi gördü. Bojinova, bu ürünlerin yalnızca perakendede değil, otel, restoran, catering ve profesyonel mutfakları kapsayan HoReCa segmentinde de konumlandırılabileceğini belirtti. Toptan satıcılarla yapılan görüşmelerde ise okul, anaokulu, hastane ve diğer kamu kuruluşlarına yönelik profesyonel ve kurumsal yemek hizmetlerine uygun büyük ambalajlı meyve ve sebze konserveleri öne çıktı. Fuarda ayrıca Baltık ülkelerindeki büyük perakende zincirleriyle çalışan şirketlerle Bulgar üreticiler, yerel distribütörler ve bölgesel perakende işletmecileri arasında bağlantı kurulması olasılıkları ele alındı. Görüşmeler, son tüketicilere yönelik meyve ürünleri, kamu kuruluşları ve HoReCa için büyük ambalajlar, profesyonel mutfaklara yönelik acı soslar ve işlevsel özellik taşıyan ürünler için farklı pazar nişleri bulunduğunu gösterdi. Kurulan bağlantıların Estonya, Letonya, Litvanya ve diğer Kuzey Avrupa pazarlarında gerçek teslimatlara dönüştürülmesi sonraki adım olarak belirtildi.

Birleşik Krallık’ta Gıda Güvenliği İçin Ulusal Hazırlık Uyarısı
Görsel kaynağı: The Guardian · Özgün haber
Veri haberi

Birleşik Krallık’ta Gıda Güvenliği İçin Ulusal Hazırlık Uyarısı

Birleşik Krallık’ta 150’den fazla akademisyen, iş dünyası temsilcisi, topluluk grubu ve gıda ortaklığı, ülkenin kriz dönemlerinde halkı nasıl besleyeceğine dair bir planı bulunmadığını ve olası gelecekteki gıda kıtlıklarına hazırlıksız olduğunu bildirdi. Andy Burnham’a iletilen açık mektupta hükümet, gıdayı ulusal güvenlik meselesi olarak ele alma konusunda rehavet göstermekle suçlandı. Mektuba göre iklim krizi, jeopolitik şoklar, siber saldırılar, fidye yazılımları, enerji kesintileri, yazılım arızaları ve dezenformasyon gıda tedarik zincirini tehdit ediyor. Uzmanlar, son yıllarda gelişen “tam zamanında” teslimat modelinin bugünün ve geleceğin zorluklarına uygun olmadığını, zincir boyunca az miktarda stok tutulduğunu ve Birleşik Krallık’ın ulusal gıda depolama sisteminin bulunmadığını belirtti. Stratejik gıda stoku, İkinci Dünya Savaşı’ndan beri tutulduktan sonra 1990’larda sona erdirilmişti. Açık mektup, 2004 tarihli Sivil Acil Durumlar Yasası kapsamında yerel gıda dayanıklılığı komiteleri kurulmasını, ülkenin az sayıdaki büyük gıda şirketine ve ithalata bağımlılığının incelenmesini, ulusal beslenme ihtiyaçlarına uygun üretim planlamasını ve ulusal, bölgesel, yerel ve topluluk düzeylerinde depolama sistemleri oluşturulmasını istedi. Uzmanlar ayrıca gıda tedarikinin merkezden uzaklaştırılması ve daha fazla dayanıklılık sağlanması çağrısı yaptı. Uyarı, Ulusal Denetim Ofisinin hükümetin hanelerle işletmelerin olası acil durumlara hazırlanmasına yeterince yardım etmediğini söylemesinden haftalar sonra geldi. Çevre Bakanı Angela Eagle, hanelerin birkaç gün boyunca elektrik veya su olmadan yaşamasına yetecek yiyecek ve su depolamasını önermişti. Ancak mektubu imzalayanlar, düşük gelirli hanelerin stok oluşturma maliyetini karşılayamayabileceğini ve yalnızca hanelere odaklanmanın sistemdeki sorunları çözemeyeceğini savundu. Kabine Ofisi de konserve gıda stoklanmasını teşvik edecek bir kampanya hazırlıyor.

Kedi Mamalarında Ağır Metal ve Kimyasal Kirleticiler Saptandı
Görsel kaynağı: Gazeta Si · Özgün haber
Veri haberi

Kedi Mamalarında Ağır Metal ve Kimyasal Kirleticiler Saptandı

Clean Label Project’in analizinde 62 markaya ait 100 kedi maması ürünü, 122’den fazla kirletici açısından incelendi. Kurşun örneklerin %99’unda, kadmiyum %96’sında ve arsenik %94’ünde bulundu. Araştırmacılar, tek bir kirleticinin saptanmasının belirli bir ürünün kedilerde hastalığa yol açtığını göstermediğini, ancak kedilerin aynı mamayı yıllarca her gün tüketebilmesi nedeniyle tekrarlanan maruziyetin kaygı verici olduğunu belirtti. Kirletici düzeyleri mama türüne ve kullanılan protein kaynağına göre değişti. Balık ve deniz ürünü bazlı ürünlerde cıva ile kadmiyum seviyeleri en yüksek bulunurken, deniz ürünü içeren yaş mamalarda cıva düzeyi başka et türleriyle hazırlanan benzer ürünlerin neredeyse 28 katına çıktı. Kuru mamalarda ölçülen kurşun miktarı da yaş veya havada kurutulmuş ürünlerin yaklaşık üç katıydı. Analizde, tarımda yaygın kullanılan herbisit glifosat ürünlerin %37’sinde saptandı ve bitkisel içeriği daha yüksek mamalarda seviyeler daha yüksekti. Bazı plastik malzemelerde kullanılan DEHP ise ürünlerin yaklaşık yarısında bulundu; en yüksek seviyeler konserve ve poşet ambalajlı mamalarda görüldü. Uzmanlar, sonuçların kedi mamasının genel olarak güvensiz olduğu veya belirli bir ürünün hastalığa neden olduğu anlamına gelmediğini vurguladı. Her ürün yalnızca tek bir örnek grubuyla test edildiği için aynı ürünün partileri arasında farklılık bulunabileceği belirtildi. Üreticileri temsil eden Evcil Hayvan Gıdası Enstitüsü, şirketlerin kalite kontrolü, içerik testi ve tedarikçi doğrulama programları uyguladığını açıkladı. Araştırmacılar ise kedi sahiplerine etiketleri dikkatle okumalarını ve üreticilere düzenli kirletici testi yapılıp yapılmadığını sormalarını önerdi.

Bulgaristan’da Türkiye Menşeli Gıdalarda Etiket ve Belge Eksikliği Tespit Edildi
Görsel kaynağı: Agrozona · Özgün haber
Veri haberi

Bulgaristan’da Türkiye Menşeli Gıdalarda Etiket ve Belge Eksikliği Tespit Edildi

Bulgaristan Gıda Güvenliği Ajansı (БАБХ), Türkiye menşeli gıda ürünleri sunan 13 işletmede yaptığı denetimlerde beş işletmede Bulgarca etiket bulunmayan ve menşe ile güvenlik belgeleri sunulmayan ürünler tespit etti. Yaklaşık 100 kilogramlık miktar; süt ve et ürünleri, dayanıklı ve dayanıksız pastacılık ürünleri, şekerlemeler, kuru meyveler, tahıllar, bakliyat, konserveler ve zeytinyağından oluştu. Ürünlerin satışa sunulması engellendi. Denetimlerden birinde, ürünlere eşlik eden belgelerdeki eksikliklerin tam izlenebilirliği engellediği belirlendi. Tedarikçinin Plovdiv’deki bir depo tesisinde kiracı olarak faaliyet gösteren bir tüccar olduğu tespit edilerek konu işlem yapılması için Plovdiv Bölgesel Gıda Güvenliği Müdürlüğüne iletildi. Beş işletmeden biri hakkında idari ihlal tespit tutanağı düzenlenirken, diğer işletmeler Bulgaristan’ın başkentindeki bölgesel müdürlüğe çağrıldı. Ayrı bir denetimde, Dimitar Petkov Pazarı’ndaki bir işletmede Türkiye menşeli yaklaşık 400 kilogram ve 41 litre gıda ürünü için menşe ve güvenlik belgeleri sunulamadı. Et ve süt ürünleri, şekerlemeler, bakliyat, zeytin, reçel, turşu, soslar ile ayçiçeği ve zeytinyağının bulunduğu ürünler nedeniyle işletmenin faaliyetinin durdurulmasına karar verildi. Denetimlerin etiketleme, menşe, güvenlik ve izlenebilirlik şartlarına odaklanarak sürdürüleceği bildirildi.

Şili’nin İşlenmiş Meyve ve Sebze İhracatı Ocak-Ağustos Döneminde %7 Arttı
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber
Veri haberi

Şili’nin İşlenmiş Meyve ve Sebze İhracatı Ocak-Ağustos Döneminde %7 Arttı

Şili’nin işlenmiş meyve ve sebze ihracatı, 2026’nın ocak-ağustos döneminde geçen yılın aynı dönemine göre %7 artarak 2,271 milyar ABD dolarına ulaştı. Şili Dış Ekonomik İlişkiler Alt Müsteşarlığı (SUBREI) verilerine göre bu performans, aynı dönemde toplam gıda ihracatındaki %3,6’lık artışın yaklaşık iki katına denk geldi. Sektörün başlıca büyüme kaynağı dondurulmuş ürünler oldu. Bu grubun ihracatı %13 artarak 607 milyon ABD dolarına yükseldi. Dondurulmuş ahududu ihracatının değeri %63, kiraz ihracatının değeri ise %51 arttı. Artış, yalnızca fiyatlardan kaynaklanmadı: ahududu ihracatında miktar %33, ortalama fiyat %23; kiraz ihracatında ise miktar %32, ortalama fiyat %15 yükseldi. Dondurulmuş ürünlerde ABD başlıca pazar olmayı sürdürürken Avustralya, Kanada, Japonya ve Güney Kore onu izledi. Ürün grubunun ulaştığı pazar sayısı 2025’teki 60’tan bu yılın ilk sekiz ayında 63’e çıktı. İşlenmiş meyve ve sebze ihracatının tamamı ise 105 ülkeye ulaştı; ABD ve İtalya %16’şar, Almanya %8 pay aldı. Diğer ürün gruplarında sonuçlar daha karmaşık bir görünüm sundu. Püre ihracatı %14, konsantre meyve suları %13, kurutulmuş ürünler %7 ve konserveler %3 geriledi. Kaynağa göre bu düşüşlerde bazı gruplarda daha düşük ortalama fiyatlar, meyve sularında ise özellikle sevkiyat miktarındaki azalma etkili oldu. Buna karşın konserve ürünlerin ulaştığı pazar sayısı bir yılda 43’ten 70’e yükseldi. Chilealimentos Başkanı Juan Manuel Mira, dondurulmuş ürünlerin daha yüksek miktar ve fiyat birleşimiyle büyümeye katkı verdiğini belirtti.