ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

27 haber · Sayfa 1

Sırp Arıcılar Çin’e Yaklaşık Üç Ton Bal İhraç Etti
Görsel kaynağı: Večernje novosti · Özgün haber
Veri haberi

Sırp Arıcılar Çin’e Yaklaşık Üç Ton Bal İhraç Etti

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Sırp arıcılar, önceki küçük sevkiyatların ardından Çin’e yaklaşık üç ton bal ihraç etti. Sırbistan Arıcılık Örgütleri Birliği Başkanı Rodoljub Živadinović, Sırp balının Çin pazarında yayılmasıyla sevkiyat miktarlarının artmasını beklediklerini söyledi. İhracat, iki ülkenin veteriner sertifikalarını uyumlaştırması ve “Naš med” tesisinin Çin’de kaydettirilmesinin ardından mümkün oldu. Çin pazarına gönderilen bal, Avrupa ülkelerine yapılan sevkiyatların aksine çoğunlukla varillerde değil, 250 ve 500 gramlık kavanozlarda, daha küçük miktarlarda ise kilogramlık ambalajlarda satılıyor. Živadinović, bu satış biçiminin daha uygun fiyat sağlayabildiğini belirtti. “Naš med” tesisine alınan yeni ekipmanın da daha büyük miktarlarda balın paketlenmesi ve sevkiyata hazırlanmasını önemli ölçüde hızlandırmasının beklendiğini söyledi. Živadinović’e göre daha büyük sevkiyatlar başladığında arıcıların elde ettiği fiyat %30 ila 50 arasında artabilir; ancak bu beklentinin miktara bağlı olduğunu vurguladı. Balın Çin’e deniz yoluyla gönderildiğini ve sevkiyatın alıcıya ulaşmasının bazı durumlarda 75 günü bulabildiğini aktardı. Sırbistan’da akasya balının çoğu özel alıcıdaki mevcut alım fiyatını kilogram başına yaklaşık dört avro olarak açıklayan Živadinović, bu düzeyi kârlılık sınırı olarak değerlendirdi. Bazı alıcıların 4,3 avro, “Naš med” tesisinin ise miktar ve kaliteye göre 4,5 ila 4,8 avro ödediğini söyledi. Živadinović, Sırbistan ve Avrupa Birliği marketlerinde sahte balın yaygın olduğuna ilişkin iddiasının üreticileri ve doğal bala yönelik talebi olumsuz etkilediğini savundu; bu açıklamanın dayandığı analiz yöntemi ve örneklem kaynakta belirtilmedi. 2026 arıcılık sezonunun önceki sezondan daha iyi geçtiğini, ancak verimlerin bölgeler arasında eşit olmadığını belirtti. Güney Sırbistan’da verimlerin diğer bölgelere göre yaklaşık %40 daha düşük kaldığını, ayçiçeği veriminin ortalama olduğunu, kolzanın beklentiyi karşılamadığını ve yüksek sıcaklıkların çayır balı verimini düşürdüğünü aktardı. İklim değişikliğinin kısalan nektar dönemleri, kuraklık ve polen eksikliğiyle kış hazırlığını zorlaştırdığını, uzayan sonbaharın ise varroa parazitinin gelişimini desteklediğini söyledi.

Çekya’da Dynín’de 30 Bin Yumurtacı Tavuk Salmonella Nedeniyle İtlaf Edildi
Görsel kaynağı: České noviny — ČTK · Özgün haber
Veri haberi

Çekya’da Dynín’de 30 Bin Yumurtacı Tavuk Salmonella Nedeniyle İtlaf Edildi

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Çekya’nın Českobudějovicko bölgesindeki Dynín kentinde, 30 bin yumurtacı tavuğun bulunduğu işletmenin tasfiyesi tamamlandı. Veterinerler, işletmede Salmonella bakterisinin tekrarlanması nedeniyle tavukların itlaf edilmesini emretti. Tasfiye iki gün sürdü; tavuklar işaretlenmiş konteynerlerde gazla öldürüldü. Bölge veterinerlik idaresi, işletmede tekrarlanan enfeksiyon nedeniyle olağanüstü veterinerlik önlemleri aldı. İtlaf seçeneğine, yetiştiricinin tavukları kesim yoluyla tasfiye edebilecek uygun bir tesis bulamaması sonrasında başvuruldu. Devlet Veterinerlik İdaresine göre enfeksiyonun doğrulanmasından bu yana Mavela Dynín işletmesinden taze yumurta piyasaya sunulmadı. Veterinerlere göre kafesli yetiştiricilik uzun süre öngörülen koşulları karşılamadı; kafeslerin arasında dolaşan sıçanlar enfeksiyonu taşıdı. İdare ayrıca tavukların zayıflamış, tüysüz kaldığını ve yeterli yem alamadığını bildirdi. Daha önce hayvanlara kötü muamele gerekçesiyle suç duyurusunda bulunulurken, yetiştiriciler suçlamaları reddetti. Tasfiyeyi işletme çalışanları ile Devlet Veterinerlik İdaresinin acil müdahale merkezi yürüttü; işlem için altı konteyner tahsis edildi.

Çekya’da 30 Binden Fazla Yumurtacı Tavuk Salmonella Nedeniyle İtlaf Edilecek
Görsel kaynağı: Topky.sk · Özgün haber

Çekya’da 30 Binden Fazla Yumurtacı Tavuk Salmonella Nedeniyle İtlaf Edilecek

Çekya’nın Dynín kentinde, çiftlikte salmonellanın tekrarlanan tespitleri nedeniyle 30 binden fazla yumurtacı tavuğun itlaf edilmesi planlanıyor. Devlet Veterinerlik İdaresi sözcüsü Petr Majer, işlemin pazartesi başlamasının ve muhtemelen iki gün sürmesinin beklendiğini bildirdi. Bölgesel veteriner idaresi, tekrarlanan tespitlerin ardından olağanüstü veterinerlik önlemleri aldı. Yetiştirici itlaf seçeneğini tercih ederken, enfeksiyonun doğrulanmasından bu yana Mavela Dynín çiftliğinden taze yumurtaların piyasaya çıkmadığı belirtildi. İşlem, yetiştirici çalışanları ile Devlet Veterinerlik İdaresi’nin acil müdahale merkezi tarafından yürütülecek; etkilenen alanlar dezenfekte edilecek ve altı konteyner kullanılacak.

Çekya’da Dynín’de Salmonella Nedeniyle 30 Binin Üzerinde Tavuk İtlaf Edilecek
Görsel kaynağı: Český rozhlas · Özgün haber
Veri haberi

Çekya’da Dynín’de Salmonella Nedeniyle 30 Binin Üzerinde Tavuk İtlaf Edilecek

Çekya’nın Českobudějovicko bölgesindeki Dynín’de, tekrarlanan Salmonella görülmesi nedeniyle bir tavuk işletmesinin tamamı itlaf edilecek. Çekya Devlet Veteriner İdaresi sözcüsü Petr Majer, 30 binin üzerinde yumurta tavuğunun itlaf edilmesinin gerekeceğini açıkladı. İtlaf işleminin pazartesi başlaması ve muhtemelen iki gün sürmesi bekleniyor. Salmonella cinsi bakteriler, insanlarda enfeksiyona bağlı ishalli hastalığa yol açabiliyor.

Putin’in Görüşme Onayı Sonrası MATIF’te Buğday %3,82 Geriledi
Görsel kaynağı: Poľnoinfo · Özgün haber
Veri haberi

Putin’in Görüşme Onayı Sonrası MATIF’te Buğday %3,82 Geriledi

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in, 10 Kasım’dan sonra ABD ve Ukrayna ile savaşı sona erdirmeye yönelik üçlü görüşmeleri yeniden başlatmaya prensipte onay verdiğinin açıklanmasının ardından buğday vadeli işlemlerinde sert düşüş görüldü. Aralık 2026 vadeli gıda buğdayı, 21 Ekim’de Paris merkezli MATIF’teki kapanış seansında %3,82 gerileyerek ton başına 232,75 avroya indi. Düşüşün büyük bölümü, Putin’in ABD temsilcisi Steve Witkoff ile Petrograd’da yaptığı yaklaşık üç saatlik görüşmenin sonuçları öğrenildikten sonra gerçekleşti; kaynak bu bağlantıyı olasılık olarak aktarıyor. Onayı Putin’in danışmanı Yuri Uşakov duyurdu. Yılın başında yapılan üç görüşme turu, esir değişimleri dışında önemli sonuçlar vermemiş ve çarşamba günü hızlı bir ilerleme işareti görülmemişti. Bu nedenle buğdaydaki hareketin stoklardaki değişimden çok, 10 Kasım’dan sonra başlaması beklenen görüşmelere ilişkin beklentilerden kaynaklandığı değerlendiriliyor. FAO bünyesindeki AMIS’in ekim ayı piyasa izleme raporuna göre, dünya buğday ticaretinin 2026/27 sezonunda lojistik sorunlar, özellikle Karadeniz ihracatındaki aksamalar nedeniyle %7 küçülmesi bekleniyor. AMIS, Rusya’nın ihracat tahminini 2 milyon ton, Ukrayna’nınkini 1,5 milyon ton azaltırken iki ülkenin stok tahminlerini aynı miktarlarda yükseltti. Mısır’ın devlet alıcısı Future of Egypt, aylar süren düşük faaliyetin ardından doğrudan anlaşmalarla yaklaşık beş gemi yükü buğday aldı. Alımların menşei henüz doğrulanmadı; Fransız ve Romen buğdayının öne çıkması bekleniyor. Rusya ve Ukrayna, 2026’nın ilk yarısında Mısır’ın buğday ithalatının %82’den fazlasını karşıladı ancak Karadeniz limanları ve gemilerine yönelik saldırılar bazı teslimatları geciktirdi veya iptal ettirdi. Aralık vadeli buğday haftalık bazda %6,62 düşerken yıllık bazda hâlâ %23,64 daha yüksek kaldı. Kasım vadeli mısır da %1,27 gerileyerek ton başına 291 avroya indi.

Arıcılar Kovanları Sonbaharda Farelere Karşı Korumalı
Görsel kaynağı: Agrosavjet · Özgün haber
Veri haberi

Arıcılar Kovanları Sonbaharda Farelere Karşı Korumalı

Sonbaharın gelmesi ve havaların soğumasıyla fareler, sıcaklık ve yiyecek bulmak için kovanlarda barınak arıyor. Kovanlara giren fareler kış boyunca peteklere ve yiyecek stoklarına zarar verebilir, arı kolonisini rahatsız edebilir. Bu nedenle kovanların özellikle eylül ve ekim aylarında korunması, uçuş deliğinin daraltılması ve kemirgen girişinin önlenmesi öneriliyor. Fareler kovana en sık uçuş deliğinden, açıklık 1 santimetreden büyük olduğunda giriyor. Kovanın tabanında, kapak tahtasında veya duvarında açtıkları delikleri de kullanabiliyorlar. İçeri girdiklerinde petek, bal, çiçek tozu ve arıları yiyen fareler, soğuk nedeniyle kışın daha az hareketli olan arılardan etkili bir direnç görmüyor. Depolanan yedek petekler de zarar görebiliyor. Kış kontrolünde uçuş deliğinde fare dışkısı, kemirilmiş petek veya ölü arılar görülürse ve sıcaklık 10°C'nin üzerindeyse kovanın hemen açılması gerekiyor. Sıcaklık 10°C'nin altındaysa kovan ısıtılmayan bir bodrum ya da odaya alınmalı, çerçeveler dikkatle çıkarılarak fare bulunmalı ve işlemden sonra aynı sırayla yerleştirilmelidir. Ortam ısıtılmadan önce uçuş deliğine ağlı tel takılması, arıların toparlanmasının ardından kovanın yeniden arılığa götürülmesi öneriliyor. Arılıktaki yuvalanma malzemeleri kaldırılmalı, kapan kullanılmalı; uçuş deliği ekimde, dağlık bölgelerde ise eylülde daraltılmalıdır.

Kıbrıs'ta Tropilaelaps Akarı Alarmı: Arı Taşımacılığına Yasak
Görsel kaynağı: AlphaNews Cyprus · Özgün haber

Kıbrıs'ta Tropilaelaps Akarı Alarmı: Arı Taşımacılığına Yasak

Kıbrıs'ta arıcılığın korunması için Tropilaelaps akarının adaya girme ve yayılma riskine karşı alarm verildi. Gümrük Dairesi, Yeşil Hat Tüzüğü uyarınca işgal altındaki bölgelerden canlı arıların ve arıcılık malzemelerinin serbest bölgelere taşınmasının yasak olduğunu hatırlattı. Kurumun sözcüsü Yorgos Konstantinou, yetkili makamların riske ilişkin bilgilendirildiğini söyledi. Konstantinou'ya göre endişe, akarın Doğu Türkiye'de yayılmasıyla daha da önem kazandı. Parazitin canlı arılar veya arıcılık malzemeleri yoluyla işgal altındaki bölgelerden serbest bölgelere taşınabileceği belirtiliyor. Yeşil Hat Tüzüğü kapsamında arı, bal, petek ve diğer hayvansal kökenli ürünlerin işgal altındaki bölgelerden taşınması da yasak. Denetimleri zorlaştıran başlıca unsur, arıların ve akarın küçük boyutu. Yetkilinin aktardığına göre akar, küçük şişelerde, kibrit kutularında veya tek bir arının gelişmesine yetecek herhangi bir kapta taşınabilir; kraliçe ve işçi arılar da bu yolla hareket ettirilebilir. Bu nedenle geçiş noktalarında tespit edilmesi son derece güç olabilir. Şu ana kadar geçiş noktalarından işgal altındaki bölgelerden canlı arı taşındığına dair bir olay kaydedilmediği, ancak geçmişte bal taşıma vakalarının tespit edildiği bildirildi. Gümrük Dairesi işletmecilere daha dikkatli olmaları çağrısında bulunan bir genelge gönderdi. Akarla mücadelede ortak çaba, kovanların doğru yönetimi ve arıcıların ilaçları gelişigüzel kullanmaktan kaçınması gerektiği belirtildi.

Bitkisel Süt Satışları Gerilerken İnek Sütüne İlgi Dönüyor
Görsel kaynağı: Klix.ba · Özgün haber
Veri haberi

Bitkisel Süt Satışları Gerilerken İnek Sütüne İlgi Dönüyor

ABD’de bitkisel süt satış hacmi son bir yılda %5,4 azaldı. Circana verilerini aktaran The Economist’e göre, kategorinin en çok satan ürünü badem sütünde düşüş %7,9 oldu. Birleşik Krallık’ta hazirana kadar olan yılda satışlar %2,5 gerilerken Fransa, İtalya, Hollanda ve İspanya’da büyüme yavaşladı. Tüketicilerin bir bölümünün inek sütüne yönelmesinde fiyat ve sağlık algısı etkili oldu. The Economist, tüketicilerin inek sütünü hane bütçesi açısından daha uygun ve sağlık bakımından daha iyi gördüğünü aktardı. Dairy Foods’un paylaştığı Circana verilerine göre ABD’de bitkisel süt geliri 14 Haziran’a kadar olan yılda 2,4 milyar dolara indi; gelir önceki yıla göre %2 azalırken satılan paket sayısı %5 düşerek 574 milyona geriledi. Bitkisel süt üreticileri yeni tatlar ve ambalaj biçimleriyle talebi korumaya çalışıyor. Yulaf sütü üreticisi Oatly, patlamış mısır ve matcha gibi tatları ürünlerine ekledi. Kategorideki genel düşüşe rağmen şirketin Kuzey Amerika satışları %3,8, ABD mağazalarındaki satışları %10 arttı. Avrupa gelirleri %27 yükselirken Çin geliri %2 geriledi.

Arı Zehiri Koleksiyonu İçin 200 Bin Avroluk Yatırım Anlaşması
Görsel kaynağı: Iefimerida · Özgün haber

Arı Zehiri Koleksiyonu İçin 200 Bin Avroluk Yatırım Anlaşması

25 yaşındaki arıcı ve üretici Nikolas Miços, Dragons’ Den programında hayvanlara zarar vermeyen bir arı zehiri koleksiyonu sunarak iki yatırımcının ilgisini çekti. Maria Hacistefani ile Antonis Karacis’in iş birliği için rekabet ettiği görüşmelerin ardından Miços, anlaşmayı Hacistefani ile yapmayı seçti. Anlaşma kapsamında Miços’un şirketine, işletmenin %33 hissesi karşılığında 200.000 avro finansman sağlandı. Kaynakta, şirketin yüksek cirolarının yatırımcılar arasındaki rekabeti artırdığı belirtilirken arı zehirinin, işçi arıların kovanı korumak için salgıladığı kokusuz, berrak ve asidik bir sıvı olduğu aktarılıyor. Arı zehirinin tedavi amaçlı kullanımının antik çağlara dayandığı da ifade ediliyor.

Somon Yemlerinde Kanatlı Yan Ürünleri Kullanımı Artıyor
Görsel kaynağı: Nezavisne novine · Özgün haber

Somon Yemlerinde Kanatlı Yan Ürünleri Kullanımı Artıyor

Avrupa’nın bazı büyük somon üreticileri, yetiştirme maliyetlerini düşürmek amacıyla işlenmiş kanatlı eti yan ürünlerinden elde edilen yemleri kullanmaya başladı. Norveçli Leroj, kanatlı kaynaklı içerikleri Norveç’teki tüm deniz çiftliklerinde somon yemine eklerken, dünyanın en büyük somon üreticisi Movi benzer bir uygulamayı Norveç ve İskoçya’da hayata geçirmeyi planlıyor. Değişimin temel nedenlerinden biri, geleneksel balık yeminin fiyatının son iki yılda neredeyse iki katına çıkması. Kaynakta bu artışın, balık kaynaklarının azalması ve Çin’den gelen talebin yükselmesiyle bağlantılı olduğu belirtiliyor. Kanatlı kaynaklı bileşenlerin ton başına maliyeti ise balık ununun yarısından daha az. Grig temmuz ayında tavuk unu ve yağı kullanmaya başlarken, Salmar bu tür yemi mart ayında test etti. Yemlerde kemik, sakatat ve insan tüketimine ayrılmayan diğer kanatlı parçaları bulunuyor. İşlenmiş hayvansal proteinlerin yetiştirilen balıkların beslenmesinde kullanımı, hastalık bulaşması endişesi nedeniyle Birleşik Krallık’ta 2013’e kadar yasaktı; bu yemler artık izinli. Buna rağmen Nofima araştırması, Birleşik Krallık ve Fransa’daki tüketicilerin somonun tavuk kaynaklı içeriklerle beslenmesi fikrine sıklıkla olumsuz yaklaştığını gösterdi. Satıcıların yem içeriğini somon ambalajında belirtmesi zorunlu olmadığı için tüketiciler, satın aldıkları balığın bu proteinlerle yetiştirilip yetiştirilmediğini çoğunlukla öğrenemiyor.

Avrupalı Çiftçiler Stockholm’de Tarımın Güçlendirilmesini İstedi
Görsel kaynağı: Poľnoinfo · Özgün haber

Avrupalı Çiftçiler Stockholm’de Tarımın Güçlendirilmesini İstedi

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Avrupalı çiftçiler, Stockholm’de tarımın stratejik olarak güçlendirilmesi çağrısı yaptı. Copa ve Cogeca tarafından hazırlanan Stockholm Deklarasyonu’na Slovak Tarım ve Gıda Odası Başkanı Jozef Šumichrast da destek verdi. Çiftçiler, yeterli finansman, istikrarlı kurallar ve Ortak Tarım Politikası’nın (OTP) korunması olmadan Avrupa’nın üretim potansiyelini tam kullanamayacağını ve gıda güvenliğini sağlayamayacağını belirtti. Deklarasyon, Avrupa Birliği’nin gelecekteki yönelimi, rekabet gücü, enerji maliyetleri ve yeni bütçesine ilişkin müzakereler sürerken gündeme geldi. Çiftçilere göre gelecek AB bütçesi ile OTP’nin tasarımı, tarım işletmelerinin önümüzdeki yıllardaki çalışma koşullarını belirleyecek. Gıda üretiminin yalnızca ekonomik faaliyet olmadığı; AB’nin güvenliği, hazırlığı ve krizlere dayanıklılığıyla bağlantılı olduğu ifade edildi. Çiftçiler, OTP bütçesinin en az mevcut düzeyde korunmasını ve enflasyonun dikkate alınmasını istiyor. Tarımsal destek kararlarının üye ülkeler arasında kaynak rekabetini ve üreticiler arasındaki koşul farklarını artırmaması gerektiğini savunan çiftçiler, kuralların ve idari yükümlülüklerin de önemli ölçüde basitleştirilmesini talep ediyor. Gelecekteki politikanın farklı doğal koşulları, işletme büyüklüklerini ve bölgelerin ekonomik gerçeklerini dikkate alması isteniyor.

Slovakya’da Kaz ve Ördek Yetiştiriciliği Geriliyor: 10 Üründen 9’u İthal
Görsel kaynağı: TV JOJ · Özgün haber
Veri haberi

Slovakya’da Kaz ve Ördek Yetiştiriciliği Geriliyor: 10 Üründen 9’u İthal

4 yayıncı · 4 haber · Karşılaştır

Slovakya’da geleneksel kaz ve ördek yetiştiriciliği küçülüyor. Tüketicilerin satın aldığı su kanatlılarının yaklaşık 10’da 9’u ithal edilirken, yerli üretim ülke tüketiminin %5’inden azını karşılıyor. Slovakya Kanatlı Yetiştiricileri Birliği Direktörü Daniel Molnár, gelişmeyi tarımdaki dönüşüm ve kırsal yaşam tarzındaki değişimle ilişkilendirdi. Canlı ördek üretimi 2000’de 528 tonken 2025’te 182 tona geriledi; bu miktar 2000 düzeyinin %34,5’ine karşılık geliyor. Aynı dönemde kaz sayısı 96 binden 850’ye, ördek sayısı 253 binden 32 bine düştü. Sektör temsilcileri, kooperatif tipi büyük üretimin ve işleme sanayisinin dağılmasının da gerilemede etkili olduğunu belirtiyor. Slovakya’da büyük ölçekli yalnızca üç ördek işletmesi kaldı. Bu işletmeler Kráľov Brod, Tomášikovo ve Topoľnica’da bulunuyor; büyük kaz işletmesi ise kalmadı. Üretimin güçlendirilmesi için satış birliklerinin kurulması, pazarlama imkânlarının geliştirilmesi ve işletmelere yatırım desteği sağlanması öneriliyor.

Meyve ve Sebze Hasadında Kârlılık Eşiği Hesabı Öne Çıkıyor
Görsel kaynağı: Večernje novosti · Özgün haber
Veri haberi

Meyve ve Sebze Hasadında Kârlılık Eşiği Hesabı Öne Çıkıyor

Meyve ve sebze üretiminde her ek hasat turu yeni maliyetler getiriyor. Sezon ilerledikçe verimin düşmesi, ürün kalitesinin değişmesi ve piyasa fiyatlarının dalgalanması, üreticilerin hasadı sürdürüp sürdürmeme kararını etkiliyor. Geç hasat aşamalarında işçilik giderleri sabit kalabildiği gibi, işçi başına toplanan ürün miktarının azalması nedeniyle artabiliyor. Hasat gelirleri işçilik, yakıt, taşıma ve ambalajlama giderlerini karşılamıyorsa çalışılan her ek gün doğrudan finansal kayba dönüşüyor. Bu nedenle kârlılık eşiğinin hesaplanması, üreticilerin zarar bölgesine girmeden hasadı zamanında durdurmasına yardımcı oluyor. Bu hesaplamada üretimin başlangıcındaki tohum veya fide, gübre ve bitki koruma ürünlerinin yanı sıra yakıt, makine amortismanı, hasat işçiliği, ambalajlama ve taşıma giderleri dikkate alınıyor. Kârlılık eşiği, toplam maliyetleri karşılamak için satılması gereken birinci sınıf ürün miktarını gösteriyor. Kaynakta verilen örneğe göre, bir hektardaki toplam üretim maliyeti 500.000 dinar ve birinci sınıf ürünün alım fiyatı kilogram başına 100 dinarsa, üreticinin yatırdığı parayı geri kazanmak için en az 5.000 kilogram ürün elde etmesi gerekiyor. Bu miktarın üzerindeki üretim, örneğin koşulları içinde kâr olarak değerlendiriliyor. Ancak ürün kalitesi düşerek daha düşük fiyata veya ikinci sınıf olarak satılırsa kârlılık eşiği önemli ölçüde yükseliyor. Bu durum, hasada devam etmenin ekonomik açıdan yeniden değerlendirilmesini gerektiriyor. Hektar başına maliyetlerin ayrıntılı biçimde kaydedilmesi ve piyasa hareketlerinin izlenmesi, üreticilerin hasadı ne zaman sonlandıracağına ve kaynaklarını sonraki sezon için nasıl koruyacağına daha rasyonel karar vermesine yardımcı oluyor.

Bosna-Hersek’te Tarım Üretimi Kuraklık ve Maliyet Baskısıyla Zorlanıyor
Görsel kaynağı: Oslobođenje · Özgün haber
Veri haberi

Bosna-Hersek’te Tarım Üretimi Kuraklık ve Maliyet Baskısıyla Zorlanıyor

Bosna-Hersek’te çiftçiler, kuraklığın ardından gelen yağışın tarlalara girişi kolaylaştırdığını ancak yüksek yakıt ve gübre fiyatlarıyla ithalat baskısının üretimi zorlaştırmayı sürdürdüğünü belirtiyor. Üreticiler, son tarım sezonunun ağır geçtiğini, özellikle mısır, silajlık mısır ve kuru ot üretiminde ciddi kayıplar yaşandığını aktarıyor. Bazı çiftliklerin kapanması, yerli üretimin sürdürülebilirliğiyle ilgili endişeleri artırıyor. Bosna-Hersek Federasyonu Çiftçiler Birliği Başkanı Nedžad Bićo, artan girdi maliyetlerinin hayvan yemi ve diğer tarımsal ürünlerin fiyatlarını yükselttiğini söyledi. Sırp Cumhuriyeti Tarım Üreticileri Birlikleri Başkanı Stojan Marinković ise Semberiya’daki bazı mısır tarlalarında hasadın biçerdöverle çalışmayı ekonomik olmaktan çıkardığını ifade etti. Marinković’e göre yaklaşan sonbahar ekimi, petrol ve gübre fiyatlarındaki artış nedeniyle önceki sezona kıyasla yaklaşık %20 daha pahalı olabilir. Üreticiler ayrıca ilkbahar ekimi döneminde vaat edilen 2,5 milyon litrelik yakıt desteğinin henüz uygulanmadığını belirtiyor. Çiftçi temsilcileri, dışarıdan gelen daha ucuz ürünlerin yerli üretimi baskıladığını savunarak ithalatın azaltılmasını ve yerli üretimin korunmasını istiyor. Haberde, ülkede yıllık yaklaşık 500.000 ton gıdanın çöpe atıldığı, buna karşın ülkenin yeterli miktarda gıda üretemediği de aktarılıyor. Tarımdaki sorunların gençlerin sektörden veya ülkeden uzaklaşmasına yol açtığı belirtiliyor.

Hırvat Arıcılar Ermenistan Anlaşmasının Bal Piyasasını Bozmasından Endişeli
Görsel kaynağı: Dnevnik.hr · Özgün haber
Veri haberi

Hırvat Arıcılar Ermenistan Anlaşmasının Bal Piyasasını Bozmasından Endişeli

Ermenistan’la yapılan yeni ticaret anlaşmasının Avrupa pazarına daha fazla ucuz ithal bal getirebileceği endişesi, Hırvat arıcılar ve Hırvat Tarım Odası tarafından gündeme getirildi. Anlaşmayla Ermeni ürünlerinin yaklaşık %80’inin Avrupa’ya ihracatının kolaylaştırılması ve tarım ürünleri dahil çok sayıda üründe gümrük vergilerinin kaldırılması öngörülüyor. Hırvat arıcılar, piyasada ciddi bozulmalar yaşanmadan önce destek ve daha güçlü denetim talep ediyor. Hırvat Tarım Odası, olası bal akışının yaklaşık 40 bin tona ulaşabileceğini ve daha fazla ürünün pazara girmesi halinde Hırvatistan’daki dengenin bozulabileceğini belirtiyor. Ancak bu miktarın yalnızca Ermenistan’dan gelecek balı mı yoksa daha geniş bir olası akışı mı ifade ettiği net değil. Oda ayrıca balın Ermenistan üzerinden Çin ve Rusya gibi başka ülkelerden de Avrupa pazarına sunulabileceğinden ve sahte bal ithalatının artabileceğinden endişe ediyor. Hırvat arıcılar, yeni ticaret düzenlemesinin yanı sıra mevcut üretim ve satış koşullarının da baskı yarattığını bildiriyor. Kuraklığın kovanları olumsuz etkilediği, toptan alım fiyatlarının çok düşük seviyelere indiği ve alıcıların bal talep etmediği belirtiliyor. Devlet müfettişliğinin geçen yıla ilişkin verilerine göre kontrol edilen her dört bal kavanozundan biri öngörülen kriterleri karşılamadı. Hırvatistan geçen yıl beş milyon avrodan fazla değerinde bal ithal etti; Çin’den gelen miktar 640 tonu aştı. Geçici Ermenistan anlaşması iki yıl uygulanacak. Arıcılar bu dönemde daha iyi piyasa koruması ve denetim isterken, Tarım Bakanlığı Hırvat balının menşe işaretiyle korunmasına yönelik sürecin devam ettiğini ve bunun yakında sonuçlanmasının beklendiğini açıkladı.

Polonya’da Arıcılık Desteği Başvuruları 23 Ekim’de Başlıyor
Görsel kaynağı: Agropolska · Özgün haber
Veri haberi

Polonya’da Arıcılık Desteği Başvuruları 23 Ekim’de Başlıyor

Polonya’da arıcılar, arıcı kuruluşları, tarımsal danışmanlık birimleri ile bilimsel araştırma kuruluşları, 23 Ekim 2026’dan itibaren arıcılık sektörüne yönelik desteğe başvurabilecek. Ortak Tarım Politikası (OTP) 2023-2027 Stratejik Planı bütçesinden finanse edilen beşinci çağrı 27 Kasım 2026’ya kadar sürecek. Başvuruları Tarımın Yeniden Yapılandırılması ve Modernizasyonu Ajansı (ARiMR) yalnızca Elektronik Hizmetler Platformu üzerinden alacak. 2026 desteği yedi müdahaleyi kapsıyor ve bu sayı değişmiyor. Müdahaleler; arıcılık bilgisinin artırılması, arıcılık işletmelerinde yatırım ve modernizasyon, varroazla ilaçla mücadele, gezginci arıcılığın kolaylaştırılması, arıların yeniden oluşturulması ve kullanım değerinin iyileştirilmesi, bilimsel araştırma ile balın ticari kalitesinin incelenmesi ve çeşit balların tanımlanmasına yönelik desteklerden oluşuyor. ARiMR’nin aktardığı değişikliklere göre varroazla mücadelede, reçetesiz veteriner ilaçları da dahil olmak üzere tedavide kullanılan veteriner ilaçlarının satın alınması için destek istenebilecek. Arıcılık işletmelerindeki yatırımlar ve modernizasyon için geri ödeme kapsamındaki ekipman kataloğu da genişletildi. Balmumu presleri ve santrifüjleri, sterilizatörler, yıkama makineleri, propolis elde etme cihazları ve bal süzme hatları bu kapsamda yer alabilecek. Arıcılık bilgisini artırmaya yönelik eğitimlerde kira, eğitim materyalleri, eğitici ücretleri ve katılımcıların yemek giderleri için uygun maliyetlerdeki azami birim fiyatlar yükseltildi. Arıcılar ya da arı yetiştirmeyi planladığını ve sicile kaydolmak için başvuracağını beyan eden kişiler, birden fazla kuruluşun veya tarımsal danışmanlık biriminin düzenlediği eğitime katılabilecek. Agropolska’nın aktardığı ayrı bir destek verisine göre, kışlatılmış arı kolonileri için kovan başına 50 zloti yardım başvuruları 1 Nisan-31 Mayıs döneminde alındı ve yaklaşık 43,5 bin başvuruyla tamamlandı. Belgelerin incelenmesinin ardından yararlanıcı hesaplarına 72 milyon zlotinin üzerinde ödeme yapıldı. Program kapsamında 2021’den bu yana arı yetiştiricilerine aktarılan toplam kaynak ise 340 milyon zlotinin üzerine çıktı.

Gürcistan’da Oksalik Asit Kullanımı İçin Arıcılara Uyarılar
Görsel kaynağı: Agronews Georgia · Özgün haber

Gürcistan’da Oksalik Asit Kullanımı İçin Arıcılara Uyarılar

Gürcistan’da arıcılara yönelik bilgilendirmede, oksalik asidin Varroa akarlarına karşı etkisinin ürün seçiminin yanı sıra arı ailesinin biyolojik durumuna ve uygulama zamanına bağlı olduğu belirtildi. Asidin esas olarak yetişkin arılar üzerinde bulunan foretik akarlara etki ettiği, mühürlü yavru hücrelerine ulaşamadığı için bu hücrelerdeki akarları doğrudan hedeflemediği aktarıldı. Uygulama için genellikle geç sonbahar ve kış başı daha elverişli dönemler olarak gösterildi. Ilıman ve karasal iklimlerde ana arının yumurtlamayı azalttığı veya geçici olarak durdurduğu bu dönemde akarların daha büyük bölümü yetişkin arılar üzerinde bulunabiliyor. Ancak Gürcistan’ın özellikle kışları ılık bölgelerinde yavrulama uzun sürebildiğinden, takvim tarihi tek başına ölçüt alınmamalı; zamanlama arı ailesinin gerçek durumuna göre belirlenmeli. İlkbahar ve yazdaki aktif yavrulama sırasında akarların bir bölümü mühürlü hücrelerde korunduğu için oksalik asidin etkinliği azalabilir. Yavrulamayı geçici olarak durdurma veya tekrarlı uygulama yalnızca uygun yöntem, veteriner önerisi ve izinli ürün talimatı temel alınarak planlanmalı. Yavaş salınımlı şeritlerde tüm ürünler için geçerli tek bir doz bulunmuyor; miktar ürünün bileşimine, kovanın yapısına ve koloni gücüne göre değişiyor. Şeritlerin kovanda kalma süresi de ürüne göre değişerek birkaç haftaya ulaşabiliyor. Oksalik asidin tahriş edici ve aşındırıcı olduğu, uygulama sırasında kimyasala dayanıklı eldiven, göz koruması ve uygun solunum koruması kullanılması gerektiği kaydedildi. Arıcıların yalnızca arılar için tasarlanmış ve izin verilmiş ürünleri kullanması, çözeltiyi kendi başına hazırlamaması ve önerilen konsantrasyon ile dozu değiştirmemesi gerekiyor. Bal ve diğer arıcılık ürünlerinin güvenliğiyle ilgili kurallara uyulması, uygulamanın ürün talimatında belirtilenden daha sık yapılmaması ve akar yoğunluğunun düzenli izlenmesi öneriliyor.

Ukrayna, Tarım Kısıtlamaları Kalıcı Olursa AB Üyeliğini Kabul Etmeyecek
Görsel kaynağı: Topky.sk · Özgün haber

Ukrayna, Tarım Kısıtlamaları Kalıcı Olursa AB Üyeliğini Kabul Etmeyecek

Ukrayna, tarım üreticilerine yönelik sübvansiyonlar ile tarım ürünleri ihracatında kalıcı kısıtlamalar öngörülmesi halinde Avrupa Birliği’ne (AB) üyeliği kabul etmeyeceğini açıkladı. Tarım Bakanı Taras Vysockyj, tutumunu çarşamba günü AFP’ye bildirdi. Açıklama, Avrupa Komisyonu’nun salı günü gelecekteki yeni AB üyeleri için Ukrayna’dan buğday gibi bazı ürünlere yönelik mali desteği ve ihracatı sınırlayacak değişiklikler önermesinin ardından geldi. Vysockyj, geçiş dönemlerinin AB genişlemesinde olağan olduğunu, ancak tek pazara erişimde kalıcı kısıtlamaların farklı bir konu olduğunu ve Ukrayna tarafından kabul edilemeyeceğini söyledi. Vysockyj’ye göre Ukrayna hükümeti, AB üyesi ülkelerin liderlerinin gelecek hafta Brüksel’deki zirvede görüşmesi beklenen resmi öneriyi henüz almadı. Önerinin, mevcut üyelerin yeni üyelerin demokratik ilkelerden uzaklaşabileceği veya AB bütçesinden fazla kaynak kullanabileceği yönündeki kaygılarını azaltması amaçlanıyor. Ukrayna, 2022’deki geniş çaplı Rusya işgalinin başlamasından birkaç gün sonra AB üyeliğine başvurdu; aday ülke statüsünü birkaç ay sonra aldı ve katılım müzakereleri 2024’te başladı. Mısır, buğday, kolza, ayçiçeği tohumu ve bitkisel yağ ihracatçısı olan ülkenin olası üyeliği, tarım destekleri ve ucuz ürünlerin piyasa üzerindeki etkisi nedeniyle Fransa ile Polonya’da kaygı yarattı. Ukrayna ise uyum dönemleri, pazara erişim kapsamı ve koruma mekanizmaları konusunda görüşmeye açık olduğunu belirtiyor.

Arıların Titreşim Algısı Kovan İletişiminde Rol Oynuyor
Görsel kaynağı: Agronews Georgia · Özgün haber

Arıların Titreşim Algısı Kovan İletişiminde Rol Oynuyor

Arıların bacaklarında bulunan subgenual organ, çevredeki mekanik titreşimleri sinir sinyallerine dönüştüren bir mekanoreseptör görevi görüyor. Bu yapı, arıların üzerinde durdukları bitki gövdesi, yaprak, uçuş tahtası veya petek gibi yüzeylerin hareketleri hakkında bilgi almasını sağlıyor. Özellikle Bombus grubundaki bazı arılar, çiçeklerin oluşturduğu çok küçük titreşimleri de algılayabiliyor. Çiçekler rüzgâr, bir böceğin konması veya başka bir mekanik etki nedeniyle hareket edebiliyor. Araştırmalar, arıların bu titreşim işaretlerini çiçeğin durumunu değerlendirmek ve daha fazla kaynak sunan çiçekleri seçmek için kullanabileceğine işaret ediyor. Titreşimler kovan içi iletişimde de rol oynuyor. İşçi arıların besin kaynağının yönünü ve konumunu bildirdiği dans sırasında oluşan mekanik ve akustik sinyaller petek yüzeyine yayılabiliyor. Petek, bir arının oluşturduğu titreşimleri diğer arılara aktarabilen bir iletişim taşıyıcısı işlevi görebiliyor. Kovanın güçlü biçimde sarsılması, darbe alması veya peteklerin sertçe hareket ettirilmesi arılar tarafından önemli bir mekanik sinyal olarak algılanabilir. Bu nedenle kovanla çalışırken aşırı sarsıntı ve darbelerden kaçınılması, peteklerin sakin ve düzenli biçimde hareket ettirilmesi öneriliyor.

Brezilya Sığır Etinin AB Pazarına Dönüşü İki Yılı Bulabilir
Görsel kaynağı: Večernje novosti · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya Sığır Etinin AB Pazarına Dönüşü İki Yılı Bulabilir

Brezilya sığır etinin Avrupa Birliği (AB) pazarına dönüşünün, yeni uygunluk kuralları nedeniyle yaklaşık iki yılı bulabileceği bildirildi. Avrupa Komisyonu yetkilisi Erik Tevenar, konuyu eylül sonunda Avrupa Parlamentosu Tarım Komitesi önünde açıkladı. 3 Eylül 2026'dan itibaren AB'ye hayvan ve hayvansal ürün ihraç eden ülkelerin, antimikrobiyal maddelerin büyümeyi veya verimi artırmak amacıyla kullanılmadığını ve insan tedavisine ayrılan bazı ilaçların hayvanlarda kullanılmadığını garanti etmesi gerekiyor. Sığır eti için uygunluk kanıtının hayvanın tüm yaşam döngüsünü kapsaması, Brezilya açısından süreci zorlaştırıyor. Kaynakta, Brezilya'da sığırların doğumdan kesime kadar geçen süresinin yaklaşık iki yıl olduğu ve bu nedenle etin AB pazarına bu süreden önce dönmesinin zor görüldüğü aktarılıyor. Ancak bu durum, AB'nin iki yıllık resmi bir ithalat yasağı koyduğu anlamına gelmiyor. Brezilya gerekli güvenceleri sunup Avrupa kurallarına uyduğunu kanıtlarsa yeniden ihracat izni alabilecek. Avrupa Komisyonu aynı zamanda Brezilya sığır etinin kontrol ve sertifikasyon sistemiyle ilgili ayrı bir sorunu inceliyor. Komisyon denetçileri, östradiol ile tedavi edilen dişi sığırlardan elde edilen etin AB'ye ihracat için yanlış sertifikalandırıldığını belirledi. Bunun ardından Brezilya, sorunlu sevkiyatın geldiği çiftlik ile ilgili sertifikasyon kuruluşunu askıya aldı ve düzeltici önlemler planı sundu. Komisyon, östradiol vakasının ihracata yönelik hayvanların kontrol ve sertifikasyon sisteminin güvenilirliğiyle, antimikrobiyal kuralların ise hayvanın tüm yaşam döngüsündeki uygunlukla ilgili olduğunu vurguluyor. Brezilya sığır etinin dönüşü, ülkenin tüm şartları yerine getirmesine ve Komisyonun denetimlerle sistemin kurallara uygun işlediğini doğrulamasına bağlı olacak.

Bal Arıları Polen Tüketimini Amino Asit Dengesine göre Ayarlıyor
Görsel kaynağı: Večernje novosti · Özgün haber
Veri haberi

Bal Arıları Polen Tüketimini Amino Asit Dengesine göre Ayarlıyor

Oxford Üniversitesi ile Southampton, Lancaster ve Newcastle üniversiteleri ile Kudüs İbrani Üniversitesinden araştırmacıların Current Biology dergisinde yayımlanan çalışmasına göre bal arıları, besinlerindeki esansiyel amino asitlerin oranına göre ne kadar yiyecek tüketeceklerini ayarlıyor. Araştırmacılar, Büyük Britanya’daki 26 bitki familyasına ait 99 çiçekli bitki türünün polenindeki amino asit bileşimini bal arılarının dokularındaki bileşimle karşılaştırdı. Sonuçlar, incelenen polen türlerinin çoğunun arıların beslenme ihtiyaçlarıyla tam olarak örtüşmediğini gösterdi. Çalışmanın laboratuvar aşamasında, farklı polen türlerinin ve arı dokusunun amino asit bileşimini taklit eden yapay yemler genç işçi arılara verildi. Amino asit oranı arıların ihtiyaçlarına daha uygun olan yemle beslenen arılar daha fazla tüketti, daha çok vücut ağırlığı kazandı ve proteinleri daha uygun bir besin oranında aldı. Histidinin görece yüksek olduğu yemlerde ise arılar toplam gıda tüketimini, hem protein hem de karbonhidrat alımını azalttı. Araştırmacılar, bunun bazı amino asitlerin aşırı alınmasını önleyen bir koruma mekanizması olabileceğini değerlendiriyor. Araştırmada, bal arılarının farklı bitkilerden topladığı poleni kovanda depoladığı karışım da incelendi. Arı ekmeği olarak adlandırılan bu karışımın amino asit bileşimi, tek tek polen türlerinin çoğuna göre daha dengeliydi. Arıların bu sistemi sayesinde farklı polen kaynaklarının besin eksikliklerini dengeleyebildiği belirtildi. Buna karşılık, polenle doğrudan beslenen yaban arıları ve yalnız yaşayan arılar, bitki çeşitliliğinin düşük olduğu bölgelerde uygun amino asit dengesini sağlamakta daha fazla zorlanabilir. Araştırmacılar, tozlayıcıları desteklemeye yönelik dikimlerde yalnızca sezon boyunca çiçek bulunmasına değil, farklı polen kaynaklarının çeşitliliğine de önem verilmesini önerdi.

Arı Ailesinin Yardıma İhtiyacı Olduğu Nasıl Anlaşılır?
Görsel kaynağı: Agronews Georgia · Özgün haber

Arı Ailesinin Yardıma İhtiyacı Olduğu Nasıl Anlaşılır?

Arıcılığa yeni başlayanların, bir arı ailesinin yardıma ihtiyacı olup olmadığını değerlendirirken tek bir belirtiye göre karar vermemesi gerekiyor. Kovanın önündeki hareketlilik, yuvanın gelişimi, arıların davranışı ve yem stokları birlikte incelenmeli. Nektar akışının uzun süre kesildiği veya havanın soğuk olduğu dönemlerde bal ve arı ekmeği stoklarının azalması, arı ailesi için risk oluşturabilir. Arıların aktif uçması tek başına yeterli bir gösterge sayılmıyor; stokların kovan içindeki durumu ve ailenin genel gücü de kontrol edilmeli. Kuluçkanın düzensiz gelişmesi, yumurta ve genç larvaların hücrelere dağınık yerleşmesi ya da yeni kuluçka görülmemesi, sorunun nedeninin araştırılmasını gerektirebilir. Ancak kuluçkanın az olması doğrudan ana arı sorununa işaret etmiyor. Mevsim, hava koşulları ve yem eksikliği de bu duruma yol açabilir. Bu nedenle ana arı, tek bir kovan kontrolünün ardından değiştirilmemeli; yumurtlama, kuluçkanın bütünlüğü, ailenin gücü ve mevsimsel koşullar birlikte değerlendirilmelidir. Kovan önünde ani hareketsizlik veya olağandışı hareketlilik, çok sayıda arının uçmadan yerde sürünmesi, uçamaması ya da kanatlarının anormal görünmesi de incelenmesi gereken belirtiler arasında bulunuyor. Dağınık kuluçka, şüpheli hücre değişiklikleri, ölü veya rengi değişmiş larvalar ve normal olmayan koku hastalık ya da parazit şüphesini artırabilir. Bununla birlikte belirli bir hastalık veya parazit yalnızca tek belirtiye bakılarak teşhis edilemiyor; bazı durumlarda uzman değerlendirmesi ya da laboratuvar incelemesi gerekiyor. Aile hızla zayıflıyor veya yem stoku kritik düzeye iniyorsa müdahale geciktirilmemeli, ancak neden belirlenmeden rastgele ilaç kullanılmamalı ve arılar ya da çerçeveler başka aileye aktarılmamalı.

Okaliptüs Varroa Mücadelesinde Tek Başına Yeterli Görülmüyor
Görsel kaynağı: Agronews Georgia · Özgün haber

Okaliptüs Varroa Mücadelesinde Tek Başına Yeterli Görülmüyor

Okaliptüs, bal arısı kolonilerinde Varroa akarına karşı kullanılabilecek doğal bir destek olarak değerlendiriliyor; ancak bağımsız ve garantili bir tedavi olarak görülmemesi gerekiyor. Okaliptüs uçucu yağındaki ökaliptolün akarlara karşı etkili olabileceği, yoğun kokunun ve uçucu maddelerin de akarların arıların vücudundan uzaklaşmasına katkı sağlayabileceği belirtiliyor. Bununla birlikte, arıların duman etkisiyle daha fazla bal tüketmesinin akarların uzaklaştırılmasını kolaylaştırdığı yönündeki görüşün kanıtlanmış temel mekanizma olmadığı aktarılıyor. Uygulamada kuru okaliptüs yaprakları, kabuğu veya ince dalları arı tütsüsünde kullanılabiliyor. Elde edilen duman kovana, genellikle uçuş deliğinden veriliyor; ancak dumanın fazla sıcak olmaması, yüksek sıcaklığın arılara zarar vermemesi ve koloniyi gereğinden fazla rahatsız etmemesi gerekiyor. Uçucu yağ ise şerit, jel veya başka bir taşıyıcı malzeme üzerinden yavaşça salınacak şekilde uygulanabiliyor. Yağın aşırı yoğunluğu arılar üzerinde olumsuz etki yaratabileceğinden dozajın güvenilir araştırmalara, kayıtlı ürün talimatına veya uzman önerisine dayanması isteniyor. Varroa mücadelesinde etkinliğin, uygulama öncesi ve sonrasında akar sayımı yapılarak izlenmesi gerekiyor. Hijyenik kovan tabanı, düşen akarların sayılmasını ve yöntemin etkisinin değerlendirilmesini kolaylaştırıyor; şeker pudrasıyla akarların uzaklaştırılması da kullanılan tanı yöntemleri arasında yer alıyor. Sonuçlar aktif madde yoğunluğu, hava sıcaklığı, kolonideki istila düzeyi ve yerel arı-akar popülasyonlarının özelliklerine göre değişebiliyor. Bal hasadı sırasında, balın tadını veya aromasını değiştirebilecek okaliptüs uygulamalarının kullanılması ise uygun görülmüyor.

Arıları Etkileyen Patojenler İçin Sahada Kullanılacak Tespit Tekniği Geliştirildi
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber

Arıları Etkileyen Patojenler İçin Sahada Kullanılacak Tespit Tekniği Geliştirildi

Şili’de Universidad SEK, FIA’nın desteğiyle geliştirilen LAMP-PCR tekniğiyle arı kovanlarını etkileyen virüs ve bakterilerin sahada doğrudan tespit edilmesini sağlayacak bir yöntem geliştirdi. Teknik, arıcıların hastalıkları daha erken belirlemesine ve ekonomik kayıplara yol açabilecek yayılımın önlenmesine katkı sunmayı amaçlıyor. Arıların tozlaşma yoluyla çok sayıda bitki türünün çoğalmasına ve tarımsal üretime katkı verdiği belirtilirken, kovan hastalıklarının zamanında saptanmasının arı popülasyonlarını korumak ve bu hizmeti sürdürmek açısından önemli olduğu aktarıldı.