ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

19 haber · Sayfa 1

Güney Afrika'da Belediye Altyapısı Kanatlı Üreticilerinin Maliyetlerini Artırıyor
Görsel kaynağı: Food For Mzansi · Özgün haber
Veri haberi

Güney Afrika'da Belediye Altyapısı Kanatlı Üreticilerinin Maliyetlerini Artırıyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Güney Afrika’da kötüleşen belediye altyapısı ile güvenilir olmayan su ve elektrik hizmetleri, kanatlı üreticilerinin maliyetlerini artırıyor. FairPlay Hareketi tarafından düzenlenen web seminerinde sektör temsilcileri, hizmet sunumundaki aksaklıkların kanatlı sektörünün rekabet gücünü, gıda güvenliğini ve kırsal istihdamı tehdit ettiğini söyledi. Tartışma, yerel yönetim seçimlerine altı gün kala yapıldı. Güney Afrika Kanatlı Birliğinin piliç organizasyonunun genel müdürü Izaak Breitenbach, modern tavuk kümeslerinin sıcaklık, oksijen ve karbondioksit seviyelerini bilgisayarlı sistemlerle düzenlediğini belirtti. Bu nedenle elektrik kesintileri ve yüksek sıcaklıklarda yaşanan su sıkıntıları, hem hayvan refahı hem de üretimin devamlılığı açısından ciddi risk oluşturuyor. Breitenbach, tipik bir kümesin yaklaşık 6 milyon Güney Afrika randına mal olduğunu ve altyapı arızalarının bu yatırımları tehlikeye attığını söyledi. Sorunların özellikle kırsal bölgelerdeki küçük işletmeleri etkilediği belirtildi. Yaklaşık 800 küçük ölçekli üretici, ülkenin tavuk üretiminin %5 ila 10’unu gerçekleştiriyor. FairPlay Hareketi kurucusu Francois Baird, altyapının yem kadar önemli bir üretim girdisi hâline geldiğini ifade ederken, Breitenbach belediyelerin sektörün hedeflerine ulaşmasını sağlayacak planlara daha fazla katılması gerektiğini savundu. Altyapı sorunlarının sürmesi hâlinde ithalatın artabileceği ve yerli sektörün zarar görebileceği uyarısı yapıldı.

Uruguay’da İki Koyun Kesim Tesisi Yeniden Açılmaya Hazırlanıyor
Görsel kaynağı: Blasina y Asociados · Özgün haber
Veri haberi

Uruguay’da İki Koyun Kesim Tesisi Yeniden Açılmaya Hazırlanıyor

Uruguay’da koyun kesiminde uzmanlaşmış iki tesisin yeniden faaliyete geçmesi bekleniyor. Paso de los Toros’taki eski Bamidal tesisi ile Salto’daki Daymán Meat’in, yılın toplam faaliyetinin genellikle %40-45’ini oluşturan son çeyrek sezonunda yeniden kesime başlaması gündemde. INAC Başkanı Gastón Scayola, iki tesisin hemen çalışabilecek durumda olduğunu söyledi. Bamidal tesisinin Uniao Comercial SAS’a devri için yürütülen işlem son aşamaya geldi. Ekonomi Bakanı Gabriel Oddone ile Hayvancılık, Tarım ve Balıkçılık Bakanı Alfredo Fratti belgeleri imzaladı; ancak mülkiyet değişikliğinin tamamlanması için MGAP’ın nihai kararı bekleniyor. Şirket kaynakları sürecin yakın zamanda sonuçlanacağını belirtirken, sektörden bir işletmeci tesisin önümüzdeki günlerde kesime başlayabileceğini ve yaklaşık 25 bin baş hayvan satın alındığını ifade etti. Nihai yetkilendirmedeki gecikme, hayvanlarını tesise vermeyi taahhüt eden üreticilerin karantina sürelerine uymak için antiparaziter uygulamalar yapmasını ve bit oluşumunu önlemek amacıyla hayvanları yıkamasını zorlaştırıyor. Salto’da ise Daymán Meat’in yeniden açılışına yatırım yapan Arjantinli iş insanları eski çalışanları çağırdı. Scayola, daha fazla koyun kesim tesisi ve hükümet desteğiyle koyun varlığındaki düşüşün tersine çevrilebileceğini umduğunu söyledi.

Şam Teknik Mezbahası Eylülde 20 Binden Fazla Hayvan Kesti
Görsel kaynağı: Sham Times · Özgün haber
Veri haberi

Şam Teknik Mezbahası Eylülde 20 Binden Fazla Hayvan Kesti

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Şam Teknik Mezbahası, eylül ayında koyun, keçi, sığır ve develerden 20 binden fazla başın kesildiğini bildirdi. Mezbaha Müdürü Halid Karkura’nın SANA’ya yaptığı açıklamaya göre günlük ortalama kesim, erkek Awassi koyunlarında yaklaşık 500, erkek ve dişi keçilerde yaklaşık 150 baş oldu. Deve, sığır, buzağı ve dişi sığırlarda günlük toplam ise yaklaşık 24 başa ulaştı. Kesim süreci, hayvanların veteriner hekimler ve veteriner denetçilerinden oluşan ekip tarafından muayene edilmesiyle başlıyor. Kesim sonrasında etler insan tüketimine uygunluk açısından yeniden inceleniyor. Sağlık koşullarını karşılayan etler resmi mühürle işaretlenerek soğutmalı araçlarla pazarlara ve kasaplara gönderiliyor; uygun bulunmayan etler ise mezbaha içinde imha ediliyor.

Arjantinli Üreticilere AB’nin Ormansızlaşma Kurallarına Uyum Çağrısı
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber
Veri haberi

Arjantinli Üreticilere AB’nin Ormansızlaşma Kurallarına Uyum Çağrısı

Arjantin’de bölgesel soğutma sanayisi kuruluşu FIFRA’nın Başkan Yardımcısı Daniel Urcía, bilgi eksikliğinin sığır üreticilerinin hayvan izlenebilirliğini belgeleyen VISEC Carne platformuna katılımını geciktirdiğini söyledi. Urcía, Avrupa Birliği’ne gönderilen etin ormansızlaşma karşıtı düzenlemenin gereklerini karşıladığını göstermek için kullanılan sisteme katılımın üreticiler açısından maliyet taşımadığını belirtti. VISEC Carne’ye şimdiye kadar yaklaşık 15.000 işletme, 40 mezbaha, 170 hayvan komisyoncusu ve 52 ithalatçı gönüllü olarak katıldı. Urcía’ya göre AB düzenlemesi, Arjantin sektörü açısından gelecek 1 Ocak’tan itibaren uygulanabilir kabul edilmeli. Düzenleme, ithalatçıların ürünlerin 2020’de belirlenen kesim tarihinden sonra ormansızlaştırılmış arazilerden gelmediğini kanıtlamasını gerektiriyor. Resmi yükümlülük ithalatçıya ait olsa da tedarikçilerin gerekli bilgileri sağlaması gerekiyor. Urcía, yalnızca Arjantin’in et üreticisi olarak sahip olduğu itibarın yeterli olmayacağını, hayvanların doğduğu, yetiştirildiği ve sonlandırıldığı tüm işletmelerin kurallara uyduğunun belgelenmesi gerektiğini söyledi. VISEC Carne ve Trade Store gibi yetkili platformlar, Senasa, ARCA ve diğer kamu kurumlarının bilgilerine erişiyor. İşletme sahiplerinin ayrıca arazilerini gösteren poligonun doğru sınırlandırıldığını kontrol etmesi gerekiyor. FIFRA yöneticisi işlemi bir sertifika değil, bir kez yapılan idari işlem olarak tanımladı. Bilgiler daha sonra sevkiyatlara eklenerek ithalatçıların Avrupa makamlarına uygunluğu kanıtlamasına yardımcı oluyor. Urcía, veri paylaşmayı reddeden üreticilerin önemli bir pazara erişimini kaybedebileceğini savundu. Bununla birlikte kaynakta, bazı kırsal örgüt yöneticilerinin üreticilere VISEC Carne’ye katılmamalarını önerdiği ve sistemi birincil sektörün çıkarlarına aykırı gördüğü de aktarılıyor. Urcía, Avrupa pazarının özellikle bife, cuadril ve lomo gibi yüksek değerli soğutulmuş kesimler için önem taşıdığını belirtti.

Slovakya’da Yerli Ördek Yetiştiriciliği İthalat Baskısıyla Geriliyor
Görsel kaynağı: Pravda Slovakia · Özgün haber
Veri haberi

Slovakya’da Yerli Ördek Yetiştiriciliği İthalat Baskısıyla Geriliyor

Slovakya’nın Kráľov Brod köyünde düzenlenen elma ve ördek festivalinde 3.500’e yakın kişi bir araya geldi; Agrostaar’ın hazırladığı 1.000’den fazla kızarmış ördek porsiyonu kısa sürede tüketildi ve organizatörler daha fazla satış yapabileceklerini belirtti. Ancak yüksek talep, ülkenin son uzun süreli ördek yetiştiricisi olarak tanımlanan Agrostaar’ın üretiminin sürdürülebileceği anlamına gelmiyor. Şirketin ördek çiftliği yıllardır bitkisel üretimden elde edilen gelirle destekleniyor. Aşırı kuraklık, bu desteğin temelini zayıflattı. Kaynağa göre mısır verimi üçte iki oranında düştü ve bitkisel üretim zarara geçti; ayrıca ördek yemi için gereken mısırın fiyatı yükseliyor. Agrostaar’ın modeli, ördeklerin iki gölde yüzebildiği ekstansif yetiştiriciliğe dayanıyor. Bu model, Macaristan, Polonya ve Almanya’da yaygın olduğu aktarılan yoğun endüstriyel yetiştiricilikten ayrılıyor. Şirket yöneticisi Balázs Kósa, 3 kilogramlık bir Agrostaar ördeğinin 20 avroya mal olduğunu söylerken, bir zincir markette Macaristan menşeli ördek kilogramı 3,19 avrodan kampanyaya sunuluyor. Şirketin kurucularından František Szikura, 1970’lerin ortasında çiftlikte 800 bin günlük ördek yavrusu üretildiğini ve bunların %35’inin güney Slovakya’daki köylülerce satın alındığını anlatıyor. Szikura’ya göre 1990’larda kümes hayvanlarının kesildiği mezbahaların özelleştirilmesi, Agrostaar’a toplam 7 milyon Slovak korunası ödenmemesiyle sonuçlandı ve su kuşu yetiştiriciliğinde gerileme sürecini hızlandırdı. Slovakya’nın Avrupa Birliği’ne katılımı sonrasında uygulamaya giren yeni standartlar ve HCPP, yani doğru yetiştiricilik ve üretim uygulamaları da yeni yatırımlar gerektirdi. Szikura, destek politikalarında kümes hayvancılığı için yeterli mali araç bulunmadığını savunuyor. Kaynakta, kırsal yaşam tarzının değişmesi, evlerin çim ve süs bahçeleriyle çevrilmesi ve süpermarketlerin yaygınlaşmasının da köylülerin ördek ve kaz yetiştiriciliğini marjinalleştirdiği belirtiliyor; ancak bu dönüşümün tek neden olmadığı vurgulanıyor. Hayvan hakları savunucularının kaz ve ördeklerin mısırla zorla beslenmesine yönelik kampanyaları da sektörü etkileyen gelişmeler arasında aktarılıyor. Agrostaar bugün kendi mezbahasında yılda 15 bin ördek işliyor. Tomášikovo’da 10 bin, Topoľnica’da ise 5 bin ördeğin bulunduğu işletmeler de var; ancak kaynak bu işletmelerin toplam etkisini sınırlı görüyor. Slovakya’da su kuşlarının toplam kümes hayvanı üretimindeki payı 2000’de %5 iken 2025’te %0,2’ye geriledi. Aynı dönemde ülkenin kaz sürüsü 95 binden 850’ye düştü.

Slovakya’da Kaz ve Ördek Yetiştiriciliği Geriliyor: 10 Üründen 9’u İthal
Görsel kaynağı: TV JOJ · Özgün haber
Veri haberi

Slovakya’da Kaz ve Ördek Yetiştiriciliği Geriliyor: 10 Üründen 9’u İthal

4 yayıncı · 4 haber · Karşılaştır

Slovakya’da geleneksel kaz ve ördek yetiştiriciliği küçülüyor. Tüketicilerin satın aldığı su kanatlılarının yaklaşık 10’da 9’u ithal edilirken, yerli üretim ülke tüketiminin %5’inden azını karşılıyor. Slovakya Kanatlı Yetiştiricileri Birliği Direktörü Daniel Molnár, gelişmeyi tarımdaki dönüşüm ve kırsal yaşam tarzındaki değişimle ilişkilendirdi. Canlı ördek üretimi 2000’de 528 tonken 2025’te 182 tona geriledi; bu miktar 2000 düzeyinin %34,5’ine karşılık geliyor. Aynı dönemde kaz sayısı 96 binden 850’ye, ördek sayısı 253 binden 32 bine düştü. Sektör temsilcileri, kooperatif tipi büyük üretimin ve işleme sanayisinin dağılmasının da gerilemede etkili olduğunu belirtiyor. Slovakya’da büyük ölçekli yalnızca üç ördek işletmesi kaldı. Bu işletmeler Kráľov Brod, Tomášikovo ve Topoľnica’da bulunuyor; büyük kaz işletmesi ise kalmadı. Üretimin güçlendirilmesi için satış birliklerinin kurulması, pazarlama imkânlarının geliştirilmesi ve işletmelere yatırım desteği sağlanması öneriliyor.

Rio Grande Do Sul’da Holando İneği 840 Kilogram Ağırlığıyla Dikkat Çekti
Görsel kaynağı: LosAgronegocios · Özgün haber
Veri haberi

Rio Grande Do Sul’da Holando İneği 840 Kilogram Ağırlığıyla Dikkat Çekti

Brezilya’nın Rio Grande do Sul eyaletinde bir Holando ineği, 840 kilogram canlı ağırlığı ve %50,59 karkas randımanıyla kesim sonuçları bakımından dikkat çekti. Taquara’daki Agropampa Frigorífico’nun yöneticisi ve sığır kesim kalitesi danışmanı Brenda Hencker, özellikle hayvanın yağ örtüsünü öne çıkardı. Tesis, Vale do Paranhana bölgesinde ve Porto Alegre’ye yaklaşık 75 kilometre uzaklıkta bulunuyor. Holando ırkı süt üretimindeki uzmanlığıyla bilinirken, bu hayvanın vücut hacmi ve yağ tabakası, mezbahaya gönderilen sütçü ineklerde genellikle gözlenen görünümden farklıydı. Hencker, hayvanın kapalı sistemde yetiştirildiğini ve bu koşulu daha kaliteli bitirmeyle ilişkilendirdi. Kaynakta yer alan görseller ve anlatımda, yağ örtüsünün sütçü ineklerde daha belirgin olabilen kalça ve omurga çıkıntılarını gizlediği aktarılıyor. Vaka, süt sığırlarının et üretiminde değerlendirilmesi tartışmasıyla ilişkilendirildi. Sütçü ineklerle etçi boğaların melezlenerek et piyasasına yönelik buzağı üretilmesi, bazı işletmeler, genetik şirketleri ve besi işletmeleri tarafından kullanılan bir strateji olarak aktarılıyor. Ancak ineğin genetik yapısı doğrulanmadı ve üretici, başka bir ırkla melezleme olup olmadığını açıklayamadı. Bu nedenle hayvan, süt sığırlarında et entegrasyonunun kanıtlanmış bir örneği olarak sunulamıyor. Açıklanan canlı ağırlık ve randıman üzerinden karkas ağırlığı yaklaşık 425 kilogram olarak hesaplandı. Bu değer, mezbahanın yaptığı ek bir tartımı değil, yayımlanan verilerden yapılan hesaplamayı ifade ediyor; ayrıca kemik ve yağı da içeriyor. Kaynak, %50,59’luk randımanın tek başına ticari kaliteyi açıklamadığını, değerlendirmenin tartım koşulları, sindirim sistemi içeriği, vücut yapısı ve kesim işlemleri gibi unsurlara bağlı olduğunu belirtiyor. Sonucun tüm Holando ırkı için referans sayılamayacağı da vurgulanıyor.

Çekya’da Kırsal Kalkınma İçin 2,4 Milyar Çek Korunası Destek Açıldı
Görsel kaynağı: Agropress · Özgün haber
Veri haberi

Çekya’da Kırsal Kalkınma İçin 2,4 Milyar Çek Korunası Destek Açıldı

Çekya’da çiftçiler, gıda işleyicileri ve ormancılar, AB Ortak Tarım Politikası (OTP) kapsamındaki kırsal kalkınma destekleri için başvuru yapabiliyor. Stratejik planın sekizinci turunda toplam 2,4 milyar Çek korunası dağıtılacak. Bu tutarın yaklaşık 1,84 milyar korunası tarım ürünlerinin işlenmesine yönelik yatırımlara ayrıldı. Başvurular Portál farmáře üzerinden yapılabiliyor. Destekler mezbahaların, parçalama tesislerinin ve mandıraların kurulması veya modernizasyonu ile meyve-sebze işleme yatırımlarında kullanılabilecek. Tarım Bakanlığına göre program yerel hammaddelerin işlenmesini, Çek gıda işleyicileri aracılığıyla katma değer yaratılmasını, tedarik zincirlerinin kısaltılmasını ve yerel pazarların desteklenmesini amaçlıyor. Genç çiftçiler için 300 milyon Çek korunası ayrılırken, tarım üretimine yönelik iş planlarında temel destek 1,5 milyon korunadan başlayıp kendi üretiminden gıda üretimi de içeren planlarda 2 milyon korunayı aşıyor.

Askerden Ayrılan Gaziler İçin Sığır Sektörüne Geçiş Programı Kuruldu
Görsel kaynağı: Beef Central · Özgün haber
Veri haberi

Askerden Ayrılan Gaziler İçin Sığır Sektörüne Geçiş Programı Kuruldu

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Avustralya’da askerlerin savunma kuvvetlerinden ayrıldıktan sonra sığır sektörüne geçişini kolaylaştırmak amacıyla Diggers to Stockman adlı yeni bir program kuruldu. Girişimi, ordudan ayrıldıktan sonra sığır sektörüne geçen Jack Blaine başlattı. Program, ayrılma sürecindeki veya savunma kuvvetlerinden ayrılmış kişileri farklı sığır işletmelerine götürerek saha deneyimi ve mesleki eğitim kazandırmayı amaçlıyor. Pilot program, katılımcılara kuzey sığır sektörünü mera yönetiminden boğa yakalamaya ve işlemeye kadar farklı aşamalarıyla tanıttı. Program, Central Queensland’deki Balcomba Station’da mera yönetimi ve takviye çalışmalarıyla başladı. Ardından North Queensland’de bulunan Longton Station’da yaklaşık 1000 damızlık sığır işlendi ve gebelik testinden geçirildi. Katılımcılar daha sonra Mackay’ın batısındaki Cerito Station’da temiz derili sığırların toplanmasına katıldı. Pilotun son durağı olan Clermont’taki Signature Beef mezbahası ve besi işletmesinde ise tedarik zincirinin son aşamasını inceledi. Blaine, helikopter ve atlarla çalışma gibi deneyimlerin katılımcılar için yeniden edinilmesi zor fırsatlar olduğunu söyledi. Programa katılım için başvuru süreci bulunuyor ve girişim, genel olarak sektöre girmek isteyen gazileri hedefliyor. Blaine, bunun bir dinlenme veya ruh sağlığı girişimi olmadığını, gazilere sığır sektöründe yer edinmeleri için başlangıç sağlamayı amaçladığını belirtti. Bir katılımcının arazi satın aldığı, birinin aile arazisini devraldığı, diğerinin ise arazi satın almayı değerlendirdiği aktarıldı. Blaine, Diggers to Stockman’ı hayır kurumu olarak kaydettirme sürecinde olduğunu ve programı yıllık ya da iki yılda bir düzenlemeyi hedeflediğini açıkladı. Pilot gezi, istasyon çalışanlarına da ordudan ayrılan kişilerin değişen yaşam ve kariyerlerini tanıma fırsatı sundu.

Güney Afrika Kırmızı Et Sektöründe Finansman ve Hayvan Sağlığı Reformu Çağrısı
Görsel kaynağı: Farmer’s Weekly · Özgün haber
Veri haberi

Güney Afrika Kırmızı Et Sektöründe Finansman ve Hayvan Sağlığı Reformu Çağrısı

Güney Afrika’nın kırmızı et sektöründe büyüme hedeflerine ulaşılması için yeterli finansman, devletin hayvan sağlığı yönetiminde değişiklik ve çiftçilerin karar süreçlerine daha güçlü katılımı gerektiği belirtildi. Bu değerlendirmeler, Nampo Alfa’da 2 Ekim’de düzenlenen Road to Recovery etkinliğinde dile getirildi. Katılımcılar, hastalık kontrolünün güçlendirilmesi ve ihracat pazarlarına erişimin artırılması konusunda geniş destek bulunduğunu, ancak bu hedeflere hangi yöntemlerle ulaşılacağı konusunda görüş ayrılıklarının sürdüğünü ifade etti. Toplantıda özellikle aşılama ve izlenebilirlik uygulamalarına çiftçilerin desteğinin nasıl kazanılacağı, uygulama maliyetlerinin nasıl karşılanacağı ve üreticilere kararlarda nasıl anlamlı söz hakkı verileceği tartışıldı. Katılımcılar ortak görüşleri incelenip onaylanmak üzere yazılı bir açıklamada toplamayı kararlaştırdı. Önerilerin daha sonra üyeler ve bölgesel yapılarla görüşülerek kuruluşlar aracılığıyla ulusal düzeye taşınması planlandı. Tarım Bakanlığına yönelik taleplerin son aşamada tarım bakanına iletilmesi öngörüldü. AgriSA Üst Yöneticisi Johann Kotzé, devletin hayvan sağlığı yönetimine ilişkin kaygıların sektörü temsil eden kuruluşlar tarafından toplu biçimde tarım bakanına aktarılmasını istedi. Kotzé, mevcut yönetime duyulan güvenin zarar gördüğünü ve sektörün karşı karşıya olduğu sorunlara farklı bir yaklaşımla yanıt verecek değişikliklere ihtiyaç bulunduğunu söyledi. Red Meat Industry Services Üst Yöneticisi Dewald Olivier ise sektör uzmanlarının ticaret ortaklarıyla yapılan yazışmaların tamamına erişememesinin ihracat onayları için bekleyen gereklilikleri belirlemeyi ve gecikmeleri gidermeyi zorlaştırdığını belirtti. Olivier ayrıca şap hastalığı salgını sırasında alınan bazı kararların üreticiler, besi işletmeleri ve mezbahalar üzerinde ekonomik açıdan zarar verici sonuçlar doğurduğunu savundu. Free State Kırmızı Et Üreticileri Örgütü Başkanı Pieter Meyer, bölgesel üreticilerin öncelikleri ve proje değerlendirmelerini belirleme süreçlerine daha fazla katılmasını istedi. Meyer, Free State’in Güney Afrika sığırlarının tahminen %25-28’ini barındırdığını belirterek harç gelirlerinden yapılan harcamaların buna karşılık gelen bölümünün eyalete doğrudan veya dolaylı fayda sağlaması gerektiğini söyledi. Free State Agriculture Başkanı Francois Wilken, aşı teminindeki zorlukların ve kriz sırasında yaşanan bölünmelerin çiftçilerin güvenini zedelediğini belirtti. İzlenebilirliği desteklediğini söyleyen Wilken, yıllardır süren gecikmelerin hastalık krizi sırasında yeni şartlar dayatılarak çözülmeye çalışılmasının ve belirsiz yönlendirmenin direnci artırabileceği uyarısında bulundu. Dunevax Biotech Üst Yöneticisi David Gerber ise veteriner sertifikasıyla belgelenmiş aşılama, izlenebilirlik ve biyogüvenlik uygulamalarını destekleyen hayvanlara satış sırasında prim verilmesini önerdi.

Sığır Belgelerinde Dijitalleşme İçin 2027 Sonu Hedefleniyor
Görsel kaynağı: Pleinchamp · Özgün haber
Veri haberi

Sığır Belgelerinde Dijitalleşme İçin 2027 Sonu Hedefleniyor

Fransa’da sığırların refakat belgesi (DAB) için dijital sisteme geçişin 2027 sonuna kadar kademeli biçimde yaygınlaştırılması planlanıyor. Deneme aşamasındaki dijital platformun, sektör aktörlerine hayvanların sağlık bilgileri ve hareketlerine çevrim içi ve gerçek zamanlı erişim sağlaması hedefleniyor. Pasaport ile erken düzenlenen sağlık belgesinden (Asda) oluşan DAB, her hayvana yaşamı boyunca eşlik ediyor. Belge, hayvanların kimliklendirilmesini, hareketleri sırasında izlenebilirliğini ve sağlık bilgilerinin paylaşılmasını sağlıyor. Sistem Fransa genelinde 16 milyon sığırı, yılda 6,7 milyon doğumu, işletmelerden gerçekleşen 11 milyon çıkışı ve mezbahalara yapılan 4 milyon girişi kapsıyor. Belgeler bugün hayvanla birlikte dolaşıyor ve yetiştirici, ticari işletmeci, nakliyeci ile mezbaha arasındaki işlemlerde el değiştiriyor. DAB’ın dijitalleştirilmesi, 24 Mart 2025 tarihli tarım yönlendirme yasasına dahil edildi. Yasa, yürürlüğe girmesinden itibaren 30 ay içinde sığırların refakat belgelerinin dijitalleştirilmesini ve hak sahibi sektör operatörlerinin erişebileceği bir platform kurulmasını öngörüyor. Ancak düzenleme kâğıt pasaportların kaldırılmasını zorunlu tutmuyor. Tarım Bakanlığı dijital güvenlik danışmanı Philippe Paquet, kâğıt ve dijital formatların bir süre birlikte kullanılabileceğini belirtti. Bakanlık hizmetleri, sektör aktörlerinin ihtiyaçlarını belirlemek için ülke genelinde istişareler yaptıktan sonra bir prototip geliştirdi. Akıllı telefon kullanımına uygun platformda bağlantısız modda veri girişi yapılabilecek. Kullanıcılar her sığırın sağlık statüsü ve hareketlerini görebilecek, ayrıca hayvan grupları oluşturup bunları başka sektör aktörlerine gönderebilecek. Paquet, ilk sürümün kusursuz olmayacağını, sahada test edilmesi ve mevcut dijital sistemlerle uyumlu çalışması gerektiğini söyledi.

Slovakya’da Et Zinciri Projesinin Mezbaha Ayağı Hayata Geçmedi
Görsel kaynağı: Aktuality.sk · Özgün haber
Veri haberi

Slovakya’da Et Zinciri Projesinin Mezbaha Ayağı Hayata Geçmedi

Slovakya’nın Sebechleboch bölgesinde Avrupa Birliği desteğiyle planlanan et üretim ve satış zincirinin mezbaha ayağı kurulmadı. Aktuality.sk’nin Investigatívne centrum Jána Kuciaka’ya (ICJK) dayandırdığı habere göre proje, mezbahadan paketleme tesisine ve Nitra, Bratislava ile Banská Bystrica’daki satış noktalarına uzanacak şekilde tasarlanmıştı. Ancak zincirden Hontianske Nemce’deki tek satış noktası kaldı. Projede Agrospol, Agro HN, Euro-Seb, Roja - Slovensko ve Starohorská vinárska spoločnosť adlı beş şirket yer aldı. ICJK’ya göre şirketler 2017’de kırsal kalkınma programından 6 milyon euronun üzerinde hibe aldı; ödenen tutar 2,7 milyon euro oldu ve mezbaha ile bazı proje kalemleri çıkarıldı. ICJK, Róbert Ďurica ile bağlantılı şirketlerin Slovakya Tarım Ödeme Ajansı’nın (PPA) destek programlarından toplamda en az 12 milyon euro aldığını da bildirdi. Agro HN, Euro-Seb ve Agrospol’un vergi ve sosyal prim borçlarının 260 bin euronun üzerine çıktığı aktarıldı. Slovakya Mali İdaresi, Agro HN hakkında icra işlemi yürütüldüğünü doğruladı. ICJK’ya göre icra görevlilerinin şirketlerle ilgilenmeye başlamasının ardından üç şirket varlıklarını devretti ve PPA ile devam eden dört sözleşmede değişiklik yapıldı. Yeni yararlanıcıların da Ďurica ile bağlantılı şirketler olduğu belirtildi. Hayvancılık yöneticisi Jaroslav Dóbi ise tüm kontrollerin sorunsuz tamamlandığını, proje devirlerinin şirketlerin yasal başvuruları üzerine PPA tarafından onaylandığını söyledi. Dóbi, mezbaha projesinin iptalini 2020-2023 dönemindeki krizlerle açıkladı; vergi borçları ve icralar hakkında yorum yapmadı. Haberde, PPA’daki ek sözleşmelerin bazı destekli binalara icra rehni kaydedilmesinden bir gün önce imzalandığı ve Nisan 2026’da projelerin sürdürülebilirlik dönemi devam ederken düzenlendiği belirtildi. Kurallar uyarınca destekle alınan varlıkların PPA’nın onayı olmadan üçüncü kişiler lehine rehnedilemeyeceği, ihlal halinde hibenin tamamının veya bir bölümünün geri istenebileceği aktarıldı. ICJK’ya göre Auchfarm, Euro-Seb’den Sebechleboch’taki 13 binayı, kiralık araziyi ve ödemesi 2,6 milyon euronun üzerinde olan üç hibe sözleşmesini 100 bin euroya aldı. PPA ve Tarım Bakanlığı, değişikliklerin gerekçesi ile olası çıkar çatışmasına ilişkin soruları yanıtlamadı.

KKTC’de Şap Hastalığı Karantinası Kaldırılıyor
Görsel kaynağı: Yenidüzen · Özgün haber

KKTC’de Şap Hastalığı Karantinası Kaldırılıyor

KKTC Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı, Aralık 2025’te tespit edilen şap hastalığı nedeniyle uygulanan bölgesel karantinanın kaldırılmasına karar verildiğini duyurdu. Karar, yürütülen aşılama, sürvey, laboratuvar kontrolleri ve saha denetimleri ile mevcut epidemiyolojik durum ve risk değerlendirmeleri dikkate alınarak alındı. Karantinanın kaldırılması hayvan hareketlerinin tamamen serbest bırakıldığı anlamına gelmeyecek. İşletmeler, bölgeler ve mezbahalar arasındaki sevkler Veteriner Dairesi’nin kontrol ve iznine tabi olacak; sağlık şartlarını karşılamayan işletmelerden sevke izin verilmeyecek. Büyükbaş ve küçükbaş hayvanlara yönelik aşılama ve izleme çalışmaları sürecek, uygun işletmelere sonuçlara göre kademeli ve kontrollü izin verilecek. Verilerin gerekli kılması halinde ek kısıtlamalar uygulanabilecek.

İran’da Tek Tırnaklı Hayvanlar İçin Yetkili Çiftlik ve Mezbaha Bulunmuyor
Görsel kaynağı: IANA — İran Tarım Haber Ajansı · Özgün haber
Veri haberi

İran’da Tek Tırnaklı Hayvanlar İçin Yetkili Çiftlik ve Mezbaha Bulunmuyor

İran Veterinerlik Kurumu Başkanı Vahid Salehi, ülkede tek tırnaklı hayvanların yetiştirilmesine izin verilen bir birim veya bu hayvanların etinin elde edilmesi için yetkili bir mezbaha bulunmadığını açıkladı. Açıklama, tek tırnaklı hayvan yetiştiriciliği ve et ihracatı için yapılan başvurulara ilişkin tartışmalar sırasında geldi. Salehi’ye göre bu alandaki ilk başvuru, et ihracatı amacıyla bir yetiştiricilik birimi kurulması için 1395 ve 1396 yıllarında yapıldı. Geçen yıl ise üç ilden yetiştiricilik zinciri, özel mezbaha, paketleme ve ihracat kurulması için başvurular geldi. Ancak söz konusu çiftliklerin kurulmasına yönelik uygulama yönergesi, hayvancılık tesisi ruhsat düzenlemesi veya onaylanmış bir kural henüz yayımlanmadı. Salehi, 1398’de alınan dini görüşte, sürecin yasalara ve sağlık izinlerine uygun yürütülmesi ve ürünün niteliğinin tüketiciye açıkça bildirilmesi halinde dini açıdan engel bulunmadığının belirtildiğini aktardı. Veterinerlik Kurumunun politikası ise standartlar oluşturulması halinde tüm sürecin sağlık denetimine tabi tutulması ve ürünlerin diğer ürünlerle karışmasını önleyecek şekilde kesin biçimde etiketlenmesi yönünde. Açıklamada hayvan ve hayvansal girdilerin izlenmesine ilişkin sistem hakkında da bilgi verildi. 1392’de kurulan kapsamlı izleme ve tanımlama sistemi canlı hayvan, ilaç, aşı, biyolojik maddeler ve pestisitlerin taşıma, depolama ve muhafaza noktalarını izliyor. Canlı hayvanların yetiştirme döneminden mezbahaya kadar sağlık kimliği taşıması gerekiyor; sağlık sertifikası düzenlenmeden taşıma irsaliyesi çıkarılmıyor. Salehi ayrıca dondurulmuş tavuk stoklarına ilişkin verileri paylaştı. Depolanan 20 bin 500 ton tavuğun yaklaşık 15 bin tonu tüketim süresi dolmadan piyasaya dağıtıldı. Bir ila üç ay tüketim süresi kalan yaklaşık 5 bin 400 ton ise perakende piyasaya gönderilmeyerek toptan merkezlere ve ısıl işlem gören et ürünleri sanayisine tahsis edildi. Bu partiden toplam 27 ton ürün, salmonella veya diğer sağlık kriterlerine aykırılık nedeniyle insan tüketimine onay almadı; kaynağa göre ürünler için imha veya atık işleme ve üreticiye iade süreçleri uygulandı.

Güney Afrika Kırmızı Et Sektöründe Stratejiden Uygulamaya Geçiş Çağrısı
Görsel kaynağı: Farmer’s Weekly · Özgün haber
Veri haberi

Güney Afrika Kırmızı Et Sektöründe Stratejiden Uygulamaya Geçiş Çağrısı

Güney Afrika kırmızı et sektöründe stratejilerin sonuç üretmesinin önündeki temel sorunların zayıf koordinasyon, yetersiz finansman ve uygulama eksikliği olduğu belirtildi. Değerlendirme, Free State eyaletindeki Bothaville’de 2 Ekim’de düzenlenen Road to Recovery etkinliğinde gündeme geldi. Etkinliğin başlatıcısı ve Stud Breeders Federation başkanı Kobus Bester, sorunlarla ilgilenen kişilerin çoğu zaman az sayıda kaldığını ve kuruluşların birbirinden kopuk çalıştığını söyledi. Bester, çözümün kuruluşlar, bölgeler ve hayvancılık türleri arasında ortak hareket etmekten geçtiğini ifade etti. Sektörde bazı sorunları ele almak için sistem ve yapılar kurulmuş olsa da bunların her zaman etkili biçimde uygulanmadığını belirten Bester, uygulamanın önünde kimi durumlarda siyasi veya “sinsi” nedenlerin bulunduğunu öne sürdü. Sektör paydaşlarını, bireysel kuruluşların ve çıkarların ötesine bakarak değer zincirinin tüm halkalarının kârlı, sürdürülebilir ve refah içinde olmasına katkı sağlayıp sağlamadıklarını değerlendirmeye çağırdı. Gıda ve Tarım Politikası Bürosu (BFAP) kıdemli analisti Gerhard van der Burgh’a göre sektörün sorunları daha önce hazırlanan uzun vadeli planlarda da tanımlanmıştı. 2021’de çalışmaları başlayan Red Meat Strategy 2030, Agriculture and Agro-processing Master Planı ile daha önceki yapılanma girişlerine dayanıyor. Strateji hayvan ve kamu sağlığı, kapsayıcı büyüme, pazara erişim ve rekabetçiliği dört ana alan olarak belirlerken ortak sektör sesinin eksikliği, yetersiz finansman ve uygulama kapasitesi, devlet veterinerlik kapasitesindeki sorunlar ile izlenebilirliğin uygulanmasını başlıca kısıtlar arasında saydı. 2022 stratejisinde öngörülen yapıda Meat and Livestock Value Chain Round Table sektör çapındaki sorunlarla ilgilenecek, Red Meat Primary Cluster (RMPC) öncelikleri yönlendirecek ve uyumu güçlendirecekti. Red Meat Industry Services (RMIS) ise izlenebilirlik, araştırma ve hayvan sağlığı gibi alanlarda uygulama ve hizmet sunumundan sorumlu olacaktı. Van der Burgh, 2024’te 44 milyar rand büyüklüğündeki sektörü ilerletmek için kâğıt üzerindeki yapıların yanı sıra bütçe, insan kaynağı, yetki, otorite ve açık hesap verebilirlik gerektiğini söyledi. Roller ve sorumluluklar konusunda anlaşmaların ise henüz tamamlanmadığını belirtti. Finansman açığını ortaya koyan verilere göre kırmızı et sektörünün bildirilen yasal kesinti geliri 2024’te 51,2 milyon rand oldu. Tarihsel toplam kesinti, ilk satış değerinin %0,09’una karşılık gelirken kesinti uygulanan Güney Afrika tarım sektörlerindeki ortalama %0,50 olarak verildi. Van der Burgh, %0,36’lık oranı olası bir artış örneği olarak gösterdi; ancak çiftçiler, yem işletmeleri ve mezbahalardan daha yüksek katkı alınması 2021’de dirençle karşılaşmıştı.

Endonezya, Uruguay’ın Narenciye, Soya ve Buğdayına Pazarını Açtı
Görsel kaynağı: LosAgronegocios · Özgün haber
Veri haberi

Endonezya, Uruguay’ın Narenciye, Soya ve Buğdayına Pazarını Açtı

Endonezya, Uruguay’dan narenciye, soya ve buğday ithalatına izin verdi. Karar, Uruguay’ın tarım ürünleri için yeni pazarlar açma stratejisinde bir adım olarak değerlendiriliyor. Ancak sağlık temelli pazar erişiminin ne ölçüde gerçek ticari anlaşmalara dönüşeceği henüz netleşmiş değil. Süreç, ağustos ayında Uruguay’dan bir heyetin Cakarta’da yürüttüğü temasların ardından ilerledi. Görüşmelerde farklı ürünlerin Endonezya pazarına girişinin yanı sıra sağlık protokolleri ele alındı ve mutabakat zabıtları imzalandı. Bu çalışmaların sonucu olarak narenciye, soya ve buğday için ithalat yolu açıldı. Uruguay’ın et ürünleri için yürüttüğü süreç ise Endonezya’nın helal kesim şartları ve bu işlemi yapabilecek yetkili mezbahanelerin bulunması gerekliliği nedeniyle daha zor ilerliyor. Aynı dönemde açıklanan dış ticaret verilerine göre Uruguay’ın ihracatı eylülde geçen yılın aynı ayına göre %10 arttı. Yılın birikimli dönemindeki artış ise %1 oldu. Eylül ayında soya, et ve selülozun önüne geçerek Uruguay’ın en fazla ihraç edilen ürünü konumuna yükseldi.

Doğu Makedonya ve Trakya’da Hayvancılık Hastalıklarına Karşı İzleme Başladı
Görsel kaynağı: Agronews Greece · Özgün haber
Veri haberi

Doğu Makedonya ve Trakya’da Hayvancılık Hastalıklarına Karşı İzleme Başladı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Yunanistan’ın Doğu Makedonya ve Trakya bölgesinde, hayvancılıkta sınır ötesi hastalık tehditlerinin önlenmesi ve erken fark edilmesi amacıyla yeni bir proje başlatıldı. Çalışmanın açılışı 28 Eylül 2026’da, Türkiye ve Bulgaristan sınırına yakın Evros ilindeki Orestiada Hayvanların Egzotik Hastalıkları Merkezi’nde yapıldı. Proje, ELGO-DİMİTRA Veteriner Araştırmaları Enstitüsü tarafından bölge yönetimi ve Tarım Bakanlığı iş birliğiyle yürütülüyor. Toplam 300 bin avro bütçeli çalışma kapsamında işletmeler ve mezbahalarda numune alınacak, laboratuvar analizleri yapılacak ve yabani hayvanlar ile eklembacaklıların hastalık etkenlerinin taşınmasındaki rolü incelenecek. Pilot bölgelerde en az 100 işletme, 50 mezbaha ve 50 çevresel noktaya ziyaret planlanıyor. Bulguların coğrafi bilgi sistemleriyle haritalanması, veterinerler, yetiştiriciler ve ilgili kurumlara eğitim verilmesi de projenin kapsamı içinde yer alıyor. Projenin gerekçeleri arasında Evros’un Türkiye ve Bulgaristan’la uzun kara sınırı nedeniyle hastalıkların bölgeye giriş ve yayılmasına karşı hassas olması gösterildi. Çalışma ayrıca, merkezin uzun vadede Avrupa düzeyinde bir hayvanların egzotik hastalıkları merkezine dönüştürülmesi hedefiyle bağlantılı. Bölgede 2024’te koyun ve keçi çiçeği nedeniyle 126 vaka görülmüş ve 31 bin 501 hayvan itlaf edilmişti. Kaynaklara göre Evros’ta 2026 yılı içinde şimdiye kadar yeni bir vaka kaydedilmedi; ancak yetkililer bu durumun rehavete yol açmaması gerektiğini belirtiyor.

ABD Sığır Varlığını Artırmayı Hedefliyor
Görsel kaynağı: VILT · Özgün haber
Veri haberi

ABD Sığır Varlığını Artırmayı Hedefliyor

ABD Tarım Bakanı Brooke Rollins, ülkenin sığır varlığını yeniden büyütmek amacıyla Ranchers First girişimi kapsamında bir destek paketi açıkladı. Rollins’in açıklamasına göre ABD’deki sığır varlığı 75 yılın en düşük seviyesinde bulunuyor. Paket, üreticilerin damızlık hayvanları sürüde tutmasını teşvik etmeyi ve sığır eti arzını artırmayı amaçlıyor. ABD Tarım Bakanlığı (USDA), damızlık olarak tutulan düveler için yeni bir sigorta uygulaması başlatacak. Poliçe, bir düvenin beklenen veya güncel kesim değerinin damızlık olarak ekonomik değerini aşması halinde oluşan farkı karşılayacak. Böylece üreticilerin hayvanları kesime göndermek yerine sürüde tutmaları için finansal koruma sağlanması planlanıyor. Orman yangınları veya doğal afetlerin ardından ekolojik iyileştirme desteklerine erişimin de kolaylaştırılması öngörülüyor. Paketin diğer unsurları arasında küçük ve bölgesel mezbahalara uygun koşullu krediler verilmesi yer alıyor. Krediler, kapasite artırımı veya işleyiciler arasında kooperatif kurulması gibi yatırımları destekleyecek. Son dönemde mezbahaların kısmen kapanmasıyla işleme kapasitesinin yaklaşık %20’sinin serbest kaldığı, bu kapasitenin ABD şirketlerinin elinde tutulmasının hedeflendiği belirtildi. Federal alımlarda yerel olarak işlenmiş ABD sığır etine öncelik verilerek hapishane ve hastaneler gibi kamu kurumlarında bu ürüne yönelik talebin artırılması da planlanıyor. Rollins, sığır varlığındaki gerilemeyi ağır düzenlemelere ve iklim politikalarına bağladı. Girişim ayrıca yeni başlayan yetiştiricilere ilk 10 yıllık faaliyetleri boyunca prim ve vergi indirimleri sağlanmasını içeriyor. Paket, Trump yönetiminin sığır eti fiyatlarını düşürmek için açıkladığı 300.000 tonluk yabancı sığır eti ithalatının yetiştiricilerde yarattığı tepkinin ardından duyuruldu.

Arjantin'de İç Piyasa Et Tesislerinde Kriz Derinleşiyor
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber
Veri haberi

Arjantin'de İç Piyasa Et Tesislerinde Kriz Derinleşiyor

Arjantin’de iç piyasa için çalışan mezbahalar ve et işleme tesisleri, üst üste sekiz aydır zarar ettiklerini ve personel azaltımına başladıklarını bildiriyor. Caínca Başkanı Gustavo Marcos, sektörün faaliyet koşullarının daha da kötüleştiğini söyledi. Marcos’a göre kesim hacmi yıllık bazda %10 geriledi, tüketim et fiyatındaki artışları karşılamıyor ve sanayi maliyetleri yükselmeye devam ediyor. Tesislerin satış tarafında da hareketlenme olmadığını, bu yüzden üretim hacminin artmadığını belirtti. Sektör temsilcisi, canlı hayvan fiyatlarının yatay seyretmesine rağmen işletmelerin ticari olarak ulaşabileceği seviyenin sınırına gelindiğini ve 2026’nın ilk 8 ayında operasyonel sonuçların negatif kaldığını aktardı.