ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

471 haber · Sayfa 1

Fransa’da Satın Alma Gücü Baskısı Gıda Tüketimini Zorluyor
Fotoğraf: STEPHANE DE SAKUTIN / AFP · Özgün haber
Veri haberi

Fransa’da Satın Alma Gücü Baskısı Gıda Tüketimini Zorluyor

Fransa’da satın alma gücü krizinin tüketici davranışlarını belirgin biçimde değiştirdiğini söyleyen Groupement Mousquetaires Başkanı Thierry Cotillard, hanelerin marketlere daha sık geldiğini ancak her ziyarette ortalama olarak 2025’e kıyasla bir ürün daha az aldığını belirtti. Cotillard, bu eğilimin güçlü toplumsal kırılma ve hayat pahalılığıyla bağlantılı olduğunu savundu. Cotillard’a göre tüketiciler pahalı veya keyif ürünleri yerine temel ihtiyaçlara yönelirken market markalarına ve promosyonlara ilgilerini artırıyor. Promosyonlu satışların bazı mağazalarda cironun %20’sini oluşturabildiğini belirten Cotillard, bu durumun perakendecileri müşterileri rakiplere kaptırmamak için fiyatlarda daha agresif olmaya ittiğini ifade etti. Bazı hanelerin et, balık, meyve ve sebze satın almakta zorlandığını söyleyen Cotillard, bu ürünlerin bazılarında yaz aylarındaki sıcak hava dalgası ve kuraklığın ardından %8’i aşan fiyat artışları görüldüğünü aktardı. Deterjan, hijyen ve temizlik ürünlerinde de iki ila üç yıldır tüketim düşüşü yaşandığını belirten Cotillard, bunu kısmen megapro­mosyonlara getirilen kısıtlamalara bağladı. Cotillard, gıda tüketiminin restoran ve teslimat platformlarının daha az kullanılması sayesinde ayakta kaldığını, ancak kopma noktasına yaklaştığını söyledi. Yüksek enflasyonun tüketim azalması ve ardından resesyon döngüsü yaratabileceği uyarısında bulunan Cotillard, hükümetten büyük sanayicileri fiyatlarda daha makul davranmaya çağırmasını istedi. Büyük perakendecilerin hükümet toplantılarına katılımını ise sanayicilerin üreticilere ödediği fiyatlarda daha fazla şeffaflık ve KOBİlerle çok uluslu şirketler arasındaki müzakerelerin ayrılması koşullarına bağladı.

Fidan, Rota Çeşitliliğinin Küresel Tedarik Zincirleri İçin Önemini Vurguladı
Görsel kaynağı: Kıbrıs Haberci · Özgün haber

Fidan, Rota Çeşitliliğinin Küresel Tedarik Zincirleri İçin Önemini Vurguladı

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İstanbul Kongre Merkezi’nde düzenlenen TRT World Forum 2026 kapsamında deniz yolları, darboğazlar ve koridorlar başlıklı oturumda konuştu. Fidan, küresel ölçekte darboğazların arttığını, enerji ve taşımacılık rotalarının azaldığını ve bunun yapısal bir savunmasızlık oluşturduğunu belirtti. Tek bir darboğazın tedarik zincirlerini bozabileceğini ve binlerce kilometre uzaktaki ekonomileri etkileyebileceğini söyleyen Fidan, ülkelerin temel rotalara, pazarlara ve kaynaklara erişimlerini korumaya çalışacağını ifade etti. Ekonomik güvenlik ile daha büyük bağlantısallık arasında seçim yapılmaması gerektiğini belirten Fidan, mevcut rotaların güçlendirilmesini, koridorların çeşitlendirilmesini ve erişimin artırılmasını savundu. Fidan, Türkiye’nin bu yaklaşım kapsamında coğrafi konumunu yalnızca kıtalar arasındaki bir köprü olarak görmediğini, stratejik bir sorumluluk üstlendiğini söyledi. Güney Kafkaslar’dan Türkiye’ye uzanan Orta Koridor’un önemli bir ticaret ve taşımacılık rotası oluşturduğunu belirten Fidan, Körfez’i Irak ve Türkiye üzerinden Avrupa’ya bağlayacak projeden de söz etti. Bu girişimlerin enerji portföyünü çeşitlendirme çabasının parçası olduğunu aktardı. Altyapının tek başına bağlantısallığı garanti edemeyeceğini vurgulayan Fidan, rotaların korunması ve çatışmaların kısıtlanması gerektiğini dile getirdi. Türkiye’nin Karadeniz’deki girişiminin sürdürülebilir diplomasiyle temel gıda emtialarının sevkiyatlarının korunmasını sağladığını söyleyen Fidan, diplomatik etkileşim ve üst düzey diyalog yoluyla çözüm üretilebileceğini kaydetti.

Mısır’da Stratejik Ürünlerde Kendine Yeterliliği Artırma Talebi
Görsel kaynağı: Sada El Balad · Özgün haber
Veri haberi

Mısır’da Stratejik Ürünlerde Kendine Yeterliliği Artırma Talebi

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Mısır’da Tarım ve Sulama Komitesi Başkanı Muhsin el-Batran, stratejik mal ve ürünlerde kendine yeterlilik oranlarının artırılması için Tarım ve Arazi Islahı Bakanlığının politikalarının genel görüşmede ele alınmasını talep etti. El-Batran, tarım sektörünün karşı karşıya olduğu sorunlara dikkat çekerek yerli üretimi ve gıda güvenliğini güçlendirecek bir plan hazırlanmasını istedi. El-Batran’ın açıklamasına göre tarımsal üretimin yıllık ortalama büyüme hızı %4 olurken tüketimdeki ortalama artış %2’de kaldı. Buna rağmen bu farkın stratejik ürünlerin çoğunda kendine yeterlilik oranlarının gerilemesini önleyemediği belirtildi. Kendine yeterlilik oranları buğdayda %47, mısırda %70, pirinçte %95, kırmızı ette %75, baklada %33 ve yağlarda %12 olarak açıklandı. Düşük oranların tarım ticareti dengesini etkilediği ve iç tüketim ihtiyacını karşılamak için küresel piyasalara bağımlılığı artırdığı aktarıldı. El-Batran, fiyat politikalarındaki istikrarsızlık, finansman sorunları, sözleşmeli tarımın uygulanmasındaki engeller, tarımsal araştırma altyapısındaki eksiklikler ve üretim girdilerinin yetersizliğini sektörün başlıca sorunları arasında sıraladı. Genel görüşme talebinde stratejik ürün üretiminin yatay ve dikey genişlemeyle artırılması, Mısır’ın rekabet avantajına sahip olduğu ürünlere odaklanılması ve tarımsal ihracatta gıda işleme yoluyla katma değerin yükseltilmesi istendi. Mısır Şura Meclisinin tarım politikası, stratejik ürünlerde kendine yeterlilik ve hayvansal, kanatlı ve su ürünleri ihtiyacının karşılanmasına ilişkin talepleri genel oturumlarda ele alması bekleniyor.

Çevre Kuralları Sıkılaşırsa Akıllı Tarımın Ekonomik Alanı %75’e Çıkabilir
Görsel kaynağı: Agrárszektor · Özgün haber
Veri haberi

Çevre Kuralları Sıkılaşırsa Akıllı Tarımın Ekonomik Alanı %75’e Çıkabilir

Bonn Üniversitesi liderliğinde hazırlanan kapsamlı bir araştırmaya göre akıllı tarım çözümleri, yalnızca teknolojik bir yenilik olmaktan çıkarak tarım sektörünün rekabetçiliği açısından önemli bir koşula dönüşüyor. Küresel tarım alanlarının yaklaşık yarısında bu sistemlerin ekonomik olarak uygulanabilir olduğu belirtilirken, çevre koruma düzenlemelerinin sıkılaşması halinde oranın %75’e ulaşabileceği aktarılıyor. Kuralların gevşetilmesi durumunda ise ekonomik olarak sisteme dahil edilebilecek alanların oranının %31’e gerileyebileceği ifade ediliyor. Araştırmada akıllı tarımın temelini hedefli müdahale oluşturuyor. Dronlar zararlıları ve besin eksikliklerini erken tespit ederken, GPS kontrollü makineler yalnızca gerekli bölgelere ve ihtiyaç duyulan miktarda bitki koruma ürünü ya da gübre uyguluyor. Otonom yabancı ot temizleme robotları ile toprak nemini izleyen akıllı sulama sistemleri de girdi ve su kullanımını azaltmaya yönelik kullanılıyor. Bu çözümlerin, kuraklık ve aşırı kimyasal kullanımı gibi çevresel sorunların ağır olduğu bölgelerde daha fazla yarar sağladığı belirtiliyor. Teknolojiden elde edilen ekonomik fayda bölgelere göre değişiyor. Yüksek gelirli, ortalama işletme büyüklüğü fazla ve düzenlemeleri sıkı olan Batı Avrupa, Kuzey Amerika ve Avustralya’da robotlaşma ve hedefli uygulamalar önemli tasarruf sağlayabiliyor. Buna karşılık gelişmekte olan bölgelerde geçiş; yüksek yatırım gereksinimi, yetersiz dijital altyapı ve uzmanlık ihtiyacı nedeniyle zorlaşıyor. Araştırmacılar, küçük işletmelerin de bu araçlardan yararlanabilmesi için tarım politikası destekleri ve teşvik sistemlerine ihtiyaç olduğunu belirtiyor.

Lukaşenko, Belarus Tarımında Sübvansiyon Sisteminin Gözden Geçirilmesini İstedi
Görsel kaynağı: Sputnik Belarus · Özgün haber

Lukaşenko, Belarus Tarımında Sübvansiyon Sisteminin Gözden Geçirilmesini İstedi

2 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Belarus Devlet Başkanı Aleksandr Lukaşenko, Şklov’daki çalışma ziyareti sırasında tarım sektöründeki sübvansiyon yaklaşımının yakın zamanda ele alınmasını istedi. Lukaşenko, tarımda devlet desteğine dayalı bağımlılık anlayışına son verilmesi gerektiğini belirtti. Finansmanın mutlaka azaltılmayacağını, hatta artırılabileceğini söyleyen Lukaşenko, yardımın gerçekten ihtiyaç duyan işletmelere yönlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Ayrıca tüm tarım işletmelerinde düzen sağlanmasını ve bu sorumluluğun ilçe yürütme komitesi başkanlarınca yerine getirilmesini istedi.

Kazakistan Tarımda Verimlilik ve Teknolojik Bağımsızlığa Odaklanacak
Görsel kaynağı: AgroInfo Kazakhstan · Özgün haber
Veri haberi

Kazakistan Tarımda Verimlilik ve Teknolojik Bağımsızlığa Odaklanacak

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev’in mesajı, tarım politikasında yalnızca üretim hacmini artırmaya değil, verimlilik, gıda sanayisinin geliştirilmesi, teknolojik bağımsızlık ve suyun rasyonel kullanımına yönelmeyi öne çıkardı. Cumhurbaşkanlığı Mesajı’ndaki başlıkları değerlendiren Cumhurbaşkanlığına bağlı Kazakistan Stratejik Araştırmalar Enstitüsü uzmanı Marhat Şaripov, tarım için uzun vadeli finansman, Kazakistan’da modern traktör ve biçerdöver üretimi, yapay zekâ kullanımı, sulama alanlarının genişletilmesi ile ürünlerin depolanması ve pazarlanmasına yönelik sistem kurulmasının öne çıktığını belirtti. Mesajda yer alan verilere göre tarım-gıda sektörünün 2025’te yaklaşık %5,9 büyüdüğü, üretim hacminin 15 trilyon tengeye ulaştığı ve aynı yıl açıklanan imtiyazlı finansmanın 1,5 trilyon tenge olduğu aktarıldı. Şaripov, mevcut kaynakların önemli bölümünün cari ihtiyaçlar ve işletme sermayesi için kullanıldığını, tarım işletmelerinin ise makine, çiftlik, silo, sebze deposu ve işleme tesisi gibi yıllara yayılan yatırımlar için daha uzun vadeli finansmana ihtiyaç duyduğunu söyledi. Tarım makinelerinin yenilenmesi de gıda güvenliği ve üretim verimliliğiyle bağlantılı bir öncelik olarak gösterildi. Şaripov’a göre teknoloji politikasının başarısı yalnızca makine üretimindeki artışla değil, yedek parça, servis, onarım, yazılım, uzman eğitimi ve makinenin hektar başına işletme maliyetiyle değerlendirilmeli. Yapay zekânın ise uydu görüntülerinin analizi, verim tahmini, girdi kullanımının optimizasyonu, arızaların erken tespiti ve lojistik planlamasında kullanılması öngörülüyor. Mesajda büyük su kaynakları yakınındaki sulama alanlarının modern teknolojilerle genişletilmesinin geleneksel ürünlerde verimi potansiyel olarak 2 ila 2,5 kat artırabileceği belirtildi. Ancak uzman, su tasarrufu teknolojileri olmadan sulamanın genişletilmesinin kaynaklar üzerindeki baskıyı artırabileceği uyarısında bulundu. Kanalların modernizasyonu, taşıma kayıplarının azaltılması, damla sulama, su kullanımının dijital takibi ve ekim planlarının su dengesine göre yapılması önerildi.

Estonya’da Temel Gıdaların KDV’si İçin %13 Önerisi
Görsel kaynağı: Kesknädal · Özgün haber
Veri haberi

Estonya’da Temel Gıdaların KDV’si İçin %13 Önerisi

Estonya Tüccarlar Birliği, temel gıda ürünlerinde uygulanan KDV’nin %24’ten %13’e indirilmesini önerdi. Öneri; taze et, balık, süt ürünleri, meyve ve sebzelerin yanı sıra ekmek, beyaz ekmek ve yumurtayı kapsıyor. Coop’un değerlendirmesine göre indirim, dört kişilik bir Estonya ailesi için yılda yaklaşık 300 avro tasarruf sağlayabilir. Estonya’da gıdaya uygulanan %24’lük KDV, Avrupa’daki en yüksek oranlar arasında bulunuyor. Danimarka’nın gıda KDV’sini düşürme planı nedeniyle Estonya’nın yakın gelecekte Avrupa’nın en yüksek gıda KDV oranına sahip ülkesi olabileceği belirtiliyor. Coop yöneticisi Rainer Rohtla, gıda fiyatlarının aile bütçesinde daha büyük pay tuttuğu küçük bölgelerde yaşayanların bu maliyetten daha fazla etkilendiğini söyledi. Tüccarlar Birliği İcra Direktörü Nele Peil ise diğer Avrupa ülkelerindeki deneyimlerin KDV indirimlerinin tüketici fiyatlarına yansıdığını gösterdiğini belirtti. Birliğe göre Estonya’da gıda fiyatlarındaki artış son yıllarda Avrupa’nın en hızlıları arasında yer alırken, Estonya aileleri gıdaya gelirlerinden Avrupa Birliği ortalamasından daha yüksek bir pay ayırıyor.

Pencap’ta Anız Yakılmasını Durdurma Talimatı
Görsel kaynağı: Business Recorder · Özgün haber
Veri haberi

Pencap’ta Anız Yakılmasını Durdurma Talimatı

Pakistan’ın Pencap eyaletinde Başbakan Maryam Nawaz Sharif, ilçe komiser yardımcılarına anız yakılmasını tamamen durdurma talimatı verdi. Sharif, Okara ve diğer ilçelerdeki yetkilileri, anız yakma olaylarını önleyemedikleri gerekçesiyle uyardı. Talimat, ilçe komiser yardımcılarının performansının değerlendirildiği toplantıda verildi. Toplantıda Pencap’taki ilçelere ilişkin temel performans göstergeleri sunulurken, yönetimlerin hizmet sunumunu iyileştirmesi istendi. Sharif ayrıca düşük performans gösteren idareleri uyardı. Toplantıda anız yakma dışında kamu hizmetleri ve ilçe yönetimlerinin uygulamaları da ele alındı. Yönetişim ve yol bakımı için özel ekipler kurulması, bu ekiplerin sahaları denetlemesi ve tespit edilen sorunlar için 12 saat içinde düzeltici önlem alması kararlaştırıldı. Sharif, güzelleştirme projelerinde kalite, sürdürülebilirlik ve zamanında tamamlamanın öncelik olması gerektiğini belirtti. Başbakan, kamu hastanelerindeki koşulların iyileştirilmesi için ilçe komiser yardımcılarına üç gün süre verdi; hastanelerin günlük olarak ziyaret edilmesini ve derinlemesine temizlenmesini istedi. Ayrıca çalışmayan su filtreleme tesislerinin onarılması, yolların yıkanması ve toplu taşıma alanlarının bakımının yapılması talimatını verdi. Anız yakımının durdurulması yönündeki karar, eyalet yönetiminin ilçe performansına ilişkin daha geniş denetim ve uygulama gündemi içinde açıklandı.

Uzman: Avrupa’daki Soğutma Sistemi Saldırıları Malezya İçin Ders Olmalı
Görsel kaynağı: BERNAMA · Özgün haber

Uzman: Avrupa’daki Soğutma Sistemi Saldırıları Malezya İçin Ders Olmalı

Avrupa’da soğutma yönetim sistemlerindeki güvenlik açıklarından yararlanan siber saldırılar, binlerce ton taze gıda ürününün bozulmasına yol açtı. Malezya’daki bir gıda hizmetleri uzmanı, olayların ülkenin yerel gıda ekosistemi için ders olması gerektiğini söyledi. Uzman, Malezya’nın 2021–2030 Ulusal Tarımsal Gıda Politikası’nın akıllı tarım, dijital otomasyon ve entegre lojistiği teşvik ettiğini belirtti. Büyük dağıtım merkezleri, limanlar, soğuk hava depoları ile kümes hayvanı ve hayvancılık işleme tesislerinin dijital otomasyona yoğun biçimde dayandığını ifade etti.

Arnavutluk'ta Vergi Paketi Tartışması: Uzmanlar Gıda Fiyatları ve Tarımsal Üretim İçin Uyardı
Görsel kaynağı: Shekulli · Özgün haber
Veri haberi

Arnavutluk'ta Vergi Paketi Tartışması: Uzmanlar Gıda Fiyatları ve Tarımsal Üretim İçin Uyardı

4 yayıncı · 6 haber · Karşılaştır

Arnavutluk Merkez Bankası, hükümetin yeni mali paketine ilişkin güçlü çekincelerini dile getirirken, temel gıdalarda Katma Değer Vergisi'nin (KDV) %6'ya indirilmesi ve diğer vergilerin artırılmasının beklenen rahatlama yerine fiyatları yükseltebileceği uyarısında bulundu. MCN Economy panelinde konuşan ekonomi uzmanları Elvin Meka ve Fatos Fico da paketin tüketiciler, işletmeler ve yerli üretim üzerindeki olası etkilerini değerlendirdi. Paket, kaynaklarda teklif ve tasarı olarak aktarılıyor; bu nedenle düzenlemelerin yürürlükte olduğu belirtilmiyor. Meka, vergi değişikliklerinden doğacak etkinin büyük bölümünün işletmelerde kalmayacağını, mal ve hizmet fiyatları üzerinden nihai tüketiciye aktarılacağını savundu. Uzman, hükümetin daha yüksek vergi geliri hedeflediği durumda etkinin %85-90'ının doğrudan vatandaşların bütçesine yansıyabileceğini söyledi. Ona göre işletmeler, standart KDV oranının %21'e çıkarılmasından kaynaklanan maliyeti uygulamanın ilk gününden itibaren ürün fiyatlarına aktaracak; işletmelerin üstleneceği pay ise sınırlı kalacak. Fico, temel gıdalarda verginin düşürülmesinin tek başına nihai ürün fiyatlarını azaltmayabileceğini belirtti. Maliyet zincirindeki diğer kalemlerin etkisi nedeniyle unun ucuzlamasının ekmek fiyatına aynı ölçüde yansımayabileceğini söyleyen Fico, özellikle tarımsal üretimin yüksek dizel, taşımacılık ve gübre maliyetlerinden ağır biçimde etkileneceğini ifade etti. Bu değerlendirmeye göre girdi maliyetleri, vergi indiriminin sağlayabileceği olası avantajı üretici ve tüketici açısından sınırlayabilir. Enerji maliyetlerinin de işletmeler için önemli bir baskı oluşturduğu aktarıldı. Fico, Fierza'daki hidroelektrik rezervlerinin düşük seviyede olduğunu ve devlet enerji şirketi KESH'in daha fazla elektrik ithal etmesi halinde maliyetlerin artabileceğini söyledi. İthal elektriğin megavatsaat başına 300 avroya ulaştığını belirten uzman, serbest piyasadan elektrik alan işletmelerin bu maliyetleri haneler gibi sabit veya sınırlandırılmış tarifelerle karşılamadığını dile getirdi. Destekleyici parlamento haberlerinde, 2027 mali paketi kapsamında temel gıda ürünlerinde KDV'nin %20'den %6'ya indirilmesinin, standart oranın ise %21'e çıkarılmasının önerildiği bildirildi. İktidar temsilcileri indirimin aile bütçesini rahatlatacağını savunurken, muhalefet ve bazı iş çevreleri paketin hazırlanma sürecini ve işletmeler üzerindeki toplam yükü eleştirdi. Uzmanların değerlendirmeleri, düzenlemenin gerçek etkisinin yalnızca vergi oranlarına değil, fiyatların tedarik zinciri boyunca nasıl oluştuğuna bağlı olacağını gösteriyor.

Bakü’de İlk Azerbaycan Bölgesel Su Ürünleri Forumu Düzenlendi
Görsel kaynağı: AZERTAC · Özgün haber
Veri haberi

Bakü’de İlk Azerbaycan Bölgesel Su Ürünleri Forumu Düzenlendi

3 yayıncı · 4 haber · Karşılaştır

İlk Azerbaycan Bölgesel Su Ürünleri Forumu, Azerbaycan Tarım Bakanlığının organizasyonuyla Bakü’de düzenlendi. Balıkçılık ve su ürünleri yetiştiriciliğinin mevcut durumu ile geleceği, devlet destekleri, bölgesel işbirliği ve sucul biyolojik kaynakların korunması ele alındı. Foruma Azerbaycanlı yetkililerin yanı sıra FAO temsilcileri, Türkiye, Gürcistan, Kazakistan ve Türkmenistan delegeleri, uluslararası kuruluşlar, sektör uzmanları ve özel sektör temsilcileri katıldı. Tarım Bakanı Majnun Mammadov, balık stoklarının korunması, altyapının modernleştirilmesi, ileri teknolojilerin kullanılması ve sektöre yatırım çekilmesini öncelikler arasında gösterdi. Mammadov’un aktardığına göre 2026–2030 Devlet Programı, yıllık su ürünleri yetiştiriciliği üretimini 3.400 tondan 2030’a kadar 7.700 tona çıkarmayı hedefliyor. Bakan ayrıca kamu, işletmeler, akademi ve bölgesel ortaklar arasındaki işbirliğinin güçlendirilmesi gerektiğini belirtti. Forumda, bu hedeflerin gıda güvenliğine katkı sağlaması, ithalata bağımlılığı azaltması ve bölgelerde istihdam oluşturması beklenirken, balıkçılık ve yetiştiriciliğin hukuki çerçevesinin geliştirilmesi, yasa dışı avcılığın önlenmesi ve denetimin güçlendirilmesi de gündeme geldi. Azerbaycan Başbakanlık Kabinesi Tarım ve Çevre İşleri Daire Başkanı Latif Gasimov, dijital izleme, yerel balık türleri ile Hazar Denizi’nin sucul kaynaklarının korunması ve sektörün küresel değer zincirlerine bağlanmasının önemini vurguladı. FAO Avrupa ve Orta Asya Bölge Başkan Yardımcısı Nabil Gangi, iklime dayanıklı uygulamalar, modern teknolojiler, veriye dayalı yönetim, su kaynaklarının verimli kullanımı ve sucul hayvan sağlığına ilişkin daha iyi bilginin önemine dikkat çekti. Trend News Agency’ye göre FAO ile Azerbaycan arasındaki çalışmalar sektör değerlendirmelerini, balıkçılık yol haritasını ve Türkiye ile deneyim paylaşımını da kapsıyor. Forum, bölgesel işbirliği, stokların korunması, düzenleyici çerçeve ve özel sektörün rolüne ilişkin panellerle sürdü.

Karadağ’da Çiftçileri AB Tarım Politikasına Hazırlayacak Kampanya Başladı
Görsel kaynağı: Vijesti · Özgün haber

Karadağ’da Çiftçileri AB Tarım Politikasına Hazırlayacak Kampanya Başladı

Karadağ Tarım Bakanı Vladimir Joković, ülke tarımının Avrupa Birliği (AB) üyeliğine hazırlanmasında çiftçilerin zamanında bilgilendirilmesi ve hazırlık sürecine dahil edilmesinin kilit önem taşıdığını söyledi. Açıklama, “Herkes için Ortak Tarım Politikası (OTP) – Çiftliklerimizden Avrupa geleceğine” adlı bilgilendirme kampanyasının başlangıcında yapıldı. Joković, tarımın Avrupa geleceğinin yalnızca mevzuat ve müzakerelerle değil, çiftliklerdeki bilgi, hazırlık ve ortak çalışmayla kurulacağını belirtti. Bakanlık ile Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) işbirliğinde yürütülen kampanya, Karadağ genelindeki üreticilere AB’nin OTP’sinin ilkelerini, sunduğu imkanları ve getireceği yükümlülükleri anlatmayı amaçlıyor. Bakanlık temsilcilerine göre AB üyeliğine hazırlık; kurumların, uzmanlık hizmetlerinin ve çiftçilerin ortak çalışmasını, zamanında bilgilendirmeyi ve gelecekteki iş koşullarına uyum sağlamayı gerektiriyor. Bakanlığın hazırlıkları arasında kurumsal kapasitenin güçlendirilmesi, kayıt ve sicil sistemlerinin geliştirilmesi, yerli üretimin Avrupa standartlarıyla uyumlaştırılması ve gelecekteki OTP uygulaması için stratejik çerçeve hazırlanması bulunuyor. Tarım Genel Müdürlüğü Direktörü Miroslav Cimbaljević, üyelik sonrasında kurulacak sistemin yalnızca daha yüksek finansman anlamına gelmeyeceğini; daha düzenli ve öngörülebilir destek, yatırım ve kırsal kalkınma imkanlarının yanı sıra yararlanıcılar için açık koşullar ve sorumluluklar içereceğini ifade etti. Cimbaljević, tarım parsellerinin işlevsel biçimde kimliklendirilmesini, Avrupa fonlarını yönetecek kurumların güçlendirilmesini, danışmanlık hizmetlerinin geliştirilmesini ve üretimin Avrupa standartlarına uyarlanmasını önemli ön koşullar arasında saydı. Joković ise henüz belirlenmemiş destek tedbirleri ve tutarları konusunda gerçekçi olmayan beklentiler oluşturulmaması gerektiğini vurguladı. FAO’nun Karadağ temsilcisi Jovana Šuković, bilginin küçük aile işletmeleri ve en uzak kırsal bölgeler dahil tüm üreticilere ulaştırılması gerektiğini söyledi. Kampanyanın gelecek yılın ocak ayı sonuna kadar sürmesi planlanıyor.

Finlandiya’da Üretici Örgütleri Birliklerini Mümkün Kılacak Yasa Teklifi Parlamentoya İlerliyor
Görsel kaynağı: Maaseudun Tulevaisuus · Özgün haber
Veri haberi

Finlandiya’da Üretici Örgütleri Birliklerini Mümkün Kılacak Yasa Teklifi Parlamentoya İlerliyor

Finlandiya hükümeti, tarım ürünleri üretici örgütlerinin birlikler kurmasına olanak sağlayacak yasa değişikliği teklifini parlamentoya taşıdı. Teklif, mevcut mevzuatın Avrupa Birliği piyasa düzenlemeleriyle uyumlu hâle getirilmesini ve üretici örgütleri birliklerinin Finlandiya’da kabul edilebilmesini öngörüyor. Bu birliklerin kabulünden Finlandiya Gıda Kurumu (Ruokavirasto) sorumlu olacak. Yasanın 2027 yılının başında yürürlüğe girmesi planlanıyor. Düzenleme, özellikle üreticilerin birlikte hareket etmesini, arzı merkezileştirmesini ve gıda zincirindeki pazar ile müzakere konumlarını güçlendirmesini amaçlıyor. Hükümete göre işbirliği yapıları, üreticilerin pazarlama faaliyetlerini ve ürünlerin piyasaya sunulmasını da geliştirebilir. Yasa değişikliği ihtiyacı, üretici örgütleri kurmaya hazırlanan tahıl üreticileriyle yapılan görüşmelerin ardından sonbaharda gündeme geldi. Hükümetin teklifine ilişkin istişare sürecinde olumlu görüş bildirildiği ve temel çözümlere yönelik eleştiri sunulmadığı aktarıldı. Tarım ve Orman Bakanı Sari Essayah, teklifin üreticilerin gıda zincirindeki işbirliği, pazar ve müzakere konumunu güçlendireceğini söyledi.

Güney Afrika’da Tarımsal Dönüşüm İçin “Tek Bir Tarımsal Gelecek” Çağrısı
Görsel kaynağı: Farmer’s Weekly · Özgün haber
Veri haberi

Güney Afrika’da Tarımsal Dönüşüm İçin “Tek Bir Tarımsal Gelecek” Çağrısı

Güney Afrika’nın Cape Town kentinde 1-5 Kasım’da düzenlenen 31. Commonwealth Tarım Konferansı’nda, başarılı tarımsal dönüşümün yalnızca finansal desteğe dayanamayacağı; ticarileştirme, mentorluk ve pazara erişimin de güçlendirilmesi gerektiği belirtildi. Konferansın açılış gününde dünya genelindeki çiftçilerin karşılaştığı baskılar ve gelişmekte olan çiftçilerin ticari açıdan uygulanabilir işletmeler kurmasına yönelik yollar ele alındı. AgriSA’nın eski Üst Yöneticisi Christo van Der Rheede, Güney Afrika’nın ticari ve gelişmekte olan çiftçilik sektörlerini ayrı yapılar olarak görmek yerine “tek bir tarımsal gelecek” oluşturmaya odaklanması gerektiğini söyledi. Van Der Rheede’ye göre her iki gruptaki çiftçilerin başarısı aynı altyapıya, lojistik sistemlerine, pazarlara ve politika ortamına bağlı. Dönüşüm programlarının başarısının, katılımcıların sürdürülebilir ticari işletmeler yönetebilecek seviyeye gelip gelmediğiyle ölçülmesi gerektiğini ifade etti. Van Der Rheede, Güney Afrika’nın tarımsal ihracatının 2025’te 15,1 milyar ABD dolarına ulaştığını, 2005’te bu rakamın 2 milyar doların altında olduğunu belirtti. Bu büyümenin, daha fazla gelişmekte olan çiftçinin rekabetçi değer zincirlerine ve uluslararası pazarlara erişebilmesi için fırsat oluşturulması gerektiğini gösterdiğini söyledi. Konferansta Mohair Empowerment Trust’ın daha önce dezavantajlı Angora keçisi çiftçilerini geçimlik ve küçük ölçekli üretimden ticari işletmelere taşımaya yönelik çalışmaları da aktarıldı. Trust’ın yöneticisi Beauty Mokgwamme, yararlanıcılara hayvan, eğitim, mentorluk ve teknik yardım sağlandığını; deneyimli ticari üreticilerin ise sürü yönetimi, üretim uygulamaları ve iş planlamasında rehberlik ettiğini belirtti. Yaklaşımın amacı, çiftçilerin kendi ayakları üzerinde durabilen işletmeler kurarak destek programlarına uzun vadeli bağımlılığını azaltmak.

Arap Birliği Fonu, Gana’da Sürdürülebilir Sulama Çalıştayına Katıldı
Görsel kaynağı: Sada El Balad · Özgün haber
Veri haberi

Arap Birliği Fonu, Gana’da Sürdürülebilir Sulama Çalıştayına Katıldı

Arap Birliği Afrika Ülkelerine Teknik Yardım Fonu, Afrika’da sürdürülebilir sulama ve tarımsal su yönetimi konusunda bilgi ve deneyim paylaşımını amaçlayan bölgesel çalıştaya Gana’nın başkenti Akra’da katıldı. 3-6 Kasım tarihlerinde düzenlenen çalıştay, Afrika Birliği SAFGRAD Ofisi ve Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütünün (FAO) Gana’daki bölge ofisiyle işbirliği içinde gerçekleştirildi. Çalıştaya 20 Afrika ülkesinden 60 temsilcinin yanı sıra Dünya Bankası, Uluslararası Sulama ve Drenaj Komisyonu ile Uluslararası Su Yönetimi Enstitüsünden uzman ve temsilciler katıldı. Toplantıda sulama politikalarının geliştirilmesi, su kaynaklarının kullanımında verimliliğin artırılması ve sulama sistemlerinin güncellenmesi ele alındı. Gündemin diğer başlıklarını tarımsal su yönetiminde modern teknolojilerin kullanımı, iklim değişikliği ve kuraklığın yarattığı zorluklara karşı yatırımların ve ortaklıkların güçlendirilmesi oluşturdu. Programda katılımcı ülkelerin ulusal deneyimleri sunuldu ve teknik oturumlar düzenlendi. Çalıştay, Gana’daki sulama ve tarımsal su yönetimi uygulamalarından birine yapılan saha ziyaretiyle tamamlandı. Fon, Afrika ülkelerini teknik yardım, kapasite geliştirme ve uzmanlık paylaşımı yoluyla destekleme hedefini vurguladı.

Mısır Tarım ve Arazi Islahı Bakanı İstanbul’daki Boğaziçi Zirvesi’nde Türkiye ile İşbirliğini Görüşecek
Görsel kaynağı: Al-Watan Egypt · Özgün haber
Veri haberi

Mısır Tarım ve Arazi Islahı Bakanı İstanbul’daki Boğaziçi Zirvesi’nde Türkiye ile İşbirliğini Görüşecek

Mısır Tarım ve Arazi Islahı Bakanı Alaa Farouk, 4-6 Kasım 2026 tarihleri arasında İstanbul’da düzenlenen 17. Boğaziçi Zirvesi’ne katılıyor. “Küresel dönüşüm ve istikrar arayışı” temasıyla düzenlenen zirvede liderler, karar alıcılar, yetkililer ile 70’ten fazla ülke ve uluslararası kuruluşun temsilcileri yer alıyor. Farouk, zirvenin “Su, gıda ve tarımsal güvenlik: Sessiz küresel kriz” başlıklı ana oturumunda başlıca konuşmacı olarak Mısır’ın tarım sektörünü modernleştirme yaklaşımını aktaracak. Bu kapsamda arazi ıslahı ve yatay genişleme projeleri, modern teknolojilerin kullanımı, çöl tarımı, gıda koridorlarının güçlendirilmesi, su diplomasisi ve iklim değişikliği karşısında sürdürülebilirlik konuları ele alınacak. Zirvenin yan etkinliklerinde Farouk’un Türkiye ile tarım alanındaki ikili işbirliğini geliştirme ve iki ülke arasında imzalanan mutabakatları etkinleştirme yollarını görüşmesi planlanıyor. Görüşmelerde tarım ürünleri ticaretinin artırılması ve Mısır ihracatının Türkiye pazarına erişiminin kolaylaştırılması da gündemde olacak. Ayrıca tarımsal araştırmalar, tohum ve gübre üretimi, veterinerlik hizmetleri, tarımsal karantina ile iki ülkenin özel sektörleri arasındaki yatırım ortaklıkları değerlendirilecek.

Dünya Tarımına Kamu Desteği 2025’te 950 Milyar Doları Aştı
Görsel kaynağı: Lantbruksnytt · Özgün haber
Veri haberi

Dünya Tarımına Kamu Desteği 2025’te 950 Milyar Doları Aştı

OECD’nin 56 ülkeyi kapsayan yeni raporuna göre dünya genelinde tarıma yönelik kamu desteği 2025’te 950 milyar doları aşarak rekor seviyeye çıktı. Destekler, 2023-2025 döneminde yaklaşık %15 artarken tarımsal üretim değerinin %19,1’ine ulaştı. İki yıl önce bu oran %17,6 olarak kaydedilmişti. OECD, artışın önemli bölümünü savaşlar, krizler ve gıda üretimiyle tedarikini etkileyen aşırı hava olaylarıyla ilişkilendiriyor. Rapora göre kamu kaynaklarının önemli bir kısmı kısa vadeli kriz önlemleri ve fiyat desteklerine yöneliyor. Buna karşılık araştırma, inovasyon, altyapı ve uzun vadeli dayanıklılık yatırımları aynı hızda artmıyor. Bu ortak hizmetlere yönelik kamu yatırımları 2023-2025 döneminde tarımsal üretim değerinin ortalama %2,4’üne denk geldi; 2000’lerin başında bu oran %4,6’ydı. OECD Genel Sekreteri Mathias Cormann, daha fazla desteğin otomatik olarak daha iyi sonuç vermeyeceğini belirterek inovasyon ve verimlilik yatırımlarının artırılması çağrısında bulundu. OECD ayrıca, destek politikalarının gıda fiyatlarını yüksek tuttuğu ülkelerde tüketicilerin 2023-2025 döneminde yılda 204 milyar dolar eşdeğerinde dolaylı maliyet taşıdığını tahmin ediyor.

Van Essen, Azot Planı İçin Meclis Çoğunluğuna Güveniyor
Görsel kaynağı: Nieuwe Oogst · Özgün haber
Veri haberi

Van Essen, Azot Planı İçin Meclis Çoğunluğuna Güveniyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Hollanda Tarım Bakanı Jaimi van Essen, azot planlarının Temsilciler Meclisi'nde çoğunluk desteği alabileceğini düşünüyor. Hükümet, tarım sektöründeki itirazların ardından planın bazı unsurlarını değiştirdi. Süt üreticileri için öngörülen 2,6 büyükbaş birimi/hektar normu geçici olarak yeniden değerlendirilecek ve hedeflere alternatif yollar üç ay boyunca sektör temsilcileriyle görüşülecek. Ancak hükümet, tarımdaki amonyak emisyonlarını 2035'te 2019'a göre %42 ila 46 azaltma hedefini koruyor.

Goyal: Hindistan Süt Sektörünü Serbest Ticaret Anlaşmalarında Açmayacak
Görsel kaynağı: Times of India · Özgün haber

Goyal: Hindistan Süt Sektörünü Serbest Ticaret Anlaşmalarında Açmayacak

Hindistan Ticaret ve Sanayi Bakanı Piyush Goyal, ülkesinin hiçbir serbest ticaret anlaşmasında süt sektörünü dış rekabete açmadığını ve bu yaklaşımını sürdüreceğini söyledi. Yeni Delhi’de Kirori Mal College öğrencilerine konuşan Goyal, genetiği değiştirilmiş ürünlerin ithalatına da şimdiye kadar izin verilmediğini ve gelecekte de izin verilmeyeceğini belirtti. Goyal, Hindistan’ın ticaret anlaşmalarında çiftçilerini, balıkçılarını ve mikro, küçük ve orta ölçekli işletmelerini koruduğunu ifade etti. Bazı yabancı ülkelerde süt ürünleri üretilirken buzağı eti veya peynir yapımında kullanılan rennet enziminin tercih edilebildiğini söyleyen Goyal, Hindistan’da bu tür kullanımlara izin verilmediğini ve ürünlerin ülkenin dinî hassasiyetlerini koruyacak şekilde sertifikalandırılması gerektiğini kaydetti.

SNA, Tarım Arazilerinin 2029 Yeniden Değerleme Metodolojisi İçin Teknik Masaya Katıldı
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber

SNA, Tarım Arazilerinin 2029 Yeniden Değerleme Metodolojisi İçin Teknik Masaya Katıldı

Sociedad Nacional de Agricultura (SNA), Servicio de Impuestos Internos (SII) tarafından tarım arazilerinin 2029 Genel Tarımsal Yeniden Değerleme sürecine yönelik kurulan teknik çalışma masasının açılış oturumuna katıldı. SII’nin Değerleme Müdürlüğü ve Kadastro Değerleme Departmanı aracılığıyla çağrılan masa, sürece ilişkin koordinasyonların başlangıcını oluşturuyor. Çalışma masasının temel amacı, ülke genelindeki tarım arazilerinin değerleme kriterlerine ilişkin önerileri, toprak verilerini ve metodolojik gözlemleri toplamak. Kaynakta, sürecin şeffaf yürütülmesi ve değerleme yönteminin tarım sektörünün gerçek koşullarına teknik olarak uyarlanması hedefleniyor. Masada SII ve SNA’nın yanı sıra Doğal Kaynaklar Bilgi Merkezi (CIREN), Tarım Çalışmaları ve Politikaları Ofisi (ODEPA), Ulusal Sulama Komisyonu (CNR), Tarımsal İnovasyon Vakfı (FIA) ve Milli Mülkler Bakanlığı yer alıyor. SNA, üreticilerin teknik bakışını sürece aktarmayı ve tarımsal faaliyetin gerçek üretimsel ve bölgesel koşullarının değerleme çalışmasına yansıtılmasını amaçladığını belirtti.

OECD: Tarım Sektörüne Destek 2025’te 950 Milyar Doları Aştı
Görsel kaynağı: Réussir · Özgün haber
Veri haberi

OECD: Tarım Sektörüne Destek 2025’te 950 Milyar Doları Aştı

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’nün (OECD) “Tarım Politikaları: İzleme ve Değerlendirme 2026” raporuna göre, örgütün üyesi olan ve olmayan 56 ülkede tarım sektörüne sağlanan toplam destek 2025’te 950 milyar doların üzerine çıkarak rekor kırdı. 2023-2025 döneminde yıllık ortalama 885 milyar dolar olan destek, 2023’e göre 121 milyar dolar, yani yaklaşık %15 arttı. Desteğin tarımsal üretim değerine oranı da %17,6’dan %19,1’e yükseldi. Artış, iklimsel ve jeopolitik şoklara verilen politika yanıtlarıyla birlikte gerçekleşti. Ülkeler yalnızca aşırı hava olayları ve doğal afetlere karşı 2025-2026 döneminde 30’dan fazla acil durum düzenlemesini uygulamaya koydu. Bununla birlikte OECD, desteğin büyük bölümünün gelecekteki risklere karşı dayanıklılığı artırmaktan çok kısa vadeli krizlere yanıt vermeye yöneldiğini belirtiyor. Altyapı ve inovasyon gibi genel hizmetlere ayrılan desteğin tarımsal üretim değerine oranı ise yaklaşık %2,4’te kaldı. Büyük gelişmekte olan ekonomilerin toplam destekteki payı yükseldi. Çin’de fiyat politikalarından kaynaklanan üretici transferleri 2023-2025 döneminde yıllık yaklaşık 204 milyar dolara ulaştı. Hindistan’da üreticiler tarafından finanse edilen tüketici transferleri yıllık 119 milyar dolar olurken, ülke ithalatı da geniş ölçüde sübvanse etti. Gelişmekte olan ekonomilerdeki artış daha çok iç fiyatları yükselten önlemlerden, OECD ülkelerindeki artış ise özellikle afetler karşısında üreticilere yapılan bütçe transferlerinden kaynaklandı. Rapora göre fiyat artışlarından kaynaklanan üretici transferleri, 2023-2025 döneminde brüt tarımsal gelirlerin ortalama %7,1’ine karşılık geldi; bu transferlerin maliyeti tüketici harcamalarının yaklaşık %5,3’ü oldu. Net üretici desteğinin %79’una denk gelen 401 milyar dolarlık bölüm, girdilere ilişkin zorunlu veya gönüllü herhangi bir koşul taşımadı. OECD Genel Sekreteri Mathias Cormann, daha fazla desteğin her zaman daha iyi sonuç vermediğini ve piyasa bozucu önlemlerin ailelerin maliyetlerini artırarak verimliliği düşürdüğünü söyledi.

Birleşik Krallık-AB Taslağı, Brexit Sonrası Gıda Kontrollerini Azaltmayı Öngörüyor
Görsel kaynağı: FarmingUK · Özgün haber
Veri haberi

Birleşik Krallık-AB Taslağı, Brexit Sonrası Gıda Kontrollerini Azaltmayı Öngörüyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Birleşik Krallık ile Avrupa Birliği arasında, Brexit sonrasında gıda ve tarım ticaretinde uygulanan maliyetli sınır kontrollerini azaltmayı amaçlayan bir taslak anlaşma gündeme geldi. Öneri; ihracat sağlık ve bitki sağlığı sertifikaları, denetim ücretleri, organik sertifikasyon evrakı, numune alma ücretleri ve bazı liman ücretlerinin kaldırılmasını öngörebilir. Anlaşma henüz kesinleşmedi ve değişiklikler şu anda yürürlükte değil. Taslağın hem ithalat hem ihracata uygulanması ve Birleşik Krallık ile AB arasında gıda, bitki ve tarım ürünleri ticareti yapan işletmeleri kapsaması bekleniyor. Düzenleme yürürlüğe girerse Birleşik Krallık’ın tohumluk patates ihracatının yanı sıra taze sosis, burger ve kabuklu deniz ürünleri sevkiyatının AB pazarlarına yeniden başlamasının önü açılabilir. Bu ürün grupları, Brexit sonrasında ek maliyet ve idari yüklerle karşılaşan ihracatçılar için yeni ticaret imkânları oluşturabilir. Bunun karşılığında Birleşik Krallık’ın gıda güvenliği, hayvan sağlığı ve bitki ürünleri alanlarında ilgili AB kurallarıyla uyum sağlaması ve gelecekteki düzenleyici değişikliklere uyması gerekebilir. “Dinamik uyum” olarak tanımlanan yaklaşım, pestisitler, bitki koruma ürünleri ve tarımsal yeniliklere ilişkin kuralları AB’ye doğrudan ihracat yapmayan işletmeler bakımından da etkili kılabilir. Farmers Guide’ın aktardığı değerlendirmelerde, bu kapsamın çiftliklerdeki kurallar ve uyum yükümlülükleri açısından soru işaretleri yarattığı belirtildi. Birleşik Krallık hükümeti, anlaşmanın uzun vadede yıllık 5,1 milyar sterlin ekonomik fayda sağlayabileceğini tahmin ediyor; ancak tek tek tarım sektörleri üzerindeki mali sonuçlar belirsizliğini koruyor. Taslağın 20 Kasım’da Brüksel’de yapılması planlanan Birleşik Krallık-AB zirvesinde resmen kararlaştırılması beklenirken, anlaşmanın 2027 ortasında yürürlüğe girmesi hedefleniyor. Kesin takvim, müzakerelerin sonucuna bağlı.

Hindistan, GDO’lu Ürün İthalatına İzin Vermeyeceğini Açıkladı
Görsel kaynağı: The Hindu BusinessLine · Özgün haber

Hindistan, GDO’lu Ürün İthalatına İzin Vermeyeceğini Açıkladı

Hindistan Ticaret ve Sanayi Bakanı Piyush Goyal, Yeni Delhi’de öğrencilerin sorularını yanıtlarken ülkenin şimdiye kadar hiçbir genetiği değiştirilmiş (GDO) ürünün ithalatına izin vermediğini ve gelecekte de bu tutumunu sürdüreceğini söyledi. Goyal, Salı günü Kirori Mal College’da yaptığı açıklamada, GDO’lu ürünlerin ithalatının Hindistan için “çok hassas” bir konu olduğunu belirtti. Goyal, bu yaklaşımın ülkenin dinî hassasiyetleriyle bağlantılı olduğunu ifade etti. Bazı yabancı ülkelerde süt ürünleri üretilirken buzağı eti veya genç buzağıların mide iç yüzeyinden elde edilen rennet enziminin kullanılabildiğini söyleyen bakan, Hindistan’da bu tür uygulamalara izin verilmediğini ve ürünlerin dinî hassasiyetleri koruyacak biçimde sertifikalandırılması gerektiğini kaydetti. Goyal ayrıca süt sektörünün Hindistan’da çok hassas kabul edildiğini ve ülkenin bu sektörde hiçbir serbest ticaret anlaşması kapsamında gümrük tavizi vermediğini söyledi. Bakan, Hindistan’ın sonuçlandırdığı ticaret anlaşmalarında hassas ürünlerden taviz vermediğini, buna karşılık rekabetçi olduğu alanlarda yeni pazar fırsatları aradığını belirtti. Hükümetin çiftçileri, balıkçıları ve mikro, küçük ve orta ölçekli işletmeleri korumayı hedeflediğini söyleyen Goyal, tekstil, ilaç, tarım ürünleri ile değerli taş ve mücevherat sektörleri için tercihli pazar erişimi sağlamaya çalıştıklarını aktardı. Hindistan’ın amacı, bu sektörlerdeki ürünlerin rakip ülkelerden daha düşük gümrüklerle pazarlara ulaşmasını sağlamak olarak açıklandı.

Goyal: Hindistan GM Ürün İthalatına Gelecekte de İzin Vermeyecek
Görsel kaynağı: The New Indian Express · Özgün haber

Goyal: Hindistan GM Ürün İthalatına Gelecekte de İzin Vermeyecek

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Hindistan Ticaret ve Sanayi Bakanı Piyush Goyal, ülkesinin bugüne kadar hiçbir genetiği değiştirilmiş (GM) ürünün ithalatına izin vermediğini ve gelecekte de izin vermeyeceğini söyledi. Goyal, Yeni Delhi’de Kirori Mal Koleji öğrencileriyle yaptığı konuşmada GM ürünler konusunu Hindistan için “çok hassas” bir mesele olarak nitelendirdi. Goyal, süt ürünleri sektörünün de hassas alanlardan biri olduğunu ve Hindistan’ın bu sektörde hiçbir serbest ticaret anlaşmasında gümrük vergisi tavizi vermediğini belirtti. Ülkenin bugüne kadar süt ürünleri pazarını hiçbir ülkeye açmadığını söyleyen Goyal, bazı yabancı ülkelerde süt ürünleri üretiminde dana eti veya genç buzağıların mide iç yüzeyinden elde edilen peynir mayasının kullanılabildiğini aktardı. Hindistan’ın bu uygulamalara izin vermediğini ve dini hassasiyetlerin zarar görmemesi için ilgili ürünlerin sertifikalandırılması gerektiğini ifade etti. Kaynakta bu sertifikasyonun hangi makam veya süreçle yapılacağı açıklanmadı. Goyal, Hindistan’ın sonuçlandırdığı ticaret anlaşmalarında hassas hiçbir üründen taviz vermediğini, çiftçileri, balıkçıları ve mikro, küçük ve orta ölçekli işletmeleri korumayı amaçladığını söyledi. Buna karşılık tekstil, ilaç, tarım ürünleri, mücevher ve değerli taş sektörlerinde tercihli pazar erişimi aradıklarını belirtti. Hindistan’dan gelen ürünlere uygulanacak vergilerin Endonezya, Malezya, Vietnam, Çin ve Filipinler gibi rakip ülkelerden gelen ürünlere kıyasla daha düşük olmasını hedeflediklerini kaydeden Goyal, hükümetin imalatı, istihdamı, girişimciliği ve start-up alanlarını da teşvik ettiğini söyledi.