ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

18 haber · Sayfa 1

Irak’ta Sulama Sistemlerinin Geliştirilmesi ve Tarım Planının Genişletilmesi İstendi
Görsel kaynağı: NINA — Irak Ulusal Haber Ajansı · Özgün haber

Irak’ta Sulama Sistemlerinin Geliştirilmesi ve Tarım Planının Genişletilmesi İstendi

Irak Ulusal Devlet Güçleri İttifakı Başkanı Ammar el-Hekim, Su Kaynakları Bakanı Müsenna et-Temimi ile Bağdat’ta yaptığı görüşmede sulama sistemlerinin geliştirilmesi ve modern yöntemlerin kullanılması çağrısında bulundu. Görüşmede Irak’taki su kaynaklarının mevcut durumu ve tarımsal üretimi desteklemek için değerlendirilmesi ele alındı. Hekim ayrıca ülke genelindeki su depolama ve kontrol sistemlerinin geliştirilmesini, tarım planının genişletilerek daha fazla alanın üretime dahil edilmesini istedi. Çiftçilere ilgi gösterilmesi, yerel yönetimlerle iş birliği yapılması ve tarımsal zararlıların yayılmasının önlenmesi gerektiğini belirtti.

Fas’ta Baraj Doluluğu 29 Ekim’de %66’ya Ulaştı
Görsel kaynağı: AgriMaroc · Özgün haber
Veri haberi

Fas’ta Baraj Doluluğu 29 Ekim’de %66’ya Ulaştı

Fas’ta barajların ulusal doluluk oranı, Al Maa Dialna portalının 29 Ekim 2026 tarihli verilerine göre %66,0 oldu. Barajlarda yaklaşık 11,2 milyar m³ su depolanırken toplam kapasite 17,0 milyar m³ olarak kaydedildi. Aynı tarihte geçen yıl ulusal doluluk oranı %31,4 seviyesindeydi. 26 Ekim’de yayımlanan verilerde doluluk oranı %66,3, geçen yılın aynı gününde ise %31,5 olarak açıklanmıştı. Bu iki tarih arasındaki küçük değişim, ekim ayının sonunda ulusal seviyenin genel olarak istikrarlı kaldığına işaret ediyor. Ancak havzalar arasında belirgin bir kuzey-güney farkı bulunuyor. 29 Ekim’de Bouregreg havzasının doluluk oranı %77,1 olurken, 26 Ekim verilerinde en yüksek su hacmi yaklaşık 4,06 milyar m³ ile Sebou havzasında ölçüldü. Sebou’yu yaklaşık 2,95 milyar m³ ile Oum Er-Rbia, 1,44 milyar m³ ile Loukkos ve 1,14 milyar m³ ile Bouregreg izledi. Oum Er-Rbia’nın doluluk oranı %58,9 ile ulusal ortalamanın altında kaldı; bu havza Tadla ve Doukkala’daki büyük sulama alanlarını besliyor. Güney ve güneydoğudaki Drâa-Oued Noun, Souss-Massa ve Guir-Ziz-Rhéris havzalarının su hacimleri ise kuzeydeki havzalara göre daha düşük seviyelerde kaldı. Fas, depolama kapasitesini 2027 sonuna kadar 24 milyar m³’ün üzerine çıkarmayı planlıyor. Bu kapsamda 14 büyük barajın inşası veya yükseltilmesi sürüyor ve projelerden toplam 5 milyar m³’ün üzerinde ek kapasite bekleniyor. Sulama tarafında ORMVA’ların yerel sulama altyapısıyla donatılmış alanı 388.727 hektara, ağlarının %55’ine ulaştı; 2027-2029 dönemi için 17.707 milyon dirhem yatırım öngörülüyor.

Uzman: Rejeneratif Tarım Uygulamaları Göstergelerle Ölçülmeli
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber

Uzman: Rejeneratif Tarım Uygulamaları Göstergelerle Ölçülmeli

Rejeneratif tarımın yalnızca kullanılan uygulamaların listelenmesiyle tanımlanamayacağı, üretim alanında hangi sonuçların ortaya çıktığının göstergelerle izlenmesi gerektiği belirtildi. Vitalforce Üst Yöneticisi Sheilla Albuquerque, rejeneratif tarımın verimlilik, iklim, finansman, tedarik zincirleri ve tarımın geleceğiyle bağlantılı olarak önem kazandığını söyledi. Albuquerque’ye göre bundan sonraki aşama, hangi unsurların gerçekten yenilendiğini ve bu değişimin çiftlikte ne sonuç verdiğini uygulamada ortaya koymak. Uzman, doğrudan ekim, münavebe, toprak örtüsü, üretim sistemlerinin entegrasyonu, biyolojik girdilerin kullanımı ve suyun korunmasının rejeneratif sürece katkı sağlayabileceğini belirtti. Ancak bu araçların benimsenmesi, bir alanın kendiliğinden rejeneratif hale geldiğini kanıtlamıyor. Albuquerque, teknoloji seçimine geçmeden önce üretim alanındaki temel sorunun anlaşılması gerektiğini; aksi halde yatırımların asıl sınırlamayı çözmeden yapılabileceğini ifade etti. Albuquerque’ye göre toprak değerlendirmesinde yalnızca kimyasal verimlilik göstergelerine veya bitki örtüsüne odaklanmak eksik sonuçlara yol açabilir. Kimyasal analizler iyi besin düzeyleri gösterse bile toprakta sıkışma, düşük su sızması veya kök gelişimini sınırlayan koşullar bulunabilir. Benzer şekilde, iyi bitki örtüsü besin dengesizliklerini ya da düşük biyolojik etkinliği gizleyebilir. Kuraklık, aşırı sıcak veya yoğun yağış dönemlerinde toprak yapısı, kök derinliği, örtü ve su depolama kapasitesi bitkinin stres karşısındaki tepkisini etkiliyor. Bu nedenle değişimin toprakta, kaynak kullanımında, bitki tepkisinde ve üretim istikrarında birlikte ölçülmesi gerekiyor.

Toprak Karbonu Kaybı Tarımsal Üretimin Fiziksel, Su ve Biyolojik Dengesini Zayıflatıyor
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber

Toprak Karbonu Kaybı Tarımsal Üretimin Fiziksel, Su ve Biyolojik Dengesini Zayıflatıyor

Topraktaki organik karbonun kaybı, atmosfere karbondioksit salımının ötesinde tarımsal üretimin fiziksel, suyla ilgili ve biyolojik işleyişini etkileyen bir süreç olarak ele alınıyor. Kaynağa göre karbon; toprak agregatlarının oluşumu ve stabilitesi, suyun sızması ve tutulması, gözeneklilik ile mikrobiyal topluluklara kaynak sağlanması açısından önemli işlevler üstleniyor. Karbonun azalması bu işlevleri zayıflatabiliyor. Organik madde kaybı, toprağın ısı kapasitesi, nemi ve yapısında değişikliklere yol açabiliyor. Özellikle bozunmuş ve kuru topraklarda yüzey sıcaklıkları yükselebilir ve sıcaklık dalgalanmaları artabilir. Ancak kaynak, toprağın yerel sıcaklığındaki değişimlerle küresel ısınmanın birbirinden ayrılması gerektiğini vurguluyor. Karbon kaybı karbondioksit salımı yoluyla iklim değişikliğine katkıda bulunabilirken, nem, örtü ve yapıdaki değişiklikler toprağın ısınıp soğuma biçimini etkiliyor. Karbon miktarındaki düşüş; sıkışma, erozyon, yüzey akışı ve su depolama kapasitesinde azalmaya neden olabilir. Tarımsal açıdan bu durum su kullanımında verim kaybı, kuraklık ve şiddetli yağışlara karşı daha yüksek kırılganlık, mikrobiyal yaşam alanlarının bozulması ve besin maddelerini geri dönüştürme kapasitesinin zayıflaması anlamına gelebilir. Etkilerin toprak türü, besin durumu, nem, pH, doku ve yönetim biçimine göre değiştiği belirtiliyor. Kaynak ayrıca toprak mikrobiyomunu ve mikroorganizmalarla bitkiler arasındaki RNA temelli iletişimi araştırılması gereken alanlar arasında gösteriyor.

İngiltere’nin Güneyinde Şiddetli Kuraklık İlanı, Çiftçilere Su Denetimi
Görsel kaynağı: FarmingUK · Özgün haber
Veri haberi

İngiltere’nin Güneyinde Şiddetli Kuraklık İlanı, Çiftçilere Su Denetimi

3 yayıncı · 5 haber · Karşılaştır

İngiltere hükümeti, Cornwall, Devon, Dorset, Somerset, East Sussex ve West Sussex’in bazı bölgelerinde şiddetli kuraklık ilan etti. Güney İngiltere’deki çiftçiler, doğal kaynaklardan yapılan su çekimlerine yönelik artırılmış denetimlerle karşı karşıya kalacak. Duyuru, Güneydoğu ve Güneybatı İngiltere’de nisan-eylül döneminin bir yüzyılı aşkın sürenin en kurak dönemi olmasının ardından geldi. Uzun süren kuraklık rezervuar seviyelerini düşürürken hükümet, kamu su kaynaklarını korumak için ek önlemler aldı. Çevre Ajansı, doğal kaynaklardan su çeken işletmelerin çekimlerinin izin verilen sınırlar içinde kalıp kalmadığını denetleyecek. Uygulama, sulama ve diğer tarımsal faaliyetleri için su çekimine bağımlı işletmeleri özellikle ilgilendiriyor. Ulusal Çiftçiler Birliği (NFU) Başkan Yardımcısı Paul Tompkins, aşırı hava koşullarının İngiliz tarımı ve gıda üretimi üzerindeki baskısına dikkat çekerek çiftlik içi su depolama altyapısına daha fazla yatırım yapılmasını istedi. NFU ayrıca çiftlik rezervuarlarının yapımını destekleyecek su yönetimi hibeleri konusunda netlik sağlanması ve gereksiz planlama engellerinin kaldırılması çağrısında bulundu. Su şirketlerine nehir ve rezervuar seviyelerini günlük izleme ile daha sıkı su kalitesi kontrolleri yapma talimatı verildi. Su Bakanı Emma Hardy, çevre kuralları ile su mevcudiyeti arasında kaçınılmaz bir çatışma oluştuğunda kamu su kaynaklarına öncelik verilmesini istedi. Hükümet müşteri tedariklerinin kesintiye uğramayacağını belirtirken yeni tarımsal sulama kısıtlaması açıklanmadı. Uzun vadeli planlar arasında su altyapısına 104 milyar sterlin yatırım, dokuz büyük rezervuarın inşası ve rezervuar projelerini kolaylaştıracak planlama reformları bulunuyor.

Avusturya’da Meyve ve Sebze Hasadında Düşüş Bekleniyor
Görsel kaynağı: oe24 · Özgün haber
Veri haberi

Avusturya’da Meyve ve Sebze Hasadında Düşüş Bekleniyor

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Avusturya Tarım Odası ile Meyve ve Sebze Sektör Birliği (ÖBOG), 2026 yılı meyve hasadında yaklaşık %30, sebze üretiminde ise ortalama %40 düşüş bekliyor. Çin lahanası ve lahana gibi bazı ürünlerde kayıp, bazı bölgelerde %50’ye kadar çıkabiliyor. Steiermark’ta elma hasadının yaklaşık 90 bin ton, Avusturya genelinde 130 bin ton olması öngörülüyor; bu, geçen yıla göre yaklaşık %35 düşüş anlamına geliyor. 30 derecenin üzerindeki sıcaklıklar bitkilerin büyümesini durdururken, temmuz ve ağustosta domates üretimi özellikle etkilendi. Salatalık, biber ve patlıcandaki kayıplar ise sonbaharda kısmen telafi edildi.

Avusturya’da Meyve Hasadında %30, Sebzede %40 Düşüş Bekleniyor
Görsel kaynağı: oe24 · Özgün haber
Veri haberi

Avusturya’da Meyve Hasadında %30, Sebzede %40 Düşüş Bekleniyor

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Avusturya’da sıcaklık ve kuraklık, meyve ve sebze üreticilerini olumsuz etkiledi. Tarım temsilcileri, bu yıl meyve hasadının yaklaşık %30, sebze hasadının ise ortalama %40 daha düşük olacağını bildirdi. Çin lahanası ve lahana gibi bazı ürünlerde kayıplar bölgesel olarak %50’ye ulaşırken, soğan ve havuçta düşüş yaklaşık %25 olarak tahmin ediliyor. Seralarda ve örtü altında üretimdeki kayıplar ise kısmen telafi edildi.

AB Tarım Politikasında Bütçe ve Ukrayna Tartışması Sürüyor
Görsel kaynağı: BFM Business · Özgün haber
Veri haberi

AB Tarım Politikasında Bütçe ve Ukrayna Tartışması Sürüyor

2 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Avrupa Komisyonu Tarım ve Gıda Komiseri Christophe Hansen, BFM Business’a verdiği röportajda kuraklık, sıcaklık, enerji ve gübre maliyetlerinin Avrupa’daki çiftçileri zorladığını söyledi. Görüşmede Ortak Tarım Politikası’nın (OTP) geleceği, Ukrayna’nın olası AB üyeliği ve Mercosur anlaşması da ele alındı. Hansen, AB’nin tarımsal kriz rezervini 540 milyon avroya çıkardığını, Fransa’nın kısa vadeli likidite desteği için 107 milyon avro aldığını belirtti. OTP bütçesi için üye ülkeler arasında görüş ayrılıkları sürerken, su depolama ve hassas sulama yatırımlarının artırılması gerektiğini ifade etti.

Birleşik Krallık’ta Gıda Güvenliği İçin Ulusal Hazırlık Uyarısı
Görsel kaynağı: The Guardian · Özgün haber
Veri haberi

Birleşik Krallık’ta Gıda Güvenliği İçin Ulusal Hazırlık Uyarısı

Birleşik Krallık’ta 150’den fazla akademisyen, iş dünyası temsilcisi, topluluk grubu ve gıda ortaklığı, ülkenin kriz dönemlerinde halkı nasıl besleyeceğine dair bir planı bulunmadığını ve olası gelecekteki gıda kıtlıklarına hazırlıksız olduğunu bildirdi. Andy Burnham’a iletilen açık mektupta hükümet, gıdayı ulusal güvenlik meselesi olarak ele alma konusunda rehavet göstermekle suçlandı. Mektuba göre iklim krizi, jeopolitik şoklar, siber saldırılar, fidye yazılımları, enerji kesintileri, yazılım arızaları ve dezenformasyon gıda tedarik zincirini tehdit ediyor. Uzmanlar, son yıllarda gelişen “tam zamanında” teslimat modelinin bugünün ve geleceğin zorluklarına uygun olmadığını, zincir boyunca az miktarda stok tutulduğunu ve Birleşik Krallık’ın ulusal gıda depolama sisteminin bulunmadığını belirtti. Stratejik gıda stoku, İkinci Dünya Savaşı’ndan beri tutulduktan sonra 1990’larda sona erdirilmişti. Açık mektup, 2004 tarihli Sivil Acil Durumlar Yasası kapsamında yerel gıda dayanıklılığı komiteleri kurulmasını, ülkenin az sayıdaki büyük gıda şirketine ve ithalata bağımlılığının incelenmesini, ulusal beslenme ihtiyaçlarına uygun üretim planlamasını ve ulusal, bölgesel, yerel ve topluluk düzeylerinde depolama sistemleri oluşturulmasını istedi. Uzmanlar ayrıca gıda tedarikinin merkezden uzaklaştırılması ve daha fazla dayanıklılık sağlanması çağrısı yaptı. Uyarı, Ulusal Denetim Ofisinin hükümetin hanelerle işletmelerin olası acil durumlara hazırlanmasına yeterince yardım etmediğini söylemesinden haftalar sonra geldi. Çevre Bakanı Angela Eagle, hanelerin birkaç gün boyunca elektrik veya su olmadan yaşamasına yetecek yiyecek ve su depolamasını önermişti. Ancak mektubu imzalayanlar, düşük gelirli hanelerin stok oluşturma maliyetini karşılayamayabileceğini ve yalnızca hanelere odaklanmanın sistemdeki sorunları çözemeyeceğini savundu. Kabine Ofisi de konserve gıda stoklanmasını teşvik edecek bir kampanya hazırlıyor.

Kuraklık Riski Brezilya'nın Orta-Batısında Soya Ekiminı Zorlayabilir
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber

Kuraklık Riski Brezilya'nın Orta-Batısında Soya Ekiminı Zorlayabilir

Brezilya Ulusal Meteoroloji Enstitüsü (Inmet) ve El Niño 2026-2027 Paneli, ekim-aralık döneminde ülkenin Orta-Batı bölgesinde ortalamanın altında yağış ve yüksek sıcaklık bekliyor. Merkez-kuzey Mato Grosso, Goiás'ın kuzeyi ve Federal Bölge'nde toprağın su depolama kapasitesinin azalması; soya, mısır ve birinci sezon fasulyesinin ekimi ile tarlada gelişiminin başlamasını zorlaştırabilir. Eylül raporuna göre su kısıtı önümüzdeki aylarda etkili olacak, ancak kasım ayından itibaren toprak neminde toparlanma bekleniyor. Orta Brezilya'da yağışlı sezonun ekim sonu ile kasım ortası arasında başlaması öngörülüyor. Aralık ayında ise bazı bölgelerde aşırı nem oluşabileceği, bunun mantar hastalıkları riskini artırabileceği ve ilaçlama çalışmalarını sınırlayabileceği belirtiliyor. Tahmin, ülke genelinde bölgesel farklılıklara da işaret ediyor. Matopiba'da düşük yağış ile yüksek sıcaklık, soya ekiminin kurulması için riski artırıyor; Batı Bahia'da aralık ayında toprak suyundaki toparlanmanın ürün gelişimini desteklemesi bekleniyor. Buna karşılık São Paulo, Rio de Janeiro ve Minas Gerais'in merkez-güneyinde öngörülen yağış fazlası, soya ve birinci sezon mısır ekimine katkı sağlayabilir. Güney'de fazla yağış mısırı destekleyebilirken, buğdayda mantar hastalıklarını artırabilir, hasadı geciktirebilir ve tane kalitesini düşürebilir. Raporda ayrıca El Niño'nun en az 2027'nin ilk çeyreğine kadar sürmesinin beklendiği ve Amazonlar ile Orta-Batı'nda yangın riskinin yüksek kalacağı kaydediliyor.

Avrupa Tarımının Yeni Sınavı: Su
Görsel kaynağı: Ypaithros · Özgün haber
Veri haberi

Avrupa Tarımının Yeni Sınavı: Su

Avrupa tarımında su, yalnızca çevre politikalarının konusu olmaktan çıkarak üretim ve gıda arzı güvenliğinin temel unsurlarından biri haline geliyor. Ypaithros’taki değerlendirmeye göre Ursula von der Leyen’in Avrupa Birliği’nin su girişimini duyurmasının ardından Avrupa Komisyonu, Su Dayanıklılığı Paydaş Platformu’nu başlattı. Platformun amacı, su dayanıklılığı stratejisinin uygulanmasını hızlandırmak olarak aktarılıyor. Farm Europe verilerine dayandırılan yazıda, kuraklığın 2026’da AB tarım arazilerinin yaklaşık %70’ini etkilediği belirtiliyor. Bununla birlikte su baskısının Avrupa genelinde aynı olmadığı; Akdeniz’de yapısal kuraklığın, Kuzey ve Orta Avrupa’da ise mevsimsel dengesizliklerle yeni kırılganlıkların öne çıktığı ifade ediliyor. Yunanistan gibi su baskısının kalıcı özellikler kazandığı ülkelerde çözümün yalnızca tüketimi azaltmaya indirgenemeyeceği savunuluyor. Yazı, uyum için su depolama kapasitesinin artırılması, modern sulama şebekeleri, suyun yeniden kullanımı, toprak yönetiminin iyileştirilmesi ve tarladaki kararları destekleyecek dijital araçların birlikte ele alınması gerektiğini öne sürüyor. Tarım topraklarının su tutma, yeraltı suyu rezervlerinin beslenmesi ve kuraklıkla seller karşısında dayanıklılık açısından da rol oynadığı belirtiliyor. Avrupa Komisyonu’nun su dayanıklılığı yatırımlarını hızlandırmak üzere başlangıç hedefi 20 pilot proje olan bir mekanizma başlattığı aktarılırken, finansmanın yalnızca Ortak Tarım Politikası’ndan değil, daha geniş Avrupa araçlarından sağlanması gerektiği görüşü dile getiriliyor. Sigortanın zarar oluştuktan sonra devreye girdiği, asıl dayanıklılığın önleyici yatırımlarla başlaması gerektiği vurgulanıyor.

Monte Patria’da Sulama Altyapısı ve Su Güvenliği İçin Çalışma
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber
Veri haberi

Monte Patria’da Sulama Altyapısı ve Su Güvenliği İçin Çalışma

Şili Ulusal Sulama Komisyonu (CNR) Coquimbo Bölge Koordinatörü Rodrigo Órdenes, Monte Patria’daki tarım topluluğu ile Rapel Nehri Gözetim Kurulu temsilcileriyle bir araya gelerek bölgedeki sulama altyapısını ve çiftçilerin su ihtiyaçlarını inceledi. 1 Ekim 2026’da yapılan saha çalışmasının amaçları arasında su kullanımında verimliliği artırmak, iklim değişikliğine karşı dayanıklılığı güçlendirmek ve üreticilerin önceliklerini belirlemek yer aldı. Órdenes, Monte Patria Tarım Topluluğu yöneticileriyle La Viñita kanalını ve su depolama havuzunu, Rapel Nehri Gözetim Kurulu temsilcileriyle de Molino de Rapel kanalının farklı bölümlerini gezdi. CNR koordinatörü, sulama yapılarının yanı sıra su kullanıcılarının örgütlenmesinin de önem taşıdığını belirterek, çiftçilerin kuraklık dönemlerinde suyu vardiya ve anlaşmalarla yönettiğini, yoğun yağışlara karşı ise kanalların temizliği ve altyapının korunması için birlikte hareket ettiğini ifade etti. Monte Patria Tarım Topluluğu Başkanı Cristian Rojo, CNR ve Tarımsal Kalkınma Enstitüsü (INDAP) desteğiyle kanalın farklı bölümlerindeki iyileştirmeleri yönlendiren bir ön fizibilite çalışmasına sahip olduklarını söyledi. Toplam uzunluğu 11,5 kilometre olan kanalın 5,5 kilometresinde iyileştirme yapıldı. Topluluk ayrıca 2025 tarihli 22 numaralı Sulama Yasası yarışmasıyla finanse edilen bir havuz inşa ediyor; bu havuzla mevcut 15 bin metreküplük kapasiteye 8 bin metreküp eklenmesi hedefleniyor. Yağışlar kanalın başlangıcındaki su alma yapısına ve bir boru bölümüne zarar verdi. Çiftçiler geçici onarımlar yaparken acil durum programı başvurusunun sonucunu bekliyor. Rapel Nehri Gözetim Kurulu ise kanalların kaplanması ve borularla kapalı sisteme alınmasını sürdürmeyi, ayrıca etek bölgesindeki su havuzunun yeniden faaliyete geçirilmesini değerlendiriyor.

Zor Dönemde Tarım Yatırımlarında Bankaların Ölçütleri
Görsel kaynağı: Boerenbusiness · Özgün haber

Zor Dönemde Tarım Yatırımlarında Bankaların Ölçütleri

Avrupa ve Kuzey Amerika’da sıcaklık ile kuraklığın tarım ürünleri fiyatlarını son dönemde desteklemesine karşın, önceki aylardaki olumsuz koşullar ve belirsizlik Hollanda’daki tarla bitkileri işletmelerinin yatırım kararlarını daha temkinli hale getirdi. Boerenbusiness’in ING, ABN Amro, Triodos ve Rabobank uzmanlarıyla yaptığı değerlendirmeye göre, mevcut dönemde yeni makine, teknoloji ve yenileme yatırımları azalırken finansman başvuruları da çoğunlukla geriledi. ING, fiyatların bu yıl işletmeler için yeterli kârlılığı sağlamaması halinde gelecek kış yeni makinelere ve diğer yatırımlara ilginin daha da düşebileceğini belirtiyor. Bankalara göre 2024 ve 2025’teki iyi kazançlar, yeni teknolojilere, hassas ilaçlama makinelerine, yabancı ot temizleme robotlarına ve yenileme yatırımlarına yönelimi artırdı. Ancak düşük fiyatlar, belirsiz fiyat beklentileri, izin süreçlerindeki zorluklar ve süren jeopolitik gerilimler yatırımları sınırladı. Triodos, biyolojik, biyodinamik ve dönüşüm sürecindeki işletmelerin yabancı ot temizleme robotlarına yatırım yapmayı sürdürdüğünü aktarıyor. Bankalar, iş gücünden tasarruf etmek ve bitki koruma ürünleri ile gübre kullanımını azaltmak için inovasyon talebinin devam ettiğini, buna karşılık bazı yenileme yatırımlarının ertelendiğini ifade ediyor. Arazi alımları, yatırım iştahındaki genel düşüşten ayrı bir alan oluşturuyor. Rabobank’a göre bir parsel satışa çıktığında, tarla bitkileri işletmeleri iyi ya da kötü bir yıldan bağımsız olarak bu fırsatı değerlendirmek zorunda kalabiliyor. Bununla birlikte yüksek arazi fiyatları, arazinin tamamının satın alınmasını zorlaştırıyor ve üst hakkı seçeneğini daha fazla gündeme getiriyor. Banka, çiftçilerin yanı sıra savunma, veri merkezleri ve enerji şirketlerinin de arazi talebinde bulunduğunu; su depolama ve nehirler için ek alan ihtiyacının da fiyatları yüksek tutabileceğini belirtiyor. ABN Amro ise mevcut arazi hareketliliğinin düşük olduğunu ve bunun kredi başvurularını etkilediğini bildiriyor. Bankalar, makine ve arazi kullanımında işletmeler arası iş birliğinin maliyetleri düşürebileceğini düşünüyor. ING, makinelerin yıl boyunca daha fazla saat kullanılmasının verimlilik ve doğrudan maliyet avantajı sağlayabileceğini savunuyor. Triodos, özellikle biyolojik işletmelerin birlikte yatırım yapmasını uygun bulurken, ABN Amro hem arazi kullanımında hem de işletme araçlarında iş birliğine daha sık bakıldığını belirtiyor. Rabobank ise girişimcilerin mümkün olduğunda makineleri kendi bünyesinde tutmayı tercih ettiğini aktarıyor. ABN Amro ayrıca bazı büyük işletmelerde makine parkının gereğinden fazla büyüdüğünü ve bu işletmelerin zaman zaman hizmet işletmesi gibi çalıştığını kaydediyor. Kredi değerlendirmesinde güncel bilanço tek ölçüt değil. Bankalar çok yıllı sonuçları, uzun vadeli kârlılığı, likiditeyi, özkaynak katkısını, nakit akışını, getiriyi ve borç ödeme kapasitesini inceliyor. Yatırım işletmenin gelecekteki mali sınırlarını aşacak ve olumsuz bir senaryoda doğrudan mali sorun yaratacaksa ertelenmesi öneriliyor. Rabobank ayrıca işletmenin gelecekteki görünümünü, ekim planını, iklim risklerini, sulama imkânını, toprağın besin maddelerini yıkamaya duyarlılığını ve dinlendirici ürünlerin payını değerlendiriyor. Uzmanlara göre mali göstergeler uygunsa talep düşüşü nedeniyle makine ve malların ucuzlaması fırsat yaratabilir; ancak yatırım kararının temelini her işletmenin kendi mali dayanıklılığı oluşturmalı.

Meksika’da Beyaz Mısır Arzı 2025/26 Döneminde Önceki Döneme göre %8,7 Arttı
Görsel kaynağı: Imagen Agropecuaria · Özgün haber
Veri haberi

Meksika’da Beyaz Mısır Arzı 2025/26 Döneminde Önceki Döneme göre %8,7 Arttı

Meksika’da 2025/26 pazarlama döneminde beyaz mısır toplam arzının 24,5 milyon tona ulaşması bekleniyor. Dirección General del Servicio de Información Agroalimentaria y Pesquera (DGSIAP) analizine göre bu miktar, önceki döneme göre %8,7 artış anlamına geliyor ve yaklaşık 2 milyon tonluk ek arzı ifade ediyor. DGSIAP, 21 Ağustos itibarıyla başlangıç stoklarının 1,6 milyon ton olduğunu ve bu seviyenin 2024/25 dönemine göre %28 yükseldiğini bildirdi. Ulusal beyaz mısır üretiminin de önceki döneme kıyasla %7,8 artarak 22 milyon tona çıkacağı tahmin ediliyor. Kurum, iç piyasadaki daha yüksek arzı üretimdeki artışın yanı sıra yağışların ve tarımsal sulama amacıyla kullanılan barajlardaki su depolama seviyelerinin toparlanmasına bağlıyor. Beklenen üretimin 19,382 milyon tonu insan tüketimine, 1,844 milyon tonu ise hayvancılık sektörüne ayrılacak. DGSIAP ayrıca, 2026 sonbahar-kış döneminde barajlardaki su seviyelerinin ekim koşullarını genişlettiğini belirtti. Uluslararası piyasada ise USDA, 2025/26 döneminde dünya mısır üretimini 1,33 milyar ton olarak öngörüyor; bu miktar önceki döneme göre %7,8 daha yüksek.

WMO: Su Kaynaklarındaki Son Eğilimler Gelecek İçin Ciddi Sinyaller Veriyor
Görsel kaynağı: WMO — Dünya Meteoroloji Örgütü · Özgün haber
Veri haberi

WMO: Su Kaynaklarındaki Son Eğilimler Gelecek İçin Ciddi Sinyaller Veriyor

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Dünya Meteoroloji Örgütü’nün (WMO) Küresel Su Kaynakları Durumu raporu, 2025’te ve son beş yıldaki hidrolojik döngü ile aşırı olayları bilimsel olarak değerlendirdi. Rapora göre 2025, nehir akışının son 35 yılın en kurak yıllarından biri oldu. Raporda ayrıca son 7 yılda nehir akışlarının olağandışı seyrettiği, karadaki su depolamasının son 10 yılda azaldığı ve buzulların üst üste 4. yıl da yaygın biçimde kayıp yaşadığı belirtildi. Suya bağlı afetlerden en çok Asya ve Afrika etkilendi; veri erişimi artsa da ağır etkilenen bölgelerde boşluklar sürüyor.

Pedro Barato, Ülke Çapında Yeni Protestoları Dışlamadı
Görsel kaynağı: Agroinformación · Özgün haber

Pedro Barato, Ülke Çapında Yeni Protestoları Dışlamadı

ASAJA’nın ulusal başkanı Pedro Barato, sektörün yeni bir protesto takvimi başlatacağını ve bunun Kastilya ve León’da başlayıp Aragon’da süreceğini, 6 Ekim’de Toledo’da da bir buluşma yapılacağını açıkladı. Barato, kapanışta ulusal ölçekte yeni mobilizasyonların da gündeme gelebileceğini söyledi. Barato, su politikalarında “çözüm sağlayan, daha az ceza veren” bir yaklaşım istedi. Su depolama kapasitesinin değerlendirilmesi ve yeraltı su rezervlerinin yeniden beslenmesi gerektiğini savunarak, Su Çerçeve Direktifi’nin ortadan kalkmasının çiftçiler için ciddi bir çatışma yaratacağını, ASAJA’nın buna izin vermeyeceğini belirtti. Birlik ayrıca bürokratik yükün azaltılmasını, idarenin süre içinde yanıt vermemesi halinde susmanın çiftçi ve hayvancılıkla uğraşanlar için engel olmaktan çıkmasını talep etti. Barato, gelecekteki Ortak Tarım Politikası’nda (OTP) desteklerin öncelikle profesyonel çiftçiye yönelmesi gerektiğini, Kastilya-La Mancha için açıklanan ilk üzüm fiyatlarını ise bağcılar açısından kabul edilemez bulduklarını söyledi.